Theses supervised by Prof. Dr. Canan Çetin

38 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kariyer değerlerinin belirlenmesi(Sarıyer ilçesi örneği)

Arastırmanın amacı, ilkögretim okullarında görev yapan sınıf ögretmenlerin kariyer degerlerinin belirlenmesi, demografik özelliklerle iliskisini incelemektir. Arastırma İstanbul ili Sarıyer ilçesindeki devlet ilkögretim okullarında çalısan 350 ögretmeni kapsamaktadır. Çalısmada Edgar Schein' in kariyer deger teorisi kullanılmıstır. Veriler iki bölümde toplanmıstır: Bunlar, demografik bilgiler ve 34 soru maddesinden meydana gelmistir. Ankette sınıf ögretmenlerinin kariyer degerleri, 5'li Likert ölçegi ile saptanmıstır. Demografik özelliklerin, Schein'ın öne sürdügü kariyer degerlerinin belirlenmesinde etken oldugu görülmektedir. Sarıyer Bölgesi'nde görev yapan sınıf ögretmenleri örnekleminde yapılan bu çalısmanın sonuçları, özellikle yas ve hizmet süresi etkenlerinin islevi olarak daha büyük boyutlara yansıtılabilir. Farklı bölgelerde, farklı branslardan ve daha çok ve oranlı sayıda ögretmen üzerinde yapılacak bir arastırma, yas ve hizmet süresi özelliklerinin yanında diger demografik etkenlerin kariyer degerlerinin belirlenmesindeki katkısını daha açık ve güvenilir düzeyde ortaya koyacaktır. Bu tür bir çalısma, ögretmen kitlelerinin kariyer degerlerinin belirlenmesine yönelik sosyo-psikolojik bir arastırmaya temel olusturacaktır. Anahtar Kelimeler: Kariyer, Sınıf ögretmeni, Kariyer degeri, Edgar Schein

KariyerSchein, EdgarSınıf öğretmenleri
Mustafa Uslu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin sınıf içi olumsuz davranışları ve öğretmen tepkileri

Ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar disiplin ve sınıf yönetimi konularını yakından ilgilendirmektedir. Bu davranıslar karsısında ögretmenlerin gösterdikleri tepkiler de ögretmen yetistirme düzeni ile yakından ilgilidir. lkögretim birinci kademesinde ögretmeler üzerinde yapılan bu arastırmada, ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar incelenmis ve yıllar içerisinde nasıl bir seyir gösterdikleri degerlendirilmeye çalısılmıstır. Aynı inceleme ve degerlendirme ögretmenlerin bu davranıslar karsısında verdikleri tepkiler açısından da yapılmıstır. Ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içindeki olumsuz davranısları ve bunlara ögretmenlerin gösterdikleri tepkilerin ögretmenlerin bazı seçilmis demografik özellikleri karsısında farklılıklar gösterdigi sonucuna varılmıstır. Arastırmada ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içinde yıllar içerisinde giderek daha az düzeyde olumsuz davranıs göstermeleri ile kendilerinin de bunlara giderek daha az düzeyde tepki verdikleri bulgulanmıstır. Diger bir ifade ile ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar ve bunlar karsısında kendilerinin verdikleri tepkiler arasında yıllara yayılan büyük bir tutarlılık belirlenmistir.

DavranışDisiplinEğitim+6
Filiz Döker
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen statüleri üzerine bir araştırma

1848'de baslayan resmi ogretmenlik egitimi ile ogretmenligin ulkemizde modern anlamda mesleklesmesi de baslamistir. Guntimiize gelindiginde bazi eksikliklere ragmen, ogretmenligin bir meslek olarak kabul edilmesi konusunda cok yol almrmstir. Ancak, ogretmenlerm sosyal statuleri a9ismdan aym gelisme olmamistir. Cumhuriyet'in kuruldugu ilk yillann disinda, ogretmenlerin sosyal statuleri istenir duzeyde olmamistir. Ulkenin gelecegine yon verecek nesillere rehberlik etmesi beklenen ogretmenlerin, dusuk sosyal stattileriyle bu gorevi basanh bir sekilde yerine getirmesi son derece gu9tiir. 21. yuzyilda gittik9e mzlanan, tiiiB alanlardaki degisimler, ixlkeleri, onlarm sistemlerini, sektorlerini zorlarken tiim bunlari surdurebilmek i9in daha rekabetti olmalan gerektirmektedir. Artan egitim gereksinimi ile birlikte, bir yandan daha nitelikli ogretmenlerin sisteme ginnelerine yonelik tedbirler ahmrken, diger yandan da bu ogretmenlerin sosyal statulerini arttirmak i9in gerekli kosullar hazirlanmah ve uygulanmaya ge9irilmelidir. Ulkemizde ogretmenlerin sosyal statuleri, ge9en 150 yil içinde ekonomik, siyasal ve kiilturel nedenlerle farhhklar gostermistir. Son yillarda ise, ogretmenlik meslegine ilginin artmasma ragmen bu meslegin sosyal stattisti genel olarak diismeye devam etmektedir. Bu tez 9ahsmasmm amaci ogretmenlerin kendi sosyal statulerini mesleki ve meslek disi faktorlere gore nasil degerlendirdikleri ile hangi problemlerin sosyal statulerini en 90k olumsuz etkiledigini bulmaya yoneliktir. Tez çalismasi için Istanbul lli, Bah9elievler Il9esi simrlari i9inde yer alan devlet ilkogretim okullarmda ogretmenlerin sosyal statulerini nasil algiladiklanm tespit etmeye yonelik bir anket uygulanmistir. Anketten elde edilen veriler uygun istatistild analizlere tabi tutulduktan sonra sonu9lar degerlendirmeye almmistir. Tez 9ahsmasimn son bolumiinde ise, Ogretmenlerin sosyal statulerini yukseltmeye yonelik 96ztim onerilerine yer verilmistir.

Sosyoekonomik statüStatüToplumsal konum+1
Arzu Gökırmak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki örgüt iklimine ilişkin öğretmen algıları

Örgüt iklimi, toplumdaki bireylerin belirgin beklenti ve davranıslara gösterdikleri yapılar üzerine kurulu bir kavram olup örgütün belli bir zamandaki havasını yansıtır. ?klim, kisiler tarafından görünmez ya da dokunulmaz ancak gerçek ve üstelik bir oda içerisindeki hava gibi bir organizasyon içinde olup biten her seyi içerir ve etkiler. Okullar sahip oldukları iklim özellikleri ile çalısan bireyleri farklı biçimlerde etkilemekle birlikte bunun uzantısı olarak ta gerçeklestirilmeye çalısılan amaçlar bu etkilere göre sekillenmektedir. Amaçlar arasında belirgin fark olmamasına rağmen her okulun çıktısı bu etkilere göre değismektedir. Okullarımızda olusturulan bu iklimlerin belirlenmesinin amaçlardaki bu farklılıklara olumlu yönde katkı sağlayacağı söylenebilir. Bu arastırmanın amacı resmi ilköğretim okullarındaki örgüt ikliminin değerlendirilmesidir. Arastırma verileri ?stanbul Ümraniye ?lçesindeki 30 ilköğretim okulundan seçilen 338 öğretmene anket uygulanması sonucu elde edilmistir. Kullanılan Örgütsel ?klimi Tanımlama Anketi (OCDQ-RS), Hoy ve Tarter tarafından ortaokullar üzerinde genis kapsamlı çalısma yapılarak gelistirilmistir. Elde edilen veriler aritmetik ortalama, standart sapma, varyans analizi, en küçük önemli farklar tekniği ve t-testi kullanılarak incelenmis ve raporlastırılmıstır. Arastırma genel tarama biçiminde olup, anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıstır. Arastırma sonuçlarına göre, resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algılamaları ile örgüt iklimi alt boyutları arasında anlamlı bir iliski bulunamamıstır. Ancak, otoriter müdür davranısı ve endiseli öğretmen davranısı boyutlarında, yas değiskeni ve meslekte çalısma süresine göre, kendini isine vermis öğretmen davranısı boyutunda ise yas değiskenine göre anlamlı bir iliski bulunmustur

