Bolu Abant İzzet Baysal University
Discipline

Orman Mühendisliği Anabilim Dalı

Bolu Abant İzzet Baysal University

1,457

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yaz ıhlamuru (tilia platyphyllos scop.)'nun bazı morfolojik özellikleri ile yaprak ve çiçek uçucu bileşenlerinin belirlenmesi

Yüksek lisans tezi olarak sunulan bu çalışmada yaz ıhlamuru (Tilia platyphyllos Scop.) morfolojik özellikleri ile yaprak çiçek uçucu bileşenleri araştırılmıştır. Çalışma alanı Isparta ilinin Yenişarbademli, Aksu, Sütçüler ilçesine bağlı Belence ve Kasımlar köyünde yaz ıhlamuru (Tilia platyphyllos Scop.) bulunmuştur. Yenişarbademli, Aksu, Belence ve Kasımlar köyünden örnek toplanılmış morfolojik özellikleri ve uçucu bileşenlerini belirlenmiştir. Yaz ıhlamur (Tilia platyphyllos Scop.), kültür tarihi çok eskilere dayanan dünyada üretimi ve tüketimi yaygın olan odunsu bitkilerden biridir. Magnoliopsida sınıfının Malvales takımının Tiliaceae familyasında Tilia cinsine girmektedir. Ülkemizde yayılışı bilinen 4 taksonu doğal olarak bulunan Tilia platyphyllos (yaz ıhlamur), Tilia rubra (kafkas ıhlamuru), Tilia tomentosa (gümüşi ıhlamur), Tilia cordata (küçük yapraklı ıhlamur) ülkemizde yayılış gösterir. Morfolojik özelliklerini belirlemek amacıyla yaprak, çiçek ve brakte örneklerinde ölçümler yapılmıştır. Yaprak aya boyu 4.2-10.8 cm (ort. 7.72 cm), yaprak aya eni ise 4.2-10.2 cm (ort. 6.8 cm) arasında ölçülmüştür. Yaprak sapı uzunluğu 2.8-6.2 cm aralığında olup, ortalama değeri 4.42 cm'dir. Brakte boyu 4.2-13.0 cm (ort. 8.07 cm), brakte eni ise 1.0-2.5 cm (ort. 1.67) aralığındadır. Brakte sapı 0.1-1.7 cm aralığındadır. Brakte sapı ortalama 0.72 cm olarak ölçülmüştür. Çiçek sayısı en az 2 adet, en çok 5 adet, ortalama 3 adet olarak tespit edilmiştir. Türün uçucu yağ bileşenlerini belirlemek amacıyla yaprak, çiçek (brakte) örnekleri oda sıcaklığında kurutulmuş, HS-SPME/GC-MS analizi ile uçucu bileşenleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda çiçeklerin uçucu bileşenlerinde toplam 113 farklı bileşen, yaprakların uçucu bileşeninde ise toplam 62 adet bileşen bulunmuştur. Çiçeklerin uçucu bileşenlerinde en etken bileşenler: (%26.66) (E)-2-Hexenal moleküler yapısı C6H10, (%35.52) 1-Undecyne moleküler yapısı C11H20, (%14.88), n-Hexanal C6H12O ,(%10.11), 1-Dodecyne C12H22 molekül yapısı bulunmuştur. Yaprakların uçucu bileşenlerinde en etken uçucu bileşenler: (%64.84) 2-Hexenal moleküler yapısı C6H10O, (%22.73) 1-Decyne moleküler yapısı C10H18 olarak bulunmuştur.

Sedef Koç
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Davraz dağı (Isparta) bazı doğal dağ ada çayı (sideritis spp.) taksonlarının yaprak ve çiçek uçucu bileşenlerinin belirlenmesi

Bitki coğrafyası açısından Akdeniz ve İran-Turan Flora bölgelerinin kesişim yerinde bulunan Isparta ilinin florası için yapılan floristik araştırmalara göre toplam 2280 değişik bitki taksonunun yayılış yaptığı, bunlardan 190 tanesinin tıbbi, aromatik ve parfüm, 160 tanesinin ise baharat değerinin yüksek olduğu bilinmektedir. Genellikle hoş kokulu bir veya çok yıllık otsular, nadiren çalılar veya ağaçların bulunduğu kozmopolit olan Lamiaceae familyası 546 tür, 45 cins ve toplamda 731 takson içermektedir. Lamiaceae familyasının üyesi olan Sideritis cinsi subtropik ve orta bölgelerde geniş bir yayılış gösteren, pilos veya tomentos tüylü, yaprakları tam kenarlı veya dişli, brakteolleri yaprak biçiminde, kaliks tüpsü veya çan biçiminde, 5-10 damarlı, 5 dişli, korolla genellikle sarı, bazen beyaz veya kırmızı, yaklaşık 20-90 cm yüksekliğinde bir veya çok yıllık otsular yada küçük çalılardır. Türkiye Sideritis cinsinin 2 ana gen merkezinden biri olduğu için endemizm oranı (% 79.5) oldukça yüksektir. Bu çalışmada, Davraz Dağı 'nda yayılış gösteren 4 farklı doğal Sideritis L. taksonlarının yaprak ve çiçekleri 2017-2018 yılları arasında üç farklı örnek alandan toplanmıştır. Katı faz mikro ekstraksiyon tekniği (SPME) kullanılarak, gaz kromatografisi kütle spektroskopisi (GC-MS) ile Sideritis condensata (Boiss. & Heldr.) subsp. condensata'nın yaprak ve çiçeklerinde 1 nolu örnek alanda 45, 2 nolu örnek alanda 40 ve 3 nolu örnek alanda 39 olmak üzere toplam 62 adet farklı uçucu bileşen, Sideritis hispida P. H. Davis 'nın yaprak ve çiçeklerinde 1 nolu örnek alanda 42, 2 nolu örnek alanda 40 ve 3 nolu örnek alanda 44 olmak üzere toplam 46 adet farklı uçucu bileşen, Sideritis libanotica Labill. subsp. linearis'in yaprak ve çiçeklerinde 1 nolu örnek alanda 40, 2 nolu örnek alanda 43 ve 3 nolu örnek alanda 41 olmak üzere toplam 54 adet farklı uçucu bileşen ve Sideritis perfoliata L.'nın yaprak ve çiçeklerinde 1 nolu örnek alanda 42, 2 nolu örnek alanda 37 ve 3 nolu örnek alanda 41 adet olmak üzere toplam 59 adet farklı uçucu bileşen tespit edilmiştir. Sideritis condensata (Boiss. & Heldr.) subsp. condensata'nın β-Pinene (%11.44, %11.44, %12.29), 3-Octanol (%11.83, %11.90, %11.73), Limonene (%15.31, %14.37, %14.52), Caryophyllene (%13.55, %12.04, %17.31) oranlarıyla, Sideritis hispida P. H. Davis 'nın (E)-2-Hexenal (%10.22, %13.04, %12.03), β-Myrcene (%35.08, %36.54, %35.86), Caryophyllene (%10.07, %11.78, %11.26), p-Cymene (%9.64, %8.80, %8.11) oranlarıyla, Sideritis libanotica Labill. subsp. linearis'in (E)-2-Hexenal (%18.84, %19.32, %22.24), 3-Octanol (%22.19, %19.11, %20.87), Limonene (%14.70, %13.73, %10.77), Caryophyllene (%10.82, %12.10, %10.32) oranlarıyla ve Sideritis perfoliata L.'nın α-Pinene (%41.83, %51.02, %41.92), β-Pinene (%11.46, %11.30, %12.47), Limonene (%11.90, %11.12, %10.71), Caryophyllene (%12.17, %12.11, %10.49) oranlarıyla ana bileşenleri olarak belirlenmiştir. Caryophyllene bileşeni Davraz Dağı 'nda yayılış gösteren 4 farklı doğal Sideritis L. taksonlarının her birinde ana bileşenler arasında tespit edilmiştir. Limonene bileşeni ise Sideritis hispida P. H. Davis taksonu hariç diğer 3 taksonda ana bileşenler arasında belirlenmiştir. Yörede doğal çay olarak tüketilen bitkilerin ekonomik değerinin ortaya konulmasında ve bilinçli tüketiminin sağlanmasında bu çalışma ile bir alt yapı oluşturulmuştur.

Sideritis
Serap Demir
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt-Pervari orijinli ceviz tohumlarında (Juglans regia) çimlenme sonrası Radikula kesimi ve yerinde kök kesimi uygulamasının fidan gelişimi üzerine etkisi

Bu çalışma Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü, Elazığ Orman Fidanlık Müdürlüğü, Altınova Orman Fidanlık şefliğine ait Altınova Orman Fidanlığında Siirt-Pervari orjinli cevizlerde gerçekleştirilmiştir. Ekim yastıklarına ekilen ve çimlenen tohumlarda radikula kesimi ve ekim yastıklarındaki fidanlarda yerinde kök kesimi uygulamalarının fidanların; boyu, kök boğazı çapı, ana ve yan kök sayıları ve kalite özellikleri üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda; birinci test edilen hipotez, H0: kontrol (doğal gelişim), yerinde kök kesimi, Radikula kesimi gruplarının ortalama fidan boyları, fidanların kök boğazı çapı, ana kök sayısı, yan kök sayısı ve gürbüzlük indisi eşittir (μ1=μ2=μ3). İkinci test edilen hipotez H1: kontrol (doğal gelişim), yerinde kök kesimi, Radikula kesimi gruplarının ortalama fidan boyları, fidanların kök boğazı çapı, ana kök sayısı, yan kök sayısı ve gürbüzlük indisi eşittir veya fidan boylarından en az birisi farklıdır (μ1≠μ2≠μ3). Varyans analizi sonuçlarına göre; yerinde kök kesimi ve radikula kesimi yapılan fidanlar arasında fidan boyu, gürbüzlük indisi ve ana kök sayısı bakımından istatistiki anlamda (α=0.05) farklılıklar bulunmazken, kontrol grubu daha uzun boy büyümesi yaparak farklı bulunmuştur. Fidanların kök boğazı çapı ve yan kök sayıları bakımından radikula kesimi, yerinde kök kesimi ve kontrol grubu arasında istatistiki açıdan (α=0.05) farklılık yoktur. Fidanların anakök sayıları ise radikula ve alttan kök kesimi yapılan gruplarda kontrol grubuna göre 3 kat daha fazla tespit edilmiştir.

CevizSiirt-PervariTohumlar+2
Mehmet Aydın
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uydu verileri ve çevresel değişkenler kullanılarak Kızılçam meşcerelerinde ölü örtü kütlesinin modellenmesi

Meşcere zemininde biriken ölü örtü, orman ekosistemlerinde tutulan karbon miktarı (C) içinde önemli bir paya sahiptir. Ülkemizin Akdeniz bölgesinde yayılış gösteren ibreli ağaç türlerinden oluşan ormanlarda önemli miktarda ölü örtü kütlesi (ÖÖK) birikmektedir. Özellikle karbon miktarının daha az hatayla kestirilmesi için, ÖÖK'nın hesaba dâhil edilmesi çok önemlidir. ÖÖK envanteri için hızlı ve düşük maliyetli yöntemlere ihtiyaç bulunmaktadır. Geniş coğrafi alanları kaplayan uydu verileri bu konuda alternatif bir bilgi kaynağıdır. Bunun yanında, ÖÖK üzerinde çevresel faktörlerin de etkili olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla, uydu verilerinden çıkarılan değişkenler ve çevresel değişkenler ile ÖÖK arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması önemli görülmektedir. Bu tez çalışmasında, ilk olarak, RapidEye, SPOT-5, Aster uydu verilerinden türetilen normalleştirilmiş fark bitki indeksleri (NDVI) ve sıcaklık indeksi (Sİ), radyasyon indeksi (Rİ) ve bakı uygunluk indeksi (BUİ) ile ÖÖK arasındaki ilişkiler incelenmiştir. İstatistiksel değerlendirmelere göre; ÖÖK ile NDVIRapidEye, NDVISPOT, NDVIAster ve Sİ arasındaki doğrusal ilişkilere ait Pearson korelasyon katsayıları (R) sırasıyla; 0,75, 0,69, 0,73 ve -0,41 olarak hesaplanmıştır (p<0,01). Sonra Genelleştiriliş Eklemeli Model (GAM) kullanılarak uydu ve çevresel değişkenlere dayalı olarak ÖÖK tahmin edilmiştir. Çapraz doğrulama testine göre, en iyi performansı gösteren ve NDVIAster ve Sİ'nin açıklayıcı değişkenler olarak yer aldığı modelin ÖÖK'daki değişimleri %49'unu açıklayabildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak uydu verileri ve çevresel değişkenler kullanılarak orman kızılçam meşcerelerinde zemininde biriken ölü örtü kütlesinin tahmin edilebileceği söylenebilir. Böylece bu çalışmanın sonuçları, kızılçam orman ekosistemlerinde tutulan toplam karbon (C) miktarının daha az hatayla hesaplanmasına önemli katkı sağlayabilir.

KızılçamMeşcerelerOrganik karbon+6
Salih Yılmaz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta meşe ormanlarında gal oluşturan cynipini (Hymenoptera) türleri

Bu çalışma, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı'nda "Yüksek Lisans Tezi" olarak 2017-2018 yıllarında, Isparta ili meşe ormanlarında gal oluşturan Cynipini türlerinin tespiti amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanında bulunan meşe türlerinin (Quercus cerris, Q. ithaburensis, Q. vulcanica, Q. robur, Q. petraea, Q. trojana, Q. infectoria ve Q. coccifera) gövde, genç sürgün, yaprak, palamut ve çiçek gibi farklı kısımlarındaki gal örnekleri toplanmış ve laboratuvara getirilmiştir. Toplama esnasında bitki organı ve konukçuya ait bilgiler ile toplama tarihi ve lokalite bilgileri kaydedilmiştir. Çalışmada toplam 51 gal arısı türü tespit edilmiş olup bu türlerin 27 tanesinin Isparta, iki türün ise (Andricus miriami ve Cynips israeli) Türkiye faunası için yeni kayıt olduğu belirlenmiştir. En fazla gal arısı türü 24 tür ile Q. infectoria'da, en az ise 1 tür ile Q. coccifera'da bulunmuştur. Diğerleri; 14 tür ile Q. cerris, Q. vulcanica ve Q. pubescens, 12 tür ile Q. ithaburensis, 5 tür ile Q. robur, 4 tür ile Q. trojana, 3 tür ile Q. petraea şeklindedir. Isparta ilinde yapılan bu çalışma ile Cynipidae faunasına iki tür daha eklenmesi, Türkiye'de bu tribustan daha fazla tür olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma hem bölge hem de Türkiye faunasına önemli katkılar yapmıştır. Anahtar Kelimeler: Cynipini, fauna, meşe, Isparta, Türkiye.

FaunaHymenopteraIsparta+2
Selva Bayrak
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya ili okaliptüs ağaçlarında yaprak zararlısı böcekler, biyolojileri ve popülasyon değişimleri

Bu çalışma, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Orman Mühendisliği Anabilim Dalı'nda "Yüksek Lisans Tezi" olarak 2017-2018 yıllarında, Antalya'da bulunan okaliptüslerde yaprak zararlısı türler ile bu türlerin yayılışları, biyolojileri, popülasyon değişimleri ve doğal düşmanlarının tespiti amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, okaliptüslerin yayılış yaptığı alanlar belirlenmiş ve bu alanlardaki ağaçların yaprak kısımlarında görülen zararlı böcek türleri, zarar durumu, alana ait bilgiler ve zararlıların parazitoit türleri kaydedilmiştir. Çalışmada Antalya ili okaliptüs ağaçlarında beş tür yaprak zararlısı ve altı tür parazitoit saptanmıştır. Zararlı türler; Leptocybe invasa (Fisher & La Salle, 2004), Ophelimus maskelli (Ashmead, 1900) (Hymenoptera: Eulophidae), Glycaspis brimblecombei (Moore, 1964), Platyobria biemani (Taylor, 1987) (Hemiptera: Psyllidae) ve Aphis gossypii Glover, 1877 (Hemiptera: Aphididae)'dir. Platyobria biemani Türkiye okaliptüs zararlı faunası için, Glycaspis brimblecombei ise Antalya bölgesi için yeni kayıttır. Leptocybe invasa gallerindeki parazitoit türler Selitrichodes kryceri Kim & La Salle, 2008 (Hymenoptera: Eulophidae: Tetrastichinae), Quadrastichus mendeli Kim & La Salle, 2008 (Hymenoptera: Eulophidae: Tetrastichinae) ve Megastigmus sp. (Hymenoptera: Torymidae)'dir. Ophelimus maskelli'nin larva ve pupa parazitoiti olan Closterocerus chamaeleon (Girault, 1922) (Hymenoptera: Eulophidae) ve larva parazitoiti olan Stethynium ophelimi Huber, 2006 (Hymenoptera: Mymaridae), Glycaspis brimblecombei'nin larva parazitoiti olarak Psyllaephagus bliteus Riek, 1962 (Hymenoptera: Encyrtidae) tespit edilmiştir. Bu türlerden S. kryceri, Q. mendeli ve S. ophelimi Türkiye faunası için yeni kayıttır. Anahtar Kelimeler: Okaliptüs, yaprak zararlısı, biyoloji, doğal düşman, Antalya.

AntalyaAğaçlarBiyoloji+6
Gülşen Çıkaran
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rehabilitasyon eylem planları çerçevesinde kızılcık (Cornus mas L.) rehabilitasyon çalışmalarının irdelenmesi: Dursunbey Orman İşletme Müdürlüğü örneği

Anadolu coğrafyasında büyük çoğunluğu doğal olarak yetişen kızılcık türü, plansız ve aşırı faydalanmanın sonucu olarak tahribata uğramış ve bu tür için sürdürülebilirliği sağlamak adına rahabilitasyon çalışmaları uygulamaya konulmuştur. Bu kapsamda Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü Dursunbey Orman İşletme Müdürlüğü kızılcık sahalarında yapılan rehabilitasyon çalışmaları incelenerek, orman köylülerinin çalışmalara bakış açıları ve uygulamalardan nasıl etkilendiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla çalışma alanında 173 kişi ile yüz yüze görüşme ile anket uygulaması yapılmış ve elde edilen veriler SPSS 20 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılıma sahip olup olmadıkları Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile denetlenmiş ve verilerin normal dağılıma sahip olmadığı görülmüştür. Ancak yapılan değerlendirmelerde çarpıklık ve basıklık değerlerinin-1.5, +1.5 arasında kaldığı belirlenmiş ve verilerin normal dağılım gösterdiği varsayılmıştır. Bu nedenle veriler faktör analizi ve varyans analizi teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca konunun açıklanmasında frekans ve yüzde değerlerden de faydalanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, özellikle gelir azlığı ve göç gibi sosyo-ekonomik problemlerin orman köylülerini olumsuz etkilediği, rehabilitasyon çalışmalarının kızılcık ağaçlarının verimi üzerine önemli katkılar sağladığı ve çalışma yapılan köylerde rehabilitasyon çalışmalarının olumlu karşılandığı ve desteklendiği bulgularına ulaşılmıştır. Ancak çalışmaların başarılı bir şekilde devam etmesinde rehabilitasyon sonrası bakım çalışmalarının devamlılığı önem arz etmektedir. Bu noktada diğer önemli bir husus ise faydalanmanın planlı bir şekilde yapılması gerektiğidir.

Emrah Kürşat Tanas
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Göller yöresinde yaban tavşanı (lepus europaeus)'nın var-yok verilerine dayalı bulunma olasılıkları ile uydu verileri arasındaki ilişkiler

Bu tez; Göller yöresinde bulunan Burdur, Ağlasun ve Sütçüler Yöresinde Yaban tavşanı habitatları ile uydu verileri arasındaki ilişkileri ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla Yaban tavşanı'na ait envanter verileri ile Landsat 8-OLI uydu görüntüsünden üretilen GBGM Homojenlik, GBGM Entropi, GBGM Korelasyon, dairesel ortalama, kenar zıtlığı ve maksimum farklılık değişkenleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Yaban tavşanı'na ait bulunma olasılık değerleri 71 m, 100 m, 158 m, 200 m, 300 m, 500 m, 750 m, ve 1000 m yarıçapında olmak üzere 8 farklı ölçekde hesaplatılmıştır. İstatistiksel ilişkiler çoklu regresyon analizi ve sınıflandırma ağacı yöntemleri ile incelenmiştir. Çoklu regresyon analizi ile yapılan değerlendirme sonucunda en yüksek ilişki 71 m yarıçap için hesaplanan olasılık değerleri ile elde edilmiştir. R2 değeri 0,738 olan bu modeli oluşturan parametreler ise dairesel ortalama ve kenar zıtlığı olarak bulunmuştur. Yarıçapı 71 m olan Yaban tavşanı'na ait bulunma olasılıkları ile uydu verisinden türetilen parametreler arasındaki ilişkilerin sınıflandırma ağacı analizi sonucunda ise eğitim verisi R2 değeri 0,82 test verisi R2 değeri 0,77 olarak bulunmuştur. Modeli oluşturan değişkenler dairesel ortalama, maksimum farklılık ve kenar zıtlığı olmuştur. Çalışma sonucunda Yaban tavşanı'nın tercih ettiği habitatların uydu verileri ile başarılı bir şekilde tespit edilebileceği sonucuna varılmıştır.

Alper Mert
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya Düzlerçamı yaban hayatı geliştirme sahasında karakulak (Caracal caracal schreber, 1776) aktivite deseni, insan ve diğer yaban hayvanı türleri ile etkileşimi üzerine araştırmalar

Antalya Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında Karakulak (Caracal caracal Schreber, 1776) Aktivite Deseni, İnsan ve Diğer Yaban Hayvanı Türleri İle Etkileşimi Üzerine Araştırmalar' isimli bu yüksek lisans çalışması Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü'nde yapılmıştır. Arazi uygulamalarımız Antalya ili sınırları içinde Kepez, Döşemealtı, Konyaaltı ve Korkuteli ilçeleri çevresinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanımızda yaban hayatı envanter yöntemlerinden Var-Yok iz belirti yöntemi ve Fotokapan yöntemiyle türün popülasyon büyüklüğü ve insan ve diğer türler ile etkileşimine yönelik sonuçlara ulaşılmıştır. 15 aylık sürede 150 günlük arazi uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, fırsat noktası yöntemi ile fotokapan örnekleme çalışması, alan içerisinde yayılış gösteren Karakulak (Caracal caracal) türünün tespiti için uygulanmıştır. 181 istasyonda, 7620 fotokapan gün değerine ulaşılarak karakulak türüne ait toplam 34 fotokapan görüntüsü elde edilmiştir. Elde edilen görüntülerin analizinde Capture-Recapture analiz yöntemi kullanılarak hedef tür karakulağın birey tespiti, günlük, haftalık, aylık aktivite desenleri ile insan ve diğer türlerle olan etkileşimleri üzerine bir araştırma yürütülmüştür.

Yunus Kısaarslan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Boylu ardıç'ta (Juniperus excelsa bieb.) bazı kozalak ve tohum özellikleri bakımından populasyonlar arası farklılıklar

Bu çalışmada, Boylu Ardıç'ta (Juniperus excelsa Bieb.) bazı kozalak ve tohum özellikleri bakımından populasyonlar arası farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Isparta, Burdur ve Antalya illerinde türün doğal yayılış alanlarından 30 farklı populasyondan kozalak toplanmıştır. Toplanan kozalakların eni ve ağırlığı ile bu kozalaklardan elde edilen tohum sayısı, tohum eni, tohum boyu, bin tane ağırlığı, dolu tohum oranı ölçümleri değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS paket programında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda tohum ve kozalak özellikleri bakımından populasyonları karşılaştırmak amacıyla varyans analizi ve Duncan testi yapılmıştır. Ayrıca, kozalak toplanan populasyonları bulundukları bakı ve rakıma göre iki gruba ayırarak gölgeli ve güneşli bakılar ile alçak ve yüksek rakıma göre tohum eni ve tohum boyu bakımından kıyaslamak amacıyla da "t" testi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, hem kozalak eni ve tohum sayısı hem de tohum eni ve tohum boyu bakımından populasyonlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Güneşli bakılarda ortalama tohum eni 2,52 mm, gölgeli bakılarda ortalama tohum eni 2,41 mm; güneşli bakılarda ortalama tohum boyu 4,54 mm, gölgeli bakılarda ise 4,40 mm'dir. Bin üç yüz metre rakımın üstündeki populasyonlarda ortalama tohum eni 2,46 mm; ortalama tohum boyu 4,42 mm iken, bin üç yüz metrenin altındaki populasyonlarda ortalama tohum eni 2,48 mm; ortalama tohum boyu 4,54 mm olarak ölçülmüştür. Tohum eni ve tohum boyunun gerek güneşli bakılarda gerekse bin üç yüz metre altındaki populasyonlarda daha yüksek değerlerde olduğu görülmektedir. Bu sonuçlardan hareketle Boylu ardıçta kozalak, tohum özellikleri ile tohumların çimlenme kabiliyetleri, morfolojik ve fizyolojik fidan özellikleri bakımından populasyonlar arası ve populasyon içi farklılıkların belirlenebileceği araştırma çalışmaları tamamlanarak kozalak ve tohum hasat alanlarının belirlenmesi uygun olacaktır.

AntalyaArdıçBurdur+7
Süleyman Demir
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Murat Dağı (Kütahya-Gediz) doğal adaçayı (Salvia sp.) taksonlarının yaprak ve çiçek uçucu bileşenlerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında Kütahya ilinin Gediz ilçesi sınırları içerisinde yer alan Murat Dağı'nda doğal olarak yayılış gösteren Adaçayı (Salvia L.) taksonlarının yaprak ve çiçek uçucu bileşenlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu yörede 2016-2017 yılları arasında gerçekleştirilen arazi çalışmaları sonucunda Salvia verbenaca, Salvia verticillata, Salvia candidissima subsp. occidentalis, Salvia virgata, Salvia sclarea, Salvia frigida, Salvia bracteata taksonlarının yayılış gösterdiği tespit edilmiştir. Kütahya Adaçayı taksonlarının daha çok orman içi açıklıklarda, sarp yamaçlarda, yol ve tarla kenarlarında, taşlık arazilerde ve dere kenarlarında yoğun olarak bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca alanların eğimlerinin % 5-75 arasında, rakımın ise 300 ile 1300 m arasında olduğu görülmüştür. Uçucu bileşenleri belirlemek amacıyla yaprak ve çiçekler oda sıcaklığında kurutulmuş, HS-SPME/GC-MS analizi ile uçucu bileşenleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda 7 farklı adaçayı türüne ait toplam 150 adet uçucu bileşen olduğu tespit edilmiştir. S. sclarea'da 34; S. candidissima subsp. occidentalis'te 27; S. verticillata'da 30; S. virgata'da 39; S. frigida'da 33; S. verbenaca'da 31 ve S. bracteata'da 38 uçucu bileşen tespit edilmiştir. Temel bileşenler S. sclarea'da Linalyl acetate (%84,83), Linalool (%2,47) ve β-Myrcene (%2,27), S. candidissima subsp. occidentalis'te γ terpinene (%28,76), Sabinene (%20,26) ve Linalool (%11,26), S. verticillata'da Benzofuran-2-one (%40,98), trans-Caryophyllene (%14,42), Geyrene (%8,43) ve Methalactone (%), S. virgata'da α-Pinene (%37,17), 2-β-Pinene (%21,4) ve Limonene (%10,85), S. frigida'da Linalyl acetate (4%4,09), β-Myrcene (%9,26) ve β pinene (%7,87), S. verbenaca'da Linalyl acetate (8%1,70), Linalool (%8,66) ve β-Myrcene (%2,73) ve S. bracteata'da Phenethyl alcohol (3%9,93), α-Copaene (%8,75) ve Sabinene (%7,03).

