Theses supervised by Dr. Mustafa Otrar
34 theses · Yeditepe University
Üstün yetenekli çocuklarda aile ortamının bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi: İstanbul bilsem örneği
Üstün çocukların yetiştirilmelerinde aile ortamının önemi açıktır. Bilsem, üstün yetenekli çocuklara ve ailelerine yönelik hazırladığı çeşitli programlarla doğrudan veya dolaylı biçimde eğitim, yönlendirme ve iyileştirme hizmeti vermektedir. Bu araştırma ile; Bilsem'e devem eden üstün yetenekli çocuk ebeveynlerinin çeşitli sosyo-kültürel ve ekonomik özellikler ile aile ortamlarının yapısı açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu 2007-2008 öğretim yılında Bilsem'de çocukları öğrenim görmekte olan 100 ebeveyn oluşturmuştur. Araştırma kapsamına katılmayı kabul eden ebeveynlere araştırmanın amaçları doğrultusunda hazırlanmış bir bilgi formu ve Aile Ortamı Ölçeği uygulanmıştır. Bilgi formundan elde edilen bulguların frekans ve yüzdelik değerleri çıkartılarak yorumlanmıştır. Aynı zamanda bilgi formu ile toplanan süreksiz değişkenlere göre Aile Ortamı ölçeği Puanları arasındaki farklılıkları belirlemek üzere; istatistiksel olarak hipotez testleri kullanılmıştır. Hipotez testlerinin önkoşulları gereği bazı durumlarda parametrik, bazı durumlarda ise nonparametrik hipotez testleri kullanılmıştır.Örneklem grubunu oluşturan velilerin %52'sini anneler; % 48'ini babalar oluşturmuştur.Örneklem grubunu oluşturan velilerin büyük çoğunluğu (% 66'sı) 36?45 yaşları arasındadır. Bunu % 31 ile 46 yaş ve üstü veliler izlemiştir. Son sırada % 3 ile 26-35 yaşları arasındaki veliler yer almıştır. Örneklem grubunu oluşturan velilerin %97'si evli ; %3'ü boşanmıştır. Örneklem grubunu oluşturan ebeveynlerin eğitim düzeyleri incelendiğinde; ilk sırayı %49 ile üniversite mezunlarının aldığı görülmektedir. Bunu % 17 ile ortaöğretim ve %16 ile yüksek lisans mezunları izlemiştir. Yüksek okul mezunu olan veliler % 6, Doktora eğitimini tamamlamış olan veliler ise % 5'dir. Son sırayı %3 ile ilkokul ve ortaokul mezunu olan veliler almıştır. Örneklem grubunun yaklaşık %76'sı yüksek öğretimlidir. Örneklem grubunu oluşturan ebeveynlerin %42'si çocuklarına yönelik olarak kendilerini izin verici-hoşgörülü; %39'u demokratik, %7'si otoriter(baskıcı), %6'sı izin verici-ihmalkar, %6'sı da aşırı koruyucu olarak algılamaktadır. Örneklem grubunu oluşturan ebeveynlerin % 56'sı kendilerini orta gelir düzeyinde tanımlamıştır. Bunu % 38 ile kendilerini orta üstü gelir düzeyinde algılayanlar izlemiştir. Yüksek ve ortanın alt gelir düzeyi algısına sahip ebeveynler sadece %3'dür.Yapılan araştırma sonucunda; anne ve babaların Aile Ortamı Ölçeğinin hem toplam hem de birlik ?beraberlik ve denetim alt boyutlarından almış oldukları puanlar arasında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı anlaşılmıştır. Üstün yetenekli çocukların ailelerindeki çocuk yetiştirme tutumları; anne ve baba arasında benzerlik göstermektedir.Aile Ortamları Ölçeği Toplam puanları; 46 yaş ve üstü anne ve babalarda, 36-45 yaş arasında bulunan anne ve babalardan anlamlı derecede daha yüksektir. 35 yaş ve altı anne ve babaların ölçeğin birlik ve beraberlik boyutundan almış oldukları puanlar, 36-45 yaş arasındaki anne ve babalardan anlamlı derecede daha yüksektir. Genç anne ve babaların çocuklarını yetiştirirken birbirlerine yakın tutumlar gösterdikleri görülmektedir. Ölçeğin denetim boyutunda ise; yine 46 yaş ve üstü anne ve babaların 36-45 yaş arasındaki anne ve babalardan daha yüksek puanlar aldığı anlaşılmıştır. Anne ve babaların yaş düzeyi arttıkça, ortalama düzeyde yaşa sahip olan anne ve babalara göre, çocuk yetiştirmede denetim özelliğine daha fazla önem verdikleri anlaşılmaktadır.Aile Ortamları Ölçeğinin birlik beraberlik alt boyutunda, ailede üstün yetenekli bir yetişkinin bulunma durumuna göre istatistiksel açıdan ,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Üstün yetenekli çocuğun ailesinde üstün yetenekli bir yetişkin bulunduğunda anne ve babanın çocuklarına karşı birlikte uyumlu davranış ortaya koymaları, ailede üstün yetenekli bir yetişkinin bulunmadığı ailelere göre zorlaşmaktadır.Farklı eğitim düzeylerine sahip ebeveynlerin çocuklarına karşı gösterdikleri uyuma yönelik davranışlar farklılık göstermektedir. İlköğretim mezunu olan ebeveynlerin birbirleri ile çocuk yetiştirmeye yönelik uyumlu davranışları, ortaöğretim mezunu olanlar dışındaki tüm eğitim düzeyine sahip ebeveynlerden anlamlı derecede daha olumlu düzeydedir. Lise mezunu olan ebeveynlerinde çocuk yetiştirmede birlik ve beraberliğe verdikleri önem; yüksek lisans ve doktora yapmış ebeveynlerden daha yüksek düzeydedir. Üniversite mezunu ebeveynlerin çocuk yetiştirmede birlik ve beraberliğe verdikleri önem, doktora yapmış olan ebeveynlerden daha yüksek düzeydedir.Aile Ortamı Ölçeği hem toplamda hem de birlik beraberlik boyutunda; aile bireylerine ait bir evde oturan ebeveynlerin çocuklarına ilişkin davranışları; kirada ve kendilerine ait bir evde oturanlardan farklılık göstermiştir. Bu iki aşamada da aile bireylerine ait bir evde oturan ebeveynlerin puanları , kirada ve kendilerine ait evde oturanlardan daha düşük düzeydedir.Üstün yetenekli çocuğa sahip ebeveynlerin aile içinde birlik ve beraberlik puanları yükseldikçe, buna bağlı olarak denetim puanları da yükselmektedir.
Ortaöğretim öğrencilerinin sosyal uyumları ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Kadıköy ilçesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık tepkileri ile sosyal uyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi sınamaktır. Öğrencilerin sosyal uyumlarının arttırılarak davranış bozukluklarının azaltılmaya çalışılması, onların saldırganlık tepkilerini ve şiddet eğilimlerini aşağı çekecektir. Bu durum okullarımızda son yıllarda artmakta olan şiddet olaylarının aza indirgenmesi için arzu edilen bir durumdur.İki değişken arasındaki ilişkiyi sınamak amacıyla, ankete katılanların saldırganlık tepkileri ve sosyal uyum düzeyleri cinsiyet, yaş, öğrenim görülen alan, lise türü, okul türü, anne-babanın eğitim düzeyi, ailenin sosyo-ekonomik durumu, anne-babanın mesleği, anne-babanın sağ olup olmaması değişkenleri açısından incelenmiştir. Ayrıca, araştırmada katılımcıların saldırganlık tepkilerinin sosyal uyum düzeylerine göre değişip değişmediği de sınanmıştır.Araştırma ilişkisel tarama modellerinden karşılaştırma türü tarama modelinde bir çalışmadır. Örneklemi 2007-2008 eğitim öğretim yılında Kadıköy ilçesinde öğrenim gören 239 kız, 156'sı erkek toplam 395 ortaöğretim 10. ve 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Hacettepe Kişilik Envanteri (HKE) ve Saldırganlık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Bağımsız Grup t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), post-hoc LSD ve Scheffe Testi, non-parametrik Mann-Whitney-UTesti ve Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar, ortaöğretim 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin saldırganlık tepkileri ile sosyal uyum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin saldırganlık tepkilerinin sosyal uyum düzeylerine göre değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Yani, saldırganlığın artışına bağlı olarak sosyal uyumun azaldığını görüyoruz.Öğrencilerin saldırganlık tepkilerinin, demografik değişkenlerden algılanan gelir düzeyi, öğrenim görülen lise türü, öğrenim görülen okul türü, anne-babaların eğitim düzeyi, babanın sağ olup olmaması ve anne-babanın mesleği değişkenlerine göre farklılaşmadığı; buna karşın cinsiyet, öğrenim görülen alan ve annenin sağ olup olmama değişkenine göre farklılaştığı görülmüştür.Öğrencilerin sosyal uyum düzeylerinin, demografik değişkenlerden öğrenim görülen alan, öğrenim görülen lise türü, öğrenim görülen okul türü, algılanan gelir düzeyi, anne-babanın eğitim düzeyi, anne-babanın mesleği ve babanın sağ olup olmama değişkenlerine göre farklılaşmadığına, buna karşın cinsiyet, yaş ve annenin sağ olup olmama değişkenlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir.Araştırmanın bu alandaki çalışmalara katkıda bulunması ve ışık tutması beklenmektedir.Anahtar Sözcükler: Ortaöğretim, sosyal uyum, saldırganlık tepkileri.