Örgüt iklimiÖğretmen algısıÖğretmenler+3
Abdullah Tok
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürü öğretmen çatışması ve okul müdürlerinin bu çatışmayı yönetme yeterlilikleri

Çatısma, bireysel açıdan fizyolojik ve sosyo-psikolojik ihtiyaçların tatminine engel olan sıkıntıların meydana getirdigi gerginlik halleridir. Çatısma, örgütsel açıdan ise örgütte çalısan bireyler ve grupların birlikte çalısma sorunlarından kaynaklanan ve normal faaliyetlerin durmasına veya karısmasına neden olan olaylardır. Çatısma, iyi yönetildiginde yenilige, gelismeye, yaratıcılıga katkı saglayan bir süreç olabilmektedir. Bu durumda okul yöneticisi okulda olusan çatısma ortamlarından, egitim ve ögretim amaçlarının gerçeklesmesi için yararlanabilmektedir. Okullarda müdür ve ögretmenler arasında yasanan çatısmaların olumlu sonuçlandırılması, okul müdürünün çatısmayı yönetme yeterlilik düzeyiyle yakından ilgilidir

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOkul yönetimi+6
İlkay Sakızlı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında uygulanan sınavlarda tam öğrenme(Bloom taksonomisi)nin kullanılmasının önemi

Bu arastırmanın amacı Egitim kurumlarımızda uygulanan sınavların ölçme ve degerlendirme tekniklerinden uzak olarak hazırlanması sonucunda hedeflenen kazanımlara ulasmanın zorlugunu ispatlayabilmektir. Etkili ölçme ve degerlendirme sistemi tasarlanabilmesi için ölçme ve degerlendirme kavramlarının bilimsel bir temele dayandırılması gerekir. Çalısmanın evreni İstanbul ili Anadolu Yakası Üsküdar lçesinde yer alan biri özel , biri devlet okulu olmak üzere iki ilkögretim okuludur.Bu ilkögretim okullarının 2. sınıf ve 5.sınıf ögrencileri arasında yer alan 116 denek üzerinde , ögrencilere uygulanmak üzere 4 degerlendirme sınavı, uygulanarak yorumlanmıstır. Davranısların sınıflandırma yöntemi olarak, ögretmenlerin bir okul yılı boyunca kendi derslerini nasıl sıralayarak gelistireceklerinin ve bu sekilde çocukları alt düzey davranıstan üst düzey davranısa götüreceklerinin ortaya konmasının yararlı olacagı düsünülmektedir. Egitimle ilgili olan bu arastırma,matematiksel bir arastırmadır ve uygulanan sınavların bir bölümü bilgi, kavrama, analiz, sentez, uygulama, degerlendirme basamaklarına yer verilerek hazırlanmıs(taksonomik), bir bölümü ise zihinsel basamaklar göz önünde bulundurulmadan, bilgi basamagı agırlıklı olarak hazırlanarak uygulanmıstır. Sınavların güvenirlik analizi olarak içsel tutarlılık analizi yapılmıstır.Bu baglamda descriptive istatistiginde, min-maks degerleri, ortalama, standart sapma ve degisken homojenligi analizleri yapılmıstır.Veriler SPSS 13.00 paket programında hazırlanmıstır.=0.5, %95 güven aralıgında test edilmistir.Student t testlerinden one-sample t testi kullanılmıstır. Bulgulardan bazıları; yeni ögretim programı geregi ögrenciyi merkeze koyan, ezberden uzak, düsünmeyi düsünmeye yönlendirici olunması yönündeki degisim, uygulanan sınavlara da yansımasının gerekliligi alınan sonuçlarda da görülebilmektedir. Yalnızca bilgi basamagına baglı degerlendirmeye tabii olan ögrencilerin basarılarının oldukça düsük oldugu gözlenmistir. Anahtar Kelimeler: Ölçme, degerlendirme, Pisa Raporu, Bloom, taksonomi.

Bloom taksonomisiSınavTam öğrenme kuramı+5
Aylin Nazan Yurtdagülen Balta
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin matematik kaygısı ile öğretmen tutumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bilindiği gibi öğrencilerin matematik dersleriyle ilgili olarak endişe ve korkuya sahip oldukları yönünde genel bir kanaat bulunmaktadır. Dolayısıyla öğrencilerin matematik dersinde başarısız olmalarında ve matematiği sevmelerinde tutumlarının rolü büyüktür. Tutumların oluşmasında en önemli faktörlerden biri de öğretmenlerdir. Çünkü öğretim sürecinde öğretmenler öğrencilerin başarısında etkin olan kişilerdir. Öğrencilerin bu derslere karşı olan olumsuz tutumlarının nedenlerinin başında öğretmen faktörünün yanı sıra bu derslerde kullanılan öğretim yöntemlerinin, toplumun bu derslere karşı olan inanç ve tutumlarının ve derslerin günlük hayat ile bağlantılarının yeterince kurulamamasının, vb. geldiğini göstermektedir. ?Matematik Kaygısı? konulu tezimizin amacı matematik kaygısının tanımı ve sebepleri araştırarak matematik kaygısını oluşturan veya arttıran öğretmen davranışlarının matematik kaygısı ile ilişkisi açıklanmaya çalışılacak. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma anketleri, İstanbul, Anadolu yakasındaki özel okulların 4.- 5. sınıf ve ikinci kademe öğrencilerine uygulanmıştır. Anketler 280 öğrenciye uygulanmıştır. Anket formu 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler ve bağımsız sorular, ikinci bölümde 45, 3. bölümde ise 25' er bağımlı soru bulunmaktadır. Araştırma sonucunda matematik kaygısının ?Matematik sınavı ve değerlendirilme? alt boyutu ile öğretmenlerin tutum düzeyleri arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman negatif yönde hafif kuvvette bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca ?Matematik dersine ilişkin kaygı? alt boyutu ile öğretmenlerin tutum düzeyleri arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman negatif yönde hafif kuvvette bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmanın bazı önerileri şunlardır; Matematik kaygısının ana sebepleri; ?öğrenci bağlantılı?, ?öğretmen bağlantılı? ve ?öğretim teknikleri bağlantılı? olabildiğinden, bu kaygı ile başa çıkma çalışmalarında öğrenci, öğretmen ve okul yönetimine ayrı ayrı iş düşmektedir. Öğretmenlerin görevi, öğrencilere olayları kavramları ve bilgileri aktarmak değil, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor etkinliklerini yönelterek, onlara öğrenmeyi öğretmektir. Matematik bilimlerine karşı takınılan olumsuz tavır, tutum ve inançlar matematik kaygısını arttırmaktadır. Okul danışmanları, öğretmenler ve veliler, öğrencileri matematik hakkında bilinçlendirmeli ve onların yanlış inançlarını düzeltmelerine yardımcı olmalıdır. Uzun vadede, aşırı kaygılı öğrenciler rehberlik servislerine sevk edilerek, bu servislerde bilişsel yeniden yapılandırma gibi daha gelişmiş tekniklerle tedavi edilmelidirler. Anahtar Kelimeler: matematik öğretimi, öğretmen, matematik kaygısı

KaygıMatematikMatematik dersi+5
Süheyla Aydın Yenihayat
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de orta mesleki-teknik eğitim ve istihdam ilişkisi

Bu çalısmada ?Türkiye'de Orta Mesleki-Teknik Egitim ve İstihdam? baslıgı altında Orta Mesleki-Teknik Egitim sisteminin is dünyasının ihtiyaç duydugu vasıflı isgücünü karsılamadaki önemi, gerekliligi ve Orta Mesleki-Teknik Egitim istihdam iliskisi üzerinde durulmus, Orta Mesleki-Teknik Egitim sisteminde yasanan sorunların istihdam üzerindeki etkileri saptanmaya çalısılmıstır. Çalısma ; giris ve problem durumu, konu ile ilgili temel kavramlar ve Orta Mesleki-Teknik Egitimin tarihsel gelisimi, Orta Mesleki-Teknik Egitimin düzenlenmesi, Orta Mesleki-Teknik Egitim ve istihdama etkisi, Orta Mesleki- Teknik Egitimde sorunlar ve yeni degerler, arastırma yöntemi, sonuç ve öneriler olmak üzere yedi bölüm altında toplanmıstır. Çalısma nitel arastırmanın veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi ile yapılmıstır. Çalısmamız Orta Mesleki-Teknik Egitim ve istihdamı Türkiye geneli içinde degerlendirdiginden, konu ile ilgili düzenli, güvenilir ve güncel bilgiler için Türkiye İstatistik Kurumu, Devlet Planlama Teskilatı, Milli Egitim Bakanlıgı, İs ve isçi Bulma Kurumu verileri temel alınmıstır. Bilimsel bildiri, konferans, makale ve süreli yayınlar ile çesitli dernek, sendika ve meslek odaları yayınları yardımcı veri kaynakları olarak kullanılmıstır. Elde edilen veriler amaca uygun olarak betimsel analiz teknigi ile degerlendirilmistir. Türkiye'de Orta Mesleki-Teknik Egitim ile istihdam arasındaki iliski çalısmamızın sonuçları ile gösterilmistir. Orta Mesleki-Teknik Egitim sisteminde program gelistirme, finansman saglama, mezunların istihdamı ve is dünyasının ihtiyaçlarına uygun isgücü yetistirme sorunlarının bulundugu görülmüs ve bu sorunların çözümünün okul-isletme isbirligi ile saglanacagı sonucuna varılmıstır. Yine çalısmada Türkiye'nin istihdam, issizlik sorunlarının çözüm merkezinde Orta Mesleki-Teknik Egitimin nitelik kazanarak yaygınlastırılması gerektigi ortaya çıkmıstır. Anahtar Kelimeler: Mesleki Teknik Egitim, istihdam, okul isletme isbirligi, isgücü, issizlik

Eğitim ekonomisiEğitim sistemiEğitim yönetimi+4
Ali Kılıç
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde çalışan öğretmen ve yöneticilerin müfettişlerden beklentileri ve bunu gerçekleştirme düzeyi

Bu araştırmada İlköğretim Okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin müfettişlerden beklentileri ve bunların gerçekleştirme düzeyinin belirlenmesine çalışılmıştır. Araştırmada yönetici ve öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek , beklentilerini uygulamadaki hali ile nasıl olması gerektiğini incelemek için bir anket geliştirilmiş ve bu anket araştırmanın temelini oluşturmuştur. Anket beşli Likert Ölçeği `ne göre hazırlanmıştır. Bu ölçekle uygulamadaki hali ile ; kesinlikle yeterli , yeterli , kararsızım, yetersiz. Nasıl olması gerektiği hali ile ; kesinlikle bekliyorum , bekliyorum, kararsızım, beklemiyorum, kesinlikle beklemiyorum, sorularına verilen cevaplarla hazırlanmıştır.Cinsiyet , branş , kıdem , okuldaki görev , geçirilen teftiş sayısı , teftişin yararları hakkındaki düşünceler karşılaştırılmıştır. İstatistik çözümlemelerde anlamlı bulunan ( p < 0,05) sonuçlar tablolarda gösterilmiş ve değerlendirilmiştir.Anlamlı farklılık gözlenmeyen gruplar ise tezde gösterilmiştir. Araştırmanın teorik kaynağı ise ilgili kaynaklardan sağlanmıştır. Araştırma İstanbul İl merkezinde bulunan Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı İlköğretim Okullarından 8'i ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmada yöneticilerin , müfettişlerden değerlendirmelerine ilişkin düzeye göre dağılımları , çoğunluğunun kararsız , yöneticilerin müfettiş davranışlarının nasıl olacağına ilişkin düzeye göre dağılımının çoğunluğunun kesinlikle beklediklerini , öğretmenlerin müfettişleri değerlendirmesine ilişkin düzeye göre dağılımları , çoğunluğunun yetersiz olduklarını , öğretmenlerin müfettiş davranışlarının nasıl olacağına ilişkin düzeye göre dağılımları , çoğunluğun kesinlikle beklediklerini ortaya çıkarmıştır. Teftişin , yönetici ve öğretmenlerin beklentilerini gerçekleştirmediği görülmüş , beklentilerinin gerçekleştirilmesi için öneriler geliştirilmiştir.

BeklentilerDenetimDenetçiler+6
Mensure Çelik
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. ve 8.sınıf ergen öğrencilerin saldırgan davranışlarıyla ana-baba tutumları arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın amacı ilköğretim yedinci ve sekizinci sınıf ergen öğrencilerin ana baba tutumu ile saldırgan davranışları arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Söz konusu ilişki araştırılırken, çocukların saldırgan davranışlarının ve ana-babanın çocuk geliştirme tutumlarının, çocuğun cinsiyetine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da ilişkisel olarak incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2005?2006 eğitim-öğretim yılında İstanbul Avrupa yakasında bulunan çeşitli ilköğretim okullarında okuyan 280 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aşamasında iki ölçekten yararlanılmıştır. Çocukların saldırgan davranışlarını belirlemek için ?Rosenzweig P-F Araştırması?, ana-babaların tutumlarını saptamak amacıyla da ?Gençlik Döneminde Aile Sorunlarını Değerlendirme Ölçeği? uygulanmıştır. Ana-baba davranışları ile çocukların saldırgan davranışlarına yönelik yapılan t-testi sonuçlarına göre `'ilişkilerde duyarsızlık ve tutarsızlık'' boyutu ile çocukların saldırgan davranışları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Fakat `'ana baba ilişkilerinde uyuşmazlık'' boyutları ile çocukların saldırgan davranışları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ana-baba davranışlarının etkisinin kız ve erkeklere göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak için yapılan t-testi sonuçlarına göre, kızlar ve erkekler arasında, ana-baba davranışları yönünden anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Saldırgan davranışlar açısından, kızlarla erkekler arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığını araştırmak için yapılan t-testi sonuçlarına göre, erkeklerin kızlara göre daha az saldırgan oldukları bulunmuştur. Anahtar sözcükler: Saldırganlık, Ana-baba Davranışları

