
403
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Agustın Barrıos Mangore'nin La Catedral adlı gitar eserinin teknik ve müzikal açıdan incelenmesi
Bu araştırma, klasik gitar repertuarında önemli bir yere sahip olan Agustín Barrios Mangoré'nin "La Catedral" eserinin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. "La Catedral" ''Preludio Saudade'', ''Andante Religioso'' ve ''Allegro Solemne'' adında üç farklı bölümden oluşmaktadır. Her bölüm, Barrios'un bestecilik stilinin farklı bir yönünü yansıtmakta, teknik karmaşıklığı derin duygusal yoğunlukla birleştirmektedir. Orijinali iki bölüm olan eser on dokuz yıl sonra eklenen ''Preludio Saudade'' ile üç bölüme kavuşmuştur. Eserin I. bölümü olan ''Preludio Saudade'' düşünceli doğasıyla nostalji ve manevi özlem hissi uyandırmaktadır. Eserin II. bölümü olan ''Andante Religioso ''bölümü ise dini bir törenin ciddiyetini yansıtarak Barrios'un teknik karmaşıklıklarını daha içsel bir nitelikle birleştirmektedir. Eserin III. ve son bölümü olan ''Allegro Solemne'' bölümü ise Barrios'un canlı ve dinamik bir müzikal anlatı yaratmadaki olağanüstü becerisini sergilemektedir. İnceleme sonucunda; La Catedral'ın karmaşık armonik yapısı ve iç içe geçmiş melodik hatlarıyla, müzikal analiz ve teori çalışmaları için zengin bir kaynak sunduğu görülmektedir. Buna göre bu araştırmada; I. bölüm ''Preludio Saudade'', II. bölüm ''Andante Religioso'', III. bölüm ''Allegro Solemne'' teknik ve yapısal olarak incelenmiştir. Elde edilen verilerin eserin teknik zorlulukları, performans gereklilikleri, gitar tekniği ve yorumlama konusunda önemli bulgular sunduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın ileride yapılacak karşılaştırmalı incelemelerle birlikte Barrios'un gitar müziğindeki etkisine yönelik daha ayrıntılı bir zemin hazırlayacağı düşünülmektedir.
Modest Mussorgsky'nin bir sergiden tablolar eserinin müzikal açıdan incelenmesi
Bu çalışma, Rus ressam Viktor Hartmann'ın eserlerinden esinlenerek, Modest Mussorgsky tarafından bestelenen "Bir Sergiden Tablolar" adlı eserinin detaylı bir incelemesini ele almaktadır. Araştırmanın amacı, eserin müzikal ve teknik yönlerini ayrıntılı bir şekilde incelemektir. "Bir Sergiden Tablolar", toplam 5 geçiş (promenade) ve 10 farklı bölümden oluşmaktadır. Besteci ile somut bir ilişki kurulabilmesi için Hartmann'ın mevcut tablolarına da araştırmada yer verilmiştir. Bulgularda her bir geçiş ve bölüm için teknik, biçimsel, müzikal ve tarihsel bilgilere de yer verilerek kapsamlı bir çalışma yapılmıştır. Mussorgsky'nin "Bir Sergiden Tablolar" eserinin betimleyici özelliği ve senfonik yapısı, onu diğer eserlerden ayırır ve türdeşlerine öncülük eder. Eserin gerek empresyonist bir dokuya sahip olması ve gerekse senfonik şiirsel yapısı, onun belirli bir kalıba yerleşmemiş betimleyici bir teknikte olmasını sağlamıştır. Sonuç olarak, bu çalışmanın elde edilen bilgilerin müzikologlara, müzik teorisyenlerine ve piyano icracılarına yorumlanabilir farklı bir kaynak oluşturacağı düşünülmektedir. Zira eser, sadece betimleyici bir müzik parçası olmanın ötesinde, Rus ulusal müzik akımı ve Rusya'da izlenimciliğin müziğe yansıması olarak da değerlendirilebilecek detaylı bir başyapıttır. Ayrıca, araştırmada yer alan tarihsel bulguların literatürde önemli bir referans kaynağı olması hedeflenmektedir.
