Employer

91 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Asıl işveren alt işveren ilişkisinde asıl işin bir bölümünün verilmesi

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Buna göre, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için, alt işverene verilecek işin, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması gerekmektedir. Söz konusu koşulun bölünebilir mi yoksa bir bütün olarak mı anlaşılması gerektiği öğretide tartışılmıştır. İstisnai bir yöntem olması gereken alt işveren uygulamasını sınırlama amacı güden bu düzenleme, uygulamada amacına ulaşamamış, alt işveren uygulaması ülkemizde giderek artmıştır. Çalışma kapsamında bu koşulun niteliği ve amacı detaylı şekilde ele alınmış, anılan koşulun kamu işyerlerinde uygulanıp uygulanamayacağı, öğretideki görüşler ve yargı kararları ışığında detaylı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda olması gereken hukuk (de lege ferenda) açısından da çözüm önerileri üretilmeye çalışılmıştır.

Alt işverenİşverenİşçi-işveren ilişkileri
Yavuz Selim Koyuncu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenlerin kayıtdışı ekonomiye yönelik tutumu: Siirt ilinde bir alan araştırması

Milli gelire kaydedilmesi gereken ve hala kayıt altına alınmayan ekonomik faaliyetlerin tümüne gayri resmi ekonomi denilmiştir. Kayıtdışı ekonominin, var olan durumunu değerlendirmek ve çalışmalara yol göstermek, kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin ölçülmesinde zorluklar yaşandığı için farklı yöntemlerle tahmin edilmeye çalışılmıştır. Türkiye'de kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin yüksek oranda gerçekleşmesi,durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumun önüne geçilebilmek için çözüm önerileri aranmıştır. Kayıt dışı ekonominin ortaya çıkmasında etkili olan etmenlerin ortaya konması toplum içinde oluşan sosyo-ekonomik ve mali yapılarının birlikte ele alınmasıyla imkân bulunmaktadır. Ülkeden ülkeye de kayıt dışı ekonomi üzerinde etkisi, ülkelerin gelişme endeksine, büyük ekonomik göstergelere ve ekonominin bir seviyede ilerlemesiyle ilgilidir. Bu tez çalışmasında kayıtdışı ekonominin sebepleri, sonuçları ve Türkiye'de kayıtdışı ekonominin sebep, sonuçlarına değinilmiş ve bunun vergi politikalarına yansımasının üzerinde durularak kayıtdışı ekonomide çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler:Kayıtdışı ekonomi, Türkiye'de kayıtdışı ekonomi, vergi politikaları, kayıtdışı ekonomi çözüm önerileri.

Kayıt dışı ekonomiSiirtTutumlar+4
İdris Cüci
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Adam çalıştıranın sorumluluğu

Adam çalıştıranın sorumluluğu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda "özen sorumluluğu" başlığı altında düzenlenen ve kusursuz sorumluluğun en sık karşılaşılan türlerinden birisidir. Bu sorumlulukta gerek adam çalıştıranın gerekse çalışanın sorumluluğun doğması bakımından kusurunun olması aranmamaktadır. Sorumluluğun doğması ile birlikte adam çalıştıran hiçbir kusuru olmasa dahi zararın tamamından sorumlu tutulmaktadır. Ancak adam çalıştıranın sorumluluğu kurtuluş kanıtı ile yumuşatılmış bir sorumluluktur. Adam çalıştıran kendisinden beklenen objektif özen yükümlülüğüne uygun hareket etmek suretiyle sorumluluktan kurtulabilmektedir. Adam çalıştıranın özen yükümlülüğü her iş ve işletme bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Adam çalıştıran görülen iş veya faaliyete göre çalışanın seçiminde, emir ve talimat vermede ve gözetim ile denetimde özen yükümlülüğüne uygun hareket etmekle yükümlüdür. Aksi takdirde çalıştıran zarar gören üçüncü kişinin uğramış olduğu zararları kusuru bulunmasa da tazmin etmek zorunda kalmaktadır. Bu çalışma ile adam çalıştıranın sorumluluğunun niteliği, hangi durumlarda sorumluluğunun söz konusu olacağı, özen yükümlülüğünün içeriği ve sorumluluğun sonuçları yargı kararları dikkate alınarak incelenmeye çalışılmıştır.

BağımlılıkKusursuz sorumlulukObjektif özen+5
Mert İnce
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşveren markası uygulamalarının çalışanların işyerine cezbolmasında duygusal bağlılığın aracılık rolü: Bir uygulama

Teknolojideki ilerlemeler, üretim alanındaki gelişmeler, değişimin öngörülemez bir şekilde hızlı gerçekleşmesi, işletmelerin nitelikli ve yaratıcı insan kaynağına olan ihtiyacının her zamankinden daha fazla arttırmaktadır. Bu değişim ve gelişmeler çerçevesinde teknik, sosyal, entelektüel birikim, uygulama becerisine sahip personelle çalışmak, rekabet etmek ve varlıklarını devam ettirmek isteyen işletmeler için kaçınılmaz olmuştur. Rekabet artık sadece ürün ve hizmet alanında değil aynı zamanda nitelikli işgücü ile çalışma konusunda da yaşanmaktadır. Dolayısıyla nitelikli işgücünü işletmeye çekebilmek ve elde tutabilmek günümüz işletmelerinin önemli sorunlarının başında gelmektedir. Bu nedenle bahsedilen sorunun çözümünde "işveren markası" son yıllarda işletmelerin tercih ettiği önemli bir insan kaynakları yönetimi uygulaması olarak ön plana çıkmaktadır. Bu amaçla çalışmada; insan kaynakları yönetiminin güncel bir konusu olan işveren markasının, örgütsel bağlılık ve işe cezbolma (işe adanma- işe bağlanma..vb.) kavramları ile ilgili literatür incelemeleri yapılmıştır. Yapılan incelemeler araştırmanın daha rahat anlaşılmasını sağlayacak şekilde çalışmaya dahil edilmiştir. Tezin konusuna yönelik yapılan araştırmada ise, işveren markası uygulamalarının çalışanların işyerine cezbolmasında duygusal bağlılığın etkili olup olmadığını bulmaya yöneliktir. Araştırma da İstanbul ili Avrupa yakasında faaliyet gösteren lojistik şirketlerinin 450 beyaz yakalı çalışanlarına mail yoluyla anketler dağıtılmış (birden fazla seçeneğin işaretlenmesi, bazı soruların boş bırakılması gibi nedenler olup), verilen cevaplar sonucunda 209 anket geçerli kabul edilmiş ve analize dahil edilmiştir.Araştırmanın analizinde; SPSS 17 istatistik programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda işveren markası uygulamalarının çalışanların işletmelerine cezbolmasında duygusal bağlılığının çalışanların etkisinin olduğunu hatta duygusal bağlılığın da çalışanların cezbolmasını etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cezbolma, işveren markası, duygusal bağlılık, insan kaynakları yönetimi

Duygusal bağlılıkMarkaİnsan kaynakları yönetimi+2
Hilmi Dönmez
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşveren markası yönetimi ve bir işletmenin çalışan deneyimine en uygun çalışan değer önermesinin belirlenmesi

En basit tanımıyla, bir organizasyonun hem potansiyel adaylarının zihinlerinde, hem de mevcut çalışanların deneyimlerinde "burası çalışmak için iyi bir yer" algısının yaratılması demek olan İşveren Markası ve bu algının sistematik biçimde yaratılabilmesi için gerekli olan İşveren Markası Yönetimi; yetenek savaşlarının kıyasıya yaşandığı günümüzde giderek önem kazanmaktadır. İşveren markası yönetiminde, işletmeyi diğer rakiplerinden ayıran "Şirketinizde çalışmaya başlamam (ya da burada kalmam) için bana neler vadediyorsunuz?" sorusunun cevabı ise, şirketin ruhunu tek cümlede özetleyebilen Çalışan Değer Önermesi (ÇDÖ)'dir. Bu tez çalışmasının amacı; işveren markası yönetimi ve bunun tam merkezinde yer alan ÇDÖ'yü detaylı biçimde ele almak ve uygulamanın gerçekleştirildiği "İşletme" nin kendi çalışan deneyimini inceleyerek bu deneyime en uygun olabilecek bir ÇDÖ belirlemektir. Bunun için ilgili ulusal ve yabancı kaynaklar araştırılarak detaylı bir literatür taraması yapılmış, kıyaslama için seçilen rakip şirketlerin analizinde elde edilen ve İşletme'nin hedef kitlesine yönelik gerçekleştirilen araştırma bulgularından yararlanarak, İşletme'ye özgü, farklılaştırılmış bir ÇDÖ belirlenmiştir. Teori bölümünde marka oluşturma ve markalaşma, işveren markası yönetimi, ÇDÖ kavramlarının kapsamlı biçimde incelenmesinin ardından uygulama bölümüne geçilmiştir. Uygulama bölümünde Universum'un önerdiği ÇDÖ belirleme modeli adım adım kullanılarak şirket çalışanlarının ve potansiyel yeteneklerin içgörüleri; anketler, odak grup çalışmaları, telefon görüşmeleri ve birebir mülakatlar aracılığıyla alınmıştır. Ardından toplanan veriler analiz edilerek İşletme'yi yetenek çekimi ve çalışan bağlılığı yaratmada öne çıkaran çekici özellikleri tespit edilmiş ve böylece İşletme'nin çalışan deneyimine uygun bir ÇDÖ belirlenmiştir. Ayrıca tez boyunca araştırma sürecinin İşletme'de uygulanmasına da öncülük edilmiştir. Sonuçta yetenek çekimi ve çalışanların bağlılığının sağlanması için ÇDÖ'de bulunması gereken unsurlar doğrudan hedef kitle ile birlikte belirlenmiş, böylece İşletme'nin rakiplerinden daha farklı, özgün ve çekici bir söylem geliştirmesi sağlanmıştır. Uygulamanın değerlendirmesi yapılarak ileriye dönük önerilerde bulunulmuş, böylece çalışmanın hem iş dünyası hem de akademik dünya için katma değer yaratması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka, Markalaşma, İşveren Markası, Çalışan Değer Önermesi, Çalışan Deneyimi, Yetenek Çekimi, Yeteneği Elde Tutma, Çalışan Bağlılığı, Yetenek Yönetimi

DeneyimMarkaMarka yönetimi+4
Tuba Uçar Doğru
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenin sağlık personeli çalıştırma yükümlülüğü

30.06.2012 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte mevzuatımız iş sağlığı ve güvenliği alanında ilk kez müstakil bir kanuna kavuşmuştur. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda iş sağlığı ve güvenliği organizasyonu kapsamında işyerlerinde sağlık personeli çalıştırılması yükümlülüğü düzenlenmektedir. Bu yükümlülük 4857 sayılı Kanunda yer alan mülga hükümlerin aksine kamu ve özel sektör ayrımına gidilmeksizin ön görülmüştür. Görevlendirilecek olan sağlık personelinin sayısı, işyerinin girdiği tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bağlı olarak belirlenmektedir. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işyerleri düzeyinde yaygınlaştırılmasında, iş sağlığında uzman olan sağlık personellerinin görevlendirilmesi giderek önem kazanmaktadır. İşverenler bu hizmeti işyerinde istihdam edecekleri uygun niteliklere sahip çalışanları vasıtasıyla yerine getirebilecekleri gibi; ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden de hizmet alarak sağlayabilirler. Tezimizin konusunu sağlık personelinin görevlendirilmesi oluşturmaktadır. Bununla birlikte özellikle acil durumlarda ilkyardım görevini üstlenecek olan destek elemanına da tezimiz kapsamında yer verilmesi uygun görülmüştür. Anahtar Kavramlar: İş Sağlığı, İş Güvenliği, Sağlık Personeli, Sağlık Profesyoneli, İşyeri Hekimi, İşyeri Hemşiresi, Diğer Sağlık Personeli, Destek Elemanı

DoktorlarHemşirelerPersonel+7
Onur Musab Karakaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk İş Hukukunda alt işveren kavramı ve Türkiye'de alt işveren uygulamasının yarattığı sorunlar

ÖZET işverenler, çeşitli nedenlerle işlerinin belirli bir bölümünü veya bazı işlerin alt işverenlere yaptırma yoluna gitmektedirler. Bu nedenler arasında uzmanlaşma, teknolojideki gelişmeler ve ekonomik nedenler sayılabilir. Alt işverenler, üstlendikleri bu işleri kendi araç-gereç ve işçileriyle yaparak işverenlere teslim etmektedirler. Kanun koyucu, alt işverenlerin ekonomik yönden daha zayıf olmaları nedeniyle alt işverenin işçilerinin ücret ve diğer işçilik haklarını koruyabilmek için İş Kanunumuzda bu amaca yönelik düzenlemeye yer vermiştir. Alt işveren işçilerininde diğer işçiler gibi İş Kanununda yer alan haklarının yani sıra Toplu İş Hukuku açısından da sahip oldukları bazı haklar vardır. Bu çalışmanın amacı, asıl işverenlerin işlerinin belirli bir bölümünü veya bazı işlerini alt işverene vermelerine dayanan asıl işveren-alt işveren ilişkisini incelemek ve alt işveren uygulamasının yarattığı sorunları ortaya koymaktır.

Alt işverenTürk iş hukukuİşveren+1
Dilek Baybora
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde ücret yönetimi ve İstanbul'daki beş yıldızlı otellerde uygulama

ÖZET Bu çalışmada "Ücret Yönetimi ve Uygulaması" bir hizmet sektörü olan otel işletmeleri bazında ele alınmıştır. Birinci bölümde ücret kavramı, ücret teorileri, güdüleme teorileri ve ücret ilişkisi anlatılmıştır. İkinci bölümde; ücret yönetimi ilke ve politikaları anlatılmış otel işletmelerinde ücrete etki eden faktörler ve işletme dışı, işletme içi ücrete etki eden faktörler anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde; ikinci bölümde anlatılan ve ücret oluşumuna etki eden faktörlerin analizi sonucu işletme ücret yapısının kurulması, ücretleme, ücret sistemleri ve otellerde uygulunun ücret sistemleri anlatılmımaktadır. Dördüncü bölümde teori kısmında anlatılanlarla ilgili olarak İstanbulda'ki beş yıldızlı otellerde yapılan anketle ilgili veriler ve bulgular yer almaktadır.

Beş yıldızlı otellerOtellerOteller+3
Hüseyin Öney
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenlerin zihin engelli bireylerin istihdamlarına ilişkin görüş ve önerileri

Bu çalışmanın temel amacı; işverenlerin zihin engelli bireylerin istihdamlarına ilişkin görüş ve önerilerinin neler olduğunu belirlemektir. Araştırma Bursa ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Nilüfer Mesleki Eğitim Merkezi tarafından 2002-2003 yılma kadar yerleştirme yapılmış zihin engelli bireylerin çalıştığı işyerlerindeki 20 işverenle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma, durum saptamaya yönelik betimsel bir çalışmadır. Araştırmada niteliksel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırma verilerini oluşturan işverenlerin zihin engelli bireyin istihdamlarına ilişkin görüş ve önerileri hazırlanan "Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler frekans ve yüzdelik biçiminde ifade edilmiştir. Araştırma sonuçlan göstermektedir ki, işverenlerin, zihin engelli bireylerin istihdamlarında sorumluluk, teknoloji, uyum, ekip çalışması, iletişim ve akademik konularında beceriler aradıklarını ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra zihin engelli bireylerin iş ve işyeri deneyimlerinin arttırılmasının ve işe göre hazırlanmalarının önemli olduğu, okulun toplumu ve aileleri bilgilendirmenin yanı sıra bu konulara ağırlık vermesi gerektiği sonucu onaya çıkmaktadır.IV Araştırma sonunda; zihin engelli bireylerin istihdamlarında ne tür becerilerin göz önünde bulundurulduğu, bu bireylerin istihdam olanaklarının arttırılması konusunda bireylere sunulan eğitim hizmetlerinde hangi noktalar üzerinde ağırlıklı durulması gerektiği işveren görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur.

Zihinsel engellilerÖzel eğitimİstihdam+1
Nimet Baran
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin öğrenci,öğretmen ve işveren görüşlerine göre mesleki yeterlilikleri

Eğitimin işlevi, yeni yetişen bireylere, bireysel ve toplumsal yaşamları için gerekli olan temel bilgi, beceri, tutum ve değerleri kazandırmak ve onların toplumda ekonomik yönden yaşamlarını sürdürebilmeleri için bir meslek alanında gerekli bilgi, beceri ve tekniklerini öğretmektir. Eğitim bu işlevini, örgün eğitim alanını oluşturan okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim okulları ile yaygın eğitim kurumlarında gerçekleştirir. Okulöncesi ve ilköğretimde tüm öğrencilerin zihinsel, bedensel ve sosyal gelişimleri bir bütün olarak desteklenir. Ortaöğretimde öğrenciler, ya yükseköğretime hazırlayan akademik öğretim ya da bir meslek edinmelerini sağlayan, mesleki ve teknik öğrenim görürler. Yükseköğretimde ise, bir meslek alanında uzmanlık düzeyinde öğrenim görürler. Yaygın eğitim alanında ise, bireylere ya yeni bilgi ve becerilerin kazandırılması ya da bilgi ve becerilerin yenilenmesi ve geliştirilmesi amaçlanır. Türkiye'de mesleki ve teknik eğitim, ortaöğretim kurumlarındaki mesleki ve teknik liseler ile yaygın eğitim kurumlarında verilir. Meslek liselerinde dört yıllık bir eğitim sürecinde öğrencilere bir meslek dalında çalışabilmeleri için gerekli bilgi ve beceriler ile yeterlikler kazandırılır. Meslek lisesinde yer alan bölümlerden birisi de Grafik Bölümüdür. Bu bölümde, öğrencilerin, yeni tasarım araçlarını ve görsel iletişim dilini kullanarak tasarım yapabilmelerini sağlama amaçlı bir eğitim programı uygulanır. Grafik alanına ara nitelikli işgücü yetiştirme yönünden önemli bir işlevi olan ve kitle iletişim araçlarının kullanım ve etki alanının yaygınlaşmasına paralel olarak önemi daha da artan bu bölümü bitiren öğrencilerin iş yaşantısının gerektirdiği yeterliklere sahip olup olmadıklarının belirlenmesine gerek vardır. Bu gerekliliğe dayandırılan bu araştırmada meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin öğrenci, öğretmen ve işveren görüşlerine göre, tasarım, teknoloji, baskı teknikleri ve genel beceriler alanlarındaki mesleki yeterliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, 2001-2002 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki Gazi Teknik ve Anadolu Meslek Lisesi Grafik Bölümü ve Bursa il merkezinde bulunan Necatibey Kız Meslek Lisesi Grafik bölümü öğrencileri, öğretmenleri ile staj yapılan işyerlerindeki işverenler ile gerçekleştirilmiştir. Tarama türünde gerçekleştirilen araştırmanın verileri anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde frekans ve yüzde dağılımından yararlanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda öncelikle meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin öğrenci, öğretmen ve işveren görüşlerine göre tasarım, teknoloji, baskı teknikleri ve genel beceriler alanlarındaki mesleki yeterlikleri belirlenmiştir. Bunun için öğrencilerin, öğretmenlerin, işverenlerin veri toplama aracında yer alan 33 maddeye verdikleri yanıtların yüzdeliklerine bakılmış ve bu verilere göre öğrencilerin dört alanda yeterlikleri kazanma düzeyleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrenci, öğretmen ve işveren görüşlerine göre meslek lisesi grafik bölümü öğrencileri tasarım, teknoloji, baskı teknikleri ve genel beceriler alanındaki yeterlikleri yetersiz düzeyde bulunmuştur. Bu bulgu, Grafik Bölümü öğretim programının öğrencilere grafik alanındaki mesleki yeterlikleri kazandırmada yeterince etkili olmadığını göstermektedir.

Grafik sanatlarMeslek liseleriMeslek ve teknik lise öğrencileri+7
Ferdağ Çakır
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenin iş sağlığı ve güvenliğini sağlama borcu ve iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini işyeri (İşletme) dışından temini

İş sağlığı ve güvenliği, çalışanların beden ve ruh bütünlüklerinin korunmasını hedef edinen ve öncelikli olarak bu açıdan korunmaları gerektiğine inanan bir bilim dalıdır. İşverenlere, çalışanların sağlıklı ve güvenlikli bir ortamda bulunmalarını sağlamaları açısından birtakım yükümlülükler ve sorumluluklar getirilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, işyerlerinde işverenlerin iş sağlığı ve güvenliğini sağlama borcunun kapsamının ve içeriğinin değerlendirilmesi ve işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili borçlarını işyeri dışından yerine getirmesine yönelik hukuki düzenlemelerin gösterdiği gelişimin ve mevcut uygulamaların değerlendirilmesidir. Söz konusu amaç kapsamında iş sağlığı ve güvenliği alanındaki düzenlemelerin Türkiye'deki hukuksal süreci ve uluslararası alanda kabul görmüş belgelerde yer alan hükümler inceleme konusu yapılmıştır. Ayrıca işverenin işyeri dışından iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sağlama borcunun hukuki gelişimi ve uluslararası belgelerde yer alan hükümleriyle birlikte bazı ülkelerdeki işyeri dışından hizmet kullanımına yönelik uygulamalara da değinilmiştir. İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini işyeri dışından temin etmesinde hem yararların hem de bazı sakıncaların bulunmasına rağmen, hızlı bir gelişim ve uygulama alanı bulunduğunu ifade etmek yerinde olacaktır. Zaman içerisinde hem hukuksal değişimin hem de uygulamanın giderek yaygınlaşmasıyla hizmetlerin dışarıdan alınması konusundaki eksiklikler ve sakıncalar ortadan kalkacaktır. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı, iş güvenliği, ortak sağlık ve güvenlik birimleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu.

İş güvenliğiİş sağlığıİşveren
Seher Demirkaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye'de işverenin iş sağlığı ve güvenliği eğitim yükümlülüğü

Her geçen gün gelişen ve değişen ileri teknolojik gelişmeler bağlamında çalışma yaşamında karşılaşılan yeni riskler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ileri düzeyde önlemler almayı gerektirmekte ve bu önlemler içerisinde işverene getirilen yükümlülükler önemli bir yer tutmaktadır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği sağlama borcu kapsamında eğitim verme yükümlülüğü ise iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sorunların çözümünde öncelikli bir yere sahiptir. Türkiye ölümlü iş kazalarında Avrupa'da ilk sırada yer almaktadır. Ölümcül iş kazalarının bu denli yüksek olmasının nedenleri arasında iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli derecede bilgi sahibi olunmaması, çevresel etkenler ve kazaları önleyici tedbirlere gerekli önemin verilmemesi gibi faktörler yer almaktadır. Yapılan araştırmalar eğitim eksikliğinin iş kazaları ve meslek hastalıklarının gerçekleşmesinde büyük öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği eğitim uygulamaları değerlendirildiğinde, ölümlü iş kazası oranlarının çok düşük olduğu Avrupa ülkelerine göre oldukça geride kaldığı görülmektedir. Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği eğitimi uygulamalarının iyileştirilmesi amacıyla yapılan bu çalışmada, öncelikle iş sağlığı ve güvenliği eğitimine yönelik mevzuat AB Direktifleri çerçevesinde ayrıntılı bir şekilde AB ülkeleri ile karşılaştırmalı olarak ele alınıp incelenmektedir. Ardından Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının Avrupa Birliği Direktiflerine uyum düzeyi değerlendirilmekte ve yaşanan sorunlar tespit edilerek bu sorunların çözümüne yönelik iyileştirme önerileri sunulmaktadır. Anahtar Sözcükler: ĠĢ sağlığı ve güvenliği, Eğitim yükümlülükleri, ÇalıĢan eğitimleri.

Avrupa BirliğiTürkiyeYükümlülük+6
Berrin Gökçek Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

An empirical study for analyzing the demographics of individuals on the dimensions of perceived attractiveness in employer branding

Employer branding is defined as the process of placing an image of being a great place to work in the mind of prospect and current employees and this concept has become popular for the business world in the recent years. A closely related concept to employer branding is the notion of employer attractiveness which is defined as the envisioned benefits that a potential employee sees in working for a specific organization. This study explores the concept of employer branding in the context of the demographics of individuals on the dimensions of perceived attractiveness, in which the demographic variables was identified as age, educational status, work experience and gender. In addition, the concept of generation has been studied under the age variable since it was formed to describe communities born between different year intervals. In this study, while generation X is used to describe the community born between 1961 and 1981, generation Y is used to describe those born between 1982 and 2002. The questionnaire was composed with using the employer attractiveness scale of Berthon, Ewing and Hah (2005) and Arachchige and Robertson (2011). The data was gathered from a mix of 163 junior or senior year undergraduate students, master students, doctoral students and instructors of the department of the business administration in Yeditepe University. The results of this study will be useful for companies seeking to attract potential and current employees which are consists of different demographic communities.

PerceptionDemographic characteristicsWorkers+3
İlker Bilgin
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İş Kanunu' nun 25. maddesine göre işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

İşçinin korunmaya en çok ihtiyaç duyduğu an; iş sözleşmesinin sona erme anıdır. Zira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte işçi; işini, dolayısıyla da kendisi ve bazen de ailesi için tek geçim kaynağı olarak nitelendirilen ücretini kaybetmektedir. Bu noktada, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshi daha da önem kazanmaktadır. Çünkü iş sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle feshedilen işçinin ihbar tazminatına hak kazanması söz konusu bile olmazken çoğu durumda kıdem tazminatı hakkı da doğmamaktadır. Haklı nedenle fesih; taraflardan biri için dürüstlük kuralı gereği sözleşme ilişkisine devamın beklenilemez olduğu durumlarda sözleşmenin sona erdirilmesini sağlamaktadır. Fakat haklı nedenle fesih hakkının kullanılabilmesi için herhangi bir nedenin varlığı yeterli olmamaktadır. Bu bağlamda, haklı neden haklı nedenle feshin hukuki şartını oluşturmaktadır. Kısaca belirtmiş olduğumuz bu nedenlerden ötürü, bu çalışmamızda 4857 sayılı İş Kanunu' nun 25. maddesi çerçevesinde ve Yargıtay Kararları ışığında işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Derhal fesih hakkı, haklı neden, dürüstlük kuralı.

FesihFesih hakkıHaklı neden+5
Çiğdem Menemenli Geniş
Yeditepe University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenin yönetim hakkının sınırları

İşverenin yönetim hakkı, iş hukukuna özgü kaynaklardandır. Bu kaynak işyerindeki ve iş ilişkilerindeki düzeni sağlamaktadır. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve önemli bir hak olan işverenin yönetim hakkı, normlar hiyerarşisi açısından en alt sırada kalmaktadır. İşverenin yönetim hakkı, sınırsız bir hak değildir. Bu nedenle işverenin yönetim hakkının sınırları doğru belirlenmelidir. İş hukukunun gelişmesi ve hiyerarşik olarak üst normların düzenleme kapsamı genişledikçe ve kazuistikleştikçe bu hakkın sınırları daralmış ve netleşmiştir. İşveren, yönetim hakkının sınırlarına uyarak bu hakkı kullanmalıdır. Aksi halde maddi, manevi tazminat, hapis veya adli para cezası ile karşılaşması mümkündür. Çalışmada işverenin yönetim hakkının sınırları, mevzuat altyapısı, pratikteki örnekler ve yargıya taşınmış olaylar ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı, işverenin yönetim hakkının sınırlarının, gelişen teknoloji, sosyal hayattaki değişmeler ve mevzuat değişiklikleri bağlamında değerlendirilerek uygulamaya ve yargıya taşınabilecek yeni sorunlara yeni bir bakış açısı kazandırmaktır.

SınırlandırmaYönetim hakkıÇalışma koşulları+3
Ahmet Burak Beldüz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alt işverenlerin değişmesinin işçilik alacaklarına etkisi ve sonuçları

Günümüzde değişen ekonomik koşullar neticesinde Şirketlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, işverenler arasındaki rekabet, işyerlerinde organizasyon değişikliklerine ve işyerinin tamamının veya bir bölümünün bir başka işverene devredilmesi konusunu gündeme getirmektedir. İşyeri devri halinde kaçınılmaz en önemli konu, İşveren karşısında güçsüz konumda olan işçilerin durumunun ne olacağıdır. Uygulamada sürekli karşılaştığımız bir problem olarak, işbu çalışma ile ele alınmak istenen asıl konu, özellikle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulduğu işyerlerinde, alt işverenlerin asıl işverenle imzaladıkları hizmet sözleşmelerinin veya ihale kapsamındaki hizmet sürelerinin sona ermesi neticesinde, asıl işveren işyerinde çalışan alt işveren işçilerinin, hizmete yeni başlayacak alt işverene devrinin hukuki niteliği, bu işyeri devrinin, değişen alt işveren işçilerinin haklarına etkisi ve sonuçları bakımından değerlendirilmesi ile doktrin görüşleri ve yargı kararları ile sınırlarının çizilmesidir. Nitekim halen uygulamada ve doktrinde söz konusu uygulamanın iş sözleşmesinin devri mi işyeri devri mi olarak değerlendirileceği konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Birbiri ardına değişen alt işverenler nezdindeki işçilerin iş güvencesinin sağlanması ve korunması açısından tespit ve değerlendirmeler önemli olup; her iki müessesenin de farklı hukuki nitelik ve gereklilikler taşıması ve bilhassa işçi karşısında bu farklılıkların önem arz etmesi sebebiyle, konu ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Değişen Alt İşveren, İhaleli İş, İşyerinin Devri

Alacak hakkıAlt işverenDeğişim+7
Zeynep Işın Şener
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile işveren markası arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bir uygulama

Bu çalışmanın temel amacı, işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile işveren markası algısı arasında bir ilişki olduğu hipotezini doğrulamaktır. Bu kapsamda, Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bölümlerinin üçüncü ve dördüncü sınıflarında okuyan öğrenciler çalışmanın ana kütlesini oluşturmuştur. Veriler 869 kişiden oluşan bir örneklemden anket yoluyla toplanmış ve verilerin analizinde frekans, t-testi, ANOVA ve regresyon yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları genel olarak öğrencilerin hem kurumsal sosyal sorumluluk algı düzeylerinin hem de işveren markası algı düzeylerinin yüksek olduğunu göstermiştir. Demografik değişkenlere göre öğrencilerin işveren markası algı düzeyleri arasında bir farklılık olup olmadığı incelenmiş ve yaş, cinsiyet, bölüm, sınıf, iş tecrübesi, mezuniyet sonrası çalışılmak istenen sektör ve ailenin ortalama gelir düzeyi değişkenlerine göre öğrencilerin algı düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin kurumsal sosyal sorumluluk algı düzeylerinin işveren markası algı düzeyleri üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kurumsal sorumlulukKurumsal sosyal sorumlulukMarka+4
Deniz Anbar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eser sözleşmesinde ayıplı ifa nedeniyle iş sahibi ve yüklenicinin karşılıklı sorumlulukları

Günümüz ticari hayatının en önemli hukuksal düzenlemelerinden olan Eser Sözleşmesi (İstisna Akdi), iş sahibi ile yüklenici (müteahhit) arasındaki ilişkileri düzenlemektedir. İş sahibine teslim ederin çeşitli nedenlerden dolayı ayıplı olması, Eser Sözleşmesi kapsamında ele alınan önemli bir konu başlığıdır. Bu tez çalışmasının esas konusu, Eser Sözleşmesi kapsamında, iş sahibi ve yüklenici ayıplı ifa nedeniyle karşılıklı sorumluluklarıdır. İş sahibi ve yüklenicinin karşılıklı sorumlulukları, kapsamlı bir literatür taraması, yargı kararları ve doktrindeki görüş ayrılıkları bağlamında incelenmektedir.

Ayıplı ifaHukuki sorumlulukMüteahhitler+3
Ayşe Hatipoğlu Ünsal
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranan işveren karşısında işçilerin hakları

Bu tez çalışması, iş sağlığı ve güvenliği kavramlarının ülkemizdeki ve dünyadaki gelişimi, sosyal, ekonomik, hukuki, ahlaki yönü ile işçi sağlığı ile işveren yükümlülüklerinin uygulanma şekillerini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Gün geçtikçe gelişen ve tüm toplumun faydalandığı teknoloji, çalışma hayatında meydana getirdiği çeşitli riskler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlemler alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin etkin olarak alınması halinde, iş kazası ve meslek hastalıklarıda alınan önlemler oranında azalacağı açıktır. Bu nedenle işverenin işçileri gözetme borcu kapsamında, yükümlülükleri doğru bir şekilde tespit edilmeli, bu yükümlülüklere aykırı davranması durumunda uygulanacak yaptırımlar da kanunda net bir şekilde belirtilmelidir. Her ne kadar kanun iş sağlığı ve güvenliği bakımından işverene sorumluluklar yüklemiş olsa da, işçide işini yaparken dikkatli ve özenli davranmalı ve işverenin koyduğu kurallara uygun hareket etmelidir. Günümüzde iş sağlığı ve güvenliği istenen konuma gelmemiş olsa da, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Yönetmeliklerin kısaca ilgili mevzuatların yürürlüğe girmesiyle birlikte belli bir düzene kavuşmuştur. Çalışmamızda ilk olarak iş sağlığı ve güvenliği hakkında genel bilgi, iş sağlığı ve güvenliği kavramlarının ortaya çıkışı, ülkemizde ki ve dünyada ki gelişimi, yasalaşma süreci ve ülkemizdeki yasal durum hakkında bilgi verilmiş, ardından işverenin olarak iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülükleri anlatılmış ve son olarak da işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülüklerine aykırı haraket etmesi durumunda işçilerin kanunen başvurabilecekleri hakları anlatılmıştır.

Çalışma haklarıİş güvenliğiİş sağlığı+3
Hakan Sayıntürk
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de işveren kadın deneyimlerinin toplumsal cinsiyet perspektifinden analizi: KAİSDER ve ANGİKAD örneği

Bu tez araştırmasında işveren/girişimci kadınların işlerini yürütme sürecinde, iş, aile, sosyal yaşam alanlarına ve üyesi oldukları örgütlülük yapı içindeki durumlarına toplumsal cinsiyet perspektifinden bakılmıştır. Araştırmanın birinci amacı, işveren/girişimci kadınların, işe başlama ve işi sürdürme sırasında iş, aile, sosyal ve üyesi oldukları örgütlü yapılar ve yaşam alanlarındaki deneyimleri üzerinden yüz yüze oldukları toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini görünür kılmaktır. Araştırmanın ikinci amacı ise, işveren/girişimci kadınların anlatıları üzerinden sağlanan verilerle toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine ilişkin dönüştürücü bir katkı sağlamaktır. Araştırmanın kavramsal ve kuramsal çerçevesini, toplumsal cinsiyet teorik tartışmaları, kadın emeği çalışmaları, kadın emeğine toplumsal cinsiyet yaklaşımları, işveren/girişimci kadın ve toplumsal cinsiyet yaklaşımları, işveren/girişimci kadınlarda mesleki ve sivil toplum örgütlülüklerinin işe yansımaları oluşturmuştur. Kadına dair kadın deneyimleri üzerinden oluşan bilginin görünür kılınması bir araştırmayı feminist kılar ön kabulüyle feminist yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmanın farkı, feminist yöntemle toplumsal değişim ve eşitlik konularına toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında işveren/girişimci kadın deneyimleri üzerinden katkı sağlamayı amaçlamasıdır. Niteliksel analiz yaklaşımı çerçevesinde, derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmış olup, 15 işveren/girişimci kadınla derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Araştırma, işveren/girişimci kadınların iş dünyasındaki var olma deneyimlerini iş ve sosyal yaşamları bağlamında, kendi anlatıları temelinde yansıtmıştır. Bu mülakatlardan toplanan verilerin niteliksel yaklaşım çerçevesinde analizi yapılmıştır. Sosyoekonomik üst gelir grubunda bulunan işveren/girişimci kadınların, bulundukları her düzlemde geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı sorunlar yaşadığı görülmüştür. İşveren/girişimci kadınların toplumsal cinsiyetin normalleştirmiş olduğu kadınlık rolleri olan annelik, eş ve ev içi bakım sorumluluklarını kabullenme biçimleri kadınların toplumsal, siyasal ve ekonomik alandaki konumlarını etkilemektedir. Sonuç olarak kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için, işveren/girişimci kadınlara dair yapılan politika, strateji ve çalışmaların bütüncül olarak toplumsal cinsiyet bakış açısıyla, kadınların özgün konumlarının dikkate alınarak, hazırlanması gereklidir.

FeminizmGirişimcilerGirişimcilik+7
Semra Şahin
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kayıt dışı istihdamın soysal güvenlik sistemimize getirmiş olduğu yükler ve son yıllarda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan işveren teşviklerinin kayıt dışı istihdamı azaltmadaki rolü

Kayıtdışı istihdamın dünyada bir çok ülkenin sosyal güvenlik sistemini tehdit ettiği gibi ülkemiz içinde büyük bir risk oluşturmaktadır. Kayıtdışı istihdamı artıcı nedenlere bakıldığında en önemlilerinden birinin sosyal güvenlik primlerinin yüksek oluşudur. Son yıllarda sosyal güvenlik primlerinin işveren üzerindeki maliyetini azaltmak için kayıtlı çalışan işverenlerin primlerin bir kısmı hazine tarafından ödenmeye başlanmıştır. Kayıtdışı istihdamda çalışanlar incelendiğinde okuma yazma oranının düşük olduğu tarım işçileri, kadın çalışanlar ve çocuk yaşta çalıştırılanların daha fazla olduğu, eğitim seviyesinin yükseldikçe kayıtdışı çalışmanın azaldığı görülmektedir.

Kayıt dışı istihdamSosyal Güvenlik KurumuSosyal güvenlik+5
Mustafa Akgün
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri kuruluşlarında iş kazalarının işveren ve iş güvenliği uzmanı açısından hukuki boyutunun incelenmesi

İnsan gücü yerine makine gücünün kullanılması, maliyetlerin düşürülüp üretimin artırılması, analiz yapma, üretim takibi, güvenlikli ve hızlı üretim, insan kaynaklı hataları en az seviyeye indirme, daha az enerji ve ısı tüketimi kavramlarının tamamı endüstriyi oluşturmaktadır. Endüstri kuruluşlarında çalışanlar çeşitli faktörlere bağlı olarak iş kazasına maruz kalabilmektedir. Kazaların oluşmaması veya minimize edilmesinde işveren ve iş güvenliği biriminde görevli iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına büyük sorumluluklar düşmektedir. İşyerlerinde kazalar meydana geldikten sonra ise İşveren hakkında hukuk süreci başlamaktadır. Bu çalışmada, iş kazalarının İşveren ve İş Güvenliği Uzmanı açısından hukuki boyutunun ortaya konulması, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde İşveren ve İş Güvenliği biriminde görevli uzmanlarının sorumlulukları incelendi ve Yargıtay kararları değerlendirildi. İş kazalarının ilgili mevzuat hükümleri ve hukuk sisteminde nasıl açıklandığı, uygun illiyet bağı, taksir, kast, kusur ve sorumluluk, maddi ve manevi tazminat unsurları gibi ilgili kavramlar ayrıntılı olarak ele alındı. Sonuç olarak, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki taraflar belirlenip bunların hak, yükümlülük ve sorumlukları mevzuat hükümleri çerçevesinde incelendi ve Yargıtay kararları ile örneklenerek değerlendirildi.

Endüstri işletmeleriEndüstri kuruluşlarıYargıtay kararları+5
Taner Bolat
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenlerin şizofreni tanılı bireylerin istihdamına yönelik tutumları: Düzce ili örneği

Bu çalışma, işverenlerin şizofreni tanılı bireylerin istihdamına yönelik tutumlarını incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini Düzce ilindeki 50 ve üzeri çalışanı bulunan fabrikaların işverenleri oluşturdu. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu ve İşyerinde Engelliye Yönelik Tutum Ölçeği (İEYTÖ) aracılığıyla toplandı. Araştırmanın verileri SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 22.0 paket programında analiz edildi. Verilerin analizinde KolmogorovSmirnov, Shapiro-Wilk testleri, student t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi, Mann Whitney U, Kruskal-Wallis ve Ki-kare testleri kullanıldı. Araştırmaya katılan işverenlerin yaş ortalamasının 37.7±8.9 yıl, İşyerinde Engelliye Yönelik Tutum Ölçeği (İEYTÖ)'nin ortalama puanları 3.83±0.43 idi. İşverenlerin yarısının kadın, %90.3'ünün üniversite mezunu olduğu, %66.7'sinin insan kaynakları pozisyonunda, çoğunluğunun tekstil iş kolunda (%26.4), 0-5 yıldır çalıştığı (%55.6) belirlendi. İşverenlerin %9.1'sının herhangi bir engelinin olmadığı, %73.6'sının engelli yakının olmadığı, %81.9'unun engelli personel çalıştırmaya olumlu baktığı, hepsinin engelli personel çalıştırdığı, çalışan engelli personelin çoğunluğunu (%68.1) ortopedik engelli çalışanların oluşturduğu tespit edildi. İşverenlerin %52.8'inin engelli bireylerin istihdamı hakkında olumlu düşünürken, psikiyatrik hastalığı olan bireylerin istihdamı hakkında ise şarta bağlı olarak olumlu düşündüğü (%41.7) görüldü. Psikiyatrik engelli bireylerin istihdam edilmesinde en çok (%43.1) toplum ruh sağlığı hizmetlerinde çalışan personelin işverenler ve İŞKUR (Türkiye İş Kurumu) ile ortaklaşa işbirliği yapması önerildi. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda işverenlerin psikiyatri engelli bireylerin istihdamına olumlu tutum geliştirilmesi ve damgalanmanın azaltılması için eğitim programlarının düzenlenmesi; istihdamın arttırılması için İŞKUR ile daha kapsamlı ve sürdürülebilir çalışmaların yapılması önerildi.

Diş dökülmesiEngelli kişilerHemşirelik+4
Zeliha Ersoy
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yükseköğretim mezunu gençlerde işsizlik sorunu ve işsiz–işveren taraflarına göre nedenleri: Kastamonu ili örneği

Son yıllarda genç işsizliğindeki artış, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorundur. Bu nedenle birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de genç işsizliği çözüme kavuşturulması gereken önemli konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki yükseköğretim mezunu gençlerde işsizlik sorununun boyutlarını vurgulamak ve nedenlerini işsiz-işveren taraflarına göre, Kastamonu ili özelinde ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada önce Türkiye'deki yükseköğretim mezunu gençlerdeki işsizliğin durumu ILO, OECD gibi kurumların verileri yardımı ile ortaya konulmuştur. Daha sonra Türkiye'de genç işsizliğinin nedenlerini ortaya koymak için çalışmanın uygulama alanı olarak seçilen Kastamonu ili işgücü piyasası analiz edilerek, konu ile ilgili alan araştırması yapılmıştır. Bu alan araştırmasında nitel bir araştırma yöntemi olan mülakat yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda konunun tarafları olarak kabul edilen işverenler ya da işveren temsilcileri ile yarı yapılandırılmış mülakat yapılırken, genç işsizlerle ise odak grup görüşmesi yapılmış ve elde edilen sonuçlar özetlenerek yorumlanmıştır. Türkiye'de yükseköğretim mezunu gençlerde yaşanan işsizliğin nedenlerinin bizzat konunun tarafları ile görüşülerek ortaya konulmasının, sorunun çözümünde politika yapıcılara önemli bir rehber olacağı düşünülmektedir.

Ekonomik kalkınmaKastamonuKastamonu+4
Ümmühan Ergin
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects