Gazi University
Discipline

Büro Yönetimi Eğitimi Anabilim Dalı

Gazi University

83

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Büro yönetimi ve sekreterlik alanı modüler öğretim programının öğretmenler açısından değerlendirilmesi (Ankara ili örneği)

Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP) ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından meslek liselerinde uygulanan programlar modüler sisteme göre yeniden yapılandırılmış, 2006-2007 öğretim yılından itibaren tüm mesleki ortaöğretim kurumlarında modüler öğretim sistemine geçilmiştir.Bu araştırmada Ticaret Meslek Liselerinin Büro Yönetimi ve Sekreterlik (BYS)alanı modüler öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Veriler, 5?li likert ölçeğine göre geliştirilmiş anket yoluyla, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Ankara ilinin merkez ilçelerinde görev yapan 115 öğretmene uygulanarak elde edilmiştir. Araştırmada sonuçların elde edilmesinde iki grup karşılaştırmalarında bağımsız örneklemler için t-testi, üç ve daha fazla grupların karşılaştırılmasında ANOVA ve Kruskal-Wallis testleri, kategorik verilerin karşılaştırılmasında ise Ki- Kare testi kullanılmıştır. Öğretmenlerden Ticaret Turizm Eğitim Fakültesi (TTEF) mezunlarının, modüler eğitim sisteminden memnun olanların, daha önce modüler eğitim sistemi ile ilgili hizmet içi eğitim alanların, branşı BYS olanların daha olumlu görüş belirttikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin programın içeriğine ilişkin ifadelere katılma düzeyleri daha düşüktür. Öğretmenler ortalama olarak programın içeriğinin, tam olarak iş piyasası ile örtüşecek, alan dalın gerektirdiği yeterlikleri sağlayacak şekilde olmadığını düşünmektedirler. Bu nedenle modüler programın revize edilmesi gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Mesleki Eğitim, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi, Modüler Öğretim Programı, Modüler Sistem

Büro yönetimiMesleki eğitimProgram değerlendirme+2
Selma Güneşli
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

E-devlet uygulamalarından Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Portalı (UYAP)'ın etkinliğini belirlemeye yönelik Ankara Barosu avukatları üzerine bir alan araştırması

Kamu hizmetlerinin sunumunda bilgisayar ve internet kullanımı sonucu yaşanan gelişmelere paralel olarak birçok ülkede elektronik devlet projeleri tasarlanmıştır. Bu projeler, pilot bölgelerden alınan sonuçların geliştirilmesiyle e-devlet uygulaması olarak yerleşik duruma getirilmiştir. Türkiye'de, e-devlet yapılanmasının e-adalet ağını Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Portalı oluşturmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 445/I fıkrası gereğince UYAP, adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir.Sistemin paydaşları arasında yer alan avukatlar UYAP ile birçok yargı işlemini elektronik ortamda yapabilmektedir. Avukatların bazı işlemlerini UYAP aracılığıyla bürolarından yapabilmeleri bürokrasiyi ve zaman kaybını azaltmakta, ekonomiklik sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı; UYAP ile, bürolarında çalışmakta olan avukatların sisteme dair algılarını ve uygulamada yaşadıkları sıkıntıların neler olduğunu araştırmaktır. Bunun yanında, çıkarılacak sonuç ve öneriler ile sistemin daha etkin duruma getirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi de amaçlanmıştır.Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için uygulanan anket; demografik özellikler ve bilgi teknolojileri ile UYAP hakkında sorular olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Çalışma evreninin çok kapsamlı olması nedeniyle zaman ve maliyet kısıtlılığı da gözetilerek Ankara Barosu'ndaki avukatlardan tesadüfî örneklem seçilmiştir. Anket 400 avukat ile sınırlı tutulmuştur. Anketlerden alınan sonuçlar bir takım istatistikî testlere tabii tutularak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmaya katılan avukatların UYAP ve bilgi teknolojilerini kullanmalarıyla ilgili değerlendirmelerine bakıldığında, avukatların % 86,2'si UYAP ve bilgi teknolojilerine karşı olumlu bir algıya sahip iken, % 13,8'i olumsuz bir algıya sahiptirler. Buna göre UYAP'ın oldukça yüksek bir oranda olumlu ve verimli olduğu kanaati belirtilmiştir. Araştırma kapsamında UYAP kullanımının olumsuz olma nedenleri sorgulandığında sistemin etkin olarak çalışmadığı, zaman zaman donukluk olduğu ifade edilmiştir. Sistemin güçlü yönlerine ilişkin değerlendirmelerde ilk olarak UYAP'ın zaman kaybına uğramadan iş takibine fırsat vermesi belirtilmiştir. Aynı zamanda ekonomik ve zaman tasarrufu sağlaması; kesintisiz iletişim, bürokrasiden kurtulma, UYAP kullanımının güçlü yanları olarak ifade edilmiştir.Yapılan istatistikî testler sonucunda araştırmaya katılan avukatların UYAP algılarının; yaş değerlerine, çalışma sürelerine, bilgisayar ortamında çalışma sürelerine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yaş, çalışma süresi ve bilgisayar ortamında çalışma süresi arttıkça olumsuz değerlendirmelerin olduğu görülmüştür. UYAP eğitimi alanların ve UYAP ile gün içerisinde daha fazla işlem yapanların sorulara verdiği cevap ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmüştür.

AvukatlarBilgi teknolojisiBilişim+4
Uğur Batır
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tükenmişlik sendromunun mesleki tükenmişlik ve iş tükenmişliği açısından incelenmesi: Öğretmenler üzerinde bir uygulama

Bu çalışmada, öğretmenlerin meslek ve işlerindeki tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ile bazı değişkenler açısından tükenmişlik düzeylerinin farklılaşmasının tespiti amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında KOÇ, ARSLAN ve TOPALOĞLU (2009) tarafından geliştirilen ?Gazi Tükenmişlik Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 14 ifadeden oluşan mesleki tükenmişlik düzeyi, ikinci bölümde ise 12 ifadeden oluşan iş tükenmişlik düzeyi ölçülmektedir. Gazi tükenmişlik ölçeği ile oluşturulan anket, Samsun ilinde bulunan ilk ve orta dereceli 22 okulda görev yapan 426 öğretmen üzerinde uygulanmıştır. Anket yoluyla elde edilen verileri test etmek için merkezi eğilim ölçüleri (frekans ve yüzdelik dağılımları) ile istatistiksel analiz yöntemleri (korelasyon, regresyon, t-testleri ve ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri ile iş tükenmişliklerinin farklılaşması ele alınmıştır. Diğer yandan farklı demografik değişkenler açışından da tükenmişlik düzeylerindeki farklılaşması ölçülmüştür. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin iş ?teki tükenmişlik düzeyleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Bununla birlikte, analiz sonuçlarına göre mesleki tükenmişlik düzeyinde de anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Özellikle öğretmenlerin görev yaptıkları okul değişkeni açısından bu farklılaşmanın yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca kıdem değişkeni açısından da tükenmişlik farklılaşması test edildiğinde, en kuvvetli ilişkinin r=574 ile 11-15 yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerde olduğu, kıdem yılı azaldıkça bu farklılaşmanın da azaldığı tespit edilmiştir.

Mesleki tutumMesleklerTükenmişlik+6
Cem Dincerol
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sınav yoluyla öğrenme yönteminin akademi başarı, tutum ve kalıcılığa etkisi: Sağlık hizmetlerinde iletişim dersi örneği

Bu araştırmanın amacı, ?Sınav Yoluyla Öğrenme Yöntemi?nin öğrencilerin akademik başarılarına, derse karşı olan tutumlarına ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılık düzeylerine etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, ?Sınav yoluyla öğrenme yöntemi akademik başarı, derse karşı tutum ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığı üzerinde etkili midir?? sorusu geliştirilmiştir. Araştırma ortaöğretim dokuzuncu sınıfa devam eden kırk öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama sekiz hafta sürmüştür. Araştırmanın verileri başarı testi (?=.95) ve tutum ölçeği (?=.88) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ?Man Whitney U-testi? ve ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, Sınav Yoluyla Öğrenme Yönteminin öğrencilerin akademik başarıları, derse karşı olan tutumları ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılık düzeyleri üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınav yoluyla öğrenme, öğrenme, akademik başarı, tutum, kalıcılık.

Akademik başarıDers programlarıKavram kalıcılığı+5
Sibel Altun Serdaroğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin müzakere algılamalarının iş tatmini üzerine etkisi: Ankara Keçiören örneği

Bu araştırmada çalışanların müzakere algılamalarının iş tatmini üzerine etkisi ortaya konulmuştur. Bu amaç doğrultusunda, okullarda çalışan öğretmen ve idarecilerin iş tatmini ve müzakere ile ilgili algılamaları incelenmiştir. Konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve 2013 yılında Ankara Keçiören?deki ilköğretim okullarında görev yapan 172 öğretmen ve idareciye anket formları uygulanarak veriler toplanmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliğine ilişkin gerekli analizler yapılmış ve ölçeklerin güvenilirlik katsayısı cronbach ?:0,84 bulunmuştur. Verilerin analizinde, ?yüzde?, ?frekans?, ?bağımsız örneklemler için t testi?, ?tek yönlü varyans (Anova) analizi? ve ?regresyon? analizleri yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmen ve idarecilerin iş tatmini algılama puan ortalamaları (3,27), müzakere algılama puan ortalamaları (3,41) olup, araştırmaya katılan bireylerin eğitim seviyesi (% 85,5 lisans, % 14,5 lisans üstü) oldukça yüksektir. Müzakere algılamalarının iş tatmini üzerinde olumlu bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iş tatmini ve müzakere algılamalarının, demografik özelliklere göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır.

Ankara-KeçiörenMüzakereÖğretmenler+3
Gökhan Coşkun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik karşılaştırmalı bir araştırma

Araştırmada öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi için çalışılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet ve vakıf okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Evrendeki araştırma grubuna ulaşmanın zorluğundan dolayı örneklem seçilmiştir. Örneklem grubu Türkiye'nin yedi(7) coğrafi bölgesinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Örneklem grubundaki öğretmenler Marmara, İç Anadolu, Ege, Karadeniz, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden seçilmiş olup; örneklem sayısının belirlenmesinde basit tesadüfi örneklem formülünden yararlanılmıştır. Araştırmada problemi açıklamaya yönelik Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu ve vakıf okullarındaki 679 öğretmene uygulanan örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki, anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen verilerle analiz edilmiştir. Çalışmada iki ölçek kullanılmıştır. Birincisi, Yıldırım'ın (2002) kullandığı Niehoff ve Moorman (1993) tarafından hazırlanan 18 sorunun Doğan‟ın (2008) öğretmenlere uyarlamasıyla oluşturulmuş, beşli likert tipinde "Örgütsel Adalet" anketidir. Toplam 20 maddeden oluşan örgütsel adalet ölçeği; dağıtımsal, işlemsel ve etkileşimsel adalet olmak üzere üç alt boyuttan meydana gelmektedir. İkincisi, Mowday, Steers ve Porter tarafından geliştirilen 15 maddelik örgütsel bağlılık ölçeğidir. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin örgütsel adalet algı boyutları ile örgütsel bağlılık seviyeleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu, en güçlü ilişkinin ise etkileşimsel adalet ile örgütsel bağlılık arasında olduğu, örgütsel adalet algıları ve örgütsel bağlılık seviyeleri arasında bazı demografik değişkenler açısından anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir ve analizler yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, Dağıtımsal Adalet, Prosedürel Adalet, Etkileşimsel Adalet, Örgütsel Bağlılık

Adalet algısıBağlılık
Gamze Ay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İşgörenlerin motivasyon düzeyleri ile müşterilerin memnuniyet algılarının belirlenmesi: Zonguldak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde bir uygulama

Araştırmada sağlık çalışanlarının motivasyon düzeyleri ile müşterilerin memnuniyet algıları demografik değişkenler açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koyması amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Zonguldak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde çalışan 96 sağlık çalışanı ve bu kurumda tedavi olan 400 hasta olmak üzere toplam 496 denek üzerinde iki ayrı ölçek kullanılarak yapılmıştır.Hastalar için Sağlık Bakanlığı'nın hasta memnuniyetini ölçmek amacıyla kullandığı ölçek kullanılmıştır. Sağlık çalışanları için motivasyon araçlarından yararlanılarak ölçek oluşturulmuş ve kullanılmıştır. Hasta Memnuniyeti Ölçeği ve Çalışan Motivasyon Düzeyi Ölçeği ile elde edilen veriler aritmetik ortalama, ortanca, mod, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikler ile hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri bulabilmek için ise t-testi ve One a Way Anova testinden yararlanılmıştır.Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar neticesinde kurumda çalışanların motivasyon düzeylerinde cinsiyet, eğitim durumu, mesleki unvan, sosyal güvence ve hizmet süresi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olduğu, yaş değişkeni açısından ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Hastaların memnuniyetlerinde ise sadece eğitim durumları açısından anlamlı bir farklılaşma olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Memnuniyet, Motivasyon

Ağız ve Diş Sağlığı MerkezleriHasta memnuniyetiMotivasyon+6
Canan Gökkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar sektöründe markanın tüketici satın alma davranışı üzerindeki etkisi: Ankara ilinde alan araştırması

Günümüzde teknolojideki hızlı gelişmeler her sektörü olduğu gibi bilgisayar sektörünü de etkilemektedir. Bilgisayar sektöründeki firmalar bu hızlı değişimi yakından takip etmek için tüketici isteklerini ve ihtiyaçlarını yakından takip etmelidirler.Bilgisayar firmaları sürekli gelişim içinde olmalarının yanında markalarını tüketicilere duyurma çabası içinde olmalıdırlar. Çünkü marka, tüketici satın alma davranışlarında önemli bir etken olmaktadır.Bu çalışmada, bilgisayar sektöründe markanın tüketici satın alma davranışlarında üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır.Çalışmada bilgisayar sektörü ve marka kavramı, tüketici satın alma davranışı konuları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Buna göre Ankara ilinde rasgele seçilen tüketiciler ile bir anket araştırması uygulanmış ve elde edilen veriler uygun istatistiki programlar kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Çalışma sonucunda bilgisayar sektöründe marka dışındaki faktörlerin de tüketici satın alma davranışları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bilgisayar sektörünü marka dışında fiyat, kalite ve teknik özellikler gibi faktörlerin etkilediği ortaya konulmuştur. Bundan dolayı tüketici istekleri ve ihtiyaçları göz önüne alınarak bilgisayar sektöründe markanın satın almada ilk etken olabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

AnkaraBilgisayar sektörüMarka+4
Açelya Özer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Özel ve kamu hastanelerinde çalışan tıbbi sekreterlerin iş doyumu ve örgütsel güven düzeylerinin karşılaştırılmasına yönelik bir alan çalışması

Bu araştırmanın amacı, özellikle birbirinden farklı stratejilerle yönetilen özel ve kamu hastanelerinde çalışan farklı branşlardaki, farklı tecrübeye sahip tıbbi sekreterlerin, iş doyum düzeylerinin ve bağlı oldukları örgütlere karşı duydukları güven ya da güvensizlik düzeylerinin karşılaştırılmasıdır.Bu araştırmada, iş doyumu için otuz sekiz soru içeren Minnesota iş doyum ölçeği ve örgütsel güven düzeylerinin belirlenmesi için kırk üç soruluk Pınar Zorlu Yücel tarafından geliştirilmiş ölçekten oluşan anket tıbbi sekreterlere uygulanmıştır. İş doyum ölçeği ve örgütsel güvene ilişkin anket sonuçları nicel veriler halinde ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen sonuçlar bir araya getirilmiştir.Araştırma, Ankara'da faaliyet gösteren 4 özel ve 4 kamu hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, hastanelerin poliklinik, klinik, laboratuar, idari bilimler, yönetici sekreterliği ile diğer sekreterlik branşında çalışan 111 sekreter ile yürütülmüştür.Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, iş doyumu algısında cinsiyet, bulunduğu kurumda çalışma süresi, çalışılan bölüm, mezun olunan eğitim alanı, çalışma statüsü ve medeni durum değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmiştir. Kurum, yaş, iş hayatında çalışma süresi ve eğitim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür.Örgütsel güven algısında çalışılan kurum, cinsiyet, bulunduğu kurumda çalışma süresi, çalışılan bölüm, eğitim durumu, mezun olunan eğitim alanı, çalışma statüsü ve medeni durum değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmiştir. Yaş ve iş hayatında çalışma süresi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Ayrıca iş doyumu ve örgütsel güven arasında pozitif bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Bu bulgular ışığında özel ve kamu kurumlarında çalışan tıbbi sekreterlerin iş doyumu ve örgütsel güven algılarına dair öneriler getirilmiştir.

HastanelerTıbbi sekreterlerÖrgütsel güven+1
Muhammed Serhat Semercioğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Organizasyonlarda zaman yönetiminin işgörenlerin perfromansına etkisi

Bu araştırmanın amacı; organizasyonlarda zaman yönetiminin işgörenlerin performansına etkisini ortaya koymaktır.Araştırmanın amacına uygun olarak ?organizasyonlarda zaman yönetiminin işgörenlerin performansına etkisi nedir?? sorusuna cevap aranmıştır.Araştırma kapsamında Ankara ilindeki özel ve kamu kuruluşları bünyesinde görev yapan 300 işgörenle anket yöntemiyle bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Eksik doldurulan iki anket değerlendirme dışı tutulmuş ve analizler 298 anket üzerinden yapılmıştır. Organizasyonlarda zaman yönetiminin işgörenlerin performansına etkisini ölçmek için yapılan uygulama sekiz sektörü kapsamaktadır. Görüşmelerin %9,4'ü Alışveriş-mağazacılık, %10,1'i Sağlık-hastane, %10,1'i Eğitim, %16,4'ü Telekomünikasyon-çağrı merkezleri, %17,1'i Seyahat- toplu taşımacılık, %15,8'i İnşaat-inşaat taahhüt, %11,4'ü Eğitim ve danışmanlık, %9,7'si Güvenlik sektöründe faaliyet gösteren firmalarda yapılmıştır. Zaman yönetimi ölçeği (?: 0.75) ve performans değerlendirme ölçeği (?: 0.844) ile toplanan veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucuna göre; organizasyonlarda zaman yönetimi ile işgörenlerin bilgisayar bilgisi arasında anlamlı bir ilişki, bilgisayar bilgisi ile zaman yönetimi arasında, korelasyon katsayısının değeri ve işaretine göre, negatif yönlü ve zayıf bir ilişki olduğu, zaman yönetimi sıkılaştıkça işgörenlerin bilgisayar bilgi düzeyi olumsuz yönde değiştiği anlaşılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Zaman Yönetimi, Performans Yönetimi, Organizasyon

PerformansPerformans yönetimiZaman yönetimi+1
Seyhan Daştan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinin büro yönetimi ve sekreterlik programlarında görev yapan öğretmenlerin eğitim teknolojilerini kullanma düzeylerini belirlemeye yönelik bir araştırma

MESLEK LİSELERİNİN BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK PROGRAMLARI'NDA GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİN EĞİTİM TEKNOLOJİLERİNİ KULLANMA DÜZEYLERİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMASUR, DeryaYükseklisans, Büro Yönetimi Eğitimi Bilim DalıTez Danışmanı: Doç. Dr. Ahmet TayfunTemmuz-2012Bu araştırma, meslek liselerinin büro yönetimi ve sekreterlik programlarında görev yapan öğretmenlerin eğitim teknolojilerini kullanma düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, İstanbul ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çok Programlı Liseler, Ticaret Meslek Liseleri, Kız Teknik ve Meslek Liseleri çalışmanın uygulama alanı olmuştur. Bu liselerdeki Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programları'nda görev yapan öğretmenler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmasında bir takım engeller olduğu için örneklem alınmıştır.Araştırmada problemi açıklamaya yönelik olarak Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programları'nda görev yapan 258 öğretmenin eğitim teknolojilerini kullanma düzeyleri, anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen verilerle analiz edilmiştir. Araştırmada Kaptan (2003) tarafından hazırlanan eğitim teknolojilerini kullanma sıklığını belirlemeye yönelik ve Şahin (2000) tarafından hazırlanan öğretmenlerin eğitim teknolojilerini kullanma tutumlarını ölçmeye yönelik iki ölçek kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 16.0 (Statistical Package fort he Social Sciences) programı ile yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda demografik özellikler ile eğitim teknolojilerinin kullanımı karşılaştırıldığında en önemli farklılaşmanın yaş değişkeninde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin tutumlarının ise; kullanılan eğitim teknolojisinin konunun verimli bir şekilde işlenmesini sağlayıp, beklenen amaçların gerçekleşmesine yardımcı olduğunu düşündükleri tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Teknoloji, Eğitim Teknolojileri

Büro yönetimiEğitim teknolojisiLise öğretmenleri+3
Derya Sur
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İş?aile çatışmasının çalışanların iş performanslarına etkisinin belirlenmesi: Ankara'daki özel eğitim kurumlarında bir uygulama

Gelişen ve değişen dünya düzeninde iş hayatına atılan bireylerin kendi özel çevrelerine olan etkileri yadsınamaz. Bu etkiler hem ailevi durumların hem de iş yaşamında ki çalışma ve ilgiler üzerinde değişikliklere neden olmuş en önemlisi performanslarına etkisi merak konusu olmuştur. Bu etkinin hangi yönde olduğuna ilişkin akademik anlamda ilgi odağı haline gelmiş ve inceleme ihtiyacı duyulmuştur.Araştırmada iş ? aile çatışmasının çalışanlar üzerindeki, iş performansına etkisinin ne düzeyde olduğunu ortaya çıkarmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Ankara ilindeki özel eğitim kurumları inceleme altına alınmıştır. Araştırmada 120 eğitimci ve diğer çalışanlar olmak üzere belirlenen kişilere anket uygulanmıştır. Çalışmada ?işin tanımlanması ve iş üzerindeki hakimiyeti, aile ? iş çatışmasında öz yeterlik ölçeği, iş ?aile çatışma ölçeği, aile tatmini ölçeği, iş performansı? ölçekleri ile kişilerden değerlendirmelerde bulunmaları istenmiştir.Araştırma sonucunda, kişilerin gelir düzeylerinin iş ? aile çatışmasına etkisinin olmadığı tespit edilmiştir fakat ücretteki düzey iş performansına büyük etki etmiştir. Çatışma faktöründe yaş, eşin çalışması durumu, cinsiyet, çalışma süresi önem arz etmemiştir. Öte yandan kişilerin gelirleri, unvan ve eğitim durumu önemli faktörler arasında yer almaktadır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ilgili literatürdeki araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İş ? aile çatışması, aile ? iş çatışması, iş performansı, aile tatmini

Eğitim kurumlarıEğitimcilerPerformans+4
Altuğ Çağatay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu yöneticisinin takdir yetkisi bağlamında bezdiri: Mobbing

Bu çalışmanın amacı, bezdiri kavramını ortaya koymak, kamu yöneticilerinin takdir yetkilerini hukuksal boyutta inceleyip tespit etmek, bezdiri uygulamalarının kamu çalışanları üzerindeki etkilerini belirlemek; takdir yetkisinde gerekli mevzuat değişikliği yapılarak, kamu yöneticilerinin yaptıkları eylemlerin bezdiriye yol açmayacak şekilde düzenlenebileceğini ortaya koymaktır.Kamu yönetiminde bezdirinin var olup olmadığı bu araştırmadaki en önemli sınırlılıktır. Araştırmada toplanan nicel verilerin geçerlilik ve güvenilirliği veri nitelikleri ile sınırlı olup, konunun çok geniş olması, mahremiyeti, yöneticilerden çekinme gibi nedenlerden dolayı anket çalışması yapılamamış, somut araştırma ölçütleri kullanılamamıştır. Bu yüzden çalışma, teorik düzlemde yürütülmüştür.Sonuç olarak, kamu kurumlarında çok sayıda memurun çalışıyor olması ve çalışanlar arasında çok çeşitli ilişkiler ağının bulunması, bezdiri olaylarının yoğun olarak yaşanabileceği idarelerin oluşmasına neden olmaktadır. Ancak, açık bir iletişim, kararlı bir disiplin anlayışı ile oluşabilecek bezdiri davranışlarının önlenmesi mümkündür.

Kamu yönetimiMobbingTakdir yetkisi+1
Öznur Nalçınkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde eğitim amaçlı internet kullanımı: Tekirdağ ili örneği

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretimde eğitim amaçlı internet kullanımının ne durumda olduğunu belirlemektir.Bu araştırmada betimsel yöntem yani anket (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Tekirdağ il merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 400 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan analizlere göre ulaşılan temel sonuç internetin öğrencinin eğitimine çeşitli yönlerde katkı sağladığıdır.Araştırmada eğitimde internet kullanımı çeşitli boyutlarda ele alınmıştır. Öğrencilerin genel olarak internete karşı tutumları okul başarılarını etkilemediği ya da olumlu etkilediği yönündedir. İnternetin okul başarısını olumlu etkilediğini düşünenlerin öğretim ve öğrenmeye katkısına yönelik daha olumlu bir yaklaşım geliştirdikleri saptanmıştır. Öğrencilerin çoğunluğunun interneti ödev ve sohbet amaçlı kullandıkları saptanmıştır. Ödev amaçlı kullananların internetten okul yaşantısında daha fazla yararlandıkları saptanmıştır. İnternetin kişisel gelişim dahilinde olan öğrencinin kültürel gelişimi ve soysal iletişimine katkı sağladığı saptanmıştır. Öğrencilerin internetteki bilgiye karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve internet üzerinde ihtiyaç duyulan bilgiye erişmede yeterli oldukları yönünde görüş bildirdikleri saptanmıştır.Anahtar kelimeler: İnternet, Eğitimde İnternet Kullanımı, Ortaöğretim

EğitimLise öğrencileriOrtaöğretim+3
Müjgan Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt ikliminin işgörenlerin örgütsel bağlılıklarına etkisi: Konaklama işletmelerinde bir uygulama

Bu araştırma, konaklama işletmelerinin örgütsel iklim tipini belirlemek ve örgüt iklimi ile işgörenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu araştırma ile konaklama işletmelerinde çalışan personelin örgüte olan bağlılığının örgüt iklimiyle ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla araştırma modeli mevcut durumu ortaya koyması bakımından betimseldir. Araştırma konusu ile ilgili öncelikle literatür taraması yapılarak Örgüt iklimi ve Örgütsel Bağlılık ile ilgili temel kavramsal bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra örgütsel iklim ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik uygulama ve sonuçlarına yer verilmiştir.Çalışma, çok boyutlu ve geniş bir konuyu kapsadığından örgüt ikliminin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi, zaman ve maddi kısıtlılıklar nedeniylede Türkiyenin önemli merkezlerinden biri olan Muğla ilindeki3,4,5 yıldızlı otellerde çalışan işgörenlerle sınırlandırılmıştır. Araştırmanın evrenini Muğla ilindeki 3,4,5 yıldızlı otellerde çalışanlar oluşturmaktadır. Örneklem çapı tesadüfi örneklem yöntemi kullanılarak 382 kişi olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Toplam 550 anket uygulanmış bunlardan 520'si istatistiksel olarak değerlendirmeye uygun bulunmuştur.Örgütsel bağlılık düzeyini belirlemek üzere Mowday, Porter ve Stears'ın geliştirdiği15 sorudan oluşan örgütsel bağlılıkölçeği, örgütsel iklimi belirlemek üzere F.Pervin BİLİR'in (2005) Doktora tezinde geliştirdiği örgütsel iklim ölçeğinden yararlanılmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket formuüç bölümden oluşmuştur. İlk bölümünde; çalışanların demografik özelikleri (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, kurumdaki görev durumu) ile ilgili bilgileri tespit etmek için sorulara, ikinci bölümde; Örgütsel Bağlılığı ölçmeye yönelik sorulara, üçüncü bölümde ise Örgütsel İklimle İlgili sorulara yer verilmiştir.Araştırmada elde edilen verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) kullanılmıştır. Hipotez testleri olarak Non-Parametrik testlerden Kruskal Wallis H-Testi, Mann Whitney U testi,korelasyonve regresyon analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında 0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır.Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar neticesinde çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinde yaş, eğitim durumu, kurumdaki görev, mesleki tecrübe değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olduğu, cinsiyet değişkeni açısından ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Genel olarak Örgüt iklimi ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur ve Örgüt İkliminin Örgütsel Bağlılığı etkilediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Örgüt İklimi, İklimin Boyutları, Örgütsel Bağlılık, Konaklama İşletmeleri.

Konaklama işletmeleriOtel personeliOteller+2
Zeynep İlleez
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin okulların mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performansı algıları: Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi

Bu araştırmada, mesleki ortaöğretim kurumlarının mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performanslarının, kavramsal çerçeve ışığında hazırlanan alan araştırması yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilerek tablolaştırılıp yorumlanmıştır.Araştırma evrenini, Tekirdağ il sınırlarında bulunan sağlık alanında eğitim veren orta öğretim kurumlarının 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma örneklemini, evrenden seçilmiş olan Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur.Yapılan çalışma; öğrencilerin okulda verilen eğitimi, ihtiyaç duyulan alanda ve nitelikte, mesleki özgüven oluşturan, iş alanına uygun nitelikte buldukları saptanmıştır. Mesleki uygulamanın teorik bilgileri uygulama, zayıf alanları görüp giderme, modern araç- gereçleri kullanma fırsatı sunduğu belirlenmiştir. Bu olumlu görüşlere rağmen analiz sonuçlarına göre, okulda derslerin yeteri kadar uygulamaya yönelik olmadığı, ders içeriklerinin mesleğe hazırlamada yeterli olmadığı, mesleki uygulama alanlarında stajyerlere yeterli uygulama fırsatının sunulmadığı saptanmıştır.Sonuç olarak, sağlık meslek liselerinin işe hazırlama ve yerleştirmede daha etkin olabilmesi, öğrencilerin mesleki eğitim hakkında bilgilendirilmesi, mesleğe ilişkin yeniliklerin takip edilmesi ve eğitim programının buna uygun olarak geliştirilmesi, mesleki uygulamanın öneminin öğrencilere anlatılması, işletmelerle okul arasında gerekli iletişim sağlanarak öğrencilerin mesleki uygulama alanlarında uygun yerlerde görevlendirilmesi ve uygulama fırsatı sunulması ile gerçekleştirilebilir.

Anadolu meslek liseleriLise öğrencileriLiseler+12
Şeyma Arslanoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algıları

Bu araştırma, işletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algılarını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Çanakkale'nin Çan ilçesinde bulunan küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde gerçekleştirilmiştir.İşletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algılarını tespit etmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anket 1046 çalışan, 454 yönetici toplam 1500 kişiye uygulanmıştır. İşletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algılarını ortaya koymak için elde edilen veriler aritmetik ortalama, ortanca, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikler ile hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri bulabilmek için ise t-testi, One a Way Anova ve korelasyon katsayısı testinden yararlanılmıştır.Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar neticesinde örgütsel zekânın cinsiyet, yaş, eğitim durumu, bölüm ve görev yapılan pozisyon değişkenleri açısından anlamlı bir ilişkinin olmadığı, çalışan sayısı ve faaliyet yılı ile firma sektörü değişkeni açısından anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Yönetici ve çalışanların performansı ile örgütsel zekâ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Zekâ, Performans

PerformansYöneticilerZeka+4
Gülümser Ulusoy
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

UYAP bilgi sisteminin bilgiyi yaratma, koruma ve transfer etme açısından Adalet Bakanlığı çalışanlarının örgütsel öğrenme sürecine etkisinin incelenmesi: Uzman kullanıcılar üzerinde bir uygulama

Araştırmada uzman kullanıcı görüşlerine göre UYAP Bilişim Sisteminin bilgiyi yaratma, koruma transfer etme açısından örgütsel öğrenme sürecine etkisinin ne düzeyde olduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır ve olumlu sonuç alınmıştır.Adalet Bakanlığı çalışmanın uygulama alanını oluşturmuştur. Adalet Bakanlığı uzman kullanıcıları ise araştırmanın evrenini oluşturmaktadır ve 335 kişiden oluşan çalışma evrenin tamamına ulaşılması amaçlanmış fakat 185 kişiyle araştırma tamamlanmıştır.Gerek örgütsel öğrenme ve bilgi yönetiminde gerekse bilgi sistemlerinde ortak payda bilgi ve bilginin etkili bir şekilde yönetilmesidir. Bu durumun ortaya konulması amacıyla UYAP Bilişim Sistemiyle ilişkilendirmiş olan 25 örgütsel öğrenme ve UYAP'ın özellikle bilgiyi yaratma, koruma ve transfer etme açısından örgütsel öğrenme sürecine bakıldığı için 10 bilgi yönetimi ifadesi oluşturulmuş ve uzman kullanıcıların ifadelere katılımlarına bakılmıştır.Araştırma sonucunda genel olarak tüm kullanıcıların UYAP Bilgi Sisteminin örgütsel öğrenme ve bilgi yönetimi sürecine ilişkin görüşleri çok olumlu çıkmıştır. Demografik özelliklerle ilişkisine bakıldığında erkek kullanıcıların kadın kullanıcılara; yüksek lisans ve adalet meslek yüksekokulu mezunu kullanıcıların diğer kullanıcılara oranla UYAP Bilgi Sisteminin örgütsel öğrenme sürecine etkisine ilişkin görüşleri daha olumlu çıkmıştır. Benzer şekilde yüksek lisans ve yüksekokul mezunu kullanıcıların UYAP Bilgi Sisteminin bilgi yönetimi sürecine etkisine ilişkin görüşleri de diğer kullanıcılara göre daha olumlu çıkmıştır.

Adalet BakanlığıBilgi yönetim sistemiBilgi yönetimi+5
Meral Güneş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın öğretim elemanlarının cam tavan sendromu üzerine bir araştırma: Ankara Üniversitesi örneği

Bu araştırmanın amacı, yükseköğretim kurumlarında görev yapan kadın öğretim elemanları açısından bir cam tavan sendromu olup olmadığını tespit etmek ve kadın öğretim elemanlarının cam tavan engelleri hakkındaki düşüncelerini ortaya koymaktır.Araştırmada yükseköğretim kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi'nde görev yapan kadın öğretim elemanları evren olarak belirlenmiş, evrendeki tüm bireylere ulaşma zorluğu sebebiyle Ankara Üniversitesi'nde görev yapan kadın öğretim elemanlarından seçilmiştir. Örnekleme uygulanan anketler ile veriler toplanmış, çeşitli istatistiksel teknikler ile analizi yapılarak tablolar ile yorumlanmıştır.Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, kadın öğretim elemanlarının cam tavan sendromu algılarında, medeni durumlarına, yaş gruplarına, idari görev alma durumlarına, unvanlarına, çocuk sahibi olma durumlarına, mesleki deneyimlerine ve görev türlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bazı farklılıkların olduğu görülmüştür.Bu bulgular ışığında yükseköğretim kurumlarında kadın öğretim elemanlarının karşılaştıkları cam tavan engellerine dair öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Cam Tavan, Kadın Öğretim Elemanı, Mesleki Ayrımcılık, Stereotip, Kariyer Engelleri

Cam tavan sendromuKadın akademisyenlerÇalışan kadınlar+1
Aslı Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin maruz kaldıkları psikolojik şiddet ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki kamu ve vakıf üniversitelerinde bir araştırma

Araştırmada akademisyenlerin maruz kaldıkları psikolojik şiddetin (mobbing), örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisinin ne düzeyde olduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Araştırma kapsamında Türkiye'de ki kamu ve vakıf üniversiteleri çalışmanın uygulama alanını oluşturmuştur. Türkiye'de üniversitelerin yoğunlaştığı Ankara, İstanbul, İzmir ve Eskişehir illeri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmasında bir takım engeller olduğu için örneklem alınmıştır.Araştırmada problemi açıklamaya yönelik kamu ve vakıf üniversitelerindeki 408 akademisyene uygulanan psikolojik şiddet ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki, anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen verilerle analiz edilmiştir. Çalışmada iki ölçek kullanılmıştır. Birincisi, Heinz Leymann (1993) tarafından belirlenen 5 gruptan oluşan psikolojik şiddet tipolojisinden faydalanılarak geliştirilen psikolojik şiddet davranışları, nedenleri, etkileri ve tepkileri belirlemeye yönelik olarak hazırlanan psikolojik şiddet ölçeğidir. İkincisi ise Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilmiş; duygusal, normatif ve devam bağlılığı olarak sınıflandırılan örgütsel bağlılık ölçeğidir.Araştırmanın sonucunda vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin kamu üniversitelerinde çalışan akademisyenlere göre psikolojik şiddete daha fazla maruz kaldıkları ve her iki kurum türünde de duygusal bağlılık boyutunun en yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Psikolojik şiddet ile duygusal ve normatif bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmasına karşın devamlılık bağlılığı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.Anahtar Kelimeler: Psikolojik şiddet, duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı, normatif bağlılık.

AkademisyenlerMobbingÖrgütsel bağlılık+1
Demet Kurtbaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin inovasyon fikirleri geliştirmelerini etkileyen engeller ve teşviklerin belirlenmesi: Kırklareli ili Lüleburgaz ilçesi örneği

Araştırmanın amacı, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerin inovasyon fikirleri geliştirmelerini etkileyen engeller ve teşviklerin belirlenmesidir. Araştırmada, Kırklareli ili Lüleburgaz ilçesinde 2010-2011 eğitim-öğretim yılında eğitim gören 8. sınıf öğrencilerinden 350 öğrenciye anket uygulanmış, elde edilen veriler çeşitli istatistiksel teknikler ile analiz edilerek tablolar ile yorumlanmıştır.Araştırmada cinsiyet, anne-babanın eğitim durumu, ailenin gelir düzeyi, sınıf mevcudu, okulda Ar-Ge merkezi ve Teknoloji-Tasarım Atölyesinin bulunma durumu, başarı belgesi alma ve kendini tanımlama durumları ile engeller ve teşvikler arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır.Elde edilen veriler incelendiğinde, katılımcıların büyük çoğunluğunun erkek, annelerinin ilkokul, babalarının ise lise mezunu olduğu, geçen dönem başarı belgesi almadığı, ?kendine güvenen? ve ?sorumluluk duygusuna sahip? bireylerden oluştuğu anlaşılmaktadır. Katılımcıların inovasyon fikirleri geliştirmelerini etkileyen engeller ve teşviklere ilişkin ifadelere verdikleri cevapların, cinsiyete göre farklılık göstermediği ancak, başarı belgesi alma durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Bu bulgular ışığında, öğrencilerin inovasyon fikirleri geliştirmelerini etkileyen engellerin ortadan kaldırılması ve teşviklerin artırılmasına dair öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Teknoloji ve Tasarım Dersi.

Teknoloji ve tasarım dersiYenilikİlkokul öğrencileri
Pınar Özdemir Karaca
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İşgören seçiminde bir ayrımcılık faktörü olarak hemşehriciliğin rolü üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, işletmelerde işgören seçiminde ve örgüt içi iş yaşamında işgörenlere yönelik hemşehricilik ayrımcılığının var olup olmadığını, var ise hangi düzeyde ve sektörde var olduğunu işgören ve yönetici gözüyle ortaya koymaktır.Araştırmanın evrenini, Bursa ili Nilüfer Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren işletmelerde çalışan işgören ve yöneticiler oluşturmaktadır. Buradaki evren, sınırlandırılmış evrendir. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemini beş farklı sektörden (metal, otomotiv, tekstil, çelik-döküm, enerji) 5'er işletmede (121 işgören, 50 yönetici), toplamda 25 işletme oluşturmaktadır. Bu anlamda genel tarama modellerinden olan tekil tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmada, örneklemden elde edilen verilerin toplanmasında da anket tekniğinden yararlanılmıştır. Her işletmede beş işgören ve iki yöneticiye anket uygulanmıştır. Buna yönelik olarak aynı ifadelerden oluşan iki ayrı (işgören ve yöneticilere yönelik) anket hazırlanmıştır.Araştırma amacına yönelik olarak uygulanan yönetici anketi üç, işgören anketi ise iki bölümden oluşmaktadır. Her iki anketin birinci bölümünde katılımcıların demografik yapı ve çalıştıkları işletmeye ilişkin sorular mevcuttur. Yönetici anketinde işgören anketinden farklı olarak yöneticilerin işgören seçim süreci ve örgüt içi iş yaşamında etkili olduğu düşünülen kriterlerin önemlilik düzeylerine ilişkin ifadeler yer almaktadır. İşgören seçiminde ve örgüt içi iş yaşamında yapıldığı düşünülen hemşehricilik ayrımcılığını belirlemeye yönelik (A bölümü: 5 ve B bölümü: 15) toplam 20 ifade bulunmaktadır.Araştırmada katılımcıların demografik ve işletmeye ilişkin özellikleri frekans ve yüzde dağılımları ile analiz edilmiştir. Yöneticilerin görüşleri, işgören seçim sürecinde ve örgüt içi iş yaşamında dikkate alınan kriterlerin önem düzeyine yönelik istatistikler aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak çözümlenmiştir. Yöneticilerin işgören seçim sürecinde ve örgüt içi iş yaşamında dikkate alınan kriterlere ilişkin görüşlerinin demografik ve işletmeye ilişkin özelliklere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği bağımsız örneklemler için t-Testi, ikiden fazla grup için ise varyans analizi kullanılarak analiz edilmiştir.Bulgular, yöneticiler için ?Hemşehrilik Durumu? nun işgören seçim sürecinde dikkate alınan kriterleri içerisinde ?az düzeyde? de olsa önemli olduğunu göstermektedir. Katılımcıların işgören seçiminde ve örgüt içi iş yaşamında hemşehricilik ayrımcılığını belirlemeye yönelik ifadelere verdikleri cevaplar bu ayrımcılık türünün az düzeyde de olsa yapıldığını düşündüklerini ortaya koymuştur. Bulgulara dayanarak, işletmelerde hemşehricilik ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel çalışmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: ayrımcılık, hemşehricilik ayrımcılığı, işgören seçim Süreci, örgüt içi iş yaşamı.

AyrımcılıkHemşehrilikPersonel+3
Merve Rodoplu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonu üzerine etkisi: Tokat ili örneği

Bu araştırmanın amacı, kamu sektöründeki yönetici davranışlarının neler olduğunu belirleyip bu davranışların motivasyon üzerine etkisinin tespit edilmesidir.Araştırmada tanımsal araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Tokat Valiliği'nde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 729 birey oluşturmaktadır. Belirlenen evren üzerinden basit rastgele örnekleme yöntemi ile örneklem seçilmiş, örneklem büyüklüğü 254 olarak tespit edilen araştırmada 300 anket Tokat Valiliği bünyesinde hizmet veren birimlere dağıtılmış, 260 anket cevaplandırılmış bir şekilde toplanmıştır.Araştırma verileri Ekwall ve Arvonen (1991) tarafından geliştirilen yönetici davranış anketi yardımıyla toplanmıştır. Toplanan veriler; Anova, t testi, Tukey HSD, Tamhane's T2, Levene Testi ve Welch testleri ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, yönetici davranışlarının çalışanların motivasyonları üzerinde etkili olduğu, yönetici davranışlarının demokratik, otoriter ve liberal yönetici davranışları olarak ifade edildiği, bu davranış türleri ile motivasyon arasında da oldukça güçlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

DavranışDavranış analiziKamu sektörü+4
Hüriye Çınar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin duygusal zeka ve öğrenci stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir alan araştırması

Bu araştırma, meslek yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin duygusal zeka ve öğrenme stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koyması amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesinde bulunan Artvin Meslek Yüksekokulu, Arhavi Meslek Yüksekokulu ve Hopa Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır.Bu araştırmada veriler Duygusal Zeka Ölçeği ve Genel Öğrenme Stratejileri Değerlendirme Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir ve 320 öğrenciye uygulanmıştır. Duygusal Zeka Ölçeği ve Genel Öğrenme Stratejileri Değerlendirme Ölçeği ile elde edilen verilerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikleri hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler için basit doğrusal regresyon analizi ile çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.Basit regresyon analizi sonuçlarına göre, toplam duygusal zeka puanları ve alt-test puanları ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasındaki doğrusal ilişki ile ilgili farklı sonuçlar elde edilmiştir. Sadece Karşısındakinin duygularını anlama alt boyutu ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrenme stratejileri ile ilgili olarak, hem bilişsel hem de duyuşsal stratejiler ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki gözlenmiştir. Ayrıca çoklu regresyon analizi sonuçları, kendi duygularını anlama boyutu hariç diğer duygusal zeka alt boyutları ve öğrenme stratejileri ile öğrencilerin akademik başarıları arasında anlamlı ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Öğrenme Stratejileri, Akademik Başarı.

Akademik başarıBaşarıDuygusal zeka+5
Ela Adıgüzel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim sektöründe yönetim bilgi sistemlerinin kullanımı: Büro yönetimi ve sekreterlik eğitimi veren meslek yüksek okulları üzerinde bir alan araştırması

Bu araştırmada, yönetim bilgi sistemlerinin eğitim sektöründe, Türkiye'de Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi veren Meslek Yüksek Okullarında kullanım düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, eğitim kurumlarında yönetim bilgi sistemlerinin kullanımının hangi düzeylerde olduğunu araştırmaktır.Yapılan alan çalışmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Hazırlanan anket Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi veren 123 meslek yüksek okulu yöneticisine faks ve elektronik posta ile gönderilmiş, 91 meslek yüksek okulundan geçerli anket elde edilmiştir.Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular okullarda bilgisayarlardan % 100 oranında yararlanıldığını, tüm okulların idari işler ve öğrenci işleri bölümlerinde bilgisayar kullandıklarını, diğer bölümlerde de kullanım oranının % 75'ten fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamındaki tüm okulların internet bağlantısına sahip olduğunu, okulların % 89'unun evlerden okula bilgisayarlarla erişim olanağının olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte okulların % 56'sının bilgi teknolojileri yatırımlarının toplam yatırımlarına oranının % 0-5 olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan istatistikî inceleme neticesinde vakıf üniversiteleri bilgi sistemlerinin kullanımını daha önemli bulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen önemli bir bulgu da yönetim bilgi sistemlerini okulların %63,8'i çok/önemli oranda, % 26,4'ü orta düzeyle kullanmaktadır. Ayrıca analiz sonucunda yönetim bilgi sistemlerinin okuldaki kullanım alanının büyüklüğünün bilgi teknolojilerine yapılan yatırımla doğru orantılı olduğu tespit edilmiştir.Yönetim bilgi sistemlerini kullanım sonuçlarının okul türüne göre farklılık yaratıp yaratmadığı incelendiğinde; vakıf üniversitelerindeki yöneticilerin yönetim bilgi sistemlerini kullanımlarının devlet üniversitelerindeki yöneticilerin yönetim bilgi sistemlerini kullanımlarından daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Büro yönetimiEğitimEğitim sektörü+4
Sadiye Ceylan Pusuluk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin büro çalışanları üzerindeki etkisi

Küreselleşme sürecinde bilgi, en önemli üretim faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüz bürolarında bilginin elde edilmesi, yorumlanması, katagorize edilmesi, depolanması, paylaşılması, analizi ile yeni bilgiler elde edilmesi işlemleri bilişim teknolojileri kullanılarak yapılmaktadır. Dolayısıyla; büro faaliyetleri, klasik bürolarda genellikle elle ve klasik yöntemlerle yapılırken, günümüz çağdaş bürolarında bilişim teknolojilerinden yararlanılarak gerçekleştirilmektedir.Bu çalışmada son yıllarda büyük bir hızla gelişen bilişim teknolojilerinin bürolarda kullanılması sonucu büro çalışanlarına olan etkisinin açığa çıkarılması ve sahip olduğu kullanım düzeyinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.Bu araştırma; bir alan araştırması niteliğindedir. Çünkü; örnek seçilen kamu ve özel sektör kurumlarında çalışan büro çalışanlarına anket uygulanıp, veriler elde edilerek değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda bazı sonuçlara ulaşılmıştır.Elde edilen verilere göre; bürolarda bilişim teknolojilerinden %96,2 ile en büyük oranda kurum içi-dışı haberleşme amaçlı faydalanılmaktadır. Bilişim teknolojilerinin büro faaliyetlerine sağladığı en önemli fayda %47,3 ile hızlılık sağlamasıdır. Bu teknolojilerin neden olduğu olumsuz etkilerin başında ise sistemin karmaşıklığı ile sistem hataları gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Bilişim Sistemleri, Bilişim Teknolojisi,

Bilgi teknolojisiBüro personeliTeknoloji+2
Öznur Urun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Büro yönetiminde kullanılan teknolojilerin işgücü psikolojisi ve sosyal ilişkileri etkileme düzeyleri üzerine bir araştırma

Günümüzde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler ve değişimler, kurumları önemli ölçüde etkilemektedir. Hızla üretilen bilgi ve teknoloji, insan istek ve tercihlerinde farklılaşmalara ve karmaşıklıklara sebep olmuştur. Globalleşen dünyada varlıklarını sürdürebilmek ve gelişmek isteyen işletmeler, bilim ve teknoloji alanındaki yenilikleri yakından izlemek ve bu teknolojileri kullanabilen personeller çalıştırmak zorundadırlar.Çağdaş yönetim anlayışında örgütlerin beyni rolünü bürolar üstlenmektedir. Yöneticilerin ihtiyaç duyduğu her türlü veri ve bilginin elde edildiği, işlendiği, kullanıcılarına sunumunun yapıldığı, depolandığı ve her an kullanıma hazır halde tutulduğu büroların, bu faaliyetlerini yerine getirebilmeleri için teknolojik gelişmelere bağlı olarak iş üretmeleri ve bu işleri üretirken de makinelere bağlı kalmayıp duygu ve düşünce sahibi ve sosyal bir varlık olan insan faktörünü de göz önünde bulundurmalıdırlar.Bu çalışmanın amacı; yaşadığımız bilgi çağında sürekli gelişmekte olan teknolojinin büro yönetiminde kullanılırken insan psikolojisi ve sosyal ilişkiler üzerine olumlu ve olumsuz etkilerini açıklamaktır. Bunu yaparken ilk olarak; tarihsel çağlara göre teknolojinin gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır. Tarihsel çağlarda yaşanan toplumsal, siyasal ve iktisadi olaylar ve bu olayların teknolojinin gelişmesi üzerine etkileri karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Teknoloji ve işlevleri ile ilgili temel kavramlar tanıtılarak, teknoloji ile birlikte değişen iş yaşamı, bilgi kavramı, bilgi işleme ve bilgi toplumunun gelişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır.İkinci olarak; yönetim, büro, büro yönetimi ile ilgili temel kavramlar ve yöntemler incelenmiştir. Bilgi sistemleri ve büro otomasyonunun tanıtılması, bürolarda etkin iletişim yöntemleri, büroların örgütlenmesinde yeni yaklaşımlar, sanal büro kavramı ve sanal büroların çalışma yöntemleri açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışanların; düşünce yapıları, çalışmalara uyum süreçleri, eğitim durumları, psikolojik ve sosyal yapıları incelenerek bunlardan hangilerinin teknolojiden olumlu hangilerinin olumsuz etkilendiği açıklanmaya çalışılmıştır.Bu amaçla çalışmanın son bölümünde kamuda büro yönetiminde kullanılan teknolojinin etkilerini ölçmek amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışmasıyla; büroda çalışan kişilerin fiziksel koşullarını, iş yüklerinin, eğitim durumlarını, kullandıkları araç ve gereçler açıklanmaya çalışılmış ve bunların çalışanlar açısından psikolojik ve sosyolojik etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Teknoloji, Büro, Yönetim, Büro Yönetimi, Sosyal Hayat, Psikoloji

Büro yönetimiPsikolojiPsikolojik etki+6
Ahmet Terlik
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yöneticilerine duydukları güven algılarının iş tatmini üzerine etkisi: Yalova ilinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yöneticilerine duydukları güven algılarının iş tatmini üzerine etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca yöneticiye duyulan güven ve iş tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesine ek olarak öğretmenlerin sosyo ? demografik özelliklerinin, güven ve iş tatmini düzeylerinde farklılık oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. .Betimsel araştırma modelinin uygulandığı araştırmanın evrenini Yalova ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim kurumlarında çalışan bay ve bayan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılarak Kuruma Dayalı Güven ölçeği ile Minnesota İş Tatmin ölçeği kullanılmıştır. Veriler ise SPSS programı aracılığıyla faktör analizi, frekans, aritmetik ortalama, Anova, t testi kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 45 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Asıl uygulamaya ise 357 öğretmen katılmıştır.Araştırmanın bulguları incelendiğinde, öğretmenlerin yöneticilerine duydukları güven algıları ile iş tatmin düzeyleri arasında pozitif yönde güçlü bir ilişkinin olduğunu ortaya konmuştur. Ayrıca sosyo ? demografik özelliklerden bazılarının güven ya da tatmin düzeyinde farklılık oluşturduğu saptanmıştır. Araştırma bulgularına bağlı olarak elde edilen sonuçlar ışığında güven ve tatmin ilişkisini daha da güçlendirebilecek ve sosyo ? demografik özelliklerinde dikkate alınmasını sağlayacak öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Öğretmen, yönetici, güven, iş tatmini

GüvenLise öğretmenleriOkul yöneticileri+6
Hakan Bilişik
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Enformasyon teknolojisindeki değişimlerin ofis çalışanlarının performansı ve verimliliği üzerindeki etkilerinin analizi: Bankacılık sektöründe bir uygulama

Yaşanan hızlı küreselleşmenin bir sonucu olarak işletmelerinvarlıklarını sürdürebilmesi için değişen ve gelişen bilgi ve enformasyonasahip olması gerekmektedir. Bu iki faktör, rekabet gücünü artırabilecekstratejik kararların alınmasını sağlayan kilit unsurdur.Günümüzde bu kadar önemli bir yere sahip olan ve her geçen günkullanımı artan enformasyon teknolojileri her alanda olmazsa olmazunsurlardan biridir. İşletmeler hayatın vazgeçilmez parçası olan bilgiteknolojilerini çalışma hayatına adapte ederek işlerini daha az maliyetle dahahızlı daha kolay yaparak çalışanların mesleki verimliliğini artırabilecektir.Bu çalışmada enformasyon teknolojilerinin çalışan performansı veverimliliğine etkisi incelenmiştir. Bu çerçevede uygulama aşamasınavarıncaya çalışma teorik olarak incelenmiş ve uygulama aşamasında isegenel bir değerlendirme ve yargıya ulaşılmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler: Bilgi Toplumu, Enformasyon Teknolojileri,Verimlikik, Performans Yönetimi.

Bankacılık sektörüBilgi teknolojisiBüro personeli+5
Hakan Sadık Önder
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe hizmetiçi eğitim ile işgören doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir alan araştırması: Edirne Belediyesi örneği

Her alanda olduğu gibi bürolarda da teknolojik gelişmeler ve yenilikler çok hızlı yaşanmaktadır. Büro işgörenlerinin, gelişmelere ayak uydurabilmeleri, daha kaliteli, verimli, etkin ve hızlı hizmet sunabilmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için eğitime ihtiyaç duyulmaktadır. Çalıştığı kurumda işgörene yatırım yapılması, kendilerine değer verildiği duygusunu yaratacak, işgörenlerin moralini arttıracaktır. Böylece hem iş kalitesi hem de iş doyumu sağlanmış olacaktır. Bu araştırmanın temel amacı, hizmet sektöründe hizmetiçi eğitim ile işgören iş doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma Edirne Belediyesinde çalışan 106 işgörene anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ankette hizmetiçi eğitime yönelik sorulara ve Minnesota İş Doyum Ölçeğine yer verilerek bilgisayar destekli analiz uygulanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda işgörenlerin hizmetiçi eğitime katılma durumları ile iş doyumları arasında ilişki olduğu görülmüştür. İşgörenlerin hizmetiçi eğitim faaliyetlerine katıldıkları ancak eğitim sonunda, aldığı hizmetiçi eğitime yönelik bir pozisyonda görevlendirilmedikleri belirlenmiştir. Kurum açısından ve bireysel açıdan hizmetiçi eğitimin işgören iş doyumuna katkıları büyüktür. İşletmelerin yapması gereken işgörenlerine uygun eğitimleri belirleyip işgörenlerin bu alanlarda kendilerini geliştirmelerini sağlamalarıdır.Anahtar kelimeler: Hizmetiçi Eğitim, Hizmet Sektörü, İş Doyumu, İş Tatmini

Belediye hizmetleriBelediyelerHizmet içi eğitim+2
Hülya Çeliker
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek öğretim kurumlarında akademik değerlendirme ve kalite geliştirme modeli ile EFQM mükemmellik modelinin karşılaştırmalı bir analizi

Bu araştırmanın amacı, YÖK Kanunundaki yüksek öğretim kurumlarında akademik değerlendirme ve kalite geliştirme modeline göre yüksek öğretim kurumlarındaki kalite yönetimi uygulamaları ile Avrupa Kalite Yönetim Vakfı (EFQM) Mükemmellik Modeli arasında yapılacak karşılaştırmayı kapsamaktadır.Araştırmada Gazi Üniversitesi'nde görev yapan akademik ve idari personellere uygulanan anketler ile veriler toplanmış çeşitli istatistiksel teknikler ile analizi yapılarak tablolar ile yorumlanmıştır.Araştırma sonrasında elde edilen bulgulara göre, EFQM Mükemmellik Modeli'nin 9 kriteri çerçevesinde fakültelerdeki mevcut kalite uygulamalarının güçlü ve yetersiz yönleri saptanmıştır. Elde edilen bulgularda cinsiyete, göreve ve yaşa göre istatistiksel olarak anlamlı bir faklılığın olmadığı görülmüştür.Bu bulgular ışığında Yüksek Öğretim Kurumlarındaki Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği kapsamındaki Dış Değerlendirme Süreci aracı olarak EFQM Mükemmellik Modeli'nin uygulanabileceğine dair öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, EFQM Mükemmellik Modeli, YÖDEK Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği

Akademik personelAkademisyenlerEFQM modeli+10
İlknur Kılıç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel sinizm: Eskişehir ili büro çalışanları üzerine bir alan araştırması

Araştırmanın amacı sinizm ve örgütsel sinizm hakkında literatür taranıp, kavramın geliştirilerek tanıtılmasını, anlaşılmasını sağlayarak büro çalışanlarının 'genel(kişisel)ve `örgütsel sinizm' düzeylerini ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında büro çalışanlarının demografik ve mesleki özelliklerinin `genel sinizm ve örgütsel sinizm' kavramları ve düzeyleriyle ilişkisi tespit edilecektir. Araştırma 2009 yılında Eskişehir ilinde kamu ve özel kuruluşlarda görev yapan (N= 400) büro çalışanı ile yürütülmüş ve anket yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde; frekans tabloları, açıklayıcı istatistikler, iki değişken arasındaki ilişkinin analizi için Pearson Korelâsyon katsayısı, iki grup ortalamasının farkı için student-t testi ve ikiden fazla grubun ortalamasının farkı için F testi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, büro çalışanlarının kişisel sinizmi düzeylerinin yüksek (3,75/5) olduğu, örgüte bakış açılarının ise orta düzeyde sinik eğilimli olduğu görülmüştür. Kişisel sinizm ve örgütsel sinizm arasında da orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Demografik özellikler bakımından, yaş dışındaki değişkenler (cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu) ile kişisel sinizm ve örgütsel sinizm arasında anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir. Mesleki özelliklerden toplam hizmet süresi arttıkça örgütsel sinizm seviyesi düşmektedir. Çalışma statüsü bakımından sözleşmeli şirket elemanları ile büro çalışanlarından görevi sekreterlik olanların kişisel sinizm ve örgütsel sinizm seviyelerinin yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Örgüt, sinizm, örgütsel sinizm

Büro personeliSinizmÖrgütsel sinizm
Özlem Sur
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyetin meslek seçimindeki rolü ve sekreterlik mesleği üzerine bir uygulama

Araştırmanın amacı, kural, yasa ve bu gibi yazılı etkenler olmaksızın bazı mesleklerin kadın doğasına daha uygun olduğu görüşünden yola çıkılarak, çalışanların bu mesleklere yönelmelerinde toplumsal cinsiyet faktörünün etkilerinin araştırılmasıdır.Araştırma ile ilgili literatürün taranması, kavramların ve tanımların ortaya konmasından sonra iki bölümden oluşan bir ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme aracının birinci kısmında Sandra BEM tarafından geliştirilen, Kavuncu ve Dökmen tarafından ülkemize uyarlanan toplumsal cinsiyet envanteri, ikinci kısmında ise anket soruları bulunmaktadır.Toplumsal cinsiyet envanteri ve anket soruları Ankara ili sınırları içinde kamu ve özel sektörde sekreter olarak görev yapan 447 işgörene toplumsal cinsiyet kategorilerinin sekreter olarak çalışmaları üzerindeki etkisini araştırmak üzere uygulanmıştır.Araştırmaya katılan 447 sekreterin 400 kişisi kadın, 47'si erkek olup, kadın sekreterlerin 144'ü BEM'in toplumsal cinsiyet envanterine göre kadınsı, 144'ü ise androjen grupta, erkek sekreterlerin ise 18 kişisi androjen, 16 kişisi erkeksi grupta yer almaktadır. Araştırma grubunda yer alan sekreterlerin toplumsal cinsiyet kategorilerine göre erkeksilik oranları yükseldikçe sekreterlik mesleğine karşı memnuniyetsizliklerinin de artmakta olduğu elde edilen bulgular arasındadır.Toplumsal cinsiyet kategorilerinin meslek seçimi üzerindeki etkisinin yanı sıra, araştırma sonucunda elde edilen önemli bulgulardan bir diğeri de işsizlik sorununun meslek seçimi üzerindeki önemli etkisidir. Araştırmadan elde edilen bir diğer önemli bulgu ise mesleki eğitim almanın mesleki memnuniyet üzerindeki pekiştirici etkisidir. Araştırmadan elde edilen bulgular göstermektedir ki toplumsal cinsiyet kategorilerinde kadınsılık oranları arttıkça sekreterliğin daha çok kadınlara uygun bir meslek olduğu yolundaki görüşler de yoğunluk kazanmaktadır.

Şule Eser
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)'ın adalet bakanlığı çalışanları üzerindeki etkisi üzerine bir alan araştırması

Bu araştırmada yönetim bilgi sistemlerinin kamu sektöründe, özellikle Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Ulusal Yargı Ağı Projesi'nde çalışanların algılarına yönelik ne tür etkiler bıraktığı incelenmek istenmiştir. Yapılan çalışmada kamu personelinin yönetim bilgi sistemleri konusunda yeterli bilgiye sahip olup olmadıkları, çalışanların iş tatmini, motivasyon, zaman yönetimi gibi alanlarda yönetim bilgi sistemlerinin çalışanlara ne gibi faydaları olduğu araştırılmıştır.Yapılan alan araştırmasında anket yönteminden yararlanılmış. İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunan adliyelerde çalışanlar üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Toplam 400 denek üzerinde yapılan çalışmanın dağılımına bakıldığında İstanbul da 200, Ankara ve İzmir'de 100'er adet anket uygulanmıştır.Veriler üzerinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bulgular değerlendirilip örneklem grubunun demografik özelliklerine bakıldığında, kurumda çalışanların yaş ortalamasının 31 civarında olduğu, eğitim durumlarının önlisans ve lisans seviyesinde yoğunlaştığı, kurumda çalışma süresine bakıldığında ise 3.5 yıllık bir ortalamanın olduğu görülmektedir. Bilgi teknolojileri konusunda personelin % 43,8'inin herhangi bir kurumdan bilgisayar eğitimi aldığı gözlenmiştir. Bilgi teknolojilerinin mesai saatleri içinde ne sıklıkta kullanıldığına bakıldığında ise; çalışanların gün içerisinde ortalama 6 saat süresince işlemlerini bilgi teknolojileri vasıtasıyla gerçekleştirdiği gözlenmiştir.Yapılan istatistikî inceleme sonucunda araştırmaya katılan bakanlık çalışanlarının bilgi teknolojilerinin ve UYAP'nın etkilerinin ortalamaları incelendiğinde, bilgi teknolojilerinin etkisi boyutu ortalamasının en yüksek, Ulusal Yargı Ağı Projesi boyutunun ortalamasının en düşük olduğu görülmektedir.Yapılan araştırmada UYAP'nın çalışanların algıları üzerindeki etkilerine bakıldığında, özellikle etkili bir bilgi teknolojisi kullanılarak verimlilik arttırılabilir görüşüne olumlu yanıt verildiği görülmüştür. Aynı zamanda UYAP'nın performansı arttırıcı bir etkiye sahip olduğu, zaman kaybını önleyici bir etkisi olduğu, işlerin daha basit tekniklerle yapılmasını sağladığı görüşlerinde de olumlu sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışanların UYAP'nin yetersiz buldukları yönlerine bakıldığında ise bilgi teknolojilerinde kullanılan donanım ve yazılımın yetersiz olduğu, sistemden kaynaklı donma ve hız kayıplarının yaşandığı, kullanım kolaylığının olmadığı gibi görüşleri olduğu anlaşılmıştır.Katılımcıların UYAP'a ilişkin algılarının eğitim düzeylerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi sonucunda değişkenler arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<05). Bu bulgular ışığında personelin eğitim seviyesi ile UYAP'a ilişkin algıları arasındaki ilişkiye bakıldığında, önlisans ve lisans eğitim seviyesindeki çalışanların UYAP'a ilişkin algılarının diğer eğitim düzeylerine göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgi, Yönetim Bilgi Sistemi, Bilgi teknolojileri, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP), E-devlet

Adalet BakanlığıAğlarBilgi+5
Rahmi Özker
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de büro yönetimi ve sekreterlik grubu öğretmenliği mezunlarının istihdamı

Bu çalışmada ülkemizde sekreterleri yetiştirecek meslek dersi öğretmenlerini yetiştirmek üzere açılmış olan ve halen alanında tek bölüm olan Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Büro Yönetimi Eğitimi bölümü mezunlarının istihdamı üzerine bir araştırma yapılmıştır. Bu çalışma ile Büro Yönetimi Eğitimi mezunlarının 2000'li yıllardan itibaren öğretmen olarak atanmalarındaki azalmaya dikkat çekmek ve Büro Yönetimi Eğitimi mezunlarının istihdamına yönelik mevcut durumu ortaya koymak amaçlanmıştır. Günümüzde daha da önem verilmesi gereken Büro Yönetimi Eğitimi bölümü, özellikle son on yılda Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen atamalarında Büro Yönetimi ve Sekreterlik Grubu öğretmeni atamasının ciddi bir şekilde azalması ile itibar kaybetmektedir.Büro Yönetimi Eğitimi mezunlarının Sekreterlik Grubu öğretmeni olarak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen olarak atanmalarındaki mevcut durumu ortaya koymak üzere yapılmış olan bu çalışmada, betimsel tarama modeli kullanılmıştır.Bu çalışma göstermiştir ki son yıllarda Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP) gibi olumlu uygulamalara rağmen, mesleki eğitimin yapılandırılmasında ciddi plânlama ve uygulama sorunları yaşanmaktadır. Alan araştırması olarak seçtiğimiz Büro Yönetimi ve Sekreterlik alanı, ortaöğretim düzeyinden lisans düzeyine kadar bu sorunların yaşandığı en çarpıcı örneği teşkil etmektedir.

Büro yönetimiMesleki eğitimSekreterler+3
Erdem Topuz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt iklimi ve tükenmişlik ilişkisi: Büro çalışanları üzerine bir alan araştırması

Örgütün çalışanlar için psikolojik açıdan ne ölçüde önemli olduğunu ifade eden örgüt iklimi ile çalışanların iş performansını, işten ayrılma nedenlerini ve verimliliğini etkileyen tükenmişlik kavramları örgütlerin üzerinde durması gereken ve giderek önem kazanan birer olgu haline gelmişlerdir.Örgüt iklimi ve büro çalışanlarının tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla İzmir ilinde kamu kuruluşlarında görev yapan 385 büro çalışanı ile anket yöntemiyle bir araştırma gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonucunda; büro çalışanları genel olarak örgütteki atmosferden memnun oldukları ve tükenmişlik düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca, büro çalışanlarının cinsiyetleri ile örgüt iklimi ve tükenmişlik düzeyleri arasında istatistiksel bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Büro çalışanlarının yaşları arttıkça örgüt iklimindeki memnuniyet düzeyinde bir artış tespit edilmiştir. Önemli bir bulguda büro çalışanlarının yaşları arttıkça tükenmişlik düzeyinde bir azalma olduğudur. Büro çalışanlarının eğitim durumları ile örgüt iklimi düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki varken, eğitim durumları ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Büro çalışanlarının meslekteki hizmet yılı arttıkça örgüt iklimindeki memnuniyet düzeyinde bir artış aynı zamanda meslekteki hizmet yılı arttıkça tükenmişlik düzeyinde bir azalma tespit edilmiştir.

TükenmişlikÖrgüt iklimi
Arzu Özkanan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel ve sanal ofiste iş doyumu: Bir alan araştırması

Bilgi teknolojisindeki gelişmelerin iş hayatına yansımasıyla sanal örgüt, sanal ofis ve sanal iş uygulamaları artış göstermektedir. Geleneksel ofislerin ve geleneksel ofis işlerinin yerini, sanal ofisler ve sanal ofis faaliyetleri almaktadır.Bu çalışmada geleneksel ve sanal ofiste çalışanların iş doyum düzeyinde bir farklılık olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada Minnesota İş Tatmin Ölçeğinden yararlanılmıştır.Çalışmada, İstanbul'da faaliyette bulunan bir bankanın merkezi ofis ve sanal ofislerde görevli 420 personeline bir anket uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen önemli sonuçlardan birisi, iş doyumunun işgörenin demografik özelliklerine göre farklılık göstermediğidir. Ayrıca önemli bir bulgu da; İş doyumu ile ofis türü arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve işteki verimlilik durumunun ofis türüne göre farklılık gösterdiğidir.Anahtar Sözcükler: Ofis, Sanal Ofis, İş Doyumu.

Elem Kış
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeyi: İstanbul ili vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlere yönelik bir alan araştırması

Araştırmada örgütsel bağlılık ve tükenmişlik kavramlarının önemi kuramsal ve kavramsal analizlerle vurgulanmaya çalışılmış, vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeyleri alt boyutları ile tespit edilmiş, iki bağımlı değişkeni oluşturan alt boyutlar arasında ilişkinin olup olmadığı, bağımlı değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya konulmuştur.Araştırma kapsamında Türkiye'deki vakıf üniversitelerinin en yoğun bölge olduğu Marmara Bölgesindeki İstanbul ili araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmasında bir takım engeller olduğu için örneklem alınmıştır. Bu bağlamda; 2008-2009 akademik yılı İstanbul ilinde bulunan vakıf üniversitelerinde görev yapan 377 akademisyene Kişisel Bilgiler, Allen ?Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği olmak üzere üç bölüm, kırkyedi sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin güvenirlikleri, frekansları, oranları ve ortalamaları hesaplanmış, veriler t-testi, tek yönlü varyans analizi testi ile analiz edilmiş, farklılaşmaların hangi gruplar arasında olduğu ise Tukey PostHoc ile belirlenmiştir. Bağımlı değişkenleri oluşturan alt boyutlar arasındaki ilişkiler, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda; örgütsel bağlılık düzeyleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında ters yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Akademisyenlerin örgütsel bağlılıklarının orta düzeyde, tükenmişliklerinin düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Örgütsel bağlılık düzeyinin; cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem yılı, hizmet süresi, unvan ve ücret değişkenlerine göre farklılaştığı saptanırken, haftada girilen ders saat sayısına göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Tükenmişlik düzeyinin ise; cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem yılı, unvan, haftada girilen ders saat sayısı değişkenlerine göre farklılaştığı saptanırken, üniversitedeki hizmet süresi ile ücrete göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Ancak ücret ile tükenmişlik alt boyutlarından duygusal tükenmişlik boyutu arasında, ters yönlü bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Tükenmişlik, Vakıf Üniversiteleri, Akademisyen, Akademisyenlerin Örgütsel Bağlılıkları, Akademisyenlerin Tükenmişlikleri

Tuğba Özel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Özel işletmelerde halkla ilişkiler uygulamalarının marka yönetim sürecindeki rolü: Tepe Home örneği

Araştırmada, özel işletmelerdeki halkla ilişkiler uygulamalarının marka yönetim sürecindeki rolü, Tepe Home işletmesi esas alınarak incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, Tepe Home işletmesinde görev yapan halkla ilişkiler bölümü müdürü ve çalışanları ile Tepe Home'dan alış veriş yapan, sayıları gözlem yoluyla tespit edilen 500.000 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmada tüketici örneklemi % 95 güven aralığında, % 5 hata payı ile 384 olarak hesaplanmıştır. Anket (?: .671 ve ?: .871) ve yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda; halkla ilişkiler uygulamaları ile marka yönetim süreci arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, Halkla İlişkiler Uygulamaları, Marka, Marka Yönetimi, Marka Yönetim Süreci.

Adeviye Karaköse
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Büro hizmetlerinde çalışan engellilerin iş tatmin düzeylerinin incelenmesi: Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara örneği

Bu çalışmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda büro hizmetlerinde görevli engelli personelin iş tatmin faktörlerine yönelik memnuniyet ve beklenti düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Buna yönelik anket uygulaması yapılmış ve sonuçlar istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir.Çalışma sonucunda engellilerin, özellikle fiziksel mekânların engel durumlarına göre yeniden dizayn edilmesine, hizmet içi eğitimlerinin artırılmasına, yöneticilerin daha toleranslı davranmalarına, kurum kültürüne yönelik faaliyetlerin arttırılmasına ilişkin beklentilerinin olduğu görülmektedir. Kurumdaki servis imkânlarından ve kurumda çıkan yemeklerden memnuniyetin en üstü düzeyde olduğu görülmektedir. Bunun yanında görev dağılımının adil olmasına ilişkin memnuniyetleri de yüksek düzeydedir.Araştırma sonucunda genel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda büro hizmetlerinde görevli engelli personelin iş tatmin faktörlerine yönelik memnuniyet düzeyleri ile beklenti düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ancak beklenti ve memnuniyet görüşleri arasında iş tatminini etkileyen faktörlerinin tamamına yönelik anlamlı ilişkilerin olmadığı görülmektedir.

Hüseyin Salih Baran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde cinsel ve psikolojik taciz:Bir alan çalışması

Günümüz koşullarında iş yaşamında kişiler birçok olumsuz davranışla karşılaşmaktadır. Tacizler bu davranışlar arasında önemli bir yer tutmaktadır. Şu an bulunduğumuz ekonomik koşullar içerisinde çalışanların çoğu işini kaybetme korkusu gibi nedenlerle bu tacizleri sessiz karşılamaktadırlar. Tacizler karşısında sessiz kaldıkça çalışanın sağlığı bozulmakta, iş verimi düşmekte, sosyal itibarı zedelenmektedir.Araştırmanın temel amacı iş yaşamında çalışanların ne tür tacizlere maruz kaldıklarının ve bu tacizlerin çalışanlar üzerinde bıraktığı etkilerin neler olduğunun saptanmasıdır. Araştırmada veriler anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir.Araştırmanın evrenini, Ankara ili içerisinde faaliyet gösteren farklı hizmet sektörü ve farklı pozisyonlarda görev alan çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma turizm, sağlık, eğitim, tekstil ve gıda alanında çalışan 400 kişi üzerinde yapılmıştır.

Cinsel tacizMobbingPsikolojik istismar+2
Songül Özçiçek
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin ve ailelerinin meslek liselerine bakış açıları (Kastamonu örneği)

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin ve velilerinin meslek liselerine bakış açılarını ortaya çıkarmaktır. Araştırma modeli betimseldir. Seçilen örnekleme anket uygulanmıştır. Bu anketlerden elde edilen veriler ile okul müdürlüklerinden alınan verilerin çözümlenmesinde istatistiki analizler kullanılmıştır. Anketler Kastamonu il merkezinde yer alan 19 ilköğretim okulundaki sekizinci sınıf öğrencilerine ve bu öğrencilerin velilerine uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 218 kız, 178 erkek olmak üzere toplam 396 öğrenci ve 396 veli oluşturmaktadır.Araştırma sonucunda; öğrencilerin %89,9'unun meslek lisesine gitmeyi planlamadıkları, %27,9'unun gitmek zorunda kalsalar dahi meslek lisesine gitmek istemedikleri görülmüştür. Öğrencilerin ve velilerin en olumlu baktığı meslek lisesi, sağlık meslek lisesidir. Araştırmada ortaya çıkan bir diğer bulgu ise, meslek liselerine çok zeki olmayan ve dersleri zayıf olan öğrencilerin gittiği düşüncesinin yaygın olmasıdır. Ancak bu okulların gerekliliğini de bilmektedirler. Veliler ise gerekliliği konusunda daha bilgili olmalarına rağmen, onlar da meslek liselerine, dersleri zayıf ve çok zeki olmayan öğrencilerin gittiğini düşünmektedirler. Ayrıca verilen eğitimin üniversiteyi kazandırmayacağını ve yeterli olmadığını da belirtmişlerdir.Öğrencilerin meslek lisesini tercih etmeleriyle genel başarı notu ve gelir düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin meslek lisesinin tercih etmeleriyle eğitim kalitesi ve üniversiteye yönelik avantajlar arasında da anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin meslek lisesini tercih etmeleriyle cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

AileAile tutumuKastamonu+5
Ayşegül Aslıhan Kızılcık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojik gelişmelerin insan kaynakları sağlama ve seçme sürecine etkileri ve bir uygulama

Araştırmada, globalleşen dünyada gelişen bilgi teknolojilerinin, insan kaynakları sağlama ve seçme süreci üzerinde meydana getirdiği etkileri değerlendirmeye ve bireylerin işe girmede bu teknolojiden ne kadar ve nasıl yararlandıklarını ortaya çıkarmaya çalışılmıştır.İşletmelerde çalışan personelin büyük bölümünü geleneksel yöntemlerle istihdam edilen bireyler oluşturmaktadır; oysa araştırma işe yeni girmiş ve dolayısıyla son teknolojiden faydalanmış bireyleri hedef almaktadır. Bu amaçla evren olarak, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans öğrencileri arasında halen bir işyerinde çalışan bireyler seçilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, 2008 ? 2009 eğitim öğretim yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde öğrenim görmekte olan ve bir işletmede çalışan 132 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada kullanılmak üzere 12 sorudan oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 11.0 paket programından yararlanılmıştır. Kişisel bilgiler ile araştırma konusuyla ilgili sorular arasındaki ilişkinin belirlenmesinde ki-kare testi uygulanmıştır.Araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara göre, katılımcıların %40,9'unun internet yoluyla işe girdikleri görülmüştür. Teknolojik gelişmelerden çoğunlukla gençler faydalanırken; iş başvuru sürecinde teknolojik araçlar içerisinde en çok bilgisayardan yararlanıldığı saptanmıştır. Katılımcılar iş arama sürecinde web sitelerini takip ettiklerini belirtirken, insan kaynakları web siteleri içerisinden en çok ?www.insankaynaklari.com? (%34,1) ve ?www.yenibiris.com? (%31,1)'u ziyaret ettiklerini söylemişlerdir.Araştırmada yer alan katılımcıların çoğunluğu, insan kaynakları sağlama ve seçme sürecinde teknolojiden faydalanmanın, zaman tasarrufu sağladığı (%25,8) ve maliyetleri azalttığı (%23,5) görüşündedir.

Personel değerlendirmeTeknolojiTeknolojik gelişmeler+3
İlknur İrez
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi, Konya ili örneği

Bu çalışmada öğretmenlerin hizmet içi eğitime katılma sıklıkları, en çok hangi konularda eğitim almak istedikleri ve katılınmış eğitimlere bakışlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan öğretmenler bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Zaman yetersizliği ve maddi güçlük gibi en önemli iki nedeninden dolayı Meram İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Beyşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan öğretmenlerden yansız olarak örneklem oluşturulmuştur.Araştırmada verileri elde etmek için anket hazırlanmıştır. Anketler öğretmenlere okullarda verilmiş, okulda geri toplanmıştır. Cevaplanılmış anketler ilgili bilgisayar programları kullanılarak işlenmiş ve analiz edilmiştir.Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin hizmet içi eğitimin genel amacını bildiği düşünülmektedir. Hizmet içi eğitimle ilgili yasa ve yönetmelikleri bilen öğretmen sayısı azdır. Eğitim alınmak istenen konu hakkında tercih edilen seçeneklerle kıdem yılı arasında ilişki olduğu gözlenmiştir. Eğitimde verilen konuların doğru konular olduğunu düşünen öğretmenlerin katıldıkları hizmet içi eğitim faaliyetine daha yüksek not verdiği de görülmüştür.

EğitimHizmet içi eğitimKonya+2
Osman Ulus
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki etik kapsamında etik ve etik kodların büro çalışanlarının iş doyumuna etkisi

Araştırmanın amacı, büro çalışanlarının etik ilkeleri ve kodları algılama ve uygulama düzeylerinin değerlendirilmesi ve bu düzeyler ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Etik ilkeler, etik kodlar ve iş doyumu günümüz iş yaşantısında önemli bir yere sahiptir ve bu konular üzerinde gün geçtikçe yapılan çalışmalar artmaktadır.Etik ilkeler ve etik kodlarla ilgili anket soruları bu konuda yapılmış tanımlamalar ve önceki anketler göz önüne alınarak oluşturulan soru havuzundan seçilmiştir. İş doyumu ile ilgili veriler ise Minessota ölçeği ile toplanmıştır.Çalışmada, Ankara, ilindeki kamu kurum ve kuruluşları ile Ankara ilindeki özel sektör kuruluşlarında görevli 240 büro çalışanına etik ilkeleri ve etik kodları algılama ve uygulama düzeylerinin ölçülmesi ve bu değişkenler ile büro çalışanlarının iş doyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi için anket uygulanmıştır. Ayrıca etik ilke ve etik kodların algılanması ve uygulanması ile ilgili olarak kamu ve özel sektör arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırmada elde edilen önemli sonuçlardan birisi etik ilkeler ve etik kodlar ile iş doyumu arasında genel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunmuş olmasıdır. Bunun yanında özel sektör çalışanlarının etik ilkeleri uygulama düzeylerinin kamu çalışanlarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür.

Büro personeliEtikEtik kod+4
Yasin Çakırel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Emlak komisyonculuğu ofislerinde çalışanların mesleki eğitim durumlarını belirlemeye yönelik bir araştırma: Ankara Çayyolu örneği

Günümüzde emlak sektörü büyük bir yatırım şekline dönüşmüştür. 2007 yılının başında mortgage'ın devreye girmesiyle birlikte emlak sektöründe yeni istihdamlar yaratması ve bu nedenle önümüzdeki dönemlerde emlak komisyoncularının sayısında artışlar görülmesi beklenmektedir.Bu noktadan hareketle araştırmanın amacı; Emlak komisyonculuğu ofislerinde çalışan, emlak komisyoncuları ve emlak danışmanlarının demografik özelliklerine bağlı olarak eğitim düzeylerini belirlemek ve mesleki eğitim eksikliklerini saptayarak öneriler geliştirmektir.Çalışmada, Ankara Çayyolu bölgesinde, 32 emlak komisyonculuğu ofisi yöneticisi veya sahibi konumunda olan emlak komisyoncuları ve yanlarında çalışan 58 emlak danışmanına anketler uygulamıştır.Emlak komisyoncularının işletmenin yöneticisi konumunda oldukları ve bir işletmeyi başarılı bir şekilde yönetmek için işletmecilik bilgisi, örgütsel yapıyı analiz edebilmek gibi temel kavramlar hakkında emlak komisyoncularının bilgili olmaları gerekmektedir. Ayrıca satış sonunda tapu ve vergi işlemlerinin emlak komisyoncuları tarafından yapılacağı düşünüldüğünde; emlak komisyoncularının imar mevzuatı ve emlak ile ilgili vergi ve hukuk mevzuatları hakkında da bilgili olmaları gerekmektedir.Emlak danışmanlarının emlak komisyonculuğu ofislerindeki pazarlama ve satış elemanları konumunda oldukları düşünüldüğünde pazar fırsatlarını analiz edebilmek ve potansiyel müşteri bulabilmek için satış görüşmeleri teknikleri ve vücut dili kavramları hakkında bilgili olmaları gerekmektedir.Sonuç olarak; Emlak komisyoncularının ve danışmanlarının mesleki gelişim için bir taraftan uzmanlık alanı ile ilgili daha derinlemesine bilgi sahibi olmaya çalışırken, diğer yandan o uzmanlık alanındaki yenilikleri de izlemeleri gerekmektedir. Bilgi boyutunda olduğu gibi, beceri boyutunda da gelişim göstermeleri gerekmektedir.

EmlakEmlakçılıkEğitim ihtiyaçları+2
Duru Berksan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm işletmelerinde müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarında önbüro çalışanlarının rolü

Son yıllarda müşteri ilişkileri yönetimi ile turizm işletmelerinde müşterilere ait tüm bilgiler çalışanlarca paylaşılmakta ve buna bağlı olarak da müşteri beklentileri tam olarak karşılanabilmekte ve böylece müşteri sadakatinin sağlanması mümkün olmaktadır. Turizm işletmelerinde, gerçekleştirilen müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları, işletmenin varlığını sürdürebilmesi ve diğer işletmelerle rekabet edebilmesi açısından önem arz etmektedir.Müşterilerin turizm işletmelerinden memnun ayrılmaları ve daha sonraki tercihlerinde yine o işletmeyi seçmelerinde, etkili olan en önemli faktör müşteriyle birebir ilişki içinde olan önbüro elemanlarının nitelikleridir çünkü müşterilerin işletme ile ilgili ilk izlenimlerini edindikleri departman önbürodur.Bu araştırmada önbüro departmanı ile ilgili bilgi verilmiş, müşteri ilişkileri yönetimi ve turizm işletmelerindeki uygulanma durumu açıklanmıştır. Turizm işletmelerindeki, önbüro elemanlarının rolleri belirlenmiş, müşteri sadakatinin sağlanmasına, müşteri şikayetlerinin önlenmesine ve işletmenin müşteri ilişkileri uygulamalarına olan katkıları araştırılmıştır. Ayrıca, elde edilen verilere göre turizm işletmelerindeki önbüro elemanlarının, müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarına olan etkileri korelasyon tablolarıyla açıklanmış ve önbüro elemanlarının müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarına önemli bir katkı sağladıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Müşteri değeriMüşteri ilişkileriMüşteri ilişkileri yönetimi+6
Burcu Pekduyurucu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde uygulanan mobbingin (psikolojik şiddet) örgütsel bağlılığa etkisi

Araştırmanın amacı, işletmelerde personele yönelik uygulanan mobbingin (psikolojik şiddet), çalışanların örgütsel bağlılığına etkisini ortaya çıkarmaktır. Mobbing davranışları çok çeşitli olabilmekte ve çalışanın gerek ruh gerekse fiziksel sağlığını bozarak, çalışanı iş ortamından uzaklaştırmaya yönelik olarak yapılmaktadır.Araştırmayla ilişkili literatür tarandıktan sonra, gözden geçirilip düzeltilmiş iki ölçek kullanılmıştır. Bunlardan birincisi, Heinz Leymann (1993) tarafından belirlenen 5 grup ve 45 ifadeden oluşan mobbing tipolojisinden faydalanılarak geliştirilen mobbing davranışları, nedenleri, etkileri ve tepkileri belirlemeye yönelik olarak hazırlanan mobbing ölçeği, diğeri ise Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilmiş örgütsel bağlılık ölçeğidir.Çalışmada, Ankara'da faaliyette bulunan bir üniversite hastanesinde personele uygulanan mobbing ve mobbingin örgütsel bağlılığa etkisini göstermek amacıyla 320 personele anket uygulanmıştır.Araştırmaya katılan 320 işgörenin %78,7'si mobbinge maruz kaldıklarını belirtmiştir. Mobbinge maruz kalanların %31,6'sı 2-5 yıl süreyle mobbing davranışlarına maruz kaldıklarını ifade etmiştir. Mobbingin nedenleri arasında ilk sırayı stresli iş ortamı almaktadır (%68). Mobbingin mağdur üzerindeki etkilerinde ise ilk sırayı ?sinirli olmama neden oldu? almaktadır.Araştırmada elde edilen önemli sonuçlardan birisi de, mobbing ve örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunamamış olmasıdır. Ancak örgütsel bağlılığın alt bileşenlerinden duygusal bağlılık ve normatif bağlılık ile mobbing arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, devamlılık bağlılığı ve mobbing arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Fatma Akdemir Mansur
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ofis ürünleri payasası üzerine bir araştırma

Ofis ürünleri piyasası üzerine bir araştırma başlığı altında hazırlanan bu tez çalışmasında, geçmişten günümüze ofis ürünleri piyasasındaki gelişmeler anlatılmaya çalışılmıştır. Çalışma yapılırken geçmişten günümüze ofis anlayışı, teknolojik gelişmeler, bu gelişmelerin ofis ürünlerine olan etkileri, ofis mekânları, mobilyaları ve aksesuarları incelenmiş ve bu konulardaki gelişmelerin ve ilerlemelerin ofisleri nasıl değiştirdiği irdelenmiştir.Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için işletmeler ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değişim ve gelişim inovasyon olarak adlandırılmaktadır. İnovasyon Ar-Ge ile mümkündür.Ofis ürünleri piyasasının gelişmişliği ve bugünkü durumu konusunda piyasada yer alan imalatçı, ithalatçı, toptancı ve perakendecilere yapılan ankete göre yıllar itibariyle gelişme gösteren bu piyasada artık kalite, kullanım rahatlığı ve konfor ön planda yer almaktadır.Türkiye'nin ofis ürünleri piyasasında yer alabilmesini sağlamak için bu piyasaya devlet desteği arttırılmalı, Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli, mesleki ve teknik eğitim geliştirilerek kalifiye eleman yetiştirilmeli, taklit değil orijinal üretim yapılmalıdır. Sektör mensupları özellikle kırtasiye sektöründe yerli üretimin yerini zamanla uzak doğudan gelen ucuz ama kalitesiz ürünlerin kapladığını ısrarla belirtmektedir. Bunun için gerekli tedbirlerin zaman kaybetmeden alınması gerekir. Bilişim teknolojisi ürünlerinde ise yerli üretime bir an önce geçilmeli, bu konuda Türkiye'nin dünya piyasalarında söz sahibi olması sağlanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Ofis, Ofis Ürünleri Piyasası, Teknolojik Gelişim, İmalat İthalat, Toptan ve Perakende Satış

Emine Başar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerde arşiv bürolarının verimliliği üzerine bir araştırma

Araştırmada üniversite arşiv bürolarında çalışanlarla yöneticiler arasındaki iletişim ile işten ayrılma ve işe devamsızlık arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara'daki dört üniversitede (Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversiyesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi) görev yapmakta olan arşiv çalışanları ve yöneticiler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket hazırlanmış ve 111 arşiv çalışanından oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler istatistiksel analizlerle (c2) çözümlenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmanın sonucunda;1) Çalışanların sadece %18,7'sinin işinden memnun olmadığı gözlenmiş ve bu çoğunluğun %52,1'inin işlerini yaparken kendini stres altında hissetmediği, işinin sağlığının bozulmasına neden olmadığı, işi yüzünden uykusuzluk çekmediği, işine gelirken isteksizlik duymadığı ve işinden ayrılmak istemediği gözlenmiştir.2) Çalışma arkadaşlarıyla iletişimi ölçmek amacıyla hazırlanan sorularda; çalışanların %21,8'i arkadaşlarının yaklaşımını dostça bulmakta ancak %48'i işle ilgili bilgileri arkadaşları istedikçe iletmektedir. Bu da çalışanların birbirleri ile iyi ilişki içinde bulunduklarını fakat yatay iletişimde eksiklik bulunduğunu göstermektedir.3) Çalışan-yönetici arasındaki iletişimi ölçmek amacıyla hazırlanan sorularda ise yöneticilerin %13,3'ü dışında geri kalanı, çalışanıyla kişisel olarak ilgilendiğini belirtmektedir. Ancak çalışanların bu soruya cevapları farklı olmuştur. Onlara göre yöneticilerin %2'si çalışanın kişisel sorunuyla ilgilenmektedir. Bu da demektir ki yöneticiler demokratik değildirler ve yukarıdan aşağı iletişimde eksiklikler bulunmaktadır.4) Bu olumsuz durumlara rağmen çalışanların %52,1'i işinden ayrılmak istememektedir. İşinden ayrılmak isteyenlerin de nedenleri arasında birinci sırada ücret, (%15,6), ikinci sırada yönetici ile ilişkiler (%10,4) gelmektedir. Aynı soru yöneticilere sorulduğunda ise %60'ı ?işten ayrılanların çoğunun işine biz son veriyoruz?demiştir. Buna göre gönülsüz işten ayrılmaların çoğunlukta olduğu sonucu çıkarılabilir. Yani personel devir hızı yüksektir.5) Çalışanların devamsızlık durumlarını irdelemek amacıyla sorulan soruya ise hem çalışanlar (%43,8) hemde yöneticiler (%33,3) birbirine yakın cevaplar vermişlerdir. Ancak yöneticilerin % 13,4'ünün de genellikle hep aynı kişiler oluyor şıkkını işaretlediği göz önünde bulundurulursa tatminsiz olanların işlerinden ayrılmak yerine düzenli olarak devamsızlık yaptıkları ve yöneticilerinin de dikkatini çektikleri sonucu çıkartabilir.

Fatma Atıgan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00