
303
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Deprem sonrası amatör sporcuların kaygı düzeylerinin incelenmesi (Kahramanmaraş ili örneği)
Bu araştırma, Deprem Sonrasi Amatör Sporcuların Kaygı Düzeylerinin İncelenmesi (Kahramanmaraş İli Örneği) amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza anket yöntemi ile Kahramanmaraş ilinde ikamet eden, bireysel ve takım sporlarında amatör olarak spor yapan 153 (%87,9) erkek ve 21 (%12,1) kadın katılım göstermiştir. Anket verilerimizin analizinde istatistik paket programı kullanılmıştır. Kişisel bilgilerine göre değişkenlerin grup puanlarının farklılaşma durumu incelenirken normal dağılım varsayımını sağlayan değişkenlerin iki grup karşılaştırmalarında "bağımsız örneklem t testi" üç ve üzeri grup karşılaştırmalarında "ANOVA" kullanılmıştır. Parametrik testlerin kullanılmasından grup farkı için Post Hoc testi yapılmış ve grup ortalamaları parametrik çoklu karşılaştırma testi olan Bonferroni metoduyla incelenmiştir. Amatör olarak spor yapan bireylerin özellikle depremden sonra müsabaka öncesinde ve müsabaka esnasında geçmişe kıyasla durumluluk kaygı ve sürekli kaygı düzeylerinin belirlenmesi ve bu sonuçların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve yaptığı spor dalına göre değişkenliğine değinilmiştir. Kaygının fizyolojik, davranışsal etkiler ve kişilik değişiklikleri yoluyla genel performansı etkilediği, bir dizi araştırma ile doğrulanmıştır. Kaygı, kasların titremesi, kalp atış hızının artması, terleme ve hızlı nefes almanın yanı sıra diğer fizyolojik yanıtları tetikler. Sonuç olarak bu tür karşılaştırmalar, spor kaygısının yönetimi ve anket sonuçlarının farklı bağlamlarda nasıl çeşitlilik gösterebileceğine dair daha derin ve kapsamlı bir anlayış geliştirilmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Kahramanmaraş Depremi, Amatör sporcular, Anket, Kaygı
Sağlık çalışanlarında örgütsel adalet
Bu araştırmada sağlık çalışanlarında örgütsel adalet algısı incelenerek, çalışanlardaki adalet algısının örgütler için öneminin ele alınması amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini hastanelerde görev yapmakta olan doktor ve hemşireler oluştururken örneklemi ise Yozgat ve Konya ili hastanelerinde görev yapan 103 kadın, 100 erkek olmak üzere toplam 203 sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Veriler Yozgat ve Konya ili hastanelerinde bulunan sağlık çalışanlarının, gönüllü katılımı ile örgütsel adalet ölçeğine cevap vermeleri sonucunda toplanmıştır. Sağlık Çalışanlarında Örgütsel Adaleti belirlemek amacıyla Örgütsel adaletin ölçülmesinde Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilen örgütsel adalet ölçeği kullanılmıştır. Sağlık çalışanlarında örgütsel adalet algısının incelenmesinin farklı kapsam ve ölçüde yapılacak araştırmalarla desteklemesinin spor bilimleri alanına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. AnahtarSözcükler:Örgüt; Örgütsel Adalet; Sağlık Çalışanları
Taekwondo sporcularının duygusal zeka ve psikolojik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, taekwondo sporcularının duygusal zeka (DZ) ve psikolojik beceri düzeylerini incelemeyi hedeflemektedir. Taekwondo, fiziksel performansın yanı sıra zihinsel strateji, stres yönetimi ve duygusal denge gerektiren bir spor dalıdır. Bu bağlamda, duygusal zeka, sporcuların stresle başa çıkma, motivasyonlarını yönetme ve sosyal ilişkilerdeki başarılarını etkileyen önemli bir faktördür. Çalışma, farklı yaş ve deneyim seviyelerindeki taekwondo sporcularının duygusal zeka ve psikolojik beceri düzeylerini ölçmek amacıyla anket ve psikometrik testler kullanarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, duygusal zeka ile psikolojik beceriler arasında güçlü bir pozitif korelasyon olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlar, psikolojik becerilerin gelişiminin, taekwondo sporcularının performansıdı artırmada önemli bir rol oynadığını ve sporcuların psikolojik eğitimlerinin, fiziksel başarılarının yanı sıra genel sağlığı için de kritik olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar kelime: Taekwondo, Duygusal Zeka Psikoloji Spor Fizikzel Performans
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin e-spor tutum ve katılımlarının incelenmesi (Selçuk Üniversitesi örneği)
ÖZET T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin E-Spor Tutum Ve Katılımlarının İncelenmesi (Selçuk Üniversitesi Örneği) Oğuzhan KAYA Spor Yöneticiliği Anabilim Dalı YÜKSEK LİSANS TEZİ / KONYA-2025 Bu araştırma, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin e-spor tutumlarının ve e-spora katılım motivasyonlarının belirlenmesi; demografik değişkenlerine göre e-spor tutumlarının ve e-spora katılım motivasyonlarının farklılaşıp farklılaşmadığının tespit edilmesi; e-spora yönelik tutum ve e-spora katılım motivasyonları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya (survey) ve ilişkisel taramaya yönelik yöntemin kullanıldığı araştırma; veri toplama sürecine katılan Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde farklı bölümlerde (Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi, Rekreasyon) ve farklı sınıflarda (1.Sınıf, 2. Sınıf, 3. Sınıf, 4. Sınıf) öğrenim gören toplam 338 [Kadın(n=174), Erkek(n=164)] üniversite öğrencisi örnekleminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Savaş ve Turan (2023) tarafından geliştirilen "E-Spor Tutum Ölçeği (ESTÖ)"; Öz ve Üstün (2019) tarafından geliştirilen "E-Spor Katılım Motivasyonu Ölçeği (EKMÖ)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normallik sınaması, çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerleri ile test edilmiş; test sonucunda veriler normal dağılım gösterdiğinden dolayı ikili karşılaştırmalar için bağımsız gruplar t Testi ve çoklu karşılaştırmalar için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucu ortaya çıkan grup farklılıklarının kaynağını belirlemek üzere, varyansların homojen olduğu durumlarda Tukey HSD ve LSD çoklu karşılaştırma testleri; varyansların homojen olmadığı durumlarda ise Tamhane's T2 çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. İlişki analizinde, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon (r) katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Yapılan tüm istatistiksel hesaplamalarda temel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda; spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin E-Spor Tutum Ölçeği Bilişsel, Duyuşsal, Davranışsal boyutlarına yönelik tutumlarının ve bu boyutların oluşturduğu E-Spora yönelik genel tutumlarının ORTA düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin, E-Spor Tutum Ölçeği alt boyutlarına (Bilişsel, Duyuşsal, Davranışsal) ve geneline ait puan ortalamalarının cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, baba eğitim düzeyi, anne-baba çalışma durumu (duyuşsal boyut hariç), aylık gelir düzeyi ve günlük oyun oynama süresi değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı; yaş, anne eğitim düzeyi ve anne-baba medeni durumu değişkenine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin, E-Spor Katılım Motivasyonu Ölçeği Taksonomik Alan, Yetkinlik, İlişkisel Benlik, Rekabet ve Başarı, Boş Zaman Değerlendirme boyutlarına ve geneline yönelik e-spora katılım motivasyonlarının ORTA düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin, E-Spor Katılım Motivasyonu Ölçeği alt boyutlarına (Taksonomik Alan, Yetkinlik, İlişkisel Benlik, Rekabet ve Başarı, Boş Zaman Değerlendirme) ve geneline ait puan ortalamalarının cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, baba eğitim düzeyi (ilişkisel benlik boyutu hariç), anne-baba çalışma durumu (rekabet ve başarı boyutu hariç), aylık gelir düzeyi ve günlük oyun oynama süresi değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı; yaş, anne eğitim düzeyi ve anne-baba medeni durumu değişkenine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin e-spora yönelik tutum ve e-spora katılım motivasyonları arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç, öğrencilerin e-spora yönelik tutumlarının artmasına paralel olarak e-spora katılım motivasyonlarının da artacağını/yükseleceğini göstermiştir. Bir başka ifadeyle bu sonuç, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin e-spora katılım motivasyonları arttıkça, e-spora yönelik tutumlarının da olumlu yönde artacağını ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: E-Spor; Tutum; Katılım motivasyonu; Spor bilimleri fakültesi öğrencileri
Belediye spor tesislerinden faydalanan kullanıcıların hizmet kalitesi ve memnuniyet düzeylerinin incelenmesi (Konya Meram belediyesi örneği)
Bu araştırmanın amacı; belediye spor tesislerinin sunduğu hizmetlerin, kullanıcılar tarafından hizmet kalitesi ve memnuniyet düzeyinin nasıl algıladığını ölçmek ve değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini, Konya Meram Belediyesi bünyesinde bulunan Berlika Spor Tesisi, Rabia Spor Tesisi, Konevi Spor Tesisi, Aşkan Muhammet Yürükuslu Spor Tesisi kullanıcılarından 773 kadın 571 erkek toplamda 1344 kişi oluşturmaktadır. Bu çalışma ile belediye spor tesislerinin halk için en iyi hizmeti sunmak ve memnuniyeti sağlamak için gerekli olan önemlerin alınması, yerel yönetimlerce spor hizmetlerinde en iyi seviyeye gelinmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca çalışmamızın bundan sonraki yapılacak benzer çalışmalara ışık tutacağı ve literatüre katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz. Çalışmamızda kişisel bilgi formu, Yıldırım (2017) tarafından geliştirilen, Spor Tesisleri Müşteri Memnuniyeti Ölçeği ve Lam ve ark (2005) tarafından geliştirilen ve Gürbüz ve ark (2005) tarafından Türkiye'de geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan, Hizmet Kalitesi Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Meram Belediyesi'ne ait spor tesislerinden faydalanan bireylerin hizmet kalitesi ve memnuniyet düzeyleri, yüz yüze anket yöntemiyle toplanan verilerle incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26.0 programında %95 güven aralığı ve 0.05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Gözlem sayısının 70'in üzerinde olması nedeniyle normal dağılım Kolmogorov-Smirnov Testi ile test edilmiş ve parametrik test varsayımları sağlanmıştır. İki grup arasındaki farklar Independent Samples T-Test ile, üç ve daha fazla grup arasındaki farklar One Way ANOVA ile analiz edilmiştir. Anlamlı farklılık görülen durumlarda çoklu karşılaştırmalar için Tukey HSD testi uygulanmıştır. Ayrıca hizmet algısı ile memnuniyet düzeyi arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayısı ile değerlendirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda; Kullanıcıların hizmet kalitesi düşüncelerinde cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, tesislerin kullanım amacı ve tesis kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı bir fark bulunamazken yaş grubu ve tesis kullanım sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yine kullanıcılar memnuniyet düzeyleri incelendiğinde cinsiyet, yaş grubu, medeni durum, eğitim durumu, tesislerin kullanım amacı, tesislerin kullanım sıklığı ve tesislerin kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Katılımcıların hizmetin çeşitli boyutlarına yönelik algıları değerlendirilmiş ve bu algıların memnuniyet düzeyleriyle ilişkisi analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, özellikle personel etkileşimi, fiziki altyapı ve program yeterliliği gibi faktörlerin kullanıcı memnuniyetinde belirleyici olduğunu göstermiştir. Ayrıca, hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların, yerel yönetimlerin spor hizmetlerini iyileştirmesi açısından yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
Akademisyenlerin algıladıkları mobbing örgütsel sapma ve yabancılaşma arasındaki ilişki: Spor bilimleri akademislenleri özelinde bir araştırma
Bu araştırma, spor bilimleri fakültelerinde ki akademisyenlerin algıladıkları mobbing, örgütsel sapma ve yabancılaşma arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin farklı üniversitelerinde spor bilimleri fakültelerinde görev yapan toplam 307 akademisyen oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile katılımcıların hangi kurumda çalıştıkları, medeni durumları, hangi bölümde görev yaptıkları, ne kadar süredir görev yaptıkları ve ünvan bilgileri toplanmıştır. Leymann'ın çalışma hayatında mobbing davranışlarını belirlemeğe yönelik geliştirdiği Mobbing Ölçeği (LIPT) Maddeleri ve boyutları alanyazında oldukça kabul gören bir model olan Leymann'ın Tipolojisinden (LIPT) faydalanılarak oluşturan 5 alt boyut ve 45 maddeden (Leymann, 1990, Davenport ve diğ., 2003) oluşan Akademisyenlere Yönelik Mobbing Ölçeği, Anasız ve Püsküllüoğlunun geliştirdiği Algılanan Örgütsel Sapma Davranışı Ölçeği, ayrıca Yıldız ve Alıcı tarafından 2019 yılında geliştirilen Örgütsel Yabancılaşma Düzeyleri ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz işleminde SPSS paket programı ve uzantısı olan AMOS paket programları kullanılmıştır. Veri dağılımının normal olup olmadığını test etmek için Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Bunun üzerine Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılmıştır. Araştırma sonucunda akademisyenlerin yüksek düzeyde mobbing algısına sahip olmaları, örgütsel sapma davranışları ve yabancılaşma düzeylerinin yalnızca orta düzeyde kalması, yüksek mobbing algısına rağmen bireylerin bu algıyı doğrudan yıkıcı davranışlara ya da tam anlamıyla örgütten kopuşa dönüştürmediklerini göstermektedir.
