
307
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
2016-2022 yılları arasında euroleague basketbol müsabakalarında guard pozisyonunda oynayan oyuncuların performans düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada 2016-2022 yılları arasında Euroleague basketbol müsabakalarında Guard pozisyonunda oynayan oyuncuların performans düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Basketbolun Avrupa'daki en köklü ve prestijli organizasyonu olan Euroleague'de, Guard pozisyonunda oynayan oyuncuların performans düzeylerinin, bu seviyede oynanan yüksek tempodaki maçlarda takım başarısına katkıları araştırılmaktadır. Guard pozisyonunda oynayan oyuncular takımların hücum alternatiflerini yönetmekle görevli olan sporculardır. Basketbol topunu hücum yarı sahasına geçirmek ve oyunu organize etmek bu oyuncuların görevleridir. Basketbolda bu pozisyonlarda genel olarak takımın en iyi kat yapabilen, pas atabilen oyuncuları görevlendirilmektedir. Guard oyuncuların aynı zamanda rakip takımın hızlı hücumlarını kesmesi, set oyununu organize etmesi, rakip takımın dribling yapan oyuncularını savunma gibi görevleri de yer almaktadır. Bu bağlamda günümüz basketbolunda bu bölge oynayan oyuncuların performans düzeylerinin önemli olduğu düşünülmektedir. Modern basketbolun günümüzde hızlı ve tempolu oynanmasında takımın saha içerisinde organize olmasını ve oyun kurgusunu sağlayan Guard pozisyonundaki oyuncuların önemi artmıştır. Saha dışından antrenörlerin oyuna müdehalesinin zor olmasından kaynaklı, Guard pozisyonunda oynayan oyuncuların saha içerisinde takım oyununu oynayabilme ve saha içerisinde diğer oyuncuları yönlendirebilme adına, takımın en önemli parçalarından biri olduğu düşünülmektedir. Günümüz basketbolunda oyun kurucu ve şutör guard pozisyonlarını oynayan oyuncular üst seviye basketbol organizasyonlarında, performanslarıyla takımlarını, sezon öncesi oluşturdukları hedefleri gerçekleştirebilmek adına önemli işler yaptıkları düşünülmektedir. Guard pozisyonunda oynayan oyuncuların Eurolegue sezonu boyunca ortaya koydukları istatistiksel performans değerlendirmeleri, bu pozisyonu oynayan oyuncu gruplarının takım için önemini yansıtacağı düşünülmektedir. Literatürde Avrupa'da basketbolun en üst seviyesi olarak adlandırılan Euroleague organizasyonunda Guard pozisyonunu oynayan oyuncuların 2016-2022 yılları içerisinde oynanan maç istatistiksel verileri, oynadıkları takımlardaki performansları gözlemlenerek takımlar için ne derece önemli oldukları araştırılacak ve bu bağlamda takımlarına verdikleri katkılar gözlemlenmiştir. Araştırmamızda elde edilen bulguların analizinde SPSS 22 programı kullanılmış olup örneklem büyüklüğü belirlemek için ise G*Power (3.1.9.4 sürüm) kullanılmıştır. Araştırma sonunda sayı ortalaması, 2 ve 3 sayı ve serbest atış ortalamalarında anlamlı farklılaşma (p<0,005) olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak yapılan bu çalışmada bulgulardaki farklılaşmanın nedenleri arasında oyuncuların atletik performans düzeyleri, sakatlık durumu, transfer, aldıkları süreler vb. durumlar olduğu gözlemlenmiştir.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde görev yapan akademik personelin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının belirlenmesi
Araştırmanın amacı, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde görev yapan akademik personelin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri ortaya çıkarmak amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde akademik personel olarak görev yapan 626'sı erkek, 452'si kadın olmak üzere toplam 1078 kişiden, Örneklem seçilmeksizin evren örneklem olarak kabul edilmiş, araştırmaya gönüllü olarak katılan 162'si kadın, 230'u erkek olmak üzere toplam 392 akademik personele ulaşılmıştır. Veriler, Temmuz - Aralık 2023 tarihleri arasında, katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, akademik ünvan, haftalık ders yükü, gerçekleştirilen akademik faliyetin sayısı gibi özelliklerinin belirlenmesine yönelik , 8 sorudan oluşan bireysel özellikler içeren anket formu ve 52 ifadeden oluşan, Walker ve ark. tarafından geliştirilen Bahar ve ark. tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği-II' ile toplanmıştır. Veriler değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı kullanımıştır. Akademik personelin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği II.'den aldığı puanların normal dağılım gösterip göstermediğini saptamak için Shapiro ve Kolmogorov- Smirnov testleri uygulanmış uygulanan testler neticesinde verilerin normal dağılım sergilediği sonucu bulunmuştur. Normal dağılım gösteren puanları; Bağımsız örneklem t testi, Anova testi ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. SYBD ölçeği toplam puanı 132,08±20,24, alt boyut ölçek puanları ise; sağlık sorumluluğu 21,42±4,80, fiziksel aktivite 16,16±4,65, beslenme 21,15±4,32, manevi gelişim 27,99±4,09, kişilerarası ilişkiler 25,47±4,47 stres yönetimide ise 20,08±4,60 olarak saptanmıştır. Sonuç olarak, akademik personelin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının orta düzeyde olduğu görülmüş, en yüksek puanı manevi gelişim, endüşük puanı fiziksel aktivite alt boyutundan aldıkları, sağlık sorumluluğu ve beslenme puan ortalamasının kadın katılımcılarda, fiziksel aktivite, beslenme, stres yönetimi alt boyutlarında ise 41-50 yaş aralığındaki katılımcılarda, manevi gelişim alt boyutunda da 51 ve üzerinde yaş aralığında olan katılımcılarda yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Artistik cimnastik sporcularında pliometrik antrenmanın seçilmiş bazı motorik özellikler üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, artistik cimnastik yapan sporcularda pliometrik antrenmanın temel motorik özellikler üzerine etkisinin incelenmesi için yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bursa ili sınırları içerisinde yer alan Sarp Akademi Cimnastik Spor Kulübü bünyesinde faaliyetlerine devam eden 6-8 yaş aralığında kız/erkek toplam 24 sporcu oluşturmuştur. Sporculardan 12 si kontrol grubu, 12 si ise deney grubu olarak Basit Tesadüfi Örnekleme Yöntemi kullanılarak kura çekimi yöntemiyle rastgele belirlenmiştir. Sporcuların temel motorik özelliklerini oluşturan parametrelerinden sürat, el kavrama gücü (kuvvet), denge, esneklik, çeviklik ve patlayıcı güç için ön test – son test ölçümleri yapılmıştır. Sporculara 6 haftalık pliometrik antrenman metodu çalışmalarından 6 farklı hareket belirenmiş ve sporculara kendi antrenmanlarına ek olarak bu hareketler haftada 3 kez olmak koşuluyla uygulanmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizleri R-Studio 1.4.1103 paket programıyla yapılmıştır. Çalışmadaki tüm istatistiksel analizlerde p değeri 0,05'in altındaki sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Yapılan ölçümler sonucunda elde edilen veriler neticesinde deney grubunun denge (p=0,673) ve esneklik (p=0,43) parametrelerinde anlamlı farklılık bulunmazken, sürat (p=0,009), kuvvet (p=0,008), çeviklik (p=0,006) ve patlayıcı güç (p<0,001) parametrelerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sonuç olarak pliometrik antrenman programının, artistik cimnastik sporcularında yoğun etkiye sahip motorik özelliklerin standart seviyenin üzerinde geliştirilmesinde etkili olduğu söylenebilir. Artistik cimnastik antrenör ve idarecilerinin antrenman programı yaparken pliometrik antrenman hareketlerine de yer vermeleri önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Pliometrik, artistik cimnastik, patlayıcı güç, sürat, çeviklik
Kombine olarak uygulanan core ve solunum kası egzersizlerinin solunum fonksiyonlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı kombine olarak uygulanan core ve aletli solunum kası egzersizlerinin solunum fonksiyonları üzerine etkisinin araştırılmıştır. Çalışmaya 13-14 yaş arasında 40 lisanslı basketbol oyuncusu katılmıştır. Katılımcılar kontrol grubu (KG), core egzersiz grubu (CG), aletli solunum kası grubu (SG) ve kombine egzersiz grubu (KEG) olarak 4 eşit gruba ayrılmıştır. Grupların hepsi çalışma boyunca düzenli basketbol antrenmanlarına devam etmiştir. Katılımcıların solunum fonksiyonları egzersizler başlamadan önce ve dört haftalık egzersizler sonrasında olmak üzere iki kez spirometre cihazı ile belirlenmiştir. Farklı protokollerin (KG grubu, CG grubu, SG ve KEG grubu) sonuçlarını, ön ve son test ölçümlerini ve protokol*zaman etkileşim etkisini incelemek için, tekrarlanan ölçümler iki yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Akciğer hacim ve kapasitelerinde gruplar arası anlamlı bir fark bulunmamasına karşın, yüzdesel olarak en yüksek gelişimin maksimal inspirasyon basınç (MIP) hariç bütün parametrelerde KEG'da olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bütün gruplarda solunum parametreleri yüzdesel olarak gelişim göstermiştir. Sonuç olarak, solunum kası egzersizlerinin sporcuların solunum fonksiyonlarını geliştirmede kullanılabilecek alternatif bir yöntem olduğu söylenebilir. Ayrıca çalışmanın aynı prosedür ve daha çok katılımcıyla yapılmasının gruplar arasındaki etkileşimin görülme ihtimalini artıracağı düşünülmektedir.
14-16 yaş arası futbolculara uygulanan core egzersizlerin atletik performans ve futbol teknik becerilere etkisi
Çalışmanın amacı 14-16 yaş arası futbolculara uygulanan core egzersizlerinin atletik performans ve futbol teknik becerilerine etkisini incelemesidir. Çalışmaya Osmaniye ilinde faaliyet gösteren Osmaniyespor Futbol Kulübü alt yapısında oynayan 14-16 yaş grubu futbolculardan oluşan ve rastgele seçilen 20 deney grubu, 20 kontrol grubu toplam 40 futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada kontrol grubu futbolcular rutin antrenmanlarına devam ederken, deney grubu futbolculara haftada 3 kez olmak üzere 8 hafta boyunca core egzersiz programı uygulanmıştır. Çalışmada dikey sıçramayı ölçmek için sıçrama ölçüm matı, çevikliği ölçmek için illinois çeviklik testi, 10 metre ve 20 metre sürati ölçmek için 0,01 saniye hassasiyetli fotosel, sırt ve bacak kuvvetini ölçmek için dinamometre, futbola özgü teknik becerin ölçümünde ise Mor-Chiristian testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26 paket programı kullanılmıştır. Değişkenlerin demografik özellikleri belirlenmiştir. Verilen normal dağılıma sahip olup olmadığı Shapiro-Wilk Testi ile bakılmış, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda Paired T Testi, gruplar arası karşılaştırmalarda ise Independent Samples T Testi kullanılmıştır. Çalışmanın anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Kontrol grubu futbolcuların grup içi karşılaştırılmasında anaerobik güç, 20 metre sürat, esneklik, top sürme parametrelerinde anlamlı fark olduğu farkın son test lehine olduğu tespit edilmiştir. Deney grubu futbolcuların grup içi karşılaştırılmasında tüm parametrelerde anlamlı fark olduğu farkın son test lehine olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, 8 hafta sonunda kontrol grubu rutin futbol antrenmanı yapan futbolcularında da değişen parametreler bulunduğu ve bu durumun oluşmasında futbol antrenmanlarının etkisi olduğu düşünülmektedir. Deney grubu futbolcularda parametrelerde olan gelişimin ise rutin futbol antrenmanını ek olarak haftada 3 kez uygulanan core egzersizlerinin genç futbolcuların atletik performansını ve teknik becerilerini önemli ölçüde geliştirdiği düşünülmektedir.
