Tokat Gaziosmanpaşa University
Discipline

Field Crops

Tokat Gaziosmanpaşa University

1,583

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kırklareli koşullarında önemli bazı koca fiğ genotiplerinin verim ve verim unsurlarının belirlenmesi

Bu çalışma 2015−2016 ve 2016−2017 yıllarında Kırklareli Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü arazisinde yürütülmüştür. Denemeler 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş olup araştırma süresi boyunca deneme alanlarına gübreleme yapılmamıştır. Materyal olarak koca fiğ genotiplerinden Bozdağ, Dikili, Özgen ve Karakaya çeşitleri ile 236, 524 ve 570 hatları kullanılmıştır. Araştırma süresi boyunca koca fiğ genotiplerinin ana sap uzunluğu, ana sap kalınlığı, ana sap sayısı, yan dal sayısı, doğal bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, bitkideki meyve sayısı, meyvedeki tohum sayısı, meyve boyu, meyve eni, biyolojik verim, tane verimi, 1000 tane ağırlığı, kes verimi, hasat indeksi karakterleri incelenmiştir. Denemeden elde edilen sonuçlara göre 2015-2017 yılları ortalamasında ana sap uzunluğu 67.56-79.13 cm, ana sap kalınlığı 4.75-6.65 mm, ana sap sayısı 2.38-2.76 adet, yan dal sayısı 1.16-1.66 adet, doğal bitki boyu 44.89-50.68 cm, yeşil ot verimi 2424.66-2751.33 kg/da, kuru ot verimi 444.00-540.66 kg/da, bitkideki meyve sayısı 9.08-10.06 adet, meyvedeki tohum sayısı 4.28-4.71 adet, meyve boyu 4.55-5.94 cm, meyve eni 9.69-12.26 mm, biyolojik verim 725.33-953.66 kg/da, tane verimi 277.99-419.00 kg/da, 1000 tane ağırlığı 151.66-319.49 g, kes verimi 447.33-546.66 kg/da, hasat indeksi % 37.93-43.77 arasında değişmiştir. Anahtar Kelimeler: koca fiğ, verim, morfolojik karakterler

Birol Gültekin
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı ekolojik koşullarda yetiştirilen buğday çeşit ve hatlarında genotip x çevre interaksiyonu ve stabilite analizleri

ÖZET Doktora Tezi FARKLI EKOLOJİK KOŞULLARDA YETİŞTİRİLEN BUĞDAY ÇEŞİT VE HATLARINDA GENOTİP X ÇEVRE İNTERAKSİYONU VE STABİLİTE ANALİZLERİ İlhami Özcan AYGUN Tekidağ Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilimdalı Danışman: Prof. Dr. İsmet BAŞER Çalışmada 13 ileri ekmeklik buğday hattı ve bu çeşitleri karşılaştırmak amacıyla 10 standart ekmeklik buğday çeşidi ile 2013 ve 2014 yıllarında ekolojik olarak farklı 4 lokasyonda (Tekirdağ, Kırklareli, Şanlıurfa, Konya) yürütülmüştür. Denemeler, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak kurulmuş, Ekimler 7,5 m boyunda, 1,36 m genişliğindeki parsellere metrekarede 500 tohum bulunacak şekilde ekilmiştir. Verim denemeleri sonucunda tane verimi, verim kriterleri ve kalite kriterleri verileri JUMP 7.0 paket programı kullanılarak varyans analizi ve önemlilik testi yapılmıştır. Ayrıca tane verimi, verim kriterleri ve kalite kriterlerinde elde edilen veriler GEA-R paket programı kullanılarak Bi-plot analizine tabi tutulmuştur. Bi-plot grafiğine göre çalışmada en yüksek tane verimi G22 genotipinden elde edilmiş buna en yakın genotipler G21 ve G19 olmuştur. G13, G23, G12, G17, G15, G8, G6, G9, G10, G19, G21 ve G22 ortalamadan daha yüksek tane verimine sahip genotipler olurken, diğer genotipler ise ortalamadan daha düşük değerlere sahip genotipler olmuşlardır. Denemeye alınan genotiplerden G3 stabilitesi düşük iken, G15 ve G14 stabilitesi en yüksek genotipler olarak belirlenmiştir. İncelenen 4 lokasyondan Tekirdağ ve Kırklareli, Konya ve Şanlıurfa benzer olarak iki ayrı mega çevre oluşturmuştur. Bi-plot grafiğine göre G14 ve G15 Tekirdağ lokasyonu için, G22 Kırklareli lokasyonu için, G10 ve G9 ise Şanlıurfa ve Konya lokasyonları için en yüksek verime sahip ve aynı zamanda en uygun genotipler olarak tanımlanmıştır. İncelenen kalite özellikleri ve tane verimi ile lokasyonlar (çevreler) arasındaki ilişkinin GGE bi-plot ile gösterimi incelendiğinde Konya, protein, glüten, zeleny sedimantasyon, glüten index ve beklemeli Sedimantasyon parametreleri için en uygun değerlerin elde edildiği çevre olmuştur. Bu parametreler için Konya bir mega çevre olarak tanımlanabilir. Bi-plot grafiğine göre Tekirdağ ile Kırklareli ve Şanlıurfa ile Konya'nın benzer oldukları, aynı zamanda mevcut genotipler ve benzer genetik karakterlere sahip genotiplerin değerlendirilmesinde benzer sonuçlar verdiğini, bu yüzden birbirine benzer olan çevreler arasından sadece bir lokasyonda genotiplerin test edilmesinin yeterli olacağı yorumu yapılabilir. Bu çalışmada başak ağırlığı (BA), başakta tane ağırlığı (BTA) özellikleri için en iyi performansa sahip genotip G9, başak boyu (BSB) için G6, başakta tane sayısı (BTS) ve başakçık sayısı (BS) için G11, tane verimi (TV) için ise G14 genotipinin en yüksek performansa sahip olduğu anlaşılmıştır. İncelenen kalite özellikleri ve verim ile lokasyonlar (çevreler) arasındaki ilişkinin GGE biplot ile gösterimi incelendiğinde bin tane ağırlığı ve başak ağırlığı yönünden G9 üstünken, G20 ise tane verimi yönünden üstündür. Bin tane ağırlığı, başak ağırlığı ve tane verimini yükseltmek amacıyla G9 ve G20 arasında melezlemeler yapılabilir. Başakta tane sayısı ve başak boyu ile bin tane ağırlığı ve tane verimi yakın ilişki içinde bulunmamaktadır. Yapılacak ıslah çalışmalarında tane verimi yanında başakta tane sayısı ve başak boyu yüksek genotipler istenirse G20 ya da G16 ile G1 arasında melezler oluşturulabilir. Aynı zamanda başak boyu da uzun olacaksa G6, bin tane ağırlığı ve başak ağırlığı yüksek olacaksa G9 melezleri oluşturulabilir. Sonuç olarak yüksek tane verimi, başakta tane sayısı başak sayısı, başak boyu, başak ağırlığı ve bin tane ağırlığı istenirse G20 x G11 x G6 x G9 melezi oluşturulabilir. Anahtar kelimeler: Ekmeklik buğday, kalite özellikleri, tane verimi, verim kriterleri, stabilite, bi-plot 2018, 170 sayfa

İlhami Özcan Aygun
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ekim normlarının aspir bitkisinin (Carthamus tinctorius L.) verim ve bazı kalite özelliklerine etkisi

Bu araştırma 2018 yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri araştırma/deneme arazisinde yürütülmüştür. Deneme 'Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Deseni'ne göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada farklı ekim normlarının (3.0, 4.5, 6.0 ve 7.5 kg/da) aspir bitkisinin verim ve bazı kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada metaryal olarak dört aspir çeşidi (Dinçer, Balcı, Linas ve Olas) kullanılmıştır. Bu amaçla denemede çıkış gün sayısı, bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, tabladaki tohum sayısı, tabla çapı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, tane verimi, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı, yağ oranı, protein oranı ve yağ verimi gibi karakterler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ekim normu arttıkça tane veriminin düştüğü gözlemlenmiş ve en yüksek tane verimi dekara 4,5 kg ekim normu uygulamasıyla Linas çeşidinden elde edilmiştir (99,06 kg/da). Yağ oranı bakımından ise ekim normu uygulamaları arasında istatistiksel olarak fark bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Aspir, ekim normu, tane verimi, yağ oranı

Latıfa Ismayıl-zada
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ardahan İli Çıldır İlçesi Aşağıcambaz Köyü doğal mera vejetasyonunun yapısı

Bu çalışma 2016-2017 yıllarında Ardahan İli Çıldır İlçesi Aşağıcambaz Köyü doğal mera vejetasyon yapısının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma yerinin yaş ot verimi, kuru ot verimi, botanik kompozisyon, türlerin ömür uzunlukları ve familyaları belirlenmiştir. Ardahan İli Çıldır İlçesi Aşağıcambaz Köyü mera sınırları içerisinde A, B ve C ünitesi olarak belirlenen üç farklı kesimde örnekler alınarak çalışma gerçekleştirilmiştir. Meraların farklı 3 kesiminden 0,5x0,5 cm2'lik alandan 21 adet biçim yapılarak botanik kompozisyon yaş ot verimleri ve örnekler kurutularak kuru ot verimleri tespit edilmiştir. Çerçeve içerisinde türlerin gövdeleri sayılarak botanik kompozisyonları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlara göre kuru ot verimi ilk yıl A, B ve C ünitelerinde sırasıyla, 346,03 kg/da, 308,8 kg/da ve 177,1 kg/da iken, ikinci yıl verimler sırasıyla, 265,4 kg/da, 232,8 kg/da ve 136,9 kg/da olarak tespit edilmiştir. Vejetasyonun dominant türlerinden verimin yüksek olduğu Su kenarı merasında Festuca pratensis, Köy merasında Lolium perenne, Festuca ovina ve Agrostis stolonifera, Göl kenarı merasında Poa angustifolia ve Deschampsia caespitosa türünün yaygın olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: mera, botanik kompozisyon, ömür uzunluğu, familya

Aylin Hündür
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tekirdağ koşullarında ikinci ürün olarak yetiştirilen önemli bazı mısır çeşitlerinin verim ve verim unsurlarının belirlenmesi

Bu araştırma 2013–2014, 2014–2015 yıllarında Tekirdağ İl'i Malkara İlçe'si İbribey Mahallesi'nde üretici arazisinde tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışma Tekirdağ koşullarında ikinci ürün olarak yetiştirilen önemli bazı mısır çeşitlerinin (Calcio, Colonia, DK–743, Mas 74G, Pasha) verim ve verim unsurları olmak üzere 17 özellik incelenmiştir. Sulu şartlarda gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda 2014 yılında en yüksek verim ve verim unsuru değerleri olarak; yaprak yaş ağırlığı 146,93 g ile Calcio, koçan yaş ağırlığı 393,90 g ile Calcio, gövde yaş ağırlığı 536,93 g ile Colonia, bitki yaş ağırlığı 1055,33 g ile Calcio, yaprak kuru ağırlığı 70,30 g ile Pasha, koçan kuru ağırlığı 303,67 g ile Calcio, gövde kuru ağırlığı 374,63 g ile Colonia, bitki kuru ağırlığı 700,93 g ile Calcio, hasıl verimi 7565,00 g ile Calcio, gövde çapı 2,91 cm ile Calcio, koçan yüksekliği 94,77 cm Colonia, bitki boyu 249,17 cm ile Colonia, koçan çapı 5,85 cm ile Calcio, koçan boyu 26,30 cm ile Calcio, yaprak sayısı 12,40 adet/bitki ile Colonia ve Calcio, yaprak eni 9,42 cm ile Calcio, yaprak boyu 67,24 cm ile DK-743 çeşitleri olarak belirlenmiştir. 2015 yılında ise en yüksek verim ve verim unsurları değerleri olarak; yaş yaprak ağırlığı 183,83 g ile Colonia, koçan yaş ağırlığı 441,67 g ile Calcio, gövde yaş ağırlığı 566,30 g ile Pasha, bitki yaş ağırlığı 113,50 g ile Colonia, yaprak kuru ağırlığı 87,47 g ile DK-743, koçan kuru ağırlığı 326,73 g ile Mas 74G, gövde kuru ağırlığı 312,00 g ile Mas 74G, bitki kuru ağırlığı 721,67 g ile Mas 74G, hasıl verimi 7942,77 g ile Calcio, gövde çapı 2,82 cm ile Calcio, koçan yüksekliği 91,73 cm ile DK-743, bitki boyu 265,03 cm ile Colonia, koçan çapı 6,65 cm ile Colonia, koçan boyu 34,70 cm ile Calcio, yaprak sayısı 12,17 adet/bitki ile DK-743, yaprak eni 9,11 cm ile Mas 74G, yaprak boyu 77,29 cm ile Pasha çeşitleri olarak belirlenmiştir.

Yasin Öztürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın ve karışık ekilen bazı buğdaygil çim bitkilerinin yeşil alan performansları: Tekirdağ/Sultanköy örneği

Bu araştırma, yalın ve karışık ekilen bazı buğdaygil çim bitkilerinin yeşil alan performanslarını belirlemek amacı ile Tekirdağ/Sultanköy ekolojik şartlarında 2013- 2015 yürütülmüştür. Bu amaçla yeşil alan tesisindeki karışımlarda en çok tercih edilen; çok yıllık çim(Lolium perenne L), kamışsı yumak(Festuca arundinacea Schreb.), kırmızı yumak(Festuca rubra commutata), çayır salkım otu(Poa pratensis L.) türleri deneme materyali olarak seçilmiştir. Deneme; Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Deneme parsellerinde çıkış hızı, kaplama hızı, bitki boyu, yeşil ot verimi, yaprak rengi, kardeş sayısı, yabancı ot oranı, genel görünüm, kışa dayanıklılık ve seyrekleşme derecesi gibi gözlemler alınmıştır. Araştırma sonucunda; açık yeşil renkli, hızlı çıkışlı bir yeşil alan istendiğinde çok yıllık çim (Lolium perenne)' in yüksek oranda olduğu karışımlar tercih edilebilir. Bununla birlikte, araştırmada kamışsı yumak (Festuca arundinacea) karışımları, yabancı ot kontrolü, soğuğa dayanıklılık ve çim örtüsü skor kriterleri bakımından en iyi performansı göstermiştir.

