Projects

171 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sosyal sorumluluk projesi olarak grafik tasarım ve belgeleme

Grafik tasarımcılar, dünyanın kültürel görsel dokusunu oluşturmada, toplumu etkilemede ve istediği doğrultuda yönlendirmede önemli bir rol oynamaktadır. 21.yy'da gözle görünür bir biçimde kaynakların azalması, çevresel olumsuz faktörlerle ekolojik dengenin bozulması, hastalıklar v.b. gibi toplumu derinden etkileyen sorunlar, grafik tasarımcıları sosyal sorumluluk alanında tasarım çalışmalarına yönlendirmiştir. Sosyal sorumluluk kavramı, sosyal ve çevresel konularda duyulan kaygıları, sıkıntıları ortadan kaldırmak için yapılan çalışmalar bütünü olarak değerlendirilebilir. Bu kavrama göre bireylerin yaşadığı topluma, ülkesine ve hatta dünyaya yönelik sorumlulukları bulunmaktadır. Araştırmanın amacı, görsel bir iletişim aracı olan grafik tasarımın, sosyal sorumluluk kavramı kapsamında toplumu bilinçlendirme ve değişimi gerçekleştirebilme gücünü ortaya koyabilmektir. Bu amaç doğrultusunda karma araştırma yöntemi ile desenlenen araştırmada, ülkemizdeki sokak hayvanlarının sorunlarına ve çözüm önerilerine ilişkin belgesel film, kamu spotu, billboard ve afiş tasarımları hazırlanmıştır. Araştırmanın örneklemini oluşturan kız ve erkek toplam 311 ortaokul öğrencisine, belgesel film izlettirilmiş ve sokak hayvanları konusunda farkındalıklarını ölçmek amacı ile belgesel izlemeden önce ve sonra anket uygulanmıştır. Anket verilerinden elde edilen bulgular yorumlanmış; sosyal sorumluluk kapsamındaki grafik tasarım uygulamalarının öğrencilerde sokak hayvanları konusundaki farkındalık düzeyini arttırdığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Tasarım, Sosyal Sorumluluk, Sosyal SorumlulukTasarımı, Grafik Tasarım, Yeşil Tasarım.

AfişlerBillboardlarGrafik tasarımı+4
Bilge Kınam Dokuzlar
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründeki sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranışı, iş ve yaşam tatmini: Tatuta projesi Narköy örneği

Toplumun giderek artan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanma talepleri sivil toplum gereksinimlerinin yeniden ele alınmasına neden olmuştur. Bu sebeple sosyal fayda yaratmayı temel amaç haline getiren sosyal girişimcilik gittikçe önem kazanmakta ve daha gözde bir yapıya bürünmektedir. Bununla birlikte turizm sektörü emek-yoğun bir sektördür ve turizm işgörenlerinin yaşamlarının önemli bir bölümü iş yerinde geçmektedir. Çalışma saatlerinin artması ve çalışma koşullarının zorlaşmasıyla birlikte turizm çalışanlarının iş tatminleri, buna bağlı olarak da yaşam tatminleri düşmektedir. Sosyal girişimler, sosyal fayda yaratmayı kendilerine temel hedef edinmekle beraber, kar elde etmeyi ikinci planda düşünmektedirler. Turizm sektöründe ise sosyal girişimlere oldukça az rastlanmaktadır. Buradan hareketle, çalışmanın esas amacını turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranış öncüllerini, iş tatminlerini ve yaşam tatminlerini belirlemek oluşturmaktadır. Bu doğrultuda turizm alanında faaliyet gösteren bir sosyal girişim örnek olarak seçilmiş ve beş kişiyle yüz yüze, derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmaya katılan turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının, sosyal girişimcilik davranış öncüllerinin büyük bir çoğunluğunu sergilediği, bununla birlikte işlerinden ve yaşamlarından tatmin oldukları görülmektedir. Anahtar kelimeler: Turizm, Sosyal Girişimcilik, İş Tatmini, Yaşam Tatmini, Betimsel Analiz

GirişimcilikProjelerSosyal girişimci+6
Fuat Çiftçi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı ve bu çerçevede proje uygulama örneği

Kırsal alanlar, doğa ile çok yakın ilişkide bulunulan yerler olup; buralarda yaşayan insanlar yaşamını doğrudan doğaya bağlı ve katma değeri düşük ekonomik faaliyetlerle sürdürmektedir. Gelir dağılımının düzenlenmesi ve toplumsal barışın sağlanması için dünyadaki tüm ülkeler kırsal alanlarını güçlendirmek ve buralarda yaşayan insanları çeşitli şekillerde ekonomik olarak desteklemek zorundadır.Türkiye'de kırsal alanlar ekonomik ve sosyal denge içerisinde önemli bir yere sahiptir. Kırsal alanlara yönelik geliştirilen kalkınma projeleri ve çeşitli tarımsal desteklemelerle kırsal kesimi geliştirerek buralardaki nüfusun ekonomik yönden kalkındırılmasına çalışılmaktadır.Bu yönde uygulamaya konulan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programıyla, özellikle kırsal kesimde gerçek veya tüzel kişi yatırımcıların, belirlenmiş kriterlere uygun olarak hazırladıkları projelerin belirli oranlarda finansmanı yoluyla desteklenerek; bu kesimde sosyal ve ekonomik refahı arttırmak hedeflenmiştir. Ayrıca bu projeler Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım politikasının bir parçası olarak, Avrupa Birliği fonlarının kullanım potansiyelini geliştirmek amacıyla uygulamaya konulmuştur.Bu tez çalışmasında Kırsal Kalkınma kavramı ve Türkiye'deki Kırsal Kalkınma Politikalarına değinilerek, ?Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı? kapsamında proje hazırlama ve değerlendirme kriterleri incelenmiş ve bu doğrultuda örnek bir proje uygulaması yapılmıştır. Böylelikle Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde kırsal alanların kalkındırılmasında uygulanacak projeler için bir proje hazırlama rehberi oluşturulmaya çalışılmıştır.

KalkınmaProjelerSiyaset+1
Hakan Beycan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin devlet ile bölge halkı arasındaki güvenin tesisine katkıları

Bölgesel kalkınma açısından dünyada önemli bir örnek teşkil eden Güneydoğu Anadolu Projesi, bölgenin ekonomik, sosyal, politik, eğitimsel, tarımsal ve endüstriyel olarak gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. Bunun yanı sıra Türkiye'de var olan bölgesel eşitsizliği ortadan kaldırmak amacıyla uyumu yakalamak ve bu uyumun oluşması için devlet ve bölge halkı arasında güven alışverişini sağlama noktasında önemli bir projedir.İlk zamanlar bir sulama ve hidroelektrik santrali projesi olarak başlatılan Güneydoğu Anadolu Projesi, daha sonraki yıllarda GAP Master Planı ile beraber temel stratejileri içine `sürdürülebilir insani kalkınma felsefesini' dâhil ederek projenin sosyal yönüne vurgu yapmıştır. Projenin başlatılması önüne geçilemeyen göç oranlarının azalmasında önemli bir etki sağlamıştır.Devlet ve bölge halkı arasındaki güven, proje başlatılmadan önceki yıllara kadar çeşitli olaylar ve sebepler yüzünden sarsılmış durumdaydı. Güvenin sarsılmasında devletin etkisi olduğu kadar iç ve dış kaynakların etkisinin olduğu gözden kaçmamalıdır. Devlet, Güneydoğu Anadolu Projesi ile birlikte sarsılan güveni tekrar kazanma çabası içine girmiştir. Çalışmada bu güven alışverişinin sağlanmasında Güneydoğu Anadolu Projesinin etkisi ortaya konacaktır.Anahtar Kelimeler: Güven, Güvensizlik, Bölgesel Eşitsizlik, Güneydoğu Anadolu Projesi, Güvenlik, Devlet-Bölge Halkı (Güneydoğu Anadolu Bölgesi Halkı)

