Bağlılık

Bu konu başlığı altında 244 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin, önemli yaşam olayları, algılanan sosyal destek ve okul bağlılığı açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin, cinsiyet, önemli yaşam olayları yaşama, algılanan sosyal destek ve okul bağlılığı açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeyleri, cinsiyet ve sınıf düzeyleri, cinsiyet ve önemli yaşam olayları yaşayıp yaşamamaları ve anne-baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından incelenmiştir. Ayrıca, ergenlerin aileden algıladıkları sosyal destek, arkadaşlarından algıladıkları sosyal destek ve öğretmenlerinden algıladıkları sosyal destek, cinsiyet, sınıf düzeyi ve önemli yaşam olayı yaşayıp yaşamama durumuna göre incelenmiştir. Araştırmada ayrıca, ergenlerin okul içsel bağlılık, okul ortamı bağlılık ve öğretmen bağlılık puanları, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre de incelenmiştir. Son olarak, bu çalışmada, ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin, cinsiyet, önemli yaşam olayları yaşayıp yaşamama, algılanan sosyal destek ve okul bağlılığı değişkenleri tarafından yordanması araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı olan ve Afyonkarahisar il merkezinde yer alan liselerde öğrenim gören 1022 lise öğrencisinden (533 kız, 489 erkek) oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği", "Algılanan Sosyal Destek Ölçeği", "Okul Bağlılığı Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, İki Yönlü ANOVA, Üç Yönlü ANOVA, Tek Yönlü ANOVA ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını bulmak için Scheffe Çoklu Karşılaştırma testi gerçekleştirilmiştir. Korelasyon katsayısı ve hiyerarşik regresyon analizi de yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, kızların psikolojik sağlamlık düzeylerinin erkeklere göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu; önemli yaşam olayları yaşayan ergenlerin, önemli yaşam olayları yaşamayan ergenlere göre psikolojik sağlamlık düzeylerinin anlamlı olarak düşük olduğu; ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin, anne ve baba eğitim düzeyine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı anlaşılmıştır. Ergenlerin algıladıkları sosyal destek düzeyi incelendiğinde ise, kızlarda ve erkeklerde aileden algılanan sosyal destek puan ortalamasının en düşük olduğu grubun 11. sınıfta öğrenim gören ve önemli bir yaşam olayı yaşayan öğrenciler olduğu; kızlarda arkadaşlardan ve öğretmenden algılanan sosyal destek puan ortalamasının en düşük olduğu grubun 11. sınıfta öğrenim gören ve önemli bir yaşam olayı yaşayan öğrenciler olduğu bulunmuştur. Ergenlerin okul bağlılık düzeyleri incelendiğinde, kızların okul içsel bağlılık puanlarının erkeklere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu; dokuzuncu ve onuncu sınıftaki kızların okul ortamı bağlılığının, diğer sınıflardaki kızlardan daha yüksek düzeyde olduğu; dokuzuncu ve onuncu sınıf öğrencisi kızların erkeklere göre daha yüksek öğretmen bağlılığı puanları olduğu anlaşılmıştır. Son olarak, algılanan sosyal destek ve okul bağlılığının, ergenlerde psikolojik sağlamlığın anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda, toplam varyansın % 33'ü algılanan sosyal destek, % 4'ü okul bağlılığı tarafından açıklanmıştır. Diğer yandan, cinsiyetin ve önemli yaşam olayları yaşamanın ise ergen psikolojik sağlamlık düzeyini yordamadığı görülmüştür. Anahtar sözcükler: Algılanan sosyal destek, ergenlik, okul bağlılığı, önemli yaşamolayları, psikolojik sağlamlık

Algılanan sosyal destekBağlılıkErgenler+7
Özden Turgut
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The relationship between leadership styles and organizational commitment among employees of ngos working in the Ethiopian-Somali region

The present study investigates the relationship between leadership styles and organizational commitment among employees working at NGOs in the Ethiopian Somali Region. An explanatory sequential mixed method has been used to disclose the dominant style and corresponding employees' organizational commitments. The responses from quantitative survey of 136 employees and supervisors working in 17 different NGOs and in-depth interviews held with 7 leaders have been used to illustrate results. The quantitative data were analyzed by using the SPSS 21 version software. Summaries of demographic characteristics and descriptive states of main variables of the study were obtained and then presented. Moreover, the researcher examined the directions and strengths the association among the study variables through correlation analyses with leadership styles representing the independent variables and employees' organizational commitment as a dependent variable. The qualitative data were examined through content analyses of the responses provided by the participants of the in-depth interviews and results obtained thereafter were presented in the form of direct quotation and explanatory interpretations. Employees in these organizations tend to perceive that their respective leaders were displaying more of transactional and laissez-faire than transformational behaviors. The preponderance of evidences from both quantitative survey and qualitative in-depth interviews establish the connection between the leadership styles and organizational commitment among employees working in these NGOs. Keywords: Transactional, transformational, laissez-faire leadership styles, employees' organizational commitments, NGOs, Ethiopian-Somali region.

CommitmentEthiopiaNon-profit organizations+4
Abdirahman Ahmed Hassan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Endüstriyel pazarlarda ilişki kalitesinin öncülleri ve ardılları

Bir ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynayan endüstriyel pazarlar, uzun vadeli ve kaliteli ilişkilerin tercih edildiği pazar türlerinden biridir. Endüstriyel pazarlarda alıcı ve satıcı arasında uzun dönemli olması istenen ilişkilerin kalitesine etki eden öncüllerin belirlenerek, bu ilişki kalitesinin ardıllarının ortaya çıkarılması, bu çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Güven, hizmet kalitesi, firma itibarı ve benzerlik kavramlarının ilişki kalitesi üzerine etkisi incelenmiş ve ilişki kalitesinin bağlılığa neden olup olmadığı araştırılmıştır. Bu değişkenlerin ayrıca, bağlılık üzerine dolaylı etkileri de analiz edilmiştir. Kişiler arasındaki benzerliğin, endüstriyel pazarlarda kurulan ilişkinin kalitesine ve taraflar arasındaki bağlılığa etki edip etmediğini araştırmak amacıyla benzerlik değişkeninin etkisi özellikle araştırılmaya çalışılmıştır. Analizler sonucunda, benzerlik değişkeni ile ilişki kalitesi ve bağlılık arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yapılan analizler ile benzerlik değişkeni üç faktöre indirgenerek; iş anlayışı benzerliği, sosyal benzerlik ve entelektüel benzerlik adı altında incelenmiş ve bunlarla ilişki kalitesi ve bağlılık arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Güvenin ilişki kalitesi üzerine olumlu etkisi doğrulanırken, bağlılık ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Hizmet kalitesi ile itibar değişkenlerinin hem ilişki kalitesi hem bağlılık üzerine anlamlı bir etkilerinin olmadığı, ilişki kalitesi ile bağlılık arasında ise anlamlı ve güçlü bir ilişki olduğu ve ilişki kalitesinin bağlılığı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Endüstriyel Pazar, Güven, Hizmet Kalitesi, Firma itibarı, Benzerlik, İlişki Kalitesi, Bağlılık

AlıcılarBağlılıkEndüstriyel pazarlar+5
Canan Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisi

Turist rehberi; yerli ve yabancı turistlere yol gösteren, tur programı kapsamında ziyaret edilen yerler hakkında uygun dilde doğru bilgiler aktaran, ülke ya da bölge hakkında turistlerin en doğru şekilde sosyal, ekonomik ve kültürel izlenimler edinmesini sağlayan kişidir. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi mesleki bağlılık düzeylerinin yüksek, tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren eylemli (çalışma kartı bulunan) turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örneklemede orantılı dağıtım yöntemi ile belirlenen 370 eylemli turist rehberine yüzyüze ve internet ortamında (email ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla) anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi ile kurgulanan Yol Analizi AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda turist rehberlerinin mesleki bağlılık ve ekonomik kaygı düzeylerinin yüksek, tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin mesleki bağlılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü, tükenmişlik ile ekonomik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmüş, ekonomik kaygı düzeyinin mesleki bağlılık ve boyutlarından yalnızca devam bağlılığını düşük düzeyde pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki bağlılık, Tükenmişlik, Ekonomik kaygı,Türkiye

BağlılıkEkonomik durumEkonomik hayat+6
Duygu Yetgin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireysel etik değerlerin örgütsel bağlılık kapsamında whistleblowing (bilgi sızdırma) davranışı üzerindeki etkisi

Bu çalışmada her geçen gün önemi ve etkisi artan bireysel etik değerlerin, karşılaşılan etik ve/veya kanun dışı olayların ortaya çıkarılması olarak özetlenebilen whistleblowing davranışları üzerindeki etkisinin, çalışanların örgüte karşı duyduğu bağlılık ilişkisi bağlamında araştırma yapılmıştır. Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak bireysel etik, örgütsel bağlılık ve whistleblowing konularına ilişkin bilgi verilmiş ve daha sonra bu kapsamda uygulama yapılmıştır. Uygulama Ankara'da güvenlik sektöründe faaliyet gösteren bir örgütte anket yöntemi ile yapılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini, bireysel etik değerlerini, örgütsel bağlılık düzeylerini ve whistleblowing davranışlarını belirleyebilmek adına 4 bölümden oluşan 48 adet soru yöneltilmiştir. Yapılan araştırma sonucu elde edilen veriler istatistiksel olarak SPSS Statistics 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, bireysel etik değerlerin örgütsel bağlılık ile pozitif yönde doğrusal olarak ilişkili olduğu, bireysel etik değerlerin örgütsel bağlılığı anlamlı olarak etkilediği, bireysel etik değerlerin çalışanların whistleblowing davranışını anlamlı bir şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca örgütsel bağlılık ve whistleblowing'in ilişkili olduğu ve çalışanların örgütsel bağlılığa sahip olmaması durumunda, yine de bireysel etik değerlerin tek başına whistleblowing'i etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Bireysel etik , Örgütsel Bağlılık, Whistleblowing, Bilgi sızdırma İngilizce terimler: Individual ethics, Individual ethical values organizational commitment

Ahlaki değerlerBağlılıkBilgi sızıntısı+4
Berrak Deniz Çetinkaya
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurum kültürünün benimsenmesinin örgütsel bağlılık düzeyine olan rolünün değerlendirilmesi: Eskişehir ilinde bir özel okulda uygulama

Günümüz dünyasında her şey hızlı bir değişim yaşamaktadır. Bu değişim teknolojiden toplumsal hayata her alanda kendini göstermektedir. Özellikle küreselleşmenin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi yönetim sektöründe de yeni bakış açılarının gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Kurumların bu yeni dönemdeki yönetim anlayışlarının çekirdeğini "önce insan" felsefesi oluşturmuştur. Kurumlarına yüksek düzeyde bağlılık duyan çalışanlar kurumun işleyişine olumlu yönde katkıda bulunmaktadırlar. Bu bağlılığın yaratılmasında en önemli faktörlerden biri de kurum kültürünün çalışanlarca benimsenmesidir. Bu noktadan hareketle çalışmanın ilk bölümünde kurum kültürü ve örgütsel bağlılık kavramlarının derinlemesine incelenmesini içeren bir alanyazın taraması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulama kısmında ise kurum kültürünün benimsenmesinin örgütsel bağlılık düzeyine olan rolünün değerlendirilmesi amacıyla Eskişehir ilinde bir özel okulda çalışan 56 katılımcı ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; kurum kültürü benimsenme düzeyi arttıkça örgütsel bağlılık düzeyinde de artış olacağı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra uygulama yapılan kurumdaki kurum kültürü benimsenme düzeyi yüksek, örgütsel bağlılık düzeyleri ise ılımlı düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.

BağlılıkEskişehirEğitim kurumları+3
Yelsim Güldiken
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

GSM sektöründe müşteri tatminini etkileyen faktörler ve müşteri tatmininin müşteri bağlılığı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, GSM sektöründe müşteri tatmini ve bağlılığını etkileyen faktörlerin analiz edilmesine yönelik olarak yürütülmüştür. İşletmeler sahip oldukları mevcut müşterilerini korumak için çeşitli uygulama ve programlar geliştirmek ve yürütmek zorundadır. İşletmeler tarafından mevcut müşterileri elde tutmanın yeni müşteri kazanmaktan daha düşük maliyete neden olduğu iyi bir şekilde anlaşılmıştır. Bu yüzden, müşteri tatmini ve bağlılığına dayalı olarak işletmelerin iş ortaklarıyla özellikle müşterileriyle uzun dönemli ilişkiler inşa etmeleri gerekmektedir. Bu çerçevede, bu çalışma algılanan hizmet kalitesi, algılanan müşteri değeri, kurumsal imaj, müşteri güveni ve müşteri odaklılık gibi müşteri tatmini ve bağlılığını etkileyen bazı değişkenleri incelemektedir. Türkiye GSM sektörü bu çalışmaya yönelik seçilmiş ve veriler mobil uygulama ve hizmetlerden yararlanan müşterilerden toplanmıştır. Yapılandırılmış anket formu araştırma verilerinin elde edilmesi için kullanılmıştır. Araştırma ölçeklerinin geliştirilmesi sürecinde literatürde yer alan önceki çalışmalardan faydalanılmıştır. Araştırmanın örnek büyüklüğü güven aralığı düzeyine göre 664 birim olarak belirlenmiştir. Araştırmaya ilişkin veriler cronbach alfa, açıklayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri gibi tek ve çok değişkenli istatistiksel araçlar kullanılarak analiz edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar, tüm sonuçların pozitif olduğunu ve ilişkileri ifade eden hipotezlerin müşteri odaklılık dışında desteklendiğini göstermektedir. Algılanan hizmet kalitesi, algılanan müşteri değeri, kurumsal imaj ve müşteri güveni müşteri tatmini üzerinde pozitif etkilere sahiptir ve müşteri tatmini de müşteri bağlılığı üzerinde pozitif etkiye sahiptir. Bu çalışmanın sonuçları, müşterilerini korumak ve dinamik pazar şartlarının üstesinden gelebilmek için pazarlama programları yoluyla işletmelerin rekabetçilik, müşteri tatmini ve bağlılığını geliştirmeleri açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Müşteri Tatmini, Müşteri Bağlılığı, Algılanan Hizmet Kalitesi, Algılanan Müşteri Değeri, Müşteri Güveni, Müşteri Odaklılık, Kurumsal İmaj.

BağlılıkGSMGSM sektörü+4
Esra Baran
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğünde çalışan personelin duygusal bağlılıkları ve içsel motivasyon seviyeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

ÖZET KOÇOĞLU, İ. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde Çalışan Personelin Duygusal Bağlılıkları ve İçsel Motivasyon Seviyeleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2017. Bu çalışmanın amacı, bir kamu hizmet kurumu olan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde çalışanların duygusal bağlılıklarıyla içsel motivasyonları aralarındaki ilişkiyi incelemek ve her iki değişkenin kurum çalışanlarının demografik özelliklerine bağlı olarak değişip değişmediğini ortaya koymaktır. Örgütsel bağlılık bireylerin görev aldıkları organizasyonlara karşı kendilerini sorumlu ve ait hissetmeleri, çalıştıkları örgütlerin çıkarları doğrultusunda ve ortak amaç istikametinde tüm gayretlerini ortaya çıkaracak çalışmaları olarak tanımlanabilir. Motivasyon kavramı ise bireylerin herhangi bir dış etki olmaksızın, istek ve arzuları ile çaba sarf ederek bir şeyler yapmak istemeleridir. İçsel motivasyon ise, bireyin kendi becerilerini gösterme çabası olarak tanımlanabilir. Araştırmanın evrenini Gençli Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personel oluşturmaktadır. Bu çalışmada 2016 yılı içerisinde Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Kastamonu il merkezlerinde faaliyet gösteren Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan personel değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada örneklem alma yöntemine gidilmeyerek Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Kastamonu il merkezlerinde faaliyet gösteren toplam 526 çalışanın tamamına ulaşılmak hedeflenmiştir. Ancak araştırmaya katılmayı kabul etmeyen ve çeşitli sebeplerle kendilerine ulaşılamayan kurum çalışanları araştırma çemberinin dışında kalmıştır. Dolayısıyla araştırmaya katılmayı kabul eden 358 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu çalışma tanımlayıcı araştırma metodu ile yapılmıştır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Ağca ve Ertan (2008) tarafından geliştirilen "duygusal bağlılık" ve "içsel motivasyon" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearsonkorelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bir kamu kurumu olan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinin Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Kastamonu il müdürlüklerinde gerçekleştirilen bu araştırma ile örgütsel bağlılık ve içsel motivasyon arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya konulmuştur. Araştırma grubunun duygusal bağlılık ile içsel motivasyon kavramları arasında yüksek düzeyde, pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. Araştırma grubunun, içsel motivasyon düzeyi duygusal bağlılık düzeyini arttırmaktadır. Cinsiyet ve medeni durumun çalışanların duygusal bağlılıkları ve içsel motivasyonları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğunu belirlemek ile birlikte çalışanların duygusal bağlılık ve içsel motivasyonlarının yaşlarına, eğitim düzeylerine, şehirlerine, bölümlerine, unvanlarına, kıdemlerine ve iş deneyimlerine bağlı olarak değişmediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlılık, Duygusal Bağlılık, Motivasyon, İçsel Motivasyon.

BağlılıkDuygusal bağlılıkGençlik ve Spor İl Müdürlüğü+2
İsmail Koçoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel küçülme ve işgören davranışlarına etkisi üzerine bir araştırma

Günümüzün iş dünyasında, çok hızlı değişim ve artan rekabet, örgütler için hızlı karar verme ve değişen koşullara ayak uydurabilme yeteneğini gerekli kılmaktadır. İletişim sisteminin bilgi akış ve paylaşım sürecindeki sınırları ortadan kaldırarak küreselleşme olgusunu gündeme getirmesi, örgütleri ulusal ve uluslararası alanda yoğun rekabet koşulları ile karşı karşıya bırakmıştırKüreselleşmenin de etkisiyle her geçen gün küçülen dünyada ortak değerler oluşmakta ve bu ortak değerler doğrultusunda insan yaşamı şekillenmektedir. İşletmeler açısından da durum bu şekildedir. Ekonomik açıdan dünya yoğun bir bütünleşme süreci geçirmiş ve birbirine daha bağımlı hale gelmiştir. Dünyada ve ülkemizde özellikle kriz ve durgunluk dönemlerinde maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma isteğine bağlı olarak örgütlerin ilk başvurdukları uygulamaların başında örgütsel küçülme gelmektedir.Küçülme örgütler için değişim yönetiminin getirdiği alternatiflerden biridir. Küreselleşme sonucu doğan rekabet ortamı, ekonomik, yönetimsel, finansal, teknik etkenler örgütlerin küçülmesinde etkin rol oynamaktadır. İşletmeler için değişim stratejisi niteliğinde olan küçülme rekabet açısından üstünlük sağlamayı hedeflerler. İşletmenin karlılığındaki azalmanın önüne geçmek, rekabet gücünü arttırmak ve daha yüksek verim düzeylerine ulaşmak, küçülmenin öncelikli hedeflerinden olmakla beraber; müşteri gereksinim ve beklentilerine odaklanmak için de küçülme çoğu zaman gereklilik arz etmektedir. Örgütsel küçülme denilince akla gelen ilk uygulamalardan biri işgören çıkarmadır. Değişimin artan gücü milyonlarca insanın işini kaybetmesine veya muhafaza edebilenlerin de her an bu korku ile yaşamalarına neden olmaktadır. Özellikle Türkiye ekonomik koşullarında örgütler için en büyük maliyet kalemlerinden biri de işgücü maliyetidir.Türkiye de örgütsel küçülmeden özelikle işgörenlerin etkilendiği varsayımından hareketle, işe devam eden ve işten ayrılan işgören üzerinde önemli sonuçları olduğu söylenebilir. Bu nedenle araştırmada örgütsel küçülme strateji ve yöntemlerinin çeşitleri, örgütsel küçülmeye işgörenlerin verdiği tepkiler ve insan kaynakları yönetiminin süreçteki önemi üzerinde durulmuştur.

BağlılıkKrizKüçülme+4
Nurgül Seç
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Değişim sürecinde örgütsel bağlılığı etkileyen faktörlerin incelenmesi: Bir uygulama

Değişimler örgütün temel faktörü olan insanın örgütsel bağlılığını, değişimin yönetimine göre farklı şekillerde etkiler. Değişimlerin insan faktörünün örgüte bağlılığını yükseltecek, devam ya da normatif bağlılığı, duygusal bir bağlılığa dönüştürerek, nitelikli bireylerle örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesi için daha uzun müddet birlikteliği sağlayacak şekilde yönetilmesi gerekir. Aksi halde değişim, bireylerin örgütsel bağlılığını olumsuz olarak etkiler, bireylerin direnç göstermelerine daha da ötesi örgütten kopmalarına neden olur.Örgütlerin en önemli yönetsel amaçlarından biri, yüksek oranda örgütsel bağlılığa ulaşmaktır. Örgütsel bağlılığı yüksek olan bireylerin, bağlılığı olmayan bireylere göre, örgüte ve üretime katılımları da yüksek olmakta ve örgüt içerisinde daha iyi bir performans gösterdikleri görülmektedir. Ayrıca örgütsel bağlılığı yüksek olan bireyler, örgütün diğer üyeleri ile iyi ilişkiler kurmakta ve tatmin düzeyleri daha yüksek olmaktadır. Bu nedenle, çalışanların örgütsel bağlılığını tespit edebilmek örgütler için çok önemli kabul edilmektedirDeğişim sürecinde bireylerin örgütsel bağlılıklarının yükseltilmesi için değişimin gerekçelerinin bireylere anlatılması, fikirlerinin alınması, açık olunması ya da onların da değişim sürecine katılmalarının sağlanması çok önemlidir.Değişim sürecinde örgütsel bağlılığın seramik sektöründe araştırıldığı bu çalışma, Eskişehir ve Bilecik illeri örnekleminde gerçekleştirilmiş ve bu illerde seramik sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıkları değişim orijininde araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Değişim, Değişim Süreci, Faktör, Örgüt, Örgütsel Bağlılık.

BağlılıkDeğişimÖrgütsel bağlılık+1
Tacettin Bayır
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kariyer yönetiminin örgütsel bağlılığa etkisi: Otomotiv sektöründe bir uygulama

Son yıllarda teknolojik gelişmeler dünyada son derece büyük bir hıza sahip olsalar da, örgütlerdeki insan kaynaklarıyla ikame edilebilmeleri asla mümkün olamamaktadır. Örgütlerde, insan kaynakları dışındaki bütün kaynaklar satın alınabilmekte, ikame edilebilmekte ve farklı yollara ve yöntemlere başvurularak elde edilebilmektedir. Buna karşılık örgütlerde en zor ve en pahalı elde edilebilen tek kaynak günümüzde insan kaynağı olmaktadır. Örgütlerin değişen dünyaya ayak uydurabilmesi için iş görenlerle olan mevcut ilişkilerini iş görenleri örgütte tutacak şekilde yeniden yapılandırması gerekmektedir. Örgüt-iş gören ilişkisi sonucunda oluşan örgütsel bağlılık, iş görenin çalıştığı örgüte karşı hissettiği bağın gücünü ifade etmektedir. Bu nedenle iş görenlerin yaptıkları işten ve çalıştıkları örgütten memnun olmalarını sağlamak, artık örgütler tarafından mal ve/veya hizmet üretmek kadar önemli görülmektedir. Çünkü örgütsel bağlılık duygusunun örgütsel performansı pozitif yönde etkilediğine inanılmaktadır.Bu çalışmamızda kariyer yönetim uygulamalarının örgütsel bağlılık ile ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde kariyer yönetimi ve kariyer planlaması kavramları; ikinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı açıklanarak kariyer yönetimi ve örgütsel bağlılık ilişkisi incelenmiş ve bu alanlarda yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; literatür taraması sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda Sakarya ve Kocaeli merkezinde bulunan özel sektörde faaliyet gösteren otomotiv firmalarında anket tekniği kullanılarak uygulama yapılmıştır. Söz konusu anket formlarından elde edilen veriler bilgisayar aracılığıyla ?SPSS for Windows 16.0? programına kaydedilmiş olup istatistiksel analizler sonucu elde edilen verilerle kariyer yönetim uygulamaları- örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelenmiştir.

BağlılıkKariyerKariyer yönetimi+7
Emine Ok
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinin belirlenmesine yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın amacı; işletmelerde uygulanan 360 derece performans değerleme sisteminin işgörenlerin örgütsel bağlılığa olan etkisinin hangi yönde olduğunu belirlenmesidir. Performansın değerlendirilmesinde geleneksel yöntemlerden farklı olan 360 derece performans değerleme sistemi çoklu değerlendirmeyi ve geri bildirim verilmesini öngörmektedir. İşgörenlerin çalıştıkları kuruma güçlü bir aidiyet duygusu hissetmeleri ise örgütsel bağlılığı ifade etmektedir. 360 derece performans değerleme sistemi ve örgütsel bağlılık bu tezin ana konusunu oluşturmaktadır.Bu bağlamda birinci bölümde; performans değerleme ve performans değerleme yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölümde 360 derece performans değerleme sistemi ise ayrıntılı olarak incelenmiş, hazırlık ve uygulama aşamaları, geri bildirim çeşitleri ve geri bildirim verme yöntemleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde; örgütsel bağlılık yaklaşımları, örgütsel bağlılığı etkileyen faktörlerin neler olduğu incelenmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılığın sonuçları hakkında literatürde yer alan bilgilere yer verilmiştir ve 360 derece performans değerleme sistemi ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise 360 derece performans değerleme sisteminin uygulandığı dört farklı işletmede 110 kişi üzerinde yapılan anket çalışmasının yorumları yer almaktadır. Anketin ilk bölümünde demografik değişkenlere ait sorular, ikinci bölümünde ise 360 derece performans değerleme sistemi ve örgütsel bağlılığa ilişkin sorular bulunmaktadır. Anket sorularında 5'li likert tipi ölçek kullanılmıştır. Anket verilerinin analizinde SPSS for windows 13.0 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Anket verilerinin analizinde anova, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar literatür taraması yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda yorumlanmıştır ve 360 derece performans değerleme sisteminin örgüte olan bağlılığı arttırdığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Performans Değerleme, 360 Derece Performans Değerleme Sistemi, Geri Bildirim, Örgütsel Bağlılık

360 derece performans değerleme sistemiBağlılıkLiderlik+4
Fatma Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşgören güçlendirmenin örgütsel bağlılığa etkisi ve bir uygulama

Sürekli değişimin yaşandığı ve yeniliklerin ortaya çıktığı günümüzde, örgütlerin birbirlerine üstünlük sağlamada rekabet avantajı olarak kullanabilecekleri işgören güçlendirme uygulamalarının önemi giderek artmaya başlamıştır. İşgörenin işi ile ilgili yetki ve sorumluluk alması, işle ilgili kararları kendisinin verebilmesi yani güçlendirilmesi ile örgütsel verimliliğin ve etkinliğin arttırılması amaçlanmaktadır. İşgören güçlendirme ve örgütsel bağlılık kavramlarının temelinde işgörenin işi ve örgütüyle özdeşleşerek, örgütün amaç ve hedefleri ile kendi amaç ve hedeflerini uyumlaştırması bulunmaktadır. İşgören güçlendirmenin örgütsel bağlılığı etkileyerek örgütsel başarı ve etkinliğin artacağı böylece hizmet kalitesinin yükselmesiyle birlikte rekabet üstünlüğünün sağlanacağı düşünülmektedir. Bu nedenle emek yoğun örgütler içerisinde yer alan sağlık örgütlerinde de işgören güçlendirme uygulamalarının varlığı ve örgütsel bağlılık ile ilişkisinin olup olmadığının tespiti önem kazanmaktadır.Bu kapsamda, gerçekleştirilen araştırmanın amacı, bir sağlık örgütü olan hastanelerdeki işgören güçlendirmenin örgütsel bağlılığa etkisinin belirlenebilmesidir. Bu amaçla, Eskişehir'deki bir üniversite hastanesindeki sağlık işgörenlerine uygulama yapılarak, işgören güçlendirmenin alt boyutlarının örgütsel bağlılığın alt boyutlarına etkisi ile işgören güçlendirmenin örgütsel bağlılığa etkisini belirlemeye yönelik araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda, işgören güçlendirmenin örgütsel bağlılık üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: İşgören Güçlendirme, Örgütsel Bağlılık

BağlılıkGüçlendirmeÇalışanlar+1
Özgür Tuğ
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobbingin örgütsel bağlılığa etkisi ve bir uygulama

Son yıllarda insan kaynakları ve yönetim organizasyon alanında yapılan çalışmaların büyükçe bir kısmı beşeri sermaye, yani insan üzerine odaklanmıştır. Bir işletme ya da kurum için en önemli bileşen olan beşeri sermayenin en verimli şekilde kullanılması için insan kaynaklarının da en etkin bir şekilde kullanılması gereklidir.İnsan kaynaklarının etkin kullanımında ise bireye yönelik çalışmaların önemi ön plana çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında örgütsel bağlılık, ekip çalışması, personel güçlendirme, örgüt kültürü, örgüt iklimi gibi pek çok kavram günümüzde literatüre girmiştir. Örgütsel bağlılık kavramı ise, bireyin çalıştığı işletme ya da kurumu ne derece benimsediğini gösteren önemli bir göstergedir.Yapılan bu çalışmada, iş yerinde psikolojik taciz olarak nitelendirilen ve günümüzde oldukça yeni bir kavram olan ?mobbing? kavramının örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bireylerin daha etkin ve daha verimli çalışabilmeleri için iş yeri ortamında öncelikle kendilerini güvende hissetmeleri şarttır. Bunun sağlanması için işyerinde psikolojik tacizin nedenlerinin ve etkilerinin incelenmesi önem arz etmektedir.

BağlılıkMobbingPsikolojik çatışma+3
Öznur Başak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş tatmini ve örgüte bağlılık arasındaki ilişkinin Antalya Levent Kimyada bir uygulaması

İş tatmini ve örgütsel bağlılık kavramları pek çok araştırmacının ilgisini çeken bir konu olmuştur. Küreselleşme ile birlikte sürekli değişen ve gelişen dünyada örgütlerin ayakta kalabilmesi için en büyük yardımcısı ?çalışan? faktörüdür. İş Tatmini ve Örgütsel Bağlılık kavramları birbiriyle paralel iki kavram olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu iki kavram her ne kadar birbirine benzer kavramlar gibi görünse de özünde farklılıkları olan kavramlardır.Bu çalışmada çalışanların işlerinden elde ettikleri iş tatmini ve örgütsel bağlılık kavramları arasındaki ilişkisi incelenmiştir. Bu kapsamda; birinci bölümde iş tatminin kavramsal çerçevesine, ikinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı ve örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin olumlu ve olumsuz sonuçlarına, üçüncü bölümde ise Levent Kimya AŞ'de iş tatmini ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik çalışanlar üzerinde yapılan anket araştırmasının bulgularına, yorumlarına ve araştırmayla ilgili sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma esnasında anket yöntemi kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Örgütsel bağlılık ilişkisi, Minnesota İş Tatmini Anketi, Levent Kimya Sanayi, Kimyasal Üretim Sektörü, İş gören.

BağlılıkKimya sektörüÖlçekler+2
Lale Gökalp
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütahya'da faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarında örgütsel iklimin örgütsel bağlılığa etkisi

Örgütü, belirli amaçlara ulaşmak için bir grup insanın bir araya gelerek oluşturdukları sistem olarak tanımlarız. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere iş görenlerin örgütlerde en önemli yeri oluşturduğu gerçeğidir. Son yıllarda özellikle iş görenlerin devrini azaltan, örgütün değerlerini kendi değerleri üzerinde tutan ve örgüt için daha fazla çaba sarf eden örgütler emsallerine göre daha fazla başarılı olmaktadır. Bu da örgütsel bağlılık kavramının öncelik gösterilmesi gereken faktörler arasında yer almasını sağlamaktadır. Örgütsel bağlılığı etkileyen en etkili faktörlerden biri örgütsel iklim olarak karşımıza çıkmaktadır. Örgüt iklimi temelde üyelerin örgütü benimseme derecelerine dayanmakta ve örgütü kuşatan atmosfer olarak tanımlanmaktadır.Bu çalışmanın 1. bölümünde örgütsel bağlılık, 2.bölümünde ise örgüt iklimi konularının literatür çalışması yapılmıştır. Son bölümde örgütsel iklimin ve örgütsel bağlılığa etkisi Kütahya'da faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarının personeli üzerinde yapılmış olan uygulamalı bir çalışmayla analiz edilerek elde edilen bulgular özetlenmektedir.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgüt Bağlılık, Örgütsel İklimi.

BağlılıkEğitim kurumlarıKütahya+5
Korhan Ağacık
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Performans değerleme sisteminin işe bağlılığa etkisi: Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir uygulama

İnsan yaşamında işte geçen zamanın önemi çok büyüktür. Düşünceler ve duygular bütünü olan insanın gününün büyük bir çoğunluğunu geçirdiği işiyle duygusal bir bağ kurması kaçınılmazdır. İşe bağlılık kavramıyla açıklanan bu olgunun bireyin işe karşı beklentilerine, işiyle ilgili hedeflerine, örgütün personele karşı tutumuna ve çalışanına sunduğu kendini gerçekleştirme fırsatlarına bağımlı olarak arttırması veya azaltması beklenir bir durumdur.Bir işletme için en önemli hedef ise optimum verimlilikte yüksek kalitede mal veya hizmet üretebilmektir. Bu noktada işletmeler için personellerinin verimliliği ve işe karşı tutumları büyük bir önem arz etmektedir. Ölçülemeyen yönetilemeyendir gerçeğinden hareketle işletmelerin işe ve çalışanına ait analizler yapması kaçınılmazdır. Günümüzde en çok uygulanan analiz yöntemlerinden biride performans değerleme uygulamalarıdır. Bu çalışmanın temel amacı işe bağlılık ile performans değerleme arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ayrıca işe bağlılığına etki eden psiko-sosyal faktörlerden ?içsel motivasyon?, ?çalışma değerleri?, ?başarı güdüsü? ve ?kontrol odağı? kavramları ve bireyin demografik özellikleri ile performans değerleme ve işe bağlılık arasındaki ilişkiyi ortaya koymak bir diğer amaçtır.Çalışmanın evreni Samsun eğitim araştırma hastanesinde çalışan 785 yardımcı sağlık personelidir. 5?li likert ölçeğine göre hazırlanan anket verileri SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 17.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda işe bağlılık ile performans değerleme arasında olumlu bir ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Performans, Performans Değerleme, İşe Bağlılık

BağlılıkHastane işletmeleriHastaneler+4
Seçkin Yağcı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cam tavan sendromunun örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini ölçmeye yönelik bir araştırma

Bu çalışmada, cam tavan sendromu ile örgütsel bağlılık konusu araştırılmış ve cam tavan kavramının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir uygulama yapılmıştır. Çalışmada, cam tavan kavramının örgütsel bağlılığın alt boyutları ile olan ilişkisi de incelenmiştir. Ayrıca bu boyutların demografik değişkenlerle arasında fark olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kütahya?da faaliyet gösteren iki özel işletmenin 46 kadın çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS paket programında analiz edilmiştir. Veriler frekans analizleri, güvenilirlilik testi, T-testi, ANOVA testi, korelasyon ve regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre cam tavan sendromuna maruz kalan çalışanın örgütsel bağlılık düzeyi azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Cam tavan, Örgütsel Bağlılık, Duygusal Bağlılık, Devam Bağlılığı, Normatif Bağlılık

Anova testiBağlılıkCam tavan sendromu+6
Dilek Özünlü
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin program okuryazarlık düzeyleri, program yönelimleri ve programa bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, öğretmenlerin öğretim programı okuryazarlık düzeyleri, program yönelimleri ve öğretim programına bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nicel araştırma modelinde ilişkisel desen temel alınmıştır. Araştırmanın evrenini, Gaziantep ilinde görev yapan öğretmenler, örneklemini ise evrenden seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 323 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Öğretim Programı Okuryazarlık Ölçeği, Program Yönelimleri Envanteri ve Öğretim Programına Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler üzerinde SPSS Paket Programı kullanılarak, betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü ANOVA, Pearson korelasyon analizi, basit ve çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmenlerin öğretim programı okuryazarlıkları ve programa bağlılıklarının yüksek düzeyde olduğu ve cinsiyet, hizmet yılı ve mezuniyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği, branş ve kademeye göre bazı alt boyutlarda ve bağlılığın genelinde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin program yönelimlerini sırasıyla insancıl, teknoloji, bilişsel süreçler, sosyal-yeniden yapılandırmacı ve akademik yönelim olarak benimsediği, cinsiyete göre sosyal-yeniden yapılandırmacı, mezuniyete göre akademik, branş ve kademeye göre akademik, bilişsel süreçler, sosyal-yeniden yapılandırmacı, insancıl ve teknoloji yönelimlerinde farklılaştığı ancak hizmet yılına göre anlamlı olarak farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Program okuryazarlığının, program yönelimleriyle ve programa bağlılıkla, program yönelimlerinin ise programa bağlılıkla orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı ilişkiye sahip olduğu, program okuryazarlığının %21, program yönelimlerinin %27 varyans açıklama oranıyla programa bağlılığı pozitif yönde anlamlı olarak yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

BağlılıkProgram okuryazarlığıProgram yönelimleri+4
Gökhan Yılmaz
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of workplace incivility on the creativity of employees

Research has continuously demonstrated that employees who experience incivility produce a wide array of deleterious results. Nevertheless, only a few studies have been conducted to examine those who have witnessed and experienced incivility. The current study aims to examine the relationship between incivility in the workplace and emotional exhaustion, employee creativity, and employee engagement at the Iraqi Ministry of Electricity. The current study has been carried out via a questionnaire distributed to a sample of 204 employees all of whom work in the mentioned ministry. The target population of the study included surrounding senior managers, middle managers, and administrative staff. The study findings showed that incivility in the workplace has a negative correlation with the creativity of employees and is positively associated with emotional exhaustion. Moreover, the study showed that there is no statistically significant relationship between workplace incivility and employee engagement. the finding of this study clarifies that the management must take into considered the issues regarding workplace incivility due to its serious impact on staff members and also, the entire ministry must help employees to be creative, experience less emotional exhaustion, and become more engaged in their workplace environment. In the final section, we discuss the study, conclusions, practical implications, recommendations, and future projects.

CommitmentIraqBurnout+6
Eqbal Mohammed Hasson Sultan Sultan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı demografik değişkenler ve anne baba tutumlarına göre madde bağımlısı bireylerin anne baba bağlılıkları ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı madde bağımlısı bireylerin anne babalarının tutumları ve anne baba bağlılıkları ilişkisinin farklı demoğrafik değişkenlere göre ilişkisini incelemektir.Araştırmanın evrenini; Adana ilinde Adana Emniyet Müdürlüğünce şüpheli olarak yakalanan Madde Bağımlısı bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma evreni ve örneklemini ise: 2006 ve 2007 yılları arasında uyuşturucu suçundan Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne getirilen 18 yaş üstü 1092 erkek ve 45 bayan olmak üzere toplam 1137 kişi ile Adana Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğüne getirilen 18 yaş altı 64 erkek ve 5 bayan olmak üzere toplam 69 şahıs ile olmak üzere toplamda 1206 kişi oluşturmaktadır. Araştırma, evreni temsil eden uyuşturucu kullananların arasından uygun örnekleme yöntemi ile çalışmaya gönüllü olarak katılan 157 erkek ve 19 bayan olmak üzere toplam 176 kişi ile yapılmıştır.Araştırmanın veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümü madde bağımlısı bireylerin kişisel bilgilerine ilişkin soruları kapsamaktadır. Araştırmanın ikinci bölümü ?Anne Baba Bağlılık Ölçeği (ABBÖ), üçüncü bölümünü ise Kuzgun ve Eldeleklioğlu (2005) tarafından geliştirilen ?Anne Baba Tutum ölçeği? nden oluşmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre;Araştırmada madde kullanan bireylerin yaşa ve eğitim durumuna göre anne baba bağlılık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur.Araştırma sonucunda yaş ve anne baba tutumunun anne baba bağlılık düzeyleri üzerindeki ortak etkisinin anlamlı olmadığı, cinsiyet ve anne baba tutumunun anne baba bağlılık düzeyleri üzerindeki ortak etkisinin anlamlı olmadığı ve yine eğitim durumu ve anne baba tutumunun anne baba bağlılık düzeyleri üzerindeki ortak etkisinin de anlamlı olmadığı bulunmuştur.Araştırma sonucuna göre, madde kullanan bireylerin anne baba tutumları ile anne baba bağlılığı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yine cinsiyete göre anne baba bağlılık düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.

BağlılıkMadde bağımlılığıNarkotikler+1
Hüseyin Gazi Kılıç
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim öğrencilerinde okul yaşam kalitesi algısının arkadaşlara bağlılık ve empatik sınıf atmosferi değişkenleriyle ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma ilköğretim öğrencilerinde okul yaşam kalitesi algısının arkadaşlara bağlılık ve empatik sınıf atmosferi değişkenleriyle ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evreni 2008?2009 Öğretim Yılında Adana ili merkez ilçelerindeki (Seyhan ve Yüreğir) ilköğretim okullarına devam eden altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Evrendeki ilköğretim okullarından alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyden olacak şekilde yansız küme örnekleme yoluyla üç okul belirlenmiş, bu okullardan da yine seçkisiz olarak birer şube seçilmiştir. Belirlenen bu üç okuldan seçilen üçer şubedeki öğrenciler araştırmanın örneklemini oluşturmuşlardır.Araştırmaya, alt sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 106, orta sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 112 ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan da 80 olmak üzere toplam 298 öğrenci katılmıştır.Bu araştırmada veriler üç farklı ölçme aracı kullanılarak toplanmıştır. Bunlar ?Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği? (OYKÖ) (Sarı, 2007), ?Empatik Sınıf Atmosferi Tutum Ölçeği? (ESATÖ) (Özbay ve Şahin, 1996, 2000) ve ?Arkadaş Bağlılığı Ölçeği? (ABÖ) (Hortaçsu ve Oral; Akt. Saçar, 2007)'dir.Verilerin analizinde SPSS 11.5 paket programı kullanılarak betimsel istatistikler incelenmiş, ayrıca bağımsız gruplar t testi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.Bulguların anlamlı olup olmadığının değerlendirilmesinde .05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Analizler yapılmadan önce örneklemin ?doğrusallık? ve ?normallik? sayıltılarını karşıladığı belirlenmiştirOYKÖ'den elde edilen bulgulara göre, Adana ili merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında okul yaşam kalitesi düzeyi hem toplam puanlar hem de alt boyutlar bazında ortalamanın üzerindedir ve öğrenciler, okullarındaki yaşam kalitesini olumlu algılamaktadırlar. Araştırma sonuçları üst sosyo-ekonomik düzey okullarındaki öğrencilerin okullarındaki yaşam kalitesini, alt ve orta sosyo-ekonomik düzeyden okullardaki öğrencilerden daha olumlu algıladıklarını göstermiştir.Araştırma sonuçları ilköğretim öğrencilerinde okul yaşam kalitesi algısının arkadaşlara bağlılık ve empatik sınıf atmosferi değişkenleriyle ilişkileri .01 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre en önemli yordayıcı değişken arkadaş bağlılığıdır. Yordayıcı değişkenlerin okul yaşam kalitesi algısı üzerindeki göreli önem sırası ise arkadaş bağlılığı ve empatik sınıf atmosferi şeklinde bulunmuştur.

ArkadaşlıkBağlılıkEmpati+7
Semra Bilgiç
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bireysel değerler ve örgütsel bağlılık düzeyi ilişkisi: Asker hastanesi çalışanları üzerinde bir inceleme

Hastaneler hizmet üreten örgütlerdir. Bütün örgütlerde olduğu gibi hastanelerinde iç ve dış müşterilerinin beklentilerini karşılamak ve örgütün başarısını artırmak için çalışanlarının bağlılığını yüksek seviyelerde tutması gerekmektedir. Çalışanların kritik durum ve olaylardaki tercihlerini göstermelerinde etkin güç olan bireysel değerlerin örgütsel bağlılığı artırmada göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Bu çalışmada, çalışanların bireysel değerleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma evreninin Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Asker Hastanesi çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada şu üç soruya cevap aranmıştır: 1) Asker hastanesi çalışanlarının bireysel değerleri ile örgütsel bağlılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki var mıdır? 2) Asker hastanesi çalışanlarının demografik özellikleri ile bireysel değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki var mıdır? 3) Asker hastanesi çalışanlarının demografik özellikleri ile örgütsel bağlılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki var mıdır?Araştırma sorularına cevap ararken, Schwartz'ın (1994a) bireysel değerleri ölçmek için geliştirdiği Schwartz Değer Envanteri ile Meyer ve Allen'in (1997) örgütsel bağlılık ölçekleri kullanılmıştır. Anket yöntemi ile 512 katılımcıdan toplanan verilerin istatistiksel yöntemlerle analizi yapılmış ve bu analizler neticesinde, geliştirilen 28 hipotez değerlendirilmiştir.Muhafazakâr değerlerle normatif ve duygusal bağlılık, kendini gerçekleştirme değerleri ile normatif ve duygusal bağlılık, güvenlik-evrensellik değerleri ile normatif bağlılık arasında ilişki bulunmuştur. Aynı zamanda; çalışanların cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, statü ve meslekleri ile bireysel değerleri arasında; yaş, eğitim durumu, statü, hiyerarşik konum ve mesleklerine bağlı olarak ile örgütsel bağlılıklarının da değiştiği belirlenmiştir.

AskeriAskeri hastanelerBağlılık+6
Buket Hüseyniklioğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki dilli olan ve olmayan öğrencilerde okul yaşam kalitesi algısı ve okula aidiyet duygusu ilişkisi

Bu çalışma, Adıyaman ilinde ilköğretim ikinci kademeye devam eden; iki dilli olan ve olmayan öğrencilerin, okul yaşam kalitesi algılarının ve okula aidiyet duygularının incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın evreni 2009 ? 2010 Öğretim Yılında Adıyaman ilindeki ilköğretim okullarına devam eden; ana dili Türkçe olan ve olmayan altıncı, yedinci ve sekizinci. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Örneklem ise, Gerger, Besni ve Tut ilçelerindeki 12 ilköğretim okuluna devam eden ve anadili Türkçe olan 563, iki dilli olan 477 olmak üzere toplam 1040 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (OYKÖ), Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği (OADÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler ile bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır.Ulaşılan bulgulara göre, ana dili Türkçe olmayan iki dilli öğrencilerde, OYKÖ alt ölçeklerine ait ortalamalar 3.01 ile 3.82 arasında iken, OYKÖ toplam puanlarına ait ortalama ise 3.46'dır. Ana dili Türkçe olan öğrenciler için hesaplanan aritmetik ortalamalar ise alt ölçekler bazında 2.83 ile 3.89 araında; OYKÖ toplam puanları için de 3.45'tir. Anadil değişkeni bakımından öğrencilerin OYKÖ alt ölçeklerinden Öğrenci-öğrenci iletişimi ve Okul yönetimi alt boyutlarında iki dilli öğrenciler lehine; Okula yönelik duygular ve Statü alt boyutlarında ise ana dili Türkçe olan öğrenciler lehine anlamlı farklar olduğu belirlenmiştir. OYKÖ puanlarında cinsiyet açısından kız öğrencilerin puanları lehine; anne-baba eğitim düzeyi açısından ise anne-babası ilkokul mezunu olan öğrencilerin puanları lehine anlamlı farklar olduğu görülmüştür.Araştırmada incelenen diğer değişken öğrencilerin okula aidiyet duygusudur. Bulgulara göre, her iki grubun aidiyet duygusu puanları ortalamanın üzerindedir. Araştırmada yapılan karşılaştırmalar sonucunda, OADÖ puanlarının, ana dili Türkçe olan öğrenciler lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı; cinsiyet bakımından ise kız öğrenciler lehine anlamlı farklar olduğu belirlenmiştir.Ayrıca anne-babası okula hiç gitmemiş olan öğrencilerin en düşük OADÖ puanlarına sahip olduğu ve OADÖ puanlarının diğer gruplar lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Bunun yanısıra, öğrencilerin ailesinin gelir düzeyine göre OADÖ puanlarında anlamlı farklar bulunduğu belirlenmiştir.Araştırmada ulaşılan diğer bir sonuç da okula aidiyet duygusu yüksek olan öğrencilerin OYKÖ'nün tüm boyutlarında daha yüksek ortalamalara sahip oldukları ve iki grubun ortalamaları arasındaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu şeklindedir. Ayrıca yapılan korelasyon analizinde, OYKÖ ve OADÖ puanları arasındaki ilişkilerin anlamlı olduğu belirlenmiştir. Bunun yanısıra, OADÖ puanlarının, OYKÖ puanlarındaki varyansın yüzde 33'ünü anlamlı bir şekilde açıkladığı ortaya çıkmıştır. Yordayıcı değişkenlerin okul yaşam kalitesi algıları üzerindeki göreli önem sırası Reddedilmişlik duygusu (.439) ve Okula aidiyet duygusu (.239) şeklindedir.Anahtar Kelimeler: Okul Yaşam Kalitesi (OYK), Okula Aidiyet Duygusu (OAD), İki Dilli Öğrenciler, Regresyon

Ait oluş sorunuBağlılıkKalite+7
Fatma Alaca
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00

İlgili konular