Bağlama sazının temel niteliklerinin incelenmesi
Halk müziğinin ana çalgılarından biri olan bağlamaya dair farklı yaklaşımların olduğu bilinmektedir. Ne var ki bağlamanın yöreden yöreye farklı çalış teknikleri ve biçimleri olduğu da bir gerçektir. Birbirinden bağımsız bu tavır ve yaklaşımlar bağlama çalgısının gelişimindeki metodolojik, üslupsal ve yapısal sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlar genel olarak; icra, pozisyon, mızrap vuruş yönleri ve terminolojik açılardan standart olmayan bir bakış açısını ortaya çıkarmaktadır. Zira bağlamaya yönelik standartlaşmanın aynı zamanda çalgıya yönelik sistematik sürdürülebilirliğin önünü açacağı düşünülmektedir. Geleneksel bir çalgıya yönelik ulusal ve standart bir ekolün kabul edilmesi, o çalgının evrenselleşme sürecinde en nihai adımdır. Bağlama ekolün standartlaşmasına yönelik yapılan araştırmalarda ortak bir bakış açısının gerekliliğinin vurgulandığı görülmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak bu araştırmada çalgı olarak bağlamanın işlevselliğinin alanyazın üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada elde edilen bilgiler sayesinde, bağlama çalgısını yöreselden ulusala doğru kavramsal, biçimsel ve tarihsel olarak öneminin vurgulandığı düşünülmektedir. Sonuç olarak araştırmada bağlamanın kavramsal ve biçimsel yönlerinin tek bir potada ele alınarak, standartlaştırılmış bir bağlama ekolünün temel hatları çizilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın alana yönelik yapılacak daha spesifik araştırmalara öncül bir bilgi akışı sağlayacağı düşünülmektedir.
Franz Schubert'in D. 935 Op. Posth. 142 numaralı impromptu'sunun biçimsel açıdan incelenmesi
Bu araştırma, Franz Schubert'in D. 935 Op. Posth. 142 numaralı impromptu'sunun biçimsel açıdan incelenmesi üzerine odaklanmaktadır. Bu eser, Romantik Dönem eserleri arasında önemli bir örnek olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, eserin icra teknikleri, form, tonalite ve müzikal temaları gibi müzikal ve teknik öğelerin derinlemesine incelenmesi yoluyla eserin yapısını ve önemini anlamaktır. Araştırmanın ilk aşamasında, Schubert'in hayatı, dönemin müzikal özellikleri ve İmpromptu'n genel yapısı hakkında literatür taraması yapılmıştır. Daha sonra, eserin nota metinleri, doküman analizi yöntemleri kullanılarak incelenmiş ve müzikal analizler yapılmıştır. Bu analizlerin sonucunda, İmpromptu D. 935 (Op. Posth. 142 adlı eserin hem müzikal hem de tarihsel açıdan taşıdığı önem çalışma sonucunda vurgulanmaktadır. Elde edilen bulgular sonucunda F.Schubert'in kompozisyon tekniklerini ve müzikal dili hakkında yeni bir kaynak kazandırıldığı düşünülmektedir. Ayrıca bulguların müzik icracıları açısından kolaylaştırıcı bir kaynak sunacağı düşünülmektedir. Bilgilerimize göre ulusal alan yazında D. 935 Op. Posth. 142'ye yönelik kapsamlı bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu yüzden incelemenin gelecekte yapılacak araştırmalar için bir zemin hazırladığı söylenebilir.
