Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Anabilim Dalı

Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalı

Burdur Mehmet Akif Ersoy University

1.452

Arşivlenen Tez

6

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel çalışanlarının psikolojik güçlendirme algılarının örgütsel bağlılık düzeylerine ve işten ayrılma niyetlerine etkisi: Şehir otelleri üzerine bir araştırma

Otel işletmelerinin müşterilerine sundukları hizmetin kalitesini büyük ölçüde çalışanlar belirlemektedir. Konaklama talebinin akışkan olması ve ağır rekabet koşulları nedeniyle otel işletmelerinin çalışanlarından mümkün olduğunca verimli şekilde faydalanmaları gerekmektedir. Bu düşünceden hareketle tez kapsamında otel çalışanlarının psikolojik güçlendirme algılarının örgütsel bağlılık düzeylerine ve işten ayrılma niyetlerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırma kapsamında Ankara, Mersin ve İstanbul'da faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı şehir otellerinde görev yapan ön büro ve yiyecek içecek departmanı çalışanları ideal evren olarak belirlenmiştir. Olasılığa dayalı olmayan örnekleme tekniklerinden kolay örnekleme yöntemi ile 15 Mayıs 2022-15 Haziran 2022 tarihleri arasında 320 anket elde edilmiştir. Gerçekleştirilen kayıp veri analizi, çoklu sapan analizi ve çoklu normal dağılım analizi sonucunda 275 adet kullanılabilir anket olduğu belirlenmiştir. Bu anketler ile güvenilirlik analizi, açıklayıcı faktör analizi, katılımcılar ve ölçeklere ilişkin betimleyici bulgular ortaya koyan analizler, korelasyon analizi ve regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda psikolojik güçlendirme değişkeninin 'anlam ve yeterlilik' ve 'özerklik ve etki' olarak iki boyuttan oluştuğu görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda anlam ve yeterlilik boyutunun, örgütsel bağlılığı anlamlı ve olumlu yönde (β=,164), işten ayrılma niyetini ise anlamlı ve olumsuz yönde (β=-,251) etkilediğine yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Özerklik ve etki boyutunun örgütsel bağlılığa anlamlı ve olumlu yönde (β=,258) etkisi olduğu, işten ayrılma niyeti üzerinde ise anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Örgütsel bağlılığı oluşturan normatif bağlılık (β=-,168) ve duygusal bağlılık boyutunun (β=-,479) işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı ve olumsuz bir etkisi olduğunu ortaya koyan bulgulara ulaşılmıştır. Örgütsel bağlılığı oluşturan devam bağlılığı boyutunun ise işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Bu bulgulardan hareketle çalışanların psikolojik olarak güçlendirilmesinin örgütsel bağlılıklarını artırdığı ve işten ayrılma niyetlerini azalttığı söylenebilir. Sonuç olarak işgören devir hızının yüksek olduğu ve sunulan hizmet kalitesinin büyük ölçüde çalışanlar tarafından belirlendiği otel işletmelerinde, çalışanların psikolojik olarak güçlendirilmelerinin olumlu katkı sağladığı ileri sürülebilir.

Otel personeliOtellerPsikolojik güçlendirme+3
Barkın Ertaş
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel halkın kültürel miras değerlerine yönelik algı ve tutumlarının turizmin gelişimine verilen destek üzerindeki etkisi: Erzincan Kemaliye örneği

Turizmin birden fazla çekicilik unsuru bulunmaktadır. Bu unsurların içinde önemli bir yeri olan kültürel miras değerlerinin korunması ise bu değerlerin turizm amaçlı kullanılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için önemlidir. Kültürel miras değerlerinin korunması konusunda yerel halkın katkısı göz ardı edilemez; yerel halk kültürel miras değerlerini doğrudan kullanan, onların varlığını sürdüren, nesilden nesile aktaran kişilerdir. Yerel halkın, turizmin olumlu etkilerinin yanında kirlilik, tahribat gibi olumsuz etkilerinin olduğunun farkında olması, bu farkındalıkla hareket etmesi gerekmektedir. Bu çalışmada araştırma bölgesi Erzincan'ın Kemaliye ilçesidir. İlçe somut ve soyut kültürel miras değerlerinin zenginliğine, bu zenginliğin farkında olan yerel halka sahiptir. Ancak ilçenin turizm potansiyelinin, kültürel miras değerlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği söylenebilir. Araştırmada Kemaliye'de yaşayan yerel halkın, bölgeye ait kültürel miras değerlerinin turizme kazandırılması konusundaki tutumlarının ne olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evreni Kemaliye'de yaşayan 18 yaş ve üstü yerel halk; örneklem, ilçe merkezinde ikamet eden 18 yaş ve üstü yerel halk olarak belirlenmiştir. 10-20 Ağustos 2023 tarihlerinde kolayda örnekleme tekniği kullanılarak anket uygulanmıştır. Çalışmaya 306 kişi katılmış, SPSS programında veri seti analizlere hazır hale getirilmiştir. Verilerin frekans dağılımı, uç noktaları bulunup, kayıp veri kontrolü, sapan analizi yapılmıştır. Ardından güvenirlik, geçerlik analizleri yapılarak faktör analizi uygulanmış, 8 boyut bulunmuştur. Hipotezleri test etmek amacıyla korelasyon, regresyon analizleri yapılmıştır. Korelasyon analizinin sonucuna göre yerel halkın kültürel miras değerlerine karşı algı ve tutumları ile turizmin gelişimine desteği arasında anlamlı bir ilişki olduğu; yerel halkın kültürel miras değerlerine karşı algı ve tutumları ile kültürel miras değerlerinin korunması arasında ise anlamsız bir ilişkinin bulunduğu; yerel halkın kültürel miras değerlerine karşı algı ve tutumları ile kültürel miras değerlerinin tanıtımı arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizlerinin sonucunda ise yerel halkın ve kültürel miras değerlerine olan algı ve tutumun turizmin gelişimine verilen destek üzerinde ve kültürel miras değerlerinin tanıtımı üzerinde anlamlı bir etkisinin; kültürel miras değerlerinin korunması üzerinde anlamsız bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

KültürKültürel mirasYerel halk
Fatıma Betül Mavuş
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katkı payı analizinin yönetsel amaçlı kullanımı: Bir yiyecek içecek işletmesinde örnek olay çalışması

Katkı payı, bir ürünün satış fiyatı ile değişken maliyeti arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. İşletmeler için katkı payı kavramı, sabit maliyetlerin karşılanması ve dönem sonu karının elde edilmesi açısından önemli bir konudur. Bu araştırma ile bir yiyecek-içecek işletmesinin menüsünde yer alan et ürünleri grubuna ait yiyeceklerin satış miktarı, satış fiyatı ve maliyet bilgilerine göre öncelikle katkı paylarının hesaplanması ve elde edilen sonuçların çoklu başabaş noktası, satış karması analizi, ürün karlılık analizi gibi çeşitli yönetimsel kararlara olan katkısının anlaşılmasını amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Mersin ilinde belirlenen bir yiyecek içecek işletmesinde yapılan örnek olay çalışması ile işletmeye ait 2023 yılının Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının verileri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında; İşletme menüsünde yer alan ürünlere ait katkı payları ve katkı oranları nedir ve aylar itibariyle farklılaşmakta mıdır? Hesaplanan katkı payı ve oranlarına göre ürünlerin menü içerisindeki durumları nasıl yorumlanabilir? Ve katkı payı analizi sonuçlarının yönetsel anlamda fiyatlandırma, başabaş noktası analizi, ürün kârlılık analizi, maliyet kontrolü, müşteri memnuniyeti ve stratejik planlama açısından alınacak kararlar için nasıl yorumlanabilir ve sunulacak öneriler neler olabilir? sorularına cevaplar aranmıştır. Çalışma sonucunda ürünlere ait katkı paylarının farklı tutarlarda olduğu görülmüş aynı zamanda satış miktarlarına göre toplam katkı payı açısından farklılaştıkları gözlemlenmiştir. Ek olarak, ürünlerin katkı payı oranlarının sabit bir düzeyde (%65) seyrettiği saptanmıştır. İşletmenin bazı ürünlerinde yüksek satış miktarlarına rağmen düşük katkı paylarına sahip olması dikkat çekmiş ve bu ürünler için öneriler geliştirilmiştir. Özellikle, başabaş noktası satış miktarı az olmasına rağmen birim katkı payının fazla olduğu ürünler incelenerek, bu ürünlerle ilgili fiyatlandırma stratejilerine yönelik öneriler sunulmuştur. Ayrıca, ürünlerin işletme sabit maliyetlerini karşılama düzeyleri, işletme karına katkı durumları ve kar hedefleri üzerinden yapılan yorumlamalarla birlikte, elde edilen sonuçların işletme için stratejik öneme sahip ürünlerin daha etkili yönetimi için alınacak kararlara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Yunus Yılmaz
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aile tatili işlevselliğinin tatil ve yaşam tatminine etkisi

Turizm sektörü, gündelik hayatın yoğunluğu nedeniyle birbirine yeterince vakit ayıramayan aile bireylerine farklı imkanlar sunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de aile tatilidir. Bu çalışmada, aile tatil işlevselliğinin, tatil ve yaşam tatminine olan etkileri incelenmektedir. Araştırma, ilişkisel tarama modeline uygun olarak düzenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de 0-18 yaş aralığında, en az bir çocuk ile tatil yapan, en az bir ebeveynden oluşan yerli turistler oluşturmaktadır. Geliştirilen anket, 01.07.2022- 30.09.2022 tarihleri arasında yüz yüze ve çevrim içi olarak uygulanmış, 353 kişiden veri toplanmıştır. Çoklu sapan durumunda olan 11 gözlem veri setinden çıkarılmış, toplamda 325 anketin verisi üzerinden tek değişkenli normal dağılım irdelenmiştir. Yapısal model üzerinden test edilen hipotezlere göre aile tatili işlevselliği tatil tatminini (β:0,70) ve yaşam tatminini de (β:0,21) olumlu yönde etilemektedir. Aile tatili tatil tatminindeki değişimin %48'ini açıklarken, yaşam tatminindeki değişimin %15'ini açıklamaktadır. Diğer taraftan tatil tatmininin yaşam tatmin üzerinde olumlu bir etkiye (β:0,25) de sahip olduğu bulgulanmaktadır. Aileler, aile tatili işlevselliğinin iki temel boyutu olan bağlılık ve uyum düzeylerine göre ikişer kümeye ayrılmışlardır. Tatil tatmini ve yaşam tatiminin, bağlılığın yüksek olduğu ailelerde görece düşük olan ailelere kıyasla daha fazla olduğu tespit edilmektedir. Benzer şekilde aile içi uyumun yüksek olduğu ailelerde görece uyumun düşük olduğu ailelere nazaran tatil ve yaşam tatmininin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Aile tatili işlevselliğinin tatil tatminini 1-6 ve 13-18 yaş gruplarında çocukları olan ailelere kıyasla, 7-12 yaş grubunda çocukları olan ailelerde göreceli olarak daha fazla etkilemektedir. Buna benzer şekilde en büyük çocuğun yaşı dikkate alınarak aile tatilinin tatil tatminine etkisi, çocuğun yaşı 1-6 arasında (β:0,391) olanlarda, 7-12 (β:0,504) ve 13-18 (β:0,476) yaş gruplarında olanlara kıyasla daha düşük düzeyde etkilemektedir. İlginç olan, en büyük çocuğun yaşı 19'u geçtiğinde aile tatili işlevselliğinin tatil tatminine etkisinin ortadan kalkmasıdır. Araştırma, aile ile birlikte yapılan tatilin işlevselliğini yenidem teyit etmekle birlikte, tatil ve yaşam tatminini olumlu yönde etkilediğini ortaya koymakla sosyal açıdan aile tatilinin önemine işaret etmektedir. Dolayısıyla ebeveynlerin bu durumu dikkate almaları gerektiği söylenebilir. Ayrıca araştırma, kamu yönetiminin de aile tatilerini teşvik edici politikalar geliştirmesi gerektiğini ima etmektedir. İşletme bazında ise özellikle yaşı küçük çocukları olan aileler dikkate alınarak tesis, kolaylık ve hizmetlerin tasarımlanması gerektiği ifade edilebilir.

Banu Es Yılmaz
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Paydaş perspektifinden turizm destinasyonu rekabetçilik analizi: Van örneği

Günümüzde insanlar çeşitli motivasyonlarla farklı turizm destinasyonlarını ziyaret etmektedir. Turizm destinasyonları sahip oldukları çekicilik unsurları ile süreklilik arz eden bir rekabet yarışına girmektedir. Van ili de konumu, sahip olduğu doğal ve kültürel mirası, gastronomi unsurları, endemik bitki ve hayvan çeşitliliği ve diğer çekim unsurları ile önemli bir destinasyondur. Bu çalışma, Van'ın sahip olduğu destinasyon rekabetçiliğine ilişkin temel belirleyici unsurların farklı paydaş kesimleri tarafından değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda turizm paydaşlarından toplam 407 katılımcıya anket uygulanmıştır. Katılımcılar, destinasyonun daha güçlü olduğu unsurları doğal güzellikler, turizm işletmelerinin kalitesi ve yerel halkın cana yakınlığı şeklinde ortaya koymuştur. Daha zayıf unsurları ise etkinliklerin çeşitliliği, destinasyona olan uçuşlar ve sınır kapılarındaki kalite ve yeterlilik olarak ifade etmiştir. Ayrıca yerel paydaşların, destinasyonun çekicilik faktörlerine yerli ve yabancı turistlerden daha yüksek puan verdiği ancak tesisler ve hizmetler ile destinasyon yönetimi ve politikası faktörlerine daha düşük puan verdiği görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, Van destinasyonunda rekabetçiliğin sağlanması ve sürdürülmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Öte yandan, araştırma benzer özellikteki destinasyonlarda yapılacak rekabetçilik çalışmalarına zemin oluşturması bakımından da önemlidir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Destinasyon Rekabetçiliği, Paydaş, Van

Emre Karaduman
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları ile birey-örgüt uyumlarının iş tatminine etkisi

Turizm emek-yoğun bir sektör olması münasebetiyle makinelerden ziyade insan gücüyle varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle turizm sektöründe ağırlanan konuklar kadar işgörenlerin de tatmin edilmesi oldukça önemlidir. İşgörenlerin tatmin edilmesinde ücret, terfi imkânı, çalışma koşulları ve yönetim tarzı gibi faktörler etkili olmakla birlikte; işgörenlerin çalışma değer algıları ile birey-örgüt arasındaki uyum iş tatminini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları ile birey-örgüt uyumlarının iş tatmini üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda literatür ışığında araştırma hipotezleri geliştirilmiş ve kuramsal bir model oluşturulmuştur. Araştırmanın teorik kısmında detaylandırılan kuşaklar, çalışma değer algısı, birey-örgüt uyumu ve iş tatminine ilişkin önermelerin ampirik bazda çözülmesi amacıyla, alan araştırması yapılmış ve veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Mersin ilinde faaliyet gösteren konaklama işletmelerinde çalışan personel oluşturmaktadır. Bu çerçevede Mersin ilinde faaliyet gösteren konaklama işletmelerinden 17 Temmuz 2022 tarihi ile 30 Eylül 2022 tarihleri arasında 471 personele ulaşılarak veri toplanmıştır. Anket formunda katılımcıların demografik özelliklerine (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, kıdem), çalışma değer algılarına, birey-örgüt uyumlarına ve iş tatminine ilişkin ifadeler bulunmaktadır. Yapılan anket çalışması sonucunda elde edilen veriler, uygun analiz programları kullanılarak güvenilirlik ve geçerlilik testleri yapıldıktan sonra frekans, aritmetik ortalama ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır. Konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları, birey-örgüt uyumları ve iş tatminine ilişkin keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış, daha sonra çalışma değer algıları ile birey örgüt uyumu arasındaki ilişkiyi ve etkiyi tespit etmek için de kısmi korelasyon analizi ile çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Bu kapsamda elde edilen bulgulara göre, X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları, birey-örgüt uyumları ve iş tatmini düzeylerinin 0,05 anlamlılık düzeyinde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algısı ile birey-örgüt uyumu arasında pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu, yine birey-örgüt uyumunun iş tatmini üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Son olarak X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları iş tatminini kısmen etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Birey-örgüt uyumuDeğer algısıKonaklama işletmeleri+7
Yunus Doğan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Algılanan fiyat adaletsizliği ve fiyat memnuniyetinin öncülleri ve sonuçları: Konaklama sektöründe uygulanan dinamik fiyatlandırma uygulamalarına yönelik bir araştırma

Günümüzde farklı hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren birçok işletme, rekabetin artması nedeniyle varlıklarını devam ettirebilmek ve kârlılıklarını artırabilmek amacıyla gelir yönetimi kapsamında dinamik fiyatlandırma stratejisini uygulamaya başlamışlardır. İşletmeler dinamik fiyatlandırma stratejisi yoluyla ürün ve hizmet fiyatlarını anlık olarak güncelleyerek gelirlerini en yüksek seviyeye çıkarmayı amaçlamaktadırlar. Dinamik fiyatlandırma sürecinin başarılı olmasında en önemli unsurlardan biri fiyat adaletidir. Bu nedenle işletmelerin adalet ve adaletsizlik kavramlarının ne olduğunu çok iyi anlamaları, hangi fiyatın adil olarak algılanacağına tam bir cevap vermeleri ve tüketicilere ödedikleri fiyatın adil olduğunu hissettirmeleri gerekmektedir. Fiyat adalet değerlendirmesi fiyat eşitliği, avantajlı fiyat eşitsizliği ve dezavantajlı fiyat eşitsizliği olmak üzere üç farklı şekilde ortaya çıkmaktadır. Fiyat eşitliği genel olarak adalet algısına neden olmaktadır. Fiyat eşitsizlik algısı ise fiyatın adaletsiz olduğu sonucunu doğurmaktadır. Bu bağlamda bu araştırmanın temel amacı, avantajlı fiyat senaryosu ve dezavantajlı fiyat senaryosu çerçevesinde algılanan fiyat adaletsizliği ve fiyat memnuniyetinin öncülleri ve sonuçlarının ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada algılanan fiyat adaletsizliği ve fiyat memnuniyetinin oluşumunda içsel ve dışsal atfetmenin etkisinin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Diğer yandan algılanan fiyat adaletsizliği ve fiyat memnuniyetinin olumsuz ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın diğer amacı ise araştırmada ele alınan değişkenler arasındaki ilişkide algılanan değerin düzenleyici rolünün tespit edilmesidir. Araştırma kapsamında daha önce en az bir kez online kanallar aracılığıyla tatil satın alan 839 katılımcıya ulaşılmıştır. Bunlardan 384 katılımcıya avantajlı fiyat senaryosunun yer aldığı anket formu, 455 katılımcıya ise dezavantajlı fiyat senaryosunun yer aldığı anket formu uygulanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler sosyal bilimlerde kullanılan uygun istatistik paket programı ve Smart PLS 4.0.9.5 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca, algılanan değerin içsel atfetme, dışsal atfetme, algılanan fiyat adaletsizliği, fiyat memnuniyeti ve olumsuz ağızdan ağıza iletişim arasındaki ilişkide düzenleyici etkisi incelenirken, Hair vd. (2021) tarafından önerilen iki-aşamalı yaklaşım tercih edilmiştir. Araştırma sonucuna göre hem avantajlı hem de dezavantajlı fiyat senaryolarında içsel atfetmenin algılanan fiyat adaletsizliği üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Diğer yandan, her iki fiyat senaryosunda da dışsal atfetmenin algılanan fiyat adaletsizliği üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. İçsel atfetmenin fiyat memnuniyeti üzerindeki etkisi ise her iki senaryoda da pozitiftir. Dışsal atfetmenin fiyat memnuniyeti üzerindeki etkisi sadece avantajlı fiyat senaryosunda pozitif olarak ölçülmüştür. Bununla birlikte her iki senaryoda da algılanan fiyat adaletsizliğinin fiyat memnuniyeti üzerindeki etkisi negatiftir. Yine her iki senaryoda da algılanan fiyat adaletsizliğinin olumsuz ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisinin pozitif olduğu ortaya çıkmıştır. Fiyat memnuniyetinin olumsuz ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisi ise sadece dezavantajlı fiyat senaryosunda anlamlı çıkmıştır. Algılanan değerin ise sadece dezavantajlı fiyat senaryosunda algılanan fiyat adaletsizliği ile fiyat memnuniyeti arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dinamik Fiyatlandırma, Algılanan Fiyat Adaletsizliği, Fiyat Memnuniyeti, Algılanan Değer.

Duygu Nural
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turistik ürün çeşitlendirmesi açısından gastronomi turizminin geliştirilmesine yönelik bir araştırma: Kapadokya örneği

Gastronomi turizmine olan ilgi her geçen yıl artmakla birlikte turizm sektöründe çeşitlilik açısından vazgeçilmez unsurlar arasında yerini almıştır. İlk çağlarda insanların yalnızca fizyolojik ihtiyaçları olarak adlandırılan yeme içme ihtiyacı, günümüzde insanların yediklerinden ve içtiklerinden keyif almak istedikleri ve hatta bunun için katılmak istedikleri turizm çeşidi arasına girmiştir. Gastronomi turizmine olan ilginin artış göstermeye başlamasıyla beraber bölge yöneticileri harekete geçerek rekabet avantajı sağlamak ve özellikle deniz-kum-güneş turizminden yoksun olan bölgelerde farklı turizm çeşitlerini ön plana taşımak istemişlerdir ve bu turizm çeşitlerinden bir tanesi de gastronomi turizmidir. Bir bölgede gastronomi turizminin gelişim göstermesi için yalnızda bölgede var olan ürün yeterli değildir. Bu noktada bölgenin gastronomi turizminin gelişimi için paydaşlara büyük görevler düştüğü söylenebilir. Bundan dolayı bu çalışmada Kapadokya Bölgesi'nde turistik ürün çeşitliliği açısından gastronomi turizmi araştırılarak, konuyla ilgili paydaş görüşleri alınmıştır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcılara 8 adet soru yöneltilmiş olup, verilerin analizinde ise nitel veri analizi yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; Kapadokya Bölgesi'nde turistik ürün çeşitliliği açısından gastronomi turizminin yeterince gelişme göstermediği saptanmıştır. Gastronomi ile ilgili bölgede çeşitli fuarların, festivallerin gerçekleştirilmesi gerektiği ve gastronomi paydaşlarının birlikte hareket etmeleri gerektiği belirtilmiştir.

GastronomiMutfak turizmiNevşehir-Kapadokya+2
Merve Karataş
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Destinasyonun başarı kriterlerinin sürdürülebilir turizm bakış açısıyla belirlenmesi ve ölçülmesi: Kayalık Kapadokya örneği

Turizm destinasyonlarının başarı kriterleri, sürdürülebilir turizm perspektifiyle ele alındığında, destinasyonların çok boyutlu değerlendirilmesini gerektiren bütüncül bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Literatürde destinasyon başarısı; yönetimsel, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik çerçevesinde farklı açılardan ele alındığı görülmektedir. Sürdürülebilir turizm yaklaşımı ise destinasyonların sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel, çevresel ve yönetimsel boyutlarını kapsayan sistematik bir çerçeve sunarak, başarıyı daha geniş bir perspektifte ele almaktadır. Bu çalışmada, sürdürülebilir turizm (ST) bakış açısıyla bir destinasyonun başarı kriterlerinin belirlenmesi ve bu kriterler doğrultusunda Türkiye'nin doğal ve kültürel miras açısından öne çıkan bölgelerinden biri olan Kayalık Kapadokya Bölgesi'nin başarısının ölçülmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında, destinasyon başarısı için toplam 5 ana tema ve bu temalar altında 75 alt kriter tanımlanmıştır. Bu kriterler; destinasyon yönetimi, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel, çevresel, teknolojik ve dijital sürdürülebilirlik boyutlarını kapsamaktadır. Özellikle teknolojik ve dijital sürdürülebilirlik boyutunun ele alınması, çalışmanın literatüre önemli bir katkısı olarak değerlendirilmektedir. Belirlenen kriterler, Önem Performans Analizi (ÖPA) yöntemi kullanılarak değerlendirilmiş ve Kayalık Kapadokya Bölgesi'nin sürdürülebilir turizm uygulamaları açısından performansı ile geliştirilmesi gereken alanlar tespit edilmiştir. Bu doğrultuda bölgede, çevresel sürdürülebilirlik ve teknolojik ve dijital sürdürülebilirlik kapsamında yer alan kriterlere yoğunlaşılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Bölgede sürdürülebilir destinasyon yönetimi ve sosyo-kültürel sürdürülebilirlik kapsamında ele alınan konularda ise destinasyonda korunması gerekli alanlar olarak ortaya koyulmuştur. Bölgede sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik kapsamında yer alan konularda ise destinasyon başarısı için gerekli öncelik ve öneme sahip olmadığı halde yüksek performans gözlemlenmiş, bu nedenle bu alanda gereğinden fazla enerji ve efor harcandığının altı çizilmiştir. Çalışmanın sonuçları, Kayalık Kapadokya Bölgesi'nin mevcut durumunun sürdürülebilir turizm bağlamında kapsamlı bir şekilde analiz edilmesini sağlamanın yanı sıra, bölgeye özel stratejilerin geliştirilmesi için bir rehber niteliği taşımaktadır. Araştırma, turizm destinasyonlarının sürdürülebilirlik odaklı yönetiminde ve başarısının artırılmasında hem teorik hem de uygulamalı bir çerçeve sunarak, alan yazına ve sektöre önemli katkılar sağlamayı hedeflemektedir.

Tibethan Memişoğlu
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Duygusal emek, algılanan yönetici desteği, öğrenilmiş güçlülük ve duyarsızlaşma düzeyi arasındaki ilişkilerin belirlenmesi: Otel işletmeleri çalışanlarına yönelik bir araştırma

Bu çalışmada otel işletmeleri çalışanlarının duygusal emek, duyarsızlaşma, yönetici desteği ve öğrenilmiş güçlülük değişkenleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda Antalya ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 539 katılımcıdan geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmış yönetici desteği, duyarsızlşama, öğrenilmiş güçlülük ve duygusal emek ölçeklerinin yer aldığı anket aracılığıyla veriler elde edilmiştir. Araştırma kapsamında yüzde, frekans, t-testi, one way anova analizi ile yapısal eşitlik modellemesi bileşenleri olan doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizi yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; duygusal emeğin yüzeysel rol yapma ve doğal duygular boyutları ile duyarsızlaşma arasında pozitif yönde ve anlamlı sonuç elde edilirken, derinden rol yapma boyutunda ise negatif ve anlamlı sonuç elde edilmiştir. Bununla birlikte duygusal emek boyutlarının duyarsızlaşma üzerindeki etkisinde yönetici desteğinin rolü incelendiğinde; her üç boyutun da yönetici desteği ile duyarsızlaşmayı düşürdüğü, bir başka ifadeyle duygusal emeğin duyarsızlaşma üzerindeki etkisinde yönetici desteğinin düzenleyici rolü olduğu tespit edilmiştir. Öğrenilmiş güçlülük bağlamında; doğal duygular boyutunun duyarsızlaşmaya etkisinde öğrenilmiş güçlülüğün düzenleyici rolü sonucu elde edilirken, derinden rol yapma ve yüzeysel rol yapma boyutlarında öğrenilmiş güçlülük düzeyinin düzenleyici etkisi olmadığı sonucu elde edilmiştir.

Ali Bozbey
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Destinasyon yönetiminde paydaşların yönetişim sürecine ilişkin algıları: Kapadokya Alan Başkanlığı örneği

Bu çalışmada Kapadokya Alan Başkanlığının yürütmüş olduğu faaliyetler ile ilgili olarak paydaşların yönetişim sürecine ilişkin algılarını ölçmek amaçlanmıştır. Kapadokya Alan Başkanlığının faaliyetleri ile ilgili paydaşların gözünden bir yorumlama yapılması hedeflendiğinden araştırma deseni olarak fenomenolojik araştırma deseni uygulanmıştır. Katılımcıların görüşleri alınarak kaydedilmiş ve gerekli analizler yapılarak raporlanmıştır. Çalışmanın güvenirliğini test etmek amacıyla iki kodlama ile uyum analizi yapılmıştır. Uyum analizi sonucu kodlamalar arası Krippendorff Alfa katsayısı 0,90 olarak tespit edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde katılım ilkesinin % 26,40 frekans ağırlığı ile en yüksek frekans tanımlanan ilke olduğu görülmüştür. Stratejik vizyon ilkesi %24,20 frekans ile ikinci yüksek frekanslı ilke olduğu görülmüştür. Duyarlılık/cevaplanabilirlik ilkesi %11,80, şeffaflık ilkesi %11,10, eşitlik ilkesi % 10,00, Etkinlik/verimlilik ilkesi ile %7,10, hukukun üstünlüğü ilkesi % 6,40 frekans tanımlanan ilke olmuştur. Hesap verebilirlik ilkesi ise %2,90 frekans tanımlanan ilke olmuştur. Çalışma genelinde katılımcıların daha işbirlikçi ve yönetişimin etkin şekilde kullanıldığı yaklaşımlar beklediği görülmüştür. Genel olarak paydaşların kurumun varlığından memnuniyet duyduğu ancak yönetişim açısından büyük eksiklikler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İyi yönetişim ile ilgili fırsatların hala mevcut olduğu, ancak bu fırsatların etkili bir şekilde kullanılmadığı belirlenmiştir. İlerleme kaydedilmesi gereken kilit noktanın Kapadokya Bölgesi için uygun bir yönetişim modelinin kurulması olduğu görülmüş ve çalışma sonunda politika üreten karar vericilere, Kapadokya Alan Başkanlığına ve gelecekte çalışma yapacak araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Sinan Göç
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi sistemi aracılığıyla inanç turizmi rotalarının oluşturulması: Kapadokya örneği