Ada çayıKütahya-GedizMurat Dağı+4
İlkay Özdek
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Potental plant species for honey production forests: Isparta Keçiborlu Güneykent honey production forest case

In this thesis, the density of nectar and pollen plants suitable for beekeeping was determined by conducting floral studies. In addition to this, plantations were made by using suitable species for the origin of the region, in order to extend nectar flowing period. It was taken into consideration to using suitable seed/seedlings for the habitat and their origin. Since the maximum flowering of the trees in the honey forests is of great importance, attention has been paid to the spacing in the plantings. In the study area, it was ensured that the trees and sub-vegetation which could bloom could follow together. In order to realize the objectives of honey forest projects, especially trees, bush and herbaceous species that provide a long period of flowering were taken care. The most visited group of plants by bees was the Rosaceae family with 9 taxa, the Fabaceae family ranked second with 5 taxa, and the Lamiaceae family ranked third with 5 taxa. However, considering the flowering periods which are very important in terms of beekeeping, April, May, June and July were found as the most intense flowering period.

HoneyHoney productionCultivation+5
Süleyman Yıldız
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Korgan (Ordu) yöresinde gıda olarak tüketilen doğal bazı bitki taksonları ve etnobotanik özellikleri

İnsanlar, insanlığın varoluşundan günümüze kadar çevre ve bitkilerle sürekli bir etkileşim içinde olmuşlardır. Belli bir coğrafi alanda yaşayan halk, o alanda yayılış gösteren bitkileri gıda, tıbbi, yakacak, sanayi, süs vb. farklı amaçlarla kullanmaktadır. İnsanların yerleşik hayatı benimsemeleriyle birlikte pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu'da kültürel zenginliği ile birlikte bitki zenginliği de günümüze kadar ulaşmıştır. Karadeniz bölgesinde bulunan Korgan (Ordu) ilçesi deniz seviyesinden 760 metre yükseklikte olup, ilçenin yüzölçümü 20.600 hektardır. Karadeniz ikliminin hüküm sürdüğü Korgan ilçesinde, ılıman ve sıcak iklim görülmekte olup yazları serin kışlar ise ılıman geçmektedir. Dört mevsimde yağış olayı meydana gelmekte ve yağışlar yaz aylarına oranla kış aylarında daha fazla görülmektedir. Bu tez çalışması ile Korgan (Ordu ) sınırlarında gıda olarak tüketilen doğal bazı bitki taksonlarını ve bu bitki taksonlarının etnobotanik özelliklerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma alanında arazi çalışmaları yapılarak gıda olarak tüketilen doğal bitkiler toplanarak, herbaryum örneği haline getirilmiştir. Yöre halkının doğal bitkileri gıda amaçlı tüketim kültürünün kuşaktan kuşağa devamlılığını sağlamak için bitkilerle yapılan yöresel yemeklerin hazırlanması ile ilgili tariflere yer verilmiştir. Ayrıca, Korgan ilçe sınırları kapsamında yöre halkından 119 kişiye 25 soruluk anket araştırması yapılmıştır. Çalışma sonucunda doğal yayılış gösteren ve gıda olarak tüketilen 16 familyaya ait 23 takson tespit edilmiştir. Bu taksonların etnobotanik kullanım alanlarına bakıldığında 12'sinin gıda, 2'sinin baharat, 13'ünün çay ve 2'sinin ise süs bitkisi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.

Asiye Karaevli
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ormansızlaşmanın önlenmesine yönelik görüşlerin belirlenmesi: Isparta ili örneği

Tezin amacı Türkiye'de ormansızlaşmaya neden olan etmenleri incelemek ve halkın çevresel sorunlara ( çölleşme, erozyon vb. ) olan bilgi ve ilgi durumunu ölçmektir. Bu kapsamda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümü öğrencileri, Mezun Orman Mühendisleri, Isparta Orman Bölge Müdürlüğündeki Orman mühendisleri, memurlar, işçiler ve diğer meslek gruplarından oluşan 220 kişilik bir grubun bakış açıları ortaya konulmuştur. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket sorularında 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 22.0 istatistik paket programından yararlanılmış ve istatiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin normal dağılıma sahip olmaması sebebiyle parametrik olmayan testlerden Spearman's rho korelasyon analizi ile veriler analiz edilmiştir. Araştırmada önemli bulgular olarak, günümüzde yaşanan en önemli çevresel sorunlar iklim değişikliği ve kuraklıktır. Katılımcılar orman kaynaklarından en çok endüstriyel odun kullanımı ve yakacak odun kullanımı olarak faydalanmaktadır. Katılımcılar orman kaynaklarının tahrip ve yok olmasını istememektedir. Ormanların gelecek nesillere kalmasına önem vermektedir. Katılımcılara göre ormanların erozyon ile mücadeleyi arttırmak için para harcanabilir. Katılımcıların %62,7'si ormanların sağladığı birçok fayda ve hizmeti dikkate alarak ekosistem hizmet ödemesi yapabileceklerini belirtmiştir. Katılımcılar ekosistem ödemelerini OGM ve TEMA'ya yapmak istemektedir. Katılımcılar çeşitli çevre sorunlarından ve doğal afetlerden korunmak istediklerini belirtmiştir. Katılımcılara göre ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı ve meralardaki aşırı otlatma erozyona sebep olmaktadır. Katılımcılara göre bu araştırmanın sonuçları ormancılık politikalarının belirlenmesinde yeni bir bakış açısı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Ormansızlaşma, Çölleşme, Erozyon, Kuraklık, İklim değişikliği, Isparta, Türkiye.

ErozyonIspartaKoruma+6
Bilge Devecioğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa-Demirci yöresinde farklı arazi kullanım şekilleri altındaki toprakların bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada Manisa İli Demirci İlçesine bağlı Kargınışıklar ve Hoşçalar Köylerinde farklı arazi kullanım şekilleri (orman, mera ve tarım) altında yeralan toprakların bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri araştırılmıştır. Tez çalışmasında; öncelikli olarak çeşitli projeler kapsamında üretilmiş arazi kullanım haritaları ve 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritalar dikkate alınarak arazi çalışması için uygun alanlar tespit edilmiştir. Her arazi kullanım grubuna (orman, mera ve tarım arazisi) ait alanlardan 0-30 cm ile 30-60 cm derinlik kademelerinden olmak üzere, tesadüfî örnekleme yöntemine göre 40'ar adet (toplam 120 adet) toprak örneği alınmıştır. Alınan toprak örneklerinde fiziksel (toprak tekstürü, hacim ağırlığı, dispersiyon oranı) ve kimyasal (organik madde, kireç içeriği, pH, EC, azot, fosfor, potasyum, magnezyum) toprak özellikleri incelenmiştir. Toprakların fiziksel ve kimyasal özellikleri arazi kullanım şekillerine göre çok belirgin bir fark göstermemekle birlikte, derinlik kademelerine bağlı olarak değişim göstermektedir. Her üç arazi kullanım şekli üzerindeki toprakların da tekstür sınıfı kumlu balçık olarak belirlenmiştir. Toprakların kimyasal özellikleri incelendiğinde, pH açısından topraklar her derinlik için nötr özellik göstermektedir. EC değerlerine bakıldığında her 3 grupta da topraklar tuzsuz sınıfına girmektedir. Kireç oranı bakımından topraklar az kireçlidir. Toprakların organik maddeleri derinlik arttıkça azalmaktadır. Ayrıca organik madde arttıkça hacim ağırlığında azalış meydana geldiği tespit edilmiştir. Her üç grupta da toprakların dispersiyon oranları 15'ten büyük olduğu için erozyona duyarlı oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak doğal kaynakların korunabilmesi için toprakların özellikleri belirlendikten sonra havza yönetimi prensiplerine ve yeteneğine uygun bir şekilde kullanılmalıdır.

Arazi kullanımıFiziksel özelliklerKimyasal özellikler+3
Rahime Özdemir
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yangın gözetleme kulelerinin konumsal analizi: Isparta Orman Bölge Müdürlüğü örneği

Bu tez çalışmasının amacı Isparta Orman Bölge Müdürlüğü'ndeki orman yangını gözetleme kulelerinin görünürlük analizinin yapılmasıdır. Yangın gözetleme kulelerinin sayısı 28'dir. Çalışma alanının sınırındaki komşu 9 yangın gözetleme kulesinin de görünürlük analizi birlikte yapılmıştır. Çalışmada ArcGIS coğrafi bilgi sistemi yazılımından yararlanılmıştır. Kulelerin koordinatları belirlenmiş ve UTM koordinat sistemine kaydedilmiştir. Çalışmada coğrafi veri tabanı üretilerek kule noktaları, meşcere tipi, yol ağı, sayısal yüzey katmanları eklenmiştir. Sayısal yükseklik modeli 30x30 m yersel çözünürlüğe sahip SRTM verilerinden üretilmiştir. Yükselti, eğim ve bakı verileri de bu veriden türetilmiştir. Çalışmada görünürlük analizi yapılarak orman yangını gözetleme kulelerinden görülebilen ve görülemeyen alanlar belirlenmiştir. Buna göre, çalışma alanındaki orman alanlarının %58'inin görülebilen alanlar içerisinde kaldığı hesaplanmıştır. Geriye kalan orman alanlarının %22'sinin görülebilir sınırlar içinde olsa bile topoğrafyanın engebeli olmasından ve kulelerdeki algılama limitleri nedeniyle görülemediği belirlenmiştir. Ayrıca orman alanlarının %18'inin de kulelerin algılama sınırlarının dışında kalmakta olduğu tespit edilmiştir. Çalışma alanının içinde ve dışındaki yangın gözetleme kulelerini birlikte değerlendirdiğimizde, orman alanlarının %41'inin sadece bir kuleden görülebildiği, %19'unun da birden çok kule tarafından aynı anda görülebildiği anlaşılmaktadır. Görünürlük analizi sonuçlarına göre kulelerden görülemeyen orman alanlarının %30'unun yüksek yangın riski taşıdığı hesaplanmıştır. Böylece kulelerden görülemeyen ve yüksek yangın riski taşıyan bölgelerde meteorolojik alarm hallerinde gezici ilk müdahale timlerinin oluşturulması önerilmiştir.

Halis Bereket
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki bazı orman fidanlıklarının ekolojik özellikleri ve üretimi yapılan tür çeşidine etkisi

Bu tez çalışması Türkiye'de bulunan başlıca orman fidanlıklarının ekolojik özelliklerini (iklim, mevki ve toprak özellikleri) ve bu fidanlıklarda üretimi yapılan türlerin neler olduğunu belirleyerek ekolojik açıdan değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın materyalini oluşturan 15 tane orman fidanlığı sırası ile; Erzurum, Sivas, Mardin, Ereğli, Eğirdir, Eskişehir, Bolu, Hendek, İzmit, Bahçeköy, Sındırgı, Muradiye, Aydın, Gökova, Karahasanlı Orman Fidanlıklarıdır. Bu çalışma sonucunda fidanlıklardaki üretimi yapılan tür sayısında ekolojik faktörlerden özellikle iklim özelliklerinin ve yükseltinin önemli bir kısıt veya avantaj durumunun söz konusu olduğu görülmektedir. Aynı zamanda, fidanlığın özellikle yakın çevresinde yeni orman tesislerinde ağırlıklı olarak hangi türlere talep olduğu, yörede peyzaj ağırlıklı kullanılan türlere olan talep yoğunluğu, fidanlığın üretim önceliğinde olan türlerin ne olduğu, yakın çevredeki benzer ekolojik koşullara sahip fidanlık yoğunluğu ve fidanlık büyüklüğünün de etkili olabileceği göz ardı edilmemelidir. Genel olarak toprak özellikleri fidanlık koşullarında iklim gibi değiştirilemez durumda bulunmadığı için, hatta kaplı ve tüplü fidan üretiminde tamamen kontrol altında olduğundan üretim üzerindeki kısıtlayıcı etkisi iklimdeki ölçüde değildir. Fakat fidanlık yeri olarak seçilecek alanların toprak özellikleri bakımından da fidan yetiştirme açısından mümkün olduğunca uygun yerler olmasına itina gösterilmelidir. Çünkü toprak özelliklerini ıslah etme işlemleri oldukça pahalı ve uygulayıcılar açısından da zor bir yöntemdir. Bu yüzden toprakları sıkıntı teşkil eden yerlere ve iklimin müsaade etmediği alanlara fidanlık kurmaktan kaçınılmalıdır.

Sultan Güç
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Akdağ yöresi odunsu vejetasyon dağılımı ile çevresel değişkenler arasındaki ilişkiler

Bu çalışma Kütahya Akdağ yöresinde odunsu vejetasyon toplumları ile çevresel değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 72 örnek alanda, 42 odunsu tür tespit edilmiş olup, bunlardan %5 frekansı geçen 14 farklı tür ile vejetasyon sınıflandırması yapılmıştır. Vejetasyon sınıflandırması aşamasında kümeleme ve iki yönlü gösterge analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Her iki yöntem ile 3 vejetasyon grup ayrımı gerçeklemiştir. Uygulanan çoklu permutasyon testi sonucunda A (grup içi homojenlik) ve T (gruplar arası mesafe) değerleri itibariyle kümeleme analizi daha iyi sonuç vermiştir. 12 farklı çevresel değişken ile hem vejetasyon grupları hem de bu gruplar içerisindeki bitki türleri eğilimsiz uyum analizi ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde yörede vejetasyon toplumlarının şekillenmesinde ve bitki türlerinin dağılımında iklim en etkili çevresel değişken olmuştur. Ayrıca her bir vejetasyon grubunun gösterge bitki türleri belirlenerek, türlerin iklim ve yükseltiyle olan ilişkileri yorumlanmıştır. Sonuç olarak yörede üst yükseltilerde J. communis ile F. orientalis türleri, alt yükseltilerde ise bazı Quercus türlerine yönelik ormancılık faaliyetleri aşamasında önerilerde bulunulmuştur. Yörenin bir diğer önemli asli ağaç türü olan P. nigra'nın ise yine yöredeki dağılım aralığı belirtilerek, R. canescens ve P. tremula'nın bu türün verimli olacağı sahalarda ayrıca araştırılması için önerilerde bulunulmuştur.

Merve Baş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Serik yöresi (Antalya)'nde etnobotanik bir çalışma

Bu çalışmada Serik yöresinde etnobotanik özelliği olan bitkiler ve yöre halkı tarafından hangi amaçlarla kullanıldığını belirlenmiştir. Bu amaçla Serik yöresinde 2018 yılı şubat ayından 2019 yılı mayıs ayına kadar etnobotanik bitkilerin tespiti yapılarak, 52 familyaya ait 92 takson belirlenmiştir. Bu bitkilerin yörede hangi amaçla kullanıldığını belirlemek amacıyla 100 kişiye anket yapılmıştır. Buna göre; en çok takson içeren familyaların ilk 3'ü sırasıyla Rosaceae, Lamiaceae ve Fabaceae familyalarıdır. Toplam olarak tespiti yapılan 92 taksonun 7 tanesi ticari amaçlı kullanılmaktadır.

Musa Yılmaz
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karaçam (pinus nigra) türünün verimlilik ve dağılım özellikleri üzerine ekolojik değerlendirmeler: Isparta-Yenişarbademli örneği

Bu tez çalışması Yenişarbademli Yöresi'nde önemli bir asli orman ağacı türümüz olan karaçam'ın verimliliği ve dağılımı ile yetişme ortamı özellikleri arasındaki ilişkileri ekolojik anlamda ortaya koyabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya ait veriler, yörede karaçam türünün doğal olarak bulunduğu alanlardan seçilen 70 örnek alandan elde edilmiştir. Karaçamın verimliliği ile yetişme ortamı özellikleri arasındaki ikili ilişkiler Pearson ve Spearman korelasyon analizleri ile irdelenmiştir. Türün verimliliğinin modellenmesi aşamasında çoklu regresyon analizinden faydalanılmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda yükselti, alt yamaç ve düz arazi değişkenleri ile pozitif, eğim ve engebelilik değişkenleri ile negatif yönde ilişkiler belirlenmiştir. Modelleme aşamasında korelasyon analizlerinde olduğu gibi türe ait verimlilik modelini yükselti, alt yamaç ve düz arazi değişkenlerinin oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışmada bonitet ile türlere ait var-yok verileri ilişkilendirilerek gösterge tür analizi uygulanmıştır. Gösterge tür analizi sonucunda 5. bonitet alanlarda özellikle Prunus divaricata, Pyrus elaeagnifolia ve Junipeus excelsa türlerinin yöredeki karaçam alanlarında önemli birer gösterge türleri olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, başta Yenişarbademli yöresi ormanlık alanları olmak üzere tüm ülke ve dünya ölçeğinde karaçam türüne ait yapılacak ekolojik çalışmalara, gelecekte yapılacak ağaçlandırma ve koruma planlarının uygulanmasına katkı sağlayacaktır.

Anadolu karaçamı
Kadir Çınar
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Morfometrik parametreler ve havza hidrolojisi üzerindeki etkileri: Eğirdir Gölü havzası örneği

Havzaların hidrolojik özellikleri, su miktarı ve kalitesini değerlendirmek bakımından önemlidir. Bu değerlendirmeler, özellikle erozyon olgusunun, sel ve taşkın oluşum koşullarını ve bu oluşumların su kalitesi ve miktarı üzerindeki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesini sağlar. Öte yandan, havzaların morfometrik özelliklerinin havza hidrolojisi bakımından analiz edilmesi bu değerlendirmeleri daha güvenilir duruma getirir. Havzaların hem topografik hem de drenaj ağı özellikleri hidrolojik özelliklerini temsil etmektedir. Bu nedenle, bu iki özellik su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yapılan havza yönetimi planlarında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, Eğirdir Gölü havzasının ve alt havzalarının morfometrik parametrelerinin sayısal değerleri ve görselleri Coğrafi Bilgi Sistemi yöntemi ve ArcGIS 10.2 yazılımı yardımıyla sayısal yükseklik modeli verileri kullanılarak elde edilmiştir. Bu amaçla morfometrik analiz yöntemine konu edilen 21 parametre kullanılmıştır. Bu parametreler; havza alanı, havza çevresi, toplam dere sayısı ve sırası, drenaj yoğunluğu, dere sıklığı, çatallanma oranı, form faktörü, şekil faktörü, dairesellik oranı, uzama oranı, kompaktlık katsayısı, drenaj tekstürü, tekstür oranı, gravelius indeksi, havza reliefi, relief oranı, engebelilik değeri, hipsometrik eğri, hipsometrik integral ve infiltrasyon oranıdır. Bununla birlikte ana havzanın ve alt havzalarının eğim, bakı ve yükseklik durumları da değerlendirilmiştir. Araştırma alanında hem genel olarak Eğirdir Gölü havzası, hem de alt havzaları büyük havza sınıfına girmektedir. Bu nedenle, havzaya yağışla düşen suyun toplanma zamanı uzun olacak ve araştırma alanında oluşacak yüzeysel akış hızı nispeten düşük olacaktır. Ancak ana havzanın alt kesimlerinde bulunan H1 ve H5 alt havzalarının hem topografik, hem de drenaj ağı özellikleri bakımından morfometrik olarak havza hidrolojisini olumsuz etkileyeceği belirlenmiştir. Bu alanlarda yüksek risk taşıyan erozyon olgusu nedeniyle suyun kalitesinin ve miktarının olumsuz etkileneceği söylenebilir. Bu nedenle, Eğirdir Gölü havzası yönetim planlarında erozyon riski dikkate alınmalı ve havzanın erozyon potansiyelini ve meydana getireceği toprak kaybı miktarına ait verilerin sayısallaştırılması amacıyla uzun dönemli bilimsel çalışmalara yer verilmelidir. Nitekim Eğirdir Gölü havzası şehirleşmenin hızla arttığı ve fakat yerleşimin planlı olmadığı bir alandır. Bu nedenle, nüfus artışı sonucu su üretiminde ortaya çıkan baskıların artacağı göz önüne alınarak, erozyon riskinin yaratacağı olumsuz etkilerin iklim değişikliği konusunda risk yaratacağı bilinmelidir.

Canan Karadeniz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırklareli ilinin su kaynakları potansiyelive su tüketimine etki eden faktörler

Hayatımızın devamı için vazgeçilmez bir unsur olan su, yeri ikame edilemeyen doğal ve kıt bir kaynaktır. Su kaynakları sadece insanoğlu için değil yaşayan tüm canlılar ve Dünya'daki yaşanabilir çevrenin devamı için de önemlidir. Ancak su elde edilişinden kullanıcıya ulaşıncaya kadar farklı biçimlerde kirlenebilmektedir. Özellikle büyük kentler için içme ve kullanma suyu kaynağı olarak kullanılan su havzaları, yoğun kirlenme tehdidi altında bulunmaktadır. Giderek büyüyüp gelişen Kırklareli'nde de su kaynakları kirlenme tehdidi altında bulunmaktadır. Bu çalışmada, Kırklareli ilinin mevcut ve planlanan su kaynakları potansiyelinin değerlendirmesi yapılmıştır. Kırklareli ili civarında bulunan su kaynakları, su toplama havzaları, su kuyuları ve su arıtma tesisleri incelenmiştir. Kırklareli ilinin mevcut ve planlanan su kaynakları potansiyelinin tanımı yapılmış ve Kırklareli ilinin toplam su ihtiyacının 2020 yılı itibariyle 368 577 000 m3/yıl olduğu ve ihtiyaç duyulan suyun temin edilmesinde mevcut, derlenebilir su kaynaklarının toplam kapasitesinin (375 482 000 m3/yıl) bu ihtiyacı emniyetle karşılayabilecek düzeyde olduğu belirlenmiştir. İlave olarak; Kırklareli ilinde yaşayan kişilerin su tüketimi tutum ve davranışlarını belirlemek üzere yüz yüze görüşme esasına dayalı olarak toplam 400 kişi ile anket çalışması yürütülmüştür. Bu 31 soruluk anket ile kişilerin; cinsiyetleri, yaşları, öğrenim durumu, mesleği, kaç yıldır bu ilde ikamet ettikleri, aylık gelir durumları, içme suyu kullanımındaki tercihleri, su tüketim davranışları, su kullanış biçimleri değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bireysel yaklaşım, farkındalık, memnuniyet ve beklentiler su tüketimini doğrudan etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Nergiz Koçer
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuruca yaylası merasının (Antalya-Kaş) vejetasyon yapısı üzerine bir araştırma

Bu araştırma, Antalya İli Kaş İlçesi sınırlarında yer alan 1810 metre ortalama yükseltiye sahip Kuruca yaylası merasında 2017 yılı vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Çalışmada, merada yer alan bitki türleri, bitki ile kaplı alan, botanik kompozisyon, topraküstü biyokütle, toprakaltı biyokütle ve mera durumu gibi konular ele alınırken aynı zamanda toprak özellikleri açısından da bazı özellikler incelenmiştir. Araştırma sahası sınırları içerisinde yer alan toprakların tekstür sınıfı killi balçık olarak bulunmuştur. Toprakların ortalama hacim ağırlığı 1.18 gr/cm3, pH miktarı 7.40 ile hafif alkalin, tuzluluk miktarı 0.22 dS/m ile tuzsuz toprak, organik madde miktarı %7.72 ile çok yüksek, kireç miktarı %1.40 ile az kireçli olarak tespit edilmiştir. Ayrıca Ca miktarı 6589.00 ppm çok yüksek, K miktarı 603.34 ppm çok yüksek ve Mg 689.90 ppm ile orta seviyededir. Çalışma alanının vejetasyon yapısı olarak 26 familyaya ait 74 cins ve 88 adet bitki takson tespit edilmiştir. En fazla taksona sahip familyalar 12 takson ile Fabaceae, 10 takson ile Brassicaceae ve 8 takson ile Asteraceae olarak belirlenmiştir. Çalışma sahasının bitkiyle kaplı alan değeri %28.4 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca mera alanının botanik kompozisyonunun %47.39'unu buğdaygiller (Poaceae), %20.99'unu baklagiller (Fabaceae) ve %31.62'sini diğer familyalar oluşturmaktadır. Meranın topraküstü biyokütle miktarı 216.4 kg/da, toprakaltı biyokütle miktarı ise 307.2 kg/da olarak bulunmuştur. Mera durumu ise iyi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda sahada aşırı otlatma yapıldığı belirlenmiştir. Merada erozyon belirtilerine rastlanılmıştır. Bu durumda erozyonu önleyici tedbirler ve koruyucu önlemlerin alınarak otlatmanın planlanıp belirli bir düzene sokulmasıyla meranın istenilen seviyeye getirilmesi mümkün olacaktır.

Bedriye Gizem Sönmeyen
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akdağ (Afyon) yöresinde kızıl geyik (cervus elaphus l.)'in habitat tercihleri

Bu tez çalışması Akdağ Yöresinde yayılış gösteren Kızıl geyik (Cervus elaphus) türünün yöredeki dağılımında etkili olan faktörleri ortaya koymak, türün dağılımını modellemek ve haritalamak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla Akdağ Yöresinde 116 örnek alandan Kızıl geyik türüne ait yetişme ortamı ve var yok verileri toplanmıştır. Çalışmada istatistiksel süreçte ilk olarak modellemede kullanılacak değişkenler belirlenmiştir. Bu amaçla ilk aşamada bioiklim değişkenleri arasından temel bileşenler analizi ile temsilci bioiklim değişkeni belirlenmiştir. Daha sonra belirlenen temsilci bioiklim değişkeni de dahil edilerek tüm değişkenler arasından korelasyon analizi uygulanmıştır. Korelasyon analizi neticesinde 0.85 den büyük pearson değerine sahip değişkenler modellemeye dahil edilmemiştir. Değişkenlerin belirlenmesinin ardından türün dağılımı modellenmiştir. Modelleme işlemi için sınıflandırma ağacı tekniği (SAT) kullanılmıştır. Elde edilen modelin eğitim veri seti AUC değeri 0.96, test veri seti ROC değeri 0,68 olarak elde edilmiştir. Modelleme neticesinde elde edilen ağaç model 5 değişken ile oluşmuştur. Modele katkı yapan değişkenler sırasıyla, sıcaklık indeksi, yerleşim yerine uzaklık indeksi, gölgelenme indeksi, pürüzlülük indeksi ve radyasyon indeksi değişkenleri olmuştur.

Murat Ercan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akdağ (Simav) yöresinde bazı memeli yaban hayvanlarının dağılımında çevresel faktörlerin etkisi

Bu tez çalışması, Akdağ (Simav) yöresindeki bazı memeli yaban hayvanlarının dağılımında çevresel faktörlerin etkisini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Memeli yaban hayvanlarına ait iz, dışkı ve belirti taraması, Kütahya-Simav ile Balıkesir-Dursunbey arasında kalan yaklaşık 40.000 ha büyüklüğündeki alanda gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, Akdağ yöresinde 9 farklı memeli yaban hayvanına ait 722 adet iz, dışkı ve belirti tespit edilerek arazi karnelerine kaydedilmiştir. Çevresel değişkenlere ait altlık haritaların tamamı ArcGIS yazılımı kullanılarak oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda istatistik açıdan yeterli sayıda iz, dışkı ve belirtiye sahip olan Yaban domuzu (Sus scrofa), Yaban tavşanı (Lepus europaeus), Tilki (Vulpes vulpes), Karaca (Capreolus capreolus), Kaya sansarı (Martes foina) ve Çakal (Canis aureus) türlerinin çevresel faktörlerle olan ilişkileri ortaya koyulmuştur. Çalışmada yöntem olarak; MAXENT, GDM, GBM, SRE ve RF olmak üzere beş farklı yöntem kullanılmıştır. Bu bağlamda öncelikle, bağımsız değişkenler arasındaki çoklu bağlantı problemini ortadan kaldırmak için kolerasyon ve faktör analizi uygulanmıştır. Yaban hayvanı türlerine ait veriler ve çevresel değişkenler MAXENT ve R programında analize tabii tutulmuştur. Analiz sonucunda her bir türe ait ROC Test veri değerleri ile modele en fazla katkı yapan değişkenler kaydedilmiştir. Analiz sonuçları incelendiğinde en iyi ROC Test veri değerleri; Tilki (0.974), Yaban tavşanı (0.968), Karaca (0.909) ve Yaban domuzu (0.846) için RF yöntemi olurken Çakal (0.956) ve Kaya sansarı (0.888) için GDM yöntemi olmuştur. Uygulanan farklı istatistiksel yöntemler sonucunda bu yaban hayvanlarının dağılımında etkili olan çevresel değişkenler; yükselti, bio4, eğim, pürüzlülük, si, tci, 8am, tpi, sri, ri, bui, vejetasyon ve lpi olarak tespit edilmiştir.

Sibel Tekin
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal kızılçam (pinus brutia ten.) meşcerelerinde orman yetişme ortamlarının verimlilik modellemesi

Bu çalışma Antalya Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında kızılçam ormanlarının verimliliği ile çevresel değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla insan baskısından uzak ve farklı yükseltilerde tespit edilen 51 adet doğal kızılçam (Pinus brutia Ten.) meşcere alanlarında envanter çalışması yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak her meşcere de 3 farklı plus ağaç (bonitet ağacı) seçilerek yaş ve boy ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Daha sonra 75 yaşa göre bonitet endeks değerleri hesaplanmıştır. Ardından kızılçamın verimlilik-çevre ilişkilerini ortaya koyabilmek için Pearson ve Spearman korelasyon analizleri uygulanmıştır. Model olarak aşamalı çoklu regresyon analizi, logistik regresyon analizi ve regresyon ağacı tekniği ile 3 farklı model elde edilmiştir. Ayrıca kızılçam türünün verimliliği için gösterge olabilecek bitki türlerini belirlemek amacıyla spearman korelasyon analizi uygulanmıştır. Aşamalı çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre kum, alt yamaç ve düz arazi değişkenleri, logistik regresyon analizi sonuçlarına göre iskelet içeriği, alt yamaç, düz arazi, çakıltaşı değişkenleri ve regresyon ağacı tekniği sonucunda ise kum, düz arazi ve alt yamaç değişkenleri kızılçamın verimliliğini yapılandıran değişkenler olduğu tespit edilmiştir. Tüm analizlerden elde edilen ortak sonuç, yörede kum değerlerinin %40'tan düşük, düz arazi yüzey formuna sahip ve alt yamaç arazilerin türün verimliliğine en uygun alanlar olduğudur. Çalışmada son olarak Arbutus andrachne ve Quercus cerris L. türleri ile pozitif; Asphodelus aestivus Brot. ve Osyris alba L. türleri ile türün verimliliği arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarının yöredeki kızılçam ormanlarına yönelik yönetim ve sürdürülebilirlik planlarında ülke ormancılığı adına faydalar sağlayacağı öngörülmektedir.

İbrahim Keten
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Emet (Kütahya) yöresinde etnobotanik bir çalışma

Bu çalışma 2019 Ocak-Mayıs tarihleri arasında Kütahya'nın Emet ilçesi sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. İlçe sınırları içerisinde yapılan arazi araştırmaları ve o bölgede yaşayan yerel halk ile yapılan söyleşiler ile doğal yayılış gösteren etnobotanik özellikleri bulunan 16 tür ve 20 örnek tespit edilmiştir. Bu türlerin 11 tanesi gıda alanında, 7 tanesi çay elde edilmesinde, 2 tanesi kozmetik alanında 2 tanesi baharat ürünlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu ürünlerinin hangi alanlarda kullanımını tespit etmeye yönelik olarak Emet ilçe köy ve beldelerinde bu ürünleri bilen, tanıyan, yapan ve ürünleri ekonomik olarak değerlendiren 45 kişi ile söyleşi çalışmaları gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra Emet Orman İşletme Müdürlüğü, Tarım İlçe Müdürlüğü ve HAYKOOP Kütahya Bölge Birliği'nden ürünlerin florası ve bölgenin ekolojik özellikleri hakkında sözlü bilgi alınmıştır.

Sefa Tavas
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gazipaşa (Antalya)'nın anıt ağaçları

Bu çalışma 2014 yılında Antalya ili Gazipaşa ilçe sınırları içerisinde yaşamakta olan anıtsal nitelikte 23 ağacın yerlerinin GPS (Küresel Yer Belirleme Sistemi) ile tespiti ve bugünkü durumlarının, yaş, boy ve çaplarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu ağaçların her birinin envanteri kayıt altına alınmıştır. Buna göre ilçede anıtsal ya da korumaya değer nitelikte 23 adet ağaç değerlendirmeye alınmıştır. Öte yandan yapılan araştırma sonucunda Gazipaşa İlçesinde 6 değişik türden ağaç tespiti yapılmıştır. En fazla bulunan birey, sayısı 6 ağaç olan Karaçam (Pinusnigra Arn. subsp. pallasiana)'dır.

Bilal Yüksel
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Toros Göknarı (Abies cilicica carr.) meşcereleri için gövde çapı, çap-boy, çap dağılım ve bonitet endeks modellerinin geliştirilmesi

Orman kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için, ağaç türlerinin büyüme ve hasılatına ilişkin güvenilir bilgilerin bulunması gereklidir. Ağaç türlerinin büyüme ve hasılatına ilişkin en temel bileşenler; ağaç hacim tahminleri, ağaçların çap-boy ilişkileri, meşcerelerin çap dağılımı ve yetişme ortamı verim gücü sınıflandırmasıdır. Ancak ülkemizde, Toros göknarı meşcerelerinin büyüme ve hasılatına ilişkin var olan bilgiler oldukça sınırlıdır. Bu amaçla, birinci bölümde Toros göknarı meşcereleri için gövde çapı, ağaç boyu, ticari hacim ve toplam gövde hacmi tahminleri için gövde çapı tahmin modelleri geliştirilmiştir. 12 farklı gövde çapı tahmin modeli test edilmiş ve ölçüt değerlerine göre Clark vd. (1991) tarafından geliştirilen modelin bu 4 özellik bakımından da en başarılı sonuçları verdiği görülmüştür. İkinci bölümde, gövde çapı modeli, Max ve Burkhart (1976) gövde çapı modeli kullanılarak, doğrusal olmayan karışık etkili modelleme yaklaşımı kullanılarak geliştirilmiştir. Karışık etkili model için öncelikle, en uygun tesadüfi etkili parametre kombinasyonu belirlenmiş ve sonra 10 farklı kalibrasyon alternatifleri test edilmiştir. Üçüncü bölümde, Toros göknarı meşcereleri için Gompertz modeli kullanılarak, sabit etkili, kalibre edilmiş sabit etkili ve karışık etkili modelleme yaklaşımı kullanılarak çap-boy modelleri geliştirilmiştir. Kalibre edilmiş sabit etkili model ile karışık etkili model için farklı ağaç sayıları kullanılarak kalibrasyon işlemi de yapılmıştır. Dördüncü bölümde, Toros göknarı meşcerelerinin çap dağılımı, Johnson's SB dağılım fonksiyonu ile ortaya konmuştur. Parametre tahmini için ise yüzdelik moment metodu esas alınmıştır. Son bölümde ise Toros göknarı meşcereleri için dinamik bonitet endeks modelleri geliştirilmiştir. Chapman-Richards Log-Logistic, Bailey-Clutter, Lundqvist-Korf ve Hossfeld modelleri test edilmiştir. Toros göknarı meşcereleri için yaş-boy ilişkilerinin ortaya konması amacıyla Chapman-Richards tarafından geliştirilen modelin kullanılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Onur Alkan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sandıklı Yöresi mazı meşesi (quercus infectoria oliver) baltalıkları için biyokütle denklemlerinin karşılaştırılması

ÖZET Yüksek Lisans Tezi SANDIKLI YÖRESİ MAZI MEŞESİ (Quercus infectoria Oliver) BALTALIKLARI İÇİN BİYOKÜTLE DENKLEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Seviye Firdevs ZEYBEK Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Lisansüstü EğitimEnstitüsü Orman Mühendisliği AnabilimDalı Danışman: Prof. Dr. Yılmaz ÇATAL Ülkemizde doğal olarak yetişen 18 meşe türü farklı yörelerde ve değişik yetişme ortamlarında kolaylıkla yaşamını devam ettirebilmektedir. Bu yüzden, meşe ağaç türlerinin büyüme özelliklerinin yöresel olarak ve tür bazında ayrıntılı olarak ortaya koyulması gerekmektedir. Bu çalışmada Sandıklı yöresinde doğal olarak yetişen Mazı meşesi (Quercus infectoria Oliver) baltalıklarında tek ağaçta biyokütle miktarlarının tahmininde denklemler ortaya koymak; tek ve çift girişli uygun denklemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla söz konusu yörede 22 örnek alan belirlenmiş ve her bir örnek alanda göğüs yüzeyi orta ağacına karşılık gelen çapa sahip örnek ağaç tespit edilmiştir. Örnek ağaçlar kesildikten sonra dipten tepeye doğru gövde 2 metrelik seksiyonlara ayrılmıştır. Her gövde seksiyonun ortasında 3 santimetre kalınlığında kesitler alınmıştır. Ayrıca dal, yaprak ve kabuk için ayrı ayrı tüm canlı materyal ağırlığı ölçülmüş, içinden örnekler alınmıştır. Gövdeden alınan kesitler, kabuk, dal ve yaprak örnekleri polyethylen torbalara koyularak kuru ağırlığının tespiti için laboratuara getirilmiştir. Burada yaş ağırlığı hassas terazide tartıldıktan sonra, örneklerin kuru ağırlıklarının belirlenebilmesi için, kurutma fırınında +105oC'de 24 saat kurutulmuş ve hassas terazide tartılarak tam kuru ağırlığı belirlenmiştir. Belirlenen değerler genelleştirilerek her bir ağaca ilişkin kuru ağırlıklar tespit edilmiştir. Her bir ağaç için bağımlı değişken kuru ağırlık olmak üzere çap ve boy değerleri ile regresyon analizi ile denklemler denenmiştir. Tek ve çift girişli olarak en uygun regresyon denklemi belirlenmiş ve denklem sonuçları daha önce meşe türleri için yapılan biyokütle denklemler ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucu diğer meşe biyokütle denklemlerinin yöre için yüksek hatalı sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Böylece yöresel denklemlerin daha az hataya sahip olduğu için tercih edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sandıklı yöresi, kuru ağırlık, biyokütle, Quercus infectoria Oliver. 2019, 67 sayfa

Seviye Firdevs Ceylan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Meşcere hacim artımının tahminine yönelik örnek ağaç seçim ölçütlerinin geliştirilmesi

Bu çalışmada, meşcerenin hacim artımı tahminine yönelik örnek ağaç seçim yöntemleri değerlendirilmiştir. Bu amaçla; örnek alan içerisinden örnek ağaçların nasıl seçileceğine ilişkin 54 adet seçim yöntemi kurgulanmıştır. Çalışma alanı içerisinden, ilgili değişken varyasyonlarını temsil edebilecek özelliklerde 47 örnek alanda, toplam 1408 kızılçam (Pinus brutia Ten.) ağacında ölçüm yapılmıştır. Hacim artımı tayini için Meyer'in enterpolasyon yöntemi kullanılmıştır. Yöntemin gerektirdiği artım ve çap artımı faktörü çarpanlarının modellenmesi amacıyla toplam 48 adet modelle 2592 (54x48) adet regresyon analizi yapılmıştır. Bu çarpanlar kapsamında ağaç boyu-göğüs çapı, kabuksuz çap-kabuklu göğüs çapı, periyodik kabuklu çap artımı- periyot ortası kabuklu göğüs çapı ilişkilerini açıklayan denklemler üretilmiştir. Ayrıca periyodik kabuklu çap artımını göğüs çapı, meşcere yaşı, bonitet endeksi ve sıklık derecesi değişkenlerinin bir fonksiyonu olarak açıklayan dört girişli çap artımı modelleri de test edilmiştir. En başarılı modeller başarı ölçüt setleri ve bağıl puanlama yöntemiyle değerlendirilerek seçilmişlerdir. Seçim yöntemleri, en başarılı bu modeller ile regresyon analizi için kullanılmayan tüm diğer ağaçlar üzerinde test edilmişlerdir. Böylece her seçim yöntemi, ilişkilerin açıklanmasındaki başarıları ile değerlendirilmiş ve toplam başarı puanları ile sıralanmıştır. Seçim yöntemlerine ilişkin maliyet değeri de yöntemde kullanılan ağaç sayısı ile değerlendirilmiştir. Seçim yöntemleri her ilişkiyi aynı başarı derecesi ile açıklayamamaktadır. Bu nedenle, tümleşik bir değerlendirme yapılmış, Pareto optimal yöntem ile çok amaçlı optimizasyon işlemleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, seçim yöntemlerinin ilişkileri açıklamadaki başarı düzeyleri ve hacim artımı tahminini hangi yönde etkiledikleri belirlenmiştir. Karar verici için basit bir algoritma ile de ihtiyaçları doğrultusunda kullanabileceği çözüm kümeleri ortaya konulmuştur.

Niyazi Özçankaya
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk Orman Çiftliğinde kızılçam (Pinusb rutia), karaçam (Pinus nigra), sedir (Cedrus libani) türleriyle yapılan ağaçlandırma çalışmalarının 6 yıllık sonuçlarının irdelenmesi

Tez çalışma kapsamı içerisinde; Ankara ili Atatürk Orman Çiftliğinde yapılan ağaçlandırma çalışmasında Kızılçam, Karaçam ve Sedir türlerinin 6 yıllık sonuçları incelenmiştir. Ağaçlandırmada kullanılan Sedir ve Kızılçam doğal yayılış alanı dışında (uç popülasyon) olduğundan dolayı gençliğin yörede doğal olarak bulunan karaçama kıyasla ilk 6 yıllık arazi uyumu ve büyümesi ile gelişiminin tespiti önem arz etmektedir. Bu kapsamda yapılan ağaçlandırma çalışmasında başarı sonuçlarının değerlendirilmesinde kullanılan fidan morfolojik karakterlerinden; fidan boyu, kök boğazı çapı ve yaşama yüzdesi her bir örnek alanda belirlenmiştir. Söz konusu kriterlerin değerlendirilmesiyle, örnek alanlarda yapılmış olan uygulamaların hangi ağaç türünün daha iyi sonuç verdiği yapılan istatistikî analizler ve gözlemler ile tespit edilmiştir. Yapılan varyans analizi sonucuna göre, dikilen fidanların boy ve kök boğazı çapları arasında istatistiksel anlamda önemli farklılıklar tespit edilmiştir (p<0.05). Karaçam fidanları 6 yılın sonunda en yüksek çap artımı yaparken, bunu sedir ve kızlçam fidanları izlemiştir. Fidan boyu büyümesinde kızılçam fidanları en yüksek oranda boy büyümesi yaparken, karaçam fidanları en düşük boy büyümesi gerçekleştirmiştir.

Mehmet Arslantaş
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hümik asidin sedir (Cedrus libani a. rich) fidanlarının morfolojik özelliklerine etkisinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında TKİ-Hümas ticari markalı hümik asit 2+0 yaşlı tüplü sedir (Cedrus libani A. Rich) fidanlarına topraktan ve yapraktan Nisan - Ekim ayları arası aylık periyotlar halinde uygulanmıştır. Uygulama, topraktan ve yapraktan olmak üzere, 0 (kontrol), 20, 40, 60, 80 ml/lt olarak gerçekleştirilmiştir. Farklı dozlarda uygulanan hümik asidin sedir fidanlarının kök boğazı çapı, fidan boyu, kazık kök boyu, dal sayısı, toplam saçak kök sayısı, yaş gövde ağırlığı, yaş kök ağırlığı, kuru gövde ağırlığı, kuru kök ağırlığı ve gürbüzlük indisine olan etkisi incelenmiştir. Yapılan varyans analizi sonucunda uygulanan işlemler arasında istatistiksel açıdan (p<0.05) anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sedir fidanları için en uygun doz yapraktan 20 ml/lt ve topraktan uygulama için 60 ml/lt olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada uygulanan en yüksek doz olan 80 ml/lt doz uygulaması fidanların ölçülen morfolojik karakterlerine olumsuz yönde etki yapmıştır.

Mert Cihan Yıldız
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Korunan alanlarda tampon zon orman yönetimi

Dünya üzerinde insanlar çeşitli gerekçelerle belirli alanları çok uzun yıllardan beri koruma gayesi içindedirler. Ancak özellikle sanayi ve teknolojinin gelişmesi, nüfus artışı, kentleşme gibi nedenlerle günümüzde yaşam için gerekli doğal kaynaklar hızla tahrip edilmekte ve tüketilmektedir. Yaşanan bu olumsuzluklar ilgili çevrelerin dikkatini çekmiş ve bazı alanlarda bilimsel, kültürel, eğitsel, görsel ve ekolojik açıdan koruma düşüncesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ancak ortaya çıkan mutlak koruma anlayışı, özellikle yaşamı bu kaynaklara bağlı olan yerel insanları olumsuz etkilemiş ve korunan alan yöneticileri ile yerel halk arasında çeşitli çatışma ve anlaşmazlıklara neden olmuştur. Ortaya çıkan sorunların çözümü için ise geliştirilen araçlardan birisi tampon zon yönetimidir. Çalışmada korunan alanlar için tampon zon belirlenmesi ve yönetimi ile ilgili konular araştırılmıştır. Bu amaçla konuyla ilgili çalışan uzmanlarla ve örnek alan olarak seçilen Kovada Gölü Milli Parkı sakinleri ile anket ve görüşme yöntemi ile elde edilen veriler SPSS 20 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen veriler Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile denetlenmiş ve verilerin normal dağılıma sahip olmaması nedeni ile analizlerde Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Ayrıca konunun açıklanmasında frekans ve yüzde değerlerden de faydalanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, 35 göstergeden oluşan ve uzmanlarca değerlendirilen tampon zon belirlemede dikkate alınması gereken faktörlerin tümü ortalama 3.5 puan üzerinde bir puan almış ve uzmanlarca önemli bulunmuştur. Uzmanlarca yapılan bu değerlendirmelerde en yüksek puanları ekolojik ve biyolojik içerikli faktörler almıştır. Yerel halk tarafından yapılan değerlendirmelerde ise, çevresel koruma (bitki ve hayvanların korunması, kaçak avcılığın önlenmesi) ve idari hususlar (hukuksal düzenlemeler, katılım, bilgi verme) ile ilgili konular önemli olarak bulunmuştur. Bu bulguların yanı sıra uzmanlar, ekosistemdeki ekolojik ve biyolojik süreçlerin çok iyi gözlemlenmesi gerektiğini, tampon zonların korumaya yardımcı bir uygulama olduğunu ve başkaca uygulamalar ile desteklenmesi gerektiğini, tampon zon belirlenirken korunan alan çevresinin de dikkate alınması gerektiğini, tampon zon yönetiminde yerel halk ve diğer paydaşlarla işbirliği yapılması gerektiğini, tampon zon içerisinde izin verilecek ve yasaklanacak faaliyetlerin yerel halkın katılımı ile birlikte belirlenmesi gerektiğini ve belirlenecek bu faaliyetlerin geleneksel arazi kullanım biçimlerine uygun olarak seçilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Yerel halkın milli park algı ve beklentileri ile ilgili olarak yapılan diğer değerlendirmelerde ise, yerel halk milli park ile ilgili konularda bilgilendirilmek istemekte ve milli park sayesinde kazançlarının artabileceğini düşünmektedirler. Daha önce yapılan çalışmaların aksine, milli park sakinleri alanın korunması gerektiğini ve kendilerinin de alanın yönetiminde söz sahibi olması gerektiğini düşünmektedirler. Tüm bu bulgulardan hareketle, uzmanlarca değerlendirilen tampon zon belirlenmesi ve yönetiminde etkili olan faktörlerin, çalışma yapılacak alanların koşullarına bağlı olmakla birlikte uygun ve kullanışlı olduğu düşünülmektedir. Yine tampon zon belirleme ve bu alanların yönetim planlarının hazırlanmasında mutlaka sosyal ve kültürel içerikli konularda uzman kişilere yer verilmelidir. Kovada Gölü Milli Parkı örneğinde olduğu gibi özellikle milli park sınırları dışında olan ancak milli park alanını doğrudan etkileyen Eğirdir Gölü ve Kovada Kanalı gibi alanların kullanımı ve etkileri de çalışmalarda göz önünde bulundurulmalıdır. Korunan alanlar gelecek nesillere aktarılması gereken önemli kaynaklar olup, hem korunan alanlar içerisinde hem de dışarısındaki tampon zonlar bu alanların korunmasına yardımcı olabilecek uygulamalardır. Anahtar Kelimeler: Korunan alanlar, Sürdürülebilir yönetim, Tampon zon, Göstergeler, Kovada Gölü Milli Parkı

Savaş Karakaya
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Odun dışı orman ürünlerine yönelik tüketici tercihlerini etkileyen faktörler

Bu tezin amacı, odun dışı orman ürünlerine yönelik tüketici tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmanın uygulaması Burdur ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Çalışmada verilerin analizi için yüzde, frekans ve sosyo-demografik özelliklere göre farklılıkların belirlenmesinde ki-kare testi kullanılmıştır. Satın alma tercihleri ise bulanık eşli karşılaştırma yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; (a) Tüketiciler büyük oranda koruyucu etkilerinden faydalanmak üzere odun dışı orman ürünlerini kullanmaktadır, (b) ürünlerin büyük bir bölümü infüzyon ve dekoksiyon şeklinde tüketilmektedir, (c) ürünler aktarlardan temin edilmektedir, (d) ürünlerin satın alma tercihlerinde en önemli faktör ürünlerin doğal olmasıdır. Tüketiciler arasında odun dışı orman ürünlerini doğadan toplama ile temin edilme oranı çok yüksektir. Bu toplama biçimi yasal olmayan yani izinsiz toplama biçimidir. Bu teminin tercih edilmesindeki en önemli neden, ürünlerin doğal olanlarının tüketilme isteğidir.

Orman işletmeciliği
Nurgül Dündar
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Orman mühendisliği bölümü öğrencilerinin gereksinimlerinin kano modeli ile sınıflandırılması

Bu tez çalışmasının amacı, orman mühendisliği bölümü öğrencilerinin eğitim sürecinde üniversiteden gereksinimlerinin belirlenmesidir. Çalışma kapsamında dersler, akademisyenler, kariyer, yabancı dil, altyapı ve sosyal-kültürel etkinliklere yönelik olarak belirlenen 31 gereksinim Kano modeli ile değerlendirilmiştir. Bu gereksinimlerin 25'i beklenen/doğrusal gereksinim olarak belirlenmiştir. Bunun anlamı bu gereksinimlerin giderilmesine yönelik çalışmaların yapılması öğrencilerin memnuniyet düzeyini arttıracak, yapılmaması durumunda ise öğrencilerde memnuniyetsizlik oluşacaktır. Dersler ile ilgili olan stajların denetimi, tasarım içerikli derslerin müfredatta yer alması, seçmeli derslerin sayısının arttırılması ve bölüm dışı derslerin programda yer alması öğrenciler için önem arz etmemektedir. Yani bu gereksinimlerin giderilmesi ya da giderilmemesi durumunda memnuniyette bir değişiklik olmayacaktır. Öte yandan öğrenciler tarafından uygulamacıların derslerde deneyimlerini paylaşmaları ve ikinci bir yabancı dilin programda yer alması heyecan verici gereksinim olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalite, Kano modeli, Orman mühendisliği

Yasin Duman
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of effective local actors in support for forest villagers using social network analysis

The aim of this study is to determine the level of knowledge of the support given to forest villages and the local actors that are effective in these support. Within the scope of the research, data were obtained through surveys. In this context, a questionnaire was conducted with 109 people in Salur forest village. Local actors that are effective in support are determined by social network analysis. According to the results of the study, the degree of social relations network between rural people and local actors was found to be very low. According to the results of social network analysis, the most important actor is forest protection officer. This is followed by chief of forest enterprise. As a result of the study, it was found out that the activities that will strengthen the relations networks of the authorities with the villages, which are related to the support given to the village, should be done. In addition, training activities should be conducted to increase the level of knowledge of the rural people regarding the support provided.

Forest administration
Emel Akçam
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Odun dışı orman ürünlerinin dış ticareti ve geleceğe yönelik projeksiyonlar

Bu tez çalışmasında bitkisel kaynaklı odun dışı orman ürünlerinin ticareti incelenmiş, ve elde edilen veriler ışığında gelinen nokta ve geleceğe yönelik trend analiz edilmiştir. Tez kapsamında odun dışı orman ürünlerinin üretimine yönelik veriler Orman Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan "Ormancılık İstatistikleri" ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan "Dış Ticaret İstatistikleri"nden elde edilmiş ve geçmişten günümüze üretim, ihracat ve ithalat değerlerindeki değişimler incelenmiştir. Daha sonra Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan "dış ticaret istatistikleri" kapsamında bitkisel kökenli odun dışı orman ürünlerinden kekik ve defnenin 1990-2017 yılları arasındaki ihracat miktarları ve ihracat gelirleri (US$) kullanılarak geleceğe yönelik miktar ve gelir projeksiyonları yapılmıştır. Kekik ve defnenin geleceğe yönelik miktar ve gelir tahminlerinin yapılabilmesi için öncelikle hareketli ortalamalar, üssel düzeltme, doğrusal trend ve üssel trend fonsiyonlarına göre tahmini değerler elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre 2019-2023 yılları arasında kekik ve defnenin ihracat miktarları ve gelirlerinin artacağı tahmin edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Odun dışı orman ürünleri, Dış ticaret, Trend analizi

Dış ticaretOrman işletmeciliği
Emine Aybüke Duman
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta çevresindeki yalancı akasya (Robinia pseudoacacia l.) ağaçlandırma sahalarında Anakaya-toprak özelliklerinin ağaç gelişimine etkisi

Bu tez çalışması ile Isparta çevresindeki farklı yetişme ortamı özelliklerine sahip bazı yalancı akasya (Robinia pseudoacacia L.) ağaçlandırma sahalarında, anakaya/toprak özelliklerinin ağaç gelişimini nasıl etkilediğini belirlemek amaçlanmıştır. Yetişme ortamı özellikleri bakımından birbirinden farklı 7 ağaçlandırma sahasında çalışma yapılmıştır. Çalışma yapılan 7 ağaçlandırma sahasının her birisinde mümkün olduğunca birbirine benzer özellikte 3 örnek alan alınmıştır. Örnek alanlar, içerisine 10 ağaç girecek daireler şeklinde alınıp, içerisindeki ağaçların göğüs yüksekliği çapı ve boy uzunlukları ölçülmüştür. Her bir sahanın koordinat, yükselti, bakı ve eğim ölçümleri yapılmış, yeryüzü şekli ve anakayanın türüne ilişkin notlar alınmıştır. Bu sahalarda toprak profili incelenmiş olup 21 farklı örnek alanda 0 – 30 cm derinlik kademelerinden toprak örnekleri alınmıştır. Araziden alınan toprak örneklerinde toprak türü, toprak reaksiyonu (pH), organik karbon, toplam azot ve kireç analizleri yapılmıştır. Göğüs çapı ve boy değerleri Varyans analizi ve Duncan testi ile istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca korelasyon analizi ile göğüs çapı, ağaç boyu ve toprak özellikleri arasındaki ilişkiler irdelenmiş, ekolojik olarak yorumlanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yalancı akasya ağaçlandırma sahalarında ağaç boyu ile topraktaki organik karbon ve total azot arasında pozitif yönlü ilişki bulunmuştur. Ayrıca yalancı akasyanın kumlu balçık topraklarda en iyi gelişim gösterdiği ve killi topraklarda iyi gelişim gösteremediği belirlenmiştir.

Fatoş Okulu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beypazarı Kapaklı yaban hayatı geliştirme sahasında yayılış gösteren büyük memeli popülasyonları üzerine araştırmalar

Arazi çalışmaları, Ankara İli Beypazarı İlçesi sınırları içerisinde yer alan Beypazarı Kapaklı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında yürütülmüştür. Sahada yayılış gösteren büyük memeli türlerin tespiti için fotokapanlar ile izleme yöntemi kullanılmış olup, 2015 ve 2016 yıllarının Haziran-Ekim dönemlerinde izleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Araştırma süresi boyunca 46 fotokapan kullanılarak toplamda 9887 fotokapan gün değerine ulaşılmıştır. Fotokapanlar araştırma alanına sistematik yöntemlerle ortalama 1400 metre aralıklar ile yerleştirilmiştir. Bu şekilde alanın tamamında büyük memeli türlerin izlenebilmesi hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda, araştırma alanında yayılış gösteren büyük memeli türlerin varlığı fotoğraflar ile ortaya konmuştur. Çalışma süresince görüntülenen kızıl geyik, bozayı, kurt ve vaşak türlerinin, gün içi aktiviteleri, fotokapanlarda görüntülenme sıklıkları, çalışma dönemindeki aylık aktiviteleri ortaya konmuştur.

Ümit Bolat
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kestane gal arısının [Dryocosmus kuriphilus yasumatsu (Hymenoptera: Cynipidae)] yayılışı ve zarar oranının belirlenmesi

Kestane gal arısı, Dryocosmus kuriphilus Yasumatsu (Hymenoptera: Cynipidae) ülkemizde 2014 yılında Yalova bölgesinde saptanmış ve hızlı bir şekilde yayılmakta olan yabancı istilacı bir türdür. Çin kökenli olan bu tür birçok ülkeye yayılmış ve kestane ağacı ile ilgili tüm üretim alanlarında (meyve, odun, bal) önemli kayıplara neden olmuş ve olmaktadır. Burada sunulan tez çalışmasında kestane gal arısının ülkemizdeki yayılışı ve yayılış gösterdiği bölgelerdeki zarar oranı incelenmiştir. Sonuç olarak kestane gal arısının yayılış alanını 2014-2017 yılları arasında yılda 25 km olacak şekilde kuzey, güney ve doğu yönlerde genişlettiği tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu zararlının 2016-2018 yılları arasında Bursa, İstanbul (Şile) ve Yalova'da aşırı düzeyde popülasyon artışı ve dolayısıyla zarar yaptığı Kocaeli (Karamürsel)'de ise zarar seviyesinin ekonomik zarar eşiğinin üzerine çıktığı tespit edilmiştir. Bu lokaliteler mücadele çalışmalarının yoğunlaştırılması gereken lokaliteler olarak önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kestane gal arısı, Dryocosmus kuriphilus, Yayılışı, Zarar oranı, Türkiye

Selim Şah
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi kullanımındaki zamansal değişimin coğrafi bilgi sistemleri araçlarıyla belirlenmesi: Çandır köyü örneği

İnsanların doğa üzerindeki baskıları her geçen gün artmakta ve bundan dolayı arazi kullanım şekilleri değişkenlik göstemektedir. Artan nüfusa bağlı olarak ihtiyaçları karşılamakta doğal kaynakların yetersiz kalacağının öngörülmesi ile birlikte yakın geçmişte başlayan ve günümüzde daha hızlı bir halde devam eden arazi kullanımındaki zamansal değişimler ile buna etki eden nedenlerin anlaşılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada Isparta ilinin Sütçüler ilçesinde yer alan Çandır havzası sınırları içindeki kalan Çandır köyü ve yakın çevresinin 1986-2016 yılları arasındaki arazi kullanım türleri belirlenmiş, arazi kullanımındaki yıllar arasındaki değişimler alansal olarak hesaplanmaya ve değişimin sebepleri ortaya konulmuştur. Araştırmada arazi kullanımının 3 plan dönemine ait çeşitli ölçeklerdeki meşcere haritaları ve topoğrafik haritaları, bilgisayar ortamında CBS yardımıyla sayısallaştırılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Google Earth uydu görüntülerinden faydalanılmıştır. Sınıflandırmada arazi kullanım türleri orman, tarım, su yüzeyi ve diğer alanlar olmak üzere 4 gruba ayrılarak zamansal değişimleri incelenmiştir. 1986-2016 yılları arasında orman alanları 875.51 ha azalmıştır. Su yüzeyi 829.12 ha ve tarım alanları 47.36 ha artmıştır. 2016 yılı arazi kullanımı 3 eğim ve 3 yükselti grubu içinde incelenmiştir. Buna göre çalışma alanının 1119.28 hektarı %0-15, 327,09 hektarı %16-30, 461.63 hektarı %30'dan fazla eğim grupları içinde yer almaktadır. Çalışma alanı 1238 hektarı üst sınırı 200m, 437 hektarı üst sınırı 400m ve 233 hektarı üst sınırı 600m olan yükselti grupları içinde yer almaktadır.

Bekir İnan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Odun üretim işlerinde kullanılan zaman ölçüm metotları ve araçlarının değerlendirilmesi

Ormancılık operasyonlarında kullanılmakta olan zaman ölçme araçları ve metotları irdelenmiş; saha çalışmaları için kolayca erişilebilen ve kullanılabilen bir etüt aracına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Kişiselleştirilebilme ve kolay taşınabilme özellikleri dikkate alınarak dizüstü bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi mobil cihazlara uygun bir uygulama aracının nasıl geliştirilebileceği problemi ile karşılaşılmıştır. Bu kapsamda, gerekli yazılım ve donanım desteğiyle, bir "android tabanlı zaman ölçme ve kaydetme aracı" (ZOKA) uygulaması geliştirilmiştir. Uygulamanın geçerliliğini ve kullanılabilirliğini test etmek için öncül saha çalışmaları yapılmış ve gerekli iyileştirmelerin ardından uygulamaya son hali verilmiştir. Bu uygulama yazılımının performansını ölçmek için kronometre ve time analysis adlı başka bir yazılımla kıyaslama yapmak amacıyla halihazır odun üretim faaliyetlerindeki kesim sürecine ilişkin iş adımları üzerinde iş-zaman ölçümü yapılmış ve iş dilimlerinin çalışma zamanları kaydedilmiştir. Büro ortamında, video oynatıcı programlar yardımıyla dolaylı gözlem metodu çerçevesinde, zaman etüdü gerçekleştirilmiş ve elde edilen sonuçlar kontrol verisi olarak kullanılmıştır. Aynı metodoloji ile ZOKA uygulaması, dijital kronometre ve time analysis adı verilen zaman ölçme araçları ile zaman ölçümleri yapılmış ve analiz sonuçları hem kontrol verisiyle hem de birbirleriyle kıyaslanmıştır. Farklı amaçlara yönelik zaman etütleri için kısa süreli iş dilimlerini ölçebilmesi, hassasiyeti, kolay kullanımı, maliyetlerinin düşük olması, veri depolama ve işleme yeteneği ve hacmi, her türlü zaman ölçme metoduna uyum sağlaması bakımından ZOKA uygulamasının teknik, ekonomik, ekolojik ve ergonomik ölçütler açısından uygun bir zaman ölçüm aracı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Zaman etütlerinde, kümülatif ve sıfırlamalı zaman ölçme yönteminin birlikte entegre edildiği yönteminin daha hassas sonuçlar ortaya koyacağı belirlenmiştir.

Yasin Kurt
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ormancılıkta üretim işlerinde iş güvenliği tedbirlerinin değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında ormancılıkta üretim faaliyetleri sırasında alınan veya alınması gerekli iş güvenliği tedbirleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Tez çalışması Denizli ve Bolu Orman Bölge Müdürlüğü sahalarında çalışmakta olan ağaç kesme boylama operatörleri (AKBO) üzerinden elde edilen verilerin analiz ve değerlendirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama işlemi; yapılandırılmış çoktan seçmeli anket yöntemiyle Orman Genel Müdürlüğü çalışanları, ormancılık operasyonları ve orman ürünleri ticareti alanında faaliyet gösteren firma sahipleri ve kesim işçileriyle (AKBO) yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik alınan önlemler, iş tekniği iş güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve halihazırda kişilerin iş güvenliği bilinci gibi konular sorgulanarak ve gözlemlenerek; hedef kitleyi oluşturan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algı ve beklentileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan işçilerin %1.6'sının bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği konusunu hiç duymadığı, %70.1'inin iş güvenliği eğitimlerini almalarına rağmen kişisel koruyucu donanım kullanmak gibi önlemleri tam olarak dikkate almadıkları ortaya çıkmıştır. Öte yandan ormancılık sektörünün içinde olup orman üretim işçileriyle ilişkili olan firmaların iş güvenliği konusuna temkinli yaklaştıkları, bunun kendilerine ekonomik yük getireceğinden dolayı tedirgin oldukları ve ortak sağlık güvenlik birimleriyle beraber çalışan ormancılık firmalarının, iş güvenliği hizmetini sağlıklı bir şekilde aldıklarından emin olmadıkları belirlenmiştir. Orman idarelerindeki personelin ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği yaptırımının kendilerini etkilemediği müddetçe işçi lehine uygulanmasından ve bunun için gönüllülükten ziyade zorunlayıcı koşulların oluşturulmasından yana oldukları belirlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği prensiplerine uyum açısından gönüllülük esasına dayalı bir iş güvenliği kültürünün oluşturulması için eğitim ve iyileştirme çalışmalarına devam edilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Ahmet Şenyurt
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kovada Gölü Milli Parkı'nda coğrafi bilgi sistemi tabanlı yol ağı analizi

Çalışmanın amacı Kovada Gölü Milli Parkındaki yol ağının analiz edilmesidir. Milli park alanı içinde var olan motorlu araç yollarının ve yürüyüş parkurlarının ulaşım durumu ve birbiriyle olan bağlantıları incelenmiştir. Coğrafi Bilgi Sisteminden yararlanılarak ziyaretçilerin farklı isteklerini karşılayacak yol güzergâhlarının seçimi, izlenebilecek en uygun rotanın bulunması, bu rota boyunca yapılacak yürüyüşte nelerin görülebileceği, yapılacak gezinin süresi gibi detaylar üretilmiştir. Milli parkta var olan Akbel Tepe, Çinçin Tepe ve Yarımada güzergâhları için yürüyüş yolu platform yüzeyinin durumu, platform genişliği, platformun boyuna eğimi belirlenmiş ve İrlanda Ulusal Yol Ofisince motorsuz araçlar için belirlenen parkur sınıflarına göre sınıflandırılmıştır. Akbel Tepe güzergâhı, yürüyüş yolu platformunun boyuna eğimi ortalama % 26 ve platform genişliği ortalama 248 cm olup, zorluk derecesi bakımından "zor", platform genişliğinde Sınıf-1 ve Sınıf-2, yol yüzeyinin durumu bakımından 3., 4. ve 5. sınıflardadır. Çinçin Tepe güzergâhı, yürüyüş yolu platformunun boyuna eğimi ortalama % 21 ve platform genişliği 145 cm olup, zorluk derecesi bakımından "zor", platform genişliğinde Sınıf-2 ve Sınıf-3, yol yüzeyinin durumu bakımından 3., 4. ve 5. sınıflardadır. Yarımada güzergâhı yürüyüş yolu platformunun boyuna eğimi ortalama %10 ve platform genişliği 115 cm olup, zorluk derecesi bakımından "orta", platform genişliğinde Sınıf-3, yol yüzeyinin durumu bakımından 3., 4. ve 5. sınıflardadır. Tesisi önerilen Uluçınar güzergâhında ise yürüyüş yolu platformunun boyuna eğimi ortalama %22 olup, zorluk derecesi bakımından "zor" sınıftadır. Hareket kabiliyeti kısıtlı kişiler, tekerlekli sandalye ve koltuk değneği kullananlar, görme bozukluğu olan kişiler, küçük çocuklar ve çocuk arabası olan ebeveynler vb. kullanıcıların faydalanabileceği yürüyüş güzergâhlarının eksik olduğu tespit edilmiştir. Yol ağı analizi sonuçlarına göre belirlenen yürüyüş yolu rotalarının toplam uzunluğu yaklaşık 20 km'dir. Bu rotada en hızlı yürüme mesafesi de yaklaşık 7.5 saattir. Kovada Gölü Milli Parkındaki asfalt yolun sadece milli park ziyaretçileri tarafından kullanılması, doğal ortama zarar vermeden yürüyüş yolu güzergâhlarının bakımlarının yapılması ve Uluçınar güzergâhının tesisi önerilmiştir.

Seval Arslan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çardak (Denizli) yöresinde etnobotanik bir çalışma

Bu çalışma 2018-2019 tarihleri arasında Denizli'nin Çardak ilçesi sınırları içerisinde gerçekleştirilmiştir. İlçe sınırları içerisinde yapılan arazi araştırmaları ve o bölgede yaşayan yerel halk ile yapılan söyleşiler ile doğal yayılış gösteren etnobotanik özellikleri bulunan 89 tür ve bu türlere ait 125 farklı kullanım tespit edilmiştir. Bu türlerin 36 tanesinin gıda, 11 tanesinin çay, 6 tanesinin baharat ve aroma verici, 38 tanesinin tedavi amaçlı, 4 tanesinin süpürge olarak, 7 tanesinin dekorasyon ve peysaj amacıyla, 11 tanesinin hayvan yemi ve 12 tanesinin diğer amaçlarla kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu ürünlerinin hangi alanlarda kullanımını tespit etmeye yönelik olarak Çardak ilçe, köy ve beldelerinde bu ürünleri bilen, tanıyan, kullanan ve ürünleri ekonomik olarak değerlendiren 75 kişi ile söyleşi çalışmaları gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra Çardak Orman İşletme Şefliği, Tarım İlçe Müdürlüğünden ürünler ve bölgenin florası ve ekolojik özellikleri hakkında bilgi alınmıştır.

Elif Sarıkaya Batkan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tavşanlı orman işletmesinde tüplü ve çıplak köklü dikilen karaçam'ın (Pinus Nigra arnold. subsp. pallasiana) 5 yıllık dikim başarısının değerlendirilmesi

Bu araştırma Tavşanlı Orman işletmesi sınırları içerisinde toprak yapısı benzer alanlar üzerinde 2013 yılında 2+0 çıplak köklü ve 2+0 tüplü olarak dikilen karaçam'ın (Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana) 5 yıllık arazi başarısının sonuçlarının irdelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla çıplak köklü ve tüplü olarak dikim yapılan alanlardan tesadüfi olarak her bir işlem için 3'er adet örnek alan alınmış, her bir örnek alanda fidanların boyu, kök boğazı çapı, fidanların son yıl sürgün büyümesi ölçülmüştür. Dikimlerden sonra yapılan tamamlama dikimleriyle tespit edilen fidan yaşama oranları ise orman işletmesi tarafından belirlenmiştir. Ayrıca her örnek alanda toprak profilleri açılarak 0-20 ve 20-50 cm toprak örnekleri alınıp analiz ettirilmiştir. Çalışma sonucunda yapılan varyans analizi sonuçlarına göre tüplü köklü olarak dikilen karaçam fidanlarının; fidan boyu (162.19 cm), kök boğazı çapı (4.21 cm) ve son yıl sürgün büyümesi (41.81 cm), çıplak köklü olarak dikilen fidanların; fidan boyu (131.61 cm), kök boğazı çapı (3.68 cm) ve son yıl sürgün büyümesine (34.88 cm), göre istatistiksel bakımdan anlamlı (P≤0.05) farklılıklar bulunmuştur. Fidanların dikimlerden sonraki arazideki tutma oranları da çıplak köklü dikilen alanlarda %80 oranında ve daha düşük olarak, tüplü olarak dikilen alanlarda ise başarı oranı % 95 olarak belirlenmiştir.

Sena Uçar
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Motorlu tırpana montajlı kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve denenmesi

Odun hammaddesi üretimi, uzun süreçleri içeren ve çoğunlukla emek yoğun çalışmayı gerektiren bir uğraşı alanıdır. Kesim alt sürecinde, özellikle ibreli ağaç tomruklarının üretim bloklarının içinde soyulması, hem üretim süresinin uzamasına hem de maliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Manuel ya da motor-manuel teknolojiye dayalı gerçekleşen bu işlerde işgücü ağırlıklı çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak da iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike ve risklerle de karşılaşılmaktadır. Kabuk soyma işlerinin kolaylaştırılması ve konforunun çalışan lehine arttırılması düşüncesiyle; bu çalışmada, halihazırda motorlu testereye monte edilen kabuk soyma aparatı, motorlu tırpana monte edilerek motosoyar adı verilen bir araç geliştirilmiştir. Amaç, varolan teknolojinin transferi ile daha ergonomik bir kabuk soyma aracının geliştirilmesi ve bunun fizibil olup olmadığının denetlenmesidir. Yerel sanayi koşullarında, Orac BG520 marka ve modeldeki motorlu tırpan ve Baseh marka kabuk soyma ekipmanı birleştirilerek motosoyar geliştirilebilmiştir. Toplam yatırım bedeli 1600 TL civarında olan bir harcamayla imal edilen bu aracın kızılçam ve sedir tomruklarının kabuklarının soyulmasındaki iş veriminin sırasıyla; 2.83 m3/saat ve 2.61 m3/saat olduğu belirlenmiştir. Gaz, toz, gürültü, vücut postürü vb. açıdan işçi sağlığı ve iş güvenliği lehine avantajlara sahip olan bu aracın, motorlu testereye montajlı kabuk soyma aparatına göre üstünlükleri olduğu ancak iş tekniği ve verimlilik itibarıyla iyileştirmelerin yapılması gerektiği belirlenmiştir.

Metin Şefik
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta Orman Bölge Müdürlüğü ormanlarında yangın sorunu, yangınların dağılımı ve mücadele organizasyonu

Bu çalışma, Isparta Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ormanlarda 1998–2017 yılları arasında çıkan yangınlar, yangınların dağılımı ve Orman İşletme Müdürlükleri ve İşletme Şeflikleri bazında yangın risk analizinin yapılarak alınabilecek tedbirler ve mücadele organizasyonunu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Isparta Orman Bölge Müdürlüğü ormanlarında 1998-2017 yıllarını kapsayan 20 yıllık dönemde toplam 1.210 adet orman yangını meydana gelmiş ve toplam 1.466,91 ha alan yanmıştır. En fazla yangın sırasıyla 284 adedi Eğirdir (%23,5), 222 adedi Bucak (%18,4), 191 adedi Gölhisar (%15,8), 183 adedi Sütçüler (%15,1), 136 adedi Isparta (%11,2), 127 adedi Burdur (%10,5), 67 adedi Dinar (%5,5) Orman İşletme Müdürlüklerinde meydana gelmiştir. Toplam yanan alanın 450,29 ha'ı Eğirdir (%30,7), 400,10 ha'ı Bucak (%27,3), 163,72 ha'ı Burdur (%11,1), 159,62 ha'ı Sütçüler (%10,9), 121,67 ha'ı Isparta (%8,3), 100,96 ha'ı Gölhisar (%6,9), 70,55 ha'ı Dinar (%4,8) Orman İşletme Müdürlüklerinde meydana gelmiştir. En fazla yangın sırasıyla Eğirdir (108 adet, %8,9), Isparta (84 adet, %6,9) ve Bucak (67 adet, %5,5), en az ise Sipahiler (6 adet, %0,5), Pazarköy (5 adet, %0,4) ve Kemer (4 adet, %0,3) Orman İşletme Şefliklerinde çıkmıştır. Toplam yanan alan en fazla Eğirdir (272,95 ha, %18,6), Çamlık (171,24 ha, %11,6) ve Melli (115,46 ha, %7,8), en az ise Sipahiler (0,11 ha, %0,007) Orman İşletme Şefliklerinde meydana gelmiştir. Yangınların aylara göre dağılımı incelendiğinde yangın sezonunun haziran-ekim dönemini kapsayan beş ay olduğu sonucu çıkmaktadır. Bölge Müdürlüğü'nde incelenen dönem boyunca çıkan yangınların %77'sine insanların sebep olduğu ortaya çıkmıştır. Yıldırım nedeniyle çıkan yangınların oranı ise %23'dür. Isparta Orman Bölge Müdürlüğü ormanlarında çıkan (1998-2017 dönemi) yangınların meydana geldiği yerler incelendiğinde yangınların bazı alanlarda yoğunlaştığı, bazı ormanlarda da hiç yangın çıkmadığı görülmektedir. Bunu etkileyen faktörler olarak yerleşim yerleri ve nüfus dağılımı, yol güzergâhları, yeryüzü şekli ve orman yapısının etkili olduğu belirlenmiştir. Isparta, Eğirdir, Sütçüler, Burdur ve Bucak Orman İşletme Müdürlüklerinin yangına 1. Derece En Çok Tehlikeli olduğu, Gölhisar ve Dinar Orman İşletme Müdürlüklerinin ise yangına 2. Derece Çok Tehlikeli İşletme Müdürlüğü olduğu belirlenmiştir. İşletme Şeflikleri bazında incelendiğinde ise; Isparta, Eğirdir, Aşağıgökdere, Sütçüler, Çandır, Karadağ, Söğütdağı, Burdur, Ağlasun, Bucak, Çamlık, Melli, Pamucak Orman İşletme Şeflikleri yangına 1. Derece En Çok Tehlikeli Orman İşletme Şeflikleri olarak belirlenmiştir. Yukarıgökdere, Şarkikaraağaç, Yalvaç, Tota, Yeşilova, Kestel, Uğurlu, Gölhisar, Gölova, Tefenni ve Dinar Orman İşletme Şeflikleri 2. Derece Çok Tehlikeli Orman İşletme Şeflikleri olarak belirlenmiştir. Kızıldağ Milli Parkı, Kovada Gölü Milli Parkı, Keçiborlu, Senirkent, Aksu-Avşar, Sipahiler, Çamoluk, Kemer, Dirmil, İbecik, Başmakçı ve Dazkırı Orman İşletme Şeflikleri 3. Derece Orta Tehlikeli İşletme Şeflikleri olarak belirlenmiştir. Kuzukulağı ve Pazarköy Orman İşletme Şeflikleri ise 4. Derece Çok Az Tehlikeli İşletme Şeflikleri olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Isparta, Orman yangını, Hassas alanlar, Ekolojik faktörler

Fikret Hüryaşar
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Basra böceği (Marchalina hellenica Genn.)'nin konuk olduğu ve olmadığı kızılçam (Pinus brutia Ten.) ağaçlarının kabuk ve ibrelerinin bazı ekstraktif bileşenlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, basra böceğinin konuk olduğu ve olmadığı kızılçam ağaçlarının gövde kabuğu, dal kabuğu, dal odunu ve ibrelerinin uçucu yağ ve fenolik profil gibi bazı ekstraktif bileşenleri incelenmiştir. Uçucu yağ bileşenlerinin belirlenmesinde GC-MS cihazı, fenolik bileşenlerin tespitinde HPLC cihazı kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann Whitney U testi ile değerlendirilmiştir. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucunda; basra böceğinin konuk olduğu kızılçamın ibresinin uçucu yağında β-Caryophyllene oranının, yine basra böceğinin konuk olduğu kızılçamın dal odununun uçucu yağındaki verticillol ve estragole oranlarının, basra böceğininin konuk olmadığı kızılçamın gövde kabuğunun uçucu yağındaki junipen oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Basra böceğinin konuk olduğu ve olmadığı kızılçam dal kabuklarının uçucu yağ kompozisyonları arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca basra böceğinin konuk olduğu ve olmadığı kızılçamların gövde kabukları, dal kabukları, dal odunları ve ibrelerinin fenolik bileşenleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Basra böceğinin konukçu seçiminde, konuk olduğu kızılçamın uçucu yağ kompozisyonunun etkisinin olabileceği anlaşılmıştır. Ancak bunu kesin bir şekilde ortaya koyabilmek için daha fazla araştırmaya gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışma ile basra böceğinin konukçu ağaca yönelimine ilişkin yapılacak gelecek çalışmlara önemli bir altlık oluşturulmuştur.

Mustafa Burak Arslan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00