Özel okullar
111 theses under this subject heading
Okul dışı eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi ve toplumun beklentisi(Ankara ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, okul dışı eğitim ihtiyaçlarının ortaya çıkış sebeplerinin ve okul dışı eğitim kurumlarından beklentilerin ne olduğunun tespit edilmesidir. Okul dışı eğitim ihtiyacının ve okul dışı eğitimden beklentilerin tespit edilebilmesi için mevcut sistemin eksikliklerinin, uygulamaya yönelik aksaklıklarının ve öğrencinin eksik kaldığı kısımların tespit edilmesinde karar verici olarak eğitimin temel paydaşlarından olan öğretmenlerin görüşleri önem arz etmektedir. Araştırmada yukarıda belirtilen amaç dâhilinde öğretmen görüşlerini saptamak için anket ve görüşme formları hazırlanmıştır. Anket örneklem gruba uygulanmış ve elde edilen veriler, araştırmanın amacı doğrultusunda nicel ve nitel veri analizi tekniklerinden faydalanılarak, uygun paket programlar yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin %55'i okul dışı eğitime ihtiyaç olduğunu , %62,3'ü ise merkezî sınavların kalkmasıyla okul dışı eğitime ihtiyaç olmayacağını belirtmiştir. Nicel ve nitel veri analizi sonuçlarına göre merkezi sınav sisteminin okul dışı eğitimde önemli bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte sınavların test tekniğiyle yapılması ve okullarda test tekniği eğitiminin yetersiz olması, okullarda yeterli sayıda deneme sınavı yapılmaması, ders tekrarlarının az olması, sınıfların kalabalık olması, müfredatın yoğun olması, okullardaki fiziksel ortamın yetersiz olması ve öğretmenlerin alan bilgilerinin yeterli olmaması gibi durumlar okul dışı eğitim ihtiyacını yükselten önemli sebepler olarak tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenler okul dışı eğitimden, kaliteli eğitim, kaliteli öğretmen, öğrencilerin yeteneklerine göre geliştirilmesi, öğrencilerin okul ile ilgili eksiklerinin giderilmesi, öğrencilerin temellerinin sağlamlaştırılması, öğretmenlerin her öğrenciye adil davranması, okul dışı eğitimin daha uygun fiyatlarla yapılması, öğrencilere kariyer ve iş imkânı sağlanması gibi beklentilerinin olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, okul dışı eğitim, öğretmen görüşleri
Öğrenen organizasyon modeli açısından özel okul işletmeciliğinin analizi
ÖZET Toplumların gelişmesinde ve kalkınmasında eğitim önemli bir göstergedir. Bu nedenle, eğitim devlet politikalarında önemli bir yere sahiptir. Toplum içinde yaşamı boyunca bireyler, formal ve informal çeşitli eğitim süreçlerinden geçerler. Devlet örgün ve yaygın eğitim olmak üzere eğitim faaliyetlerini düzenler. Birey kariyerinde devletin gözetiminde gerçekleşen eğitim sürecinin çok büyük etkisi vardır. Eğitimde en önemli işleve sahip olan kurum okuldur. İlköğretim, orta öğretim ve yükseköğretim genelde okul çatısı altında gerçekleşir. Okul, birey yaşamında ve kariyerinde önemli ve gerekli olan bilgi, beceri ve yetenekleri bireye kazandırır. Bu nedenle okulun niteliği ve etkin bir sisteme kavuşturulması önem kazanmaktadır. Özel okul işletmeliği yaptığı özverili çalışmalar ve öğrenciye kazandırıldığı başarılarla özel okul gerçeğini ortaya koymuştur. Özel okul işletmeciliğinin amacı, devletin eğitim faaliyetlerine destek olunması ve eğitim kalitesinin yükseltilmesi olarak belirtilmiştir. Ancak özel okullar devlet okullarıyla aynı müfredat çerçevesince işlevsel olarak aynı faaliyette bulunmalarına rağmen, serbest rekabet ortamında faaliyet gösteren bir işletme olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için kar sağlamak zorundadırlar. Özel okul işletmelerinin yaşamlarını sürdürebilmeleri için dolu kapasiteye ulaşmaları gerekir. Bunun için ise, okul imajının toplumda benimsenmesi ve basanlarının taktir edilmesi gerekmektedir. Özel okul işletmeciliğinin hem rekabet edilmesi hem de çekicilik olarak devlet okullarından ve rakiplerinden farlı özellikler bulunması ve dinamik bir yapıya sahip olması gerekmektedir. Öğrenen okul, paylaşılan bir vizyon ile ekip çalışmasına önem veren, yönetici-öğretmen-veli olarak öğrenen bir okul kültürü oluşturmayı, okulu ve başarıyı amaçlayan bir modeldir. Bu çalışmada öğrenen organizasyon modeli açısından özel okul işletmeciliği irdelenmiş ve özel okul işletmelerinde öğrenen organizasyon değerlerin varlığı ve potansiyeli analiz edilmiştir.
واقع مناهج اللغة العربية للمدارس الأهلية العربية في جيبوتي ومدى ملاءمتها للطلاب (المرحلة الإعدادية نموذجاً) دراسة وصفية
The purpose of this dissertation is to describe the reality of teaching the Arabic language in private schools in Djibouti, and the extent to which it achieves its objectives, highlighting the strengths and weaknesses, and presenting some proposals and solutions As for the scope of the study, it is determined by the book "My Eternal Language", which was presented by Saudi Arabia as a model for teaching Arabic to non-native speakers, and was approved by Djibouti's private schools. The importance of the study comes from the fact that it is a modern study that meets the urgent need to evaluate the teaching of the Arabic language in Djibouti. In order for the study to achieve its objectives, the researcher adopted the descriptive analytical approach that fits some of the study's questions and objectives, and the critical approach when describing the strengths and weaknesses of the approach, as well as the deductive in terms of presenting a vision to solve some problems and rectify deficiencies. The most important results of this study are the following: My Eternal Language"Lugati Alkhalidah" curriculum has many advantages, but it is criticized in several respects: the methods used in teaching Arabic at the preparatory stage in private Arabic schools in Djibouti, such as the method of presenting grammar, translation and recitation, are: not suitable for the needs and levels of students, and most school teachers Private Arabic uses old educational methods. Such as: the blackboard, chalk, books, and modern teaching aids are neglected, and private Arab schools lack modern buildings suitable for the density of segments of society wishing to learn the Arabic language, and the curriculum lacks an element of balance in the field of exercises and exercises, as they are many and boring, but in the field of dictation, the curriculum is weak and lacking. The subject of expression stimulates creativity, as well as the rest of the other subjects. This curriculum adopted in Djibouti does not reflect the culture of Djiboutian society, and therefore it needs development and reconsideration to link students with their culture and Arabic language
Erbil'deki özel universitelerde entelektüel sermayenin finansal karar verme üzerindeki rolü-Irak
The purpose of the study is to examine the role of intellectual capital on financial decision making in private universities in Erbil. In order to achieve this purpose, the sample of the study collected from participating 115 managers at 6 private universities locating in Erbil city in Iraq. The dependent variable of study is financial decision making. Independent variables are human capital, structural capital and customer capital which are dimensions of intellectual capital according to Stewart model. In the methodology part of the study, the importance of working by focusing on some of the questions, posing the relationship between the independent and dependent variables and the effectiveness have been determined. Accordingly, a conceptual model design of the study, and then produce two main hypotheses to test. This has been subjected to numerous statistical tests. The study results; the most notable one is the existence of the highest rank of importance of human capital among intellectual capital components, while the customer and structural capitals come second and third respectively. In addition, this result shows that the human, structural and customer capitals affect financial decision making in Erbil private universities.
Özel ve devlet okullarında çalışan branş öğretmenlerinin demografik değişkenlere bağlı olarak mesleki doyum ve anksiyete düzeylerinin karşılaştırılması
Çalışmanın amacı, özel ve devlet okullarında çalışan branş öğretmenlerin mesleki doyum ve anksiyete düzeylerini öncelikle kendi aralarındaki ilişkisini, ikinci aşamada da okul türüne göre değişimini incelemek ve karşılaştırma yapmaktır. Bu araştırmaya Şanlıurfa Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 5 özel 5 devlet okulu olmak üzere toplam 10 okuldan 100 branş öğretmeni katıldı. Katılımcılara sosyodemografik veri, Mesleki Doyum Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği uygulandı. Araştırmada bağımsız değişkenler özel ve devlet okulunda çalışan branş öğretmenlerinin demografik değişkenleri (yaş, cinsiyet, iş tecrübesi, medeni durum), bağımlı değişkenler ise mesleki doyum ve anksiyete düzeyleridir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde Bağımsız İki Örneklem t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Tek Yönlü Varyans Analizi testinde anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki değişken arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD Post Hoc testi uygulanmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki için Pearson Korelasyonu kullanılmıştır. Analizlerde güven aralığı %95 (anlamlılık düzeyi 0,05 p<0,05) olarak belirlenmiştir.Yapılan istatiksel analizlerin sonucunda mesleki doyum ile anksiyete arasında anlamlı bir ilişki saptanmış, özel ve devlet okullarında çalışan öğretmenlerin anksiyete düzeyleri incelendiğinde anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Bulguların diğer değişkenlere göre detaylı analizi tablolarla yorumlanmıştır.
Resmi ve özel ortaöğretim okullarında kurumsallaşma
Bu çalışmanın amacı, resmi ve özel ortaöğretim okullarının kurumsallaşma düzeylerini incelemek ve bu okullarda kurumsallaşmaya ilişkin gerçekleştirilen uygulamaları, yaşanan sorunları ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen görüşlerine göre ortaya koymaktır. Bu araştırmada, nicel ve nitel metotların birlikte kullanıldığı yöntemlerden açımlayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinin Nizip, Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinin resmi ve özel ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel bölümünün örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında tabakalı örneklem yöntemine göre seçilen ve 50 ortaöğretim okulunda görev yapan 758 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın nicel verileri, Özgan (2011) tarafından geliştirilen "Okul Kurumsallaşma Ölçeği" (OKÖ) ile toplanmıştır. Okul Kurumsallaşma Ölçeği; kültürel güç, uzmanlaşma, sosyal sorumluluk, adapte olabilirlik, formalleşme ve tutarlılık olmak üzere altı boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunun çalışma grubunu belirlemede, amaçlı örnekleme çeşitlerinden biri olan aşırı veya aykırı durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, nicel verilerin toplandığı okullarda görev yapan 32 öğretmenden oluşmaktadır. Bu öğretmenlerden 16'sı kurumsallaşma düzeyi en düşük olan okullarda, 16'sı da kurumsallaşma düzeyi en yüksek olan okullarda görev yapmaktadır. Nitel veriler, resmi ve özel ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, parametrik analiz teknikleri; nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre resmi ortaöğretim okulları uzmanlaşma ve adapte olabilirlik boyutlarında orta düzeyde; kültürel güç, sosyal sorumluluk, formalleşme ve tutarlılık boyutlarında ise yüksek düzeyde kurumsallaşmıştır. Özel ortaöğretim okulları ise uzmanlaşma, sosyal sorumluluk ve adapte olabilirlik boyutlarında yüksek düzeyde; kültürel güç, formalleşme ve tutarlılık boyutlarında ise çok yüksek düzeyde kurumsallaşmıştır. Aynı zamanda tüm boyutlarda resmi ve özel ortaöğretim okullarının kurumsallaşma düzeyleri arasında özel ortaöğretim okulları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Resmi ve özel ortaöğretim okullarında; kurumsal ilke ve değerler oluşturma, paylaşılan bir vizyon geliştirme, takım çalışması yapma, kararları ortak alma, reklam ve tanıtım çalışmaları yapma, çalışmalarda yasal mevzuatı dikkate alma, sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirme, velilerle işbirliği sağlama, okul güvenliğini sağlama, personel gelişimini sağlama, kurumsal iletişim kanalları oluşturma, okul kuralları oluşturma, çalışmaları raporlama ve kurum içi denetim yapma gibi kurumsallaşma açısından önemli olan çeşitli uygulama ve çalışmaların yapıldığı tespit edilmiştir. Diğer yandan resmi ve özel ortaöğretim okullarının kurumsallaşmaya ilişkin en fazla yaşadıkları sorunlar ise; velilerin ilgisiz olması, yöneticilerin sık değişmesi, kurum içi çatışmalar, olumsuz öğrenci davranışları, öğretmenlerin mevzuat bilgisinin yetersiz olması, ödüllendirme yapılmaması, aşırı iş yükü, aşırı bürokrasi, görevlerin açık ve net olmaması ve karara katılımın sağlanmamasıdır. Araştırmada elde edilen sonuçlar ve katılımcıların çözüm önerileri dikkate alınarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Investigating the first year experiences of novice efl teachers in public and private schools
This study was carried out to investigate the experiences of the first year experiences of novice English teachers in public and private schools on a comparative and longitudinal basis. Since there is almost no literature comparing novice teachers working in private schools and most current studies focus on the first year experiences with the challenges of language teaching of novice teachers, this study- as we stressed above- aims to shed light on the first year experiences of novice English teachers depending on a comparative and longitudinal basis. Covering an educational year (2017-2018), the study was carried out through a case design with four participants, two of whom are from state schools, and the other two of whom are from private schools. The data collection tools of the study are reflective journals and interviews. The data for the study was collected on a longitudinal base and analyzed monthly. Necessary and important excerpts from novice teachers' experiences were investigated and coded. The coding pattern used in the study is the holistic one. The findings of the study revealed that the experiences and challenges of the novice teachers who were within their first year in profession were different to the extent that socio-economic conditions of the regions affected the schools and the pedagogical processes.
Liderlik tarzlarının özel okullarda çalışan öğretmenlerin iş tatminleri ve motivasyonları üzerindeki etkileri: Görgül bir araştırma
Motivasyon, çalışanların dolayısıyla da örgütlerin başarısını etkileyen en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Çalışanların motivasyonunu artırmada farklı faktörler söz konusu olmakla birlikte, liderlik tarzlarının motivasyona etkisi çeşitli çalışmalarda ortaya konulan bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarda liderlik tarzlarının motivasyon ile olan ilişkisinin farklı örneklemlerde ele alındığı görülmektedir. Benzer şekilde çalışanların işlerinden duydukları tatmin veya tatminsizlik düzeyleri de liderlik tarzlarına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir Literatürde dönüştürücü liderle çalışmanın iş tatmini ile pozitif ilişkisi olduğunu yer almaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye'de özel eğitim seköründe dönüştürücü, etkileşimci ve hizmetkar liderlik tarzlarının çalışanların motivasyonları ve iş tatminleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Böylece liderlik tarzları ile motivasyon ve iş tatmini arasında literatürde yer alan ilişkinin Türkiye'de özel eğitim sektörü örnekleminde test edilerek literatüre katkı sağlanması da hedeflenmiştir. Liderlik tarzları ile motivasyon ve iş tatmini arasındaki ilişki kurulan regresyon analizleri ile test edilmiş ve sonucunda dönüştürücü ve hizmetkar liderlik davranışlarının motivasyon ve iş tatmini üzerinde etkisi olduğu ancak etkileşimci liderlik tarzının iş tatmini üzerinde etkili olmakla beraber motivasyon üzerinde etkili olmadığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Dönüştürücü (Transformational) Liderlik, Etkileşimci (Transactional) Liderlik, Hizmetkâr (Servant) Liderlik, Motivasyon, İş Tatmini.
Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri ile mesleki performansları arasındaki ilişki Aydın ili Efeler ilçesi örneği
Bu araştırmanın amacı, özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri ile mesleki performansları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın modeli, betimsel ve kıyaslamalı türde olup, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Nicel yöntemde yürütülen araştırmanın evrenini; 2018-2019 öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesinde faaliyet gösteren ve ilk ve ortaokul kısmı bulunan özel öğretim kurumları oluşturmaktadır. Bahsi geçen 10 okulda 239 öğretmen görev yapmaktadır. Araştırmada örneklem kullanılmayıp, çalışma evreninin tamamı kullanılmaya çalışılmış; 118 öğretmenden geri dönüş alınmıştır. Verilerin toplanmasında; "Örgütsel Stres Ölçeği" ve "İşgören Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Örgütsel stres ölçeği Solakoğlu (2007) tarafından geliştirilmiş olup 28 madde ve 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Bu alt boyutlar, yapılan işin özelliği, maddi olanaklar mesleki ilerleme, terfi ve takdir, yönetici ve iş arkadaşları ile ilgili stres kaynaklarıdır. Ölçeğin geçerliği sağlanmış olmasına rağmen, veriler toplandıktan sonra doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin mesleki performanslarına ilişkin durum ise İşgören Performansı Ölçeği ile tespit edilmiştir. İşgören performans ölçeği Sigler ve Pearson (2000) tarafından geliştirilmiş ve Çöl (2008) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır.Toplanan verilerin istatistiksel analizleri, verilerin normal dağılımları halinde parametrik, verilerin normal dağılmaması halinde nonparametrik testlerle yapılmıştır. Katılımcı cevaplarının ortalamalara göre analizi değerlendirildiğinde öğretmenlerinin çoğunun orta düzeyde örgütsel stres yaşadıkları gözlemlenmiştir. Genel örgütsel stres düzeyi puanları, ortalamalara göre sonuçların kadınlar, evliler, yüksek lisans mezunları, ortaokul öğretmenleri ve 6 yıldan fazla süredir çalışanlar lehine daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları örgütsel stres ve mesleki performans arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, ara değişkenler eklenerek veya araştırma yöntemi ve kullanılacak teknikler yeniden kurgulanarak analizin tekrar edilmesi, her iki değişkeni tetikleyen asıl unsur veya unsurların saptanması gerekmektedir.
Özel okulda mesleki öğrenme toplulukları: Bir eylem araştırması
Öğretmenlerin mesleki gelişimi hizmetiçi eğitimler, çalıştaylar gibi kısa süreli geleneksel uygulamalar yoluyla sağlanmaktadır. Yeni eğilimler işbirlikli, yetişkin eğitimi ilkelerine uygun, ihtiyaç temelli, ortaklaşa çalışmaya dayanan uygulamaların önemini vurgulamaktadır. Mesleki Öğrenme Topluluğu, öğrenme ve öğretme süreçlerini daha etkili hale getirmek ve mesleki gelişimi sağlamak için periyodik olarak toplanan ve planladıkları etkinliklerle ilgili paylaşımlarda bulunan, az sayıda eğitimciden oluşan bir topluluktur. Mesleki öğrenme toplulukları geleneksel uygulamalardan farklı olarak öğretmenlerin mesleki gelişimini etkili ve sürekli hale getirebilir. Özel okul öğretmenlerinin mesleki gelişimlerini sağlamada geleneksel uygulamalara yer verilmektedir. Mesleki öğrenme topluluğu uygulamasının özel okullarda öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamada verimli olacağı düşünülmektedir. Buradan hareketle, araştırmada Aydın ili sınırlarında özel bir lisede görev yapan gönüllü İngilizce zümresinin öğretmenlerinden ve farklı branşlardan öğretmenlerden oluşan iki mesleki öğrenme topluluğu kurulmuş, çalışmaları izlenmiş ve etkililiği topluluk üyelerinin görüşlerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma eylem araştırması desenine göre tasarlanmıştır. Eylem planı 2019-2020 eğitim öğretim yılı Ekim ve Mayıs ayları arasında yürütülmüştür. Uygulama kapsamında karma topluluk ile beş, aynı branşın öğretmenlerinden oluşan topluluk ile sekiz gelişim etkinliği yürütülmüştür. Karma topluluk ile yedi, İngilizce topluluğu ile on topluluk toplantısı, okul müdür yardımcısı ile iki görüşme yapılmıştır. Araştırmanın verileri odak grup görüşmeleri, bireysel görüşmeler ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Eylem planı dâhilinde topluluklar tarafından sekiz etkinlik, uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Sürecin sonunda, araştırma bulguları doğrultusunda özel okulda mesleki öğrenme topluluklarını kullanarak öğretmenlerin mesleki gelişimini sürekli hale getirmek için mesleki gelişim model önerisi getirilmiştir. Bu model, mesleki gelişim uygulamalarının öğretmenlerin ihtiyaçlarından yola çıkarak planlanmasına, belli aralıklarla yapılarak süreklilik göstermesine, ortaklaşa çalışma ve işbirliği ile ilerlemesine, destekleyici okul kültürüne ve bu olanakları sağlayacak yönetsel liderliğe dayanmaktadır. Bu süreçte sosyokültürel becerileri artırmak, eğitime yönelik eleştirel bakış açısı geliştirmek için 'Tiyatro nasıldı?', 'Film, nasıldı?' ve 'Kitap nasıldı?' etkinlikleri; işbirliği yaparak sınıf içi uygulamaları geliştirmek için 'Ortak ders planı hazırlıyoruz', 'Etkinlik havuzu oluşturuyorum' ve 'Lise kurlar arası sınıf değiştiriyorum' etkinlikleri; bireysel ihtiyaçları fark etmek üzere öz değerlendirme becerisi geliştirmek için 'Mikro öğretim' etkinliği; araştırmaya yönelik merak ve üyeler arası iletişimi güçlendirmek için 'Bakın ne paylaşacağım?' ve 'Öğrencime web sitesi tavsiye ediyorum' mesleki gelişim etkinlikleri kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Mesleki öğrenme topluluğu, öğretmen gelişimi, mesleki öğrenme, okul geliştirme, özel okul, eylem araştırması.
Kendi kendine liderlik stratejileri açısından kamu okulu ve özel okul yönetici uygulamaları: Gaziantep ili örneği
Kendi kendine liderlik; davranış odaklı stratejiler, doğal ödül stratejileri ve yapıcı düşünce modeli stratejileri olmak üzere üç önemli stratejiyi kapsamaktadır. Bu araştırmada, kamu ve özel okullarda görev yapan idareci personelin kendi kendine liderlik strateji düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın araştırma problemi ve alt problemlere cevap aramak amacıyla karma analiz yöntemi kullanılmıştır. Zaman sıralı karma yöntem araştırmaları olarak tanımlanan bu yöntemle, araştırma örnekleminde bulunan ve anketle veri toplanan katılımcılara nicel yöntemle elde edilen bulguların sebepleri sorulmuş ve mesleğin uzmanları olarak yorumları alınmıştır. Böylece nicel ve nitel veri setlerinin karışımı ile daha geniş ve zengin hale getirilmektedir. Karma yöntem kullanılan bu araştırmanın nitel boyutunda veri toplama yöntemi olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu araştırmanın nicel verileri, Gaziantep ilinin Şahinbey ve Şehitkâmil ilçesinde görev yapan 25'i özel, 65'i kamuya bağlı okullarda çalışan toplam 230 okul idarecisiyle birebir görüşülerek anket yoluyla toplanmıştır. Nicel bulguların yorumlanması amacıyla kolayda örneklem yöntemi kullanılarak belirlenen 3'ü özel, 5'i kamu okullarından olmak üzere toplam 8 idareciyle görüşme yapılmıştır. Kendi kendine liderlik ölçeği ile toplanan veriler ile frekans analizleri yapılarak örneklemin demografik özellikleri birbiri ile karşılaştırılmıştır. Kamu ve özel okul yöneticilerinin kendi kendine liderlik seviyeleri ve uyguladıkları stratejiler açısından farklılıklar bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla t- testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda genel kendi kendine liderlik stratejileri ve hedef belirleme alt boyutu açısından anlamlı fark tespit edilmesine rağmen; başarılı performans hayal etme, kendi kendine konuşma, kendini ödüllendirme, düşünce/fikir değerlendirme ve kendini cezalandırma stratejileri açısından anlamlı farklılık belirlenememiştir. Anahtar Sözcükler: Liderlik, Kendi Kendine Liderlik, Kendi Kendine Liderlik Stratejileri
Özel bir okul yemekhanesinde oluşan besin artık miktarlarının ve maliyetinin saptanması
Merve ELHATUSARU, Özel Bir Okul Yemekhanesinde Oluşan Besin Artık Miktarlarının ve Maliyetinin Saptanması, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı Tezli Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018.Çocukların genel sağlığı temelde besinlerle yeterli enerji ve besin ögeleri alımının optimal büyüme ve gelişmeyi desteklemesi ile sağlanır. Türkiye'de az sayıda öğrenciye okul öğle yemeği sağlanmaktadır. Okul öğle yemeği programının ulusal düzeyde uygulanması obezite gibi beslenme sorunlarının önlenmesinde ve beslenmenin geliştirilmesinde bir gerekliliktir. Öğle yemeği çocukların günlük enerji ve besin ögeleri gereksinmesinin beşte ikisini karşılar. Okul öğle yemeği tabak artığı çalışmaları; besin ögesi alımını, diyet kalitesini, menü performansını, besin tercihini, maliyeti ve programların etkinliğini, beslenme eğitim durumunu saptamada kullanılmaktadır. Bu tanımlayıcı çalışmanın amacı, Gaziantep ilinde 4 haftalık dönüşümlü menü ile öğle yemeği servisi yapılan özel bir okulda 6-13 yaş grubu çocuklarda yemek ve besin tabak artıklarının ve maliyetinin belirlenmesidir. Toplam 300 öğrenci (erkek: 165, %55; kız: 135, %45), sırasıyla 6-9 ve 10-13 yaş grubunda 120 ve 180 çocuk dolaylı olarak çalışmaya katılmıştır. Tabak artıklarının belirlenmesinde günde 300 ve 4 haftada 6000 yemek ve besin bulunduran tepsi incelenmiştir. Öğrenciler yemeklerini bitirdikten sonra tepsi artıkları türlerine göre ayrı kaplarda toplanmış, tartım yöntemi ile tartılmış, porsiyona çevrilmiş ve maliyet hesaplanmıştır. Yemeklerin ve besinlerin enerji ve besin ögeleri içeriği hesaplanmış, öğle öğünü miktarları Türkiye diyet referans değeri (DRV) önerilerine göre değerlendirilmiştir. Öğrencilerin 6-9 yaş ve 10-13 yaş grubunda ortalama enerji alımı sırasıyla 786 ve 979 kkal., DRV karşılama yüzdesi%119 ve%124'tür. Enerjinin karbonhidrat, protein ve yağdan gelen oranları 6-9 yaş grubunda sırasıyla %37,1, %15,6 ve%47.3,10-13 yaş grubunda ise%42,9, %14,9 ve %42,3'dir.D ve B12 vitaminleri ve kalsiyum dışında tüm besin ögeleri öğle öğünü için öngörülen DRV üzerindedir. Süt ve süt ürünleri, sebze ve meyve tüketimi öğle öğünü için önerilenden düşüktür. Öğrencilerin 6-9 yaş ve 10-13 yaş grubunda tabaklarındaki yemek ve besin artığı sırasıyla kurubaklagil yemeklerinde %23 ve % 21,8, sebze yemeklerinde %19,4 ve %33,3, kırmızı et yemeklerinde %18,2 ve %20,9, meyvede %0 ve %0, yoğurtta ve ayranda %3 ve %5,6, tatlıda %19,1 ve %13,2'dir. Öğle öğünü ve tabak artığı maliyeti ayda 12862 TL ve 1926 TL'dir. Toplam öğle öğünü maliyet kaybı %15'tir. Öğle öğününde oluşan yemek ve besin tabak artıklarının önlenmesi için çocukların enerji ve besin ögeleri gereksinimlerine uygun, sağlıklı beslenmeyi destekleyen, iyi planlanmış menülerin oluşturulması sağlanmalıdır.
Çatışma ve çatışma yönetimi: İzmir kamu ve vakıf üniversitelerinin karşılaştırılması
İnsanın olduğu her ortamda anlaşmazlıklardan kaynaklanan çatışmalar yaşanması doğal bir olgudur. Günümüzde çok farklı duygu, düşünce, kanaat ve tutumlara sahip bireylerin bir arada bulunduğu örgütlerde çatışmalar yaşanabilmektedir. Hazırlanan bu çalışmada ?çatışma? kavramı yönetim biliminin bir konusu olarak ele alınmış ve onun örgütler üzerindeki etkileri kuramsal çerçevede incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde çatışmanın tanımları yapılarak, türleri, yönetimdeki yeri ve yönetim kuramlarının konuya yaklaşımı gibi unsurlarla kavramsal çerçevesi çizilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, örgütlerde çatışmaların yaşanmasına neden olan durumlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümde örgütlerde çatışmanın yönetim yolları üzerinde durularak konuyla ilgili örnekler de verilmiştir.Çalışmanın dördüncü ve son bölümde ise kamu ve vakıf üniversitelerinde sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerin yaşadığı çatışmaların kaynaklarını ve yönetim yollarını öğrenmeyi amaçlayan bir uygulama yapılmıştır. Uygulama kapsamındaki anket İzmir ilindeki kamu ve vakıf üniversitelerinde uygulanmıştır. Ankette veri toplamak amacıyla tezin kuramsal kısmına dayanan sorular sorulmuştur. Böylece kamu ve vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin yaşadığı çatışma nedenleri ve başvurdukları çatışma çözüm yolları ve bunların demografik göstergelerle anlamlı bir ilişkisi olup olmadığı istatistiksel bir analizle tespit edilmeye çalışılmıştır.
Özel okul öncesi eğitim kurumlarının kurulum aşamasında kurucu müdürlerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Bu araştırma; özel okul öncesi eğitim kurumları kurucu müdürlerinin görüşlerine göre, özel okul öncesi eğitim kurumlarının kurulum aşamasında karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma tekniklerinden durum çalışması deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanması amacıyla oluşturulan çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kocaeli ilinde bulunan özel okul öncesi eğitim kurumlarında yürütülmüş olup araştırma sorularına cevap aramak amacıyla yirmi kurucu müdürün görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmada veriler yüz yüze görüşmeler yapılarak açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde, nitel veri analizi tekniklerinden betimsel analiz tekniği tercih edilmiştir. Araştırmanın birinci probleminden elde edilen sonuçlara göre kurucu müdürlerin en fazla; MEB'in istediği belge ve rapor sayısının fazla olması, prosedürlerin karmaşık olması, Standartlar Yönergesine uygun tadilatların uzun süre alması, onay alınacak kurum sayısının fazla olması ve ruhsat alma sürecinin uzun olmasına yönelik sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın ikinci probleminden elde edilen sonuçlara göre kurucu müdürlerin en fazla; bina kiralama maliyetlerinin yüksek olması, tadilat maliyetlerinin yüksek olması, ustalık hizmet maliyetlerinin yüksek olması, tadilat sürecinin uzun sürmesi ve merkezi konumda bina bulma zorluğuna yönelik sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın üçüncü probleminden elde edilen sonuçlara göre kurucu müdürlerin en fazla; nitelikli öğretmen eksikliği, kalifiye yardımcı personelin az oluşu ve tecrübe eksikliğine yönelik sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın dördüncü probleminden elde edilen sonuçlara göre kurucu müdürlerin en fazla; açık hava tanıtım, sosyal medya reklam ve tasarım maliyetlerinin yüksek olmasına yönelik sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Kurucu müdürlerin karşılaştıkları sorunlara yönelik geliştirdikleri çözüm önerileri ise prosedürlerin anlaşılır ve sade hale getirilmesi, yatırım ve sermaye desteklerinin verilmesi, devletin bina, arsa ve kira teşviklerinde bulunması ve MEB'in personel alımına destek vermesi olarak tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
Okul bahçelerinin ekolojik, estetik ve fonsiyonel olarak değerlendirilmesi: Kastamonu kent merkezi örneği
Günlük zamanlarının büyük bir kısmını okulda geçiren öğrenciler ders saatleri dışında sosyal etkinlik, yeme-içme, dinlenme, oyun oynama, spor yapma gibi ihtiyaçlarını okul bahçelerinde gidermektedirler. Bu nedenle okul bahçeleri çok önemlidir ve doğru tasarlandığında birçok olumlu katkısı hem öğrenciler hem de öğretmenler üzerinde hissedilir. Bu tez kapsamında Kastamonu Merkez ilçe mücavir alanı dışında kalan okul bahçeleri öncelikle literatüre bağlı olarak ekolojik tasarım, donatı, erişim-ulaşım, tasarım ve kullanım, güvenlik ve emniyet, boyut, konfor-rahatlık ve bitkilendirme tasarımı ana başlıkları altında puanlama sistemi yardımıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca okul bahçesindeki sert-yumuşak zemin alanlar, öğrenci başına düşen alan miktarı, okulların konumu, gürültü seviyesi gibi okul bahçesi tasarımının başarı ölçüsünü belirleyecek bilgiler her bir okul için hazırlanan karneler yardımıyla ortaya çıkartılmış ve bahçelerin başarı durumları belirlenmiştir. Sonrasında çalışma alanı, mevkilere bağlı olarak ve her bölgeye farklı eğitim kademesinden bir okul düşecek şekilde dört farklı bölgeye ayrılmıştır. Oluşturulan bu dört farklı bölgede öğrenci başına düşen yeşil alan miktarı en yüksek olan her kademeden bir okul belirlenmiş ve belirlenen toplam 15 okulda öğretmenlerin ve öğrencilerin bahçeleri hakkındaki görüşlerini öğrenebilmek amacıyla anket çalışması yürütülmüştür. Çalışma kapsamında elde edilen veriler öncelikle okul bazında ortaya konulmuş, daha sonra her bir bölgede aynı kademedeki okullar birleştirilerek kademe ayrımına göre sonuçlar değerlendirilmiştir. Ayrıca farklı bölgelerde bulunan aynı kademelerdeki okullar birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında Kastamonu'daki okul bahçelerinin birbirine benzer özellikler gösterdiği, öğretmenlerin ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yeterince uygun olmadığı, öğrenci başına düşen yeşil alan oranının oldukça düşük olduğu ve öğrencilerin okul bahçelerini özgürce kullanamadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Okul bahçeleri sadece erişim-ulaşım kriteri açısından ortalamayı sağlarken ekolojik tasarım, donatı, tasarım ve kullanım, güvenlik ve emniyet, boyut, konfor ve rahatlık, bitkisel tasarım kriterleri açısından çok düşük puanlar almıştır. Anket sonuçlarına göre de ekolojik tasarım konusunda farkındalık, dinlenme alanları, oyun alanı varlığı, bitki yetiştirme alanları, öğrencilere zarar vermeyecek hayvanların varlığı, çeşme ve süs havuzu gibi su varlığı, farklı mevsimlerde kullanım için örtülü alanlar, öğretmenler için özel alanlar, okul bahçelerinin büyüklüğü ve sert zemin miktarı açısından ciddi problemler görülmektedir. Sonuç olarak okul bahçelerinin öğrenci ve öğretmenlerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadığı, okullarda yeterince yeşil alan bulunmadığı, öğrencilerin yapay malzemeler ile donatılmış, yoğun olarak sert zemine sahip okul bahçelerini özgür bir şekilde kullanamayarak eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. Anket değerlendirmelerinde öğrenci ve öğretmenlerin okul bahçelerinde pek çok alanı değiştirmek istedikleri ortaya konulmuş fakat bütçe ve profesyonel teknik destek yetersizliği nedeniyle bu eksikliklerin giderilemediği sonucuna varılmıştır.
Özel okula devam eden ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcılık düzeyleri ile SBS başarısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın iki amacı vardır. Araştırmanın birinci amacı, ilköğretim öğrencilerinin yaratıcı düşünme düzeyleri ile SBS başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın ikinci amacı ise amacı öğrencilerin yaratıcı düşünme düzeylerinde demografik değişkenlere göre bir fark olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2009?2010 eğitim- öğretim yılında, özel bir ilköğretim okuluna devam eden 60, sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Torrance Yaratıcı Düşünme Testi'nin şekilsel ve sözel A formları? kullanılmıştır. Öğrencilere yönelik bilgiler, okulun öğrenci kayıt sistemindeki, okul yönetimindeki ve okul rehberlik birimindeki kayıtlardan elde edilmiştir. Araştırma bulgularının analizi aşamasında, cinsiyet, kardeş sayısı, anne- baba eğitim durumu ve annenin çalışma durumu gibi demografik değişkenlerinin öğrencinin yaratıcılık düzeylerine etkisini analiz etmek amacıyla bağımsız örneklem grupları için uygulanan t-testi yapılmıştır. Yaratıcılık ile SBS başarısı arasındaki ile ilişkinin analizi için ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin yaratıcılık düzeylerinin akıcılık, esneklik ve özgünlük alt boyutlarının cinsiyete, kardeş sayısına, anne - baba eğitim durumuna, annenin çalışma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği şeklindedir. Ancak, öğrencilerin yaratıcılıklarının esneklik boyutu ile SBS Türkçe, Matematik, Fen ve Sosyal başarısı arasında orta düzeyde olumlu ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin yaratıcılıklarının özgünlük boyutu ile SBS Matematik ve Sosyal başarısı arasında düşük düzeyde olumlu ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaratıcılık ortalamaları karşılaştırıldığında akıcılık düzeyi ortalamasının en yüksek, esneklik düzeyi ortalamasının ise en düşük olduğu belirlenmiştir.
Özel okul ve devlet okulunda okuyan öğrencilerin antropometrik ve temel motorik özelliklerinin karşılaştırılması
Bu araştırma, özel ve devlet okulunda okuyan öğrencilerinin antropometrik ve temel motorik özelliklerinin karşılaştırılmasını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya ilköğretim okullarının 4.sınıflarında eğitim gören Muğla devlette (95 kız, 98 erkek), İstanbul devlette (109 kız, 92 erkek) ve İstanbul özelde (81 kız, 100 erkek) olmak üzere toplamda 575 gönüllü öğrenci katılmıştır. Çocukların demografik bilgileri ile ilgili kısa bir anket uygulanmıştır. Fiziksel uygunluk özelikleri olarak boy, kilo, beden kitle indeksi, çeviklik-çabukluk, sürat, denge, esneklik ve kuvvet ölçümleri yapılmıştır. Araştırmaya katılan kız öğrencileri incelediğimizde İstanbul devlet ve İstanbul özelde okuyan kız öğrencilerin Muğla devlet okulunda öğrenim gören kız öğrencilere göre daha uzun boylu oldukları ve erkek öğrencilerde ise İstanbul devlet ve İstanbul özelde okuyan öğrencilerin Muğla devlette okuyan öğrencilerden daha uzun boylu oldukları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Çeviklik-çabukluk, sürat, denge ve esneklik değerleri incelendiğinde fiziksel aktivite düzeyi daha iyi olan Muğla devlet okulu öğrencilerinin değerleri İstanbul özel ve İstanbul devlet okulu öğrencilerine göre daha iyi durumdadır. Yaş ortalaması en fazla olan İstanbul devlet okulu öğrencilerinin kuvvet özelliği diğer öğrencilerden daha iyi olduğu görülmektedir. Yaş ortalaması birbirine yakın ancak vücut ağırlığı, boy uzunlukları yüksek olan İstanbul özel okulu değerlerinin Muğla devlette okuyan öğrencilerden daha iyi olduğu görülmektedir. Sonuç olarak; özel ve devlet okullarında öğrenim gören çocuklar üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda; Muğla devlet okulunda ki öğrencilerin çeviklik-çabukluk, sürat, esneklik, denge ve mekik değerleri yüksek, İstanbul özel ve İstanbul devlet okulunda okuyan öğrencilerin ise antropometrik ölçümleri ve el-pençe kuvveti değerli yüksektir. Anahtar Sözcükler: Antropometri, Fiziksel Uygunluk, Motorik Özellikler, Okul, Öğrenci.
Ortaokul eğitim hizmetlerinde fırsat eşitsizliğinin kamu ve özel kurumlar açısından incelenmesi: Kastamonu örneği
Eğitimde fırsat eşitsizliği kavramı; ekonomik, sosyal ve politik boyutları ile geniş bir çalışma alanıdır. Eğitimde fırsat eşitsizliği konusunda özellikle ailelerin gelir düzeyleri, bölgeler arası farklılıklar, kültürel seviye ve devletin sağlamış olduğu imkânlar büyük rol oynamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki eğitim kavramı ve fırsat eşitliği/eşitsizliği ile ilgili kavramsal çerçeve verildikten sonra eğitimde fırsat eşitsizliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Konunun büyük bir araştırma alanı olduğundan ve sınırlılıklarından dolayı Kastamonu ilinde seçilen ortaokul seviyesindeki öğrenciler üzerinde çalışılmıştır. Özel okullardaki öğrenci sayısının son dönemde giderek artması sonucu devlet ve özel okullardaki fırsat ve imkânları inceleme fırsatı doğmuştur. Öğrencilere ailevi/bireysel imkânlar ve okulun sunduğu imkânlar sorularak anket çalışması uygulanmış olup sonuçlar frekans ve korelasyon analizi ile yorumlanmıştır. Bulgulara göre bölgesel, ekonomik, farklılıklar, ailenin sağladığı imkânlar ile en önemlisi okulun sağladığı imkânların öğrenci başarılarında etkili olduğu görülmüştür. Bireysel imkânlar ve fırsatlardan çok, okulun sağladığı imkânların başarıyı etkilediği görülmüştür. Fırsat eşitsizliğinin etkenleri arasında derecelendirme yapılmak istenirse ebeveynlerin ekonomik ve kültürel özellikleri, okulların sunduğu imkânlar ve öğrencinin yaşam bölgesi sıralanabilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Fırsat Eşitsizliği / Eşitsizliği, Kastamonu, Ortaokul, Devlet Okulu, Özel Oku
Özel okullarda eğitim veren öğretmenlerin duygusal emek gösterimlerinin tükenmişlik düzeyleri üzerine etkisi
Tükenmişlik duygusu kısa süreli, gelip geçici bir durum olmayıp bireyin işine karşı isteksizleşmesidir. işte yaşanan kaygılar sonucu meydana gelmekle beraber tam manasıyla iş ortamındaki kaygılanım sonucu ortaya çıkmamakta; işte yaşanan ve baş edilemeyen stres neticesinde ortaya çıkmakta ve mesleki bir tehdit olarak görülmektedir. Çalışma koşulları, yapılan işi sevmeme ya da iş yerlerinde karşılaşılan birçok olumsuz nedenden dolayı kişiler mesleklerinde tükenmişlik hissine kapılabilmektedir. Dolayısıyla bireylerin tükenmişlik duygusu yaşamaları iş doyumlarını azaltmakta ve yaşam doyumları üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu alanda yapılan araştırmaların gösterdiği üzere, sergilenen duygularla, gerçekte hissedilen duyguların birbirinden farklı olması yani duygusal uyumsuzluk bulunması durumu çalışanların işlerinden sağladıkları doyum düzeylerinin azalmasına ve buna bağlı olarak stres ve tükenmişlik düzeylerinin artmasına sebep olmaktadır. Bu çalışma ile öğretmenlerin duygusal emek gösterimlerinin tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Elazığ ilinde bulunan özel okullarda görev yapmakta olan 211 öğretmenin katıldığı bir anket uygulanmıştır. Araştırmada veri aracı olarak ''Kişisel Bilgi Formu'', ''Maslach Tükenmişlik Envanteri'' ve ''Duygusal Emek Ölçeği'' kullanılmıştır. Duygusal emek ile ilgili veriler Diefendorff ve arkadaşları (2005) tarafından, Tükenmişlik ölçeği verileri Maslach ve Jackson (1982) tarafından geliştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22 programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerden; 25-30 ve 41 yaş üstü grubu, 1-5 hizmet yılı olan öğretmenlerin duygusal emek gösterimlerinin daha yüksek olduğu görülürken, Eğitim düzeyi, Cinsiyet, Medeni durum değişkenine açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Sonuçlara göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iş yükü, duygusal tükenmenin en önemli nedeni olarak görülmüştür. Yaş Değişkenine göre; 41 ve üstü, 16 yıl ve üstü hizmet yılı olan, önlisans mezunu olan öğretmen tükenmişlik düzeylerin daha yüksek olduğu görülürken; Cinsiyet, Medeni durum değişkenine göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Öğretmenlerin duygusal emek gösterimlerinin tükenmişlikleri üzerinde etkisi vardır. Buna göre çalışanların duygusal emek gösterimleri (bağımsız değişken), tükenmişlik düzeylerini (bağımlı değişken) % 10.9 oranında etkilemektedir. Diğer bir ifade ile bağımsız değişken bağımlı değişkendeki değişimlerin % 10.9' unun kaynağıdır.
A comparison of private and state high school EFL teachers perceptions on the quality of English language education in Turkey
This study is an attempt to identify how English language teachers perceive the quality of English language education in high schools and to compare teachers' perceptions based on the school type they have been working. A descriptive research approach was used to answer the research questions. The participants who took part in the study were English language teachers working in state and private high schools in the Southeastern Anatolian Region. In this study qualitative and quantitative tools were used together The comparison of the groups was achieved by using Chi Square Statistics. A questionnaire developed by Kabaharnup (2010) was used as a data collection tool. Then an interview was given to teachers so as to learn their ideas and recommendations. The questionnaire is composed of 11 subgroup of questions such as objectives, materials and technology, teacher's use of technology, teacher's use of materials, teacher's academic qualifications, methods, teacher-student relationship, motivation, assessment, physical conditions, family (of students) and some other issues under the category "other". According to the results of the study, for most of the items in the questionnaire the significant differences found between the groups partly because of difference between private and state schools' economic resources. Those findings were discussed in the light of the current literature. Key Words: Program, Curriculum Evaluation, Recommendations.
A study on the identification of the reading strategy types used by 9th grade EFL learners in a private high school
This study was conducted in order to investigate the generic awareness of reading strategy use of 9th Grade students studying in Sunguroğlu High School and state the types of strategies used by them while performing a reading task. Forty-six randomly selected students from two 9th Grade classes participated in this study in 2012-2013 Academic Year; accordingly, the students responded to a 45-item scale that included three categories of reading strategies; before, during and after. The findings obtained in this study indicated that the overall usage-level of the designated reading strategies were at a medium frequency-level; therefore, it revealed that the students use the designated strategies but not necessarily enough. On the other hand, the overall frequency of before-reading strategy use was found to be highest among three categories, so it indicated that the students are generally conscious of their comprehension process and they are planned before performing a reading task. Key Words: Reading, Reading Comprehension, Awareness of Reading Strategy
İngilizce öğretmenlerinin çocuklara İngilizce öğretme tutumları
The aim of the study was to explore the profile of English language teachers' attitudes towards teaching English to young learners. The researcher investigated the teachers' choice of pedagogical strategies (quality in planning and organization, views about the use of L1 and L2, using materials and activities, methods, classroom language and language skills, classroom management, assessment and feedback). The researcher visited 8 different private primary schools in the Adana city center to collect data. Quantitative and qualitative data collection tools were used to collect data. The quantitative data was collected through a Teachers' Attitude Questionnaire, which was designed by Doğan (2009). The qualitative data of the study was collected via semi-structured follow-up interviews. The data was obtained from 62 English language teachers who teach2nd, 3rd and 4thgrade students in private primary schools in Adana. The quantitative data were subjected to SPSS 17.0 (Statistical Package for Social Sciences) and Chi-square test. This study showed that language teachers use variety of pedagogical strategies; however, there is no statistically significant relationship between the teachers' years of teaching experience and their choice of pedagogical strategies. It also revealed that the teachers are not ready to use performance-based assessment strategies.
Role of portfolio technique in young learners' writing skills and their attitudes towards portfolio
In this study we implemented portfolio technique to see the role of this technique on the development of young learners' second language writing skills and to discovered students' attitudes towards portfolio. In this respect, this study aimed to search the improvements of the writing skill of the fifth grade students in a private school by using portfolio technique in Process Approach. The study also attempted to explore students' attitudes of the change they underwent as a result of the implementation. The study was conducted on 26 participants from 5th grade students studying in a private primary school in the academic year of 2013-2014. Data were obtained from a set of attitude questionnaire, portfolio questionnaires (section A and B) and teacher's field notes. The data obtained in this study were both quantitative and qualitative in nature. In this study qualitative data was obtained through the open-ended questions in the attitude questionnaire, portfolio questionnaire, section B, and field notes. By the help of field notes, the researcher was able to express her ideas about the students clearly on the paper. The quantitative data was primarily obtained through portfolio questionnaire, section A because the students marked the strength of their agreement of the usefulness of the items on a 5-point scale. In order to achieve the aim of the study, the students' beliefs about writing in L2 were elicited at the beginning of the implementation and at the end of the implementation. To see the role of portfolio technique we applied autonomy enhancing activities and through the data collection tools we made a tremendous effort in order to focus on the improvement in students' writing skills and their attitudes towards portfolio. The results of this study aimed to reveal that portfolio technique in process approach helps students to develop their writing skill in a foreign language. Furthermore, the findings of the study may have important implications for the use of portfolio to enhance writing skill in L2 and develop students' attitudes towards portfolio technique in middle school. Key Words: Portfolio Technique, Metacognitive Skills, Learner Autonomy, Writing Ability In Foreign Language
The assessment methods used by efl teachers at the primary level in private schools
This study aims to investigate the ways of assessment used by EFL teachers at private schools in Gaziantep and why they used these ways. This study was carried out with 42 EFL teachers working at private schools in Gaziantep, Turkey. Teachers' attitudes toward ways of assessment were studied. To collect data, a questionnaire consisting of multiple choice and open-ended questions was administered. Both qualitative and quantitative reasearch methods were used in the analysis of questionnaire. For quantitative data, SPSS was used. For qualitative data, content analysis method was used. According to the results of the study, it was found out that the ways of assessment used most by the teachers working at private schools in primary level to assess their students was portfolio, and it was found out that the most popular purpose of assessment was to monitor and motivate the students.