Anadolu ozanlık geleneği içerisinde Feyzullah Çınar'ın yeri ve besteleri üzerinde müzikal çözümleme
Ozanlık geleneği, Türklerin tarih sahnesine çıkışından itibaren var olan, yüzyıllar boyunca halk kültürünün bir parçası olarak yaşamış, köklü bir gelenektir. Bu geleneğin ortaya koyulması, korunması ve bugünlere ulaşması noktasında önemli rol üstlenen ozanlar, zaman içerisinde âşık adıyla anılmaya başlanmıştır. Genellikle saz eşliğinde şiirlerini ve türkülerini söyleyen âşıklar birçok konuyu eserlerinde işleyerek tarihe ışık tutmuşlardır. Geleneğin 20. yüzyıl temsilcileri arasından Âşık Feyzullah Çınar; kendi döneminin dilini, duygularını ve düşüncelerini dile getirmiş, halkın sesi olmuştur. Bu çalışmanın konusu en genel ifadeyle Feyzullah Çınar'ın yaşam öyküsü ve okuduğu eserlerin notaya alınıp incelenmesidir. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde Anadolu'da ozanlık geleneği ele alınmış, ikinci bölümünde Feyzullah Çınar'ın hayatına ve sanatına yer verilmiş, üçüncü bölümde Çınar'ın okuduğu eserler notaya alınmış ve çözümlemeleri yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı Feyzullah Çınar'ın albüm ve plak kayıtlarında seslendirdiği eserlerin külliyatını oluşturmaktır. Bu çalışma Feyzullah Çınar türkülerinin notaya alınarak yazılı kaynağa dönüştürüldüğü ilk çalışma olması bakımından önem arz etmektedir.
Carl Friedrich Zelter'in mi bemol majör viyola konçertosunun biçimsel analizi
Bu çalışmada viyola çalgısıyla ilgili klasik dönemde yazılmış konçertolardan biri olan Carl Fredrich Zelter'in mi bemol konçertosunun yapısal analizi yapılmıştır. Bu çalışma klasik dönem bestecilerinden biri olan Carl Friedrich Zelter'in viyola çalgısı için bestelemiş olduğu tek viyola konçertosu olan mi bemol majör viyola konçertosunun detaylı bir analizini yapmak dönem hakkında genel bilgiler vermek ve bu doğrultuda eserle ilgili çalışma yapmak isteyenlere yarar sağlamak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmanın kapsamı Carl Friedrich Zelter'in mi bemol major tonunda yazmış olduğu konçertodur. Yapılan çalışma kapsamında eserin üç bölümden oluştuğu tespit edilmiş olup birinci bölümün sonat allegrosu formunda ikinci bölümün lied formunda üçüncü bölümün rondo formunda yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda öncelikle eser parçalara ayrılarak müziksel açıdan yorumlanmış daha sonra eserin içinde bulunan müzikal yapılar ortaya çıkarılmış ve ayrı olarak tablolaştırılmıştır. Daha sonra bölümlerin içerisinde yer alan armonik yapılar tablolaştırılmış ve sık kulanılan ritim kalıpları belirlenerek en çok kullanılan ritim kalıpları tablo ve grafik şeklinde gösterilmiştir.
Concone Thirty Daily Exercise For High Voice Op. 11 etütlerinin analizi
Ses eğitimine yönelik çalışmalar mevcut olmakla birlikte, bu alana katkı sağlayanlardan biri de besteci, ses eğitimci ve müzik teorisyeni Giuseppe Concone'dur. Literatür incelendiğinde, kendisine ait çalışmalara yönelik kaynakların az sayıda olduğu dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, Giuseppe Concone'un hayatından bahsedilmiş olup, ses eğitiminde önemli bir yere sahip olan "Thirty Daily Exercise For High Voice Op.11" metodundaki etütler analiz edilmiştir. Ses eğitiminin ilke ve amaçları doğrultusunda, ilgili metodun incelenmesinin erkek ve kadın seslerine fayda sağlayacağı düşünülmektedir.Bu araştırma, betimsel olarak ele alınmış nitel bir çalışmadır. Veriler, doküman inceleme yöntemi ile toplanmıştır. Doküman inceleme yöntemi ile toplanan veriler, içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada, örneklem olarak kişiye ait "Thirty Daily Exercise For High Voice Op.11" adlı kitabında yer alan etütler seçilmiştir. Çalışmada, Giuseppe Concone'un kendisine ait kitabında kromatik egzersizlere oldukça önem verdiği; etütlerinde 16'lık nota değerinden daha küçük hiçbir nota değerini kullanmadığı; ölçüsü 4/4'lük olan ve ölçü sayısı 20'yi geçen etütlerin yoğun olarak kullanıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın, Giuseppe Concone hakkında yapılacağı öngörülen diğer çalışmalara kaynak teşkil etmesi bakımından önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Giuseppe Concone ,Thirty Daily Exercise For High Voice Op.11, Etüt, Ses, Ses eğitimi.
