Atatürk University
Discipline

Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı

Atatürk University

3,659

Archived Theses

68

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Genç erkek basketbolcularda alt ekstremite kompresyon tayt kullanımının koşuya dayalı anaerobik sprint test performansına etkisi

Giriş ve Amaç: Çalışmanın amacı, genç erkek basketbolcularda alt ekstremite kompresyon tayt kullanımının koşuya dayalı anaerobik sprint test performansına olan etkisinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 20 erkek basketbol oyuncusu alındı (yaş: 16.5±0.5 yıl, boy: 176.8±5.71 cm, vücut ağırlığı: 68.5±8.98 kg, basketbol deneyimi: 2.35 ±0.49 yıl). Oyuncular, 1 hafta arayla normal şort ya da kompresyon taytı giyerek, 10 saniye aralıkla 6 x 35 m sprintten oluşan Koşuya Dayalı Anaerobik Sprint Testine (KAST) katıldılar. Her bir test öncesinde, beslenme alışkanlıklarında değişimden kaynaklanabilecek performans farklılıklarının ekarte edilebilmesi için 24 saat besin kaydı ile toplam kalori ve alınan kalorinin ne kadarının karbonhidrattan alındığı hesaplandı. Ayrıca, her bir test öncesinde sporcuların yorgunluk düzeylerindeki farklılıklardan kaynaklanabilecek performans farklılıklarının ekarte edilebilmesi için Hooper Ölçeği kullanıldı. KAST, Newtest Powertimer marka fotosel ile (300-Serisi, Oy, Finlandiya) yapıldı. Her bir KAST sonrası; maksimum (zirve) güç (Pmax), minimum güç (Pmin), ortalama güç (AP) ve yorgunluk indeksi (FI) değerleri fotoselin yazılımı ile otomatik olarak belirlendi. Ayrıca her bir KAST sonrası algılanan zorluk derecesi Borg Skalası (20'lik sistem) ile belirlendi. Bulgular: Bağımlı gruplar T testi sonuçları, 2 farklı test oturumundan elde edilen aritmetik ortalamaların hiçbiri arasında istatistiksel düzeyde anlamlı farklılık olmadığını gösterdi (p>0.05). Sonuç: Çalışmadan elde edilen sonuçlar dahilinde alt ekstremite kompresyon tayt kullanımının, genç basketbolcuların KAST performansını değiştirici bir etkiye sahip olmadığı söylenebilir. Çalışma dizaynının, daha deneyimli basketbolcularla, kompresyon taytına adaptasyon sağlayacak birkaç familirazisyon seansından sonra uygulanması farklı sonuçların alınmasına neden olabilir.

Basketbol
Mustafa Can Üster
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlik çağındaki lise öğrencilerinin beden eğitimi dersine olan yatkınlıklarının akademik başarılarına etkileri

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı liselerde öğrenim gören ergenlik çağındaki lise öğrencilerin beden eğitimi dersine olan yatkınlıklarının akademik başarılarına olan etkilerini incelemektir. Bu araştırmadan elde edilecek verilerle, modern ve güncel eğitim politikaları ve uygulamalarının geliştirilmesi, beden eğitimi ve spor dersi özelinde önemli bir yol gösterici olması hedeflenmektedir. Elde edilen bulgularla, beden eğitimi derslerinin daha etkili hale getirilmesi ve öğrencilerin beden eğitimine yönelik tutumları ve akademik başarı motivasyonları üzerinde olumlu bir etki yaratılması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, belirli bir olgu veya eyleme yönelik araştırma grubunun tutumlarının, ilgi alanlarının, yeteneklerinin ve davranış örüntülerinin betimlendiği tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmamızın araştırma evrenini, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Kırklareli İli, Lüleburgaz İlçesi, Kepirtepe Anadolu Lisesi'nde öğrenim görmekte olan 418 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem seçimi yapılmadan, evrenin tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. 418 kişilik öğrenci evreninin 415'ine ulaşılmış ve 3 öğrencinin ailevi nedenlerle okula devam etmediği tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla tarafımızca bir demografik bilgi formu hazırlanmıştır. Bunun yanında öğrencilerin beden eğitimi derslerine yönelik tutum ve öz-yeterliliklerini belirlenmesini amacıyla 11 maddeden oluşan Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği (BEDYÖ) kullanılmıştır. Araştırmamız kapsamında, kullanılan ölçeğin evrenimize uygunluğunu ve geçerlilik ile güvenirlik kriterlerini sağladığını teyit etmek için gerekli analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılım tamamen gönüllü esaslı olup, bu sayede katılımcıların özgür iradeleriyle araştırmaya dahil olmaları sağlanmıştır. Ölçek uygulaması, öğrencilerin ders programlarını göz önünde bulundurarak ve herhangi bir zaman kısıtlaması olmaksızın, tamamen gönüllü katılımları ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların ölçeği doldurmaları sırasında, araştırmacılar tarafından birebir ve titiz bir şekilde destek ve rehberlik sunulmuştur. Bulgular: Öğrencilerin ölçeğimize verdiği cevaplar doğrultusunda sınıf düzeyi ile tüm alt boyutlarda istatistiksel fark bulunmamış olup cinsiyet, aile ekonomik durumu, genel not ortalaması, beden eğitimi dersini sevme demografik özelliklerinde istatistiksel fark (p<0,05) tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırmalarımız sonucunda akademik başarıları düşük olan öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor dersine yatkınlıkları yüksek çıkmıştır. Aksi yönde akademik başarıları yüksek olan öğrencilerin ise derse karşı tutumları, motivasyonları ve kendi bedenlerine karşı algılarının düşük olduğu gözlemlenmiştir. Buradan yola çıkarak akademik başarısı düşük olan öğrenciler, beden eğitimi ve spor dersinde gösterdikleri başarı ve yetenek sayesinde başarı duygusu ve doygunluklarını diğer derslerde yakalayamadıkları seviyeye yükseltebilmektedirler. Bu sayede, sportife yatkınlıkları sayesinde okula olan aidiyet duygularını da geliştirebilirler. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, ergenlik, akademik başarı, yatkınlık, spor

Sabri Aksu
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin zihinsel engelli çocuklara yönelik tutumlarının demografik değişkenler üzerinden incelenmesi.

"Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Zihinsel Engelli Çocuklara Yönelik Tutumlarının Demografik Değişkenler Üzerinden İncelenmesi", Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2024. Giriş ve Amaç: Bu araştırma, beden eğitimi öğretmenlerinin zihinsel engelli çocuklara yönelik tutumlarını demografik değişkenler bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın sonuçları, eğitim politikaları ve uygulamaları üzerinde önemli önerilerde bulunmak için kullanılacaktır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmada geniş bir katılımcı grubundan veri toplamak için bir tarama modeli olan "Betimsel Yöntem" kullanılmıştır ve veriler katılımcıların 5'li likert tipi bir tutum ölçeğine verdikleri yanıtlar aracılığıyla elde edilmiştir. Çalışma evrenini Kırklareli İl'inde görev yapmakta olan 121 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem seçimi için işlem yapılmamış evrenin tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Öğretmen grubu seçimi için hata oranı %95 güven aralığı (α=0.05) kabul edilmiştir. Veri toplamada, demografik bilgi formu ve tutum ölçeğine yer verilerek, ölçeğin geçerliliği, güvenirliği işlemleri ile araştırmanın içerisinde kullanılırken uygulanan safhalar hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. "Zihinsel Engelli Çocuklara Yönelik Tutum Ölçeği" 21 maddeden oluşmaktadır ve 5 faktörlü yapıya sahiptir. Faktörler; 9 madde "yararlar", 3 madde "duygular", 3 madde "destekler", 4 madde "kabul" ve 2 madde "korkular" şeklindedir. Araştırmamızda, ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik testlerini doğrulamak amacıyla ölçeğin evrenimize uygunluğu kontrol edilmiştir. Geçerlilik testi için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizi için SPSS 26.0 yazılımı kullanılmıştır. Ölçeğin uygulanabilmesi ve verilerin toplanabilmesi için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu'ndan TÜTF-GOBAEK 2023/377 Protokol numarası ile 09.01.2023 tarihinde onay alınmıştır. Kırklareli İli beden eğitimi öğretmenlerine, araştırma hakkında bilgilendirme içeren bir yönerge sunulmuş ve etik kurul raporu paylaşılmıştır. Ölçek, öğretmenlerin çalışmaya gönüllü katılımlarına yönelik ve zaman kısıtlaması yapılmaksızın uygulanmıştır. Bulgular: :Araştırma bulguları, (BEÖ) tutumlarının bazı demografik değişkenler tarafından etkilendiğini göstermiştir. Öğretmenlerin cinsiyetleri ile duygular (U=673,500, p=0,002) ve korkular (U=833,500, p=0,046) alt boyutlarına verdikleri cevaplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olsa da, etki büyüklüğü düşük düzeydedir (r<0,5). Bu nedenle, cinsiyetin BE öğretmenlerinin tutumları üzerinde önemli bir etken olduğu söylenemez. Bulgularımız doğrultusunda, BE öğretmenlerinin ZE öğrencilere yönelik tutumları, özel eğitim geçmişi, ZE öğrencilerle çalışma deneyimi, zihinsel engelli tanıdık ve kendini yeterli bulma gibi faktörlerden etkilenmektedir. Beden eğitimi öğretmenlerinin zihinsel engelli öğrenciye öğretmeye yönelik tutumları ise daha fazla araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. Sonuç: Çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, cinsiyet değişkeninin BE öğretmenlerinin ZE öğrenciye öğretmeye yönelik tutumlarının kararsız olduğu, Cinsiyetin BE öğretmenlerinin tutumları üzerinde etkili bir faktör olmadığı, ZEÇ' la çalışma deneyiminin BEÖ tutumları üzerinde önemli bir faktör olduğu, Zihinsel engelli tanıdığa sahip olma durumunun öğretmen tutumlarını etkilediği , ZEÇ' la çalışmak için kendini yeterli bulma durumunun tutumlar üzerinde olumlu etkili bir faktör olduğu, bulunmuştur. Elde edilen bulgular, beden eğitimi öğretmenlerinin tutumlarını geliştirmeye yönelik müdahalelerin önemini vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler: Zihinsel engelli, beden eğitimi, tutum, kaynaştırma

Yasemin Uslu
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbolcularda kor egzersizlerinin atletik performansa etkisinin incelenmesi

Giriş ve Amaç: Basketbol müsabakalarında, sporcular çeşitli rakiplerle mücadele etmektedirler. Müsabakalar süresince, sporcuların rakiplerine üstünlük sağlamaları için kondisyonel özelliklerinin üst seviyede olması gerekir. Sporculara atletik performans testleri uygulanması ve değerlendirilmesi yüksek atletik verim için önemli bir gerekliliktir. Yüksek performans seviyesine ulaşan sporcuların mevcut durumlarını korumaları ve sakatlıklardan korunmaları da önemlidir. Bu çalışmanın amacı basketbolcularda 8 haftalık kor egzersizlerinin statik denge, kor kuvveti, anaerobik güç̧, sürat ve çevikliğe etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma yarı deneysel desenlerden "denk olmayan kontrol gruplu" desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu desende gerçek deneysel desenlerde olduğu gibi ön test-son test ve kontrol grubu bulunmaktadır. Ancak bu desende gruplara atama rastlantısal değildir. Mevcut çalışmada da deney ve kontrol grupları rastlantısal olarak oluşturulmamıştır. Örneklem grubu, deney ve kontrol olmak üzere toplam 20 antrenmanlı erkek basketbolcudan oluşturulmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması 16.30±0.47 yıl, boy ortalaması 183.05±4.44 cm, vücut ağırlığı ortalaması 73.20±8.91 kg'dır. Ayrıca vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 21.80±2.04 kg/m2'dir. Tüm basketbolculara çalışmanın öncesinde ve sonrasında denge, CMJ (Couter Movement Jump), SJ (Squat Jump), 20m Sürat (20MS) ve T Çeviklik Testi (T-TEST) yaptırıldı. Bulgular: Deney ve kontrol grupları arasında boy, VKİ, yaş ve vücut ağırlığı açısından farklılık olmadığı gözlenmiştir. Deneysel işlemin deney grubunda dengeye, T-TEST'e, CMJ'ye, SJ ve 20MS'ye etkisinin olduğu gözlenmiştir (p<0.05). Kontrol grubunda ise bu değişkenler açısından ön test ve son test arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Sonuç: Araştırma sonucunda deneysel işlemin deney grubundaki bireylerin incelenen değişkenlerine etki ettiği gözlendiğinden antrenmanlı basketbolcuların denge, TTEST, CMJ, SJ ve 20MS değişkenlerine etki etmek için kor antrenmanlarının kullanılması önerilebilir.

Cem Cengiz
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin bireysel girişimcilik yönelimlerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı Spor Bilimleri Fakültelerinin Antrenörlük Eğitimi ve Spor Yöneticiliği Bölümlerinin son sınıflarında öğrenim gören öğrencilerinin Bireysel Girişimcilik Yönelimlerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmaya, Trakya Üniversitesi Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Yalova Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Spor Bilimleri Fakültesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitelerinin antrenörlük ve spor yöneticiliği bölümlerinde öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden 84'ü kadın 245 öğrenci alındı. Katılımcıların Bireysel Girişimcilik yönelimleri Türkçe geçerlik güvenirliği Ercan ve Yıldıran (49) tarafından yapılan Bireysel Girişimcilik Yönelimi Ölçeği ile fiziksel aktivite düzeyleri ise Türkçe geçerlik güvenirliği Öztürk (200550) tarafından yapılan Uluslararası Fiziksel aktivite ölçeğinin kısa formu ile değerlendirildi. Katılımcılara ait diğer veriler araştırmacı tarafından oluşturulan veri toplama formu ile alındı. Bulgular: İstatistiksel analizler fiziksel aktivite düzeyi ve vücut kütle indeksi değerlerinin gerek erkek gerekse kadın katılımcıların bireysel girişimcilik özellikleri üzerinde etkisinin olmadığını gösterdi (p>0.05). Girişimcilikle ilgili bir eğitime katılan öğrencilerin ölçek alt boyutlarından risk alma, yenilikçilik, proaktiflik ve ölçekten aldıkları toplam puan, girişimcilik eğitimi almayanlardan istatistiksel düzeyde farklıydı (p<0.05). Eğitim alınan bölüm açısındansa, antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin ölçek proaktiflik alt boyutundan aldıkları puan, yöneticilik bölümü öğrencilerinin aldıkları puandan daha yüksekti(p<0.05). Sonuç: Çalışmadan elde edilen sonuçlar girişimcilikle ilgili herhangi bir eğitime katılmanın bireysel girişimcilik yönelimlerini değiştirebileceğini göstermektedir. Vücut kütle indeksi, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi gibi bağımsız değişkenlerin bireysel girişimcilik yönelimi üzerindeki etkilerinin açıklanabilmesi için çalışmanın daha büyük örneklemle tekrarlanması farklı sonuçların alınmasına neden olabilir. Anahtar kelimeler: Fiziksel aktivite düzeyi, bireysel girişimcilik yönelimi, cinsiyet, vücut kütle indeski

Girişimcilik
Ayşe Yıldırım
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin gün içi uykululuk düzeylerinin, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi ve bel çevresi açısından incelenmesi

Giriş ve Amaç: Antrenörlerin gün içi uykululuk düzeylerinin, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi ve bel çevresi açısından incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Bağcılar ilçesinde görev yapan 330 antrenörden ve en az 2 yıllık antrenörlük deneyimi olan yaş ortalamaları 34,37±4,91 yıl, boy uzunlukları 1,74±0,46 m, ağırlıkları 64,37±11,86 kg ve Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 21,79±4,38 kg/m2, Bel Çevresi 73,26±11,66 cm, spor geçmişi 7,53±3,21 yıl ve antrenörlük geçmişi 3,88±2,86 yıl olan 173 kadın ve yaş ortalamaları 35,81±6,11 yıl, boy uzunlukları 1,82±0,47 m, ağırlıkları 76,96±12,88 kg ve VKİ 24,11±4,25 kg/m2, bel çevresi 81,58±12,69 cm, spor geçmişi 7,01±3,42 yıl ve antrenörlük geçmişi 4,66±4,19 yıl olan 157 erkek antrenöre kişisel bilgi formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ), Epworth Uyku Anketi (EUA) ve vücut kompozisyonu içinde bel ölçümü uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın bulguları incelendiğinde kadınların erkeklere göre anlamlı düzeyde daha yüksek uykuluk düzeyine sahip olduğu, toplam haftalık fiziksel aktivite göz önüne alındığında, bireylerin fiziksel aktivite düzeyi arttığında, uykuluk düzeylerinin anlamlı düzeyde azaldığı ve uykuluk düzeyi ile VKİ ve bel çevresi arasında ilişki olmadığı saptanmıştır. Sonuç: Çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, cinsiyet değişkeninin VKİ, bel çevresi, uykuluk düzeyi ve fiziksel aktivite düzeyini etkilediği söylenebilir. Antrenörlerin VKİ ve bel çevresi ölçümleri ile uykuluk düzeyi arasında ilişki olmadığı bulunmuştur. Bunun sebebi olarak, katılımcıların aktif sporun içinde yer alan antrenörlerden oluşması ve buna bağlı olarak normal VKİ değerlerine ve bel çevresine sahip olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Ayrıca, fiziksel aktivite ile gün içi uykuluk düzeyi arasında bir ilişki olduğu, düşük düzeyli ilişkinin uykuluğu azalttığı, orta düzeyli fiziksel aktivitenin ise uykuluk düzeyini arttırdığı bulunmuştur. Buna göre, fiziksel aktivite düzeyinin arttıkça yorgunluğa ve gün için uykuya daha çok ihtiyaç ortaya çıkardığı söylenebilir.

Derya Kezer
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor tesisi üyelerinin spora katılım motivasyonları ile öz yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, spor tesisi üyelerinin spora katılım motivasyonları ile öz yeterlikleri düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nicel modellerden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Katılımcıların değerlendirmesinde demografik bilgi formu, genel öz yeterlik ve spora katılım motivasyon ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için öncelikle normallik testi uygulanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği saptanmıştır. Bu nedenle ikili grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Kruskal Wallis testinde farklılık bulunduğunda, değişkenler arasındaki farkı belirlemek için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için Spearman Rho korelasyon testi kullanılmıştır. Yaş grupları, cinsiyet, anne eğitim, baba eğitim, spor yaşı, branşlarına göre öz yeterlik performansları arasında anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05), eğitim durumu, gelir durumu ve haftalık aktivite düzeyleri arasında farlılık bulunamamıştır (p >0,05). Spora katılım motivasyonu ile birlikte değerlendirildiğinde yaş grupları, cinsiyet, anne eğitim, baba eğitim, spor yaşı, spor branşı, eğitim durumu, gelir durumu ve haftalık aktivite düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca, motivasyon ve öz yeterlik toplam skorları arasında anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Öz yeterlik Başlama alt boyutunun Motivasyon Başarı, Arkadaş ve Yarışma alt boyutları ile anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0,05). Yılmama alt boyutunun fiziksel uygunluk, arkadaş, beceri gelişimi ve aktif olma alt boyutları ile bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0,05). Elde edilen bulgulara göre, spora katılım motivasyonu arttıkça, bireylerin öz yeterlik düzeylerinin arttığı söylenebilir.

Duygu Akyıldırım
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Judo müsabaka analiz yöntemleri ile hareket analiz yöntemlerinin incelenmesi (2000-2022)

Bu derlemenin amacı, 2000-2022 yılları içerisinde judoya özgü yapılmış olan müsabaka analiz yöntemlerinin ve hareket analizi yapan çalışmalardan elde edilen bulguları sentezlemektir. Judo müsabakalarında, yapılan müsabaka analizi ve hareket analizi, sporcunun müsabaka esnasındaki kullanmış olduğu teknik ve taktiklerin yeterlilik seviyesinin ölçülmesinde, yetersizliklerin belirlenmesinde, rakibi kontrol etmeye ve ona hükmetmeye yardımcı olur. Bu kapsam belirleme derlemesinde, başlangıçtan Aralık 2022'ye kadar araştırılan ulusal makaleler için Google Akademik ve Dergipark Akademik sitelerinden,uluslararası makaleler için ise Human KineticsJournal, Web of Science, Scopus, Science Direct, PubMed ve SPORTDiscus veri tabanlarında İngilizce bilimsel dergilerde yayınlanan makaleler ve incelemeler taranmıştır. Çalışmalar müsabaka-analiz veya zaman-hareket analizleri olarak sınıflandırıldı. Belirlenen 245 makaleden 6 makale nihai seçime dahil edildi. Bu kapsam incelemesinin sonucu, antrenörlere ve sporculara sporcuların teknik-taktik hedeflerine göre antrenman stratejileri geliştirmelerinde yardımcı olabileceği gibi, judo branşına özel teknik, taktik ve zaman yönetimi ile ilgili gelecekte yapılabilecek araştırmalara da ışık tutabilir. Araştırmanın amacı, uygulanmış olan müsabakalarının analizi ve judo branşıyla ilgili yapılmış olan hareket analizi ile ilgili çalışmaların verilerinin belirlenmesi ve sonucu etkileyen faktörlerin araştırılmasıdır. 2000-2022 yılları arasında gerçekleşen çalışmaların yıllar ilerledikçe nasıl bir gelişme gösterdiğini gözlemlemek hedeflenmiştir.

AnalizHareketJudo+2
Onurcan Tatlıcıoğlu
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Amerikan hip thrust egzersizinde 1 tekrar maksimum tahmininin yük-hız profili üzerinden hesaplanması: İki nokta yöntemi

Daha sonra doldurulacaktır.

Esma Lale Aksakallı
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol altyapı yaş gruplarındaki oyuncuların durumluk-sürekli kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Giriş ve Amaç: Futbol dünya çapında en popüler ve yaygın sporlardan biridir. Yetenekli bir futbolcunun gelişmesi ve başarılı bir kariyer yolunda ilerlemesi genellikle iyi bir altyapı eğitimiyle başlar. Futbol altyapısı genç sporculara temel becerileri kazandırmayı ve onları profesyonel futbola hazırlamayı amaçlamaktadır. Futbolcuların fiziksel ve teknik gelişiminin yanı sıra psikolojik durumları da oldukça önemlidir. Bu çalışmada futbol altyapı yaş gruplarında durumluk - sürekli kaygı seviyelerinin çeşitli değişkenlere göre düzeyleri incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmaya katılan futbolculara araştırmanın amacı ve önemi anlatılmıştır. Sonrasında Demografik Bilgi Formu ve Çocuklar İçin Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri doldurtulmuştur. Tanımlayıcı değerler, yüzde, maksimum, minimum, ortalama ve standart sapma olarak sunulmuştur. Verilerin Shapiro -Wilk normallik dağılım testi gerçekleştirilmiş ve normal dağılım göstermediği bulunmuştur (p<0,05). Bu sebeple parametrik olmayan analizler gerçekleştirilmiştir. Sporcuların yaş, spor yaşı, mevki, bulundukları şehir, ailelerin gelir durumları ve kardeş sayısı ile anketlerden aldıkları puanların fark analizleri Kruskall-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki ikili farklılıklar ise Dunn's posthoc testi ile gösterilmiştir. Ailede sporcu geçmişi durumu farklılıkları için Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Verilerin analizi JASP (versiyon 0.19.1, Hollanda) yazılımı ile gerçekleştirilmiştir. İstatistiki anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan futbolcuların durumluk-sürekli kaygı seviyeleri spor yaşı, yaş ve mevkilerine göre incelenmesi yapılmıştır. Spor yaşı grubu olarak incelendiğinde durumluk ve sürekli kaygı puan ortalamasının değişmediği gözlemlenmiştir. Yaş grubu olarak incelendiğinde 11 yaş grubunun en düşük değerde olduğu, yaş büyüdükçe kaygı puanın düşük oranda yükseldiği gözlemlenmiştir. Mevki olarak incelendiğinde orta saha grubunun en yüksek değerde olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: Araştırmaya katılan futbolcuların spor yaşı, yaş ve mevkilere göre durumluk-sürekli kaygı seviyeleri test edilmiş, her değişkene göre kaygı seviyelerinin değiştiği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Futbol, altyapı, kaygı, stres, yaş.

Beden eğitimi ve spor dersiDurumluk kaygıFutbol müsabakaları+1
Sadullah Erdal Erdaş
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktivite düzeyi ve vücut kompozisyonunun spirometrik değerlere etkisi

"Fiziksel aktivite düzeyinin ve vücut kompozisyonun spirometrik değerler zerine etkileri", Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2025. Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı, fiziksel aktivite düzeyi ve vücut kompozisyonunun spirometrik solunum parametreleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 30 sağlıklı erkek katılımcı dâhil edilmiş ve beyanlarına göre rekreasyonel (n=10), dayanıklılık (n=10) ve direnç egzersizi (n=10) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Fiziksel aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) ile değerlendirilmiştir. Vücut kompozisyonu ölçümleri, çok frekanslı segmental analiz yapan Tanita MC-780MA marka BIA cihazı ile yapılmıştır. Spirometrik parametreler (FVC, FEV₁, FEF25, FEF50, FEF75, FEF25–75, PEF, VCmaks, VCin) Spiro Scout spirometre ile ölçülmüştür. Göğüs çevresi ölçümleri standart mezura ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Gruplar arasında boy uzunluğu ve gövde çevresi açısından anlamlı fark bulunmazken, direnç egzersiz grubunun vücut kütlesi ve VKI değeri diğer gruplardan yüksektir. IPAQ skorları açısından en aktif grup dayanıklılık, ardından direnç ve rekreasyonel gruplar olmuştur. Gövde yağ miktarı açısından fark bulunmamış, ancak direnç grubunun gövde kas miktarı rekreasyonel gruptan yüksektir. FVC, VCmaks ve VCin değerleri direnç ve dayanıklılık gruplarında rekreasyonel gruba göre daha yüksek bulunmuş, bu iki grup arasında fark gözlenmemiştir. FEF 25–75 değerleri gruplar arasında benzerken, PEF değeri yalnızca dayanıklılık grubunda rekreasyonel gruba göre anlamlı düzeyde yüksektir. Yaşla birlikte FVC ve VCmaks değerlerinin arttığı belirlenmiş, solunum parametreleri ile vücut kütlesi, göğüs çevresi ve vücut kompozisyonu arasında ilişki saptanmamıştır. FVC, FEV₁, FEF 25, PEF, VCmaks ve VCin; antrenman sıklığı ve süresiyle pozitif ilişkilidir. FEF 75, antrenman arttıkça azalmış; FEF 50 ve FEF 25–75 ise artış göstermiştir. Boy uzunluğu arttıkça FEV₁/FVC (%), FEF 25 ve PEF azalmıştır. Fiziksel aktivite düzeyi ile birçok solunum parametresi arasında pozitif korelasyon varken, bu durum FEV₁/FVC (%) ve FEF 25–75 (L/s) için geçerli değildir. Sonuç: Demografik özelliklerden yaş, antropometrik özelliklerden boy uzunluğu hariç hiçbir antropometrik değişken çalışma kapsamında değerlendirilen spirometrik değerleri olumlu ya da olumsuz şekilde etkilememektedir. Spirometrik değerler daha çok, egzersiz/spor tipi, antrenman sıklığı ve kapsamı gibi özelliklerden etkilenmekte ya da ilişki göstermektedir. Aynı araştırma tasarımının çoklu merkezde veri toplanarak analiz edilmesi, antropometrik özellikler, vücut kompozisyonu ve demografik özellikler ile solunum parametreleri ilişkisini/etkileşimine daha iyi anlamaya yarayacaktır. Anahtar kelimeler: Solunum fonksiyonları, fiziksel aktivite düzeyi, vücut kompozisyonu, dayanıklılık egzersizi, direnç egzersizi.

Fiziksel dayanıklılıkNefes egzersizleriPozitif basınç solunumu+6
Şafak Altun
Trakya University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Pilates egzersizi yapan bireylerin rekreasyonel fayda, esenlik ve serbest zaman motivasyonlarının incelenmesi

Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı, pilates egzersizi yapan bireylerin rekreasyonel fayda, esenlik düzeyi ve serbest zaman motivasyonlarının incelenmesidir. Modern yaşamın getirdiği fiziksel hareketsizlik, stres ve sosyal izolasyon gibi etkenler bireyleri düzenli egzersizlere yönlendirmektedir. Bu bağlamda pilates, fiziksel ve zihinsel faydalarıyla öne çıkan bütüncül bir egzersiz sistemi olarak önem kazanmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğunun haftada 2-3 gün pilates yaptığı, egzersizlerini çoğunlukla pilates stüdyolarında gerçekleştirdiği ve genellikle 50 dakika süresince çalıştıkları belirlenmiştir. En yaygın pilates yapma amacı fiziksel sağlığı iyileştirme olarak ortaya çıkarken, zihinsel rahatlama ve postür düzeltme diğer temel nedenler arasında yer almıştır. Gereç ve Yöntemler: Nicel araştırma deseninde gerçekleştirilen çalışmaya 329 katılımcı dâhil olmuştur. Veriler, geçerliliği ve güvenilirliği daha önce test edilmiş olan Rekreasyonel Fayda Ölçeği, Esenlik Ölçeği ve Serbest Zaman Motivasyonu Ölçeği ile toplanmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri de analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma bulgularına göre, katılımcıların rekreasyonel fayda puanları genel olarak yüksek düzeydedir. Özellikle sosyal fayda alt boyutunun en yüksek ortalamaya sahip olması, pilatesin sosyal bağ ve etkileşim açısından güçlü bir yapı sunduğunu göstermektedir. Psikolojik fayda da önemli düzeyde algılanırken, fiziksel fayda alt boyutu görece daha düşük kalmıştır. Esenlik düzeyleri; yaş, medeni durum, eğitim durumu, pilates sıklığı ve pilatesin gerçekleştirildiği mekâna göre anlamlı farklılık göstermektedir. Stüdyo ortamında egzersiz yapan bireyler, ev ortamında egzersiz yapanlara kıyasla daha yüksek esenlik düzeyi bildirmiştir. Serbest zaman motivasyonu bakımından, "özdeşim ve içe atım" ile "bilmek ve başarmak" alt boyutları ön plana çıkarken; motivasyonsuzluk düzeyi düşük bulunmuştur. Sonuç: Sonuç olarak, pilates egzersizi bireylerin fiziksel, psikolojik ve sosyal yönlerden çok boyutlu fayda algılamalarına olanak tanımaktadır. Özellikle düzenli ve sosyal ortamlarda yapılan pilates uygulamaları, bireylerin esenlik düzeyini artırmakta ve içsel motivasyonlarını güçlendirmektedir. Bu bulgular, pilates egzersizinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikososyal açıdan da değerli bir rekreatif faaliyet olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Pilates, rekreasyonel fayda, esenlik, serbest zaman motivasyonu, boş zaman.

Aero pilatesAlgılanan esenlikBireysel sporlar+3
Tuğba Salim Dilaver
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2024 Paris Olimpiyat Oyunları Kadınlar Taekwondo müsabakalarının analizi

"2024 Paris olimpiyat oyunları kadınlar taekwondo müsabakalarının analizi", Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2025. Giriş ve Amaç: Taekwondo olimpiyat oyunlarında resmi spor olarak kabul edildikten sonra Dünya Taekwondo Federasyonu puanlama yöntemlerinin objektifliği ve müsabakalar esnasında izleyenlerin ilgisizliği ile ilgili aldığı eleştiriler doğrultusunda yarışma kurallarında önemli ölçüde değişikliğe giderek müsabakalar sırasındaki aktiviteyi ve uyarılabilirliğini arttırmayı hedeflemiştir. Bu çalışmanın amacı 2024 Paris Olimpiyat oyunlarında yarışmış olan kadın taekwondo sporcularının müsabakalarında skora puan olarak yansıyan teknikleri müsabakaların video analizlerini yaparak incelemektir. Yapılan analizler ile tekniklerin uygulandıkları bölgeler (baş veya gövde) dışında tekniklerin atak veya kontratak olup olmadıkları ayrıca teknik çıkışlarının ön ayak-arka ayak olması bakımından da incelenerek bulguların istatiksel olarak yorumlamasını yapmaktır. Gereç ve Yöntemler: 2024 Paris Olimpiyat oyunları video arşivinden (olimpics.com) ve Dünya Taekwondo Federasyonu web sitesi sonuçlar arşivinden elde edilmiştir. Video analizleri 5. Kademe antrenörlük belgesine sahip iki kişi tarafından Kappa yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Video analiz yöntemiyle elde edilen veriler Dünya Taekwondo Federasyonu resmî web sitesi üzerinden alınan müsabaka sonuç dokümanları ile karşılaştırılmıştır. Video analizinde verilerin güvenilirliği açısından Kappa (çift kör göz) yöntemi 5. Kademe (teknik direktör) antrenörlük belgesine sahip iki taekwondo antrenörü tarafından gerçekleştirildi. Analiz esnasında elde verilen verilerin istatiksel analizleri JASP (versiyon 19, NL) paket programı ile yapılmıştır. Bulgular: -49 kg kadınlarda özellikle başa ön ayak atak, tüm rauntlarda yüksek oranlarla ilk sırada yer alarak bu seride baskın bir teknik olmuştur. Başa ön ayak kontra ve gövdeye ön ayak atak teknikleri hem saldırı hem savunma kombinasyonlarıyla dikkat çeken teknikler arasında yer almıştır. -57 kg kadınlarda en çok kullanılan teknikler yine başa ön ayak atak, başa ön ayak kontra, gövdeye ön ayak atak, başa arka ayak atak ve gövdeye arka ayak atak teknikleri olmuştur. Özellikle -57 kilonun 2.raunt'ta başa ön ayak kontra ve gövdeye ön ayak atak teknikleri %25 oranla eşit şekilde en yüksek kullanımı göstermiştir. -67 kg gövdeye arka ayak atak tekniğinin etkinliği artmış ve özellikle -67kg 1.raunt'ta en çok tercih edilen teknik olmuştur. Aynı zamanda yumruk tekniği bu seride diğerlerine göre daha belirgin bir şekilde tercih edilmiştir. +67 kg kadınlarda yumruk tekniğinin %15'i aşan kullanımı dikkat çekmektedir. Başa ön ayak atak tekniği ise bu seride de istikrarlı biçimde en üst sıralarda yer almaya devam etmiştir. Sonuç: Kadın taekwondo sporcularının ön ayak teknikleri tüm sıkletlerde yaygın olarak tercih etmekte oldukları, özellikle hafif ve orta sıkletlerde kombine ve hızlı teknikler ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Ağır sıkletlerde ise yakın mesafeden yapılan etkili teknikler, yumruklar ve gövdeye yönelik vuruşlar daha fazla tercih edilmektedir. Anahtar kelimeler: Taekwondo,olimpiyatlar,teknik analiz,müsabaka analizi.

Erkan Çakırtepe
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Bilimleri öğrencilerinin duygusal öz farkındalık düzeyleri, duygu düzenleme becerileri ve yaşam doyumlarının incelenmesi

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın temel amacı; spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin duygusal öz farkındalık becerileri, duygu düzenleme becerileri ve yaşam doyum düzeylerini incelemek ve bu üç değişken arasındaki ilişkiyi çeşitli demografik ve spora ilişkin özellikler açısından değerlendirmektir. Ayrıca katılımcıların yaşam doyumu ve duygu düzenleme düzeylerinin cinsiyet, bölüm, spor branşı, sporculuk düzeyi, spor yaşı, spora başlama yaşı, fiziksel ve ruhsal hastalık geçmişi ile ilaç kullanımı gibi değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini Trakya Üniversitesi Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Bu araştırmada, katılımcıların duygusal öz farkındalık düzeyleri, duygu düzenleme becerileri ve yaşam doyumlarını belirlemek amacıyla dört farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar sırasıyla Sporcu Bilgi Formu, Duygusal Öz Farkındalık Ölçeği, Duygu Düzenleme Becerileri Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği'dir. Ölçeklerin uygulama aşaması online ortamda bireysel olarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Betimleyici istatistiklerin yanı sıra tek yönlü varyans analizi (ANOVA), bağımsız örneklem t-testi ve çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, duygusal öz farkındalık düzeyleri duygu düzenleme becerilerinin %28,3'ünü, yaşam doyumunun ise %9,2'sini anlamlı düzeyde yordamaktadır. Duygu düzenleme becerileri ise yaşam doyumunun %19,5'ini açıklamaktadır. Demografik değişkenler açısından, cinsiyet, sporculuk düzeyi, spora başlama yaşı ve branş yılı gibi değişkenlerin anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Buna karşın, ruhsal hastalık ve ilaç kullanımı gibi değişkenler yaşam doyumu ve duygu düzenleme becerileri üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Sonuç: Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu, duygu düzenleme becerileri ve duygusal öz farkındalıklarının çeşitli demografik ve sportif değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bulgular ışığında, hem yaşam doyumu hem duygu düzenleme becerileri hem de duygusal öz farkındalıkları açısından belirli değişkenlerin anlamlı farklılıklar yarattığı, bazı değişkenlerin ise etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Bu bulgular, genç yetişkinlik döneminde olan üniversite öğrencilerinin psikososyal iyi oluşlarının birçok faktörden etkilendiğini göstermektedir. Yaşam doyumu düzeylerine bakıldığında, genel ortalamanın orta düzeyin üzerinde olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgu, öğrencilerin yaşamdan genel anlamda memnun olduklarına işaret etmektedir. Ancak bu memnuniyet düzeyinin çeşitli bireysel ve çevresel faktörlerden etkilenmekte olduğu da belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Duygu düzenleme, yaşam doyumu, duygusal öz farkındalık.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıDuygusal farkındalıkSporcu öğrenciler+2
Pelin Kaya
Trakya University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Namık Kemal Üniversitesi öğrencilerinde serbest zaman motivasyonunun ve temel psikolojik ihtiyaçların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma üniversite öğrencilerinin serbest zaman motivasyonları ve temel psikolojik ihtiyaçlarını cinsiyet ve serbest zaman türüne göre farklılığını belirleyip; temel psikolojik ihtiyaçların serbest zaman motivasyonunu ne düzeyde öngördüğünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, bu çalışmada Serbest Zaman Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (SZTPİÖ)'nin geçerlik ve güvenirliği de test edilmiştir. Çalışmaya lisans düzeyinde eğitim gören 18-30 yaş aralığında 157 kadın (Xyaş=20.27±1,34 yıl), 180 erkek (Xyaş= 21.01±1.49 yıl) toplam 337 üniversite öğrencisi (Xyaş= 20.66±1.47 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada katılımcılara "Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği (SZMÖ)" ve "Serbest Zaman Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (SZTPİÖ)" kişisel bilgi formu ile birlikte yüzyüze uygulanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizi (ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde), açımlayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi, çok yönlü varyans analizi (MANOVA) ve Standart Çoklu Regresyon Analizi istatistik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Egzersizde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nden serbest zamanlarda temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeği olarak uyarlanan SZTPİÖ' nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak, araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların serbest zaman motivasyonlarının dışsal düzenleme alt ölçeğinde cinsiyete göre farklılık bulunurken; katılımcıların serbest zaman temel psikolojik ihtiyaçlarının alt boyutları arasında cinsiyete göre fark bulunmamıştır. Serbest zaman türlerine göre katılımcıların serbest zaman motivasyonlarında farklılık bulunmazken; serbest zaman özerklik ve yeterlik ihtiyaçlarında serbest zaman türlerine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca bulgular özerklik, yeterlik ve ilişkili olma temel psikolojik ihtiyaçlarının serbest zaman motivasyonunun alt boyutlarını anlamlı birer yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre erkeklerin kadınlara nazaran serbest zaman etkinliklerine daha dışsal sebeplerle katıldığı; serbest zamanlarında kitap okuyanların, spor yapan ve müzik dinleyen öğrencilerden daha az özerklik ihtiyacını giderdiği; spor yapanların ise kitap okuyan öğrencilere göre bu etkinlikte daha fazla yeterlik ihtiyacını giderdiği bulunmuştur. Katılımcıların serbest zaman etkinliklerine bilmek, uyaranı hissetmek, özdeşim ve dışsal nedenlerle katıldıkları zaman özerklik ihtiyacının arttığı; motivasyonsuzluk yönünde bir katılım sergilediklerinde ise özerklik ihtiyacının azaldığı; bilmek ve başarmak gibi nedenlerle katıldıkları zaman yeterlik ihtiyacının arttığı; özdeşim, belirlemek ve dışsal nedenlerle katıldıkları zaman ilişkili olma ihtiyacı arttığı; motivasyonsuzluk yönünde bir katılım sergilediklerinde ise ilişkili olma ihtiyacının azaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman motivasyonu, özerklik, yeterlik, ilişkili olma, üniversite öğrencileri

MotivasyonPsikolojiPsikolojik ihtiyaçlar+6
Güvenç Güneş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve egzersiz algılarının egzersiz davranışlarına göre incelenmesi

Bireylerin çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yaşlılığa kadar düzenli spor ve egzersiz yapması, beden sağlığını koruması açısından büyük önem taşımaktadır. Egzersiz yapmak kadar, bireylerin egzersize ilişkin algıları da yaşam doyumlarını etkilemektedir. Bu çalışma üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve egzersiz algılarının egzersiz davranış değişim basamaklarına göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden birisi olan genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi öğrencileri oluştururken, örneklem grubunu ise merkez kampüste bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören ve olasılıklı tabakalama yöntemi ve basit tesadüfi teknik kullanılarak belirlenen 726 kadın, 588 erkek toplam 1314 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcılara sırasıyla; Egzersiz Engel/Yarar Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Egzersiz Davranış Değişim Anketi uygulanmıştır. Ayrıca katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu uygulanarak, yaş, cinsiyet, sigara kullanma durumu, ailede spor yapma durumu ve aylık harcama ile ilgili bilgiler elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 18 paket programı kullanılmış, Non-parametrik verilerin analizinde Mann Whitney-U, çoklu karşılaştırmalar için ise Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Çalışmanın Cronbach-Alpha iç tutarlılık katsayısı 0,89 olarak bulunmuştur. Bulgularımıza göre; egzersiz algısının toplam puanları ile egzersiz davranış değişim basamakları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir. Egzersiz algısı toplam puanlar üzerinden bakıldığında "Eğilim, Hazırlık, Hareket, Devamlılık" ile "Eğilim öncesi" faktörleri arasında "Eğilim, Hazırlık, Hareket, Devamlılık" lehine olmaktadır. Bunun yanında yaşam doyumu ile egzersiz davranış değişim basamağı arasında da anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Yaşam Doyumu, Egzersiz Algısı, Egzersiz Davranış Değişim Basamağı, Üniversite Öğrencisi.

AlgıDavranışDeğişim+3
Nihal Ata
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaöğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi (Isparta ili örneği)

Yapılan bu çalışmanın hedef kazanımı; okul sporları faaliyetlerine katılımın ortaöğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri üzerindeki etkilerine farklı değişkenler açısından (düzenli spor yapma, sportif müsabakalara katılma, derse yönelik yeterlilik, soğuk havada spor yapma, spor malzemesi kullanımı) bakılarak sonuçlarının karşılaştırmasını yapmaktır. Bu araştırma tarama modelli betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evreni Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesinde okuyan ortaöğretim öğrencileri, örneklem grubu ise beş farklı ortaöğretim kurumunda okuyan ve okul sporları faaliyetlerine katılan ve katılmayan 300 (137 erkek 163 kadın) öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmanın amacına ulaşmak için Riggio (1989) tarafından geliştirilen ve Yüksel (1997) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan sosyal beceri envanteri öğrenci grubuna uygulanmıştır. Bununla beraber, çalışmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak gayesiyle araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilks testi kullanılarak incelenmiş ve yapılan analiz sonucunda alt boyut ve toplam ölçek puanına ilişkin verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir (p<0,05). Bu nedenle non-parametrik analiz yöntemleri tercih edilmiştir. Yapılan analizlerde anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak gerek yapılan literatür taraması gerekse de istatistiksel analiz sonucunda okul sporları ve sosyalleşme üzerine yapılan çalışmalar ile araştırmalar ışığında, okul sporlarının ortaöğretim öğrencileri üzerinde önemli bir etken olduğu saptanmıştır.

Beden eğitimiIspartaOrtaöğretim öğrencileri+3
Barış Mat
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

12-14 yaş fazla kilolu ve obez bireylerde uygulanan tabata egzersiz protokolünün fiziksel ve fizyolojik bazı özelliklere etkisi

Bu çalışma, fazla kilolu ve obez çocuklarda Tabata protokolüne göre uygulanan egzersizlerin fiziksel ve fizyolojik etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya gönüllü katılım sağlayan 12-14 yaş aralığındaki toplam 24 (Erkek=12, Kadın=12) katılımcı deney grubu (n=12) ve kontrol grubu (n=12) olarak gruplarda erkek ve kadın sayıları eşit olacak şekilde yansız atama yöntemi kullanılarak iki gruba ayrılmıştır. Deney grubunda yer alan katılımcılara 8 hafta süre ile haftada 3 gün Tabata protokolüne göre hazırlanmış egzersiz programı uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar ile herhangi bir antrenman yapılmamıştır. Deney ve kontrol gurubunda yer alan katılımcıların boy, vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı, istirahat kalp atım sayısı ve VO2Max ölçümlerinin ön test ve son test uygulama verileri alınmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Denek sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Grup içi farklılıkların tespit edilebilmesi için Wilcoxon İşaretlenmiş Mertebeler Testi, gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmıştır. İstatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Tabata protokolüne göre uygulanan 8 haftalık egzersizin deney grubunda vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı ve istirahat kalp atım sayısını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşürdüğü, VO2Max skorlarını istatistiksel olarak anlamlı derecede yükselttiği tespit edilmiştir (p<0,05). 8 haftalık sürede kontrol grubunun vücut ağırlığı ve vücut yağ oranlarında anlamlı derecede yükseliş tespit edilmiştir (p<0,05). Deney grubu ve kontrol grubu ön test – son test verileri arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak fazla kilolu ve obez çocuklarda 8 hafta süre ile uygulanan Tabata protokolüne göre hazırlanmış egzersizlerin vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı ve istirahat kalp atım sayısını düşürerek bireylerin sağlık durumlarını olumlu olarak etkileyebileceği ve VO2Max skorlarını arttırarak aerobik dayanıklılığı da olumlu olarak etkileyebileceği söylenebilir.

EgzersizErgenlerFiziksel aktivite+3
Güvenç Kurban
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin sağladığı spor hizmetlerinden yararlanan bireylerin algıladıkları hizmet kalitesinin incelenmesi (Tekirdağ ili örneği)

Araştırmanın temel amacı; Yerel yönetimlerin sağladıkları spor hizmetlerinden yararlanan bireylerin algıladıkları hizmet kalitesinin incelenmesidir. Katılımcıların belediyelerin spor hizmetlerine ait görüşlerini ortaya koyma amacıyla ilişkisel tarama modeline göre yapılan araştırmanın evrenini Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçe belediyesine ait spor tesislerini kullanan bireyler oluştururken örneklem grubunu ise aynı evren içerisinden seçilmiş 18-55 yaş aralığında olan 379 kadın, 523 erkek olmakla beraber toplam 902 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel bilgi formu ve Çoban (2002) tarafından geliştirilmiş toplam 26 sorudan oluşan "spor hizmetleri konusunda halkın belediyelerden beklentileri" anket formundan yararlanarak 7 adet 5'li likert tipinde, 5 adet kapalı uçlu olmak üzere toplam 12 sorudan oluşturulan ''Spor Hizmetlerinden Yararlanan Bireylerin Algıladıkları Hizmet Kalitesi Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi'' anketi kullanılmıştır. Ayrıca; verilerin betimlenmesine ilişkin frekans analizi, tanımlayıcı istatistik analizi ve kategorik değişken düzeylerine giren bireylerin ya da nesnelerin anlamlı farklılık gösterip göstermediğini bulmak içinde ki kare testi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların; Spor Hizmetlerinden Yararlanan Bireylerin Algıladıkları Hizmet Kalitesi Memnuniyet Düzeyleri ve Spor Hizmetlerinden Yararlanan Halkın Belediyelerin Spor Hizmetlerine İlişkin Görüşleri açısından Cinsiyet değişkeni, Eğitim durumu değişkeni ve Spor yapma sıklığı değişkenine göre anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Spor, Yerel Yönetimler, Belediye, Hizmet.

Belediye hizmetleriBelediyelerHizmet kalitesi+5
Volkan Kapçak
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 53 kadın ve 97 erkek olmak üzere toplam 150 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde kişisel bilgi formu ile "Örgütsel Adalet Ölçeği" ve "Örgütsel Sinizm Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programında frekans analizi, tanımlayıcı istatistik, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi, pearson moment korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının cinsiyet, haftalık egzersiz yapma sıklığı, okul yöneticilerinin ve diğer branş öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersini yararlı bulma durumu, okullarda yönetici pozisyonunda bulunma ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği (p<0.05), buna karşılık öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının eğitim düzeyi, yaş grubu ve okul tipi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel sinizm düzeylerinin eğitim düzeyi, yönetici ve diğer branş öğretmenlerinin beden eğitimi dersini yararlı bulmaları değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği (p<0.05), buna karşılık öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin cinsiyet, yaş grubu, haftalık egzersiz yapma sıklığı, okullarda yönetici pozisyonunda olma durumu, okul tipi (tam ya da yarım gün) ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0.05). Bunun yanında beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algılarının yüksek olmasının örgütsel sinizm düzeyini azalttığı söylenebilir.

Beden eğitimiSinizmSpor eğitimi+3
Aydın Tufan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinde sosyo ekonomik faktörlerin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi (Bir özel okul örneği)

Bu araştırma ilkokul öğrencilerinde sosyo-ekonomik faktörlerin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Özel bir ilkokulda öğrenim gören 44 kız öğrenci ve 39 erkek öğrenci olmak üzere toplam 83 öğrenci araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini değerlendirmek için Eurofit Test Bataryası kullanılmıştır. Eurofit test bataryası kapsamında; öğrencilerin vücut ağırlığı ve boy uzunluğu değerleri ölçülmüştür. Motorik performansların belirlenmesinde ise, flamingo denge, diske dokunma, otur-uzan, durarak uzun atlama, mekik, bükülü kol asılma ve 5x10 metre mekik testleri kullanılmıştır. Demografik özelliklerin belirlenmesinde araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadığı basıklık ve çarpıklık değerleri ile kontrol edilmiştir. İstatistiksel analiz boyutunda; betimsel analiz (ortalama, standart sapma, medyan, min-maks değer, oran, frekans), bağımsız örneklemler t testi (Independent Samples t test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca, Scheffe ve LSD post hoc analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmalardan elde edilen bulgularda; anne eğitim düzeyinin öğrencinin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği tespit edilmiştir (p>0,05). Baba eğitim düzeyinin sadece flamingo denge testi puanlarında anlamlı bir fark oluşturduğu belirlenmiştir (p<0,05). Anne mesleğine göre öğrencilerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve mekik testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Baba mesleğine göre ise öğrencilerin sadece durarak uzun atlama testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Ailede bulunan kişi sayısı ve ailede lisanslı olarak spor yapan olması öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinde anlamlı bir farklılık oluşturmamaktadır (p>0,05). Ailelerinin aylık ortalama gelirleri ile otur-uzan testi puanları arasında negatif yönlü zayıf bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (r=0.30; p<0,05). Öğrencilerin sporcu lisansına sahip olması açısından, boy uzunluğu, durarak uzun atlama testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 5x10 metre mekik koşusu testi puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p>0,05). Öğrencilerin geleneksel çocuk oyunlarına katılma açısından boy uzunluğu, vücut ağırlığı, durarak uzun atlama testi, mekik testi, bükülü kol asılma testi, 5x10 metre mekik koşusu testi bulgularında anlamlı fark tespit edilmiştir (p>0,05) Sonuç olarak, anne eğitim düzeyinin öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği, baba eğitim düzeyinin ise öğrencilerin sadece denge düzeylerinde etkili olduğu, anne mesleğinin öğrencilerin boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kor kuvveti dayanıklılığında, baba mesleğinin ise patlayıcı gücü temsil eden durarak uzun atlama değerlerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ailede bulunan kişi sayısının ve ailede lisanlı olarak spor yapan bireyin olması öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerini etkilemediği belirlenmiştir. Ailenin aylık ortalama gelirindeki artış ile beraber öğrencilerin esneklik düzeylerinin zayıf düzeyde olsa azaldığı belirlenmiştir. Öğrencinin sporcu lisansına sahip olmasının boy uzunluğu, patlayıcı kuvvet, kor kuvveti dayanıklılığı, üst ekstremite kuvveti dayanıklılığı, çevikliği ve yine öğrencilerin geleneksel çocuk oyunlarına katılmasının boy uzunluğu, vücut ağırlığı, patlayıcı kuvvet, kor kuvveti dayanıklılığı, üst ekstremite kuvveti dayanıklılığı ve çevikliği olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Fiziksel uygunluk, ilkokul öğrencileri, sosyo-ekonomik düzey.

Fiziksel uygunlukSosyoekonomik düzeySosyoekonomik faktörler+1
Aslıhan Buksur
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okçuluk sporcularının sporda imgeleme becerilerinin hedef yönelimi düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okçuluk sporu ile ilgilenen sporcuların imgeleme becerileri ve hedef yönelimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma grubu; araştırma grubunu 2019-2020 yılları arasında Türkiye okçuluk federasyonuna bağlı 116 erkek ve 135 kadın olmak üzere 251 gönüllü sporcudan oluşmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesi için tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama yöntemi ile yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak Sporda İmgeleme Envanteri ve Sporda Hedef (Görev ve Ego) Yönelimi Envanteri kullanılmıştır. Verilerin çözüm ve yorumlamasında önce araştırma bulgularına kolmogorov smirnov testi ve Shapiro-Wilk testi ve ayrıca Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımları yapılmış ve p<0.05 ten küçük olduğu için ve standart sapma değerlerinin (standart eror) -1,961,96 arasında olmadığı için verilerin normal dağılmadığını söyleyebiliriz. Buna göre ilişkisiz ölçümler için mann whitney u testi ve kruskal wallis h testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için de spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; okçuluk sporu ile ilgilenen sporcuların imgeleme becerilerinin hedef yönelimine etkisinin olduğu, okçuların imgeleme becerileri ile hedef yönelimi arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde fark olduğu bulunmuştur. Bu farklılık sonucunda imgeleme alt boyutlarından motivasyonel ve bilişsel özel boyut arttıkça hedef yönelimi alt boyutlarından görev ve ego yöneliminin arttığı söylenebilir. Sonuç olarak belirlenen değişkenler ile imgeleme alt boyutlarındaki farkın hedef yönelimine etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: okçuluk, imgeleme, hedef yönelimi

Hedef yönelimleriOkçulukSpor+2
Esra Yazıcı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif spor yapan sporcuların pandemi sürecinde covid-19 salgınına karşı yakalanma kaygı düzeyi ile spora özgü başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi (Tekirdağ ili örneği)

Araştırmanın amacı; aktif spor yapan sporcuların Covid-19 salgınına yakalanma kaygı düzeyleri ile spora özgü başarı motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenin Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan, bireysel ve takım sporları yapan sporcular oluştururken örneklem grubunu ise 119'u kadın 67'si erkek toplamda 186 sporcu oluşturmaktadır. Çalışmamızda bilimsel araştırma yöntemlerinden olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı kişisel bilgi formu, Demir ve ark. (2020) tarafından geliştiren ''Covid-19 kaygı ölçeği'' ve Tiryaki ve Gödelek (1997) tarafından geliştirilen ''Spora özgü başarı ve motivasyon ölçeği'' kullanılmıştır. Çalışma için elde ettiğimiz verileri analiz etmek için SPSS 18 sürüm yazılımı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarının normalliğini kontrol etmek amacıyla Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren verilerde t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey çoklu karşılaştırma ve Tamhane's T2 testleri yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki 'Pearson Çarpım Moment Korelasyon' kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; bireysel spor yapan sporcuların takım sporu yapan sporculara göre daha yüksek kaygıya sahip oldukları tespit edilmiş, bireysel spor yapan sporcuların takım sporu yapan sporculara göre daha yüksek başarı motivasyonuna sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca sporcuların yeni tip Covid-19 salgınına yakalanma kaygı düzeyi ile spora özgü başarı motivasyonu düzeyleri arasında orta derece pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Sporcu,Kaygı,Başarı,Motivasyon,Covid-19,Pandemi

AnksiyeteCOVID 19Pandemiler+4
Sertaç Aksoy
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de engelli bireylerin spor politikalarındaki yeri

Dünya Engellilik Raporu'na göre dünya nüfusunun %15'inin engellilik yaşadığı tahmin edilmektedir. Türkiye'de ise engelli nüfusuna dair kesin bir veri bulunmamaktadır. Sayısal verilerin kesin olmamasına rağmen Türkiye Engelliler Konfederasyonu ülkemizde bulunan engelli sayısının nüfusa oranla %10'dan daha az olmadığı tahmininde bulunmuştur. Engelli bireylerin rehabilitasyonu fiziksel, psikolojik ve toplumsal açıdan incelendiğinde yapılan pek çok araştırma sporun olumlu etkilerini ortaya koymaktadır. Bu sebeple engelli bireylerin spor aracılığıyla topluma katılımları ve toplumla bütünleşmelerinin sağlanması, spor politikalarının sosyal ve kuşatıcı amaçlarına da katkı sunmaktadır. "Türkiye'de Engelli Bireylerin Spor Politikalarındaki Yeri" başlıklı bu çalışmada; spor politikaları kapsamında "herkes için spor" hedefinin, engelli bireyler için oluşturulan spor hedefleri ile uyumlu olup olmadığı ve bu uyumun nasıl tasarlandığı araştırılarak ortaya konulacaktır. Bu çerçevede spor politikalarına kaynaklık eden ilgili mevzuat ve temel stratejik belgeler üzerinde incelemeler yapılmış ve konuya ilişkin tartışmalara yer verilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda; engelli bireylere yönelik spor politikaları oluşturulurken sosyal, ekonomik ve kültürel hedeflerin yaşama geçirilmesinde yaşanan aksaklıklara ve sorun alanlarına ilişkin, hedefe uygun somutlaştırılmış çözüm önerilerine ve işlevsel mekanizmalara ihtiyaç duyulduğu ifade edilebilir.

Engelli kişilerEngelli sporlarıEngellilik+3
Nezihe Şaşmaz Kuşhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcuların psikolojik beceri ile zihinsel antrenman düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, sporcuların zihinsel antrenman ve psikolojik beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik özelliklere göre karşılaştırılmasıdır. Tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ilinde çeşitli spor branşlarında faaliyet gösteren 541'i erkek (%66,6) 271'i kadın (%33,4) olmak üzere toplam 812 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde kişisel bilgi formu ile "Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri" ve "Sporcuların Psikolojik Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin karşılaştırmasında Independent T testi ve One Way Anova Testi, değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon testleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında sporcuların zihinsel antrenman ve psikolojik beceri düzeyleri ile cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, aile aylık gelir, spor branşı, spor türü, temas durumu, lisans durumu, lisans yılı, millilik durumu ve haftalık antrenman sayısı değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu, sporcuların zihinsel antrenman ile psikolojik beceri düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve psikolojik beceri sporcuların zihinsel antrenman düzeyleri üzerindeki değişimin yaklaşık %32,5'ini açıkladığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları incelendiğinde cinsiyetin, yaşın, eğitim düzeyinin, aile aylık gelirinin, spor branşının, spor türünün, temas durumunun, lisans durumunun, lisans yılının, millilik durumunun ve haftalık antrenman sayısının sporcuların psikolojik beceri ve zihinsel antrenman düzeylerini belirleyicileri arasında yer aldığı ve psikolojik beceri düzeylerinin artması durumda zihinsel antrenman düzeylerinin de artacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor Psikolojisi, Zihinsel antrenman, Psikolojik beceri

Psikolojik becerilerSporSpor psikolojisi+2
Kadir Sevinç
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda duygusal zekâ ile motivasyon arasındaki ilişkininincelenmesi

Bu araştırmada Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre duygusal zekaları ve spora katılım motivasyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerden 148 (%49.3)'i kadın ve 152 (%50.7)'si erkek olmak üzere toplam 300 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Duygusal Zeka Envanteri ve Spora Güdülenme Ölçeği II kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Ölçek verilerinin karşılaştırılmasında ikili gruplar için Independent Samples T Test, üç ve daha fazla gruplar için One Way Anova testi uygulanmıştır. One Way Anova testi sonucunda anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testlerinden Tukey yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların duygusal zeka ve motivasyonları arasındaki ilişkinin saptanması için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada ortaya çıkan bulgulara göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, lisans yılı, milli olma durumu ve anne baba tutumu değişkenleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bunula birlikte duygusal zeka ve motivasyon arasında ki ilişkide anlamlı fark tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde bu değişkenlerin duygusal zeka düzeyleri ve motivasyonların da belirleyici bir rol aldığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka, egzersiz, motivasyon

Duygusal zekaEgzersizMotivasyon+3
İnci Sezgin
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Egzersiz yapan bireylerin kendini fiziksel tanımlama ile öz-güven değerlerinin incelenmesi

Araştırma ile egzersiz yapan bireylerin cinsiyet, eğitim durumu, egzersiz türü ve egzersiz yapma nedenleri gibi parametreler ile kendini fiziksel tanımlama ve özgüven değerlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Tekirdağ ilinde düzenli egzersiz yapan kişiler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem sayısı 112 kadın ve 90 erkek olmak üzere 202 kişiden oluşmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında araştırma örnekleminin 20-50 yaş aralığında, haftada en az 3 gün ve üzeri düzenli egzersiz yapan, herhangi bir sağlık problemi olmayan gönüllü katılımcılardan oluşturulmuştur. Katılımcılara sırasıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, "Öz-Güven Ölçeği" ve "Kendini Fiziksel Tanımlama Anketi" (PSDQ) uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Araştırma verileri normal dağılım göstermediğinden ikili karşılaştırmalar Mann-Whitney U, çoklu karşılaştırmalar Kruskal-Wallis testleri ile analiz edilmiştir ve tanımlayıcı istatistik yapılmıştır. Çalışmadaki Öz-güven ölçeğinin Cronbach-Alpha iç tutarlılık katsayısı 0,952, Marsh Kendini Fiziksel Tanımlama ölçeğinin 0,954 olarak bulunmuştur. Araştırmalardan elde edilen bulgularda; kendini fiziksel tanımlama ile cinsiyet, eğitim durumu, egzersiz türü ve egzersiz yapma nedeni değişkenleri arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Öz-güven ile cinsiyet ve egzersiz türü değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülürken (p<0,05), eğitim durumu ve egzersiz yapma nedeni değişkenleri arasında bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kendini fiziksel tanımlama ile öz-güven arasındaki korelasyon testi sonuçlarına göre tüm alt boyutlarında pozitif yönde ilişki olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Kendini Fiziksel Tanımlama, Öz-Güven

EgzersizKendini tanımlamaÖz güven
Ayşe Bilgiseven
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybol sporcularında imgeleme ve sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı voleybol oynayan sporcularda imgeleme ile sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma grubunu; Elit düzeyde voleybol oynayan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 3 lig düzeyinden (1. Lig, 2. Lig ve Süper Lig) yaşları 18 ile 35 arasında değişen (23.32±4.16) 157 kadın (21.78±3.54) ve 120 erkek (25.33±4.04) olmak üzere toplam 277 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile tüm katılımcılara Kişisel Bilgi Formu, Sporda İmgeleme Envanteri ve Sürekli Sportif Kendine Güven Envanteri uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS sürüm 21.0 yazılımı ile yapılmıştır. Sporcuların demografik özelliklerinin belirlenmesi için frekans analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki ilişki için korelasyon analizi uygulanmıştır. Değişkenler arasında karşılaştırma yapmadan önce normallik analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki puanlarının cinsiyet, millilik durumu ve spor yaşı değişkenine göre dağılımını incelemek için Independent-Samples T-Testi, sporcuların profesyonel sporculuk yılı, yaş ve lig düzeyi değişkenine göre incelemek için de One-Way ANOVA ile Tukey HSD testi uygulanmıştır. Analizlerde istatistiki anlamlılık düzeyi (p≤0.05) olarak alınmıştır. Analiz bulgularının sonucunda araştırmaya katılan sporcuların sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven puanları arasında yaş, cinsiyet, spor yaşı, millilik durumu, lig düzeyi ve profesyonel sporculuk yılı değişkenleri ile istatistiki olarak pozitif yönlü ilişkiler olduğu saptanmıştır (p<0.05). Anahtar kelimeler: Voleybol, Sportif Güven, İmgeleme

GüvenSporSporcular+4
Aslıhan Arslangörür
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

14-16 yaş grubu basketbolcularda COVİD-19 pandemi sürecinde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporcuların bazı performans değerlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, basketbolculara uygulanan hız, çeviklik, çabukluk, denge ve güç çalışmalarının, pandemi döneminde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporculardaki değerlerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışma, haftada 3 gün orta şiddetli basketbol teknik- taktik antrenmanına devam eden 14-16 yaş gurubu lisanslı 18 basketbolcu ile aynı yaş gurubunda lisanslı fakat pandemi sürecinde antrenmanlara ailesinin veya kendisinin tercihi ile ara veren 18 basketbolcu katılmıştır. Sporculara 20 metre sürat, dikey sıçrama, pro agility (çeviklik), flamingo denge testi, şut performans testi, otur uzan testi ve pençe kuvveti testleri uygulanıp elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen verileri analizi etmek için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikten yararlanılan çalışmada katılımcı sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmış; istatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre pandemi sürecinde antrenman yapan ve yapmayan grupların tanımlayıcı istatistik tablosu incelendiğinde; her iki grubun yaş aralıklarının birkaç aylık farklar dışında benzer olduğu anlaşılmıştır. Her iki grubun da ortalama ve standart sapma değerlerinin benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Grupların deneyim sürelerine bakıldığı zaman antrenman yapan grubun minimum ve maksimumu deneyimde 2'şer yıl avantajlı oldukları anlaşılmıştır. Antrenman yapan ve yapmayan grupların boy ortalamaları benzerlik gösterirken; vücut ağırlıkları ortalamasında antrenman yapmayan grubun maksimum ağırlığının (6 kg) fazla olduğu belirlenmiştir. 20m koşu sürelerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu; yine antrenman yapan grubun çeviklik testi değerlerinin antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu, flamingo testi değerlerinde de antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Dikey sıçrama ortalamalarına göre antrenman yapan grubun minimum sıçramada iyi durumdayken; maksimum sıçramada ise antrenman yapmayan grubun iyi durumda olduğu belirlenmiştir. Dikey sıçrama zirve güç hr değerlerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Otur uzan değerlerinde antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre durumunun iyi olduğu anlaşılmıştır. Pençe değerleri bakımından antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Şut performansı değerlerinde de antrenman yapan minimum değerinin düşük olmasına rağmen antrenman yapmayan gruba bariz bir üstünlük kurduğu anlaşılmaktadır. Çocukların gelişimi açısından düzenli fiziksel aktiviteler, büyük önem taşımaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitelerde yer alan ya da sporcu çocuklarla bu faaliyetlerde yer almayan çocuklar arasında farkların olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, pandemi, COVİD-19, sürat, çeviklik, dikey sıçrama.

BasketbolBasketbolcularCOVID 19+4
Muammer Bayru
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokulu çocuklarında koordinatif egzersizin yürütücü işlev, fiziksel uygunluk ve motor yeterlik üzerindeki etkileri

Bu çalışma, koordinatif egzersizlerin, okul öncesi 5-6 yaş grubundaki erkek ve kız çocukların yürütücü işlev, fiziksel uygunluk ve motor yeterlilik unsurları üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Toplam 51 çocuktan oluşan örneklem grubu rastgele iki gruba ayrılmıştır: egzersiz grubu (26 çocuk) ve kontrol grubu (25 çocuk). Ölçümlerin ilk gününde kişisel bilgi formlarıyla demografik bilgiler ve spor geçmişi toplanmış, ardından antropometrik ölçümler ve motor yeterlilik için KTK3+ testi uygulanmıştır. İkinci gün ölçümlerinde ise yürütücü işlev için Go/No-Go testi ve fiziksel uygunluk testleri uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 18.0 kullanılarak analiz edilmiş, tanımlayıcı istatistikler ve t-testleri kullanılmıştır. Egzersiz grubunda dinamik denge, çeviklik ve dikey sıçrama parametrelerinde anlamlı gelişmeler tespit edilirken kontrol grubunda ise dinamik denge ve çeviklik parametrelerinde gelişmeler belirlenmiştir (p<0,05). Egzersiz grubunda dengede geri yürüme ve yanlara sıçrama performansında, kontrol grubunda ise dengede geri yürüme, yanlara sıçrama ve yanlara taşıma performansında anlamlı gelişmeler saptanmıştır (p<0,05). Egzersiz grubunda reaksiyon zamanı parametresinde gelişme görülürken, kontrol grubunda doğruluk sayısı parametresinde gelişme belirlenmiştir (p<0,05). Gruplar arasında dikey sıçrama performansında ve dengede geri yürüme parametresinde anlamlı farklar belirlenmiştir (p<0,05), ancak inhibisyon belirteçleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, gerek koordinatif egzersizlere gerekse fiziksel aktivite programlarına katılımın okul öncesi çocuklarda fiziksel uygunluk, motor yeterlik ve yürütücü işlevleri geliştirdiği ortaya konulmuştur. Ancak, ilave yapılan koordinatif egzersizlerin alt ekstremite kuvvetini temsil eden dikey sıçrama performansını ve dinamik denge düzeyini temsil eden dengede geri yürüme parametresinin daha fazla gelişmesine katkı sağladığı belirlenmiştir.

Basit reaksiyon zamanıBeden koordinasyonuDavranışsal inhibisyon sistemi+1
Beyza Başarır
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi müsabaka ortamında veteran tenis oyuncularının maç analizleri

Bu tezin amacı, resmi müsabaka ortamında veteran tenis oyuncularının maç analizlerinin yapılmasıdır. Bu analizler, veteran tenis oyuncularının performanslarını geliştirmelerinde kullanılması hedeflenmektedir. Araştırma da gözlem metodu kullanılarak, Türkiye Tenis Federasyonu veteran tenis turnuvası tekler kategorisi kadın ve erkek müsabakalarının video çekimleri değerlendirme formuna işlenerek veriler elde edilmiştir. Araştırmaya katılan 35 - 44 yaş arası kadın ve erkek 64 oyuncunun (32 kadın ve 32 erkek) toplam 40 maçın analizi yapılmıştır. Müsabaka analizi yapmak amacıyla Sony HDR-CX240 (1920x1080) (29 fps) 2 adet dijital kamera kullanılmıştır. Elde edilen maç görüntüleri bilgisayara aktarıldıktan sonra notasyonel analizler ve maç karakteristik değişkenleri Kinova (0.8.15) video analiz programı kullanılarak yapılmıştır. Kadın ve erkek tenis oyuncularının vuruş karakteristikleri arasında farklılıklar olduğu görülmektedir. Kadınlar daha fazla oyun ve toplam puan kazanmıştır, bununla birlikte aktif oyun süresi daha fazladır. Ayrıca, vuruş sayıları açısından servis vuruşları ve dip çizgi vuruşları (forehand ve backhand) kadın oyuncularda fazladır. Bundan farklı olarak erkek oyuncularda vole vuruşları daha fazla çıkmıştır p<0,05. Bu sonuçlar veteran tenisçiler arasındaki cinsiyet farklılıklarını anlamamıza ve oyuncuların performansını artırmak için bize yol gösterici olabilir.

Mustafa Balaban
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin spor yöneticilerinden algıladıkları vizyoner liderlik davranışlarına göre incelenmesi

Bu araştırmada, antrenörlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin spor yöneticilerinden algıladıkları vizyoner liderlik davranışlarına göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma literatür taraması ve uygulama bölümlerinden oluşturulmuştur. Literatür araştırması kapsamında vizyoner liderlik ve örgütsel bağlılık konuları ele alınmıştır. İlişkisel tarama modeli uygulanan araştırmada uygulama bölümüne gelindiğinde araştırma grubunu Tekirdağ ASKF' ye bağlı bulunan spor kulüplerinde görev yapan futbol antrenörleri içerisinden 106 erkek, 8 kadın olmak üzere toplam 114 futbol antrenörü kapsamaktadır. Araştırma için gerekli verilerin elde edilmesi kapsamında antrenörlere anket yöntemi uygulanmıştır. Anket formunun ilk bölümünde antrenörlerin demografik değişkenlerine yönelik genel bilgiler soruları sorulmuş, ikinci bölümünde ise Çınar ve Kaban' ın (2012) geliştirdiği Vizyoner Liderlik Ölçeği ile Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilen, İşcan ve Naktiyok' un (2004) kullandığı Örgütsel Bağlılık Ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda antrenörlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ile spor yöneticilerinden algıladıkları vizyoner liderlik davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Spor yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları arttıkça antrenörlerin de örgütsel bağlılık düzeylerinin artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

AntrenörBağlılıkLiderlik+2
Tunay Mutlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı spor bilimleri fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarının incelenmesidir. Araştırma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmaya 508 kadın, 281 erkek olmak üzere toplam 789 öğrenci katılmıştır. Örneklem seçiminde olasılıklı orantılı tabakalama yöntemi ile basit tesadüfi teknik uygulanmıştır. Katılımcılara, Kişisel bilgi formu ile Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) hakkında bilgi verip doldurmaları istenmiştir. Verilerin çözüm ve yorumlanmasında araştırma bulgularına göre Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımları yapılmıştır. Buna göre normal dağılım göstermeyen veriler için Mann–Whitney U Test, Kruskal Wallis test, Spearman Korelasyon Analiz test kullanılmıştır. Gruplar arası farkı bulabilmek için de; Hypothesis Test Summary, Independent- Sample Kruskal Wallis testi ve Pairwise Comparison testi kullanımıştır. Normal dağılım gösteren veriler için, tek yönlü varyans analizi olan anova testi frekans analizi ve tanımlayıcı istatistik analizi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; sağlık bilimleri fakültesinde, sağlıklı beslenmeye ilişkin toplam tutum puanları bakımından bölüm, sınıf, spor yapma, yaşanılan kişi, baba eğitim durumu, ailenin aylık gelir düzeyi, genel sağlık durumu değerlendirmesi değişkenlerine göre, spor bilimleri fakültesinde ise sağlıklı beslenmeye ilişkin toplam tutum puanları bakımından spor yapma ve genel sağlık durumu değerlendirmesi değişkenlerine göre anlamlı fark saptanmıştır.

Gülsen Baş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Savunma ve dövüş sporu yapan bireylerin sporcu tatmini ve başarı algısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Savunma ve dövüş sporu ile uğraşan 10-18 yaş grubu sporcuların sporcu tatmini ve başarı algısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma da taekwondo, güreş, judo, karate, boks, kıck boks sporu yapan 10-18 yaş arası sporculardan 211 erkek 217 kız toplamda 428 sporcu araştırma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel tarama modelinde ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Başarı Algısı Ölçeği ve Sporcu Tatmin Ölçeği (STÖ) uygulanmıştır. Araştırma da veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgi formu, Özmutlu, İ. (2011) tarafından geliştirilen 19 soru 3 alt boyuttan(antrenör tatmini, bireysel tatmin, takım tatmini) oluşan Türksoy (2008)98 tarafından ''Futbolda sporcu tatmini ile antrenörlerden beklenilen ve gerçekleşen liderlik davranışlarının tespiti'' isimli doktora tez çalışmasında kullanmak üzere 56 maddelik ASQ ölçeğinin Türkçeye uyarlanması sonucu en yüksek puanı alan 20 madde ve 7 alt boyut seçilmiş, geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapıldıktan sonra sporcu tatmin ölçeği oluşturulmuş, Roberts ve diğerleri (1998) tarafından geliştirilen ve Kazak Çetinkalp (2006) tarafından uyarlaması yapılan Başarı Algısı Envanteri (Çocuk Versiyonu - BAE-Ç) kullanılmıştır. Sporcuların cinsiyetleri, yaşları, spor branşları, okuduğu okul türü, mevcut sporuyla ilgilenme süresi, ilgilendiği spordaki başarı durumu ve haftalık yaptığı antrenman sayısı incelenip, aralarında istatiksel olarak fark olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma verilerinin çözüm ve yorumlanmasından önce araştırma bulgularına göre Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımları yapılmış, p<0.05 ten küçük olduğu ve standart sapma değerlerinin (standarteror) -1,96

Emine Tokdemir
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fitness egzersizleri yapan kişilerde ergojenik yardımcıların bazı fiziksel ve fizyolojik değişimler üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma fitness egzersizleri yapan kişilerde ergojenik maddelerden besinsel yardımcı kullanmanın bazı fiziksel ve fizyolojik değişimler üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapıldı. Araştırma 18-30 yaş arasında özel spor merkezlerinde spor yapan toplam 21 gönüllü kişiyle sekiz haftalık orta yoğunluktaki egzersizleri içeren bir program uygulanarak gerçekleştirildi. Kişiler sekiz hafta boyunca, haftada 3 gün 45 dakika olacak şekilde egzersiz programına tabi tutuldu. Egzersiz programına başlamadan önce ve sonra Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kan tahlilleri yapılıp, spor merkezlerinde Inbody 120 cihazında vücut kompozisyon ölçümleri yapıldı ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği uygulandı. İstatistik analizler SPSS 22 paket programında ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirildi. LDL, HDL, protein, prolaktin ve insülin değerlerinin öntest, sontest sonuçlarında farklılıklar olduğu gözlendi. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeğinde stres yönetimi ve sosyal destek alt boyutlarında anlamlı farklılık gözlemlendi (p<0.05). Sonuç olarak; sekiz haftalık orta yoğunluktaki egzersizleri yapan kişilerde bazı fiziksel ve fizyolojik değişimler incelendiğinde, ergojenik yardımcı kullanan ve kullanmayanlar arasında LDL, HDL, protein, prolaktin ve insülin değerleri dışında birçok parametrede anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Bu bağlamda, ergojenik desteklerin vücuttaki etkilerini inceleyebilmek için çok daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

EgzersizErgojenikFitness+4
Gülşah Ataker
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının bilgi yönetiminin yönetime katılma ve çalışan tutumları üzerine etkisinin incelenmesi

Ülkemizde sporu yönlendirmede önemli bir yere sahip olan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının gerek var olan bilgiyi yönetmede gerekse iş ortamındaki tutumlarının olumlu olması, sporun önündeki engelleri kaldıracağı ve sporun yaygınlaşmasına yönelik katkı sağlayacağı kanaatindeyiz. Bu doğrultuda Türk Spor yönetimin de yönetime katılma ve çalışan tutumları ile bilgi yönetimi arasındaki ilişkin araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada betimsel tarama modeli kullanılacaktır. Veri toplama aracı olarak Bilir ve Ay (2007) tarafından geliştirilen Türk Spor yönetiminde yönetime katılma ve çalışan tutumlarını gözleme ölçeği ile Demir (2005) tarafından geliştirilen Bilgi yönetimi tutum ölçeği kullanılacaktır.

Bilgi yönetimiGençlik ve Spor İl MüdürlüğüPersonel+4
Hakan Kahya
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklik uygulamalarının ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine olan tutumlarına etkisi

Bu araştırma Artırılmış Gerçeklik Uygulamaları ile işlenen Beden Eğitimi ve Spor derslerinin öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor dersine yönelik tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı Siirt il merkezi Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulunda bulunan 6. 7. ve 8. Sınıflarda öğrenim gören 156 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada deney gruplarına 6 hafta sürecek uygulamalara yönelik ders planları hazırlanmış olup veri toplama aşamasında "Beden Eğitimi ve Spor Dersi Tutum Ölçeği" ve "Artırılmış Gerçeklik Uygulamaları Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde araştırma problemine bağlı olarak ön test-son test karşılaştırmasında Paired Samples T testi, gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için T-Testi analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise One Way Anova testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında deney grubu öğrencilerinin Beden Eğitimi ve Spor dersi ön test ile son test tutum puanları farkının yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin Beden Eğitimi ve Spor dersi tutum puanı ortalamaları ile Artırılmış Gerçeklik Uygulamaları tutum puanı ortalamalarının yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular doğrultusunda, Artırılmış Gerçeklik uygulaması ile işlenen Beden Eğitimi ve Spor dersinin öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor dersine yönelik tutumlarının artmasında etkili olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın, Beden Eğitimi ve Spor derslerinde Artırılmış Gerçeklik kullanımının öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor dersine yönelik tutumları üzerine etkilerini ortaya çıkarması açısından, daha önce derslerinde bu uygulamayı kullanmamış veya kullanmak isteyen Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerine ve bu alanda çalışmak isteyen alan eğitimcilerine fikir verme potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.

Artırılmış gerçeklikBeden eğitimiOrtaokul öğrencileri+1
Yunus Üzer
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve takım sporu yapan bireylerde zihinsel antrenmanın zihinsel dayanıklılığa etkisi

Bu araştırma bireysel ve takım sporu yapan bireylerde uygulanan zihinsel antrenmanın zihinsel dayanıklılığa etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış ve araştırmanın örneklemini Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde aktif olarak bireysel ve takım sporu yapan 113'ü kadın (% 31), 252'si erkek (% 69) olmak üzere toplam 365 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aşamasında, Behnke ve ark (2017) tarafınca geliştirilmiş olan, Yarayan ve İlhan (2018) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılıp Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri" ve Sheard ve ark (2009) tarafından geliştirilen Altıntaş ve Koruç (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılan "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde araştırma kapsamına alınan değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için, Pearson-Korelasyon analizi, gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için T-Testi analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise One Way Anova testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyete göre zihinsel antrenman alt boyutlarından, zihinsel temel beceriler ve kendinle konuşma alt boyutlarının anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Yaş değişkenine göre zihinsel antrenman alt boyutlarından zihinsel performans becerileri ve kendinle konuşma alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmüştür. Yaş değişkeni zihinsel dayanıklılık, kontrol alt boyutunda anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor yılı değişkenine göre zihinsel antrenman, zihinsel performans becerileri, kişilerarası beceriler ve zihinsel antrenman toplam skorunda anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor yılına göre zihinsel dayanıklılık, güven ve kontrol alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Millilik değişkenine göre zihinsel antrenman zihinsel temel beceriler alt boyutunda ve zihinsel antrenman toplam skorunda anlamlı düzeyde farklılık görülmüştür. Millilik değişkeni zihinsel dayanıklılık güven ve kontrol alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Gerçekleştirilmiş olan çalışma etkinliği kanıtlanmış olan sporda zihinsel becerileri kullanma ve bunun sonucunda sporcularda oluşan psikolojik değişimler konusunda sporcu ve antrenörlere fikir verme potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.

AntrenmanBireysel sporlarPsikolojik dayanıklılık+4
Ersin Ateş
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

BESYO öğrencileri ile diğer fakültelerde okuyan öğrencilerin egzersiz bağımlılığının incelenmesi

Bu araştırmada Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) öğrencileri ile Diğer Fakültelerde (DF) öğrenim gören öğrencilerin egzersiz bağımlılığı (EB) düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki tüm üniversiteler örneklemini ise Siirt Üniversitesinde BESYO ile diğer fakültelerde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, birinci kısımda araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, ikinci kısımda Tekkurşun Demir ve ark. (2018) tarafından geliştirilen Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (EBÖ) kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Katılımcıların kişisel özelliklerini tespit etmeye yönelik tanımlayıcı istatistikler ve frekans dağılımları hesaplanmıştır. Verilerin normallik dağılımını belirlemeye yönelik yapılan Kolmogorov Smirnov testi sonucu parametrik test varsayımlarının sağlanmadığı bunun sonucunda ikili değişkenler için Mann Whitney U Testi ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların egzersiz bağımlılığı tanımlayıcı değerlerine bakıldığında hem BESYO öğrencilerinin (x̄=52,2430) hem de diğer fakülte öğrencilerinin (x̄=55,2470) bağımlı grupta olduğu görülmektedir. Beden eğitimi öğrencilerinin ( x̄=22,3347) ve diğer fakülte öğrencilerinin aşırı odaklanma ve duygu değişimi alt boyutu puanının az riskli grupta olduğu (x̄=23,3825); bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi alt boyutunun hem BESYO öğrencilerinin (x̄=16,4343) hem de diğer fakülte öğrencilerinin (x̄=17,0000) normal grupta olduğu, tolerans gelişimi ve tutku alt boyutun da hem BESYO öğrencilerinin (x̄=13,4741) hem de diğer fakülte öğrencilerinin (x̄=14,8645) normal grupta olduğu görülmektedir. Diğer fakülte öğrencileri ile yaş değişkeni arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, BESYO öğrencilerinin EB ile yaş değişkeni arasında tolerans gelişimi ve tutku alt boyutunda (p<0.05), diğer fakülte öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı ile cinsiyet değişkeni arasında yapılan analiz sonucu kadınlar lehine tolerans gelişimi ve tutku alt boyutunda anlamlı farklılık olduğu fakat BESYO öğrencilerinde anlamlı farklılık yoktur. EB ile ailenin gelir durumu değişkeni arasında yapılan analiz sonucu tolerans gelişimi ve tutku alt boyutu dışında ölçek genel puanı ve diğer alt boyutlarda, EB düzeyleri ile fakülte değişkeni arasında yapılan analiz sonucu bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi alt boyutu dışında diğer tüm değişkenlerde, EB ile sınıf düzeyi değişkeni arasında yapılan analiz sonucu ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda, EB düzeyleri ile sporcu lisansı olup olmama değişkeni arasında yapılan analiz sonucu tüm değişkenlerde, egzersiz bağımlılığı ile haftalık spor yapma sıklığı değişkeni arasında yapılan analiz sonucu ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda, EB ile günlük spor yapma süresi değişkeni arasında yapılan analiz sonucu ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda, EB ile spor yapma amacı değişkeni arasında yapılan analiz sonucu aşırı odaklanma ve duygu değişimi ve bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Bağımlılık, Egzersiz Bağımlılığı.

BağımlılıkBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıEgzersiz+3
Ali Bedük
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

L-carnitin kullanımı ile yapılan farklı şiddetlerdeki antrenmanların vücut kompozisyonu, kan profili, psikofizyolojik ve performans cevapları üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı L-karnitin kullanımının farklı dar alan oyunlarına verilen psikofizyolojik ve teknik cevaplar üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya 16 amatör futbol oyuncusu (yaş: 22.87 ± 4.18 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. 2v2 ve 4v4 dar alan öncesinde ve sonrasında Brunel ruh hali ölçeği kullanılırken, oyunlar sırasında algılanan zorluk derecesi ve fiziksel aktiviteden alınan keyif düzeyi belirlenmiştir. L-karnitin kullanımı ile oynanan 2v2 dar alan oyunlardaki psikofizyolojik ve teknik cevaplar L-karnitin kullanımı olmadan oynanan oyunlara göre bazı değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0.05). Benzer şekilde L-karnitin kullanımı ile oynanan 4v4 dar alan oyunlardaki psikofizyolojik ve teknik cevaplar L-karnitin kullanımı olmadan oynanan oyunlara göre bazı değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0.05). L-karnitin kullanımın hem psikofizyolojik hemde teknik cevaplara olumlu etkilerde bulunduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Futbol, performans, dar alan oyunları, algılanan zorluk derecesi

AntrenmanKan parametreleriKarnitin+3
Muhammed Elçi
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

L-karnitin kullanımının farklı dar alan oyunlarına verilen psikofizyolojik ve teknik cevaplar üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı L-karnitin kullanımının farklı dar alan oyunlarına verilen psikofizyolojik ve teknik cevaplar üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya 16 amatör futbol oyuncusu (yaş: 22.87 ± 4.18 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. 2v2 ve 4v4 dar alan öncesinde ve sonrasında Brunel ruh hali ölçeği kullanılırken, oyunlar sırasında algılanan zorluk derecesi ve fiziksel aktiviteden alınan keyif düzeyi belirlenmiştir. L-karnitin kullanımı ile oynanan 2v2 dar alan oyunlardaki psikofizyolojik ve teknik cevaplar L-karnitin kullanımı olmadan oynanan oyunlara göre bazı değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0.05). Benzer şekilde L-karnitin kullanımı ile oynanan 4v4 dar alan oyunlardaki psikofizyolojik ve teknik cevaplar L-karnitin kullanımı olmadan oynanan oyunlara göre bazı değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0.05). L-karnitin kullanımın hem psikofizyolojik hemde teknik cevaplara olumlu etkilerde bulunduğu görülmektedir.

AntrenmanKarnitinPsikofizyoloji+2
Muhammed Elçi
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretim programında yer alan sosyal beceriler üzerine nitel bir araştırma: Uygulama, engeller ve öneriler

Bu araştırmanın amacı 2006-2007 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanan beden eğitimi ve spor öğretim programı özel amaçlarından 8. maddeye yönelik öğretmen görüşlerini incelemektir. Beden eğitimi ve spor öğretim programı 8. madde; iletişim, iş birliği, adil oyun (fair play), sosyal sorumluluk, liderlik, doğaya duyarlılık ve farklılıklara saygı becerilerine yöneliktir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim(fenomolojik) modeliyle desenlenmiştir. Araştırmaya Diyarbakır ili kamu ortaokullarında görev yapan toplamda 20 öğretmen katılmıştır. Bu araştırma grubunun oluşturulmasında amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklemi türünden yararlanılmıştır.. Araştırmadaki verilere görüşme tekniğiyle ulaşılmıştır. Bu verileri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin araştırmaya konu olan becerilere yönelik yaptığı uygulamalar ve bu uygulamalar sırasında yaşadığı problemler, bu becerileri geliştirmek adına sunduğu öneriler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin konu olan becerilere yönelik uygulama, problem ve öneri bakımından görüşleri incelendiğinde bu görüşlerin oldukça çeşitlilik gösterdiği saptanmış ancak bu çeşitliliğin uygulama ve problem bölümlerine oranla öneri bölümlerinde daha fazla olduğunu sonucuna varılmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiDiyarbakır+5
Ufuk Güneş
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı spor branşlarının kan grupları dağılımı ve kan gruplarıyla spor branşları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma bazı spor branşlarının kan gruplarına göre dağılımı ve kan gruplarıyla spor branşları arasındaki ilşkiyi incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma amatör ve profesyonel spor kulüplerinde lisanslı 14-25 yaş arası 810 erkek, 695 kadın toplamda 1505 sporcuya 56 soru ve iki bölümden oluşan Kişisel Bilgi Formu ve Vücut Algısı Ölçeği'nin yer aldığı anket uygulanarak gerçekleştirildi. İstatistiksel analiz SPSS 22 paket programında anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirildi. Kan gruplarının spor branşlarına göre dağılımında ve vücut algısı düzeyinin millilik, cinsiyet, spor branşları değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği gözlemlendi (p<0.05). Sonuç olarak; A Rh + kan grubunun tüm spor branşlarında en sık görülen kan grubu olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonucun Türkiye'de en sık görülen kan gruplarının dağılımıyla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Kan gruplarının branş seçimine etkisinin belirlenmesi kapsamında çalışmaların daha geniş bir alanda, daha geniş ölçekte yapılmasının fayda sağlayacağı ve bu araştırmanın yapılacak olan çalışmalara öncülük edeceği, literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Beden algısıKan gruplarıSpor+3
Gülşen Poyraz Durman
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve takım sporu yapan beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma bireysel ve takım sporları ile uğraşan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile prososyal davranış düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü, antrenörlük bölümü ve spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinden oluşmaktadır. Yapılmış olan araştırma 542 üniversite öğrencisinin gönüllü katılım ile gerçekleştirilmiş olup veri toplama aşamasında Schutte ve ark (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar, Tok, Saltukoğlu (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Gözden Geçirilmiş Scuhutte Ölçeği", Carol ve Randall (2002) tarafından geliştirilen Kumru ve ark (2004) tarafından uyarlanan "Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği" ve yedi sorudan oluşan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için TTesti analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise Tek Yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyete göre duyguları kullanma ve iyimserlik/ruh hali alt boyutlarının anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre kamusal olumlu sosyal davranış, gizil olumlu sosyal davranış, acil olumlu sosyal davranış, duygusal olumlu sosyal davranış, itaatkar olumlu sosyal davranış ve ölçek toplamında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor türü değişkeninde ise itaatkar olumlu sosyal davranış alt boyutunda anlamlı fark edilmiştir. Sonuç olarak, duygusal zeka özellikleri ile olumlu sosyal davranış özellikleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler görülmüştür. Bu sonuç üniversite öğrencilerinin duygusal zekalarının artmasının orta düzeyde olumlu yönde olumlu sosyal davranışları etkilediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bireysel Spor, Takım Sporu, Duygusal Zeka, Olumlu Sosyal Davranış

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıBireysel sporlar+5
Burcu Sıla Göncü
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin iş doyumu, sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişki (Güneydoğu anadolu bölgesi örneği)

Bu çalışmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Gençlik Spor İl Müdürlüğü kadrosunda çalışan antrenörlerin iş doyumlarının sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmamıza gönüllü olarak 56 kadın, 187 erkek toplam 243 antrenör katılmıştır. Araştırmaya katılan antrenörlerin iş doyum seviyelerini ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği, öfke seviyelerini ölçmek için Spielberger Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için il olarak, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans/yüzde, normal dağılım testi, (Kolmogorov-Smirnov test) gibi betimsel istatistikler yapılmıştır. Veriler normal dağılım varsayımını karşılamadığı için, ikili karşılaştırmalarda t-testi (Mann-Withney U test), çoklu karşılaştırmalarda varyans analizi (Kruskal Wallis-H test) ve değişkenler arasındaki ilişkiyi saptamak için korelasyon testi (Spearman Correlation Test) uygulanmıştır. Sonuç olarak cinsiyetin, medeni durumu, branş, antrenörlük kademesi ve haftalık çalışma süresinin iş doyumu ile; yaşın, medeni durumun, eğitim durumunun, görev yapılan yerin, branşın, çalışma şeklinin, görev süresinin, haftalık çalışma süresinin sürekli öfke ve öfke ifade tarzları ile aralarında anlamlı farklılığa rastlanılmamıştır. Yapılan araştırmamızda iş doyumunu yaş, eğitim durumu, görev yapılan yer, çalışma şekli ve görev süresi etkilediği; Sürekli öfke ve öfke ifade tarzını ise cinsiyet ve antrenörlük kademesinin etkilediği anlaşılmıştır.

AntrenörKendini ifade etmeSpor+2
Emrah Bakır
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Anadolu bölgesinde çalışan antrenörlerin benlik saygısı ile öğrenilmiş güçlülük düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışan antrenörlerin benlik saygısı ile öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmanın evrenini, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışan antrenörler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilmiş olan 136 erkek, 75 kadın toplam 211 katılımcı oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak, demografik özelliklerin tespiti için araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, öğrenilmiş güçlülük düzeyi tespiti için Rosenbaum (1980), tarafından geliştirilen Siva ve Dağ (1991) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan Rosenbaum'un Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği (RÖGÖ) ve Benlik saygısı düzeyinin tespiti için Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen, Çuhadaroğlu (1986) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler IBM SPSS 24 programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada normallik testi olarak Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Katılımcıların tanımlayıcı özelliklerini belirlemek için frekans ve yüzde testi kullanılmıştır. Ayrıca ikili bağımsız örneklem değişkenleri için T testi ve ikiden fazla bağımsız örneklem değişkenleri için Oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplararası farkların belirlenmesi için post-hoc testi olarak LSD testi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin arasındaki ilişkinin tespiti için Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; cinsiyet değişkenine göre benlik saygı düzeyinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (t=2,072; p<0,05). Medeni durum değişkenine göre benlik saygı düzeyinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (t=-2,164; p<0,05). Yaş değişkenine göre benlik saygısı düzeyinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (F3,207=8,234; p<0,05). Çalışma yılı değişkenine göre benlik saygısı düzeyinde istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (F3,207= 4,144; p<0,05). Görev yapılan il değişkenine göre istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (F8,202=2, 394; p<0,05). Ayrıca benlik saygısı ile öğrenilmiş güçlülük düzeyi arasında (r=,204;p=,003) pozitif yönde zayıf düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Antrenör, Benlik Saygısı, Öğrenilmiş Güçlülük, Spor.

AntrenörBenlik saygısıGüneydoğu Anadolu bölgesi+2
Veysel Direkçi
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

12-14 yaş grubu futbolcularda ınterval, MAS ve dar alan antrenman metotlarının MaxVO2 üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 12-14 yaş grubu futbolculara uygulanan İnterval, MAS (Maksimum Aerobik Sürat) ve DAO (Dar alan oyun) antrenman metotlarının MaxVO2 (Maksimum Oksijen Tüketim Kapasitesi) üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmaya bir futbol kulübünün altyapısında futbol oynayan 32 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Yaş ortalamaları 12.63 ± 0.71 yıl, boy uzunluğu 150 ± 8.94 cm ve vücut ağırlığı 40.51 ± 10.48 kg olan 16 futbolcu kontrol grubunu, yaşları 13.25 ± 0.68 yıl, boyları 154.31 ± 8.06 cm ve vücut ağırlığı 49.18 ± 14 kg olan 16 futbolcu deney grubunu oluşturmuştur. Kontrol grubunun sadece öntest- sontest ölçümleri alınmış ve kendi antrenmanlarına ek hiçbir antrenmana tabii tutulmamıştır. Deney grubuna ise haftada 2 gün kendi antrenmanlarına ek 30 dakika olacak şekilde ve 6 hafta boyuncu düzenli olarak antrenman uygulanmıştır. Deney grubu; yapılan öntest ve ölçümler sonrasında kendi içerisinde 3 gruba (MAS, DAO ve İnterval) ayrılmış ve farklı antrenman metotları uygulanmıştır. Antrenmanlar öncesinde kontrol ve deney grubundaki sporculara antropometrik ölçümler ile 30-15 IFT ve Shuttle Run testleri uygulanmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Altı haftalık çalışma dönemi sonunda Shuttle Run öntest- sontest değerleri arasında MAS, DAO ve İnterval gruplarında anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0.05), kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. 30-15 IFT öntest- sontest değerleri incelendiğinde ise MAS, DAO, İnterval ve kontrol gruplarında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Sonuç olarak 12-14 yaş grubu futbolcularda 6 hafta boyunca haftada 2 gün şeklinde düzenli olarak uygulanan MAS, DAO ve İnterval antrenman metotlarının MaxVO2 seviyesini artırdığı tespit edilmiştir.

Aerobik güçAntrenmanFutbol+6
Kerem Güler
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Postür ölçümleri: Farklı lise türlerinde bir araştırma

Bu çalışma; farklı lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerin, sırt eğriliklerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırma; Spor Lisesi, Fen, Anadolu ve Meslek liselerinde öğrenim gören yaşları 13-19 aralığında olan 587 gönüllü öğrenci üzerinde uygulanarak yapılmıştır. Öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Vücut Algısı Ölçeği (Hovardaoğlu, 1993) uygulanmış olup sırt eğrilikleri ''Skolyometre'' kullanılarak ölçülmüştür. Araştırmadan elde edilen veriler sonucunda okul türlerine göre eğrilik derecesi, vücut algısı, telefon ve bilgisayar kullanımı bakımından öğrenciler arasında anlamlı farklılıklar mevcuttur. Telefon ve bilgisayar kullanan öğrencilerin eğrilik derecesi daha yüksek bulunmuştur. Spor Lisesi öğrencilerinin aktif spor yaşantısından dolayı diğer türdeki lise öğrencilerine göre sırt eğriliklerinin daha az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçların bu alanda gelecekte yapılacak olan çalışmalarda literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Postür, Postür Bozukluğu, Skolyoz, Vücut Algısı

Beden algısıBeden imajıDuruş+3
İbrahim Halil Çelik
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Halı sahada futbol oynayan 14-17 yaş aralığındaki oyuncuların bazı vital bulguları ve futbol tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, halı sahada futbol oynayan 14-17 yaş aralığındaki oyuncuların bazı vital bulguları ve futbol tutumlarının incelenmesidir. Araştırmaya; yaş 15.28±0.846, boy 172.96±7.083, vücut ağırlığı 62.74±9.851 olan 134 kişi katılmıştır. Oyuncu gruplarının maç öncesi nabız ve oksijen saturasyonu değerleri incelenmiş olup, maç sonrası 1. ve 5. dakikalarda nabız, oksijen saturasyonu ve ateş değerleri ölçülmüştür. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilip, anlamlılık değeri p<0.001 ve p<0.005 olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada düzenli spor yapan kişilerin maç sonrası 5. dakika nabız değerlerinde, FUTÖ bireysel etki, toplumsal etki, toplam puan değerlerinde ve Covid-19 geçiren ve geçirmeyenler arasında maç sonrası 1. dakika nabız değerlerinde de anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Oksijen saturasyonu ve ateş değerlerinde herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak düzenli spor yapanların maç sonrası nabız değerlerinin daha hızlı indiği ve toparlanma sürelerinin daha çabuk olduğunu, covid-19 geçiren oyuncuların nabız 1. dakika değerlerinin daha yüksek çıktığı görülmüştür.

FutbolFutbolcularHalı saha+4
Bilal Gültekin
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik liderlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; gençlik liderlerinin iş doyumu ve yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştımanın çalışma grubunu Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde işgören gençlik liderleri ile 81 ilde ve bunlara bağlı ilçelerdeki Bakanlık taşra teşkilatlarında bulunan gençlik merkezlerinde işgören gençlik liderlerinden 301 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Baycan (1985) tarafından geliştirilen Minnesota İş Doyum Ölçeği, Erdoğan ve Arsal (2016) tarafından geliştirilen Yaşam Boyu Öğrenme Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma uygulanmıştır. 301 veri ele alınmıştır ancak, uç değerler alındıktan sonra 295 katılımcı ile veriler analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre iş doyumu alt boyut ortalamaları ve toplam puanı cinsiyet, medeni durum, görev yeri ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermeyip yaş, öğrenim durumu ve hizmet yılı değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yaşam boyu öğrenme alt boyut ortalamaları ve toplam puanı cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu, görev yeri ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermeyip hizmet yılı değişkenine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. İş doyumu toplam puanı ile yaşam boyu öğrenme toplam puanı arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, içsel doyum arttıkça gelişime açıklık ve öğrenmeye istekliliğin artacağı söylenebilir.

GençlerGençlikLiderler+3
Murat Balıkçı
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00