Güneydoğu Anadolu bölgesiGüvenGüvenlik+2
Ahmet Gökçen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Microsoft Project ile proje yönetiminin işletme verimliliğine katkısı

ÖZET Özellikle iletişim ve otomasyon alanında meydana gelen gelişmeler, tüm yönetim birimlerinde olduğu gibi proje yönetimi konusunda da yöneticileri yeni yöntemlere kullanmaya sevk etmiştir. Proje yönetimi konusunda geliştirilen otomasyonların en çok kullanılanlarından birisi Microsoft Project yazılımıdır. Microsoft Project yardımıyla, klasik yöntemlerin aksine, proje planları oluşturulup, zaman, maliyet, ürün kapsamı, süreçler, toplam kalite, verimlilik vb aşamalar kolayca yönetilebilir. Projenin her hangi bir aşamasında kullanılan kaynak oranları, toplam çalışma saati, kullanılmayan kaynak durumu, gerçekleşen proje aktiviteleri, gerçekleşmesi gereken proje aktiviteleri görülüp, karşılaştırlabilir. Microsoft Project ile insan kaynaklarının da verimli kullanılmasını sağlar. Projede yer alan tüm insan kaynakları için standart çalışma takvimleri düzenlenebileceği gibi, her kaynak için özel çalışma takvimi oluşturulabilir. Projenin her hangi bir aşamasında istenilen kaynağın performansı görülebilir. Microsoft Project, proje yöneticilerine çok kullanışlı raporlar üretir. Proje yöneticisi, istediği bir zamanda, tüm kaynakların haftalık, aylık, yıllık çalışma durumunu, hangi kaynakların hangi işleri yaptığını, hangi kaynakların fa/la çalışması gerektiğini, ara teslimatların ya da kontrollerin hangi tarihlere denk geldiğini, nakit akış tablosunu, projenin bütçesini, proje bütçesinin kullanılan ve kalan kısmını," kritik görevlerin neler olduğunu, hangi aktivitelerin geciktirilebileceği gibi onlarca rapor üretilebilir. Microsoft Project, uzaktan bağlantı yöntemi (Web Access) ile proje takım üyeleri farklı mekanlarda olsalar bile, birden fazla projeyi yönetme imkanı tanır. Böylece, aynı anda birden fazla proje verimli bir şekilde yönetilir. Projeler anısında veri alış verişi kolayca yapılabilir.

OtomasyonProje yönetimiProjeler+2
Hayrettin Üçüncü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of integration and interoperability opportunities of e-government projects concerning social work practice: An action research into Ministry of Family and Social Policies

There are many Institutions and Ministries working on social welfare directly or indirectly, aiming to provide better life conditions for all citizens in Turkey. Although the center of the social policies is the Ministry of Family And Social Policies, the Ministry needs to work in cooperation with other government institutions and voluntary organizations in order to fulfill the tasks given. An effective way of coordinating the services provided by diversity of institutions is using integration opportunities presented by information technologies. Almost every institution use E-Government systems that are convenient means of integrations, for managing and organizing their business and E-Government Gateway for serving citizens. It is regarded as a straightforward process to integrate/communicate systems. But, in practice, beyond and besides the technical aspect, there exists difficulties about implementing the official prerequisites and to "understand" and convert the information of each other due to internally complex and unfamiliar organizational business rules. Aim of this research is to expose the key points and the problems of interagency information sharing and integrations in social service welfare besides the benefits, from the perspective of MoFSP members. Keywords: Integration, Interagency Information Sharing, E-Government, E-Government Gateway, Social Policy

Ministry of Family, Labor and Social ServicesInformation sharingComputer aided projects+4
Ali Saip Demiröz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Proje tabanlı öğretimin uzaktan eğitim sürecine etkisinin incelenmesi

eTwinning projeleri 2005 yılından itibaren Avrupa'da, 2009 yılından itibaren ise Türkiye'de uygulanmaya başlayan proje tabanlı bir öğretim uygulanması olarak değerlendirilmektedir. Öğretmenler ve öğrenciler farklı alanlarda projeler gerçekleştirerek Twinspace portalı üzerinden paylaşımlar yapmaktadırlar. Bu araştırmanın amacı proje tabanlı öğretimin uzaktan eğitim sürecine etkisinin incelenmesidir. Proje tabanlı öğretim uygulaması olan eTwinning projelerinin, pandemi döneminde zorunlu olarak uygulanan çevrim içi uzaktan eğitim öncesinde ve sürecinde uygulanmasının ortaya koyduğu katkılarının etkileri incelenmiştir. Araştırma nitel betimsel bir araştırmadır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Gaziantep ilinde ortaöğretim lise kademesinde farklı branşlarda görev yapan, en az iki eTwinning projesi uygulamış ve en az bir tane Avrupa Kalite Etiketi Belgesi almış 32 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Görüşme soruları araştırmacı tarafından hazırlanmış olup uzman görüşleri alınarak oluşturulmuştur. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre proje tabanlı öğretimin uzaktan eğitim sürecine etkisi incelenmiştir. Çalışma bulguları doğrultusuna proje tabanlı öğretim uygulaması olan eTwinning projelerinin uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlere mesleki alanda, ders planlama ve ders içeriklerini oluşturma kapsamında, ölçme ve değerlendirme aşamalarında katkıları olduğu görülmüştür.

Ders planlarıEtwinningProje temelli öğrenme yöntemi+3
Zehra Kaya
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya Bankası'nın yapısı, faaliyetleri ve Türkiye'de finansmanı Dünya Bankasınca sağlanan kredilerin ve etkilerinin değerlendirilmesi

1944 yılında ?Bretton Woods Sistemi?nin önemli bir parçası olarak kurulan Dünya Bankası, uluslararası parasal sistemde dünyadaki kalkınma yardımı kaynaklarının en önemli aktörlerinden birisi olarak öncü bir rol ve önemli misyonlar üstlenmiştir. Banka, kuruluşundan bu yana kalkınmakta olan ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmelerini sağlayabilmek için önemli proje ve hükümet programlarını desteklemiştir. Bankanın misyonu zaman içinde değişen dünya konjonktürüne paralel olarak dönüşüm sergilemiştir.Günümüzde misyonunu ?yoksulluktan arınmış bir dünya oluşturmak? olarak hedeflemiş olan Bankaya yönelik ciddi eleştiriler söz konusudur. Özellikle küreselleşmenin gelişmekte olan ülkeler, bu ülkelerdeki yoksul insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerinin azaltılması yönünde başta Dünya Bankası olmak üzere, uluslararası kuruluşlara önemli görevler düşmektedir.Türkiye, Dünya Bankası'na 1947 yılında üye olmuş ve ilişkiler güçlendirilerek günümüze kadar gelmiştir. Özellikle 24 Ocak 1980'de açıklanan Türk Ekonomisi'ni liberalleştirme programı çerçevesinde mal, döviz, sermaye ve emek piyasalarında serbestleşme yönünde çeşitli uygulamalara gidilmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak, diğer uluslararası kuruluşlarla olduğu gibi, Türkiye-Dünya Bankası ilişkileri daha güçlü hale gelmeye başlamış ve Türkiye'nin Dünya Bankasındaki kredi portföyü artmıştır.Genel olarak Dünya Bankası kredileri üye ülkeler için uluslararası mali piyasalarda sunulan diğer finansal alternatiflere göre daha ucuz ve esnek koşullar taşımaktadır. Türkiye'nin Dünya Bankasından sağlamış olduğu fonlar daha çok makroekonomik istikrar, büyüme ve verimlilik artışının sağlanması ile piyasalarda rekabet ortamının oluşturulması üzerinde yoğunlaşmıştır.Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde Banka yardımları devam etmiş ve ekonomik istikrarın sağlanması konusunda IMF ile koordineli çalışmalar hız kazanmıştır. Dünya Bankası Türkiye'de 2000 yılından itibaren, sağlayacağı mali ve teknik desteğin çerçevesini oluşturan Ülke Destek Stratejisi (CAS) yöntemiyle kredi akışını düzenlemektedir.Türkiye'ye önemli destekler veren uluslararası kuruluşlar ve ülkelerin Türkiye'deki strateji ve faaliyetleri, finansal destekleri ve Türkiye konusunda Dünya Bankası ile işbirliği alanları söz konusudur. Bu desteklerden gerekli verimin alınabilmesi için bu konuda gerekli koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Dünya Bankası, IBRD, Proje ve Uyum Kredileri, Proje Döngüsü, MEER Projesi, Ülke Destek Stratejisi(CAS), Kredilerin Mali Koşulları.

Dünya BankasıKredi maliyetleriProjeler
Ergül Halisçelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

AB projelerinin kurumsal kapasite gelişimi ve bölgesel kalkınmaya etkisi (TR82 düzey 2 bölgesi örneği)

AB'ye aday ülke olan Türkiye, IPA kapsamında AB mali yardımlarından yararlanmaktadır. Türkiye'de bugüne kadar, Merkezi Finans İhale Birimi (MFİB) aracılığıyla 3 226 adet AB hibe projesi uygulanmış ve AB'den 402 755 635,71 avro mali destek alınmıştır. Bu tezin amacı, AB'den projeler ile sağlanan bu mali yardımların kurumsal kapasite gelişimi ve bölgesel kalkınmaya etkisini ortaya koymaktır. Böylece AB'den sağlanan bu mali desteklerin etki ve sonuçlarını gösteren bir örnek oluşturulacaktır. "TR82 Düzey 2 Bölgesi" araştırma bölgesi olarak seçilmiştir. Geçmiş yıllarda bölgede MFİB aracılığıyla AB hibe projesi yürütmüş olan kurum/kuruluşlar arasından "gayeli örnekleme yöntemi" ile seçilenlerden anket yoluyla birincil veriler toplanmıştır. Çalışmada, MFİB aracılığıyla yürütülen AB hibe destekli projelerin kurumsal kapasite gelişimi ve bölgesel kalkınmaya katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca anket uygulanan kurum/kuruluşların yasal statüleri, illeri, proje yürütme deneyimleri ile farklı kriterler arasında "ki-kare (χ2)" uygulanmış ve analiz sonucu bulunan ilişkiler ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: IPA, Kurumsal Kapasite, Bölgesel Kalkınma,TR82 Düzey 2 Bölgesi, Türkiye

Avrupa BirliğiBölgesel kalkınmaKapasite+2
Hilal Abacı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım projelerinin finanasmanı /Irak şirketlerine uygulama (İlaç ve tıbbi malzemeler genel şirketi- Samarra/ Irak genel sigorta şirket durumu üzerinde bir çalışma)

Yatırım kararları, özellikle de finansman kararları, şirketlerin hayatı ve geleceği ile ilgili en önemli ve en tehlikeli kararlardan biri olarak kabul edilmektedir. Çünkü yatırım projeleri, iki finansman kaynağına bağlı olduğundan iç finansmana ve dış finansmana sahiptir. Kendi kendine yeterliliğe ulaşan üretkenliği artırarak toplumun tüm ekonomik hedeflerine ulaşmak için etkili bir araçtır. Bu çalışma, finansman yöntemlerini incelemeyi, her proje için en uygun yöntemi belirlemeyi, yatırım projelerine ve yatırımın en önemli unsurlarına ışık tutmayı ve ardından yatırım projesinin hayatta kalması ve büyümesinde finansmanın rolünü bilmenin yanı sıra bilmeyi amaçlamaktadır. Ardından, yatırım projesinin hayatta kalması ve büyümesinde finansmanın rolünü bilmek ve yatırım projelerinin finansmanını teşvik eden en önemli mekanizmaları bilmektir. Araştırma problemi, finansman kararının hizmet yatırım projeleri üzerindeki etkisinin izini sürmekti. Araştırmacı, sorunu tanımlamak ve tartışmak için konu literatürüne ve hem Türk hem de yabancı önceki çalışmalara atıfta bulunarak betimsel yaklaşımı kullanmıştır. Yatırım projeleri, araştırmacı birkaç varsayımda bulunmuştur. Bunlardan en önemlileri şunlardır: Finansmansız bir yatırım projesinin kurulması mümkün olmadığı için yatırım projeleri için finansman büyük önem taşımaktadır ve bu açıdan finansman kararı önem taşımaktadır. Araştırmacı, pratik uygulamayı, birincisi Irak sigorta şirketinin yatırım durumu ile ilgili ikincisi ise Samarra/Irak'ta bulunan ilaç firmasında bir yatırım kararının fizibilite çalışması olmak üzere iki ayrı uygulamada gerçekleştirmiştir. Anahtar Kelimeler: Yatırım finans, şirket, proje

FinansmanIrakProjeler+4
Khudhur Zubair Hamzah Abru
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne su temin projelerinin hidropolitik açıdan değerlendirilmesi

Su doğada bulunan tüm canlıların yaşamını devam ettirebilmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan son derece önemli bir kaynaktır. Su sadece kişisel ihtiyaçların karşılanması için değil tarım, turizm gibi farklı sektörlerde de kullanılmaktadır. Coğrafi konuma bağlı olarak bazı ülkelerin su sorunu yaşamadığı görülse de bu ülkelerin hiçbir zaman su problemi yaşamayacağı söylenememektedir. Çünkü beklenen yağışların değişkenlik göstermesi, uzun süren kuraklıklar ve küresel iklim değişikliği (KİD) su kaynaklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum ülkelerin su kaynaklarının rasyonel tüketimi konusunda radikal kararlar almalarına yol açmıştır. Su sorununu derinden hisseden bölgelerin başında ise Doğu Akdeniz Havzası gelmektedir. Bölgede bulunan; Mısır, Suriye, İsrail, Lübnan, Malta, Libya, Tunus, Ürdün, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sorunu en derin hisseden ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye ve Yunanistan'ın görece daha az hissettiği baskı Kıbrıs Adası genelinde oldukça büyük bir boyuta ulaşmaktadır. Ada genelinde yağışların azlığı, buharlaşmanın fazla olması, KİD ve su kaynaklarının verimli bir şekilde depolanmaması hem GKRY'de hem de KKTC'de su sorunun belirgin bir şekilde hissedilmesine yol açmaktadır. Su kaynakları ve yağışlar açısından zengin olmayan KKTC bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana su sıkıntısı yaşamakta ve bu soruna karşı çözüm aramaktadır. Bu noktada KKTC'ye en büyük destek; tarihsel ve kültürel anlamda ortak bir geçmişe sahip olduğu Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmektedir. Bu tez çalışmasında; KKTC su kaynaklarının ve su kaynaklarına erişim çalışmalarının coğrafi bakış açısı ile hidropolitik değerlendirilmesinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiProje değerlendirmeProjeler+3
Emre Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin bir ilköğretim okulunda demokratik siyasal kültür oluşturma bağlamında değerlendirilmesi: Bir durum incelemesi

Bu araştırma, ?Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi?nin uygulandığı bir ilköğretim okulunda, projenin uygulanması sürecini ve projenin demokratik siyasal kültür bağlamındaki işlevlerini ayrıntılı bir şekilde incelemeye yönelik ?bütüncül tek durum deseni? ne göre planlanan bir durum (örnek olay) çalışmasıdır. Araştırma için belirlenen okul, DEOMP'nin uygulandığı, Adana Seyhan merkez ilçesine yakın, ulaşılabilirliği kolay, orta gelir düzeyine sahip ailelerin yerleştiği, tipik bir devlet okulu olarak nitelendirilebilecek bir ilköğretim okuludur. Araştırma verilerin toplanmasında üç aşamalı bir desen izlenmiştir. Birinci aşamada X ilköğretim okulunda DEOMP'nin nasıl yürütüldüğünü incelemek amacıyla okul ve sınıf gözlemleri yapılmıştır. İkinci aşamada X ilköğretim okulundaki üç yönetici,yedi öğretmen ve 15 öğrenci ile görüşülerek, okullarında uygulanan Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi' nin yürütülme süreci, okuldaki demokratik siyasal kültürün Hoşgörü, Bireye güven, İşbirliği, Empati, Uzlaşma, Hak ve özgürlüklere sahip çıkma, İnsan onuruna saygı ve Farklılıklara saygı boyutlarını geliştirmedeki işlevi, projenin uygulanması sürecinde karşılaşılan sorunlarla ilgili görüşleri ve projenin okulda demokratik siyasal kültür oluşturma yönündeki etkililiğinin arttırılmasına yönelik önerileri incelenmiştir. Üçüncü ve son aşamada ise yönetici/öğretmen ve öğrencilerin DEOMP'nin okulda demokratik siyasal kültür oluşturma yönündeki katkı düzeyine yönelik algılarını belirlemek amacıyla veri toplama aracı olarak nicel veri toplama yöntemlerinden ölçek ve anket kullanılmıştır.Araştırmanın bu aşamasına X ilköğretim okulunda görev alan üç yönetici, 34 öğretmen ve bu okulda okuyan 276 öğrenci katılmıştır.Araştırma sonucunda Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi' nin okuldaki yetişkinlerde ve okul genelinde demokratik ve siyasal kültür oluşturma bağlamında katkıları ile ilgili öğretmen/yönetici algılarının öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha olumlu olduğu görülmüştür. Erkek öğretmen ve erkek öğrenciler projenin okulda demokratik siyasal kültür oluşturma yönündeki katkı düzeyini daha yüksek algılarken, öğretmenlerin projenin okullarında demokratik siyasal kültürü geliştirmeye katkı düzeyine yönelik algılarında mesleki kıdemlerine, branşlarına ve mezun oldukları okul türlerine göre anlamlı bir faklılık olmamıştır. 13-14 yaş grubundaki 7-8.sınıf öğrencileri ise sınıf temsilcisi ve okul meclisi çalışmalarının okulda demokratik ve siyasal kültür oluşturma bağlamındaki katkılarını en olumlu algılayan öğrenciler olmuştur. Araştırma öğretmenlerin okul idarecilerini, öğrencilerin ise öğretmenlerini DEOMP ile ilgili bilgilendirme ve rehberlik etkinlikleri açısından yetersiz algıladığını göstermiştir. Bununla birlikte öğrencilerin uygulama sürecinde görev alan öğretmen ve yöneticilerin tutum, davranış ve uygulamalarıyla ilgili algıların daha olumlu olduğu görülmüştür. Okulun fiziksel olanaklarının yeterli olduğunu düşünen katılımcılar, DEOMP' nin okullarında herhangi bir baskı ve yönlendirme olmadan, demokratik bir süreç içinde uygulandığı, sandık kurulunda görevli öğretmen ve öğrencilerin objektif, hiçbir öğrenciyi birbirinden ayırmadan eşit mesafede davrandıkları konusunda hem fikir olmuşlardır.Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi' ni okulda demokratik siyasal kültürü geliştirme açısından genel olarak işlevsel algılayan yönetici ve öğretmenler çoğulcu katılımı vurgulayarak, daha planlı ve programlı çalışılarak bilgilendirme çalışmalarının yapılmasını, projeye inanılması, yeterli zaman ayrılarak, mekân desteği sağlanmasını ve meclislerin aktif kılınmasını önermişlerdir. Öğrencilerin projenin daha etkili olmasına yönelik önerileri ise; seçim faaliyetlerinin zenginleştirilmesi, seçimlerin ayda bir yapılması, gerçek yaşamda olduğu gibi seçimlerde oy pusulalarının kullanılması, yaşça büyük ve örnek olabilecek öğrencilerin seçilmesi, öğretmenlerin de oy kullanması, temsilcilerin, öğrencilerinde fikirleri alınarak öğretmenler ve yöneticiler tarafından seçilmesi ve her sınıftan mutlaka bir adayın olması yönünde olmuştur. Bu araştırmanın okul ve sınıf gözlemlerinden elde edilen bulgular, genel olarak projenin okulda yürütülme sürecinin DEOMP yönergesi ile uyumlu olduğunu göstermiş, hem seçmenlerin hem de adayların genel olarak heyecanlı olduğu ve seçimlerin olumlu bir havada geçtiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Demokrasi Eğitimi, Demokratik Eğitim. Demokratik Siyasal Kültür, Okul Meclisleri Projesi.

DemokrasiDemokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri ProjesiDemokrasi eğitimi+8
Pınar Sayın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Proje yönetimi teknikleri ve kara salyangozu üretim çiftliği projesi üzerine bir uygulama

Günümüzde projelerin stratejik amaç ve hedeflerinin optimum zamanda ve optimum maliyette gerçekleşebilmesi için proje yönetimi teknikleri her firma için bir zorunluluk haline gelmiştir. Projelerin gecikmeden, mevcut kaynaklar kullanılarak tamamlanabilmesi, hata ve başarısızlık riskinin en aza indirgendiği çalışma ortamının yaratılması için etkin bir proje yönetim sistemi gereklidir. Bu amaçla projelerin yönetilmesinde proje yönetim teknikleri olan PERT ve CPM sıklıkla kullanılmaktadır.Bu çalışmanın temeli proje yönetiminin faal firmalar için önemli olduğu kadar yeni yatırımcılar içinde çok önem arz ettiğini göstermektir. Ölçek olarak büyük ve karmaşık işlemler gerektiren projeler, proje yönetim teknikleri sayesinde daha anlaşılır ve küçük parçalara ayrılır. Buradan hareketle yeni yatırımcılar, uygulamayı istedikleri projelerdeki belirsizlikleri, oluşabilecek aksaklıkları, daha projeye başlamadan görebilmekte ve buna göre önlem alabilmektedirler. Belirsizliklerin, riskin ve hata payının en aza indiği bu durum yeni yatırımcıları cesaretlendirmektedir.Bu çalışmada proje yönetim teknikleri olan PERT ve CPM hakkında genel bilgiler verilmiş ve bu tekniklerden günümüzde en çok kullanılan CPM ile bir kara salyangozu çiftlik projesi uygulaması yapılmıştır. Öncelikle projeye ilişkin iş akış programı oluşturulmuş, daha sonra hazırlanan tablolar yardımıyla işin takip ve kontrolü gerçekleştirilmiştir. Projede, çiftlik vaziyet planının oluşturulmasında AutoCAD, Gantt şeması analizleri içinde Microsoft Office Project programlarından faydalanılmıştır.

Hayvan ÇiftliğiHayvancılıkKara salyangozları+9
Murat Temel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-kültürel strateji ve projelerin PKK ile mücadelede etkisi

Türkiye yaklaşık 30 yıldır ulusal güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı ve bölücü terörle mücadele etmektedir. Bu mücadelede her iki taraftan kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin yaralandığı ve maliyetinin ne olduğu net olarak bilinmemektedir. Terörle mücadelede başarı için ortaya konan kavramlar ve stratejiler uygulamada ne kadar karşılığını bulduğu ise tam bir tartışma konusudur. Terörle mücadele adına son yıllarda özellikle sosyo-kültürel alanlarda bölge halkına yönelik çalışmalar dikkati çekmektedir. Bu çalışmada, günümüze kadar sosyo-kültürel alanda ayrılıkçı ve bölücü terörün önlenmesi maksadıyla ortaya konmuş projeler; raporlar, istatiksel veriler, üst düzey devlet yetkililerinin yazılı ve sözlü beyanları ışığında analiz edilmiş, başarı durumları belirlenmiş ve bu alanda yapılması gereken projeler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma neticesinde terörü önlemeye yönelik ortaya konan sosyo-kültürel projelerin terörü önlemede olumlu yönde etkili olduğu ancak tek başına yeterli olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Terörle mücadele, Strateji, Sosyo-Kültürel

PKKProjelerSosyokültürel etki+6
Mesut Yeşilyurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Bütünleşik akıllı proje performans değerleme modülü tasarımı ve uygulaması

Proje performans değerlendirmesi teknik ve örgütsel değerlendirme olmak üzere olarak iki şekilde yapılmaktadır. Projelerin teknik performanslarının ölçümü, insan kaynağı haricindeki sistem girdilerinin performanslarına bağlıdır. Örgütsel performans ise, çalışanların yetkinliklerinin iş ve görevlerinin niteliklerine ve gereklerine uyumunu belirten, çalışanlardan beklenen hedeflerle onların ulaştıkları sonuçların ya da başarıların karşılaştırılması olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle, performans değerlendirmesi sadece çalışanların bireysel olarak değerlendirilmesi değil, onların bağlı oldukları proje ekibinin veya organizasyonun performansının da bütünleştirilerek değerlendirilmesi olarak ele alınmalıdır. Önerilen süreçte örgütsel performansla bütünleşik risk analiz noktaları da veri tabanına girilerek takip edilmektedir. Tez başlığındaki "Akıllı Proje" ifadesinin çıkış kaynağı olan nokta; veri tabanından sürekli geçmiş verilere ulaşılabilir olması ve özgeçmişi de bu şekilde oluşturmasıdır. Personel performans özgeçmişiyle proje içindeki bu risk takibinin çerçevelenmesi başlıkta bulunan "Bütünleşik" ifadesinin de çıkış kaynağıdır. Bu tez çalışması sonucunda; akıllı bir modül tasarımı ile elde edilmesi beklenen ana çıktılar; Personel performans özgeçmişi, Kurumsal karne (Proje ve personel performanslarını belirten), Proje performans özgeçmişi, Akıllı proje performans yönetim algoritmasıdır.

Akıllı modülModüler tasarımPerformans+3
Banu Özkeser
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Milli Savunma Sanayinde üretim yapan firmaların proje yaklaşımları ile "Skunk Works" modelinin karşılaştırılması

Bağımsız ve yaşadığı bölgede caydırıcı güç olmak isteyen bir ülke savunma yeteneği ve savunma sanayisi açısından güçlü olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bulunduğu bölgede ve dünya üzerinde saygın ve güçlü bir Silahlı Kuvvetler yapısına sahiptir. NATO'nun ikinci büyük silahlı gücü, ayrıca dünya çapında sorunlu olarak algılanan kriz bölgelerinde görev alan en aktif kuvvetlerleriden birisidir. Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayi, Kıbrıs savaşından sonra geliştirilmesi zorunlu bir sanayi dalı olarak ele alınmıştır. Milli Savunma Sanayisinin ne kadar önemli olduğu anlaşılmış olsa da bu alan son birkaç yıla kadar pek bir gelişme gösterememiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Türk Silahlı Kuvvetlerinin mali boyutta büyüyen ve teknolojik gereksinimleri artan taleplerine çözüm bulmak için milli savunma sanayisine yönelik yeni bir model geliştirilmiştir. Bu çerçevede 1985 yılında mali kaynağın sağlanması için Savunma Sanayi Fonu oluşturulmuş, savunma sanayi projelerini yürütmek için Savunma Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (SAGEB) yapılandırılmış, karar organı olarak da Yüksek Koordinasyon Kurulu ve Savunma Sanayi İcra Komitesi kurulmuştur. Bu aşamadan sonra SAGEB, 1989 yılında Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) olarak yeniden yapılanmıştır. Bu dönemde F-16 (1987), Zırhlı Muharebe Aracı (1988), Mobil Radar Kompleksleri (1990), F-16 Elektronik Harp, HF/SSB Telsizleri, CASA Hafif Nakliye Uçağı (1991) gibi büyük savunma projeleri yürütülmeye başlanmıştır. Bu projeleri yürütmek için de TAI (1984), TEI (1985), MİKES (1987), FNSS (1988), MARCONI KOMÜNİKASYON (1989), THOMSON-TEKFEN Radar (1990) gibi yabancı ortaklı şirketler kurulmuştur. 1998'de Bakanlar Kurulu'nun onayladığı "Türk Savunma Sanayi Politikası ve Stratejisi Esasları" ve SSM'nin 2007 – 2011 Stratejik Planı'nın ardından Müsteşarlık savunma sektörünün alt sektörlerine ilişkin "Sektörel Strateji" ve "İhracat Politikası" dokümanları yayınlanarak Türkiye'nin Savunma Sanayi vizyonu ortaya konulmuştur. Savunma sanayimizde son yıllarda ortaya konan başarılı ve ümit verici proje ve ürünlere rağmen hala Milli Uçak projeleri konusunda istenilen ve ihtiyaç duyulan gelişme sağlanamamıştır. Bu çalışmada dünya üzerindeki en başarılı muharip uçak projelerine imza atmış olan Lockheed Martin Aerospace şirketinin "SKUNK WORKS'' isimli proje grubu ve bu proje grubunun farklılık yaratan ve başarılarının temeli olarak gördüğü prensipler incelenecektir. Türk Savunma Sanayindeki belli başlı şirketlerin hâlihazırda bu prensiplere göre durumları incelenerek Türk Savunma Sanayinin ihtiyacı olan projelere ve bu projelerin daha iyi yönetilmesine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Milli Savunma Sanayimizin son dönemde gösterdiği önemli gelişmelere rağmen tamamen milli olan yüksek nitelikli inovatif ürünlere yönelik proje yönetimi açısından perspektif desteği sağlanması amacıyla "Skunk Works" proje gurubunun metodu araştırılacaktır. Bu tez aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin çeşitli kurum ve kuruluşlarının da istifade edebileceği bir çalışma olarak değerlendirilmektedir. Kuşkusuz Savunma Sanayi ürünlerinin kullanıcısı olan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin de hem bu çalışmadan istifade etmesi hem de yeni yaklaşımlarla bu tür çalışmaları geliştirmesi beklenen sonuçlar arasındadır. Çalışma kapsamında yapılan ankete 27'si (%36.5) tedarikçi, 47'si (%63,5) kullanıcı olmak üzere toplam 74 unsur katılmıştır. Kullanıcı ve tedarikçilerin sorulara vermiş olduğu cevaplar yukarıdaki sınıflamaya göre düzenlenerek, bu gruplar arasında her bir prensip için sorulara verdikleri doğru-yanlış cevaplar açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı t- testyöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz ve sonuçlar için tanımlayıcı istatistiklerden ve grafiklerden yararlanılmıştır. Yapılan anket incelendiğinde tedarikçilerin ve kullanıcıların "Skunk Works" prensiplerine büyük oranda aynı reaksiyonu verdikleri, yani aynı yaklaşımla baktıkları, bununla birlikte prensiplere yeterince uyum sağlamadıkları görülmektedir. Bu prensiplerin Savunma Sanayinin tüm unsurlarına tanıtılıp, sonuçları noktasında ikna edilmeleri durumunda veya proje yönetimi açısından bu istikamette ortaya irade koyulması durumunda büyük ve hızlı bir gelişim sağlanabilecektir. Anahtar kelimeler: Skunk Works , proje yönetimi, Milli Savunma Sanayii

Milli Savunma BakanlığıProjelerSavunma Sanayii Destekleme Fonu+4
Gürkan Eray Sallar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Proje bütçesi sapmalarının şirket karlılığı üzerine etkisi

Son yıllarda iş yaşamının daha da gelişmesi ile birlikte her açıdan artan karmaşık sorunlara çözümler bulunmaya çalışılmaktadır. Bu sorunlar arasında sayıları ve büyüklükleri artan projelerin yönetilmeleri de yer almaktadır. Çok sayıda işletmenin ve işletme bölümünün ve bu bölümlerde çalışan kişilerin katılımını ve işbirliğini gerektiren işlerin yapılması, birbirleriyle etkileşim içinde bulunan işlerin alt işlemlerine ayrılması, ilk kez karşılaşılan işlerin tanımlanması ve kontrol edilmesi, belirlenen zaman ve maliyetlerle işlerin tamamlanması konuları, proje yönetiminin önemini arttırmıştır. Proje bütçeleme ile proje yönetimi sürecinde hangi tekniklerin, hangi araçların (izleme formları, mevzuat vb.) kullanılacağı ve projenin nasıl yönetileceği belirlenmektedir. Ayrıca; proje bütçeleme bu kayıtların raporlanmasını gerektirdiğinden her projeden yeni bilgiler edinilmesine ve istatistiki bilgilerin tutulmasına da olanak sağlamaktadır. Projelerin bütçelenmesi için öncelikle proje planlaması yapılmalıdır. Proje planlaması Gantt, CPM, PERT gibi metodlarla yapılmaktadır. Bu metodlardan yararlanarak planlanan proje; daha sonra bütçelenir ve uygulamaya alınır. Konutların içmekan dolaplarını üreten işletmeler; toplu konutlar için verdikleri tekliflerdeki hatalar ve projelerin yürütülmesi sırasında yaşanan revizyonlar nedeni ile kapanma noktasına gelebilmektedirler. Bunlar genellikle proje bütçelemesi yapılmamasından ve maliyet analizlerinin hatalı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada, proje yönetimi ve proje bütçeleme ile ilgili mevcut literatür incelenmiştir. Daha sonra Adana'daki bir mobilya işletmesinde, bir projenin CPM metodu ve MS Project programı ile planlanması ve teklif aşamasından itibaren proje boyunca bütçe sapmalarının takibi ve kritik kontrol noktalarının tespit edilmesi için uygulama yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Proje Yönetimi, CPM, Proje Bütçe Sapmaları, Karlılık

BütçeKarlılıkKritik yol yöntemi+3
Erhan Ariş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir anaokulunda uygulanan "minik tema" projesinin öğretmen bakış açısına göre incelenmesi

Gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakılması için çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılması çok önemlidir. Bu araştırma kapsamında, okul öncesi eğitimde çevre eğitimini geliştirmeye yönelik olarak Tema Vakfı tarafından uygulanan Minik Tema projesi sürecinde öğretmenlerin, farkındalık ve tutumlarında yaşanan değişimlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, verilen çevre eğitimi uygulamaları sürecinde öğretmenlerin yaşantıları ve bu süreçte çevre eğitimi algılarında oluşan değişim-gelişimleri irdelenmiştir. Bu araştırma Minik Tema projesinin nasıl uygulandığını süreçte neler yaşandığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uygulamanın yapıldığı anaokulunda bulunan sekiz öğretmen araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmaya gönüllü olmuşlardır. Öğretmenlerle birlikte hazırlanan uygulama takvimi doğrultusunda etkinlikler uygulanmıştır. Yapılan uygulamalar gözlenmiştir. Öğretmenlerle bireysel ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Yapılan görüşme ve gözlemler doğrultusunda elde edilen verilere göre, öğretmenlerin çocuk temelli uygulama bakış açısına sahip olmadıkları, etkinlikleri genel olarak sözel anlatım şeklinde gerçekleştirdikleri gözlenmiştir. Süreç içerisinde Minik Tema uygulama kitapçığının da rehberliğiyle mesleki ve bireysel anlamda pek çok kazanım elde etmişler ve keyifli eğitim süreçleri geçirmişlerdir. Süreçte öğrencilerinde aktif rol aldığı öğrenmesüreçleri gerçekleştirilmiştri. Öğretmenler, uygulamalar sonrasında çevre eğitiminin nasıl olması gerektiği konusunda eksikliklerini farketmişler ve pek çok alanda kazanımlar edinmişlerdir. Özellikle sınıf yönetimi ve farklı yöntem -tekniklerin kullanımı konusunda süreç içerisinde anlamlı kazanımları olmuştur.

AnaokullarıOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+6
Fatma Sarıbıyık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza infaz kurumlarının yatırım projelerinin analizi ve kuruluş yeri seçimi kriterlerinin analitik ağ süreci yöntemiyle belirlenmesi

Ülke ekonomisinin kalkınmasında ve toplumun sosyal refah düzeyinin arttırılmasında yatırım projelerinin hayata geçirilmesi son derece önemlidir. Ceza infaz kurumlarının ekonomik kalkınmaya doğrudan bir etkisi bulunmamakla birlikte sosyal refahın arttırılması konusunda dolaylı yönden bir katkısı bulunmaktadır. Bu yönüyle ceza infaz kurumlarının yatırım projelerinin analizi yapılmış ve kuruluş yeri kriterlerinin belirlenmesi Analitik Ağ Süreci yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, ceza infaz kurumlarının tarih içerisindeki değişimlerinden ve gelişimlerinden bahsedilmiş, bu kurumlar ile ilişkisi bulunan tutuklu, hükümlü, suç, ceza, infaz, infaz ve koruma memuru gibi birçok kavram detaylı bir şekilde anlatılmıştır. İkinci bölümde, yatırım ve proje kavramları açıklanmış, yatırım projelerinin önemiyle, risk ve belirsizlik durumları anlatılmıştır. Çalışma bir kamu yatırım projesi olduğu için daha çok kamu yatırım projeleri üzerine durulmuştur. Üçüncü bölümde, ceza infaz kurumlarının tarihi gelişimi ve mimari yapıları, kamu yatırım projeleri ile analitik ağ süreci yönteminin kullanıldığı kuruluş yeri seçimi çalışmaları ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Çok kriterli karar verme seçenekleri ve Analitik Ağ Süreci yöntemi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, Analitik Ağ Süreci yöntemi ve Super Decisions paket programı kullanılarak ceza infaz kurumlarının yatırım projelerinin analizinde kuruluş yeri seçiminde kullanılacak olan kriterlerin baskınlık oranları belirlenmiştir.

Analitik analizAnalitik ağ süreciCeza infaz kurumları+6
Ahmet Tuğçin Uzuner
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası inşaat projelerinde bütçeleme ve maliyetleme

İnşaat sektörü, dünya ekonomisine yön veren sektörlerin başında gelmektedir. Sektör, 200'den fazla alt sektörle girdi–çıktı ilişkisinde olması nedeniyle lokomotif sektör olarak da adlandırılmaktadır. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de gelişimin ana göstergesini inşaat sektörü oluşturmaktadır. Gerek yurt içinde gerekse yurtdışında elde edilen başarılar ülkemizin inşaat sektöründeki gelişimini kanıtlamaktadır. Dünyanın en büyük 250 müteahhidi arasında bulundurduğu firma sayısı ile Türk müteahhitlik firmaları, 2017 yılında Çin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Uluslararası müteahhitlik firmalarının gerçekleştirmiş oldukları toplam proje bedellerine bakıldığında, bu payın %19,5'ini Rusya Federasyonu'nda iş yapan Türk müteahhitlerin iş hacminin oluşturduğu görülmektedir. Bu çalışmada dünyada bir çok ülkede ve Rusya Federasyonu'nda faaliyet göstermekte olan Türk müteahhit firmasının, Moskova şehir merkezinde gerçekleştirmiş olduğu bir inşaat projesinin teklif bütçesi ve kapanış bütçesi verilerinin karşılaştırılması, maliyet sapma analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Ortaya çıkan farkların nedenlerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Birinci bölümde inşaatın temel kavramları, dünyada ve ülkemizde inşaat sektörünün önemi, ülkemizin yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin ulaşmış olduğu konum ve Rusya inşaat piyasası kısaca tanıtılmaktadır. İkinci bölümde inşaat projeleri ve proje yönetim aşamaları açıklanmaktadır. İyi bir proje yönetiminin başarılı bir planlamaya ihtiyacının olması ve planlamanın sayısal ifadesi olarak tabir edilen bütçeleme, projeyi başarıya taşıyan en önemli aşama olarak değerlendirilmiştir. İnşaat maliyet öğeleri ve bütçeleme süreci ayrıntılı şekilde anlatılarak bütçeyi oluşturan maliyet kalemlerinde meydana gelen sapmalar konusu irdelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, örnek firmanın proje hazırlık aşamasında gerçekleştirdiği bir takım analizler sonrasında oluşturdukları tahmin bütçesi ile proje sonlandıktan sonraki kapanış bütçesi karşılaştırılmış ve elde edilen maliyet sapmalarının nedenleri açıklanarak firmaların ne gibi önlemler almaları gerektiği üzerinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Uluslararası İnşaat Projeleri, Bütçeleme, Sapma Analizi

BütçelemeMüteahhitlik hizmetleriProjeler+4
Işılay Aydın Güney
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim amaçlı sosyal sorumluluk projelerinde kullanılan basılı materyallerin tipografik açıdan incelenmesi

Bu ara?tırma, Milli Eğitim Bakanlığına ait ya da Milli eğitim Bakanlığı destekli eğitim konulu sosyal sorumluluk projelerinin basılı materyallerinin tipografik açıdan etkililiğini ara?tırmak üzere yapılmı?tır.Ara?tırmada uygulanan yöntem betimsel ara?tırma yöntemidir. Betimsel ara?tırmada amaç, eldeki problemi, bu problemle ilgili durumları, deği?kenleri ve deği?kenler arasındaki ili?kileri tanımlayarak bir konudaki mevcut durumu ara?tırmak ve ortaya koymaktır. Ara?tırmada üniversitelerin tipografi eğitimi alan lisans 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile önlisans 2. sınıf öğrencilerinin görü?leri betimlenmeye çalı?ılmı?tır.Ara?tırmada Ankara?da grafik eğitimi, görsel tasarım eğitimi ile ileti?im tasarımı eğitimi veren üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin görü?lerinden yararlanılmı?tır. Ara?tırmaya destek olan üniversiteler Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ba?kent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Ankara Meslek Yüksek Okulu ve Fatih Üniversitesidir.Veriler anket yoluyla toplanmı?tır. Ara?tırmada öğrencilerden basılı materyallerden afi? tasarımlarındaki tipografik tasarım ile ilgili görü? bildirmeleri istenmi?tir. Öğrenciler, likert tarzı anket uygulaması ile ?u projeleri değerlendirmi?lerdir: ?7 Çok Geç?, ?Eğitim Her Engeli A?ar?, ?Haydi Kızlar Okula?, ?% 100 Okuyan Üreten Türkiye?, ?Baba Beni Okula Gönder?, ??kmep?, ?Fatih?, ?Hayat Boyu Öğrenme?, ?Bir Adım Daha?, ?Bu Benim Eserim?, ?Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi?, ?E-Twinnig Turkey?, ?Eğitime % 100 Destek?, ?Özel Eğitim Güçlendirilmesi?.Ara?tırma sonucu elde edilen veriler istatistiksel analizlere tabi tutulmu?tur. Bu analizler frekans dağılımı ve t-testi analizidir. T-testi sonuçlarında cinsiyete göre öğrenci görü?leri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememi?tir. Ancak, öğrenim durumlarına göre (lisans ve önlisans) öğrenciler arasında anlamlı farklılık tespit edilmi?tir.Ara?tırma sonucuna göre; Milli Eğitim Bakanlığına ait ya da Milli Eğitim Bakanlığı destekli projelerin afi? tasarımları genel olarak etkili ve ba?arılı bulunmu?tur. Öğrenciler tarafından projelerin afi? tasarımları tipografik ölçütler doğrultusunda etkili bulunmu?tur. Ara?tırmanın bulgularına göre, söz konusu afi?lerin hedef kitleye ula?makta ba?arılı olacağı sonucuna ula?ılmı?tır.Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Tipografi, Sosyal Sorumluluk, Afi? Tasarımı

Basılı materyallerGrafik tasarımıProje üretimi+4
Hacer Parıltı Arslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. ve 7, sınıf sosyal bilgiler derslerinde yapılan proje çalışmalarının öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi (Kastamonu ili örneği)

Bu araştırmada İlköğretim 6.ve 7.Sınıf Sosyal Bilgiler Derslerinde Yapılan Proje Çalışmalarının Öğretmen ve Öğrenci Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda geliştirilmiş olan ölçme aracı öğretmen ve öğrencilere uygulanmıştır.Araştırma, öğretmen ve öğrenci grubuna yönelik iki farklı gruba uygulanacağından dolayı iki farklı anket oluşturulmuştur. Ancak araştırma konusu her iki grupla ilgili olduğundan sorulan sorular birbirine paralellik arz etmektedir. Öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket iki bölümden oluşmaktadır. Öğretmenlere uygulanan anketin ilk bölümünde cinsiyeti, mezun olduğu fakülte, mesleki kıdem, bulundukları okulda çalışma süresi, katılınan hizmetiçi eğitim seminerleri ve daha önceki iş deneyimleri; ikinci bölümünde ise proje çalışmalarına yönelik 30 adet soru bulunmaktadır. Öğrencilere uygun anketin ilk bölümünde cinsiyeti, okudukları sınıf düzeyi, anne-baba eğitim durumları; ikinci bölümde ise proje çalışmalarıyla ilgili 30 adet soru bulunmaktadır. Öğretmen anketinin güvenirlik katsayısı 0.90, öğrenci anketinin güvenirlik katsayısı 0.92 olarak belirlenmiştir. Anketin geçerliliğini sağlamak amacıyla Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinin görüşleri alınmıştır.Araştırmanın örneklemini Kastamonu ili Merkez ilçesinde bulunan 22 ilköğretim okulunun 6.ve 7.sınıflardan alınan birer sınıf ve Sosyal Bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Hazırlanan anketler 25 Sosyal Bilgiler öğretmenine ve 6.ve 7.sınıfta okuyan 880 ilköğretim öğrencisine uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, ilköğretim 6.ve 7.sınıf öğrencilerinin ankete verdikleri cevaplar toplu bir şekilde incelendiğinde; 5.madde ``Proje çalışmaları öncesinde projelerin yapılış amaçları belirlenmelidir.'' ifadesi %46.9 oranında kesinlikle katılıyorum şeklinde en fazla görüş alan madde olmuştur. 19.madde ``Proje tabanlı öğrenme çalışmalarına öğrenciler etkin bir şekilde katılmalıdır.'' konusunda %6.7 katılmıyorum cevabı en az görüş alan madde olmuştur. Öğretmenlerin görüşleri incelendiğinde en yüksek görüş alan maddeler %60 oranında kısmen katılıyorum şeklinde görüş bildirilen 8.madde, ``Öğrenciler proje çalışmalarına başlamadan önce projenin maliyeti ile ilgili hesaplamaların yapılması gerekir.''ve 24.madde ``Proje tabanlı öğrenme çalışmaları sırasında velilere sorumlulukları hakkında bilgi verilmelidir.''ifadeleri ile 16.madde ``Proje tabanlı öğrenme yönteminin etkin bir şekilde kullanılabilmesi için Sosyal Bilgiler dersinin saatleri artırılmalıdır.''ifadesi kesinlikle katılıyorum cevabıdır. Öğretmenlerin en az görüş belirttikleri maddeler ise %4 oranındadır.Araştırmanın alt problemlere ait bulgulara göre, proje çalışmalarına yönelik görüşlerin öğretmenlerin katılıyorum, öğrencilerin kısmen katılıyorum düzeyinde olduğu; öğrencilerin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık bulunduğu; öğrencilerin sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; baba eğitim düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği, ancak anne eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; öğretmenlerin cinsiyetlerinin etkisinin olmadığı; eğitim fakültesinden mezun olan öğretmenlerin daha olumlu görüşlere sahip olduğu; öğretmenlerin mesleki kıdeminin etkisinin olmadığı ve hizmetiçi eğitimlerin öğretmenler üzerinde etkisinin olmadığını ortaya çıkarmıştır.

Proje temelli öğrenme yöntemiProjelerSosyal bilgiler+1
Emine Karasu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik dersi öğretim programı kapsamında yer alan öğrenci projelerine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı ortaöğretim matematik dersi öğretim programı kapsamında bulunan proje görevi etkinliklerinin uygulanabilirliğini araştırmaktır. Bu araştırmada nitel ve nicel veri toplama teknikleri eşzamanlı olarak uygulanarak, karma yöntem uygulanmıştır. Bu temel amaç doğrultusunda Düzce il merkezinde bulunan 6 farklı ortaöğretim okulunda görev yapmakta olan 8 matematik öğretmeni ile görüşme; ortaöğretim öğrenimi boyunca en az bir kez matematik dersi proje görevi alan 356 öğrenci ile anket yapılarak öğretmen ve öğrenci, görüş ve önerileri alınmıştır. Bu araştırmanın nicel bölümünde, elde edilen verilerin analizinde istatistiksel paket programlar kullanılmıştır. Proje görevi alan öğrencilerin, dönem sonu matematik dersi puanlarının cinsiyet, sınıf, okul türü, çalışma odası, alınan desteğin türü, anne ve baba eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşma durumunu incelemek amacıyla t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Bunun yanında proje görevi alan öğrencilerin, görüşleri ile ilgili maddelere vermiş oldukları cevaplar arasında cinsiyet, dönem sonu puanı, matematik dersi için destek alıp almama durumlarına göre anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit edebilmek için Kay-Kare Testi (Chi-Square Tests) yapılmıştır. Bu araştırmanın nitel bölümünde, verilerin analizinde, betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada, matematikle ilgili proje çalışmaları matematiğin önemini anlamama yardımcı olur, görüşüne katılma oranının matematik dersi dönem sonu puanı yüksek olan öğrencilerde anlamlı bir biçimde yüksek olduğu görülmüştür. Matematik dersi için destek alan öğrencilerde; proje ödevi konuları gerçek hayatla ilişkili olduğu zaman ödevimi yapma isteğim artar, görüşüne katılma oranı destek almayan öğrencilere göre anlamlı derecede daha yüksektir. Bu çalışmada, öğretmenlerin proje çalışmalarının, öğretim programında açıklanış biçimini yeterli bulmadıkları ve proje çalışmalarını öğrenciye not verme aracı olarak gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenleri proje görevleri hakkında bilinçli ve olumlu davranışlar kazandırmaya motive eden eğitim etkinliklerine gerek duyulduğundan öğretmenlerin ve eğitim araştırmacılarının bu konuya önem vermeleri gerekmektedir. Proje görevlerinde, öğrencilerin becerilerini geliştiren ve öğrendiklerini gerçek yaşamla ilişkilendirebilecekleri güncel temalar kullanılmalıdır. Proje görevi konuları öğrencilerde merak uyandırmalı ve onları araştırmaya yöneltmelidir. Verilen proje görevleri ile öğrencilerde uygulama düzeyinde yeni öğretiler oluşturulmalı ve öğrencilerin akademik başarılarına da katkı sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Matematik öğretimi, ölçme değerlendirme, proje görevleri

Eğitim programlarıMatematikMatematik dersi+6
Hayriye Şahin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye merkezli STK'lar tarafından Afrikada yapılan insani yardımların etkinliği ve su kuyusu projelerinin sürdürülebilirliği üzerine bir inceleme

Bu makalede Türkiye merkezli Sivil Toplum Kuruluşlarının Afrika'ya yönelik yardımlarının sunmuş olduğu katkının düzeyi üzerinde durulmuştur. Afrika'daki kaynaklara erişimde yaşanan problemlere alternatif bir çözüm yolu olarak yürütülen insani yardımlar ve özel olarak su kuyusu projeleri incelenmiş, bu yardımların etkinliği ve sürdürülebilirliği değerlendirilmiştir. Bu projeler kamu ve Sivil Toplum Kuruluşları aracılığıyla bağışçılar tarafından finanse edilmekte olup, bağışçı memnuniyetini sağlamak için düşük bütçeli çalışmalarla kullanıma açılan birçok kuyunun, kısa süre sonra kullanılamaz hale geldiği tespit edilmiştir. Kuyu türlerine göre hizmet sürelerinin değiştiği, bakım ve onarım için verilen taahhütlerin gerçekçiliği tartışılmaktadır. Bağışçı ve destekçilerin manevi duygularının karşılandığı ancak ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının uzun vadede karşılanamadığı anlaşılmıştır. Kaynak israfının boyutunu ortaya koyan çalışmada, bağışçı bilincini artıracak politika önerileri sunulmuştur.

Afrika ülkeleriProjelerSivil toplum+6
Selman Yurteri
Ankara Social Science University · Bölge Çalışmaları Enstitüsü
2022
00

Related subjects