Klâsik Türk müziği keman eğitim yöntemlerinin analizleri
Klasik Türk Müziği Keman öğretim yöntemleri bünyesinde olan meşk usulü ve metodik sistemin uygulanma şekillerini içerik analizi yapmanın yanı sıra, bu analizler sonucunda bir klasik Türk müziği keman öğretim dizini oluşturmanın amaçlandığı bu araştırmada, nitel yöntem ve tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma, "Giriş", "Beş Bölüm", "Sonuç ve Öneriler" ve "Ekler" kısımlarından oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde, günümüze kadar klasik Türk müziği keman eğitimi üzerine yapılan çalışmalar kronolojik olarak değerlendirilmiştir. Birinci Bölümde, keman çalgısının tarihçesi ve yapısal özellikleri; Keman çalgısının etimolojisi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci Bölümde; klasik Türk müziği keman icracılarının hayatı ve mûsiki çalışmaları ve çalgını akort sistemi ele alınmıştır. Üçüncü Bölümde, çalgı eğitimi açısından keman çalgısı incelenerek geleneksel Türk müziğinde çalgı eğitim yöntemleri, basılı olan klasik Türk müziği keman eğitim metotlarının karşılaştırmalı içerik analizi yapılmıştır. Klasik Türk müziği keman öğretim süreci ve klasik Türk müziği ile Batı müziği icra teknikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü Bölümde, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Bayburt Üniversitesi, Necmettin Erbakan üniversitelerinden bir, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden iki, toplamda sekiz akademisyenle ile görüşülmüştür. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu, TRT İstanbul Radyosu, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk, Müziği Korosu, İzmir Klasik Devlet Türk Müziği Korosu, İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, TRT İstanbul Radyosu ve TRT Ankara Radyosundan birer sanatçı olmak üzere olmak üzere on keman sanatçısı ile görüşülerek, toplamda on sekiz bireye yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Bu görüşmeler sonucunda, klasik Türk müziği keman eğitim yöntemlerinin içerik analizi yapılmıştır. Beşinci bölümde, tüm bölümlerden elde edilen veriler ışığında, klasik Türk müziği keman öğretim dizininin değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuç ve öneriler bölümlerinde ise, elde edilen veriler doğrultusunda ulaşılan sonuçlara ve çalgının eğitim sürecine katkı sağlayacağına inandığımız önerilere yer verilmiştir.
Paul Chambers'ın kullandığı bas yürüyüşlerindeki armonik yapı
Bu araştırma, Paul Chambers'ın kullandığı bas yürüyüşlerindeki armonik yapının tespit edilmesine yönelik genel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini caz müziği kontrbas sanatçılarından Paul Chambers, örneklemini ise Bud Powel'ın Cleopatra's Dreams, John Coltrane'in Gaint Steps, Klemmer ve Lewis'in Just Friends, Sigmund Romberg'in Softly, As In A Morning Sunrise, Victor Young'un Stella By Starlight, Jeroma Kern'in Yesterdays eserindeki Paul Chamber'ın bas yürüyüşleri oluşturmaktadır. Çalışmanın kuramsal çerçevesinin oluşturulmasında ve eserlerin yürüyen baslarına ilişkin verilerin toplanmasında nitel araştırma tekniklerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde görsel analiz tekniğinden yararlanılmış; bu kapsamda Paul Chambers'ın kullandığı bas yürüyüşlerindeki armonik yapı; diyatonik, kromatik, çift kromatik yaklaşım sesleri, tam ve yarım sesten oluşan melodik kalıplar, doğal ve altere gerilimli sesler, majör, minör, simetrik ve modal dizilerle analiz edilerek Paul Chambers'ın bas yürüyüşlerinde kullandığı armonik yapısına ilişkin sonuçlar ortaya konulmuştur.
