Sale
69 theses under this subject heading
Türkiye ve Çin'deki işletmelerin satiş ve pazarlama personelinde aradıkları özellikleri̇n iş ilanları üzerinden karşılaştırmalı anali̇zi̇
Günümüz iş dünyasında sadece müşteri pazarında değil, işgücü pazarında da yoğun rekabet yaşanmaktadır. İşletmelerin yetenekli çalışanları kendilerine çekmek için kullandıkları önemli araçlardan biri iş ilanlarıdır. İş ilanlarının amacı ise işletmelerin ih-tiyaç duyduğu niteliklere sahip çalışanlara iş ile ilgili bilgi vermek ve onların işletmeye başvuru yapmalarını sağlamaktır. Bununla birlikte, bu yoğun rekabet zamanında satış ve pazarlama işletmecilik için çok önemli bir faaliyet alanı haline gelmiştir. İşletmelerde satış ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde nitelikli pazarlama meslek elemanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Küreselleşme dünyada satış ve pazarlamanın evrensel kuralları geçerli olmaya başladığı için işletmelerin niteliklere sahip satış ve pazarlama personeline sahip olmayı isteyecekleri varsayılabilir. Bu araştırmanın amacı, iki farklı kültüre sahip olan ülkelerin gazetelerinde yer alan iş ilanlarını içerik yönünden karşılaştırarak ben-zerliklerini ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada, Türkiye'de Hürriyet Gazetesi haftalık İK ekinden ve Çin'de Urumçi Gece 招聘gazetesindeki satış ve pazarlama alanında yayımlanan iş ilanlarının içerikleri analiz edilmiştir. İş ilanı içinde işletmelerin adaylara sunduğu olanaklarla ilgili bilgi verip vermemenin ve bu bilgiyi tüm bir ifadeyle veya ayrıntılı bir şekilde vermenin, adayların iş ilanına yönelik tutumlarında ve ilanda belirtilen pozisyona başvuru yapma niyetinde nasıl etkileri olduğu irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş İlanları, Satış, Pazarlama, Satış ve Pazarlama Alanındaki İşlet-meleri, İçerik Analizi.
Milli emlak ve hazine taşınmazlarının idaresi
Selçuklu ve Osmanlı imparatorluğunun mülkiyet rejiminden kaynaklanan nedenlerle ve Türkiye Cumhuriyet devletinin yapısı gereği ülkemiz toprak yüzölçümünün % 50'sinden fazlasının mülkiyeti Hazineye aittir. Bu oran ülke genelinde yapılan kadastro çalışmaları, bağış ve çeşitli kanunlarla Hazineye mal intikali devam etmesi nedeniyle artmaktadır.5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunun I sayılı cetvelinde yer alan Genel Bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin tüzel kişiliklerine Hazine adı verilmiştir. Bu cetvelde yer alan kuruluşların mal edinme yetkileri olmaması nedeniyle taşınmazları Tapu sicilinde Maliye Hazinesi adına tescil ettirilmektedir.Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan taşınmazların yönetimi sürecinde Maliye Bakanlığının ana hizmetler biriminde yer alan Milli Emlak Genel Müdürlüğü önemli bir görev üstlenmiştir.Bu çalışma kapsamında Hazine taşınmazlarının yönetiminde yetkili kuruluş olan Milli Emlak Genel Müdürlüğünün tarihçesi, teşkilatı yapısı ve görevleri hakkında bilgi verilmeye çalışılarak, Hazinenin nasıl mal edindiği ve mülkiyeti kendisinde bulunan taşınmazlarının tasfiyesi ve yönetimi ile ilgili çeşitli işlemler ve kavramlar üzerinde durularak Hazine taşınmazlarının nasıl idare edilmeye çalışıldığı açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler: Milli Emlak, Hazine Arazisi, Ecrimisil (Kullanma Bedeli), Tespit, Satış, İrtifak Hakkı, Devir ve Terk
Kütahya'da bulunan çini satış mağazalarındaki ürün teşhirinin pazarlama uzmanları, tüketici görüşleri ve grafik tasarım ilkelerine göre değerlendirilmesi
Geçmişten günümüze kadar Kütahya için önemli olan çinicilik yüklenmiş olduğu sanatsal değerler yanında; ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerle de ön plana çıkmıştır. Çok eski çağlardan beri süregelen çinicilik Kütahya halkının önemli bir geçim kaynağı olmuştur.Bu araştırmada; Kütahya çinilerinin pazarının oluşmasında bir bölüm olan mağazacılıkta, ürünlerin teşhiri yapılırken sunumların ve mağazaların atmosferi incelenmiştir. Ancak Kütahya'daki çini satış mağazalarında ürünlerin teşhirine dikkat edilmediği kaynak tarama yöntemi ile nitel yöntemlerden ve bu alanda tüketici ve uzman kişilerle yapılan görüşme tekniği ile belirlenmiştir. Bu kapsamda tüketici ve uzman kişilere yöneltilen sorular ile mevcut çini satış mağazalarının durumları grafik tasarım ilişkisi ile incelenmiş, ürün teşhirlerinin grafik tasarım ile ilişkilendirilerek yapılmadığı görülmüştür.Sonuç olarak, tüketici ve uzmanların görüşlerine yer verilerek çini satış mağazalarının mevcut durumlarının iyileştirilmesine yönelik yorumlamalarla birlikte, ürün teşhirinin grafik tasarım ile ilişkisinin iyileştirilmesi ile doğabilecek kazanımlar ortaya konulmuştur. Ürün teşhirlerinin grafik tasarım ilişkisinde iyileştirmeler yapılırsa ekonomik, sosyal, kültürel kazançlar sağlayabileceği belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çini Satış Mağazaları, Grafik Tasarım, Kütahya, Ürün Teşhiri.
Satış geliştirme faaliyetlerinin satın alımlar üzerine etkisi: İçeçek ürünleri üzerine bir uygulama
Üretici işletmelerin ve ürün markalarının sayılarındaki artışa karşın, ürünlerin temel özelliklerinin giderek birbirine daha çok benzemesi ve bu nedenle artan rekabet koşulları, işletmelerin büyüme planlarındaki satış miktarlarına ulaşamamalarına neden olmaktadır. Günümüzün ekonomik koşullarının da getirmiş olduğu güçlükleri dikkate alarak işletmeler büyüme planlarını kısa dönemlerde gözden geçirmekte, acil tedbirler almaktadırlar. Bu sebeple son yıllarda tutundurma karmasının önemli bir elemanı olan satış geliştirme yöntemi işletmeler tarafından çok sık kullanılır hale gelmiştir. Çalışmada, tutundurma, satış geliştirme yöntemleri, bu yöntemlerin planlanması, değerlendirilmesi ve uygulama şekilleri hakkında literatür taraması yapılmış ve içecek ürünlerinde tüketicilere yönelik uygulanan satış geliştirme yöntemlerini içeren bir uygulama çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmadaki amaç, tüketicilerin eğitim, yaş, gelir, cinsiyet ve medeni durum gibi demografik özellikleri ile içecek ürünlerinde uygulanan satış geliştirme yöntemlerinden etkilenimleri arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının belirlenmesidir. Çalışma sonucunda tüketicilerin demografik özellikleri ile içecek ürünlerinde uygulanan satış geliştirme yöntemlerinden etkilenimleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Genelde tüketicilerin satın alma davranışları demografik özelliklerinden bağımsız gerçekleşmektedir. Anahtar Kelimeler: Tutundurma,Tutundurma Karması, Satış Geliştirme, Tüketici Demografikleri
Kişisel satışta yapay zeka kullanımı ve eğitim sektöründe bir uygulama
Yapay zeka teknikleri kullanılarak geliştirilen uzman sistemler, çözümü için uzmanlık gerektiren konularda gerekli, öneri, teşhis veya çözüm getirebilmek için kullanılmaktadırlar. Bu sistemler uzmanlık gerektiren her hangi bir konuda, ilgili konunun sınırları içerisinde kalmak kaydı ile bir uzmanın zekasını taklit ederler. Müşteriler her hangi bir malı satın almadan önce, satın alma karın ile ilgili bir sürecin içersine girerler ve dahili ve harici araştırmalar ile geçmiş tecrübelerinden elde ettikleri bilgileri değerlendirerek genellikle birkaç farklı seçenek arasında bir karar verirler. Satış mesleğinde başarılı olabilmek için satıcının ürününü, müşterisini, pazarını, rakiplerini ve şirketini tanıması yani satış bilgisine sahip olması gerekmektedir. Etkin bir satış görüşmesi yapabilmek ve müşterilerin sorularını rahatlıkla cevaplayabilmek için satıcının konusunda uzman olmalıdır. Yurtdışı eğitim danışmanlığı sektöründe çalışan satıcılar müşterilere ürünler ile ilgi akademik içerik, kabul koşulları, vize şartları, maliyetler ve sosyal imkanlar gibi konularda teknik bilgileri aktararak kişisel satış yaparlar ve bu bilgileri müşterilere aktarabilmek için konularında uzmanlaşmış olmaları gerekmektedir. Bilgi tabanı üzerinde ileri ve geriye doğru çıkarım mekanizmaları kullanarak, bir yurt dışı eğitim danışmanı veya satıcısının zeki davranışlarını taklit edebilen bir uzman sistemin tasarlanabilmesi mümkündür. Uzman sistem teknolojisi bu uygulama için en uygun yapay zeka tekniğidir. Anahtar Kelimeler: Yapay zeka, uzman sistem, kişisel satış, yurtdışında eğitim
Doğrudan pazarlamada e-satış ve seyahat acenteleri üzerine bir uygulama
Firmaların piyasada her geçen gün zorlaşan rekabet koşulları ile baş edebilmeleri için teknolojiyi yakından takip etmeleri gerekmektedir. Bu teknolojilerin en önemli aktörlerinden biri de internettir. Özellikle son yıllarda büyük bir gelişim gösteren ve tüm dünyada hızla yayılan internet gelecekte de doğrudan pazarlama ve satış konusunda firmaların en büyük destekçilerinden olacaktır.Böyle bir ortamda aracı kuruluşlara olan ihtiyacın azalması seyahat acenteleri için de ciddi bir gelecek kaygısı yaratmaktadır. Ancak seyahat acentelerinin internet üzerinden satış yapabiliyor olması bazı zıtlıkları da beraberinde getirmektedir. Bir yandan internet üzerinden kendi ürünlerinin satışını yapabilen seyahat acenteleri, diğer yandan aracı rollerinin internet yüzünden azalması nedeniyle iş alanlarının daralması ile karşı karşıya kalabilmektedirler.Bu çalışmada, seyahat acentelerinin son yıllarda hızla büyüyen internet üzerinden satışa yönelik görüşleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Özellikle kendi ürünlerini satma konusunda avantaj sağlayan ama aracı rollerinin azalmasına neden olan internet üzerinden satışın ve seyahat acentelerinin geleceği hakkındaki görüşlerinin önemini vurgulamak amaçlanmıştır.