10-12 yaş yüzücülere uygulanan 8 haftalık pliometrik antrenmanların su altı torpido dönüşlerine ve bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, 10-12 yaş yüzücülere uygulanan 8 haftalık pliometrik antrenmanların su altı torpido dönüşlerine ve bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkisinin incelenmesidir. Yüzme yarışlarının tamamında dönüş fazlarının büyük önem taşıdığı ve yüzme performansını etkileyen önemli parametrelerden biri olduğu düşünülmekle beraber yarış performansını etkilediği de bilinmektedir. Literatür taraması yapıldığında yüzme sporcularında pliometrik antrenmanlarının yarışma performanslarına etkisini inceleyen akademik çalışmalarının az olması ve litaratüre bu alanda katkı sağlamak amacı ile bu çalışmayı araştırma gereği duyulmuştur. Yüzme branşında sporcular başarıya saniyelerle ulaştığı için, yarışmalarda torpido dönüşlerin önemi çok fazladır.Pliometrik çalışmalar, patlayıcı kuvveti en çok geliştiren antrenman metodlarından biri olduğundan bu alanda çalışmaların olmaması ve pliometrik antrenmanlarının yüzücüler üzerine etkisini incelemek ayrıca litaratüre bu alanda katkıda bulunmak amacı ile bu çalışmanın yapılması gereği duyulmuştur. Anahtar Sözcükler: Pliometrik , Antrenman,Pliometrik Antrenman , Spor
Avustralya ve Türkiye'de belirlenen profesyonel futbol takımlarından 13-14 yaş grubu erkek altyapı oyuncularının fiziksel, motorik özellikleri ve teknik kapasitelerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, Avustralya ve Türkiye'deki 13-14 yaş arasındaki erkek futbolcuların fiziksel ve motorik özellikleri bunun yanında teknik kapasitelerinin karşılaştırılarak değerlendirilmesidir. Çalışmaya aktif olarak futbol branşına devam etmekte olan Avustralya'nın Sidney şehrinde yer alan Auburn FC spor klübünden (n=16) sporcu, Türkiye'nin Ankara şehrinde yer alan MKE Ankaragücü spor klübünden (n=16) sporcu olmak üzere toplamda (n=32) sporcu gönüllü olarak katılım göstermiştir. Çalışma dizaynı olarak, sporcuların antropometrik ölçümleri, dinlenik nabız, esneklik, çeviklik, Yo-Yo, uzun slalom, kısa pas, ayakta top sektirme, 10 metre, 30 metre test ölçümleri alınmış olup iki takımın ölçümleri karşılaştırılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS 26 paket programı kullanılarak yapıldı. Verilerin normallik dağılımlarını belirlemek amacıyla Shapiro-Wilk testi yapılmış olup çıkan sonuçlar neticesinde mevkiler arası karşılaştırmada verilerin normal dağılım gösterdikleri takımlar arası ikili karşılaştırmalarda ise çeviklik değişkeninde normal dağılım olmadığı diğer değişkenlerde normal dağılım olduğu tespit edilmiştir. Gruplar arası farkın belirlenmesinde One Way ANOVA testi kullanılmış olup farkın hangi gruplar lehine olduğunu belirlemek amacıyla ise Post-Hoc testlerinden Tukey HSD testi kullanılmıştır. İkili karşılaştırmalarda normal dağılım gösteren verilerde Independent Sample T-Test ve Paired Sample T-Test normal dağılım göstermeyen çeviklik değişkeninde Mann Whitney U testi, ayakta top sektirme hücum değişkeninde ise Wilcoxon testi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde ise, gruplar arasındaki savunma oyuncularına göre sporcuların fiziksel özelliklerinden vücut ağırlığı, BKİ oranında farklılığa rastlanılmış olup MKE Ankaragücünın (MKE Ankaragücü) dinlenik nabız parametresinde olumlu yönde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arasındaki orta saha oyuncularına göre ayakta top sektirme parametresinde Aurburn FC (Aurburn F.C) istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanırken, 10 ve 30 metre ölçümlerinde MKE Ankaragücünda (MKE Ankaragücü) istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanılmıştır (p<0,05). Gruplar arasındaki hücum oyuncuları karşılaştırıldığında ise fiziksel olarak boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arasındaki tüm mevki sporcuları kıyaslandığında ise MKE Ankaragücü (MKE Ankaragücü) 10 ve 30 metre ölçümlerinde istatistiksel olarak olumlu yönde anlamlı farklılık gösterirken, Aurburn FC (Aurburn F.C) BKİ olarak istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanılmamıştır (p>0,05).
6 haftalık denge ve reaksiyon egzersizlerinin işitme engelli adölesanlarda denge ve reaksiyon süresine etkisi
Yapılan çalışmanın amacı, işitme engelli adölesan bireylerde denge ve reaksiyon süresinin gelişiminin incelenmesidir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında deney ve kontrol grubunda 10'ar birey yer almıştır. Çalışmada ön test ve son test olarak denge ve reaksiyon testleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda deney grubuna uygulanan antrenman programı neticesinde, Deney grubuna uygulanan program sonucunda hem denge düzeyinde hem de reaksiyon sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler gözlemlenmiştir (p<0.05). Buna karşın, kontrol grubunda bu parametrelerde anlamlı bir değişim kaydedilmemiştir (p>0.05). Ayrıca, deney ve kontrol grupları arasında denge ve reaksiyon ölçümleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Elde edilen bu sonuçlar, uygulanan antrenman programının işitme engelli adölesanların denge ve reaksiyon süresi üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermektedir. Ayrıca, araştırmanın bulguları, işitme engelli bireylerin motor gelişimlerini desteklemek amacıyla özel olarak tasarlanmış antrenman programlarının önemini vurgulamaktadır.
12-15 yaş arası çocukların futbol eğitimine başlama zamanlarına göre temel motorik ve futbol teknik becerilerinin karşılaştırılması
Çalışmanın amacı, 12-15 yaş arası futbol eğitimi alan çocukların eğitime başlama zamanlarının, temel motorik becerilerine ve futbol temel tekniğine etkisinin incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya; Niğde ilinde faaliyet gösteren Niğde Anadolu Fk'da futbol oynayan 12-15 yaş arası futbolcuların içerisinden, 1-3 yıl ve 4-7 yıl olmak üzere futbol eğitimi almış erkek futbolculardan seçilmiş toplam 60 denek katılmıştır. Çalışmaya katılan 60 kişilik futbolcu grubuna motor beceri ve futbol beceri testleri uygulanmıştır. Çocukların motor beceri performansları; 30 m sürat, Arrowhead Agility/Çeviklik , Dikey Sıçrama, Eriş-Uzan testleriyle belirlenmiş olup futbol beceri performansları; Mor & Christian Pas Testi, Mor & Christian Şut Testi, Mor & Christian Dripling Testleri ile belirlenmiştir. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda uygulanan motor beceri testlerinde Çeviklik [t(30)=5,23; p<0,00], Eriş Uzan [t(30)= -4,88; p<0,00], 30 Metre Sürat [t(30)= 4,67; p<0,00], Dikey Sıçrama [t(30)= -5,80; p<0,00], testlerinde anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Farkın 4-7 yıl spor yaşına sahip grup lehine olduğu tespit edilmiştir. Yapılan istatiksel analiz sonucunda uygulanan futbol beceri testlerinde ise Mor & Christian Pas [t(30)= -8,22; p<0,00], Mor & Christian Şut [t(30)= -6,55; p<0,00], Mor & Christian Dripling [t(30)= 6,37; p<0,00] testlerinde anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Farkın 4-7 yıl spor yaşına sahip grup lehine olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; çalışmaya katılan sporcuların futbol eğitimine başlama zamanlarının motor beceri ve futbol beceri performanslarını doğrudan olumlu etkilediği görülmüştür. Bu olumlu etki sonucunda çocukların futbol eğitimine daha erken yaşlarda yönlendirilmesinin önem kazanacağı düşünülmektedir.
14-16 yaşları arasındaki taekwondo sporcularına 8 haftaboyunca uygulanan core antrenmanların sürat,dayanıklılık, çeviklik ve esneklik becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı 14-16 yaşları arasındaki taekwondo sporcularına 8 hafta boyunca uygulanan core antrenmanların sürat, dayanıklılık, çeviklik ve esneklik becerilerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya 14 – 16 yaş aralığında, 15 deney ve 16 kontrol grubu olmak üzere toplam (n=31) lisanslı taekwondo sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların dayanıklılık becerilerinin ölçümünde yo-yo testi, sürat becerilerinin ölçümünde 10 m ve 20 m sürat testi; çeviklik becerilerinin ölçümünde pro agility testi; esneklik becerilerinin ölçümünde otur uzan esneklik testi uygulanmıştır. Tüm veriler ön test - son test modeline uygun olarak kayıt altına alınmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik paket programında yapılmıştır. Verilerin normallik dağılımlarını saptamak için Shapiro-Wilk Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normal dağılım göstermemesi nedeni ile nonparametrik testler tercih edilmiştir. Çalışmada deney ve kontrol grubunun ön test- son test arasındaki farkları belirlenmek için Wilcoxon Signed Rank testi kullanılmıştır. Yapılan istatiksel analiz sonucuna göre, deney grubuna uygulanan 8 haftalık core antrenmanların, katılımcıların 10 m sürat, 20 m sürat, aerobik dayanıklılık, çeviklik ve esneklik becerilerini son testte anlamlı olarak geliştirdiği belirlenmiştir. Kontrol grubu katılımcılarının ise aerobik dayanıklılık ve çeviklik becerilerinin son testte anlamlı olarak geliştiği belirlenmiştir. Core egzersizleri, sürat, dayanıklılık, çeviklik ve esneklik gibi performans parametrelerini optimize ederek sporcuların genel atletik kapasitesini geliştirmede kritik bir rol oynar. Sporcuların fiziksel uygunluk parametrelerinin geliştirilmesinde diğer yöntemlerle birlikte core antrenmanların da kullanılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Taekwondo, Sürat, Dayanıklılık, Çeviklik, Esneklik.
Kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma,kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge, çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılacaktır.Çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğrenim gören aktif olarak lisanslı kick boks sporu ile uğraşan, herhangi bir sağlık sorunu olmayan ve gönüllü olarak katılacak 20-25 yaş arası 24 erkek sporcu yer alacaktır. Çalışmaya katılan sporcular rastgele örneklem yöntemi ile (12) deney ve(12) kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrılacaktır. Deney grubuna kick boks antrenmalarına ek olarak 4 haftalık haftada 3 gün 60 dakika crossfit antrenmanı uygulatılacaktır. Kontrol grubu ise geleneksel kick boks ve kuvvet antrenmanlarına devam edecektir. Deney ve kontrol gruplarının fizikselözellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), denge, kuvvet ve 505 çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı veriler SPSS (version18.0) programı ile analiz edilecektir. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenecek. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınanacaktır. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla denge, kuvvet ve 505 çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alınacaktır. Elde edilecek bulgular analiz edilip yorumlandıktan sonra sonuç kısmına yazılacaktır. Elde edilecek sonuçların farklı spor branşlarında ki antrenörlere, bu alanda çalışma yapmak isteyen spor bilimcilere crossfit antrenman programını kullanmaları konusunda yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
Üniversite öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı: üniversite de öğrenim gören öğrencilerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesidir. Bu çalışmanın katılımcı grubunu Muğla Sıktı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Eğitim Fakültesi 3. ve 4. Sınıflarda öğrenim gören 136 kadın ve 164 erkek toplam 300 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılara "Kişisel Bilgi Formu", "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi" kısa formu ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II" anketleri gerekli izinler alınarak gönüllü katılım sağlayan öğrencilere yüz yüze uygulanmıştır. Ölçme araçlarının uygulanması ile ilgili düzenlemelerin yapılması ve verilerin toplanması aşamasından sonra yanlış ya da eksik girilmiş veriler araştırma dışında tutularak analizleri yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 22.0 paket program kullanılmıştır. Veriler hem fakültelere göre hem de cinsiyete göre ayrı ayrı analiz edilmiştir. Bu amaçla, değişkenlerin karşılaştırılmasında Tek yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. Cinsiyete göre ve fakültelere göre değişkenlerin analizinde ise Çok Faktörlü Varyans analizi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan istatistiksel analizler %95 güven aralığında .05 ve .01 hata düzeylerinde gerçekleştirilmiştir. Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarının tüm boyutlarında cinsiyete bağlı değişiminin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı (p > 0,05), fakat Fiziksel Aktivite ve Egzersiz (p = 0,008), Manevi Gelişim (p = 0,00), Stres Yönetimi (p=0,020) ve Toplam Sağlık Davranışları Biçimi skorlarının (p=0,034) fakültelere bağlı değişiminin istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.05).Bunun yanında cinsiyet ve fakülte değişkenlerinin sağlıklı yaşam biçimi alt boyutlarında ve toplam skoru üzerindeki ortak etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlenmektedir (p > 0,05). Sonuç olarak; üniversite öğrencilerine fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme imkanı sunulduğunda öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışını benimsemesinde etkili olacağını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Sağlık, Egzersiz, Sağlıklı Yaşam Biçimi, Fiziksel Aktivite
Farklı Avrupa liglerinde oynanan futbol müsabakalarında atılan gollerin teknik ve taktik analizi: Bundesliga, La Liga, Premier lig
Bu çalışma, Avrupa'nın en üst düzey ligleri olan: İngiltere Premier lig, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga futbol takımlarının oynadığı müsabakalarda 2020-2021 sezonunda atılan gollerin teknik-taktik kriterlerinin analiz edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bundesliga'da 65, La Liga'da 50, Premier ligde196 müsabakada atılan goller teknik ve taktik kriterler göz önüne alınarak analiz edilmiştir. 2020-2021 sezonu içerisindeki müsabakalarda atılan gollerin bölgelerini, golün oluş süresini, gol öncesi yapılan pas sayısını, duran toplardan atılan golleri(korner, serbest vuruş, penaltı), atılan gollerin müsabakanın bölümlerine göre dağılımını, gollerin ceza sahası içi ve dışı durumunu, oyuncuya çıkan kartları incelemeyi hedeflemiştir. Verilerin toplanması için S sport+ sitesinde kayıt altında bulunan maçlar, 'kağıt-kalem yöntemi' kullanılarak analiz edilmiştir.