Ana-baba tutumuErgenlerEğitim psikolojisi+5
Bahadır Çakıroğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okul müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan öğretimsel liderlik rolleri ile iletişim tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Etkili okula ulaşmada ilk adım etkili ve yeterli yöneticiye bağlıdır. Etkili okulların öğrenci başarısı üzerinde etkili olması ve güçlü öğretimsel liderler tarafından yönetiliyor olması öğretimsel liderlik araştırmalarına hız kazandırmıştır. Öğretimsel lider olarak okul müdürleri olumlu bir okul iklimi kurarak etkin öğrenmenin temelini oluşturmalıdır. Okul müdürleri okulun varlık nedeninin öğrencinin başarılı bir şekilde yetişmesini sağlamak olduğunu unutmamalıdır. İletişim yöneticilerin sürekli iç içe olduğu bir süreçtir. Eğitimde başarıya ulaşmanın temel yollarından birisi kurum içerisinde olumlu bir iletişim ortamı sağlamaktır. Özellikle yönetici ve öğretmenler arasında kurulan olumlu iletişim eğitimde verimliliği etkilemektedir. Okul müdürlerinin asıl işi öğretim liderliği olmalı ve başarıya ulaşmak için öğretim liderliği görevini gerçekleştirirken öğretmenlerle güçlü bir iletişim kurmalıdır. Yapılan araştırmalar sonucunda okul müdürlerinin okulda başarının anahtarı olduğu görülmekte olup; öğretimsel liderlik rollerini gerçekleştirme düzeyleri ile eğitim kadrosuyla kurduğu iletişim tarzlarına ilişkin öğretmen algıları ve beklentileri önem kazanmaktadır. Bu araştırmanın amacı; İstanbul ili Kartal ilçesinde görev yapan resmi ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan öğretimsel liderlik rolleri ile iletişim tarzları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İstanbul ili Kartal ilçesi resmi ilköğretim okullarında 2006?2007 öğretim yılında görev yapan öğretmenler araştırmanın kapsamını oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfi örnekleme yoluyla belirlenmiş 24 ilköğretim okulunda görev yapan toplam 435 öğretmene anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretimsel Liderlik Ölçeği (Şişman, 2004), İletişim Becerileri Anketi (Özer, 2002) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin çözümlenmesinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Sonuçlar istatistiksel yöntemler olan bağımsız grup t-testi, tek yönlü Anova testi, non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, Pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan öğretimsel liderlik rollerinden; Okulun Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması rollerine çoğu zaman, Eğitim Programı ve Öğretim Sürecinin Yönetimi rollerine ara sıra, Öğretim Süreci ve Öğrencilerinin Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesi rollerine ara sıra, Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi rollerine ara sıra ve Düzenli Öğrenme-Öğretme Çevresinin ve İkliminin Oluşturulması rollerine ara sıra algısına sahiptirler. Bu sonuçlara göre ilköğretim okulu müdürleri öğretimsel liderlik rollerini sergilemedikleri söylenebilir. İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan iletişim becerilerinde ara sıra algısına sahip olduğu saptanmıştır. İlköğretim okulu müdürlerinin iletişim becerilerinin düşük olduğu söylenebilir İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan öğretimsel liderlik rollerinden; okulun amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması, eğitim programı ve öğretim sürecinin yönetimi, öğretim süreci ve öğrencilerinin değerlendirilmesi ve geliştirilmesi, öğretmenlerin desteklenmesi ve geliştirilmesi ve düzenli öğrenme-öğretme çevresinin ve ikliminin oluşturulması alt boyutlarında ki algılarda öğretmenlerinin cinsiyetleri, yaşları, branşları, eğitim düzeyleri, mesleki kıdemleri, bulunduğu okuldaki görev süresi ve yöneticisi ile çalışma süresi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan iletişim becerilerini algılamalarında öğretmenlerinin cinsiyetleri, yaşları, branşları, eğitim düzeyleri, mesleki kıdemleri, bulunduğu okuldaki görev süresi ve yöneticisi ile çalışma süresi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan öğretimsel liderlik rollerinden; Okulun Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, Eğitim Programı ve Öğretim Sürecinin Yönetimi, Öğretim Süreci ve Öğrencilerinin Değerlendirilmesi ve Geliştirilmesi, Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi ve Düzenli Öğrenme-Öğretme Çevresinin ve İkliminin Oluşturulması rolleri ile iletişim becerisi algıları arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman pozitif yönde ilişki vardır. Bu sonuca göre ilköğretim okulu müdürlerinin sergiledikleri öğretimsel liderlik rolleri ve iletişim becerileri birbirlerini olumlu olarak etkilemektedirler.

Liderlikİletişimİlköğretim
Yasemin Gürsun
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sınıf öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve mesleki doyumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik ve mesleki doyum düzeylerinin cinsiyete, kıdeme, yaşa, okutulan sınıfa, mezun olunan okula, bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.Araştırma İstanbul il sınırları içerisinde yer alan 11 ilköğretim okulunda görev yapan 207 sınıf öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Öğretmen Görüşleri Ölçeği (ÖGÖ) ve İş Doyum Anketi (NDI) Gereksinim Karşılanma Yetersizliği Dereceleri Anketi ile toplanmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin okulda çalışılan yıla göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Cinsiyet, yaş, medeni durum, okutulan sınıf, kıdem ve mezun olunan okula göre bir farklılık göstermediği görülmüştür..Mesleki doyum düzeylerinin incelenmesi sonucunda ise sınıf öğretmenlerinin cinsiyete, kıdeme, yaşa, okulda çalışılan yıla, mezun olunan okula ve okutulan sınıfa göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. İlköğretim sınıf öğretmenlerinin mesleki doyum düzeylerinin, medeni duruma göre önemli bir farklılık göstermediği görülmüştür.

EğitimSınıf öğretmenliğiÖz yeterlilik
Ömer Türk
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığının uzaktan hizmetiçi eğitim yöntemiyle bilgisayar eğitimi uygulamasına ilişkin öğretmen görüş ve önerileri

Bu çalışmada ilköğretim okulu öğretmenlerinin Milli Eğitim Bakanlığının uzaktan hizmetiçi eğitim yöntemiyle bilgisayar eğitimi uygulamasına ilişkin öğretmen görüşleri neler olduğu amaçlanmıştır.Araştırma,

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar eğitimiEğitim+5
Filiz Baran
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf yönetiminde aktif öğrenme yöntemlerinin uygulaması (kimya eğitimi örneği)

Zamanımızda bilgi tüketiminin yanında bilgi üretimi çok daha hızlı olduğu için bilgileri takip etmek zorlaşmıştır.Öğrenilecek bilginin fazlaca olması ve her geçen gün artması,yeni öğrenme yaklaşımlarının gündeme gelmesine neden olmuştur.Hem kısa sürede daha fazla bilgiye ulaşmak hem de bilginin kalıcılığını artırmak için geliştirilen en etkili öğrenme yaklaşımlarından birisi aktif öğrenme yaklaşımıdır.Bu çalışmada sınıf yönetiminde genel aktif öğrenme yöntemlerinin uygulanması incelenmiştir.Çalışmada öncelikle sınıf yönetiminde ,aktif öğrenmenin temelin oluşturan öğrenme yaklaşımları üzerinde durulmuş ,sonrasında ise aktif öğrenme ve aktif öğrenmede kullanılan yöntem ve teknikler araştırılıp incelenmiştir.Çalışmada ayrıca bir aktif öğrenme uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama Ankara'da öğrenim gören lise birinci sınıf öğrencileri ile,müfredat konularından atom konusu üzerinde yapılmıştır.Uygulamada,grup çalışması yöntemi kullanılmıştır.Öğrenciler,kooperatif gruplar oluşturarak atom konusu üzerine yaptıkları çalışmaları sınıf ortamında sunmuşlardır.Her sunum sonrasında,gruplar sınıf tarafından sorulan sorulara cevap vermişlerdir.Bu şekilde tartışma ortamı oluşturulmuştur.Uygulamada ölçme,ön test ve son test tekniği ile yapılmıştır.Yirmi soruluk çoktan seçmeli kavram testi çalışma öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır.Ayrıca öğrencilerin grup çalışmasında tutum ve davranışlarını ölçmek için bir anket uygulanmıştır.Zamanımızda bilgi tüketiminin yanında bilgi üretimi çok daha hızlı olduğu için bilgileri takip etmek zorlaşmıştır.Öğrenilecek bilginin fazlaca olması ve her geçen gün artması,yeni öğrenme yaklaşımlarının gündeme gelmesine neden olmuştur.Hem kısa sürede daha fazla bilgiye ulaşmak hem de bilginin kalıcılığını artırmak için geliştirilen en etkili öğrenme yaklaşımlarından birisi aktif öğrenme yaklaşımıdır.Bu çalışmada sınıf yönetiminde genel aktif öğrenme yöntemlerinin uygulanması incelenmiştir.Çalışmada öncelikle sınıf yönetiminde ,aktif öğrenmenin temelin oluşturan öğrenme yaklaşımları üzerinde durulmuş ,sonrasında ise aktif öğrenme ve aktif öğrenmede kullanılan yöntem ve teknikler araştırılıp incelenmiştir.Çalışmada ayrıca bir aktif öğrenme uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama Ankara'da öğrenim gören lise birinci sınıf öğrencileri ile,müfredat konularından atom konusu üzerinde yapılmıştır.Uygulamada,grup çalışması yöntemi kullanılmıştır.Öğrenciler,kooperatif gruplar oluşturarak atom konusu üzerine yaptıkları çalışmaları sınıf ortamında sunmuşlardır.Her sunum sonrasında,gruplar sınıf tarafından sorulan sorulara cevap vermişlerdir.Bu şekilde tartışma ortamı oluşturulmuştur.Uygulamada ölçme,ön test ve son test tekniği ile yapılmıştır.Yirmi soruluk çoktan seçmeli kavram testi çalışma öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır.Ayrıca öğrencilerin grup çalışmasında tutum ve davranışlarını ölçmek için bir anket uygulanmıştır.Zamanımızda bilgi tüketiminin yanında bilgi üretimi çok daha hızlı olduğu için bilgileri takip etmek zorlaşmıştır.Öğrenilecek bilginin fazlaca olması ve her geçen gün artması,yeni öğrenme yaklaşımlarının gündeme gelmesine neden olmuştur.Hem kısa sürede daha fazla bilgiye ulaşmak hem de bilginin kalıcılığını artırmak için geliştirilen en etkili öğrenme yaklaşımlarından birisi aktif öğrenme yaklaşımıdır.Bu çalışmada sınıf yönetiminde genel aktif öğrenme yöntemlerinin uygulanması incelenmiştir.Çalışmada öncelikle sınıf yönetiminde ,aktif öğrenmenin temelin oluşturan öğrenme yaklaşımları üzerinde durulmuş ,sonrasında ise aktif öğrenme ve aktif öğrenmede kullanılan yöntem ve teknikler araştırılıp incelenmiştir.Çalışmada ayrıca bir aktif öğrenme uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama Ankara'da öğrenim gören lise birinci sınıf öğrencileri ile,müfredat konularından atom konusu üzerinde yapılmıştır.Uygulamada,grup çalışması yöntemi kullanılmıştır.Öğrenciler,kooperatif gruplar oluşturarak atom konusu üzerine yaptıkları çalışmaları sınıf ortamında sunmuşlardır.Her sunum sonrasında,gruplar sınıf tarafından sorulan sorulara cevap vermişlerdir.Bu şekilde tartışma ortamı oluşturulmuştur.Uygulamada ölçme,ön test ve son test tekniği ile yapılmıştır.Yirmi soruluk çoktan seçmeli kavram testi çalışma öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır.Ayrıca öğrencilerin grup çalışmasında tutum ve davranışlarını ölçmek için bir anket uygulanmıştır.Zamanımızda bilgi tüketiminin yanında bilgi üretimi çok daha hızlı olduğu için bilgileri takip etmek zorlaşmıştır.Öğrenilecek bilginin fazlaca olması ve her geçen gün artması,yeni öğrenme yaklaşımlarının gündeme gelmesine neden olmuştur.Hem kısa sürede daha fazla bilgiye ulaşmak hem de bilginin kalıcılığını artırmak için geliştirilen en etkili öğrenme yaklaşımlarından birisi aktif öğrenme yaklaşımıdır.Bu çalışmada sınıf yönetiminde genel aktif öğrenme yöntemlerinin uygulanması incelenmiştir.Çalışmada öncelikle sınıf yönetiminde ,aktif öğrenmenin temelin oluşturan öğrenme yaklaşımları üzerinde durulmuş ,sonrasında ise aktif öğrenme ve aktif öğrenmede kullanılan yöntem ve teknikler araştırılıp incelenmiştir.Çalışmada ayrıca bir aktif öğrenme uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama Ankara'da öğrenim gören lise birinci sınıf öğrencileri ile,müfredat konularından atom konusu üzerinde yapılmıştır.Uygulamada,grup çalışması yöntemi kullanılmıştır.Öğrenciler,kooperatif gruplar oluşturarak atom konusu üzerine yaptıkları çalışmaları sınıf ortamında sunmuşlardır.Her sunum sonrasında,gruplar sınıf tarafından sorulan sorulara cevap vermişlerdir.Bu şekilde tartışma ortamı oluşturulmuştur.Uygulamada ölçme,ön test ve son test tekniği ile yapılmıştır.Yirmi soruluk çoktan seçmeli kavram testi çalışma öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır.Ayrıca öğrencilerin grup çalışmasında tutum ve davranışlarını ölçmek için bir anket uygulanmıştır.Zamanımızda bilgi tüketiminin yanında bilgi üretimi çok daha hızlı olduğu için bilgileri takip etmek zorlaşmıştır.Öğrenilecek bilginin fazlaca olması ve her geçen gün artması,yeni öğrenme yaklaşımlarının gündeme gelmesine neden olmuştur.Hem kısa sürede daha fazla bilgiye ulaşmak hem de bilginin kalıcılığını artırmak için geliştirilen en etkili öğrenme yaklaşımlarından birisi aktif öğrenme yaklaşımıdır.Bu çalışmada sınıf yönetiminde genel aktif öğrenme yöntemlerinin uygulanması incelenmiştir.Çalışmada öncelikle sınıf yönetiminde ,aktif öğrenmenin temelin oluşturan öğrenme yaklaşımları üzerinde durulmuş ,sonrasında ise aktif öğrenme ve aktif öğrenmede kullanılan yöntem ve teknikler araştırılıp incelenmiştir.Çalışmada ayrıca bir aktif öğrenme uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama Ankara'da öğrenim gören lise birinci sınıf öğrencileri ile,müfredat konularından atom konusu üzerinde yapılmıştır.Uygulamada,grup çalışması yöntemi kullanılmıştır.Öğrenciler,kooperatif gruplar oluşturarak atom konusu üzerine yaptıkları çalışmaları sınıf ortamında sunmuşlardır.Her sunum sonrasında,gruplar sınıf tarafından sorulan sorulara cevap vermişlerdir.Bu şekilde tartışma ortamı oluşturulmuştur.Uygulamada ölçme,ön test ve son test tekniği ile yapılmıştır.Yirmi soruluk çoktan seçmeli kavram testi çalışma öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır.Ayrıca öğrencilerin grup çalışmasında tutum ve davranışlarını ölçmek için bir anket uygulanmıştır.Zamanımızda bilgi tüketiminin yanında bilgi üretimi çok daha hızlı olduğu için bilgileri takip etmek zorlaşmıştır.Öğrenilecek bilginin fazlaca olması ve her geçen gün artması,yeni öğrenme yaklaşımlarının gündeme gelmesine neden olmuştur.Hem kısa sürede daha fazla bilgiye ulaşmak hem de bilginin kalıcılığını artırmak için geliştirilen en etkili öğrenme yaklaşımlarından birisi aktif öğrenme yaklaşımıdır.Bu çalışmada sınıf yönetiminde genel aktif öğrenme yöntemlerinin uygulanması incelenmiştir.Çalışmada öncelikle sınıf yönetiminde ,aktif öğrenmenin temelin oluşturan öğrenme yaklaşımları üzerinde durulmuş ,sonrasında ise aktif öğrenme ve aktif öğrenmede kullanılan yöntem ve teknikler araştırılıp incelenmiştir.Çalışmada ayrıca bir aktif öğrenme uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama Ankara'da öğrenim gören lise birinci sınıf öğrencileri ile,müfredat konularından atom konusu üzerinde yapılmıştır.Uygulamada,grup çalışması yöntemi kullanılmıştır.Öğrenciler,kooperatif gruplar oluşturarak atom konusu üzerine yaptıkları çalışmaları sınıf ortamında sunmuşlardır.Her sunum sonrasında,gruplar sınıf tarafından sorulan sorulara cevap vermişlerdir.Bu şekilde tartışma ortamı oluşturulmuştur.Uygulamada ölçme,ön test ve son test tekniği ile yapılmıştır.Yirmi soruluk çoktan seçmeli kavram testi çalışma öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır.Ayrıca öğrencilerin grup çalışmasında tutum ve davranışlarını ölçmek için bir anket uygulanmıştır.