Müşteri dostu spor merkezi algısının ve egzersiz ortamında algılanan özerklik desteğinin müşteri memnuniyetine etkisi: Sağlıklı yaşam ve spor merkezleri üyeleri üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, sağlıklı yaşam ve spor merkezi müşterilerinin spor merkezlerinde egzersiz ortamında eğitmenden kaynaklanan algılanan özerklik desteğinin ve müşteri dostu merkez algısının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini belirlemektir. Ayrıca müşterilerin farklı demografik özelliklere sahip olmasının özerklik desteği, müşteri dostu merkez algısı ve memnuniyet algılamalarında farklılık meydana getirip getirmediğini incelenmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışma, deneysel olmayan nicel bir araştırma tasarımına sahip olup yapılma metoduna göre tarama modelidir. Araştırmanın örneklem grubunu Konya il merkezinde dört farklı sağlıklı yaşam ve spor merkezlerinde düzenli olarak spor hizmeti alan 525 üye oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Egzersiz Ortamında Eğitmenden Kaynaklanan Algılanan Özerklik Desteği Anketi", "Spor Merkezlerinde Müşteri Dostu Ölçeği" ve son olarak "Memnuniyet Alt Ölçeği" kullanılmıştır. " Spor Merkezlerinde Müşteri Dostu Ölçeği " araştırmacı tarafından uyarlanmıştır. Çalışmada kullanılan "Spor Merkezlerinde Müşteri Dostu Ölçeği"ne yönelik açıklayıcı faktör analizi (AFA) ve ölçeğin yapı geçerliliği için doğrulayıcı faktör analizleri 350 kişilik farklı bir gurup üzerinde uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıklar incelenirken değişkenlerin normal dağılımdan gelmeleri nedeniyle 2 bağımsız grup karşılaştırma testlerinden bağımsız örneklemler t-testi ve 3 veya daha fazla bağımsız grup karşılaştırma testlerinden Anova (varyans analizi) testi kullanılmıştır. İlişkilerin belirlenmesine ve hipotezlerin test edilmesine yönelik yapısal eşitlik modeli (YEM) uygulanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçekten elde edilen verilerin analizi SPSS ve AMOS paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, farklı demografik özelliklere sahip olmalarının müşterilerin egzersiz ortamında eğitmenden kaynaklanan algılanan özerklik desteği, müşteri dostu merkez algısı ve memnuniyetlerinde benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmada bulunan bir başka sonuç ise sağlıklı yaşam ve spor merkezinde egzersiz ortamında eğitmenden kaynaklanan algılanan özerklik desteğinin ve müşteri dostu merkez algısının müşteri memnuniyetini olumlu etkilediğidir. Elde edilen sonuçlar, spor hizmetleri sunan işletmelerin pazarlama ve yönetim stratejileri oluşturmaları açılarından önemli görülmektedir.
Gençlik spor il müdürlüklerinde çalışan uzman ve antrenörlerin algıladıkları liderlik davranışlarının iş stresi ve iş performansına etkisi
Bu çalışmada Gençlik Spor İl Müdürlüklerinde çalışan uzman ve antrenörlerin algıladıkları liderlik davranışlarının belirlenmesi ve bu algılanan liderlik davranışlarının iş stresine ve iş performans düzeyine etkisi incelenmiştir. Çalışmanın evrenini Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde uzman veya antrenör olarak görev yapan 142 kadın ve 178 erkek olmak üzere 320 kişiden oluşturdu. Çalışmada uzman ve antrenörlerin algıladıkları liderlik davranışlarının belirlenmesi amacıyla, algılanan liderlik davranışları ölçeği, iş performansı ölçeği ve iş stresi ölçeği kullanıldmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 25 programında analiz edildi. Analiz sonucunda liderlik davranışlarından olan iş gören liderlik davranışı ile iş yaşam stresi arasında negatif yönde bir ilişki tespit edilirken, iş performansı arasında pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Görev odaklı liderlik davranışı ile iş performansı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilirken, iş stresi arasında ise anlamlı olmayan pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Değişim odaklım liderlik davranışında ise, iş yaşam stresi ile pozitif yönde anlamlı olmayan bir ilişki tespit edilirken, iş performansı ile pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. İş yaşam stresi ile iş performansı arasında da anlamlı düzeyde olmayan pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak liderlik davranış tarzlarının, çalışanların üzerinde farklı psikolojik ve fizyolojik durumlar ortaya çıkardığı ve buna bağlı olarakta farklı liderlik davranışlarının, çalışanların iş stres ve iş performansı düzeylerını etkilediği görülmüştür.
Genç futbolcularda paylaşılan liderliğin sporcuların takım bağlılığına etkisi: Konya örneği
Bu çalışma ile İç Anadolu bölgesindeki U-15 ve U-19 futbolcularının paylaşılan liderliğin takım bağlılığı üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca çalışmada gençlerde paylaşılan liderlik ölçeğinin Türk kültürüne uyarlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi; Konya ilinde aktif olarak futbol oynayan, yaş ortalamaları 15,62 olan 301 erkek katılımcıdan oluşmaktadır. Verilerin elde edilmesinde tarafımızca oluşturulan kişisel bilgi formu, sporcu bağlılık ölçeği ve genç sporcularda paylaşılan liderlik ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz işleminde SPSS paket programı ve uzantısı AMOS paket programları kullanılmıştır. Katılımcılardan toplanan anket formları önce bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Veri analiz işlemlerine başlamadan önce aykırı uç değer ve kayıp veri analizi kontrolleri gerçekleştirilmiştir. Verilerde herhangi bir aykırı uç değer ve kayıp veriye rastlanmamıştır. Verilerin dağılım durumunu kontrol etmek basıklık çarpılık değerleri kontrol edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiğinin tespit edilmesiyle bilimsel analizler için varsayılan temel testler gerçekleştirilmiştir. Daha sonra ise AMOS programı ile yapısal model testleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde paylaşılan liderlik ölçeğinin Türk kültürüne uygun olduğu (Geçerlik, Güvenirlik) ve paylaşılan liderliğin takım bağlılığını pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, paylaşılan liderlik yalnızca bireysel performansı değil, takım kültürünü ve bağlılık duygusunu da güçlendiren bir yönetim modelidir. Bu liderlik biçimi, sporcuların birbirlerine güven duymasını, takım hedeflerine ortak bir motivasyonla yönelmesini ve sürdürülebilir başarı elde etmesini desteklemektedir. Anahtar Sözcükler: Futbol, Liderlik, Paylaşılan Liderlik, Takım Bağlılığı
Üniversite öğrencilerinin akademik başarılarını etkileyen örgütsel faktörler kariyer streslerini etkiler mi?: Spor bilimleri fakültesi öğrencileri üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültesi son sınıf öğrencilerinin akademik başarılarını etkileyen örgütsel faktörler ile kariyer stresi düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak Öğrencilerin Başarılarını Etkileyen Örgütsel Faktörler Ölçeği (ÖBEÖFÖ) ve Kariyer Stresi Ölçeği (KSÖ) kullanılmıştır. Araştırma, 584 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiş olup veriler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon ve çoklu regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre cinsiyet değişkeni açısından ÖBEÖFÖ toplam puanı ile Yönetsel Hizmet ve Uygulamalar ve Fiziksel Ortam ve Donanım alt boyutlarında anlamlı farklılıklar (p<0.05) bulunmuş, ancak Mesleki Yeterlilikler ve Uygulamalar ile İletişim boyutlarında anlamlı fark görülmemiştir (p>0.05) (Tablo 3.1). Akademik başarı değişkenine göre yalnızca Fiziksel Ortam ve Donanım boyutunda anlamlı farklılık tespit edilmiştir (F=4.141; p<0.05) (Tablo 3.3). Kariyer hedefi, bölüm seçme isteği ve bölüm memnuniyeti değişkenlerine göre örgütsel faktörlerin tüm alt boyutlarında anlamlı farklılaşmalar saptanmıştır (p<0.05) (Tablo 3.4, Tablo 3.5, Tablo 3.6). Yeni bölüm okuma isteği değişkeninde İletişim ve Fiziksel Ortam ve Donanım boyutlarında anlamlı farklılık görülmüştür (p<0.05) (Tablo 3.7). Spor yapma durumu ise Yönetsel Hizmet ve Uygulamalar ve İletişim boyutlarında anlamlı farklılaşma göstermiştir (p<0.05) (Tablo 3.9). Kariyer stresi açısından cinsiyete göre yalnızca Dışsal Çatışma boyutunda anlamlı farklılık elde edilmiş (p<0.05), diğer boyutlarda anlamlılık görülmemiştir (p>0.05) (Tablo 3.10). Yaş değişkeni ile Dışsal Çatışma boyutu arasında düşük düzeyde negatif bir ilişki belirlenmiştir (r=-.123; p<0.05) (Tablo 3.11). Kariyer hedefi, bölüm seçme isteği ve yeni bölüm okuma isteği değişkenlerinde ise KSÖ'nün bazı alt boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05) (Tablo 3.13, Tablo 3.14, Tablo 3.16). Korelasyon analizi sonuçları, ÖBEÖFÖ alt boyutlarının kariyer stresinin bazı alt boyutlarıyla pozitif ve negatif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiğini ortaya koymuştur (p<0.01) (Tablo 3.19). Çoklu regresyon analizine göre örgütsel faktörlerin kariyer stresinin "Kariyer Belirsizliği ve Bilgi Eksikliği" (R²=0.101), "Dışsal Çatışma" (R²=0.109) ve "İş Bulma Baskısı" (R²=0.149) boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir (p<0.001) (Tablo 3.20, Tablo 3.21, Tablo 3.22). Sonuç olarak örgütsel faktörlerin öğrencilerin kariyer stresinde anlamlı rol oynadığı ve hem akademik hem mesleki yönelim süreçlerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu görülmüştür.
Giyilebilir teknolojik ürünlerde risk ve kullanım algısının incelenmesi: Fitness merkezi katılımcıları üzerine bir araştırma
Bu araştırma, akıllı saat kullanan fitness merkezi katılımcılarının giyilebilir teknolojik spor ürünlerine yönelik kullanım algıları ile satın alma karar sürecinde algıladıkları risklerin çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesini ve bu iki değişken arasındaki ilişkinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Betimsel ve ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın örneklemini, Konya ilindeki fitness merkezlerinde kasıtlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 443 katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Giyilebilir Teknolojik Ürünlerde Tüketicilerin Algıladıkları Risk Ölçeği" ve "Giyilebilir Teknolojik Spor Ürünleri Kullanım Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların giyilebilir teknolojik ürünlere yönelik toplam risk algısının orta düzeyde (3,02±0,68) olduğunu ortaya koymuştur. Risk algısı alt boyutları incelendiğinde, en yüksek riskin finansal risk (3,68±1,02), en düşük riskin ise sosyal risk (2,55±0,97) olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre kadın katılımcıların performans ve finansal risk algılarının erkeklere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yaş ile fiziksel risk, zaman riski ve toplam risk algısı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Gelir düzeyi yükseldikçe sosyal risk, finansal risk ve toplam risk algısının arttığı görülmüştür. Eğitim düzeyi lisansüstü olan katılımcıların zaman riski algısı diğer gruplara göre daha yüksek bulunmuştur. Fitness merkezi kullanım süresinin tüm risk boyutlarında anlamlı farklılıklar yarattığı ve özellikle 2-4 saat kullanan katılımcıların en yüksek risk algısına sahip olduğu belirlenmiştir. Giyilebilir teknolojik spor ürünlerine yönelik kullanım algısının orta-yüksek düzeyde (3,48±0,77) olduğu ve en yüksek alt boyutun kullanıma devam etme niyeti (3,64±0,88) olduğu saptanmıştır. Kadın katılımcıların kullanım algılarının erkeklere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Risk algıları ile kullanım algıları arasında yapılan regresyon analizi sonucunda, tüm risk boyutlarının kullanım algılarını negatif yönde etkilediği ve özellikle performans riskinin en güçlü etkiye sahip olduğu (β=-,286) ortaya konulmuştur. Risk algılarının kullanım algılarını %20,7 oranında açıkladığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, giyilebilir teknolojik ürünlere yönelik risk algılarının demografik özelliklere göre farklılaştığını ve kullanım algıları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Zihinsel antrenmanın bilek güreşçilerinin zihinsel dayanıklılık ve spor kaygı düzeyi üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı zihinsel antrenmanın bilek güreşçilerinin zihinsel dayanıklılık ve spor kaygı düzeylerine olan etkisini ölçmektir. Bu araştırma nicel bir araştırmadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri ve Spor Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Bu araştırmada verilerin analizi zihinsel antrenman öncesi ve sonrası olmak üzere ön test, son test şeklinde gerçekleşmiştir. Araştırma elde edilen veriler SPSS (sosyal bilimler için istatistik programı) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Zihinsel antrenmanın bilek güreşçilerinin zihinsel dayanıklılık ve spor kaygı düzeylerinin ön test-son test değerleri analizi için normal dağılım gösteren verilerde bağımlı iki grup karşılaştırmasında Paired Samples T Testi uygulanmıştır. Araştırmada sporcuların zihinsel dayanıklılık, zihinsel dayanıklılık alt boyutları, stres ve kaygı hallerinin ön test ve son test sonuçlarına göre pozitif yönde gelişimler görülmüş fakat anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. Hem fiziksel antrenmanlarına devam eden hem zihinsel antrenman protokolünü uygulayan sporcuların zihinsel dayanıklılık, zihinsel dayanıklılık alt boyutları, stres ve kaygı durumlarında genel olarak gelişim olduğu görülmektedir. Bu sonuçlara göre bilek güreşçi sporcularının fiziksel antrenmana ilaveten zihinsel antrenman yapmalarının bu becerilerde gelişim sağladığı söylenebilir.