Müzik dersi kapsamında geliştirilen artırılmış gerçeklik uygulamalarının lise öğrencilerinin akademik başarılarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Artırılmış Gerçeklik (AG) teknolojisi kullanılarak yapılan müzik dersinin lise öğrencilerinin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Ayrıca araştırmanın diğer amacı, bu teknoloji ile yapılan müzik dersi hakkında öğrenci görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Tez Merkezinde AG teknolojisi ile ilgili yapılmış tezler incelendiğinde, konuyla ilgili çalışmaların daha çok bilgisayar mühendisliği alanında ve fizik, kimya, biyoloji, matematik, coğrafya, yabancı dil gibi eğitimin bazı alanlarında yoğunlaştığı; müzik ya da müzik eğitimi uzmanlık alanını gerektiren konularda ise çok sınırlı sayıda çalışmanın olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda araştırma, alana yeni bir kaynak oluşturacağı ve konuyla ilgili daha sonra yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı için önemlidir. Ayrıca bu çalışma, üretilen ders materyalinin (z-kitap) ve içeriğinde yer alan artırılmış gerçeklik uygulamalarının araştırmacı tarafından geliştirilmiş olması nedeniyle de önemli görülmektedir. Karma yöntem ile hazırlanmış olan araştırmada, açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Bu bağlamda, önce nicel veriler, daha sonra da nitel veriler analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutu, nicel araştırma modellerinden yarı deneysel modele göre planlanmış; araştırmanın çalışma grubunda Ordu ili Altınordu ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve rastgele seçilen resmi bir ortaöğretim kurumunda öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri yer almıştır. Seçilen ortaöğretim kurumunda rastgele yöntemle belirlenmiş şubelerden ise deney ve kontrol grupları oluşturulmuş ve toplamda dört hafta süren (haftada iki saat) bir çalışma yapılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sayısal veriler, görüşme ve gözlem gibi çoklu veri toplama yöntemleri kullanılarak, deneklerin yaşadıkları deneyimlerle ilişkilendirildiği için bu çalışmanın nitel boyutu durum çalışması modeline göre planlanmıştır. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış olan başarı testi, yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem formları kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, parametrik testlerden bağımsız örneklem t-testi ve bağımlı örneklem t-testi; parametrik olmayan testlerden ise Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılarak SPSS-22 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, kontrol ve deney grubunun akademik başarıları arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Ayrıca nitel ve nicel verilerin analizi birlikte değerlendirildiğinde, eğitimde artırılmış gerçeklik uygulama ve içeriklerinin kullanımının, öğrenmeyi kolaylaştırdığı, bilgilerin akılda kalıcılığını sağladığı, ilgi çekerek öğrenci motivasyonlarını artırdığı ve akademik başarıları üzerinde olumlu yönde bir etki yarattığı tespit edilmiştir.
Tarihsel süreçte klâsik Türk mûsikîsi ses icracılığında üslûp ve tavır
Bu araştırmada Klasik Türk Musiki ses icracılığında üslûp ve tavrın tarihsel seyri incelenerek, ses icracılığında dönemsel olarak ortaya çıkan üslûp-tavır biçimlerini ve tarihsel süreçte üslûp ve tavır oluşumunda hangi faktörlerin etkili olduğunu tespit etmek amaçlanmaktadır. Araştırmanın verileri literatür taraması ve doküman inceleme ile elde edilmiştir. Tarama modelinde betimsel bir çalışma olan bu doktora tezi 5 ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm problem, amaç, önem, varsayımlar, sınırlılıklar ve ilgili araştırmalardan oluşan tezin kapsamını yansıtmaktadır. İkinci bölümde araştırmada kullanılan yöntem, üçüncü bölümde araştırmanın kavramsal ve kuramsal çerçevesine yer verilmiştir. Bulguların yazıldığı dördüncü bölüm iki ana başlık altında irdelenmiştir. İlk olarak tarihsel süreçte ses icracılığında oluşan üslûp ve tavır biçimleri tespit edilerek hafız-gazelhan, fasıl, radyo, koro, piyasa ve solo üslûp ve tavrı alt başlıklar olarak incelenmiştir. İkinci ana başlıkta ise ses icracılığında üslûp ve tavır oluşumunu etkileyen faktörler belirlenerek mekân, teknolojik gelişmeler, dil-prozodi ve toplumsal cinsiyet bağlamlarında incelenmiştir. Araştırmanın son bölümü olan sonucunda ise ses icracılığında tarihsel süreçte oluşan üslûp ve tavır dönüşümleri detaylı olarak tespit edilmiş ve alana katkı sağlayacağı düşünülen öneriler getirilmiştir.
Haydar Tatlıyay'a ait eserlerin analizi doğrultusunda Türk musikisi keman eğitimine yönelik etütlerin oluşturulması
Türk Musikisi keman eğitimi ve icra gelişimi için etüt çalışmalarının katkısı büyüktür. Haydar Tatlıyay bağlamında ilgili literatür taranmış ve Türk Musikisi keman eğitimine yönelik herhangi bir etütleştirme çalışmasına rastlanmamıştır. Bu çalışma gerek Türk Musikisi keman eğitimcilerine gerekse icracılarına etüt repertuvarı ve kaynak oluşturma amacıyla oluşturulmuştur. Çalışma oluşturulurken Haydar Tatlıyay'ın eşi Makbule Tatlıyay'ın derlediği "Haydar Tatlıyay'ın Hayatı ve Eserleri" adlı kitap ana kaynak olarak kullanılmıştır. Haydar Tatlıyay'a ait ilgili kaynak incelendiğinde 144 adet eser tespit edilmiştir. Bu eserler araştırmanın evrenini, ilgili eserler içerisinden seçkisiz (Random) örneklem ile ayıklanan 10 adet sözsüz eser araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. İlgili veriler belgesel tarama yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmanın modeli tarama modellerinden genel tarama modeli olarak belirlenmiştir ve araştırma betimsel bir çalışma olarak oluşmuştur. Araştırmanın örnekleminde yer alan 10 adet eser analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında Türk Musikisi keman eğitimi ve icrasına yönelik 5'erli olmak üzere toplamda 50 adet etüt oluşturulmuştur. Etütler oluşturulurken Haydar Tatlıyay'a ait ilgili eserlerinden seçilen motifler çıkıcı ve inici sekilemeli (Sekvens) kurguyla çoğatılmış, oluşan notasyon içerisinde keman için yay, süsleme ve pozisyon teknikleri eklenmiştir. Bu araştırma sayesinde Türk Musikisi keman eğitimine yönelik etütleştirme çalışmasının yapılabileceği, Haydar Tatlıyay'a ait eserlerin Türk Musikisi keman eğitimine yönelik kullanılabileceği, motiflerin sekilemeli (Sekvens) biçimde art arda eklenmesiyle etütleştirme çalışmalarının yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Ortaokul müzik öğretmenlerinin Web 2.0 araçlarını kullanma durumlarının incelenmesi
Teknolojinin hızlı gelişimiyle karşımıza çıkan yenilik ve değişimler, yaşantımızın her alanında olduğu gibi eğitim-öğretim süreçlerini de etkilemiştir. 21. yüzyıl becerileri çerçevesiyle birlikte ülkemizde öğretim programları yenilenmiş ve çağın gereksinimi olan teknoloji ile internetin eğitime entegre edilmesi amaçlanmıştır. Bu değişim sürecinde, öğrencilerin bilgiye erişimde aktif rol üstlenmeleri; öğretmenlerin ise bu süreçte öğrencilere rehberlik ederek öğrenme deneyimlerini yönlendirmeleri beklenmektedir. Değişen bu dinamiklerle birlikte, "eğitim teknolojileri" başlığı altında çeşitli araçlar ve uygulamalar geliştirilmiş; öğretmenlerin, geleneksel öğretim yöntemlerinin yanı sıra bu teknolojileri de eğitim sürecinde kullanmaları öngörülmüştür. Ülkemizde bu dönüşüme uyum sağlamak amacıyla başlatılan FATİH Projesi, teknoloji ve internetin sınıf ortamlarında aktif olarak kullanılmasını sağlamıştır. Ayrıca, eğitim-öğretim sürecine teknolojik bir destek sunan EBA platformu hem öğretmenlere hem de öğrencilere önemli katkılar sağlamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından desteklenen eğitim teknolojileri sayesinde, derslerde kullanılabilecek web araçları ve uygulamalar, interaktif tahtalarla entegre edilerek sınıf ortamında daha etkin bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır. Bu bağlamda, öne çıkan araçlardan biri de Web 2.0 teknolojileridir. Web 2.0 araçları, bireylere içerik oluşturma, paylaşma ve işbirlikçi yapıya olanak sağladığı için eğitim-öğretim sürecinde kullanımı öğretmen ve öğrenciye avantaj sağlamaktadır. Yenilikçi eğitim teknolojilerinden olan Web 2.0 araçlarının, ders ortamına zengin içerik sunmasıyla geleneksel öğretim yöntemlerine ek öğretmenlerin yararlandığı önemli web tabanlı kaynaklar arasında yer aldığı söylenebilir. Web 2.0 araçları, eğitim ortamında birçok farklı kullanım alanı sunmaktadır. Bu doğrultuda, öğretmenin Web 2.0 araçlarının eğitime sağladığı olanakları benimsemesi ve ders sürecinde aktif kullanması önemlidir. Bu bağlamda, öğretmenin eğitimde fırsat eşitliliği ilkesini benimseyerek öğrencilere rehberlik etmesine ve öğrencilerin bu teknolojilerle tanışıp aktif bir şekilde kullanmalarına olanak sağlamaktadır. Bu araştırmada, Altınordu ortaokul müzik öğretmenlerinin Web 2.0 araçlarını kullanma durumlarının incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışma deseni modeline göre oluşturulmuştur. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesine göre oluşturulmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırmalı görüşme formu ile elde edilmiştir. Uzman görüşleri alınarak hazırlanan yarı yapılandırmış görüşme formu altı sorudan oluşturulmuş öğretmenlere uygulanırken öğretmenlerin bilgileri dahilinde ses kaydı alınmıştır. Veri analizinde, betimsel ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda, müzik öğretmenlerinin Web 2.0 araçlarıyla ilgili bilgi düzeylerinin yeterli olmadığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin, derslerinde genellikle günlük yaşantılarında aşina oldukları araçları tercih ettikleri ve yeni içerik üretmek yerine hazır içerikler sunan araçları kullandıkları görülmektedir. Özellikle, bu araçların kendi branşlarında nasıl etkili şekilde kullanılabileceğine dair bilgi eksikliği dikkat çekmektedir. Ayrıca, okul ortamlarının teknolojik altyapısı ve ağ bağlantı yeterlilik düzeyleri öğretmenlerin Web 2.0 araçlarını etkili şekilde kullanma süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Bununla birlikte, yüksek sınıf mevcutları ve sınırlı ders süreleri de, öğretmenlerin bu araçları verimli şekilde kullanmalarını zorlaştıran temel faktörler arasında yer aldığı belirlenmiştir.
Kabak kemane ve kemança formunda yapılan kemanenin karşılaştırmalı analizi
Tarihin ilk zamanlarından bu yana değişik adlarla anılmakta olan çalgıların farklı coğrafi bölgelerde ait oldukları kültürleri temsil ettiği bilinen bir gerçektir. Sözü edilen kültürlerin temsilcileri arasında gösterilebilecek kabak kemane ve kemança formundaki kemane çalgılarının birbirlerine oldukça benzeyen şekilleri ve yakın coğrafyalarda bulunmalarının da etkisiyle kimi zaman birbirlerinin yerine isimlendirildikleri görülen bir durumdur. Buna karşın iki çalgı, gerek yapısal gerekse ses kaliteleri açısından farklılık göstermektedir. Çalışmanın amacı kabak kemane çalgısı ile kemança formundaki kemane çalgısının yapı ve ses kaliteleri açısından karşılaştırmalı analizinin yapılmasıdır. Doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilen bu analizlerde her iki çalgının; sap, burgu, tel, gövde ve yay bölgelerinin karşılaştırması yapılmış, elde edilen bulgulardan hareketle iki çalgının yapısal ve ses kalitesi bakımından benzeyen ve farklılaşan özellikleri ortaya konmuştur. Köken olarak ıklığ çalgısından ortaya çıktığı kabul edilen her iki çalgının Türkiye ve Azerbaycan merkezli icra edildiği, bununla birlikte her iki ülkede de kabak kemane çalgısı ile kemança formundaki kemane çalgısının icrasına rastlandığı görülmektedir. Çalışma, bu alanda araştırma yapmak isteyenlere, icracılara, çalgı yapımcılarına ışık tutması açısından önem arz etmektedir.