Rezan Anlı Akyıldız
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin etkililiği ve okul iklimi (İstanbul Fatih ve Eminönü ilçeleri örneği )

İstanbul İli Avrupa Yakası Fatih ve Eminönü İlçelerinde orta öğretim kurumlarında çalışan okul müdürlerinin etkililiğinin genel beceriler boyutunda hangi düzeyde olduğunu inceleyen bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümü problem, amaç, araştırmanın önemi, sınırlılıklar ve tanımlardan, ikinci bölümü yönetim biçimlerinin kuramsal temellerinden, üçüncü bölüm araştırmanın yönteminden, dördüncü bölüm araştırmanın bulgularından ve yorumlarından, son bölüm ise sonuç ve önerilerden oluşmaktadır.Araştırmanın evreni, İstanbul ili Fatih ve Eminönü ilçelerinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 201 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır.Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin, müdürlerinin etkililiği ile okullarının iklimini algılama düzeyleri incelenmiştir. Bu çerçevede öncelikle öğretmenlerin demografik özellikleri ile yönetsel etkinlik ve örgütsel iklim puanları tanımayıcı istatistikler yardımıyla özetlenmiştir. Daha sonra öğretmenlerin yönetsel etkililik ve iklim algılamalarının demografik özelliklerine göre farklılaşma durumu incelenmiştir. Son olarak yönetsel etkinliğin örgütsel iklime etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada t-testi, varyans analizi, çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. İstatiksel olarak anlamlı olduğu belirlenen ilişkilere ait ortama değerler verilerek sonuçlar istatiksel olarak yorumlanmıştır.Okul müdürlerinin genel, kavramsal, insan ilişkileri ve teknik becerilerine ilişkin puanları ile okul ikliminin moral, samimiyet, yakından kontrol, işe dönüklük ve anlayış gösterme boyutları arasında doğrusal, pozitif ilişkiler bulunmaktadır.

Eğitim yönetimiLiderlikOrtaöğretim kurumları+2
Selam Karataş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri(Bağcılar ilçesi örneği)

Bu araştırmada ilköğretim okulu yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri algı düzeyleri ile buçatışma stillerinin demografik özellikleri ile ilişkileri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırmada beşbölüm bulunmaktadır.Araştırmanın verileri İstanbul ili Bağcılar ilçesinde görevli ilköğretim okulu yöneticilerinden toplanmıştır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmaya toplam 201 yönetici katılmıştır.Araştırmada kişisel bilgi formu ile yöneticilerin demografik özellikleri ile ilgili bilgi toplanmıştır.Rahim Örgütsel Çatışma Anketi kullanılarakta yöneticilerin çatışma yönetimi stilleri yüzyüze görüşme metodu ile gerekli bilgiler toplanmıştır.Araştırmanın sonucunda,yöneticilerin çatışma yönetiminde ödün verme yaklaşımını kullanma durumlarının cinsiyetlerine göre farklılık gösterdiği, tümleştirme, hükmetme, kaçınma, uzlaşma davranışlarının ise cinsiyetten bağımsız olduğu ,kadınların ödün verme puanlarının erkeklere oranla daha yüksek olduğu, diğer bir ifade ile bu davranışa kadın yöneticiler tarafından erkeklere oranla daha sık başvurulduğu saptanmış,yöneticilerin çatışma yönetiminde tümleştirme yaklaşımını kullanma durumlarının en son mezun oldukları okula göre farklılık gösterdiği, ödün verme, hükmetme, kaçınma, uzlaşma davranışlarının ise en son mezun oldukları okuldan bağımsız olduğu ,okul yöneticilerinin tümleştirme, ödün verme, hükmetme, kaçınma, uzlaşma ve genel çatışma puanları ile mesleki kıdem , yöneticilik seminerine katılma durumları ve yaşları arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı sonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: İlköğretim okulu yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri.

Eğitim yönetim sistemleriEğitim yönetimiÇatışma modelleri+2
Selçuk Öztay
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilerarası çatışma ile bilgi paylaşımı arasındaki ilişki ve bir araştırma

Çalışma içerisinde kişiler arası çatışma ve bilgi paylaşımı arasındaki ilişki ele alınmıştır. Birinci bölümde problem ve hipotezler tanımlanmıştır. İkinci bölümde kişiler arası çatışmanın tanımı ve geçmişten günümüze çatışma yaklaşımları ele alınmıştır. Çatışmanın türleri ve nedenleri de ayrıca incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise bilginin tanımı, türleri ve bilgi paylaşımı konusu ele alınmıştır. Araştırmanın evreni, 2015–2016 Eğitim Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı İstanbul İli Avrupa Yakası Sultangazi ilçesinde bulunan okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu araştırmada, Paul E. SPECTOR ve Steve M. JEX tarafından geliştirilmiş "Kişiler Arası Çatışma Ölçeği (ICAWS)", Meltem Dil ŞAHİN tarafından geliştirilmiş "Bilgi Paylaşımı Ölçeği" kullanılmıştır.