Murat Koçak
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı azot dozu uygulamalarının sorgum x sudanotu (Sorghum bicolor (L.) moench x sorghum sudanense (piper) stapf) melez çeşitlerinin verim ve bazı kalite özelliklerine etkileri

Araştırma, Trakya yöresinde ekilen sorgum x sudanotu melez çeşitlerine uygulanan farklı azot dozlarının erken dönemde yapılan biçimden elde edilen verim ve bazı kalite özelliklerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Edirne ili Havsa ilçesi Musulca Köyü'nün sulanabilen çiftçi arazisinde 2014 yılında yapılan çalışma Tesadüf Bloklarında Faktöriyel Deneme Desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Azotlu gübrelemenin sorgum x sudanotu melezi çeşitlerinin yaprak sayısı, yaprak/sap oranı, sap çapı, toplam yeşil ve kuru ot verimi, ham protein oranı, toplam protein verimi, ham selüloz, ADF ve NDF oranlarını önemli ölçüde etkilediği saptanmıştır. Uygulanan azot miktarının artışı ile bitkide yaprak sayısı, sap çapı, toplam yeşil ve kuru ot verimi, ham protein oranı ve toplam protein verimi artarken; ham selüloz, asit deterjanda çözünmeyen lif ve nötr deterjanda çözünmeyen lif oranları ise düşmüştür. Azotlu gübreleme yapılmadığında, Greengo çeşidinin toplam yeşil (1585,60 kg/da) ve kuru ot (528,700 kg/da) verimleri ile toplam ham protein verimi (58,157 kg/da) en düşük saptanmıştır. Ham selüloz, asit deterjanda çözünmeyen lif ve nötr deterjanda çözünmeyen lif oranları ise dekara uygulanan saf azot miktarının artmasıyla düşmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; Trakya yöresinde yüksek verim ve kalite özellikleri bakımından Sugar Graze II çeşidinin dekara 16 kg saf azot uygulaması yapılarak ana ürün şeklinde yetiştirilebileceği ve tercih edilebileceği kanaatine varılmıştır.

Murat Atalay
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok yıllık çim (Lolium perenne L.) popülasyonlarında bazı tarımsal ve genetik özelliklerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, doğal floralardan toplanan 37 çok yıllık çim (Lolium perenne L.) popülasyonunun bazı tarımsal ve genetik özelliklerinin belirlenmesidir. Tarla denemesi 2012 - 2014 yılları arasında yürütülmüştür. Denemede çok yıllık çim popülasyonlarının bitki boyu, sap çapı, kardeş sayısı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi ve çekirdek DNA içerikleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre, çok yıllık çim popülasyonları arasında bitki boyu, sap çapı, kardeş sayısı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi ve çekirdek DNA içeriği bakımından istatistiki olarak önemli (P ≤ 0.01) farklar saptanmıştır. Çok yıllık çim popülasyonlarının bitki boyu 1. yılda 55,50 –97,60 cm, 2. yılda 45,00 –102,60 cm, sap çapı 1,31 –2,00 mm, kardeş sayısı 60,1 - 397,5 adet/bitki, yeşil ot verimi 1. yılda 145,0 – 1176,7 g/bitki, 2. yılda 111,0 – 490,0 g/bitki, kuru ot verimi 1. yılda 41,0 –205,0 g/bitki, 2. yılında 12,4 –177,6 g/bitki ve çekirdek DNA içeriği 5,354 – 6,004 pg arasında değişmiştir. Araştırmada kullanılan çok yıllık çim popülasyonları arasında tarımsal ve genetik özellikler bakımından geniş bir varyasyon mevcuttur. Anahtar Kelimeler: Çok yıllık çim, Lolium perenne L., kuru ot verimi, çekirdek DNA içeriği 2019, 43 Sayfa

Ceyda İnal
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ekolojik koşullarında ekmeklik buğday ileri hatlarının tane verimi ve bisküvilik kalite özelliklerinin incelenmesi

Araştırma, 2014-2015 yetiştirme döneminde Eskişehir İli Hamidiye ve KarabayırlokasyonlarındaEskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilmiş olan yumuşak tane yapısına sahip 20 ileri hat ve 4 standart çeşit olmak üzere toplam 24 ekmeklik buğday genotipi ile tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür.Denemeye alınan bisküvilik buğday genotiplerinin tane verimi ile başaklanma gün sayısı, bitki boyu ve bin tane ağırlığı gibi verim komponentleri ortalamaları sırasıyla 200,0kg da-1 ile 442,5kg da-1, 138,75 ile 143,00 gün, 83,96 ile 110,10 cm ve 32,67 ile 48,61 g arasında değişmiştir.Araştırmada materyal olarak kullanılan bisküvilik buğday genotiplerinin hektolitre ağırlığı, tane sertliği, C-SDS değerleri, protein oranı, zelenysedimentasyon değeri, kül oranı, laktik asit STK, sakkaroz STK, sodyum karbonat STK ve su STK ortalamaları sırasıyla 82,40 kg hl-1 ile 75,25 kg hl-1, % 17,08 ile % 39,68, 5,06 ile 8,63 ml, % 11,75 ile % 12,75, 20,63 ml ile 33,00 ml, % 0,478 ile % 0,610, %86,68 ile %112,83, %79,95 ile %89,29, % 79,52 ile % 94,83 ve % 58,18 ile % 65,14 arasında değişim göstermiştir. Yapılan değerlendirmeler ışığında tane verimi ve kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde ise, BİS-1, BİS-2, BİS-3, BİS-17, BİS-18, BİS-19, BİS-22 ve BİS-23 hatları diğer bisküvilik hatlara göre yüksek performansa sahip olmuşlardır. Bu hatların tescil öncesi denemeye alınabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Ekmeklik buğday, tane verimi, bisküvilik kalitesi, solvent tutma kapasitesi, protein oranı, sedimentasyon değeri 2019,98 sayfa

Sultan Erenler
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ayçiçeği (Helianthus annuus L.) üretiminde kullanılan herbisitlerin verim ile kalite unsurlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı; ayçiçeğinde kullanılan farklı etken maddeye sahip herbisit uygulamalarının tane verimi, verim unsurları, tanelerdeki yağ içeriği ve yağ asitleri kompozisyonuna etkileri ile hasatta tanelerde herbisit kalıntısı olup olmadığını belirlemektir. Araştırmadaki tarla denemeleri 2014 ve 2015 yıllarında iki yetiştirme mevsimi olarak Lüleburgaz ilçesine bağlı Karamusul köyündeki çiftçi arazisinde yürütülmüştür. Kullanılan herbisitler; benfluralin etken maddesine sahip "Bonaflan® WG", pendimethalin etken maddesine sahip "Stomp® Extra", aclonifen etken maddesine sahip "Challenge 600", quizalofop-p-ethyl etken maddesine sahip "Targa Super" ve imazamox etken maddesine sahip "Intervix® Pro" ticari isimleri ile bilinmektedirler. Herbisitler firmaların önerdikleri dozlarda uygulanmışlardır. Ayçiçeği materyali olarak, IMI grubu herbisitlere dayanıklı (Clearfield teknolojisine uygun) "LG5542CL" ve "Colombi" ticari çeşitleri ile Clearfield teknolojisine uygun olmayan "P64LL05" ve "P64H34" ticari çeşitleri olmak üzere 4 farklı hibrit ayçiçeği çeşidi kullanılmıştır. Bu çeşitlerden, "LG5542CL" ve "P64LL05" çeşitleri linoleik, "Colombi" ve "P64H34" çeşitleri yüksek oleik yağ asitleri kompozisyona sahip çeşitler olarak bilinmektedir. Imazamox aktif etken maddeli Intervix® Pro uygulaması, her iki Clearfield çeşidinde her iki yılda olmak üzere bitki boyunda %10 civarında kısalmalara neden olmuştur. Pendimenthalin etken maddeye sahip "Stomp® Extra" herbisiti ise linoleik ayçiçeği çeşidi "P64LL05" ve yüksek oleik ayçiçeği çeşidi "P64H34" nin çiçeklenme gün sayısını her iki yılda da azaltmış ve erken çiçeklenmeye neden olmuştur. Benfluralin etken maddeye sahip "Bonaflan® WG" isimli herbisitin 2015 yılında uygulandığı "P64H34" çeşidinden en yüksek tane verimleri alınmıştır. "Intervix® Pro" herbisiti, 2014 yılında linoleik "LG5542CL" çeşidinin tanelerindeki yağ oranını ve yağın oleik asit içeriğini istatistiki açıdan önemsiz düzeyde olumsuz etkilemiştir. İlaç uygulanmış tüm parsellerden elde edilen üründe yapılan kalıntı analizlerinde limiti (LOQ) aşan bir kalıntı belirlenememiştir. Anahtar kelimeler: Ayçiçeği, herbisit uygulaması, herbisit kalıntısı, tane verimi, yağ içeriği, yağ asitleri kompozisyon

Ümit Tetik
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı lokasyon ve sıra arası mesafelerinin sater (Satureja hortensis L.) bitkisinin verim ve kalite özelliklerine etkileri

İzmir ili, Menemen ilçesinde ve İstanbul ili, Silivri İlçesi, Gümüşyaka Beldesinde 2015 yılında yapılan bu araştırmada; farklı lokasyon ve sıra arası mesafelerinin sater (Satureja hortensis l.) bitkisinin verim ve kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada sıra arası mesafeler; 15 cm, 30 cm, 45 cm, 60 cm, 75 cm ve sıra üzeri mesafe 15 cm olacak şekilde düzenlenmiştir. Çalışmada iki farklı lokasyonda sater bitkisinin bitki boyu, habitus çapı, bitkide dal sayısı, yeşil herba verimi, kuru herba verimi, uçucu yağ oranı, uçucu yağ verimi ve uçucu yağ bileşenleri incelenmiştir. İzmir Menemen lokasyonunda iki biçim, İstanbul Gümüşyaka lokasyonunda ise tek biçim yapılmıştır. İncelenen özelliklere ilişkin ortalama değerler İzmir Menemen ve İstanbul Gümüşyaka lokasyonları için sırasıyla; bitki boyu, 31,70 cm, 30,99 cm, habitus çapı; 19,77 cm, 19,30 cm, bitkide dal sayısı; 12,65 adet, 16,92 adet, toplam yaş herba verimi 5745 kg/da, 1077,50 kg/da, toplam kuru herba verimi için; 1624,50 kg/da, 599,50 kg/da, yağ oranı yüzdesi; 3,58(%), 2,76(%), ve toplam yağ verimi; 57,09 l/da, 16,17 l/da elde edilmiştir. Uçucu yağların ana bileşeni carvacrol ve gamma- terpinen olarak belirlenmiştir. En yüksek carvacrol ve gamma-terpinen oranı İzmir lokasyonu birinci biçim için sırasıyla; % 41,22, %22,90, İzmir Lokasyonu ikinci biçim için sırasıyla; % 42,47, % 22,15, İstanbul lokasyonu için sırasıyla; % 39,30, % 21,58 olarak bulunmuştur.

Zeliha Dilek Çoban
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı bitki sıklıklarındaki çift sıra ekim uygulamalarının hibrit ayçiçeği (Helianthus annus L.) çeşitlerinin verim ve verim unsurlarına etkisi

Bu araştırma; farklı çift sıra aralığı uygulamalarının ayçiçeği hibrit çeşitlerinde verim ve verim unsurlarına etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma ile ilgili denemeler Kırklareli ilinin Pınarhisar ilçesinin Cevizköy köyünde 2017 ve 2018 yıllarında çiftçi arazisinde yürütülmüştür. Denemeler Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırma materyali olarak bölgede yağ üretimi amacıyla yaygın ekimi yapılan Pioneer P64LE119, Limagrain LG5542 CL ve May METEOR CL isimli üç ticari hibrit ayçiçeği çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada; 6 farklı çift sıra uygulaması (80x30 cm, 80x40 cm, 80x50 cm, 90x30 cm, 90x40 cm ve 100x30 cm) ile kontrol uygulamasını (70x70 cm) kapsayan 7 farklı ekim sıklığı denenmiştir. Ekimde tüm uygulamalarda sıra üzeri mesafe 22 cm olarak tutulmuştur. Çalışmada; çiçeklenme başlangıcı gün sayısı, %50 çiçeklenme gün sayısı, çiçeklenme sonu gün sayısı, bitki boyu, sap çapı, tabla çapı, 1000 tane ağırlığı, dekara tane verimi, yağ oranı ve dekara yağ verimi incelenmiştir karakterleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; varyans analizinde tüm karakterler farklı ekim aralığından istatistiki açıdan önemli düzeyde etkilenmişlerdir. En yüksek bin tane ağırlığı 80x40 cm ve 80x50 cm sıra aralığı uygulamalarından alınmıştır. Dekara tane verimi uygulama, çeşit, yıl ve bu faktörler arasındaki tüm interaksiyonlardan önemli düzeyde etkilenmiştir. Dekara tane verimleri; çeşit, yıl ve uygulamaya bağlı olarak 195,01-309,10 kg arasında değişmiştir. En yüksek dekara tane verimleri Limagrain LG5542 CL çeşidinden elde edilmiştir. Uygulama faktörü için genel ortalamalara göre en yüksek dekara yağ verimleri, dekara tane verimleri ve bin dane ağırlıkları 80x50 cm ve 80x40 cm lik sıra arası uygulamalarından alınmıştır. Dekara tane verimi için 90x30 cm çift sıra uygulaması da en iyi grupta yer almıştır. En yüksek yağ oranı ise çift sıralardan birinin en geniş olduğu 100x30 cm lik uygulamada belirlenmiştir. Uygulamaların çeşitlere ve iklim faktörlerine göre etkisinin önemli düzeyde değiştiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ayçiçeği, çeşit, sıra aralığı, tane verimi, yağ oranı

Burak Kahya
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ekmeklik buğdayda ekim öncesi gamma ışınlaması ile elde edilmiş mutant populasyonların melezlerinde bazı tarımsal ve fizyolojik özellikler bakımından değişimin incelenmesi

Bu araştırma, farklı orijinli üç ekmeklik buğday çeşidi (NKÜ Lider, Bezostaja ve GK Bekes) ile bu çeşitlerin farklı dozda gamma ışını (0, 100, 200, 300 Gy) uygulanarak elde edilmiş genotiplerinin resiprok melezlerinde bazı tarımsal ve fizyolojik özelliklerdeki varyasyonun belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2017-2018 yetiştirme döneminde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Alanı'nda, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. F1 melez kombinasyonlarında, bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı, hasat indeksi, hektolitre ağırlığı, klorofil içeriği, bağıl su içeriği, stoma iletkenliği, stoma boyu, stoma eni, bayrak yaprak alanı, stoma sayısı, bitki örtüsü sıcaklığı ve tane verimi sırasıyla 85,93-118,44 cm, 10,69-12,86 cm, 20,4-24,57 adet, 37,09-64,8 adet, 2,26-3,56 g, 44-57,63 g, % 24,57-42,79, 74,01-81,19 kg/l, 46,19-60,84, %72,03-87,78, 6,54-12,14 mmol m-2s-1, 37,54-48,74 µ, 18,04-25,72 µ, 44,59-66,01 cm2, 5,78-8,67 adet, 14,44-17,11 ○C ve 445-926 kg/da arasında değişmiştir. Araştırmada, en yüksek heterosis değerleri bitki boyu için Beke-0×Lider-0, başak uzunluğu için Lider-200×Beke-200, başakta başakçık sayısı için Bezostaja-0×Lider-0, başakta tane sayısı için Bezostaja-300×Lider-300, başakta tane ağırlığı için Bezostaja-300×Lider-300, bin tane ağırlığı için Lider-100xBeke-100, hasat indeksi için Bezostaja-200xLider-200, hektolitre ağırlığı için Beke-0×Bezostaja-0, klorofil içeriği için Beke-300×Bezostaja-300, bağıl su içeriği için Lider-300×Beke-300, stoma iletkenliği için Bezostaja-200×Lider-200, stoma boyu için Bezostaja-100×Beke-100, stoma eni için Bezostaja-100xBeke-100, bayrak yaprak alanı için Beke-100×Bezostaja-100, stoma sayısı için Beke-100×Lider-100, bitki örtüsü sıcaklığı için Bezostaja-300×Lider-300 ve tane verimi için Beke-100×Bezostaja-100 melez kombinasyonlarında hesaplanmıştır. Tüm karakterlerde hesaplanan fenotipik varyasyon katsayısı, genotipik varyasyon katsayısından yüksek olduğu için yapılacak seleksiyonun ileri generasyonlara ertelenmesinin seleksiyonun başarı şansını arttıracağı sonucuna varılmıştır.

Bilge Koç Deviren
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çerezlik ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşit ve popülasyonlaırnın verim ile kalite unsurları açısından değerlendirilmesi

Bu araştırma Türkiye'nin farklı bölgelerinden toplanmış çerezlik ayçiçeğine ait köy popülasyonlarının ticari ve tescile aday çeşitler ile birlikte bazı verim ve kalite unsurlarının belirlenmesi, üstün olan köylü popülasyonlarının daha sonraki ıslah kademeleri için seçilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma ile ilgili araştırma denemeleri, Tekirdağ koşullarında 2015 ve 2016 yıllarında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Deneme Alanı'nda yürütülmüştür. Denemeler Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırma materyali olarak; 22 popülasyon (Balıkkesir 1, Balıkkesir 2, Kayseri, Hoşköy, Haliçköy 1, Haliçköy 2, Haliçköy 3, Mardin, Sivas, Aksaray 1, Aksaray 2, Gaziantep, Konya, Karaman, Nevşehir, M. Kula 1, M. Kula 2, Nevada, Ala, Arjantin, Kalifornia, Amerikan), iki tescilli çeşit (09 TRÇ 004 ve Palancı-1),bir üretim izinli çeşit (TTAE ÇRZ 13-10) ve dört tescile aday çeşit (TTAE-ÇRZ 13-4, TTAE ÇRZ-13-6, TTAE ÇRZ 13-7 ve TTAE ÇRZ 13-9) olmak üzere 29 farklı genotip kullanılmıştır. Çalışmada; %50 çiçeklenme gün sayısı, çiçeklenme sonu gün sayısı, bitki boyu, sap çapı, tabla çapı, 1000 tane ağırlığı, kabuk oranı, tane boyu, tane eni, dekara tane verimi, yağ oranı ve protein oranı incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre incelenen verim unsurlarından %50 çiçeklenme gün sayısı, çiçeklenme sonu gün sayısı ve tane eni üzerinde yıl, genotip ve yıl x genotip interaksiyonu önemli etki yapmıştır. Bin tane ağırlığı, kabuk oranı ve dekara verim üzerinde genotip ve yıl x genotip interaksiyonunun etkisi önemli olurken tane boyu ve yağ oranı üzerinde yıl ve genotip faktörleri istatistiki açıdan önemli etkide bulunmuştur. Bitki boyu ve protein oranı üzerinde sadece genotip faktörü önemli değişikliğe neden olmuştur. Sap çapı ve tabla çapı üzerinde hiçbir faktör istatistiki öneme sahip olmamıştır. İlk yıl; genotiplerin %50 çiçeklenme gün sayısı 61,67-82,67 gün, çiçeklenme sonu gün sayısı 66,33-94,00 gün, bitki boyu 117,47-218,87 cm, kabuk oranı %38,73-54,73, tane boyu 1,19-2,35 cm, tane eni 0,49-0,92 cm, 1000 tane ağırlığı 64,16-147,50 gram, yağ oranı %25,60-40,93, protein oranı %11,40-19,00 arasında değişirken dekara tane verimi 181,40-782,32 kg arasında değişmiştir. İkinci yıl ise %50 çiçeklenme gün sayısı 65,00-82,33 gün, çiçeklenme sonu gün sayısı 71,33-96,33 gün, bitki boyu 112,80-203,73 cm, kabuk oranı %26,3-56,2, tane boyu 1,27-2,26 cm, tane eni 0,53-0,88 cm, 1000 tane ağırlığı 64,17-114,17 gram, yağ oranı %22,87-40,87, protein oranı %13,30-19,71 ve dekara tane verim değeri 276,19-606,12 kg arasında değişmiştir. Araştırma sonucuna göre Haliçköy 3, Haliçköy-1, Gaziantep, Manisa Kula-1 ve Karaman isimli köylü popülasyonları tane verimi unsurları açısından üstün genotipler olarak daha sonraki ıslah kademeleri için seçilmişlerdir. Anahtar kelimeler: Çerezlik ayçiçeği, popülasyon, tane verimi, protein oranı,yağ oranı

Güler Cebbar
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinin edirne ekolojik koşullarında verim ve verim kriterlerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Edirne ekolojik koşullarında farklı ayçiçeği çeşitlerinin verim ve verim kriterlerini belirlemek amacıyla 2018 yılı ayçiçeği yetiştirme döneminde yürütülmüştür. Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulan denemede 24 farklı hibrit ayçiçeği çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada; bitki boyu, sap çapı, tabla çapı, kabuk oranı, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, ham yağ oranı, ham yağ verimi, protein oranı ve dekara tane verimi ölçümleri yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre incelenen bütün özellikler bakımından çeşitler arasında istatistiki olarak P<0.01 düzeyinde önemli farkların olduğu belirlenmiştir. Ham yağ oranının % 39.73-50.66 arasında değiştiği araştırmada, en yüksek tane verimi Sanbro Mr (552,52 kg/da) ve SY Granit (500,2 kg/da) çeşitlerinde tespit edilmiştir.

Ayçiçek yağıAyçiçeğiAyçiçeği tohumu+1
Ersan Çan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne ekolojik koşullarında ekmeklik buğdayda (Triticum aestivum L.) farklı üst gübre uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkisi

Bu araştırma, farklı üst gübre uygulamalarının Trakya Bölgesi'nde yaygın olarak yetiştirilen dört ekmeklik buğdayın çeşidinin (Selimiye, Esperia, Gelibolu ve Rumeli) Edirne ekolojik koşullarında tane verimi ve kalite özellikleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2016-2017 ve 2017-2018 buğday yetiştirme dönemlerinde, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak üretici tarlasında kurulmuştur. Denemede, çeşitler ana parsellere, beş farklı üst gübre uygulaması alt parsellere yerleştirilmiştir. Çalışmada, tüm parsellere ekim ile birlikte 4 kg/da saf azot (N) ve 4 kg/da saf fosfor olacak şekilde 20.20.0 taban gübresi uygulanmıştır. Daha sonra beş farklı azotlu üst gübre uygulaması (1. uygulama: kardeşlenme başlangıcında üre formunda 8 kg/da saf N, sapa kalkma başlangıcında kalsiyum amonyum nitrat (CAN) formunda 4 kg/da saf N; 2. uygulama: kardeşlenme başlangıcında üre formunda 8 kg/da saf N, sapa kalkma başlangıcında üre formunda 4 kg/da saf N; 3. uygulama: kardeşlenme başlangıcında üre formunda 4 kg/da saf N, kardeşlenme sonunda üre formunda 4 kg/da saf N ve sapa kalkma başlangıcında CAN formunda 4 kg/da saf N; 4. uygulama: kardeşlenme başlangıcında üre formunda 8 kg/da saf N, sapa kalkma başlangıcında CAN formunda 2 kg/da saf N ve sapa kalkma sonunda CAN formunda 2 kg/da saf N; 5. uygulama: kardeşlenme başlangıcı üre formunda 4 kg/da saf N, kardeşlenme sonunda üre formunda 4 kg/da saf N, sapa kalkma başlangıcında CAN formunda 2 kg/da saf N ve sapa kalkma sonunda CAN formunda 2 kg/da saf N) yapılmıştır. Böylece, tüm parsellere toplamda 16 kg saf N uygulanmıştır. Araştırmada, Edirne ekolojik koşulları için tane verimi yönünden Gelibolu çeşidi, kalite yönünden Rumeli ve Esperia çeşitleri, hem tane verimi hem de kalite yönünden ise Esperia çeşidinin öne çıkmıştır. Sonuç olarak, hem tane verimi hem de kalite için ekonomik olması da dikkate alınarak, Nisan ve Mayıs ayı yağışlarının yeterli olduğu yıllarda 2. uygulama, Nisan ve Mayıs ayı yağışlarının yetersiz olduğu yıllarda ise 3. uygulama önerilebilir. Anahtar kelimeler: Ekmeklik buğday, azotlu üst gübreleme, tane verimi, kalite özellikleri. 2019, 133 sayfa

Hakan Irmak
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Floresan In Situ Hibridizasyon Yöntemi ile Dactylis taksonlarının ribozomal DNA bölgelerinin karşılaştırılması

Çok yıllık buğdaygil yem bitkilerini oluşturan türlerin birçoğuna ait poliploidi ve genom yapıları ile ilgili temel bilgiler eksik veya mevcut değildir. Bu türler üzerinde yapılacak olan ıslah çalışmalarında doğru stratejilerin belirlenebilmesi ve uygulanabilmesi için bu temel bilgilerin bilinmesi şarttır. Dactylis L. gibi farklı poliploidi seviyelerine sahip çok sayıda ekotip içeren allogamik cinslerde, diğer bir sorunda kromozomların morfolojik olarak benzer ve küçük olmaları sebebiyle, tanımlanmalarının ve eşleştirmelerinin zor olmasıdır. Bu yüzden Dactylis üzerinde bu güne kadar klasik sitogenetik yöntemler ile yapılmış olan karyotip analizleri, Dactylis taksonlarına ait genomların analizi ve aralarındaki ilişkilerin saptanmasında beklenen faydayı tam anlamıyla sağlamamıştır. Floresan in situ hibridizasyon (FISH) tekniği, sitogenetiğin gelişmiş tekniklerinden birisi olup, kromozomlar üzerindeki spesifik DNA dizilerinin fiziksel lokasyonlarını belirlemek için oldukça kullanışlı ve yeni bir yöntemdir. Bu tez çalışmasının amacı, prob olarak yaygın şekilde kullanılan 5S ve 25S rDNA dizilerini ilk defa Dactylis için kullanarak, Dactylis genom ve organizasyonu hakkında yeni bilgiler sağlamaktır. FISH tekniği kullanılarak taksonların sahip oldukları rDNA bölgelerinin sayı ve mitotik kromozomlar üzerindeki dağılımları belirlenmeye çalışılmış, bu bulgular ile Dactylis genomlarının analizi ve ilişkilerinin incelenmesinde yararlı olabilecek hassasiyette karyotiplerin elde-edilebilmesi, kromozomların teşhisi ve homologları ile eşleştirilebilmeleri amaçlanmıştır. Çalışmada, IPK (Gaterslaben, Almanya), IBER (Aberystwyth, İngiltere), Western Regional Plant Introduction Station (Pulmann, Washington, ABD) gibi araştırma enstitülerinin gen bankalarından temin edilmiş olan, 2 yıl boyunca sitolojik incelemeler için uygun kalite ve miktarda kök ucu elde edilmiş olan 9 diploid ve 31 tetrapoliploid aksesyon kullanılmıştır. FISH sonuçlarına göre diploid Dactylis aksesyonlarının toplamda, 8 ve 10 adet rDNA sinyaline sahip oldukları belirlenmiştir. Diploid aksesyonların 25S rDNA sinyallerinin sayısı 4 ve 6, 5S rDNA sinyallerinin sayısı ise 2 ve 4 olarak belirlenmiştir. Tetrapoliploid Dactylis aksesyonlarında, toplam rDNA sinyal sayısı, 12 ve 18 arasında değişmiştir.Tetrapoliploid aksesyonlarda 25S rDNA sinyal sayısı 8 ve 14, 5S rDNA sinyal sayısı ise 4 ve 6 arasında belirlenmiştir. Ek olarak çalışmada iki adet triploid taksonun ise sırasıyla toplamda, 9 ve 11adet rDNA sinyaline sahip oldukları saptanmıştır. 5S ve 25S rDNA sinyal özelliklerine göre Dactylis cinsinde intraspesifitenin yüksek olduğu, poliploidizasyon olayının gerçekleştiği, otopoliploidizasyon ve segmental otopoliploidzasyon olgularından bahs edilebileceği anlaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Dactylis, FISH, rDNA, Genom analizi, Karyotip, Poliploidi

Hüseyin Keleş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne ekolojik koşullarında kışlık ve yazlık ekilen iran üçgülü (trifolium resupinatum L. var. Majus boiss.)'nün ot verimi ve bazı kalite özellikleri

Araştırma, Edirne ekolojik koşullarında İran üçgülü (Trifolium resupinatum L. var. majus Boiss.)'nün farklı ekim zamanlarındaki ot verimi ve kalitesinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Edirne İli Değirmenyeni Köyü çiftçi tarlasında 2015-2016 yıllarında tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülen araştırmada her parsel 5 m uzunlukta, sıra arası açıklıkları 25 cm olan 10 sıradan oluşmuştur. Ekim oranı 2 kg/da alınmış ve 5 kg/da saf azot ekim sırasında toprağa uygulanmıştır. Kışlık ekim 07.10.2015 tarihinde yazlık ekim ise 12.03.2016'da yapılmıştır. Dal sayısı, ana sapta yaprak sayısı, yaprak boyu, yaprakçık boyu, sap çapı, bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein, ham selüloz, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum, ADF ve NDF oranları saptanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; İran üçgülünün Edirne ekolojik koşullarında kışlık veya yazlık ekiminin bazı kalite özellikleri bakımından eşit üstünlük gösterdiği, ancak verim açısından yazlık ekiminin daha uygun olduğu saptanmıştır.

Cengiz Küçükduvan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mavi taş yoncası (Melilotus caeruleus (L.) Desr.)'nın farklı gelişme dönemlerindeki yem verimi ve kalitesinin belirlenmesi

Farklı gelişme dönemlerinin mavi taş yoncasının ot verimi ve kalitesine etkisinin belirlenmesi amacıyla, Edirne İli Hasanağa Köyü çiftçi koşullarında 2016-2018 yılları arasında 2 yıl süreyle Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülen araştırmada, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünden temin edilen BG-3 mavi taş yoncası hattı materyal olarak kullanılmıştır. Ekim normu 3 kg/da olacak şekilde sıra arası 20 cm olan ve 5 m uzunlukta 8 sıradan oluşan parsellere sonbaharda kışlık ekim (birinci 21.10.2016 tarihinde, ikinci yıl 25.10.2017 tarihinde) yapılmıştır. Ekimle birlikte dekara saf 4,50 kg azot ve 5,25 kg fosfor gelecek şekilde gübre uygulanmıştır. Tomurcuklanma başlangıcı, %50 çiçeklenme ve meyve bağlama dönemlerinde morfolojik gözlemler (bitki boyu, bitkide yaprak sayısı, yaprak uzunluğu, yaprakçık boyu ve eni ile yaprak/sap oranı) yapılarak yeşil ve kuru ot verimleri ile bazı kalite özellikleri (ham protein oranı, asit deterjanda çözünmeyen lif ve nötr deterjanda çözünmeyen lif) belirlenmiştir. Çalışmada; farklı büyüme dönemlerinin; bitki boyu, bitkide yaprak sayısı, yaprak/sap oranı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı, asit deterjanda çözünmeyen lif ve nötr deterjanda çözünmeyen lif oranlarını etkilediği, yaprak uzunluğu, yaprakçık eni ve boyuna ise etkili olmadığı tespit edilmiştir.

Osman Ahmet Seren
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sıvı gübrelerin ekmeklik buğdayda verim ve kalite üzerine etkileri

Bu araştırma, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Uygulama ve Deneme Tarlaları'nda 2017-2018 buğday yetiştirme döneminde Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada, kardeşlenme (Zadoks 22. dönem) ve sapa kalkma (Zadoks 32. dönem) devresi olmak üzere iki kez uygulanan beş farklı sıvı gübrenin (Megafol, Sinergon 2000, Isabion, Amino 16 ve KNO3) ve beş ekmeklik buğday çeşidinin (NKÜ Lider, NKÜ Ergene Nota, Rumeli, Aslı) tane verimi, verim unsurları ve tane kalitesine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda; sıvı gübreler arasında istatistiki anlamda fark bulunmamasına karşın, genel olarak sıvı gübre uygulamalarının tane verimi, bin tane ağırlığı ve hektolitre ağırlığını kontrole göre önemli oranda artırdığı dikkati çekmektedir. Denemede çeşit ortalamaları olarak en yüksek tane verimi 647,8 kg/da ile KNO3 uygulanan parsellerden elde edilmiştir. Sıvı gübre uygulanan parsellerden kontrole göre 71,3-54,2 kg/da daha fazla verim alınmıştır. Denemede en yüksek bin tane ağırlıkları 37,1 g ile Sinergon, Amino 16 ve KNO3 sıvı gübrelerinden, en yüksek hektolitre ağırlığı ise 76,7 kg ile Megafol ve Amino 16 sıvı gübre uygulanan parsellerden elde edilmiştir. Sıvı gübre uygulamalarının bitki boyu, başak uzunluğu, başakta tane sayısı gibi verim unsurları ile gluten indeksi, sedimentasyon değeri ve protein oranı gibi tane kalite özellikleri üzerine etkileri istatistiki anlamda önemli bulunmamıştır.

Murat Yavuz Gökşen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı Macar fiği (Vicia pannonica Crantz.) genotiplerininTrakya koşullarında değerlendirilmesi

Bu araştırma 1 Macar fiği çeşidi (Sarıefe) ile Orta Anadolu ve Geçit bölgelerinden toplanan 6 yerel ekotip (Altınova, Samsun-1, Samsun-2, Havza-Samsun, Çorum, Tokat-Zile)' in verim ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla 2015-2016 ve 2016-2017 yetiştirme döneminde Tekirdağ ve Kırklareli illerinde yürütülmüştür. Araştırmada bitki boyu, yan dal sayısı, bitkide meyve sayısı, tane verimi, 1000 tane ağırlığı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi belirlenmiştir. Kimyasal analiz olarak önemli bazı makro (N,P,K,Ca,Mg) ve mikro (Fe, Cu, Zn, Mn) element analizleri ile asit deterjan lignin % (ADL), nötral deterjan lif % (NDF), ham kül oranı % (HK) , ham protein oranı % (P), lif oranı % (L), kuru madde oranı % (KMO), hazmolabilir kuru madde % (DMD) ve hazmolabilir organik madde %(OMD) içerikleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda; Araştırmamızda kullanılan genotiplerden Samsun-1, Samsun-2, Havza-Samsun, Çorum, Tokat-Zile, Altınova ve Sarıefe çeşidinin iki yıllık verilerdeki ortalamalarına sırasıyla bitki boyu için; 72.44, 77,41, 76.36, 75.65, 74.59, 74.61, 73.40 cm, yan dal sayısı için; 4.33, 4.64, 4.77, 4.41, 4.43, 4.31, 4.17 adet/bitki, bitkide meyve sayısı için; 31.49, 24.82, 26.81, 30.51, 31.00, 29.46, 28.39 adet/bitki, yeşil ot verimi için; 2039.16, 1531.66, 1863.83, 1748.33, 1914,66, 1706,75, 2035.58 kg/da, kuru ot verimi için; 477.31, 335.26, 371.07, 371.06, 421.80, 355,31, 448.97 kg/da, tane verimi için; 164.57, 188.07, 162.10, 147.93, 191.40, 163,42, 189,65 kg/da ve bin tane ağırlığı için; 35.58, 36.56, 39.03, 34.43, 35,91, 36.57, 38.84 g olarak bulunmuştur. Yeşil ot verimi, kuru ot verimi, 1000 tane ağırlığı ve tane verimi bakımından sırası ile Samsun-1, Samsun-1, Havza-Samsun, Tokat-Zile ekotiplerinin Sarıefe çeşidine yakın değerlere sahip olmuştur.

Mustafa Şentürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Önemli bazı yonca çeşitlerinde (Medicago sativa L.) biçim zamanının verim ve kalite özellikleri üzerine etkilerinin saptanması

Bu araştırma, kaliteli kaba yem ihtiyacının karşılanmasında büyük önem sahip bazı yonca (Medicago sativa L.) çeşitlerinin farklı biçim dönemlerinin verim ve verim özellikleri ile kalite değerlerini belirlemek amacıyla 2016-2018 yıllarında iki yıl süre ile Tekirdağ'da sulama yapılmadan yürütülmüştür. Araştırma tesadüf blokları desenine göre faktöriyel düzende 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş ve denemede Gözlü-1, Bilensoy 80, Prosementi Bologna, Plato ve Verko olmak üzere 5 farklı yonca çeşidi materyal olarak kullanılmış ve iki farklı ( %10 ve % 50 çiçeklenme) dönemde biçilmiştir. Her iki yetiştirme döneminde ve iki farklı biçim zamanında elde edilen sonuçlar; çalışılan özelliklerin genel ortalamasının iki yıl arasında önemli farklılıklar gösterdiğini, birinci üretim yılının ikinci yıldan daha yüksek gerçekleştiğini göstermiştir. Yapılan istatistiki analizler sonucunda yıllar arasındaki farklar önemli bulunmuş ve ayrı ayrı incelenmiştir. İlk ve ikinci yıl ortalama değerlerine göre yonca çeşitlerinde bitki boyu değerlerinin 74.99 cm ile 46.98 cm aralığında değişim gösterdiği, ikinci yıl alınan sap çapı değerlerinin 1.41- 1.59 mm arasında değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Yine ikinci yıl belirlenen 2. ve 3. biçim arasındaki fark ile biçim sayısı x biçim dönemleri inretaksiyonunun istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiştir. Buna göre; 2. biçimde 8.64 adet olan yaprak sayısı 3. biçimde 17.54 adet olarak saptanmıştır. İnteraksiyon açısından değerlendirildiğinde 3. biçimdeki yaprak sayısının daha yüksek olduğu saptanmıştır. İkinci biçimde %50 çiçeklenme dönemindeki yaprak sayısı (7.12 adet) %10 çiçeklenme dönemindeki yaprak sayısından (10.16 adet) yüksek bulunmuştur. Üçüncü biçimde ise %10 ve %50 çiçeklenme döneminde sırası ile 17.02 ve 18.06 adet olarak birbirine yakın değerler belirlenmiştir. En yüksek yeşil ot verimi 4188,98 kg/da ile Gözlü-1, en düşük verim ise (3543.71 kg/da ) ile Bilensoy 80 çeşidinde belirlenmiştir. Biçim zamanlarına bağlı olarak yeşil ot verimi farklılık göstermiştir. % 50 çiçeklenme dönemi (4353,24 kg/da) %10 çiçeklenme dönemine göre (3190,67 kg/da) daha fazla ot verimine sahip olmuştur.

Gürsel Gökkaya
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Leonardit uygulamalarının bazı sorgum sudan otu melezleri (Sorghum bicolor (L.) Moench x Sorghum sudanense (piper) Stapf) ve Silajlık mısır (Zea mays) çeşitlerinin ot verimi ve kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışma Edirne İli Uzunköprü ilçesi üretici arazisinde sorgum sudanotu (Sorghumbicolor (L.) Moench x Sorghum sudanense (Piper) Stapf) melezi ile melez silajlık melez mısırda farklı dozda organik azotlu gübreuygulamalarının verim ve bazı kalite özellikleri üzerine etkilerini belirlemekamacıyla 2013 yılında yürütülmüştür. Araştırmada bölgede kabul gören ve yaygın olarak üretimi yapılan 3 farklı mısır çeşidi (Mai Sadour-Calsio, Pioneer-31Y43, Genta-Samuray31) ile 2 farklı sorgum-sudan otu melez çeşitleri (Alfa Tohumculuk-Nutr Honey, Neobi Tohum-Cultivar Green Go, materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada; bitki boyu, bitkide yaprak sayısı, yeşilot verimi, kuru ot verimi, kuru madde oranı, yaprak oranı, kardeş sayısı, ham proteinoranı, ham protein verimi ve ham selüloz oranı üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonunda; artan azot dozlarıyla birlikte bitki boyu (136.9-158.8 cm), yapraksayısı (7.63-9.20 adet/bitki), yeşil ot verimi (4939.1-6653.3 kg/da), kuru ot verimi(1264.6-1778.0 kg/da) ve ham protein verimi (88.08-171.24 kg/da) artış göstermiş enyüksek değerler 16 kg/da azot dozunda, en yüksek kuru madde oranı (% 23.07) veham protein oranı (% 12.30) 12 kg/da azot dozunda, en yüksek kardeş sayısı (4.27adet/bitki) ise 20 kg/da azot uygulamasından elde edilmiştir. Azot dozu uygulamalarının yaprak oranı ve ham selüloz oranına etkileri ise önemsizbulunmuştur.

Şefik Tezcan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ekmeklik buğdayda (Triticum aestivum L.) line tester melezlerinde kahverengi pasa dayanıklılığın morfolojik karakterizasyonu

Araştırma, 2016-2017 yetiştirme döneminde Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Deneme Alanı'nda tesadüf blokları deneme desenine göre yürütülmüştür. 2016 yılında ekimi yapılan Pehlivan, Sana, Tina, Tekirdağ, Gelibolu, Nina, Flamura-85, Saban, Kate A-1 buğday genotiplerine Lr 9, Lr 14, Lr 19, Lr 22, Lr 24, Lr 34 kahverengi pas dayanıklılık genlerini içeren izogenik hatlardan baba olarak kullanılarak melezleme yapılmıştır. Araştırmada ekmeklik buğday genotipleri, Lr genleri içeren izogenik hatlar ve bunların melezlenmesi sonucu elde edilen F2 populasyonları deneme alanına her genotip için 2 sıra olmak üzere 5 metrelik sıralara 3 tekrarlamalı olarak ekilmiştir. Ekim sırasında denemenin başına, sonuna ve her 10 sırada bir olmak üzere kahverengi pasa hassas olan Morocco genotipi ekilmiştir. Deneme alanındaki bitkilerde hastalık değerlendirmeleri 2 dönemde (erken - geç) Modifiye edilmiş Cobb skalası (Peterson et al. 1948) baz alınarak yapılmıştır. Tarla koşullarında yapılan hastalık okumalarına göre ekmeklik buğday çeşitleri ve Lr 9 ve Lr 24 izogenik hatları arasındaki tüm melez kombinasyonlarının kahverengi pasa dayanıklılık özelliği gösterdiği belirlenmiştir. Buna karşın bu üç ekmeklik buğday çeşidi ile Lr 14, Lr 19, Lr 22 ve Lr 34 dayanıklılık genlerini taşıyan izogenik hatlar arasında yapılan melez dölleri ise kahverengi pasa karşı hassas özellik göstermiştir. Flamura-85, Pehlivan, Saban ekmeklik buğday genotipleri ve 6 farklı kahverengi pasa dayanıklılık geni taşıyan izogenik hatlar arasındaki melez popülasyonlarda yapılan SSR analiz sonuçlarına göre Lr 9 ve Lr 19 genini tüm bireylerin taşıdığı belirlenmiştir. Lr 22 geninin ise F2 bitkilerinde farklı oranlarda aktarıldığı belirlenmiştir. Lr 24 geni ise Flamura çeşidi ile yapılan melezlerin tümünde, Saban melezlerinde ise % 33 oranında aktarılmıştır. Lr 34 geni melez populasyonlarda ise melezlenen buğday genotipine göre farklı oranlarda bulunmuştur. Elde edilen veriler Trakya Bölgesi için özellikle Lr 9 ve Lr 24 dayanıklılık geninin önemli seleksiyon kriteri olduğunu göstermektedir. Ekmeklik buğday çeşitleri ile Lr 22 geni bulunan izogenik hat arasındaki melez kombinasyonlarda Lr 22 geninin bulunmaması bu gen yönünden daha ayrıntılı çalışmalar yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yapılan melez popülasyonlarda Lr 14, Lr 19 ve Lr 34 kahverengi pasa dayanıklılık genleri bulunmasına rağmen yüksek oranda hastalık oluşması Trakya Bölgesi' nde hastalık ırkları yönünden önem taşımadığını göstermektedir.

Ekmeklik buğday
Belgin Ümmü İnkaya
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kendilenmiş mısır hatlarının moleküler ve morfolojik karakterizasyonu

ÖZET Yüksek Lisans Tezi KENDİLENMİŞ MISIR HATLARININ MOLEKÜLER VE MORFOLOJİK KARAKTERİZASYONU Abdurrahman Eşref ÖZBEY Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Kayıhan Z. KORKUT Sakarya Mısır Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilmiş olan 30 kendilenmiş mısır hattı morfolojik ve moleküler olarak tanımlanmıştır. Morfolojik tanımlamada 34 özellik (UPOV) ele alınmış ve hatların Kümeleme Analizi sonucunda iki gruba ayrıldığı görülmüştür. Yine Temel Bileşenler Analizi ile yapılan değerlendirmede gözlemlenen 34 karakter yerine 18 karakterin popülasyonu açıklamaya yeterli olacağı görülmüştür. Moleküler analiz çalışmaları 25 SSR markörü ile gerçekleştirilmiştir. Toplam allel sayısı 121, ortalama allel sayısı 4.84 bulunmuş olup, allel sayısı 2 ile 7 arasında değişmiştir. Polimorfizm bilgi içeriği ortalama 0.59 olarak hesaplanmış olup, 0.15 ile 0.78 arasında değişmiştir. Moleküler analizler sonucu yapılan Kümeleme Analizinde hatların üç gruba ayrıldığı görülmüştür. Elde Hatlar arası benzerlik katsayıları 0.08 ile 0.78 arasında değişmiştir. Morfolojik ve moleküler veriler arasında tam bir bağlantı bulunamamıştır. Her iki dendogram da incelendiğinde birçok hattın farklı gruplar altında dağılım gösterdiğini görmekteyiz. Bu çalışma ile elde edilen veriler, yapılacak melez kombinasyonlarında kullanılarak daha verimli melez kombinasyonlarının oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Melez kombinasyonlarında kullanılacak hatların sadece morfolojik olarak değil, artık günümüzde yoğun olarak kullanılan moleküler yöntemlerle de değerlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Mısır, kendilenmiş hat, SSR, UPOV, Temel Bileşenler Analizi

Abdurrahman Eşref Özbey
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Flow sitometri ile korunga gen bankası aksesyonlarınınçekirdek dna içeriği ve ploidi düzeylerinin belirlenmesi

Bu yüksek lisans tezinde amaç, Western Regional Plant Introduction Station, Washington, ABD' den temin edilmiş olan toplam 210 korunga (88 Onobrychis viciifolia, 97 Onobrychis transcaucasica ve 23 Onobrychis arenaria) aksesyonunun çekirdek DNA içeriklerini flow sitometri ile ilk defa belirlemek ve elde edilen çekirdek DNA bilgisinden yararlanarak aksesyonların ploidi düzeyleri ile varsa akseyonlarda tür ve varyete karışıklıklarını saptamaktır. Çalışmada örnekler genç ve sağlıklı bitkilerden alınan taze yaprak dokuları, floresan boya olarak propidium iodide ve internal standard olarak Vicia sativa (cv. nülifer) kullanılarak hazırlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan Onobrychis viciifolia aksesyonlarının ortalama 2C çekirdek DNA içeriği 2.64 pg (2.49pg-2.78 pg); Onobrychis transcaucasica aksesyonlarının ortalama 2C çekirdek DNA içeriği 2.65 pg (2.53pg- 2.77pg); Onobrychis arenaria aksesyonlarının ortalama 2C çekirdek DNA içeriği 2.63 pg (2.52 pg-2.75 pg) olarak belirlenmiştir. Türlerin ortalama 2C DNA içerikleri birbirine benzer bulunmuştur. Tür içerisinde yer alan aksesyonların ortalama 2C çekirdek DNA içerikleri arasındaki farklılıklar ise istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Aksesyonların çekirdek DNA içerikleri ile ploidi düzeylerini ilişkilendirmek amacıyla kromozomları sayılan tüm genotiplerin 2n=4x=28 kromozom sayısına sahip oldukları belirlenmiştir. Bundan dolayı çalışmada incelenen korunga koleksiyonu içerisinde yer alan tüm aksesyonların tetraploid oldukları kabul edilmiştir. Anahtar kelimeler: Korunga Onobrychis spp. , Çekirdek DNA İçeriği, Flow Sitometri

Buket Şahin
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı koca fiğ (Vicia narbonensis L.) çeşitlerinde farklı ekim zamanlarının morfolojik ve fizyolojik karakterler ile verim ve verim unsurlarına etkisinin saptanması üzerine araştırmalar

Bu araştırma; 2015–2016, 2016–2017, 2017–2018 yetiştirme dönemlerinde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Uygulama ve Araştırma Alanında bazı koca fiğ (Vicia narbonensis L.) çeşitlerinde (Dikili, Bozdağ, Özgen) farklı ekim zamanlarının (kasım, aralık, ocak, şubat) morfolojik ve fizyolojik karakterler ile verim ve verim unsurlarına etkisinin saptanması amacıyla yürütülmüştür. Çalışma sonuçlarına göre; bitki boyu 37,97-87,22 cm, doğal bitki boyu 35,22-83,40 cm, yaprakçık eni 24,58-36,42 mm, yaprakçık boyu 40,36-59,88 mm, ana sap uzunluğu 26,52-37,56 cm, ana sap kalınlığı 5,38-8,42 mm, yan dal sayısı 1,11-4,33 adet, çiçeklenme gün sayısı 82,00-151,00 gün, yaprak/bitki oranı % 54,40-63,87, yaprak sayısı 15,33-47,33 adet, yeşil ot verimi 933,33-3800,00 kg/da, kuru madde verimi 185,67-832,67 kg/da, ham protein oranı % 11,38-20,69, ham protein verimi 22,25-109,22 kg/da, ham selüloz oranı % 17,80-23,60, ham kül oranı % 6,40-8,95, NDF % 40,00-44,35, ADF % 28,80-31,60, ADL % 8,00-9,95, nispi yem değeri % 135,03-154,72, azot içeriği % 1,82-3,31, fosfor içeriği % 0,29-0,39, potasyum % 1,59-2,76, kalsiyum % 0,66-1,31, magnezyum % 0,19-0,43, bakır 16,97-21,83 ppm, çinko 17,35-43,73 ppm, mangan 50,03-84,75 ppm, demir 103-266 ppm, bitkide meyve sayısı 8,57-19,83 adet, bin tane ağırlığı 203,67-309,87 g, tane verimi 100,00-181,23 kg/da, yapraktaki klorofil miktarı % 44,47-58,63, stoma sayısı 41,00-80,33 adet, yaprakçıktaki stoma eni 4,98-7,47 µm, yaprakçıktaki stoma boyu 9,33-15,56 µm, yapraktaki stoma iletkenliği 80,63-138,30 mmol m-2s-1, bitki örtüsü sıcaklığı 15,50-19,92 °C, yaprak su kayıp oranı % 22,92-30,81, oransal nem içeriği % 55,53-75,03 arasında değişmiştir.

Hazım Serkan Tenikecier
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mikro besin elementi uygulamalarının aspir bitkisinin (Carthamus tinctorius L.) tohum verimi ve bazı kalite özelliklerine etkisi

Bu araştırma 2017 yılında Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'nün kampüs uygulama arazisinde kışlık ekim tek lokasyonda (Tekirdağ) yürütülmüştür. Deneme 'Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada, Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilmiş olan Dinçer ve Balcıaspir çeşitleri kullanılmış, mikro besin elementlerinden Çinko(3000ppm), Demir(2500pmm) ve Mangan (3000ppm) elementleri ve bunların kombinasyonları olarak (Zn+Fe, Zn+Mn, Fe+Mn ve Zn+Fe+Mn) üç farklı bitki gelişme döneminde (sapa kalkma, tabla bağlama ve çiçeklenme dönemi) uygulanmıştır. Bu amaçla denemede bitki boyu, yan dal sayısı, tabla sayısı, tabla çapı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, tohum verimi, bin tohum ağırlığı, kabuk oranı, ham yağ oranı, ham protein oranı ve yağ verimi gibi karakterler incelenmiştir. Elde edilen verilere göre, tohum verimi ve ham yağ oranı bakımından çeşitler ile uygulama dönemleri arasındaki farklılıkların yanı sıra dönem x gübre interaksiyonuda önemli bulunmuştur. Dekara en yüksek tohum verimi (116.667 kg/da) sapa kalkma döneminde uygulanan Zn elenmenti ile elde edilmiştir. Çeşitler arasındaki farklılıklar önemli bulunmamış olup, Dinçer çeşidinde 102.227 kg/da tohum verimi, Balcı çeşidinde 95.999 kg/da tohum verimi elde edilmiştir. Ham yağ oranı bakımından çeşitler arasındaki farklılıklar önemli olup, Balcı çeşidinde % 27.38 oranında, Dinçer çeşidinde ise % 24.38 ham ham yağ oranı elde edilmiştir. Uygulama dönemleri arasında ise en yüksek ham ham yağ oranına sapa kalkma döneminde uygulanan Mn besin elementi uygulaması ile ulaşılmıştır (% 27.78).

Selin Aslı Adıyaman
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı azot dozlarının ketencik (Camelina sativa (L.) Crantz) bitkisinin tohum verimi ve bazı kalite özelliklerine etkisi

Bu araştırma 2017 yılında Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri deneme alanında yürütülmüştür. Deneme 'Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada farklı azot dozlarının ketencik bitkisinde verim ve kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada materyal olarak üç ketencik genotipi [PI 304269, Ames 26667 (Boha), Ames 28372 (NE 2006-1)] ile 6 azot dozu (0, 3, 6, 9, 12 ve 15 kg/da) kullanılmıştır. Denemede, bitki boyu, yan dal sayısı, bitki başına tohum verimi, tohum verimi, 1000 tohum ağırlığı, ham yağ oranı ve yağ verimi karakterleri incelenmiştir. Elde edilen verilere göre karakterler üzerinde genotipler ve dozlar arasındaki farklılıkların yanı sıra genotip x doz interaksiyonları da önemli bulunmuştur. Dekara en yüksek tane verimi 110,3 kg/da ile Ames 26667 genotipinden, en düşük verim ise 69,6 kg/da ile Ames 28372 genotipinden elde edilmiştir. PI 304269 genotipinde kontrol parsellerinden elde edilen yağ oranı (% 39,7) en yüksek yağ oranı olarak bulunmuştur.

Şeyma Kalkan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çörekotu (Nigella sativa L.) bitkisinde kışlık ekim zamanında sıra arası mesafe ile ekim normunun verim ve bazı kalite kriterlerine etkisi

ÖZET Yüksek Lisans Tezi ÇÖREKOTU (Nigella sativa L.) BİTKİSİNDE KIŞLIK EKİM ZAMANINDA SIRA ARASI MESAFE ile EKİM NORMUNUN VERİM ve BAZI KALİTE ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ Sinem SARAÇ Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ayşe Canan SAĞLAM Bu araştırma Tekirdağ koşullarında çörekotu (Nigella sativa L.) bitkisinde, kışlık ekim zamanında uygun sıra arası mesafe (20 cm, 30 cm, 40 cm) ve uygun tohumluk miktarının (400 g/da, 800 g/da, 1200 g/da, 1600 g/da) belirlenmesi amacıyla 2016-2017 yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü uygulama ve deneme tarlalarında yürütülmüştür. Araştırmada Eskişehir Tarımsal Araştırma Enstitüsüne ait tescilli Çameli çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada çörekotu (Nigella sativa L.)'nun çıkış süresi 33-35 gün, ilk çiçeklenme süresi 70-75 gün, çiçeklenme süresi 90-95 gün, tam çiçeklenme 100-115 gün, vejetasyon süresi 210-215 gün ve olgunlaşma süresi 240-245 gün arasında değişmiştir. Bitki boyu değerleri 60,50-74,43 cm, yan dal sayısı 5,46-7,46 adet, kapsül sayısı 12,93-18,60 adet, kapsüldeki tohum sayısı 85,04-103,57 adet, kapsüldeki tohum ağırlığı 0,24-0,30 g, bin tane ağırlığı 2,58-2,93 g, tohum verimi 51,92-125,6 g, sabit yağ oranı % 21,70-24,23, protein oranı % 10,15- 10,54, sabit yağ veriminin 12,32-37,24 kg/da değerleri arasında değiştiği bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Çörekotu, ekim normu, sıra arası mesafe

Sinem Saraç
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşme yarımadasında yetişen yabani (Pistacia lentiscus L.) ve kültür sakızı (Pistacia lentiscus var. chia. Duham.) ağaçlarının yapraklarındaki uçucu yağ özelliklerinin belirlenmesi

İzmir İli Çeşme İlçesinde, kültür sakız ağaçları (Pistacia lentiscus var chia) ve yabani sakız ağaçları (Pistacia lentiscus L.) bulunmaktadır. Bu çalışmada özellikle doğada bulunan yabani sakız ağaçlarının yaprakları kullanılarak bu bitkilerin yapraklarındaki uçucu yağ miktarları ile uçucu yağ içeriklerinin belirlenmesi ve kültür sakızı yaprakları ile karşılaştırılarak kullanılabilme imkânlarının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Her iki gruptan alınan yaprak örneklerinin distilasyon yöntemi ile uçucu yağ miktarı belirlenmiş, elde edilen yağların içerikleri GC ve GC-MS (Gaz Kromatografisi - Kütle Spektrometresi) cihazı kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde reçine uçucu yağının ana bileşeni olan α-Pinen miktarının yabani sakız ağacı yapraklarında kültür ağacı yapraklarından daha fazla bulunduğu görülmektedir. Yabani sakız ağacı yapraklarından elde edilen uçucu yağ, kültür yaprağından elde edilen uçucu yağa oranla, reçine yağına daha yakın bulunmuştur. Ayrıca kültür sakızı için yaprak ve dal temini daha zor olacağından bu amaç için yabani sakızları kullanmak daha makul görünmektedir. Bunun yanında kültür sakız yaprağı ve yabani sakız yaprağı uçucu yağları karşılaştırıldığında, her iki grup uçucu yağlarının farklı zamanlarda yükseliş göstermesi de dikkat çekmektedir. Kültür sakızı en yüksek uçucu yağ oranına Haziran ayında ulaşırken, yabaniler Eylül ayında ulaşmaktadır. Kültür ve yabanilerin yaprak uçucu yağ bileşenleri birbiriyle kıyaslandığında çok ciddi farklılıkların olduğu görülmektedir. İlk üç ana bileşen tamamen birbirinden farklı olup kültür sakızında Myrcene, Germacren-D, ve Caryophyillene ilk sırada yer alırken yabanide Limonen, a-Pinen ve Terpinen-4-ol hâkimdir. Sonuç olarak Çeşme yöresinde bulunan yabani sakız ağacı yaprakları taşıdıkları uçucu yağ oranı ve uçucu yağ bileşenleri ile oldukça zengin yapıdadır. Bileşen olarak Kültür sakızı reçinesi ile benzerlik göstermektedir. Bu araştırmada yabani sakız ağaçlarından alınacak yapraklardan elde edilecek sakız yağı ekonomiye ciddi bir katma değer katacaktır.

Pistacia lentiscusReçineSakız+3
Ahmet Keçeci
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı atdişi hibrid mısır (Zea mays L.) genotiplerinin silaj verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Araştırma, 2015-2016 yetiştirme döneminde Bergama, Manisa ve Konya ekolojik koşullarında Polen Tohumculuk Ltd. Şti. tarafından geliştirilmiş olan 9 at dişi tek melez ve 3 standart çeşit olmak üzere toplam 12 mısır genotipi ile tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan at dişi mısır genotiplerinin bitki boyu 325.0 cm ile 368.9 cm arasında, sap çapı 25.1 mm ile 27 mm arasında, koçan ağırlığı 336.4 g ile 363 g arasında, sap ağırlığı 417.9 g ile 489.6 g arasında, yaprak sayısı 14.9 ile 16.7 adet arasında, yaprak ağırlığı 201 g ile 171 g arasında, parseldeki koçan sayısı 65,8 adet ile 62,6 adet arasında, ilk koçan yüksekliği 123.3 cm ile 164.4 cm arasında, yeşil ot verimi 9270.3 g ile 8412.1 g arasında, kuru madde verimi 2411.6 g ile 2910.7 g arasında, kuru madde oranı %28,2 ile %32,3 arasında, ham kül oranı %6.2 ile %9.4 arasında, ADF %19,3 ile %26,8 arasında ve NDF %36,2 ile %45,6 arasında ve ham protein oranı %7.4 ile %8.8 arasında değişmiştir. Buna göre PL3145, PL2914 ve PL2948 çeşitleri verim ve kalite yönünden Bergama, Manisa ve Konya ekolojik şartlarında yetiştirilebilecek uygun silaj mısır çeşit adayları olarak ön plana çıkmıştır.

Süleyman Numan Avcı
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı coğrafik kökenli eski ve yeni tescil edilmiş ekmeklik buğday çeşitlerinin (Triticum aestivum L.) Trakya Bölgesinde tane verimi ve kalite özellikleri bakımından performanslarının belirlenmesi

Araştırma, 2016-2017 yetiştirme döneminde Tekirdağ, Kırklareli-Lüleburgaz ve Edirne lokasyonlarında 7 si eski ve 13 ü yeni olmak üzere toplam 20 ekmeklik buğday çeşidi ile tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemeye alınan ekmeklik buğday çeşitlerinin tane verimi ile bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, hasat indeksi ve bin tane ağırlığı gibi verim unsurları ortalamaları sırasıyla 515,2 kg da-1 ile 830,8 kg da-1, 73,0 cm ile 102,1 cm, 8,75 cm ile 10,77 cm, 18,4 ile 22,55 adet, 33,70 ile 52,90 adet, 1,721 ile 2,327 g, % 39,77 ile % 50,87 ve 41,50 ile 53,26 g arasında değişmiştir. Tane verimi ve verim unsurları açısından dikkat çeken yeni çeşitler Glosa, NKÜ Lider, Delebrad 2, Saban, Maden, Yüksel, Köprü, Maya ve Bora olmuştur. Ekmeklik buğday çeşitlerinin gluten oranı, gluten indeksi, zeleny sedimentasyon değeri, gluten/protein oranı, sedimentasyon/protein oranı ve protein oranı ortalamaları sırasıyla % 26,33 ile % 37,89 arasında, 70,9 ile 92,6 arasında, 31,78 ile 62,89 arasında, 2,14 ile 2,64 arasında, 2,57 ile 4,38 arasında ve % 12,26 ile % 15,20 arasında değişim göstermiştir. Enargo, Saban, NKÜ Ergene, Lazarka, Deya yeni çeşitlerinin ekmeklik kalitelerinin diğer çeşitlere oranla daha iyi olduğu belirlenmiştir. Yapılan değerlendirmeler ışığında tane verimi ve kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde ise, Glosa, Maden, Saban, Lazarka, Yüksel, Delebrad 2, NKÜ Ergene, Enargo, Köprü ve NKÜ Lider ekmeklik buğday yeni çeşitlerinin diğer eski ve yeni çeşitlere oranla daha yüksek performansa sahip oldukları ve bu çeşitlerin başta Trakya bölgesi olmak üzere ülkemizin ekolojik olarak uygun diğer bölgelerindeki ekmeklik buğday üretimi amacıyla en uygun çeşitler olacağı sonucuna varılmıştır.

Utku Akdeniz
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı helianthus (Helianthus spp.) türlerinin morfolojik ve fenolojik karakterisazyonu ile türler arası melez kombinasyonları oluşturulması ve tohum bağlama durumlarının tespit edilmesi

Bu çalışma 2014-2015 yıllarında Tekirdağ koşullarında MAY Tohumculuk Trakya Araştırma ve Geliştirme İstasyonunun arazi koşulları ile sera şartlarında, bazı yabani Helianthus türlerinin morfolojik, fenolojik ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi ve kültür ayçiçeği ile melezleme olanaklarının araştırılarak yeni ıslah materyalleri elde edebilmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmada gözlemlenen fenolojik özellikler yabani türlerin yaşam döngüleri, yetiştirme sezonu ve çiçeklenme zamanıdır. UPOV gözlem kriterleri referans alınarak belirlenen morfolojik gözlem karakterler; hipokotil, yaprak, sap tüylülüğü, dil çiçekleri, brakte yapraklar, bitki boyu, bitkide dallanma durumu, bitki tablası ve tohumda toplam 40 tane gözlem alınmış türler arasında bazı karakterler açısından önemli farklılıklar görülmüştür. Araştırma başlangıç materyallerinin bazılarından ve çalışmalarda yapılan melezlerden yeteri kadar tohum temin edilemediğinden, bazı incelemeler yapılamamıştır. F1 elde etmek için 2 kültür ana hattı ile 2'si tek yıllık ( H. argophyllus / H. debilis subsp. cucumerifolius ), 3 tanesi çok yıllık ( H. maxmiliani / H. nuttallii subsp. rydbergii ve H. tuberosus), 5 yabani Helianthus türü arasında toplam 10 farklı kombinasyonda melezlemeler yapılmıştır. Gerçekleştirilen melezleme çalışmalarının sonucunda 1 yabani tür hariç (H. tuberosus) diğerlerinden tohum elde edilmiştir. En yüksek tohum miktarı H. argophyllus melez kombinasyonlarından sağlanmıştır.

Aydinç Ezer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı çeltik (Oryza sativa L.) çeşitlerinin farklı çevre koşullarındaki performanslarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı bazı çeltik çeşitlerinin farklı çevre koşullarındaki verim ve kaliteleri belirlenmeye çalışılmıştır. Kullanılan çeşitlerin 5 tanesi Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Halilbey, Gala, Osmancık-97, Hamzadere ve Edirne çeşitleri, 3 tanesi İtalyan kökenli Ronaldo, Nembo ve Galileo çeltik çeşitleridir. Çalışma 2013 yılı çeltik ekim sezonunda Edirne İli Keşan İlçesi ve Çanakkale İli Biga İlçesinde, iki lokasyonda yürütülmüştür. Deneme ekimleri tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak ekim yapılmıştır. Bu denemede birim alana tane verimi yanında çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, metre karedeki salkım sayısı, salkımdaki tane sayısı, yaprak durumu, salkım çıkış durumu, yatma, sterilite, çeltik yanıklığı hastalığı, pirinç tane uzunluğu, pirinç tane genişliği, pirinç tane şekli, beyaz göbeklilik, kırıklı pirinç randımanı, kırıksız pirinç randımanı, pişmiş tane uzunluğu, tane uzama oranı, dağılmayan tane oranı, pirinç bin tane ağırlığı ve çeltik bin tane ağırlığı da incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda 2013 yılında Keşan ve Biga lokasyonları için denemede kullanılan çeşitler içerisinde en yüksek verime sahip olan çeşit Ronaldo çeşidi olarak bulunmuştur. Bu çeşidi sırasıyla Halilbey, Nembo, Gala, Hamzadere, Osmancık-97, Galileo ve Edirne çeşitleri takip etmektedir. İncelenen karakterler bakımından çeşitler arası istatistiki önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Ancak çeltik verimi, salkımdaki tane sayısı ve pişmiş tane uzunluğu hariç, diğer karakterler bakımından, çeşit çevre interaksiyonu önemli çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Çeltik, lokasyon, sterilite, tekerrür

Güray Diler
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ak acıbakla (Lupinus albus L.) genotiplerinde bitki gelişim düzenleyicilerinin verim ve verim unsurlarına etkileri

Bu araştırma; 2018 ve 2019 yılları ilkbahar yetiştirme döneminde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanı'nda yürütülmüştür. Araştırmada Amigo ve Lolita çeşitleri ile Deşdeğin genotipi materyal olarak kullanılmıştır. Yapılan çalışmada genotiplerin %50 çiçeklenme dönemi ve meyve bağlama başlangıcı dönemlerinde Bitki Gelişim Düzenleyici (BGD) preparatları GA3, GA4+7 ve Oksin+Sitokinin ile iki dönemde uygulama yapılmıştır. Araştırma, kullanılan BGD' lerin ak acıbakla (Lupinus albus L.) genotiplerinde verim ve önemli bazı verim unsurları ile fizyolojik ve kimyasal özelliklerine olan etkilerinin saptanması amacıyla yürütülmüştür. Verim unsurlarından meyve sayısı 7,27-11,73 adet, meyve eni 11,47-12,77 mm, meyve boyu 72,26-80,10 mm, meyvede tohum sayısı 4,86-5,26 adet, bin tane ağırlığı 209,94-230,03 g, tane verimi 220,05-340,15 kg/da, protein oranı %28,01-32,75, protein verimi 66,97-107,68 kg/da, azot oranı %4,59-5,24, fosfor oranı %0,20-0,26, potasyum oranı %0,79-0,93, kalsiyum oranı %0,18-0,33, magnezyum oranı %0,12-0,15, demir içeriği 47,00-77,00 ppm, bakır içeriği 13,60-16,77 ppm, çinko içeriği 29,73-39,00 ppm, mangan içeriği 914-1.360 ppm, fizyolojik özelliklerden klorofil miktarı %57,45-65,39 olarak bulunmuştur.

Ali Balcıoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Trakya'da mevcut tarımsal üretim üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, Trakya'da mevcut tarımsal yapısı ortaya konulmuş olup bölgedeki üç ilin (Kırklareli, Edirne, Tekirdağ) tarımsal yapıları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve yıllar içerisinde değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu illere bağlı toplam 28 ilçenin tarımsal yapıları çok boyutlu ölçekleme ve kümeleme analizleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada, 2016-2018 yıllarına ait ilçelerdeki toplam nüfus, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)'ne kayıtlı çiftçi sayıları, buğday, arpa, ayçiçeği, çeltik, kanola, yonca, macar fiği, adi fiğ, silajlık mısır ekiliş alanları ve üretim miktarları, tahıllar ve diğer bitkisel ürünler, sebze, meyve, içecek ve baharat bitkileri, nadas, çayır-mera alanları, büyükbaş, küçükbaş, kanatlı ve arılı kovan sayıları ele alınmıştır. İncelenen tüm değişkenlerin illere göre farklı önem düzeylerinde değişim gösterdiği belirlenmiştir. Çok boyutlu ölçekleme analizi sonuçlarına göre, Keşan, Süleymanpaşa, Hayrabolu ve Malkara ilçelerinin incelenen değişkenler bakımından en önemli ilçeler olduğu belirlenmiştir. Kümeleme analizi sonuçlarına göre de, ilçelerin genellikle üç kümede toplandığı tespit edilmiştir. Edirne Merkez, Havsa, Süloğlu, Babaeski, Vize, Demirköy, Kofçaz, Ergene, Saray ilçelerinin birinci, Keşan, İpsala, Meriç, Lüleburgaz, Pınarhisar, Pehlivanköy, Süleymanpaşa, Çorlu, Muratlı, Malkara, Kapaklı, Marmara Ereğlisi, Şarköy ilçelerinin ikinci ve Uzunköprü, Enez, Lalapaşa, Kırklareli Merkez, Hayrabolu, Çerkezköy ilçelerinin üçüncü kümede yer aldığı belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen bulgular, bölge ile ilgili yapılacak üretim planlaması, havza bazlı ürün destekleme çalışmaları ve kısa vadeli tarım politikaları oluşturulması gibi konularda politika yapıcılar ile akademik çevrelere yol gösterebilecektir.

EdirneKümeleme analiziKırklareli+4
Önder Tuncay
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Parlak brom (Bromus catharticus vahl.) hatlarının farklı gelişme dönemlerinde ot verimi ile bazı morfolojik özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, 2 farklı parlak brom (Bromus catharticus Vahl.) hattının farklı gelişme dönemlerindeki (salkım çıkarma başlangıcı, çiçeklenme başlangıcı, tam çiçeklenme ve tanede süt olum dönemleri) ot verimi ve bazı morfolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Deneme, Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme arazisinde 2018-2019 yetiştirme döneminde yürütülmüştür. Araştırmada ana sap uzunluğu, ana sap kalınlığı, bayrak yaprak eni, bayrak yaprak boyu, yaprak/bitki oranı, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi tespit edilmiştir. Parlak brom hatlarının gelişme dönemleri arasında ana sap uzunluğu, bayrak yaprak eni, bayrak yaprak boyu, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi bakımından önemli farklar saptanmıştır. Hatlar arasında ise ölçülen kriterler bakımından önemli farklar oluşmamıştır. Parlak brom hatlarının toplam yeşil ot verimi 1164,28-1559,52 kg/da, kuru ot verimleri ise 327,27-508,69 kg/da arasında belirlenmiştir. Sonuç olarak; Tekirdağ koşullarında ot üretimi için 3 ve 13 nolu parlak brom hatları tercih edilmeli ve ot için çiçeklenme başlangıcı döneminde hasat edilmelidir. Anahtar kelimeler: Bromus catharticus, parlak brom, gelişme dönemi, kuru ot verimi.

Ecem Karamavuş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sentetik hekzaploid buğday hatları ve ekmeklik buğday genotiplerinin morfolojik ve moleküler karakterizasyonu

Çalışmada, 58 sentetik buğday hattı ve 6 ekmeklik buğday çeşidi materyal olarak kullanılmıştır (Çizelge 3.1). Sentetik ekmeklik buğday hatları CIMMYT den sağlanmıştır. Denemede standart olarak Selimiye, Flamura 85, Pehlivan, Aldane, Bereket ve Gelibolu ekmeklik buğday çeşitleri kullanılmıştır. Denemelerde ekmeklik buğday genotipleri 8x8 kısmen dengeli latis deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Denemelerde her genotip 2 metrelik sıralara 4 sıra olarak metrekareye 500 tohum olacak şekilde elle ekilmiştir. Çalışmada, tane verimi, bitki boyu, başak uzunluğu, kışa dayanım, stoma sayısı, boyu ve eni, bitki örtüsü, sıcaklığı, yaprak klorofil içeriği, yatma oranı ve açısı, sarı pas, mumsuluk, külleme, septorya, kök çürüklüğü, protein oranı, gluten, gluten indeksi, sedimentasyon, gecikmeli sedimentasyon, embriyo kararması, süne emgi oranı incelenmiştir. Ayrıca incelenen genotiplerde gliadin band desenleri belirlenerek genotipik farklılıkları ortaya konmuştur. Elde edilen verilere göre buğday genotiplerinde tane verimi ilk yıl 256,00-642,00 kg/da, ikinci yıl ise 200,00-900,00 kg/da arasında değişmiştir. İlk yıl en yüksek dekara tane verimi 642,00 kg/da ile ZFSN 4, HRSN 7-12 ve HRSN 7-6 da elde edilmiştir. En düşük verim ise 256,00 kg ile ZFSN 30 ve 266,00 kg ile ZFSN 16 da bulunmuştur. İkinci yıl en yüksek tane verimi 900,00 kg ile HRSN 1-14 ve 833,33 kg ile HRSN 1-11 de elde edilirken, en düşük verim ise 200,00 kg/da ile HRSN 2-14 ve 233,00 kg /da ile HRSN 14-2 de elde edilmiştir. İlk yıl ZFSN 4, HRSN 7-12, HRSN 7-6, ZFSN 33, HRSN 11-11, HRSN 12-14, HRSN 12-9, HRSN 10-9, ZFSN 21, HRSN 2-16, HRSN 4-10, ZFSN 5, ZFSN 31, HRSN 1-14, ZFSN 28, 500,00 kg/da üzerinde dekara tane verimi ile bölge için ümitvar genotiplerdir. İkinci yıl ise, HRSN 1-14, HRSN 1-11, ZFSN 7, HRSN 11-14, HRSN 13-2'nin verimleri 700,00 kg/da'ın üzerinde olup Flamura 85 sentetik çeşidini geçmişlerdir. ZFSN 24, Pehlivan çeşidi, HRSN 12-11, HRSN 11-11, HRSN 14-18, HRSN 15-13 hatları Aldane çeşidinden daha yüksek verim vermişlerdir. Her iki yılda da dekara tane verim yönünden bazı sentetik buğday genotipleri bölge ortalamasına göre oldukça düşük değerler verirken bazı genotipler standart çeşitlerle aynı hatta daha yüksek tane verimi vermişlerdir. Trakya bölgesi'nde önemli sorunlardan olan kök çürüklüğü yönünden en düşük değerler ZFSN 3, ZFSN 8, HRSN 6-2, ZFSN 26, HRSN 13-17 ve ZFSN 6 sentetik buğday genotiplerinde belirlenmiştir. Buğday genotipleri abiyotik stres faktörleri, biyotik stres faktörleri, kalite karakterleri ve kök çürüklüğü yönünden incelendiğinde, abiyotik stres faktörleri, HRSN 13-2, HRSN 12-11, HRSN 15-13, HRSN 12-9, ZFSN 16, ZFSN 7 ve HRSN 11-14; biyotik stres faktörleri HRSN 13-9, HRSN 13-17, ZFSN 7, HRSN 6-2, ZFSN 32, HRSN 9-7, HRSN 1-14, HRSN 10-9, HRSN 1-6, HRSN 11-11 ve ZFSN 24, HRSN 4-10, ZFSN 22, HRSN 14-18 ve ZFSN 16; kalite özellikleri ZFSN 2, HRSN 14-10, ZFSN 30, HRSN 6-8, HRSN 14-18, HRSN 14-2 ve HRSN 15-6 ve kök boğazı çürüklüğü yönünden ZFSN 3, ZFSN 8, HRSN 6-2, ZFSN 26, HRSN 13-17 ve ZFSN 6 en üstün genotipler olarak belirlenmiştir. İncelenen kriterler birlikte değerlendirildiğinde, HRSN 14-18, ZFSN 16, ZFSN 7 ve ZFSN 6-2 sentetik buğday genotipleri en ümitvar genotipler olarak bulunmuşlardır.

Feyza Çay
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuru ve sulu koşullarda yetiştirilen anadolu adaçayında (Salvia fruticosa mill.) farklı azot dozu ve hasat zamanlarının verim ve kalite üzerine etkileri

Bu araştırma; 2015-2017 yılları arasında, Çanakkale sulu ve kuru koşullarında yetiştirilen Anadolu adaçayında (Salvia fruticosa Mill.) farklı azot dozu ve hasat zamanlarının verim ve kalite üzerine etkilerini belirlemek amacıyla tesadüf bloklarında bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemede, 0, 6, 12 ve 18 kg/da olacak şekilde dört farklı azot dozları ile çiçeklenme öncesi, çiçeklenme başlangıcı, tam çiçeklenme ve tohum oluşumu dönemi olmak üzere dört farklı hasat zamanı uygulanmıştır. Araştırmada, bitki boyu (cm), habitus çapı (cm), dal sayısı (adet), gövde kalınlığı (mm), yaprak boyu (mm), yaprak eni (mm), yeşil herba verimi (kg/da), kuru herba verimi (kg/da), yeşil yaprak verimi (kg/da), kuru yaprak verimi (kg/da), uçucu yağ oranı (%) ve uçucu yağ verimi (l/da), saptanmıştır. Çalışmada toplam kuru yaprak verimi sulu koşullarda ilk yıl 351,10-486,05 kg/da, ikinci yıl 318,31-598,39 kg/da, kuru koşullarda ise sırasıyla ilk yıl 99,90-251,64 kg/da, ikinci yıl ise 484,10-858,43 kg/da arasında değişmiştir. Uçucu yağ oranı; sulu koşullarda birinci yıl %2,18-2,78, ikinci yıl %1,71-2,85, kuru koşullarda yine sırasıyla %2,16-2,66 ve %1,78-2,78 arasında bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, en yüksek kuru herba verimi, kuru yaprak verimi ve uçucu yağ verimi; sulu koşullarda 6 kg/da azot uygulanan ve çiçeklenme başlangıcından itibaren yapılan hasatlardan, kuru koşullarda ise 18 kg/da azot uygulanan ve tam çiçeklenme ile tohum oluşumu dönemlerinde yapılan hasatlardan elde edilmiştir.

Pınar Turhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye göl soğanı (Leucojum aestivum L.) popülasyonlarının morfolojik, tarımsal ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Son yıllarda ihracatı yapılan önemli geofit türlerinden biri olan göl soğanı (Leucojum aestivum L.) Leucojum cinsinin Türkiye'de ki tek doğal türüdür. Bu tür dünyada hem tıbbi hem süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de göl soğanı popülasyonlarının tanımlanması, tanımlanan popülasyonların kültür koşullarında adaptasyonlarının değerlendirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak doğal ortamlarında morfolojik özellikleri ile galantamin ve likorin oranları belirlenen popülasyonlara ait örnekler İstanbul ili kültür şartlarında yetiştirilerek morfolojik ve tarımsal özellikleri, galantamin ve likorin alkaloitleri incelenmiştir. Bitki toplamaları 2016 yılı bahar döneminde İstanbul, Bursa, Sakarya, Yalova, Bolu, Kırklareli, Samsun ve Konya illerinde yapılmış; toplam 8 il'de 16 popülasyondan 2825 soğan toplanmıştır. Tarla denemeleri, İstanbul Beykoz'da 2016-2017 ve 2017-2018 kışlık yetiştirme dönemlerinde yürütülmüştür. Çalışmalarda 16 farklı popülasyon ve 4 soğan boyutu (1.boyut: 4-6 cm, 2. boyut: 6-8 cm, 3. boyut: 8-10 cm ve 4.boyut: 10-12 cm) olmak üzere 2 faktör araştırılmıştır. Bitkilerin yaprak, çiçek, meyve, yavru soğan sayısı ve ana soğan çevre uzunluğu artışı ortalamalarının belirlendiği ve bitki boyu, ana soğan çevre uzunluğu ve soğan ağırlığı özelliklerinin ise istatistiki açıdan değerlendirildiği denemelerde, popülasyonların, soğan boyutlarının ve popülasyon x soğan boyutu interaksiyonlarının etkileri bu özellikler üzerinde önemli bulunmuştur. En uzun bitki boyu, birinci yıl L10 (İstanbul/Çatalca) popülasyonunun 4. soğan boyutunda 40,00 cm, ikinci yıl ise L5 (Bursa/Karacabey) popülasyonunun 4. soğan boyutunda 43,60 cm olarak elde edilmiştir. Ana soğan çevre uzunluğu ilk yıl L10 (İstanbul/Çatalca) popülasyonunun 4. soğan boyutunda 12,58 cm, ikinci yıl ise L3 (İstanbul/Beykoz/H.) popülasyonun 4. soğan boyutunda 11,90 cm en yüksek elde edilmiştir. Soğan ağırlığı açısından birinci yıl L10 (İstanbul/Çatalca) popülasyonunun 4. boy soğan boyutu 30,52 g, ikinci yıl ise L5 (Bursa/Karacabey) popülasyonunun 4. boy soğan boyutunda 25,46 g ile en yüksek ölçülmüştür. Doğadan yapılan ölçümlerde ise bitki boyu en yüksek 88,10 cm ile L4 (Sakarya/Kaynarca) popülasyonunda, soğan çevre uzunluğu ortalaması en yüksek 11,40 cm ile L3 (İstanbul/Riva/Hüseyinli) popülasyonunda bulunmuştur. Popülasyonların doğal alanlardan alınan bitki örneklerinde galantamin içeriği L6 (Yalova/Çınarcık/Delmece)'nın bitki üst aksamında en yüksek (%0,270), likorin içeriği ise L4 (Sakarya/Kaynarca)'ün soğan kısmında en yüksek (%0,440) bulunmuştur. Kültür koşullarında galantamin içeriği L11 (Yalova/Karlık)'in bitki üst aksamında en yüksek (%0,304) bulunmuş, likorin ise L7 (Konya/Gölyaka)'nin soğan kısmında %0,467 ve L4 (Sakarya/Kaynarca)'ün soğan kısmında %0,395 olarak en yüksek elde edilmiştir. Sonuç olarak popülasyonların doğal koşullarındaki alkaloit içeriklerini kültür koşullarında da benzer oranlarda taşıyabildiği belirlenmiştir.

Çağla Çolak
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırklareli koşullarında farklı damla sulama lateral derinliklerinin yalın ve karışım halinde ekilen yoncanın verimi, kalite parametreleri ve kök gelişimi üzerine etkisi

Bu araştırma Kırklareli koşullarında bölge üreticisine kısıtlı sulanabilir tarım arazileri içerisinde mevcut kaba yem açığını kapatabilmek adına, yüzey altı damla sulama sisteminin yalın ve karışım halde ekilen yonca bitkisinin verimine ve kalite parametrelerine etkisinin sunulması amacıyla planlanmıştır. Kırklareli Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü arazisinde Faktöriyel Düzenlenmiş Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre tarla denemesi olarak dört tekerrürlü olarak toplam 24 parselde 2019 ve 2020 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada yalın ekim (yonca) ve yonca (Medicago sativa L.), domuz ayrığı (Dactylis glomerata L.), çok yıllık çim (Lolium perenne) ve kılçıksız brom (Bromus inermis L.) bitkilerinden oluşan karışık ekim olmak üzere iki ekim şekli kullanılmıştır. Sulama yöntemi olarak yağışa dayalı koşullar, toprağın 20 cm derinliğine yerleştirilen damla sulama lateralleri ve 40 cm derinliğine yerleştirilen damla sulama laterallerinin kullanıldığı yüzey altı damla sulama sistemi tercih edilmiştir. Toprağın içine yerleştirilen fleksiglas şeffaf tüpler içinde 360º dönerek tarama yapan tarayıcı ile aldığı görüntüleri bilgisayar ortamına aktaran kök izleme cihazı sayesinde minirhizotron tekniği ile bitki kökleri gözlemlenmiştir. Araştırmada en yüksek bitki boyu (59,19 cm), en yüksek sap kalınlığı (2,87 mm), en yüksek yeşil ot verimi (11.031,19 kg/da), en yüksek kuru ot verimi (1.880,51 kg/da) ve en yüksek kök uzunluğu (240,40 cm) 40 cm derinliğine yerleştirilen laterallerle sulanan yalın ekimden elde edilmiştir. Karışık ekimde 20 cm derinliğine yerleştirilen laterallerle sulanan parsellerde en yüksek yeşil (10.166,32 kg/da) ve kuru ot verimi elde edilmiştir. Her iki ekim şeklinde de en düşük verim yağışa dayalı konulardan alınmıştır. Yağışa dayalı yetiştirilen parseller en az kök uzunluğuna sahip konular olmuştur. Ayların kökler üzerine etkisi incelendiğinde bitkilerin en fazla kök uzunluğuna Mayıs ayında ulaştığı, en az kök uzunluğunun Mart ayında olduğu görülmüştür. Her iki ekim şeklinde de bitkilerin Nisan ayında yeni kök oluşturmaya başladığı, haziran ayından itibaren kök yoğunluğunda azalma olduğu belirlenmiştir. Karışık ekilen parsellerde en fazla kök uzunluğu 20 cm derinliğe yerleştirilen laterallerle sulanan konularda (177,64 cm) elde edilirken, yalın ekilen parsellerde 40 cm derinliğe yerleştirilen laterallerle sulanan konularda (240,40 cm) elde edilmiştir. Yapılan ekonomik analiz sonucunda en yüksek net kârın 1.021,49 TL/da ile 40 cm derinliğe yerleştirilen laterallerle sulanan yalın ekilen yoncadan elde edildiği görülmüştür. Karışık ekimde ise yağışa dayalı yetiştirilen parsel en kârlı parsel olarak ortaya çıkmıştır. Elde edilen kâr, sulanan parsellerden elde edilen kârdan daha yüksek gerçekleşmiştir.

Kök gelişimiYonca
Ozan Öztürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir koşullarda farklı dozlarda potasyum uygulamasının ayçiçeğinin (Helianthus annuus cv. Roseta) verimine ve kalitesine etkisi

Çalışmanın amacı, sürdürülebilir koşullarda farklı dozlarda potasyum uygulamasının ayçiçeğinin verim ve kalite özelliklerine etkisinin belirlenmesidir. Tarla denemeleri 2019 yetiştirme döneminde Tekirdağ İlinin Mahramlı Mahallesi ve Edirne İli Keşan İlçesinin Yeniceçiftlik Köyü olmak üzere iki farklı lokasyonda sürdürülebilir koşullarda (çiftçi koşullarında) yürütülmüştür. Denemede materyal olarak Trakya Bölgesinde tarımı yapılan Roseta ayçiçeği çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada faktör olarak ; 0, 3, 6, 9, 12 ve 15 kg/da olmak üzere 6 farklı dozda saf potasyum (K2O) hesabıyla , %51 K2O içeren (%0-0-51) potasyum sülfat (K2SO4) gübresi uygulanmıştır. Ayrıca bitkinin azot ve fosfor ihtiyacını karşılamak üzere; dekara 20 kg. NP 20-20-0 gübresi ekim ile birlikte uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda farklı potasyum uygulamaları için yağ oranı, bitki boyu, tabla çapı ve hasatta tanedeki nem oranı karakterlerine ait değerler arasında istatiki açıdan önemli bir fark bulunamamıştır. Buna karşılık; farklı potasyum uygulamalarında tane verimi, tane iç oranı, bin tane ağırlığı, biyolojik ağırlık ve yağ verimi değerleri üzerinde istatiki açıdan önemli etkileri olmuştur. En yüksek dekara tane verimi Yeniceçiftlik lokasyonunda 9 kg/da potasyum dozunda 347,90 kg/da ve Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 401,79 kg/da; en yüksek tane iç oranı Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda %74,48; en yüksek bin tane ağırlığı Yeniceçiftlik lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 56,43 g ve Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozu ile 66,61 g ; en yüksek biyolojik ağırlık Yeniceçiftlik lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 520,54 g/bitki ve Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 544,60 g olarak belirlenirken en yüksek yağ verimi Yeniceçiftlik lokasyonunda 9 kg/da potasyum dozunda 156,13 kg/da olarak ve Mahramlı lokasyonunda ise 6 kg/da potasyum dozunda 191,84 kg/da olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Ayçiçeği, biyolojik ağırlık, potasyum, tane verimi, yağ verimi

Onur Yenigün
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dönemde uygulanan bitki gelişme düzenleyicilerinin ekmeklik buğdayda verim ve kalite üzerine etkisi

Çalışma NKÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında 2019 -2020 yılı yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Çalışmada farklı olgunlaşma grubunda yer alan Golia, Lider ve Rebelde çeşitleri kullanılmıştır. Üç ekmeklik buğday çeşidine laboratuvar koşullarında üç farklı hormonun (IAA, BAP, GA3), dört farklı dozu (0,25,50,75) üç farklı saatte (3,6,9) uygulanmıştır. Çalışmada; laboratuvar koşullarında kök sayısı, kök uzunluğu, kök ağırlığı, sürgün uzunluğu ve sürgün ağırlığı incelenmiştir. Tarla koşullarında ise üç farklı hormon (IAA, BAP, GA3) ve dört farklı hormon dozu (0,25,50,75) uygulanmıştır. Tarla çalışmalarında bitki boyu, başak boyu, bin tane ağırlığı, tane verimi ve kalite özellikleri incelenmiştir. Laboratuvar koşulunda yapılan incelemelerde hormon uygulamasının hormon, hormon dozu ve hormon saat uygulamalarının genel olarak kök özellikleri ve sürgün özellikleri üzerine önemli etki yaptığı belirlenmiştir. Yapılan önemlilik testlerinde kök sayısı üzerine en yüksek değerler IAA50 doz uygulamasında ve 6 saat süreyle uygulamada, kök uzunluğunda ise GA3 hormonu 25 mg ve 3 saat hormon uygulamasında, kök ağırlığında GA3 ve IAA 25 mg 3 saat uygulamasında bulunmuştur. Sürgün uzunluğunda en yüksek değer GA3 25 mg 6 saat uygulamasında, sürgün ağırlığında ise GA3 25 mg 6 saatte en yüksek değerler bulunmuştur. Buğdayda kök özellikleri yönünden IAA, 25 mg ve 3-6 saat uygulamalarının en etkili olduğu, sürgün özellikleri bakımında ise GA3 25 mg ve 6 saat uygulamalarının en iyi olduğu belirlenmiştir. Tarla koşullarında yapılan hormon ve hormon dozu uygulamalarında en yüksek tane verimi IAA ve BAP uygulamasında (BAP: 775,31 kg/da, IAA: 767,28 kg/da) elde edilirken, doz olarak en yüksek değer 50, 75, 25 doz uygulamalarında elde edilmiştir. Hormon uygulanmayan parseller istatistiki olarak en düşük değerleri vermiştir. Kalite özellikleri incelendiğinde hormon uygulamasının önemli kalite kriterlerinden olan normal sedim ve protein oranı üzerine önemli derecede olumlu etki yaptığı belirlenmiştir.

Selen Koç
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal bir mera vejetasyonunun yapısı ve bazı çevre faktörleri ile ilişkileri

Bu çalışma, 2018-2019 yıllarında Tekirdağ İli'nin Süleymanpaşa İlçesine bağlı Köseilyas Mahallesinde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesine ait olan doğal bir vejetasyona sahip merada beş ayrı yöneyin toprak sıcaklığı, toprak nemi, botanik kompozisyon ve ot verimlerine olan etkilerini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma yeri olan mera sınırları içerisinde bulunan güneydoğu (1.yöney), güney (2.yöney), kuzeybatı (3. yöney), batı (4.yöney), kuzey (5.yöney) yönünde bulunan kesimlerde 2018 ve 2019 yıllarında Tekerlekli Lup metodu kullanılarak bitki türleri ve botanik kompozisyon oranları tespit edilmiştir. İki yılın verileri incelendiğinde; 22 familyaya ait 103 farklı bitki türüne rastlanmış ve meranın baskın türleri Dactylis glomerata, Eryngium campestre, Plantago coronopus, Vulpia ciliata, Trifolium campestre olarak saptanmıştır. İlk yıl Fabaceae, Poaceae ve diğer familyalardan olan türlerin botanik kompozisyona katılma oranları sırasıyla %24,20, %38,33, %37,45, ikinci yıl ise %16,81, %34,18, %49,00 olarak tespit edilmiştir. Yapılan ölçümlerde yeşil ot verimleri sırasıyla ilk yıl 1051,37 kg/da, ikinci yıl 1010,66 kg/da, kuru ot verimleri ise ilk yıl 391,59 kg/da, ikinci yıl 376,06 kg/da olmuştur. Yöney, yeşil ve kuru ot verimi ile bitki bulunma sayılarında önemli etkide bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Mera, Toprak Nemi, Toprak Sıcaklığı, Botanik Kompozisyon, Yöney 2021, 90 Sayfa

Merve Özkan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı fenolojik dönemlerde hasat edilen soya fasulyesinin (Glycine max L.) ot verimi ve bazı bitkisel özelliklerinin belirlenmesi

Araştırmanın amacı, bazı soya fasulyesi (Glycine max L.) çeşitlerinin farklı fenolojik dönemlerde hasadının ot verimi ve bazı morfolojik özelliklere etkisinin belirlenmesidir. Materyal olarak 5 soya fasulyesi çeşidi (Yeşilsoy, Traksoy, Yemsoy, Adasoy ve Mersoy) kullanılmıştır. Ot hasatlarının yapıldığı 4 fenolojik dönem; 1- Çiçeklenme başlangıcı (R1), 2- Tam çiçeklenme (R2), 3- Bakla oluşumunun başlaması (R3), 4- Hızlı bakla oluşumu (R4) olarak belirlenmiştir. Denemeler, Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak Edirne İli Lalapaşa İlçesi Demirköy köyünde 2019 ve 2020 yılı yaz gelişme döneminde yürütülmüştür. Araştırmada bitki boyu, dal sayısı, sap kalınlığı, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi tespit edilmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü her iki yılda da, soya fasulyesi çeşitlerinin bitki boyları, dal sayıları bakımından çeşit, hasat dönemi ve çeşit x hasat dönemi interaksiyonu istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Sap kalınlığı, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi bakımından ise 1. yılda sadece hasat dönemleri arasında önemli farklar belirlenmiştir. İkinci yılda ise çeşit, hasat dönemi ve çeşit x hasat dönemi interaksiyonu istatistiki olarak önemli farklara sahip olmuştur. Soya çeşitlerinin bitki boyları 1. yılda 65,58 – 74,50 cm, 2. yılda ise 37,67 – 48,08 cm arasında değişmiştir. Dal sayısı 1. yılda 6,83 – 10,50 adet, 2. yılda ise 5,67 – 6,92 adet arasında belirlenmiştir. Sap kalınlıkları 1. yılda 5,83 – 7,17 mm, 2. yılda ise 5,17 – 6,33 mm arasında saptanmıştır. Yeşil ot verimi 1. yılda 1.103,33 – 1.450,00 kg/da, 2. yılda ise 480,92 – 603,83 kg/da olmuştur. Kuru ot verimi 1. yılda 326,42 – 397,00 kg/da, 2. yılda ise 143,42 – 180,17 kg/da arasında tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Edirne ili Lalapaşa İlçesi koşullarında sulama yapılmadan soya fasulyesinin ot üretimi için yetiştiriciliğinde, Yemsoy, Traksoy ve Mersoy çeşitleri tercih edilebilir ve ot hasadının bakla oluşumunun başladığı (R3) döneminde yapılmasından yüksek ot verimi elde edilebilir.

Nurettin Özer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

IMI grubu ve konvansiyonel çeltik (Oryza sativa L.) çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri bakımından karşılaştırılması

Bu araştırma, IMI grubu ve konvansiyonel çeltik çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri bakımından karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2020 yılı çeltik yetiştirme döneminde Tekirdağ ili Küçükkarakarlı Köyünde üretici tarlasında, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada, IMI grubunda yer alan Rekor CL, Efsane CL, Köprü CL, Luna CL, Colombo CL çeşitleri ve konvansiyonel grupta yer alan Osmancık-97, Yatkın, Edirne, Cameo, Vasco çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada, tane verimi, metrekaredeki bitki sayısı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, salkım uzunluğu, salkımda tane sayısı, salkımda tane ağırlığı, hasat indeksi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, toplam pirinç randımanı, kırıksız pirinç randımanı, kırmızı tane oranı, ham tane oranı ve stertilite oranı incelenmiştir. Çalışmada, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, kırmızı tane oranı ve ham tane oranı bakımından konvansiyonel çeşitler; toplam pirinç randımanı ve kırıksız pirinç randımanı bakımından IMI grubu çeşitlerin daha yüksek değerlere sahip olduğu, tane verimi, metrekaredeki bitki sayısı, çiçeklenme gün sayısı, salkım uzunluğu, salkımdaki tane sayısı, salkımdaki tane ağırlığı hasat indeksi ve sterilite oranı bakımından ise her iki grubun benzer olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, tane verimi ve özellikle kalite bakımından IMI grubu çeltik çeşitlerinin konvansiyonel çeşitler ile karşılaştırılabilir özelliklere sahip olduğu söylenebilir.

Ali Doğan Günerdi
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dönemlerde ıslah edilmiş ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin translokasyon kapasiteleri ile ilişkili morfolojik ve fizyolojik seleksiyon parametrelerinin incelenmesi

Bu çalışma, farklı dönemlerde ıslah edilmiş ekmeklik buğday çeşitlerinin (1990 yılı öncesi-Bezostaja-I, Kırkpınar-79, Kate A1; 1990-2000 yılları arası-Pehlivan, Prostor, Momtchill; 2000 yılı sonrası-Esperia, Rumeli, NKÜ Lider) translokasyon kapasitesi ve buna etki eden morfolojik ve fizyolojik özelliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2019-2020 yetiştirme döneminde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Alanı'nda, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada, ekmeklik buğday çeşitlerinde bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, tane verimi, başaklanma gün sayısı, bayrak yaprak alanı, bayrak yaprak yeşil kalma süresi, bitki örtüsü sıcaklığı, klorofil içeriği, bağıl su içeriği, stoma sayısı, stoma eni ve boyu, stoma iletkenliği, translokasyon kapasitesi, translokasyon miktarı ve tane ağırlığında azalma oranı incelenmiştir. Bitki boyu, başak uzunluğu, stoma sayısı, stoma eni ve translokasyon kapasitesi bakımından I. dönem çeşitleri; bin tane ağırlığı, bitki örtüsü sıcaklığı ve tane ağırlığından azalma oranı bakımından II. dönem çeşitleri; başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, tane verimi, bayrak yaprak alanı, bayrak yaprak yeşil kalma süresi, klorofil içeriği, bağıl su içeriği, stoma boyu, stoma iletkenliği ve translokasyon miktarı bakımından III. dönem çeşitleri daha yüksek değerlere sahip olduğu, başaklanma gün sayısı ve hektolitre ağırlığı bakımından ise tüm dönemlerin benzer olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum L., ıslah dönemleri, translokasyon, morfolojik ve fizyolojik özellikler

Sinem Oğuztürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı fosfor dozlarının ketencik (Camelina sativa (L.) Crantz) bitkisinin tohum verimi ve bazı kalite özelliklerine etkisi

Farklı fosfor dozlarının ketencik bitkisinin tohum verimi ve bazı kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülen bu çalışma Marmara bölgesinin kuzeyinde Trakya kesiminin güneyinde Tekirdağ ili Merkez Süleymanpaşa ilçesi sınırları içerisinde bulunan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme arazilerinde yürütülmüştür. Deneme "Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller" deneme deseninde göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden temin edilen üç ketencik genotipi (Ames 31224, PI 258366, PI 304268) materyal olarak kullanılmış ve 5 fosfor dozu (0, 2, 4, 6, 8 ve 10 kg/da) ile deneme ekimi yapılmıştır. Çalışmada bitki boyu, yan dal sayısı, kapsül sayısı, kapsüldeki tohum sayısı, kapsül çapı, olgunlaşma gün sayısı, tohum verimi, 1000 tane ağırlığı gibi bazı morfolojik parametreler ve protein oranı, yağ oranı ve yağ verimi gibi kalite özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda edinen bulgulara göre genotipler ve dozlar arasındaki farklar önemli bulunmuştur. Araştırma sonucu bir bütün olarak değerlendirildiğinde fosfor dozunun artması ile bitki boyu, kapsülde tohum sayısı, yağ verimi, protein oranı, yağ oranı, tohum verimi değerler olumlu etkilenirken, yan dal sayısı, kapsül sayısı, kapsül çapı, olgunlaşma gün sayısı ve bin tane ağırlığında olumsuz etkiler görülmüştür. Yapılan çalışmada Tekirdağ ekolojik koşulları için en uygun fosfor dozunun 6 kg/da olduğu ve artan dozlarında kalite özelliklerine olumlu etkilerde bulunabileceği sonucuna varılmıştır

Begzad Narmamatov
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Buğday-Ayçiçeği ekim sisteminde yeşil gübrelemede kullanılabilecek bazı baklagil yem bitkilerinin biomas verimleri ile toprak özelliklerine ve ana bitkiye etkileri

Trakya yöresinde yoğun olarak uygulanan Buğday-Ayçiçeği ekim nöbetinde kullanılabilecek en uygun yeşil gübre baklagil yem bitkisinin tespit edilmesi ve çalışmada kullanılan bitkilerin toprağa karıştırılması veya üst aksamının yem olarak kullanılması durumunda ayçiçeğinin verim kriterlerine ve toprağın bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerine etkisinin incelenmesinin amaçlandığı çalışma 2019-2021 Kırklareli'nde tarla denemesi olarak yürütülmüştür. Ayçiçeği ekimi yapılmayan parsellerde kireç içeriği %8,81 bulunurken, ayçiçeği ekimi yapılan parsellerde bu oran %8,84 olarak elde edilmiştir. Ön bitkinin yeşil gübre olarak değerlendirildiği parsellerin organik madde içeriği (%2,08) yeşil ot olarak değerlendirilen parsellere (%2,06) göre daha yüksek elde edilmiştir. Araştırmanın başlangıcında 18,57 kg/da olarak belirlenen toprak fosfor içeriği yeşil gübre olarak değerlendirilen parsellerde 18,14 kg/da, yeşil ot olarak değerlendirilen parsellerde 17.17 kg/da olarak belirlenmiştir. Araştırmanın ilk yılında ön bitki hasadından sonra ayçiçeği ekimi yapılmayan parsellerde potasyum içeriği %117,61 iken ayçiçeği ekilen parsellerin içeriği %114,68, ikinci yılında ön bitki hasadından sonra ayçiçeği ekimi yapılmayan parsellerde potasyum içeriği %130,07 iken ayçiçeği ekilen parsellerin içeriği %111,63 olarak belirlenmiştir. En yüksek ayçiçeği verimi 300,07 kg/da ortalama verim ile ön bitki koca fiğ ekilen parsellerden elde edilirken sırasıyla yem bezelyesi (292,78 kg/da), Macar fiği (285,56 kg/da), yaygın fiğ (271,54 kg/da) ve acı bakla (271,08 kg/da) ekilen parsellerden elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Kırklareli koşullarında buğday-ayçiçeği münavebesinde buğday hasadı sonrasında ayçiçeği ekimine kadar geçen yaklaşık 9 aylık dönem içerisinde tarlanın boş bırakılması yerine ön bitki olarak bir baklagil bitkisinin yetiştirilmesinin hem yeşil ot kaynağı olarak hem de yeşil gübre kaynağı olarak uygulanabilmesinin mümkün olduğu görülmektedir.

Amonyum bileşikleriAyçiçeğiBaklagiller+2
Ulaş Ay
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00