Türkiye il gruplarındaki konut satışlarının incelenmesinde kümeleme ve panel veri analizi
Konut talebi her ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve demografik özelliklerinin etkisi altında ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de konut sektöründe yaşanan hızlı dönüşüm süreci ve konut talebini etkileyen faktörlerin değişimi, yapısı itibarıyla sistematik risk teşkil etmektedir. Bu riskler, piyasa göstergelerinin daha yakından takip edilmesini ve bilimsel araştırmanın yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Son zamanlarda Türkiye'de konut sektörü ile ilgili pek çok değerlendirmenin gerek medya gerekse farklı kuruluşlarda yer aldığı görülmektedir. Yapılan değerlendirmelerin birbirinden oldukça farklı olması ve sonuçlarının tüm sosyoekonomik faktörleri etkilemesi bakımından sektörel bir analizin detaylı bir biçimde incelenerek paylaşılması amaçlanmıştır. Araştırma örneklemi; 2008-2015 dönemi Türkiye illeri yıllık konut satış sayıları ve konut satışlarını etkileyen faktörler oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında; Türkiye il gruplarının, konut talebi etkileyen faktörlerine dengeli panel veri analizi ve kümeleme analiz yöntemleri uygulanmış elde edilen anlamlı değişkenler hiyerarşik kümeleme yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, konut talebinde benzer özellik gösteren iller ve konut talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Çalışmadan elde edilen bazı bulgulara göre, konut fiyat endeksinin, gayri safi yurtiçi hâsılanın, ortalama hanehalkı gelirinin, konut brüt getiri oranının, alınan göç sayısının, verilen göç sayısının, evlenme ve boşanma istatistiklerinin konut talebi üzerinde anlamlı etkileri olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Konut talebi, panel veri analizi, kümeleme yöntemi, Türkiye.
Satış yöneticileri gözünden marka sadakati ve İzmir ili GSM sektörü örneği
Dünyadaki teknolojik değişimler ve gelişimler sonucunda mobil iletişim sektörü çağımızın en önemli sektörlerinden biri olmuştur. Mobil iletişim sektöründeki gelişmeler pazarda faaliyet gösteren GSM operatörleri arasında da rekabet unsurunu üst sıralara taşımıştır. Oluşan rekabetin belirleyici noktası ise operatörlerin sahip olduğu müşterileri sayısı ile doğrudan ilgilidir. GSM operatörleri için müşterilerini elde tutmak ve marka sadakati oluşturmak en önemli amaçlar arasında üst sıradadır. Bu çalışmada marka, marka sadakati, marka sadakati bileşenleri, GSM ile ilgili konularda ayrıntılı olarak teorik bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye'de faaliyet gösteren üç GSM operatörünün İzmir İli Satış Yöneticileri ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiş olup marka sadakati satış yöneticileri gözünden incelenmiştir. Marka sadakatinin satış yöneticileri gözünden değerlendirilmesine yönelik bu araştırmanın örneklemi, Türkiye'nin en büyük illerinden biri olan İzmir İli olarak alınmıştır ve üç operatörün İzmir İli Satış Yöneticileri ile görüşülmüştür. Araştırmada Nitel araştırma yöntemlerinden en yaygın kullanım alanına sahip olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler sonuçlandırılmış ve derlenerek düzenlenmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler değerlendirildiğinde marka sadakatinin işletmeler arz ettiği önemin yüksek olduğu, GSM operatörlerinin müşteri kaybını en aza indirmek ve marka sadakati oluşturmak için çalışmalarını sürekli çeşitlendirdikleri tespit edilmiştir. her üç operatör içinde marka sadakat programlarının etkin bir şekilde uygulandığı görülmüştür. Marka sadakatini etkileyen faktörler bazında operatörlerin uyguladıkları marka sadakati oluşturma stratejilerine göre birbirlerinden farklı kavramlar üzerinde yoğunlaştıkları görülmüştür. Operatörlerin uyguladıkları marka sadakat programlarıyla her geçen gün yenilik ve farklılık oluşturma hedefinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Sadakati, GSM.
Bankaların satış ve pazarlama faaliyetlerinin incelenmesi ve oluşan hizmet kalitesinin ölçülmesi
Banka işletmelerinde, birçok işlem ve faliyet yürütülmektedir. Bankalar başta kişi ve kuruluşlardan fon toplama, kredi verme, çek senet işlemleri yapma, fatura ödeme işlemleri, kredi kartı verme, kartlarla ilgili işlemler yapma ve sigortacılık işlemleri yapma gibi faaliyetleri ile ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Hizmet sektörü içerisinde yer alan bankaların ülke ekonomisine katkı sağlamak için mutlaka müşteri odaklı bir plan ve program içerinde olmalarını zorunlu kılmaktadır. Bunun için ülke içerisinde ve dışarısındaki gelişmeleri takip edilerek buna uygun bir hizmet politikası sunulmalıdır. Şanlıurfa'da yapılan bu çalışma, bankalara hizmet almak amacıyla gelen müşterilere yapılan anket uygulamasını içermektedir. Bu çalışmada banka müşterilerinin, bankaların hizmet kalitesi açısından beklentilerini karşılayıp karşılamadığına yöneliktir. Bankaların hizmet kalitesini belirlemek için en çok kullanılan yöntemlerden biri olan Servqual ölçeği kullanılmıştır. Bu model vasıtasıyla beklenen ve algılanan hizmet kalitesi ortalamaları ve hizmet kalitesinin alt boyut ortalamaları belirlenmiştir. Yapılan çalışmada beklenen hizmet kalitesi değeri algılanan hizmet kalitesi değerinden yüksek çıkmıştır.
