Siirt University
Discipline

Turkish Language and Literature

Siirt University

4,721

Archived Theses

13

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ütopyalardaki umut teması ile distopyalardaki korku temasının mukayeseli incelenmesi

İnsanoğlu çağlar boyunca mutlu olabileceği bir dünya hayali kurmuş. Bu özlem de bireyleri ütopya kavramına götürmüştür. Bu toplumsal kurgularda bireylerin hayatlarında yer alabilecek her türlü olumsuzlk yok edilmiş, sosyal hayat belli bir düzen üzerine inşa edilmiştir. Adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramların yer aldığı bu büyülü dünya 19. yüzyıl sonrasında yaşanan olumsuzluklar ile distopyalara doğru bir dönüşüm yaşamıştır. Ütopyalarda yer alan umut kavramı yerini zamanla distopyalardaki korku kavramına bırakmıştır. Ütopyalarda Umut Teması ile Distopyalarda Korku Temasının Mukayeseli İncelenmesi başlıklı bu çalışmada; öncelikle ütopya kavramı, tanımı ve çerçevesi incelemeye çalışılmış, Türk edebiyatında ve dünya edebiyatında ütopya türüne yer verilmiştir. Son olarak distopik bağlamda bazı söylemlere yer verilmişitir. İkinci bölümde ütopyalarda umut teması ele alınmıştır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ankara, Hüseyin Cahit Yalçın "Hayatı Muhayyel", Ahmet Ağaoğlu Serbest İnsanlar Ülkesinde, Melih Cevdet Anday Raziye, Peyami Safa'nın Yalnızız adlı eserlerde ütopik söylemler ve umut teması incelenmiştir. Üçüncü bölümde distopya kavramı, tanımı ve çerçevesine yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde ise korku kavramı ele alınmış ve distopik bağlamda Cem Akaş'ın Y romanı, Zülfü Livaneli Son Ada, Oya Baydar Çöplüğün Generali, Bilge Karasu Gece, Tahsin Yücel'in Gökdelen romanlarında distopik unsurlar ve korku kavramı incelenmiştir. Bu tezin amacı, ütopya ve distopya kavramlarını incelemek, ütopyalarda yer alan umut teması ile distopyalardaki korku kavramının mukayeseli incelemesini yapmaktır.

Anti ütopya
Nurhayat Köksal
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası yazılan romanlarda feminist söylemin mukayeseli incelenmesi

Feminizm kadınların haklarını savunan ve kadın erkek eşitliği için mücadele eden bir harekettir. 1980 sonrası yazılan eserlerde feminizmin yansımaları kadınların yaşamından hareketle anlatılmıştır. Kadın yazarlar, kadınların yaşadıklarını bir kadın hassasiyeti ile ele almışlardır. Yazılan eserlerde kadınların hayatlarına farklı açılardan bakılmıştır. Feminizmin ilkeleri ve anlayışı doğrultusunda romanlarda yer alan kadınların hayatları analiz edilerek, çok yönlü bir inceleme yapılmıştır. Romanlarda yer alan kadın kahramanların doğumundan ölümüne kadarki süreçte yaşamış oldukları olaylar feminizmin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Siyah Süt, Kadının Adı Yok, Yaseminler Tüter Mi Hala, İki Yeşil Su Samuru, Füreya, Sevgili Arsız Ölüm, Gör Beni, Tuhaf Kadın, Dağın Öteki Yüzü, Asılacak Kadın adlı eserler feminist açıdan incelenmiştir. Annelik, sevgi, evlilik, eğitim, çalışma hayatı, değişen dünyadaki yeri, kadının görünmeyen emeği, toplumsal normlar, kız çocuğunun yetişme şekli, anne-kız ve baba- kız ilişkisi, ataerkil sistem, üreten kadın olmak, sanatçı kişiliği kadın tipleri (güçlü, geleneksel, pasif, eğitimli, eğitimsiz, fedakâr, aykırı, idealleştirilmiş kadın) açısından incelenmiştir. Üzerinde çalışma yaptığım eserler, kadınların çocukluktan yetişkinliğe kadarki süreci, yetiştirilmesi, çevresinin ve ailesinin bakışı incelenmiştir. Feminizm akımının genel düşünce yapısı açısından incelenen bu eserlerde kadınların ev yaşantısında, çalışma hayatında, kamusal alanda ataerkil sistemin kadına bakış açısı değerlendirilmiştir. 1980 sonrasında yazılan eserlerde her sınıftan kadının hayatına ve yaşamına kadın yazar hassasiyeti ile yaklaşılarak anlatılmıştır. Toplumda kadının yaşadıkları bir boyutlu değil çok boyutlu bir şekilde ele alınmıştır. Roman yazarının kadın olması, olaylara bir kadın gözüyle bakması günlük hayatta üzerinde durulmayan olayların kadın açısından hassasiyetini gösterir.

Türk kadını
Nurgül Köksal
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sabahattin Ali'nin seçme hikâyelerinin Greımas'ın eyleyenler modeline göre incelenmesi

Eleştiri kuramları içinde son derece detaycı bir nitelik taşıyan göstergebilimsel metot, metni çözümleme aşamasında muhtelif tetkik yöntemleri sunup kendine has bir terminolojiyi kullanarak bizleri bir metnin üst diline ulaştıran, anlama odaklı bir bilim alanıdır. Yüksek lisans tezi olan bu araştırmada, göstergebilimin ve Greimas'ın bu disiplininden yola çıkarak Sabahattin Ali'nin üç kitabından teşekkül hikâyelerinin her birinden seçme eserleri Greimas'ın Eyleyenler Modeli'ne göre çözümlenmiştir. Üç bölüme ayrılan tezin giriş kısmında asıl çalışmaya istinaden göstergebilim, göstergebilimin tarihsel süreci ve göstergebilime katkı sunan isimlerden genel olarak bahsedilmiştir. Birinci bölümde Greimas'ın hayatı ve etkilendiği isimler anlatılarak göstergebilimsel yöntem içinde Greimas'ın metne nasıl yaklaştığı aktarılmıştır. İkinci bölümde Sabahattin Ali'nin hayatı ve edebi şahsiyeti hakkında bilgilere yer verilmiştir. Metin çözümlemelerine yer verilen üçüncü bölümde ise Sabahattin Ali'nin hikâyeleri; söylemsel düzey, anlatısal düzey ve temel yapı olarak üç başlıkta incelenmiştir. Çözümleme esnasında anlatı izlencesi tespit edilerek eyleyenler modelinin tablosu hazırlanıp eyleyenler saptanmış sonra da bunların genel dönüşümleri gösterilmiştir. İncelenen metinlerin eyleyenlerinin; eyletim, edinç, edim, tanınma ve yaptırım basamakları gösterildikten sonra metnin temel yapısı göstergebilimsel dörtgen kurularak ortaya çıkarılmıştır. Tüm bu tetkiklerin sonucunda ise Sabahattin Ali'nin hikâye metinleri göstergebilimsel olarak çözümlenerek yazarın anlatıları eyleyen modeline göre analiz edilmiştir. Anlatıların derin ve yüzey yapıları incelenerek, metin tahlili noktasında literatürümüze katkı sunmak amacıyla klasik usullerden farklı bir çözümleme yöntemi denenmek istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Göstergebilim, Greimas, Eyleyenler Modeli, Sabahattin Ali

Dilek Kocabıyık
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Etimoloji bilimi ve Türkçenin etimolojisi

"Etimoloji Bilimi ve Türkçenin Etimolojisi" adlı bu çalışmanın ilk bölümünde Etimoloji bilimi, farklı etimologlarca yapılmış tanımlamaları, farklı dönemlerde Etimoloji biliminden yararlanma biçimleri ve Etimoloji biliminin bir bilim dalı olarak gelişimi temelinde incelenmiştir. Bilimsel etimolojinin tam olarak anlaşılıp değerlendirilebilmesi için Halk Etimolojisi ve Algısal Etimoloji kavramları üzerinde durularak Etimoloji biliminin ilkeleri, kapsamı, amacı, tarihî gelişimi, yöntem ve teknikleri ile tarih, kültür, folklor, coğrafya gibi diğer disiplinlerle ilişkisi çok yönlü bir bakış açısı ele alınmıştır. Ele alınan başlıklar yer yer örnekler ile anlaşılır kılınmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde bugüne kadar Türkçenin etimolojisi ile ilgili yazılan eserler belirlenmiş ve bu eserler kronolojik bir sıralama ile ele alınarak ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Öncelikle eserlerin özgün adları verilmiş, yabancı dillerde yazılan eserlerin adlarının Türkçe karşılıkları parantez içerisinde verilmiştir. Söz konusu eserler önce genel olarak tanıtılmış, yazarları kısaca tanıtılmış, daha sonra eserlerin içerikleri ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Eserlerin Türklük bilimi açısından önemleri değerlendirilirken eserler konusunda başka dilcilerce yapılmış olumlu olumsuz eleştirilere, görüşlere yer verilmiştir. Böylelikle Etimoloji biliminin ve Türkçenin Etimolojisi alanında yazılmış eserlerin öneminin ortaya konulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Kelime, Etimoloji, Halk Etimolojisi, Algısal Etimoloji Türkçenin Etimolojisi.

Bilgen Kaplan Taş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sehî Bey'in Heşt-Bihişt ve Beyânî'nin Tezkiretü'ş-Şuʻarâ adlı tezkireleri üzerinde söz varlığı incelemesi

Bu çalışma, XVI. yüzyılda Anadolu sahasında yazılmış tezkirelerden Sehî Bey ve Beyânî Tezkireleri'nin söz varlığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Dönemin ilk eseri olan Heşt-Bihişt ve son eseri olan Tezkiretü'ş-Şuʻarâ'daki tezkire dilinin gelişimini, değişimini göstermeye ve ortak özellikleri belirlemeye çalışılmıştır. Altı bölümden oluşan çalışmada öncelikle söz varlığı kavramı ve bu alanda yapılan çalışmalar tanıtılmış, XVI. yüzyıl tarihî açıdan ve dil açısından genel olarak değerlendirilmiş, dönemin tezkireleri ile nesir anlayışı hakkında bilgi verilmiştir. Sözcüklerin kavram alanlarına göre sınıflandırılması çalışmanın asıl bölümünü oluşturmaktadır. Eserlerde yer alan söz varlığı ögeleri sıralanmış ve bu bulgular doğrultusunda değerlendirme yapılmıştır. Son olarak genel sonuç ve kaynaklar kısmıyla tez tamamlanmıştır.

Yasemin Dinç
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

16. yüzyılda Muhammed bin Yusuf tarafından istinsah edilmiş satır altı Kur'an tercümesi (İnceleme-çeviri yazılı metin-dizin)

Satır altı Kur'an tercümeleri, Kur'an-ı Kerim'in Arapça satırlarının altına bire bir Türkçe kelimelerin yazılmasıyla oluşturulmuştur. Bu çalışmada da söz konusu yöntemle oluşturulmuş bir Satır Altı Kur'an tercümesi ele alınmıştır. Tam bir tercüme olan eser, 968 yılı Rebiyülahirinde (1561) Eğriboz'da Yusuf oğlu Muhammed tarafından kaleme alınmıştır. Üzerinde herhangi ilmî bir çalışma yapılmamıştır. Bu sebeple yazma üzerinde çalışılmaya karar verilmiştir. Eldeki çalışma; Giriş, İnceleme, Çeviri Yazılı Metin, Dizin ve Değerlendirme, Sonuç ve Teklifler bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Kur'an-ı Kerim'in tercüme tarihi ve ilk Türkçe Kur'an tercümeleri hakkında açıklamalar yapılmış, ardından Türkçenin tarihî devirleri esasında ele geçen Satır Altı Kur'an-ı Kerim tercümesi nüshaları sıralanmıştır. Bu bölümde özellikle Eski Oğuz Türkçesiyle kaleme alınmış Kur'an tercümeleri üzerinde durulmuş ve tespit edilen yazma eserler "Yayımlanmış Tercümeler" ve "Yayımlanmamış Tercümeler" başlıkları altında kısaca tanıtılmıştır. İnceleme bölümünde Satır Altı Kur'an Tercümelerinin tasnifi üzerine yapılan çalışmalar ve araştırıcıların görüşleri verilmiş, tarafımızdan da daha önce yapılmamış yeni bir tasnif denemesi ortaya konulmuştur. Yine bu bölümde çalışmaya konu olan eser ayrıntılı bir şekilde tanıtılmış, dikkati çeken ses, şekil ve kelime hazinesi özellikleri değerlendirilmiş ve nüshanın diğer tercümelerle ilgisi ortaya konulmuştur. Araştırmanın çeviri yazılı metin bölümünde Türkçe tercüme transkripsiyonlu olarak verilmiştir. Dizin bölümünde metinde geçen tüm kelimelerin anlamları, hangi satırda kaç kez geçtikleri gösterilmiştir. Değerlendirme, Sonuç ve Teklifler bölümünde ise eserin incelenmesi neticesinde elde edilen veriler ortaya konulmuştur. Bu çalışmayla hem Eski Oğuz Türkçesiyle yazılan Satır Altı Kur'an tercümelerinin tasnifi çalışmalarına katkı sağlamak hem de Kur'an'ın ihtiva ettiği çeşitli kelimeler üzerinden dilin yaşadığı gelişim ve değişimleri göstermek, böylece dönemin söz varlığını ortaya koymak amaçlanmıştır.

Anadolu TürkçesiEski Anadolu TürkçesiKur'an-ı Kerim+3
Havva Yaldız
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Kemal'in "Bereketli topraklar üzerinde" adlı romanının söz dizimi açısından incelenmesi

Bir dili oluşturan temel unsurlar, kelimeler, kelime grupları ve cümlelerdir. Bir dilde kelime sayıları sınırlıdır fakat kelimelerle oluşturulabilecek kelime grupları, cümleler sınırsızdır. Bu sebepten kelime gruplarının anlatıma katkısı oldukça büyüktür. Söz diziminde önemli bir yeri olan kelime grupları, tek kelimeyle anlatılamayan duygu ve düşüncelerin ifade edilebilmesi, anlatımın zenginleştirilebilmesi için önemli dil birimleridir. Söz dizimi üzerine yapılan çalışmalar hem Türkçenin ifade zenginliğini göstermesi hem de yazarın dil ve üslubunun bilinebilmesi yönünden önemlidir. Anlatmaya dayalı edebî metin türlerinden olan roman, dilin özelliklerini, yazarın dil ve üslubunu en etkili şekilde ortaya koyan edebî türlerden biridir. Bu doğrultuda, çalışmada yazar-eser-üslup bağlamında Orhan Kemal'in "Bereketli Topraklar Üzerinde" adlı romanı söz dizimi açısından incelenmiştir. Türk edebiyatında toplumsal gerçekçiliğin temsilcilerinden olan Orhan Kemal'in, dili kullanımındaki ustalığı sebebiyle çalışmamızda bu eserinin söz dizimi açısından incelenmesi uygun görülmüştür. İncelemede, eserdeki kelime gruplarının çeşitliliği, Türkçenin zengin ve özgün yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Orhan Kemal'in hayatı, edebî kişiliği, eserleri, ilgili eser ve aldığı ödüller üzerine bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde araştırmacıların kelime gruplarının tanımı, isimlendirilmesi ve tasnifiyle ilgili görüşleri belirtilmiş, kelime grupları üzerine yapılan çalışmalardan bahsedilmiştir. Çalışmada Prof. Dr. Abdurrahman Özkan, Prof. Dr. Mustafa Toker ve Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşcı'nın "Türkiye Türkçesi Söz Dizimi" isimli eserleri esas alınmıştır. Üçüncü bölümde eserde geçen cümleler ve cümlelerde yer alan kelime grupları incelenmiştir. Sonuç bölümde ise; eserde söz dizimine, yazarın dil ve üslubuna dair tespit ettiğimiz bulgular üzerine detaylı bir değerlendirme yapılmıştır. Türkçenin ifade zenginliğini ortaya koyan çalışmalara bir yenisini eklemek amacıyla hazırlanan bu çalışmanın, söz dizimiyle ilgili yapılacak çalışmalara katkıda bulunacağını temenni ediyoruz.

Selin Eşnal
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hece Öykü dergisi ekseninde 2010-2020 arası Türk öykücülüğüne bir bakış

Türk edebiyatında edebî türlerin ilk hayat bulmaya başladığı yer hiç şüphesiz dergiler olmuştur. Zamanla bütün edebî türleri içeren dergilerin yanında bir türe özgü dergiler de yayımlanmış, ilki Resimli Hikâye (1927) olan öykü dergileri de ortaya çıkmıştır. Hece Öykü dergisi de 2004 yılında yayımlanmaya başlamıştır. Tezimiz, Hece Öykü dergisinin 2010-2020 yılları arasında çıkan 36-101. sayıları ekseninde Türk öykücülüğünün gelişim seyrini belirlemeyi amaçlamaktadır. Hece Öykü bugüne kadar yayımlanan öykü dergileri içinde en uzun soluklusu olma niteliği göstermekte, hâlen yayımlanan dört öykü dergisi arasında da kurumsal olması, yazar kadrosu gibi açılardan öne çıkmaktadır. Fakat bugüne kadar Hece Öykü'nün Türk öykücülüğündeki yerini değerlendiren, öykü eleştirisi dışında, kapsamlı bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. Çalışmamız bu bakımdan özgün bir değer taşımaktadır. Çalışmamızda Hece Öykü dergisinin ilgili sayılarında yer alan tüm metinlerin dizini çıkarılmış, ardından en çok öykü yayımlayan beş öykücünün on öyküsünden hareketle, Türk öykücülüğünün görünümü verilmiştir. Öyküler tema ve yapı bakımından incelenmiştir. Hece Öykü dergisinde ele alınan öykülerde varoluş sorunsalı, yalnızlık, ölüm, hüzün, sevgisizlik, siyasi bakış, korku ve yabancılaşma gibi temalar tespit edilmiştir. Yazarlar kadın ve erkek kahramanlara öykülerinde yer vermiştir. Bunun yanı sıra nesneler de öykülerin konusu olmuştur. Bunlar ışığında 2004 yılından önce ve sonra yayımlanan öykü dergileri arasında Hece Öykü nitelik olarak zengin bir yapıya sahiptir. Edebiyat tarihimizde öykü dergiciliğinin kimliğini muhafaza eden seçkin bir yayın organıdır. Anahtar Kelimeler: Hece Öykü, öykü, öykü dergisi.

Gülfidan Kılınç
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Cevdet Karal'ın şairliği ve şiirleri üzerine bir inceleme

1980 sonrası Türk şiirinde toplumsal dönüşümün etkisiyle şiir anlayışları çeşitlenmiş, şairler de kendi iç dünyalarını ve dış gerçekliği daha derinlemesine işleme fırsatı yakalamışlardır. Bu bağlamda, modern Türk şiirinin önemli isimlerinden biri olan Cevdet Karal, kendine has şiir dili ve tematik yelpazesiyle dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, Cevdet Karal'ın yayımlanmış sekiz şiir kitabında yer alan şiirleri incelenmiş ve bu incelemelerden hareketle şairin edebî görüşü ve şairliği üzerine tespitlerde bulunulmaya çalışılmıştır. Karal'ın şiirlerinin ana izleğini varoluş sancısının beraberinde getirdiği ontolojik/teolojik olgu ve sorgu, metafizik tedirginlik ve gerilim, inanç dizgesi (varlık, insan doğası, evren ölüm, Tanrı) benliğin odağında yer alan kendilik kaygısı, içe kapanma ve salt arayış ile bireyin çıkmazları ve kendisi ile yüzleşmesi, ölüm, aşk, gelenekle modernlik arasında sıkışan modern insanın anlam ve inanç krizi, duygu düşünce açmazında (çıkmazında) estetiğe dönüşen deneyim, sosyal ve politik eleştiri karşısında bireyin anlaşılmama ve duyarsızlaşmaya maruz kalması oluşturmaktadır. Gelenekle modernlik arasında kalan/sıkışan çağdaş insanın anlam ve inanç krizini diğer temlerle harmanlayarak şiirlerinde anlatan Karal, insanın kendi içinde ezilişinin bir çığlığı olmuş, bunu da şiir vasıtası ile vurgulamaya çalışmıştır. Cevdet Karal'ın şiirlerindeki biçim, dil ve üslûp, geleneksel kalıplardan bilinçli bir sapma göstererek şairin özgün poetikasını inşa eder. Şiirlerindeki biçim, dil ve üslûp tercihleri, Türk şiirinde yalınlık ve içtenliği temel alan, ancak sözdizimi aracılığıyla biçimsel farklılığı koruyan bir çizgiyi temsil eder. Şair, serbest yapı ve günlük dilin samimiyetini kullanarak okurla güçlü bir empati kurarken, devrik cümleler ve özgün imgeler aracılığıyla metinlerine derinlik ve sanatsal yoğunluk katar. Bu üç unsurun uyumlu etkileşimi, Karal'ın şiirini çağdaş ve ayırt edici bir sese dönüştürerek, onu kendi kuşağının önemli temsilcilerinden biri haline getirmiştir. Anahtar Kelimeler: Cevdet Karal, 1980 Kuşağı Türk Şiir, Kaşgar

Ayşe Karataş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kaan Murat Yanık'ın romanlarında yeni tarihselcilik

Bu çalışma, Kaan Murat Yanık'ın romanlarını Yeni Tarihselcilik açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada yazarın eserlerinde tarihsel olay, mekân ve kişiliklerin nasıl temsil edildiği; kurgu ile gerçek arasındaki ilişkinin ne şekilde kurulduğu sorgulanmıştır. Ayrıca çalışmada metin çözümlemesi ve karşılaştırmalı okuma teknikleri kullanılmıştır. Bulgular, Yanık'ın romanlarında tarihsel unsurların yalnızca aktarım düzeyinde kalmadığını, aynı zamanda yeni bir estetik inşa aracı olarak kurgulandığını göstermektedir. Tarihsel gerçeklik, romanlarda hem bireysel hafızanın hem de toplumsal kimliğin şekillenmesinde işlevsel bir rol üstlenmiştir. Sonuç olarak, Kaan Murat Yanık'ın edebî üretiminde tarihsel gerçeklik, gerçeğin doğrudan temsili olmaktan ziyade yorumlayıcı ve dönüştürücü bir yapı olarak değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kaan Murat Yanık, Yeni Tarihselcilik, roman, edebiyat, kimlik

Salih Fevzi Gül
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Türkçesi ile yazılmış "Mesiḥniŋ Cemāʿati" adlı eserin dil incelemesi

20. yüzyılın başında Doğu Türkistan'ın Kaşgar vilayetinde İsveçli misyonerler tarafından kurulan matbaada Doğu Türkçesiyle yazılmış birçok dinî metin basılmıştır. Bu metinler öğretici olmaları sebebiyle o dönem Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Türk halkının dili üzerine inceleme yapılmasına imkân sağlayacak niteliktedir. Bu çalışmada, Kaşgar'da İsveçli misyonerler tarafından basılan Mesīḥniŋ Cemāʿati (Mesih'in Topluluğu) adlı eser, Yeni Uygur Türkçesi ile karşılaştırılarak dil özellikleri tanıtılmıştır. Mesīḥniŋ Cemāʿati adlı eserde yer alan İncil'in Doğu Türkçesine çevrilen ayetleri özelinde, Latinceden Doğu Türkçesine yapılan çevirinin çeviri özellikleri değerlendirilmiştir. Bu çalışmadaki amacımız Çağatay Türkçesi ile 20. yüzyılın başlarında yazı dili hâline Yeni Uygur Türkçesi arasındaki geçiş dönemindeki özellikleri aydınlığa kavuşturmada ufak bir katkı sağlamaktır. Çalışma sırasında dönemin dil hususiyetleri göz önünde bulundurularak baştan sona transkribe edilmiştir. Transkripsiyondan sonra metin Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Latin harfli metin üzerinde Dizin oluşturulmuştur. İnceleme bölümünde metindeki bütün ses ve şekil bilgisi özellikleri incelenmiştir ve günümüz Uygur Türkçesi ile benzerlik ve farklılıkları ele alınmıştır. Bu farklılıklar değerlendirilerek Mesīḥniŋ Cemāʿati'nin bir geçiş dönemi eseri olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğu Türkçesi, İncil çevirisi, Kaşgar, Mesīḥniŋ Cemāʿati.

DilDil bilgisiDil özellikleri+4
Yunus Emre Can
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sıdık Karac Uulu'nun Rusçadan Kırgızcaya çevirdiği "İlim cana Din" adlı eseri üzerine (Metin-çeviri-dizinler)

Bu çalışmaya temel teşkil eden eser, İ. Mişin'in Rusça Nauka i Religiya adlı eserinden Sıdık Karac Uulu'nun Kırgızcaya yaptığı çeviri olan İlim cana Din (Bilim ve Din) adlı bir çeviridir. Çalışma kapsamında, çevirinin yapıldığı dönemde kullanılan, Kırgızcanın ses yapısına uyarlanmış Arap alfabesi incelenmiş; Arap harfleriyle yazılmış eser, önce transkripsiyonlu bir şekilde Latin alfabesine aktarılmış, ardından Türkiye Türkçesine çevrilmiştir. Çeviri sürecinde, metindeki Kırgızca sözcüklere mümkün olduğunca sadık kalınmış; bazı durumlarda serbest çeviri tekniği kullanılmıştır. Ayrıca, eserdeki kelimelerin kök ya da gövdeleri eklerinden ayrılarak gramatik dizin oluşturulmuş ve kelimelerin metindeki anlamları verilmiştir. Eserdeki ekler ise alfabetik sıraya göre dizinlenmiştir. Bu yöntem, eserin dilbilgisel özelliklerini ayrıntılı biçimde analiz etmeyi mümkün kılmıştır. Çalışmada yararlanılan kaynaklar, kaynakça bölümünde sunulmuş ve eserin tıpkıbasımı, ek olarak verilmiştir. Çalışma, hem Kırgız dili ve edebiyatının kuruluş yıllarına ışık tutmakta hem de Arap harfli Kırgızca eserlerin incelenmesine örnek teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: İlim cana Din, Sıdık Karac Uulu, Kırgızca, Gramatikal Dizin, Ekler Dizini

Merve Nur Düzoylum
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebû Bekir Nusret Şerh-i Ba'z-ı Gazeliyat-ı Sâ'ib-i Tebrizî (Te Harfi) İnceleme-karşılaştırmalı metin-sözlük

Sâib-i Tebrizî‚ Fars dilinin İran coğrafî sınırlarının ötesine yayılmasına önemli katkıları olan oldukça üretken bir şairdir. Eserlerinde dinî‚ tasavvufî‚ sosyal ve ahlaki konuları şiir yoluyla dile getiren Sâib‚ Sebk-i Hindî'nin en ünlü şairlerindendir. Bîdil ile birlikte Fars şiirinin en zor anlaşılan sanatçılarından biri olarak kabul edilen Sâib'in şiirlerinde çok az şairde bulunan bir sanat zevki vardır‚ bu yüzden onun şiirinin anlaşılması için şerhe ihtiyaç duyulur. Ebû Bekir Nusret‚ İranlı şairlerin divanlarına defalarca şerh yazılmasına rağmen hiç kimsenin Sâib'in Dîvân'ını şerh etmeye girişmediğini söyler ve bu boşluğu doldurmak için Sâib'in gazelleri üzerine üç eser yazar. Önce elif harfli gazelleri‚ daha sonra ise te harfli gazelleri şerh eden Nusret Efendi her kafiyesinden birkaç gazel seçerek başka bir şerh de yazmıştır. Çalışmamızın konusu Ebû Bekir Nusret Şerh-i Ba'z-ı Gazeliyat-ı Sâ'ib-i Tebrizî adlı eserdir. Eserde Sâib-i Tebrizî'nin 194 gazeli şerh edilmiştir. Bu çalışmanın amacı‚ şerh edilen şiirlerin incelenmesi ve metninin hazırlanması sonucunda Sâib-i Tebrizî'nin şiirlerinin dolayısıyla Sebk-i Hindî metinlerinin daha iyi anlaşılmasına olanak sağlamak ve klasik Türk edebiyatı metin şerhi çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Bununla birlikte çalışmamızda‚ Farsça beyitleri günümüz Türkçesine çevirerek bu konuda çalışacak günümüz edebiyat araştırmacılarına kolaylık sağlamak hedeflenmiştir. Çalışmada öncelikle Ebû Bekir Nusret'in hayatı‚ edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiş ve Sâib-i Tebrizî'nin hayatı‚ edebî kişiliği ve eserleri ele alınmıştır. Daha sonra Ebû Bekir Nusret'in Sâib-i Tebrizî'den şerh ettiği eser çeşitli yönleriyle tetkik edilmiş ve eserin tenkitli metnine yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda şârihin metin içinde anlamlandırdığı kelimelerden oluşan bir sözlüğe yer verilmiştir. Tasavvufî yönü ağır basan ve öğretici bir eser olan Sâib-i Tebrizî'nin gazellerini Ebû Bekir Nusret‚ kelime anlamlarını vererek edebî sanatları dil incelikleri ile birlikte ele almış ve eser hem Farsça bilenlere hem Farsça öğrenenlere rehberlik niteliği kazanmıştır.

Elham Nikoosokhan Sedghi
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bursalı Mehmed Tâhir ve biyografik çalışmaları

Bu çalışmada biyografi ve bibliyografi âlimi olarak tanınan Bursalı Mehmed Tâhir'in hayatı, eylemleri ve günümüzde edebiyat, tarih, siyaset, ilahiyat gibi alanlarda onun sıklıkla kullanılan biyografi eserleri incelenmiştir. Çalışmanın Giriş bölümünde biyografi terimi açıklanmış ve Batı, Doğu ve Türk biyografi geleneği tanıtılmıştır. Daha sonra Birinci bölümde Bursalı Mehmed Tâhir'in hayatı, ailesi, eğitimi, mesleği ve son yılları incelenmiş ve kapsamlı bir monografisi hazırlanmıştır. Çalışmanın İkinci bölümünde onun farklı yönlerine odaklanılarak Türk Derneği, Türk Bilgi Derneği gibi derneklerdeki eylemleri açıklanmış ve onun biyograflığını ve bibliyograflığını besleyen noktalar aydınlatılmıştır. Ayrıca bu bölümde süreli yayınlarda çıkan yazıları dâhil yirmi beş eserinin genel incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde Bursalı Mehmed Tâhir'in biyografi türüne giren eserleri şekil, özne ve kaynak açılarından incelenerek biyograf tarafı sergilenmiştir. Bu sayede onun biyografi eserlerinin yapısal özellikleriyle beraber kapsayıcılıkları da ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Bursalı Mehmed Tâhir'in biyografi eserlerini oluştururken öznelere dair doğru bilgi aktarmak için kullandığı kaynaklar açıklanmıştır. Böylece onun araştırmacı kimliği ortaya konulmuştur. Ek olarak Bursalı Mehmed Tâhir'in Latin harflerine aktarılmayan iki eserinin aktarımı gerçekleştirilmiş ve ona dair çeşitli görsellere yer verilmiştir.

BiyografiBursalı Mehmed Tahir
Tevfik Ergun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tuhfe-i Şerîfî (İnceleme-metin-bağlamlı dizin)

Dini ve Tasavvufi düşüncenin Türk Edebiyatı'nda oldukça önemli bir yeri vardır. Bu nedenle ahlaki ve eğitici yanı ön planda olan birçok eser kaleme alınmıştır. Bu eserlerden bazıları manzum bazıları ise mensur bir şekilde yazılmıştır. Dini eserler içerisinde oldukça önemli bir yere sahip olan tecvid kitapları da yoğun ilgi görmüş ve bu alanla ilgili birçok eser kaleme alınmıştır. Çalışmamıza konu olan ve Mehmed Şerîfî tarafından manzum olarak yazılmış Tuhfe-i Şerîfî'de bu eserlerden bir tanesidir. Yazar eserinde tecvid kurallarını örneklendirerek açıklamıştır. Çalışmamız giriş ve onu takip eden dört bölümden oluşmuştur. Çalışmamızın giriş bölümünde tecvid ilmi ve tarihsel gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müellifin hayatı, edebi şahsiyeti ve eserlerine değinilmiştir. İkinci bölümde metnin incelenmesine geçilmiştir. Üçüncü bölümde ise metnin çevirisi verilerek, 2014 yılında Sadettin Eğri tarafından çalışılan, şairin aynı eserinin daha küçük bir versiyonu ile çalışmamamıza konu olan metin arasındaki benzerlikler ile farklılıklara değinilerek, eserin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Dördüncü bölümde eserin bağlamlı dizinine geçilmiş ve bağlamlı dizin hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Kaynakçadan sonra ise tıpkıbasım başlığı atılarak orijinal metin verilmiştir

DilbilgisiDilbilimDini edebiyat+6
Cansu Umut Demir
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Millî edebiyat dönemini besleyen Türkçülüğün kaynakları

"Millî Edebiyat Dönemini Besleyen Türkçülüğün Kaynakları" adını taşıyan tezimizde, içerik olarak Millî Edebiyat dönemini hazırlayan sürecin bilimsel, siyasi ve sosyal yapı taşları ortaya konulmaya çalışıldı. Osmanlı'nın son dönemlerine denk gelen süreçte, Millî Edebiyat dönemini hazırlayan birçok etken olduğunu görüldü. Toplumsal değişim/dönüşüm neticesinde başta dil olmak üzere, toplumun da geçirmiş olduğu sosyal bir buhran ve siyasi evrilmeler kaynaklar ışığında ifade edilmeye çalışıldı. Bizi böyle bir çalışmaya götüren sebebin arkasında son dönemlerde yayımlanan bazı kaynakların iddiaları olmuştur. Kimi eserlerin iddiaları doğrultusunda Türkçülük, Yahudiler tarafından mı siyasi bir propagandaya dönüştürüldü yoksa Osmanlı'nın millet olarak son bakiyesi Türkler tarafından mı ideolojik bir düşünceye dönüştürüldü? İşte buradan hareketle Fransız İhtilali'nden tutun da 20. yüzyılın başlarına kadar olan süreçte, Türkçülüğe tutunan bir milletin edebiyat ve yazın ürünlerini ortaya koyma aşamasında, Türk dilini de nasıl bir sadeleşme sürecine soktuğunu ve bugün Millî Edebiyat Dönemi olarak nitelenen dönemin kısmî boyutuyla nasıl hazırlandığı bu tezle ifade edilmeye çalışıldı. Türkçülüğü, yolun başında Batılı bilim adamlarının ortaya koyduğu bilimsel kaynaklar üzerinden inceleyerek Osmanlı coğrafyasındaki Türklere millî kimliklerini hatırlatan, devletin asıl unsuru olduklarını idrak ettiren süreç, tarihî, sosyal, bilimsel ve edebî boyutuyla ortaya konulmaya çalışıldı. Rejim konusunda rahatsızlıkları olan Yeni Osmanlılar, Jön Türkler ve İttihat ve Terakki üzerinden şekillenen Türkçülüğün edebî ayağını oluşturan unsurlar da bu tezle ortaya konulmaya çalışıldı. Söz konusu unsurları bilimsel faaliyetler, siyasi ve sosyal olaylar ışığında, bir zincir hâlinde ortaya konularak Millî Edebiyat'ın hazırlayıcısı ve besleyicisi Türkçülüğü, nüve hâlinden su yüzüne çıkma aşamasına kadar geçirdiği safhalar incelenerek Millî Edebiyat'ın kaynakları bilimsel, siyasi, toplumsal ve edebî boyutuyla gösterilmeye çalışıldı. Tabii bunları ortaya koyarken de Türkçülüğün sistem babası olarak da bilinen Ziya Gökalp'in eserleri tekrar gözden geçirildi.

Gökalp, ZiyaMilli edebiyatMilli kimlik+3
Erdal Baran
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şehriyar-Heyder Babaya Selam şiirinin dil bilgisel çözümlemesi

Bu çalışmada Çağdaş Azeri Edebiyatı'nın ve aynı zamanda İran'ın en büyük şairlerinden biri olan Seyyid Mehemmed Hüséyin Behcet Tebrizi Şehriyâr'ın -yaygın olan ismiyle Şehriyâr'ın- Türkçenin bütün dil zenginliklerini kullanarak yazdığı şiirlerinden biri ve en ünlüsü olan Heyderbaba'ya Selam adlı eserin dilbilgisel çözümlemesi yapılarak Şehriyâr'ın ve Türkçenin dil zenginliği gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Şehriyâr ve Heyderbaba'ya Selam şiiri üzerine yapılan araştırmalardan yararlanılan bu çalışma ile Heyderbaba'ya Selam'ın zengin anlatım ustalığı ile ortaya çıktığı gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Öncesinde Şehriyâr ve mensubu olduğu Azeri Edebiyatı hakkında bilgi verilen bu çalışmada Heyderbaba'ya Selam'ın dilbilgisel çözümlemesi iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada morfolojik bağlam ikinci aşamada ise söz diziminin yapısı incelenmiştir. İnceleme sonucunda elde edilen veriler değerlendirilerek şairin üslubu ile ilgili bazı tespitlerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Şehriyâr, Heyderbaba'ya Selam, Dil Bilgisi

Azeri edebiyatıDilbilgisiDilbilim+5
Muhammet Cengiz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatında konusunu Türk tarihinden alan romanlar (2004)

Bu çalışmada 2004 yılında yayımlanan ve konusunu Türk tarihinden alan tarihî romanları inceledik. Çalışmamıza konu olan dokuz romanın "zaman", "mekân", "kahramanlar" ve "bakış açısı" unsurlarını tahlil ettik. Zaman bölümünde, vak'a zamanını tespit edip sosyal ve kozmik zaman unsurlarının vak'a seyrine etkisini ortaya çıkarmaya çalıştık. Mekân bölümünde, romanlarda bahsi geçen mekânları sınıflandırdık. Bu mekânların romanlardaki önemini tespit etmeye çalıştık. Kahramanlar bölümünde karakterleri, yaratma şahsiyetler, tarihî şahsiyetler diye ayırıp cinsiyetlerine, eğitim durumlarına, mesleklerine, milliyetlerine ve sosyal durumlarına göre sınıflandırdık. Bakış açısı bölümünde romancının hangi bakış açısı ile romanı kaleme aldığını belirlemeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Tarihi roman, Türk tarihi, Roman.

RomanTarihi romanTürk edebiyatı+2
Muhammed Ensar Erensayın
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ataol Behramoğlu hayatı ve şiiri

1960'tan itibaren şiirlerini yayınlamaya başlayan A. Behramoğlu, son dönem edebiyat hayatımızın önde gelen şairlerindendir. İlk şiir kitabı 1965 yılında basılan Bir Ermeni General'dir. Son şiir kitabı ise ellinci sanat yılı adına yayınladığı Yarım Yüzyıldan Şiirler'dir. Bu çalışmada Ataol Behramoğlu'nun, şiirini merkez alarak hayatını inceledik. Bu yapılırken, hayat ile birlikte şiirinin de gelişme evrelerini göstermeye çalıştık. Açıklayıcı ve tamamlayıcı özelliği varsa şiir dışındaki eserlerine de temas ettik. Eseri Giriş'ten sonra altı bölüm üzerine kurduk. Önsöz'de ne yapmak istediğimizi, sonuç bölümünde de yaptıklarımızı anlattık. Eserin amacı Ataol Behramoğlu 'nun mümkün olduğunca tam bir biyografisini ortaya koymak olmuştur. Anahtar Kelimeler: Ataol Behramoğlu, Avrupa, Şiir, Fikir, Eylem

Behramoğlu, AtaolBiyografiTürk şiiri+2
Figen Yılmaz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Nedim Tör ve şiirleri

Medeniyetlerin var olma çizgisini belirleyen savaşlar, insanın dil vasıtasıyla meydana getirdiği -yani insana ait olan- edebiyatın da malzemesi olmuştur. İlk yazılı ürünlerin verildiği dönemlerden itibaren kazanılan zaferler, kaybedilen topraklar, yaşanılan acılar eserlere yansımıştır. Yakın tarihimize baktığımızda da 20. yüzyılın şekillenmesinde etkili olan Balkan, Birinci Dünya savaşları Türk savaş edebiyatının önemli malzemeleri arasındadır. Bu savaşlar üzerine makale, roman, tiyatro, şiir türünde pek çok eser kaleme alınmıştır. BU dönemde verilen eserlere baktığımızda pek çoğunun hakkında bilgiye ulaşabiliyoruz. Özellikle Çanakkale Savaşının şiire akisleri üzerine araştırmalar mevcuttur. Ancak bu çalışmaların içinde, döneminde verdiği eserlerle sesini duyurabilmeyi başarmış, halkın üzerinde büyük tesirleri olmuş bir şair/yazarımız var ki, çok az araştırmacı onun şiirlerinin sadece bir dizesine ya da dörtlüğüne yer verip geçmiştir. Bu şair ve yazarımız Ahmet Nedim Servet Tör'dür. Biz bu çalışmamızda Ahmet Nedim'in şiirlerinin konusuyla da bağlantısı olması hasebiyle kısaca Türk savaş edebiyatına da değineceğiz. Ancak çalışmamızın merkez konusu Ahmet Nedim'in Birinci Dünya Savaşı sırasında kaleme almış olduğu şiirleridir.

EdebiyatTör, Ahmet Nedim ServetTürk edebiyatı+4
Nur Doğan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Ali Toptaş'ın hikâye ve romanlarında mekân algısı

1990 sonrasında eserler vermeye başlayan Hasan Ali Toptaş, günümüzde edebiyat çevrelerince kendisinden en çok söz ettiren yazarların başında gelmektedir. Dilinin akıcılığı, Türkçeyi son derece doğru kullanışı, üslubunun dikkat çekici olması onu başarılı kılan unsurlardan sadece birkaçıdır. Pek çok araştırmacı tarafından Hasan Ali Toptaş'ın eserleri hakkında çokça inceleme yapılmıştır. Sn. Semih Topsakal'ın "Hasan Ali Toptaş Romanlarında Postmodern Ögeler" başlıklı tezinde romanlar incelenirken kısaca mekâna da yer verilmiştir. Bunun dışında postmodern bir yazar olan Hasan Ali Toptaş'ın eserlerinin incelemesi müstakil olarak yapılmamıştır. Biz bu çalışmamızda Hasan Ali Toptaş'ın roman ve hikâyelerini mekân açısından incelemeye, yazarın mekâna bakış açısını ve mekân algısını tespit etmeye çalıştık. Çalışmamızda yazarın hikâye ve romanlarında yer alan tüm mekânları ayrı ayrı sınıflandırdıktan sonra detaylı olarak tahlil ettik. Çalışmamızın amacı, Toptaş'ın hikâye ve romanlarını mekânsal açıdan inceleyerek onun mekân algısıyla ilgili ortak bir payda yakalamak ve bir çıkarımda bulunmaktır.

HikayeMekanMekansal algı+4
Büşra Kanoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Fevzi bin Numan'ın mirac-namesi

Türklerin İslâmiyet'i kabul etmesinin akabinde sosyal, siyasal ve kültürel alanda pek çok değişim yaşanmış, bu değişim edebî alana da yansımıştır. İslâmiyet'in önemli bir yerini teşkil eden Hz. Muhammed'in hayatı ve mucizeleri de manzum ve mensur olarak ele alınmıştır. Mucizeler arasında mièrâc da önemli bir yerde durmaktadır. Çalışmamıza konu olan eser, Risâle-i Mir'âtü'ş-Şühûd fî Mes'eleti Vahdeti'l-Vücûd, 19. yy'da yaşamış, Osmanlı'nın son dönem mutasavvıf şairlerinden Mustafa Fevzî bin Numan tarafından kaleme alınmıştır. Bu eserinin bir bölümü tezimizin konusu olan mièrâc-nâme türünün bir örneğidir. Çalışmamızda öncelikle müellifimizin hayatından, edebî şahsiyetinden ve eserlerinden bahsettik. Akabinde tezimin konusunu da içinde barındıran eseri dil, üslup, tür ve şekil özelliklerini de kapsayacak şekilde ele aldık. Müellifimizin hikâyeleştirerek anlattığı seyr u sülûktan söz ettik. Mevcut metni transkripsiyonlu bir şekilde Latin alfabesine aktardık. Mièrâc-nâme içinde yer alan motifleri ve bu motiflerin hangi beyitler arasında yer aldığını belirledik. Son olarak da tezin okunması esnasında kolaylık sağlayacağını umduğumuz için metnin aslını ekledik. Bu çalışmamızın amacı, incelediğimiz eserin edebiyat tarihimizdeki yerini tespit etmek, edebiyat tarihinde adı ve eserleri hiç zikredilmeyen Mustafa Fevzî bin Numan'ın adını ve eserlerinden birini gün ışığına çıkarmaktır.

MiraçMiraç-nameMustafa Fevzi bin Numan+5
Melike Kapıcıoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe Sözlük 'te anlam genişlemesi ve anlam daralması

Tezimizin konusu Türkçe Sözlük'teki madde başı ve madde içi olmak üzere 92.292 sözcüğün taranıp içlerinde anlam daralması ve genişlemesi olan sözcüklerin derlenmesidir. Bu kelimeler toparlandıktan sonra kelimenin cümle içinde kullanılmasıyla anlamın daha iyi anlaşılmasını sağlayacak örnek cümleleri olmayan kelimelere örnek cümle eklenmiştir. Dili bir ağaç olarak farz edersek kelimeler bir çam ağacının iğneli yapraklarıdır. Kimisi zamanla düşer kimisi kendini yeniler, her daim de yeni iğneli yapraklar yukarı doğru fışkırırlar. Bizim çalışmamız bu kendini yenileyen yapraklar üzerinedir. Kendini yenilemeden kastımız çeşitli sebeplerle coğrafi, kültürel, kurgusal ilişki, zaman, akıl ve maksat vb etkilerle kelimelerin zamana, insana, mekana ayak uydurması, insan tarafından ayak uydurulmasıdır. Bu ayak uydurma sırasında bir gösterge olan kelimelerin anlamları, kullanım alanları, yaygınlığı vb. değişir. Önceden gösterdiği şeyden başka bir şeyi, önceden gösterdiği şeyin bir kısmını veya önceden gösterdiği şeyden daha büyük bir şeyi göstermeye başlar. Tezimizde anlam alanı olarak önceden gösterdiği şeyin bir kısmını veya daha büyük bir kısmını gösteren kelimeleri ele aldık. 92.292 sözlük birimi içerisinden basit ve türemiş kelimeler seçilerek içlerinden anlam genişlemesi ve daralmasına uğrayan kelimeler tespit edildi. Taradığımız bu kelimelerin bazılarında sadece anlam genişlemesi, bazılarında sadece anlam daralması, bazılarında ise hem anlam genişlemesi hem daralması tespit edilmiştir. Toplam 1310 kelimenin değişime uğradığı tespit edilmiştir. Tespit edilen kelimelerin genelinde anlam genişlemesi gerçekleşmişken az bir kısmında anlam daralması çok daha azında ise hem anlam daralması hem de genişlemesi gerçekleşmiştir. Anlam daralması ve genişlemesine uğrayan kelimeler sözlük sıralamasında önce gelen anlamdan hareketle seçilmiştir. Sıralamada sonra gelen kelimeler ilk kelimeyle mukayese edilerek anlam alanlarının, kullanım alanlarının daralması veya genişlemesine göre anlam genişlemesi veya daralması grubuna dahil edilmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Türkçe Sözlük, Anlam Değişmesi, Gösterge, Anlam Genişlemesi, Anlam Daralması.

AnlamAnlam daralmasıAnlam değişikliği+3
Kubilay Yurduseven
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kemal Tahir'in milli mücadele ile ilgili romanlarında İstanbul

Çalışmada Kemal Tahir'in konusu Milli Mücadele yıllarında geçen romanları ele alındı. Bu romanlarda mekân olarak İstanbul'un ve işgal altındaki İstanbul'un durumu içinde yaşayanları ile beraber söz konusu edilmiştir. Çalışmamızda Kemal Tahir'in Millî mücadele yıllarında İstanbul'daki hayatı nasıl kurguladığı, hangi unsurları öne çıkardığı incelendi. Bu kaos döneminde İstanbul'da halk, aydınlar büyük bir çaresizlik, buhran ve ne yapacağını tam bilememenin sıkıntısını yaşamaktadır. Bir tarafta işgal edilen vatan, öbür tarafta yönetim ve işgal kuvvetleri kıskacı insanımızı hareket edemez hâle getirmektedir. Bütün bunlara rağmen toplum, vatanı ve devleti için yapabileceklerinin azamisini yapmaktadır. Bir taraftan da hayat devam etmektedir. İşte o devreyi bize en iyi yansıtan romancılardan biridir Kemal Tahir.Bu çalışma ile toplumumuzun nasıl bir mücadele verdiği Kemal Tahir'in ilgili romanlarından hareketle onun oluşturduğu geniş bir yelpazede gözler önüne serilecektir. Bilinir ki Anadolu'da mücadele etmek daha kolaydır. Hâlbuki İstanbul, zoru başarmıştır. Geniş bir kitleden seçtiği kahramanlarıyla Kemal Tahir, bunu ortaya koymuştur. Bu bakımdan bu çalışma, Milli Mücadele yıllarındaki İstanbul hakkında bilinen ve bugüne kadar söylenenlere katkı sağlayan bir yaklaşım getirecektir.Çalışma beş bölüm halinde oluşturuldu. Birinci bölümde İstanbul'daki yaşam, çeşitli gruplandırmalara, başlıklara ayrılarak incelendi. Bu bölümde İstanbul'da yaşayan kişiler, kuruluşlar, İstanbul'daki eğlence hayatı, kurumlar romanlarda geçtiği haliyle ele alındı. İkinci bölümde romanlara yansıyan yanıyla İstanbul'da Babıâli ve basın hayatı, gazeteler ortaya konuldu. Üçüncü bölümde incelediğimiz romanlarda geniş yer tutan İstanbul'un mahpushaneleri üzerinde duruldu. Dördüncü ve beşinci bölümlerde incelediğimiz romanlara yansıyan İstanbul'a ait açık ve kapalı mekânlar özelliklerine göre değerlendirildi.

Kemal Tahir
Ahmet Daşcılar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yunus Emre hakkında yazılmış kitaplarla ilgili açıklamalı bibliyografya denemesi (1928 - 2016)

"Yunus Emre Hakkında Yazılmış Kitaplarla İlgili Açıklamalı Bibliyografya Denemesi" başlıklı bu çalışmada Yunus Emre hakkında 1928 yılından günümüze kadar yazılan Türkçe kitap çalışmalarını inceledik. Kütüphanelerden elde edilen kaynaklar ve satın alınarak edinilen kitaplardan faydalanılarak çalışmamız gerçekleştirilmiştir. Çalışmamız 3 bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında bibliyografya ve eser hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölüm "Yunus Emre'nin Yaşadığı Devir ve Hayatı'' , İkinci bölüm "Yunus Emre'nin Edebi Kişiliği'' ve Üçüncü bölüm "Bibliyografya'' dır. Eser Sonuç kısmıyla son bulmuştur. Tezimiz Yunus Emre ile ilgili akademik araştırma yapmak isteyen araştırmacılar için bir başvuru eseri olma amacı taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Yunus Emre, Bibliyografya, 13. Yüzyıl, Açıklamalı Bibliyografya

13. yüzyılBibliyografyaEdebiyat+5
Engin Karakoç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Son yıldız (İnceleme-metin)

Bu tez çalışması, Servet-i Fünûn edebiyatının Halit Ziya Uşaklıgil'den sonra en güçlü yazarı olarak kabul edilen Mehmet Rauf'un Son Yıldız isimli eserini, Latinize ederek günümüz okuyucusuna kazandırma amacıyla yapılmıştır. Mehmet Rauf'un 1925-1926 yıllarında kaleme aldığı, 1927 yılında Gündoğdu Matbaası'nda basılan Son Yıldız isimli romanının bugüne kadar Latinize edilmiş örneğinin olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın "Giriş" bölümünde Servet-i Fünûn Edebiyatı, Mehmet Rauf'un hayatı, eserleri ve edebî kişiliği anlatılmıştır. "Birinci Bölüm" de eser; biçim, özet, olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, anlatıcı ve bakış açısı çerçevesinde incelenmiştir. "İkinci Bölüm" de Son Yıldız isimli romanın Latinize edilmiş metnine yer verilmiştir. Yapılan çalışmanın neticesinde ulaşılan bulgular "Sonuç" bölümünde değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mehmet Rauf, Servet-i Fünûn Edebiyatı, Son Yıldız, roman tahlili.

Mehmed RaufRomanServet-i Fünun edebiyatı+2
Bilgehan Solmazgül
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un romanlarında aile ilişkileri

Toplumun temelini oluşturan aile kavramı birçok alanda olduğu gibi edebiyatın da konusu olmuştur. Aile kavramı roman, tiyatro ve hikâye olmak üzere birçok edebî türde işlenmiştir. İşlenen eserlerde aile kavramı aileler çeşitli yönleriyle ele alınmıştır. Bu tezde Orhan Pamuk'un tüm romanları incelenmiştir. Romanlar, geleneksel aile ve modern aile bağlamında değerlendirilmiştir. Ailenin değişimi ve dönüşümü ile aile bireyleri arasındaki ilişkilerle ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde "geleneksel aile" hayatına ilişkin incelemeler yer alırken üçüncü bölümde ise "modern aile" kavramı açıklanarak ailenin değişimine dair örnekler incelenmiştir. Modern ve geleneksel ailenin alt başlıklarında ise roman kişileri arasındaki ilişkiler, parçalanan aile örnekleri, geleneksel aile yapısının modern dönemde nasıl değişime uğradığı, aile modelleri, aile bireylerinin sosyal ve ekonomik durumları ile eğitim düzeyleri detaylı bir şekilde ele alınarak incelenmiştir. Bu bağlamda tezde; romanlardaki aile türleri, aile bireylerini oluşturan roman kişileri arasındaki ilişkiler, ailenin toplumla olan etkileşimi belirlenmeye çalışılmıştır. Romanlarında; evlilik öncesi ve sonrasına, eşler ve çocuklar arasındaki ilişkilere de değinen Orhan Pamuk, bu ilişkileri işlerken tanışma aşaması, birliktelik, boşanma, ihanet, mutsuzluk, kıskançlık gibi durumlara, aile içi kavga ve tartışmalara yer verdiği için bu konular da incelemenin kapsamına alınmıştır. Tezin amacı, Orhan Pamuk'un romanlarındaki aile ilişkilerini ve aile kavramını sosyolojiden yararlanarak inceleyip romanlarda yer alan aile modellerini belirlemek, yazarın geleneksel aile ile modern aile hayatını nasıl yansıttığını değerlendirmektir. Anahtar kelimeler: Orhan Pamuk, roman, Türk edebiyatı, aile hayatı, geleneksel aile, modern aile, anne, baba, kardeş.

AileAile hayatıAile içi ilişkiler+4
Buket Korkmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Yıldırım'ın romanlarında delilik

Bu çalışmada İbrahim Yıldırım'ın romanları delilik bağlamında incelenmiştir. Romanların en öne çıkan konusu olan delilik ele alınmıştır. Yazarın deliliği konu edinme şekli açıklanırken psikoloji biliminden yararlanılmıştır. Çalışmanın girişinde yazarın hayatından ve sanatından kısaca söz edilmiş, yararlanılan kaynaklar verilmiştir. İki bölümden meydana gelen tezin ilk bölümünde "Delilik nedir?" "Edebiyatta delilik nasıl ele alınmıştır?", "Türk edebiyatında deliliği konu alan eserler nelerdir?" sorularına cevap aranmıştır. İkinci bölümde ise "İbrahim Yıldırım'ın Romanlarında Deliliğin İncelenmesi" ana başlığı altında "Delilik ve Yaratıcılık", "Delilik ve Ölüm", "Delilik ve Aşk" başlıkları yer almıştır ve deliliğin aşkla, ölümle, yaratıcılıkla ilişkisi incelenmiştir. Sonuçta da İbrahim Yıldırım'ın romanlarında deliliğin işlenişiyle ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk edebiyatı, roman, İbrahim Yıldırım, delilik, saplantı, aşk, yaratıcılık, ölüm, intihar, cinayet.

AşkCinayetDelilik+7
Gül Nihal Kaya
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çocuk edebiyatı'nın yeri, önemi ve kullanımı / Küçük Prens romanının b1 düzeyine uyarlanması

Türkçe, dünyada kökleri binlerce yıl öncesine uzanan en zengin dillerden biridir. Ayrıca yüzyıllardır çok geniş bir coğrafyada, farklı ülkeler ve milletler tarafından konuşulan ve yazılan bir bilim, sanat ve kültür dilidir. Bir dilin yaygın, geçerli ve işlevsel olması onun, diğer diller arasındaki konumunu ve kıymetini belirler. Türkçe, bu özellikleriyle dünya dilleri arasında itibarlı ve önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte dünyadaki politik, ekonomik ve kültürel değişim süreci Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine hız ve hareketlilik kazandırmıştır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen yetişkinlerin yanı sıra çocukların sayısı da yadsınamayacak ölçüde çoktur. Çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yurt içinde ve yurt dışında oldukça yaygındır. Ancak bu alanda yapılan uygulamalar teorik bir altyapıya sahip olmamakla birlikte çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde izlenecek yol, uygulanacak yöntem ve kullanılacak materyallerin eksikliği bir sorun teşkil etmektedir. Çünkü çocukların dünyası, yetişkinlerin dünyasından farklıdır. Bu nedenle öğretim sürecinde, çocukların yaşlarının yanı sıra fiziksel, bilişsel, sosyal gelişimleri ve ailevî, toplumsal, kültürel durumları göz önünde bulundurularak materyal hazırlanmalıdır. Bu bağlamda öğretime uygun temalar içeren çocuk edebiyatı metinlerini, belirlenen dil düzeylerine göre uyarlayarak alana kazandırmak faydalı ve gereklidir. Bu çalışmada, çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ilk önce 'çocuğun özellikleri' göz önünde bulundurularak uygulanabilecek yöntem ve teknikler açıklanmıştır. Bunun yanı sıra çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çocuk edebiyatının yeri, kullanımı ve önemine değinilmiş; okuma becerisini artırmada çocuk edebiyatı metinlerinin ve metinlerle ilgili okuma-anlama etkinliklerinin nasıl yapılması gerektiği üzerinde durulmuştur. Ayrıca, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin uyarlama teknikleri açıklanmış ve bu bağlamda Dünya Çocuk Edebiyatı'nın en önemli eserlerinden biri olan 'Küçük Prens' adlı roman, örnek bir metin olarak B1 seviyesine uyarlanmış ve tezin son kısmına eklenmiştir. Uyarlama yapılırken Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçeve Metni'nin okuma kazanımları ve dil bilgisi yapılarına ilişkin esaslar dikkate alınmıştır. Sonuç olarak hem çocuklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde sahadaki eksikliklere dikkat çekilmiş ve bunlara yönelik çözüm önerileri sunulmuş hem de çocuk edebiyatının, öğretim sürecine dâhil edilerek çocukların Türkçeyi öğrenirken edebî okuma zevklerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Dil öğrenme yöntemleriDil öğretimiKüçük Prens+6
Gülhan Gedik
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Seray Şahiner'in eserlerinin toplumsal cinsiyet bağlamında incelenmesi

Feminizm hareketinin odağında gelişen feminist edebiyat eleştirisi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve kadın-erken ayrımının toplumun üretimi olan ve toplumu temsil eden edebî eserlerde de görüldüğünü tespit etmiş ve bu eserlere feminist bir bakış açısıyla yaklaşılmasına aracılık etmiştir. Bu sayede, kadınların edebiyattaki temsillerine, edebiyat tarihçilerinin odaklandığı yazarlara, kadın yazarların edebiyat kamusundan dışlanmasına, kadınların edebî metinler içerisindeki davranış ve tutumlarına, metinlerdeki toplumsal cinsiyet uygulamalarına eleştiri getiren feminist edebiyat eleştirisi; kadın yazarlara ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği ortadan kaldıracak metinlere kadınların kendi tarihlerini oluşturmalarını sağlayacak şekilde yer verilmesine kaynaklık etmiştir. Bu tezde merkeze alınan Seray Şahiner de feminist bir bakış açısıyla yazdığı eserlerde ele aldığı karakterlerle ataerkil düzene ve toplumsal cinsiyet rollerine eleştiri getiren yazarlardandır. Dolayısıyla bu tezde, Şahiner'in metinlerindeki kadınlar ve erkekler, kadınlık ve erkeklik rolleri bağlamında ayrıntılı olarak incelenecektir. Bu roller kapsamında yazarın eserlerindeki karakterlerin geliştirdiği tutum ve davranışlar odağa alınacak, ataerkil toplumun toplumsal cinsiyet rollerini belirlemedeki etkisi feminist kuram ışığında tartışılacaktır. Bundan hareketle yazarın Gelin Başı, Hanımların Dikkatine, Antabus, Kul ve Hepyek eserleri feminist edebiyat eleştirisi bağlamında incelenecektir. Bu sayede feminist bilinçle yazan bir kadın yazarın toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan metinlerinin değerlendirmesi yapılarak kadınların edebiyat tarihindeki görünürlüğünün artmasına katkı sağlanacaktır.

AtaerkilFeminist Edebi KuramFeminist Eleştiri Kuramı+4
Fatma Ulaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Teehhül Aleminde: İnceleme-metin

Bu tez çalışmasında, eserlerini Servet-i Fünûn edebiyatının etkisinde oluşturan,1871 yılında İstanbul'da doğan, 3 Aralık 1938 tarihinde İstanbul'da vefat eden Safvet Nezihî'nin Teehhül Âleminde isimli eserini, Latinize ederek günümüze kazandırmak amaçlanmıştır. Safvet Nezihî'nin 1901 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen, 1902 yılında ise kitap olarak basılan Teehhül Âleminde isimli romanı ile ilgili araştırmalar yapılmış ve söz konusu eserin bugüne kadar Latinize edilerek metin incelemesinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine ilk önce eser Latinize edilmiş ardından Safvet Nezihî'nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliğiyle ilgili kaynak kitaplar taranmış ve Safvet Nezihî'nin edebi anlayışıyla ilgili bulgulara ulaşılmıştır. Son olarak da ulaşılan bu bulguların ışığında, Latinize edilmiş olan Teehhül Âleminde isimli romanın incelemesi yapılmıştır. Çalışmamızın "Giriş" bölümünde Servet-i Fünûn Edebiyatı, Safvet Nezihî'nin hayatı, eserleri ve edebi kişiliği ile ilgili bilgiler verilmiştir. "Birinci Bölüm"de eser; biçim, olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman, mekân ve tema başlıkları altında incelenmiştir. "İkinci Bölüm"de Teehhül Âleminde isimli romanın Latinize edilmiş metni yer almaktadır. Tüm bu çalışmaların neticesinde tespit edilen bulgular "Sonuç" bölümünde değerlendirilmiştir.

Adem Koltukoğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Reşad Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin su folkloru açısından sistematik analizi

Reşad Ekrem Koçu, araştırmacı kişiliği ile Türk tarihi ve Türk edebiyatına pek çok eser kazandırmıştır. Bu eserler halkbilimi açısından zengin malzemeler içermektedir. Koçu'nun en önemli eseri İstanbul Ansiklopedisi'dir. Bu eser birçok bilim ve sanat dalı ile ilgili olarak önemli bilgiler sunan bir kaynak niteliğindedir ve ayrıca Türkiye'de şehir ansiklopedisi niteliğindeki ilk kitaptır. Koçu'nun bu eserinde İstanbul; sosyal hayatı, tarihi, coğrafyası gibi birçok yönüyle maddeler hâlinde ele alınmıştır. Reşat Ekrem Koçu başta İstanbul Ansiklopedisi olmak üzere her yayımında İstanbul folkloruyla ilgili önemli bilgiler sunmuştur. Bu çalışmada Reşad Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nde su ve suya dair folklor unsurlarının ne kadar yer aldığı ve İstanbul Ansiklopedisi'ndeki su folkloruyla ilgili maddeler sistematik bir şekilde analiz edilmiştir. Su folkloruyla ilgili çeşitli inanışlar suyun mimaride kullanımı, suyun halk hekimliğinde ve halk kültüründeki yeri başlıklar hâlinde verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İstanbul Ansiklopedisi, Su Folkloru, Reşad Ekrem KOÇU

Halk bilimiKoçu, Reşat EkremSistematik analiz+2
Mehmet Saylan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretimi kapsamında Uygur öğrencilerin /kursiyerlerin Türkiye Türkçesi öğrenirken karşılaştığı dilbilimsel sorunlar

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Uygur öğrenci/kursiyerlerin Türkiye Türkçesi öğrenirken karşılaştıkları dilbilimsel sorunlar ele alınmaktadır. Bu çalışmada; Uygur öğrencilerin Türkiye Türkçesi öğrenirken karşılaştıkları dilbilimsel sorunlar ele alınırken öncelikle konu ve amaç ortaya konulmuş, araştırmanın yöntemi belirlenmiş daha sonra bilimsel veriler ışığında derinlemesine inceleme yapılmıştır. Birinci bölümün ilk kısmında; Uygur tarihine yer verilmiş, Uygur kültür ve medeniyeti ile edebiyatına değinilmiştir. İkinci kısımda; Uygurların yakın tarihi ele alınmış, bazı göç olayları incelenmiş ve bunlardan Türkiye'ye gelenlerin durumları bazı yönleriyle ele alınmıştır. Üçüncü kısımda; Uygur Türkçesinin diğer Türk Lehçeleri arasındaki yeri belirtilmiş, Uygur Türkçesinin tarihi süreçlerine değinilmiştir. Dördüncü kısımda; günümüzde Çin sınırları içinde özerk bir yapı olan Doğu Türkistan'ın bugünkü durumu ele alınmıştır. İkinci bölümde; Yeni Uygur Türkçesi grameri ana hatlarıyla ortaya konmuştur. Yeni Uygur Türkçesi ile Türkiye Türkçesi ses ve biçim (morfoloji) yönünden karşılaştırılmıştır. Benzer ve ortak kelimelerin örneklerle gösterildiği bu bölümde ayrıca Uygur Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki yakınlığın derecesi ortaya konularak üçüncü bölüme esas oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde; Türkçe öğretim merkezlerinde; FSMVÜ-TÜMER'de 3 yıl (2013-2016) ve İSU-TÜRKMER'de 3 yıl (2017-2020) ve özel eğitim kurumlarında olmak üzere yaklaşık 8 yıl zarfında 100 Uygur ve Türk soylu öğrenci/kursiyerin sözlü ve yazılı sınavlarından derlenen materyaller tasnif edilerek dilbiliminin temel inceleme alanlarında; ses bilgisi, biçim bilgisi, sözcük bilgisi ve ifade olanakları bakımından incelenerek ortaya konmuştur. Bu değerlendirmede yalancı eşdeğerlik özelliğine sahip kelimelerden kaynaklanan yanlışlar, benzer kelimelerin karıştırılması ve yanlış yazılması ve diğer ifade hataları ayrı ayrı sınıflandırılarak örnekler üzerinde gösterilmiştir. Sonuç kısmında Uygurların Türkçe öğrenirken karşılaştığı sorunların temelinde Uygur Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki ortak kelime, deyim ve ifadelerin her zaman aynı anlamda olmadığı gerçeğinin olduğu ve öğretim esnasında bu durumun üzerinde gerektiği kadar durulmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sorunların giderilmesine yönelik olarak öğretici ve okul tarafından dikkate alınması gereken bazı hususlar önerilmiştir.

DilbilimKarşılaştırmalı dilbilimTürkiye Türkçesi+7
İsa Gökbulak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mektup, mülakat, kartpostalları ile Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı

Modern Türk edebiyatının şairlerinden olan Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı, 19.asrın sonlarına doğru dünyaya gözlerini açmış; biri ışığın yükseldiği Doğu'dan, diğeri ise değişimin, özgürlüğün sesi Batı'dan gelerek modern zamanların başkenti İstanbul'u kendilerine yurt edinmişlerdir. Çocukluklarının ufku geniş dünyasını, doğdukları memleketlerinden taşıyarak gelen bu iki isim, zaman içinde yaşamın kendilerine hissettirdiklerini, düşüncelerini, anlayışlarını, deneyimlerini yazın dünyasına aktarmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun "Dağılma Dönemi"nin yenilgilerini önlemek için yaptığı modernleşme hareketleri yeterli olmamış, otoriteye karşı çıkan isyanlar devletin dağılmasını önleyememiştir. Dünyanın kaosa sürüklendiği 19. ve 20.asır uzun savaş yıllarının yaşandığı, devletlerin bağımsızlık, güç mücadelesi verdiği zorlu yıllardır. Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı, bu şiddet içinde geçen, yokluklarla dolu savaş yıllarının sanatçılarıdır. Bir taraftan çağdaşları gibi yaşadıkları sürecin zorluklarını yenebilmek için uğraşırken diğer taraftan ayrıca sanat için mücadele ederek Türk şiirini çağdaş normlara taşımak istemişler, gereğini yerine getirmişlerdir. Özverili çalışmalarıyla eriştikleri düzlemde, Modern Türk şiirinin kurucu iki şairi olarak kabul edilmişlerdir. 19. asır sonu ile 20. asrın başlarında Türk edebiyatının gelişmesi için pek çok edebiyatçı gayret gösterirken neden bu iki ismin moderni kurgulayabildikleri, hangi şartlar içinde bu başarıyı yakalayabildikleri, ekolleriyle çağdaşlarını ve sonraki nesli nasıl etkileyebildiklerini anlayabilmek önemli bir konudur. Doğum tarihlerine göre bu çalışma ile Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı arasında yüz yılı aşan bir zaman farkı vardır. Bu çalışmada mektup, mülakat ve kartpostalların seçilmesinin sebebi ikisinin de bir başkasına yapılan özel, istemli anlatımlar olmasıdır. Bu sayede kendilerinin hem yazılı hem de sözlü anlatımlarına erişme imkânı doğmuştur. Belgelerdeki anlatımlar tamamen kendi duygu ve düşüncelerini içermekte olduğu için başkalarının öznel yorumlarından uzaktır. Çalışılan mektup, mülakat ve kartpostalların tümü, tarih sırasıyla dizilmiş olduğu için bu iki ismin yaşamları içindeki değişimleri, çeşitli boyutlarıyla gözlemlemek mümkün olabilmiştir. Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı'nın mektupları, mülakatları, kartpostalları kullanılarak onların biyografik özelliklerinin önemli bir kısmına bu çalışmayla ulaşılmış, yaşam özellikleri, kişilikleri, duyuş ve görüşleriyle modern Türk edebiyatını nasıl kurguladıkları anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, modern, şair, şiir, yazar, nesir, mektup, mülakat, söyleşi, röportaj, kartpostal, telgraf, iletişim, biyografi, biyografik, portre, öğretici metinler, gazete, dergi, edebi mektuplar, Türk edebiyatı

Ahmed HaşimBeyatlı, Yahya KemalKartpostal+6
Pınar Karadede
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mizah basınında harf devrimi (1928-1938)

Harf Devrimi, diğer Atatürk devrimleriyle karşılaştırıldığında dönemin en köklü değişimlerinden biri olmuştur. Asırlarca Arap alfabesinin kullanıldığı bir toplumun hızlı bir şekilde yeni Türk alfabesine geçmesi ancak gerçekleştirilen okuma seferberliğiyle mümkün olmuştur. Doğal olarak bu köklü dönüşüm, dönemin Türk ve dünya basını tarafından da yakından takip edilmiştir. Türk basınının önemli bir kısmı bu devrimi desteklemiş ve halkın yeni harfleri öğrenmesine yardımcı olmak için özel yayınlar yapmışlardır. Bu çalışmada Türk mizah basınında harf devriminin nasıl ele alındığı üzerinde durulmuştur. Harf Devrimi'nin; basın yayın hayatına olan etkisi, okuryazar oranının artması ve toplumun çağdaşlaması konularında ne gibi rol oynadığı irdelenmiştir. Araştırmada yer alan "Mizahın Kaynakları" başlığında Henri Bergson'un sınıflandırmasından önemli ölçüde yararlanılmıştır. Bu kapsamda Karagöz, Akbaba, Cem, Babacan ve Yeni Köroğlu dergileri ile Cumhuriyet ve Akşam gazetelerinde 1928-1938 yıllarında yayımlanan ve harf devrimini ele alan karikatürler incelenmiştir. Bu çalışmada döneme ait karikatür örnekleri verilerek harf devriminin karikatürlere yansıması gösterilmiştir.

BasınDergilerDil-kültür+7
Osman Sarısakal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ulduz Ruznamesi (1979) Güney Azerbaycan Türkçesi (Metin aktarımı ve söz varlığı)

Ata yurttan ana yurda geçişte önemli bir durak olan İran çeşitli Türk topluluklarının konup göçtüğü hatta devlet kurduğu, iktidara hâkim olduğu bir bölgedir. Özellikle Selçuklulardan itibaren Türkler bu coğrafyada pek çok devlet kurulmuş ve yönetimi elinde bulundurmuştur. Bölgede belli bir tarihten itibaren Türkler iktidardan el çekse de İran coğrafyasında pek çok alanda faaliyet yürütmeye devam etmişlerdir. Türklerin uzun yıllardan beri bölgedeki varlığı bölgenin Türklük araştırmaları noktasında önemli bir merkez haline gelmesini sağlamıştır. İran, İran'daki Türkçe yayın ve kaynaklar, dil ve edebiyat alanında birçok araştırmaya konu olmuştur. Biz bu çalışmamızda, İran'da uzun yıllar süren dil yasaklarının ardından Pehlevi rejiminin sona ermesiyle 18 Ocak 1979 tarihinde ilk sayısı çıkan "Ulduz Ruznamesi" adlı gazetenin metin aktarımını tamamladıktan sonra söz varlığı incelemesini yaptık. Çalışmamızda İran ve İran'da yaşayan Türkler hakkında bilgi verilmiş ardından çalışmamıza konu olan gazetenin metin aktarımı verilmiş, üçüncü bölümde ise kelime grupları ile kelime gruplarının sayıları ve yüzdelikleri tablo ve grafikler eşliğinde verildikten sonra dördüncü bölüme dizin eklenmiştir. Ayrıca çalışmanın sonunda bir seçme sözlük verilmiştir.

AzericeGazetelerKelime grupları+3
Veysel Düzgün
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanāme (35. cilt) (inceleme-metin-sözlük)

Eski Anadolu Türkçesi'nin önemli kaynaklarından biri olan Hamza-nâme, 14. yüzyılda Hamzavî tarafından kaleme alınmıştır. Eserde Hz. Hamza'nın macera dolu hayatı, kahramanlıkları ve yapmış olduğu savaşlar anlatılır. Eski Anadolu Türkçesi'nin dil husûsiyetlerini yansıtan Hamza-nâme, gerek söz varlığı ve gerek dil bilgisi bakımından önemli bir eserdir. Anlatımında sade, açık, Arapça ve Farsça terkiplerden oldukça uzak bir üslûp kullanılmıştır. Hamza-nâme'nin toplamda bilinen yetmiş iki cildi vardır. Çalışmamızda Hamza-nâme'nin 35. cildini inceledik. Üzerinde Yüksek Lisans çalışması yaptığımız Hamza-nâme'nin iki nüshası bulunmaktadır. Çalışmaya esas aldığımız nüsha; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Nadir Eserler Kütüphanesi'ndeki 2496 numarada kayıtlı bulunmaktadır. Öncelikle, metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metni özetledik. Daha sonra kelime hazinesi bakımından zengin olan metnin sözlüğünü hazırladık. Son olarak metindeki kişilerin ve yerlerin adlarının yer aldığı bir index hazırladık. Anahtar Kelimeler: Hamza-nâme, Hamzavį 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi.

14. yüzyılEski Anadolu TürkçesiHamzanameler+2
Şura Genç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerinde kültürden hareketle imgenin inşası

Bu çalışmada Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirleride imge ve kültür arasındaki ilişkinin kurulması, bu yolla şiirlerin genel anlamda kültürel niteliklerinin saptanarak imgesel yönlerinin anlaşılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda kültür ve imge kavramları, bu kavramlarla ilgili olan dil ve şiir kavramlarıyla birlikte incelenmektedir. Gerçekleştirilen kavramsal tartışmaların ardından elde edilen spekülatif birikime dayanılarak imge ve kültür kavramları kuramsal bir biçimde ilişkilendirilmektedir. Bu süreç sonucunda kültürün kaçınılmaz bir insan etkinliği olduğu ve imgenin de bir insan etkinliği olarak kültür dairesi içinde geliştiği tespit edilmektedir. Bu tespitten hareketle elde edilen sınanabilir savlar, öncelikle şairin poetik görüşlerinin anlaşılması adına kullanılmakta; ardından seçilen yedi şiirin tahlilinde kullanılarak kültürden hareketle imgenin inşasına dair genel sonuçlara ulaşılmaktadır. Çalışmada açığa çıkan savları ve örneklemde tespit edilen sonuçları temellendiren diyalektik mantık, söz konusu savların tutarlılık ve geçerlilik kaidelerini oluşturmaktadır. Ayrıca çalışmada diyalektik mantığın kullanılması, sanatsal değerin, edimsel varlığı içinde anlaşılmasını olanaklı kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, İmge, Şiir, Dil, Asaf Hâlet Çelebi, İnsan Etkinliği, Diyalektik Mantık, Sanatsal Değer.

Dil bilgisiDil bilimTürk edebiyatı+6
Özkan Bakioğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nazım Hikmet'in bütün şiirlerinin dizini ve sözvarlığı incelemesi (Giriş-inceleme-sözlük )

Türk Edebiyatı tarihinin şüphesiz en önemli ve en etkili şahsiyetlerinden biri Nazım Hikmet Ran'dır. Nazım'ın şiirleri, şiirlerinin konuları, şiirlerinde kullandığı imgelem ve şiire getirdiği şekli yenilikler yazın tarihimizi şekillendirmiş ve günümüze ulaştırmıştır. Nazım'ın şiirleri olmasaydı Türk şiir tarihi eksik kalırdı. Çalışmamızda Nazım Hikmet'in sözlüğünü meydana getirmiş kelimelerin sıklık dizini, yabancı dillerden dilimize geçmiş kelimeler belirtilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte Nazım'ın şiirlerinde kaç kelime kullanıldığı sayısal verilerle belirlenmiş ve tablo şeklinde sunulmuştur. Zengin bir kelime haznesine sahip olan Nazım Hikmet'in şiirlerinden edindiğimiz bilgiler ışığında edebi kimliği tahlil ve izah edilmeye çalışılmış hayatı ve edebi eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Sözlüğün verdiği bilgilerden hareketle zengin kelime haznesi sözvarlığının değerini ve önemini anlamamızı sağlamış ve bu konuda da bilgi giriş bölününde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sözlük, dizin, sözvarlığı, Nazım Hikmet

Dil bilgisiDil bilimNazım Hikmet+6
Damla Albayrak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şehrengiz-i İstanbul ve Vize (Giriş- inceleme- metin- sözlük)

Şehrengizler bir şehrin güzelliklerini ve güzellerini anlatan, genellikle mesnevi tarzında yazılmış eserlerdir. Türk edebiyatında ilk örneklerine XVI. yüzyılda rastlanan şehrengizler, XVIII. yüzyılda son örneklerini vererek görevini tamamlar. Şehrengizler bahsettikleri şehirler hakkında önemli kültürel ve sosyal bilgiler içerir. Yazıldıkları dönemin dil özelliklerini yansıtır. Davud Kâtib' in Şehrengiz- i İstanbul Ve Vize adlı eseri baştan yirmi altı sayfa eksik olmakla birlikte eldeki varak sayısı 27b ile 58a arasındadır ve 683 beyitten oluşmaktadır. Oldukça hacimli olan eser, Arapça ve Farsça kelimelerle dolu olsa da ağır sayılmayacak akıcı ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmıştır. Şair gayet samimi, içten bir dil kullanmış, yaşadıklarını ve hissettiklerini içtenlikle dile getirmiştir. Şehrengiz- i İstanbul Ve Vize adlı eser bu bakımdan sergüzeştnâme özelliği göstermektedir. Şair sevdiği bazı isimleri anmış, onlara övgüler düzmekten de geri kalmamıştır. Davud Kâtib eserinde öncelikle İstanbul ve İstanbul'un güzelliklerinden bahsetmiş, Ayasofya, Yeni Camii, Galata gibi yerlere özellikle yer vermiş, oradan Vize şehrine ve Çorlu' ya geçerek gezip gördüklerini anlatmış, Ergene ırmağı kenarlarını tasvir etmiş tekrar İstanbul' a dönerek İstanbul'un güzellerini ve güzelliklerini anlatmaya devam etmiştir. Eserin dil özellikleri devrini çok iyi yansıtmakta olup kullandığı çoğu deyim ve sözler günümüzde geçerliliğini korumaktadır. Eser hakkında genel bilgi verdikten sonra tezimizin asıl konusu olan metin- inceleme- sözlük bölümüne geçilmiştir. Bu bölüm kelime grupları, sözcük türleri, söz varlığı, asıl metin ve değerlendirme bölümlerinden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Davud Kâtib, Şehrengiz, İstanbul, metin, inceleme, sözlük.

18. yüzyılDavud KatibDil bilgisi+6
Neşe Bekar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzavî'nin Hamza-nâmesi (44. cilt) (İnceleme-metin-sözlük)

Hamza-nâmeler, sözlü edebiyatın bir ürünü olup sonradan Türk edebiyatı içerisinde yazılı edebiyatta da varlığını sürdürerek günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bu eser 14. yüzyıl divan şairlerinden Germiyanlı Ahmedî'nin kardeşi olan Hamzavî tarafından yazılmıştır. Hikâye Hz. Hamza'nın kimliği etrafında şekillenerek oluşmuştur. Onun dürüst, adaletli ve kahraman oluşu Türk halkı tarafından benimsenmiştir. Böylelikle Türk halkının İslamiyet'e karşı olan derin saygılarının da etkisiyle uzun yıllar ilgiyle okunup halk arasında canlı ve dinamik kalmayı başarmıştır. Hamza-nâmeler yetmiş iki ciltten oluşmaktadır. Bu çalışmamızda 44. cildi incelenmiştir. O dönemdeki Türk kültürünün izlerini, kapsamlı çalışmayla gözler önüne serip hikâyenin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Son olarak detaylı sözlük çalışmasına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hamza-nâme, Eski Anadolu Türkçesi, 14. yüzyıl, Hamzavî, Türk halk hikâyesi

14. yüzyılDil bilgisiDil bilim+7
Serpil Karakoç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Battalnâme Destanı ile Battal Gazî filmlerinin tip ve motif ekseninde karşılaştırılması

Destanlar milletlerin tarihlerini, milli değerlerini, sosyal ve kültürel hayatlarını yansıtan edebi eserlerdir. Halk muhayyilesinde derin izler bırakmış olan savaşları, göçleri ve doğal afetleri konu edinen destanlar Türk kültüründe oldukça önemli bir yere sahiptir. Türklerin Müslüman olmasından sonra edebiyatımızda dini destanlar teşekkül etmiştir. İslâmiyet'ten sonra oluşan destanlardaki konulardan birisi Anadolu'nun İslâmlaşması ve Türkleşmesidir. Çalışmamızda bu konular doğrultusunda anlatılan destanlardan biri olan ve Battal Gazî'nin gazâvatlarını anlatan Battal Gazî Destanı değerlendirilmeye tâbi tutulmuştur. Battal Gazî Destanı, Menakıb-ı Gazavât-ı Seyyid Battal Gazî, Hikâyet-i Seyyit Battal Gazî, Seyyit Battal Gazî Menkıbeleri, Kitab-ı Battal Gazî gibi isimlerle de anılır. Seyyit Battal Gazî VIII. yüzyılda Emevilerin Bizans'a karşı açmış oldukları savaşta kahramanlıklarıyla ün kazanmış olan Arap kumandanıdır. Bazı rivayetlerde Battal Gazî'nin Anadolu sahasında Malatya civarında yaşadığı dile getirilmektedir. Anadolu sahasında yaşadığı bilinen Seyyit Battal Gazî'nin lakabı bütün kaynaklarda yiğit, cesaretli, pek büyük anlamlarına gelen Battal olarak geçmektedir. Çalışmada, Battal Gazî'nin mücadelelerini konu edinen Battal Gazî Destanı ve bu destandan yola çıkarak senaryolaştırılmış olan ve başrollerini Cüneyt Arkın'ın oynadığı 1970'li yıllarda çevrilmiş olan Battal Gazî filmleri tip ve motif ekseninde karşılaştırılacaktır. Bu filmler, Türk sinemasında Yeşilçam dönemi olarak adlandırılan döneme ait filmlerdir. Çalışmada öncelikle Battal Gazî Destanı tip ve motif ekseninde değerlendirilmiş sonrasında ise bahsedilen filmler yine tip ve motif ekseninde değerlendirilmiştir. Bu iki değerlendirmenin sonuçları ise çalışmanın asıl çıktısını oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Seyyit Battal Gazî, Battal Gazî Destanı, Tip, Motif, Destan

Battal GaziBattal-nameDestanlar+5
Tuğçe Döğer
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzavî'nin Hamza-nâmesi (24. Cilt), İnceleme-metin-sözlük

Konusu tarih olup tarihi yapılardan yararlanan ve geçmişi aydınlatan edebi eserlerimiz içinde, halkın yaşayışını ve kültürünü anlatan Halk Edebiyatı külliyatımızın önemli bir yeri vardır. Türk Edebiyatı ismi altına ele alınan Hamza-nâmeler, ilk defa Emir Süleyman Çelebi'nin musahiplerinden şâir Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından kaleme alınmıştır. 14. asırda şair Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından yazılan Hamzanâme, Anadolu sahasında gerek dil bilgisi gerek halk edebiyatı açısından içinde önemli bilgiler barındıran kıymetli bir külliyattır. Hamzanâme, Hz. Muhammet'in amcası Hz. Hamza'nın menkıbevî hayatı ve savaşlarını konu alan destanî halk hikâyelerinin genel adıdır. Hz. Hamza'nın, İslamiyet'in başlangıcında Hz. Muhammet'i koruma ve Müslümanlığı yayma hususunda gösterdiği kahramanlıkları Hamzanâme adını alan destanî halk hikâyelerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Üzerinde çalıştığımız eserin içinde olağanüstü ögeler fazlaca bulunmaktadır. Bu ögeler, yine dinî motiflere dayandırılarak anlatılmış ve metinde yaşananlar gündelik hayata dâhil olmuştur. 24. ciltte Hazret-i Hamza'nın, İran şahı Nûş-i Revân ve Salsal ile yaptığı savaşlar anlatılır. Yüksek lisans çalışmamızı Eski Anadolu Türkçesi döneminin dil ve gramer yapısına uygun olacak şekilde yaptık. Üzerinde çalıştığımız 24. cildin, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde ve Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesinde birer nüshası bulunmaktadır. (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Nadir Eserler Kütüphanesi, Nd. 2496. ve Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi, Y- 1096.) Çalışmamızın büyük çoğunluğunu İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde bulunan nüshaya göre yaptık. Üzerinde yüksek lisans çalışması yaptığımız eserin: İlk önce metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini verdik. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlüğünü hazırladık. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi, 24.cilt, Halk Hikâyeleri, Okunma Kayıtları.

14. yüzyılDil bilgisiDil bilim+5
Shaheen Abbas Mustafa Chalabee
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Afrika Çad Cumhuriyeti Abeşe Bölgesi ve Türkaylar halkı arasında bilinen çocuk oyunları

Türk kültürü, temelleri çok eski yıllara dayanan ve yüzyıllar boyunca dünyanın birçok sahasına bir şekilde yayılmış kadim bir kültürdür. Bu çalışmayla, Türk kültürünün küresel anlamda kapsamı belirlenmeye, çocuk oyunları bağlamında evrensel yayılım sahası tespit edilmeye ve dünyanın hangi sahalarına kadar kültürel etkileşimle yayıldığı kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Araştırmada, Afrika'nın bir ülkesi olan Çad Cumhuriyeti ve bu ülkenin sınırları içinde yer alan eski adıyla "Vara"; günümüzdeki isimlendirmeyle "Abeşe" şehri çalışma sahası olarak seçilmiştir. Bu bölgede kendilerini "Türkaylar" olarak adlandıran halk kaynak topluluk olarak belirlenmiştir. Bu ülkenin, bölgenin ve halkının hangi parametreler açısından çalışma unsuru olarak belirlendiği araştırmanın giriş kısmında geniş bir şekilde izah edilmiştir. Ayrıca giriş bölümünde, araştırma sahası olan Afrika kıtasının kültürel tarihi süreci, Çad Cumhuriyeti ve Abeşe bölgesi ve burada yaşayan "Türkaylar" ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Söz konusu coğrafyada, halk bilimini ilgilendiren düğün, bayram, cenaze merasimi, yemekler, türküler, maniler, bilmeceler, masallar, deyimler, atasözleri, çocuk oyunları vb. birçok kültürel unsurun bulunduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, sözü edilen konular arasından çocuk oyunları seçilmiş ve çalışmanın ikinci bölümünde çocuk oyununun tanımı ve tarihçesine kısaca değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise sahadan derlenen çocuk oyunları yer almaktadır. Araştırmada bilgiler "veri toplama yöntemi" esas alınarak bizzat kaynak şahıslardan dinlenmiş; kaynak şahsın bilgilerine de yer verilerek derlenmiştir. Ayrıca çalışmada 22 çocuk oyununa yer verilmiştir. Derleme yapılan sahanın dili Afrika Fransızcası olduğundan oyunların otantik hâllerine dipnot kısmında aynen yer verilmiştir. Bununla birlikte, bazı oyunlardaki mahalli ağızda yer alan oyun adları ve tabirler olduğu gibi metne aktarılmıştır.

AfrikaAfrika ülkeleriHalk bilimi+5
İsmail Ekmekci
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şârihi bilinmeyen bir Şerh-i Kasîde-i Muhrika (Metin ve dil içi çeviri)

Kur'ân'ı ve diğer dinî eserleri, tam ve doğru anlama gayesiyle yazılan metinler, şerh geleneğinin ilk örnekleri olarak kabul edilmiştir. Şerh alanında tarih boyunca bir taraftan dinî ve ilmî şerhler, diğer taraftan edebî şerhler yazılmıştır. Klasik Türk edebiyatı şerh geleneğinde divan, tasavvufi-öğretici mesneviler, lugat, gazel ve kaside şerhlerinin ağırlıkta olduğu görülmüştür. Ishak Cemâleddin el Karamânî bu gelenekte önemli şahsiyetlerden biri olarak kabul edilmiştir. Birçok müellif, onun hayat felsefesinden, dil-üslûp özelliklerinden ve temalarından etkilenmiş, gazelleri taklit ve şerh edilmiştir. Yapılan bu çalışmada, Cemâleddin el Karamânî'nin Şerh-i Kasîde-i Muhrika adlı eserinin transkripsiyonlu metni ve dil içi çevirisi verilmiştir. Şerh-i Kasîde-i Muhrika edebî bir metin olmaktan ziyade halka nasihat vermek amacı taşıdığı görülür. Eserde sürekli olarak işlenilen iyi ve kötü çatışması ve ne kadar günahkâr olursa olsun kötü karakterin tövbe ederek cennete girmesi, halka ne kadar günâhkar olursanız olun tövbe edin mesajı vermektedir.

Zabıullah Karımı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Peyami Safa'nın romanlarında ruhsal ve bedensel hastalıklar

Peyami Safa'nın romanlarında ruhsal ve bedensel hastalıklar arasındaki ilişki sıklıkla işlenir. Bu romanlarda bedensel rahatsızlıklar, ruhsal; ruhsal rahatsızlıklar ise bedensel kaynaklı olabilir. Böylelikle Safa, psikoloji ve tıp bilgisini birleştirerek özgün karakterler ortaya koymayı başarır. Romancı, Bir Akşamdı, Şimşek, Yalnızız, Sözde Kızlar ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu başlıklı eserlerinde, ruhsal gerilim ile fiziksel rahatsızlık arasındaki etkileşime yoğun bir şekilde yer vermiştir. Bu nedenle tezde bu romanlara odaklanılmış ve her bir romanın psikolojik örgüsü ile fiziksel rahatsızlıklar arasındaki bağıntılar somut bir şekilde ortaya konmuştur. Bu bağıntılar ortaya konurken psikanalitik kuram esas alınmış, fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar arasındaki ilişki bu disiplin çerçevesinde ele alınmıştır.

BedenHastalıkPsikiyatrik hastalıklar+5
Merve Toprak
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yönelişler dergisinde şiir ve poetika

Yönelişler, 1981'den 1990'a dek aralıklarla toplamda 53 sayı yayımlanmış bir edebiyat dergisidir. Dergide yayımlanan şiir üzerine metinlerde 1970 Kuşağı şairlerinin epik şiirine karşılık lirik şiiri savunan ve şiirde ideolojilerin yer almasına olumsuz yaklaşan bir tavır geliştirilmiştir. Bu çalışmada, derginin söz konusu tutumunun da ideolojik bir içeriğe sahip olabileceği göz önünde bulundurulmuştur. Dergide yayımlanan poetik metinlerde sıkça vurgulanan imge, gelenek ve metafizik kavramlarından hareketle dergide yer verilen şiirlerin incelemesi yapılmıştır. Bu incelemelerin ışığında, söz konusu kavramların ele alınışında ve dergide yayımlanan şiirlerin arka planında bir ideolojik perspektifin bulunduğu kanıtlanmaya çalışılmıştır.

DergilerEdebiyat dergisiGelenekler+7
Aykut Nasip Kelebek
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Halide Edip Adıvar'ın Döner Ayna Akile Hanım Sokağı ve Handan romanlarının söylem analizi yöntemiyle incelenmesi

Halide Edip Adıvar'ın romanlarındaki kadın karakterlerin çoğu kocaları tarafından aldatılan, ilgi gösterilmeyen ve mutsuz bir hayat süren kadınlardır. Yazarın yarattığı bu kadınlar entelektüel, eğitimli ve yaşadığı toplumun sorunlarının farkında olan bireylerdir. Ayrıca yazarın yaşadığı dönem itibariyle hem Osmanlı Devleti'nin hem de sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin birçok siyasi ve sosyal meselesine şahit olmasından ötürü kadın ya da erkek roman kahramanlarını belli bir ideolojiyi savunan, temsil ettiği sistemin sorumlu bireyleri olarak karşı çıktığı sistemi de eleştiren mücadeleci karakterlerden oluşturduğu görülür. Biz de bu tezimizde roman kişilerinin, diyalog ve iç monologlarında şüphe ve kıskançlık söylemlerini doğrudan ya da dolaylı olarak kurdukları cümleleri analiz ederek sebep ve sonuçlarıyla ortaya çıkardık. Aynı zamanda siyasi ve eleştirel söylemlerin kaynaklarını ve ortaya çıkardığı sonuçları birey ve sistem bağlamında ele alarak inceleyip metnin ardında yatan asıl anlatılmak istenenler açıklanmıştır.

Adıvar, Halide EdipRomanSöylem analizi+1
Ayşe Sibel Şahin
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Aristo'ya atfedilen anonimleşmiş baytarnâme (İnceleme, metin ve dizin)

Bu tez, Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi‟nin Bağdatlı Vehbi kısmında 1502 numarada kayıtlı Aristo'ya Atfedilen Anonimleşmiş Baytarname adlı eserin üzerinde yapılan bir dil çalışmasıdır. İslam kaynaklarında ilk baytarnāmenin, Aristo (MÖ 384-322) tarafından yazıldığı kabul görmektedir. Aristo‟ya atfedilen söz konusu eserin Abbasiler döneminde Yunancadan Arapçaya tercüme edildiği düşünülmektedir. Eserin daha sonra Arapçadan Farsça ve Türkçeye çevirisi yapılmıştır. Aristo'ya Atfedilen Anonimleşmiş Baytarname adlı eserimiz müstakil bir eser olup mütercimi ve tercüme tarihi belli değildir. Dil özelliklerine bakıldığında XV. yüzyılda tercüme edildiğini tahmin etmekteyiz. Eserin konusu at hastalıkları ve tedavi yöntemleridir. Çalışma, giriş dışında dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; baytarnâme hakkında kısaca bilgi verilerek çalışmanın ana konusu, amacı ve yöntemi belirtildi. Aristo‟ya Atfedilen Anonimleşmiş Baytarnāme adlı bölümde eserin ayrıtılı olarak incelemesi yapıldı. İnceleme bölümünde; dil incelemesi kapsamında metindeki ses ve şekil bilgisi özellikleri üzerinde duruldu. Metin bölümünde; eserin transkripsiyon alfabesi kullanılarak Latin harflerine aktarımı sağlandı. Dizin bölümünde; metnin dizini ve sözlüğü oluşturuldu. Son olarak ise tıpkıbasıma yer verildi. Anahtar Kelimeler: Aristo‟ya Atfedilen Anonimleşmiş Baytarname, Baytarnâme, Türk dili.

15. yüzyılAristotelesBaytarnameler+2
Nur Melik Peker
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Refik Halid'in Peyam-Sabah Gazetesindeki yazılarının incelenmesi (1920-1921)

Türk edebiyatının mizah ustalarından biri olan Refik Halid Karay muhalif duruşuyla ön plana çıkan bir yazardır. Muhalif ruhu onun hem edebiyatçı hem de gazeteci kimliğini besleyen en önemli kaynak olur. Sanatçının bu tavrını en belirgin şekilde gazete yazılarında görmek mümkündür. Bu çalışmada Refik Halid'in muhalif kalemini en baskın şekilde kullandığı Peyam-Sabah gazetesi kaynak olarak kullanılmıştır. Yazarın 1920-1921 yıllarında Peyam-Sabah gazetesinde yayımladığı yazıları tasnif edilerek incelenmiş ve Refik Halid'in düşünce dünyasının zenginliği ve mizahî yaklaşımı Peyam-Sabah örneği üzerinden ortaya konmuştur.

Edebi anlatımEdebi eserlerEdebi metinler+4
Aslı Zeynep Ortakan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00