İlköğretim öğretmenlerinin, kulüp faaliyetlerine ilişkin tutumları ile empatik eğilimleri arasındaki ilişki (Bağcılar ilçesi örneği)
Bu araştırmada İlköğretim Öğretmenlerinin, Kulüp Faaliyetlerine İlişkin Tutumları ile Empatik Eğilimleri Arasındaki İlişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul ili Bağcılar ilçesindeki resmi ilköğretim okullarında görevli 290 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik yazar tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu, Empatik Eğilim Ölçeği ve Tutum Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, non-parametrik Mann Whitney-U testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Bu araştırmanın sonuçlarıyla Bağcılar ilçesi resmi ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin Kulüp Faaliyetlerine İlişkin Tutumları yaş değişkeni, öğretmen istekliliği alt boyutu; mesleki kıdem değişkeni, sosyal katkı ve öğretmen istekliliği alt boyutları; okuldaki kıdem değişkeni, öğretmen istekliliği ile toplam puanlarında ; eğitici kulüp çalıştırma süresi değişkeni, öğretmen istekliliği alt boyutu; çalıştırdığı eğitici kulüp sayısı değişkeni, işlevselliğin kaybı ve öğrenci katılımı alt boyutları; medeni durum değişkeni, öğretmen istekliliği alt boyutu; okulun imkanları ve öğrenci katılımı alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Empatik eğilim cinsiyet değişkeninde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kulüp Faaliyetlerine İlişkin Tutumları ile Empatik Eğilimleri arasındaki ilişki de incelenmiş sonuç olarak; Kulüp Faaliyetlerine İlişkin Tutumları ile Empatik Eğilimleri arasında her hangi bir ilişki saptanmamıştır.Anahtar Kelimeler;Empatik Eğilim, Tutum, Kulüp.
Öğretmenlerin kişilik özellikleri ile okul iklimi algıları arasındaki ilişki
Bu araştırmada İstanbul İli Sancaktepe İlçesi'nde ilk ve orta öğretim kurumlarında görev yapmakta olan öğretmenlerin kişilik özellikleri ile okul iklimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Çalışma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Sancaktepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 5 ilköğretim ve 5 orta öğretim kurumunda görev yapmakta olan 302 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin 174'ü erkek, 128'i kadındır.Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Sıfat Tarama Listesi?, ?Okul İklimi Ölçeği Öğretmen Formu? ve araştırmanın bağımsız değişkenleri hakkında veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından düzenlenen ?Anket? kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 15.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların analizinde frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ayrıca gruplar arası farkı belirlemede Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Gruplar t Testi, Kruskal Wallis-H Testi; hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemede Post-hoc Scheffe Testi ve Mann Whitney-U Analizi; gruplar arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi uygulanmıştır.Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, Okul İklimi Ölçeği çözülme, moral, anlayış alt boyutu puanlarının okul türü değişkenine göre; çözülme, engellenme, samimiyet alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre; moral, samimiyet alt boyutu puanlarının cinsiyet değişkenine göre; çözülme, moral, işe dönüklük alt boyutu puanlarının eğitim durumu değişkenine göre; çözülme, engellenme, samimiyet alt boyutu puanlarının mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Okul iklimi ölçeği alt boyut puanları okulda çalışma yılı değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.Sıfat Tarama Listesi ilgi, kendini suçlama, kadınsı alt boyutu puanları yaş değişkenine göre; uyarlık ve kadınsı alt boyutu puanları okulda çalışma yılı değişkenine göre; kadınsı alt boyutu puanları mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Başarma, sebat, düzen, danışmaya hazır oluş, ideal benlik, erkeksi alt boyutları cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenler lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Şefkat, ilgi, kendini suçlama, uyarlık, kadınsı alt boyutları cinsiyet değişkenine göre erkek öğretmenler lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Sıfat Tarama Listesi alt boyutları okul türü ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.Okul İklimi Ölçeği alt boyutları ile Sıfat Tarama Listesi (ACL) alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi sonucunda, Okul İklimi Ölçeği moral alt boyutu ile başarma, başatlık ve yaratıcılık kişilik özellikleri arasında; Okul İklimi Ölçeği samimiyet alt boyutu ile yaratıcılık kişilik özelliği arasında; Okul İklimi Ölçeği alt boyutu işe dönüklük ile sebat, ideal benlik, yaratıcılık kişilik özellikleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Yani moral, samimiyet, işe dönüklük alt boyutu puanları yükseldikçe başarma, başatlık, sebat, ideal benlik ve yaratıcılık alt boyutu puanları da yükselmekte ya da moral, samimiyet, işe dönüklük alt boyutu puanları azaldıkça sebat, ideal benlik ve yaratıcılık alt boyutu puanları da azalmaktadır.
İlköğretim öğrencilerine yönelik fen bilimleri ve matematik proje çalışmasındaki kazanımlar ve bu süreçte karşılaşılan güçlükler (İstanbul ili örneği)
Bu araştırmada; İlköğretim öğrencilerine yönelik matematik ve fen bilimleri proje çalışması sürecinde danışman öğretmen ve proje sahibi öğrencilerinin kazanımları ile bu süreçte karşılaşılan güçlüklere ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesinin amaçlanmıştır. 2008-2009 eğitim öğretim yılı ilköğretim öğrencilerine yönelik matematik ve fen bilimleri proje çalışması İstanbul bölge sergisinde sergilenen 186 projeye danışmanlık yapan 182 danışman öğretmene süreçte gözlemledikleri kazanımlar (20 adet) ve karşılaştıkları güçlüklerle (20 adet) ilgili 40 (kırk) soruluk anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler öğretmenlerin cinsiyet ve kıdem değişkenleri ile görev yaptıkları okullara ait okulun resmi ? özel eğitim kurumu olup olmama durumlarına göre SPSS 16.0 programında karşılaştırılmıştır. 0-5 yıldır meslekte bulunan danışman öğretmenlerin kazanımları daha çok gözlemledikleri, güçlükleri daha fazla hissettikleri, danışman öğretmenlere verilen bilgilendirme toplantıları ve hizmet içi eğitim seminerlerinin danışman öğretmenlerin bakış açılarında olumlu gelişmeler sağladığı sonuçları elde edilmiştir. Bununla birlikte danışman öğretmenlerin; öğrencilerin bilimsel çalışma yöntemlerini öğrenmelerine imkân sağlayan, yaratıcı düşünce güçlerine sahip olabilmelerine olanak veren ortamlar oluşturulması ile kazanımlarının artıklarını gözlemlediklerini ifade ettikleri görülmüştür. Ayrıca danışman öğretmenlerin proje çalışması sürecinde ve ürünün elde edilip sergilenmesi aşamasında maddi ve manevi desteğe de ihtiyaç duyduklarını ifade ettikleri bulgularına ulaşılmıştır.
Üniversitelerdeki akademik personelin mesleki yabancılaşma düzeylerinin çok boyutlu incelenmesi- İstanbul ili örneği
Bilindiği üzere, çalışma hayatı insan hayatının önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. İnsan hayatının yaklaşık dörtte üçüne yakın bir dilimini işte geçirmektedir. Bu nedenle iş insan hayatının en önemli istikrarlı ve devamlı aktivitelerinden biri olmaktadır. İş yerinin ideal bir iş yeri olması için iş hayatı dışında kalan hayatın tamamen buradan uzak tutulması gerekmektedir. Oysa iş ortamında bir anne ailesine olan zorunlu görevleri yüzünden diğerleri tarafından ihraç edilebilmektedir. İşte sahip olunması gereken rasyonel tutuma tam bir karşıt örnektir bu. Buradan da anlaşıldığı üzere iş hayatında bireyler tek boyutlu, eksik, kendinden ve diğerlerinden yabancılaşmış olmak zorunda kalmaktadır. Çünkü bu yeni yüzyılda yeniden tanımlanan iş kavramı ile iş hayatının gerekli ve zorunlu sorumluluklarının ciddi bir şekilde artması yüzünden çalışanlar istedikleri kadar serbest davranamamaktadırlar. Ve yabancılaşma kavramı karşımıza sanki zorunluluklardan kaynaklanan bir sorun olarak çıkmaktadır.Yabancılaşma kavramını ilk kez felsefi bir kavram haline getiren Hegel'dir. Hegel'de (1986) yabancılaşma, kendi içinde, kendi ortadan kaldırışını içerir. Yabancılaşma öteki varlıktır, bilincin ve özbilincin, nesnenin ve öznenin karşıtlığıdır.Marx'a (2007) göre yabancılaşma, insanı, kendi etkinliğinin ürünlerine, üretken etkinliğinin kendisine, içinde yaşadığı doğaya, kendine, kendi özsel doğasına, insanlığına, öteki insanlara yabancılaştıran eylemdir.Yabancılaşmayı sadece kuramsal boyutta ele almanın ötesinde, ampirik çalışmalar yaparak yabancılaşmanın somut bir bicimde ölçülmesi sorununun gündeme geldiği bu dönemde, özellikle Amerikalı toplumbilimciler bu alanda öncülük yapmışlardır. Bu araştırmacıların başında Seeman gelmektedir. Seeman'in yaptığı çalışmalaryabancılaşmanın tanımlanmasına ve gözlemlenebilmesine çok büyük katkılar getirmiştir. Seeman, yabancılaşma kavramını sınırlandırarak bireye etkilerini aşamalarla göstermiştir (Ekmekci, 1999; Eltugay, 1999; Hoşgörür, 1997; Tezcan, 1993: Esin, 1982). Seeman'in amacı, toplum içinde hareket eden bireyin kişisel acıdan yabancılaşmasını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Seeman, yabancılaşmayı sosyo-psikolojik açıdan ele almış ve araştırmalarında toplumsal koşulları dışarıda tutmuştur (Esin, 1982, s.109). Seeman (1959), yabancılaşma kavramını sınırlandırarak bireye etkilerini aşamalarla göstermiştir. Yabancılaşmanın boyutlandırılmasında, Seeman'ın sınıflandırması büyük bir kabul ve destek görmüştür. Seeman'a gore yabancılaşmanın beş boyutu vardır. Bu boyutlar; güçsüzlük, anlamsızlık, normsuzluk, çevreden uzaklaşma ve kendinden uzaklaşmadır (Pars, 1982:109). Bu araştırmada Melvin Seeman'in öngördüğü kuram esas olarak alınarak YAYÖ (Yeditepe Akademisyenlerin Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği) geliştirilirken onun sınıflandırması kullanılmıştır.Yabancılaşma iş görenden işverene, çalışma koşullarından, teknolojik şartlara, sosyal ve ekonomik amaçlı bir örgütten toplumun geneline, bireyi etkileyen bir sosyal olgu olarak karşımıza çıkmakta, politik, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik yazında olduğu gibi, örgütsel ve yönetsel yazında da dikkatle ele alınmaktadır. Yabancılaşmanın bir eğitim kurumu olarak okullar üzerinde büyük etkilerinin olduğu gözlenmektedir (Balcı, 2001:86). Eğitim kurumlarının işleyişinde de eğitim iş görenleri, önemli rol ve görevler yüklenmektedirler. Kurumu amaçlarına ulaştırmada ve etkili kurum yaratmada öğretmenlerin yüklendiği rol oldukça önemlidir (Balcı, 2001:86). Öğretmen olmadan eğitim hizmeti üretilemez. Başarılı ve etkili bir öğretmen, sistemi başarıya ulaştırmada önemli göstergelerden biridir (Elma, 2003:4) Oğuzkan da başarılı bir öğretmenin üç yönü bulunduğunu belirtmektedir: (a) toplumun aydın bir üyesi olarak öğretmen, (b) dünya topluluğunun uyanık bir üyesi olarak öğretmen ve (c) mesleğinin yeterli bir üyesi olarak öğretmen (Oğuzkan, 1965, akt: Hesapçıoğlu, 2008).Eğitim kurumları eğitim sisteminin en işlevsel parçasıdır (Açıkalın, 1998:1). Eğitim kurumlarının temel işlevi, çevreyi gerekli şekilde düzenleyerek, öğrencilerine istenilen davranışları kazandırmak ve öğrenme yaşantılarının yaşanmasını sağlamaktır. Bu nedenlerdendir ki eğitim kurumundaki eğitim hizmetini üreten öğretmen, eğitim sisteminin vazgeçilmez iş görenidir. Çünkü öğretmen eğitim hizmetlerini üreten kişidir(Başaran, 2006:123). Sosyal ve ekonomik değişmeler eğitim kurumunda çalışan personelin düşünüş ve davranışlarının değişmesini zorunlu kılmaktadır (Taymaz, 1997:2). Gerek bu değişime uyum sağlayabilmek gerekse de eğitim kurumunun amaçlarının tam gerçekleşmesinde öğretmenleri mesleklerine yabancılaşma sürecinin önemi yadsınamaz.İşe yabancılaşma ise, bireysel düzeyde, zihinsel rahatsızlık (Kornhauser, 1965), işten doyumsuzluk, iş stresi, depresyon ve diğer birçok psikolojik rahatsızlıklarla (Sashkin,1984) ortaya çıkar. Öte taraftan toplumsal ve örgütsel açıdan, düşük üretkenlik, bozuk moral ve ahlaki değerler, yüksek düzeyde işgücü devri ve işten kaçma (iş başından uzaklaşma, kaytarma) ile hastalıklar veya rahatsızlıkların birçok bicimi örneğin, artan suç oranları, sabotaja yönelme, sağlık ve sosyal güvenlik maliyetlerinde artış, iş yavaşlatma ve grevler nedeniyle baskı altına alınmış bir ekonomi biçiminde karşımıza çıkmaktadır (Kanungo, 1992:414). Mesleğine yabancılaşan bir öğretmen, işini kendi dışında tekdüze bir etkinlik olarak algılamakta ve bu durum onun öğretme-öğrenme sürecinde göstermesi gereken dersine donuk tutumları ile öğrencilerine dönük davranışlarını olumsuzlaştırmakta, bu da öğretme-öğrenme surecinde etkililiği ve verimliliği azaltmaktadır (Bayındır, 2002:2). Öğretmen bir toplumsal kurum olan "yüksek okul "da belli bir tür mesleki eğitim alır. Bu eğitimin türü ve niteliği onun davranışını belirler.Günümüzde sosyal örgütler gerçekten o örgüt için hiçbir anlam taşımayan insanlarla dolmakta ya da insanlar kendileri için hiçbir anlam taşımayan örgütlerde yer almaktadırlar. Bu da ne yazık ki ne ortak kültürel amaç doğrultusunda ne de ortak iş amaçları doğrultusunda işverene karsal bir getiri olarak geri dönmektedir. Fakat en önemlisi son yıllarda bilimsel olarak farz edilen bu postmodernist yaklaşımın ortaya çıkardığı bu metodun bilfiil yönetime uygulanması yabancılaşmış insanlar topluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu sosyal örgütler üniversiteler ve çıktı da öğrenci olduğu zaman sonuç bir problem olarak ortaya çıkmaktadır. Yabancılaşma, postmodernizm sonucunda ortaya çıkan bir perspektiftir. Ve bu perspektif içinde ortaya konulan nedenlerin belirlenmesi gerekmektedir.Bu araştırmanın genel amacı, Yüksek Öğretim Kurulu'na bağlı İstanbul ilindeki Vakıf ve Devlet Üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının işe yabancılaşma düzeylerini belirlemektir. Bu doğrultuda, bu çalışma öğretim elemanlarının işlerini dahaetkili ve başarılı bir biçimde yürütmesi için nedenlerin ortadan kaldırılması için yarar sağlayacaktır. Ve aynı zamanda, öğretim elemanlarının performanslarının nasıl en üst düzeye çekilmesi konusunda çeşitli bulgular ortaya koyacaktır. Yabancılaşma kavramı ancak ortak amaçlarımızı nasıl paylaşabileceğimizi öğrenebildiğimizde ortadan kalkabilecektir Yabancılaşma ile ilgili yapılacak bilimsel araştırmalar buna hizmet edecektir. Bu araştırma da bu tür bir amaca yapacağı katkı açısından önem taşımaktadır. Türkiye'de üniversitelerdeki öğretim elemanlarının işe yabancılaşmasına yönelik çok fazla araştırma bulunmamaktadır. Türkiye'de üniversitelerdeki öğretim elemanlarının yabancılaşma ile ilgili alanyazının çok fazla olmayışı açısından bu araştırma bu boşluğu biraz da olsa doldurmaya çalışması açısından önem taşımaktadır.Yeditepe Akademisyenlerde Mesleğe Yabancılaşma Ölçeğinin (YAYÖ) Geliştirilmesi:Bu araştırmanın genel amacı, Yüksek Öğretim Kurulu'na bağlı İstanbul ilindeki Vakıf ve Devlet Üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının işe yabancılaşma düzeylerini belirlemektir. Bu genel amaç çerçevesinde öncelikle akademik personelin yabancılaşma düzeylerini belirleyebilmek amacıyla bir ölçme aracı geliştirilmiştir. İstanbul ilindeki tüm vakıf ve devlet üniversitelerinden izin alınarak öğretim elemanlarına ulaşılmış katılımı sağlanan toplam 345 öğretim üyesi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu uygulamalar 2008-2009 eğitim-öğretim yılı birinci ve ikinci kanaat dönemlerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada 1 anket ve 1 ölçek kullanılmıştır. Bunlar araştırmacının demografik değişkenleri belirlemek amacıyla hazırladığı bir bilgi toplama formu, diğeri de öğretim elemanlarının akademik yabancılaşma düzeylerini belirlemek için araştırma kapsamında geliştirilen Yeditepe Akademisyenlerde Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği (YAYÖ)'dir. Kuramsal olarak da Seeman'ın kuramsal açıklamaları merkeze alınmıştır. Ölçek beşli likert tipi modele uygun şekilde tasarlanmıştır.Literatür taraması yapılmış, uzman görüşüne başvurulmuş son hali verilmiş olan taslak ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına yer verilmiştir. İç tutarlık analizleri (Cronbach's Alpha, Guttman, Spearman), madde toplam ve madde kalan analizleri (item-total, item reminder), faktör analizi (KMO, Barttlet; temel bileşenler analizi, varimax withKaiser Normalization), madde ayırt edicilik analizleri (Discriminity) bu bağlamda gerçekleştirilecek bazı analizleri oluşturmaktadır. Sonuç olarak, farklı üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının akademik yabancılaşma düzeyleri farklı demografik değişkenler bağlamında incelenmiştir.Araştırma bulguları sonucunda, akademisyenlerin (YAYÖ) anlamsızlık duygusu alt boyutu puanlarının medeni durum değişkenine göre (X2=6,362; p>,05), Normsuzluk alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre (F=3,293; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre (F=4,453; p<,01), Kendine yabancılaşma alt boyutu puanlarının görev yapılan fakülte değişkenine göre (X2=20,940; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının görev yapılan fakülte değişkenine göre (X2=6,362; p>,05), Normsuzluk alt boyutu puanlarının unvan değişkenine göre (X2=11,572; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının unvan değişkenine göre (X2=20,940; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının haftalık ders saati değişkenine göre (F=4,453; p<,01) ve Güçsüzlük alt boyutu puanlarının haftalık ders saati değişkenine göre (F=3,383; p<,01) anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yabancılaşma, Akademisyenlerin Mesleğe Yabancılaşması, Yabancılaşmanın Boyutları, Mesleğe Yabancılaşma, Ölçek,
Öğretmen ve yöneticilerin internet kullanımına yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalısma ?Ögretmen ve Yöneticilerin internete Yönelik Tutumlarının incelenmesi? baslıgı altında ögretmen ve okul yöneticilerinin internete yönelik tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıstır. Çalısma İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan ilçelerdeki ilkögretim ve ortaögretimlerde görev yapan 263 ögretmen ve okul yöneticisi üzerinde gerçeklestirilmistir. Arastırmada, Keser ve Tavsancıl(2002) tarafından gelistirilen `internet Kullanımına Yönelik Tutum Ölçegi' ve arastırmacı tarafından hazırlanan bilgi formu kullanılmıstır. Arastırmada nternet tutum ölçegi toplam puanları ile birlikte altı alt faktörlerden (internetin ögretimde, arastırmada, sosyal etkilesimde, iletisimde, bilgi paylasımında kullanımı ögretimde kullanmadan hoslanma) kullanılmıstır. Örneklem grubundan elde edilen İTÖ toplam puanları ve alt faktörlerin puanları demografik degiskenlerle karsılastırılmıs ve p<,05 düzeyinde anlamlı olup olmadıgı incelenmistir. Arastırma için toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmistir. Veriler % (yüzde), t-testi, Kruskal-Wallis testi ve Mann Whitney U testi yapılarak yorumlanmıstır. Çalısma sonucunda elde edilen bulgular; ögretmen ve yöneticilerin internete ve alt gruplara yönelik tutumları, yasa göre, okul türüne göre, bilgisayar sahibi olmaya göre, internete baglanılan yer, haftada nternete baglanan süreye göre, e-posta kullanımına göre ve web sayfası sahibi olmalarına göre p<,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık göstermektedir. Anahtar Kelimeler: nternet, Ögretmen ve Yöneticiler, nternet Kullanma, nternete Yönelik Tutum Ölçegi, Ögretmenler, Yöneticiler, nternet
Mesleki eğitim veren teknik, endüstri meslek, anadolu meslek ve anadolu teknik liselerinde uygulanmakta olan MEGEP projesinin etkililiği hakkındaki öğretmen görüşlerinin belirlenmesi(İstanbul ili örneği)
Günümüzde ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde kullandıkları teknoloji ve bu teknolojiyi uygulayıp geliştirecek insan kaynakları ölçüt olarak alınmaktadır. Gelişmiş ülkeler endüstriyel teknolojilerini geliştirirken bu teknolojileri uygulayacak insan gücünü de mesleki eğitim programları ile iş hayatına hazırlıyorlar. Gelişen teknolojilerinin hızına yetişemeyen nitelikli insan gücü açığında da gelişmekte olan ülkelerin insan gücünü transfer ederek bu açığı kapatma yoluna gittiklerini söyleyebiliriz. Bir ülkenin endüstrisini istikrarlı bir şekilde geliştirebilmesi ve sürdürülebilir rekabet gücü için, gerekli bilgi, beceri ve niteliklere sahip olan insan gücünü iyi yetiştiren mesleki teknik eğitime ihtiyaç vardır. Çünkü endüstriyel kalkınma ve teknolojik rekabet hedefleyen ülkelerde nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde, eğitim sistemi çok önemli bir görev üstlenmektedir. Mesleki teknik eğitim kurumlarına verilecek özel önem ülke endüstrisinin ihtiyaç duyacağı nitelikli eleman ihtiyacını sağlarken toplumunda ihtiyaç duyduğu medeni ve sosyal yanı güçlü meslek sahibi bireyleri sağlayacaktır.Bu araştırmada mesleki teknik eğitim kavramı, mesleki eğitimin önemi, mesleki eğitim modelleri, ülkemizde ve dünyada mesleki eğitim, mesleki ve teknik eğitime olan ihtiyaç incelenerek mesleki ve teknik eğitimde uygulanan MEGEP projesinin etkililiği hakkındaki öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. MEGEP projesi ile gönüllü katkı ve faaliyetleri hızla artan işletmelerin eğitim - istihdam ilişkisi araştırılmış, istihdam sorununa ne ölçüde çare olduğu, ekonomik ve sosyal faydayı da ne ölçüde gerçekleştirdiğinin cevapları aranmıştır. Ayrıca MEGEP'le eş zamanlı tanıştığımız modüler eğitimin sisteme katkı ve faydaları belirlenmeye çalışılmıştır. Literatür taraması sonucunda öğretmen ve yöneticilere yukarıda saydığımız araştırmalara yönelik anket soruları oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul İlinde eğitim öğretim veren ve ekli tabloda belirtilen meslek liseleri oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerin SPSS programında istatistikleri çıkartılmış, ulaşılan bulgular ilgili bölümde belirtilmiş ve sonuç bölümünde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Mesleki Eğitim, Meslek Liseleri, MEGEP, Modüler Eğitim.
Yatılı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen ve idarecilerin iş tatmin düzeyleri ile tükenmişlik düzeylerinin karşılaştırılması (İnebolu ilçesi örneği)
Bu araştırma; yatılı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen ve idarecilerin iş tatmin düzeyleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaca yönelik olarak üç bölümden oluşan bir anket düzenlenmiştir. Anket, yatılı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan 146 öğretmen ve idareciye uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde 19 soru ankete katılanların demografik ve mesleki özelliklerini belirlemek amacıyla 20. soru ise bu konuda problemlerini ve önerilerini yansıtabilmeleri amacıyla açık uçlu bir soru olarak sorulmuştur. İkinci bölümde Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak araştırmaya katılan yatılı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen ve idarecilerin tükenmişlik düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ölçekte tükenmişlik; duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı olmak üzere 3 boyutta değerlendirilmektedir. Anketin son bölümünde ise Minnesota İş Tatmin Ölçeği kullanılarak, araştırmaya katılan yatılı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen ve idarecilerin iş tatmin düzeyleri içsel, dışsal ve genel olarak belirlenmeye çalışılmıştır.Anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS for Windows 13 programında analiz edilerek çizelgeler halinde sunulmuştur.Çalışma sonucunda; yatılı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen ve idarecilerin duygusal tükenmişlik düzeyleri ile cinsiyet, öğretmenliği isteyerek seçme, öğretmenliği tekrar tercih etme, pansiyon nöbeti, en fazla doyum sağlanan alan, çevre ve mekân memnuniyeti düzeyleri; duyarsızlaşma düzeyleri ile medeni durum, görev yaptığı okulda hizmet yılı, öğretmenliği tekrar tercih etme, pansiyon nöbeti, en fazla doyum sağlanan alan, çevre ve mekân memnuniyeti düzeyleri; kişisel başarı düzeyleri ile yaş, öğretmenlik kıdemi, idarecilik kıdemi, görev yaptığı okulda hizmet yılı, çevre ve mekân memnuniyeti düzeyleri; içsel tatmin ile çalışılan okul türü, görev yaptığı okulda hizmet yılı, öğretmenliği tekrar tercih etme, çevre ve mekân memnuniyeti düzeyleri; dışsal tatmin dizeyleri ile çalışılan okul türü, öğretmenliği tekrar tercih etme, yatılı okulda çalışmayı isteme, yatılı okulda çalışmayı tekrar isteme, çevre ve mekân memnuniyeti düzeyleri; genel tatmin düzeyleri ile çalışılan okul türü, öğretmenliği tekrar tercih etme, yatılı okulda çalışmayı tekrar isteme, çevre ve mekân memnuniyeti düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın varlığı ortaya konulmuştur. Ayrıca tükenmişlik ölçeği alt boyut puanları ile iş tatmini alt boyut ve genel tatmin puanları arasında negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Araştırma sonuçları ışığında öneriler getirilmiştir. Araştırmanın bu alandaki çalışmalara katkı sağlaması ve çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Tükenmişlik, Yatılı Okul
Özel ve resmi ortaöğretim kurumları ile dershanelerde çalışan öğretmen ve yöneticilerin iş değerlerinin çok boyutlu olarak incelenmesi
Bu araştırma; ortaöğretimde görev yapan öğretmen ve yöneticilerin iş değerlerine verdikleri önemi belirlemek ve iş değerleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada iş değerleri; ?Yaratıcılık ve zihinsel Teşvik?, ?Ekonomik faydalar?, ?Başarı?, ?Bağımsızlık ve üstlerle ilişkiler?, ?Prestij?, `'Fedakarlık?, ?Güvenlik?, ?Çeşitlilik?, `'Yaşam tarzı ve Arkadaşlarla ilişkiler'' ve `'Çevre'' boyutları altında incelenmiş ayrıca söz konusu boyutların demografik özelliklere göre farklılaşma durumu araştırılmıştır. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket; 2008?2009 Eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Anadolu yakası Üsküdar ve Kadıköy İlçelerinde bünyesindeki özel ve MEB'e bağlı olarak görev yapan 327 öğretmen ve yöneticiye uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen bilgilerin çözümlenmesi SPSS 15 paket programı kullanılarak bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir. Anketin güvenilirliğinin test edilmesinde Alfa katsayısından (Coranbach Alfa), örneklem grubunun demografik özelliklerine göre dağılımının belirlenmesinde frekans ve yüzde tanımlayıcı istatistiklerinden, yönetici ve öğretmenlerin iş değerlerine ilişkin bulguların belirlenmesinde, minimum, maksimum ortalama, standart sapma istatistiklerinden yönetici ve öğretmenlerin iş değerleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesinde t-testi ve varyans analizinden faydalanılmıştır. İş değeri ölçeğinin faktör analizi sonucu ?Yaratıcılık ve Zihinsel Teşvik?, ?Ekonomik Faydalar?, ?Başarı?, ?Bağımsızlık ve Üstlerle İlişkiler?, ?Yaşam Tarzı ve Arkadaşlarla İlişkiler?, ?Prestij?, ?Güvenlik?, ?Çeşitlilik? alt boyutları ile katılımcıların branşları, cinsiyetleri ve eğitim düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Ancak diğer alt boyutlar ve değişkenler arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Araştırma sonuçları tablolar ve grafikler halinde bulgular bölümünde sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Değer, İş değeri, Öğretmen, Eğitim yöneticisi
Enderun Saray Okulu'nda hasoda teşkilatının önemi, uygulanan eğitim yönetimi ve stratejileri
Devletler eğitim sistemlerini oluştururken hiç kuşkusuz geçmişin birikimlerini gözden geçirirler. Eğitim sistemimize ait müfredatlar oluşturulurken de eğitim tarihimiz içerisindeki benzer uygulamaları bir kez daha göz önünde bulundurmak zorundayız.Bireysel farklılıkların önemini fark eden Osmanlı devleti küçük yaşlarda devşirmiş olduğu çocukları öncelikle Türk ailelerin yanında yetiştirerek kültürel değerlerimizi onlara aşılamaya çalışmış ve sonra bunlar içerisinden zeki olanları belirli usuller çerçevesinde sarayda bulunan okul içerisinde tamamen liyakat esasıyla yetirerek Osmanlı toplumuna sadık birer birey haline getirmiştir.I. Murat zamanında temelleri II.Murat zamanında Edirne'de Saray Okulu haline getirilen ve Fatih Sultan Mehmet zamanında sistemleştirilerek asli hüviyetine kavuşturulan Enderun mektebinin Osmanlı devletinin bürokratik ve idarî yapısı üzerindeki tesiri sebebiyle ?Enderun Saray Okulu'nda Has Oda Teşkilatının Önemi, Uygulanan Eğitim Yönetimi Ve Stratejileri? konulu çalışmayı tez konusu olarak seçip bu alanda yazılan kitap ve dergilerde yer alan makalelerden hareketle tezimizi hazırlamaya çalıştık. Bu tez çalışmasında Enderun'un işleyişini ve Has Oda'da uygulanan eğitim yönetimi ve stratejilerini inceleyerek Osmanlı devletinin yükselerek üç kıtada hâkim devlet konumuna gelebilmesindeki fonksiyonunu ifade etmeye çalıştık.Osmanlının yükselme dönemi içerisinde ve sonrasında Enderun saray mektebi'nde ve Has Oda'da , uygulamış olduğu eğitim ve disiplin anlayışıyla devletine son derece sadık devlet personelleri yetiştirerek Osmanlı devletinin hem merkez teşkilatının hem de taşra teşkilatının oldukça güçlenmesine zemin hazırlamış devşirmeler sayesinde Balkanlarda yer alan insanların sevgisine mazhar olmuştur.
Branş ve branş dışı atanan İngilizce öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin çok boyutlu incelenmesi
Bu araştırmada İstanbul İli Anadolu yakası ilçeleri devlet ve özel okullarında görev yapmakta olan branş ve branş dışından gelen İngilizce öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin çok boyutlu olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul İli Anadolu yakası ilçelerinde devlet ve özel okullarında çalışmakta olan 327 İngilizce öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada betimsel modeli kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, İstanbul İli Anadolu yakası ilçelerinde görev yapmakta olan branş ve branş dışından gelen İngilizce öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Bireysel değişkenler göz önüne alındığında, İngilizce öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin uyum boyutu dikkate alındığında İngilizce öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, mezun olunan fakülte, okul türü, çalışılan kademe, çalışma şekli, çalışma süresi, öğretmenlik mesleğindeki ve İngilizce öğretmenliğindeki kıdem, öğretmenlik meslek bilgisi, meslek seçimi, çalışılan okulun imkanları ve branş durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği görülmüştür.Aynı bireysel değişkenlerden özdeşleşme ve içselleştirme boyutu dikkate alındığında cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, okul türü, çalışılan kademe, çalışma şekli, çalışma süresi, öğretmenlik mesleğindeki ve İngilizce öğretmenliğindeki kıdem, öğretmenlik meslek bilgisine göre anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. Mezun olunan fakülte değişkeni için özdeşleme ve içselleştirme alt boyutlarına bakıldığında eğitim enstitüsü ve eğitim fakültesi mezunu olan öğretmenlerin diğer gruplara göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır.Öğretmenlik meslek bilgisi değişkenine bakıldığında, özdeşleşme ve içselleştirme boyutlarının her ikisinde de öğretmenlik meslek bilgisini yüksek öğrenim sırasında tamamlayanların lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.Öğretmenlerin meslek seçimi değişkenine bakıldığında özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları için mesleğini isteyerek seçen öğretmenler ve okul imkanlarını çok iyi olarak değerlendiren öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir.
Okul öncesi eğitim kurumları yöneticilerinin standart ve yeterliliklerine ilişkin öğretmen algıları(İstanbul ili örneği)
Günümüz ve geleceğin ihtiyaçlarına eğitim sistemimizin cevap verebilmesi için eğitim kurumlarını bilginin üretildiği ve öğrenilenin sunulduğu yerler olmalıdır. Bunun için eğitim kurumu yöneticilerinin belirli standartları ve yeterlilikleri olması gerekmektedir. Ülkelerin eğitim sistemlerinde okul yöneticileri ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır. Ancak uygun standart ve yeterliliklere sahip okul yöneticileri, eğitim kurumlarına, çalışanlarına ve öğrencilerine uygun eğitim ve öğretim ortamını sağlayabilir. Bu araştırmanın evreni, İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan, Mili Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler olarak belirlenmiştir. Özel ve resmi okul öncesi eğitim kurumundan Ali Balcı'nın tablosundan yararlanarak kümeleme yöntemiyle istatistiksel temsil gücü hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi, verilerin dökümünün yapılması ve içerik analizi olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada okul öncesi yöneticileri ve okul yönetimi ile bunların uygulama alanları ele alınmıştır. Bu araştırmanın en önemli bulgusu, okul öncesi yöneticilerinin mesleki yeterliliklerinin bu alanda eğitim alındığı zaman olumlu yönde olduğunu yansıtmasıdır. Bu araştırmanın sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin eğitim düzeyi yükseldikçe okul öncesi yöneticilerinin mesleki yeterliliklerini geliştirmeleri gerektiğini düşünmeleri yönündedir.Anahtar Kelimeler: Okul öncesi, okul öncesi öğretmeni, okul öncesi yöneticisi, yönetici, yeterlilik.
Özel okul öncesi eğitim kurumları yönetici ve öğretmenlerinin oyun seçimi hakkındaki görüşleri
Bu çalışma, özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin çocuk için temel bir ihtiyaç olan oyun seçimleri hakkındaki görüşlerini öğrenme amacını taşımaktadır.Araştırmanın evrenini 2009- 2010 eğitim ? öğretim yılında İstanbul ilindeki özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan yönetici ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ilindeki özel okul öncesi kurumlarında çalışan 109 öğretmen ve 18 yönetici oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlere anket uygulatılmıştır.Araştırmadan çıkan en önemli bulgular şu şekildedir:- Özel okul öncesi öğretmen ve yöneticileri oyunun çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine yönelik olarak görüş birliği içerisindedirler.-Yönetici ve öğretmenler oyunun çocuk gelişimine olan katkının farkında olup, oyunların planlanırken çocukların gelişim özelliklerine göre hazırlanması görüşünde birleşmişlerdir.- Öğretmen ve yöneticilerin bu görüşleri eğitim düzeyine göre de ciddi anlamda bir değişim göstermemektedir.
Öğrenme stilleri ile sınav kaygısı arasındaki ilişki(İstanbul İli Anadolu Yakası örneği)
Bu araştırma öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir.Bu araştırmanın evreni 2008-2009 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasında öğrenim gören ortaöğretim öğrencileridir. İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan Anadolu liseleri ve genel liselerden basit tesadüfi olarak alınan okullarda öğrenim gören öğrenciler arasından uygulamaya katılan 347 öğrenci de örneklemi oluşturmuştur.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek için Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği (MÖSÖ), sınav kaygısı düzeylerini belirlemek için Sınav Kaygısı Envanteri (SKE) kullanılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler için de araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Araştırmada demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygı düzeyleri test edilmiş, bu sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının analizi yapılmış ve sürekli değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkiye bakılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 istatistik programında ve .05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, sürekli değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkilere bakıldığında, MÖSÖ otorite alt boyutu ile SKE kuruntu alt boyutu puanlan arasında pozitif yönde; MÖSÖ görsellik alt boyutu ile SKE duyuşsallık alt boyutu puanlan arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yani kuruntu puanları arttıkça otorite puanları artmakta ancak; duyuşsallık puanları arttıkça görsellik puanları azalmaktadır.Ayrıca, sınav kaygısı açısından kız öğrencilerin erkeklere oranla daha çok sınav kaygısı duydukları görülmüştür. Sınf olarak 10. sınıf, lise türü olarak da Anadolu Lisesi öğrencilerinin kaygı düzeyinin fazla olduğu saptanmıştır. Öğrenme stillerine uyum ve sınav kaygısı ile ailenin gelir düzeyi arasında da doğru bir orantı göze çarpmaktadır.Anahtar Kelimeler : Öğrenme Stilleri, Sınav Kaygısı
İlköğretim müfettişlerinin uymaları beklenen mesleki etik ilkelerin iş tatmin düzeyleri bağlamında çok boyutlu incelenmesi (İstanbul ili örrneği)
Bu araştırma; ilköğretim müfettişlerinin uymaları beklenen mesleki etik ilkelerin iş tatmin düzeyleri bağlamında incelenerek, aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu amaçla üç bölümden oluşan bir anket düzenlenmiştir. Anket 140 ilköğretim müfettişine uygulanmıştır.Anketin ilk bölümündeki ilk 5 soru, ilköğretim müfettişlerinin demografik ve mesleki özelliklerini belirlemek amacıyla yöneltilmiştir.İkinci bölümde İlköğretim Müfettişlerinin Uymaları Beklenen Etik İlkeler Anketi kullanılarak ankete katılan ilköğretim müfettişlerinin mesleki etik ilkelere uyma düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır.Anketin son bölümünde ise Minnesota İş Tatmin Ölçeği kullanılarak, ankete katılan ilköğretim müfettişlerinin iş tatminleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu ölçekte iş tatmini ile ilgili sorgulanan içsel ve dışsal boyutlar araştırma kapsamına alınmıştır.Anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS for Windows 15 programında analiz edilerek tablolar halinde sunulmuştur.İlköğretim müfettişlerinin demografik özelliklerine ve uymaları beklenen mesleki etik ilkelere verdikleri cevaplara ilişkin sonuçlar frekans ve yüzde gibi betimsel istatistikle değerlendirilmiştir.Araştırmanın sonucunda; ilköğretim müfettişlerinin içsel, dışsal ve toplam tatminleri ile yaş, eğitim düzeyi ve mesleki kıdem değişkeni arasında anlamlı bir farklılığın varlığı ortaya konulmuştur.İlköğretim müfettişlerinin uymaları beklenen mesleki etik ilkeler ile müfettişlerin toplam tatminleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.Araştırma sonuçları ışığında öneriler getirilmiştir. Araştırmanın bu alandaki çalışmalara katkı sağlaması ve yeni çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Müfettişi, Mesleki Etik İlkeler, İş Tatmini
Mesleki ve teknik eğitim gören öğrencilerin algıladıkları öğretmen tutumları ile bilişötesi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi(Şişli ilçesi örneği)
Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler eğitimin niteliğini her geçen gün artırmaktadır. Bilim ve teknolojideki bu hızlı gelişmeler öğretmenlerin eğitim-öğretim sürecindeki etkililiğini değiştirmemiştir. Nitelikli eğitim-öğretimin en önemli faktörü öğretmendir. Öğrenciler kendilerine öğretmenlerini model alırlar.Bilişsel farkındalık becerisi bireyin neyi, ne zaman, nasıl ve niçin yaptığının farkında olmasını sağlar. Hayatı sorgulayan, olaylara geniş bir çerçeveyle bakmayı sağlayan, yaratıcı ve eleştirel düşünen, hayat boyu öğrenmesini bilen bireylerin yetişmesinde hem problem çözme hem de bilişsel farkındalık becerilerinin kazanılması önemlidir.Bu araştırmanın temel amacı mesleki ve teknik eğitim gören öğrencilerin, algıladıkları öğretmen tutumları ile bilişötesi farkındalık ve başarı düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.Konu ile ilgili kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada (Soydal, 2006) tarafından geliştirilen 34 maddelik olumlu öğretmen tutum ölçeği, (Abacı, Çetin ve Akın, 2006) tarafından geliştirilen 52 maddelik bilişötesi farkındalık ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan 12 maddelik kişisel bilgi anketi kullanılmıştır.Araştırmanın örneklemini İstanbul ili Şişli ilçesindeki 4 farklı mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören (78)'i kız, (469)'u erkek öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada Bilişötesi Farkındalık Envanteri Ölçeği toplam puanları ile Olumlu Öğretmen Tutumları Uygulama ve Pekiştirme alt boyutu ile Tutum Toplam puanı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrencilerin bilişötesi farkındalıkları yükseldikçe öğretmenler hakkındaki uygulama, pekiştirme ve genel tutumları daha olumlu hale gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Olumlu Öğretmen Tutumları, Bilişötesi, Bilişötesi Farkındalık, Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumları.
Mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin internete yönelik tutumları ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Şişli ilçesi örneği)
Bu araştırmada mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin internete yönelik tutumları ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul ili Şişli ilçesi mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarındaki 79 kız, 392 erkek olmak üzere toplam 471 öğrenci üzerinde uygulanmıştır.Araştırmada, Kıyıcı (2003) tarafından soru havuzu kullanılarak uyarlama yapılan 31 soruluk `İnternete Yönelik Tutum Ölçegi', Riggio (1986), tarafından geliştirilen, Yüksel (1997) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan 90 sorudan oluşan `Sosyal Beceri Envanteri' ve araştırmacı tarafından hazırlanan bilgi formu kullanılmıştır.Bu araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmış, normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, non-parametrik Mann Whitney-U testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış olup, anlamlılık .05 olarak kabul edilmiş ve analizler SPSS 15.0 programı ile gerçekleştirilmiştir.Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre, İnternete Yönelik Tutum Ölçeği toplam puanları ile Sosyal Beceri Envanteri duygusal duyarlılık, sosyal duyarlılık, sosyal kontrol ve Sosyal Beceri Envanteri toplam puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu ilişki pozitif yönde olup, İnternete Yönelik Tutum Ölçeği toplam puanları yükseldikçe Sosyal Beceri Envanteri'nin duygusal duyarlılık, sosyal duyarlılık, sosyal kontrol ve Sosyal Beceri Envanteri toplam puanları da yükselmektedir. Sosyal Beceri Envanteri'nin diğer alt boyutları ile İnternete Yönelik Tutum Ölçeği toplam puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: İnternet, tutum, sosyal beceri, İnternete Yönelik Tutum Ölçeği, Sosyal Beceri Envanteri.
Ortaöğretim okullarında okul iklimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişki
Her okul, etkili bir eğitim ve öğretim sağlayabilmek için uygun ve olumlu bir örgüt kültürüoluşturmak zorundadır. Eğitim kurumları, örgütsel kültürü ve kimliğiyle diğer okullardanayrılır. Her okulun kendine özgü bir kültürel ve örgütsel yapısı olmakla birlikte, kimi zamandiğer okullarla da benzerlikler gösterir. Bir okulun örgütsel kültürünün oluşturulması vebunların yönetici ve öğretmenlerce kabul alanına alınması, bir okulun başarısının artmasına veöğretmen performansının olumlu olarak şekillenmesine yardımcı olacağı yadsınamaz birgerçektir.Bu araştırmada ortaöğretim okullarında okul iklimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişkiele alınmakta ve bunların öğrenciler tarafından algılanma düzeyleri incelenmektedir.Araştırma, ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Teorik kısımda, ilgili kavramlarve literatür derinlemesine incelenerek bilgi verilmiş ve uygulama kısmında ise 5'li likertölçeği kullanılmıştır.Çalışma evrenini, İstanbul ili Anadolu yakası sınırları içerisindeki meslek liseleri dışındakiorta öğretim okullarındaki 325 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, bilgisayar ortamında ve SPSSistatistik programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için;frekans ve yüzde, ortalama, standart sapma, Bağımsız Grup t-testi, Tek Yönlü VaryansAnalizi (ANOVA), Scheffe, LSD, Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitmey U testi, Pearsonkorelasyon kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi de 0.05 olarak alınmıştır.Araştırma sonucuna dayanarak, cinsiyetin, yaş grubunun, sınıfın, okul türünün, aile gelirdüzeyinin, okul imkânlarının ve eğitim alanının okul iklimiyle ilgili 71 maddeli ve öğretmenperformansıyla ilgili 23 maddeli ölçeğe verilen cevaplarda istatistiksel olarak anlamlı birfarklılık oluşturduğu belirlenmiştir.Böylece, orta öğretim okullarında okul ikliminin öğretmenlerin performans düzeyi üzerindeönemli ölçüde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Meslek liselerinde okul kültürünün çok boyutlu olarak incelenmesi (Ümraniye ilçesi örneği)
Dünya'da hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler, mesleki ve teknik eğitimin daha daönem kazanmasına neden olmuştur. Türkiye'de nitelikli işgücü yetiştirmeyiamaçlayan meslek liselerinin önemi de bu duruma paralel olarak artmaktadır. Önemigün geçtikçe belirginleşen meslek liselerinin etkinliğinin artmasında ?örgüt kültürü?önemli bir unsurdur. Güçlü ve olumlu bir ?okul kültürü? meslek liselerinin,amaçlarına ulaşmasında itici bir güç olacaktır.Bu tez çalışmasının amacı; İstanbul İli, Ümraniye İlçesinde bulunan meslekliselerindeki öğretmenlerin okul kültürü algılarını tespit etmek, öğretmenlerin okulkültürü algıları ile bazı demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, kıdem, medenidurum?) arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. I. Bölüm; problem, amaç, önem,sayıltılar? bölümlerini, II. Bölüm; mesleki ve teknik eğitim, örgüt kültürü ve okulkültürü ile ilgili literatür bilgilerini, III. Bölüm; araştırma modeli, evren-örneklem,veri toplama araçları, IV. Bölüm ise bulgu ve yorumları kapsamaktadır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. İstanbul / Ümraniye İlçesinde bulunantoplam onbir meslek lisesinden on tanesine, Kara (2006) tarafından geliştirilen ?ÖrgütKültürü? ölçeği uygulanmıştır. On meslek lisesinde, 269 öğretmen ?örgüt kültürü?anketine katılmışlardır.Elde edilen bulgular SPSS bilgisayar programında, istatistiksel yöntemler kullanılarakhesaplanmıştır.Araştırma sonucunda:Örgüt kültürü ölçeği güç, rol, başarı, destek alt boyut puanları; cinsiyet değişkenine,çoçuk sahibi olmaya, yaşa, eğitim düzeyine, branşa ve mesleki kıdeme göre anlamlıfarklılık göstermemektedir.Örgüt kültürü ölçeği güç, rol, başarı, destek alt boyut puanları; öğretmenlerin sahipolduğu medeni duruma (öğretmenler lehine), okuldaki çalışma süresine (5-10 yıl ve11-15 yıldır çalışanlar lehine), gelir düzeyine (kendisini alt ve üst gelir düzeyindealgılayanlar lehine), görev türüne (öğretmenler lehine) ve okul türleri değişkenlerinegöre (Endüstri Meslek Liseleri ve Ticaret Meslek Liseleri lehine) anlamlı farklılıkgöstermektedirler.Anahtar Sözcükler:Örgüt KültürüOkul KültürüMesleki Teknik EğitimMeslek Liseleri
Öğretmenlerde özgecilik ile değer tercihleri arasındaki ilişki
Bu araştırma ile öğretmenlerin, öğretmenlerde özgecilik ile değer tercihleri arasındakiilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırma İstanbul ili, Anadolu yakasındaki devlet ve özel okullarında ilköğretim veortaöğretimde çalışan 341 öğretmene uygulanmıştır.Araştırmada; non parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t-testi,tek yönlü varyans analizi (ANOVA), non parametrik Kruskal Wallis testi, non parametrikMann Whitney-U testi ve Pearson Korelasyon kullanılmış olup minimum manidarlıklarp<.05 düzeyinde sınanmıştır.Öğretmenlerin özgecilik alt boyutları (güncel durumlarda yardımseverlik, sosyalsorumluluk/paylaşma, acil durumlarda yardımseverlik, bağıçta bulunma) , özgeciliktoplam puanlarının ve demografik özellikleri arasındaki ilişkinin var olduğu buara?tırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur.Ayrıca, öğretmenlerin değerler ölçeği alt boyutları ile öğretmen özgecilik ölçeği altboyutları arasındaki ili?kinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmu?tur.Ara?tırma sonuçları karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Özgecilik, Öğretmen, Prososyal , Değer
Resmi ilköğretim okulu yöneticilerinin liderlik davranışları ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Kartal ilçesi örneği)
Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan okul yöneticilerinin liderlik davranışları ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul ili Kartal ilçesindeki resmi ilköğretim okullarında görevli 39 müdür, 14 okul müdür başyardımcısı ve 104 okul müdür yardımcısı olmak üzere 157 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada, evrenin tamamına ulaşılmaya çalışıldığından örneklem tayini yoluna gidilmemiştir. Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik yazar tarafından geliştirilen bir Kişisel Bilgi Formu, Liderlik Davranışları Betimleme Ölçeği ve Karar Stratejileri Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, non-parametrik Mann Whitney-U testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Bu araştırmanın sonuçlarıyla Kartal ilçesi resmi ilköğretim okullarında görevli yöneticilerin yapıyı kurma liderlik davranışını ve mantıklı karar verme stratejisini daha çok benimsedikleri ortaya konmuştur. Liderlik davranışlarının ve karar verme stratejilerinin, görev türü, cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk durumu, eğitim düzeyi, mezun olunan fakülte, meslekteki kıdem, yöneticilikteki kıdem, yöneticilik görevinden önceki öğretmenlik kıdemi, algılanan gelir düzeyi, hizmet içi eğitim kurs ve seminerlere katılım değişkenlerine göre farklılığı test edilmiştir. Liderlik davranışı ve karar verme stratejisi arasındaki ilişki de incelenmiş sonuç olarak; yapıyı kurma ve genel liderlik davranışı ile mantıklı karar verme stratejisi arasında pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Karar verme stratejileri, liderlik davranışları, yönetici, Liderlik Davranışları Betimleme Ölçeği, Karar Stratejileri Ölçeği.
İlköğretim müfettişlerinin iş tatmini ile tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi (İstanbul ili örneği)
Bu araştırma; ilköğretim müfettişlerinin iş tatmini ile tükenmişlik düzeyi arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaca yönelik olarak üç bölümden oluşan bir anket düzenlenmiştir. Anket 149 ilköğretim müfettişine uygulanmıştır. Anketin ilk bölümündeki ilk 7 soru ankete katılanların demografik ve mesleki özelliklerini belirlemek amacıyla yöneltilmiştir. İkinci bölümde Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak ankete katılan ilköğretim müfettişlerinin Tükenmişlik düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ölçekte tükenmişlik; duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı olmak üzere 3 boyutta değerlendirilmektedir. Anketin son bölümünde ise Minnesota İş Tatmin Ölçeği kullanılarak, ankete katılan ilköğretim müfettişlerinin iş tatminleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu ölçekte iş tatmini ile ilgili sorgulanan içsel ve dışsal boyutlar araştırma kapsamına alınmıştır.Anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS for Windows 15 programında analiz edilerek tablolar halinde sunulmuştur.Çalışma sonucunda; İlköğretim müfettişlerinin duygusal tükenmişlik düzeyleri ile haftalık çalışma süresi ve verim düzeyleri; duyarsızlaşma düzeyleri ile haftalık çalışma süreleri; kişisel başarı düzeyleri ile de haftalık çalışma süresi ve verim düzeyleri; ilköğretim müfettişlerinin içsel tatmini ile haftalık çalışma süreleri ve verim düzeylerine; dışsal tatmin düzeyleri ile mesleki kıdem yılı, çalışma süresi ve verim düzeylerine ilişkin anlamlı bir farklılaşmanın varlığı ortaya konulmuştur. İlköğretim müfettişlerinin tükenmişlik ölçeği alt boyut puanları ile içsel tatminleri arasında; tükenmişlik ölçeği alt boyut puanları ile dışsal tatminleri arasında; tükenmişlik ölçeği alt boyut puanları ile iş tatmini toplam puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Araştırma sonuçları ışığında öneriler getirilmiştir. Araştırmanın bu alandaki çalışmalara katkı sağlaması ve yeni çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı 2005 öğretmenlik kariyer basamakları yükselme sınavında öğretmenlerin başarı durumları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi (İstanbul ili örneği)
Bu araştırma; resmi ilk ve ortaöğretim okullarında görevli 2005 Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yükselme Sınavı'na katılan öğretmenlerin başarı durumları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında ilişkinin olup olmadığını belirlemek üzere yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde bulunan 93 resmi ilk ve ortaöğretim okulunda görev yapan M.E.B. 2005 Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yükselme Sınavı'na katılan 350 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada öğretmenlere, Kişisel Bilgi Formu ve Örgütsel Bağlılık ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bilgilerin çözümlenmesi SPSS 15 paket programı kullanılarak bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir. Bulgular çizelgeler halinde sunulmuştur.Araştırma sonucunda; 2005 Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yükselme Sınavı'na katılan öğretmenlerin toplam örgütsel bağlılıkları ile başarı durumları arasında bir ilişki olmadığı ve örgütsel bağlılık alt boyutları için duygusal bağlılık ve normatif bağlılık düzeylerinden bağımsız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca; devamlılık bağlılığı yüksek öğretmenlerin kariyer basamakları yükselme sınavında diğer öğretmenlere göre daha başarısız oldukları sonucu ortaya konulmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin, KBYS başarı durumları ile kişisel özellikleri karşılaştırıldığında cinsiyet, meslek değiştirme isteği durumu, aylık gelir yeterlik algısı durumu, hizmetiçi eğitime katılma durumu değişkenleri arasında anlamlı farklar olduğu ortaya çıkarken, medeni durum, yaş, eğitim kurumu türü, branş, eğitim düzeyi, mesleki kıdem, ek iş yapma durumu, eşlerinin çalışma durumu, mesleklerini seçme durumu değişkenleri arasında farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri toplam ve alt boyutları (duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık) ile kişisel özellikleri karşılaştırıldığında cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim kurumu türü, branş, mesleki kıdem, meslek değiştirme isteği durumu, aylık gelir yeterlik algısı durumu, mesleği seçme durumu ve hizmetiçi eğitime katılma durumu değişkenleri arasında anlamlı farklar belirlenirken, eğitim düzeyi durumu, ek iş yapma durumu ve eşin çalışma durumu değişkenleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır.