Anlam bilim

Bu konu başlığı altında 127 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

15-17 yaş çocuklar ve 18 yaş üstü yetişkinlerin semantik ve eylem akıcılık becerilerinin incelenmesi

Semantik ve eylem akıcılığını barındıran sözel akıcılık ölçümleri nöropsikologlar ve dil ve konuşma terapistleri tarafından nöropsikolojik değerlendirmede sıkça kullanılmaktadır. Her iki akıcılık türü, bir kategori (isim ya da eylem) üzerinden belirli sözel ipuçlarının sunulması sonrasında kişinin kısıtlı bir zaman diliminde ürettiği sözcükler aracılığıyla ölçülmektedir. Bu çalışmada semantik akıcılık ölçümü için "Kahvaltılıklar, Tanınmış Kişiler, Yemekler, İçecekler, Ev Eşyaları" kategorileri ve eylem akıcılığı için "İnsanlar ne yapar?" bağlamında 1.5 dakika boyunca üretilen eylemler değerlendirilmiştir. Ayrıca, demografik (eğitim, yaş ve cinsiyet) ve süre (ilk, orta ve son 30 saniye) değişkenlerinin ölçümler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Elde edilen veriler betimsel ve karşılaştırmalı istatistiksel yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada Türkçe konuşan ve yaşları 15-81 arasında değişen 150 katılımcı yer almıştır. Katılımcılar beş yaş (15-17, 18-29, 30-44, 45-59, 60 ve üstü) ve dört eğitim (Lise öğrencileri, 1-8 yıl, 9-11 yıl, 12 yıl ve üstü) grubuna ayrılmıştır. Ölçümler sonucu elde edilen ortalamaların yaş grupları arasında en yüksek 15-17, en düşük ise 60 yaş ve üstü gruptan elde edildiği gözlenmiştir. Eğitim değişkeninde, 1-8 yıl eğitim grubundaki katılımcılardan en düşük, 12 yıl ve üstü grubundan ise en yüksek ortalama sözcük sayılarının elde edildiği görülmüştür. Cinsiyet değişkeninde, kadın katılımcıların "Kahvaltılıklar ve Yemekler" kategorilerinde anlamlı olarak daha fazla ortalama sözcük ürettiği saptanmıştır. Süre dilimlerinde ise, ilk süre diliminde üretilen ortalama sözcük sayıları diğer dilimde üretilenlerden daha yüksek olmakla beraber, sonraki süre dilimlerinde bu değerlerin anlamlı olarak azaldığı tespit edilmiştir. Son olarak, kategoriler arasındaki üretim farklılıkları incelenmiş ve her bir kategoride üretilen sözcüklerin toplam ve ilk beş sıradaki üretim sıklığı hesaplanmıştır.

Anlam bilimDemografiErgenler+3
Şevket Özdemir
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin dörtgenler bağlamında matematik dili kullanımları: Sentaks ve semantik bileşenler

Bu araştırmanın genel amacı sekizinci sınıf öğrencilerinin dörtgenler bağlamında matematik dili kullanımlarını sentaks ve semantik bileşenleri açısından incelemektir. Bu amaçla araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması 2014-2015 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki bir ortaokulda sekizinci sınıfa devam etmekte olan sekiz öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda veriler klinik görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşmeler video ile kayıt altına alınmış, ayrıca klinik görüşmelerdeki öğrenci etkinlik yaprakları da veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi "verilerin işlenmesi", "verinin görsel hale getirilmesi" ve "sonuç çıkarma ve teyit etme" basamakları dikkate alınarak yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, başarı düzeyleri ve cinsiyet ayırt etmeksizin öğrencilerin dörtgenlere ilişkin kullandıkları matematik dilinde eksikliklerinin ve yanılgılarının olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin, dörtgenlere ilişkin tanımlama yapabildikleri ancak köşegen kavramını gözardı ettikleri için dörtgenlerin özelliklerini eksik ifade ettikleri görülmüştür. Öğrencilerin, tanım ve özellik arasındaki ayrımı yapamadıkları, ilgili dörtgeni tanımlayan özellikler sembolik ifadeler aracılığıyla verildiğinde dörtgeni belirleyebildikleri ancak kapsayıcı tanımlar doğrultusunda dörtgenin ait olduğu sınıfı belirleyemedikleri tespit edilmiştir. Bu nedenle de dörtgeni tanımlayan sembolik ifadelere dayalı olarak dörtgenler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi düşünememişlerdir. Dörtgenlere ilişkin verilen sözel kapsayıcı tanımlara dayalı olarak ise öğrencilerin ilgili dörtgen sınıfını belirleyebildikleri dolayısıyla dörtgenler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi düşünebildikleri, dörtgenlerin tanımlamalarına ait sözel ifadeleri sembolik ifadelere göre semantik açıdan daha iyi algıladıkları saptanmıştır. Matematik dilinin kullanımı açısından ise öğrencilerin yaş grubu itibariyle van Hiele geometrik düşünme düzeyinden Düzey 2'nin özelliklerini göstermeleri gerekirken Düzey 0 ve Düzey 1'in özelliklerini gösterdikleri de gözlemlenmiştir. Anahtar sözcükler: Matematik dili, geometri, sentaks, semantik, van Hiele geometrik düşünme düzeyleri

Anlam bilimGeometriMatematik+5
Demet Kula Yeşil
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kürtçe-Türkçe konuşan iki dilli yetişkin bireylerin sözel akıcılık becerilerinin incelenmesi

İki dillilik günümüz dünyasında kaçınılmaz bir olgudur. Türkiye'de Türkçe dışında ana dil olarak konuşulan 31 farklı dil bulunmaktadır. Buna bağlı olarak hastanelerde ve kliniklerde iki dilli bireylere rastlamak oldukça mümkündür. Bu nedenle, iki dillilik üzerine yapılan çalışmalar tanı ve uygun sağaltımın sağlanması açısından önemlidir. Kürtçe, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaygın olarak konuşulan, Türkiye'deki 31 dilden birisidir. Sözel akıcılık ölçümleri günümüzde nöro-psikolojik test bataryaları arasında sıklıkla kullanılan bir değerlendirme yöntemidir. Bireyin sınırlı bir sürede, belirli bir koşula uygun olarak ürettiği dil çıktısını ifade etmektedir. Semantik akıcılık ölçümünde, bireyden belirli bir kategoriye ait sözcükleri; fonemik akıcılık ölçümünde belirli bir fonemle başlayan sözcükleri üretmesi beklenir. Araştırmaya Van ve Hakkâri'de yaşayan, Kürtçe ve Türkçe konuşan 85 iki dilli birey katılmıştır. Katılımcılar; 18-29; 30-49; 50 ve üzeri olacak şekilde üç ayrı yaş grubu ve eğitim düzeylerine göre ilköğretim, lise ve üniversite ve üzeri olmak üzere üç eğitim grubuna ayrılmıştır. İki dilli bireylerde sözel akıcılık becerilerini inceleyen bu çalışmada; hayvanlar, sebzeler-meyveler, eylemler kategorileri ve Kürtçe için /b,n,e/; Türkçe için /k,f,r/ fonemleri seçilmiştir. Her bir dil için değerlendirmeler en az bir gün arayla iki oturumda tamamlanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, katılımcılar sözel akıcılık değerlendirmesinde Kürtçeye kıyasla, Türkçede daha yüksek performans göstermişlerdir. Katılımcıların hem semantik hem de fonemik akıcılık için Türkçede ürettikleri sözcük sayısı Kürtçede ürettikleri sözcük sayısından fazladır. Katılımcıların semantik akıcılık performansları her iki dilde de fonemik akıcılık performanslarından daha yüksektir Araştırmadan elde edilen bir diğer bulgu ise sözel akıcılık performansının eğitim düzeyinden anlamlı bir şekilde etkilendiğidir. Diğer bir deyişle eğitim seviyesi arttıkça hem semantik hem de fonemik akıcılıkta üretilen sözcük sayısı artmaktadır. Katılımcıların yaş grupları ile semantik-fonemik sözel akıcılık becerileri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Çalışmada, katılımcıların her bir dil ve her bir kategori-fonem için en sık ve ilk beş sırada ürettikleri sözcükler belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kürtçe, Türkçe, iki dillilik, semantik akıcılık, fonemik akıcılık, eylem akıcılığı

Anlam bilimKürtçeSözel akıcılık+3
Nevin Yılmaz
Anadolu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'ân'da k-r-m kökünün etimolojik yapısı ve semantik analizi

Bu çalışma, genel olarak dilsel metinleri ve özel olarak da Kur'ân-ı Kerîm metnini analiz etmede semantiğin önemini ortaya koymakla ilgilidir. Bu çalışmada "k-r-m" kökü model olarak benimsenmiştir. Bu kapsamda kök sözcüğün esas anlamı açıklığa kavuşturulmuş. Ardından bu kökün eş sürem ve art sürem anlam analizi yapılmıştır. Bu kökün temel anlamının "bir şeyin şerefli ve değerli olması", bunun zıt anlamlısının da alçaklık, aşağılık ve hakirlik gibi anlamlar olduğu anlaşılmıştır. "k-r-m" kökünün kazandığı ek anlamların sayısı, Câhiliye dönemi şiirinde dokuz, İslamî dönem şiirinde on üç, klasik sözlüklerde yirmi ve modern sözlüklerde ise yirmi dört anlamı aşan bir kullanıma sahip olmuştur. Bu kök, Kur'ân-ı Kerîm'in kırk altı ayetinde kırk yedi defa kullanılmıştır. Kur'ân lügatindeki "k-r-m" kökü, "bir şeyin şerefli ve değerli olması" şeklindeki temel anlamdan başlayarak, "değersiz şeylerden sakınmak", "misafirlere ikramda bulunmak", "başkalarına iyi davranmak","cömertlik" ile "af ve mağfiret" gibi ek anlamları alarak, Câhiliye ve İslamî dönem şiirinde kullanıldığı anlamların çoğunu içermektedir. Nitekim "k-r-m" kökünün anlamları sayıları on bire ulaşan farklı alanları ifade etmek için kullanılmıştır. Araştırmamız giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Girişte etimoıloji ve anlamsal gelişime etkisi üzerinde durulmuş, anlambilim ve anlamsal değişim türleri tartışılmıştır. Bunun yanı sıra sözün anlamında bağlamın önemine de değinilmekte ve anlamsal analizinin Kur'ân-ı Kerîm'deki önemine ilişkin bir açıklama ile giriş kısmı sona ermektedir. Birinci bölümde k-r-mkökünün teorik çerçevesi ve etimolojik yapısı ele alınmştır. Daha sonra Câhiliye ve İslamî dönem şiiri ile başlayan tarihsel aşamalar izlenerek, bu kökün klasik ve modern sözlüklerde kullanıldığı anlamları tespit edilmiştir. İkinci bölümde, k-r-m kökünün Kur'ân-ı Kerîm'deki kullanımları etimoıloji açısından incelenmiş ve bu kullanımlar belirli araştırma türleri içinde sınıflandırılmıştır. Bu tasnif vasıtasıyla Kur'ân'daki surelerin sırasına göre k-r-m kökünün fiil ve isim formundaki kullanımları tablolar halinde sunulmuştur. Dolayısıyla tefsir edilmek istenen bu kökün nüzul sebepleri ihmal edilmeden bu kökün kullanıldığı anlamlar müfessirlerin görüşlerine dayanılarak açıklanmıştır. Ardından Türkçe meallerde yer alan k-r-m kökünün anlamları ele alınmış ve buna göre tercümenin doğruluk oranı ve Kur'ân bağlamındaki önemi ortaya çıkartılmıştır. Son olarak Kur'ân sözcükleri arasından k-r-m kökünün yakın ve zıt anlamlılarından bahsedilmiştir.

Anlam bilimDil bilgisiDil bilim+2
Mustafa Nebhen
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinde sıfatların anlam açısından karşılaştırılması (2 cilt)

Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi sıfatlarının anlam açısından karşılaştırılması üzerinde durulmuştur. Bu amaçla iki sözlük kullanılmıştır. Azerbaycan Türkçesi için Azerbaycan Dilinin İzehli Lüğeti adlı 4 ciltlik çalışmanın Türkiye Türkçesine Seyfettin Altaylı'nın yaptığı Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü esas alınmıştır. Türkiye Türkçesi için esas alman sözlük Türk Dil Kurumu'nca 1998'de yayımlanan Türkçe Sözlük'tür. Çalışmada madde başlarını Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü'ndeki sıfatlar oluşturmaktadır. Karşılık olarak Türkçe Sözlük'ten verilen sıfatlarla çalışmamız Azerbatcan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir sıfat sözlüğü niteliğini kazanmıştır. Anlam farklılıklarının madde madde verildiği bölümlerden sonra tablolar halinde verilen sayısal verilerle karşılaştırmanın istatistik yönü oluşturulmuştur. Son bölümde de Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir karşılıklar dizini bulunmaktadır.Anahtar Sözcükler : Sıfat, Anlam, Anlambilim, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi

Anlam bilimAzericeDil bilgisi-sıfat+3
Bekir Tahir Tahiroğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Soru ekiyle kurulmuş soru cümlelerinin anlambilimsel yönden incelenmesi

Anlam bilimDil bilimSoru cümleleri
Katibe Nar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1995
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mimarlık göstergesi-nesne ilişkileri (işaret - belirti - simge) üzerine bir inceleme

ÖZET Bu çalışmada, mimarlık ürünü anlamlı bütünleri inceleyebilen göstergebilim ışığında iletişim süreci içinde incelenmiş ve dilbilim aracılığı ile ulaşılmak istenen anlamların nasıl yorumlandığı örneklenmiştir. Tarihsel süreç içinde biçimlerin yaşadığı ancak bulundukları ya da ortaya çıktıkları anlarda, yerlerde başka anlamlarda yüklenebildiğim biliyoruz. Kuramsal Dayanaklar bölümünde mimarlığı, bu yönlerinin açıklanabilmesi için dilbilim, sistembilim, ve iletişimbilim ve en nihayet göstergebilim ile buluşturuyoruz. Dilbilimsel yapıyı incelersek ise, işaretlerin dilsel ifadelenmesi irdeleniyor, işaretin nitelikleri ve kendisi bir sistem olan dil ve mimarlık arasında benzer yönler ortaya konuyor. Söz konusu biçimlerin ya da anlamların zaman zaman ortaya çıkışı ve nasıl kullanıldığı, hangi anlamlar yüklendiği çalışmanın ana konusudur. Bölüm 4'de göstergenin - nesne ilişkisi kuruluyor. İşaret, Belirti ve Simge kavramları açıklanıyor, örnekleniyor. Bu kavramlarla açıklanabilen mimarlık ürünlerinin özellikleri sınıflanabiliyor. Anlambilimsel açıdan bir temele oturtulabiliyor. Böylece çevremizdeki birimlerin okunabilmesi olanak sağlayan bir dili sistematik tablolar veya sonuçlar elde edebiliyoruz. Mimarlık tarihine baktığımızda biçimlerin farklı akımlarda ve farklı işlevlerde tekrar tekrar karşımıza çıktığım görürüz. Bu, biçimsel tavırlarda bazen geleneksellik ya da keyfilik düzeyinde karşımıza çıkmakta, bazen benzediği nesneyi çağrıştıran ve onun adeta bir resmi gibi ortaya çıkmakta bazen de, ne benzerlik, ne de gelenekselliközelliklerini taşıyan ama benzediği ya da benzetilen şeyle nedensellik ilişkisi kurabilen durumlarda da karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, zaman zaman tartışmalara yol açan tarihten biçimsel aktarmalar ve yüklendikleri anlamlar tartışılmakta, mimarlık biçimlerin daha net ve doğru okunabilmesine olanak sağlayacak teoriler üretilmeye çalışılmaktadır ve aynı zamanda, mimarlık göstegebilim ilişkisinden, "işaret, belirti ve simge" "mimarlık işlevleri" ve "mimarların yaklaşımları" üçgeninde arakesit bulmaya çalışılmaktadır. ¦H

Anlam bilimDilbilim
Ümit Kalpaklı
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kur'an'da h-k-m kökünün semantik analizi

"Kur'an'da h-k-m Kökünün Semantik Analizi"ni konu edinen bu çalışmada, Kur'ân-ı Kerîm'de yer alan h-k-m kökü, semantik yöntemle incelenmiştir. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından meydana gelmektedir. Konunun daha iyi anlaşılmasına zemin hazırlayacağı düşüncesiyle çalışmanın giriş bölümünde tezin konusu, amacı, önemi ve çalışmada izlenen metot hakkında açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde, h-k-m kökünün etimolojik yapısı incelenmiş, söz konusu kök ve türevler kronolojik olarak ele alınmış, cahiliye, muhadramûn ve İslâm sonrası dönemlerde söz konusu kökün geçtiği şiir kaynakları incelenmiştir. Bu kaynaklarda kullanıldığı anlamlar tespit edilerek anlam grupları oluşturulmuş, bu anlam gruplarından her birine birden fazla örnek verilmiş, sözcüğün kullanıldığı anlam belirtilmiştir. Daha sonra ilk ve son dönem sözlüklerde bu sözcüğün ifade ettiği anlamlar araştırılmış, yapılan tespitler neticesinde anlam grupları meydana getirilmiştir. İkinci bölümde h-k-m köklü türevlerin Kur'ân'daki kullanımları araştırılmış, içinde bulunduğu kontekst, birlikte kullanıldığı kelimeler ve sebeb-i nüzul dikkate alınarak anlam tespiti yapılmıştır. Buna göre anlam grupları oluşturulmuş, belirlenen bu anlam gruplarında kullanılan h-k-m köklü türevler, araştırma alanımızda bulunan tefsir kaynaklarındaki yorumlar çerçevesinde incelenmiştir. Daha sonra söz konusu kök ve türevlerin geçtiği âyetlerin, belirlenen Türkçe meallerde nasıl çevirildiğine bakılmış, birinci bölümde elde edilen veriler çerçevesinde müfessirlerin yorumları ve Türkçe meallerin çevirileri değerlendirilmeye tabi tutularak konuya ilişkin görüş ve kanaatler ifade edilmiştir. Çalışma, tezin sonuç kısmıyla tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Tefsir, Etimoloji, Semantik, h-k-m

Anlam bilimAnlamsal değişimDilbilgisi+4
Mustafa Keskin
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçede roman adlarının yapısal ve kavramsal analizi (2011 yılının en çok kazanan yazarları listesine göre)

Bu çalışma, Türkiye Türkçesinde roman adlarının yapısal ve kavramsal analizi üzerinedir. Çalışma kapsamında roman adlarının dilbilgisel ve kavramsal görünümleri bakımından özellikleri ortaya konulmaya çalışılmış; roman adları, elde edilen bulgulara dayanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada, Forbes / Türkiye Dergisi'nin 2011 yılı Mayıs sayısında yayımladığı En Çok Kazanan Yazarlar Listesi kaynak olarak kabul edilmiştir. Listede 20 yazarın adı geçmektedir. Çalışma, roman türünde eser veren 16 yazarı değerlendirmeye almıştır. Toplamda 138 eser değerlendirmeye dâhil edilmiştir. Roman adlarının analizinde; adbilim, anlambilim, kavrambilim, roman kuramı ve yapısal analize ilişkin kuramsal bir çerçeve çizilmiştir. Yapısal analiz bölümünde ilgili roman adlarının dilbilgisel görünümleri, dizim özellikleri, dizini ve köken bakımından özellikleri incelenmiştir. Kavramsal analiz bölümünde içerik özellikleri, bağdaştırma unsurları, metin özellikleri ve söylem bağlamında roman adları incelenmiştir. Elde edilen bulguların ortaya konulmasında çeviri anlam tekniğine uygun olarak hazırladığımız anket verilerinden elde edilen sonuçlar değerlendirmeye alınmıştır. Roman adları üzerine yürüttüğümüz çalışmamız bulguların yorumlanması ve elde edilen sonuçların paylaşılması ile tamamlanmıştır. Türkçede roman adlarının yapısal ve kavramsal analizi için yaptığımız bu çalışma; adbilimin bir alanı olarak yaratıcı eser adlarının, dilsel ve zihinsel süreçlerimizin yansımalarının kristalize olduğu bir nitelik taşıdığını bize göstermektedir. Anahtar kelimeler: Türkçe, roman adları, yapısal ve kavramsal anali

AdbilimiAdlandırmaAnlam bilim+7
Suat Özer
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağatay Türkçesinden Özbek Türkçesine anlam değişmeleri

Yaşamımızın ve gelişimimizin temeli olan dil, gerek günümüzdeki varlığı gerek tarihi varlığı ve oluşumuyla bilim tarihinin her döneminde araştırma konusu olarak kendine yer bulmuştur. Toplumların kökenleri, akrabalıkları ve birbiriyle olan ilişkilerinden kültürü, inanışı hatta yaşadığı coğrafyaya kadar ipuçları ve izler barındırıp aslında bunların toplamından oluşan dil, incelendikçe varlığımıza ve benliğimize ışık tutmaya devam edecektir. Ülkemizdeki dil çalışmalarının en genç kollarından olan dil bilimi, bu kapsamda önemli bir alanı oluşturmaktadır. Dil biliminin en geniş kolu olan anlam bilimi zemininde oluşturulan bu çalışma, tarihi Çağatay Türkçesini bugünkü temsilcisi Özbek Türkçesi ile anlamsal boyutta karşılaştırıp incelemeyi amaçlar. Bu zeminde çalışma, Dr. Suat Ünlü'nün Çağatay Türkçesi Sözlüğü adlı eserini Nizamiddin Mahmud - Ertuğrul Yaman'ın Özbek Türkçesi- Türkiye Türkçesi ve Türkiye Türkçesi- Özbek Türkçesi Karşılıklar Kılavuzu adlı eseri ve Berdak Yusuf'un Türkçe-Özbekçe ve Özbekçe-Türkçe Sözlüğü adlı eseri ile karşılaştırarak oluşturulmuştur. Karşılaştırma sonucu ortak olan kelimelerin anlam alanı belirlenip anlam değişmelerine göre (anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi ve başka anlama geçiş) tasnif edilmiştir. Anlam alanı belirlenirken Emek Üşenmez'in Özbekçe - Türkçe Sözlük adlı eserinden faydalanılmıştır. Birbirini devam ettiren bu iki tarihi ve çağdaş lehçenin anlam değişmeleri ile sözcük kullanımındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir.

AnlamAnlam bilimAnlam daralması+7
Fatma Kurt
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kazak Türkçesinde Kiplik: Morfo-sentaktik semantik bir analiz

Kiplik ilk olarak felsefe ve mantık bilimlerinde ortaya çıkmıştır. Temelinin bilgiye dayandığı bu disiplinler için bilgi olası ve zorunlu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bilginin doğruluk veya yanlışlık değeri vardır. Doğruluk/yanlışlık değeri taşıyan bilgilerin oluşturduğu anlamlı cümlelere önerme adı verilir. Kiplik kavramı da önermelerdeki olası ve zorunlu bilgiyi kodlayan araçlardır. Araştırmacılar olası ve zorunlu bilginin yanı sıra kiplikle doğrudan ilişkili gerçeklik ve gerçek-dışılık kavramlarını da esas alan çalışmalar yapmış ve böylece 19. yüzyıl dil bilimi çalışmalarının da temelini oluşturmuşlardır. Kiplik tanımlanması ve sınıflandırılması güç kategorilerden biridir. Farklı yaklaşımlarla tanımlanmasının ve farklı ölçütlerle sınıflandırılmasının neticesinde pek çok kiplik kuramı ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda Palmer (2001)'ın tipolojik kiplik sınıflandırması temel alınarak Kazak Türkçesinde kiplik kategorisi incelenecektir. İki ana bölümden oluşacak bu çalışmanın birinci bölümünde kipliğin kuramsal bilgileri ve kipliğin kip, zaman ve görünüş ile ilişkileri ele alınacaktır. Söz konusu bölümde ayrıca kiplik işaretleyicilerine yer verildikten sonra Palmer (2001)'ın kiplik sınıflandırmasındaki alt türler ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde Palmer (2001)'ın sınıflandırmasından hareketle Kazak Türkçesinde kiplik kategorisi ortaya konulacaktır. Palmer (2001) sınıflandırmasındaki her alt kiplik türünü kodlayan morfolojik, morfo-sentaktik, sözlüksel, söz dizimsel ve morfo-sentaktik semantik işaretleyicilerden başlıklar oluşturulacak, örnekler verilecek ve yeri geldiğinde bağlam odaklı açıklanacaktır. Böylece Kazak Türkçesiyle ilgili anlamsal ve edimsel tabanlı çalışmalara bir nevi katkı sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: kiplik, Kazak Türkçesi, Kazak dili, önerme kipliği, eylem kipliği, kip, kiplik işaretleyicileri

Anlam bilimAnlamsal değişimDil bilgisi+4
Elanur Kazanlar Ürkmez
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kıpçak Türkçesinden Başkurt Türkçesine anlam değişmeleri

Dil, doğadaki her şey gibi değişir ve gelişir. Dilin temelini oluşturan ses, yapı özellikleri ve kelimeler de tarihsel süreç içerisinde değişime ve gelişime uğrar. Diller insanla birlikte var olmuş, insanların yaşam tarzları değiştikçe ve geliştikçe diller de değişime ve gelişime uğramıştır. Diller üzerinde yapılacak art zamanlı bir çalışma ile bu değişimi ve gelişimi takip edebiliriz. Dil; ulusların yaşadığı coğrafyanın, göçlerinin, kendi ve karşılaştığı diğer toplulukların kültürü hakkında izler taşımaktadır. Bu çalışma yazılı kaynaklar ile takip edebildiğimiz tarihi Kıpçak Türkçesi söz varlığının günümüzdeki temsilcilerinden biri olan Başkurt Türkçesi söz varlığında hangi yollarla anlam değişmelerine uğradığını göstermektedir. Bu çalışma tarihi Kıpçak Türkçesi ile Başkurt Türkçesi arasındaki ortak söz varlığındaki kelimeler belirlenmiş, bu kelimeler arasındaki anlam değişmelerini sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma Recep Toparlı'nın Kıpçak Türkçesi Sözlüğü ve Murat Özşahin'in Başkurt Türkçesi Sözlüğündeki ortaklıklar tespit edilerek esas alınmıştır. Anlam değişmeleri; anlam daralması, anlam genişlemesi, başka anlama geçiş, anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesi başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Bu anlam değişmeleri art zamanlı dil bilimi yöntemi kullanılarak tespit edilmiştir. Tarihi Kıpçak Türkçesinin mirasçısı olan Başkurt Türkçesi söz varlığındaki Kıpçak Türkçesi dil yadigarları genel hatlarıyla belirlenmiştir.

Anlam bilimAnlam değişikliğiAnlamsal değişim+4
Oğuz Akyol
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk dilinde fono-semantik başkalaşma ile oluşan anlam olayları

Dilin sürekli olarak ses bilgisel ve biçim bilgisel olarak değişim ve dönüşümlere uğraması canlı bir varlık olduğunun göstergesidir. Dilde yeni sözcük ihtiyacının ortaya çıkması bu değişim ve dönüşümlerin nedenlerinden birisidir. Sözcük ihtiyacını karşılamanın çeşitli yolları vardır. Aynı kökten gelen iki veya daha fazla kelimede görülen ses ve anlam farklılaşması olarak açıklanan fono-semantik başkalaşmanın, Türkçenin kelime hazinesini zenginleştirme yolları arasına eklenebileceğini belirtilmiştir. Çalışmada fono-semantik başkalaşma sözcük türetme yolu olarak düşünülebilir mi? Türk dilinde hangi sözcüklerde fono-semantik başkalaşma görülmüştür? sorularına yanıt aranmıştır. Eski Türkçe, orta Türkçe, yeni Türkçe ve çağdaş Türkçe şeklinde sınıflandırılan Türk yazı dili esas alınmıştır. Vakit kısıtlı olduğundan çağdaş Türkçe döneminde incelenen dil/lehçeler Türkiye Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Özbek Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Altay Türkçesi, Çuvaşça, Yakutça ve Halaçça ile sınırlandırılmıştır. Sınırlılıklar göz önüne alındığında Türk dilinde 760 sözcükte fono-semantik başkalaşma gerçekleştiği tespit edilmiştir. Çağdaş Türkçe döneminde sızıcılaşma, süreklileşme ve akıcılaşma ses olayları ile birlikte anlam kötüleşmesine uğrayan Kök. yıpar "tütsü, kokuluk" ~ Yak. sımar "pis koku, kötü koku; tıkanmış gaz birikimi" sözcüğü fono-semantik başkalaşma gerçekleşen sözcüklerden birisidir. Fono-semantik başkalaşmanın sözcük başında yer alan ses birimlerdeki dağılımı ile fono-semantik başkalaşmadaki ses ve anlam olaylarının sıklıkları da incelenmiştir.

AnlamAnlam bilimSes bilgisi+2
Ayşe Eryılmaz
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Es-Semin el-Halebi'nin (Umdetu'l-Huffaz) adlı eserindeki dilsel tenkidler

Bu çalışmamızda, Semîn el-Halebî'nin eleştiri ruhunu göz önüne sererek, ῾Umdetü'l-Huffâz adlı eserinde yapmış olduğu tenkitleri tespit etmeye çalıştık. Semîn, bu eserinde; Râğıb el-İsfahânî'nin el-Müfredât adlı eserinde zikretmeyi unuttuğu kelimeleri tespit etmeye çalışmıştır. Çalışmamız giriş, dört bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında, Semîn'in hayatı, eserleri ve ῾Umdetü'l-Huffâz adlı eserinin; Garîbü'l-Kur'ân ilmindeki yeri ve önemi hakkında bilgi verdik. Birinci bölümde, fonetik konuları ele alınmış, ikinci bölümde sarf, üçüncü bölümde nahiv ve son bölümde ise semantik konuları incelenmiştir. Sonuç kısmında ise; tüm bu araştırmalar neticesinde elde edilen bulgular ve bunların bir değerlendirmesi yapılmıştır.

Anlam bilimBiçimbilimDilbilim+3
Mahmoud Fahmı Khaleel Ansarı
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

"أفعل"fiil kalıbının Ragıp el-İsfehanının Müfraedatu Elfazil-Kuran adlı eserindeki anlamları (Morfolojik incelemesi)

Kur'an-ı kerim, indiği günden bu yana dil, akıl, din ve akademik açıdan birçok farklı yönüyle yapılan araştırmalara kaynaklık etmiş ve etmeye de devam etmektedir. Zira Kur'an-ı kerim hayrete düşüren tarafları bitmeyen Allah'ın sonsuz mucizesi olan bir kitaptır. Bunun yanında kendisine müracaat etmekle eskimeyen, alimlerin doymadığı, hüküm çıkaranların kaynağı, ilim talep edenlerin rehberidir. Yine Kur'an-ı kerim, kendisi üzerine ders yapılmasının ibadet kabul edildiği ve araştırma için kendisine başvurulmasının sevap olduğu, inceleyenlerin birçok bilgi edindiği bir kitaptır. Akademik ilgi sahamın Arap dili ile ilgili olması vesilesi ile yüksek lisans tez aşamasını tamamlamak ve bu aşamanın gerekliliklerini yerine getirecek olan tez çalışmamın bu dilin temelini teşkil eden ve kuralları için kendisine dayanılan Allah Teala'nın kitabı ile ilgili olması gerektiğini düşündük. Zira bu kitabın metni alimler tarafından geçmişte ve günümüzde incelenerek, (mesele ve konular) tedvin edilerek dile getirilmiştir. Bu bağlamda Ragıp el-İsfehânî'nin Müfredât-ı Elfazi'l-Kur'an isimli eserinden hareketle Kur'an-ı Kerim'de "أفعَلَ"fiil kalıbını ele almam konusunda beni yönlendiren değerli danışman hocam Dr. İhâb Necmî'nin direktifi ile bu tez çalışması ortaya çıkmıştır. Nitekim Müfredât-ı Elfâzi'l-Kur'an adlı eser tam anlamıyla bir Kur'an sözlüğüdür. Kelimeleri muhteşem bir şekilde sıralayarak bir araya getiren mezkûr kitap Kur'an-ı Kerim de geçen kelimelere vakıf olmak ve bu kelimelerin bağlamlarına göre anlamlarını araştırmak isteyenlerin elinin altında bulundurduğu bir kitaptır. Anahtar Kelimeler: Dilbilim, Anlambilim, Sarf, Nahiv, Müfredât-ı Elfazi'l-Kur'an , Ragıp el-İsfehânî, Garîbü'l-Kur'ân

Anlam bilimArapçaBiçimbilim+5
Yusrı Alı Muttah Alhddar
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Altay dillerinde temel sözcüklerin karşılaştırılmalı semantiği

Altay dilleri olarak adlandırılan; Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin tek bir kökenden geldiğini reddedenlerin en önemli dayanak noktalarından biri temel sözcüklerin büyük kısmının fonolojik veya morfolojik açılardan uyuşmazlığıdır. Bu sebeple ilgili diller, dilbilimince kabul görmüş olan Morris Swadesh'in temel sözcükler listesi esas alınarak incelenmiştir. İncelemede temel sözcükler, fonetik benzerliklerden saptanarak sözcüklerin semantik paralellikleri araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinde, temel sözcüklerin ve bu sözcüklerin varsa türeyenlerinin, semantik açıdan karşılaştırılarak benzerliklerin ve/veya farklılıkların ortaya çıkartılması, dillerin sözcük türetme eğilimlerinde anlam yönünden ortaklıkların belirlenmesi, belirtilen dillerin köken birlikteliğinin bu yollar ile araştırılmasıdır.

Altay dilleriAnlam bilimJaponca+6
Furkan Çağlar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Ambiguïtés linguistiques en langue Françaıse et Turque

Doğal dilde çok anlamlılık, Polysemie (Fr.), bir sözcüğün temel anlamla bağlantılı olarak birden çok anlama sahip olmasıdır. Bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla, asıl anlamıyla olan ilişkisini kaybetmeden yeni anlamlar kazanmasına . Bu yaygın olgu tüm dillerde farklı biçimlerde karşımıza çıkarlar ve çoğu kez anlam karmaşasına neden olabilirler. Öyle ki, bu durum özellikle ikinci bir dil ediniminde öğrencilerin / öğrenenlerin karşılaştıkları zorlukların başında gelir. Genellikle öğrenciler, anadillerinde kullandıkları sözcüklerin kullanım biçimini, bir tür otomatik tercümeyle edindikleri yabancı dile değiştirmeden aktarma yolunu seçerler. Bu ise ciddi şekilde anlam değişmesi ve çoğu kez de anlamsızlık gibi sakıncalı durumları doğurur. Ele aldığımız tezimizde, bu konular üzerinde yoğunlaşarak anlam karmaşasına, anlam kaymasına, anlam belirsizliğine, anlam daralmasına ve anlamsızlığa neden olan kullanımların Fransızca ve Türkçe dillerindeki uygulamalarına vermeye çalıştık. Örneklerle desteklenen bu çalışmada her iki dilin doğru kullanım yollarını bu bağlam üzerinden açmaya çalıştık. Böylece, bu konularda yapılan hataları düzeltmek ve öğrencilerin / öğrenenlerin dil kullanımlarında tamamlayıcı bir hedefi amaçladık. Çalışmamız bir yandan, dilbilimsel analiz yoluyla çok anlamlılığı tanımlamak, tanıtmak ve anlamlandırmak ekseni üzerinde yürürken, diğer yandan da çok anlamlılığın öğrencilerin sahip olduğu dilsel / dilbilimsel bilgi üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Ayrıca, Frankofonlar ve Türkçe konuşanlar arasındaki çok anlamlılık ile ilgili sorunların, dil ötesi etkiyle bağlantılı olup olamayacağını da ortaya koymaya çalıştık. Sonunda dilsel belirsizlikleri ve bazı prosedürleri kullanmanın zorluklarını ortaya koymaya çalıştık. Anlamsal analiz yöntemi doğal olarak öngörülebilecek tüm anlam katmanlarını kapsayan geniş bir yelpazeyi önümüze sermektedir. Bu nedenle, çalışmamızda çok anlamlılıkla ilintili bir dizi alt başlığa bulunan geniş bir dilsel ve anlatımsal örnek ve analize yer verdik. Bu durum, umarız ki öğrencilerin / öğrenenlerin hem anadil hem de yabancı dil kullanımlarında yapageldikleri bir dizi hata ve yanlışlıkları görme, fark etme ve düzeltme imkânı sağlayacaktır. Çok anlamlılık sorununun bağlamla çok yakından ilintili olduğu unutulmamalıdır. Bu durumda, bağlam konusu çok anlamlılık sorunsalında çözümü getirecek en etkili yöntemlerden birisidir. Nitekim sözlükler, özellikle iki dilli olanlar, çok anlamlı bir sözcüğün çoklu anlamlarını yeniden üretme olanağı sunmaz ve bu tuzağın üstesinden gelmemizde etkili değillerdir. Bu nedenle, bu çalışmada, temel olarak çok anlamlılık yer almakla beraber, aynı zamanda tek anlamlılığı ve eşadlılığı gidermek için bir takım analizler önerdik. Tek dilli ve iki dilli sözlüklerde, özellikle Fransızca-Türkçe sözlüklerde çok anlamlı kelimelere nasıl bir yaklaşım geliştirildiğine bakacağız. Son olarak, öğrencilerin karşılaştıkları zorlukların yanı sıra çok anlamlılıktan kaynaklanan sapmaları ve anlam belirsizliklerini örneklerle açıklayan analiz modellerini irdeleyeceğiz. Çalışmamızın temel referansları Larousse ve Türk Dil Kurumu sözlüklerindeki verilerden alınmıştır. Bunun temel nedeni, anlambilimsel analize konu olan kabuller külliyatını sınırlandırmak, üzerinde uzlaşılmış ve bilimsel yöntemler sonucu kabul edilmiş birinci dereceden verileri kullanmak gayesidir. Çünkü anlam dünyasının her bir öğesi, dikkat ve algı duyularımızın temel nesneleridir. Yanlış yerden ve kaynaklardan yola çıkmak, doğal olarak yanlış sonuçları da doğuracaktır. Anahtar Kelimeler: Sözcüksel anlambilim; çok anlamlılık; Fransızca; Türkçe; ikinci dil edinimi; translanguage etkisi, Anlam Bulanıklığı, sözlük.

Saıda Azyz
Fırat University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dr. Muhammed Hasan Cebel'in "El-mu'cemu-l İştikaki el-Muassıl li Alfaz el-Kur'an el Kerim" eserinde anlam değişmesi

Araştırmacıların çaba ve gayretleri, semantik gelişim üzerine yoğunlaşmıştır. Semantik gelişim, anlamı belirleyen, art arda gelişen değişimler sonucunda oluşan modern semantik biliminin odak noktasını oluşturur. Anlam, dil çalışmalarının amacıdır. Bu çalışmamız, modern bilim insanlarının belirlediği özel kılma (tahsis), genelleme (tamim) ve aktarım (intikal) kelimelerinin temsil ettiği üç olguya göre semantik anlam gelişimi olgusunu incelemeyi amaçlamaktadır. Bunun yanında, hakkında çok az bir çalışma yapılmasının dışında gereken ilgiyi görmemiş, büyük bir araştırmacı olan Dr. Muhammed Hassan Cebel'e ışık tutmayı amaçlamaktadır. Daha önce sözlüğü hakkında herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmamız, uygulama yönü başta olmak üzere, özellikle büyük ve önemli bir grup Arapça lügat ve sözlüklere dayanmaktadır. Bunun nedeni de; sözcüklerin tespiti, ifadelerin bir dönemden diğerine geçişte oluşan anlam gelişimini belirleme, bu konudaki kanıtları ve karşıt görüşleri tespit etme ve Dr. Cebel'in sözcüğün ve semantik gelişimin sunumunda hemfikir veya karşıt olduğu sözlüklere odaklanmadır. - Etimolojik sözlükte geçen bazı semantik gelişim örneklerini incelememiz sonucunda şu sonuçları elde ettik: - Semantik daralma, modern toplum hayatının gereksinimleri neticesinde ortaya çıkan dilsel bir zorunluluktur. - Semantik sözcük dairesi genişleyerek insanlar eski anlamı unutularak ondan uzaklaşmış ve bu yeni anlam yayılmıştır. - Semantik aktarımda önceki iki olguda olduğu gibi anlam daralmaz veya tamim edilmez, tam tersine sözcük değişerek önceki anlamı ve konusundan başka bir noktaya geçer. Anahtar Kelimeler: Anlamsal Değişim, Anlam Daralması, Anlam Genişlemesi, Anlam Kayması. 2020, 82 Sayfa

AnlamAnlam bilimAnlam daralması+4
Hanane Charfı
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taberî ve Kâsımî tefsirlerinde "Ayet" kavramı (Karşılaştırmalı inceleme)

Zamanın değişmesinin kelimeler ve tefsir üzerindeki etkisini araştırmak üzere Kur'ân-ı Kerîm'den bir kelime seçtik. O da "âyet" kelimesidir. Bununla birlikte aralarında on asır bulunan Taberî ve Kâsımî'nin tefsirlerinde "âyet" kelimesine dair yer alan yorumları karşılaştırmaya çalıştık. Öncelikle "âyet" kelimesinin semantik analizini, bazı manalarının cahiliyeden İslam'a nasıl bir değişime uğradığını, oradan günümüze gelinceye kadar nasıl bir anlam daralmasına maruz kaldığını ortaya koyduk. Ardından "âyet" kelimesinin geçtiği âyet-i kerîmeleri toplayarak Taberî ve Kâsımî'nin tefsirlerinde bu âyetleri inceledik. Bu kelimeye yükledikleri manalara dair her iki müfessirin de görüşlerini ayrı ayrı tesbit ettik. İlk önce Taberî ve Kâsımî'nin üzerinde ittifak ettiği, çoğunluğu "âyet" kelimesinin luğavî ve ıstılâhî anlamını yansıtan dokuz manayı ele aldık. Akabinde Taberî ve Kâsımî'nin her birinin diğer müfessirden ayrı münferid olarak âyet kelimesine yüklediği anlamlar üzerinde durduk. Bunlar ise Taberî'de üç, Kâsımî de beş ayrı manadır. Ayrıca Kâsımî'nin içinde yaşadığı modern asrın izlerine, "ayet" kelimesinin tefsiri sırasında kullandığı bazı modern terimler üzerinden değinmeye çalıştık. Nitekim Kâsımî'nin ay ve güneşle ilgili ayetleri tefsiri sırasında modern bilimsel verilere, yıldızlar ve galaksi ile ilgili bilgilere değinmesinin yanında tenzilî ve kevnî veya aklî ve hıssî ayetler gibi modern dönemde kullanılan kavramlara da yer verdiği görülmektedir. Tefsirinin çoğu, geçmiş müfessirlerin tefsirlerine dayandığı için Kâsımî'nin tefsirinin hiçbir yerinde bu kalıntılar açıkça görülmez. Nitekim kendisinden de nakilde bulunduğu için bazı yerlerin tefsirinde Kâsımî, Taberî ile mutabık düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Âyet, Semantik, Etimolojik, Taberî, Kâsımî.

Anlam bilimAyetlerKarşılaştırmalı analiz+5
Iman Almohmad
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Metafor ve metonimi kuramına göre eski Türk yazıtlarında kavram alanı ilişkileri

Türk dilinin en eski metinleri olan eski Türk yazıtları, birtakım anlamlandırma problemlerine, sınırlı sayıda konu alanına ve söz varlığına sahip olmasına rağmen içerdiği öğeler bakımından çok çeşitli kavram alanı ilişkileri ile daha geniş bir söz ve anlam varlığına işaret etmektedir. Söz varlığı unsurlarının anlamsal yapılanması, birtakım kavram ve kavram alanı ilişkilerine bağlı olarak gelişmektedir. Dolayısıyla alanlar ile bu alanların birbiriyle olan ilişkilerinin hangi zihinsel süreçlere göre gerçekleştiğinin belirlenmesi aynı zamanda mecazlı düşüncenin ve sözlük birimsel anlamın oluşma yollarının ortaya çıkartılması anlamına gelmektedir. Bu fikirden hareketle, çalışmada, eski Türk yazıtlarındaki söz varlığı unsurları, bilişsel dil bilimin temel konularından olan kavramsal alan, metafor ve metonimi kuramlarına göre ele alınmıştır. Bu çerçevede sözcük anlamlarının işaret ettiği alanlar arasında iki temel ilişki tipi söz konusudur. Bunlardan ilki, en genel biçimiyle aynı alan içerisinde bir kavram veya varlığa referansla başka bir kavrama erişim olarak kabul edilen metonimidir. Diğeri ise farklı alanlar arasında bir alandan başka bir alana haritalanma olarak bilinen metafor ilişkisidir. Buna göre öncelikle eski Türk yazıtlarındaki sözcükler biçim bilimsel analizle kelime ailelerine göre gruplandırılmıştır. Daha sonra sözcük aileleri ile sözcük ailesi oluşturmayan diğer sözcüklerin yazıtlarda işaret ettiği kavramlar/varlıklar arasındaki metafor ve metonimi ilişkileri tespit edilerek sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Böylece eski Türk yazıtlarının söz varlığı unsurlarındaki anlamsal yapılanmanın yolları ve metinlerdeki mecazlı düşünce yapısı ortaya konulmuştur.

Anlam bilimEski TürklerKavram alanları+5
Murat Aka
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

El-muʻCemu'l-Arabi'l-Esâsî'nin Hemze ile ḫa harfi arasındaki bölümde semantik olgular

Bu çalışmada el-Muʻcemu'l-Arabi'l-Esâsî sözlüğünde "Hemze" ile "Ha" Harfi arasındaki bölümde semantik olguları araştırılmıştır. Bu olgular: Eş anlamlı, sesteş, zıt anlamlı, muʻarreb, dahîl, Müvelled, muhdes, anlamsal gelişim, eşdizim ve deyimsel ifadelerdir. Bu çalışma giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde el-Muʻcemu'l-Arabi'l-Esâsî, çalışmanın önemi, amacı, problemi, konu seçme nedenleri, önceki çalışmalar, çalışmanın zorlukları ve çalışma yöntemi ele alınmıştır. Birinci Bölüm: Sözlükler hakkındadır: Bu bölümde genel olarak sözlüğün kavramını, ortaya çıkışını, şartlarını, işlevlerini ve türlerini ele almıştır. Ayrıca el-Muʻcemu'l-Arabiyyu'l-Esâsî sözlüğü, özellikleri, amaçları kaynakları, işlevleri ve yöntemi bakımından ele almıştır. İkinci Bölüm: el-Muʻcemu'l-Arabiyyu'l-Esâsî sözlüğünde müfred kelimelerde semantik olgular hakkındadır. Burada eş anlamlı, sesteş, zıt anlamlı, muʻarreb, dahîl, Müvelled, muhdes ve anlamsal gelişme olgularından bahsedilmiştir. Ücüncü Bölüm: el-Muʻcemu'l-Arabi'l-Esâsî sözlüğünde terkiplerde semantik olgular hakkındadır. Burada eşdizim olgusu ve deyimsel ifade olgusu ele alınmıştır. Son olarak, ulaşılan sonuçların yer aldığı araştırmanın sonucu yer almıştır.

Anlam bilimArapçaDil bilgisi+4
Kanatbek Orozobekov
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dinis Bülekov'un Kilm?şäk ve Ğüm?r B?r G?nä romanlarının üslup ve anlam bilimi açısından incelenmesi

Çağdaş Başkurt edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan Dinis Müzerisoğlu Bülekov (1944-1995); roman, hikâye, povest (uzun hikâye), tiyatro alanında yazdığı eserlerle tanınmıştır. Bu çalışmada yazarın Kilm?şäk (Yabancı) ve Ğüm?r B?r G?nä (Ömür Tektir) romanları; yapı, tema, anlatım, üslup ve anlam bilimi açısından incelenmektedir.Bülekov'un 1994'te kitap olarak basılan Kilm?şäk romanı, Başkurt edebiyatında 1970-1980 yılları arasında sıkça ele alınan toprak sahipleri ve yabancılar arasındaki çatışmalar üzerine kurulu romanların içinde kendine özgü anlatım özellikleriyle öne çıkan bir eserdir. Kilm?şäk, Bülekov'un ilk romanıdır ve yazar bu eserde Başkurdistan'ın o dönemde yaşadığı sorunları yeni bir bakış açısıyla dile getirmiştir. Yazarın ikinci romanı olan, Ğüm?r B?r Ginä'de ?Ömür tektir.? düşüncesi temelinde; siyasi ve ekonomik problemlerden ziyade sosyal yapıya, dile ve doğaya bağlı sorunlar eleştirel bir anlatımla ele alınmıştır. ?Ömrün, kaderin ve namusun tek olduğunu hatırlatan ilâhî bir eser ve parola? olarak değerlendirilen Ğüm?r B?r G?nä romanı Başkurdistan'ın demokrasiye geçiş döneminde yaşanan olumsuzlukları dile getirirken Kilm?şäk'te de bu sürecin hemen öncesi anlatılmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle yazarın hayatı, edebî kişiliği, eserleri ile Başkurt edebiyatındaki yeriyle ilgili bilgiler verilmiş, sonra adı geçen iki roman yapı (olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân), tema ve anlatım bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Romanın yapı unsurları ile dil ve anlatımdaki hususlar, metnin bütünlüğü içinde kazandıkları değer ve işlevler açısından ele alınmıştır.Romanların üslup incelemesinde ise her iki eser ayrı başlıklar altında ele alınmış ve bilgisayar yardımıyla elde edilen sayısal veriler de kullanılarak Bülekov'un Kilm?şäk ve Ğüm?r B?r G?nä romanlarındaki üslup özellikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda adı geçen her iki roman anlam bilimi açısından da incelenmiştir. Bu bölümde her iki roman ?sözcük anlam bilimi? açısından değerlendirilmiştir. Zengin bir kelime kadrosuna sahip olan romanlarda yer alan aktarmalar (deyim aktarmaları, ad aktarmaları), eş anlamlı ve zıt anlamlı kelimeler, benzetmeler ayrıntılı olarak değerlendirilirken eş adlılık, alt anlamlılık/üst anlamlılık, çok anlamlılık konuları da romanlardan tespit edilen belirgin örneklerle ele alınmıştır. Başkurt Türkçesinin imkânlarıyla devrinin olaylarını, eleştirel bir bakış açısıyla okura ulaştıran Bülekov'un Kilm?şäk ve Ğüm?r B?r G?nä romanlarının tam metinlerinin Türkiye Türkçesine aktarıldığı bölüm de bu çalışmaya eklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Dinis Bülekov, Kilm?şäk (Yabancı), Ğüm?r B?r G?nä (Ömür Tektir), üslup ve anlam bilim,

Anlam bilimBaşkurtcaBülekov, Dinis+3
Nigar Kalkan
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe ve Almanca da anne ve baba kavramı içeren deyim ve atasözlerinin anlambilimsel ve kültürel analizi

Bu çalışmada Türk ve Alman toplumlarının atasözleri ve deyimleri karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışma "anne" ve "baba" kavramları içeren atasözleri ve deyimlerle sınırlandırılmıştır. Bunun nedeni bu kavramların toplumu oluşturan ailenin kurulmasında etkili rol oynaması ve dolayısıyla toplumu yansıttığı düşüncesidir. Bu kavramlar "kadın" ve "erkek" genelinde de incelenmiştir. Bütün bu kavramların her iki toplumda da nasıl yorumlandığı ele alınmıştır. Çalışma, dört bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümde; dil, kültür hakkında bilgi verilip, dil ve kültür ilişkisi ele alınmıştır. İkinci bölümde, atasözü ve deyim tanımlamaları, bunların kullanımları, özellikleri ve bu kavramlara dair yapılan çalışmalar ele alınmıştır. Çalışmanın temelini oluşturan bölüm ise üçüncü ve dördüncü bölümlerdir. Üçüncü bölümde, Türk ve Alman atasözlerinden "anne" ve "baba" kavramlarını içeren atasözleri irdelenmiş, benzerlikler, yakınlıklar ve farklılıklar anlambilimsel ve kültürel açıdan ortaya konmuştur. Dördüncü bölümde ise "anne" ve "baba" kavramlarını içeren Türkçe ve Almanca deyimler aynı bakış açısı ve yöntemle ele alınarak anlambilimsel ve kültürel açıdan karşılaştırılmıştır. Almanca atasözü ve deyimler için KFW Wander, Lutz Röhrich, Wolf Friederich'in sözlükleri ve Duden Redewendungen sözlüğü taranmış, Türkçe deyim ve atasözleri için ise Ömer Asım Aksoy, Ali Püsküllüoğlu, MetinYurtbaşı ve E. Kemal Eyüboğlu'nun sözlükleri taranmıştır. Elde edilen atasözü ve deyimler her iki kültürde de anlambilimsel ve kültürel açıdan değerlendirilmiştir. Sonuç olarak da bu kavramların her iki kültürde de benzer bir anlam ifade ettiği ve bu kavramları içeren atasözleri ve deyimlerin her iki dilde de benzerlik ve farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır.

AlmancaAnlam bilimAtasözleri+6
Hayriye Çelik
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Tahlîlu'l-ehtâi'ş-şâi'ati ledâ't-tullâbi kırâati hafs ve tashîhuhâ (Fi merâkizi tahfizi medineti Erbîl)

Bu çalışmada, Hafs kırâati talimi alan öğrencilerin, Kur'ân ayetlerinin edâsı esnasında yapmış oldukları yaygın dilsel hatalar ele alınmıştır. Araştırmada, Kur'ân-ı Kerim'den bazı sesler ve kelimeler üzerine odaklanılmıştır. Bu seslerin doğru bir şekilde telaffuzu ve çıkarılış şekli açıklanmış, öğrencinin ve okuyucunun belirtilen hatalara götüren sebepleri, kolaylıkla anlayabileceği şekilde her sesin dilsel ve fonetik tahlilleri yapılmıştır. Bununla birlikte bu hataların düzeltilme yolları da açıklanmıştır. Çalışmanın dilsel ve fonetik bir hüviyete sahip olması, seslerin edasını bilinmenin önemine vurgu yapması ve hataların tahlilini içermesi sebebiyle açıklayıcı analiz yöntemi kullanılmıştır.

Payman Swar Sulaıman Sulaıman
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

İlgili konular