BilgiBilgi paylaşımıKişiler arası çatışma+1
Esra Akdemir
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin algıladıkları öğretmen tutumu ile sınav kaygısı arasındaki ilişki ve bir araştırma

Bu araştırma mesleki ve teknik eğitim gören öğrencilerin, algıladıkları öğretmen tutumları ile sınav kaygısı arasındaki ilişkiyi araştırmak amacı ile yapılmıştır.. Konu ile ilgili kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada Soydal (2006) tarafından geliştirilen 34 maddelik olumlu öğretmen tutum ölçeği, Spielberger (1980) tarafından geliştirilen ve Öner (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan 20 maddelik sınav kaygısı ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan 11 maddelik kişisel bilgi anketi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul ili Anadolu yakasında 9 farklı mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 239'u kız, 275'i erkek olmak üzere toplam 514 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmış, normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, nonparametrik Mann Whitney-U testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), nonparametrik Kruskal Wallis-H testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi, çapraz tablo analizi kullanılmış olup, Anlamlılık 0.05 olarak kabul edilmiş ve analizler SPSS 15. programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular hipotezde beklendiği olumlu öğretmen tutumları öğrenci başarısına etkisi toplam puanları, sınav kaygısı düzeylerini etkilediği görülmektedir. Öğrencilerin olumlu öğretmen tutumları öğrenci başarısına etkisi toplam puanları ve alt boyutları ile sınav kaygısı ölçeğinden aldıkları toplam puanlar arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre öğretmen tutumunun başarıyı etkilediğini düşünen öğrencilerin sınav kaygı düzeyleri de yükselmektedir. Öğretmen tutumunun başarısını etkilemediğini düşünen öğrencilerin sınav kaygı düzeyleri de düşmektedir Anahtar Kelimeler: Olumlu Öğretmen Tutumları, Sınav Kaygısı, Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumları

Meslek liseleriMeslek ve teknik lise öğrencileriMesleki teknik eğitim+3
Emine Aydoğmuş
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Lider üye etkileşiminin sinizme etkisi ve bir araştırma

Lider üye etkleşiminin sinizme etkisi liderler ile üyelerin arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma evreni 2016–2017 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Kartal İlçesinde bulunan öğretmenlerdir. Örneklemimiz 300 kişiden oluşmaktadır. Araştırma ile ilgili veriler "Leader Member Exchange Theory" (LMX) ve "Örgütsel Sinizm Ölçeği " ile toplanmıştır. Birinci bölümde kişisel bilgilere, ikinci bölümde insani değerlere ilişkin 12 ifadeye, üçüncü bölümde sinizm etkilerini ölçmek amacıyla 13 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Çalışmada parametrik olmayan test tekniklerinden Spearman korelasyon, Mann Whitney U, Kruskal Wallis kullanılmıştır. Çalışmada ölçek puanlarının ilişkisi Spearman korelasyon testi ile ölçek puanlarının demografik değişkenlere göre farklılık gösterme durumu ise Mann Whitney ve Kruskal Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Birinci bölümde katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek üzere 8 sorunun yer aldığı Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Ölçek formunun ikinci bölümünde yer alan ölçek Lider- Üye etkileşimi ölçeğidir. Lider-üye etkileşimini ölçmek üzere yararlanılan ölçek, Liden ve Maslyn (1998) tarafından geliştirilen "Lider-Üye Etkileşimi Ölçeği"dir. Ölçek 12 ifade ve dört boyuttan oluşmaktadır. Ölçek formunun üçüncü bölümünde yer alan ölçek Örgütsel sinizm ölçeği Brandes, Dharwadkar ve Dean (1999) tarafından geliştirilmiş ise Kalağan (2009) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Bilişsel, duyuşsal ve davranışsal olmak üzere üç alt boyutu bulunmaktadır. Ölçeğin alt boyutları 0,86-0,91 arasında Cronbach's alpha katsayısına sahiptir. Araştırmada, öğretmenlerin liderleri ve liderlerin öğretmenleri ile ilgili ilişkisel boyutunun sinizme etkisi üzerinde durulmuştur. Araştırma sonucuna göre katılımcıların demografik özelliklerine bakıldığında; katılımcıların öğrenim durumuna bakıldığında %0,07'si Eğitim Enstitiüsü mezunuyken; %74,2 lik dilimde 4 yıllık fakültülere ait olduğu belirlenmiştir. Lider-üye etkileşimi ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkiye baktığımızda ise 0,688 oranında negatif yönlü bir ilişki söz konusu olduğu belirlenmiştir.

Lider-üye etkileşimiSinizmÖlçekler+2
Meltem Aslan
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin eğitimine yönelik kurs veren kurumlarda görev yapan usta öğreticilerin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel sinizm algıları arasındaki ilişki

Örgün eğitimden mezun olan veya örgün eğitim almamış olan bireyler, toplumsal hayat şartları ile çalışma yaşamının dinamiklerine ayak uydurmak için eğitim faaliyetlerini sağlamalı ve yaşamboyu da devam ettirmelidir. Bu nedenle yetişkin eğitimi ihtiyacı doğmuştur. Yetişkin eğitimi kurumlarında görev yapan usta öğreticiler her yaş, eğitim seviyesi ve farklı kültürden oluşan heterojen bir insan grubuna eğitim vermektedir. Bu karma grupların bir amaç için yetiştirilmesinden yaşanılan zorluklar neticesinde usta öğreticilerde oluşabilecek mesleki tükenmişlik ve örgütsel sinizm algılarına çözüm üretmek ihtiyacı doğmuştur. Bu araştırmada, İstanbul ilinde bulunan yetişkin eğitim kurumlarının çeşitli kurs merkezlerinde çalışan usta öğreticilerin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada öncelikle araştırmaya dahil edilen yetişkin eğitimi, mesleki tükenmişlik ve örgütsel sinizm'e ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Daha sonra hipotezler literatür taramasına göre oluşturulmuştur. Araştırma modelini test etmek ve hipotezleri sınamak için Çalışma Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Sinizm Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği tercih edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın evreni İstanbul ilinde bulunan 2018–2019 eğitim öğretim yılındaki yetişkin eğitim kurumlarının çeşitli kurs merkezlerinde görev yapan usta öğreticilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi rasgele seçilen 248 usta öğreticilerden oluşmaktadır. Yetişkin eğitimcilerin örgütsel sinizm tutumları ile tükenmişliğin tüm boyutları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunduğu saptanmıştır. Anahtar sözcükler: Örgütsel sinizm, mesleki tükenmişlik, yetişkin eğitimi, usta öğretici.

EğitimcilerKurslarSinizm+4
Reyhan Takır
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel vatandaşlık davranışlarının ve örgüt kültürünün tükenmişlik üzerine etkisi (Kız Meslek Liselerinde bir araştırma, İstanbul ili Avrupa yakası örneği)

Bu çalışmanın amacı örgütsel vatandaşlık davranışları ve örgüt kültürünün Kız Meslek Liselerinde görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisinin saptanmasıdır. Bu araştırmanın örneklemini bu ilçelerde bulunan 10 kız Meslek lisesinde görev yapan 285 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Masclach Tükenmişlik Ölçeği, Okul Kültürü Ölçeği ve Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği. Elde edilen veriler SPSS 17.0 istatistik paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Veriler Tek Yönlü Varyans Analizi, Tukey Post Hoc analizi ve Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayıları hesaplanarak çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin Maslach Tükenmişlik ölçeğinden elde edilen skorlar ile görev kültürü, destek kültürü, başarı kültürü ve okul kültürü genel skorları arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmiştir. Okul kültürü alt boyutları öğretmenlerin duygusal tükenme seviyesi üzerinde etkisi olmadığı görülmüştür. Ayrıca, yardımseverlik ve centilmenlik alt boyut skorlarının farklı duygusal tükenme seviyesine sahip bireylerde anlamlı seviyede farklılaştığı görülmüştür. Araştırma sonucunda, mutlu olmayan, kendilerini tükenmiş hisseden ve özgüven seviyeleri düşük seviyede olan öğretmenlerin örgütlerine bağlılık göstermeleri, örgütlerinde vatandaşlık davranışlarını sıklıkla gösterebilmeleri mümkün olmadığı görülmüştür. Bu bulgular doğrultusunda gerek akademisyenlere gerekse uygulayıcılara gerekli öneriler sunulmuştur.

Kız meslek liseleriLise öğretmenleriTükenmişlik+5
Hakan Arabacı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim örgütlerinde örgüt kültürünün algılanan liderlik tarzları üzerine etkisi ve bir araştırma

Bu araştırma, üniversitelerin hazırlık sınıflarında görevli okutmanların örgütsel kültürün yöneticilerde algıladıkları liderlik tarzları üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Bu araştırmanın evreni 2013–2014 eğitim öğretim yılında İstanbul'da 9 devlet ve 38 de vakıf üniversitesinde bulunan 1252 okutmandır. Araştırmanın örneklemi bu genel evren içinden küme örneklem metoduyla belirlenen 226 kişi oluşturmuştur. Araştırma ile ilgili veriler için "Kişisel Bilgi Formu" "Örgütsel Kültür Ölçeği" ile "Liderlik Tarzları Ölçeği" kullanılmıştır. Üç bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, örgütsel kültürü ölçen 37 tutum ifadesine, üçüncü bölümde ise liderlik tarzlarını ölçmek üzere 45 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir.Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, okutmanların tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda "t" testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı α = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Ayrıca Pearson korelasyon analizi ilişkisel bağlantıları belirlemek için kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1. Okutmanların örgütsel kültür ölçeği puanlarının cinsiyet, medeni durum, mezuniyetleri, üniversite türü ve görev değişkenine göre gruplar arasındaki farklılık toplam ölçek ve hiçbir alt boyutta anlamlı bulunmamıştır.2. Okutmanların örgütsel kültür ölçeği puanlarının yaşlarına, kıdemlerine ve öğretmen sayısına göre gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.3. Okutmanların liderlik tarzları ölçeği puanlarının cinsiyet, yaşlarına, kıdemlerine, mezuniyetlerine ve görev değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan bağımsız grup t testi sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık hiçbir alt boyutta anlamlı bulunmamıştır.4. Okutmanların liderlik tarzları ölçeği puanlarının medeni durum, öğretmen sayısına göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur.5. Örgütsel kültür ölçeği ile liderlik tarzları ölçeğinin uygulanmasında okutmanların algılama düzeyleri arasındaki ilişki toplam kültür ölçeği ile dönüşümcü liderlik arasında pozitif yönde anlamlı bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Kültür, Örgütsel Kültür, Liderlik, Dönüşümcü Liderlik

Dönüşümcü liderlikEğitim yönetimiEğitim örgütleri+3
Pelin Karaduman
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi(Kocaeli ili Gebze ve İzmit ilçeleri örneği)

Bu araştırmada Kocaeli ilinin İzmit ve Gebze ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet liselerinde görev yapan lise öğretmenlerinin örgüt kültürü ile tükenmişlik düzeylerinin cinsiyete, mezuniyet durumuna, branşa, yaşa, hizmet süresine, gelir düzeyine, branş memnuniyetine, görev biçimine, öğrenim durumuna, medeni duruma, teknoloji kullanımına, teknoloji kullanım sıklığına, derse hazırlık durumuna, gücenme durumuna, öğrenci tutumuna, fikir alışverişi durumuna, kişisel gelişim etkinliklerine katılım durumuna, yaratıcı öğretme teknikleri kullanım durumuna göre değişip değişmediği ve örgüt kültürü ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki bulunup bulunmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini 328 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Maslach Tükenmişlik Ölçeği , Kurumsal Kültür Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 Paket programı kullanılmıştır. Veriler Bağımsız Grup T testi, Kruskal Wallis-H Testi, ANOVA, Pearson Momentler Çarpım Katsayıları hesaplanarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyet, görev biçimi, öğrenim durumu ve gücenme durumunun öğretmenlerin kurum kültürü algısında; branş memnuniyeti, görev biçimi, medeni durum, teknoloji kullanım sıklığı, gücenme durumu, öğrenci tutumu, fikir alışverişi, kişisel gelişim etkinliklerine katılım ve yaratıcı öğretme teknikleri kullanımının öğretmenlerin tükenmişlik düzeyinde etkili değişkenler olduğu öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ile Adokrasi Kültürü arasında negatif yönlü, tükenmişlik düzeyleri ile piyasa kültürü arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunduğu; öğretmenlerin duygusal tükenmişlik ile Adokrasi Kültürü ve Piyasa Kültürü arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunduğu, öğretmenlerin duyarsızlaşma düzeyleri ile Hiyerarşi Kültürü arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir.

Lise öğretmenleriTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+2
Özlem Köseoğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin ilişkisi

Eğitim bireye ve toplumlara yön veren bir hizmet olarak çok kapsamlı bir süreçtir. Eğitim ve öğretim öğrencinin tam anlamıyla olumlu gelişmesini amaçlar. Bu amaçlardan en önemlileri zihinsel ve ruhsal gelişimdir. Bu doğrultuda eğitimi destekleyici ve geliştirici hizmet olarak geliştirilen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri 1950'li yıllardan bu yana eğitimin önemli bir boyutudur. Bu idealde çalışan psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin tükenmişlik ve iş doyum düzeylerini inceleyen bu tez çalışmasında konu detaylı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenleriyle ilgili tespit edilen mesleki doyum ve tükenmişlik puanlarının belirlenen değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği ve mesleki doyum ile tükenmişliğin ilişkisel durumu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre iş doyumu cinsiyet, medeni durum, aylık gelir, yaşadıkları yerden memnuniyet, eğitim durumu, katıldıkları eğitim, seminer ve kongreler, alınan izin sayısı, meslek değiştirme isteği, okula ulaşım ve sigara kullanma değişkenleri ile anlamlı farklılıklar göstermektedir. Tükenmişlik ise cinsiyet, evlilik süresi, aylık gelir, yaşadıkları yerden memnuniyet, eğitim durumu, mezun olunan bölüm, çalışılan kurum, alınan izin sayısı, katıldıkları eğitim, seminer ve kongreler, meslek değiştirme isteği, okula ulaşım şekli değişkenleri ile anlamlı farklılıklar göstermektedir. Araştırma sonuçları ücret doyumu, sosyal haklar doyumu, ödül doyumu ve iletişim doyumunun toplam iş doyumu ile pozitif yüksek düzeyde ilişkisi olduğunu, duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın toplam tükenmişlik ile pozitif yüksek düzeyde ilişkisi olduğunu ve iş doyumu alt boyutları ile tükenmişlik alt boyutlarının orta düzeyde pozitif ve negatif anlamlı ilişkileri olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İş doyumu, tükenmişlik, psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni

Psikolojik danışmaRehber öğretmenlerRehberlik+4
Gamze Umay
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00

Other supervisors