Bu çalışma eşsiz doğal manzaraları ve kültürel mirasıyla Türkiye'nin en önemli turizm destinasyonlarından birisi olan Kapadokya bölgesinde inanç turizmi rotaları oluşturmayı amaçlamaktadır. Bölgede inanç turizmi rotalarının oluşturulmasında literatür taraması, odak grup görüşmesi, mülakatlar ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) araçlarından faydalanılmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulması planlanan rotalarda bileşen olarak değerlendirilen 86 Hıristiyanlık dini yapısının yer aldığı bir envanter oluşturulmuştur. Ardından ziyaret yerlerinin özelliklerinin ortaya çıkarılması ve sınıflandırılması için bir ölçüm aracı geliştirilerek dini yapıların özellikleri hakkında veri toplanılmıştır. Ölçüm aracında dini yapıların manevi değeri, kültürel değeri, doğal çevre içerisinde bulunması, ziyaret yoğunluğu (bilinirlik) ve kutsallık özelliklerini ortaya koyan 5 farklı kritere yer verilmiştir. Bu kriterlerin belirlenmesinde odak grup görüşmesi ve literatürde yer verilen rota planlama rehberlerinden faydalanılmıştır. Kapadokya bölgesindeki Hıristiyanlık dini yapıları üzerine uzman 21 kişi, hazırlanan envanterde yer verilen dini yapıları 5 farklı kritere göre puan vererek değerlendirmiştir. Analiz sonuçlarına göre çalışma kapsamında değerlendirilen dini yapıların büyük bir kısmının doğal çevre içinde yer alan, kültürel ve manevi değer açısından üstün özellikler sergileyen az bilinen yapılar olduğu anlaşılmıştır. Dini yapılar tespit edilen özelliklerine göre kategorilere ayrılmış ardından coğrafi konumları CBS programlarına aktarılarak mekânsal analizler yapılmıştır. Dini yapıların konum bilgileri ve diğer coğrafi verilerden faydalanılarak ArcGIS yazılımında mekânsal istatistik analizleri, ağ analizleri (network) ve mesafe analizleri (distance) yapılmıştır. Analizler sonucunda dini yapıların bölgedeki mekânsal dağılımı, yürüyüş için uygun alanlar, yürüyüş süreleri ve mesafeleriyle ilgili bulgular elde edilmiştir. Çalışma kapsamında 3 farklı rota önerisi geliştirilmiş ve çok sayıda alternatif rota oluşturmak için araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler getirilmiştir. Çalışma, Kapadokya bölgesinin zengin dini mirasının farklı temalarla deneyimlenmesi için ortaya koyduğu rotalar ve bu rotaların oluşturulmasında bileşenlerin değerlendirilmesi için geliştirdiği yöntemle literatüre ve turizm sektörüne önemli katkılar sağlamaktadır. Ortaya konulan envanter ve rotalar Kapadokya'daki inanç turizmine yönelik altyapının gelişmesine, Hıristiyanlık dini mirasının korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır. Sonraki çalışmalar için sonuçlara dayalı olarak turizm sektörüne ve araştırmacılara önemli öneriler sunulmuştur.

Coğrafi bilgi sistemleriDini turizmKültürel miras+4
Arif Akpınar
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fiziksel çevre ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin kurumsal imaj algısına etkisi: Kapadokya bölgesi'ndeki butik oteller üzerine bir uygulama

Bu çalışmada ele alınan temel kavramlar fiziksel çevre, iletişimi sağlayan personel nitelikleri ve kurumsal imajdır. Bu bağlamda çalışma, otel sektöründe fiziksel çevre ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin kurumsal imaj algısı üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma kapsamına alınan butik otellerde konaklayan 478 müşteriden veri toplanmıştır. Tez çalışmasında, nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veri toplama aracı olarak anket formu tercih edilmiştir. Bu doğrultuda, 47 ifadeden oluşan bir anket kullanılmış ve anketler, otel müşterilerinin fiziksel çevreye, iletişimi sağlayan personel niteliklerine ve kurumsal imaja ilişkin algılarını ölçmek amacıyla yapılandırılmıştır. Toplanan veriler, SPSS ve SmartPLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Öncelikle, verilerdeki gizli faktör yapısını keşfetmek için açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ardından ölçme modelinin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri, ölçeklerin yeterli düzeyde güvenilir ve geçerli olduğunu göstermiştir. Veriler üzerinde yapılan analizlerde, kurumsal imajın tek boyutlu bir yapı sergilediğini, fiziksel çevrenin ise dekorasyon, çevre koşulları, iç plan ve düzenleme, işaretler ve semboller olmak üzere dört boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. İletişimi sağlayan personel değişkeni de tek boyutlu bir yapı göstermiştir. Araştırma bulgularına göre; fiziksel çevrenin çevre koşulları, işaretler ve semboller boyutları ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin kurumsal imajı pozitif etkilediği bulunmuştur. Fiziksel çevrenin iç plan ve düzenleme ve dekorasyon boyutlarının kurumsal imaj üzerinde anlamlı etkisi tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, bu tez çalışması, butik otel işletmelerinin kurumsal imaj algıları üzerinde fiziksel çevre ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Otelin fiziksel özelliklerinin yanı sıra, personelin müşteriyle olan etkileşimi, kurumsal imajı güçlendirmektedir. Otel işletmeleri, bu bulguları dikkate alarak, müşteri memnuniyetini artırmak için stratejiler geliştirebilirler. Bu kapsamda, otel yöneticilerinin, kurumsal imajı güçlendirmek amacıyla fiziksel çevre düzenlemelerine ve personel eğitimi ve gelişimine yatırım yapmaları önerilmektedir.

Butik otelKentsel fiziksel çevreKurum imajı+3
Selcen Balkı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Destinasyon markalaşması: Turistlerin bakış açısından Kapadokya'nın markalaşma durumunun belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin kültür turizmi açısından en önemli destinasyonlarından biri olan Kapadokya'yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin Kapadokya destinasyonunu bir marka olarak algılamalarının tespit edilmesidir. Bu amaca yönelik olarak, Çekirdek Kapadokya olarak bilinen ve peribacalarının en yoğun şekilde gözlemlendiği Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı ve Ihlara (Ahiler Kalkınma Ajansı, ahika.gov.tr: 22) bölgelerini ziyaret eden yerli ve yabancı turistler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmaya katkı sağlayan turistler belirlenirken kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Kolayda örnekleme, araştırmanın amacı göz önünde bulundurularak katılımcıların uygunluklarına göre seçildiği bir yöntemdir. Çalışma için gerekli olan veriler, örneklem üzerinden yüz yüze uygulanan anket tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen anketler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, Kapadokya'nın bir destinasyon markası olarak algılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Kapadokya Bölgesi'nde destinasyon markalaşmasının turistler açısından ele alındığı bir çalışmaya ulusal ve uluslararası literatürde rastlanmaması, çalışmayı özgün kılacak ve gelecek çalışmalar için alan yazınına katkı sağlayacaktır.

Gülşen Gülecen
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Festival turistlerinin destinasyon imajı algılarının davranışsal niyetlere etkisi: Kapadokya örneği

Günden güne sertleşen ticari rekabet koşulları turizm geliri pastasından daha büyük paylar almak isteyen turistik işletmeleri olduğu gibi destinasyon yöneticilerini de pazarlama faaliyetlerinin daha etkin kullanılması konusunda motive etmektedir. Destinasyonlar için festivaller önemli bir tanıtım ve pazarlama aracı olarak ön plana çıkarken, festival katılımcılarının da destinasyondaki harcamaları festivalin düzenlendiği bölge için önemli bir gelir kaynağıdır. Destinasyonlar arası rekabette avantajlı duruma geçmenin önemli koşullarından biri turistlerin tekrar ziyaret etme niyetleri üzerinde oluşturulacak olumlu etkidir. Bu sayede destinasyonun turistik iş hacmi genişleyecek yerel ekonomi canlanacaktır. Turistlerin tekrar ziyaret eğilimleri ise güçlü bir algılanan destinasyon imajı ile mümkün olacaktır. Bu çalışmada Kapadokya bölgesindeki festivallere katılan yerli turistlerin destinasyon imajı algılarının, davranışsal niyetlere etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Kapadokya bölgesinde 2023 yılı yaz aylarında düzenlenen festivallerden dört tanesinde festival katılımcılarından anket tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Kapadokya bölgesindeki festivallere katılan yerli turistler oluşturmaktadır. Kolayda örneklem tekniğinin kullanıldığı çalışmada elde edilen 402 anket verileri uygun bir istatistik programına girilip analiz edilmiştir. Çalışmada festival katılımcılarının algıladıkları destinasyon imajı ile tekrar ziyaret etme niyeti ve tavsiye niyeti değişkenleri arasında anlamlı ve olumlu bir etki tespit edilmiştir. Bunun yanında destinasyon imajı değişkeninin alt boyutları olan yörenin kültürü, fiziki durum ve festivalin yerel halka katkıları boyutlarının her biri ile araştırmanın bağımlı değişkeni olan davranışsal niyet değişkeninin alt boyutu olan tekrar ziyaret niyeti ile arasında anlamlı ve pozitif bir etki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca destinasyon imajı değişkeninin alt boyutları olan fiziki durum ve festivalin kente katkıları alt boyutları ile davranışsal niyet değişkeninin alt boyutu olan tavsiye niyeti arasında da anlamlı ve olumlu bir etki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada son olarak çalışmanın birtakım kısıtları olduğu belirtilmiş ve hem uygulama noktasında hem de gelecek araştırmalar için bazı öneriler sunulmuştur.

Semt imajıTekrar gelme niyetiZiyaretçi memnuniyeti+1
Ezgi Zaro
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Destinasyon yönetiminde Kapadokya'nın kronikleşmiş sorunları: Paydaş teorisi yaklaşımıyla bir analiz

Turizmde paydaşların etkin rolü, destinasyon yönetiminde karşılaşılan sorunların anlaşılması ve çözümünde kritik bir öneme sahiptir. Türkiye'nin en önemli destinasyonlarından biri olan Kapadokya; tarihiyle, doğasıyla ve zengin kültürel değerleriyle dünya çapında dikkat çekmektedir. Turizmin çevresel, sosyo-kültürel ve ekonomik olumlu etkilerinin maksimum, olumsuz etkilerinin ise minimum düzeye ulaştırılması bölgenin sürdürülebilir destinasyon yönetimine bağlıdır. Bu kapsamda çalışmanın amacı; Kapadokya'nın destinasyon yönetiminde kronikleşmiş sorunlarını, bu sorunların kronikleşmesine neden olan faktörleri ve ilgili sorunlara yönelik paydaşların çözüm önerilerini tespit etmektir. Bu bağlamda öncelikle literatür incelemesi kapsamında destinasyon yönetimi, paydaş teorisi, destinasyon paydaşları ve destinasyon yönetiminde karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır. Ardından araştırmanın amaçlarına ulaşmak üzere çalışmanın araştırma tasarımı oluşturulmuştur. Bu çalışma amacı açısından keşifsel, yöntemi açısından nitel, araştırma deseni olarak durum çalışması yaklaşımlarına göre tasarlanmıştır. Çalışmanın verileri, Nisan 2025 - Haziran 2025 tarihleri arasında Merkez Kapadokya'nın destinasyon paydaşları arasından belirlenen 15 katılımcı ile yüz yüze ve çevrimiçi temas yöntemleri kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Toplanan veriler, betimsel ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Ulaşılan sonuçlara göre, destinasyon paydaşları Kapadokya'nın destinasyon yönetiminden genel anlamda memnun değildir. Kapadokya turizminin ön plana çıkan kronikleşmiş sorunları; ulaşım, turizm bilgisinin yetersizliği, turizmin belli alanlarda ve zamanlarda yoğunlaşması, kaynakların koruma-kullanma dengesinin sağlanamaması, etkin olmayan pazarlama ve tanıtım stratejilerinin tercih edilmesi, sürdürülebilir turizm anlayışının benimsenmemesi ve plansız yapılaşmadır. Paydaşların ortak görüşüne göre sorunların kronikleşmesine en fazla neden olan faktör, mevcut destinasyon yönetiminin yapısıdır. Paydaşlar bu sorunların çözülebilmesi için Kapadokya'ya özgü, bütüncül bir destinasyon yönetim yapılanmasının oluşturulması ile medya, basın, dernek, kooperatif ve sivil toplum kuruluşlarının daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Araştırma sonuçları, Kapadokya turizminin sürdürülebilirliği için yapısal ve yönetsel düzenlemelere acil ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, bölgenin özgün koşullarına uygun ve tüm paydaşları kapsayıcı bütüncül bir destinasyon yönetim modelinin hayata geçirilmesi önerilmektedir.

Damla Duman
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otel deneyiminin elektronik ağızdan ağıza iletişim niyeti üzerindeki etkisinde algılanan özgünlüğün aracılık rolü

Web 2.0 teknolojilerinin gelişimiyle birlikte geleneksel ağızdan ağıza iletişim (WOM), dijital platformlara taşınarak elektronik ağızdan ağıza iletişim (E-WOM) formuna dönüşmüştür. Bu dönüşüm, özellikle turizm sektöründe tüketicilerin deneyimlerini çevrimiçi paylaşmaları yoluyla, destinasyonların ve işletmelerin marka değerlerini doğrudan etkiler hâle gelmiştir. Bu araştırmanın temel amacı, Kapadokya bölgesindeki kaya otellerde konaklayan turistlerin deneyimlerini oluşturan dört boyutun (eğlence, eğitim, estetik ve kaçış), elektronik ağızdan ağıza iletişim (E-WOM) niyetleri üzerindeki etkilerini ve bu ilişkilerde algılanan özgünlüğün aracılık rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2024 yılı içinde Kapadokya'daki kaya otellerde en az bir gece konaklayan yerli ve yabancı 500 turist oluşturmaktadır. Veriler, kolayda örnekleme yöntemiyle ve yüz yüze uygulanan Türkçe/İngilizce anketler aracılığıyla toplanmıştır. Tüm değişkenler, literatürde geçerliği kanıtlanmış beşli Likert tipi ölçeklerle ölçülmüş ve veriler yapısal eşitlik modellemesi (PLS-SEM) kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, otel deneyiminin alt boyutlarından özellikle eğlence ve kaçış unsurlarının, turistlerin pozitif E-WOM niyetlerini anlamlı biçimde artırdığı tespit edilmiştir. Buna karşılık, estetik ve eğitim deneyimlerinin pozitif ve negatif E-WOM üzerindeki etkileri istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Algılanan özgünlük, pozitif E-WOM üzerinde güçlü ve anlamlı bir etkiye sahipken, negatif E-WOM üzerinde anlamlı bir etkide bulunmamıştır. Aracılık analizleri ise, eğlence, kaçış, estetik ve eğitim deneyimlerinin pozitif E-WOM üzerindeki etkilerinde algılanan özgünlüğün kısmi bir aracı rol oynadığını ortaya koymuştur. Bu çalışma, kaya otel deneyiminin dijital ağızdan ağıza iletişim niyetine etkisinde algılanan özgünlüğün rolünü inceleyen ilk akademik araştırmalardan biridir. Bulgular, özgün deneyimlerin dijital ortamda paylaşılma eğilimini artırdığını göstermekte ve turizm işletmeleri için deneyim tasarımında özgünlük, eğlence ve kaçış boyutlarının öne çıkarılmasına yönelik öneriler sunmaktadır.

Deneyim
Özge Kaya
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yavaş şehir yerel halkının turizmin etkilerine yönelik algılamaları: Ahlat, Arapgir, Kemaliye ve Uzundere üzerine karşılaştırmalı bir araştırma

Yavaş turizmin çevreye yönelik duyarlı yaklaşımı ve yerel halkın yararını gözetmesi turizmin sürdürülebilirliği adına önemli bir harekettir. Popülerliği sürekli olarak artan ''yavaş şehir'' hareketi, üye şehir sayısını devamlı olarak arttırmaktadır. Hâlihazırda turizm ile önceden tanışan birçok destinasyon ''yavaş şehir'' unvanını elde etmiştir. Ancak bu unvanla birlikte turizm ile ilk defa tanışan şehirlerin de olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bu etikete sahip destinasyonlarda turizmin etkilerine yönelik algılamaların hangi düzeyde olduğu merak konusudur. Buradan hareketle araştırma, Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan ''yavaş şehir'' unvanına sahip Ahlat, Arapgir, Kemaliye ve Uzundere şehirlerinde yaşayan yerel halkın turizmin etkilerine yönelik algılamalarını ölçmektedir. Araştırma ayrıca bu dört yavaş şehrin turizmin etkilerine yönelik algılamalarını karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. Birincil verileri elde etmek amacıyla kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma sürecinde yerel halktan toplam 411 anket toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi gibi yöntemlerden faydalanılmıştır. Analizler neticesinde yerel halkın turizmin etkilerine yönelik algılamalarında bazı sosyo-demografik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Destinasyonlar arası karşılaştırmalı analiz sonuçlarında ise dört şehirde de turizmin etkilerine yönelik algılamaların genel olarak olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Uzundere yerel halkının turizmin etkilerine yönelik algılamaları diğer destinasyonların yerel halkına göre en yüksektir. Ahlat yerel halkının ekonomik etkiler boyutuna yönelik algılamaları diğer destinasyonlara kıyasla en düşüktür. Uzundere yerel halkının turizmin sosyo-kültürel etkilerine yönelik algılamaları Arapgir ve Kemaliye yerel halkına göre daha yüksektir. Kemaliye yerel halkının turizmin çevresel etkiler boyutuna yönelik algılamaları ise Ahlat yerel halkına göre daha yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Yavaş Şehir, Yerel Halk, Turizmin Etkileri, Doğu Anadolu Bölgesi.

Emre Karaca
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Akıllı destinasyon teknolojileri deneyiminin davranışsal niyetler üzerindeki etkisi: Algılanan değerin ve destinasyon imajının aracı rolü

Teknoloji insan hayatına her gün biraz daha entegre olmakta, insanların davranışları da bu teknolojilere göre şekillenmektedir. Akıllı destinasyonlar her ne kadar donanımsal özellikleri ile akıllı şehirlerin bir uzantısı gibi görülse de öncelikler, hedefler ve amaçlar açısından farklılaşmaktadır. Akıllı destinasyon teknolojileri, gitgide yaygınlaşan ve insan davranışlarına yön veren teknoloji kullanımları karşısında destinasyonlara rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu bağlamda akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin, turistlerin gelecekteki davranışlarını ne derece etkileyebileceğinin bilinmesi önemlidir. Ayrıca destinasyonda elde edilen deneyimlerin imaj ve değerin algılarını da etkilediği, imaj ve değerin de destinasyona karşı niyetleri etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle, akıllı destinasyon teknolojilerinin destinasyon imajı, algılanan değer ve davranışsal niyetleri üzerinde etkileri olabilmektedir. Destinasyon imajı ve algılanan değer, akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin davranışsal niyetlere etkisinde aracı roller oynayabilir. Bu çalışmanın amacı akıllı destinasyon teknolojilerinin davranışsal niyetlere olan etkisinde destinasyon imajı ve algılanan değerin aracı etkilerini belirlemektir. Literatürde daha önce yapılan çalışmalarda akıllı destinasyon teknolojilerinin davranışsal niyetlere olan etkileri ve destinasyon imajının aracı rolü belirlenmiştir. Bununla beraber, akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin davranışsal niyetlere etkisinde, destinasyon imajı ve algılanan değerin aracılık rollerini aynı model üzerinde test eden ve akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin algılanan değere etkililerini ölçen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma literatürdeki bu boşlukları dolduracak olması sebebiyle önemlidir. Çalışma bulgularında akıllı destinasyon teknolojilerinin, davranışsal niyetler üzerinde etkisinin olduğu, destinasyon imajı ve algılanan değerin bu etkide aracı etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Bununla beraber akıllı destinasyon teknolojilerinin en çok değer algılarını etkilediği ve turistlerin niyetleri üzerinde algılanan değerin daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre akıllı destinasyon teknolojileri deneyimleri turistlerin değer ve imaj algılarının iyileştirilmesi açısından önemlidir. Çalışma sonuçları, hizmet baskın mantık çerçevesinde yorumlanmış, destinasyon imajının akıllı destinasyon teknolojileri kullanılarak nasıl iyileştirilebileceği ile ilgili öneriler sunulmuştur.

Akıllı turizm
Barış Vaiz Dinler
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizmin yerel halkın yaşam tatmini ve yerel kimlik duygusuna etkisi: Nevşehir örneği

Bu çalışma, turizmin yerel halkın yaşam tatmini ve yerel kimlik duygusu üzerindeki etkilerini Nevşehir örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma alanı olarak Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Nevşehir seçilmiştir. Turizmin yalnızca ekonomik etkileri değil, aynı zamanda sosyo-kültürel ve çevresel etkilerinin de yerel halkın yaşam taminini ve yerel kimlik duygularını nasıl şekillendirdiğini araştırmak çalışmanın temel odak noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, turizmin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel boyutta olumlu ve olumsuz etkilerinin yaşam tatmini ve yerel kimliğin işbirliği ve iletişim ile aidiyet boyutları üzerindeki yordayıcı etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, veri toplama aşamasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler istatistik yazılım programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin çözümlenmesi sürecinde betimleyici istatistiklerin yanında, değişkenler arasındaki ilişkileri analiz etmek adına korelasyon analizi de yapılmıştır. Bu analiz aracılığıyla turizmin farklı boyutlardaki algılanan etkileri ile yaşam tatmini ve yerel kimlik arasındaki ilişki düzeyleri ortaya koyulmuştur. Ayrıca, değişkenlerin birbirleri üzerindeki yordayıcı gücünü test edebilmek adına çoklu regresyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, turizmin olumlu ekonomik ve sosyo-kültürel etkilerinin yerel halkın yaşam tatmini üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Turizmin olumsuz ekonomik etkilerinin ise yerel halkın yaşam tatmini üzerinde olumsuz yönde bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Turizmin olumlu ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerinin yerel kimliğin hem işbirliği hem de aidiyet boyutları üzerinde olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Diğer yandan, olumsuz ekonomik etkilerin yerel kimlik üzerinde olumsuz yönde etkileri saptanmıştır. Çevresel etkilerin ise yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı sonucu elde edilmiştir. Son olarak; yerel kimliğin ileişim ve işbirliği boyutunun yaşam tatmini üzerinde olumlu yönde anlamlı bir etkisi olduğu fakat aidiyet boyutunun ise yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, turizm faaliyetlerinin yerel halkın yaşam tatmini ve yerel kimlik duygusu üzerindeki çok boyutlu etkilerini ortaya koyarak, sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi açısından önemli katkılar sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Turizm, Turizmin Etkileri, Yaşam Tatmini, Yerel Kimlik Duygusu, Nevşehir

TurizmTurizm faaliyetleriTurizm işletmeciliği+1
Rümeysa Unat
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Turizm Araştırmaları Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turizmin bölgesel ekonomik kalkınmaya etkisinin ampirik analizi

İkinci Dünya Savaşı sonrası artan ulaşım ve teknolojik gelişmeler turizm endüstrisini dünyanın en büyük sektörlerinden biri haline getirmiştir. Bu denli kısa zamanda küresel büyüklükte bir endüstri haline gelen turizmden birçok ülke daha fazla pay alabilmek için politikalar belirlemektedir. Büyük teknoloji ve alt/üst yapı yatırımlılarına ihtiyaç duyulmadan yatırım yapılmasına imkân sağlayan turizm özellikle azgelişmiş bölgelerin kalkınmasında en önemli araçlardan biri olarak görülebilmedir. Bu tezin amacı, sosyo-ekonomik açıdan Türkiye'nin en az gelişmiş bölgelerinden biri olan TRC Bölgesinin kalkınmasında turizmin sektörünün etkisinin ekonometrik analizlerle tespit edilmesidir. Panel veri analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada iki dönem ait veri seti kullanılmıştır. Bu iki döneme ait veri setinden beş farklı model oluşturulmuştur. Elde edilen analiz sonuçlarına göre; oluşturulan tüm modellerde turizm değişkeninin beş farklı bağımlı değişken (LSAG, LIHR, LOK, LKULT, LKYIC) üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Kişi başına gelirin modellerde yer alan bağımlı değişkenler üzerindeki etkisine bakıldığında iki değişkeni (LSAG, LIHR) pozitif, iki bağımlı değişkeni de (LOK, LKULT) negatif olarak etkilediği ve bir değişken (KYIC) üzerinde anlamlı bir etsinin olmadığı sonucu elde edilmiştir. Turizm değişkeninin Gaziantep ve Kilis illerinde modellerde yer alan bağımlı değişkenler üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak araştırmanın veri seti ve sonuçları açısından öneriler sunulmuştur.

Bölgesel kalkınmaBölgesel turizmEkonomik kalkınma+3
Güray Karacıl
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kış turizminin etkileri: Derbent Aladağ örneği

Yapılan bu çalışmanın amacı kış turizminin Derbent ilçesinde yaşayan yerel halk üzerindeki etkilerini ölçmektir. Nitel araştırma yöntemi benimsenen çalışmada, görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini Türkiye'nin kış turizmi alanları ve örneklemini Derbent ilçesi yerel halkı oluşturmaktadır. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak, katılımcılardan görüşme formu ile veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler bulgular bölümünde değerlendirilip yorumlanmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkan bulgularda yerel halkın Aladağ kayak merkezi ile ilgili genel olarak olumlu bir görüşe sahip oldukları belirlenmiştir. Yerel halkta Aladağ kayak merkezinin gelecek için umut taşıdığı ve özellikle ilçenin çehresini değiştireceği fikri oluşmuştur. Kayak merkezinin ilçeye ekonomik olarak büyük katkı vermesi beklenmektedir. Şu an için tam faal olmaması nedeniyle yeterli fayda sağlamadığı görüşü hakimdir. Aladağ kayak merkezinin geç kalınmış bir proje olmasının yanında ilçeye nüfus, göç, istihdam gibi ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel olarak katkı vereceği sonucuna ulaşılmıştır. Kayak merkezinin ekonomik etkileri kış aylarında yöresel ürün satışı ve esnaf satışları; sosyo-kültürel etkileri iletişim ve değerlere sahip çıkma; çevresel etkileri ilçenin bilinirliğini artırması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Son olarak yeterli tesisleşmesinin olmaması, gelen ziyaretçilerin ilçe merkezine uğramaması ve günübirlik ziyaret yapılması gibi nedenlerden dolayı Aladağ kayak merkezinin yerel halka çok katkı sağlamadığı sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Turizmin Etkileri, Kış Turizmi, Yerel Halk, Derbent.

Kayak merkezleriKonya-DerbentKış turizmi+2
Ahmet Bozyiğit
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gastronomik kimlik ve destinasyon imajı arasındaki ilişkide yöresel yemek tüketim motivasyonunun rolü

Destinasyon imajı, bir bölgeyi ziyaret eden bir kişinin ziyaret öncesi ve sonrasında zihninde oluşan bölgeye ilişkin genel yargıdır. Bu yargıyı etkileyen birçok unsur olabilir. Gastronomik kimliğin de bu unsurlardan biri olabileceği düşünülmektedir. Gastronomik kimlik bir destinasyonun yemek kültürünü yansıtması ve her destinasyonda kendine özgü olması sebebiyle turistlerin seyahat kararlarında önemli bir unsur olarak görülmektedir. Benzersiz gastronomik kimlik yaratabilen destinasyonlar rakipleri karşısında üstünlük sağlamakla birlikte turistler için de cazip hale gelmektedir. Yöresel yemek tüketim motivasyonu ise bireylerin ziyaret ettikleri yerde yöresel yemekleri tüketme isteklerini ve nedenlerini açıklamaktadır. Bu araştırmada gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerindeki etkisinin belirlenmesi ve yöresel yemek tüketim motivasyonunun bu etkideki rolünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler kurulan yapısal model aracılığıyla test edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda, Konya'yı ziyaret eden 628 kişiden elde edilen verilerin analiz edilmesiyle gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca yöresel yemek tüketim motivasyonunun gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerindeki etkisinde baskılayıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Diğer bir deyişle yöresel yemek tüketim motivasyonu arttıkça gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerindeki etkisi artmaktadır. Aynı zamanda, araştırmaya katılan katılımcıların Konya'ya ilişkin destinasyon imajı algılarının olumlu olduğu, Konya'nın gastronomik kimliğinin katılımcılar tarafından olumlu algılandığı ve katılımcıların yöresel yemek tüketim motivasyonlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon İmajı, Gastronomik Kimlik, Yöresel Yemek Tüketim Motivasyonu, Konya, Baskılayıcı Rol

DestinasyonGastronomiKimlik+6
Seda İdikut Şahin
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turizm sektöründe girişimcilik motivasyonu: Yerleşik ve göçmen girişimciler üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Yapılan bu çalışma ile turizm sektöründe ve turizm ile dolaylı ilişkili sektörlerde bulunan işletmelerde yerleşik ve göçmen girişimcilerin yapmış oldukları girişimcilik faaliyetlerinde hangi Girişimcilik Motivasyonu Kaynakları ile işe başladıklarını tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma, Ağustos-Aralık 2021 tarihleri arasında Konya il merkezinde bulunan turizm sektöründe ve turizm ile dolaylı ilişkili sektörlerde hizmet veren yerleşik ve göçmen 478 girişimci ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, Girişimcilik Motivasyon Kaynaklarının, Fırsat Odaklı Motivasyon, Bağımsızlık Odaklı Motivasyon, Maddiyat Odaklı Motivasyon ve Lüks Hayat Odaklı Motivasyon alt boyutlarında oluştuğu ve yerleşik ve göçmen girişimcilerin girişimcilik motivasyonları arasında Bağımsızlık Odaklı Motivasyon alt boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer alt boyutlarda ise yerleşik ve göçmen girişimciler arasında anlamlı farklılığın oluşmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada oluşan bu sonuçlar, yerleşik ve göçmen girişimcilerin herkesin yaptığından farklı şeyler peşinden giden, özgür ve bağımsız duruşunu önemseyen, alışılmışın dışında girişimlerin öncüsü olma niyetini ortaya koyan Bağımsızlık Odaklı Girişimcilik motivasyonlarında farklılaştıklarını ortaya koymuştur.

GirişimcilerGirişimcilikGöçmenler+4
Metin Gülal
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm sektöründe dijital pazarlama: Afrika ülkeleri destinasyonlarının resmi turizm web sitelerinin içerik analizi ile değerlendirilmesi

Dijitalleşme neredeyse tüm faaliyet sektörlerini kapsayan bir olgu haline gelmiştir. Turizm endüstrisi, destinasyon web siteleri de dahil olmak üzere farklı kanallardan en fazla fayda sağlayan sektörlerden biri olduğu söylenmektedir. Bu web siteleri, turizm ürün ve hizmetlerinin daha iyi görülebilmesi için bunları kullanan destinasyonlar için büyük önem taşımaktadır. Çalışma alanı Afrika kıtası olan bu çalışmamızda, Afrika ülkelerinin resmi internet sitelerinde bir araştırma yaparak onların durumlarını ve eksikliklerini tespit ederek iyileştirilmesine yönelik önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Bu çalışmanın yapılabilmesi için bir destinasyon web sitesinde yer alması gereken kriterleri bulmak amacıyla literatür taraması yapıldı. İçerik analizi yöntemi kullanılarak 54 Afrika ülkesinden web sayfaları işlevsel olan 37 Afrika destinasyon web sitesi analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Afrika destinasyon web siteleri çoğunlukla turistik yerlerin, ürün ve hizmetlerin tanıtım ve sunumuna odaklanmaktadır bunun yanında ürün ve hizmetlerin rezervasyonunu veya satışını içeren işlemlerle ilgilenmediği söylenebilir. Analiz sonuçlarına göre söylenebilecek bir başka durumda en fazla ziyaretçi kabul eden ülke web sayfalarıyla ilgilidir. Buna göre en fazla ziyaretçi kabul eden ülkelerin web sayfalarının en başarılı web sayfaları olduğunun söylenememesidir. Anahtar kelimeler: Afrika, Destinasyon, Turizm, Destinasyon web sayfası, Dijital pazarlama.

Mouhamed Thıam
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir zincir otelde alakart menü hizmeti satın alan müşterilerin davranışlarını belirlemeye yönelik doğal gözlem çalışması

Bu çalışma, COVİD-19 döneminde İstanbul'da faaliyet gösteren bir zincir otel işletmesinde alakart menü hizmeti satın alan müşterilerin yiyecek içecek davranışlarını (yöresel yiyecek içecek tercihi, bahşiş, etkileşim, israf, fotoğraf çekme vb.) ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada, veri toplama tekniği olarak doğal gözleme başvurulmuştur. Çalışma kapsamında öncelikle literatürden yararlanılarak bir doğal gözlem formu oluşturulmuştur. Gözlem formunun kapsam geçerliliğini sağlayabilmek için 15 Temmuz 2021 tarihinde bu alanda uzman 7 kişinin (5 araştırmacı, 2 deneyimli otel çalışanı) görüşüne başvurulmuştur. Uzman görüşü neticesinde gözlem formunda düzenlemeye gidilerek 4 Ağustos- 29 Eylül 2021 tarihleri arasında pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Pilot çalışma kapsamında toplam 23 müşterinin (17 kadın, dört erkek, iki çocuk) yiyecek içecek davranışı gözlemlenmiştir. Pilot çalışmadan elde edilen bulgular ışığında doğal gözlem formunda yapılan düzenlemeler neticesinde 7 Ekim 2021- 28 Ocak 2022 tarihleri arasında araştırmaya konu olan zincir otelin restoranında alakart menü hizmeti satın alan toplam 341 müşterinin (140 erkek, 161 kadın, 40 çocuk) yiyecek içecek davranışları gözlemlenmiştir. Gözlemler esnasında yiyecek-içecek ve ödeme bilgilerinin yazılı olduğu otel otomasyon sisteminden edinilen belgeler de düzenli olarak incelenmiştir. Araştırma neticesinde, alakart yemek hizmeti satın alan müşterilerin % 52'sinin yemek rezervasyonu yaptırmadığı tespit edilirken rezervasyon yaptıran müşterilerin ise yaklaşık % 59'unun söz konusu zincir otelde konaklamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca müşterilerin % 59,23'ünün yemek hizmetini "aile fertleriyle birlikte "aldıkları; % 69'unun yemek yeme eylemine birlikte başladıkları; % 56'sının ödemeleri "nakit" gerçekleştirdiği; % 48'inin yöresel yiyecek içecek tercihinde bulunduğu; % 41'inin tabaklarında artık yemek bıraktığı ve % 43.6'sının bahşiş bıraktığı ortaya koyulmuştur. Diğer yandan çok az sayıda müşterinin (% 6) şikayet etme yönünde davranış sergilediği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yiyecek İçecek Davranışı, Turist Davranışı, Şikâyet, Bahşiş, Alakart menü hizmeti, Doğal Gözlem.

Alakart restoranBahşişlerCOVID 19+7
Gülşah Keskin
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sanal seyahat acentalarının e-hizmet kalitesi, e-müşteri memnuniyeti, e-müşteri sadakati ve e-wom arasındaki ilişkinin belirlenmesi

E-ticaret 2022 yılı itibariyle ülke genelinde 800 milyar TL'yi geçen bir hacim ile insanlarlar tarafında kullanımına daha çok yönelinmiş bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca potansiyeli ve geleceği çok daha fazla olduğu kaçınılmazdır. Ticaret Bakalığın verilerine göre e-ticaret içerisinde en çok artış hızı turizm sektöründe yaşnamaktadır. Bu yönüyle sanal seyahat acentalarının hem e-ticaret hemde turizm sektörü içersinde önemi her gün daha fazla artmaktadır. E-ticaret alışverişi sırasında sunulan e-hizmet kalitesi, ememnuniyet, e-sadakat ve E-WOM faktörleri işletmelerin hem ticari hacimlerini hem de sürdürülebilir olmalarını etkilemektedir. Sanal seyahat acentaları üzerine yapılan bu çalışmanın temel amacı e-hizmet kalitesi, e-memnuniyet, e-sadakat ve E-WOM arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Nicel araştırma yöntemi kullanarak gerçekleştirilen bu çalışmada, kolayda örneklem kullanılarak 604 kişiye anket uygulanmış olup 405 anket çalışmaya dâhil edilmiştir. Elde edilen veriler yapısal eşitlik modeli (YEM) ile analiz edilmiş olup, sanal seyahat acentalarından alışveriş yapanların e-hizmet kalitesi, e-memnuniyet, e-sadakat ve E-WOM ilişkilerine yönelik önemli bulguları sunmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'deki sanal seyahat acentlarına e-hizmet kalitesi, e-memnuniyet, e-sadakat ve E-WOM üzerine vermeleri gereken değeri göstermektedir.

Elektronik ağızdan ağıza iletişimElektronik hizmetElektronik ticaret+7
Ali Koçak
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Akıllı turizm teknolojileri kapsamında turistlerin teknoloji kullanım düzeylerinin incelenmesi

Günümüzde bilgi toplumunun bir sonucu olarak, turistlerin ihtiyaç ve davranışları, internet ve sosyal medya öncesi dönemdeki turistlerden oldukça farklıdır. Turistler bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim sayesinde, ürünlerin fiyat ve performanslarını dikkate alarak en iyi fiyat ve zaman planlamasına, esnekliğe, çeşitliliğe, güvenliğe ve kişiselleştirmeye önem vermektedirler. Turistlerin ihtiyaç ve davranışlarındaki bu değişiklikler turizm sektörüne çeşitli zorluklar getirmiş ve daha akıllı ürünlerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Türkiye'deki turistlerin akıllı turizm teknolojilerini kullanımı ve bu konudaki eğilimleri yeterince araştırılmamıştır. Ayrıca konaklama işletmelerinin akıllı turizm teknolojilerini ne ölçüde kullandığı ve benimsediğine dair veriler de sınırlıdır. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, Türkiye'deki turistlerin akıllı turizm teknolojilerini kullanım eğilimlerinin Teknoloji Kabul Modeli ile incelenmesi ve konaklama işletmelerinin bu teknolojileri ne ölçüde kullandığının belirlenmesidir. Çalışmada karma araştırma yöntemi kullanılmış ve eşzamanlı dönüşümsel tasarım benimsenmiştir. Bu noktada araştırma hem keşfedici hem de tanımlayıcı bir yapıdadır. Konaklama işletmelerinin akıllı turizm teknolojilerinin kullanım düzeylerinin belirlenmesi adına nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Bu kapsamda Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan on (10) üst düzey otel yöneticisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Turistlerin akıllı turizm teknolojilerini kullanma davranışları ve eğilimlerini belirlemek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmış olup 510 katılımcıdan veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen sonuca göre, zincir ve şehir otellerinin akıllı turizm teknolojilerine daha çok önem verdiği, bu teknolojilere daha hazırlıklı oldukları ve sayfiye otellerine göre daha yaygın bir şekilde kullandıkları belirlenmiştir. Bununla beraber konaklama işletmelerinde akıllı teknoloji kullanımının başlangıç aşamasında olduğu ve gelecekte büyük bir gelişim potansiyelinin bulunduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan nicel verilerden elde edilen sonuçlar incelendiğinde, araştırma modelinde yer alan öznel normlar ve öz yeterlilik boyutlarının algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı boyutları ile aralarında anlamlı bir ilişki olduğu ve pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı ve uyumluluk boyutları ile kullanıma yönelik tutum boyutu arasında da anlamlı bir ilişki ve pozitif yönde bir etki tespit edilmiştir. Fakat algılanan güvenlik boyutu ile kullanıma yönelik tutum boyutu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bununla beraber, kullanıma yönelik tutumun kullanım niyetini olumlu ve anlamlı şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak algılanan davranışsal kontrol ile kullanım niyeti arasında anlamlı bir ilişki belirlenememiştir.

Ahmet Emre Derinkök
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gastronomi kültürünün turizmdeki yeri: Serik ilçesini ziyaret eden turistler üzerine bir araştırma

Çalışmada Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin gastronomi turizmine ilişkin görüşlerinin ve davranışlarının kültürlerarası farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Aynı zamanda, gastronomi kültürünün turizmdeki yeri incelenmiştir. Bu bakımdan çalışmanın amacı, gastronomi kültürünün turizmdeki yerini ortaya koyabilmek için, yerli ve yabancı turistlerle anket yapılarak elde edilen verilerle bağlantılar kurularak tespit edilmiştir. Çalışma nicel verilere dayalı betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, turistlerin en çok bulunduğu Serik ilçesinin Belek, Kadriye ve Boğazkent sahil beldelerinde, kolayda örnekleme ile seçilmiş ve çalışmaya katkıda bulunan 404 gönüllü bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri elde etme tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine yönelik sorular yer almaktadır. İkinci bölümde ise dört başlık altında Serik ilçesini ziyaret eden turistlerin gastronomi turizmine olan ilginin, tutumun ve Serik ilçesindeki yiyecek içecek işletmelerine, yiyecek ve içeceklere olan ilgilerinin tespit edilmesine yönelik sorular yer almaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler istatistik paket programında çözümlenerek verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Demografik bilgilere ilişkin frekans, yüzde ve ortalama değerler bulunmuştur. Verilerin güvenirliği Cronbach Alpha katsayısı tekniği ile analiz edilmiştir. Demografik bilgilerle katılım düzeyleri arasında farkın olup olmadığını saptamak için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalar ise Kruskall-Wallis H testi ile analiz edilmiştir. İfadelere yönelik cevapların dağılımlarının anlamlılık analizi Tek Grup Ki-Kare testi ile çözümlenmiştir. Serik ilçesini ziyaret eden turistlerle, Serik gastronomisi ile demografik özellikler arasındaki farklılıkları belirlemeye yönelik anket çalışması yapılmıştır. İlçeyi ziyaret eden turistlere uygulanan anketlerin 404 adeti analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, turistlerin gastronomi turizmine ilgili oldukları, ancak küçük bir farkla yabancı turistlerin, yerli turistlere göre Serik`in gastronomik değerleri hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Serik ilçesinin tarihi coğrafi ve kültürel olarak çeşitli zenginliklere sahip olduğu bilinmektedir. Fakat bu zenginliklerin mutfak kültürüne yansımadığı görülmektedir. Serik`i ziyaret eden turistlerin genel olarak Türk mutfağını tatdıkları bilinmektedir. Yabancı turistlerin Serik ilçesinin yöresel tatlarını bilmedikleri araştırma sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Antalya-SerikGastronomiMutfak turizmi+3
Rafıga Babazade
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel çalışanlarında kültür ve iş performansı ilişkisinin Hofstede modeliyle incelenmesi: Türkiye-Avusturya karşılaştırması

Örgüt kültürü, örgütsel yaşam içerisinde işgörenlerin tutum ve davranışlarına rehber olmaktadır. Örgütsel ortamda algılanan kültür, işgörenlerin iş performansını da etkileyebilmektedir. Örgütsel kültür boyutlarının farklı örneklemlerde iş performansı ile ilişkisi farklılaşabilir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, otel çalışanlarında kültür ve örgütsel performans ilişkisini Hofstede modeliyle incelemektir. Araştırmanın örneklemini, basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle alınan 554 otel çalışanı (277 Türkiye, 277 Avusturya) oluşturmaktadır. Araştırmada verilerinin toplanmasında İş Performansı Ölçeği ve Hofstede Kültür Boyutları Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler bilgisayar ortamına sayısal ifade olarak girilmiş ve bu veriler sosyal bilimler için istatistik paket programı (SPSS 25) kullanılarak istatistiksel analizleri yapılmıştır. Araştırmamızın bulgularına göre, güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, bireyselcilik-çoğulculuk, uzun dönem uyum sağlama boyutları her iki örneklem için iş performansı ile ilişki gösterirken, erillik-dişilik boyutu için yalnızca Avusturya örneklemi ilişki göstermektedir.

AvusturyaKarşılaştırmalı analizKonaklama işletmeleri+7
Tuğba Günay
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Heterotopik destinasyonlarda varoluşsal hisler: Olympos'ta etnografik bir araştırma

Turizm, mekanlar ve insanlar ile üretilen, onlar arasındaki ilişkiye dayanan bir kavramdır. İnsanların gündelik yaşamlarından ayrı kaldıkları zaman dilimlerini içeren tatiller, seyahatler ve geziler; insan sosyolojisi ve psikolojisi bağlamında anlaşılması, farklı bakış açılarıyla yaklaşılması gereken olgulardır. Destinasyonların mekânsal pratiklerinin anlaşılması da oldukça önemlidir. Çünkü turizm destinasyonları insanların yaşadıkları yerlerden farklı pratiklere sahiplerdir. Farklı pratiklere sahip mekanlara dair teorilerden biri de Foucault (1986)'nun heterotopya teorisidir. Aslında turizm mekanlarının hepsi heterotopya bağlamı içerisinde konumlandırılabilecek özelliklere sahiptir. Çünkü alternatif düzenlemelere ve onları hem girilebilir hem izole kılan bir giriş çıkış sistemine sahip heterotopyalar, ütopyaların aksine gerçek yerlerdir ve aynı anda birden fazla uyumsuz mekanı bir araya getirebilmektedir. Bu anlamda heterotopya kavramının anlaşılması ve turist-çalışan-bölge sakini ekseninde değerlendirilmesi destinasyonlara farklı bir gözle bakılmasını sağlamaktadır. Hisler ve özellikle varoluşsal hisler (Ratcliffe, 2008) turizm disiplini içerisinde çok fazla ele alınmamış bir konudur. Duygular veya etkiler çalışılmış olsa da varoluşçuluk felsefesinin benimsendiği turizm araştırmalarında genellikle otantiklik kavramı incelenmiştir. Turizm psikolojisi bağlamında varoluşsal hislerin anlaşılması turist davranışlarının öğrenilmesine katkı sağlayacaktır. Hisler ve mekanlar arasındaki ilişkinin önemi ise destinasyonların insanlarla yani turistler, çalışanlar ve yerliler ile sakinlerle birlikte var olmasıdır. Bu bağlamda bu tez çalışmasının amacı heterotopik destinasyonlarda yaşayanlar, ziyaretçiler ve çalışanlar tarafından deneyimlenen varoluşsal hislerin keşfedilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, Antalya'da bulunan Olympos destinasyonu heterotopya olarak incelenmiş; orada yaşayan, çalışan ve orayı ziyaret edenlerin varoluşsal hisleri araştırılmıştır. Bu çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiş; verilerin toplanması için etnografik yöntemler kullanılmıştır. Olympos'ta alan çalışması yirmi gün sürmüş; bu süre içerisinde katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleriyle veri toplanmıştır. Alanda toplanan verilerin geçerlik ve güvenirliğini sağlamak amacıyla netnografik araştırma da eklenmiş ve çevrimiçi seyahat yorum siteleri, seyahat blogları ve sözlük forumlarında yer alan Olympos ile ilgili yorumlar incelenmiştir. Toplanan veriler analiz edildikten sonra ortaya çıkan temalar doğrultusunda Olympos'un heterotopik özellikleri ve bireylerin varoluşsal hisleri ortaya konmuştur. Çalışma sonucunda Olympos'un, Foucault (1986) tarafından belirlenen altı ilkenin tümüne uyan özelliklere sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Olympos eşikte bir mekan olarak insanlar için bir kaçış yeri sunmakta; farklı mekanları bir araya getirmesiyle tiyatro benzeri bir sahne oluşturmakta; zıtlıkları, kodları ve kuralları ile alternatif düzen oluşturarak kendisini izole kılmakta ve diğer deniz-güneş-kum ve kültür/tarih destinasyonlarından kendisini ayırmakta; geçmişten gelen ve yabancı sırt çantalı turistlerin getirdiği hippi ruhuyla, hem ziyaretçilere hem sakinlerine sunduğu özgürlük ve rahatlıkla ön plana çıkan yaşam tarzıyla insanlara heterotopik bir deneyim sunmaktadır. Bu tür karmaşık bir deneyim içerisinde katılımcıların bu heterotopik mekanda deneyimlediği varoluşsal hisler; doğa-beden, mekan-beden ve kişiler arası ilişkiler doğrultusunda ortaya konmuştur. Doğa veya mekan bu noktada hislerin yönlendirildiği belirli nesneler olarak görülmemeli; bedensel hislerin anlaşılması için belirlenen temalar olarak görülmelidir. Ziyaretçilerin, yaşayanların veya çalışanların Olympos'ta deneyimlediği doğa ve mekan aracılı varoluşsal hisler doğanın bir parçası olma, doğaya ait hissetme, huzurlu hissetme, şifa bulmuş hissetme; huşu, farklı bir zamanda gibi hissetme, sonsuzluk hissi, hayal gücü ve dünyayı yeniden keşfetme hissi, ölümlülük ve yuvada hissetme olarak bulunmuştur. İnsanlar arası ilişkiler içerisinde hissedilenler ise hemhal olma, ruhların sevişmesi, topluluk hissi ve aşk temaları altında toplanmıştır. Sonuç olarak tüm bu hisler bireyin varoluşsal özgürlük hissetmesine, öz farkındalık geliştirmesine, düşünce ve davranışlarında kısa veya uzun süreli değişimlere ve eşikte anlarda da olsa otantik benlik hissine neden olmuştur. Bu tez çalışmasının turizm disiplinine farklı bir bakış açısı kazandırması beklenmektedir.

DestinasyonEtnografyaHeterotopi+4
Nisan Yozukmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma

Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansTurizm işletmeciliği+4
Onur Atak
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki turizm paydaşları açısından yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesinde politika ve güç ilişkisi

Son zamanlarda "Bir Kuşak Bir Yol" projesi kapsamında İpek Yolu yeniden gündeme gelmiştir. İpek Yolunun yeniden gündeme gelmesi, Yeni İpek Yolu turizmini canlandırmaya yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Türkiye'nin sahip olduğu arz kaynakları ve jeopolitik konumu, Yeni İpek Yolu turizmi açısından ülkeye avantaj sağlayabilecek niteliktedir. Türkiye'nin turizmden elde edeceği geliri ve pazar payını arttırması sahip olduğu bu potansiyeli etkili politikalarla yönetmesi ile mümkün olabilecektir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Türkiye'de Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesine yönelik turizm paydaşlarının düşüncülerini ortaya koymak ve Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesinin önündeki engelleri araştırmaktır. Çalışmanın bir diğer amacı ise Yeni İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasındaki güç ilişkisini açığa çıkarmaktır. Nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik yaklaşıma göre desenlenen araştırmanın verileri, ilgili devlet dairelerinin üst düzey yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve turizmle ilgili çeşitli kurumlarda çalışan yerel yöneticiler ile özel sektörde görev yapan üst düzey yöneticiler olmak üzere 26 turizm paydaşıyla yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bilgi kaynaklarına ulaşmak için amaçlı örneklem kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi için paydaş işbirliğinin sağlanması, Yeni İpek Yoluna ilişkin rota oluşturulması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, vize kolaylığının sağlanması ve tanıtım faaliyetleri önem teşkil etmektedir. Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi sürecinde karşılaşılabilecek engeller ise koordinasyon eksikliği, finansal kaynak eksikliği, bürokratik engeller, konunun öneminin kavranmaması ve bilgi eksikliği olarak tespit edilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasında Türkiye'de Yeni İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasında zorlayıcı güç, meşru güç, ekonomik güç ve uzmanlık gücü olmak üzere dört güç türü ortaya konmuştur. Yeni İpek Yolu turizmine ilişkin politika oluşturma sürecinde, paydaşlar arasındaki güç ilişkilerinin etkili olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, araştırmanın yazına ve uygulamaya katkıları tartışılarak araştırmacılara ve uygulamaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Bir Kuşak Bir Yol ProjesiGüç ilişkileriTurizm+2
Nur Çelik İlal
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kış turizminin yerel kalkınmaya etkisi: Ordu ili örneği

Küreselleşme olgusunun hız kazanması ile birlikte rekabet artmış ekonomik, sosyal ve teknolojik değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlere paralel olarak sürdürülebilir kalkınma modeli ülkelerin sürdürülebilir ekonomi adına birinci stratejisi konumuna gelmiştir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme ve kalkınmanın bir arada gerçekleşmesi toplumdaki tüm paydaşların (yerel yönetimler, özel sektör, yerel halk) bir araya gelmesiyle mümkündür. Bölgesel dengesizliklerin azaltılması ve planlı bir kalkınma sürecinin başlaması şüphesiz bu durum ile doğrudan ilişkilidir. Bu süreçte ekonomik değer yaratacak ve kalkınmada etkin olarak kullanabilecek kaynakları kısıtlı olan ve turistik değerlere sahip bölgelerde turizm hizmetleri yerel kalkınma için lokomotif rolü üstlenmektedir. Nitekim günümüzde birçok destinasyon sahip olduğu turistik değerleri yerel kalkınmada etkin olarak kullanma yoluna gitmektedir. Kış turizmi de bunlardan bir tanesidir. Ordu ili turizm açısından birçok önemli değere sahip olmakla birlikte gelişmişlik açısından diğer bölgelere göre henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Öte yandan, Ordu ilinin yerel kalkınma sürecinde kış turizmi faaliyetlerinin kilit bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı Ordu ilindeki kış turizmi faaliyetlerinin yerel kalkınmaya yapmış olduğu etkileri belirlemektir. Araştırma çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği ile Mart 2020 döneminde Ordu ilinde 24 katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakat gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar Ordu ilinde kış turizminin önemli bir potansiyele sahip olduğu ve yerel kalkınma sürecini hızlandırıp, önemli katkılar yapabileceğini, ayrıca yatırımların artması, ulaşım sorununun çözüme kavuşturulması, sosyo-kültürel aktivitelerin çeşitlendirilmesi ve tanıtım faaliyetlerine daha çok önem verilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEkonomik kalkınma+3
Emrah Kara
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Foodstagramming: Kuşaklar açısından değerlendirilmesi ve yiyecek içecek işletmesi tercihine etkisi

Web 2.0 teknolojisinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan sosyal medya, internetin yaygın olarak kullanımı ve akıllı mobil cihazlar sayesinde internete kolay erişilebiliyor olmasıyla birlikte milyonlarca kişi tarafından kullanılmaktadır. Özellikle Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında kullanıcılar sanal çevresiyle fotoğraf, video vb. birçok içerik paylaşabilmektedir. Son yıllarda sosyal medyada oldukça yaygın olan yemek fotoğrafı paylaşımı foodstagramming olarak adlandırılmaktadır. Sosyal medyada yemek fotoğrafı paylaşımıyla tüketiciler kendi yemek tercihlerini göstermenin yanında, çevresine restoran hakkında tavsiyede bulunmakta ve fikir önderliği yapmaktadır. Foodstagramming, aynı zamanda tüketicilere daha önce gitmemiş olduğu bir işletmeyi tanıma ve farklı yiyecek ve içecekleri keşfetme imkanı sağlamaktadır. Bu anlamda foodstagramming yiyecek ve içecek işletmelerinin tanınırlığı ve tercih edilmesi konusunda yarar sağlamaktadır. Bu araştırmanın ana amacı, foodstagrammingin yiyecek içecek işletmesi tercihi üzerine etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, aktif sosyal medya kullanıcısı olan ve sosyal medyada yiyecek içecek fotoğrafı paylaşımında bulunan 410 katılımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programı yardımıyla "regresyon, korelasyon, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları foodstagrammingin yiyecek içecek işletmesi tercihi üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, foodstagrammingin yemek deneyimini zenginleştirme ve sosyal bağlantı kurma boyutlarının yiyecek içecek işletmesi tercihi üzerinde olumlu etkisinin olduğu ve özel anıları hatırlama boyutuna katılımın kuşaklar açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan katılımcıların foodstagramminge katılım nedenlerine ve yiyecek içecek işletmesi tercihine ilişkin değerlendirmeleri ile demografik özellikleri arasında anlamlı farklılıkların bulunduğu tespit edilmiştir.

Besin tercihleriFoodstagrammingKuşaklar+4
Duygu Demir
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel işletmelerinde z kuşağının beş faktör kişilik özellikleri ve oyunlaştırma oyuncu tiplerinin belirlenmesi

Turizm emek yoğun bir sektör olup, insan odaklı iş ortamına sahiptir. Turizm istihdamının büyük paydasını oluşturan otel işletmeleri için insan kaynakları yönetimi oldukça önemlidir. Dijitalleşen dünya ile birlikte insan kaynakları yönetiminde geleneksel yaklaşım değişmeye başlamıştır. Özellikle yeni kuşakların iş hayatına girmesi bu değişimin temel nedenidir. Z kuşağının iş hayatından beklentileri ve kişilik özellikleri önceki kuşaklardan çok farklıdır. İş hayatındaki sorunları çözmeye yönelik yenilikçi bir strateji olan oyunlaştırılmış insan kaynakları yaklaşımı, kişilik özellikleri ve oyuncu tipleri eşleşmesi sonucunda doğru kişiyi, doğru işe yerleştirebilir. Bu araştırmada otel işletmeleri için mevcut ve potansiyel işgören olan Z kuşağının oyunlaştırma oyuncu tipleri ile beş faktör kişilik tiplerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma evrenini oluşturan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerinden kolayda örneklem yöntemi ile seçilen katılımcılardan 280 adet veri toplandı. Çevrimiçi anket yöntemi ile toplanan verilerin ortalama ve yüzdelik değerlerine bakılarak baskın oyuncu ve kişilik tipleri saptandı. Oyuncu tipleri ve kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi yapıldı. Katılımcıların oyunlaştırmada düzen bozucu oyuncu tipi, beş faktörde sorumluluk sahibi kişilik tipi baskın bulundu. Altılı oyunlaştırma ve beş faktör kişilik tipleri arasındaki ilişki analizinde; düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki saptandı. Sonuç olarak gerçek hayat ile oyun dünyası arasında yaşayan yeni Z kuşağının oyunlaştırma ve beş faktör kişilik tiplerinin ilişkilerinin çok kuvvetli olmadığı anlaşılmaktadır. Fakat tek tek bakıldığında her bir kişilik tipinde farklı baskınlık düzeyleri görülmektedir. Z kuşağının oyun ile yaklaştığı durumlarda farklı kişilik özellikleri göstereceği anlaşılmaktadır. Gerçek hayatı bir oyun olarak kabul eden Z kuşağı için düzeni bozmak olumsuz değil tam tersi daha iyi olması için yapılan bir eylemdir. Otel işletmelerinde özellikle insan kaynakları için geliştirilecek oyunlaştırma uygulaması tasarımlarında oyuncu tipi göz önünde bulundurulmalıdır.

Beş faktör kişilik modeliKonaklama işletmeleriOteller+5
Gamze Utar
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonuna etkisi

Motivasyon, psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan nedenlerle seyahat etme arzusunu harekete geçirerek kişilerin turizme katılmasını sağlamaktadır. Sokak lezzetleri ise turist motivasyonunu giderek daha fazla etkileyen gastronomik bir çekicilik olarak düşünülmektedir. Türkiye; denizleri, tarihi, doğası ve kültürüyle yabancı turistlerin gözdesi olan bir ülkedir. Son zamanlarda tüm bu çekiciliklerinin yanında sahip olduğu sokak lezzeti çeşitliliği açısından da ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir. Fakat Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlerin kişilik özelliklerine dair çalışmaların sınırlı sayıda olması ve yabancı turistlerin sokak lezzetlerini hangi motivasyonel faktörlerle tükettiklerinin çok fazla araştırılmaması alanyazında büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, yabancı turistlerin kişilik özelliklerinin sokak lezzeti tüketim motivasyonu üzerindeki etkisini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın amacı, sınırları ve turizm alanına katkısı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kişilik ve kişilik kuramları ile turizm yazınında kişilik kavramı konu edilmiştir. Üçüncü bölümde sokak lezzeti tüketim motivasyonu ve kişilik ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki turistlere yönelik bir araştırmaya yer verilmiştir. Araştırma sürecinde ilk olarak alanyazın taranarak kavramsal çerçeve belirlenmiştir. Daha sonra hazırlanan anket ile çalışmanın verileri toplanmış ve SPSS programı ile söz konusu veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkan kişilik boyutları dışadönüklük, deneyime açıklık, uyumluluk, sorumluluk ve duygusal dengedir. Sokak lezzeti tüketim motivasyonu boyutları ise heyecan deneyimi, rutinden kaçış ve sağlık, kültürel deneyim, birliktelik ile prestij olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular alanyazın sonuçlarıyla karşılaştırılarak gelecekteki çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kişilik, sokak lezzeti, tüketim motivasyonu, Türkiye

KişilikKişilik özellikleriMotivasyon+5
Derya Güney Göller
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kahve mağazalarındaki atmosferik unsurların belirlenmesine yönelik ölçek geliştirme çalışması

Yiyecek-içecek sektöründe önemli bir yere sahip olan kahve mağazalarının sayısı dünyada olduğu gibi Türkiyede her geçen gün artış göstermektedir. Bu artış dikkate alındığında müşterilerin kahve mağazalarını tercihlerinde etkili faktörlerden birisi olan atmosferik unsurlar, daha da önemli hale gelmektedir. Mevcut tez çalışmasında, kahve mağazalarındaki atmosferik unsurları belirlemeye yönelik ölçek geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Geliştirilen ölçek ile hem literatüre katkı sunulması hem de sektördeki işletmelere yol göstermesi hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, ilgili tez araştırmasında sırasıyla nitel ve nicel araştırma süreçlerinin bir arada yürütüldüğü karma yöntem yaklaşımlarından keşfedici sıralı desen yöntemi kullanılmıştır. Buna göre, araştırmanın nitel aşamasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 12 katılımcıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. Nitel veri analizi sonucu elde edilen bilgiler ve literatür taramasından yola çıkarak taslak anket formu oluşturulmuş ve 45 katılımcı ile pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamadan elde edilen veriler ile yeniden düzenlenen ve son halini alan anket formu aracılığı ile Beşiktaş Starbucks kahve mağazalarındaki müşterilerden Açıklayıcı faktör analizi (AFA) için veri toplanmıştır. Elde edilen verilere AFA uygu-lanmış ve anket formunda yer alan bazı ifadeler çıkarılarak doğrulayıcı faktör analizi için tekrardan aynı örneklem grubundan veri toplanmıştır. İkinci defa toplanan veriler doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda geçerliği ve güvenirliği sağlanmış, 17 ifade ve 5 faktörlü yapıdan oluşan Coffeescape ölçeği ge-liştirilmiştir. Coffeescape ölçeğindeki atmosferik unsurların; düzen, estetik, aydınlat-ma, personel ve teknoloji boyutlarından meydana geldiği belirlenmiştir. Ayrıca, Star-bucks kahve mağazasını ziyaret eden müşterilerin büyük çoğunluğunun 16-30 yaş aralığında ve üniversite düzeyinde eğitim seviyesine sahip oldukları tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin hem alan yazına hem de kahve sektöründeki işletmelere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Atmosferik unsurlarKahveKahvehaneler+4
Songül Kılınç Şahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Koronavirüs salgın krizinin restoran işletmeleri üzerindeki etkilerine ve yöneticilerin kriz sonrası beklentilerine yönelik Marmaris'te bir araştırma

Koronavirüs salgını, kısa bir süre içerisinde bütün dünyayı etkisi altına almış, birçok ülkede hayatın durmasına sebep olmuş, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine ve milyarlarca insanın fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olan kriz ve felaket durumu olarak yorumlanmaktadır. Ortaya çıkan bu salgın krizinin etkileri birçok sektör ve endüstriyi etkisi altına aldığı gibi restoran işletmelerini de büyük ölçüde etkilediği görülmektedir. Koronavirüs salgın krizinin etkilerinin hala güçlü bir şekilde hissedildiği ve geleceğe yönelik belirsizliklerin olduğu gözlenmektedir. Çalışmanın temel amacı; Marmaris'te faaliyet gösteren restoran işletmelerinin Koronavirüs salgın krizinin sebep olduğu etkileri ve kriz sonrası beklentilerini belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma modeli kullanılan bu çalışmada, farklı bakış açılarını ortaya koymak amacıyla restoran yöneticileri, restoran sahipleri ve restoran ortakları olmak üzere toplamda 25 kişiyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Restoran işletmeleri, Koronavirüs salgınından dolayı ciddi kayıplar yaşadıklarını ve gelecek günlerle ilgili endişelerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte bu kayıpların giderilebilmesi için ihtiyaç duydukları beklentilerini ifade eden görüşleri analiz edilmiş ve derlenmiştir. Çalışmanın; restoran işletmecileri, karar vericiler ve bu alanda çalışmayı düşünen diğer araştırmacılara katkı sunması beklenmektedir.

COVID 19Finansal krizKorona virüsler+4
Aydın Bilgen
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Plaj destinasyonlarının sürdürülebilir yönetiminde ödül etkisi: Algarve örneği

Yaşamın her alanının endişesi haline gelen sürdürülebilirlik olgusu, artık destinasyon yönetimi bağlamında da olmazsa olmazlardan biridir. Hiçbir şeyin sonsuz olmadığı göz önüne alındığında, destinasyonların da başarılı bir şekilde varlıklarını devam ettirebilmeleri ve rekabet ortamındaki pozisyonlarını koruma ve/veya ileri taşıyabilmeleri, başarılı bir destinasyon yönetim sürecine bağlıdır. Turizmin en yaygın kullanılan arz unsurlarından birisi olan plajların da özerk destinasyonlar olarak düşünülmesi, plajların kendine has özelliklerinden dolayı koordineli bir destinasyon yönetimiyle yönetilmesini gerektirmektedir. Ekonomik getirisinin çok yüksek olduğu bilinen; ancak kesin olmayan plaj destinasyonları, aynı zamanda çeşitli canlı türlerine de evsahipliği yapan ekosistemler ve gerek yerli halkın gerekse ziyaretçilerin rahatlayarak rekreasyonel faaliyetlere katıldığı doğal güzelliklerdir. Dolayısıyla plaj destinasyonlarının yönetiminde, sürdürülebilirlik bir beklentiden çok gereklilik olarak görülmelidir. Dünya genelinde, plajların kalitesini gösterebilecek kurumsal veya özel çeşitli ödül programları ve sertifikalar mevcuttur. Bu araştırmanın çalışma alanını oluşturan ödül programı, Dünya'da Turizmin Oskarları olarak bilinen Dünya Turizm ve Seyahat Ödülleri'dir. Bu ödül kapsamında, ödül verilen kriterlerden birisi olan en iyi plaj destinasyonu ödülünü son 10 yılda sekiz kez kazanmış olan Portekiz'in Algarve bölgesinin ödülü kazanma sıklığı, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Buradan hareketle çalışmanın amacı, Algarve'nin sürdürülebilir destinasyon yönetiminde, kazanmış olduğu ödüllerin etkisi olup olmadığının araştırılması ve bir sürdürülebilir destinasyon yönetimi modeli oluşturulmasıdır. Bu bağlamda, fenomolojik bir desen ve nitel yöntemle yürütülmüş bu araştırma kapsamında; farklı amaçlı örnekleme yöntemleri kullanılarak, kamu kurumları, özel sektör, STK, akademisyen ve yerel halkı içeren farklı paydaş temsilcilerinden oluşan 27 katılımcıyla gerçekleştirilmiş yarı-yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar ve gözlem kayıtları yoluyla veriler elde edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, Algarve'nin çevresel, sosyo-kültürel ve ekonomik anlamda destinasyon yönetimini sağladığı tespit edilmiştir. Bunda destinasyon yönetim örgütünün büyük rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında, Algarve'de ödüllerin devamlılığı, sürdürülebilir destinasyon yönetimi sürecinde bir motivasyon unsuru olmuştur. Buradan hareketle bir destinasyon yönetim modeli önerisinde bulunulmuş, araştırma bulguları tartışılarak uygulamaya ve araştırmacılara yönelik öneriler sıralanmıştır.

DestinasyonKıyı turizmiPlajlar+3
Emine Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde unutulmaz turizm deneyiminin ve kişiliğin rolü

Bireyleri turizm hareketliliğine yönlendirecek motivasyonlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, bu motivasyonların gezme-görme gibi kişisel, prestij ve statü edinme gibi kişilerarası ihtiyaçlar tarafından oluştuğunu doğrulamaktadır. Özellikle bu motivasyonların çeşitliliği ile ilgili çok şey bilinirken, prestij gibi belirli motivasyonların derinlemesine incelendiği çalışmaların az olması dikkati çekmektedir. Buradan hareketle bu araştırma, prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisini incelemek ve bununla birlikte unutulmaz turizm deneyimi ve kişiliğin rolünü de incelemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamında oluşturulan bu amaç doğrultusunda, öncelikle veri toplamak amacıyla kullanılan bazı ölçekler Türkçeye ve turizm alanına uyarlanmış, 57 katılımcıyla veri toplama aracı pilot teste tabii tutulmuştur. Pilot test bulgularının değerlendirilmesinden sonra veri toplama aracı Bodrum ve Marmaris destinasyonlarında 450 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24 istatistik programına aktarılmış ve ortaya çıkan veri setine, güvenilirlik ve yapı geçerliliği analizleri uygulanmıştır. Veri setinin güvenilirliğinin belirlenmesinin ardından yapı geçerliliğini sınamak üzere prestij arama davranışı ve destinasyon sadakati ölçekleri üzerine açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda prestij arama davranışı ölçeğinin "algılanan gösterişçi değer, algılanan sosyal değer, algılanan duygusal değer ve algılanan kalite değeri" olmak üzere dört boyutlu bir yapıyla açıklandığı tespit edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonrasında ölçeğin doğrulayıcı faktör analizi ile yapı, yakınsak ve ıraksak geçerlilikleri test edilmiştir. Destinasyon sadakati ölçeği ise tek boyutlu yapıyla açıklanmış ve doğrulanmıştır. Geçerliliği sağlanan ölçekleri temsil eden değişkenler arasındaki etkiyi sınamak amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, prestij arama davranışının hem unutulmaz turizm deneyimleri hem de destinasyon sadakati üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde process macro analizi ile unutulmaz turizm deneyiminin kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Turistlerin kişilik özelliklerinin prestij arama davranışı üzerindeki etkisinde ise deneyime açık kişilik özelliğine sahip turistlerin nevrotik, uyumlu, sorumlu ve dışadönük diğer kişilik özelliğine göre daha fazla prestij arama davranışında bulundukları tespit edilmiştir. Ayrıca deneyime açık ve uyumlu kişilik özelliğine sahip turistlerin destinasyon sadakatine daha eğilimli oldukları belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların prestijli olduğunu düşündükleri destinasyonlar arasından, en prestijli yerli destinasyonun "Muğla", en prestijli yabancı destinasyonun ise "İtalya" olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda akademik alan yazınına, destinasyon yönetimlerine ve turizm işletmelerine yönelik önerilerde de bulunulmuştur.

DestinasyonMotivasyonMüşteri deneyimi+4
Mete Gövce
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tüketicilerin seyahat motivasyonlarının geliştirilmesinde gastrorehberliğin rolüne ilişkin model önerisi: Türkiye örneği

Dünya üzerindeki farklı uygarlıkların sahip oldukları etnik ve yerel kültürler neticesinde ülkeler, birbirinden zengin mutfak içeriklerine sahip olmuşlardır. Ülkelerin zengin içeriğe sahip oldukları bu mutfaklar, turizm sektörü içerisinde alternatif bir turizm çeşidi olarak sunulmakta, doğrudan ve dolaylı olarak ülkelere döviz getirisi sağlamaktadır. Artan kıyasıya rekabet koşulları ve hızlı gelişen teknoloji göz önünde bulundurulduğunda da sahip olunan kültürel ve yöresel değerlerin ön plana çıkarılması için etkili bir tanıtıma ve zengin içerikli sunumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Etkili sunum ve tanıtımlar sadece medya, fuar, panel, sempozyum vb. aracılığıyla değil, aynı zamanda ülkelerin turizm elçileri rolünde görev alan ve birebir turistlerle iletişim içerisinde bulunan turist rehberleri aracılığıyla da yapılmaktadır. Çalışma bu kapsamda; ülkenin en önemli turizm elçilerinden biri olan profesyonel turist rehberlerinin, hızla gelişen ve ülkelere döviz girdisi sağlayan gastronomi alanında etkili hizmet sunabilmeleri adına gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Daha önce konuyu bu bağlamda inceleyen bir tez çalışmasına rastlanılamamış olması, konunun özgünlüğünü koruması ve ilgili alanyazında yeterince yer verilmemesi araştırmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalışmada model önerisi geliştirmek için detaylı ve derinlemesine saha araştırmasına gerek duyulduğundan dolayı yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılması tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında faal olarak turlara çıkan gastrorehberler, gastronomi turları düzenleyen seyahat acentaları, gastroturistler ve rehber-akademisyenler ile yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye katılan katılımcılar alanında uzman ve bilirkişi kimselerden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Farklı örneklemler ile yapılan görüşmelerde konunun detaylı incelenmesi ve model önerisi geliştirilmesi amacıyla katılımcılara yönelik birbirinden çoğunlukla bağımsız, toplamda 55 soru sorulmuştur. Bu sorulardan belirli kesimleri gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmek için ortak soru biçiminde sorulmuş, ayrı örneklemden katılımcıların farklı görüş ve önerileri alınmıştır. Ayrıca katılımcı gözlem ile gastronomi turlarına dahil olunmuş, daha önceki bireysel tecrübelerden faydalanılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen veriler, betimsel yöntem ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre birçok tema ve kod belirlenmiş ancak model önerisi için gastrorehberlerin sahip olması gereken nitelik ve özellikler, bilgi ve beceriler, roller ve eğitimler olmak üzere 4 farklı tema oluşturulmuştur. Gastrorehberliğe yönelik oluşturulan modelde, gastrorehberlerin daha çok tanıtım ve aktarım rollerinin olduğu, yeme-içmeye yönelik kendilerinin de teorik ve uygulamalı eğitimlere sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, genel mutfak bilgisi ile ürün bilgisine ve yeme-içme tarihi hakkında bilgiye sahip olmaları, kendilerinin de yeme-içmeye meraklı ve kaşif olmaları gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastrorehberlik, Seyahat Motivasyonu, Turist Rehberi, Turizm.

MotivasyonMutfak turizmiRehberlik hizmetleri+4
Özcan Özdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal hizmet ortamının restoran imajına etkisi

Hizmet sektörlerinde hizmet ortamının imaj üzerine etkisi araştırılırken, sosyal hizmet ortamının geri planda kaldığı görülmüştür. Hizmet sektörü insan faktörünü temel alan bir sektör olduğundan, insan faktörünün (çalışanlar, müşteriler, kalabalık ve ilişki) imaj üzerindeki etkisinin incelenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, sosyal hizmet ortamının restoran imajına etkisini belirlemektir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu ile; 01 Haziran 2021 ile 15 Kasım 2021 tarihleri arasında Eskişehir'de faaliyet gösteren birinci sınıf restoranlarda yemek yiyen 392 kişiden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla korelasyon ve regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar; müşterilerin restoran çalışanlarına, müşterilerine ve restoranda kurulan ilişkilere dair olumlu düşüncelere sahip olduklarını, restoranı sosyal açıdan kalabalık bulmadıklarını ve restoranın imajına yönelik olumlu algılarının olduğunu göstermiştir. Sosyal hizmet ortamı boyutlarından çalışanlar, müşteriler ve ilişki boyutu ile restoran imajı arasındaki korelasyon katsayıları pozitif ve anlamlı bulunduğundan; katılımcıların restoranlardaki sosyal hizmet ortamına ilişkin algılamaları olumlu oldukça, restoran imajı algılarının da olumlu yönden artacağı söylenebilir (p<0,01). Bununla birlikte; sosyal kalabalık boyutu ile restoran imajı arasındaki ilişki anlamlı bulunamamıştır (p>0,01). Araştırmada sosyal hizmet ortamının restoran imajı üzerindeki etkileri regresyon analizi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda; çalışanlar, müşteriler ve ilişkinin restoran imajını etkilediği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, restoran imajını etkileyen en önemli unsurun, ilişki (müşteri çalışan arasındaki etkileşim/ilişki) olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal hizmet ortamı, imaj, restoran.

Hizmet işletmeleriKurum imajıRegresyon+5
Hatice Esra Uzuncan
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otel çalışanlarında dönüşümcü liderliğin presenteeism üzerindeki etkisi: İş yaşam dengesinin aracılık rolü

Teknolojinin hızla gelişmesi bazı sektörlerde insan kaynağına olan ihtiyacı azaltmasına rağmen otel işletmelerinde insan kaynağına olan ihtiyaç hala önemini korumaktadır. Fakat otel işletmelerin emek yoğun özelliği, çalışma saatlerinin uzun ve vardiyalı olması, müşteri ile çalışan arasındaki yüz yüze ilişkinin yoğun olması ve yöneticilerin olumsuz tutum ve davranışları çalışanlar üzerinde fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilmektedir. Nitekim çalışma ortamındaki olumsuzluklar çalışanların iş yaşam dengesizliği yaşamasına ve iş yerinde olmalarına rağmen görevlerini tam olarak yerine getirememesi (presenteeism) sorununa zemin hazırlayabilmektedir. Bu tez çalışmasında, otel işletmelerinde dönüşümcü liderliğin çalışanların presenteeism davranışı üzerindeki etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolünü incelenmesi amaçlanmaktadır. Karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın, nicel kısımda İstanbul İli'nde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel çalışanlarından nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile 442 adet veri toplanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 24 aktarılmış ve araştırmanın kavramsal modeli AMOS 23 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise, nicel araştırmaya katılan katılımcılardan gönüllü olan 25 otel çalışanı ile derinlemesine görüşmeler yapılmış ve MAXQDA 12 ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel analiz kısmında, araştırmada kullanılan ölçeklerin yapı geçerliliklerini test etmek için doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş ve kavramsal modeli test etmek için de yol analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, dönüşümcü liderliğin presenteeismi ve iş yaşam dengesi pozitif, iş yaşam dengesinin presenteeismi pozitif yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Buna ilaveten, dönüşümcü liderliğin presenteeism üzerinde etkisinde iş yaşam dengesinin kısmı aracılık etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırma kısmında ise dönüşümcü liderliğin presenteeismi pozitif etkilemesinde, yöneticilerin çalışanlar ile iş odaklı ilişki kurması, çalışanlara değer vermemesi ve güvenmemesi en önemli unsurlar olarak gösterilebilir. Son olarak, araştırmanın sonuçları doğrultusunda da otel yöneticilerine ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Dönüşümcü liderlik, İş Yaşam Dengesi, Presenteeism, Otel Çalışanları

Dönüşümcü liderlikLiderlikLiderlik modelleri+4
Ramazan İnan
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yiyecek içecek işletmelerinde çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişki: Marmaris örneği

Yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanlar, müşteri beklentilerinin karşılandığı bütün aşamalarda önemli rol oynarlar. Bu nedenle yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların iş tatmini, müşteri tatmini için ön plana çıkmaktadır. Çünkü iş tatmini yetersiz olan bir çalışanın, müşteriyi memnun edecek ürün ve hizmeti sunması ve müşteri memnuniyetini sağlaması mümkün değildir. Bu nedenle çalışmada, çalışan memnuniyetinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, çalışanları ve müşterileri tatmin eden faktörleri belirleyerek çalışan memnuniyeti ile hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, Marmaris'teki kıyı restoranlarında çalışanlara ve restorana gelen yerli ve yabancı turistlere uygulanan anket ile veriler toplandıktan sonra bu veriler analiz edilmiş ve analiz sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu araştırmada iki tür anket uygulanmıştır: Birincisi anket çalışanların iş memnuniyetini ölçmek için kullanılan Minnesota Doyum Anketi; diğeri ise müşteri memnuniyetini ölçmek için kullanılan Müşteri Memnuniyeti Ölçeğidir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Marmaris'te yaşayan turizm çalışanları ve Marmaris'e gelen müşterilerdir. Araştırmanın örneklemini ise; 2020 yılında Marmaris'teki kıyı restoranlarında çalışan 160 turizm çalışanı ve bu restoranlara gelen 145 yerli ve yabancı turistler oluşturmuştur. Araştırma sonucunda, turizm çalışanlarının iş tatminleri ile müşteri memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Muğla-MarmarisMüşteri tatminiRestoranlar+4
İrşad Zameddinli
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Glamping faaliyetine katılan yerli turistlerin seyahat motivasyonlarının davranışsal niyet üzerinde etkisi: Yenilik arayışının aracılık rolü

Gün geçtikçe farklı turizm arayışlarına giren bireyler, farklılık arayışlarından kaynaklı turizm sektöründe yaşanan değişimlerle alternatif turizm çeşitlerine yönelmeye başlamıştır. Çevre ve sürdürülebilirlik kavramları da önem kazanmaya başladığından, bu durum bireyleri kitle turizminden çok, doğa temelli turizm türlerine yönlendirmiştir. Glamping ise lüks kampçılık deneyimi sunmayı amaç edinen doğa temelli bir turizm çeşididir. Bu araştırmanın temel amacı, glamping faaliyetlerine katılan yerli turistlerin çekici ve itici seyahat motivasyonlarını, davranışsal niyetlerini ve yenilik arayışlarını ortaya koymaktır. İki farklı yöntem ile ölçülen bu çalışmada, katılımcılarla görüşmeler yapılırken, eş zamanlı olarak anketler online platform üzerinden gönderilmiştir. Nitel ve nicel veri analizlerinden elde edilen veriler doğrultusunda, iki ayrı yöntemin sonuçlarının birbirini desteklediği görülmüştür. Keşifsel bir araştırma olarak ele alınan çalışmada, karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desen kullanılarak araştırmanın geçerliliğine ve güvenirliğine katkı sağlanmıştır. Nicel boyutta 375, nitel boyutta 20 kişiye ulaşılarak elde edilen bulguların sonuçlarında, bireylerin çekici ve itici seyahat motivasyonlarının neler olduğu, gittikleri destinasyonu başkalarına tavsiye etme ve tekrar ziyaret etme niyetleri nitel boyutta ortaya koyulmuştur. Nicel boyutta ise, yenilik arayışında sürpriz, can sıkıntısı azaltma ve heyecan boyutunun seyahat motivasyonu ve davranışsal niyetler arası ilişkide aracılık etkisi göstermediği, fakat çekici ve itici seyahat motivasyonlarının davranışsal niyetleri üzerinde etkisinde rutinden uzaklaşmanın aracılık etkisinin olduğu görülmüştür. Sonuçlar doğrultusunda mevcut turizm paydaşlarına ve turizm akademisyenlerine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler; Glamping, Seyahat Motivasyonu, Yenilik Arayışı, Davranışsal Niyetler

Nur Ertürk
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Niş pazar kapsamında gönüllü turizm aktivitelerinin kent kimliği oluşturulmasında etkisi: Kuşadası örneği

Bu tez çalışmasının amacı, niş pazar kapsamında değerlendirilen gönüllü turizmin, Kuşadası'nda yaşayan yerel halkın, bu turizm türüne katılım eğilimlerinin ne yönde olduğunu belirlemektir. Gönüllü turizm, bireylerin gittikleri bölgede hem turizm aktivitelerinde bulunması hem de gönüllülük faaliyetlerinde bulunması ile gerçekleşmektedir. Bu çalışma kapsamında, kıyı turizmi ve kurvaziyer turizmi ile ön plana çıkan bir destinasyon olan Kuşadası'nın, gönüllü turizm faaliyetlerinin uygulanabilirliğini ortaya çıkarmak çalışılmıştır. Turistik bir destinasyon olan Kuşadası'nın gönüllü turizm faaliyetleri ile diğer destinasyonlardan ayrı bir yerde konumlanmasının sağlanabileceği düşünülmektedir. Ayrıca çalışmada, Kuşadası'nın kent kimliği belirlenerek, gönüllü turizm için elverişliliği değerlendirilmiştir. Çalışmada Kuşadası'nda yaşayan yerel halkın gönüllü turizme katılım eğilimleri nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılarak ölçülmüştür. Kolayda örnekleme yöntemi ile toplamda 392 anket formu elde edilmiştir. Elde edilen veriler ve hipotezlerin analizleri için; Frekans Analizi, Spearman Korelasyon Analizi, Keşfedici Faktör Analizi, Bağımsız Örneklemler için t-Testi, ONE-WAY ANOVA Testi ve Regresyon Analizinden faydalanılmıştır. Analizler sonucunda, gönüllü turizmine katılım motivasyonunun eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği, gönüllü turizmine katılım motivasyonunun tutum üzerinde etkisinin olduğu, kent kimliğinin Kuşadası'nda yaşanılan yıla göre farklılık gösterdiği, Kuşadası'nda yaşayan yerel halkın %69,1'i (F=271) gönüllü turizm faaliyetlerine katılmak istediği sonucu görülmüştür. Analizler ile ilgili detaylar ve araştırmaya ilişkin öneriler tez sonunda detaylı olarak yer verilmiştir.

Gönüllü turizmi
Emine Çallak
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşçıların mesleki özerklikleri ile yaratıcılık süreçlerinin ilişkisi

Mutfak çalışmalarında yaratıcı ve yeni ürünler tüketicilerin tercihi haline gelmekte, farklılıklar yaratabilen aşçılar hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dikkat çekmektedir. Aşçılar, sanatçılar gibi marka haline gelerek, görev aldıkları örgütlere değer katabilmektedir. Bazı örgütler, katı yönetim anlayışını benimserken, bazıları ise özerk çalışma şartlarının egemen olduğu farklı bir strateji uygulamaktadır. Standartların belirlenmesi her ne kadar örgütler için önemli olsa da, bazı alanlarda mesleki özerkliğin sağlanması hem mesleki gelişim hem de kişisel refah için önemlidir. Örgütler için insan kaynağından en etkin şekilde faydalanmak birincil amaçlardandır. Özellikle mutfak gibi gelişime açık bir alanda işgörenlerin yaratıcı fikirleri, örgütler adına değer sağlayabilecek bir etmendir. Yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması ancak belirli oranda mesleki özerkliğin sağlanması ile mümkün olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, ülke tanıtımı ve turizm açısından önem taşıyan mutfak alanında çalışan aşçıların mesleki özerkliğinin, yaratıcılık süreci aşamalarına etkilerini belirleyerek, otel ve restoran işletmelerine önerilerde bulunmaktır. Araştırma sonuçlarına göre aşçılara sağlanan mesleki özerklik, aşçıların özerk davranabilme yetisine oranla yaratıcılık süreci üzerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mutfak, Aşçılık, Mesleki Özerklik, Yaratıcılık, Restoran Yönetimi

AşçılarAşçılıkMutfak+3
Mustafa Kesici
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şarap evlerinde yaşanan tüketici deneyimleri üzerine bir araştırma

İnsanlık tarihi geçmişten günümüze kadar farklı aşamalardan geçmiş; tüketici istek, ihtiyaç ve beklentilerinde değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişimlerle birlikte işletmeler, rekabet ortamında öne çıkabilmek için farklı arayışlara yönelmişlerdir. Metalar ve ürünlerden sonra hizmetlerin de giderek birbirine benzemeye başlaması ve kolay taklit edilebilir olmaları işletmeleri deneyim ekonomisi çağına, oradan da deneyimsel pazarlamaya yönlendirmiştir. Tüketici deneyimine odaklanan deneyimsel pazarlama yaklaşımının irdelenebileceği ve elde edilen sonuçların başarılı bir şekilde uygulanabileceği sektörlerin başında hizmet sektörü gelmektedir. Bu araştırmada; hizmet sektöründe faaliyet gösteren Sensuswine şarap evlerinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tüketicilere uygulanan anketle, tüketicilerin Sensuswine şarap evlerinde yaşadıkları deneyimler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda; tüketicilerin yaşadıkları deneyimler beş faktör altında toplanmıştır. Bu faktörler yaşam tarzı, duygu, ait olma, atmosfer ve memnuniyet olarak isimlendirilmiştir. Bulgular aynı zamanda şarap evlerinde elde edilen deneyimlerin katılımcıların demografik özelliklerine ve ziyaret sıklıklarına göre farklılaştığını göstermiştir. Sonuç olarak şarap evlerinin deneyimsel pazarlama uygulamaları konusundaki eksiklikleri tespit edilmiş ve bu eksikliklerin düzeltilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Tüketici Deneyimi, Şarap Evi, Sensuswine

Deneyimsel pazarlamaTüketici deneyimiTüketiciler+2
Gizem Konuk
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürlerarası turist davranışı: Turistlerin tur esnasındaki davranışlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Yüksek düzeyde çok kültürlü bir endüstri olan turizmde turist davranışlarındaki benzerlikler ve farklılıklar gün geçtikçe daha önemli hale gelmektedir. Dünya genelinde seyahat eden insan sayısı her geçen gün artmakta ve bu gelişim dünya genelinden farklı kültürleri bir araya getirmektedir. Bu nedenle çok kültürlü bu ortamda faaliyet göstermekte olan turizm pazarlamacıları ve planlamacıları için turist davranışını etkileyen kültür kavramının ve ulusal kültürlerin anlaşılması önem arz etmektedir. Bu olgudan hareketle bu çalışma üç boyutlu bir amaca sahiptir. İlk olarak profesyonel turist rehberlerinin değerlendirmeleriyle farklı uluslardan İstanbul'a gelen ve rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İkinci olarak ortaya konan davranışsal özelliklerin alt boyutlarının bulunması ve son olarak da saptanmış faktörler bağlamında uluslar arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerini belirleyen üç alt boyut olduğu ve bu boyutlar bağlamında yedi ulus arasında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise çalışma sonuçları tartışılmış ve yönetsel önerilerde bulunulmuştur. Anahtar& Sözcükler:& ! kültürlerarası! turist! davranışı,! ulusal! kültür,! profesyonel!turist!rehberlerinin!algıları!

Milli kültürMüşteri davranışıTuristler+1
Cansev Özdemir
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00