Turizm sektöründe dijital pazarlama faaliyetlerinin satış performansına etkisinin değerlendirilmesi: Düzce ili otel işletmeleri örneği
Dijital pazarlama, teknolojiye bağlı olarak hızla gelişen güncel bir konu olarak literatürde yerini almıştır. Üzerine farklı tanımlar ve görüşler bulunan dijital pazarlama kısaca "pazarlama etkinliklerin planlı, programlı bir şekilde dijital ortamlara taşınması" şeklinde açıklanmaktadır. Bu çalışmanın amacı Düzce'de faaliyet gösteren 3 yıldızlı ve 4 yıldızlı otel işletmelerinde dijital pazarlamanın satış performansına etkisini değerlendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler yüz yüze görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Araştırmada verilerin analizi neticesinde şu sonuçlar elde edilmiştir. Düzce'de faaliyet gösteren otel işletmelerinin çoğunlukla küçük ölçekli işletmeler olmaları sebebiyle dijital pazarlama yatırımları sınırlı miktarlardadır. Otel yöneticilerinin dijital pazarlamanın potansiyeline yönelik farkındalık düzeyi oldukça yüksektir. Otel işletmeleri tarafından sosyal medya pazarlaması ve Google üzerinden gerçekleştirilen pazarlama faaliyetleri etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Dijital pazarlama faaliyetleri çoğunlukla ön büro personelleri tarafından yürütülmektedir. Bu bilgilerden hareketle ulaşılan temel sonuç ise şu şekildedir; dijital pazarlama faaliyetleri ile otel işletmelerinin satış rakamları arasında pozitif yönlü ve güçlü bir ilişki bulunmaktadır.
Otellerdeki satış faaliyetleri: Antalya otelleri üzerinde bir araştırma
Çağımızda otellerin satış faaliyetleri, ulusal ekonomiye önemli katkılarda bulunan ve döviz ve farklı meslekler gibi birçok ekonomik fırsat üreten dev bir olgu haline gelmiştir. Turizm ülkeleri otellerindeki bu faaliyetleri geliştirmek ve artırmak için yeni yöntemler uygulamaya büyük gereksinim duymaktadırlar. Araştırma Yöntemi: Çalışmanın uygulama bölümünü kapsayacak şekilde anket formları (50 başvuru formu) hazırlanmıştır. Çalışma planında sunulan soruları cevaplamayı amaçlayan anket formları, çalışma için gerekli olan doğru bilimsel sonuçların elde edilmesi amacıyla organize örneklem kullanılarak Antalya otellerinden 50 üst yöneticiye dağıtılmıştır. Sonuç: Otel endüstrisindeki satış departmanları, tüketiciler, teknoloji ve yerel ekonomideki değişikliklerle boğuşmaktadırlar. Teknolojideki ve davranışlardaki tüm bu değişiklikleri beraberinde getiren bu yeni ortamla birlikte, oteller teknoloji dünyasındaki bu yeni değişikliklere uymak ve müstakbel tüketicileri kendilerine çekmek ve bu değişikliklerden en iyi şekilde yararlanmak için alışılmadık yöntem ve planları benimsemeleri gerekmektedir.
İslam Hukukunda taksitli satış
"İslam hukukunda taksitli satış" konusunu ele alan bu çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel manasıyla bey'(satış) konusu ele alınmakta ve satışın tanımı, prensipleri, türleri ve şartları incelenmektedir. İkinci bölümde; taksitli satış konusu üzerinde durulmakta ve taksitli satış ve semen (fiyat) ilişkisi ele alınmaktadır. Ayrıca taksitle satışın özellikleri üzerinde durulmakta ve bunun uygulanabilir olmasının sıhhat şartları ve ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde; taksitle satışın meşruiyeti konusu incelenmektedir. Bu konuyu da vadeli (ecel) satışın meşruluğu, hükmü ve vadeli taksitli satışı ve taksitli satış da fiyatın artırılması konularını inceleyerek yapmaktadır. Dördüncü bölümde ise; murabaha konusunu incelemektedir. Bunu da günümüzde yaygın olarak kullanılan güncel taksitli satışlardan örnekler sunmaktadır. Ayrıca bu bölümde taksitli satışın bazı problemlerine ve bunların İslam hukukuna göre meşru çözüm yollarına değinilmiştir. Faizsiz bankalarda yaygın olarak kullanılan murabaha da bir taksitli satış çeşidi olarak ele alınmıştır.
Yurtiçi satışlar ve ihracat ilişkisi: BİST sınai endeksinde yer alan işletmeler üzerine bir uygulama (2010-2020)
Uluslararası ticaretin teknolojik gelişmeler tarafından şekillendirildiği günümüz küresel rekabet ortamında uluslararası ticaret teorileri de teknolojik gelişmeler doğrultusunda değişiklik göstermiş, uluslararası ticaretin açıklanmasında yeni yaklaşımlar benimsenmiştir. Teknolojinin gelişmesi üretimin ve ekonomik ilişkilerin küreselleşmesini sağlamıştır. Küreselleşme üretimin, tedarik zincirinin, dış ticaretin ve ekonomik ilişkilerin tamamına nüfuz etmekte, bu durum üretimde ya da tedarik zincirinde meydana gelen bir sorununun dış ticarette daha büyük sorun haline gelmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda Covid-19 salgınının meydana gelmesi dünya çapında üretimin azalmasına, tedarik zinciri ağlarının bozulmasına ve dış ticaretin olumsuz etkilenmesine neden olmuştur. Bu nedenle ülkeler rekabet gücü elde edebilmek için yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalmış, ihracatın önemi artmıştır. Bu çalışmada Türkiye ihracatında stratejik öneme sahip olan imalat sanayinin yurtiçi satışları ve ihracatı arasındaki ilişki 2010-2020 yılları için incelenmektedir. Çalışmanın veri setini Borsa İstanbul (BIST)'da işlem gören, BIST Sınai Endeksi içinde yer alan ve 2010 yılı itibarıyla itibariyle aktif büyüklüğü 100 Milyon TL'nin üzerinde olan imalat sanayi işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışmada verilerin analiz edilmesi için panel veri analizi yöntemi kullanılmış ve bu bağlamda tanımlayıcı testler, homojenlik testi, yatay kesit bağımlılığı testleri, birim kök testi, eş bütünleşme testleri uygulanmıştır. Daha sonra modelin uzun dönem regresyon katsayıları incelenmiş ve model tahmini için Panel Düzeltilmiş Standart Hataları tahmincisi (Panel Corrected Standart Errors- PCSE) kullanılmıştır. Son olarak modellerde kullanılan değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisinin incelenmesi için panel nedensellik testi uygulanmıştır. Elde edilen ampirik sonuçlara göre incelenen dönem itibarıyla ele alınan BIST Sınai Endeksinde yer alan 68 sanayi işletmesinin yurtiçi satışları ile ihracatları arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu iki değişken arasında ilgili literatürde yer verilen iktisadi anlamda tamamlayıcılık ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ampirik analiz sonuçlarına göre BİST Sınai Endeksinde yer alan bu imalat sanayi işletmelerinin işletmelerin yurtiçi satışlarında meydana gelen %1 düzeyindeki artışın ihracatlarını 0.77 oranında artırdığı ihracatlarının %1 düzeyinde artmasının ise yurtiçi satışları 0.17 oranında artırdığı bulgusuna ulaşılmıştır.
Ev tekstili sektöründe çalışan satış elemanlarının genel özelliklerinin ve işveren beklentilerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Satış elemanlığı, günümüzde, farklı sektörlerde çalışma alanı sunması, birebir iletişime imkân sağlaması nedenleriyle tercih edilen meslekler arasındadır. Toplam istihdam içerisinde de yüksek orana sahip bir iş koludur.Üretilen her şeyin satışının gerekli olması, satış personellerinin sayı ve oran olarak fazla olmasını gerekli kılmaktadır. Tekstil sektörü de, içerisinde barındırdığı alan çeşitliliği itibarı ile satış elemanlarına oldukça geniş bir istihdam alanı sunmaktadır. Bu sektörün önemli kollarından biri olan ev tekstili sektörü, hazır giyim sektöründe yaşanan büyümeye paralel olarak hızla gelişmiş, özellikle son yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünyada son derece büyük bir pazar haline gelmiştir. Dünyada ev tekstili sektöründeki önemli aktörlerden biri halini alan Türkiye, güçlü rakipleriyle mücadele edebilecek konuma ulaşmıştır. Söz konusu rekabette, ev tekstili sektöründe çalışan satış elemanlarının taşıdığı önem tartışmasızdır. İşverenlerin rekabet ortamında ayakta kalabilmek için satış elemanlarından beklentilerinin olması ise beklenilen bir durum olarak görülmektedir.Araştırma kapsamında; ev tekstili sektöründe çalışan satış elemanlarının nitelikleri, beklentileri ve iş yerlerinde karşılaştıkları sorunlar ele alınıp incelenmiştir. İşverenlerin satış elemanlarından beklentileri belirlenmiştir. Araştırmanının örneklemini, 2010 yılı tekstil sektörü satış departmanındaki iş ilanlarının en fazla yayınlandığı iller ve Türkiye genelinde en fazla personel çalıştıran 500 firmanın illere göre oranları dikkate alınarak; Ankara, Adana, Kayseri, İstanbul, Denizli, Bursa ve İzmir illeri seçilmiştir. Ev tekstili firmalarında çalışan 158 satış elemanı ve 64 işverene uygulanan anketler yardımıyla araştırmanın verileri elde edilmiştir.Satış elemanlarının genel özelliklerinin ve işverenlerin satış elemanlarından beklentilerinin belirlenmesi üzerine yapılan bu araştırmada sonuçlara ulaşmak için, yüzdelik oranlar, frekans değerleri ve tek yönlü varyans analizi (anova testi ve sheffee analizi) yapılmıştır. Yapılan analizler doğrultusunda; Satış elemanlarının yaşları, deneyimleri ile karşılaştıkları sorunlar arasında anlamlı fark olduğu sonucuna varılmıştır. Satış elemanlarının yaşları ve deneyimleri arttıkça karşılaştıkları sorunların azaldığı görülmüştür. Satış elemanlarının eğitim durumu ve gelirleri ile karşılaştıkları sorunlar arasında anlamlı fark olduğu söylenebilir. Satış elemanlarının eğitim düzeyi ve maaşları arttıkça karşılaştıkları sorunlar azalmıştır. Yaş ortalamasının 30'un altında olması, deneyimlerinin az olduğu sonucunu destekleyip, eğitim düzeylerinin düşük olması durumunu da açıklamaktadır. İşverenlerin satış elemanlarından beklentileri; müşterilerle iletişimlerinin iyi olması, kendinden beklenilen performansı yerine getirebilmesi, işletmeye sadık müşteriler kazandırması, ürünlere alternatif ürün sunabilmesi, güler yüzlü olmaları, dinamik olmaları, dış görünüşüne özen göstermeleri olarak belirlenmiştir. Satış elemanlarının yaşları, eğitim durumları, gelirleri, deneyimleri ile satış elemanlarının işyerlerinden beklentileri arasında anlamlı fark bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Türk ve Azerbaycan Hukukunda ticarî satımlarda satıcının ayıba karşı tekeffül borcu
Satım sözleşmesi , sosyal hayatta sıkça karşılaşılan bir sözleşme çeşididir. Özellikle globalleşen dünyada teknolojinin de gelişimi ile satıcı ve alıcı arasındaki satım ilişkisi sadece ülke sınırları içinde değil, uluslararası alanda da büyük öneme haizdir. Nitekim, "bir millet iki devlet" olan Azerbaycan ve Türkiye her alanda olduğu gibi ticarî alanda da geniş çaplı işbirliği içindeler. Bu nedenle de bu iki dost ve kardeş ülkenin hukuk düzenlemelerini bilmek bu ülkelerde yatırım yapacak ve ticarî faaliyette bulunacak gerek Türk gerekse de Azerbaycanlı alıcı ve satıcılar için büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda, Türk ve Azerbaycan Hukukunda ticarî satımlarda satıcının, alıcıya, ayıplı mal teslimi dolayısıyla, alıcının sahip olduğu seçimlik haklar ve bu haklarını kullanabilmesi için yerine getirmesi gereken yükümlülükler incelenmiştir.Çalışmamız sırasında, yeri geldiğinde tartışmalı noktalar doktrindeki yazarların görüşleri verilmek suretiyle bir neticeye bağlanmaya çalışılmış, bu amaçla uygulamayı oluşturan Yargıtay kararlarına da yer verilmiştir.Tezin giriş kısmında; çalışma konusunun takdimi, önemi ve sınırlandırılması üzerinde durulmuştur.Birinci bölümde, Türk ve Azerbaycan Hukukunda ayıba karşı tekeffül ve ticarî satım kavramları ele alınmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde, Türk ve Azerbaycan Hukukunda ayıba karşı tekeffül kavramı, ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun şartları ve ayıba karşı tekeffülden doğan seçimlik haklar ile borçlar kanunu genel hükümleri arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde ise, Türk ve Azerbaycan hukukunda ayıba karşı tekeffül borcunda alıcının yerine getirmesi gereken külfet ve yükümlülükler incelenmiştir.Çalışmamızın dördüncü bölümünde ise, Türk ve Azerbaycan Hukukunda ayıba karşı tekeffül borcunda alıcının sahip olduğu seçimlik haklar incelenmiştir. Ayrıca, alıcının sahip olduğu seçimlik hakların tabi olduğu zamanaşımı ve sonuçları üzerinde durulmuştur.Anahtar Sözcükler:1- Satıcı2- Alıcı3- Ticarî Satım4- Tekeffül5- Ayıp6- Yükümlülük
Satış gücü memnuniyet düzeyinin belirlenmesi Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. örneği
Günümüzün hızla artan rekabet koşullarında firmalar, rekabette avantaj sağlamak adına müşteriye ulaşmak için kullandıkları satış örgütlerini sürekli geliştirme çabasındadır. Firmaların satış gücü yönetiminde ilk olarak satış amaçlarım belirlemeleri gerekmektedir. Satış amaçları belirlendikten sonra satış amaçlarıyla bağlantılı olarak belirledikleri kriterler doğrultusunda satış gücü büyüklüğüne ve stratejisine, satış gücü çeşidine ve satış örgüt yapısına karar verilmesi gerekmektedir. Satış gücünün verimliliği büyük ölçüde satış gücünün ne şekilde yapılandırıldığıyla alakalıdır. Firmaların, satış amaçları ve satış stratejileri doğrultusunda müşterilerine ulaşmak için en uygun satış gücü yapısına karar vermeleri gerekmektedir. Bu araştırmada; satış işletmeleri arasında yer alan firma çalışanlarının memnuniyet düzeyinin belirlenmesi amaçlanmış olup bu amaç doğrultusunda çalışma yapılmıştır. 2018 yılı Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. bünyesindeki çalışanlar oluşturmaktadır. Tamsayım örneklem tekniği ile Tunceli, Bingöl, Elâzığ ve Malatya illerinde raporlu veya izinli olmayan Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. çalışanları seçilmiştir Araştırmanın anket formu toplam 93 çalışana ulaştırılmış ve 91'nden geri dönüş alınmıştır. Elde edilen anketlerin geçerliliğinin değerlendirilmesi aşamasında veri kaybına yol açan anket formuna rastlanmamış ve nihai olarak araştırmanın örneklemi 91 çalışandan oluşmuştur. Yapılan analizler sonucunda çalışanların memnuniyet düzeyi ile bu düzeyi etkileyen faktörler arasında ilişki bulunmuştur.
Doğal gaz toptan satış sözleşmesi
Beş bölümden oluşan yüksek lisans çalışmamızda 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve Borçlar Hukuku çerçevesinde, doğal gaz toptan satış sözleşmesinin hukuki rejiminin incelenmesi amaçlanmaktadır. İlk bölümde 4646 sayılı Kanunun getirdiği sistem ana hatları ile açıklanmaktadır. Bu bağlamda, Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna kısaca değinilmekte ve ithalat, üretim, iletim, depolama, toptan satış ve şehir içi dağıtım faaliyetleri gibi doğal gaz piyasası faaliyetleri hakkında bilgi verilmektedir.İkinci bölüm ise doğal gaz toptan satış sözleşmesinin hukuki niteliği, konusu ve tarafları ele alınmakta ve çalışma konusu sözleşmenin kendine has özellikleri olan bir satım sözleşmesi olduğu tespit edilmektedirÜçüncü bölümde doğal gaz toptan satım sözleşmesinde tarafların borçları ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır. Satıcının borçları ile ilgili olarak, satılanı teslim, satılanın mülkiyetini geçirme, taşıma ve teslim masraflarını karşılama, ayıba karşı tekeffül ve depolama borçları ile satıcının alıcıyı uyarma yükümlülüğü hususları ele alınmaktadır. Alıcının borçları başlığı altında ise, ilk olarak Borçlar Kanunu gereği, alıcının semen ödeme ve satılanı teslim alma borçları ele alınmaktadır. Alıcının doğal gaz toptan satım sözleşmesine özgü borçları ise şu başlıklar altında incelenecektir; Sözleşmeye konu doğal gaz çekiş miktarlarına uyma yükümlülüğü, alıcının al ya da öde kaydından doğan borcu ile alıcının tesisi içerisinde yer alan istasyon ve ölçüm ekipmanına müdahale etmeme, özen gösterme ve bu ekipmanlara satıcının erişimini sağlama yükümlülükleri.Nihayet son bölümde, yine çalışma konusu sözleşmenin kendine has özellikleri dikkate alınmak suretiyle doğal gaz sözleşmesinin sona ermesi ve zamanaşımı hususları Borçlar Kanunun ön gördüğü çerçevede incelenmektedir.
Bankaların menkul kıymet departmanlarında satış artırma faaliyetlerinin analizi
Bankalar mali sektörün %85'ini oluşturmaktadır. Bankalar operasyonel maliyetlerini azaltabildikleri ve faiz dışı gelirlerini arttırabildikleri ölçüde rekabetçi güçlerini artırabilmektedirler. Bu bakımdan banka ürün ve hizmetleri bankalar üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Menkul kıymet kalemi de bankaların en önemli ve etkili ürünleri arasındadır. Bu noktada araştırma, bankaların menkul kıymet departmanlarının satış artırma faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin geliştirilmesine yönelik çalışmaları incelemiştir.
Toplam kalite yönetiminde müşteri tatmini ve bir bankada uygulanması
Günümüzde hizmet sektöründe artan rekabet koşulları, firmaları hizmet kalitesini arttırıcı yönde önlemler almaya yöneltmiştir. Hizmet kalitesini arttırabilmek için öncelikle bunu etkileyen faktörlerin tespit edilmesi gerekir. Dolayısıyla; Kalite nedir? Hizmet kalitesi nedir? Hizmet kalitesinin unsurları nelerdir? gibi soruların cevaplandırılması gerekir.Türkiye'de artık bir çok firma, toplam kalite yönetimini uygulamaktadır. Ülkemizin pazar ekonomisindeki değişimler, işletmeleri gittikçe artan bir rekabetle karşı karşıya bırakmış, bu nedenle işletmeler uyum sağlayabilme, kaliteyi iyileştirebilme gibi başarı stratejileri geliştirmek durumunda kalmışlardır.Hizmet kalitesinde belirleyici olan en önemli unsurlardan biri de müşteridir. Geleneksel yaklaşımların aksine, günümüzde firmaların rekabet güçlerini arttırabilmek için müşteri odaklı yaklaşımlara yönelmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Burada önemli olan müşterileri tanımak, ihtiyaçlarını belirlemek ve onlara göre çözüm üretebilmektir. Dolayısıyla firmalar, öncelikle müşterilerini yakından tanımalıdırlar. Müşteri odaklılık, müşteri tatmini gibi kavramların anlaşılarak uygulamaya geçirilmesi ve böylece sektörlerinde lider konuma ulaşılmaya çalışılması gerekmektedir.Müşteri, bir işin sonuçlarını alan kişidir. Hizmetin kalitesi, müşteride ortaya çıkar ve onun tarafından algılanır. Dolayısıyla bir hizmetin kaliteli olup olmayışı, müşterinin sunulan hizmetten ne algıladığı ile doğru orantılıdır.
Örgütsel bağlılığın ilaç mümessillerinin satış performansı üzerindeki etkisi
Örgütsel bağlılığın işgören performansı üzerindeki etkisinin incelendiği bu çalışmada ilaç mümessillerinin örgütsel bağlılığı ile satış performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 2017 yılı Aralık ayında istanbul ilinde araştırmacıyla aynı kurumda veya yakın lokasyonlarda ilaç pazarlaması yapan ilaç mümessilleri araştırma örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Meyer, Allen & Smith (1993) tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlilik ve güvenilirliği Wasti (2000) tarafından test edilen Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve ilaç mümessillerinin 2016 ve 2017 yıllarına ait satış hedeflerini gerçekleştirme yüzdelerine ilişkin bilgi formu kullanılmıştır. Google anket formu üzerinden oluşturulan link katılımcılara e-posta ve sosyal medya ile ulaştırılarak katılımları sağlanmıştır. Online olarak toplanan verilerin analizinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre örgütsel bağlılığın yaş grupları ve öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık göstermediği; cinsiyet, kurumdaki çalışma süresi ve sektördeki çalışma sürelerine göre kısmen farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Satış performansının cinsiyet, öğrenim düzeyi ve kurumdaki çalışma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği; yaş grupları ve sektördeki çalışma süresine göre kısmen anlamlı farklılıklar olduğu sonuçları elde edilmiştir. Araştırmada son olarak örgütsel bağlılık ile satış performansı arasındaki ilişki incelenmiş ve duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve örgütsel bağlılık ile satış performansı arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu; buna karşın satış performansını artıran örgütsel bağlılık faktörünün yalnızca duygusal bağlılık olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler:Örgütsel bağlılık, ilaç mümessili, satış performansı.
Dört ve beş yıldızlı şehir otellerinde kişisel satış
ÖZET Turizm, gelişmekte olan tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de dış ticaret açığını kapatmada önemli bir gelir sağlayan endüstri dalıdır. Turizm endüstrisi içinde konaklama işletmelerinin, konaklama işletmeleri içinde ise otel işletmelerinin önemi yadsınamaz. Otel işletmelerinin ulusal ve uluslararası turizm piyasasına girebilmeleri, varlıklarını koruyup gelişebilmeleri, turistik ürünlerini pazarlayabilmelerine bağlıdır. Artık çağımızda, diğer sektörlerde olduğu gibi, turizm sektöründe de üretimden çok pazarlama problem haline gelmiştir. Çalışmamız turizm pazarlama karması fonksiyonlarından tutundurmanın bir alt fonksiyonu olan kişisel satış konu sunu içermektedir. Kişisel satış konusu Ankara'daki dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri dikkate alınarak işlenmiştir. Otel işletmelerinde kişisel satış, satış görevlilerinin potansiyel müşterilerle {otel içinde otele gelen konuklarla ve otel dışında seyahat acentesi, tur operatörleri ve büyük işletmelerin yetkili kişileriyle) yüz yüze görüşerek turistik ürünün satışını gerçekleştirmek amacıyla ortaya koydukları tüm çabalardır. Otel işletmelerinin kişisel satış faaliyetlerindekihedefleri, potansiyel müşterilere ulaşmak, satışları arttırmak ve aynı zamanda diğer tutundurma araçlarını desteklemektir. Kişisel satışda satış elemanı ve olası müşteri arasında direkt ilişki vardır. Bu sayede müşteri itirazına anında cevap verilebilir. Olumsuz olabilecek bir satış görüşmesi, etkili bir sunuş ile olumlu hale getirilebilir. Otel işletmeleri için büyük önem arzeden kişisel satış faaliyetleri ile ilgili olarak; bilinçli bir personel politikasının olmayışı, ücretlendirme ve motivasyonda eksiklik gibi birtakım sorunlar bulunmaktadır. Bu çalışma, bu sorunlara çözüm önerileri getirmek için yapılmıştır.
Bir ilaç firmasında kişisel satış yönetimi sürecinin tüketicilerin satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Samsun ili örneği
Günümüzde pek çok sektörde yaşanan yoğun rekabet sebebiyle işletmeler mevcut satışlarını artırabilmek adına pazarlama ve satış yönetimine büyük önem vermektedir. Bu sektörlerden biri de kişisel satış yönteminin yoğun olarak tercih edildiği ilaç sektörüdür. Bu çalışmanın amacı; satış yönetimi süreci ile satın alma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Samsun ilinde bulunan ilaç mümessilleri ve bölge müdürleri ile bir uygulama gerçekleştirilmiş ve çalışmaya 176 birey iştirak etmiştir. Araştırma verileri anket kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda satış yönetimi süreci aşamalarının müşteri satın alma niyeti üzerinde pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. Satış elemanlarının yaş, görev süresi ve statülerine göre kişisel satış sürecine ilişkin görüşleri arasında farklılık olduğu, cinsiyet ve gelir durumuna göre ise; istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadığı görülmüştür.
Türkiye'de gıda sektöründe satışların etkinliğini değerleme aracı olarak pazarlama maliyetleri
Günümüzde gıda sektörü ülkelerin ekonomilerinin vazgeçilmez kalemlerinden biridir. Ekonomilerde bu derece olan gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin etkin ve verimli çalışması ekonomilerin sağlıklı büyümesi için önemlidir. Bu nedenle günümüzde gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin kaynaklarını etkin olarak kullanması gerekliliği önemli hale gelmiştir. İşletmelerin kaynakların ne ölçüde etkin kullandıkları belirlemede en yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biriside Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemidir. VZA, birçok girdi ve çıktıyı belli bir düzeyde etkinlik ölçütüne dönüştüren doğrusal programlama bazlı bir yöntemdir. Çalışmada Türkiye'de Gıda sektöründe Borsa İstanbul'da işlem gören 28 firmanın 2004-2014 yıllarına ait göreli etkinlikleri dikkate alınarak VZA yöntemiyle etkinlik analizi yapılmıştır. Yapılan çalışmada yöntemde girdi odaklı CCR ve BCC modeli birlikte ele alınarak karşılaştırma yapılmasına karar verilmiş, modelde pazarlama giderleri, satışlar ve satışların maliyeti girdi değişkeni, kar-zarar miktarı ise çıktı değişkeni olarak ele alınarak şirketler değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara değerlendirilerek, Türkiye'de Gıda sektöründe etkin olmayan firmaların pazarlama maliyetlerinin etkin edilebilmesinde katkı sağlanması hedeflenmektedir.
Bir satış firmasında hata türü ve etkileri analizi uygulaması
Hiç kuşkusuz zorlaşan piyasa koşullarında kalıcı olabilmek için müşteri tatmini için gerekli koşulların yerine getirilmesi günümüz toplumunun en önemli faktörlerindendir. Ürünün kalite yönünden incelenmesine yönelik potansiyel hataların analizi ve sonuçlarının gösterilmesi. Hata türü ve etkileri analizi kapsamında hatalı ürünün müşteriye ulaşmadan hatanın önceden tesbitinin yapılması firmaların müşteriye karşı sorumluluklarının yerine getirilmesi açısından önemlilik arz eder. Bu çalışmada Htea'nın pratik bilgilerinden yararlanılarak kişilerin akıllarında bir yöntem oluşturulmasında etkin bir yol izlemeye çalıştım. Çalışma sırasında bir satış firmasının folyo ve kompenant üzerine yapmış olduğu satışın hata türü ve etkileri analizi uygulamasını ve değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler : Toplam Kalite, Müşteri Tatmini, Hata, Hata Türü ve Etkileri