Antrenörlerin girişimcilik niyeti: Bir envanter geliştirme çalışması
Daha sonra doÇalışmamız antrenörlerin girişimcilik niyetlerini derinlemesine inceleyerek, sadece sportif başarılarıyla değil, kendi işlerini kurma, yeni projeler geliştirme ve mevcut yapıların dönüşümünü etkileyen, sistemin bir parçası olmaktan öte aktif birer girişimci olarak potansiyellerini ortaya çıkartarak spor sektörüne nasıl katkı sağlayabileceklerini anlamak ve geliştirmek için bir temel oluşturmaktadır. Spor alanında, antrenörlerin girişimcilik niyetini ölçen bir ölçme aracının bulunmaması, Türk sporu için bu ölçüm aracını geliştirmeyi gerektirmiştir. Araştırmanın örneklemini%44,4 kadın (n=138), %55,6'sı (n=173), erkek olmak üzere toplam 311 antrenör oluşturmaktadır. Katılımcılardan elde edilen veriler kişisel bilgi formu ve geliştirilen envanter formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda envanterin KMO değeri 0.765; Bartlett's Küresellik Testi değeri ise χ2=2586,980; df=276, p<.05 bulunmuştur. Bu envanter toplam varyansın=%65,79'unu açıklamaktadır. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda uyum iyiliği değeri (x2/df=2.031), ise RMSEA=.058, GFI=.890, IFI=.902, CFI=.901 olarak bulunmuştur. Ayrıca envanterin genel ayırt ediciliği yüksek olduğu bulunmuş, envanterin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı α=0.776. olarak belirlenmiştir. Envanter ve alt boyutlar için hesaplanan Cronbach's Alpha güvenirlik katsayıları incelendiğinde 24 madde ve yedi alt boyuttan oluşan envanterin geçerli ve güvenirliği sağlanmıştır. ldurulacaktır.
Antrenörlerin yapay zekâ okuryazarlığının kariyer kararlılığına etkisine yönelik bir araştırma
Bu çalışma, antrenörlerin yapay zekâ okuryazarlığının kariyer kararlılığı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Yapay zekâ teknolojilerinin spor alanındaki etkisi giderek artmakta ve antrenörlerin mesleki gelişimlerini etkilemektedir. Antrenörlerin kariyer kararlarını alırken yapay zekâ teknolojilerini anlamaları, kariyer planlamalarında daha bilinçli ve esnek olmalarını sağlamakta, önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, antrenörlerin kariyer kararlılığı ile yapay zekâ okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Yapay zekâ okuryazarlığı, antrenörlerin mesleki becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmakta ve kariyer hedeflerini belirlemelerinde önemli bir rol oynamaktadır. Antrenörler, yapay zekâ teknolojileri konusunda bilgi sahibi olduklarında, kariyerlerinde daha bilinçli seçimler yapabilmekte ve kariyerlerini daha verimli şekilde yönlendirebilmektedirler. Bununla birlikte yapay zekâ konusunda eksik bilgi, antrenörlerin kariyerlerinde kararsızlık yaşamalarına ve fırsatları değerlendirememenin olumsuz sonuçlarına yol açabilmektedir. Sonuç itibariyle bu çalışma, antrenörlerin kariyer kararları alırken yapay zekâ okuryazarlığının önemini vurgulamaktadır. Antrenörlerin kariyerlerinde daha etkili ve sağlıklı adımlar atabilmeleri için yapay zekâ eğitimlerinin artırılması gerektiği görülmektedir. Spor eğitimi ve kariyer rehberliği alanlarında yapay zekâ okuryazarlığının geliştirilmesi, antrenörlerin mesleklerinde daha başarılı olmalarına katkı sunmaktadır.
Spor giyim ürünlerinin pazarlanmasında duyusal pazarlamanın ağızdan ağıza pazarlama üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, spor giyim ürünlerinin pazarlanmasında duyusal pazarlama uygulamalarının tüketicilerin ağızdan ağıza pazarlama davranışları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada bağımsız değişken olan duyusal pazarlamanın alt boyutları ile bağımlı değişken olan ağızdan ağıza pazarlamanın alt boyutları arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini Pamukkale Üniversitesi'nde fakültelerde öğrenim gören öğrenciler ile fakültelerde ve rektörlük birimlerinde görev yapan akademik ve idari personel oluşturmakta olup, örneklem 2023-2024 eğitim-öğretim yılında gönüllü katılım sağlayan 776 kişiden oluşmaktadır. Veriler anket tekniğiyle Google Form aracılığıyla toplanmış ve SPSS 22.0 programına aktarılmıştır. Verilerden alınan toplamlar sonrası 18 adet veri uç değer olarak tespit edilmiş ve analiz dışı bırakılarak 758 veri üzerinde analizler yapılmıştır. Ölçme araçlarının farklı örneklem gruplarında tekrardan test edilmesi psikometrik açıdan önemli olması sebebiyle yeniden değerlendirebilmek için Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) yapılmıştır. Kullanılan ölçeklerin yapı geçerliliğini test etmek amacıyla Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. Spor giyim ürünlerinin pazarlanmasında duyusal pazarlama uygulamalarının tüketicilerin ağızdan ağıza pazarlama davranışları üzerindeki etkisini ölçmek için çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, duyusal pazarlama genel olarak ağızdan ağıza pazarlamayı pozitif ve anlamlı biçimde etkilemektedir. Spor giyim sektöründe duyusal pazarlama uygulamalarının farklı boyutlarının ağızdan ağıza pazarlama üzerindeki etkisinin çok yönlü olduğu ve her duyunun her boyutta aynı etkiyi sağlamadığı anlaşılmaktadır.
Alt yapıda ideal spor yönetim modeli
Günümüzde sporun tabana yayılması, sağlıklı bireylerin yetişmesi ve yetenekli sporcuların sistemli bir şekilde geliştirilmesi, etkili altyapı yönetimiyle doğrudan ilişkilidir. Spor altyapılarının işlevselliği, sadece fiziki koşullara değil, aynı zamanda yönetimsel ve eğitsel süreçlerin niteliğine de bağlıdır. Bu araştırma, ideal spor altyapı yönetim modeline ilişkin veli ve antrenörlerin görüşlerini ortaya koyarak, gelecekteki spor politikalarına katkı sunmayı amaçlamaktadır. Araştırma, en az 10 yıldır altyapı sporlarında görev yapan 12 antrenör ve çocuklarını en az 2 yıldır spor altyapısına dahil eden 12 veli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji yaklaşımı kullanılmış, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu tercih edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; antrenörler, ideal altyapı modeli için nitelikli ve sürekli eğitilen antrenör kadrosunun yanı sıra modern tesislerin, dijital destekli eğitim süreçlerin, performans odaklı bakış açısı yerine, bütünsel gelişim odaklı yaklaşımların ve uluslararası deneyimlerin artırılması gerektiğini vurgulamışlardır. Veliler ise, altyapıların çocukların sadece fiziksel gelişimlerini değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal gelişimlerini de desteklemesi gerektiğini ifade etmiş; güvenli ortam, iletişim, psikolojik destek ve kulüp imkanları gibi unsurların önemine dikkat çekmişlerdir. Sonuç olarak, veliler ve antrenörlerin görüşleri sonunda ideal bir spor altyapı yönetim modelinde; alt yapılarda çalışan antrenörlerin nitelikli olması ve sürekli gelişmeye açık bireylerden oluşması, tesislerin güvenli ve donanımlı olmaları, çocukların performanslarının bütünsel gelişim ile değerlendirilmesi, ailelerin alt yapı sürecin bir parçası olarak kabul edilip, eğitimlerle desteklenmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor altyapısı, antrenör görüşleri, veli görüşleri, altyapı yönetimi.
Spor lisesi öğrencilerinin dijital bağımlılık ile yaşam doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmanın amacı; Aydın İli İncirliova Spor Lisesinde öğrenim gören öğrencilerin, dijital bağımlılık düzeyleri ve yaşam doyumu algılarının incelenmesidir. Spor lisesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin belirlenmesinin alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Günümüzde öğrencilerin iletişim ve sosyalleşme aracı olarak kullandıkları mobil cihazların onlar üzerinde bağımlılık yapma tartışmalarının devam etmesi, araştırma probleminin önemini ortaya koymaktadır. Bu araştırma, nicel araştırma yaklaşımda ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim döneminde öğrenim gören lise kademesindeki (9. - 12. sınıf) 338 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına uygun olarak Dijital Bağımlılık Ölçeği (DBÖ) ve öğrecilerin yaşam doyumuna ilişkin Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Skewness ve Kurtosis (çarpıklık ve basıklık) değerleri dikkate alınarak verilerin normal dağılım gösterdiği, verilerin parametrik test varsayımlarını sağladığı düşünülerek ikili değişkenler için t-testi, çoklu değişkenler için tek yönlü varyans analizi (Anova) testi uygulanmıştır. Gruplar arası farklılığı belirlemeye yönelik Post Hoc LSD testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin dijital bağımlılığı ile yaşam doyumları arasında ilişki olup olmadığını belirlemek için spearman korelasyon yöntemi kullanılmıştır. Dijital bağımlılığın öğrencilerin yaşam doyumlarına etkisini belirlemeye yönelik ise regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre dijital bağımlılık zaman içinde artan bir bağımlılık türüdür. Bu bağımlılık türü diğer madde bağımlılığından farklı değildir. Dijital bağımlılık öğrenci başarısını azaltan bir faktördür. Aynı zamanda başarısızlığın da öğrencileri daha fazla dijital bağımlılığa sürüklediği belirlenmiştir. Öncelikle okul öncesi ve ilkokul eğitimi düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin dijital cihaz kulanımının sınırlandırılması ve dijital cihaz kullanımının denetimli bir şekilde sunulması bu kısır döngüden çıkmanın en temel yoludur. Spor lisesinde öğrenim gören öğrenciler ile gerçekleştirilen bu araştırmada dijital bağımlılığın yaşam doyumu üzerinde kısıtlı bir etkisi görülmüştür. Bunun sebebi öğrencilerin dijital cihazlara olan bütünleşik ilişkileri ve bu cihazları bir bağımlılık olarak değil de bir sosyalleşme aracı olarak görmesinden kaynaklıdır. Bu dijital cihazlardan yoksun kalma sosyalleşememe endişesini getirmiş bulunmaktadır. Dijital cihazlarla sosyalleşmeyi bir yaşam doyumu aracı olarak görmeleri sonucunda yaşam doyumu yaşadıklarını algılamışlardır. Oysa dijital bağımlılık başarısızlığı, başarısızlık gelir düzeyi düşüklüğünü o da düşük yaşam doyumunu getirmektedir. Bu problem doğrultusunda bu çalışma örneklem grubu okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite örneklem grupları oluşturularak dijital bağımlılığın sonuçları gözlenebilir.
Futbol kulübü yöneticilerinin düşünme ihtiyacı düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma futbol kulübü yöneticilerinin düşünme ihtiyacı düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya 145 erkek futbol kulübü yöneticisi katılmıştır. İki bölümden oluşan anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine ulaşmak için "kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, yöneticilikte toplam çalışma süresi ve kulüpteki görev)", ikinci bölümünde ise Cacioppo ve Petty (1984) tarafından geliştirilen ve Gülgöz ve Sadowski (1995b) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Düşünme İhtiyacı Ölçeği (Need For Cognition Scale) kullanılmıştır. Futbol kulübü yöneticilerinin verdikleri cevaplar üzerinden yapılan güvenirlik analizine göre ölçeğinin iç tutarlılığını gösteren Chronbach Alfa katsayısı α =.785 olarak bulunmuş ve yüksek düzeyde güvenirliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Anket katılımcılara Google form veya yazılı materyal olarak sunulmuştur. Katılımcıların verdikleri cevaplardan elde edilen verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapma ve standart hataları, minimum ve maksimum değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada uygulanan anket uygulamasından elde edilen veriler %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda 30 yaş ve altındaki yaşlarda bulunan spor yöneticilerinin 31 ve 49 yaş arasındaki tüm kategorilere göre daha çok düşünme ihtiyacına sahip oldukları görülmüştür. Araştırmanın diğer değişkeni olan eğitim durumuna göre spor yöneticilerinin düşünme ihtiyacı düzeyleri incelendiğinde de anlamlı farklar bulunmuş ve farkın nereden kaynaklandığını anlayabilmek için yapılan değerlendirmede üniversitelerin lisans bölümü mezunlarının ilköğretim ve lise mezunlarına göre düşünme ihtiyaçlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçları yöneticilikte çalışma süresi değişkeni dikkate alınarak incelendiğinde çalışma yılının spor yöneticilerinin düşünme ihtiyaçları üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı görülmüştür. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Spor yöneticisi, düşünme ihtiyacı
Spor seyircilerinin iletişim becerileri ile fiziksel sözel zorbalık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, spor seyicilerinin iletişim becerileri ile fiziksel-sözel zorbalık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmada İletişim Becerileri Ölçeği ile Spor Seyircilerinin Sözel Fiziksel Zorbalık Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'de bulunan spor seyircileri oluştururken, örneklemini Türkiye'de bulunan ve spor seyiricisi olan 465'i kadın 345'i erkek olmak üzere toplam 810 spor seyircisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında yer alan spor seyircilerine google formlar aracılığı ile ulaşılmış ve elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde frekanslar alındıktan sonra verilerin güvenirliği için güvenirlik analizi, çarpıklık ve basıklık normallik testi yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlendiği için araştırma bulgularında parametrik testler uygulanmıştır. Anova analizlerinde anlamlı farklılığın yönünü belirlemek için Post-Hoc (Tukey) testi yapılmıştır.Verilerin analizinde, spor seyircilerinin iletişim becerileri ve fiziksel-sözel zorbalık davranış düzeylerini belirlemek için betimsel istatistikler kullanılmıştır. İletişim becerileri ve fiziksel-sözel zorbalık davranışları arasında ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. İlgili analizlerde anlamlılık düzeyi α = 0,05 olarak değerlendirilmiştir. Spor seyircilerinin iletişim becerileri ile fiziksel-sözel zorbalık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu araştırmada sonuç olarak; erkek olan spor seyircilerinin kadın spor seyircilerine oranla daha fazla fiziksel-sözel zorbalık davranışı sergilediği bunun yanında, gelir durumu düşük düzeyde olan spor seyircilerinin daha fazla fiziksel-sözel zorbalık davranışı sergiledikleri tespit edilmiştir. Mevcut araştırmada elde edilen bir diğer sonuç ise; iletişim becerisi düzeyleri düşük olan spor seyircilerinin iletişim becerisi yüksek olan bireylere oranla daha fazla fiziksel-sözel zorbalık davranışları sergiledikleri tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlardan hareketle, iletişim becerisi ile fiziksel-sözel zorbalık arasında bir ilişkinin bulunduğu söylenebilir.
Pandemi sürecinde zihinsel engelli olan lisanslı yüzme sporcu ailelerinin kaygı düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, pandemi sürecinde zihinsel engelli olan yüzme sporcu ailelerinin kaygı düzeylerinin incelenmesidir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmanın evren ve örneklemini Manisa İl Gençlik, Manisa Su Sporları, Manisa Otizm Spor Kulübü ve Genç Ege Gençlik ve Spor Kulübünde lisanslı olarak yüzme sporu ile uğraşan zihinsel engelli sporcu ailesi olan 16 katılımcı oluşturmaktadır. Nitel araştırma modelinin kullanılmasıyla gerçekleştirilen çalışmada, araştırmacı tarafından 14 soru hazırlanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi yöntemi ve betimsel analiz yöntemi kullanılmış ve böylelikle elde edilen verilere Yüzde-Frekans Analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak; Yüzme sporunun zihinsel engelli çocuklarda fiziksel olarak, büyüme ve gelişme, postür ve motor becerilerine olumlu yönde etkilerinin olduğunu, zihinsel olarak iletişim ve birlikte iş yapma becerilerinde gelişim meydana geldiği tespit edilirken, covid-19 pandemi süreci ve birtakım kısıtlamalardan dolayı yüzme havuzuna gidemeyen sporcularda, kilo alımının oluştuğu, dikkat dağınıklığının meydana geldiği ve takıntıların oluştuğu tespit edilmiştir. Zihinsel engelli sporcuların aileleri ile ilgili olarak; Covid-19 pandemi sürecinde yüzme sporcusu ebeveynlerinin, kaygılandığı ve bu yüzde kaybetme korkusu yaşadığı, çocuklarının antrenman yapamadığı dönemde, sportif başarısının gerilemesinden endişe ettiği, ancak kademeli olarak açılan yüzme havuzları sayesinde çocuklarının sosyal yaşama tekrar katılım sağlamasından dolayı olumlu yönde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Aile, Engelli, Kaygı. Spor, Zihinsel Engelli.
Gönüllülüğün yeni hali "E-Gönüllülük" ve Aydın Gençlik Merkezi gönüllülerinin e-Gönüllülük farkındalığı
Yapılan bu araştırma, gündeme yeni gelmeye başlayan e-Gönüllülük faaliyetleri üzerinde durmaktadır. e-Gönüllülük, pandemi süreciyle evden üretmenin zorunlu hale gelmesi sonucu hızla gelişim göstermiştir. Bu araştırmada, e-Gönüllülük kavramının ne ifade ettiği, e-Gönüllülük faaliyetlerinin kapsamının ne olduğu açıklanmıştır. e-Gönüllülük faaliyetini organize eden ve faaliyete katılım gösteren gönüllü gençlerin yaşadığı zorluk ve avantajları üzerinde durulmuş, e-Gönüllülüğün onların nezdindeki önemi açıklanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada gönüllülerin günden güne gelişim gösteren e-Gönüllülüğe katılım düzeyleri ve e-Gönüllülük farkındalıkları ortaya konmuştur. Çalışma görüşme metodu kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada toplam 30 kişi ile görüşülmüştür. 10 kişi Emel Mustafa Uşaklı Anadolu Lisesi Genç Ofisi gönüllüleri, 10 kişi Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Genç Ofisi gönüllüleri, 10 kişi Aydın Gençlik Merkezi gönüllüleri olmak üzere 14-29 yaş aralığındaki gönüllü gençlerden seçilmiştir. Yapılan bu araştırmada veri toplama aracı olarak nitel araştırma tekniklerinden yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmada katılımcılarla ayrı ayrı görüşme yapılmıştır. Bulgular istatistiksel bir işlem yapılmadan ortaya konmuştur. Katılımcılara geleneksel gönüllülük ve e-Gönüllülük ile ilgili sorular sorulmuş, verilen cevapların analizinde betimsel ve içerik analize başvurulmuş, katılımcıların ifadeleri hiçbir değişiklik yapılmadan yazılmıştır. Çalışma neticesinde görüşme yapılan bireyler geleneksel gönüllülüğün önemini vurgulamış, e-Gönüllülüğün geleneksel gönüllüğün zorluklarını ortadan kaldırdığını ve kişilere farklı ve birçok fırsat yarattığını ifade etmişlerdir. e-Gönüllülük sayesinde kolay ve daha az masrafla ulaşılan bilgiyi başkalarıyla paylaşmak, mesafe tanımaz hale gelmiştir. Buna rağmen geleneksel gönüllülük ile e-Gönüllülük faaliyetlerine katılımları ve organize etmeleri üzerinde durulduğunda önemli fark vardır. Geleneksel gönüllüğü tercih eden katılımcılar e-Gönüllülüğü tercih etmemektedirler. Çünkü e-Gönüllülük faaliyetinde fiziksel temas yoktur. Geleneksel gönüllülükte kurulan iletişim ortamı e-Gönüllülükte yaratılamamaktadır. Nihai olarak e-Gönüllülüğün geleneksel gönüllülüğün aksine samimiyetten yoksun olması gönüllülerin e-Gönüllülüğü tercih etmemelerinin en temel sebebidir.
Türkiye Voleybol Federasyonu üst ligleri tarafından kullanılan görüntü değerlendirme sisteminin hakemlerin karar verme durumlarına etkisi
Takım sporlarından biri olan voleybol, her geçen gün uluslararası ve ulusal alanda yerini sağlamlaştırırken, teknolojiye ayak uyduran bir spor dalı haline geldi. Takım sporlarında kullanılan teknolojinin müsabaka esnasında ve hakemlerin karar vermesinde birçok olumlu yönü olduğu gibi olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Bu çalışma, TVF üst liglerinde görev alan toplam 21 A ve AB klasman hakemlerle yüz yüze görüşmeler yapılarak yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış olup nitel türde betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. A ve AB klasmanındaki voleybol hakemleri ile yapılan bu araştırma sonucunda; GDS voleybol maçlarının objektif bir şekilde yönetilmesine olanak sağladığı tespit edilmiştir. Ancak bu sistemin bazı maçlarda olmaması veya hakem kararlarında değişikliğe neden olması araştırmaya katılan hakemlerin kararlarını olumsuz etkilememektedir. Ayrıca çalışmaya katılan hakemler maçlar sırasında GDS'de meydana gelen aksaklıkları en aza indirmek için; bu sisteme bazı eklemeler yapılması gerektiğini belirtmişlerdir.
Liderlik yönelimleri çerçevesinde örgütsel miyopi: Spor yöneticileri üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, spor yöneticilerinin liderlik yönelimleri ile örgütsel miyopi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi, Aydın Amatör Spor Kulüpleri Federasyonuna bağlı olan spor kulüplerinde görev yapan 178 spor yöneticisinden oluşmaktadır. Çalışmada, Bolman ve Deal (1991) tarafından geliştirilen, Dereli (2003) tarafından Türkçeye uyarlanan Liderlik Yönelimleri Ölçeği ve Seymen, Kılıç ve Kinter (2016) tarafından geliştirilen Örgütsel Körlük Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson korelasyon analizi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda farklılığın kaynağını belirlemek için varyans homojenliğine karşı duyarlı olan Games-Howell testi kullanılmıştır. Sıralı değişkenlerin pratikte normal dağılmadığı varsayımı altında Spearman korelasyon analizi, sürekli (liderlik yönelimleri, örgütsel miyopi) ve sıralı (yaş, deneyim yılı gibi) değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için tercih edilmiştir. Spor yöneticilerinin liderlik yönelimleri ile örgütsel miyopi arasındaki ilişki Pearson korelasyon analiziyle incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, spor yöneticilerinin yaş, sporculuk, antrenörlük ve yöneticilik deneyim yılları ile örgütsel miyopi arasında negatif ilişki olduğu belirlenmiştir. Sporculuk ve antrenörlük deneyimi olan spor yöneticilerinin yapısal liderlik yönelimleri daha düşük, politik ve sembolik liderlik yönelimleri daha yüksek elde edilmiştir. Daha fazla antrenörlük ve yöneticilik deneyimine sahip olan spor yöneticilerinin yapısal liderlikleri daha düşük, insan kaynaklı, politik ve sembolik liderlikleri daha yüksek bulunmuştur. Spor yöneticilerinin örgütsel miyopi düzeylerinin, yapısal liderlik yönelimleri ile pozitif, insan kaynaklı, politik ve sembolik liderlik yönelimleri ile negatif ilişki gösterdiği belirlenmiştir.
Rekreasyon bölümünde öğrenim gören öğrencilerin rekreasyonel liderlik davranışlarının incelenmesi
Bu çalışma amacı, rekreasyon bölümünde öğrenim gören öğrencilerin rekreasyonel liderlik davranışlarını belirlemektir. Çalışmanın örneklemi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi rekreasyon bölümünde öğrenim gören 96 erkek ve 62 kadın olmak üzere 158 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada, Ayyıldız Durhan ve arkadaşları (2022) tarafından geliştirilen Rekreasyonel Liderlik Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi, SPSS 26 programında yapılmıştır. Analizlere geçmeden önce verilerin normalliği sınanmış ve normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmada, bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Tek yönü varyans analizi sonucunda elde edilen farklılıkların kaynağını belirlemek için Bonferroni Testi kullanılmıştır. Çalışmada yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin rekreasyonel liderlik davranışlarında demokratik davranış ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Kadın öğrencilerin otokratik davranış düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Rekreasyonel faaliyetlere daha sık katılan öğrencilerin otokratik davranışları daha yüksek elde edilmiş, katılım sıklığına göre demokratik davranışlarında farklılık gözlenmemiştir. Aktif rekreasyon faaliyetlerine katılan öğrencilerin rekreasyonel liderlik, demokratik davranış ve otokratik davranış düzeylerinin, pasif rekreasyon faaliyetlerine katılan öğrencilerden yüksek olduğu belirlenmiştir. Daha önce bir gruba liderlik yapmış olan öğrencilerin rekreasyonel liderlik düzeyleri, demokratik davranışları ve otokratik davranışları, daha önce herhangi bir gruba liderlik yapmamış öğrencilerden yüksek bulunmuştur.
Spor kulübü yöneticilerinin ımpostor sendromu düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırma spor kulübü yöneticilerinin impostor sendromu düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya 211 katılımcı katılmıştır. Ancak kadın katılımcıların sayısı 7 kişi olduğu ve yapılan normallik testlerinde normal dağılımı bozduğu için veriler içerisinden çıkartılarak sadece 204 erkek katılımcının verileri kullanılmıştır. İki bölümden oluşan anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine ulaşmak için "kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, yöneticilikte toplam çalışma süresi ve kulüpteki görev)" yer almıştır. Anketin ikinci bölümünde ise "Impostor Profil Ölçeği-31 (IPP31)" kullanılmıştır. Impostor Profil Ölçeği İbrahim, Münscher ve Herzberg (2020) tarafından geliştirilen IPP31 ölçeği pratikte uygulanabilmesi için teorik olarak altı farklı ölçekten kurgulanmış 31 maddeden oluşan ve çok boyutlu bir ölçektir. Anket katılımcılara katılım taleplerine göre Google form veya yazılı materyal olarak sunulmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 25.0 istatistik programı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bulgular doğrultusunda verilen cevapların aritmetik ortalamaları, standart sapma ve standart hataları, minimum ve maksimum değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada uygulanacak yapılacak anket uygulamalarından elde edilecek veriler %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiş, Kolmogorov-Smirnov testi uygulanarak anlamlılık düzeyi belirlenmiştir. Verilerinin normal dağılım gösterip göstermediğinin değerlendirilmesinde basıklık (kurtosis) ve çarpıklık (skewness) değerleri dikkate alınmış ve -1.5 ile +1.5 aralığında bulunması nedeniyle normallik varsayımının karşılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenlerin değerlendirilmesinde ise Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) uygulanmış, anlamlı fark gösteren sonuçlarda farkın nereden kaynaklandığını belirlemek için ise Bonferonni post-hoc testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda impostor sendromu ve cinsiyet, eğitim durumu, yöneticilikte toplam çalışma süresi ve kulüpteki görevine göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Ancak yaş değişkenine göre verdikleri cevaplar üzerinden yapılan Anova analizi sonuçlarına göre anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür (.000; p<0.05). Farkın nereden kaynaklandığını bulmak için yapılan Bonferonni testi sonucuna göre 25 yaş ve daha altında yaşı olanların diğer kategorilerde bulunanlara göre daha fazla Impostor sendromu yaşadıkları görülmüştür.
Aydın ilinde yer alan antik kentlerin spor tarihi ve kültürü açısından incelenmesi
Araştırmanın amacı Aydın ilinde yaşamış uygarlıkların spor tarihî ve kültürü açısından bıraktıkları değerleri araştırıp, bunların mimari özellikleri ile dönemin sosyal yaşama katkılarını ortaya koymaktır. Bu amacı ortaya koymak üzere Aydın ilinin antik spor tesisleri açısından bugüne kadar üzerinde fazlaca durulmamış antik kentlerinin tarihsel, siyasal, sosyolojik ve kurumsal çözümlemesini yapmak üzere geniş bir alanyazın taraması yapılmıştır. Ayrıca bu araştırma Aydın ilinin zengin uygarlıklar tarihinin spor boyutu ile ortaya konması bakımından da oldukça önemlidir. Çünkü gelinen tarihî süreç içerisinde bölgede kurulan medeniyetlerin yaşam tarzları, sosyolojik olguları, kentleşme anlayışı, sosyal yaşam alanları ve buna dönük kent mimarisi hakkında bilgi vermesi araştırma açısından oldukça önemlidir. Bu araştırma yazılı kaynaklara, tarihî belgelere, dokümanlara, kişisel görüşmelere, konumuzu ilgilendiren görsel dokümanlara ve bilimsel araştırmalara dayalı olarak hazırlanmış nitel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini Aydın ili sınırları içerisindeki 24 adet tarihî antik kentler oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde amaçlı örnekleme yöntemi ve kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Aydın ili sınırları içerisindeki antik kentlerin spor tarihî ve kültürü açısından incelendiği bu araştırmada alanyazın taraması yapılmış, konuya dair yazılı ve görsel dokümantasyonlara basılı ve dijital ortamda erişim sağlanmıştır. Bunun için kitap, dergi ve resimlere başvurulmuştur.
Voleybol hakemlerinin mesleki doyum ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi
Voleybol hakemlerin mesleki doyum ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu araştırmanın evren ve örneklem grubunu Aydın ve İzmir ilinde görev yapan 275 voleybol hakemi oluşturmaktadır. Çalışma kapsamıda araştırmacı tarafından voleybol hakemlerinin yaş, medeni durum, eğitim durumu ve hakemlikle ilgili soruların yer aldığı kişisel bilgi formu hazırlanmıştır. Bunun yanında voleybol hakemlerinin tükenmişlik düzeylerini ölçmek için; Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ve Ergin (1993) tarafından Türkçeye uyarlanan tükenmişlik ölçeği, mesleki doyum düzeylerinin belirlenebilmesi için Kuzgun ve arkadaşları (1999) mesleki doyum ölçeğinden yararlanışmıştır. Çalışmada SPSS 26 programı aracılığıyla voleybol hakemlerinden elde edilen veriler analiz edilmiştir. İlk olarak verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için çarpıklık ve basıklık değerleri hesaplanmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği saptanmıştır. Bu doğrultuda, voleybol hakemlerinin tükenmişlik ve mesleki doyum düzeylerini demografik özelliklere göre karşılaştırmak için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizinde elde edilen farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Bonferroni testi kullanılmıştır. Karşılaştırmalarda "mesleği severek yapma" değişkeninde yer alan "hayır" yanıtı yalnızca 1 eleman içerdiği için analize dahil edilmemiştir. Ayrıca bu çalışmada "yaş" değişkeni sürekli değişken olarak yer aldığı için karşılaştırma analizi yapılmamış, voleybol hakemlerinin yaşları ile tükenmişlik ve mesleki doyum düzeyleri arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi kullanılarak belirlenmiştir. Son olarak voleybol hakemlerinin tükenmişlik düzeyleri ile mesleki doyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Aydın ve İzmir ilinde görev yapan voleybol hakemlerinin mesleki doyum ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenebilmesi amacıyla gerçekleştirilen bu araştırma bulgulara bakıldığında; Aydın ve İzmir ilinde görev yapan voleybol hakemlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin yaş, medeni durum, ödüllendirilme durumu değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşırken, deneyim yılı, eğitim düzeyi, hakemlik kademesi, maçlara çıkılan yaş grubu, alınan ücretten memnun olma, alınan ücretlerin ihtiyaçları karşılama durumu, değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Bununla birlikte Aydın ve İzmir ilinde görev yapan voleybol hakemlerinin mesleki doyumlarının yaş, medeni durum, eğitim durumu, ödüllendirme, ücretlerin ihtiyaçları karşılama durumu değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşırken, deneyim yılı, hakemlik kademesi ve yaş grupları durumu değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Yapılan veri analizi sonucu bulgularda, voleybol hakemlerinin tükenmişlik düzeyleri ile mesleki doyum düzeyleri arasındaki negatif ve anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgulara göre voleybol hakemlerin tükenmişlik düzeyleri mesleki doyumlarına etki etmektedir. Voleybol hakemlerinin tükenmişlik düzeylerini azaltmak ve mesleki doyumlarını artırmak için önlemler alınması gerektiğine ulaşılmıştır.
Spor lisesi öğrencilerinin spor karakterlerinin egzersiz bağımlılığı düzeylerine etkisi
Bu çalışma spor lisesi öğrencilerinin spor karakterlerinin egzersiz bağımlılığı düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada katılımcılara anket formu yüz yüze ulaşılmış olup araştırmada gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 251 katılımcıya ulaşılmış olup aykırı uç değerler analizi sonucu 9 ölçek formu değerlendirmeye alınmamış ve toplamda 242 form değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Jang (2013) tarafından geliştirilmiş, Türkçe'ye uyarlaması Görgüt & Tuncel (2017) tarafından yapılan Spor Karakter ölçeği ve Lichenstein ve diğerlerinin (2018) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması Dokuzoğlu ve diğerleri (2022) tarafından yapılan Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği oluşturmuştur. Verilerin analizinde SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel açıdan, frekans analizi, güvenirlik katsayısı hesaplamaları pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizleri ve Manova analizi yapılmıştır. Analiz yapılırken %95 güven aralığına göre analiz yapılmıştır. Verilerin dağılımında basıklık çarpıklık katsayısına bakılmış ve verilerin ±2 arasında dağıldığı görülmüş ve verilerin normal dağıldığı tespit edilmiştir. Analizde frekans yüzde hesaplamaları, Cronbach alpha katsayısı, Manova analizi, Pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Katılımcıların Spor karakteri ile cinsiyet değişkeninde; Katılımcıların egzersiz bağımlılıkları ile spor yapma sıklığı arasında istatistiksel yönden anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir (p<0.05). Sonuç olarak araştırmada spor karakteri değişkenindeki artış egzersiz bağımlılığını da arttırdığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Fitness merkezi hizmet kalitesinin önem-performans ile değerlendirilmesi
Günümüz rekabet koşullarında, Önem-Performans Analizi (ÖPA), işletmelerin sürekliliğine ve müşteri memnuniyetine katkı sağlayan ve hizmet öğelerinin değerlendirilmesinde kullanılan oldukça yararlı bir yöntemdir. Bu çalışmada, bir fitness merkezi tarafından sağlanan hizmet kalitesinin "fiziksel özellikler", "program", "personel" ve "destek hizmetleri" boyutlarının ÖPA ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Veriler genel tarama modeline uygun olarak İzmir ilinde faaliyet gösteren ticari bir fitness merkezinin müşterilerinden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Fitness Merkezleri İçin Hizmet Kalitesi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin güvenilirliğini belirlemek için Cronbach's alpha katsayısı hesaplanmış ve gruplar arasındaki farkları bulmak için "eşleştirilmiş örneklem t testi" uygulanmıştır. "Fiziksel özellikler" ve "personel boyutlarının" performans ve önem değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken; "program" ve "destek hizmetler" boyutlarının performans değeri ve önem değeri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmüştür. Ayrıca genel hizmet kalitesinin performans değeri ve önem değeri arasında istatiksel olarak p<0.001 düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak bu çalışma, fitness işletmelerinin hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde ÖPA'nın yararlı bir teknik olduğunu göstermiştir. Fitness merkezine yönelik ÖPA uygulaması ile, müşterilerin ne tür hizmetleri önemli gördüğü ve ayrıca hizmet performansının hangi düzeyde olduğu ortaya konulmuştur.
Global Spor Giyim markası tüketicilerinin satın alma tarzları üzerine bir araştırma
Günümüzde tüketiciler, satın almak istedikleri ürünlere dair çok sayıda alternatife sahiptir. Markalar, tüketicilerin satın alma tercihinde belirleyici unsurlar arasındadır. Bu araştırma, global spor giyim markası tüketicilerinin satın alma davranışı üzerinde etkili olan faktörlerin incelenmesi amacıyla planlanmış kesitsel bir araştırmadır. Çalışma grubunu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Rekreasyon bölümleri öğrencilerinden toplam 550 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından çalışma grubuna Sosyo-Demografik Özellikler Formu ve Sproles ve Kendall (1986) tarafından geliştirilen, Bikari (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 7 alt boyuttan oluşan 5'li likert tipi Tüketici Satın Alma Davranışı Ölçeği uygulatılmıştır. Örneklem grubumuzdaki spor tüketicilerinin bilindik ve pazarda en büyük paya sahip olan küresel markaları öncelikli olarak tercih ettikleri, satın alma tarzlarının tercih edilen spor giyim markasına, yaş, okunan bölüm ve gelir düzeyine göre değişiklik göstermediği, marka bağlılığı, satın alma tercihleri, mükemmeliyetçilik, moda odaklılık, alışveriş yapmaya yönelik tutum, marka bilinci ve kalite odaklılık ile satın alma tarzları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Cinsiyet değişkenine göre, satın alma tercihleri, moda odaklılık ve marka bilinci boyutları için farklılık görülürken, marka bağlılığı, mükemmeliyetçilik, alışveriş yapmaya yönelik tutum ve kalite odaklılık boyutları için farklılık ortaya çıkmamıştır. Sonuç olarak, satın alma tarzlarının spor markası tercihine göre farklılık göstermediği, marka bağlılığı, satın alma tercihleri, mükemmeliyetçilik, moda odaklılık, alışveriş yapmaya yönelik tutum, marka bilinci ve kalite odaklılık ile satın alma tarzları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor Giyim Markası, Tüketici Davranışı, Tüketici Satın Alma Tarzı, Global Spor Giyim Markası
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin öz liderlik özelliklerinin sosyal girişimcilik eğilimlerine olan etkisi: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi örneği
Bu araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin öz liderlik özelliklerinin sosyal girişimcilik eğilimlerine olan etkisini ölçmektir. Araştırma kapsamında toplam 400 öğrenciden veri toplanmıştır. Ancak özensiz doldurulan ve normallik varsayımını karşılamayan ölçekler analizden önce veri setinden çıkarılmış ve kullanılabilir durumda olan 354 kişiden alınan verilerle analizler gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın araştırma evrenini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 200 erkek (%56,5), 154 kadın (%43,5) olmak üzere toplam 354 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel bir yöntem olan tarama modelinde anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada bireylerin, öz liderlik davranışları sergileme düzeylerini belirlemek için Houghton ve Neck (2002) tarafından geliştirilen ve revize edilen Öz Liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeğin Tabak vd. (2011) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmıştır. Çalışmada Tabak vd. (2011) tarafından hazırlanan Öz Liderlik Türkçe Formu kullanılmıştır. Öz Liderlik Türkçe Formu, 3 boyut ve 8 alt boyuttan oluşan 29 madde içermektedir. Ölçekte belirtilen yargı cümlelerine hangi oranda katıldıklarını 5'li likert tipi ölçek üzerinde, "Hiçbir zaman" ile "Her zaman" arasında değişen bir sıklık aralığında ölçülmüştür. Araştırma kapsamında ikinci ölçme aracı olarak Konaklı ve Göğüş (2013) tarafından geliştirilen Sosyal Girişimcilik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 21 maddeden oluşmakta olup, katılımcıların ölçekte belirtilen yargı cümlelerine hangi oranda katıldıklarını 5'li likert tipi ölçek üzerinde, "Hiçbir zaman" ile "Her zaman" arasında değişen bir sıklık aralığında ölçülmüştür. Verilerin analizinde istatistiksel yöntem olarak, t-testi, çok faktörlü ANOVA ve Games Howell ve Sidak testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları doğrultusunda araştırmaya katılan öğrencilerin öz liderliğin tüm boyutları ile sosyal girişimcilik davranışları, risk alma davranışları, özgüven davranışları ve yaratıcılık davranışları arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Basketbol klasman hakemlerinin iletişim becerilerinin problem çözme süreçleri üzerine etkisinin incelenmesi
Basketbol tasarlandığı günden bu yana yapılan değişikliklerle beraber şimdiki halini alarak büyük bir kitleye hitap etmektedir. Bu spor dalı saha içerisinde oyuncu, antrenör ve idarecilerle, saha dışında da seyirciler açısından düşünüldüğünde basketbol hakemlerinin bir müsabakayı kontrol edebilmesi, herkese güven veren bir tutum oluşturması ve bunun yanında da iyi bir yönetim sergileyebilmesi kişilerle kuracağı iyi ve kaliteli bir iletişimle sağlanabilir. Bunun yanında müsabakalarda görev alan basketbol hakemlerinin iletişim becerilerinin yanında müsabaka öncesi, müsabaka sırasında ve müsabaka sonunda ortaya çıkabilecek problemleri çözmedeki yetenekleri de son derece önemlidir. Bu araştırmada basketbol klasman hakemlerinin iletişim becerilerinin problem çözme becerileri üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 sezonunda aktif görev alan basketbol klasman hakemlerinden 186 hakem oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada İletişim Becerileri Ölçeği (Korkut Owen ve Bugay, 2014), Problem Çözme Ölçeği (Heppner ve Petersen, 1982; Akt: Şahin, Şahin ve Heppner, 1993) ve Kişisel Bilgi Formu yer almaktadır. Araştırmada kullanılan iletişim becerisi ölçeğinin yüksek derecede güvenilir olduğu (,909) ve problem çözme ölçeğinin ise güvenilir düzeyde olduğu görülmüştür (,746). Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Verilerin frekansları alındıktan sonra sırasıyla sıklık, normallik, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmaya katılan hakemlerin demografik bilgileri ile iletişim becerileri ve problem çözme becerileri arasında ilişkiler aranmıştır. Araştırmaya katılan basketbol hakemlerinin iletişim becerileri ve problem çözme becerileri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Basketbol hakemlerinin iletişim becerisi ve problem çözme ölçeklerinin tüm alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; araştırmaya katılan basketbol hakemlerinin problem çözme ve iletişim becerileri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiş ve her iki ölçeğin tüm alt boyutları arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür. Hakemlerin iletişim becerileri arttıkça problem çözme becerileri de buna paralel olarak artmaktadır. Anahtar Kelimeler:Hakem, Basketbol Hakemliği, İletişim Becerisi, Problem Çözme
Voleybol antrenörlerinin liderlik özelliklerinin öz yeterlilikleri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Voleybol sporu geçmişten günümüze en revaçta olan spor dalları arasında yerini almaktadır. Her geçen gün ilgi odağı daha da artmaktadır. Ülkemizde de voleybol sporu ile ilgilenen kişilerin sayısı sürekli artış göstermekle birlikte popülerliği artan spor dalları arasında yerini almaktadır. Ülkemizde de görüldüğü üzere hem sosyal olarak hem de lisanslı sporcuların voleybol branşı alanında ki ilgilenin, antrenörler üzerindeki liderlik özelliklerinin öz yeterlilikleri ele alınarak eğitime katlı sağlamaları hedeflenmiştir. Bu hedefler doğrultusunda yapılan çalışmada ilk önce liderlik kavramı detaylı ve tüm yönleriyle incelenmiş olup, voleybol antrenörlerinin öz yeterlilikleri ele alınarak, yapılan çalışmada voleybol antrenörlerinin liderlik özelliklerinin öz yeterlilikleri üzerindeki etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Voleybol antrenörlerinin liderlik özelliklerinin öz yeterlilikleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amacıyla yazılan bu tezde voleybol branşı antrenörlerinin liderlik özellikleri ve öz yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi belirleyerek elde edilen sonuçlar voleybol antrenör eğitimine katkı sağlayacaktır. Bu çalışma 60 antrenörün anketlere katılması sonucu ile gerçekleşmiştir. Katılan antrenörler 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig erkek antrenörlerinden oluşmaktadır. Liderlik ve öz yeterlilik kavramları detaylı bir şekilde açıklanarak bu kavramın antrenörler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuç; antrenörlerin liderlik türleri ile öz yeterlilikleri arasında ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir.
Akademik güdülenmenin kişilik tiplerine göre incelenmesi (spor bilimleri fakülte)
daha sonra doldurulacaktır
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin liderlik yönelimleri ve iletişim becerileri üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, Ege bölgesinde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin liderlik yönelimleri ve iletişim becerilerinin incelenmesidir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışma gurubunu, Ege bölgesinde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Rekreasyon bölümlerinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerden toplam 510 kişiden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından çalışma grubuna Kişisel Bilgiler Formu, Bolman ve Deal (1991) tarafından geliştirilmiş ve ülkemizde geçerlik-güvenirlik çalışması ise Dereli (2003) tarafından gerçekleştirilmiş olan ''Liderlik Yönelim Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan diğer ölçek ise; Korkut (1996) tarafından geliştirilmiş olan "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği"dir. Elde edilen verilerin istatiksel analizinde, normallik testi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadın öğrencilerin iletişim becerileri erkek öğrencilere göre daha yüksek olup, spor yılı arttıkça iletişim becerilerinin de arttığı görülmektedir. Aynı zamanda bireylerin hayat tecrübeleri, katılmış oldukları organizasyonlar, anne ve babanın bireye olan tutum ve davranışları, öğrenim gördükleri bölüm ile almış oldukları eğitimin öğrencilerin liderlik yönelim düzeylerine etki ettiği söylenilebilir.
Üniversite öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından iletişim becerilerinin incelenmesi: Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi örneği
Bu çalışma; iki farklı üniversitenin Spor Bilimleri Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu bölümü öğrencilerinin iletişim beceri düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim dönemindeki Gümüşhane Üniversitesindeki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokul ile Muğla Sıtkı Koçman Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 237 kadın 302 erkek toplam 539 öğrenci katılmıştır. Çalışmada Tabakalı Örneklem Yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Korkut (1996) tarafından geliştirilen ve geçerlik ve güvenirliği yapılmış "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" (İBDÖ) kullanılmıştır. Verilerin toplanması online ortam üzerinden gerçekleştirilmiştir. Eğitim gördükleri üniversitelere göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Independent Samples T test kullanılırken, eğitim gördükleri üniversite- diğer demografik değişkenlere göre farklılıkların incelenmesinde MANOVA analizi kullanılmıştır. MANOVA analizinde gruplar arasındaki farklılıkların incelenmesinde post hoc test olarak Tukey testi uygulanmıştır. Sonuç olarak araştırmaya katılan öğrencilerin iletişim ilkeleri ve becerileri kendini ifade etme, etkin dinleme ve sözel olmayan iletişim ve toplam iletişim düzeylerinin yüksek olduğu, iletişim kurmaya yönelik isteklilik düzeylerinin ise orta seviyenin üzerinde olduğu görülmektedir. Elde edilen veriler ışığında çalışmaya katılan öğrencilerin etkili iletişim becerisine sahip olduğu söylenebilir. Araştırmaya katılan öğrencilerde eğitim gördükleri üniversiteler açısından iletişim becerileri ölçeği alt boyut ve toplam puanlarının arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığı görülmektedir. İncelenen alt boyutlar açısından da çalışma verileri çeşitlilik göstermektedir.
Halkın yerel yönetimlerden spor hizmetleri konusunda beklentilerinin incelenmesi (Gümüşhane örneği)
Bu araştırma, Gümüşhane ilinde yaşayan halkın yerel yönetimlerden spor hizmetleri konusunda beklentilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla ulaşılan Gümüşhane il ve ilçelerinde yaşayan 450 katılımcı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Genel tarama niteliğinde gerçekleştirilen çalışma da veri toplama metodu olarak anket tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmada kullanılan "spor hizmetleri konusunda halkın belediyelerden beklentileri" anketi Çoban (2002) tarafından geliştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde ise betimsel istatistik kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; frekans dağılımı (n), yüzde (%), Mann-Whitney U Testi ve ki kare (χ2 ) testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; kentsel yaşamda hareket ihtiyacının bir problem olduğu; insanların boş zamanlarının az olduğu; insanların en çok dağ-doğa ortamında spor yapmayı tercih ettiği; belediyelerin spor hizmeti konusunda sorumluluğunun yüksek olduğu; en çok istenen spor hizmetlerinin çocuk oyun alanları, koşu parkı ve kapalı spor salonlarının olduğu; spor hizmetlerinde yeterince haberdar olmadıkları ve halkın bu alanların yapılmasında görüşlerinin alınması gerektiği görüşünde olduğu; spor hizmetlerindeki başarıların siyasi başarı konusunda olumlu olarak katkısı olacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma da demografik özelliklere göre ise cinsiyete göre spor hizmetlerinden ihtiyaç, talep ve beklentilerinde anlamlı bir farklılık olmadığı; belediyelerin semtlerine hangi spor hizmetini öncelikli olarak getirmesi gerektiği konusunda ise yaşlarına, mesleklerine, gelir durumlarına, medeni durumlarına, yaşadıkları yere göre anlamlı farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin kişilik özelliklerinin liderlik davranışlarına olan etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin kişilik özelliklerinin ve liderlik özelliklerinin incelenmesi aynı zamanda çeşitli değişkenler açısından farklılıklarının belirlemesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Antalya ili ve ilçelerinde görev yapan 343 Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin sosyo-demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla araştırmacı tarafından "Kişisel Bilgi Formu" oluşturulmuş ve veri toplama aracı olarak da "Dört Boyutlu Liderlik Ölçeği" ve "On Maddeli Kişilik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 26 programı kullanılmış ve ilk olarak ölçeklerin normal dağılım testleri ve güvenirlik testleri yapılmıştır. Katılımcıların cinsiyetleri, medeni durumları, öğrenim durumları, görev yaptıkları okul türünü, uzmanlık alanı seminerlerine ve liderlik seminerlerine katılma durumları ile ölçeklerin alt boyutlarının karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi kullanılırken, öğretmenlerin yaşları, çalıştıkları kurumdaki pozisyonları, hizmet süreleri, uzmanlık alanları ve aynı kurumda çalışma süreleri değişkenlerinin karşılaştırılmasında Kruskal Wallis H testinden yararlanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki farkların belirlenmesi için Tukey testi uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin liderlik özellikleri ile görev yaptıkları okul türü, yaşları, hizmet süreleri uzmanlık alanları ve liderlik seminerlerine katılma durumları arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin kişilik özellikleri ile okul türü, görev yaptıkları kurumdaki pozisyonları, hizmet süreleri, uzmanlık alanları ve liderlik seminerlerine katılma durumları arasında da anlamlı olarak farklılıklarım olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda çalışmadan elde edilen sonuçlara yönelik öneriler de bulunulmuş ve araştırma sonuçları literatüre kazandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor, Liderlik, Kişilik
Antrenör-sporcu ilişkisi ve motivasyon düzeylerinin sporcu kimliği üzerine etkisi: Muay Thai sporcuları örneği
Bu araştırmada Muay Thai sporcularında, sporcu-antrenör ilişkisi ve motivasyon düzeylerinin sporcu kimliği üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020 yılı Büyükler Kategorisinde Muay Thai Türkiye Şampiyonalarına katılan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; 137'si 121'i kadın olmak üzere yaş ortalaması 23.004±6.32 olan toplam 258 muay thai sporcusundan oluşmaktadır. Bu araştırmada genel tarama modeline göre yürütülürmüştür. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu yanında, katılımcıların sporcu kimliği düzeylerini ölçmek amacıyla Brewer vd. (1993) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması Öztürk ve Koca (2018) tarafından yapılan sporcu kimliği ölçeği, antrenör-sporcu ilişkisi ölçmek amacıyla Jowett ve Ntoumanis, (2004) tarafından geliştirilen ve Türkçe Uyarlamasını Ekenci vd. (2017) tarafından yapılmış olan antrenör-sporcu ilişkisi ölçeği ve motivasyon (güdülenme) düzeylerini ölçmek amacıyla Pelletier vd. (2013) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması Öcal ve Sakallı (2018) tarafından Sporda Güdülenme Ölçeği II kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için frekans, yüzde hesaplamaları ve ölçek puanlarının normal dağılım gösterip göstermediğini anlamak amacıyla basıklık (kurtosis) ve çarpıklık (skewness) analizi, İki değişken arasındaki farkın tespiti için t-testi, ikiden fazla değişken arasındaki farkın tespiti için ANOVA testi ve değişkenler arasındaki ilişkinin tespiti için korelasyon testleri uygulanmıştır. Sonuç olarak, cinsiyet değişkeninin sporcu kimliği, antrenör-sporcu ilişkisi ve motivasyon düzeyleri açısından farklılaşmadığı ve katılımcıların sporcu kimliği düzeyleri ile antrenör sporcu ilişkisi alt boyutları ve motivasyon alt boyutları arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.
Kamu kurumu çalışanlarının bireysel yenilikçilik kategorilerine göre tüketici karar verme tarzlarının incelenmesi (Bir spor örgütü örneği)
Bu araştırma, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Personelinin Bireysel Yenilikçilik Kategorilerine Göre Tüketici Karar Verme Tarzlarının İncelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Muğla Gençlik ve Spor İl ve İlçe teşkilatında görev yapan 700 personel oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü Salant ve Dilman'ın (1994) belirlediği formül ile hesaplanmıştır. Örneklem formülü kullanılarak homojen bir yapıda olmayan bu evren için %95 güven aralığında, ± %5 örneklem hatası ile gerekli örneklem büyüklüğü n = 700 (1,96)2 (0,5) (0,5) / (0,5)2 (700-1) + (1,96)2 (0,5) (0,5) = 248 olarak hesaplanmıştır. 2021-2022 Eğitim-Öğretim dönemi bahar yarıyılı içerisinde, "Kişisel Bilgi Formu", "Tüketici Karar Verme Tarzları Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" çevrimiçi ortamda, çevrimiçi anket yöntemi ile araştırmacı tarafından uygulatılmıştır. Boş bırakılan ya da eksik doldurulan anket formları veri setine dâhil edilmemiştir. Araştırmada, veri toplamak için, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, tüketicilerin satın alma tutumlarını ölçmek maksadıyla, Sproles ve Kendall'ın (1986) tarafından geliştirilen ve Dursun ve ark. (2013) tarafından Türkçe' ye uyarlanarak, geçerlik ve güvenirliği yapılan "Tüketici Karar Verme Tarzları Ölçeği" ve Hurth, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından yapılan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak, personelin bireysel yenilikçilik kategorileri %7,7'si gelenekçi, %21,9'u kuşkucu, %45,8'i sorgulayıcı, %22,7'si öncü, %1,9'u yenilikçi olarak dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Tüketici karar verme tarzları ve yenilikçilik puanları arasında anlamlı pozitif yönlü bir ilişki olduğu, bireysel yenilikçiliğin tüketici karar verme tarzları üzerine pozitif yönde anlamlı etkisinin olduğu ve tüketici karar verme tarzları ve bireysel yenilikçilik puanlarının demografik niteliklere göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Personelinin tüketici karar verme tarzları puanları, bireysel yenilikçilik kategorilerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bilgi karmaşa yaşama puanları anlamlı farklılık gösterirken, mükemmeliyetçilik, marka odaklılık, moda odaklılık, fiyat odaklılık, düşünmeden alışveriş, alışkanlık, alışverişten kaçınma, kararsızlık puanları bireysel yenilikçilik kategorilerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
Spor örgütlerinde görev yapan antrenörlerin algılanan örgütsel destek, iş tatmini, iş benimseme, iş sadakati ve yaşam tatmini arasındaki ilişkinin araştırılması: Ege Bölgesi spor örgütlerinde görev yapan antrenörler örneği
Bu çalışmada, Spor Örgütlerinde Görev Yapan Antrenörler örneği üzerinden, algıladıkları örgütsel destek, yapmış oldukları antrenmanlarda işini benimseme, yapmış olduğu çalışmalar sonucu iş tatmini, işine bakış açısından iş sadakati ile yaşam tatmini kavramları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmada genel tarama modeliyle yapılan bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama metodolojisinin yaklaşımında gerçekleştirilmiştir. Araştırma evreni Ege Bölgesinde (İzmir 123 Antrenör, Manisa 73 Antrenör, Aydın 53 Antrenör, Denizli 28 Antrenör, Muğla 57 Antrenör, Afyonkarahisar 30 Antrenör, Kütahya 42 Antrenör, Uşak 30 Antrenör) toplamda 430 faal antertrenöre ulaşılması amaçlanmıştır. Örneklem grubumuz da ise 325 antrenöre ulaşılarak yeterli sayı sağlanmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm 9 maddeden oluşan demogrefik özellikleri belirlemeye yöneliktir. İkinci bölümde ise Ekşi, Ş. (2019) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan, Mc Donald, McIntyre (1997) tarafından geliştirilen "İş tatmini ölçeği", 7 madde, Borzaga, Tortia (2006) tarafından geliştirilen "iş sadakati ölçeği", 5 madde, Eisenberger (2001) tarafından geliştirilen "algılanan örgütsel destek ölçeği'', 6 madde, Kanungo ( 1982) tarafından geliştirilen "iş benimseme ölçeği", 10 madde ve 4 madde Pavot, Diener, (1993) tarafından geliştirilmiş "yaşam tatmini ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma analizi bilgisayar ortamında SPSS istatistiksel paket program kullanılarak yapılmıştır. Ölçeklerin geçerliliği için AMOS 22 ile Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmış, güvenirliliği için iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) hesaplanmıştır. Ayrıca tanımlayıcı istatistik yapılmış ve hipoezlerin testinde T-Testi, Anova ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; İş tatmini düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 1 kez ödül alanlarda, ümitler ve gençler grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini çok iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. İş sadakati düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 1 kez ödül alanlarda, minikler ve yıldızlar grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. İş benimseme düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 2 kez ödül alanlarda, ümitler ve gençler grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini çok iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. Yaşam tatmini düzeyi, 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, evlilerde, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 1 kez ödül alanlarda, büyükler grubuna sporcu yetiştirenlerde, spor bilgi sistemini çok iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. Algılanan örgütsel destek düzeyi 47 ve üzeri yaşa sahip olanlarda, bekarlarda, lise mezunlarında, 21 yıl ve üzerinde mesleki deneyime sahip olanlarda, milli takım antrenörü olanlarda, 5. kademe antrenörlerde, 4 ve üzeri kez ödül alanlarda, sporcu yetiştirmeyenlerde, spor bilgi sistemini iyi kullananlarda ve herkes için spor projesinde görev yapanlarda en yüksek düzeydedir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, iş sadakati, iş tatmini, iş benimseme, yaşam tatmini ve algılanan örgütsel destek arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde korelasyon görülmüştür. Sonuçlar, algılanan örgütsel desteğin ve antrenman koşullarının iyileştirilmesinin antrenörleri olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Algılanan örgütsel destek, başarıyı olumlu yönde etkilemiştir. Psikolojik güçlendirme ve örgütsel bağlılık davranışı başarıyı olumlu yönde etkilemiştir. Spor örgütünün davranışı antrenörlerin algıladığı örgütsel destek ile başarı arasında olduğu kadar, psikolojik olarak da antrenörün iş tatmini arasında kısmi bir aracı olarak hareket etmiştir. Teori ve yönetimsel uygulama üzerine bir dizi öneri önerildi. Anahtar Kelimeler: Spor Örgütleri, Antrenörlerin algıladığı örgütsel destek, İş benimseme, iş sadakati, Yaşam tatmini, İş tatmini
Beden eğitimi öğretmenlerinin kişilerarası öz-yeterlilik düzeyleri ile liderlik yönelimlerinin incelenmesi
Bu araştırmada; beden eğitimi öğretmenlerinin kişilerarası öz-yeterlik düzeyleri ile liderlik yönelimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2023 yılında Aydın ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ile özel ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 343 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. İlişkisel tarama yönteminin kullanıldığı araştırmada, veri toplama aracı olarak; araştırmacılar tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ile Esentürk vd. (2019) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmeni Kişilerarası Öz-Yeterlik Ölçeği (BEÖKÖÖ)" ve Dursun vd. (2019) tarafından geliştirilen "Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği(ÇYLYÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler için uygulanan analizler, SPSS 25.0 programı aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin çarpıklık ve basıklık değerlerine bakıldığında(Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği (ÇYLYÖ); -0.007, -0.812, Beden Eğitimi Öğretmeni Kişilerarası Öz-Yeterlik Ölçeği (BEÖKÖÖ); -0.092, -0.705) normal dağılım şartı sağladığı tespit edilmiştir. Verilerin değerlendirilme aşamasında istatistiksel yöntem olarak; betimsel istatistikler (standart sapma, frekans, aritmetik ortalama), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Korelasyon testlerinden faydalanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği geneli ile yapısal liderlik, insan kaynaklı liderlik, politik liderlik ve karizmatik liderlik alt boyutlarından elde edilen puan ortalamalarının; cinsiyet, yaş, medeni durum, ilgilenilen branş, okul türü, yöneticilik/idarecilik yapma durumu, çalışılan kurumun bulunduğu bölge, okul idaresi tarafından psikolojik şiddet uygulanma durumu, öğrenci sayısı, ders dışı etkinlik yetiştirme kursu yapma durumu ve alınan ücretin yeterliliği değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı olarak farklılaşmadığı tespit edilmiştir. İkinci ölçme aracı olan Beden Eğitimi Öğretmeni Kişilerarası Öz-Yeterlik Ölçeği geneli ile okul içi ilişkiler, aile ile ilişkiler ve çevre ile ilişkiler alt boyutlarından elde edilen ortalama puanların cinsiyet, yaş, medeni durum, ilgilenilen branş, okul türü, yöneticilik/idarecilik yapma durumu, çalışılan kurumun bulunduğu bölge, okul idaresi tarafından psikolojik şiddet uygulanma durumu, ders dışı etkinlik yetiştirme kursu yapma durumu ve alınan ücretin yeterliliği değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı olarak farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Ancak Beden Eğitimi Öğretmeni Kişilerarası Öz-Yeterlik Ölçeği'nin çevre ile ilişkiler alt boyutundan alınan puanlar ile öğrenci sayısı arasından anlamlı olarak pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki görülmüştür. Elde edilen bulgular doğrultusunda Kişilerarası Öz-Yeterlik Ölçeği ve Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği arasında pozitif yönde, yüksek seviyede anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle katılımcıların kişilerarası özyeterlik düzeyleri arttıkça liderlik yönelim seviyelerinde de paralel olarak bir artış olduğu görülmektedir.
Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iletişim becerilerinin incelenmesi
Amaç: İnsanlar, her kurumun en önemli varlığıdır ve çalışanların güçlü iletişim becerilerine sahip olmaları, onların mutluluğunu artırırken kurumların daha nitelikli hizmet vermelerine neden olur. Etkili iletişim becerileri doğal olarak sahip olunan bir yetenek değildir; bu beceriler sonradan öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Çalışmanın amacı, Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iletişim becerilerinin incelenmesidir. Materyal ve Metot: Çalışmada nicel araştırma modellerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2022 yılı Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan 870 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise seçkisiz olarak belirlenmiş. Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün 182 çalışanı oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Korkut tarafından geliştirilen "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ)" nden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş, medeni durum ve kurumdaki görev değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu, cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışma süresi değişkeni ile iletişim becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının yaş, medeni durum ve kurumdaki görev değişkenlerinin iletişim becerileri üzerinde etkili olmadığı, ancak cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışma süresi değişkenlerinin de iletişim becerileri üzerinde etkili olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: İletişim, İletişim becerileri, Örgütsel iletişim, Yazılı ve sözlü iletişim.
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin çok boyutlu dijital stres düzeylerinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı; İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Çok Boyutlu Dijital Stres Düzeylerinin tespit edilmesidir. Materyal ve Metot: Araştırmanın evrenini Malatya ilindeki İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi bünyesinde yer alan Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi, Spor Yöneticiliği bölümlerinde 2024-2025 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 519 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kapsamında, betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmamızda ölçme aracı olarak demografik değişkenlerin yer aldığı Kişisel Bilgi Formu ve Çok Boyutlu Dijital Stres Ölçeği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Bulgular: Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin çok boyutlu dijital stres düzeyleri arasında yaşa göre (erişilebilirlik stresi ve çevrimiçi dikkat alt boyutlarında), günlük ortalama çevrimiçi geçirilen zamana göre (erişilebilirlik stresi, çevrimiçi dikkat alt boyutlarında ve toplam puanda), genel stres durumu (erişilebilirlik stresi, onaylanma kaygısı, bağlantı yükü alt boyutlarında ve toplam puanda) ve interneti en çok kullanma amacı (erişilebilirlik stresi, onaylanma kaygısı, bağlantı yükü, çevrimiçi dikkat alt boyutlarında ve toplam puanda) değişkenlerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Cinsiyet, bölüm, sınıf düzeyi ve aktif spor yapma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç: Yapılan bu çalışmada teknolojinin bu denli gelişimi katılımcıların erişilebilirlik stresi, onaylanma kaygısı, kaçırma korkusu, bağlantı yükü, çevrimiçi dikkat baskısını artırarak stresin bir kaynağı haline geldiği görülmektedir. Bu dijital çağın sağladığı kolaylıklar ile birlikte, getirmiş olduğu zorluklar da katılımcıların stres düzeyleri üzerinde belirgin etkilere sahip olduğunu göstermektedir.
Gençlik merkezine üye olan gençlerin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin incelenmesi
Amaç: Araştırmanın amacı, gençlik merkezine üye olan gençlerin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin incelenmesidir. Materyal ve metot: Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Malatya'daki gençlik merkezlerine üye olan 14-29 yaş aralığındaki 37272 genç oluştururken, araştırmanın evreni power analizi sonucuna göre 381 genç oluşturmaktadır. Araştırma verileri kişisel bilgiler formu, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği ve Gençlik Merkezleri Beklenti Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde istatistiksel veri analiz programı kullanılmıştır. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki anlamlılık analizlerinde t Testi ve Anova testi uygulanırken, sosyal medya bağımlılığı ve gençlik merkezi beklentileri arasındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon analizi yapılmış, anlamlılık düzeyi p = 0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: Araştırmada gençlerin sosyal medyada daha uzun süre geçirme ve diğer insanlarla kurulan iletişimin sosyal medya üzerinden yürütülme düşüncelerinde cinsiyet, yaş, sosyal medyayı günlük kullanma süresi, gençlik merkezine üye olma süresi değişkenlerinin, Gençlik merkezinden beklenti düzeyinde sosyal medyayı kullanma ve gençlik merkezine üye olma süresi etkili olduğu bulunmuştur. Sonuç: Araştırma sonucunda; kadınların, 22-25 yaşları arasında olanların, sosyal medyada daha uzun süre geçirenlerin, gençlik merkezine üye olma süresi kısa olanların sosyal medyada geçirmek istedikleri süre ve iletişimi sosyal medya üzerinden kurma düzeyinin daha yüksek olduğu, sosyal medyayı kullanma süresinin artmasının gençlik merkezinden beklenti düzeyini düşürdüğü, gençlik merkezine üye olma süresinin yükselmesinin ise beklentileri arttırdığı belirlenmiştir. gençlik merkezlerinden beklentilerin artması ile gençlerin sosyal medyada kalma sürelerini azalma, iletişimlerini sosyal medya üzerinden yürütme eğilimi çerisinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Gençlik merkezine üye olan gençlerin mental iyi oluş düzeylerinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırma, gençlik merkezlerine üye olan genç bireylerin mental iyi oluş düzeylerini belirlemek ve çeşitli demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kronik hastalık, psikolojik rahatsızlık, spor yapma durumu, gelir düzeyi ve üyelik süresi) açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal Metot: Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini Malatya ilinde Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı gençlik merkezlerine üye olan gençler oluştururken örneklem grubunu 14-29 yaş aralığındaki basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 150 katılımcı (101 kadın, 49 erkek) oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında, demografik bilgi formu ile Warwick–Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği Kısa Formu (WEMİOÖ-KF) kullanılmıştır. İstatistiki Analizler: Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 27 programı kullanılmış; dağılımın normallik varsayımını karşılamaması nedeniyle Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri tercih edilmiştir. Bulgular; Araştırma bulgularına göre, katılımcıların genel mental iyi oluş düzeyleri orta-yüksek düzeyde saptanmıştır. Cinsiyet, spor yapma durumu, kronik hastalığı olma, gelir düzeyi değişkeni ve eğitim düzeyine göre anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Ancak, psikolojik rahatsızlığı bulunan katılımcıların WEMİOÖ puan ortalamalarının anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Gençlik merkezlerinin bireylerin psikolojik ve sosyal iyi oluşlarını destekleyici bir role sahip olduğu, ancak bireysel sağlık koşulları ve psikolojik faktörlerin mental iyi oluş üzerinde belirleyici olabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, gençlik merkezlerinde psikososyal destek, rekreatif faaliyet ve sağlıklı yaşam programlarının çeşitlendirilmesi yönünde uygulamalara temel oluşturabilecek niteliktedir.
Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası
Bu araştırmanın amacı, fitness merkezi yöneticilerinin, Covid-19 salgını döneminde yaşamış oldukları ve krize karşı vermiş oldukları örgütsel tepkilerinin liderlik stilleri açısından incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden ''Fenomenoloji'' (olgu bilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma grubu, İzmir ve Manisa illerinde kurumsal spor merkezlerinde en az 1 yıl süreyle işletmede yöneticilik yapan 6 spor yöneticisinden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, açık uçlu soru metodu ile oluşturulmuş 7 görüşme sorusu ile elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak, "görüşme" yaklaşımı kullanılmıştır. Görüşmeler, ses kayıt cihazı ve not alma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler betimsel veri analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada kriz genel teması altında krizin şok aşaması, inkar etme aşaması, kabullenme aşaması, uyumsuzluk aşaması, uyum sağlama aşaması ve krizin tüm süreçleri olmaz üzere 6 alt tema oluşturulmuştur. Liderlik genel temasında ise katılımcı liderlik, otokratik liderlik ve danışman liderlik olmak üzere 3 alt tema oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda, fitness merkezindeki yöneticilerin krize karşı vermiş oldukları örgütsel tepkilerine göre sergilemiş oldukları liderlik stilleri analiz edilip katılımcıların görüşleri incelendiğinde tüm kriz sürecinde yöneticilerin katılımcı liderlik stili gösterdikleri görülmektedir.
Spor örgütü çalışanlarının spor markası tercih nedenleri üzerinde kişilik özelliklerinin etkisinin incelenmesi (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, spor tüketicisi olarak kabul edilen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan spor uzmanlarının spor markası tercihlerinde kişilik özelliklerinin etkisini ortaya koyabilmektir. Çalışmada nicel araştırma tekniği ve tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021- 2022 yıllarında Ege bölgesindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde Uzman, Sportif Eğitim Uzmanı ve Spor Eğitim Uzmanı olarak görev yapan personelden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 208 personeldir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların kişilik özelliklerini belirlemek amacıyla Goldberg (1990) tarafından geliştirilen ve Türkçe' ye uyarlaması Öztürk, Ünal ve Kepoğlu (2020) tarafından yapılan "Beş Faktör Kişilik Envanteri" kullanılmıştır. Katılımcıların spor markası tercihleri ise Tozoğlu (2009) tarafından geliştirilen ve tek boyuttan oluşan "Spor Markası Tercih Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan spor uzmanlarından oluşan personelin spor markası tercihlerinde kişilik özelliklerinin marka tercihlerini pozitif yönde etkilediği görülmüştür.
Spor kulübü çalışanlarının duygusal zeka ve duyarlı sevgi düzeylerinin mobbing algıları üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, spor kulübü çalışanlarının duygusal zekâ ve duyarlı sevgi düzeylerinin mobbing algılarına etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak belirlenen ve araştırmayı gönüllü olarak katılmayı kabul eden, İzmir ilindeki spor kulüplerinde çalışan 184 personelden oluşmaktadır. Veri toplama araçları, katılımcıların kişisel bilgilerini öğrenmek amacıyla kişisel bilgiler formu, katılımcıların mobbing algısını ölçebilmek amacıyla Einarsen ve Raknes (1997) tarafından geliştirilen ve Cemaloğlu (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Olumsuz Davranışlar Ölçeği", katılımcıların duygusal zeka düzeylerini belirlemek için Schutte vd. (1998) tarafından, oluşturulan ve Şahin (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan "Duygusal Zeka Ölçeği" ve Sprecher ve Fehr (2005) tarafından geliştirilen ve Akın ve Eker (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Duyarlı Sevgi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama tekniğinde ise, anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Spor kulübü çalışanlarının eğitim durumu değişkenine göre duygusal zeka ölçeğinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Mobbing ölçeği puanı ile duygusal zeka ölçeği toplam puanı (r=-,161) arasında negatif yönde düşük düzeyde etki tespit edilmiştir. Sonuç olarak spor kulübü çalışanlarının duygusal zeka düzeyleri arttıkça mobbing algılarının azalacağını söylemek mümkündür. Spor kulüplerinde mobbing, duygusal zeka ve duyarlı sevgi kavramlarının anlaşılabilmesi için çalışanları bu konu hakkında bilgilendirmeleri önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Mobbing, Duygusal Zeka, Duyarlı Sevgi
Spor kurumu çalışanlarının örgütsel iletişim algılarının örgütsel yaratıcılık düzeylerine ve iş performanslarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, spor kurumu çalışanlarının örgütsel iletişim algılarının örgütsel yaratıcılık düzeylerine ve iş performanslarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örnekleme tekniği olarak ise amaçlı ve kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma grubunu Ege Bölgesi'nde yer alan illerdeki, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri çalışanlarından araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 193 kadın, 207 erkek olmak üzere toplamda 400 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından düzenlenen kişisel bilgi formu, "Örgütsel İletişim Ölçeği", "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ve "İş Performansı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre cinsiyet değişkeni açısında katılımcıların örgütsel iletişim ölçeği, iş performansı ölçeği ve örgütsel yaratıcılık ölçeği toplam boyutu ile bireysel, yönetsel, toplumsal alt boyutları arasında anlamlı farklılık bulunurken, örgütsel iletişim ve iş performansı ölçeği alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Medeni durum, eğitim durumu ve kurumdaki unvan değişkenlerine göre katılımcıların örgütsel iletişim, iş performansı ve örgütsel yaratıcılık ölçeği toplam puanı ile bireysel, yönetsel, toplumsal alt boyutları açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Örgütsel iletişim, iş performansı ve örgütsel yaratıcılık ile alt boyutlarına göre yaş, kurumdaki çalışma süresi ve gelir durumu değişkeleri açısından çeşitli ilişkilerin ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır. Örgütsel iletişim, iş performansı ve örgütsel yaratıcılık ile alt boyutları arasında yapılan analiz sonuçlarında ise çeşitli ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, spor kurumlarında çalışanların örgütsel iletişim algılarının örgütsel yaratıcılık düzeylerini ve iş performanslarını pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Bu durumun ise kurumsal sürdürülebilirlik açısından olumlu bir gösterge olduğu ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Örgütsel iletişim, örgütsel yaratıcılık, iş performansı.