Mimarlık

117 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Geçmişten günümüze dünyada ve Türkiye'de pnömatik sistemlerin incelenmesi ve değerlendirilmesi

İnsanoğlunun varoluşundan günümüze kadar çağlar boyunca sürekli barınacak bir mekan aramıştır. Doğada kendiliğinden olan yerleri kullanarak başlayan bu çaba ilerleyen süreçlerde yeni yapılar üretme hedefiyle mimari arayışların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Eski çağlarından Endüstri Devrimi'ne kadar geçen süre boyunca doğada kendiliğinden olan barınaklar veya geleneksel malzemelerle inşa edilen ilkel taşıyıcı sistemler kullanılmıştır. Endüstri Devrimi sayesinde insanların ihtiyaçlarına cevap verecek yeni malzemeler, teknik bilgi donanımı, bilim ve teknoloji uygulanabilir hale gelmiştir. Paralel olarak artan nüfusu geniş hacimlerde daha az malzeme kullanarak ekonomik şekilde barındırabilme hedefleri çağdaş taşıyıcı sistemleri doğurmuştur. Mimari açıdan birçok avantaja sahip olan çağdaş taşıyıcı sistemler, Dünya'da ve Türkiye'de çeşitli strüktürler geliştirilerek uygulanmaya başlamıştır. Çağdaş taşıyıcı sistemler; yüzey aktif sistemler, uzay kafes sistemler, kablolu sistemler ve asma-germe (membran) sistemler olmak üzere dört başlık altında incelenmiştir. Asma-germe sistemlerin alt başlığı olan kapalı hacimli membranlar yani pnömatik (şişme) sistemler çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Pnömatik sistemlerin mimaride taşıyıcı, yardımcı yapı elemanı veya kalıp elemanı olarak kullanımının çok sayıda uygulanmış örneği olmasına rağmen Türkiye'de az sayıda örnek ve yazınsal çalışma mevcuttur. Bu durumun tespiti ve incelenmesi amacıyla pnömatik sistemler çalışma konusu olarak seçilmiştir. Tezin giriş bölümünde araştırmanın amacı, yöntemi ve kapsamı hakkında bilgi verilmektedir. Kuramsal temeller ve kaynak araştırması kısmında çağdaş taşıyıcı sistemler ve pnömatik strüktürler hakkında tarihsel süreç içerisinde gelişimleri, yapısal özellikleri ve sınıflandırmaları hakkında bilgi verilmiştir. Materyal ve yöntem bölümünde belirlenen pnömatik (şişme) sistemleri inceleme ölçütleri ve seçilen pnömatik sistemli yapı örnekleri açıklanmıştır. Bulgular bölümünde seçilen pnömatik yapı örnekleri belirlenen parametrelere göre değerlendirilmiştir. Mimaride pnömatik sistemlerin kullanımının sağladığı avantaj ve dezavantajlar irdelenmiştir.

MembranlarMimarlıkPnömatik sistemler+2
Yasemin Bal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'da camiye dönüştürülmüş Orta Bizans Dönemi kilise onarımlarının 19. yüzyıl keşif defterleri üzerinden incelenmesi

İstanbul'daki Bizans Dönemi yapıları üzerinde Osmanlı Dönemi kullanımları, koruma yaklaşımları ve müdahale biçimlerine ilişkin bir çalışmanın yapılmamış olması, çalışmamızın çıkış noktasını teşkil etmiştir. İstanbul'daki bütün Bizans yapılarını kapsayacak bir çalışmanın sadece bir bölümünü oluşturan araştırmamız, camiye dönüştürülmüş Orta Bizans Dönemi kilise yapılarından Başbakanlık Osmanlı Arşivinde keşif defterlerine ulaşılabilenleri kapsamaktadır. Bu kapsamda örnek alınan yapılarda gerçekleştirilen Osmanlı dönemi onarımlarına ilişkin keşif defterleri incelenmiş, yapılar üzerinde elde edilen verilere ilişkin gözlemsel incelemeler yapılmıştır. Tarihi harita ve çizimlerden de yararlanarak mevcut arşiv belgeleri ışığında söz konusu yapılardaki onarımlara ilişkin teknik bilgi, malzeme bilgisi ve koruma yaklaşımları araştırılmıştır. 19. Yüzyılda Osmanlı imparatorluğunda onarım faaliyetlerinde hangi aletlerin kullanıldığı, hangi meslek alanlarından işçilerin çalıştırıldığı ve hangi müdahale şekillerine başvurulduğu gibi bazı bilgiler tespit edilmiştir. Bu kapsamda onarım detaylarına ilişkin ortaya çıkacak her türlü özgün bilgi, mimari ve restorasyon tarihi açısından şüphesiz ki önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı dönemi onarımları, keşif defterleri, camiye dönüştürülmüş kiliseler, Bizans mimarisi, koruma

Bizans mimarisiCamilerKiliseler+7
İsmail Sağdıç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihi yapıların onarımında kullanılacak harçların seçimine yönelik bir öneri

Yüzyıllardır çeşitli nedenlerle birçoğu yıkılmış olsa da halen ayakta kalan pekçok tarihi anıt ve yapıya sahip olan ülkemiz bu konuda açık bir laboratuar gibidir. Bu nedenle tarihi yapıların korunması, onarımı ve güçlendirilmesi, evrensel nitelikteki kültür mirasının korunması bakımından önemlidir. ?Tarihi Yapıların Onarımında Kullanılacak Harçların Seçimine Yönelik Bir Öneri? adlı bu tez çalışmasında, çevresel etkilere dayanıklı, farklı karışımlarda kireç harçlarının önerilmesi hedeflenmiştir. Tezin birinci bölümde; konu ile ilgili çalışmalardan yararlanılarak problem tanımlanmış, çalışmanın amacı, sınırlılığı ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Avrupa'da ve ülkemizde tarihi yapıların korunmasına, onarımına ve güçlendirilmesine yönelik yasal çalışmalara yer verilmiş, özgün malzemenin korunmasına ilişkin yasa maddeleri kısaca açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; tarihi yapılarda kullanılan malzemeler kısaca, çalışmanın konusu olması nedeniyle harçlar ve harçların üretiminde kullanılan malzemeler etraflıca açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; tarihi yapılarda hasara neden olan faktörler sıralanmış, özellikle hasarların harç malzemelere etkisi açıklanmıştır. Beşinci bölümde; tarihi yapılarda kullanılan malzeme özelliklerinin belirlenmesine yönelik yapıda ve laboratuarda uygulanan deneysel çalışmalar açıklanmış, yapılan çalışmalardan örnekler verilmiştir. Altıncı bölümde; bu tez çalışması kapsamında, yapılan deneysel çalışmanın programı, harç üretiminde kullanılan malzemeler, ön deneyler, numune üretimi, kürü, eskitme süreçleri açıklanmıştır. Agrega olarak kum ve tuğla kırığı, bağlayıcı olarak kireç ve silis dumanı, uçucu kül, yüksek fırın cürufu, tuğla tozu gibi puzolanik özelliği olan farklı malzemeler ileiki farklı agrega için iki ana grupta toplam 600 adet lifli ve lifsiz harç numune üretilmiştir. Bu harçların bir grubu bir yıl süre ile laboratuarda saklanmış, diğer kısmı çevresel etkileri temsilen YTÜ Merkez kampusünde atmosfer koşullarında bırakılmıştır. Harç numunelerin diğer bir grubu, donma-havada çözülme, donma-nem kabininde çözülme, sodyum sülfat çözeltisinde ıslanma-havada kuruma, sodyum sülfat çözeltisinde ıslanma-etüvde kuruma, suda ıslanma-havada kuruma, suda ıslanma-etüvde kuruma, olmak üzere altı farklı grupta hızlandırılmış, şiddetlendirilmiş ve ayrıştırılmış eskitme etkilerine maruz bırakılmıştır. Bu etkilerden önce ve sonra tüm numunelerde planlanan deney programına uygun olarak fiziksel ve mekanik kontrol deneyleri yapılmıştır. Yedinci bölümde; altıncı bölümde açıklanan kontrol deneylerinde elde edilen sonuçlar iki farklı agregaya, kalıcılık süreçlerine ve harçların lifli ve lifsiz oluşlarına göre çizelge ve grafiklerle açıklanmıştır. Kireç harcına belirli oranda puzolan malzeme katılması (nemli ortam sağlanması koşulu ile) harçların dayanımını ve dayanıklılığını, lif katılması eğilme dayanımı ve dayanıklılığı artırmıştır. Hava kirliliğini temsil eden sülfat çözeltisi ve sıcaklığın artması en fazla hasara neden olan etken olmuştur. Sekizinci bölümde literatür kapsamında yapılan araştırmalardan da yararlanılarak deneysel çalışmanın irdelemesi yapılmıştır. Buna göre farklı iklim şartları için tarihi yapıların onarımında kullanılabilecek harç karışımları önerilmiştir. Dokuzuncu bölümde ise tez çalışması kapsamında ulaşılan sonuçlar verilmiş, daha sonra benzer çalışmalar için yapılması gerekenler önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Tarihi Yapı, Onarım, Kalıcılık, Horasan Harcı, Kireç Harçları, Puzolanlar

Mimarlık
Dilek Ekşi Akbulut
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarsız mimarlık ve Bingöl, Kiğı, Alagöz Köyü üzerine bir inceleme

Tarihsel süreç içinde, uzmanlasmıs kisiler tarafından olusturulan mimarlıga paralel olarak gelismis olan ?Mimarsız Mimarlık? gelisim ve degisimleriyle incelenmistir. Mimarsız Mimarlık incelenmeden önce; mimari olusumun bir süreklilik baglamında gelistigini vurgulamak adına, geçmisten günümüze mimarinin nasıl sekillendigine deginilmistir. Mimarlık, Dünya'da ve Türkiye'de olmak üzere iki asamada degerlendirilmistir. lk asamada; magara ve saz kulübelerle diger bir ifade anlayısıyla Mimarsız Mimarlık ile baslayan ve kültürel bir süreklilik çerçevesinde varlıgını sürdürüp günümüze ulasan Dünyada Mimarlık yaklasımları incelenmistir. kinci asamada ise; Osmanlı imparatorlugu sonrasında Türkiye Mimarlıgı irdelenmistir. Mimarsız Mimarlık da, Dünya'da ve Türkiye'de olmak üzere iki alt baslıkta ele alınmıstır. Dünya'da Mimarsız Mimarlık çok genis bir konu oldugundan bu bölümde, Mimarsız Mimariyle ilgili terimler ve Mimarsız Mimariye yaklasımlar aktarılmıstır. Türkiye'de Mimarsız Mimarlık ise daha kapsamlı incelenmis; ?Geleneksel? ve ?Günümüz? olmak üzere sınıflandırılmıstır. Geleneksel Mimarsız Mimarlık Ürünleri kapsamında; kültürel bir süreklilik sonucu olusmus, halkın kendi el emegiyle yaptıgı yapılar (vernaküler, yöresel, geleneksel vb. olarak adlandırılan yapılar); Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünleri kapsamında ise; gecekondular, yap-satçı üretim sonucu olusmus apartmanlar ve tip proje yapıları incelenmistir. Ürünlerin özellikleri ve olusum süreçleri anlatılmıs, biçimlerin olusum etkenleri belirlenmistir. Etkenler, dogal ve sosyokültürel çevre etkenleri olarak sınıflandırılmıs, bunların Geleneksel ve Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünlerinin olusumunda etkili olup olmadıgı irdelenmistir. Literatürden elde edilen verilerin sorgulanması amacıyla, Bingöl'ün Kigı ilçesine baglı Alagöz köyünde alan çalısması yapılmıstır. Alanda yer alan Geleneksel ve Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünleri ve olusumlarını belirleyen etkenler karsılastırmalı olarak degerlendirilmistir. Sonuç olarak, Geleneksel Mimarsız Mimarlık Ürünlerinin olusumunda etkili olan dogal ve sosyo-kültürel çevre etkenlerinin Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünlerinin olusumunda çogunlukla etkili olmadıgı belirlenmis, bu sonuç alan çalısmasıyla da dogrulanmıstır. Anahtar Kelimeler: Mimarlık, Mimarsız Mimarlık, Dogal Çevre Etkenleri, Sosyo- Kültürel Çevre Etkenleri, Bingöl-Kigı-Alagöz Köyü.

Geleneksel mimariKonut mimarisiMimarlık
Kader Dağıstanlı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Arkeolojik yerleşimlerin sayısal olarak modellenmesi ve etkileşimli sanal çevrede görselleştirme yöntemleri: "Bodrum Pedasa örneği"

Gelişen ve yenilenen teknoloji, bir çok disiplinde olduğu gibi mimarlık ve arkeolojide de görselleştirme ve sunumun önemini arttırarak, kullanılan tekniklerin ve ortamların, niteliğini ve şeklini değiştirmektedir. Arkeolojik ve tarihi yerleşimlerdeki alan çalışmalarında gelişen teknolojiyle birlikte, mimarların rolü de değişmektedir. Artık mimarlar, her aşamada diğer disiplinlerle karşılıklı iletişim içinde kazıya yön verebilmektedirler. Arkeologlardan ve araştırmalardan elde edilen bilgiler, bilgisayar ortamında gerçekçi simülasyonlara dönüştürülerek, gerçekçi ortamlarda arkeologlara ve ziyaretçilere sunulmakta, böylelikle hem arkeologlar uygulama öncesi kazı deneyimi yaşayarak, yorumlama kabiliyetlerini arttırabilmekte, hem de ziyaretçilere, bölgenin inşa edildiği tarihteki durumu, yaşam koşulları, yaşam kültürü, insanları hakkında gerçekçi sunumları, etkileşimli ve sarmalayan çevrelerde deneyimleyebilme imkanı sağlanabilmektedir. Arkeolojik ve tarihi yerleşimlerle ilgili bu tarz çalışmalar dünya genelinde yaygın olmasına rağmen, ülkemizde çok fazla uygulanmamaktadır. Uygulanan çalışmalar da yurtdışında yapılmış diğer çalışmalarla karşılaştırıldığı zaman, görsellik ve sunum açısından zayıf kalmaktadırlar. Bu tez çalışmasında, araştırmanın amacı, önemi, kapsamı ve yöntemi anlatıldıktan sonra, ilk bölümde arkeoloji ve mimarlık disiplinlerinin kesiştikleri noktalar ve alanlarla ilgili açıklamalar yapılmıştır. Bir sonraki bölümde, sanal mimari oluşturma teknikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılarak, etkileşimli çoklu ortamlarla ilgili bilgi verilmiştir. Bu bölümdeki bilgiler aynı zamanda, gerçek zamanlı etkileşimli bilgisayar modeli oluşturma ve sunumuyla ilgili kapsamlı bir kaynak da oluşturmaktadır. Daha sonra arkeolojik yerleşimlerin dünya genelindeki sayısal çoklu ortamlarda modelleme ve görselleştirme çalışmalarına örnekler verilerek, yöntem, teknik ve süreçler incelenip analiz edilmiş, tablo ve şemalarla karşılaştırmalar yapılarak, projelerin nitelikleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İncelenen örnekler, kapsamları ve tez sonunda anlatılan pilot projeyle kesişimleri baz alınarak seçilmiş örneklerdir. Son olarak incelenen örneklerdeki yöntemler ve teknikler doğrultusunda, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Muğla Üniversitesi ortaklığında, Bodrum Pedasa Arkeolojik Yerleşimi'ndeki Çiftlik Evi'nin çoğul ortamda oluşturma ve sunma projesinin hazırlığında kullanılan yöntem ve teknikliklerle ilgili bilgiler verilerek süreç anlatılmış, araştırmanın niteliği ve önemi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Etkileşim, sanal gerçeklik, canlandırma, benzetim, görselleştirme, arkeoloji ve mimarlık

ArkeolojiMimarlık
Pınar Efe
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlık-bilgisayar etkileşiminde işbirliği kavramı

sbirligi insanoglunun varolusundan bugüne, iletisim varoldukça süregelen bir olgudur. Yasamın her alanında isbirligi aktiviteleri ile karsılasmaktayız. Farklı meslek alanlarında da isbirligine rastlamaktayız ki bu alanlardan en yaygın olanı da mimarlık alanıdır. Mimarlar bir yapıyı tasarlarken kendi baslarına hareket edemezler; gerek kendi disiplinleri gerekse farklı disiplinlerden uzmanlar, insaat mühendisleri, elektrik mühendisleri, makine mühendisleri, jeoloji mühendileri, akustik uzmanlar, malzeme uzmanları gibi, fikir ve bilgi alısverisinde bulunurlar. Bu meslek grupları ile iletisim ve isbirligi neticesinde yeni ürünler en iyi sekilde ortaya çıkmaktadır. nsanlar arası iletisimde iletisim araçlarının gelisimi nasıl büyük bir çag atlanmasını sagladıysa, mimarlık alanında da iletisim araçlarının, teknolojinin gelisimi ile birlikte pek çok yeni imkan ortaya çıkmıstır. Ortak dokümanların paylasımı, tartısmalar, bilgi alısverisi için bu süreçte basrolü bilgisayarlar üstlenmeye baslamıstır. Farklı programların yazılımı, sanal ortamlar ile birlikte teknolojinin ucu açık imkanları dogrultusunda da insanlar arası iletisimde oldugu gibi meslekler arası koordinasyonda da sınırsız imkanlara ulasılmıstır. Bu çalısmada öncelikle isbirligi kavramı tüm yönleriyle ele alınmıstır. sbirligi nedir, kavram olarak diger terimlerden ayrımı, avantaj ve dezavantajları, anahtar elemanları, modelleri ile genis bir bakıs açısıyla degerlendirilmistir. sbirligini genel anlamda inceledikten sonra alt baslıkları olan; tezin esas vurgulamak istedigi mimarlık alanında, mimarlık egitiminde, mimari ofislerde ve diger disiplinlerle mimarlık arasında isbirligi aktiviteleri incelenmistir. Bu iliskilerde ana prensipler, olması gerekenler ve mevcut örnekler karsılastırmalı bir sekilde sunulmustur. Öncelikle genel anlamda mimarlık ve isbirligi degerlendirilmis, sonra mimarlıga ilk adım mimarlık egitiminde bu aktivitelere verilen önem; güncel yurtiçi ve yurtdısı örneklerle vurgulanmıstır. Mimarlık egitiminden bir sonraki asama mimari ofislerde isbirligi açısından durum degerlendirilmesi yapılmıs, günümüz kosullarındaki sistemler isbirligi aktiviteleri dogrultusunda degerlendirilmistir. Son olaraksa isbirligi aktivitelerine en yogun sahne olan disiplinler arası çalısmalarda isbirligi irdelenmis, güncel proje örnekleri karsılastırılmalı olarak ifade edilmistir. Mimarlık alanındaki bu isbirligi aktiviteleri tartısılır ve örneklendirilirken hep mimarlıkbilgisayar etkilesimi gözönünde bulundurulmus, mimarlıkta isbirligi aktivitelerinde bilgisayarın rolü güncel örnek ve saptamalarla somut hale getirilmistir. Tezin sonuç bölümünde ise tüm bu kavramlar dogrultusunda seçilen örnekler üzerinden, karsılastırmalı sonuç ve degerlendirmelere gidilmis, isbirligi-mimarlık ve bilgisayar teknolojisinin gelecekteki durusuna dair öngörüler yeralmıstır. Anahtar Kelimeler: Mimarlık, isbirligi, bilgisayar destekli mimarlık, bilgisayar destekli isbirligi, isbirliksel mimari, isbirliksel mimari tasarım ortamı, disiplinler arası tasarım, disiplinler arası bilgisayar destekli tasarım.

Bilgisayar destekliDisiplinlerarasıMimarlık+1
İlke Barut
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessEN

The intellectual and aesthetic dimensions of displacement in the designs of the architect Zaha Hadid

The current research dealt with the intellectual and aesthetic dimensions of displacement in Zaha Hadid's architectural designs. The first chapter contained the research problem that tried to answer some questions: Does displacement add an aesthetic component to the design when applied? To what extent does the designer, Zaha Hadid, want to reach through her use of displacement applications and mechanisms in her designs? The second chapter dealt with displacement approaches in architectural design, displacement in scientific fields, displacement, and its literary and artistic approaches. The third chapter included the research community, which amounted to 27 design models obtained with document analysis. The descriptive approach was followed in content analysis and 15 samples were analyzed. The fourth chapter aimed to explain the intellectual and formal types of displacement in the architectural designs of Zaha Hadid and furthermore, how to transition and replace the design imagination with the architectural reality while maintaining unity, harmony, and balance. It was concluded that displacement shakes the architectural structure, reveals its structural weakness, and puts it under pressure. It also opens its borders to a new vision, so its structure becomes different and outside the constraints of tradition. It is what distinguished Zaha Hadid's architectural designs through the strangeness of the form and the change of the formal characteristics of the vocabulary. It also concluded that the intellectual and aesthetic dimensions of displacement in architecture constitute a new reading that leads to the selection of a specific conception that may lead to overturning the horizons of the design achievement and changing its strategies.

IntellectualAestheticsHadid, Zaha+6
Ahmed Abdulkareem Mezher Al-mamoorı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Geç Osmanlı - Erken Cumhuriyet dönemi mimarlık pratiğinde bilgi ve yapım teknolojileri değişimi erken betonarme İstanbul örnekleri: 1906-1930

Betonarme yapım teknolojisinin Osmanlı mimarlığına girişinin eğitim, mimarlık ortamı ve yapı uygulamaları konusundaki erken kullanımının yeterince araştırılmamış oluşu,bu tezin çıkış noktası olmuştur. Betonarmenin erken kullanımına ilişkin belgelerin 1906'da başlaması ve 1930'dan sonra sivil mimari'de yoğunlaşması nedeniyle tez, 1906-1930 aralığı ile sınırlandırılmıştır. Bu döneme ilişkin betonarme yapılar, kronolojik sırayla incelenmiş ve İstanbul örnekleriyle ele alınmıştır. Betonarme'nin İstanbul'da resmi ve sivil yapılardaki kullanımı bu tezin içeriğini şekillendirmiştir. Tezin kurgusu, döneme ilişkin yapıların Mimarlık tarihi açısından özgün belgelerle irdelenmesini içerir. Bu yapıların her biri mimari ve statik projeleriyle veya strüktüre ait diğer belge ve fotoğraflarla desteklenen bilgilerle tezde yer alırlar. Betonarmenin yapıya giriş öncesi, yapım teknolojileri, mimarlık ortamı ve değerlendirilen diğer koşullar ise tezde alt başlıklarda yer almıştır.19.yy sonu ve 20.yy başı mimarlık ortamı genel çerçeveleri ile Yapım Teknolojileri, Eğitim ve Betonarmenin Kuramsal Arka Planı alt başlıkları altında değerlendirilmiştir. Osmanlı ve Cumhuriyet mimarlığında erken betonarme örnekler, Gümrük binaları, rıhtım antrepoları ve depoların inşatına ilişkin belgeler, Seyr-ü Sefain binası , İstanbul'daki iskele inşaatlarında ve Evkaf İdaresi tarafından inşa edilen IV.Vakıf Handaki betonarme teknolojisinin varlığı, özgün belge ve kaynaklarla bu bölümde ortaya konmuştur. Cumhuriyet Dönemi betonarme yapıların bildik örnekleri dışında kalan seçilmiş birkaç örnek, yine özgün belgeleriyle tezde yer almıştır. Çeşitli araştırmacılar tarafından tezler ve makalelerde ele alınmış yapılara ilişkin, yapım yılı, inşa eden firma gibi çelişkili bilgiler, birincil kaynaklardan araştırılarak yeniden kategorize edilmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen belgelerin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Geç Osmanlı döneminde başlayan ve Erken Cumhuriyet döneminde yoğunlaşan betonarme yapı stoğunun, hükümet politikaları ile şekillenen bir gelişim gösterdiği ortaya konmuştur. Betonarme yapım teknolojisinin mimarimize sanıldığı gibi 1920'ler değil daha erken bir tarihte II.Meşrutiyet'in hemen öncesinde 1906'da giriş yaparak, yayılmaya başladığı ve bu tarihlerin Avrupa ile eş zamanlı olduğu özgün belgeleriyle bu tezde yer almıştır.Anahtar Sözcükler: Betonarme,simenarme, mimarlık, mimarlık tarihi, betonarme teknolojisi, Osmanlı Mimarlığı, Cumhuriyet Mimarlığı, iskeleler, Gümrük, Vakıf Hanları,Vakıf Apartmanları, Mimar Kemalettin

BetonarmeGümrüklerHanlar+7
Türkan Uzun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de müze yapılarında uygulanmış tip projelerin koleksiyonlar ve coğrafi farklılıklar açısından incelenmesi

Ülkemizde, 1846 yılında Aya İrini'de ilk müzenin kuruluşu ile başlayan müzecilik faaliyetleri, çöküntü halindeki Osmanlı İmparatorluğu döneminde gerekli yatırımların yapılamaması nedeniyle Cumhuriyet Dönemi'ne kadar pek fazla ilerleme gösterememiştir. Yalnızca Osman Hamdi Bey'in kişisel gayretleriyle bazı adımlar atılmış ve ülkemizin ilk müze binası olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri binası inşa edilmiştir. Cumhuriyet Dönemi ile birlikte kültür mirasının korunması konusunda gerekli yasal ve kurumsal oluşum başlatılmıştır. Bu dönemde Türkiye'de pekçok ilde yeni müzeler kurulmuştur. Ancak bunların çoğu küçük müzeler, hatta müze depoları şeklindedir. Cumhuriyet Dönemi'nde başlayan bu yeni yapılanma hareketi, II. Dünya Savaşı'nın ülkenin ekonomik yapısı üzerindeki olumsuz etkileri sonucunda 1940-60 yılları arasında bir duraklama dönemi geçirse de 1960 sonrası yeni bir ivme kazanmıştır. Bu dönemde Türkiye'de çok sayıda yeni müze binası inşa edilmiştir. Yapılan bu müze binalarından bazıları, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlattırılmış olan bir müze projesine göre yapılmıştır. Bu durum önceden planlanmayan bir "tip proje uygulaması" olarak bilinmektedir. Bu tezin amacı, söz konusu müze tip projesinin nerelerde uygulandığını araştırmak ve bu müzelerin tip projeden kaynaklanan olumlu veya olumsuz yönlerini, dünyadaki çağdaş müzecilik anlayışı ışığında irdelemektir. Birinci bölümde "mimarlık" ve "mimari tasarım süreci" kavramları açıklanarak bu kavramlar ışığında mimarlıkta "tip proje" olgusu irdelenmiştir. IIİkinci bölümde, çağdaş müzeciliğin tanımı ve işlevleri ifade edilmiş, dünyada ve Türkiye'de müze binalarının gelişimi incelenmiş ve Türkiye'deki müze tip projesinin nasıl gerçekleştiği, nerelerde uygulandığı açıklanarak bu müzeler hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, tip projeye göre yapılmış müzelerden üç tanesi seçilerek çağdaş müzecilik bağlamında irdelenmiştir. Dördüncü bölümde ise sonuç ve önerilere yer verilmektedir.

MimarlıkMüze binalarıMüze mimarisi+2
Engin Yıldız
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet sonrası Türk mimarlığı ve yabancı mimarların etkileri

Batıya açılma ve batılılaşma çabaları, Cumhuriyet öncesi ve sonrası Türk mimarlığının gelişiminde önemli bir unsurdur. 18.yy.da gerçekleşen Endüstri Devriminin etkisiyle dünya mimarlığında oluşan değişimler, Osmanlı mimarlığını da etkilemiş; geleneksel değerlerden giderek uzaklaştırmıştır. Türkiye'de yaşayan gayrimüslim mimarların egemen olduğu mimarlık ortamı, yüzyılın sonlarında Avrupa'dan getirtilen mimarlarca da paylaşılmaya başlanmış; böylece Türk mimarlığına yabana mimarlar dönemi de başlamıştır. Ancak Avrupa mimarlık biçimlerinin Türk mimarlığına düzensiz bir şekilde girmesi ve 2Ö.yy.ın ballarında Osmanlı Devletinin dağılma sürecine girmesi, Türkçülük düşüncesinin daha baskın gelmesine neden olmuş; dolayısıyla yabancı mimarların Türk mimarlığındaki ilk dönemi uzun sürmemiş ve Ulusal Mimarlık dönemi başlamıştır. Cumhuriyetin ilanı ile, yeni kurulan devletin kendi iç sorunları üzerine eğilmeye başlanmıştır. Bu sorunların mimarlık ile ilgili olanları, yeni devletin örgütlenme gereksinmelerini karşılayacak yönetim yapıları, şehirlerin imar gereksinmesi, devletin yapması gereken hizmet kurumlan binaları, altyapı kuruluşları olarak sıralanmaktadır. Ancak Türklerin daha önceki dönemlerde mimarlık eğitimine gösterdikleri ilginin azlığı, az sayıdaki Türk aydınının 1. Dünya Savaşı'nda kaybedilmesi ve gayrimüslim mimarların ve yapı ustalarının Cumhuriyetin ilanından sonra yurt dışına göçmeleri nedeniyle bu sorunları çözümleyebilecek sayıda mimar bulunmamaktadır. Bir yandan da Ulusal Mimarlık düşüncesi sürmektedir. Ancak I.Ulusal Mimarlık akımı, eski rejimi temsil etmekte, yeni rejimin yani Cumhuriyetin ideolojisjyle bütünleşecek, modern, çağdaş ve yenilikçi bir mimarlığa ihtiyaç duyulmaktadır. Bu dönemin en önemli sorunu olan Ankara'nın imarı sorunu da belirince, olay, Cumhuriyetle birlikte gelen genel batılılaşma eğilimi çerçevesinde çözümlenmeye çalışılmış ve batılı mimarların daveti yoluna gidilmiştir. Ankara'nın iman için Türkiye'ye gelen Clemens Holzmeister'ı, Paul Bonatz, Bruno Taut ve Ernst Egli gibi önemli mimarlar izlemiştir. Türkiye'de eğitim, tasarım ve uygulama alanlarında görev alan batılı mimarîmin, aldıkları eğitim, kendi düşünce sistemleri ve uygulama ilkeleri doğrultusunda Türk mimarlığına hem olumlu hem de olumsuz çok sayıda etkileri olmuştur. Ancak yapıtları günümüzde bile halen kullanılan bu mimarların katkılarını yadsımak imkansızdır.

BatılılaşmaCumhuriyet DönemiMimarlık+2
Aylin Fidan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesi ile ortaya çıkan siber mekan kavramı ve mimarlığa olan etkileri

Son yıllardaki, bilgisayar teknolojilerinin yaygın kullanımı ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler yaşamın her alanında bir değişim ve yeniden şekillenme süreci yaratmaktadır. Bu durumun etkileri özellikle mimarlık alanında oldukça yaygın bir biçimde gözlemlenmektedir. Siber mekan, sanal gerçeklik gibi kavramlar, günümüz mimari anlayışının değişime uğramasına yol açmakta ve bunun paralelinde mimarlara tasarım dünyasında yeni ufuklar açmaktadır. Bu araştırmanın amacı, siber mimarlık kavramını açıklamak, etkilediği alanları, oluşumundaki esin kaynaklarım ve çeşitli uygulamalarını incelemektir. Çalışmanın ilk aşamasında siber mekan kavramının oluşması ile ilgili temel kavramlar anlatılmaktadır. Siber uzay düşüncesinin etkilediği bir alan olan mimarlıkla ilişkisi, sınırların kalktığı ve şehir kavramının da değişime uğradığı siber şehirler de gene bu bölümün içinde incelenmeye çalışılmıştır. İkinci aşamada, siber mekan anlayışının ortaya çıkmasında rol oynayan ve bunlara ilham verip rehberlik eden birtakım unsurlardan sözedilmiştir. Üçüncü aşama, siber mekanların oluşturulmasında ihtiyaç duyulan birtakım araçlardan bahsedilmektedir. Zamandan, paradan tasarruf sağlamaya olanak veren bu araçlar ile, mimarın üç boyutlu düşünme ve hayata geçirme süreçleri de sunulan sınırsız olanaklarla değişime uğramıştır. Dördüncü aşama, siber mekan kavramının etkilediği ve başkalaşıma uğrattığı bir takım uygulama alanlarını içerir. Başta mimarlık olmak üzere, eğitim, oyun, sinema, tıp gibi bilim ve sanat dallan siber düşünce ile değişimlere uğramaktadır. Beşinci aşama, fiziksel ortamdaki mimari bilincin (konsept, tasarım, inşaat, bakım vb.), siber mekanlardaki projelere adaptasyonunu anlatmaktadır. İlk konseptlerden mekanın oluşumuna kadar geçen süreç, tipik fiziksel mekan tasarlama süreçlerine büyük benzerlikler göstermektedir. Altıncı ve son aşama ise, siber mimarlık anlayışı ile gerçekleştirilen birtakım projeleri içermektedir. Siber projelerin bir kısmı sadece dijital ortamlarda gerçekleştirilmişken, bazı fiziksel ortamlarda gerçekleştirilen projelere de büyük etkileri olmuştur. Anahtar kelimeler: Bilgisayar, teknoloji, siber mekan, mimarlık, sanal gerçeklik.

Bilgisayar teknolojisiMimarlıkSanal gerçeklik+1
Bülent Kaptanoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem sonrası geçici barınmada dönüştürülebilir parkların kullanılması

Geçmişten günümüze kadar tekrarlayan depremlerden etkilenen ve birçok alanı aktif faylar üzerinde yer alan Türkiye, deprem esnasında doğal ve insani hatalardan kaynaklanan nedenlerden can ve mal kayıpları yaşamıştır. Deprem sonrasında barınma ve güvenliklerini sağlamak için kişiler içgüdüsel olarak kamusal açık ve yeşil alanlara gitmiş, bu alanları toplanma ve barınma alanı olarak kullanmışlardır. Olası bir deprem durumunda açık ve yeşil alanların güvenlik, toplanma, barınma, acil yardım vb. açılardan ihtiyaca cevap verecek nitelikte olması gerekmektedir. Bu çalışmada deprem riski taşıyan şehirlerden biri olan Çankırı için olası bir deprem sonrasında toplanma ve geçici barınmaya imkan verebilecek 'Dönüştürülebilir deprem parkı' deprem öncesinde rekreasyon parkı olarak, deprem sonrasında afet parkı olarak kullanılabilecek park tasarlanması için önerilerde bulunulmuş ve örnek bir proje tasarlanmıştır.

DepremGeçici barınma merkeziMimarlık+2
Rumeysa Melan Mülayim
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelerin mimari malzeme teknolojisine etkileri

Bu araştırmanın amacı, bilgisayar teknolojisindeki gelişmelerin, ortaya çıkan mimari üründe ifadesini bulan malzeme kavramına etkilerini incelemektir. Mimari düşüncenin ifadesi olarak fiziksel malzemenin gelişimi ve değişimi incelenmiş, değişim ve gelişimi etkileyen faktörler belirlenmiştir. Bilgisayar teknolojisinin malzemeye olan etkileri, ortaya çıkan yeni mimari kavramlar araştırılmıştır. Sanal mimarlık kavramının malzemeyi nasıl etkilemiş olduğu üzerinde durulmuştur. Malzeme kavramı, malzemenin gelişimi ve değişimi, uygulanmış ya da uygulanması planlanan proje örnekleri incelenerek irdelenmiştir. Ayrıca malzeme kavramının hangi noktaya gelmekte olduğu ve günümüzdeki durumunun ne olduğunun incelenmesi amaçlanmıştır. Malzemesizlikle ilgili olarak son zamanlarda farklı anlayışlarla ilişki kuran 'demateryalizasyon', 'immateryalite' ilgi çekici kavramlar haline gelmiştir. Özünde bilgi akımına dayanan ve üretimin maddesizleştiği 'bilgi çağı' ise materyal ve imge sağlamakta cömert davranmamaktadır. Mimarların, bilgi akışlarını mekanlaştırma girişimleri ise malzeme kavramına getirilen yeniliktir. Yani bilgiyi malzeme olarak kullanmak cesur ve şaşırtıcı bir gündemdir. Elektronik medya da yapının strüktürü ile işbirliğine girmektedir. Anahtar Kelimeler : Bilgisayar teknolojisi, mimari malzeme, sanal mimarlık, bilgi akışı, elektronik medya. vııı

Bilgisayar teknolojisiMimari malzemeMimarlık+1
Erten Başbuğ
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarinin biçimlenmesinde kültürel faktörler: Türkiye ölçeğinde kültürel değişimlerin eğitim binalarına yansıması örneğinde

Bu araştırma, günlük hayatta çok sık kullanılan 'kültür' kavramının ve mimari ile ilişkilerinin incelenip ; kültürel değişimlerin eğitim binalarına yansımasının ortaya konulması çalışmasıdır. Öncelikle kültür kavramının tanımları, özellikleri, çeşitleri, sınıflandırılması ve kültürel süreçler incelenip, bunların mimariye yansımaları araştırılmıştır. Kültür-mimarlık ilişkisi kurulmaya çalışılmıştır. Kültür- mimarlık çalışmalarının hangi yönlerden ele alındığı ortaya konulmuştur. En genel bakış açısıyla iki şekilde incelendiği sonucuna varılmıştır. Bunlardan birincisi kültürün farklılaşmasıdır. Aynı ihtiyaçların karşılanma şekillerinin mekana yansımalarının kültürlere göre farklılaşmalarının incelendiği karşılaştırmalı bir çalışmadır. İkincisi ise kültürel değişimlerin mimariye yansımasıdır. Toplumda değişen sosyo-kültürel etkenler sonucunda bina ihtiyaçları değişmektedir. Bu çalışmada değişim eğitim binaları çerçevesinde incelenmiştir. Egemen kültürün ürünü olan eğitim binalarından toplumun değişen ihtiyaçlarının ne şekilde belirlendiği ortaya konmuştur. Devletin belirlediği tip okul projeleri ve özel okul projeleri incelenmiştir. Farklı planlamaların sebepleri, değişen sosyo kültürel faktörler bağlammda 1923 'den günümüze kadar olan dönemde incelenmeye çalışılmıştır. Değişimin ek yapılan devlet okullarına ve yeni yapılan devlet okulları ile ek yapılan özel okullara ve yeni yapılan özel okullara yansıması incelenmiştir. İhtiyaç programlarının mekana yansımasıyla, 'değişenler ve değişmeyenler' ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise şu düşünce öne çıkmaktadır: İster egemen kültür, isterse toplum şekillendirsin tüm mimarlık insanın elinden çıkmıştır. İnsanlar binaları, binalar da insanları şekillendirmektedir. Karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. Mimarlar kültürün değişmesini ve farklılaşmasını gözardı etmeden insanları da doğru şekillendirecek binalar tasarlamalıdır. İlköğretim binaları bunların en önemlileridir. Geleceği şekillendirecek olan bugünün çocuklarının zamanlarının büyük kısmını geçirdikleri eğitim mekanları hızlı bir değişim ve gelişim içindedir. Eğitim yapılarının kullanıcının gereksinimlerine yeterli olması için bu değişim ve gelişimlerin tasarımcılar tarafından iyi incelenmesi gerekmektedir.Anahtar kelimeler: Kültürel değişim, eğitim binaları

KültürMimarlıkOkul binaları+1
Pınar Acar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Ofis mobilyaları ve ofis mobilyalarının tasarımını etkileyen ergonomi faktörünün incelenmesi, Adana'da bir banka örneği

Bu çalışmada, bankaların tanımı, tarihsel gelişimi, banka mobilyalarının tanımı, tarihsel gelişimi ile ergonominin tanımı, tarihi, insan-araç ve insan-mobilya sistemi içerisindeki ergonomi faktörü ele alınmıştır. Bankalarda çalışanların verimliliğini etkileyen mobilyaların ve araçların ergonomik olarak nasıl olması gerektiği üzerinde durulmuştur. Çalışmanın uygulamasına örnek olarak Adana'da yer alan Halkbank Adana Ticari Şube binası seçilmiştir. Bankanın iç mekân bölümleri ve bankada kullanılan mobilyalarının ergonomik olup olmadığı incelenmiştir. Bankada çalışanlar ve mobilyaların kullanımı hakkında anket çalışması yapılmıştır. Bu anket sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, banka mobilyalarının tasarımını etkileyen ergonomi faktörü kriterleri doğrultusunda ergonomik mobilya tasarımına veri olacak öneriler sunulmuştur.

Mimari tasarımMimarlıkMobilya tasarımı+1
Ansu Yetiz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm projelerinin coğrafi bilgi sistemi (CBS) ile incelenmesi (Kırıkkale/merkez örneği)

Bu tez çalışmada, Kırıkkale il merkezinde yapılan kentsel dönüşüm projelerinin Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ile incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 3 aşamada yapılmıştır. İlk aşamada, Kırıkkale merkez sınırları içerisinde bulunan riskli yapıların bilgileri ve verileri ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilmiştir. İkinci aşamada, elde edilen bilgiler ışığında merkez ilçede riskli yapıların en fazla olduğu mahalle belirlenmiş ve mahalle hakkında veriler toplanmıştır. Üçüncü aşamada, mahallenin uydu görüntüleri ve CBS kullanılarak haritalama işlemi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, riskli yapı sayısı en yüksek olan mahallenin Çalılıöz mahallesi olduğu görülmüştür. Kentsel dönüşüm sonrasında mahallenin yapı ve nüfus yoğunluğunun arttığı, bu durumun sosyal donatı yetersizliğine neden olduğu görülmüştür.

Coğrafi bilgi sistemleriHarita mühendisliğiKentsel dönüşüm+1
Volkan Gönen
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir/Kaman'da uygulanan kentsel dönüşüm projesinin yapı bağlamında irdelenmesi ve coğrafi bilgi sistemi (CBS) ile analizi

Bu tez çalışmasında, Kırşehir ili Kaman ilçesinde yapılan kentsel dönüşüm uygulamasının yapı bağlamında irdelenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ile analiz edilmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda, kentsel dönüşüm uygulaması alanına ait tüm veriler temin edilmiştir. CBS yöntemi kullanılarak yıl bazında değerlendirme yapılmıştır. 6306 sayılı kanun "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi" kapsamında yapılan bu dönüşümün kentin sosyal, kültürel ve ekonomik özellikleri bağlamında ilçe üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın başlıca amacı, afet riski taşıyan yapıların coğrafi konumları ve öznitelik verilerinin birlikte değerlendirilmesidir. Çalışmada, kentsel dönüşüm uygulama alanı içerisindeki yapılar ve nitelikleri detaylı bir şekilde irdelenmiştir. Kentsel dönüşüm sonrası yapılan yapılar yerinde incelenmiş ve belgelenmiştir. Çalışmada sonuç olarak, kentsel dönüşüm uygulama alanı içerisinde bulunan eğitim yapıları, ibadethane, banka, sanat merkezi gibi farklı nitelikte çok sayıda yapının yıkıldığı tespit edilmiştir. Yıkılan bu yapıların yerine sadece konut ve işyeri yapıldığı görülmüştür. Sağlık, eğitim, sanat merkezi gibi sosyal ve kültürel donatıların kaldırılıp yerine sadece konut ve işyeri yapılması sosyal ve kültürel donatı ihtiyacını doğurduğu anlaşılmıştır. Kentsel dönüşüm uygulama alanı içerisindeki tek katlı, iki ya da üç katlı yapıların yıkılıp yerine zemin+6 kattan oluşan blok formunda yapılar yapılmıştır. Uzaktan algılama yöntemi ile alınan uydu görüntülerinde, zaman içerisinde, Kaman ilçesi ve kentsel dönüşüm alanı çevresinde yapı yoğunluğunun arttığı görülmüştür. İlçenin eski yüzünün yenilenmesi açısından kentsel dönüşüm uygulamalarının devam etmesi önerilmiştir.

Coğrafi bilgi sistemleriHarita mühendisliğiKentsel dönüşüm+1
Beyza Gönen
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihi yapılarda yapay zeka destekli hasar tespiti için bir model önerisi

Günümüzde teknolojideki ilerlemelerle birlikte birçok alanda yeni ürünler üretilerek yeni yöntemler geliştirilmiştir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte geliştirilen yapay zeka teknolojisi de günümüzde farklı disiplinlerde çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Geniş uygulama alanına sahip olan yapay zeka teknolojisinin mimarlık ve mimari restorasyon alanında kullanımı kısıtlıdır. Bu çalışma kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan tarihi yapıların restorasyon sürecinde, yapay zeka teknolojilerinin kullanım olanakları ve bu teknolojilerin sağlayacağı katkıları üzerine odaklanmaktadır. Araştırmanın amacı, tarihi yapılardaki bozulmaların daha hızlı ve doğru tespitini yapmak üzere yapay zeka destekli hasar tespit modelinin geliştirilmesidir. Araştırma yapıda meydana gelen hasarların doğru teşhis edilmesini ve buna bağlı olarak alınacak müdahale kararlarının daha doğru alınmasına olanak sağlamaktadır. Araştırmanın kapsamını, Gaziantep tarihi kent merkezinde bulunan geleneksel Gaziantep evleri oluşturmaktadır. Bu yapıların konum, plan, cephe, malzeme ve üst örtü sistemleri ayrıntıda incelenmektedir. Araştırmanın temel materyalleri, bu evlere ait tescil fişleri, eski haritalar, eski fotoğraflar, rölöve çalışmaları ve raporlarından meydana gelmektedir. Bununla birlikte saha araştırmasında elde edilen bulgulara dayandırılmaktadır. Bu materyaller geleneksel Gaziantep evlerinin daha iyi anlaşılması ve korunması için önem taşımaktadır. Araştırmada geleneksel Gaziantep evlerinin mevcut durumları, rölöve çalışmaları ile ayrıntılı bir şekilde tespit edilerek cephelerde görülen bozulma türleri haritalama yöntemi kullanılarak belgelenmiştir. Araştırma sonucunda, oldukça büyük kaynak ve zaman gerektiren geleneksel yöntemlerle oluşturulan bozulma haritalarının, yapay zeka destekli geliştirilen hasar tespit modeli ile daha hızlı ve doğru biçimde yapılabildiği görülmüştür. Geliştirilen model tarihi yapıların cephelerinde görülen bozulma türlerini tespit ederek bozulma haritalarının üretilmesine olanak sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, Kültürel Süreklilik, Yapay Zeka, Tahribatsız İnceleme, Koruma

MimarlıkRestorasyon
Meltem Ararat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Yahudi Mahallesi Birlik Sokak ta bulunan Ankara Sinagogu ile Albukrek ve Araf konutlarının 19.yy Osmanlı batılılaşması bağlamında incelenmesi

Avrupa?da 18. yüzyılın sonunda Sanayi Devrimi ile başlayan reformist hareketler, farklı etnik kökenlere sahip toplulukların yönetici halkla eşit haklara sahip olması ile sonuçlanmıştır. Aynı dönemde Avrupa?ya denk bir gelişimin gözlenemediği Osmanlı Devleti?nde ise; Batı?nın baskısından çok devletin kendi iç dinamiklerinin zorunlu kıldığı, geleneğin yanında batılı modellerin tercih edildiğiBatılılaşma olgusu ortaya çıkmıştır. Pazar arayışında olan Avrupa?nın gerileyen Osmanlı?nın iç işlerine karışabilmek için öne sürdüğü eşitlik ilkesi, yayınlanan fermanlar ile uygulanmaya başlamış ve zaten Millet Sistemi ile özerk olarak yaşayan azınlık gruplar Müslümanlar ile eş haklara sahip olmuştur. Bu bağlamda 19. yüzyıl, Avrupa ve Osmanlı?da azınlık olarak yaşayan Yahudilerin, kazandıkları hakları mimari alanda da ifade edebilecekleri önemli bir dönem olmuştur. Çalışmanın amacı, Batılılaşma olgusu ile değişen sosyo-ekonomik, kültürel ve demografik verilerin mekana olan yansımalarının, 19. yüzyılda yapılan Ankara Sinagogu ile karşısındaki Araf ve Albukrek konutları üzerinden okumaları yapılarak, Ankara?da yaşayan Yahudi Cemaatinin Osmanlı Batılılaşması veya Batılı etkenlere karşı nerede konumlandığının tespit edilmesi olmuştur. Bu bağlamda çalışma kapsamında, tarihsel bir süreklilik içerisinde tanımlanan Yahudi Kimliği ile sınıflandırılan Yahudi Mimarlığının oluşturduğu genel çerçevede Ankara Sinagogu ve karşısındaki konutlar, Osmanlı ve Batı?daki örnekler ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Tez çalışmasında sonuç olarak, 19. yüzyıl sonunda Ankara?da yaşayan Yahudi cemaatine ait mimari eserlerde, kentle kurulan ilişki, cephe düzeni ve bezeme özellikleriyle batı etkisinin; koruduğu mekânsal nitelikler ve mekân örgütlenmesi ile gelenekçi bir tutumun varlığı tespit edilmiştir. Ankara Yahudilerinin bu tutumu, hızla Batılılaşan diğer gayrimüslim toplulukların tavrından farklılaşmakta ve Osmanlı?nın daha çok Müslüman tebaası için geçerli olan ihtiyatlı batılılaşma olgusuna yakın bir duruş sergilediğine işaret etmektedir.

19. yüzyılBatılılaşmaKonut mimarisi+5
Bengi Su Ertürkmen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlık eğitiminde artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı mimarlık eğitiminde artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına olan etkisini incelemektir. Bu amaçla Mimarlık Tarihi dersi için "İslam öncesi Asya'da Türk mimarlığı, Uygur, Karahanlı, Gazneli ve Büyük Selçuklu mimarlığıyla Anadolu Türk mimarisinin kaynakları" ders içeriklerine yönelik artırılmış gerçeklik uygulaması tasarlanmıştır. Tasarlanan artırılırmış gerçeklik uygulaması ile öğrencilerin akademik başarılarına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışmada hem nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntemlerden sıralı açıklayıcı tasarım tercih edilmiştir. Nicel kısımda zayıf deneysel desenlerden tek gruplu ön test son test modeli, nitel bölümünde ise yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Fırat Üniversitesi mimarlık öğrencileri (45 öğrenci) oluşturmaktadır. Çalışma grubuna 8 haftalık süreç içerisinde klasik öğrenim tekniklerinin yanında artırılmış gerçeklik uygulamaları kullanılmıştır. Süreç başında ve sonunda başarı testi ve tutum ölçeği ön test-son test şeklinde çalışma grubuna uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26. istatistik programında çözümlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler normal dağılım gösterdiğinden bağımlı gruplar t-testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda öğrencilerin başarı testi ve tutum ölçeği ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlarla artırılmış gerçeklik uygulamalarının mimarlık eğitiminde akademik başarı ve öğrenci tutumlarını artırdığı belirlenmiştir.

Artırılmış gerçeklikBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli mühendislik+4
Ali Sercan Yaratan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas merkez Hubuyar Korucu Konağı restorasyon projesi önerisi

Bu tez çalışmasında Sivas İli'nde yer alan ve Osmanlı geç dönemi diye tabir edilen, Osmanlı Devleti'nin her alanda batılılaşma sürecine girdiği dönemde inşa edilen ve dönem özelliklerini yansıtan Hubuyar KORUCU Konağı konu edilmektedir. Konağın günümüzdeki durumunun incelenmesi, özgün halinin ortaya çıkarılması, restorasyonu, korunmasına yönelik önerilerin geliştirilmesi ve bu çalışmanın yapılacak benzer çalışmalar için örnek teşkil etmesi tezin temel amacıdır. Bu kapsamda Sivas İli'nde bulunan geleneksel konutların karşılaştırmalı çalışması ve tarih araştırmaları yapılmış, Hubuyar KORUCU Konağı'nın özgün hali tespit edilmiştir. Elde edilen veriler ve Sivas'ın ihtiyaçları esas alınarak değerlendirme yapılmış, konağa uygun işlev önerisi getirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Sivas İli Konut Tipolojisi ortaya çıkarılmış ve Hubuyar KORUCU Konağı'na yönelik rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri elde edilmiş olacaktır. Bu sayede konağın gelecek kuşaklara aktarılması yönünde ilk önemli adım atılmış olacaktır.

Geleneksel konutKorumaMimarlık+1
Dilara Tokmak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel mekân olarak meydanların mekânsal kalitesinin ölçülmesine yönelik bir araştırma: Malatya Yeni Cami meydanı

Son yıllarda mimarlık ve şehircilik pratiklerindeki değişimler, bilimsel araştırmalar, yeni şehircilik modelleri ile beraber kentlerdeki yaşanabilirlik düzeyi, yaşam standartlarının yükseltilmesi ve kentsel mekân kalitesinin artırılmasına dair önemli ölçüde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalardan birisi kentsel mekânın bir parçası olan meydanlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Meydanlar günlük yaşamın geçtiği, sosyal ve toplumsal ilişkilerin geliştiği, insanlar arasındaki iletişimin arttığı, kentsel odağın oluştuğu mekânlardır. Meydanların fiziki ve sosyal özellikleri kullanıcıların yaşam kalitesini etkilemekte ve bu yönüyle kalite kavramını öne çıkarmaktadır. Bu çalışmaya konu olan Yeni Cami Meydanı özellikleri itibariyle, Malatya kent merkezini kamusal hafızada tanımlayan bir mekân, toplu taşımanın dağıldığı bir odak, kullanıcı-mekân etkileşiminin en yoğun olduğu bir yer, işlevsel olarak etkinliklerin yapıldığı bir alan, ölçeği ve konumu itibariyle kent merkezi olarak tarif edilmektedir. Yeni Cami Meydanı'nın ürettiği fiziksel, sosyal, psikolojik etkilerden referans alarak kentte yaşayan insanlar tarafından yoğun olarak kullanıldığı ve çokça tercih edildiği gözlemlenmiş fakat alanın kendisine dair mekânsal anlamda kalite ölçümü yapılmamıştır. Buradan hareketle meydanın tarihi, konumu, fiziksel ve işlevsel özellikleri araştırılmış, meydan içinde gözlem ve görüşmeler yapılmıştır. İnceoğlu'nun (2007) mekânsal kalitenin ölçülmesi konusunda önerdiği ''işlevsel, estetik, yapım ve bakım hizmet kalitesi parametreleri uygulanarak anket çalışması yapılmış SPSS 25 programında sonuçlar elde edilmiştir. Elde edilen veriler ve anketten çıkan sonuçlar ile birlikte yorumlanarak meydanın kalitesi ölçülmüş, güçlü ya da eksik yönleri ortaya konulmuş ve eksik kalan yönleri üzerinden yeni öneriler getirilmiştir.

Mimarlık
Okan Karakaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mimari tasarımda peyzaj temaları üzerine bir araştırma

20. Yüzyılda önemini kaybeden peyzaj, yatay düzlemde bir güzel sanatlar objesi olarak algılanırken daha aktif ve etkili bir tasarım girdisi haline gelmiştir. Şehirlerin değişen doğasından ortaya çıkarak farklılaşması, ?peyzaj?, ?mimarlık?, kent planlama? pratiklerinin gözden geçirilmesini sağlamıştır. Bu kapsamda, mimarlık ve kentsel planlama anlayışı, 21.Yüzyılda çok-disiplinli bir kavram olarak mimarlık, şehir planlaması ve peyzaj üzerinde oluşur. Bu ihtiyaçtan doğan pratikler kentleşme sürecini açıklayan yeni teorilerin önemine işaret etmiştir ve tasarım objelerine salt mimarlık veya kent tasarımından daha geniş alanla bakılmasını sağlamıştır. Bu teoriler asıl ortaya çıkış yerleri olan akademik ortamlarda tartışılırken, yeni konular olarak eğitim programlarına ve uzmanlık alanlarına eklenmiştir.

Kentsel tasarımMimarlık
Özge Duran Akansel
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sivrihisar ibrahim bulgurcu evi restorasyon önerisi

Bu tez çalışmasında Eskişehir, Sivrihisar ilçesinde bulunan geleneksel evlerden İbrahim Bulgurcu Evi konu edilmektedir. Çalışmanın ana amacı İbrahim Bulgurcu Evi'nin tarihi ve estetik değerleri ile korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik restorasyon önerisinin hazırlanmasıdır. Çalışma kapsamında ilk olarak İbrahim Bulgurcu Evi'nin rölövesi hazırlanarak belgelemesi yapılmış, yapının mevcut durumu, geçirmiş olduğu değişiklikler ile deformasyonlar analiz çalışması ve arşiv çalışmaları ile birlikte saptanmıştır. Bu çalışmayı takip eden evrede yapıya ait özgün durumu gösteren bir restitüsyon projesi hazırlanmıştır. Son olarak elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile fiziksel onarım kriterleri belirlenmiş olup İbrahim Bulgurcu Evi için çağdaş standartlara uygun olarak yeniden konut olarak kullanımı öngören bir restorasyon önerisi hazırlanmıştır.

Mimarlık
Otgonbaatar Demberel
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00

Related subjects