1,299

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye göl soğanı (Leucojum aestivum L.) popülasyonlarının morfolojik, tarımsal ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Son yıllarda ihracatı yapılan önemli geofit türlerinden biri olan göl soğanı (Leucojum aestivum L.) Leucojum cinsinin Türkiye'de ki tek doğal türüdür. Bu tür dünyada hem tıbbi hem süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de göl soğanı popülasyonlarının tanımlanması, tanımlanan popülasyonların kültür koşullarında adaptasyonlarının değerlendirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak doğal ortamlarında morfolojik özellikleri ile galantamin ve likorin oranları belirlenen popülasyonlara ait örnekler İstanbul ili kültür şartlarında yetiştirilerek morfolojik ve tarımsal özellikleri, galantamin ve likorin alkaloitleri incelenmiştir. Bitki toplamaları 2016 yılı bahar döneminde İstanbul, Bursa, Sakarya, Yalova, Bolu, Kırklareli, Samsun ve Konya illerinde yapılmış; toplam 8 il'de 16 popülasyondan 2825 soğan toplanmıştır. Tarla denemeleri, İstanbul Beykoz'da 2016-2017 ve 2017-2018 kışlık yetiştirme dönemlerinde yürütülmüştür. Çalışmalarda 16 farklı popülasyon ve 4 soğan boyutu (1.boyut: 4-6 cm, 2. boyut: 6-8 cm, 3. boyut: 8-10 cm ve 4.boyut: 10-12 cm) olmak üzere 2 faktör araştırılmıştır. Bitkilerin yaprak, çiçek, meyve, yavru soğan sayısı ve ana soğan çevre uzunluğu artışı ortalamalarının belirlendiği ve bitki boyu, ana soğan çevre uzunluğu ve soğan ağırlığı özelliklerinin ise istatistiki açıdan değerlendirildiği denemelerde, popülasyonların, soğan boyutlarının ve popülasyon x soğan boyutu interaksiyonlarının etkileri bu özellikler üzerinde önemli bulunmuştur. En uzun bitki boyu, birinci yıl L10 (İstanbul/Çatalca) popülasyonunun 4. soğan boyutunda 40,00 cm, ikinci yıl ise L5 (Bursa/Karacabey) popülasyonunun 4. soğan boyutunda 43,60 cm olarak elde edilmiştir. Ana soğan çevre uzunluğu ilk yıl L10 (İstanbul/Çatalca) popülasyonunun 4. soğan boyutunda 12,58 cm, ikinci yıl ise L3 (İstanbul/Beykoz/H.) popülasyonun 4. soğan boyutunda 11,90 cm en yüksek elde edilmiştir. Soğan ağırlığı açısından birinci yıl L10 (İstanbul/Çatalca) popülasyonunun 4. boy soğan boyutu 30,52 g, ikinci yıl ise L5 (Bursa/Karacabey) popülasyonunun 4. boy soğan boyutunda 25,46 g ile en yüksek ölçülmüştür. Doğadan yapılan ölçümlerde ise bitki boyu en yüksek 88,10 cm ile L4 (Sakarya/Kaynarca) popülasyonunda, soğan çevre uzunluğu ortalaması en yüksek 11,40 cm ile L3 (İstanbul/Riva/Hüseyinli) popülasyonunda bulunmuştur. Popülasyonların doğal alanlardan alınan bitki örneklerinde galantamin içeriği L6 (Yalova/Çınarcık/Delmece)'nın bitki üst aksamında en yüksek (%0,270), likorin içeriği ise L4 (Sakarya/Kaynarca)'ün soğan kısmında en yüksek (%0,440) bulunmuştur. Kültür koşullarında galantamin içeriği L11 (Yalova/Karlık)'in bitki üst aksamında en yüksek (%0,304) bulunmuş, likorin ise L7 (Konya/Gölyaka)'nin soğan kısmında %0,467 ve L4 (Sakarya/Kaynarca)'ün soğan kısmında %0,395 olarak en yüksek elde edilmiştir. Sonuç olarak popülasyonların doğal koşullarındaki alkaloit içeriklerini kültür koşullarında da benzer oranlarda taşıyabildiği belirlenmiştir.

Çağla Çolak
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırklareli koşullarında farklı damla sulama lateral derinliklerinin yalın ve karışım halinde ekilen yoncanın verimi, kalite parametreleri ve kök gelişimi üzerine etkisi

Bu araştırma Kırklareli koşullarında bölge üreticisine kısıtlı sulanabilir tarım arazileri içerisinde mevcut kaba yem açığını kapatabilmek adına, yüzey altı damla sulama sisteminin yalın ve karışım halde ekilen yonca bitkisinin verimine ve kalite parametrelerine etkisinin sunulması amacıyla planlanmıştır. Kırklareli Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü arazisinde Faktöriyel Düzenlenmiş Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre tarla denemesi olarak dört tekerrürlü olarak toplam 24 parselde 2019 ve 2020 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada yalın ekim (yonca) ve yonca (Medicago sativa L.), domuz ayrığı (Dactylis glomerata L.), çok yıllık çim (Lolium perenne) ve kılçıksız brom (Bromus inermis L.) bitkilerinden oluşan karışık ekim olmak üzere iki ekim şekli kullanılmıştır. Sulama yöntemi olarak yağışa dayalı koşullar, toprağın 20 cm derinliğine yerleştirilen damla sulama lateralleri ve 40 cm derinliğine yerleştirilen damla sulama laterallerinin kullanıldığı yüzey altı damla sulama sistemi tercih edilmiştir. Toprağın içine yerleştirilen fleksiglas şeffaf tüpler içinde 360º dönerek tarama yapan tarayıcı ile aldığı görüntüleri bilgisayar ortamına aktaran kök izleme cihazı sayesinde minirhizotron tekniği ile bitki kökleri gözlemlenmiştir. Araştırmada en yüksek bitki boyu (59,19 cm), en yüksek sap kalınlığı (2,87 mm), en yüksek yeşil ot verimi (11.031,19 kg/da), en yüksek kuru ot verimi (1.880,51 kg/da) ve en yüksek kök uzunluğu (240,40 cm) 40 cm derinliğine yerleştirilen laterallerle sulanan yalın ekimden elde edilmiştir. Karışık ekimde 20 cm derinliğine yerleştirilen laterallerle sulanan parsellerde en yüksek yeşil (10.166,32 kg/da) ve kuru ot verimi elde edilmiştir. Her iki ekim şeklinde de en düşük verim yağışa dayalı konulardan alınmıştır. Yağışa dayalı yetiştirilen parseller en az kök uzunluğuna sahip konular olmuştur. Ayların kökler üzerine etkisi incelendiğinde bitkilerin en fazla kök uzunluğuna Mayıs ayında ulaştığı, en az kök uzunluğunun Mart ayında olduğu görülmüştür. Her iki ekim şeklinde de bitkilerin Nisan ayında yeni kök oluşturmaya başladığı, haziran ayından itibaren kök yoğunluğunda azalma olduğu belirlenmiştir. Karışık ekilen parsellerde en fazla kök uzunluğu 20 cm derinliğe yerleştirilen laterallerle sulanan konularda (177,64 cm) elde edilirken, yalın ekilen parsellerde 40 cm derinliğe yerleştirilen laterallerle sulanan konularda (240,40 cm) elde edilmiştir. Yapılan ekonomik analiz sonucunda en yüksek net kârın 1.021,49 TL/da ile 40 cm derinliğe yerleştirilen laterallerle sulanan yalın ekilen yoncadan elde edildiği görülmüştür. Karışık ekimde ise yağışa dayalı yetiştirilen parsel en kârlı parsel olarak ortaya çıkmıştır. Elde edilen kâr, sulanan parsellerden elde edilen kârdan daha yüksek gerçekleşmiştir.

Kök gelişimiYonca
Ozan Öztürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir koşullarda farklı dozlarda potasyum uygulamasının ayçiçeğinin (Helianthus annuus cv. Roseta) verimine ve kalitesine etkisi

Çalışmanın amacı, sürdürülebilir koşullarda farklı dozlarda potasyum uygulamasının ayçiçeğinin verim ve kalite özelliklerine etkisinin belirlenmesidir. Tarla denemeleri 2019 yetiştirme döneminde Tekirdağ İlinin Mahramlı Mahallesi ve Edirne İli Keşan İlçesinin Yeniceçiftlik Köyü olmak üzere iki farklı lokasyonda sürdürülebilir koşullarda (çiftçi koşullarında) yürütülmüştür. Denemede materyal olarak Trakya Bölgesinde tarımı yapılan Roseta ayçiçeği çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada faktör olarak ; 0, 3, 6, 9, 12 ve 15 kg/da olmak üzere 6 farklı dozda saf potasyum (K2O) hesabıyla , %51 K2O içeren (%0-0-51) potasyum sülfat (K2SO4) gübresi uygulanmıştır. Ayrıca bitkinin azot ve fosfor ihtiyacını karşılamak üzere; dekara 20 kg. NP 20-20-0 gübresi ekim ile birlikte uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda farklı potasyum uygulamaları için yağ oranı, bitki boyu, tabla çapı ve hasatta tanedeki nem oranı karakterlerine ait değerler arasında istatiki açıdan önemli bir fark bulunamamıştır. Buna karşılık; farklı potasyum uygulamalarında tane verimi, tane iç oranı, bin tane ağırlığı, biyolojik ağırlık ve yağ verimi değerleri üzerinde istatiki açıdan önemli etkileri olmuştur. En yüksek dekara tane verimi Yeniceçiftlik lokasyonunda 9 kg/da potasyum dozunda 347,90 kg/da ve Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 401,79 kg/da; en yüksek tane iç oranı Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda %74,48; en yüksek bin tane ağırlığı Yeniceçiftlik lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 56,43 g ve Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozu ile 66,61 g ; en yüksek biyolojik ağırlık Yeniceçiftlik lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 520,54 g/bitki ve Mahramlı lokasyonunda 6 kg/da potasyum dozunda 544,60 g olarak belirlenirken en yüksek yağ verimi Yeniceçiftlik lokasyonunda 9 kg/da potasyum dozunda 156,13 kg/da olarak ve Mahramlı lokasyonunda ise 6 kg/da potasyum dozunda 191,84 kg/da olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Ayçiçeği, biyolojik ağırlık, potasyum, tane verimi, yağ verimi

Onur Yenigün
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dönemde uygulanan bitki gelişme düzenleyicilerinin ekmeklik buğdayda verim ve kalite üzerine etkisi

Çalışma NKÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında 2019 -2020 yılı yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Çalışmada farklı olgunlaşma grubunda yer alan Golia, Lider ve Rebelde çeşitleri kullanılmıştır. Üç ekmeklik buğday çeşidine laboratuvar koşullarında üç farklı hormonun (IAA, BAP, GA3), dört farklı dozu (0,25,50,75) üç farklı saatte (3,6,9) uygulanmıştır. Çalışmada; laboratuvar koşullarında kök sayısı, kök uzunluğu, kök ağırlığı, sürgün uzunluğu ve sürgün ağırlığı incelenmiştir. Tarla koşullarında ise üç farklı hormon (IAA, BAP, GA3) ve dört farklı hormon dozu (0,25,50,75) uygulanmıştır. Tarla çalışmalarında bitki boyu, başak boyu, bin tane ağırlığı, tane verimi ve kalite özellikleri incelenmiştir. Laboratuvar koşulunda yapılan incelemelerde hormon uygulamasının hormon, hormon dozu ve hormon saat uygulamalarının genel olarak kök özellikleri ve sürgün özellikleri üzerine önemli etki yaptığı belirlenmiştir. Yapılan önemlilik testlerinde kök sayısı üzerine en yüksek değerler IAA50 doz uygulamasında ve 6 saat süreyle uygulamada, kök uzunluğunda ise GA3 hormonu 25 mg ve 3 saat hormon uygulamasında, kök ağırlığında GA3 ve IAA 25 mg 3 saat uygulamasında bulunmuştur. Sürgün uzunluğunda en yüksek değer GA3 25 mg 6 saat uygulamasında, sürgün ağırlığında ise GA3 25 mg 6 saatte en yüksek değerler bulunmuştur. Buğdayda kök özellikleri yönünden IAA, 25 mg ve 3-6 saat uygulamalarının en etkili olduğu, sürgün özellikleri bakımında ise GA3 25 mg ve 6 saat uygulamalarının en iyi olduğu belirlenmiştir. Tarla koşullarında yapılan hormon ve hormon dozu uygulamalarında en yüksek tane verimi IAA ve BAP uygulamasında (BAP: 775,31 kg/da, IAA: 767,28 kg/da) elde edilirken, doz olarak en yüksek değer 50, 75, 25 doz uygulamalarında elde edilmiştir. Hormon uygulanmayan parseller istatistiki olarak en düşük değerleri vermiştir. Kalite özellikleri incelendiğinde hormon uygulamasının önemli kalite kriterlerinden olan normal sedim ve protein oranı üzerine önemli derecede olumlu etki yaptığı belirlenmiştir.

Selen Koç
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal bir mera vejetasyonunun yapısı ve bazı çevre faktörleri ile ilişkileri

Bu çalışma, 2018-2019 yıllarında Tekirdağ İli'nin Süleymanpaşa İlçesine bağlı Köseilyas Mahallesinde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesine ait olan doğal bir vejetasyona sahip merada beş ayrı yöneyin toprak sıcaklığı, toprak nemi, botanik kompozisyon ve ot verimlerine olan etkilerini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma yeri olan mera sınırları içerisinde bulunan güneydoğu (1.yöney), güney (2.yöney), kuzeybatı (3. yöney), batı (4.yöney), kuzey (5.yöney) yönünde bulunan kesimlerde 2018 ve 2019 yıllarında Tekerlekli Lup metodu kullanılarak bitki türleri ve botanik kompozisyon oranları tespit edilmiştir. İki yılın verileri incelendiğinde; 22 familyaya ait 103 farklı bitki türüne rastlanmış ve meranın baskın türleri Dactylis glomerata, Eryngium campestre, Plantago coronopus, Vulpia ciliata, Trifolium campestre olarak saptanmıştır. İlk yıl Fabaceae, Poaceae ve diğer familyalardan olan türlerin botanik kompozisyona katılma oranları sırasıyla %24,20, %38,33, %37,45, ikinci yıl ise %16,81, %34,18, %49,00 olarak tespit edilmiştir. Yapılan ölçümlerde yeşil ot verimleri sırasıyla ilk yıl 1051,37 kg/da, ikinci yıl 1010,66 kg/da, kuru ot verimleri ise ilk yıl 391,59 kg/da, ikinci yıl 376,06 kg/da olmuştur. Yöney, yeşil ve kuru ot verimi ile bitki bulunma sayılarında önemli etkide bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Mera, Toprak Nemi, Toprak Sıcaklığı, Botanik Kompozisyon, Yöney 2021, 90 Sayfa

Merve Özkan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı fenolojik dönemlerde hasat edilen soya fasulyesinin (Glycine max L.) ot verimi ve bazı bitkisel özelliklerinin belirlenmesi

Araştırmanın amacı, bazı soya fasulyesi (Glycine max L.) çeşitlerinin farklı fenolojik dönemlerde hasadının ot verimi ve bazı morfolojik özelliklere etkisinin belirlenmesidir. Materyal olarak 5 soya fasulyesi çeşidi (Yeşilsoy, Traksoy, Yemsoy, Adasoy ve Mersoy) kullanılmıştır. Ot hasatlarının yapıldığı 4 fenolojik dönem; 1- Çiçeklenme başlangıcı (R1), 2- Tam çiçeklenme (R2), 3- Bakla oluşumunun başlaması (R3), 4- Hızlı bakla oluşumu (R4) olarak belirlenmiştir. Denemeler, Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak Edirne İli Lalapaşa İlçesi Demirköy köyünde 2019 ve 2020 yılı yaz gelişme döneminde yürütülmüştür. Araştırmada bitki boyu, dal sayısı, sap kalınlığı, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi tespit edilmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü her iki yılda da, soya fasulyesi çeşitlerinin bitki boyları, dal sayıları bakımından çeşit, hasat dönemi ve çeşit x hasat dönemi interaksiyonu istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Sap kalınlığı, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi bakımından ise 1. yılda sadece hasat dönemleri arasında önemli farklar belirlenmiştir. İkinci yılda ise çeşit, hasat dönemi ve çeşit x hasat dönemi interaksiyonu istatistiki olarak önemli farklara sahip olmuştur. Soya çeşitlerinin bitki boyları 1. yılda 65,58 – 74,50 cm, 2. yılda ise 37,67 – 48,08 cm arasında değişmiştir. Dal sayısı 1. yılda 6,83 – 10,50 adet, 2. yılda ise 5,67 – 6,92 adet arasında belirlenmiştir. Sap kalınlıkları 1. yılda 5,83 – 7,17 mm, 2. yılda ise 5,17 – 6,33 mm arasında saptanmıştır. Yeşil ot verimi 1. yılda 1.103,33 – 1.450,00 kg/da, 2. yılda ise 480,92 – 603,83 kg/da olmuştur. Kuru ot verimi 1. yılda 326,42 – 397,00 kg/da, 2. yılda ise 143,42 – 180,17 kg/da arasında tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Edirne ili Lalapaşa İlçesi koşullarında sulama yapılmadan soya fasulyesinin ot üretimi için yetiştiriciliğinde, Yemsoy, Traksoy ve Mersoy çeşitleri tercih edilebilir ve ot hasadının bakla oluşumunun başladığı (R3) döneminde yapılmasından yüksek ot verimi elde edilebilir.

Nurettin Özer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

IMI grubu ve konvansiyonel çeltik (Oryza sativa L.) çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri bakımından karşılaştırılması

Bu araştırma, IMI grubu ve konvansiyonel çeltik çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri bakımından karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2020 yılı çeltik yetiştirme döneminde Tekirdağ ili Küçükkarakarlı Köyünde üretici tarlasında, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada, IMI grubunda yer alan Rekor CL, Efsane CL, Köprü CL, Luna CL, Colombo CL çeşitleri ve konvansiyonel grupta yer alan Osmancık-97, Yatkın, Edirne, Cameo, Vasco çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada, tane verimi, metrekaredeki bitki sayısı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, salkım uzunluğu, salkımda tane sayısı, salkımda tane ağırlığı, hasat indeksi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, toplam pirinç randımanı, kırıksız pirinç randımanı, kırmızı tane oranı, ham tane oranı ve stertilite oranı incelenmiştir. Çalışmada, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, kırmızı tane oranı ve ham tane oranı bakımından konvansiyonel çeşitler; toplam pirinç randımanı ve kırıksız pirinç randımanı bakımından IMI grubu çeşitlerin daha yüksek değerlere sahip olduğu, tane verimi, metrekaredeki bitki sayısı, çiçeklenme gün sayısı, salkım uzunluğu, salkımdaki tane sayısı, salkımdaki tane ağırlığı hasat indeksi ve sterilite oranı bakımından ise her iki grubun benzer olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, tane verimi ve özellikle kalite bakımından IMI grubu çeltik çeşitlerinin konvansiyonel çeşitler ile karşılaştırılabilir özelliklere sahip olduğu söylenebilir.

Ali Doğan Günerdi
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dönemlerde ıslah edilmiş ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin translokasyon kapasiteleri ile ilişkili morfolojik ve fizyolojik seleksiyon parametrelerinin incelenmesi

Bu çalışma, farklı dönemlerde ıslah edilmiş ekmeklik buğday çeşitlerinin (1990 yılı öncesi-Bezostaja-I, Kırkpınar-79, Kate A1; 1990-2000 yılları arası-Pehlivan, Prostor, Momtchill; 2000 yılı sonrası-Esperia, Rumeli, NKÜ Lider) translokasyon kapasitesi ve buna etki eden morfolojik ve fizyolojik özelliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2019-2020 yetiştirme döneminde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Alanı'nda, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada, ekmeklik buğday çeşitlerinde bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, tane verimi, başaklanma gün sayısı, bayrak yaprak alanı, bayrak yaprak yeşil kalma süresi, bitki örtüsü sıcaklığı, klorofil içeriği, bağıl su içeriği, stoma sayısı, stoma eni ve boyu, stoma iletkenliği, translokasyon kapasitesi, translokasyon miktarı ve tane ağırlığında azalma oranı incelenmiştir. Bitki boyu, başak uzunluğu, stoma sayısı, stoma eni ve translokasyon kapasitesi bakımından I. dönem çeşitleri; bin tane ağırlığı, bitki örtüsü sıcaklığı ve tane ağırlığından azalma oranı bakımından II. dönem çeşitleri; başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, tane verimi, bayrak yaprak alanı, bayrak yaprak yeşil kalma süresi, klorofil içeriği, bağıl su içeriği, stoma boyu, stoma iletkenliği ve translokasyon miktarı bakımından III. dönem çeşitleri daha yüksek değerlere sahip olduğu, başaklanma gün sayısı ve hektolitre ağırlığı bakımından ise tüm dönemlerin benzer olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Triticum aestivum L., ıslah dönemleri, translokasyon, morfolojik ve fizyolojik özellikler

Sinem Oğuztürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı fosfor dozlarının ketencik (Camelina sativa (L.) Crantz) bitkisinin tohum verimi ve bazı kalite özelliklerine etkisi

Farklı fosfor dozlarının ketencik bitkisinin tohum verimi ve bazı kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülen bu çalışma Marmara bölgesinin kuzeyinde Trakya kesiminin güneyinde Tekirdağ ili Merkez Süleymanpaşa ilçesi sınırları içerisinde bulunan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme arazilerinde yürütülmüştür. Deneme "Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller" deneme deseninde göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden temin edilen üç ketencik genotipi (Ames 31224, PI 258366, PI 304268) materyal olarak kullanılmış ve 5 fosfor dozu (0, 2, 4, 6, 8 ve 10 kg/da) ile deneme ekimi yapılmıştır. Çalışmada bitki boyu, yan dal sayısı, kapsül sayısı, kapsüldeki tohum sayısı, kapsül çapı, olgunlaşma gün sayısı, tohum verimi, 1000 tane ağırlığı gibi bazı morfolojik parametreler ve protein oranı, yağ oranı ve yağ verimi gibi kalite özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda edinen bulgulara göre genotipler ve dozlar arasındaki farklar önemli bulunmuştur. Araştırma sonucu bir bütün olarak değerlendirildiğinde fosfor dozunun artması ile bitki boyu, kapsülde tohum sayısı, yağ verimi, protein oranı, yağ oranı, tohum verimi değerler olumlu etkilenirken, yan dal sayısı, kapsül sayısı, kapsül çapı, olgunlaşma gün sayısı ve bin tane ağırlığında olumsuz etkiler görülmüştür. Yapılan çalışmada Tekirdağ ekolojik koşulları için en uygun fosfor dozunun 6 kg/da olduğu ve artan dozlarında kalite özelliklerine olumlu etkilerde bulunabileceği sonucuna varılmıştır

Begzad Narmamatov
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Buğday-Ayçiçeği ekim sisteminde yeşil gübrelemede kullanılabilecek bazı baklagil yem bitkilerinin biomas verimleri ile toprak özelliklerine ve ana bitkiye etkileri

Trakya yöresinde yoğun olarak uygulanan Buğday-Ayçiçeği ekim nöbetinde kullanılabilecek en uygun yeşil gübre baklagil yem bitkisinin tespit edilmesi ve çalışmada kullanılan bitkilerin toprağa karıştırılması veya üst aksamının yem olarak kullanılması durumunda ayçiçeğinin verim kriterlerine ve toprağın bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerine etkisinin incelenmesinin amaçlandığı çalışma 2019-2021 Kırklareli'nde tarla denemesi olarak yürütülmüştür. Ayçiçeği ekimi yapılmayan parsellerde kireç içeriği %8,81 bulunurken, ayçiçeği ekimi yapılan parsellerde bu oran %8,84 olarak elde edilmiştir. Ön bitkinin yeşil gübre olarak değerlendirildiği parsellerin organik madde içeriği (%2,08) yeşil ot olarak değerlendirilen parsellere (%2,06) göre daha yüksek elde edilmiştir. Araştırmanın başlangıcında 18,57 kg/da olarak belirlenen toprak fosfor içeriği yeşil gübre olarak değerlendirilen parsellerde 18,14 kg/da, yeşil ot olarak değerlendirilen parsellerde 17.17 kg/da olarak belirlenmiştir. Araştırmanın ilk yılında ön bitki hasadından sonra ayçiçeği ekimi yapılmayan parsellerde potasyum içeriği %117,61 iken ayçiçeği ekilen parsellerin içeriği %114,68, ikinci yılında ön bitki hasadından sonra ayçiçeği ekimi yapılmayan parsellerde potasyum içeriği %130,07 iken ayçiçeği ekilen parsellerin içeriği %111,63 olarak belirlenmiştir. En yüksek ayçiçeği verimi 300,07 kg/da ortalama verim ile ön bitki koca fiğ ekilen parsellerden elde edilirken sırasıyla yem bezelyesi (292,78 kg/da), Macar fiği (285,56 kg/da), yaygın fiğ (271,54 kg/da) ve acı bakla (271,08 kg/da) ekilen parsellerden elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Kırklareli koşullarında buğday-ayçiçeği münavebesinde buğday hasadı sonrasında ayçiçeği ekimine kadar geçen yaklaşık 9 aylık dönem içerisinde tarlanın boş bırakılması yerine ön bitki olarak bir baklagil bitkisinin yetiştirilmesinin hem yeşil ot kaynağı olarak hem de yeşil gübre kaynağı olarak uygulanabilmesinin mümkün olduğu görülmektedir.

Amonyum bileşikleriAyçiçeğiBaklagiller+2
Ulaş Ay
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sitoplazmik erkek kısır ve restorer hatlar arasındaki melezlemeler ile elde edilen ayçiçeği hibritlerinin agronomik olarak değerlendirilmesi

Bu çalışmada; 2019 yılında farklı sitoplazmik ana ve restorer hatlar arasında yapılan melezlemeler ile elde edilen yağlık ayçiçeği hibritlerinden bölge koşullarında agronomik açıdan iyi performans gösterenleri belirlemek ve hibritlerle ilgili araştırma bulguları üzerinden üstün özellikte yeni hibritlerin elde edilmesinde kullanılabilecek ebeveynleri seçmek amaçlanmıştır. Çalışmada materyal olarak, 2019 yılında farklı özelliklere sahip sitoplazmik ana hatlar ile restorer baba hatlar arasındaki melezlemelerden elde edilen 142 test hibriti ve Trakya Bölgesinde ayçiçeği üretiminde en yaygın ekim alanına sahip 6 kontrol çeşidi ( P64LE119, P64LC108, P64LP130, P63LE113, LG5582 ve Roseta) kullanılmıştır. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Merkez Kampüsündeki Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümüne ait Araştırma ve Deneme Alanı'nda tarla koşullarında 2020 yılında Augmented Deneme Desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulan deneme ile genotiplerin verim, verim unsurları ve yağ içeriği incelenmiştir. Ayrıca, ebeveyn olarak kullanılan sitoplazmik ana (CMS-HA) ve restorer baba (RHA) hatların hibrit üretimindeki heterosis ve heterobeltiosis değerleri belirlenmiştir. Yine tüm genotipler üzerinde yaprak şekli, tüylülük, tabla şekli ve tabla eğimi gibi bazı morfolojik özelllikler ve mildiyö hastalığına dayanıklılık gözlemleri yapılmıştır. Araştırma bulgularında; bitki boyu, tabla çapı, sap çapı, ilk çiçeklenme gün sayısı, %50 çiçeklenme gün sayısı, bin tane ağırlığı, tanedeki yağ oranı, kendine döllenme oranı, tane verimi ve yağ verimi için genotipler arasındaki farklar istatistiki açıdan önemli bulunmuştur. Genotiplerin dekara tohum verimleri 4.47-893.30 kg arasında değişmiştir. Tanedeki yağ içerikleri ise % 27.93 – 50.42 arasında bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, kontrol çeşitlerinden daha üstün performans gösteren 10 adet hibrit belirlenmiştir. Ebeveynlerin hibrit üretimindeki heterosis ve heterobeltiosis değerleri göz önüne alınarak, bölge koşulları için yüksek verim kapasitesine sahip ve mildiyö hastalığına yüksek oranda dayanıklı yağlık ayçiçeği hibritlerini üretebilecek sitoplazmik ana ve restorer hatlar seçilmiştir

AyçiçeğiMelezlemeYağ oranı
Esra Kaya
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

TEKİRDAĞ İLİNDE DOĞAL BİR MERANIN VEJETASYON YAPISININ BAZI ÖZELLİKLERİ

Doğal mera vejetasyonlarında bitki örtüsü ve toprak yapısı ile coğrafik faktörler oldukça değişkenlik göstermektedir. Araştırmada 2019-2020 yılları arasında Tekirdağ İli Süleymanpaşa İlçesi Karaevli Köyü doğal mera alanını temsil edecek şekilde parseller oluşturarak verim ve botanik kompozisyon, bitki ile kaplı alan, yem kalitesi analizleri ile botanik kompozisyonu oluşturan türlerin ömür uzunlukları, familyaları gibi bazı floristik özelliklerinin tespiti bu araştırmanın amacını oluşturmuştur. Elde edilen veriler ile bölge meraları hakkında daha fazla bilgi ortaya koymak ve ileride yapılacak mera yönetim ve ıslahı çalışmalarına kaynak oluşturmak hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda; mera alanında iki yılın ortalamasına en yüksek yeşil ot verimi 9. parselden 1600,00 kg/da olarak, en düşük yeşil ot verimi ise 1. parselden 180,00 kg/da olarak belirlenmiştir. Kuru ot ortalamalarına göre en yüksek verim 7. parselden 234,30 kg/da olarak elde edilirken, en düşük kuru ot verimi 1. parselden 41,60 kg/da olarak bulunmuştur. 2019-2020 yılları ortalaması olarak en yüksek buğdaygil oranı 17. parselden (%59,85) elde edilirken, en düşük buğdaygil oranı 14. parselden (%5,00) saptanmıştır. Baklagil familyası ortalaması en yüksek 6. parselde %78,83 elde edilmiş, en düşük ise 1. parselden %17,81 olarak tespit edilmiştir. Diğer familyaların botanik kompozisyonda bulunma oranı en yüksek 9. parselde %61,17, en düşük ise 10. parsel %1,25 olarak belirlenmiştir. Araştırma alanından 2019-2020 yılında ortalama ham protein oranı en yüksek 7. parselden %24,27, en düşük ham protein oranı 1. parselden % 6,65 olarak elde edilmiştir.

Bitki örtüsüBotanik kompozisyonHam protein+3
Petek Aybüke Akın
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne ekolojik koşullarında yazlık mavi taş yoncası (Melilotus caeruleus(L.) Desr.)'nın ot verimi ve kalitesinin belirlenmesi

Çalışma, Edirne ekolojik koşullarında yazlık ekilen mavi taş yoncasının ot verimi ve kalitesinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Edirne ili Uzunköprü İlçesi Gazihalil Köyü çiftçi arazisinde susuz koşullarda, 2020-2021 yıllarında yürütülmüştür. Sıra arası 25 cm olan ve 5 m uzunlukta 20 sıradan oluşan parsellere ekim yapılmıştır. Ekimle birlikte dekara 3 kg saf azot ve fosfor gelecek şekilde gübre uygulaması yapılmıştır. Bitki boyu, bitkide yaprak sayısı, yaprak uzunluğu, yaprakçık boyu, yaprakçık eni, yaprak/sap oranı, yeşil ot verimi ve kuru ot verimi ile bazı kalite özellikleri (ham protein oranı, ham protein verimi, asit deterjanda çözünmeyen lif ve nötr deterjanda çözünmeyen lif) belirlenmiştir. En yüksek bitki boyu (38,03 cm), sap çapı (0,43 cm), yeşil ot verimi (554,10 kg/da), kuru ot verimi (103,66 kg/da) ve ham protein verimi (18,94 kg/da) ilk yılda belirlenmiştir. Bununla birlikte, mavi taş yoncası Edirne ilinde otlatma mevsimi başlayana kadar mart ayı sonunda ve nisan ayında mera yönetimine uygun olarak geçici mera şeklinde de otlatılabilir.

Kalite özellikleriKuru ot verimiMavi taş yoncası+1
Umutcan Taşdelen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Önemli bazı tek yıllık baklagil ve buğdaygil türlerinde karışım oranlarının ve gübre dozlarının saptanması

Bu araştırma Edirne koşullarında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü arazisinde, 2012-2013, 2013-2014 ve 2014-2015 yetiştirme dönemlerinde tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde üç tekerrürlü olarak, yürütülmüştür. Denemede, kışlık olarak ekilebilecek ve ekim nöbetine girebilecek tek yıllık baklagil yem bitkilerinden Macar fiği (Vicia pannonica Crantz.) ve yem bezelyesi (Pisum arvense Lam.) türlerinin, buğdaygil yem bitkilerinden yulaf (Avena sativa L.) ve İtalyan çimi (Lolium multiflorum L.) karışım oranları ile üç farklı (Gübresiz -8,7 DAP kg/da - 17,4 DAP) Di Amonyum Fosfat (DAP 18-46) gübre dozu kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; baklagillerde bitki boyu 30,80– 96,80 cm ve yaprak/sap oranı 1,70 – 2,04, yeşil ot verimi 752,19 – 5888,42 kg/da, kuru ot verimi 151,24 – 1543,78 kg/da, ham protein oranı %10,84 - 22,62, ham protein verimi 30,63 – 208,51 kg/da, ADF %22,93 - 40,56, NDF %31,33 – 58,88, nispi yem değeri % 92,23 – 210,73, azot oranı % 1,00-3,15, fosfor oranı % 018-0,37, potasyum %1,98-3,74, kalsiyum %0,24-1,10, magnezyum %0,10-0,29, demir 66,41-772,89 ppm bakır 4,71-12,14 ppm, çinko 11,10-48,70 ppm, mangan 41,83-115,33 ppm arasında değişmiştir. Yeşil ve kuru ot için en yüksek verim %67yem bezelyesi - %33yulaf ile %33yem bezelyesi - %67yulaf karışımlarından elde edilmiştir. Kaba yem kalitesi açısından baklagiller, verim açısından ise buğdaygiller öne çıkmıştır. Yüksek verim ve kaliteli kaba yem elde edilebilmesi için karışımlar tercih edilmelidir. İstatistik analiz sonuçlarına göre gübresiz ile gübre verilen dozlar arasında önemli fark bulunurken, 8,7 DAP kg/da ile 17,4 DAP kg/da gübre dozları arasındaki fark istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur.

GübrelerMacar fiğiYem bezelyesi+2
Ferhat Demirhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı bezelye (Pisum sativum L.) genotiplerinin yem verimleri ve bazı kalite özellikleri

Araştırma, iki farklı lokasyona (Edirne ve Tekirdağ) ait ekolojik koşullarda kışlık ekilen bezelye genotiplerinin yem verimleri ile bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmalar, Edirne İli Kemerler Köyü ve Tekirdağ İli Malkara ilçesindeki çiftçi arazilerinde susuz koşullarda, 2020-2021 yetiştirme sezonunda kışlık olarak yürütülmüştür. Sıra arası 25 cm ve 5 m uzunlukta 6 sıradan oluşan parsellere metrekarede 100 bitki olacak şekilde ekim yapılmıştır. Ekimle birlikte dekara 5 kg saf azot ve fosfor gelecek şekilde gübreleme yapılmıştır. Bezelye genotiplerinin doğal konumdaki bitki boyu, bitki boyu, dal sayısı, sap çapı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, tohum verimi, bitkide meyve sayısı, meyve boyu, meyve eni, meyvede tohum sayısının yanı sıra bazı kalite özellikleri (ham protein oranı, ham protein verimi, ADF, NDF, Ca, Mg, P ve K) saptanmıştır. En yüksek doğal bitki boyu Edirne lokasyonunda Töre çeşidinde (107,75cm) ölçülürken, en uzun bitki boyu ise Taşkent çeşidinde (188,43 cm) Edirne lokasyonunda ölçülmüştür. Dal sayısı en fazla 3,95 adet ile Edirne lokasyonunda P15 genotipinde bulunurken, sap çapı en fazla (3,85 mm) Malkara lokasyonunda Töre, Edirne lokasyonunda da Ateş çeşidinde ölçülmüştür. En yüksek yeşil ot verimi Edirne lokasyonunda P10 genotipinde (6519,00 kg/da), en düşük kuru ot verimleri ise P15 (987,25 kg/da), P11 (1028,50 kg/da) ve P10 (1121,75 kg/da) genotiplerinde tespit edilmiştir. En yüksek tohum verimi 585,95 kg/da ile P10 ve 528,40 kg/da ile P11 genotiplerinde belirlenmiştir.

BezelyeGenotipKalite özellikleri+2
Mert Baş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yem bezelyesi (Pisum arvense L.)-kanola (Brassica napus L.) karışımlarının yem verimleri ve bazı kalite özellikleri

Araştırma 2019-2021 yılları arasında 2 yıl süreyle Malkara-Tekirdağ Yörük mahallesi çiftçi arazisinde susuz koşullarda, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırma alanında her yıl ekimden 6 ay önce dekara 2 ton yanmış hayvan gübresi ile gübreleme yapılmıştır. Araştırmada, farklı oranlarda yem bezelyesi-kanola karışımlarının (%100 yem bezelyesi, %100 kanola, %50 yem bezelyesi+%50 kanola, %75 yem bezelyesi+%25 kanola, %25 yem bezelyesi+%75 kanola) yeşil ot verimi (kg/da), kuru ot verimi (kg/da), ham protein (%), ham selüloz (%), ADF (%), NDF (%), Ca (%), Mg (%), K (%) ve P oranları (%) belirlenmiştir. En yüksek, yeşil ot verimi yalın yem bezelyesinde (8005,00 kg/da), kuru ot verimi %25 kanola+%75 yem bezelyesi karışımda (1824,66 kg/da), ham protein oranı yalın yem bezelyesinde (%19,93), ham selüloz oranı (%29,45), ADF (%35,50) ve NDF oranı (%46,60), Ca oranı (%2,03), Mg oranı (%0,66) yalın kanolada K oranı yalın yem bezelyesinde ve %75 yem bezelyesi+%25 kanola karışımında (%1,70) belirlenmiştir.

KanolaKarışımlarYem bezelyesi+1
İzzet Akman
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Trakya Bölgesi doğal florasında bulunan bazı yabani fiğ (Vicia sp.) türlerinin kromozom sayıları ve karyotip karakterizasyonunun belirlenmesi

Bu çalışma, Trakya Bölgesi'nde doğal olarak yetişen Vicia cinsine ait V. pannonica subsp. pannonica, V. sativa subsp. nigra, V. villosa subsp. villosa, V. lutea subsp. hirta, V. hybrida L. türleri olmak üzere 7 farklı genotipin kromozom sayıları ve karyolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Sitolojik karakterizasyon çalışması Feulgen boyası kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada türlere ait karyotip analizi yapılarak idiogramları çizilmiştir. Çalışma sonucunda V. sativa subsp. nigra kromozom sayısı 2n=14, V. pannonica subsp. pannonica kromozom sayısı 2n=14, V. lutea subsp. hirta kromozom sayısı 2n=14, V. villosa subsp. villosa kromozom sayısı 2n=14, Vicia hybrida L. kromozom sayısı 2n=12 olarak tespit edilmiştir. Çalışmada Vicia cinsinde yer alan genotiplerin karyotip formülleri; Vicia sativa subsp. nigra türü 21-2 nolu genotipte 4Sm + 3M olarak, Vicia pannonica subsp. pannonica türü 15-14 nolu genotipte 4St + 2Sm, Vicia lutea subsp. hirta türü 7-6 nolu genotipte 7Sm, 15-I-24 nolu genotipte 7St olarak, Vicia villosa subsp. villosa türü 15-I-43 nolu genotipte 6Sm + 1M, 120-3 nolu genotipte 7Sm, Vicia hybrida L. türü 22-1 nolu genotipte 5St + 1Sm olarak belirlenmiştir. Çalışılan genotipler arasında en küçük kromozom boyuna 2.391 µm ile Vicia sativa subsp. nigra türü 21-2 nolu genotip sahipken, en büyük kromozom boyuna ise 8.459 µm ile Vicia lutea subsp. hirta türü 15-I-24 nolu genotip sahiptir. Kol oranlarında ise en küçük kol oranı 1.500 µm ile Vicia villosa subsp. villosa türü 15-I-43 nolu genotip, en büyük kol oranına ise 4.754 µm ile Vicia hybrida L. türü 22-1 nolu genotipte rastlanmıştır.

Karyotip analizKromozomlarSitogenetik+2
Sude Karadoğan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı lokasyonlarda yetiştirilen yulaf (Avena sativa L.) genotiplerinin ot verimi ve bazı bitkisel özelliklerinin biplot yöntemiyle belirlenmesi

Bu çalışmada, 10 adet yulaf çeşit ve hattının Edirne, Biga ve Tekirdağ lokasyonlarında ot veriminin belirlenmesi, kuru ot veriminin GGE Biplot tekniği ile incelenmesi amaçlanmıştır. Kuru ot verimi bakımından çeşit ve hatlar arasında tüm lokasyonlarda fark önemsiz bulunmuştur. Araştırmanın 2. yılında ise sadece Edirne lokasyonunda farklar önemli bulunmuştur. Kuru ot verimi Tekirdağ lokasyonunda ilk yıl 1.027,12 – 1.427,71 kg/da, ikinci yıl 1.419,31 – 2.221,81 kg/da Edirne lokasyonunda ilk yıl 1.417,00 – 1.726,00 kg/da, ikinci yıl 1.239,75 – 2.829,50 kg/da ve Biga lokasyonunda ilk yıl 1.234,90 – 1.668,33 kg/da, ikinci yıl 1.014,71 – 1.522,06 kg/da arasında olmuştur. Sonuç olarak, Tekirdağ koşullarında Sebat, Edirne koşullarında Kahraman ve YBVD-24, Biga koşullarında ise Kahraman, Yeniçeri ve YBVD-24 çeşit ve hatları yulafın kuru ot üretimi için yetiştiriciliğinde elverişli olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yulaf, Avena sativa L., Biplot Analizi, Yeşil Ot Verimi, Kuru Ot Verimi

Avena sativaBiplot analiziKuru ot verimi+2
Deniz Tunçel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Flow sitometri ile ulusal elma genetik kaynaklarımızın çekirdek DNA içerikleri ve ploidi düzeylerinin belirlenmesi

İnsanlık tarihinin ilk meyvesi olan elma (Malus × domestica ) yabancı döllenen bir türdür. Temel kromozom sayısı x=17 olan elma cinsi içerisinde ploidi, diploid (2n=2x=34) ile pentaploid(2n=5x=85) arasında değişim göstermektedir. Kültürü yapılan elma çeşitlerinin çoğunluğu diploid olmakla birlikte bir kısmı ise triploiddir. Bu yüksek lisans tez çalışmasının amacı flow sitometri ile Isparta Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü bünyesinde bulunan ulusal elma canlı genetik kaynak koleksiyonunu oluşturan genetik materyallerin çekirdek DNA içerikleri ve ploidi düzeylerini ilk defa belirlemektir. Koleksiyon yerli ve yabancı olmak üzere toplamda 340 farklı elma çeşit ve genotipini içermektedir. Çalışma da örnekler sağlıklı bitkilerin taze yaprakları kullanılarak hazırlanmıştır. Floresan boya olarak propidium iodide ve standart olarak Vicia sativa (Nilüfer yaygın fiğ ) kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre çalışma da kullanılan 340 adet elma çeşit ve genotipinin 2C çekirdek DNA içeriklerinin 1,46 pg ile 2,45 pg arasında değiştiği belirlenmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda DNA içeriği farklılıklarının önemli olduğu saptanmıştır. Koleksiyonda yer alan elma çeşit ve genotipleri 2C çekirdek DNA içeriklerine göre diploid ve triploid olmak üzere çok kolayca ayırt edilebilen iki grup oluşturmaktadır. Ortalama 2C çekirdek DNA içeriği diploid ve triploidlerde sırasıyla 1,46 ile 1,69 pg ile 2,04 ile 2,45 pg arasında değiştiği belirlenmiştir. Yapılan bu çalışma sonunda ulusal elma genetik kaynak koleksiyonunda yer alan elma çeşit ve genotiplerinden 284 tanesinin diploid iken, 56 tanesinin ise triploid olduğu belirlenmiştir.

Akım sitometrisiElmaHücre çekirdeği+1
Yaren İpek Şimşek
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı yabani korunga (Onobrychis sp.) populasyonlarının Tekirdağ ekolojik koşullarında tarımsal ve sitolojik özellikleri üzerine araştırmalar

Bu araştırmada, 49 yabani korunga populasyonunun bazı morfolojik, tarımsal ve sitolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarla denemeleri Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada bitki boyu, sap kalınlığı, yaprak sapı kalınlığı, yaprak boyu, yaprakta yaprakçık sayısı, yaprakta yaprakçık boyu, yaprakta yaprakçık eni, ana sapta çiçek salkımı sayısı, çiçek salkımı boyu, bitki yeşil ot verimi, bitki kuru ot verimi, kuru madde oranı, ham protein oranı, ADF oranı, NDF oranı ve çekirdek DNA içerikleri tespit edilmiştir. Korunga populasyonlarının bitki boyu, sap kalınlığı, yaprak sapı kalınlığı, yaprak boyu, yaprakta yaprakçık sayısı, yaprakta yaprakçık boyu, yaprakta yaprakçık eni, ana sapta çiçek salkımı sayısı, çiçek salkımı boyu, bitki yeşil ot verimi, bitki kuru ot verimi, kuru madde oranı, ham protein oranı, ADF oranı NDF oranıve çekirdek DNA içerikleri bakımından populasyonlar arasında istatistiki olarak önemli farklar meydana gelmiştir. Sonuç olarak, araştırmada kullanılan korunga populasyonları arasında morfolojik, tarımsal ve sitolojik özellikler bakımından geniş bir varyasyon mevcuttur. Yapılacak ıslah çalışmalarında genetik materyal olarak kullanılabilirler.

DNAGenetik varyasyonHücre çekirdeği+2
Eyüp Erdem Teykin
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekmeklik buğday genotiplerinin kurağa tolerans yönünden karşılaştırılması

Çalışma 3 aşamalı olarak yapılmıştır. Laboratuvar koşullarında 43 genotip PEG6000 ile yaratılan 5 farklı kuraklık ortamında (0,00 MPa, 0,25 MPa, 0,50 MPa, 0,75 MPa ve 1,00 MPa uygulamaları) 5 tekrarlamalı olarak Tesadüf Parselleri Deneme Desenine göre denemeye alınmıştır. Laboratuvar çalışmalarında bitki ağırlığı, kök sayısı, kök uzunluğu, kök ağırlığı, sürgün uzunluğu ve sürgün ağırlığı karakterleri belirlenmiştir. Tüp denemesi 24 Ekmeklik buğday genotip ile yürütülmüştür. Bu 24 genotip çalışmada kullanılan 39 adet ekmeklik buğday, 1 adet çavdar, 1 adet kavlıca, 2 adet siyez popülasyonu olmak üzere 43 adet genotipin arasından laboratuvar koşullarında PEG ile yapılan kuraklık çalışması sonucu belirlenen genotiplerdir. Çalışmada bitki boyu, başak boyu, başakta başakçık sayısı, başakta dane sayısı, başakta dane ağırlığı, kök uzunluğu, kök ağırlığı özellikleri incelenmiştir. Tüp çalışması Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Kasa denemesi 10 metre uzunluğunda ve 1,2 metre genişliğinde oluşturulan kasalara 45 genotip 1 metre boyunda sıra olarak ekilmiştir. Çalışmada genotiplerin erken dönemde kurağa toleransları incelenmiştir. Çalışmada fide canlı kalım oranı, fide gelişimi, bitki örtüsü sıcaklığı, klorofil oranı, stoma eni, uzunluğu ve boyu özellikleri incelenmiştir. İncelenen özelliklerde yapılan varyans analizi ve önemlilik testi sonucunda PEG uygulamaları, kuraklık seviyesi uygulamaları ve kasada fide canlı kalım oranları yönünden genotipler incelendiğinde genotipler arasında önemli bir değişimin olduğu gözlemlemiştir. Laboratuvar koşullarında 43 genotip ile yürütülen çalışmalarda incelenen kurağa tolerans özelliği yönünden en iyi genotipler Enola, NKÜ Ergene, Bezostoja 1 ve Maden genotipleri olurken, bunları Aglika, Falado, Anopa, Selimiye, Bora ve Hakan genotipleri izlemiştir. Kurağa tolerans yönünden en alt değerler ise Siyez-1, Siyez-2 ve Kavlıca genotiplerinde elde edilmiştir. Tüp ortamında yapılan çalışmada incelenen kurağa tolerans özelliği yönünden Enola ve NKÜ Ergene en üstte yer alırken, bunları Rumeli, Prima, Esperia ve Bora genotipleri izlemiştir. Tüp ortamında en düşük değerler ise Kavlıca Beyaz, LG59, Adelaide ve Rebelde genotiplerinde elde edilmiştir. Kasa ortamında ise fide canlı kalım oranı yönünden Esperia, Rumeli, Krasunia Odes'ka, Almeria ve Falado genotipleri daha iyi sonuçlar gösterirken, Adelaide, LG59, Siyez-1 ve Siyez 2, Başkan ve Anopa ise düşük değerler vermişlerdir. Kasa ortamında incelenen tüm özellikler dikkate alındığında Enola, Mihelca, Maden, Hamza ve Aglika genotipleri kuraklık yönünden daha iyi bulunurken, Adelaide, Başkan, Spelta Beyaz, Siyez-1 ve Aldane ise düşük değerler vermişlerdir.

Bitki örtüsüEkmeklik buğdayGenotip+2
Seher Akseki
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli ve yabancı kökenli ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin tane verimi ve bazı verim komponetleri açısından karşılaştırılması

Araştırma, 2018-2019 ve 2019-2020 yetiştirme dönemlerinde Tekirdağ ekolojik koşullarında 10 u yurtiçi ve 5 i yurtdışı kaynaklı olmak üzere toplam 15 ekmeklik buğday çeşidi ile tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemeye alınan ekmeklik buğday çeşitlerinin tane verimi ve bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, başak fertilite indeksi, başak indeksi, hasat indeksi ve bin tane ağırlığı gibi verim unsurları incelenmiştir. İncelenen özellikler bakımından çeşitlerin ortalamaları arasındaki farklılıklar ile yıl x çeşit interaksiyonları 0.01 olasılık düzeyinde istatistiki anlamda önemli bulunmuştur. Yıllar arasında ortalama farklılıklar başakta tane ağırlığı ve başak indeksi için 0.05 düzeyinde önemli iken diğer özellikler için 0.01 düzeyinde önemli bulunmuştur. İki yetiştirme mevsimi süresince yürütülen denemelerden elde edilen veriler üzerinden ekmeklik buğday çeşitlerinin bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, hasat indeksi, başak indeksi, başak fertilite indeksi, bin tane ağırlığı ve tane verimi ortalamaları sırasıyla 75,2 ile 97,7 cm, 8,57 ile 11,25 cm, 18,13 ile 21,95 adet, 42,9 ile 56,8 adet, 1,865 ile 2,452 g, 44,10 ile 48,90, 76,42 ile 81,41, 64,03 ile 85,25, 36,2 ile 50,5 g ve 614,7 ile 769,3 kg da-1 arasında değişmiştir. Sonuç olarak tane verimi ve incelenen verim komponentleri birlikte değerlendirildiğinde Glosa, Prima, NKÜ Lider, Rumeli, Orfeas ve Gogas R2 ekmeklik buğday çeşitlerinin diğer çeşitlere oranla daha yüksek performansa sahip oldukları ve bu çeşitlerin başta Trakya bölgesi olmak üzere ülkemizin ekmeklik buğday üretim bölgelerine en uygun çeşitler olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Ekmeklik Buğday, Tane Verimi, Başak Özellikleri, Hasat İndeksi, Bin Tane Ağırlığı.

BaşaklarEkmeklik buğdayHasat indeksi+1
Ayşen Memet
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Trakya bölgesi florasından toplanan üçgül (Trifolium L-Fabaceae) türlerinin; verim ve verim unsurlarının belirlenmesi

Bu araştırmada Tekirdağ koşullarında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme ve uygulama arazisinde, 2021-2022 yetiştirme döneminde, 2020 yılında 119O950 Trakya Bölgesi Doğal Florasındaki Üçgül (Trifolium L.-Fabaceae) Türlerinin Taksonomisi, Dağılımı, Fenolojik, Morfolojik ve Bazı Kimyasal Özellikleri isimli proje çerçevesinde yürütülen çalışmadan seçilen 7 farklı türe ait (T. repens, T. nigrescens Viv., T. constantinopolitanum, T. pratense, T. striatum ve T. lappaceum ve teşhis edilemeyen Trifolium L.) 37 farklı genotip materyal olarak kullanılmıştır. Arazinin farklı bölümüne şaşırtılan genotipler, Tesadüf Blokları deneme deseninde; faktöriyel düzende hazırlanan 3m uzunluğundaki parsellere 75x75cm olarak her türden en az 5 bitki olacak şekilde, köklü olarak dikilmeleri 04.08.2021 tarihinde yapılmıştır. Damla sulama sistemi ile dikim sonrası sulama yapılmıştır. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu Nisan-Eylül ayları arasında 6 aylık periyotla sulamaya devam edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, üçgül türlerinde; bitki boyu, sap çapı, yaprakçık eni, yaprakçık boyu, kömeç sayısı, yeşil ot verimi, kuru ot verimi verileri içerisinde; bitki boyu ile yeşil ve kuru ot verimleri değerlendirildiğinde en yüksek bitki boyunun 36,70 cm ile Trifolium L. olarak kaydedilen ancak türü teşhis edilemeyen 44047 genotipinde, en kısa boy ise T. nigrescens türüne ait 97/59 no.lu genotipte saptanmıştır. En yüksek yeşil ot verimi 501,63 g ile T. repens türüne ait 148/T-1 no.lu genotipte, en düşük ise 4,00 g ile T. nigrescens'e ait 97/59 no.lu genotipte saptanmıştır. En yüksek kuru ot verimi ise 138,89 g ile T. repens türüne ait 148/T-1 no.lu genotipte, en düşük kuru ot verimi ise 8,66 g ile T. pratense türüne ait 20H05 no.lu genotipte bulunmuştur. %50 çiçeklenme döneminde biçilen üçgül türlerine ait genotiplerde kimyasal analiz sonuçlarına göre; ham protein oranı %10,47-23,69, ham selüloz oranı %20,60-31,48, ham kül oranı %5,89-11,74, ADF %26,22-45,23, NDF %36,75-60,96 arasında değişmiştir.

Asit deterjan fiberProteinlerSelüloz+1
Emre İbrahim Duman
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dokuz ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşidinin yarım diallel melez F2 generasyonlarında bazı verim ve kalite komponentleri için kombinasyon yeteneklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, farklı orijinli dokuz buğday (Triticum aestivum L.) genotipinin resiproksuz yarım diallel melez F2 döllerinde bazı agronomik ve kalite özellikleri bakımından kombinasyon yetenekleri ve heterosis değerlerinin incelenmesi amacıyla 2019-2020 yetiştirme sezonunda Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu, başak uzunluğu, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı, hasat indeksi, tane verimi, hektolitre, yaş gluten oranı, sedimantasyon, protein içeriği özellikleri incelenmiştir. İncelenen her özellik için kombinasyon yetenekleri analizleri, Griffing Metot II, Model I e göre yapılmıştır. İncelenen tüm özellikler için anaçların Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği etkileri istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Genel Kombinasyon Yetenekleri göz önüne alındığında verimi artırmaya yönelik ıslah programlarında Maden ve NKÜ Ergene ve Glosa çeşitlerinin, kaliteyi artırmaya yönelik ıslah programlarında ise Segor ve Maden çeşitlerinin anaç olarak kullanılmasının uygun olacağı görülmüştür. Bu çalışmada incelenen tüm özellikler bakımından σ2GKY /σ2ÖKY oranı birden büyük bulunmuştur. Bu değer kalıtımda tüm karakterler bakımından eklemeli gen etkilerinin söz konusu olduğunu ifade etmektedir.

Diallel melezlemeEkmeklik buğdayHeterobeltiosis+2
Mert Kırçiçek
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı şeker mısır genotiplerinin morfolojik, genetik ve teknolojik olarak tanımlanması

Çalışmada 59 adet şeker mısır hattı kullanılmıştır. Bu hatlar UPOV (The International Union for the Protection of New Varieties of Plants) un belirlediği karakterler ile morfolojik, 16 SSR [basit dizi tekrarları] primeri kullanılarak moleküler ve protein, nişasta, yağ ve toplam şeker analizleri ile de teknolojik olarak incelenmiştir. Morfolojik ve moleküler değerlendirmelerin sonuçları ile kümeleme analizleri yapılmış ve iki ana grup saptanmıştır. Bu iki ana grubu, su (normal şeker mısır) tip ve sh (süper tatlı şeker mısır) tip şeker mısır hatlarının oluşturduğu görülmüştür. Gözlenen morfolojik karakterlerde gerçekleştirilen temel bileşenler analizi (TBA) ile 23 UPOV karakteriyle sahip olunan varyasyonun ifade edilebileceği ortaya konulmuştur. Moleküler analiz ile SSRs lokusları için allel sayısı 2 ile 12 arasında değişmiş ve ortalama allel sayısı 5.56 olarak bulunmuştur. Moleküler ve morfolojik benzerlik matris değerlerine göre birbirlerine en uzak 8 hat biyometrik genetik değerlendirmeler gerçekleştirmek üzere yarım dilallel melezlemeye tabi tutulmuşlardır. Melezlerin ve ebeveynlerin bulunduğu deneme, 2020 yılında Sakarya koşullarında kısmen dengeli basit latis deneme desenine göre 2 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Ebeveynler ve melezlerin biyometrik genetik değerlendirmelerinde genetik varyans bileşenleri arasında oranlar gözden geçirildiğinde, yalnızca koçanda sıra sayısı karakterinde kısmi dominantlık öteki karaterlerdeyse üstün dominantlığın etkisinin varlığı anlaşılmaktadır. Genel kombinasyon kabiliyeti (GKK) üzerinde durulan bütün karakterlerde önemli bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği (ÖKK) koçanda sıra sayısı karakteri hariç diğer tüm özelliklerde önemli bulunmuştur. Ortalama heterosis değerleri bütün karakterlerde pozitifken, ortalama heterobeltiosis değerlerinde ise tepe püskülü çiçeklenme gün sayısı ve tane kabuk kalınlığı hariç bütün karakterlerde pozitif değerler kaydedilmiştir. Bu çalışmada; tepe püskülü çiçeklenme gün sayısı, bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, koçan uzunluğu, koçan çapı, koçanda sıra sayısı, sırada tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane kabuk kalınlığı, taze koçan verimi ve kuru tane verimi karakterleri ile teknolojik değerlendirme olarak da % yağ, % nişasta, % protein ve % toplam şeker değerleri incelenmiştir. Sonuç olarak, şeker mısır ıslahında su ve sh tiplerinin ayrımında morfolojik, moleküler ve teknolojik değerler üzerinden ayrımlarının yapılabileceği ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kendilenmiş Şeker Mısır Hattı, Yarım Diallel, Morfoloji, SSR Markör, Kombinasyon Yeteneği, Toplam Şeker

Basit dizi tekrarları (SSR)Kombinasyon yeteneğiMarkörler+3
Mehmet Cavit Sezer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yem bezelyesi (Pisum arvense L.) çeşitlerinde bazı morfolojik ve kimyasal özelliklerin zaman ve toprak üstü biomasına bağlı olarak değişimi

Bu araştırma, Tekirdağ ili Şarköy ilçesi Eriklice mahallesi üretici arazisinde 2020-2022 yılları arasında iki yıl süreyle, Ateş ve Töre yem bezelyesi çeşitlerinde bazı morfolojik ve kimyasal özelliklerin zaman ve toprak üstü biomasına bağlı olarak değişiminin belirlenmesi amacıyla, susuz koşullarda, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada yem bezelyesinde, bitki boyu (cm), yan dal sayısı (adet), ana sapta yaprak sayısı (adet), yaprak/sap oranı, toprak üstü bioması (mg), ham protein oranı (%), ham selüloz oranı (%), NDF (%), ADF (%), kalsiyum (%), magnezyum (%), fosfor (%), potasyum (%) ve tetani oranının zaman ve toprak üstü biomasına bağlı olarak değişimleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, ham protein oranı, ham selüloz oranı, NDF, ADF ile mineral madde içeriği (kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum oranları) ve tetani oranı bakımından yem bezelyesinin hayvanlar için dengeli yem verebileceği ve bu sonuçların regresyon denklemleri ile açıklanabileceği sonucuna varılmıştır.

Morfolojik özelliklerPisum arvenseRegresyon+3
İbrahim Avkıran
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gama ışınlaması ile oluşturulan ekmeklik buğday (L.) M4 populasyonlarının bazı morfolojik ve agronomik özelliklerindeki değişimlerin belirlenmesi

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü'nde 2019-2020 yetiştirme döneminde tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülen bu çalışmada, 5 adet farklı ekmeklik buğday ticari çeşidi ve bu çeşitlerin 60Co kaynağından 4 farklı gama dozu (100, 200, 300 ve 400 Gy) uygulaması ile elde edilmiş olan 20 adet M4 populasyonu materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada incelenen tane verimi ve kalite özellikleri için genotip ve mutasyon dozu ortalamaları arasındaki farklılıklar ile başakta tane sayısı ve yaş gluten oranı hariç diğer tüm özellikler için genotip x doz interaksiyonu istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Genel olarak kontrolle karşılaştırıldığında düzenli olmamakla birlikte; gama ışını dozlarının bitki boyu, başak uzunluğu, başakta tane ağırlığı, protein oranı, yaş gluten oranı, zeleny sedimantasyon değeri, enerji değeri ve tane sertliği için pozitif yönde değiştirici ve başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı, hasat indeksi, hektolitre ağırlığı ve tane verimi için ise negatif yönde değiştirici etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ekmeklik buğday mutasyon ıslahı çalışmalarında verim ve verim kompanentlerinin iyileştirilmesi için 100 ile 200 Gy arasında gama ışını dozlarının, tane kalite özelliklerinin iyileştirilmesi için de 300 ile 400 Gy arasında gama ışını dozlarının daha etkili sonuçlar oluşturabileceği anlaşılmıştır. Çalışmamızda fenotipik varyasyon katsayısı (PCV) değerleri (%1,47-14,90) ile genotipik varyasyon katsayısı (GCV) değerleri (%1,31-14,29) orta ve düşük olarak tahmin edilmiştir. Geniş anlamda kalıtım derecesi ve %10 seleksiyon şiddetinde beklenen genetik ilerleme değerleri sırasıyla %53,66-96,31 ve %0,53-67,85 arasında değişmiştir. Yüksek kalıtım derecesi ile birlikte yüksek genetik ilerlemenin tahmin edildiği alveograf enerji değeri için seleksiyonun M4 generasyonunda etkili olabileceği görülmektedir. Başakta tane sayısı ve tane sertliği değeri için yüksek kalıtım derecesi değeri ile orta genetik ilerlemenin tahmin edilmiş olması bu özellikler için seleksiyonun sonraki generasyolara bırakılmasının daha uygun olabileceğini göstermektedir.

Agronomik özelliklerEkmeklik buğdayGama ışınlama+3
Uğur Barkın Bakar
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı aspir genotip ve melezlerinin karakterizasyonu ve ileri kademe ıslah materyallerinin oluşturulması

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma ve uygulama arazisinde 2018, 2019 ve 2020 yıllarında yürütülen bu araştırmada, line (5) × tester (9) çoklu dizi yöntemiyle elde edilen 45 F1 melez kombinasyonu ve ebeveynlerinin bazı tarımsal ve teknolojik özellikleri ile bu genotiplerin genetik çeşitliliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gibberellik asit kullanılarak kısırlaştırılan genotiplerin melezlemesinden elde edilen 45 F1 melez kombinasyonu ve 14 ebeveyn (line ve tester) ile yürütülen deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Bu amaçla, çıkış gün sayısı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, dal sayısı, tabla sayısı, tabla çapı, tabladaki tohum sayısı, 1000 tane ağırlığı, tohum verimi, kabuk oranı, ham yağ oranı, yağ verimi, linoleik ve oleik yağ asidi içeriği gibi özellikler incelenmiştir. Çalışma kapsamında ebeveynlerin (line ve tester) genel kombinasyon yetenekleri ve melez genotiplerin özel kombinasyon yetenekleri belirlenmiş, melez genotiplerin heterosis ve heterobeltiosis oranları hesaplanarak ümitvar döller belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hem F1 hem de F2 kademesinde yüksek tohum verimi ve yağ içeriğine sahip genotipler BA12, BA18, BA24, EC4, EC5, EC6, EC11, EC18, EC20 ve EC21 melezleri olmuştur. Belirlenen bu 10 ümitvar melez genotip yeterli varyasyonun sağlanabilmesi amacıyla diğer melez genotiplerle birlikte ileri kademelere taşınacak ve seleksiyona F2 kademesinden sonraki kademelerde (F3-F4) başlanacaktır. Çalışmada genetik çeşitliliği belirlemek amacıyla kullanılan 10 SSR markerden 6'sının polimorfik olduğu belirlenmiş ve toplamda 28 allel tespit edilmiştir. Ortalama efektif allel sayısı (Ne) 3.172, gözlenen ortalama heterozigoti (Ho) 0.548, beklenen ortalama heterozigoti (He) 0.680, ortalama kendileme katsayısı (Fit) 0.187, ortalama toplam genetik varyans (Fst) 0.593, ortalama polimorfik bilgi içeriği (PIC) 0.664 ve ortalama Shannon bilgi indeksi (I) 1.251 olarak hesaplanmıştır. Markerlerin ortalama PIC değerlerine bakıldığında gelecekte yapılacak olan aspire özgü moleküler çalışmalarda kullanılabileceği görülmektedir. Ayrıca gelecekte yapılacak ıslah çalışmalarında, özellikle birbirine genetik olarak uzak mesafede bulunan melez genotipler arasında yapılacak olan çift melezlemelerle genetik varyasyon artırılarak daha üstün performans sahip hatların elde edilme olasılığı yükseltilmiş olacaktır.

Emrullah Culpan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ekim zamanlarında uygulanan vermikompostun mercimek (Lens culinaris Medik.)'te verim ve verim ögeleri üzerine etkisi

Türkiye' de üretilen kırmızı mercimeğin % 98' i Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetiştirilmektedir. Mercimek bölge tarımı için önde gelen ürünlerden birisi olmasından dolayı, yüksek ürün kalitesi ve tane verimi için uygun ekim zamanının belirlenmesi ve bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin karşılanması gerekmektedir. Bu çalışma, farklı ekim zamanlarına bağlı olarak uygulanan vermikompostun verim ve verim ögeleri üzerine etkilerinin araştırılması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 5 ekim zamanı (15 Ekim, 1 Kasım, 15 Kasım, 1 Aralık, 15 Aralık) ve 5 vermikompost dozu (Kontrol, 250, 500, 750 ve 1000 kg/da) faktör olarak kullanılmıştır. Çalışma tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Deneme sonucunda; fenolojik özelliklerden çıkış süresi 11.00-25.33 gün, çiçeklenme süresi 130.67 – 181.67 gün, bakla bağlama süresi 149.67 – 210.00 gün ve olgunlaşma süresi 162.33 – 226.00 gün arasında değişkenlik göstermiştir. Metrekarede bitki sayısı 165.33 – 265.33 adet, bitki boyu 35.81 – 57.13 cm, ilk bakla yüksekliği 17.80 – 27.90 cm, birincil dal sayısı 1.87 – 3.40 adet, ikincil dal sayısı 2.70 – 4.88 adet, bitkide bakla sayısı 20.77 – 54.53 adet, bitkide tane sayısı 25.97 – 82.47 adet, baklada tane sayısı 1.13 – 1.51 adet, biyolojik verim 395.71 – 916.11 kg/da, tane verimi 92.23 – 252.65 kg/da, 1000 tane ağırlığı 32.49 – 38.00 g ve hasat indeksi % 11.07 – 32.67 aralığında değişkenlik göstermiştir. Çalışma sonucuna göre, Siirt ve benzer ekolojik koşullarda kışlık mercimek yetiştiriciliğinde en uygun ekim tarihi 1 Aralık olarak tespit edilmiştir. Erken yapılan ekimlerde yabancı ot sorunu ve yatma problemleri gözlemlenmiştir. Buna ek olarak, erken ekimler hastalık ve zararlı riskini artırmaktadır. 1 Aralık tarihinden daha geç yapılan ekimlerde ise bitki gelişimi ve tane verimi açısından düşüş olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 250 ve 500 kg/da vermikompost uygulamasının verim ve verim ögeleri üzerine olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir. En yüksek tane verimi 252.6 kg/da ile 4. Ekim zamanında uygulanan 250 kg/da vermikompost dozundan elde edilmiştir. 750 kg/da'dan daha yüksek miktarda uygulanan vermikompostun fenolojik özellikler, bitki gelişimi ve verim ögeleri üzerinde olumsuz etki gösterdiği belirlenmiştir.

Mustafa Ceritoğlu
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ekolojik koşullarında farklı sıra üzeri mesafelerinin adaçayında (Salvia officinalis L.) bazı kalite kriterlerine ve uçucu yağ kompozisyonuna etkisi

Tıbbi adaçayı (Salvia officinalis L.) bitkisinin materyal olarak kullanıldığı bu araştırma 2018 yılında Siirt ekolojik koşullarında yürütülmüştür. Adaçayında farklı sıra üzeri mesafelerinin uygulandığı deneme; Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanlarında tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Deneme sıra arası mesafe 70 cm, sıra üzeri mesafeler 20, 30, 40, 50 ve 60 cm olarak denenmiştir. Araştırmada, bitki boyu (cm), dal sayısı (adet), yaprak boyu (cm), yaprak eni (cm), gövde kalınlığı (cm), uçucu yağ oranı (%) ve uçucu yağ bileşenleri incelenmiştir. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, sıra üzeri mesafesinin yaprak uzunluğu, yaprak eni ve gövde kalınlığı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmazken, bitki boyu, dal sayısı, uçucu yağ oranı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre en yüksek bitki boyu 36,49 cm ile 20 cm sıra üzeri mesafesinden, en düşük bitki boyu ise 28,32 cm ile 50 cm sıra üzeri mesafesinden alınmıştır. En yüksek dal sayısı 7,62 adet ile 60 cm sıra üzeri mesafesinden, en düşük dal sayısı 5,50 adet ile 40 cm sıra üzeri mesafesinden elde edilmiştir. En yüksek uçucu yağ oranı % 1,15 ile 20 cm sıra üzeri mesafesinden, en düşük uçucu yağ oranı % 0,86 ile 60 cm sıra üzeri mesafesinden alınmıştır. Ayrıca sıra üzeri mesafeleri arttıkça uçucu yağ oranlarında azalma meydana geldiği görülmüştür. Başlıca uçucu yağ bileşenleri ise; á-Thujon, Camphor, 1,8-Cineole, Endo-Borneol, l-Limonene, Bornylacetate, Epiglobulol, trans-Caryophyllene, à- Caryophyllene, á-Myrcene ve à-Terpenine olarak bulunmuştur.

Rojin Özek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ili merkez ilçesi Doluharman köyü doğal merasının farklı yükseltilerine göre verim ve botanik kompozisyonunun değişimi

Bu çalışmada, yarı-kurak iklim koşullarındaki bir merada yükselti farkının bitki örtüsü kompozisyonu ve verimliliği üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma; Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Siirt ili Merkez ilçesine bağlı Doluharman köyü doğal merasının 3 farklı yükselti (620, 770 ve 920 m)'ye sahip mera kesiminde, 2021 yılında yürütülmüştür. Vejetasyon etütleri Mayıs ayında yapılmış olup, ölçümlerde Modifiye Edilmiş Tekerlekli Lup (Halka) yöntemi kullanılmıştır. İncelenen mera kesimlerinde yeşil ve kuru ot verimleri, ağırlığa göre botanik kompozisyonda buğdaygil, baklagil ve diğer familya bitkilerinin oranları ile bitki örtüsünün toprağı kaplama oranı belirlenerek farklı yükseltilere sahip meraların sağlık sınıflaması yapılmış; vejetasyon etüdünde rastlanılan bitki türlerinin, familyaları, ömür uzunlukları ve etki dereceleri (azalıcı, çoğalıcı ve istilacı türler) saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yükseltiye bağlı olarak incelenen tüm parametrelerin anlamlı şekilde değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir. Buna göre, yükseltinin artışına paralel olarak mera alanından elde edilen yeşil ve kuru ot verimleri artmış; ortalama verimler sırasıyla, 404.92 ve 141.97 kg/da olarak saptanmıştır. Tüm yükselti kademelerinde, ağırlığa göre botanik kompozisyonda buğdaygil bitkilerinin oranının yüksek olduğu; mera geneli itibariyle ağırlığa göre botanik kompozisyonda ortalama buğdaygil oranının % 73.63, baklagil oranının % 11.90 ve diğer familya bitkilerinin oranının % 14.47 olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, yükselti derecesinin artışına bağlı olarak bitkiler tarafından toprağı kaplama oranı artmıştır. Mera alanının ortalama toprağı kaplama oranı % 71.50 olarak saptanmıştır. Bu duruma göre, incelenen meranın, mera sağlığı sınıfı "sağlıklı" olarak değerlendirilmiştir. Yapılan vejetasyon etütlerinde meranın tüm yükselti kesimlerinde istilacı türlerin çoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre, her ne kadar toprağı kaplama oranı yüksek olsa da, botanik kompozisyonda baklagil familyasına ait türlerin oranının az oluşu ve merada baskın olan türlerin, besleme değeri düşük istilacı türlerden oluştuğu dikkate alındığında, Doluharman köyü merasının yükselti ve diğer topoğrafik yapıya bağlı olarak mera amenajman ilkeleri doğrultusunda otlatılmasının yerinde olacağı ve söz konusu mera alanında ıslah çalışmasına ihtiyaç duyulduğu kanaatine varılmıştır.

Sefa Süleyman Taşdelen
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı tahılların farklı oranlarda yem bezelyesi(Pisum sativum L.) ile karıştırılarak silaj kalitesine etkisinin araştırılması

Bu araştırma, bazı tahılların farklı oranlarda yem bezelyesi (Pisum sativum L.) ile karıştırılarak silaj kalitesine etkisinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Denemede bitki materyali olarak, Aslım-95 (çavdar), Yeniçeri (yulaf) ve Özkaynak (yem bezelyesi) çeşitleri kullanılmıştır. Araştırma, Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri deneme alanında kışlık olarak 2019-2020 yılında yürütülmüştür. Çalışmada, yalın olarak %100 yulaf, %100 çavdar ve %100 yem bezelyesi ile %75 yulaf + %25 yem bezelyesi, %50 yulaf + %50 yem bezelyesi, %25 yulaf + %75 yem bezelyesi, %75 çavdar + %25 yem bezelyesi, %50 çavdar + %50 yem bezelyesi ve %25 çavdar + %75 yem bezelyesi karışım oranlarından silaj elde edilmiştir. Araştırma sonucuna göre; silajların ortalama pH değeri 4.82, kuru madde %29.48, ham protein %10.59, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF) %39.05, nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF) %57.24, sindirilebilir kuru madde (SKM) %58.47, kuru madde tüketimi (KMT) %2.13 ve nispi yem değeri (NYD) 97.69 olarak tespit edilmiştir.

Silaj
Mahmut Gümüştaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ili koşullarında patateste (Solanum tuberosum L.) farklı azot dozu uygulamalarının verim ve verim unsurları üzerine etkisi

Bu araştırma 2020 yılı vejetasyon döneminde Siirt Üniversitesinde Ziraat Fakültesi tarla bitkileri deneme alanında, Patateste (Solanum tuberosum L.) farklı azot dozu uygulamalarının verim ve verim unsurları üzerine olan etkisini tespit etmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada patates bitkisine farklı dozlarda azot uygulamasında bitki boyu, bitki dal sayısı, bitki başına yumru verimi, bitki başına pazarlanabilir yumru ağırlığı, bitki başına yumru sayısı, bitki başına pazarlanabilir yumru sayısı, parsel verimi ve dekara verimde artışa neden olduğu görülmektedir. Artan gübre miktarı patateste yumru iriliği üzerine önemli etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; bitki boyu 24.55-46.60 cm, bitki dal sayısı 4.75-6.72 adet, bitki başına yumru verimi 152.50-739.25 gr, bitki başına pazarlanabilir yumru ağırlığı 146.12-739.25 gr, ıskarta yumru ağırlığı 0.25-6.37 gr, bitki başına yumru sayısı 4.42-10.30 adet, bitki başına pazarlanabilir yumru sayısı 4.42-10.30 adet, ıskarta yumru sayısı 0.00-0.625 adet, parsel verimi 4425-21.447 kg, dekara verim 702.38-3404.36 kg arasında değişim gösterdiği görülmektedir. Çalışma sonucuna göre azotun belli bir düzeye kadar (32 kg/da) artması patates bitkisinde verim ve verim unsurlarını olumlu yönde etkilediği saptanmış, daha fazla artırılması durumunda olumsuz etkide bulunduğu tespit edilmiştir. En yüksek verimi elde etmede sadece verilen gübre miktarı değil aynı zamanda iklim ve toprak koşullarında verim ve kalite üzerinde büyük önem arz ettiği bilinmelidir.

Tahıl ürünleriTahıllar
Saliha Kutlu
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gibberellik asit uygulamasının pamukta verim, bitki gelişimi ve lif kalitesine etkisinin belirlenmesi

Bu araştırma bitki büyüme düzenleyicisi olarak bilinen Gibberellik Asidin (GA3) pamukta verim, bitki gelişimi ve lif kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri bölümü deneme alanında 2018 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemede materyal olarak BA 440 pamuk çeşidi ile Berelex gibberellik asit kullanılmıştır. Denemede 7 farklı uygulama (Kontrol, Çiçeklenme Öncesi Dönemde 100 ppm, Çiçeklenme Öncesi Dönemde 200 ppm, Çiçeklenme Öncesi Dönemde 400 ppm, Çiçeklenme Döneminde 100 ppm, Çiçeklenme Döneminde 200 ppm, Çiçeklenme Döneminde 400 ppm) yer almıştır. Çalışmada kütlü pamuk verimi, lif verimi, koza açma gün sayısı, bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, ilk meyve dalı boğum sayısı, boğum sayısı, boy/nod oranı, koza sayısı, koza ağırlığı, koza kütlü ağırlığı, 100 tohum ağırlığı, çırçır randımanı, ilk el kütlü oranı, kozada tohum sayısı gibi agronomik özellikler ile lif kalite özelliklerinden lif inceliği, lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı, lif kopma uzaması, kısa lif oranı, lif parlaklık değeri, lif sarılık değeri ve iplik olabilirlik indeksi değerleri incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular gibberellik asit uygulamalarının incelenen özellikler üzerine önemli bir etkide bulunmadığı ve uygulamalar arasında önemli bir istatistiki farklılığın elde edilemediğini göstermiştir. Çalışmada gibberellik asit uygulamalarının pamukta çiçeklenme öncesi dönemde ve çiçeklenme döneminde bir kez uygulanmış olması bitki büyüme düzenleyicisinin etkisini belirlemede yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmada tek çeşidin kullanılması ve araştırmanın bir yıl yürütülmüş olmasından dolayı herhangi bir önerinin yapılmasının da uygun olmayacağı, elde edilen verilere göre gibberellik asidin etkisini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Yürütülecek araştırmalarda özellikle stres koşulları ile normal gelişme koşulları altında gibberellik asidin etkisinin belirlenmesi gerektiği ve uygulamaların bitki gelişiminin farklı dönemlerinde ve birden fazla uygulanmasının uygun olacağı önerilmektedir.

Büyüme düzenleyici maddelerPamukPamuk lifleri
Fettah Aslan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of yield and some quality components of fenugreek (Trigonella foenum-graecum L.) genotypes

This study was carried out to determine seed yield and quality characteristics of some fenugreek (Trigonella foenum-graecum L.) genotypes in Siirt ecological conditions. The research was conducted during 2018-2019 growing seasons in Siirt University, Agricultural Faculty, Research and Application Land. In research was used as material Adana, Afganistan, Berkem, Gaziantep, Gürarslan, Irak, Kahramanmaraş, Kayseri, Mardin, Şanlıurfa fenugreek cultivars. In the research field experiment was established as randomized complete block experimental design with four replicates. The study was investigated agricultural properties such as emergence time, % 50 flowering period, vegetation period, plant height, first pod height, pod width, pod length, number of pod per plant, number of seed per pod, biological yield, seed yield, harvest index, thousand seed weight, fatty oil ratio, fatty oil yield, trigonelline ratio. In terms of emergence time, % 50 flowering period, vegetation period, plant height, first pod height, pod length, number of pod per plant, number of seed per pod, biological yield, seed yield, thousand seed weight, fixed oil ratio, fixed oil yield examined in the research, significant differences were statistically determined p<0.01 among the genotypes. In terms of harvest index examined in the research, statistically significant differences were determined p<0.05 among the genotypes. There was no statistically significant difference between genotypes in terms of pod width. According to the result emergence time, 50% flowering period, vegetation period, plant height, first pod height, pod width, pod length, number of pod per plant, number of seed per pod, biological yield, seed yield, harvest index, thousand seed weight, fatty oil ratio, fatty oil yield, trigonelline ratio were changed between 16.3-20.5 day, 146.7-152.3 day, 205.5-210.5 day, 61.13-78.33 cm, 23.63-39.88 cm, 2.88-3.21 mm, 9.62-12.23 cm, 11.60-21.30 number/plant, 12.13-15.40 number/plant, 3097.0-5403.0 kg/ha, 764.0-1444.0 kg/ha, 20.93-32.89 %, 13.60-17.43 g, 5.04-8.92 %, 40.5-110.6 kg/ha, 0.71-1.32 % respectively. According to the one year results obtained from the research; It was concluded that Mardin, Kayseri ve Berkem genotypes should be used for the production of seed in fenugreek cultivation as a winter intermediate product in Siirt province climate and soil conditions. Keywords: Genotype, seed yield, fixed oil ratio, fixed oil yield, fenugreek

Yunus Güzel
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

ACC deaminaz (1- amin-cyclopropone -1-carboxylic acid deaminase) aktivitesi gösteren bitki gelişimini teşvik edici bakteri (PGPB) uygulamalarının ekmeklik buğdayda (dinç) gelişme, verim ve verim öğeleri üzerine etkisinin belirlenmesi

Bu çalışma 2019-2020 yılında Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Laboratuvarlarında hazırlanan aşılı ekmeklik buğday tohumlarının, Mardin İli Artuklu İlçesi Çıplaktepe mahallesinde bulunan 108/8 nolu parselde tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve 24 parsel olacak şekilde uygulanmıştır. Daha önceden tanısı yapılan Bacillus megaterium TV61C (azot bağlayıcı), Pseudomonas agarici TV24C (azot bağlayıcı), Brevibacillus choshinensis TV53D (azot bağlayıcı-fosfat çözücü), Arthrobacter globigormis TV126C (azot bağlayıcı) ve Serretia grimesii TV62D (azot bağlayıcı) bakterilerinin Dinç ekmeklik buğday çeşidinin gelişimi üzerine olan etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Yapılan testlerle bitki boyu (cm), başak boyu (cm), kardeş sayısı (adet), metrekarede başak sayısı (adet/m 2 ), başakta başakçık sayısı (adet/başak), başakta tane sayısı (adet/başak), bin tane ağırlığı (gram), tane verimi (kg/da), biyolojik verim (kg/da), hektolitre ağırlığı (kg/100 l), on başak ağırlığı (gram), protein (%), sedimantasyon (ml), yaş gluten (%) ve hasat indeksi (%) belirlenmiştir. Yürütülen çalışmada; Dinç ekmeklik buğday çeşidinde yapılan uygulamalarla bitki boyunun 49,63-57,80 cm, başak boyunun 6,06-7,70 cm, kardeş sayısının 2,50-3,10 adet, metrekarede başak sayısının 59,66- 79,66 adet/m 2 , başakta başakçık sayısının 13,86-17,23 adet/başak, başakta tane sayısının 16,56-47,23 adet/başak, bin tane ağırlığının 30,91-33,25 gram, tane veriminin 273,636-437,192 kg/da, biyolojik veriminin 837,2-1332,0 kg/da, hektolitre ağırlığının 79,36-83,36 (kg/100 l), on başak ağırlığının 16,30-23,16 gram, protein (%) 13,10-14,16, sedimantasyonunun (ml) 49,06-58,23, yaş glutenin (%) 32,30-34,63 ve hasat indeksinin ise % 26,9506-34,6627 arasında değiştiği belirlenmiştir. Sonuç olarak Dinç ekmeklik buğday çeşidinde tane verimi en düşük 273,636 kg/da ile Brevibacillus choshinensis TV53D (B3: azot bağlayıcı-fosfat çözücü) ile elde edilmiş olup, aşısız ve tam doz gübreleme uygulamasında tane verimi 373,450 kg/da olurken, en yüksek tane verimi 437,192 kg/da ile Serretia grimesii TV62D (B5: azot bağlayıcı) ile inokule edilmiş uygulamadan ve 397,711 kg/da ile Bacillus megaterium TV61C (B1: azot bağlayıcı) elde edildiği ve bu iki bakteri uygulamasının tane verimini önemli ölçüde arttırması sebebiyle mikrobiyal gübre materyali olarak kimyasal gübrelemeye alternatif olabileceği düşünülmektedir.

Ekmeklik buğday
Cebrail Erbeyi
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Azot dozlarının aynısefa (Calendula officinalis L.) bitkisinin agronomik özellikleri üzerine etkisi

Bu araştırmada, Siirt ekolojik koşullarında aynısefa (Calendula officinalis) bitkisinin, bazı agronomik özelliklerine azot dozlarının etkisi araştırılmıştır. Bu çalışma 2019 yılında Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama alanında, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Azotun beş farklı dozu (0, 5, 10, 15 ve 20 kg/da) uygulanmıştır. Çalışmada; ilk çiçeklenme süresi (gün), % 50 çiçeklenme süresi (gün), bitki boyu (cm), bitki başına çiçek sayısı (adet/bitki), tek çiçek ağırlığı (g), yaş çiçek verimi (kg/da), kuru çiçek verimi (kg/da), uçucu yağ oranı (%) ve uçucu yağ verimi gibi bazı verim ve kalite özellikleri incelenmiştir. Azot dozları arasında ise incelenen tüm parametrelerde istatistiki olarak önemli farklılık bulunmuştur. Çalışmada ilk çiçeklenme süresi 38.3-43.5 gün, % 50 çiçeklenme süresi 52.5-57.5 gün, bitki boyu 24.65-32.33 cm, bitki başına çiçek sayısı 53.00-99.50 (adet/bitki), tek çiçek ağırlığı 0.51-0.68 g arasında değişim göstermektedir. Ayrıca yaş çiçek veriminin 248.60-501.90 kg/da, kuru çiçek veriminin 50.27-118.72 kg/da, uçucu yağ oranının % 0.08-0.11 ve uçucu yağ veriminin 4.35-12.99 L/da arasında değişim gösterdiği, Siirt ili ekolojik koşullarında, aynısefa yetiştiriciliğinde 15 kg/da azot dozunun yeterli olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Calendula officinalis, azot, yaş çiçek verimi, kuru çiçek verimi, uçucu yağ oranı

AynısefaAzotUçucu yağlar+1
Gülbahar Akkoç
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pamukta (Gossypium hirsutum L.) farklı dozlarda uygulanan asit karışımlı tohum kaplama yönteminin verim ve teknolojik özellikler üzerine etkisi

Çalışma, Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Deneme Alanlarında 2018 yılı yetiştirme sezonunda pamuk tohumlarını farklı oranlarda organik asit karışımları (sitrik asit, gulutamat ve prolin) ile kaplamanın verim ve teknolojik özellikler üzerine etkisini incelemek amacı ile yürütülmüştür. Çalışma Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 4 tekrarlamalı olarak planlanmış ve BA 440 pamuk çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Pamuk ekimi yapılmadan önce ekilecek olan tohumlar organik asit karışımından oluşan ürün [sitrik asit %0,75, glutamat %0,25, prolin%0,25 ve %98,75 tepkimesiz bileşenler (su)] ile kaplanmıştır. Araştırma 5 farklı tohum kaplama dozu (500 cc ton-1, 1000 cc ton-1, 1500 cc ton-1, 2000 cc ton-1, 2500 cc ton-1) ile kontrol (karışımın uygulanmadığı) olmak üzere 6 uygulamadan oluşturulmuştur. Çalışmada kütlü pamuk verimi, lif verimi, bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, ilk meyve dalı boğum sayısı, koza sayısı, koza ağırlığı, koza kütlü ağırlığı, ilk el kütlü oranı, 100 tohum ağırlığı, lif inceliği, lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı, lif kopma uzaması, lif üniformite oranı, kısa lif oranı, lif parlaklık değeri (Rd), sarılık (+b) ve iplik olabilirlik indeksi değerleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde; kütlü pamuk verimi, lif verimi, koza ağırlığı, koza kütlü ağırlığı, ilk el kütlü oranı ve ilk meyve dalı boğum sayısı bakımından uygulamalar arasında istatistiksel olarak önemli farklılıkların olduğu, incelenen diğer özellikler ve lif teknolojik özellikler bakımından ise uygulamalar arasındaki farkın önemli olmadığı belirlenmiştir. Çalışmada kütlü pamuk verimi yönünden en yüksek değer 1500 cc ton-1 uygulamasından (507.38 kg da-1) elde edilmiştir ve bu uygulama kontrol ile karşılaştırıldığında (423.58 kg da-1) %19,78'lik (83.80 kg da-1) bir verim artışı sağlanmıştır. Sonuç olarak yürütülen bu çalışmadan elde edilen bilgiler ışığında pamuk tohumlarının organik asit karışımları (sitrik asit, gulutamat ve prolin) içeren ürün ile farklı dozlarda kaplanması neticesinde dikkate değer bir verim artışı elde edilmiş, bu neden ile ekimden önce anılan karışımlarla tohumun kaplanmasının önerilebileceği kanısına varılmıştır.

PamukPamuk lifleriProlin+1
Abdurrahman Kasım Önğün
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Arpada bazı bitki gelişimini teşvik edici bakteri uygulamalarının verim ve verim komponentleri üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu tezin amacı; dünya genelinde arpa üretiminde yoğun olarak kullanılan kimyasal gübrelerin kullanımını azaltmak için çevre dostu olan özellikle azot bağlama ve fosfat çözücü özellikteki bitki gelişimini teşvik edici bakteri (PGPB) uygulamalarının arpada bitki gelişimi, verim ve verim öğeleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir.

ArpaBitki gelişimiBüyütme faktörleri+2
Sertan Hebun Karademir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sıra arası mesafelerin mercimek çeşitlerinde verim ve verim öğelerine etkileri

Mercimek, ülkemizde ve dünyada en çok üretilen ve tüketilen yemeklik tane baklagil bitkileri arasında yer almaktadır. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesi Türkiye'de üretilen kırmızı mercimeğin %90'ından daha fazlasını karşılamaktadır. Kullanılan mercimek çeşitlerinin ekolojik adaptasyonuna ve ekim normuna bağlı olarak önemli verim ve kalite kayıplarının ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu çalışma, Siirt Üniversitesi, Ziraat Fakültesine ait uygulama arazisinde 2020-2021 yetiştirme sezonunda tesadüf bloklarında faktöriyel deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada dört farklı sıra arası mesafe (15, 20, 25 ve 30 cm) ve üç mercimek çeşidi (Çağıl, Fırat-87 ve Tigris) kullanılmıştır. Çalışmada bitkilerin çıkış süresi, çiçeklenme süresi, bakla bağlama süresi, olgunlaşma süresi bitki boyu, metrekaredeki bitki sayısı, ilk bakla yüksekliği, birincil dal sayısı, ikincil dal sayısı, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, bitkide tane sayısı, tane verimi, biyolojik verim, bin tane ağırlığı ve hasat indeksi incelenmiştir. Sonuçlara göre, birincil dal sayısı hariç diğer özelikler istatiksel açıdan önemli bulunmuştur. Uygulamalara bağlı olarak çıkış süresi 23.25-34.25 gün, çiçeklenme süresi 146.5-156.75 gün, bakla bağlama süresi 156.0-165.25 gün, olgunlaşma süresi 176.5-182.60 gün, metrekarede bitki sayısı 236.25-285.50 adet, bitki boyu 32.87-41.93 cm, ilk bakla yüksekliği 16.90-28.60 cm, ikincil dal sayısı 2.43-4.85 adet, bitkide bakla sayısı 35.75-59.50 adet, bitkide tane sayısı 38.50-68.50 adet, baklada tane sayısı 1.08-1.15 adet, biyolojik verim 435.40-755.00 kg/da, tane verimi 127.73- 210.10 kg/da, bin tane ağırlığı 26.95-38.03 g ve hasat indeksi %21.68-32.58 aralığında değişmiştir. Araştırma sonucunda en yüksek tane verimi 190.22 kg/da ile Tigris çeşidinde ve 193.11 kg/da ile 30 cm sıra arası mesafede elde edilmiştir. Bununla beraber, 30 cm ile 25 cm sıra arası mesafeleri arasındaki fark önemsiz bulunmuştur. Sonuç olarak, Siirt ekolojik koşullarında kışlık mercimek yetiştiriciliğinde erken hasat ve yüksek tane verimi bakımından Tigris mercimek çeşidinin 30 cm sıra aralığı mesafesi ile yetiştirilmesi tavsiye edilmektedir.

MercimekSıra aralığıTane verimi+2
Suheyb Yıldırım
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ekolojik koşullarında farklı dikim sıklıklarının ve diurnal varyabilitenin biberiye (Rosmarinus officinalis L.) bitkisinde verim ve kalite özelliklerine etkisi

Çalışmada biberiye (Rosmanirus officinalis L.) bitkisinin Siirt ekolojik koşullarında farklı dikim sıklıklarının ve diurnal varyabilitenin bitkide verim ve kalite özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma alanı 2017 yılında kurulmuş bulununan deneme alanında yürütülmüştür. Denemede parsel genişlikleri 2,8 m, parsel uzunlukları 3 m, sıra aralıkları 70 cm, sıra üzeri mesafeler ise 20, 30, 40, 50 ve 60 cm olarak 4 tekerrür olacak şekilde hazırlanmıştır. Farklı dikim sıklıklarının ve diurnal varyabiletenin verim ve kalite özellikleri araştırılıp değerlendirilmiştir. Rosmarinus officinalisL. (biberiye) bitkisinin siirt koşullarında gelişimi takip edilerek en uygun hasat saatinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada %50 çiçeklenme döneminde 2'şer saat ara ile 01:00, 03:00, 05:00, 07:00, 09:00, 11:00, 13:00, 15:00, 17:00, 19:00, 21:00 ve 23:00 12 farklı saatte hasat yapılmıştır. Hasadı yapılan denemede, bitki boyu, anadal sayısı, kanopi çapı, yeşil herba verimi, drog herba verimi, drog yaprak verimi, drog sap verimi, uçucu yağ oranı, uçucu yağ verimi, uçucu yağ hasat saati ve uçucu yağ bileşenleri değerleri incelenmiştir. Araştırmada sıra üzeri mesafesinin bitki boyu, anadal sayısı, kanopi çapı, uçucu yağ oranı, uçucu yağ hasat saati bileşenleri üzerine etkileri istatistiki olarak önemli bulunmazken, yeşil herba verimi, drog herba verimi, drog yaprak verimi, drog sap verimi istatistiki açıdan önemli bulunmuştur. Diurnal varyabilitenin uçucu yağ verimi üzerine etkisi istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre bitki boyu 72,67-78,67 cm, Anadal sayısı 9-12 adet, kanopi çapı 54,33-63,33 cm, yeşil herba verimi 1565,17- 4027,43 kg/da, drog herba verimi 879,33-2245,40 kg/da, drog yaprak verimi 470,33-1193,83 kg/da, drog sap verimi 406,93-1050,80 kg/da, uçucu yağ oranı %0,30-0,40, uçucu yağ verimi 1,71-3,52 l/da, uçucu yağ hasat saati 0,23-0,47 L/da arasında değişim göstermiştir. Uçucu yağ kompozisyonu incelendiğinde 12 farklı hasat saatinde tespit edilen başlıca bileşenlerin; camphor (%9,91-25,26), 1,8- cineole (%13,22-16,99), bicyclo ( 9,13-25,53), α-terpineol (%2,48-4,36), α-pinene (%0,39- 9,07), Linalool (%2,67-3,93) ve borneol (%5,25-11,04) olduğu belirlenmiştir. En yüksek uçucu yağ bileşeni ortalaması %19,84 ile Camphor olarak bulunmuştur. Toplamda 24 farklı uçucu yağ bileşeni tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda farklı dikim sıklıklarının uçucu yağ verimine önemli bir etkisi olduğu görülmüştür. Diurnal varyabilitenin de Siirt ekolojik koşullarında uçucu yağ kalitesine önemli bir etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Bitki boyuDiurnal varyabiliteHasat zamanı+2
Osman Marakçı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci ürün olarak yetiştirilen bazı tatlı sorgum (Sorghum bicolor var. saccharatum (L.) Mohlenbr.) genotiplerinin verim ve verim ögelerinin belirlenmesi

Bu araştırma, tatlı sorgum Sorghum bicolor var. saccharatum (L.) Mohlenbr. genotiplerinin verim ve bazı verim ögelerinin belirlenmesi amacıyla, 2021 yılı ikinci ürün yetiştirme sezonunda Mardin ili Kızıltepe ilçesinde yürütülmüştür. Araştırmada bitkisel materyal olarak; Gülşeker, Sorge, Erdurmuş, Ulusoy, Uzun, M81-E, Tracy, Cowley, Smith ve USDA Tayvan olmak üzere 10 adet tatlı sorgum S. bicolor var. saccharatum (L.) Mohlenbr. genotipi kullanılmıştır. Araştırmada tarla denemesi tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada salkım çıkarma süresi, çiçeklenme gün sayısı, bitki boyu, sap kalınlığı, sap oranı, yaprak oranı, salkım oranı, yeşil ot verimi, sap verimi, kuru madde (KM) verimi, fizyolojik olgunlaşma süresi, yatma durumu, tane verimi, bin tane ağırlığı, ham protein (HP) oranı, HP verimi, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF) oranı, nötral deterjanda çözünmeyen lif (NDF) oranı ve nispi yem değeri parametreleri incelenmiştir. Araştırmada, yapılan istatistiksel analizler sonucunda, incelenen tüm parametreler yönünden tatlı sorgum genotipleri arasında istatistiksel olarak çok önemli (p<0.01) farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, genotiplere göre; salkım çıkarma süresinin 56.0-69.0 gün, çiçeklenme gün sayısının 64.0-79.0 gün, bitki boyunun 133.6-363.0 cm, sap kalınlığının 16.38-28.43 mm, sap oranının %72.2-83.2, yaprak oranının %10.5-16.0, salkım oranının %6.2-11.7, yeşil ot veriminin 2247-12029 kg/da, sap veriminin 1809-10009 kg/da, KM veriminin 572.4-3346.7 kg/da, fizyolojik olgunlaşma süresinin 96.0-123.0 gün, yatma durumunun 1.00-5.00 puan, tane veriminin 88.89-195.27 kg/da, bin tane ağırlığının 16.50-27.25 g, HP oranının %11.27-13.81, HP veriminin 64.7-462.1 kg/da, ADF oranının %27.69-35.65, NDF oranının %51.45-65.61 ve nispi yem değerinin 86.7-121.7 arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Yörede, özellikle sezon dışı dönemde veya hayvan yeminin kıt olduğu dönemde genotiplerin yüksek besleyici potansiyelleri nedeniyle, kuraklığa dayanıklı olan tatlı sorgumun ekiminin teşvik edilmesi tavsiye edilmektedir. Bu itibarla; ot üretimi amacıyla birçok tarımsal özellikler yönünden öne çıkan Gülşeker ve USDA Tayvan, tane üretimi amacıyla da Uzun çeşidi yöre koşullarında ekilebilecek genotipler olarak önerilmektedir.

GenotipHam proteinKuru maddeler+2
Mızgin Göler
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kimyasal gübre ve vermikompost uygulamalarının kişniş (Coriandrum sativum L.)bitkisinin bazı tarımsal özellikleri ve uçucu yağ oranına etkileri

Bu çalışma, kimyasal gübre ve vermikompost uygulamalarının kişniş bitkisinin bazı tarımsal özellikleri ve uçucu yağ oranına etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Diyarbakır ili Eğil ilçesinde 2020 yılında yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı kurulan çalışmada, kimyasal gübre ve vermikompostun farklı kombinasyonları olmak üzere toplam 11 konu araştırmanın konusunu oluşturmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, kimyasal gübre ve vermikompost uygulamalarının kişniş bitkisinde toplam dal sayısı, bin tane ağırlığı ve uçucu yağ oranı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Uygulamaların, bitki boyu, ilk dal yüksekliği, şemsiye sayısı, ana şemsiyede tohum sayısı, biyolojik verim, hasat indeksi, tohum ve uçucu yağ verimleri üzerine p<0.01 seviyesinde anlamlı etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, tek başına vermikompost uygulamasının ilk dal yüksekliği, ana şemsiyede tohum sayısı ve biyolojik verime etkisi önemli bulunmuştur. Tek başına vermikompost uygulamasının incelenen diğer parametreler üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır. Araştırma konularına göre; bitki boyu 24.80-37.30 cm, toplam dal sayısı 3.65-5.78 adet/bitki, ilk dal yüksekliği 4.00-10.10 cm, şemsiye sayısı 4.05-8.83 adet/bitki, ana şemsiyede tohum sayısı 18.03-42.78 adet/şemsiye, biyolojik verim 148.75-255.00 kg/da, tohum verimi 58.5-141.3 kg/da, hasat indeksi % 30.00-55.42, bin tane ağırlığı 8.50-11.50 g, uçucu yağ oranı % 0.12-0.14, uçucu yağ verimi 0.074-0.188 L/da arasında değişkenlik göstermiştir. Yarı kurak iklim koşullarında, kişniş yetiştiriciliğinde kimyasal gübre ve vermikompost uygulamalarının verim ve bazı verim kriterlerini arttırdığı sonucuna varılmıştır.

AzotCoriandrum sativumKimyasal gübreler+3
Mehmet Kaçmaz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bitki gelişimini teşvik eden bakteri uygulamalarının bakla (Vicia faba L.) bitkisinin ilk gelişim dönemindeki etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma bitki gelişimini teşvik eden bakteri uygulamalarının bakla bitkisinin ilk gelişim dönemindeki etkilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Deneme Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü laboratuvarında bitki yetiştirme kabininde yürütülmüştür. Deneme kurulan laboratuvarın sıcaklığı 25±3 °C de sabit tutulmuştur. Deneme sonuçlanana kadar bitkiler 16 saat karanlık, 8 saat aydınlık ortama maruz bırakılmıştır. Çalışmada Salkım, Kıtık, Tugay ve Filiz çeşitleri kullanılmıştır. Bitki gelişimini teşvik eden bakteri olarak 3 farklı asimbiyotik bakteri suşu ve bunların 3'lü kombinasyonu; simbiyotik bakteri olarak Rhizobium leguminosarum bakterisi kullanılmıştır. Deneme tesadüf parsellerinde faktöriyel deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede çıkış oranı, çıkış indeksi, ortalama çıkış süresi, çıkış uniformitesi, gövde kalınlığı, gövde uzunluğu, kök kalınlığı, kök uzunluğu, gövde yaş ağırlığı, gövde kuru ağırlığı, kök yaş ağırlığı, kök kuru ağırlığı, gövde yaş/kök yaş oranı, gövde kuru/kök kuru oranı ve klorofil içeriği gibi özellikler incelenmiştir. Çalışmanın sonucuna göre bakteri uygulamalarında Rhizobium leguminosarum bakterisi, çeşitlerde ise Tugay çeşidi öne çıkmıştır.

Aycan Aktaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

F4 generasyonundaki bezelye hatlarının tarımsal özelliklerinin belirlenmesi

Dünyada en çok üretilen dördüncü baklagil olan bezelyede hastalıklar verim kaybına neden olan faktörlerdendir. Hastalıklara toleranslı çeşit geliştirilmesi suretiyle bezelye protein ihtiyacının karşılanmasında sürdürülebilir tarıma imkan sunmaktadır. Bu sebeple, melezlenmiş ve teksel seleksiyonla F4 generasyonuna getirilmiş olan 24 bezelye hattı ve 6 kontrol varyetesi 2016 yılında Konya'da tarla şartlarında Augmented deneme desenine göre 3 tekerrürlü olup, her tekerrürde 6 kontrol olacak şekilde planlanması yapılmıştır. Genotipler içerisinde ise bitki başına en fazla bakla sayısı 11.35 adet ile G1 kodlu 10-1 hattından elde edilmiştir. G11 kodlu 12-1 hat ise tohum verimi (229,93 kg da-1) açısından en yüksek değerlere sahip olduğu ifade edilebilir. Ayrıca çalışmamızda, tarla şartlarında doğal olarak gelişen virüs ve külleme semptom varlığı gösterenler skor 1 hasta olarak, göstermeyenler ise skor 3 sağlıklı olarak belirlenmiş ve bu etmenlerin varlığında genotiplerin gösterdikleri toleransı belirlemek amacıyla path analizi yapılmıştır. Path analizi sonucunda bitki boyu, bakla genişliği ve bakla yüksekliğinin virüs ve külleme etmeni varlığı ile ilişkili olduğu ifade edilebilir. Ayrıca bu beş özellik kullanılarak yapılan kümeleme analizi sonucunda 24 hat ve 6 kontrol varyete dört gruba ayrılmıştır. Birinci grup olan hassas içindeki en toleranslı genotipler G11 (12-1) ve G9(4) hatları ön plana çıkmıştır. İkinci grup olan iki patojen etmenine karşı toleranslı olan ise G10 (208) genotipidir. Üçüncü grupta külleme hastalığına toleranslı tipler yer almakta olup G1 (10-1), G2 (15) ve G18 (10-1 Özel S) genotipleri ön plana çıkmaktadır. En toleranslı genotiplerden oluşan son grupta ise G12 kodlu 10-1 Özel genotipi en verimli tip olarak belirlenmiştir. Çalışmamızın sonucunda ön plana çıkan bu yedi genotip ile hastalıklara yüksek tolerans gösteren ve tane verimi yüksek olan çeşitlerin geliştirilmesinde gen kaynağı olarak kullanabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Augmented deneme deseni, bitki ıslahı, Pisum sativum ssp. arvense, seleksiyon, verim

Fatma Zümbül
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tescile aday ayçiçeği ıslah genotiplerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırma; 2022 yılında sitoplazmik erkek kısır ve restorer hatlar ile elde edilen ayçiçeği genotiplerinin morfolojik özelliklerin belirlenmesi, bölge açısında üstün verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla Edirne koşullarında 2023 yılında yürütülmüştür. Deneme; tohum miktarının az olması sebebiyle augmented deneme desenine göre 4 blok ve her blok 15 sıra olacak şekilde kurulmuştur. Araştırmada, Türkiye'nin ilk tohumculuk şirketlerinden biri olan Beta Ziraat ve Tic. A.Ş'nin TÜBİTAK ve TAGEM Ar-Ge projelerinden elde ettiği yarı yol materyalleri kullanılmıştır. 2022 yılında yapılan melezlemelerde elde edilen farklı kademelerdeki 17 sitoplazmik erkek kısır hat (cms) ve 38 baba (restorer) hat kullanılarak 40 adet test hibriti elde edilmiştir. Ayrıca bölge ekolojik koşullarına uygun 5 kontrol çeşidi (P64LP130, TR2242, P63MM54, LG5485 ve LG50521) kullanılmıştır. Denemede %50 çiçeklenme gün sayısı, tabla merkezinde tohum bağlama, bitki boyu (cm), tabla çapı (cm), sap kalınlığı (cm), bin tane ağırlığı (g), tohum verimi (kg/da), yağ oranı (%) ve yağ verimi (kg/da) özellikleri incelenmiştir. Ayrıca melez bitkilerin (F1) heterosis ve heterobeltiosis değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre melezlerin %50 çiçeklenme gün sayısı 56-63 gün, tabla merkezinde tohum bağlama değeri 2-4, bitki boyu 128,67-184,33 cm, tabla çapı 10,67-22 cm, sap kalınlığı 15,33-32 cm, 1000 tohum ağırlığı 35,02-79,15 g, tohum verimi 89,90-459,26 kg/da, yağ oranı %34,69-45,31 ve yağ verimi 37,31-189,90 kg/da arasında bulunmuştur. Elde edilen heterosis değerleri bitki boyu %2,96 ile %59,87, tabla çapı %-28,89 ile %100, sap kalınlığı %-40,26 ile %42,61, 1000 tohum ağırlığı %-24,40 ile %77,13, tohum verimi %-14,23 ile %595,26, yağ oranı %-7,69 ile %13,42, yağ verimi %-18,85 ile %567,96 arasında ve heterobeltiosis değerleri bitki boyu%-8,96 ile %51,27, tabla çapı%-31,91 ile %93,94, sap kalınlığı%-43,21 ile 34,43, 1000 tohum ağırlığı %-42,2 ile %53,93, tohum verimi %-34,19 ile %463,85, yağ oranı %-16,02 ile %9,71 ve yağ verimi %-32,69 ile %314,87 arasında hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda, yapılan gözlemler, analizler ve hesaplamalara dayanarak kontrol çeşitlerinden üstün verim ve kalite özelliklerine sahip melez bitkiler makro verim denemeleri için seçilmiştir. Ek olarak heterosis ve heterobeltiosis hesaplamaları ile üstün ana ve baba hatlar seçilmiş yeni kombinasyonlar oluşturmak için belirlenmiştir.

Muhammet Raşit Altaş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Atdişi mısır (zea mays indentata sturt.) hatlarından elde edilen bazı melez genotiplerin tarımsal özelliklerinin belirlenmesi

Mısır ülkemizde ve dünyada üretimi ve tüketimi her geçen gün artan kültür bitkilerinden biridir. Türkiye'de üretilen miktar, bazı yıllar ihtiyacı karşılamadığından dışarıdan mısır ithal edilmektedir. Bu nedenle ülkemizde mısır üretiminin artırılması gerekmektedir. Bu çalışma, kendilenmiş atdişi mısır hatlarından elde edilen bazı F1 tek melez genotiplerin verim, verim unsurları ile bazı morfolojik ve fenolojik özelliklerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Konya ekolojik koşullarında 2024 vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Araştırmada 25 melez genotip (F1) ve beş ticari çeşit olmak üzere toplam 30 melez atdişi mısır genotipi kullanılmıştır. Deneme, Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ekim, 26 Nisan 2024 tarihinde yapılmıştır. Araştırmada tepe püskülü çıkış süresi, bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, bitkide koçan sayısı, koçan uzunluğu, koçan çapı, koçanda tane sayısı, bin tane ağırlığı, tek koçan verimi ve tane verimi özellikleri incelenmiştir. Çalışmada bitki başına koçan sayısı hariç incelenen tüm özellikler bakımından genotipler arasında, istatistiki olarak önemli farklar bulunmuştur. Çalışmada en yüksek tane verimine 1560.0 kg/da ile P0937 standart çeşidi sahip olurken, en düşük tane verimi 861.5 kg/da ile 1046 kodlu genotipten elde edilmiştir. Standart çeşitlerin ortalama verimi 1381.5 kg/da olarak belirlenirken, genotiplerin ortalama verimi ise 1175.9 kg/da olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte, bazı genotipler standart çeşitlerin ortalama veriminin üzerinde performans göstermişlerdir. 1498.6 ve 1474.6 kg/da tane verimi veren 1075 ve 1074 nolu genotipler, P0937 çeşidi hariç diğer dört ticari çeşitten daha yüksek verim vermişlerdir. Elde edilen sonuçlara göre, 1075 ve 1074 kodlu genotiplerin Konya ekolojik koşullarında ümit verici genotipler olduğu söylenebilir. Daha güvenilir sonuçlar elde etmek ve sağlıklı önerilerde bulunabilmek için çalışmanın birkaç yıl veya aynı yıl farklı lokasyonlarda yürütülmesi gerekmektedir.

Selim Özkara
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Fasulyede biostimulantların tane verimi ve bazı tarımsal özellikler üzerine etkileri

Bu çalışma, 2023 ve 2024 yetiştirme sezonlarında Konya koşullarında yürütülmüş olup, Tytanit ve Optymus biostimülantlarının tekli ve kombine uygulamalarının fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotiplerinin tane verimi ve bazı tarımsal özellikleri üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Çalışmanın temel hedefi, biostimülantlara en iyi yanıt veren genotipleri belirleyerek ve bu uygulamaların sürdürülebilir üretimdeki potansiyelini ortaya koymaktır. Araştırma, tesadüf bloklarında bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Üç genotip, PV4GYK, PV12ALB ve PV12AKM ve ile Tytanit® ve Optymus® biostimülantları kullanılmıştır. Çalışmada, 2023 ve 2024 yıllarında üç fasulye genotipinde Tytanit ve Optymus biostimülantlarının etkilerini değerlendirmiştir. Dal sayısı üzerinde uygulamaların istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi görülmemiştir. Bitki boyu, PV4GYK ve PV12AKM genotiplerinde özellikle kombine dozlara karşı yüksek duyarlılık göstermiş, PV12AKM genotipi 2024 yılında 92.66 cm ile en yüksek değere ulaşmıştır. Bakla sayısında en yüksek değer 2023'te PV12AKM genotipinde (45.74 adet) gözlenmiş, baklada tohum sayısı ise 2023'te PV4GYK, 2024'te PV12ALB genotipinde öne çıkmıştır. Yüz tane ağırlığında PV4GYK genotipi her iki yılda da yaklaşık 42 g düzeyiyle en iri taneli materyal olmuştur. Tane veriminde 2023 yılında PV12AKM genotipi 75 ml/da Tytanit +75 ml/da Optymus doz kombinasyonuyla 339.41 kg/da verime ulaşmış, PV4GYK ise aynı yıl 25 ml/da Tytanit dozuyla 277.30 kg/da verim elde etmiştir. 2024 yılında ise PV4GYK genotipi ortalama 262.80 kg/da ile en yüksek verimi sağlamıştır. En yüksek protein verimi 2024'te PV12AKM genotipinde 95.68 kg/da olarak kaydedilmiştir. Genotip × doz etkileşimleri, biostimülantlara verilen yanıtın genotipe özgü olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, uygun doz ve genotip kombinasyonlarının verim ve kaliteyi artırmada etkili olabileceğini göstermiştir.

Halil İbrahim Polat
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni geliştirilen ayçiçeği hibritlerinde farklı sıra üzeri mesafelerinin verim ve kalite üzerine etkileri

Bu çalışmada; Üniversite-Sanayi İşbirliği Projeleri kapsamında, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Pankobirlik tarafından geliştirilen ve Pankobirlik adına üretim izinleri alınan hibrit ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinde farklı sıra üzeri mesafelerin verim ve kalite üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Deneme, Konya-Ilgın koşullarında tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Deneme materyali olarak üretim izinli PB ADA N, PB 105 N, PB 250 N ile yeni geliştirilen tescile aday H1024 hibridi ve GİBRALTAR ticari çeşidi yer almıştır. Denemede sabit sıra arası 70 cm ve 15, 20, 25 cm sıra üzeri mesafeler kullanılmıştır. Araştırmada, ana parselleri çeşit, alt parselleri sıra üzeri mesafeler oluşturmuştur. Denemede bitki boyu (cm), gövde çapı (cm), tabla çapı (cm), bin tane ağırlığı (g), tohum verimi (kg/da), yağ oranı (%) ve yağ verimi (kg/da) incelenmiştir. Araştırmada kullanılan çeşitlerin bitki boyları 123.6 cm (PB ADA N) ile 140.6 cm (PB 250 N), gövde çapları 7.7 cm (PB ADA N) ile 8.4 cm (PB 250 N), tabla çapları 18.1 cm (PB ADA N) ile 20.8 cm (PB 105 N), bin dane ağırlığı 83.3 g (PB 205 N-H 1024) ile 102.5 (Gibraltar), tohum verimi 424 kg/da (Gibraltar) ile 454 kg/da (PB ADA N), yağ oranı %37.9 (Gibraltar) ile %46.7 (PB2025 N), yağ verimi 106.7 kg/da (Gibraltar) ile 193.9 kg/da (PB ADA N) arasında değişim göstermiştir. Araştırma sonucuna göre, tohum verimi bakımından çeşitler ve sıra üzeri mesafeler arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Çeşitlerin ortalamasına baktığımızda en yüksek tohum verimi 443 kg/da ile 25 cm sıra üzeri mesafede elde edilmiştir. Sıra üzeri mesafenin ortalamasına baktığımızda en yüksek verim 454 kg ile PB ADA N çeşidinden elde edilmiştir. Sonuç olarak Konya Ilgın koşullarında en uygun ayçiçeği çeşidi PB ADA N ve bitki sıklığı sıra arası 70, sıra üzeri mesafe 25 cm olarak belirlenmiştir.

Remzi Kaya
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Aksaray ili aktarlarında satılan ticari tıbbi yağ örneklerinin içerik ve kalite yönünden araştırılması

Bu araştırmada, Aksaray ilindeki aktarlarda satışa sunulan bazı ticari uçucu ve sabit yağ örneklerinin kimyasal içerikleri ve kalite özellikleri belirlenmiştir. Çalışmanın amacı, piyasada bulunan tıbbi yağların bileşimsel çeşitliliğini ve farmakope standartlarına uygunluğunu değerlendirmek; olası tağşiş, kalite farkı ve tüketici güvenliği risklerini ortaya koymaktır. Uçucu yağ grubunda kekik (Origanum spp.), lavanta (Lavandula spp.) ve nane (Mentha spp.) örnekleri; sabit yağ grubunda ise gül (Rosa damascena Mill.), keten tohumu (Linum usitatissimum L.), susam (Sesamum indicum L.), çörekotu (Nigella sativa L.) ve sarı kantaron (Hypericum perforatum L.) yağları değerlendirilmiştir. Analizlerde GC-MS ve GC-FID sistemleri kullanılmış, uçucu yağ bileşenleri için karvakrol, timol, linalool, linalil asetat, mentol ve menton; sabit yağlarda ise oleik, linoleik ve α-linolenik asit gibi majör yağ asitleri tespit edilmiştir. Kekik yağlarında fenolik bileşenlerin (karvakrol, timol) yüksekliği, nane yağlarında mentol ve menton oranlarının farmakopik değerlere uygunluğu, lavanta yağlarında linalool–linalil asetat dengesinin ise kaliteyi belirleyen başlıca parametreler olduğu saptanmıştır. Sabit yağlarda keten tohumu yağının yüksek α-linolenik asit (%42–54) içeriği, susam yağının sesamin ve sesamol bakımından zenginliği, çörekotu yağının timokinon içeriği ve sarı kantaron yağının oleik–linoleik asit profili öne çıkan bulgulardır. Sonuçlar, ticari markalar arasında belirgin bileşim farklılıkları bulunduğunu, bu farklılıkların hammadde, ekolojik koşullar, hasat zamanı, ekstraksiyon tekniği ve depolama süresi gibi faktörlerin bileşkesiyle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bazı yağların farmakopik kriterleri tam olarak karşılamadığı, özellikle uçucu yağlarda menthofuran ve linalool gibi bileşenlerin standart dışı oranlarda bulunduğu belirlenmiştir. Araştırma, Aksaray ili örneğinde ticari tıbbi yağların çok boyutlu kimyasal analizinin yapıldığı ilk çalışmalardan biridir. Elde edilen veriler, hem halk sağlığı hem de sektörel kalite kontrol açısından önemli bilgiler sunmakta, tıbbi yağ ticaretinde standardizasyon ve izlenebilirlik gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu sonuçlar, ileride yürütülecek kalite güvence çalışmalarına ve mevzuat düzenlemelerine bilimsel temel oluşturacak niteliktedir.

Yağ asitleri-doymamışYağ asitleri-omega 6
Yasin Çelik
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00