Hentbol antrenmanlarında kullanılmak üzere tasarlanan antrenman aracının atış performansına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; hentbol antrenmanlarında kullanılmak üzere tasarlanan antrenman aracının atış performansına etkisinin incelenmesidir. Araştırmada öntest sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 sezonununda Irak Gençlik Ligi'ne katılan sporcular oluşturmaktadır. Çalışmada amaçlı örnekleme tekniklerinden biri olan kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Örnekleme 16-18 yaşlarında olup 1. ligde mücadele eden 22 hentbolcu (6 pilot, 8 deney, 8 kontrol) dâhil edilmiştir. Veriler 2020-2021 eğitim-öğretim yılında toplanmıştır. Araştırma öncesi atış becerisini ölçmek amacıyla bir antrenman cihazı tasarlanmıştır. Araştırmada kullanılacak testler, uzman görüşü alınarak belirlenmiş ve 3 farklı atış testinin (dikey sıçrayarak, öne sıçrayarak ve sabit) uygulanmasına karar verilmiştir. Katılımcılar antrenman cihazında yer alan hareketli çemberlere 9 m uzaklıktan 5'er deneme gerçekleştirmiştir. Çember içine giren atışlara 2, çembere çarpan atışlara 1, çember dışına giden atışlara 0 puan verilmiştir. Deneme sonrası skorlar kaydedilmiştir. Araştırma sürecinde haftada 3 gün, 24 antrenman gerçekleştirilmiştir. Antrenmanlar toplam 8 hafta sürmüştür. Elde edilen veriler bilgisayar ortamına kaydedilmiş ve verilerin analizinde SPSS 24 paket programı kullanılmıştır. Analiz sürecinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Deney ve kontrol grubu ön ve son test puanlarındaki artış, gelişim oranı ile gösterilmiştir. Ön test - son test puanlarındaki gruplar arası farkın belirlenmesi için ise eşleştirilmiş gruplar t testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p˂0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, dikey sıçrayarak atış testinde deney grubunun %61.53, öne sıçrayarak atış testinde % 69.23 ve sabit atış testinde % 57.62 oranında bir gelişme gösterdiği belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön ve son test puanları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, hentbol antrenmanlarında kullanılmak üzere tasarlanan antrenman aracının atış performansına olumlu katkı sağladığı bulunmuştur. Tasarlanan cihazın, performans gelişimine katkı sağlaması amacıyla hentbol antrenmanlarında kullanılması ve cihaz kullanılarak yeni araştırmalar yapılması önerilmektedir.
Goalball antrenörlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi
İş doyumu ve tükenmişlik kavramı bireyin iş hayatında geçirdiği sürenin, çalışma ortamının ve içsel tepkilerinin oluşması sonucunda dünyada sıklıkla kullanılan bir araştırma konusu olmuştur. Bu çalışma Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonuna bağlı farklı kademelerdeki goalball antrenörlük belgesine sahip antrenörler özelinde iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma evrenini Türkiye'de goalball antrenörlük belgesine sahip antrenörler tarafından örneklemini ise gönüllü 114 kadın 137 erkek olmak üzere toplam 251 antrenör oluşturmuştur. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile alınmıştır. Çalışmada Minessota İş Doyumu Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik ölçeği kullanılmış ve elde eldilen bulgular SPSS 25 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda goalball antrenörlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin demografik değişkenleri arasında; yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, çalışma yılı, antrenörlük belgesi kademesi, çalışma sektörü değişkenlerinde herhangi bir fark tespit edilmemiştir. Bunun yanında iş doyumu düzeylerinde yaş değişkeni arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Goalball antrenörlerinin tükenmişlik ölçeğinin alt boyutlarından olan duygusal tükenme ve iş doyumu ölçeği arasında içsel ve dışsal iş doyumu ile genel ölçek puanları arasında negatif bir ilişki saptanmıştır. Görme engelli bireyler tarafından yapılan goalball sporunda antrenörlerin yaşı ilerledikçe daha çok tecrübe elde edildiği görülmüştür.
Yüzme egzersizinin eklem hareket açıları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yüzme egzersizinin eklem hareket açıları üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın araştırma modeli olarak tek gruplu ön test-son test deseni kullanılmıştır. Araştırmamıza Çorum Belediyesi Buhara Kültür Merkezi kurslarına kayıt olan daha önce yüzme eğitimi almamış, velilerinden bilgilendirilmiş gönüllü veli olur formu (BGOF) alınan 7-9 yaş aralığındaki 20 kız öğrenci seçilmiş ve çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya katılanların boy, kilo ve beden kütle indeksleri ölçüldü. Eklem hareket açıları, fotoğraf görüntüleme yöntemi ile imageJ programına aktarılarak veriler oluşturuldu. Grubun egzersiz öncesi ve sonrası ölçümleri alınarak elde edilen verilerin tüm istatistiksel analizleri IBM SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılarak analiz edildi. Elde edilen bulgular incelendiğinde grubun egzersiz öncesi ve sonrası değerler arasında üst ekstremite verilerinden SEF, SEE, SLEF, SLEE, LF, SF, SE, SOF, SOE, SLOF, SLOE, SOADD, SOABD, SLOADD ve SLOABD' nin (p<0,05) olmasından dolayı anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Alt ekstremite ön test ve son test verilerine bakıldığında, SAPF, SLAPF, SLADF, SKF, SKE, SLKF, SLKE, SKADD, SKABD, SLKADD, SLKABD (p<0,05) olduğundan dolayı anlamlı bir farklılık görülmüştür. Bu parametrelerin dışında kalan SADF verilerinde ise (p>0,05) olduğundan dolayı anlamlı bir fark bulunamamıştır. Tüm bu istatiksel sonuçlar göz önüne alındığında yüzme egzersizlerinin eklem hareket açıları üzerinde önemli düzeyde pozitif bir etkiye sebep olduğu görülmüştür. Bu verilerin sonuçlarından yola çıktığımızda eklem hareket kısıtlığı yaşayan bireylerde veya eklem hareket açısının biyomekaniksel açıdan tekniklerin uygulamasında önemli olduğu branşlar içerisinde yüzme egzersizlerine antrenman programı içerisinde daha fazla yer verilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Bu etkilerin daha kapsamlı bir şekilde ortaya koyulabilmesi açısından çalışmanın farklı yaş gruplarında ve daha geniş örnek evrenle çalışılmasının literatüre katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kavramlar: Yüzme, Eklem Hareket Açısı, Image J Bilim Kodu:130101
Futbol ve cimnastik kurslarına katılan öğrencilere uygulatılan 8 haftalık life kinetik egzersizlerinin motor beceriler üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Futbol ve cimnastik kursuna katılan öğrencilere uygulatılan life kinetik egzersizlerinin motor beceriler üzerine etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışmamız araştırma grupları 6-9 yaş arasındaki 20 futbol ve 20 cimnastik öğrencisi olmak üzere toplam 40 kişiden oluşmaktadır. Futbol ve cimnastik grubu kendi içerisinde deney kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Her iki branşında deney gruplarına, branşlarıyla ilgili antrenman programlarının yanı sıra 8 hafta süreyle haftada 2 gün 45 dakikadan oluşan life kinetik egzersizleri uygulatılmıştır. Kontrol gruplarına ise sadece branş antrenmanları yaptırılmış, ek bir antrenman uygulatılmamıştır. Çalışmaya katılan araştırma gruplarının fiziksel, antropometrik ve motorik özellikleri ölçülmüştür. Bulgular: Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS 25.0 paket programında kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel değerlendirmelerde futbol ve cimnastik branşının deney ve kontrol gruplarında ön test son test sonuçlarına göre futbol deney grubu öğrencilerinin boy, kilo, kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, omuz çevresi, göğüs çevresi, kalça çevresi ve baldır çevresi özelliklerinde, cimnastik deney grubu öğrencilerinin boy, kilo, kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, omuz, göğüs, karın ve baldır çevresi, otur-eriş ve dinamik denge parametrelerinde anlamlı bir farklılık görülmüş olup, diğer parametrelerde ise pozitif yönlü gelişim olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç: Futbol branşında çeviklik ve dinamik denge sağ ayak becerilerinde anlamlı bir fark bulunurken cimnastik branşında otur eriş, dinamik denge sağ ve sol ayakta anlamlı farklılık görülmüştür.
Sporcuların ve üflemeli çalgı çalan müzisyenlerin bazı solunum parametrelerinin incelenmesi
Yapılan bu çalışmada üflemeli çalgı çalan müzisyenlerin ve farklı branşlar da spor yapan bireylerin bazı solunum parametrelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmaya tamamı Hitit üniversitesi öğrencisi olacak şekilde; Spor Bilimleri Fakültesi ve Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma 3 farklı grupta sınıflandırılmıştır. Çalışmaya yaş aralığı 18-35 olan Spor Bilimleri Fakültesinden aktif spor yapan 15 kız 5 erkek olmak üzere toplam 20 kişi, Müzik Bölümü yan flüt ve klarnet çalan 15 kız 5 erkek olmak üzere toplam 20 kişi ve kontrol grubu içinde sedanter 15 kız 5 erkek olmak üzere toplam 20 kişi olacak şekilde, 60 gönüllü öğrenci dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan katılımcıların tanımlayıcı bilgilerini elde etmek için cinsiyet, yaş, sigara kullanımı, alkol kullanımı, kronik/akut hastalığı, covid hastalığı ve aşı durumu gibi sorular sorulmuştur. Solunum fonksiyon testleri Spirometre (FEV1, FEV1/FVC, FVC, PEF Max.), maksimal inspiratuar (MIP) ve ekspiratuar basınç (MEP) Powerbreathe K5 cihazı, kullanılarak ölçümler alınmıştır. Çalışma sonunda elde edilen verilerin normal dağılıma sahip verilerden oluştuğu Shapiro-Wilk testi ile tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde, çoklu grup karşılaştırmasında, oneway anova testi, ikili karşılaştırmalarda ise t-testi kullanılmıştır. Her üç grubun s-ındex, pıf ve volume değerlerinin karşılaştırılması sonucunda, en yüksek değerlerin spor yapan grupta olmasına karşın gruplarlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık çıkmamıştır. Ayrıca elde edilen sonuçlara baktığımızda sigara ve alkol kullanımı, covid 19 geçirmiş ve covid aşısı olma durumlarınında solunum kas paremetrelerinde gruplar arasında anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir (p> 0,05). Sonuç olarak hem spor yapmanın hemde üflemeli çalgı çalmanın kişilerin solunum kas parametlerini olumlu yönde etkilediğini bu bağlamda solunum kas kuvvetlerini geliştirecek solunum antrenmanlarına yer verilmesi konusunda öneride bulunabiliriz.
Profesyonel ve amatör futbolcuların beslenme tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmada, profesyonel ve amatör futbolcuların sağlıklı beslenmeye yönelik tutumları, sosyo-demografik özellikler ve mesleki faktörler açısından incelenmiştir. Araştırmaya, 18-35 yaş aralığında toplam 223 futbolcu katılmıştır. Katılımcıların beslenme alışkanlıkları ve sağlıklı beslenmeye yönelik tutumları medeni durum, eğitim düzeyi, futbolculuk statüsü ve futbol haricinde meslek durumu gibi değişkenler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, evli futbolcuların beslenme bilgi düzeyi bekarfutbolculara göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.05). Eğitim düzeyi arttıkça sağlıklı beslenmeye yönelik tutumların olumlu yönde geliştiği tespit edilmiş, özellikle lisansüstü eğitim alan futbolcuların sağlıklı beslenme farkındalığının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Ancak, olumlu ve kötü beslenme alışkanlıkları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Profesyonel futbolcuların, amatör futbolculara göre beslenme konusunda daha bilinçli oldukları belirlenmiştir. Ancak, futbolculuk süresi, futbolculuğu bırakmayı düşündükleri yaş ve futbolculuk dışında bir meslek durumunun, sağlıklı beslenme tutumu üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Bu bulgular, futbolcuların beslenme farkındalığını artırmak için daha kapsamlı ve sistematik eğitim programlarına ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Gelecekte yapılacak çalışmaların, farklı spor dallarındaki bireyleri de kapsayarak daha geniş örneklemlerle gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kavramlar:Futbolcu, Sağlıklı Beslenme, Beslenme Alışkanlıkları Bilim Kodu: 130301
Elit düzey kadın erkek buz hokeyi sporcularının mental dayanıklılık ve bilişsel esneklik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada elit düzey kadın ve erkek buz hokeyi sporcularının mental dayanıklılık ve bilişsel esneklik düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu Erkekler Süper Ligi, Erkekler 1. Lig ve Bayanlar Lig'inde lisanslı 82 kadın ve 82 erkek toplam 164 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporculara bilgi formu, mental dayanıklılık ve bilişsel esneklik ölçekleri uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS "25,0" programı kullanılmıştır. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov Smirnow testi, iki grup arasında yapılan karşılaştırmalarda Mann-Whitney U ve üç grup arasında yapılan karşılaştırmalarda Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır Anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında gerçekleştiği Bonferroni testi ile belirlenmiştir. Sporda Mental dayanıklılık ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişki Spearman korelasyon katsayısı ile incelenmiştir (p<0,05). Elit düzey kadın ve erkek buz hokeyi sporcuları arasında Sporda Mental Dayanıklılık Ölçeği ve Bilişsel Esneklik Ölçeği analizlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0,05). Araştırma bulguları incelendiğinde cinsiyet ve artan yaş ile birlikte zihinsel dayanıklılık ve bilişsel esneklik düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenine göre; erkeklerin zihinsel dayanıklılık güven, bağlılık ve kontrol alt boyut puanları kadınlara göre daha yüksek çıkmıştır. Buz hokeyine başlama yılına göre zihinsel dayanıklılık bağlılık alt boyut puanları kadın sporcuların erkek sporculardan daha yüksek, erkek sporcuların kontrol alt boyut puanları da kadın sporculardan daha yüksek çıkmıştır. Saha pozisyonuna göre erkek sporcular zihinsel dayanıklılık güven ve kontrol alt boyutu puanları kadın sporculardan daha yüksek çıkmıştır. Buz hokeyi sporcularının problemlerle baş çıkma durumlarında ise zihinsel dayanıklılık güven alt boyut puanı kadın sporcuların daha yüksek belirlenmiştir. Bilişsel esneklik puanları erkek sporcularının daha yüksek çıkmıştır. Buz hokeyi sporcularının sporda mental dayanıklılık ve bilişsel esneklik düzeyleri arasında aynı yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Sonuç olarak yapılan analizler, zihinsel dayanıklılık ve bilişsel esneklik arasında etkileşim olduğunu ve birbirleriyle pozitif yönde ilişki içinde olduklarını göstermektedir. Zihinsel dayanıklılığın artmasına bağlı olarak bilişsel esnekliğin de yükseldiği, yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna, spor yapma yılına bağlı olarak da farklılaştığı görülmüştür
Alkali kahvaltı öğününün akut egzersiz performansı, besin alımı ve iştah üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı alkali bir kahvaltı öğününün normal bir kahvaltı öğününe kıyasla akut egzersiz performansı, besin alımı ve iştah üzerine olan etkisini araştırmaktır. Çalışmaya 18-25 yaş arasında olan fiziksel olarak aktif 10 gönüllü erkek birey katılmıştır. Tek kör cross-over deneme modeli ile yapılan çalışmada; aynı katılımcılara birer hafta ara ile bir alkali beslenen grup ve bir kontrol grubu (normal beslenme) olmak üzere 2 farklı deneme yapılmıştır. Tüm denemelerde katılımcılar, kahvaltı tüketiminden 2 saat sonra, tükeninceye kadar, kalp atım hızı rezervinin %80-85' inde yapılan koşu bandı egzersizine katılmışlardır. Farklı türdeki kahvaltı öğünlerinin egzersiz performansına etkilerini belirlemek için egzersiz -tükenme süresi ile egzersiz esnasındaki kalp atım hızı, sübjektif açlık ve yorgunluk hissi parametreleri değerlendirilmiştir. Bunların yanında egzersiz sonrası besin alımlarını değerlendirmek amacıyla egzersizden 1 saat sonra kek tüketimi gerçekleşmiş ve tüketilen miktarlar kaydedilmiştir. Verilerin analizinde bağımlı değişken T testi ile tekrarlı ölçümlerde varyans analizi kullanılmış olup anlamlı fark çıkması durumunda farkın nereden kaynaklandığının tespit edilmesi için Post-hoc testlerden Benferroni testi yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 bilgisayar programı kullanılmış ve anlamlılık p<0,05 kabul edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; egzersizden önce tüketilen alkali bir kahvaltının koşu süresini uzattığı ve egzersiz sonrası besin alımını azalttığı gözlense de bu farklılıklar anlamlı bulunmamıştır. Bunula birlikte açlık ile ilişkili verilerde anlamlı sonuçlar gözlenmiş, alkali kahvaltı öğünü tüketen grupta hem egzersiz hem de kek tüketimi sonrası açlık parametreleri daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Tüm bu veriler ışığında egzersiz öncesi alkali beslenmenin normal beslenmeye kıyasla; egzersiz performansına, iştaha, besin alımına ve yorgunluğa farklı bir etkisi olduğu söylenememiştir. Sonuç olarak, akut egzersiz öncesi tüketilen alkali bir kahvaltının koşu performansına anlamlı bir katkı sağlamadığı söylenebilir
Elit dağcıların yeme farkındalığı düzeylerinin ve yeme bozukluğu sıklığının incelenmesi
Bu çalışma elit düzey dağcılarda yeme bozukluğu ile yeme farkındalığının saptanması ve sedanter bireylerle karşılaştırılması amacıyla Haziran 2021- Şubat 2022 tarihleri arasında 30 dağcı (%65),2), 16 sedanterin (%34,8) katılımıyla Bursa ve İstanbul'da yapılan bir çalışmadır. Veriler e-posta yoluyla katılımcılara iletilmiş; anket formu uygulanmıştır. Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini belirlemek için yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite bilgileri istenilmiştir. Anket formu 3 bölümden oluşmaktadır; ilk bölüm "Münih Yeme Bozuklukları" soruları, ikinci bölümünde "Yeme Farkındalığı Ölçeği (YFÖ)" ve son bölümünde ise " 3 Günlük Besin Tüketim Kaydı (BTK)" yer almıştır. Katılımcılara uygulanan anketler ve besin tüketim kaydından elde edilen veriler SPSS istatistik programında Mann Whitney-U Test, Pearson Korelasyon ve Ki- Kare testi yapılarak değerlendirilmiştir. Dağcılar ve sedanterler Münih Yeme Bozuklukları Ölçek ve alt boyutları ( görünüş ve ağırlık ile meşguliyet, tıkınma ve kusma, uygun olmayan telafi edici davranış) bakımından karşılaştırıldığında aralarında anlamlı farklılığa saptanmamıştır. Yeme Farkındalığı Ölçek ve alt boyutları (düşünmeden yeme, duygusal yeme, yeme kontrolü, farkındalık, yeme disiplini, bilinçli beslenme, enterferans) bakımından karşılaştırıldığında aralarında anlamlı fark bulunmamıştır. Dağcılar ve sedanterler arasında beden kitle indeksi bakımından fark bulunmamıştır (p=0,351). Dağcılık, dağlık bölgelerde yapılan buz, kaya tırmanışını, kamp ve dağ yürüyüşünü kapsayan; dağcılık malzeme ve tekniklerini kullanarak yapılan spordur. İçerisinde mücadele, risk, zorluk ve dayanıklılık barındıran bu spor dalında beslenme; hayatta kalma, konsantrasyon, sportif performans, motivasyon açısından büyük öneme sahiptir. Bu açıdan incelendiğinde dağcıların daha yüksek beslenme farkındalığı ve daha az yeme bozukluğu riskine sahip olması beklenirken sedanterler ile aralarında fark saptanmamıştır. Ayrıca elit dağcıların yeme farkındalığı ve bozukluğuna sahip olup olmadıkları konusunda herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Literatürdeki sporcularda yeme farkındalığı ve yeme bozukluğu çalışmaları konunun anlaşılması bakımından yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı elit dağcıların yeme farkındalığı düzeylerini ve yeme bozuklukları sıklıklarını araştırmaktır.
Üst düzey tenisçi ve yüzücülerin reaksiyon zamanları iz sürme performans düzeyleri ve karar verme stillerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, üst düzey tenisçi ve yüzücülerin görsel ve işitsel reaksiyon zamanları, iz sürme performans düzeyleri ve karar verme stillerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 37 tenisçi ile 27 yüzücü toplam 64 erkek katılımcı gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların işitsel ve görsel reaksiyon zamanlarını ölçmek için bilgisayar tabanlı bir program ile MP36 Biopacsystem, iz sürme performanslarını belirlemek için A ve B iz sürme testi, karar verme stillerini belirlemek için Melbourne Karar Verme Ölçeği I-II (MKVÖ I-II) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS "22.0" paket programında sürekli değişkenlerin normal dağılıma uygunluk gösterip göstermediği Kolmogorov-Simirnov testi ile test edilmiştir. Sürekli değişkenlerin gruplar arası karşılaştırılmasında bağımsız t testi kullanılmıştır. Parametreler arasında ilişki olup olmadığı Pearson korelasyon katsayıları ile incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, tenisçiler ve yüzücüler arasında yapılan karşılaştırmada; tenisçilerin görsel reaksiyon zamanı fix interval, görsel reaksiyon zaman raslantısal interval ve işitsel reaksiyon zaman fix interval ortalama değerleri yüzücülere göre istatistiksel düzeyde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (sırasıyla p<0.001, p<0.01). Tenisçilerin iz sürme testi A bölümünde, ortalama değerleri yüzücülere göre istatistiksel düzeyde anlamlı bir farklılık bulunmuştur p<0.05). Yüzücü ve tenisçilerin karar verme stilinde elde edilen en düşük ortalama değer tenisçilerde "erteleyici karar verme" stili alt boyutunda iken yüzücülerde ise "kaçıngan karar verme stili" alt boyutunda elde edilmiştir. Karar verme stillerinde en yüksek ortalama değer tenisçi ve yüzücü için "dikkatli karar verme stili" nde elde edilmiştir. Sonuç olarak tenisçilerin görsel ve işitsel reaksiyon zamanı ortalamaları ve iz sürme A testi performanslarının yüzücülere göre daha kısa olduğu, tenisçi ve yüzücülerin karar verme stillerinden en fazla "erteleyici ve kaçıngan karar verme stili"ni en az "dikkatli karar verme stili" ni tercih ettiklerini söylenebilir.
Genç erkek basketbolcularda aktif ve pasif toparlanmanın şut performansına akut etkisi
Bu çalışmanın amacı; basketbolcularda aktif ve pasif toparlanmanın şut performansına akut etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model kullanılmıştır. Çalışmaya Gaziantep ilinde U16 kategorisinde 7 yıldır basketbol oynayan sporculardan 12 erkek sporcu dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak RAST testi ve AAHPERD basketbol hızlı şut testi kullanılmıştır. Üç antrenmana ayrılan çalışma randomize bir şekilde planlanmış olup dinlenme yapılmayan günde sporcular RAST testi sonrasında dinlenme verilmeden AAHPERD basketbol hızlı şut testine geçmiştir. RAST testinde ve şut testinde elde edilen veriler kaydedilmiştir. Aktif toparlanma yapılan günde ise RAST testi sonrası aktif dinlenme yapan sporcular yine AAHPERD basketbol hızlı şut testine geçmiştir ve veriler kaydedilmiştir. Pasif toparlanma yapılan günde ise RAST testi sonrası pasif dinleme yaptırılmış ve AAHPERD basketbol hızlı şut testine giren sporcuların verileri kaydedilmiştir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak SPSS 25.00 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda dinlenmesiz yapılan şut performansı ile aktif ve pasif toparlanma sonrası yapılan şut performansları karşılaştırıldığında aktif ve pasif toparlanma lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p ≤ 0.05). Buna karşın aktif ve pasif toparlanma arasında ise şut performansları açısından anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak yorgunluk sonrası dinlenmesiz güne göre aktif ve pasif toparlanma yapılan günlerde şut performansının arttığı görülmüştür. Ancak aktif ya da pasif toparlanma yapmanın şut performansına akut olarak farklı bir etki göstermediği görülmüştür.
Spor merkezlerine giden bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor merkezlerine giden bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde spor merkezlerine giden bireyler, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 403birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Bahar ve ark. (2008) tarafından geliştirilen "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Normallik ve homojenlik sınamasının akabinde ikili gruplarda bağımsız gruplarda t testi, ikiden fazla grupların olduğu değişkenlerde ise tek yönlü varyans analizi ve LSD post-hoc test düzeltmesi yapılmıştır. Değerler ortalama ve standart sapma şeklinde sunulmuştur ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda; yaş değişkeni açısından ölçeğin tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmezken, kilo değişkeni açısından farklılık olduğu ve 51-60 kilo arasındaki katılımcıların diğer kilo gruplarına göre daha fazla puan elde ettikleri tespit edilmiştir.Katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların medeni durum değişkeni açısından farklılık görülmezken, eğitim durumu değişkeni açısından anlamlı farklılık olduğu ve eğitim düzeyi arttıkça sağlıklı yaşam becerilerinin de arttığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların son 1 yılda kaç defa doktora gittiği değişkenine göre anlamlı bir farklılık görülmezken kronik hastalıkları değişkeni açısından ölçeğin sağlık sorumluluğu alt boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.Katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların sigara kullanma ve alkol kullanma değişkeni açısından ölçeğin tüm alt boyutlarında anlamlılık olmadığı, günlük çalışma süresi değişkenine göre ise ölçeğin fiziksel aktivite ve egzersiz alt boyutlarında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Katılımcıların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinden elde ettikleri puanların lisanslı sporcu olma ölçeğin beslenme alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu, sağlık durumu değişkenine göre; fiziksel aktivite, beslenme, manevi gelişim ve stres yönetimi alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Respiratuar kas germe egzersizlerinin dolaşım parametrelerine akut, kronik ve kombine etkileri
daha sonra doldurulBu çalışmamızın amacı respiratuar kas germe egzersizinin dolaşım parametrelerine akut, kronik ve kombine etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla çalışmaya 20-25 yaş aralığında 20 sedanter erkek katıldı. Katılımcılar deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrıldı. Katılımcılara toplamda 4 hafta boyunca respiratuar kas germe egzersizi uygulandı. Dört haftalık germe egzersizi öncesinde ve sonrasında ön-son test olmak üzere katılımcıların dolaşım parametreleri olarak kalp atım sayısı, kan basıncı ve oksijen satürasyonları ölçüldü. Verilerin istatistiksel işlemleri için SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, Illinois, ABD) programı kullanıldı. Değerler minimum, maksimum, ortalama, standart sapma, şeklinde sunuldu. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Normallik sınaması için Kolmogrov-Smirnov testi yapıldı. Grup içi analizlerde Paired Samples t-testi, gruplar arası analizlerde ise Independent Samples t-testi uygulandı. Deney grubuna uygulanan respiratuar germe egzersizinin akut olarak sadece kan basıncı parametresinde anlamlı farklılık olduğu tespit edildi (p<0.05). Kalp atım sayısı ve oksijen satürasyonu parametrelerinde anlamlı farklılık bulunamadı (p>0.05). Grup içi kronik etkide deney grubunun kan basıncı, kalp atımı ve oksijen satürasyonunda, kontrol grubunun ise kan basıncı ve kalp atım sayısı parametrelerinde anlamlı farklılık bulunamadı (p>0.05). Grup içi kronik etkide sadece kontrol grubunun oksijen satürasyonu parametresinde anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Gruplar arası kronik etkide ise deney ve kontrol grupları arasında kalp atım ve oksijen satürasyonu parametrelerinde anlamlı farklılık bulunamadı (p>0.05). Kan basıncı parametresinde ise deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Sonuç olarak respiratuar kas germe egzersizinin akut anlamda dolaşım parametrelerine etkisinin olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Solunum, germe, kalpacaktır.
Taekwondocularda vücut kompozisyonu ve performans ile ilgili bazı fiziksel uygunluk değişkenlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı taekwondocuların vücut kompozisyonu ve performans ile ilişkili bazı fiziksel uygunluk değişkenlerini incelemesidir. Bu çalışmaya, Yozgat ilinde amatör taekwando ile ilgilenen, yaşları 15-17 arasında değişen toplam 17 erkek taekwondocu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmaya katılan deneklerin vücut kompozisyonları için tanita ölçümleri yapılmıştır. Bacak, sırt ve pençe belirlemesinde izometrik kuvveti dinamometresi kullanılmıştır. Esnekliğin belirlenmesinde otur-uzan testi, dengenin belirlenmesinde flamingo testi kullanılırken anaerobik performansın belirlenmesinde dikey sıçrama testi kullanılmıştır. Vücut kompozisyonu ile performansla ilgili bazı fiziksel uygunluk değişkenlerinden elde edilen değerler ile arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson Product Moment Korelasyon Katsayısı yöntemi kullanılmıştır Taekwondoculardan elde edilen verilere göre vücut ağırlığı ile anaerobik güç ve denge arasında, yağ yüzdesi ile anaerobik güç ve denge arasında, yağsız vücut kütlesi ile sağ el kuvveti, sol el kuvveti, anaerobik güç, denge arasında, sağ bacak kuvvet ile denge arasında, sol bacak kuvvet ile denge arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Bu bulgular, taekwandocularda vücut kompozisyonu değişkenlerinin performans ile ilgili bazı fiziksel uygunluk belirlenmesinde önemli role sahip olduğu bulunmuştur.
Geleneksel Türk okçuluğu sporcularının bazı fiziksel uygunluk ve fizyolojik değişkenlerinin okçuluk performansı üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu araştırma, geleneksel Türk okçuluğu ile ilgilenen sporcuların bazı fiziksel uygunluk ve fizyolojik özelliklerinin okçuluk performansına etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya, Yozgat ilinde faaliyet gösteren iki kulüpten 20 kadın ve 25 erkek olmak üzere toplam 45 sporcu katılmıştır. Katılımcıların antropometrik ölçümleri, kuvvet, esneklik, denge, el becerisi, dikkat düzeyi ve ortalama kalp atım sayısı gibi parametreleri değerlendirilmiş; cinsiyetler arası farklar ve bu değişkenlerin performansla ilişkisi analiz edilmiştir. İstatistiksel değerlendirmelerde bağımsız örneklem t-testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Tüm tezde Bulgulara göre, erkek sporcuların vücut kompozisyonu, kuvvet ve performans düzeylerinde kadınlara kıyasla anlamlı üstünlük gösterdiği (p < 0,05); kadınların ise esneklik açısından daha yüksek değerlere sahip olduğu belirlenmiştir(p<0,05). Performansla ilişkili olarak, kadınlarda sırt kuvveti ve dikkat düzeyi ile pozitif, ortalama kalp atım sayısı ile negatif yönlü ilişkiler bulunmuştur. Erkeklerde ise dikkat düzeyi ile pozitif, nabız ile negatif yönlü ilişkiler saptanmıştır. (p<0,05). Sonuç olarak, cinsiyete bağlı morfolojik farklılıkların performansı etkilediği; özellikle erkek sporcuların yapısal avantajlara sahip olduğu ve belirli fiziksel-fizyolojik değişkenlerin okçuluk performansında belirleyici rol oynadığı görülmüştür.
Düzenli futbol antrenmanı yapan ile yapmayan 12-14 yaş grubu çoçukların motor gelişimlerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı; düzenli futbol antrenmanı yapan ile yapmayan 12-14 yaş gurubu sporcu ve öğrencilerin motor gelişimlerine etkisinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya futbol takımında düzenli antrenman yapan lisanslı 20 erkek futbolcu ile düzenli antrenman yapmayan 20 erkek öğrenci gurubu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada her iki gurubun motor gelişimlerini karşılaştırmak amacıyla durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 10 metre, 20 metre sürat ve esneklik testleri uygulanmıştır, ayrıca bu iki guruptaki sporcu ve öğrencilerin fiziksel gelişimlerini karşılaştırmak amacıyla boy ve kilo ölçümleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analizleri yapılmıştır. Bulgulara göre; sporcu ve öğrenci grubu arasında boy, kilo, esneklik, 10 metre sürat, 20 metre sürat, durarak uzun atlama ve dikey sıçrama bakımından farklılık olup olmadığını test etmek bağımsız örneklem t-testleri ile gerçekleştirilmiştir. Ölçüm skorlarının normal dağılım gösterip göstermediğine, çarpıklık ile basıklık değerleriyle histogram grafikleri incelenerek karar verilmiştir. Düzenli antrenman yapan gurup ile düzenli antrenman yapmayan gurubun fiziksel gelişimleri karşılaştırmak amacıyla yapılan boy ve kilo ölçümlerinde, iki gurup arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Motor gelişimlerini karşılaştırmak amacıyla yapılan ölçümler sonucunda 10 metre sürat, 20 metre sürat, durarak uzun atlama, dikey sıçrama ve esneklik değerlerinin tamamında istatiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Elde edilen veriler sonucunda; düzenli futbol antrenmanı yapan 12-14 yaşlar arası sporcu ve düzenli antrenman yapmayan öğrencilerin boy ve kilolarında anlamlı bir fark oluşmaması, düzenli antrenmanın büyüme ve gelişmeye anlamlı bir etkisi olmadığını bizim çalışmamızdaki veriler doğrultusunda söylenebilir, bununla birlikte iki gurup arasındaki motor gelişim farklılıklarını ortaya çıkarmak amacıyla yaptığımız ölçümlerinde düzenli antrenman yapan sporcular lehine istatiksel olarak anlamlı farkın ortaya çıkması, düzenli antrenmanın 12-14 yaşlar arası çocuklarda motor gelişimi olumlu yönde etkili olabileceğini göstermiştir.
Farklı sürelerde gerçekleştirilen statik germe uygulamalarının performans üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Farklı sürelerde gerçekleştirilen statik germe uygulamalarının performans üzerine etkilerinin incelenmesidir. Çalışmaya 2025 yılında Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören, yaş ortalamaları 20,83±1,62 yıl, boy ortalamaları 177,90±6,17 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 75,56±11,71 kg ve spor yaşı ortalamaları 7,20±3,53 yıl olan, lisanslı olarak müsabık düzeyde güreş sporu ile uğraşan toplam 30 üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veriler; demografik veri bilgi formu, el kavrama kuvveti testi (Takei A5401, Japonya), denge testi (Togu Challenge Disc 2.0), reaksiyon süresi testi (fitlight), dikey sıçrama ölçüm testi (fıt jump), esneklik testi (otur-uzan testi) ve 30 metre sürat testi (elektronik fotosel sistemi) kullanılarak toplanmıştır. Çalışmadaki verilerin analizi için; Shapiro-Wilk testi, tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi (Repeated-Measures ANOVA) testi, Bonferroni düzeltmeli Post-Hoc testi, Friedman testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Bütün istatistiksel analizler için anlamlılık seviyesi p<0,05 kabul edilip analizler için IBM SPSS Statistics 24 paket programı kullanılmıştır. Sonuç olarak; statik germe süresinin artmasıyla birlikte esneklik performansında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artış meydana geldiği; buna karşılık el kavrama kuvveti, dikey sıçrama ve 30 m sürat performansında anlamlı düzeyde azalma olduğu saptanmıştır. Denge performansında da ölçümler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunduğu ve germe süresi arttıkça denge performansında iyileşme görüldüğü saptanmıştır. Reaksiyon süresi açısından ise ölçümler arasında anlamlı farklılık bulunmuş ve daha uzun süreli germe uygulamalarında reaksiyon süresinin kısaldığı saptanmıştır.
Profesyonel futbolcularda farklı yoğunluklardaki foam roller modelleri kullanımının hamstring kas sertliği ve esnekliği üzerine akut etkilerinin incelenmesi
Amaç: Profesyonel futbolcularda farklı yoğunluklardaki Foam Roller modelleri kullanımının hamstring kas sertliği ve esnekliği üzerine akut etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Gaziantep Futbol Kulübünde oynayan 18-40 yaş aralığında ki 21 erkek profesyonel futbolcuya, Myoton Pro cihazı kullanılarak hamstring kas sertliği ve unilateral otur- uzan testi ile hamstring kasının esnekliği değerlendirildi. Sporcular randomize olarak yedişer kişiden oluşan yumuşak, orta ve sert yoğunluklu Foam Roller kullanılmak üzere gruplara ayrılmıştır. Sporcular dominant taraf hamstring kasında birer dakikalık iki setten oluşan yöntemi uygulamıştır. Ölçümler uygulama öncesi [UÖ] ve uygulama sonrası [US] olmak üzere iki kez yapılmıştır. Bulgular: Futbolcuların kas sertliği ölçümü UÖ ortalaması 16,26 N/m ve US ort.'sı 16,17 N/m olarak belirlendi. Esneklik ölçümü UÖ ort.'sı 28,36 cm ve US ort.'sı 31,05 cm bulundu. Ön test ve son test ortalama ölçüm zamanlarına göre kas sertliği için istatistiksel farklılık göstermediği (p>0,05) fakat esneklik için istatistiksel açıdan farklılık gösterdiği (p<0,05) belirlendi. İki yönlü ANOVA testi sonucunda; farklı yoğunluklarda uygulanan foam roller modelleri arasında kas sertliği ve esneklik üzerine istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olmadığı tespit edildi (p> 0,05). Sonuçlar: Kas esnekliğinin artırılması için foam roller uygulamasının önemli olduğunu ancak farklı yoğunluklarda uygulanan foam roller modelleri arasında kas sertliğinin giderilmesi ve esnekliğin artırılması açısından fark olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: esneklik, kas sertliği, köpük yuvarlama, myoton pro, spor
Kısa süreli antrenman protokollerinin atletik performans üzerine subakut etkisi
Amaç: Günümüzde spor branşlarının müsabakalarının düzenlenme sıklığının artması yıllık antrenman planları dahilinde hazırlık döneminin kısalmasına neden olmuştur. Bu nedenle subakut sürede yüksek yoğunlukta uygulanabilir antrenman yaklaşımlarının araştırılması gereği doğmuştur. Çalışmamızın amacı Limit Stabilite Antrenman (LST) yaklaşımıyla hazırlanmış 10 günlük antrenman planının atletik performans üzerine kısa süreli etkilerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma kahverengi kuşak ve üzeri kemer seviyesine sahip 19 yetişkin karate sporcusunun katılımıyla (Yaş: 19.3±1.6, Vücut Ağırlığı: 64.7±16.6 kg, Boy: 164.6±9.7 cm) gerçekleşmiştir. Katılımcılar 10 sporcu Limit Stabilite Antrenman Grubu (LSTG), 9 sporcu Kontrol Grubu (KG) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. LSTG sporcularına 10 gün süren ve 18 antrenmandan oluşan bir LST antrenman programı uygulanmıştır. KG sporcularına eşdeğer antrenman yükü, süresi ve sıklığında karate antrenmanı uygulanmıştır. Her iki grup için dikey sıçrama, dinamik denge, yumruk ivmelenmesi, aerobik dayanıklılık ve eklem hareket açıklığı (EHA) parametreleri familirizasyon, ön-test, son-test ve antrenman programı bitiminden 10 gün sonra takip testi uygulamalarıyla ölçümlenmiştir. Bulgular: Ölçümlerden elde edilen verilere göre yapılan analizler sonucunda atletik performans parametrelerinin hiçbirinde düşüş görülmezken, Counter Movement Jump (CMJ), non-dominant ekstremite dinamik denge, aerobik dayanıklılık, EHA dominant abdüksüyon (Abd.) ve EHA non-dominant fleksiyon (Flex.) parametrelerinde anlamlı pozitif farklılık bulgulanmıştır (p<0,05). Sonuçlar: Elde edilen bulgular LST yaklaşımının kısa süreli antrenman yüklemesi ile atletik performansta pozitif gelişmelere neden olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Limit Stabilite Antrenman, LST, Atletik Performans, Karate
Farklı liglerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların dikey sıçrama reaktif çeviklik ve müsabaka performanslarının incelenmesi
Amaç: Çalışmanın amacı, farklı seviyelerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların reaktif çeviklik [RÇ] ve dikey sıçrama performansı ile müsabaka performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gerekçe ve Yöntem: Çalışmaya, Basketbol Süper Ligi'nden [BSL] 20, Türkiye Basketbol Ligi'nden [TBL] 22 ve Basketbol Gençler Ligi'nden [BGL] 35 olmak üzere toplam 77 sporcu katılmıştır. Sporcuların vücut yağ yüzdelerini tespit etmek için Tanita marka biyoelektrik empedans analizi yapan cihaz kullanılmıştır. RÇ testi SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka ışıklı, kablosuz fotosel sistemi ile uygulanmıştır. Countermovement Jump [CMJ] Testi ve Squat Jump [SJ] testi yine SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka kuvvet platformu kullanılarak uygulanmıştır. Sporcuların müsabaka istatistikleri, TBF resmi çevrimiçi sisteminden takip edilip anonimleştirilerek işlenmiştir. Bulgular: Tüm oyuncularda, TBL oyuncularında, tüm oyun kurucularda ve tüm forvetlerde RÇ testi ile maç sayısı istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. BSL forvetlerinde CMJ testi ile blok istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Tüm pivotlarda CMJ istatistiği ile süre istatistiği arasında, BSL pivotlarında CMJ testi ile asist istatistiği, SJ testi ile maç sayısı istatistiği ve yine SJ testi ile verimlilik istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Ölçülen diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilememiştir. (p<0,05) Sonuçlar: BSL forvetleri ve tüm pivotlar kategorilerinde iyi dikey sıçrama becerisinin oyuna istatistiksel olarak da pozitif etki ettiği görülmüştür. Çalışmamız sonuçlarına göre, oyuncuların dikey sıçrama yüksekliklerinin ve RÇ becerilerinin bazı durumlarda müsabaka istatistiklerinde karşılığının olmadığı söylenebilir.
2020 Tokyo Olimpiyat oyunlarında yarışan taekwondocuların kilo kategorilerine göre fiziksel özelliklerinin ve teknik performanslarının değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışma, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunlarında Yarışan Taekwondocuların fiziksel özelliklerini, karşılaşmalarda rauntlara göre uyguladıkları teknikleri, aldıkları GJ cezalarını, IVR durumlarını incelemek ve bu değişkenleri belirlenen gruplara göre analiz ederek aralarında bulunan farklılıkları ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Olimpiyatlara katılan sporcuların demografik özellikleri ile kullandıkları teknikler, sporcuların madalya alma ve maç kazanma durumlarına, yarıştıkları sıkletlere ve cinsiyetlerine göre analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıkları test etmek için verilerin normal dağılış gösterme durumlarına göre varyans analizi, Friedman, Kruskall-Wallis, Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Sıkletler arasındaki teknik farklılıklar için Post Hoc analizi yapılmıştır. Sıralama puanları arasındaki ilişkinin araştırılması amacıyla doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Madalya kazanan sporcuların daha genç yaşa sahip oldukları, WTR ve WTGS kotasıyla katılan sporcuların daha çok madalya aldıkları, madalya alan ve maç kazanan sporcuların daha sık teknik uyguladıkları, gövdeye direkt tekme tekniklerinin tüm sıkletlerde daha sıklıkla uygulandığı ve en sık üçüncü rauntlarda kullanıldığı, dönüşlü tekniklerin en az kullanılan teknikler olduğu ve erkeklerin kadınlara nispeten daha sık dönüşlü teknik uyguladıkları, IVR antrenör taleplerinin en fazla üçüncü rauntlarda yaşandığı ve çoğunun reddedildiği, hakemler tarafından verilen GJ cezalarının en çok üçüncü rauntlarda verildiği bulunmuştur. Sonuç: Araştırma sonuçları; dönerek uygulanan tekniklerin tüm karşılaşmalarda en az kullanılan teknikler olduğunu, maç kazanan ve madalya alan sporcuların karşılaşmalarda daha fazla çeşit ve sıklıkla teknik uygulayarak aktif bir mücadele sergilediklerini, daha az GJ cezası aldıklarını ve antrenör IVR taleplerinin hakemler tarafından daha fazla kabul edildiğini göstermektedir.
Eklem pozisyon duyusunun isabet oranına etkisi
Amaç: Eklem pozisyon duyusunun (EPD) pas / şut isabeti ile ilişkisi daha önce hiç araştırılmamıştır. Bu çalışma takım oyunlarında eklem pozisyon duyusunun atış isabeti keskinliğine etkisini incelemeyi amaçladı. Gereç ve Yöntem: Amatör ve elit düzeyde sporcu ve sedanterlerden oluşan 90 (55 erkek 35 kadın) katılımcı üzerinde EDP ve isabet hatası testleri yapıldı. Katılımcılar cinsiyetlerine ve katıldıkları test branşlarına göre ayrı ayrı incelendi. Basketbol için göğüs pası testinde dirsek eklemi, voleybol için manşet pas testinde omuz eklemi ve futbol için ayak içi pas testinde kalça eklemi analiz edildi. Bulgular: Pearson korelason analizi eklem pozisyon hatası ile isabet hatası arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını gösterdi. Cinsiyet ve branş değişkenlerinin isabet hatası değişkenine olan etkisini incelemek için yapılan çift yönlü varyans analizinde cinsiyet değişkeninin isabet hatasına anlamlı bir etki yapmadığı, branş değişkeninin isabet hatasına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur [F(2,84) = 12.82, p = .000, η2 = .234]. Cinsiyet ve branş değişkenlerinin pozisyon hatası değişkenine olan etkisini incelemek için yapılan çift yönlü varyans analizi cinsiyet değişkeninin pozisyon hatasına olan etkisi anlamlı bulunmuştur [F(1,84) = .22, p = .641, η2 = .003]. Öte yandan, branş değişkeninin pozisyon hatasına olan etkisi anlamlı bulunmamıştır. Sonuçlar: Bu çalışmada pozisyon hatasının isabet hatasıyla bir ilişkisinin olmadığı ortaya konmuştur. İsabet hatasının propriyosepsiyonun diğer alt bileşenleri olan kuvvet ve hareket hızı ile olan ilişkileri açısından da incelenmesi gerekir. Anahtar Kelimeler: Eklem pozisyon duyusu, isabet oranı, takım oyunları
Taekwondoya özgü bir saha testi modellemesi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi Taekwondo'ya Özgü Bir Saha Testi Modellemesi Sümeyra DURMAZPINAR Manisa Celal Bayar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Erkan GÜNAY Amaç: Literatürde yer alan sınırlılıklar nedeniyle taekwondo müsabakaları sırasında ihtiyaç duyulan temel fizyolojik ve motor özelliklere göre tasarlanmış; kolay uygulanabilen, zamansal ve maliyet açısından ekonomik bir test geliştirmek ve bu test sonuçlarına göre taekwondo sporcularının uygunluk düzeylerinin belirlenmesine olanak sağlamaktır. Metot ve yöntem: Çalışmada 12 erkek müsabık taekwondo sporcusunun ilk olarak demografik ve antropometrik özelikleri ölçülmüştür. Ardından araştırmacı tarafından taekwondoya özgü performans ölçümü için dizayn edilen, 4m2 bir alanda ses sinyali ile kontrol edilen, katılımcının maksimum eforla taekwondoya özgü vuruş tekniklerini toplam 6 set üzerinden 20 saniye efor, 10 saniye pasif dinlenme bölümleri arasında, uygulama prensibine dayalı tamamlanan Taekwondo Performans Testi uygulanmıştır. TPT'nin fizyolojik ve motor özelliklerle olan ilişkisinin ortaya konması için; aralıklı fitness düzeyi ve indirekt olarak aerobik kapasiteyi ölçmek amacıyla 30-15 aralıklı koşu testi, anaerobik kapasiteyi ölçmek için Wingate testi, çeviklik ölçümü için Illinois testi ve nöromüsküler performans ölçümü için countermovement sıçrama testi uygulanmıştır. Bulgular: TPT toplam vuruş, maksimum ve minimum vuruş değerleri ile antropometrik ölçümler (Beden Kütle İndeksi, yağ yüzdesi ve yağ kütlesi) arasında negatif yönde korelasyon bulundu. Ayrıca TPT tüm değerleri ile 30-15 aralıklı koşu testi final koşu hızı, toplam mesafe, toplam koşu süresi ve tahmini maksimum oksijen tüketimi (VO2 maks.) arasında pozitif yönde korelasyon tespit edildi (p<0.05). Diğer taraftan TPT tüm değerleri ile Dikey sıçrama, çeviklik ve Wingate test sonuçları arasında korelasyon bulunmadı (p> 0.05). Yapılan regresyon analiz sonuçları toplam ve maksimum vuruş sayısının tahmini VO2 maks. varyansın önemli bir kısmını açıkladığı görülmüştür (p<0.05). Bland-Altman analizi ve one sample t testi sonuçları, 30-15 aralıklı koşu testi tahmini VO2 maks. ve TPT'den hesaplanan tahmini VO2 maks. değerleri arasında 𝑑̅ miktarı (𝑑̅ = 0,05) açısından sıfırdan anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir (p <0,95). Sonuç: Araştırma bulguları TPT'nin taekwondo müsabakasında ihtiyaç duyulan yüksek şiddetli iş yüklerine toleransı ve yükler arası toparlanma kabiliyetini belirlemede bir ölçüm aracı olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Ayrıca taekwondo sporuna özgü fiziksel uygunluk düzeyinin ölçülmesi ve takibine ilişkin bilgiler yansıtabileceği gözlemlenmiştir. Gelecek araştırmalarda farklı popülasyon ve farklı antrenman düzeyine sahip sporcular üzerinde yapılacak çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
3×3 basketbol elit takımlarında performans göstergelerinin ve sistemsel verilerinin başarı üzerindeki etkisi
FIBA 3x3 Dünya Turu 2023 Final Turnuvası'na katılan elit basketbol takımları ve oyuncuları üzerinde gerçekleştirilen çalışmanın amacı, video analiz yöntemi ile oyun sistemlerinin belirlenmesi ve elde edilen sistemsel verilerin takımların başarı düzeyleriyle olan olası ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmada final turuna katılan toplam 12 basketbol takımının ve 20-41 yaş aralığındaki 56 erkek sporcunun analizi yapılmıştır. Bu video analizi sırasında takımların her maç top sürme, pas verme, elden ele pas, perdeleme, topsuz perdeleme, toplu perdeleme ve perdeleme toplam sayılarını içeren 1691 hücum fazı kayıt altına alınmıştır. Bunun yanı sıra çalışmada takımların hücum oyununda farklı perdeleme stratejilerinin etkileri incelenmiştir. Çalışmada, çok perdeleme yapan oyuncular ile az perdeleme yapan oyuncular iki gruba ayrıldı. Bu grupların analizinde Man Whitney U kullanılmıştır. 12 takımın belirlenen parametreler açısından karşılaştırılması için Kruskal Wallis H analizi uygulanmıştır. Takımların ikili karşılaştırılması post hoc testlerden Dunn Bonferroni'den yararlanılmıştır. Sonuçlar, 0,05 anlamlılık düzeyine göre yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde az perdeleme yapan oyuncular genellikle oyunu yönlendiren ve skor yükünü üstlenen anahtar oyuncular olarak belirlenirken, çok perdeleme yapan oyuncular ise destekleyici rol üstlenerek oyun akışına ve diğer oyunculara katkı sağladığı belirlenmiştir. Bireysel performans açısından, perdeleme içeren takım organizasyonları, oyuncuları oyuna dahil ederek takımın hücum verimliliğini artırdı. Öte yandan, az perdeleme yapılan hücumlar top kaybı riskini artırırken, bireysel yeteneklere daha fazla bağımlılık yarattı. Bireysel becerilerin öne çıktığı hücumlar, genellikle oyun ritmini yakalamada etkili olabilir, ancak bu durum hücum verimliliğini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle, çok perdeleme içeren oyun stratejilerinin, takım başarısını artırmada daha etkili olabileceği ve gelecekteki araştırmalara önemli bir referans oluşturabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: 3x3 basketbol, top sektirme, perdeleme, ribaunt, elden ele pas, top kaybı. 2024, 55 sayfa
Voleybolcularda farklı setleme yöntemi ile yapılan pliometrik antrenmanların etkilerinin incelenmesi
ÖZET Amaç: Voleybolcularda farklı setleme yöntemleri ile yapılan pliometrik antrenmanların Zig Zag , 505 Çeviklik ve Dikey Sıçrama üzerine etkilerinin araştırılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 2022-2023 yılı voleybol sezonunda İzmir'de yarışmalara katılmış olan 18-22 yaş, 2. Lig kadın voleybolcularda uygulanan 6 haftalık antrenmanlara katılan, son 6 ay bir sakatlık geçirmemiş gönüllü 30 kadın sporcudan oluşmuştur. Voleybol oyuncularına iki farklı setleme yöntemi kullanılmıştır. İki deney grubu oyuncuları ve kontrol grubu oyuncuları üzerinde, Zig Zag testi ile dikey sıçrama testi ve 505 çeviklik testleri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmada, 505 çeviklik ve dikey sıçramaları açısından iki farklı yüklenme yöntemi ile pliometrik uygulamalarının tüm ölçüm sonuçlar arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). 505 Çeviklik Testi ölçüm sonuçlar arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Dikey sıçrama testi ölçüm sonuçlar arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı görülmektedir (p<0,05). Ancak ön test ve son testler için Zig Zag test sonuçlarında bakıldığında 1. Grupta istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sonuç: Çalışmanın sonucunda uygulanmış antrenman Metodlarının her iki deney grubunda da performansı arttırdığı gözlemlenmiştir; ancak 1. deney grubunda, kontrast metodun Zig Zag testlerindeki performans artışının istatiksel olarak anlamlı bulunmadığı gözlenmiştir. Bu durum, her iki metodunda performans parametrelerinde etkili artışlara neden olabileceği düşündürmektedir. Yüksek Lisans Tezi Özgür DÜKEL Manisa Celal Bayar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Antrenörlük Anabilim Dalı Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Turan IŞIK Anahtar Kelimeler: Voleybol, Performans Testleri, Pliometrik Antrenman, Seti Sete Bölme, Kontrast 2024, iv sayfa
Genç kadın voleybolcularda kifoz
Araştırmaya voleybol altyapı kulüplerinde 1 yıl ve üzeri sürelerde düzenli olarak voleybol antrenmanlarına katılım sağlayan; yaş ortalaması 13,56 yıl, boy ortalaması 166,3 cm, vücut ağırlığı 56,04 kg ve antrenman yaş ortalaması 3,33 olan toplamda 130 adölesan kadın voleybol sporcusu katılım sağlamıştır. Katılımcıların asimetrilerinin tespit edilmesi amacıyla APECS Al Posture Evaluation and Correction System -Posture Analysis Pro Plus 8.4.11 Version kullanılarak antreior, posterior ve lateral düzlemlerde beş yönlü fotoğrafları çekilerek analizleri yapılmıştır. Katılımcıların torakal segmentinin belirlenmesi için Esnek Cetvel Ölçüm Yöntemi (Flexruler), skolyoz derecelerinin (gövde rotasyonu) tespit edilmesi için Baseline Skolyometre ve eklem hareket açıklıklarının ölçümü için Dynamo-Lite İzometrik Kuvvet ve Eklem Hareket Açıklığı Ölçüm Cihazı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde; antrene süre kifoz indeksi arasında anlamlı korelasyon tespit edilmiştir (r= ,177) Katılımcıların vücut kitle indeksi skorlarının ve antrene sürelerinin, kifoz indeksi skorlarını %8 oranında (R2=.08) yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, adölesan kadın voleybolcuların antrene sürelerinin, kifoz indeksi üzerinde tetikleyici bir etken olduğu bulunmuştur. Bu sebep ile adölesan dönem antrenman periyotlamasında bu etkinin düzeltici egzersiz programları ile düzenlenmesi gerektiği ve periyotlamaya ek olarak üst ekstremiteye yönelik core bazlı kuvvetlendirme egzersizlerinin yapılması gereğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: postür, kifoz, disfonksiyon, skolyoz, rom, voleybol, spor
Genç yüzücülerin sırtüstü ve serbest yüzme stillerindeki çıkış performanslarının seçili parametrelerle değerlendirilmesi
Amaç: Yüzme sporuna ait araştırmalar incelendiğinde özellikle çıkış mekaniği ile ilişkili çalışmaların az olması dikkat çekicidir. Bu çalışmanın amacı, yüzücülerin serbest ve sırtüstü çıkış performanslarına ait kinematik parametreler ile seçili performans parametreleri ve postüral değerler arasındaki ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya antrenman yaşı ortalamaları 3±0,69 yıl olan 30 (kadın n=13, erkek n=17) müsabık yüzücü katılmıştır. Deney 3 oturumdan oluşmaktadır. 1. Oturumda; sporculara deney esnasında uygulanacak olan çıkış mekaniğini öğretmek amacıyla iki (2) familarizasyon oturumu uygulanmıştır. 2. Oturumda ise araştırmanın çıkış performansına ilişkin biyomekanik parametreler ölçülmüştür. Bu oturumda katılımcılar çıkış platformu kullanılarak üçer (3) tekrar track ve sırtüstü çıkış yaptırılmıştır. Çıkış performanslarının analizi için "GoPro 10, Temel Tripod ve DACTRONICS HS-200 Start System" cihaz ve ekipmanları kullanılarak kaydedilmiştir. Alınan görüntüler, "Kinovea 0.9.5" adlı biyomekanik analiz programı ile değerlendirilmiştir. 3. Oturumda ise sporcuların postür analizleri gerçekleştirilmiş olup değerlemndirme "Apecs-AI Postür Değerlendirme ve Düzeltme Sistemi®️" (Apecs Posture Analysis Pro Plus 8.2.6 Versiyon) mobil postür analiz programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ek olarak bu oturumda "New York Postür Değerlendirme" yöntemi kullanılarak postür analizi yapılmıştır. Seçili performans parametrelerinden "TecnoBody PK200" cihazı ile dinamik denge performansı, dikey sıçrama ölçümleri ise "Microgate Witty Wirelles Training Timer" cihazı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 25.0 paket programı ile gerçekleştirilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonuçları incelendiğinde track çıkış performansı kinematik parametreleri ile dikey sıçrama performansı kalça açısı (KA) arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon (p=0,434) tespit edilmiştir. Ayrıca, dikey sıçrama performansı ile çıkış hızı (ÇH) performansı arasında da pozitif yönde anlamlı bir korelasyon (p=0,382) belirlenmiştir. Postüral parametrelerden ön-kalça eğrisinde pozitif korelasyon kalça eğrisi-ön ile kalça yüksekliği (p=0,569), uçuş süresi (p=0,511), suya giriş mesafesi (p=0,373), çıkış süresi (p=0,528) tespit edilmiştir. kalça yüksekliği (KY) ile dinamik denge çevre uzunluğu (ÇU) performansı arasında negatif yönde anlamlı korelasyon (p=-0,371) tespit edilmiştir. Track ve sırtüstü çıkış performansları ve NYPD skorları arasında herhangi bir korelasyon bulunmamıştır. Sonuçlar: Her iki çıkış modelinin farklı biyomotor özelliklere ihtiyaç duyduğu, track çıkışta özellikle çıkış pozisyonu alındığında ön kalça eğrisi değeri yüksek olanların çıkış esnasında daha fazla uçuş süresi ve mesafesi, çıkış süresi üzerinden performansı önemli etkileyen bir işaret olabileceği aynı zamanda dikey sıçrama gibi vertikal güç üretiminin track çıkış gibi yatay güç üretimini destekleyen bir faktör olduğu görülmüştür. Sırtüstü çıkışta ise dinamik dengenin çıkış esnasındaki kalçanın su üzerinde tutulması için bir ön koşul olduğu ve sırtüstü çıkış öğretimi ve gelişiminde dinamik denge antrenmanlarının çıkış performansını olumlu etkileyebileceği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada kullanılan "GoPro 10, Temel Tripod" ve "Kinovea 0.9.5" antrenörler tarafından çıkış performansını takip etmek için ulaşılabilir, zamandan tasarruf sağlayan ve anlık görüntüleme özelliği nedeniyle sporcuya hızlı geri bildirim verilmesine olanak sağlayan ekipmanlar ve sistemler olduğu için çıkış çalışmalarının çalışmada kullanılan sistemlerle takibini önermekteyiz. Son olarak yüzme tekniği ve branşa özgü yoğunlaşmış antrenman programları sporcuların diyagonal hareket kalıplarını tekrar etmesine bağlı olarak postüral disfonksiyonları ve adaptasyonu ortaya çıkartma potansiyeli olabileceğinden çalışmada kullanılan "Apecs-AI Postür Değerlendirme ve Düzeltme Sistemi®️" (Apecs Posture Analysis Pro Plus 8.2.6 Versiyon) analiz yöntemi ekonomik ve ulaşılabilir olmasından dolayı kullanılmasının değerli olabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Yüzme, adolesan, postür, biyomekanik, kinematik, çıkış.
Hentbolcularda kuvvet hissi testinin sahadaki isabet testiyle ilişkisi
Bu çalışmanın amacı profesyonel hentbol sporcularında kuvvet hissi ile isabet başarısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya 20 elit (8 kadın ve 12 erkek) hentbol oyuncusu katılmıştır. Laboratuvarda izokinetik dinamometre ile maksimal istemli izometrik kuvvet testi ve maksimalin %50 düzeyinde hedef kuvvet hissi testi yapılmıştır. Ardından sahada 7 metre isabet testi, maksimal mesafeye top fırlatma testi ve maksimalin %50'sine pas isabeti testleri yapılmıştır. Saha testinde elde edilen veriler ile laboratuvarda elde edilen veriler karşılaştırılmalı olarak analiz edilmiştir. Laboratuvarda sporcunun maksimal izometrik kuvveti arttıkça hedeflenen kuvvet keskinliği anlamlı düzeyde bozulmaktadır (p=,017, r=,525). Buna karşın sahada maksimal istemli konsantrik kasılma ile yapılan maksimal atış mesafesi ile %50 mesafeye atış ortalamaları arasında (p=,381, r=,207) ve 7 m hedeften sapma ortalamaları arasında (p=,208, r=,294) herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Maksimal izometrik istemli kasılma miktarı ile maksimal mesafeye atış mesafesi arasında bir ilişki bulunmamaktadır (p=,544, r=-,144). Dominant kol kas ağırlığı ile maksimal atış mesafesi arasında önemli bir ilişki ortaya çıkmıştır (p=,001, r=.671). Dominant kol kas ağırlığı ile maksimal izometrik kasılma miktarı arasında ise herhangi bir ilişki bulunmamaktadır (p=,581, r=,131). Sonuç olarak, laboratuvarda yapılan testler literatürdeki bilgileri doğrulamaktadır. Bununla beraber bu bulguların hentbol oyunundaki pas ve şut isabetiyle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Literatüre göre farklı bulgular elde edilmesinin sebebi kasılma tipi farkından ve omuz rotasyon kaslarının diğer kaslara göre daha az kuvvet üreten kaslar olmasından kaynaklanabilir. Hentbol branşı için izometrik kuvvet testleri yerine konsantrik kuvvet hissi testleri geliştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Propriyosepsiyon, Kuvvet Hissi, Hentbol, İsabet, 7 metre Atış.
Karatecilerde uygulanan kalça aktivasyonu egzersizlerinin denge çeviklik ve branşa özgü sürate etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, 9–13 yaş arası karate sporcularında sekiz haftalık kalça aktivasyonu egzersizlerinin denge, çeviklik ve branşa özgü sürat performansı üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya toplam 30 sporcu katılmış; sporcular deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna rutin karate antrenmanlarına ek olarak kalça aktivasyon programı uygulanmıştır. Antrenman protokolü öncesi ve sonrası Y-Denge Testi, T-Çeviklik Testi, Tekme Performans Testi ve Kizami Mawashi Geri Sürat Testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde deney ve kontrol grubu arası karşılaştırmalarda ön test ve son test ölçümlerindeki farkları belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Her grubun ön test ve son test ölçümleri arasında meydana gelen değişimi incelemek amacıyla ise bağımlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bulgular, deney grubunun denge performansında tüm yönlerde anlamlı gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur (p<0,05). Tekrarlı tekme performansında da deney grubunun belirgin ilerleme kaydettiği görülmüştür (p<0,05). Çeviklik performansında her iki grup da gelişme göstermiştir (p<0,05). Fakat gruplar arasında anlamlı fark oluşmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, karate antrenmanı öncesi uygulanan kalça aktivasyonu egzersizlerinin çocuk karate sporcularında denge ve tekrarlı tekme performansını geliştiren etkili bir yöntem olduğu belirlenmiştir.
Futbolda sınırlı alan oyun antrenmanları ile azaltım antrenmanlarının maç performansı ve fizyolojik parametreler üzerine etkisi
Amaç: Futbolda 7 haftalık hazırlık döneminde uygulanacak olan anaerobik eşik şiddetinde oyun antrenmanları sonrası, 1 haftalık taper (azaltım) antrenmanlarının futbolcuların aerobik dayanıklılık seviyeleri ve katettikleri koşu mesafeleri incelenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan yaşları (ort 22±2 yıl) olan amatör liglerde futbol oynamış, henüz aktif futbol oynamayan 25 futbolcu katılmıştır. Sakatlık, antrenman takipsizliği ve kendi isteğiyle bırakma gibi nedenlerden dolayı bu çalışma 15 sporcuyla tamamlanmıştır. Çalışmaya katılan gönüllüler, 1 sezon kadar futbola ara vermiş, en az 5 yıl futbol oynamış futbolculardan seçildi. Çalışmanın başında anaerobik eşik ve futbola özgü dayanıklılık testleri yapılmıştır. 1 hafta ön hazırlık, 7 hafta aşırı antrenman, 2 hafta azaltım antrenmanı olmak üzere 9 haftalık antrenman programı uygulanmıştır. 7 haftalık antrenman yükleri hesaplanmış ve antrenman yükleri giderek artan şekilde dizayn edilmiştir. Azaltım antrenman döneminde antrenman yükleri, antrenman şiddeti düşürülmeden kapsam azaltılarak uygulanıştır. Bu antrenman döneminde aşırı antrenman dönemi öncesi, aşırı yüklenme sonrası ve azaltım antrenmanı sonrasında futbol maçı oynatılmış hem teknik beceriler hem de müsabaka koşu mesafeleri analiz edilmiştir. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre aşırı antrenman dönemi sonrasında uygulanan azaltım antrenmanları sonrasında düşük ve orta şiddette koşu hızlarında ve total kat edilen mesafelerde, futbola özgü dayanıklılık (Yo-yo Aralıklı Toparlanma Level 1Testi) seviyelerinde bir artış olduğu gözlenmiştir. Sonuçlar: Yüksek şiddette antrenmanlar sonrası azaltım antrenmanı uygulaması teknik becerilerde ve koşu mesafeleri yanısıra futbola özgü dayanıklılık seviyelerinde artışa sebep olmaktadır. Bu veriler futbolda azaltım antrenman uygulamasının antrenörler için hem performans artışı hem de sürantrenmanın riskinin önlenmesi açısından önemli bir yöntem olabileceğini gösterir. Anahtar kelimeler: Azaltım Antrenmanı, Futbola Özgü Dayanıklılık, Sınırlı Alanda Oyun Antrenmanı, Hızlanma, Yavaşlama.
8-10 yaş çocuklarda denge egzersizlerinin denge gelişimi üzerine etkileri
Amaç: 8-10 yaş grubu çocuklarda uygulanacak düzenli denge egzersizlerinin, denge gelişimi üzerine etkilerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Muğla ilinde öğrenci olan 8-10 yaş grubundaki 120 kız ve erkek öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu yaş ve cinsiyetlerden eşit sayıda 10'ar öğrenciden oluşan 60 kişilik altı deney grubuna, sekiz haftalık düzenli egzersiz programı uygulanırken, yine bu yaş ve cinsiyetlerden eşit sayıda 10'ar öğrenciden oluşan 60 kişilik altı kontrol grubuna egzersiz programı uygulanmamıştır. Grupların; boy ve ağırlık ölçümleri yapılıp, beden kütle indeksleri hesaplanmıştır. Egzersiz programı uygulanmadan önce ve program uygulandıktan sonra, grupların statik denge ölçümleri için, flamingo denge testi ve dinamik denge ölçümleri için yıldız denge testi (dominant ve non-dominant bacak) ön-test, son-test sonuçları alınmış ve tüm bu değerler sosyal bilimler için istatistik programı olan Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) programında analiz edilmiştir. Analizler için; SPSS 22.0 versiyonunda, Eşleştirilmiş Örneklem t-Testi kullanılmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda, elde edilen bulgulara göre; statik ve dinamik denge ölçümlerinde, araştırmanın tüm yaş ve cinsiyet gruplarında hesaplanan ortalama değerler için, egzersiz programı uygulanan tüm deney gruplarında, bu programın uygulanmadığı tüm kontrol gruplarına göre, daha yüksek bir gelişme görüldüğü belirlenmiştir. Deney grubundaki 102 ölçümün 100'ünde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık (p<0,05) bulunmuştur. Sonuçlar: Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; 8-10 yaş grubu çocuklarda uygulanan düzenli denge egzersizlerinin, denge gelişimi üzerine olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Denge, çocuk, antrenman, gelişim
Yeni bir ölçüm yöntemi: Sporda direnç altında aktif eklem pozisyon duyusu ölçümü
Amaç: Kaslara herhangi bir dış yük uygulanmadan yapılan aktif eklem pozisyon duyusu (AEPD) ölçümleri genellikle yaralanma sonrası iyileşme düzeyini ölçmek için kullanılır. Yaralanma iyileştiğinde diğer insanlar günlük yaşamlarına geri dönerken, sporcular yoğun antrenman ve yarışmalara geri dönerler. Sporda kaslara ve eklemlere etki eden dış kuvvetler vardır. Bu çalışmanın iki amacı vardı. Birincisi dış yükün AEPD üzerindeki etkisini değerlendirirken, diğeri ise sıçrama keskinliği (SK) ile olan ilişkisini değerlendirmekti. İki tane maksimum kuvvet, dört kez propriyosepsiyon ölçüm seansı yapıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 184 sağlıklı üniversite öğrencisi katıldı. Katılımcıların 45 derecelik diz açısında maksimum istemli izometrik kasılma (MİİK) kuvvetleri izokinetik dinamometre ile ölçüldü. Kuvvet duyusu (KD) için hedef % 50 MİİK'e ulaşma keskinlikleri değerlendirildi. İki AEDP testi, yük olmadan (AEPD1) ve yük ile (AEPD2) yapıldı. AEPD2'de yük olarak MİİK'nın %50'si uygulandı. SK için, güç platformunda maksimum countermovement jump (CMJ) sıçramanın % 50'si hedef sıçrama yüksekliği olarak değerlendirdi. Veri setini analiz etmek için iki yönlü varyans analizi, eşleştirilmiş örneklem t testi ve Pearson korelasyon katsayısı kullanıldı. Bulgular: AEDP, cinsiyet ve etkinlik seviyesinden etkilenmedi. AEPD2 hata skorları, AEPD1'den istatistiksel olarak daha düşüktü (p=0.035). AEDP1 ile % 50 CMJ hata skorları arasındaki fark anlamlı bulunmazken, AEDP2 ile % 50 CMJ hata skorları arasındaki korelasyon istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.013). MİİK skorları ile KD hata skorları arasında anlamlı korelasyon bulundu (p=0.000). Sonuçlar: Bu sonuçlara göre, AEPD2 sağlıklı sporcuların AEPD değerlendirmesinde kullanılabilir ve belki de sporun doğası için daha uygun olabilir. Ayrıca, daha yüksek kas kuvvetine sahip olanların daha kötü bir pozisyon duyusuna sahip olduklarını söyleyebiliriz. Bu sonuçlar dikkate alındığında propriyosepsiyonun özel mekanizmalarını tanımlamak için daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Dış yük, eklem pozisyon duyusu, dikey sıçrama, kas kuvveti, kuvvet duyusu
Hentbolcularda sekiz haftalık kuvvet antrenmanının sürat, dikey sıçrama ve kuvvet üzerine etkisi
Amaç: Hentbolculara uygulanan 8 haftalık kuvvet antrenmanının sürat, dikey sıçrama ve kuvvet üzerine etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi erkek hentbol takımında oynayan 17 gönüllü katılmıştır. 17 gönüllü antrenman grubu (n= 9) ve kontrol grubu (n= 8) olarak rastgele ikiye ayrıldıktan sonra antrenman grubuna 8 hafta boyunca teknik taktik antrenmanın yanında piramit kuvvet antrenmanı uygulanırken, kontrol grubuna sadece teknik taktik antrenman yaptırılmıştır. Katılımcıların boy, kilo ve beden kütle indeksi ölçümleri yapılmıştır. Katılımcılara 8 haftalık antrenman programı öncesi ve sonrasında 1 maksimum bench press, 1 maksimum squat testi, dikey sıçrama testi ve 20 metre sürat testi uygulanmıştır. Tüm bu veriler Windows 10 işletim sistemi altında çalışan SPSS 23.0 programında analiz edilmiştir. Wilcoxon sıralı işaretler testi ve Man Withney u testi uygulanmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda, elde edilen bulgulara göre; antrenman grubunun 1 maksimum bench press ve squat testi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p< 0,05), kontrol grubunun sadece dikey sıçrama testinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p< 0,05). Gruplar arası karşılaştırma yaptığımızda ise grupların ön test sonuçlarında sadece 1 maksimum bench press testinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p< 0,05), grupların son test sonuçlarında bench press, squat ve dikey sıçrama testlerinde istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p< 0,05). Sonuçlar: Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; hentbolculara uygulanan piramit kuvvet antrenmanının olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Hentbol, Kuvvet, Piramit Antrenman, Sürat
Profesyonel futbolcuların mevkilere göre izokinetik kas kuvvetlerinin karşılaştırılması
Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 18 – 35 yaş aralığında Spor Toto Süper Lig ve TFF 1. Lig'de yer alan 10 forvet, 14 orta saha ve 17 defans olmak üzere toplam 41 elit futbolcu katılmıştır. Çalışmada katılımcıların boy uzunlukları SECA marka stadiometre, vücut ağırlığı ölçümleri hassasiyeti 0,5 kg olan TANITA UM-073 (Japonya) marka biyoelektrik empedans analizörü ile ölçülmüştür. İzokinetik kas kuvvetleri IsoForce Izokinetik (Germany) ile ölçülmüştür. Ölçümler 60°/sn'de ve 300°/sn'de alınmıştır. Verilerin analizinde iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular: Dominant bacak 60°/sn fleksiyon zirve tork ortalamalarının mevkilere göre istatistiksel olarak fark gösterdiği tespit edilmiştir (F=3,301; p=0,049). Bu sonuca göre, orta saha oyuncularının dominant bacak 60°/sn fleksiyon zirve tork değerinin defans (~%16) ve forvet (~%11) oyuncularından daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak, dominant bacak 60°/sn fleksiyon zirve tork değerleri takımlardaki oyuncuların oyun pozisyonlarına göre karşılaştırıldığında, Akhisar orta saha futbolcularının dominant bacak 60°/sn fleksiyon zirve tork değerinin Manisaspor orta saha futbolcularından ~%10 daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak, mevkiler ile takımlar arasındaki etkileşimin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulunmuştur (F=0,174; p=0,841). Dahası, dominant ve non-dominant bacaklarda ölçülen diğer 60°/sn ve 300°/sn fleksiyon ve ekstansiyon zirve torklarında fark olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuçlar: Süper lig ve 1. Lig futbolcularının izokinetik kas kuvvetleri arasında dominant bacak 60°/sn fleksiyon zirve tork değerinin dışında bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuç 1. Lig futbolcularının Süper ligde futbol oynayan futbolcularla benzer izokinetik kas kuvvetine sahip olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Izoforce, Futbol, İzokinetik, Kuvvet, Mevki
Normal veya ikili öğrenim gören 12-13 yaş grubundaki çocukların fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesi
Amaç: Normal veya ikili öğrenim gören, aktif ulaşım kullanmayan ve yapılandırılmış spor aktivitesine katılmayan 12 ve 13 yaşlarındaki çocukların beden eğitimi dersinde, okul sırasında, okul dışında, hafta içi, hafta sonu ve tüm hafta için günlük adım sayılarını incelemek ve önerilen düzeyde olup olmadığını belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya yaş ortalamaları 12.5±0.5 olan 60 öğrenci katılmıştır. Çocuklardan Fitbit Flex 2 marka akselerometreyi 7 gün boyunca dominant el bileklerine giymeleri istenmiştir. Günde en az sekiz saat olması koşuluyla hafta içi en az dört gün, hafta sonu en az bir günlük verisi olan çocukların verileri çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Erkek çocukların okuldan sonra, okul dışı, hafta içi ve tüm haftaya ait günlük ortalama adım sayılarının kız çocuklardan daha fazla olduğu görülmüştür (p<0.05). Okuldan önce ve okuldan sonra günlük ortalama adım sayıları bakımından 12 ve 13 yaşlarındaki çocuklar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Tam gün öğrenim gören çocukların okul sırasında, okul sonrasında ve hafta içi günlerde günlük ortalama adım sayılarının ikili öğrenime devam eden çocuklardan daha fazla olduğu, okuldan önce atılan günlük adım sayının ikili öğrenim gören çocuklarda daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0.05). Hem kız hem de erkek çocukların yarısından fazlasının günlük önerilen adım sayısına ulaşamadığı görülmüştür. Sonuç: Erkek çocukların günlük adım sayısının kız çocuklardan daha fazla olduğu, tam gün öğrenim gören çocukların okul sırasındaki adım sayısının ikili öğrenim gören çocuklardan yüksek olduğu görülmüştür. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun okul sırasında önerilen adım sayısına, yarısından fazlasının ise günlük önerilen adım sayısına ulaşamadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Adım sayısı, Normal ve ikili eğitim, Çocuk
Rekreatif amaçlı spor yapan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişki
Amaç: Rekreatif amaçlı spor yapan bireylerin ,fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmanın evrenini İstanbul ilinde ikamet eden, farklı spor merkezlerinden 18 yaş ve üzeri 40 kadın ve 60 erkek toplamda 100 birey oluşturmaktadır. Bireylerin kendi kendilerine uyguladıkları son bir haftadaki fiziksel aktivite düzeylerini değerlendirmek içinUluslararası Fiziksel Aktivite Kısa Formu ve son dört hafta içinde yaşam kalite düzeylerini belirlemek için Short-36 yaşam kalitesi formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde spss 22 paket programını kullanılmıştır.Tanımlayıcı istatistikler için sayı ve yüzde, uygulama sonrasında elde edilen verilerin karşılaştırılmasında Wann-Whitney ve Kruskall-Wallis ve Spearman's rho korelasyon analizi testiyle yapılmış olup elde edilen verilerin anlamlılığı 0,05 ve 0,01 düzeyinde sınanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan bireylerin ortalama Met değerleri 770,04 MET/dak/hafta' dır. Yaşam kalitesi ortalama puanları Ağrı; 74,18, Genel Sağlık Algısı; 64,85 puan, Fiziksel fonksiyon; 83,11, Fiziksel Rol Güçlüğü; 71,00, Emosyonel Rol Güçlüğü; 54,00, ortalama Sosyal işlevsellik;77,25 puan, Enerji-Canlılık; 63,10, Ruhsal Sağlık; 67,00 puan olarak bulunmuştur. Toplam Mental Sağlık Skoru; 65,34 puan, Fiziksel Sağlık Skoru; 73,28 puan olarak belirlenmiştir. Sonuç: Spor ve fiziksel aktivite arttıkça, bireylerin yaşam kalitelerinde de önemli ölçüde artış olduğu söylenebilir.
Step aerobik ve direnç egzersizlerinin orta yaşlı kadınlarda bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkisi
Amaç:Bu çalışma; düzenli olarak yapılan step-aerobik ve direnç egzersizlerinin sedanter kadınlarda bazı fiziksel uygunluk ve kan parametrelerine olan etkilerinin ortaya konulması ve literatüre katkı sağlaması amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem:Araştırmaya; sedanter 30-65 yaş arası, denek grubu (n=13) ve kontrol grubu (n=11) olan 24 kadın gönüllü katılmıştır. Denek ve kontrol gruplarının; sağ/sol el pençe kuvveti, bacak ve sırt kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlıkları, vücut yağ ve kas miktarı, VKİ, HDL, LDL, trigliserid değerleri ön test ve son test olarak analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda (ön test-son test) Wilcoxon testi kullanılmıştır. Denek ve kontrol grubu değişkenleri aralarındaki istatistiksel farklılıkları görmek için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular:Denek grubunun demografik bilgileri Yaş: 40,61±9,78 yıl, Boy:147,51±44,15 cm'dir. Kontrol grubunun demografik bilgileri ise; Yaş:40,72±12,77 yıl, Boy:158,72±5,46 cm' dir. Karşılaştırma sonuçları incelendiğinde 14 haftalık egzersizin sonunda sırt ve bacak kuvveti, sağ el pençe kuvveti, sol el pençe kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlığı, kas ve yağ miktarı, VKİ, HDL, LDL, trigliserid değerlerinde istatistiksel olarak (p<0,05) düzeyinde anlamlı değişiklikler meydana gelmiştir. Sonuç: 14 hafta, haftada 2 gün düzenli olarak yaptırılan step-aerobik ve direnç egzersizlerinin sağ/sol el pençe kuvveti, bacak ve sırt kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, vücut ağırlıkları, vücut yağ ve kas miktarı, VKİ, HDL, LDL, trigliserid üzerinde istatistiki açıdan anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir.