Fashion design
81 theses under this subject heading
Kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımı ile giysi tasarım modeli geliştirme
Araştırma, kadın kullanıcıların beklenti ve gereksinimleri kapsamında kullanıcı deneyimine dayalı tasarım odaklı düşünme yaklaşımıyla moda tasarımı alanında uygulanabilir süreç modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, Stanford d.school beş aşamalı tasarım odaklı düşünme modeli temel alınmış ve süreç kullanıcı odaklı bir anlayışla yürütülmüştür. Araştırmanın tasarım konusu kadın blazer ceketi olarak belirlenmiştir. Bu araştırma nitel araştırma desenlerinden olgubilim yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışma grubu amaçlı örnekleme tekniğiyle oluşturulmuş; belirlenen ölçütleri karşılayan 30 kadın kullanıcı araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışma grubu, iki farklı giyim stiline sahip kadın kullanıcılardan oluşmakta olup; G1 başörtüsü kullanmayan, G2 ise başörtüsü kullanan kadın kullanıcılar şeklinde yapılandırılmıştır. Her grupta 5 akademisyen, 5 avukat, 5 ofis çalışanı olmak üzere 15'er çalışan kadın bulunmaktadır. Veriler, çalışmanın alt amaçlarındaki aşamalara özgü hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla toplanmış; içerik analizi ve gömülü teori kullanılarak MAXQDA 2024 programında analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda her iki grup için özgün tasarımlar geliştirilmiştir. Lectra programında tasarımların kalıpları hazırlanmıştır. Kalıplar 3D CLO programına aktarılarak üç boyutlu sanal prototipleri oluşturulmuş ve kullanıcı değerlendirmeleri alınmıştır. Seçilen modeller üretilmiş ve kullanıcılar bu ürünleri görsel olarak yeniden değerlendirmiştir. Araştırmanın sonuçları, blazer ceketin kullanıcılar açısından hem fonksiyonel hem de mesleki kimlik, statü ve benlik temsilini destekleyen sembolik bir iletişim aracı olarak algılandığını göstermiştir. Her iki grupta konfor ve hareket kolaylığı temel fonksiyonel gereksinimler olarak öne çıkarken, beğeni ve tercih kriterlerinin kullanım bağlamı ve temsiliyet beklentilerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. G1 grubunda modülerlik, çok yönlü kullanım ve kombinlenebilirlik gibi fonksiyonel değerlerin; G2 grubunda mahremiyet, mesleki görünürlük, güç/özgüven algısı, netlik ve maskülen duruş gibi sembolik değerlerin ön plana çıktığı görülmüştür. Araştırmada geliştirilen kullanıcı odaklı süreç modeliyle kullanıcıların tasarım sürecine dahil edilmesi ve çoklu kullanıcı değerlendirmeleri, tasarım kararlarının kullanıcı beklentileriyle çoğunlukla örtüştüğünü ortaya koymuştur. Bu çerçevede çalışma, kullanıcı verilerinden beslenen, gömülü ihtiyaçları görünür kılan ve bu ihtiyaçları somut tasarım çözümlerine dönüştüren uygulanabilir ve tekrarlanabilir kullanıcı odaklı giysi tasarım süreç modeli sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tasarım Odaklı Düşünme, Kullanıcı Deneyimi, Kullanıcı Odaklı Yaklaşım, Moda Tasarımı, Blazer Ceket.
Maximalism and fashion
Maksimalizm sanat akımı, minimalizme tepki olarak 1980 yılında ortaya çıkmış bir sanat ve fikir akımıdır. Bu akımda, yalınlıktan uzaklaşılarak, yoğun, abartı ve karmaşıklığa yönelim olmuştur. Maksimalizm, seramik, resim, giyim modası, heykel, edebiyat, aksesuar modası, müzik gibi alanları etkisi altına almıştır. Araştırmada; akımın, giyim modası, aksesuar modası ve sanattaki yerinin yanı sıra, klasik sanat ve çağdaş sanat akımları, akımlarda yer alan dönem sanatçılarının ifade biçimleri ve sanatçıların yapıtlarından etkilenme durumu ile tasarım öğelerinden ölçü-oran, doku, aralık ve renk etkileri incelenmiştir. Ayrıca maksimalist eğilimde giysi, aksesuar tasarımı yapan moda tasarımcılarına ve tasarım örneklerine yer verilmiştir. Araştırma, uygulamaya yönelik hazırlanmıştır. Bu çerçevede, akımın "less is bore" felsefesi ve günümüz moda trendleri harmanlanarak, üç ayrı parçadan oluşan elbise tasarlanmıştır. Bu tasarımlardan bir tanesi seçilerek uygulamaya geçilmiştir. Araştırmada moda tasarımcıları ve markaların klasik sanat, çağdaş sanat akımlarından, akımlarda yer alan sanatçıların ifade biçimlerinden, sanatçıların yapıtlarından ve akımının özelliklerinden etkilendiği, aksesuar tasarımında, ölçü-oran arttırılarak abartıya gidildiği, giysi tasarımında ise, renklerin, karmaşık, yoğun doku ve fazla aralık olmayan desenler ile harmanlandığı sonucuna varılmıştır. Günümüzde de akım, giyim ve aksesuar tasarımında olduğu gibi, birçok alanda da etkisini sürdürmeye devam ettiği görülerek, ulaşılan sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Maksimalizm, moda tasarımcıları, sanatçılar.
Türkiye'de gelinlik tasarımı ve aksesuarlarının kültürlerarası gösterdiği farklılıklar üzerine bir inceleme
Türkiye coğrafyası geçmişten günümüze uzanan süreçte çok sayıda topluma ve medeniyete beşiklik etmiş, bunun sonucunda farklı kültürlerin birbirleri ile iletişim kurmasına ve kaynaşmasına, toplumsal yapıda yeni dinamiklerin oluşmasına ve gelişmesine olanak sağlamıştır. Bunun sonucunda günümüz Anadolu coğrafyasında Hitit ve Frigya kültürüne daha sonraki süreçte Doğu Roma Kültürü ile Bizans kültürünün etkilerine rastlamak son derece doğaldır. Sonraki yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı kültürü toplumsal yaşamı önemli ölçüde etkilemiş, yeni bir toplumsal kültürün ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Bununla birlikte, hiçbir kültür bir önceki kültürden bağımsız olarak gelişme göstermez. Her bir kültür önceki kültürlerden etkilendiği gibi kendisinden sonraki kültürleri de büyük ölçüde etkileyerek gelişmelerini sağlamıştır. Öte yandan, Anadolu coğrafyası üst kimliklerin yanı sıra farklı alt kültürlerin de varlığına imkân sağlamıştır. Etnik açıdan bakıldığında çok sayıda etnik grup ve kültürün bu topraklarda gelişimini sürdürdüğü görülebilmektedir. Diğer yandan bu etnik kültürler kendi varlıklarını her dönemde sürdürdükleri gibi, diğer kültürlerden de farklı düzeylerde etkilenmişler ve diğer kültürleri de aynı şekilde etkilemişlerdir. Toplumsal yaşamda gözlemlenen gelişmeler günlük yaşama ilişkin birçok faktörü etkileyebilmektedir. Bunlar arasında günlük alışkanlıklar, törenler, toplumsal ritüeller sayılabilmektedir. Bu kapsamda kültür kavramı toplumların ve grupların kıyafetlerine kadar etki edebilmektedir. Özellikle etnik grup ve yapıları kültürel açıdan bir arada tutan evlilik, bayramlar ve cenaze gibi törensel, nitelikli günlerde kullanılan kıyafetler, geçmiş ve içerisinde bulunulan dönemi yansıtabilmekte, bu grupların kültürlerinin bir göstergesi olabilmektedir.
1923-1950 yılları arası Cumhuriyet Dönemi kadın kıyafetleri
Cumhuriyet'in ilanıyla her alanda başlayan modernleşme, çağdaşlaşma hareketleri, kadının toplumsal statüsünün gelişimi ile birlikte kıyafetlerinde de değişikliklere sebep olmuştur. Bu araştırmada Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923-1950 yılları arası kadın kıyafetleri dönemlere ayrılarak incelenmiştir (1920, 1930 ve 1940'lı yıllar). Dünyada hala büyük ölçüde etkilerini gördüğümüz Batı (özellikle Paris) modasının, Türk kadını kıyafetlerine etkileri gözlenmiştir. Cumhuriyet Dönemi kadın kıyafetlerini incelemeye başladığımızda, kıyafetlerin, Atatürk devrimlerinden çok daha önce başlayan bir değişim hareketinin sonucunda modernleştiğini görüyoruz. Tanzimat'ın ilanıyla başlayıp, I. ve II. Meşrutiyet'in ilanıyla devam eden süreçteki, toplumsal gelişmeler, getirilen kanunlar ve yenilikler, Cumhuriyet kadınının kıyafetlerinin modernleşmesine zemin hazırlamıştır. Bu sebeple, Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet Dönemleri ve savaşın etkileri ile oluşan değişimler de incelenmiştir. Araştırma 1950 yılı ile sınırlandırılmıştır. Bu dönemde moda, savaşın getirdiği olumsuz sonuçlara bağlı olarak Paris etkisinden çıkıp, daha çok Amerika etkisine geçerek, değişimler göstermiştir. Aynı şekilde 1950'li yıllarda Türkiye'de çok partili döneme geçiş olmuş, sanayileşmenin de başlamasıyla, kıyafetler Cumhuriyet'in ilk yıllarına göre farklılaşmıştır. Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet, Osmanlı, Kadın Kıyafetleri, Moda, Modernleşme.
1980-2014 yıllarında modaya yön veren etkenler
Moda değişik anlamlar taşıyan yıllardan bugüne bilinen bir sözcüktür. Değişime direnemeyen disiplinler içinde en fazla değişim ve gelişme gösteren akımdır. Bugün hayranlık duyulan moda yarın eskimiş, yıpranmış ve unutulmuş olabilir. Moda, kendi içinde kendi sürümleri ile birbirlerini yok eden tek disiplin ve sonu gelmeyen bir süreçtir. Moda kelimesinin, yıllar içindeki gelişimine bakıldığında ilk olarak terziler, tasarımcılar ve modacıların birbirini takip ettiği görülür. Bu zaman diliminde moda anlayışı; tarih, sosyoloji, ekonomik fayda ve zararların incelenerek yorumlanmasını gerektirmektedir. Modayı oluşturan elemanları etkileyen birçok disiplin bulunmaktadır. Bunun başında sanat ve sanat akımları gelmektedir. Tarihsel süreç içerisinde sanatçılar, eserlerinde giyim kuşam ve modayı işlemiştirler. Bu eserler yüzyıllar sonrasına ışık tutmaktadır. Popüler kültürün 1980'li yıllarda yerleşmesi ve tüketim çılgınlılığının yayılması ile modanın çalışma alanı dünya çapında gelişme göstermiştir. Terzilerin artık can çekiştiği bir ortamda hazır giyim endüstrisi ivme kazanmıştır. Yetenekli moda tasarımcıları, Milano, Newyork, Paris ve İtalya'daki ünlü markalar tarafından transfer edilmişlerdir. Ünlü markalar ve modacılar, modanın gelişimini takip ederek, minimalist ya da modernist yaklaşımla tasarımları ile modaya yön vermişlerdir. Moda sosyal öğrenme yöntemi ile taklit edilmiştir. Ünlüler, sporcular ve 1990'lı yıllarda fenomen kelimesinin yaygınlaşması toplumların dikkatini çekmiştir. Yaşam tarzı ile taklit edilen fenomenler çoğalmış, giydikleri, modaya yön vermiştir. Moda 1990'lardan sonra kendini kesin hatlı çizgilerden kurtararak daha özgün ve farklı çizgilerde yolculuğuna başlamıştır. Geçmişin modası ile geleceğin tasarımları birleştirerek yeni tasarımlar oluşmuştur. 2000'li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde, teknoloji kullanımının yaygınlığı ile tüm gelişmeler takip edilmiş kopyalama ve taklit etme oldukça yaygınlaşmıştır. 2010 yılından sonra, piyasalarda orijinal patentli ürünlerin yanı sıra kopyaları da üretilmiş, moda ile ilgili bilgisayar yazılımları, akıllı iletişim kanallarının yazılım programları gelişmiştir. Uluslar arası bir pazar gelişmiştir. İyi olan kazanmaya başlamış, sokak modası gelişmiştir. Artık moda için sezonlar arasındaki süre kısalmış, aynı moda sezonu içinde başka sezon tasarımları da yer almaya başlamıştır. İnsanlar kendine yakışanı ve yaşadığı zaman diliminin ihtiyaçlarını esas alan en sağlıklı ve rahat giyimi tercih etmeye başlamışlardır. Moda sektörüne ilgi artmış, teknoloji ile ülkeler arasındaki giyim kuşam modaya dayalı farklılıkları yok olmaya başlamıştır. Bu farklılaşma bugün İran, Dubai ve Türkiye'de yaşayan insanların, çok benzer kıyafetleri tercih ettiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Moda, Yıllar, Yön, Etken
Minimalist sanat akımının geçmişten günümüze moda tasarımına yansıması
Minimalizm, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. 1960'lı yıllarda soyut dışavurumculuk akımına bir tepki olarak doğmuştur. 1910'lu yıllarda Kazimir Malevich beyaz zemin üstüne siyah bir kareden oluşan "Siyah Kare Sıfır Biçim" adlı resmi daha sonra minimalist sanatçılar tarafından temel alınmıştır. Akım öncelikle kendini heykel ve resim alanında geliştirmiştir, devamında moda tasarımını da içeren bir sürece dönüşmüştür. Sadelik ve nesnelliği öne çıkaran olgusuyla Minimalizm sanat ve tasarımı geçmişte olduğu gibi günümüzde de etkilemeyi sürdürmektedir. Minimalist sanat akımının geçmişten günümüze modaya yansımasını inceleyen bu tez çalışması, minimalizmin 20. yüzyıl başlangıcından itibaren bir tavır olarak ortaya çıkmasını ve bu tavrın moda dünyasını nasıl şekillendirdiğini konu edinmektedir. Çalışmanın temel hedefi minimalizmin sanat ve moda arasında kurduğu ilişkiyi ve iki noktanın birbirini nasıl etkilediğini göstermektedir. Sadelik üstünde duran minimalist akımın, çeşitli toplumsal sebeplerden dolayı modaya yansıması ve modanın minimalizmi etkileyiş biçimi olarak kullanması incelenirken, ünlü marka ve modacıların belli dönemlerde minimalizmi nasıl işlediği; minimalizmin kariyerlerine etkisi ve dünya görüşlerini nasıl şekillendirdiği gösterilmiştir. Minimalizmin tarihsel süreçte sanat ve moda arasında kurduğu bağlantıların gösterdiği çalışma, 1960'lı yılların öncü sanatçıları Kazimir Malevich, Carl Andre, Sol LeWitt, Robert Morris, Donald Judd, Dan Flavin, öncü modacıları Coco Gabrielle Chanel, Andre Courreges, Cristobal Balenciaga, Rei Kawakubo, Yves Saint Laurent, Pierre Cardin, Calvin Klein, Yohji Yamamoto iken 1990 sonrası modacılar Yi Fang Wan, Jil Sander, Michael Kors, Giorgio Armani ve Zoran Dobric'dır. Çalışma bölümlere ayrılmış ve dönemlerine uygunluk açısından sıralanmıştır.
Günümüz moda tasarımcısının bedensel engelli bireylere bakışı üzerine bir araştırma
Estetik duygusu ve güzel görünme isteği küçük yaşlardan itibaren her insanda gelişmeye başlar. Güzel görünmek uğruna insanlar tehlikeli diyetler, bedenlerine estetik ameliyatlar yaptırmaktadırlar. Giysilerini, güzel yerlerini ortaya çıkaracak şekilde seçmektedirler. Bu tanımlamanın dışında kalan engelli bireyler giysi tasarımlarında bir önceliğe sahip olmaları gerekirken; tam tersine, moda ve tekstil sektörünü elinde tutanlar tarafından ihmal edilmişlerdir. Bedensel engelli bireyler, engellilik durumları düşünülmeden, üretilen giysilerin içinden tercih yapmak zorunda bırakılmaktadırlar. Araştırma sürecinde bu durumun nedenlerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Modanın insanlar üzerindeki etkisi günümüzde herkes tarafından kabul edilmektedir. Bedensel engelli bireylerin giysilerinin modası, toplumlardaki engellilik kavramı ile ilgili olumsuz düşünceleri değiştirebilir. Giyim ile ilgili ihtiyaçlarımızı belirlemede etkili olan moda, hazır giyimin de ön koşuludur. Moda trendleri dikkate alınmadan üretilen hazır giyimler tüketiciler tarafından tercih edilmemektedir. Bedensel engelli bireylerin giysileri yakın zamana kadar moda tasarımcıların dikkatini çekmemiştir. Bu eksikliğin giderilmesi için bir an önce çalışmalara başlanması gerekir. Moda ve tekstil sektöründeki engelli giysileri ile ilgili çalışmalar, sadece bazı firmaların görme engelliler için hazırladığı etiketi okuma aparatları ve giysinin rengini tanıma teknolojileri ile sınırlıdır. Bedensel engelli bireylerin giyimlerinde hazır giyim tekstil sektörü oluşmadığı halde, bedensel engelli bireyler günlük giyimlerini hazır giyimden sağlamaktadır. Düğün ve benzeri özel günlerin haricindeki kıyafetlerinde özel dikimi tercih etmemektedirler. Bedensel engelli bireyler modaya ilgi duydukları halde ihtiyaçları neden karşılanmamaktadır. Bütün bu sorunlara araştırma sürecinde cevaplar aranmıştır. Bu çalışmada bedensel engelli bireylerin giysilerinin moda tasarım sektöründe neden yer almadığı araştırılarak günümüz moda tasarımcılarının bedensel engelli bireylerin giysi tasarımlarına bakışı ortaya konulmuştur. Moda tasarımcılarının bedensel engelli bireylerin giysi tasarımlarında kalıcı çözüm üretebilmeleri için yapılabilecekler araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Engelli giysi tasarımı, Engelsiz moda, Moda tasarımcı, Bedensel engelli giysileri.
Yönlendirici bir faktör olarak moda olgusunun hazır giyim sektörü üzerindeki etkisinin incelenmesi ve baskı desenlerini belirleyici bir faktör olarak trendler
Günümüz dünyansının en popüler olgularından birisi modadır. Moda; mimari, sanat, teknoloji gibi birçok alanı kapsayan bir olgu olmasına karşın günümüz dünyasında en çok giyim ile ilişkilendirilmiş bir kavram olarak karşımıza çıkar. En genel tanımıyla belli bir dönemdeki beğeni olarak ifade edebileceğimiz moda, günümüzde giyim ile eşanlamlı kullanılmaktadır. Moda; sosyolojik, teknolojik, ekonomik, psikolojik birçok faktörden etkilenmektedir. İnsanların çok eski dönemlerde olumsuz dış çevre faktörlerinden korunma amaçlı olarak başlayan örtünme olgusu uzun bir tarihsel süreç içerisinde tüm bu faktörlerden etkilenerek değişim ve gelişim göstermiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerin etkisiyle temelleri atılan hazır giyim sektöründe günümüzde gelinen son nokta ise hızlı moda olgusudur. Hızlı modada sezona bağlı değişimler ön plandadır ve üretim sezon bazında gerçekleştirilmektedir. Kitlelere yönelik seri üretimin yapıldığı hızlı modada sezon yapısının ön planda oluşu, çok hızlı bir dönüşüm sürecinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu değişime yön veren en önemli faktör ise trendlerdir. Bu doğrultuda çalışmada giyim ve moda ilişkisi üzerinde durulmuş, modayı etkileyen faktörler incelenmiş ve hazır giyim sektörünün gelişimi anlatılmıştır. Hazır giyim ve hızlı modada günümüzün popüler çıktıları olan baskı desenleri üzerinde durulmuş ve son dönem moda trendlerinin baskı desenlerine yansımaları incelenmiştir.
Geçmişten günümüze denim ve sürdürülebilir moda için değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze uzanan süre içinde denimin uğradığı değişimler ve sürdürülebilir moda içinde gelecek nesillere aktarılmasıdır. Bu doğrultuda, öncelikle denimin ortaya çıkışı ve günümüzdeki yeri açıklanmıştır. Artan arz ve talep doğrultusunda üretim ve tüketim çılgınlığının başlaması ile çevreye, doğaya ve insana olan zararları her geçen gün artmıştır. Bu endişe ile sürdürülebilir kavramı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı geniş olarak ele alınmış; organik üretim aşamaları ve moda içinde sürdürülebilirliğe olan etkilerine değinilmiştir. Özellikle organik denim üretim aşamaları; organik pamuk, organik yıkama ve boyama sürdürülebilir denim üretiminin olmazsa olmaz noktalarıdır. Bu aşamaların uygulanabilir hale gelmesi ve üretimde süreklilik arz etmesi için toplumun eğitim durumu, denimde öncü olan firmaların ve tasarımcıların tutumu ve doğal kaynakların yeterli olamayacağı korkusu etkili olmaktadır. Bu tezde ortaya çıkan sonuçlar, denim üretiminin sürdürülebilirlik sorunu ile bağlantılı olduğunu ve bu alanda elde edilecek başarıların bir bütün halinde çalışması ile gerçekleşebileceğini göstermektedir.
1970 sonrası teknolojik gelişmelerin moda ve tekstil sektörüne katkılarının araştırılması
Bu çalışmanın amacı, 1970 yılından sonra ortaya çıkan teknolojik gelişmelerin tekstil ve moda sektörüne katkılarını araştırmaktır. Bu kapsamda çalışmada öncelikle teknoloji, tekstil, moda ve tasarım kavramları açıklanmıştır. Sonra dünyada ve Türkiye'de tekstil sektörünün genel durumu incelenmiş ve sektörün tarihsel gelişimi kısaca anlatılmıştır. Ardından 1970 sonrasında ortaya çıkan teknolojik gelişmelerin tekstil ve moda sektörüne katkıları incelenerek, teknolojinin tekstil ve moda sektöründeki önemi açıklanmıştır. Son olarak teknolojik gelişmelerin moda tasarımına yansımalarına örnek olabilecek yenilikçi tasarım örnekleri incelenmiştir. Sonuç olarak 1970 sonrası ve özellikle de yirmi birinci yüz yıl itibariyle oraya çıkan teknolojik gelişmelerin tekstil ve moda sektörüne önemli katkılarının olduğu, bu katkılar sonucunda tekstil ürünlerini sadece örtünme gibi temel ihtiyaçları karşılayan ürünler olmaktan çıkarak çok fonksiyonlu ve günlük hayatı kolaylaştırıcı bir nitelik kazandığı söylenebilir. Çalışmada veri tabanları belgesel tarama tekniği ile taranarak ilgili kaynaklara ulaşılmış; bilgiler görsellerle desteklenmiştir.
Bireysel moda tasarımcıları ile kurumsal firmalarda çalışan moda tasarımcılarının koleksiyon oluşturma, geliştirme ve üretim aşamalarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Giyim insanın doğasında var olan korunma güdüsünün yanında güzel görünme, süslenme, bir gruba dâhil olma, kendini iyi ve güvenli hissetme, kişiliğini ortaya koymada rol oynayan en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Günümüzde insanların bu ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için bireysel moda tasarımcıları ile kurumsal firmalarda çalışan moda tasarımcıları çeşitli giysi tasarımları yaparak koleksiyonlarını oluşturmaktadır. Bu araştırma yapılırken hem bireysel moda tasarımcılarının, hem de kurumsal firmalarda çalışan moda tasarımcılarının koleksiyonlarını oluştururken ne gibi süreçlerden geçerek koleksiyonlarını oluşturdukları incelenmektedir. Koleksiyonlarını oluştururken esinlendikleri kaynaklar ve olaylar, esinlerini hangi yöntemlerle yansıttıkları, tasarımlarını yaparken ne gibi unsurları göz önünde bulundurdukları karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Koleksiyonlarını oluşturduktan sonra bu sürecin gelişimi ve ortaya çıkan ürünlerin üretim süreci de incelenmektedir. Bu incelemeler yapılırken hem sekiz bireysel moda tasarımcısı ile hem de kurumsal firmalarda çalışan sekiz moda tasarımcısı ile mülakatlar yapılarak araştırmanın içeriği hazırlanmıştır. Araştırmada bireysel moda tasarımcıları olarak Ahmet Baytar, Barbaros Şansal, Çiğdem Akın, Ezra Çetin, Gamze Saraçoğlu, Nihan Peker, Niyazi Erdoğan ve Yıldırım Mayruk ile mülakatlar yapılmıştır. Kurumsal firmalarda çalışmakta olan moda tasarımcıları olarak da Boyner'de Çağrı Öztürk, Boyner'de Demet Ateş, Colin's markasında Aysu Yavuz, George Hogg'da Tuğba Kaya, İpekyol'da Figen Uygun, Koton'da Aslıhan Akdemir, LC Waikiki'de Şirin Ezgi Yalın ve Pierre Cardin'de Hilal Uysal ile mülakatlar yapılmıştır. Yapılan mülakatlara ek olarak tasarımcılardan alınan görsel ve yazılı kaynaklar tez içeriğine dâhil edilmiştir. Araştırma sonucunda, bireysel moda tasarımcıları ile kurumsal firmalarda çalışan moda tasarımcılarının koleksiyon oluşturma, geliştirme ve üretim süreçleri arasındaki farklılıklar ortaya koyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tasarım, Tasarımcı, Koleksiyon, Bireysel Moda Tasarımcıları, Kurumsal Firmalarda Çalışan Moda Tasarımcıları, Koleksiyon Oluşturma Süreci, Koleksiyon Geliştirme Süreci, Koleksiyon Üretim Süreci
Giysi tasarımında geçmişe öykünme ve vintage giyim
Tekstil ve hazır giyim sektörü, özellikle 1980 sonrasında ihracata yönelik getirilen kalkınma politikası ile büyümeye başlayıp günümüze Türkiye'nin en büyük endüstri kollarından biri olarak gelmiştir. Ucuz pamuk ipliği imalatı, coğrafi konumun lojistik altyapılara elverişli olması, ürünlerin zamanında teslim edilmesi, üretimin yanında tasarım potansiyelinin de artması endüstrinin bu denli büyümesinin kanıtlarındandır. Ancak günümüzde Çin, Hindistan, Bangladeş gibi üretimin ve işçiliğin son derece ucuz olduğu ülkeler, Türkiye'nin rekabet gücünü zorlamaya başlamıştır. Bu gibi olumsuz durumlar karşısında Türkiye'nin katma değerli ürün oranlarını ve tasarım gücünü artırması kaçınılmaz olmuştur. Araştırmanın temel amacı, elde edilen verilerle giysi tasarımında geçmişe öykünme ve vintage giyim ile ilgili Katılım sağlayanların görüşlerinin ortaya konmasıdır. İfade edilen bu amaç doğrultusunda, Katılım sağlayanların vintage giyimi tercih etme sıklığı, vintage giyim ürünlerini tercih etmede markanın önemli olup olmadığı ve vintage giyimi bütçe açısından uygun bulup bulmadığı ile demografik özellikleri arasındaki ilişki ortaya konacaktır. Anahtar kelimeler: Giyim Tasarımı, Geçmişe Eğilim, Vintage, Giyim
Ulusal ve uluslararası çerçevede eğitimli ve alaylı moda tasarımcılarını etkileyen çağdaş sanat akımları üzerine bir araştırma
Giyinmek, insanın en temel ihtiyaçlarının başında yer alır. Örtünme ihtiyacının dışında zamanla gelişen moda anlayışı ile kişinin farklı görünme, öznel olma isteklerinden doğan giyinme arzusunu karşılamak adına, moda tasarımcılarının farklı prensiplerden etkilendiği dallardan biri de sanattır. Moda tasarımcısı yarattığı eşsiz ve benzersiz tasarımı ile aynı zamanda sanatçı olarak görülmektedir. Sanat akımları çıktığı dönemlerde ve sonrasında birçok moda tasarımcısına ilham olmuştur. Bu araştırmada giysiyi bir sanat eseri niteliğinde ele alan moda tasarımcıları ve eserleri incelenmiştir. Araştırma, çağdaş sanat akımları ile sınırlandırılmıştır. Çağdaş sanat akımları ile modanın ilişkisine değinilmiştir. Çağdaş sanat akımları ile tasarımlarını sergileyen moda tasarımcılarına, moda tasarımcılarının eğitimleri ve eserlerine yer verilmiştir.
Sürdürülebilir modaya küresel bir yaklaşım
Üretim ve tüketim, insan neslinin devamlılığını sürdürebilmesi için dünya tarihinin her döneminde önemli bir rol oynamıştır. Sanayi Devrimi'nden sonra ortaya çıkan sürekli tüketimden beslenen insanlar ihtiyaçlarından çok kendi isteklerini tatmin etmek için tüketim yapmaya başlamışlardır. Bu sebeple, tüketim kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan çok psikolojik tatmin olarak değişime uğramıştır. Üretim ve tüketim çok hızlı bir şekilde gelişme gösterip büyümektedir. Büyümekle beraber ortaya çıkan bu artış dünyanın geleceğini tehdit etmektedir. Var olan kaynakların tüketimini arttırarak tükenme hızının da artışına yol açmıştır. Bu sorunlar dünyada yaşayan bütün canlıların hayatına olumsuz etkisini göstermekte, gelecekte yaşanabilir dünya için çeşitli önlemlerin alınmasını bize göstermektedir. Sürdürülebilirlik, üretkenlik ve çeşitliliğin devamı sağlanırken, daimi olabilme yeteneğini korumak olarak tanımlanır. Temel amacı, yaşam sürelerini uzatarak ürünlerin kaynaklarından azami ölçüde kullanmaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe hızlı tüketimin sebep olduğu sorunlara çözüm olarak; yaşadığımız çevreye zarar veren giysilerin üretimine, bu sektörde çalışan insanların haksızlıklara uğramasına, su ve enerji israfına, gereksiz yere yapılan alışverişe karşı bir adım olarak "sürdürülebilir moda" kavramı doğmuştur. Sürdürülebilir modayı inceleyen tez çalışması, sürdürülebilir modanın beraberinde geliştirdiği Ekolojik Moda, Hızlı Moda, Yavaş Moda, Geri Dönüşüm kavramlarını, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin sürdürülebilir modaya karşı tutumunu ve sürdürülebilir bir yaşam için eğitim ve çözüm önerilerini konu edinmektedir.
Giysi tasarımında fraktal geometrik boyut
Sanatın hemen her dalında doğa ve doğal oluşumlar, sanatçı için yönlendirici ve esin kaynağı olmuştur. Doğanın içinde barındırdığı düzensiz ve genellikle kırık geometrik formlar ise "fraktal geometrik formlar" olarak adlandırılmış ve birçok bilim insanı tarafından, bilimsel olarak ayrıntılı bir şekilde çalışılmıştır. Fraktal geometrik formlar özellikle giysi tasarımında ünlü tasarımcılar tarafından oluşturulan sanatsal modellerde de izlenebilmektedir. Modanın tarihçesi izlendiğinde, asal formların antik medeniyetlerden başlayarak günün gereksinimleri ve iklim koşullarına bağlı olarak oluşturulduğu görülmektedir. Fraktal geometrik formlar ve bu geometrik sistemin alt açılımları, bu dönemlerden başlamak kaydıyla sanatın farklı dallarında ve giysi tasarımında kullanılmıştır. Çalışmada fraktal geometrinin anlamı, tarihsel gelişim süreci ve fraktallerin niteliklerinden bahisle, simetri kavramı, geometrik cisimler, Altın Oran ve Fibonacci gibi matematiksel çözümlemelerden de yararlanılarak doğanın geometrisi irdelenmiş ve giysi tasarımında kullanımının örnekleri verilmiştir. Konuyu içeren çağdaş giysi tasarımları, yüzey çalışmaları, öneri giysi eskizleri ve uygulanmış bir tasarım örneği ile günümüzde Fraktal geometrinin kullanımını arttırmak ve gelecek kuşaklara kaynaklık etmek hedeflenmektedir.
Ülkemiz ayakkabı tasarım ve üretim sektöründe sürdürülebilirlik
Hava ve su kirliliği, toprak erozyonu, ormanların yok olması, küresel ısınma, atıklar, iklim krizi ve nüfus artışı etkisiyle, üretim ve tüketimin hızlı bir şekilde artış göstermesi dünyanın geleceğini olumsuz yönde etkilemektedir. Canlı yaşamında gerekli olan hava, su gibi doğal kaynaklar sonsuz olmamakla birlikte, sürdürülebilirliğin sağlanması adına, doğa ve insan arasındaki dengeyi sağlayabilmek önemli bir adım olacaktır. İklim ve ortam koşullarının etkisinden ayağı koruma amaçlı bir ihtiyaç olarak kullanılan ayakkabı üretiminde doğru malzeme seçimi, kaynakların kullanımının en aza indirgenmesi ve ürünün uzun ömürlü olması sürdürülebilirlik konusunda önemli bir yere sahiptir. Çalışma içeriğinde ayakkabı hakkında genel bilgiler, ayakkabı tasarım ve üretimi, üretimde yaygın olarak kullanılan malzemeler, ayak sağlığı ve ayakkabı, sürdürülebilirlik kavramı, gelişimi, sürdürülebilir malzemeler, örnek sürdürülebilir tasarımcı ve markalar ile ilgili bilgiler verilmiştir. Zorunlu ve yarı dayanıklı tüketim malı olan ayakkabı üretim sektöründe sürdürülebilirliğin tasarım ve üretim aşamasında önemi ve uygulanma durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmamıza gönüllülük esasına bağlı olarak görüşmeler yapılan firmaların; ayakkabı tasarım sürecinde sürdürülebilirlik farkındalığı, sürdürülebilir malzeme önceliği, üretim sürecinde sürdürülebilirlik, geri dönüşüm, tekrar kullanım ve atık değerlendirme konuları incelenmiştir. Sürdürülebilir malzemeler kullanarak, özgün tasarım ve üretimi yapılan örnek ayakkabılar tez içeriğinde yer almaktadır. Konuyla ilgili yapılan çalışmanın gelecek kuşaklara kaynak olması hedeflenmiştir.
Bauhaus akımının grafik tasarımına etkisi
Bu çalışmada Bauhaus düşüncesinin ve eğitim modelinin grafik tasarımı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın amacı ise, endüstrileşmenin gereksinimleri ve ülkelerin kendine özgü gerek ekonomik gerekse toplumsal yapısı üzerinde kurulan Bauhaus sisteminin grafik tasarımı üzerindeki etkilerinin irdelenmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaç kapsamında çalışmada öncelikle Bauhaus okulunun tarihsel gelişimi, Bauhaus ile ve amaçları, manifestosu, okulun dönemleri, atölyeleri ve son olarak da sanatçıları incelenmiştir. Daha sonrasında çalışmada grafik tasarım kavramı, tarihsel süreci ve gelişimi ve çeşitli modern sanat akımlarına yer verilmiştir. Araştırma sonucunda Bauhaus okullarının örnek alınması sonucunda kurulan akademilerden mezun olan öğrencilerin sanayi sektörü açısından faydalı oldukları, el sanatları ve moda tasarımı alanlarında önemli başarılar elde ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Jakarlı örme kumaşlar ve moda tarihinde kullanımı
Örme terimi "örme, örülerek yapılan" anlamına gelmektedir. Örme giysiler insanların, örtünme gereksinimiyle başlamış ve günümüze dek tüm kültürlerde, değişik zevklere ve işlevlere göre şekillenerek varlığını sürdürmüştür. Jakar örgü ise jakar mekanizmasına sahip makinelerden çıkarılan kumaşlardır. Tasarım, birden fazla disiplinin bir araya gelerek yeni bir yaratma süreci olarak ifade edilebilir. Bu tez çalışmasında jakarlı örme kumaşlar üzerine yeni tasarım fikirleri uygulanmıştır. Bu doğrultuda Prof. Dr. İsmet Çavuşoğlu'nun yapmış olduğu tablolardan esinlenerek tasarımlar gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda oluşturulan jakar örme tasarımlarında dikkat çekilmek istenen şey farklı yaratım süreçlerine girilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Literatür de jakar dokumalarla ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına karşın jakar örme tasarımlarıyla ilgili bilimsel çalışmalar oldukça sınırlı tutulmuştur. Hatta çağdaş sanat tablolarının jakar örme makinalarına aktarılarak bir tasarım süreciyle ilgili çalışmalar da sınırlı tutulmuştur. Bu çalışmanın özgün yönü jakar örme tasarımlarıyla ilgili literatüre katkı sunmasıdır. Anahtar Kelimeler: Jakar örme, tasarım, moda, tekstil
Diyarbakır'da hazır giyim sektöründe markalaşmanın moda ve tasarım çalışmaları açısından önemi
Moda ve tasarım; ABD, Avrupa, Çin gibi küresel ölçekli ülkelerin pazarda etki sahibi olduğu bir alandır. Bu ülkeler içerisinde gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye'nin hazır giyim ve tekstil sektöründe söz sahibi olduğu görülmektedir. Markalaşma ve moda anlamında Türkiye'nin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada yerel bir bölge olan Diyarbakır'da tekstil sektörüne yönelik durum ortaya konulmaya çalışılacaktır. Çalışmanın amaçları temel olarak Diyarbakır hazır giyim sektöründeki moda ve tasarım faaliyetlerinin durumunu öğrenmek, mevcut problemleri tespit etmek ve potansiyel dinamiklerini keşfetmektir. Bunlara ek olarak hazır giyim firmalarına ciddi anlamda değer katan markalaşma durumunu öğrenmek ve markalaşma için verilen teşviklerin yeterliliği katılımcılarla birlikte değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Diyarbakır'da yer alan ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren 9 adet markalaşmış firmanın sahipleri ile mülakat analizi gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda mülakat analizlerine ek olarak, Diyarbakır'ın makro durumunu değerlendirebilecek 2 adet röportaj yapılmıştır. Mülakat analizi sonucunda katılımcıların markalaşma eğiliminin olduğu tespit edilmiştir.Bu eğilimlerinin de en büyük sebebinin firmaların pazarda kalıcı ve belirgin yeredinmekile kurumsal olarak profesyonelliği arttırmak olduğu tespit edilmiştir. Ulaşılan bir diğer sonuç ise Diyarbakır'daki birçok firmanın moda ve tasarım faaliyetleri alanında tasarımcıların olmamasıdır. Bunun nedeni olarak tasarımcıların diğer illerden buraya gelmeyi tercih etmemesi ,ekonomik ve teknik anlamda yeterli bir zeminin olmaması olarak özetlenmiştir. Gerçekleştirilen röportajlarda ise yetişmiş insan kaynağının çok önemli olduğunu ve bunun gün geçtikçe Diyarbakır lehine arttığını vurgulamıştır. Son olarak firmaların finansal anlamda sıkıntı yaşadıklarını belirtmiş, verilen teşviklerin markalaşma ve tasarım alanlarında ilerlemek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hazır Giyim, Moda ve Tasarım, Markalaşma, Diyarbakır , DTİOSB
Türkiye'de açılan moda tasarımı eğitimi kursları ve hazır giyim sektörüne yansıması
Tekstil ve hazır giyim sektörü diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de gerek üretim ve istihdama katkısı, gerek ihracat yoluyla ekonomiye döviz kazandırması nedeniyle ekonominin lokomotif sektörü olma özelliğini taşımaktadır. Tekstil ve Hazır giyim sektörü tasarım, üretim ve benzeri tüm operasyonlarında en son teknolojileri kullanmakla beraber halen emek yoğun özelliğini korumaktadır. Türkiye'nin bu sektörde hedeflediği noktalara gelecekte ulaşabilmesi için, hızlı, dünyadaki moda- marka oluşturma eğilimlerini takip edebilen, teknolojiyi tanıyan ve kullanabilen; yaratıcılığını ortaya çıkarabilen yetenekli tasarımcıların yetişmesi gerekmektedir. Bu nedenle mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve bu alanda eğitim veren nitelikli kurum sayısı artırılırken, eğitim planlarının da sektörün ihtiyaçlarına paralel hazırlanması gerekmektedir. Kurslar Osmanlı döneminde Tanzimat'la birlikte giyimde modernleşmenin kapılarını halka açan, Cumhuriyet Türkiye'sinin giyim tarzını yeniden şekillendiren ve giyim sanayinin baş aktörleri olan kişileri yetiştirmişlerdir. Özellikle kadınlara meslek edindirmek ve terzi yetiştirmek üzere açılmış olan eğitim merkezleri zamanla teknik okullara dönüşmüş, moda tasarımı ise ayrı bir meslek olarak kabul görmüştür. Son dönemdeki kurslarda, işletmelerde yıllarca sürebilecek olan usta çırak ilişkisiyle kazanılacak mesleki eğitime tahammülü olmayan hazır giyim için, kısa sürede donanımlı insan yetiştirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada, Türk hazır giyim sektöründeki moda tasarımcısı ve tasarım eğitimi ihtiyacı üzerinde durulmuş; Türkiye'deki moda tasarım kursları ve hazır giyim sektörüne yansımaları incelenmiştir. Değerlendirmeler ışığında; kursların sektördeki acil eleman ihtiyacını, üniversitelerin mezun ettikleri kişilerin, sayısal anlamda yeterli olmaması sebebiyle oluşan insan gücü ihtiyacını, yetenekli fakat örgün moda tasarım eğitimine çeşitli sebeplerden ötürü katılamamış kişileri mesleğe kazandırarak karşıladığını gözlemledik. Kısa süreli kurslar profesyonellere mesleki gelişim anlamında katkıda bulunurken, uzun süreli kurslar üniversitelere yakın nitelikli eğitimler verebilmektedir. Ders programları ve sektörel anlamda deneyimli eğitimcilerin olması kursları daha verimli hale getirecektir. Okullardaki hantal yapının aksine, kursların daha hızlı güncellenebilmesi, günün ihtiyaçlarına göre yeni eğitimler oluşturabilmesi, sektör açısından büyük önem taşımaktadır.
Moda tasarımcısının sinema ile iş birliği: Jean Paul Gaultier'nin tasarım anlayışının film kostümlerine yansıması
Bu çalışma, moda tasarımcılarının kostümler aracılığıyla sinemayla olan iş birliğini ve özellikle de Jean Paul Gaultier'nin filmlere yansıyan tasarım anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Gaultier'nin ikonik tasarım özelliklerinin, film karakterlerinin kostümlerine nasıl yansıdığı gösterilmeye çalışılmıştır. Kostüm tasarımı; makyaj, dekor, ışık, mekan gibi filmlerin anlatım özelliklerini etkileyen unsurlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Filmlerde yer alan karakterlerin cinsiyeti, yaşı, psikolojisi, statüsü, mesleği ve yaşadığı dönem hakkında görsel bilgi veren kostüm film anlatısı içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Yönetmenlerin özgün ve estetik bir ifade dili yaratırken sanat akımlarından etkilenmeleri ve sanatçılarla ortak projeler yapmaları moda tasarımcıları ile ortak özellikleri olarak göze çarpmaktadır. Moda tasarımcılarının sinema ile iş birliğini, kostüm tasarımcılarından ayıran en önemli özellik, kendi koleksiyonlarını oluşturdukları moda tasarımı anlayışlarına bağlı kalarak tanınmalarını sağlayan stillerini kostüm tasarımlarına büyük ölçüde yansıtmaları olmuştur. Gaultier, Fransız sokak modası, cinsiyetlerin karışımı, uniseks, asi ve eğlence gibi olgulardan etkilenerek geniş kapsamlı fütürist tasarımlar gerçekleştirmektedir. Gaultier'nin, koleksiyonlarında görülen giysi, makyaj, saç tasarımı ve aksesuar gibi unsurların tasarım özelliklerini, kostüm tasarımlarına yansıtması dikkat çekicidir. Özellikle koleksiyonlarında ikonik hale gelmiş "konik korse" ve "çizgili denizci kazağı" filmlerde belirgin bir şekilde ön plana çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Moda Tasarımcısı, Sanat, Kostüm Tasarımı, Sinema.
2020-2021 COVID-19 pandemi dönemi'nin moda sektörü kadın giyim tasarımına, tedarik ve satın alma alışkanlıklarına etkileri
Dünya üzerinde ekonomi ve sağlık sektöründe yaşanan en büyük tahribatlardan biri olarak gösterilen Covid-19 pandemisinin tekstil ve moda sektöründe de oldukça büyük sorunlara yol açtığını söylemek mümkündür. Araştırma içerisinde; pandeminin tekstil sektörüne etkileri, 2020-2021 giysi modası - renk tercihleri, marka iletişimi - defile sunumları ve bireylerin pandemi sürecindeki satın alma alışkanlıkları değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında; pandemi döneminde hem bireysel hem de şirketler nezdinde dünya üzerindeki başta tekstil sektörü olmak üzere birçok sektörde ve toplumsal düzeyde üretim ve tüketim sistemlerinin sorgulandığı görülmüştür. İlk bir sene bireyler harcamalarında keyfi olanları eleyip daha çok ihtiyaç doğrultusunda alışveriş yapmaya yönelmişlerdir. Tekstil sektöründe pandeminin ilk 6 ayı üretim, perakende ve ihracat anlamında oldukça zor geçmiştir. Sonraki aylarda ise satış ve ihracat hacmi ikinci dalgaya kadar bir önceki yılın aynı ayına göre ivme kazanarak artış eğilimine girmiştir. İkinci dalga Covid-19 salgını ile düşüşler 2020 yılının ilk 6 aylık sürecine göre daha kısa süreli ve daha az oranlarda seyretmiştir. Bununla birlikte e-ticaret ve dijital dönüşüm hız kazanmış; markalar kapanan perakende mağazalarının boşluğunu çevirim-içi alışveriş platformlarında gerek kampanya gerekse çeşitli indirimler yaparak kapatmaya çalışmıştır. Pandemi döneminde yapılan anket ve araştırmaların çoğundan çıkan ana sonuç bireylerin yarısından fazlasının pandemi itibariyle internet üzerinden alışveriş yaptıklarını göstermektedir. 2020-2021 kadın giysi modasında sezonlara genel olarak bakıldığında; pandemi öncesi kurgulanmış olan 2020 İlkbahar/Yaz sezonu daha çok rahat giyim ürünleri ile ön plana çıkarken, pandemi döneminde tasarlanan 2020-2021 Sonbahar/Kış ve 2021 İlkbahar/Yaz sezonlarında rahat modellerin yanı sıra pandeminin yavaşlaması ve sokağa özlemden kaynaklı daha şık ve sokak stiline daha uygun trendlerin benimsendiği görülmüştür. Bu sonuç ile paralel şekilde tasarımlarda kullanılan kumaşların da sürecin ilk sezonunda daha spor ve esnek iken sonraki sezonlarda daha çeşitli bir nitelik kazandığını söylemek mümkündür. Renk tercihlerinde ise, genel olarak canlı renklerin kullanıldığı; bireyleri neşeli, dengeli ve huzurlu hissettiren renklerin moda haftalarına yansıdığı görülmektedir. Markalar pandemi sürecinde tüketiciler ile iletişimde değişikliklere gitmiş ve moda haftaları ve marka defileleri gibi önemli iletişim kanallarını dijitale taşımaya yönelmişlerdir. Kimi zaman film gösterimi veya defile video kaydı, kimi zaman reklam kampanyası, kimi zamansa tamamen dijital 3D programlar kullanılarak sunumlar gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Moda, Covid, Pandemi, Tasarım, Tedarik, Perakende
Modada değişen kadın imgesinde sosyal medyanın etkisi ve moda markalarının davranışları
Batı kültürlerinde, inşa edilmiş güzellik idealinin incelik üzerine merkezlendiği gözlenmektedir. Sosyal medya ve özellikle Instagram reklamcıların reklamları belirli hedef kitlelere ulaştırılması için kullanılan bir araç haline gelmiştir. Günümüzde ince ideali sosyal medya reklamları aracılığıyla pekiştirilmektedir. İnce idealinin içselleştirilmesinden kaynaklanan beden memnuniyetsizliği birçok sosyal kaygı problemi, anoreksiya ve bulumia gibi ölümcül sonuç veren yeme bozuklarına yol açtığı görülmektedir. 2012 yılında, moda markalarının kampanyalarında kullandığı geleneksel olarak çekici, ince, beyaz idealine karşı beden olumlama hareketi başlamıştır. Hareket yeni bir oluşumu temsil ettiği için konu ile ilgili çalışmalar çok az ya da kapsamlı değildir. Türkçe literatür taramalarında hareketin moda tasarım üzerinde etkilerinin henüz araştırılmadığı gözlenmiştir. Bu çalışmanın moda tasarımı alanında yapılan kadın ve beden olumlama çalışmalarına bir öncü olması amaçlanmıştır. Çalışmada hareketin ve sosyal medyanın moda markalarının tutumlarındaki değişimlerin araştırılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda seçilen moda markaları üç ana grupta incelenmiştir. İç giyim, dış giyim ve spor giyim grupları olmak üzere toplamda dokuz markanın beden olumlama üzerine başlattığı kampanyalar incelenmiştir. Hareket birçok markanın oluşumunun kökten değişmesine sebep vermiştir. Bazı markaların doğru kampanyalarla harekete olumlu bir katkı sağladığı ve farkındalık yarattığı gözlemlenmiştir. Büyüyen hareketten kâr elde etmek isteyen bazı moda markaları tarafından hareketin metalaştırıldığını görülmüştür.
1980 sonrası Türkiye'de spor giyimin gelişimi ve spor giysi tasarımında çağdaş yaklaşımlar
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 1980 ve sonrasındaki popüler kültürü, tüketim toplumunu, Türkiye'de ki gençlik kültürünü ve spor giyimin gelişimini, medya alanındaki gelişmeleri ele alarak bunların günlük yaşama etkilerini ve moda sektörüne etkilerini spor giyimin temeline dayandırarak spor giyim tarafından incelenmektedir. Ancak günümüzde ise spor giyimin ortaya çıkması ve spor yapmak ile kısıtlı olmayan kullanım şekilleri tasarımcılar tarafından ele alınmış, bilinen dışında yeni bir giyinme biçimi olarak tercih edilir hale gelmiştir. Odak noktası 1980 ve daha öncesinde spor giyim kavramının sadece insanlar tarafından ihtiyaç olarak tercih edildiği, bu yıllarda erkeklerin ata binme, avcılık, balık tutma gibi kırsal alanlarda yapılan aktivitelerde spor giyimi kullandıkları ya da spora giderken tercih ettikleri bir giyim tarzı olduğu görülmüştür. 1980 ve sonrasında popüler kültürün gelişimiyle beraber spor giyim yaygınlaşmıştır, tüketiciler medyanın gelişmesiyle beraber giyim davranışlarını taklit etmeye başlamış ve yeni giyim tarzlarını oluşturdukları görülmüştür. 1980'de yaşanan dönüşümlerle beraber ise spor giyim günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş ve günlük giyimi etkileyecek şekilde giyim davranışlarına dahil olmuştur. İnsanlar yalnızca spora giderken değil, günlük yaşamalarında rahat edebilmek için alışılagelmiş giysi tüketim biçimini ortaya koymuştur. Sporun günlük yaşama dahil olması ve spor giyimin ise amacı dışında modaya dönüşmesi günümüz tasarımcılar tarafından yeniden ele alınmış ve yeni giyim türlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.