Kabak kemane ile Karadeniz kemençesinin karşılaştırmalı analizi
Türk Halk Müziği yaylı çalgıları ailesinden olan kabak kemane ve karadeniz kemençesi diğer Türk Halk Müziği çalgıları gibi usta-çırak ilişkisiyle devamlılığını sürdürmüştür. Farklı bölgelere ait olan bu iki enstrüman, yüzyıllar boyunca nesilden nesile aktarılıp, kültürel kimliğin önemli bir parçası haline gelirken icracıların geçmişten bugüne kendi kültürlerinin müzikal özelliklerini yansıtmasında önemli bir rol almıştır. Bu araştırma, Karadeniz yöresi ve Teke yöresi temsilcilerinden olan kabak kemane ve karadeniz kemençesinin icra tekniği bakımından karşılaştırmalı olarak incelenip benzer ve farklı yönlerinin ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır. Betimsel tarama modelli bu çalışmada kabak kemane ve karadeniz kemençesinin icra tekniği bakımından benzer ve farklı yönlerinin, nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi yöntemiyle incelenmiş olup görsel ve yazılı literatür taranarak verilerin elde edilmesi sağlanmıştır. Çalışma boyunca oluşturulan nota yazımlarında, müzik notasyonu programı olan Finale programından yararlanılmıştır. Bu çalışmada, kabak kemane ve karadeniz kemençesinin icra teknikleri karşılaştırılmış, her iki çalgıda çift ses çalma, detache, legato; çarpma, mordan, trill ve vibrato gibi tekniklerin ortak şekilde kullanıldığı, pizzicato ve glissando tekniklerinin sadece kabak kemane de kullanıldığı, icracıların bireysel yorumları ve geleneksele özgü kalıplar doğrultusunda çalgı tekniklerini biçimlendirdikleri ayrıca bu biçimlendirmenin, çalgıların potansiyellerinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayabileceği sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.
Türkiye'de çok sesli koro ve koro şefliği
Bu tez çalışmasında Türkiye'deki koro müziği ve koro şefliği pratiği incelenerek, koro şeflerinin toplumsal ve sanatsal rolleri, koro müziği ile toplum arasındaki ilişki ve koro şefliği eğitimine yönelik beklentiler araştırılmıştır. Çalışma, Türkiye'deki koro müziği ge-leneğinin gelişim sürecini, koro şeflerinin toplumsal işlevlerini ve koro şefliği eğitimindeki eksiklikleri değerlendirmektedir. Araştırma, nitel bir yaklaşım benimsenerek gerçekleşti-rilmiş olup Türkiye'de koro şefliği yapan ve bu alanda uzmanlık deneyimine sahip beş katılımcı ile görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmeler sonucunda koro müziği ve koro şefli-ğinin sadece sanatsal bir faaliyet değil, aynı zamanda toplumsal anlamda bağlar kuran, kültürel farkındalık oluşturan ve bireyler arasında empatiyi artıran bir araç olduğu ortaya çıkmıştır. Katılımcılar, koro şefliğinin müziksel becerilerin yanı sıra liderlik, topluluk yö-netimi ve pedagojik beceriler gerektiren bir meslek dalı olduğunu vurgulamışlardır. Koro şefliği eğitiminin daha sistematik ve kapsamlı bir hale getirilmesi gerektiği, katılımcılar tarafından öne sürülen bir diğer önemli bulgudur. Koro şeflerinin yalnızca teknik müziksel bilgiye değil, aynı zamanda topluluk yönetimi, sosyal etkileşim ve grup dinamiklerini yö-netme gibi becerilere de sahip olmaları gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, koro şeflerinin eği-tim süreçlerinde uygulamalı deneyimlere yer verilmesi gerektiği ifade edilmiş, koro şefliği mesleğinin toplumsal sorumlulukları ve kültürel bilinç oluşturma noktasında önemli bir rol oynadığı görülmüştür. Katılımcılar, koro şeflerinin sadece müzikal değil, aynı zamanda toplumsal etkileşimde bulunan ve toplumu bir araya getiren sanatçılar olmaları gerektiğini belirtmişlerdir. Koro şeflerinin koro üyeleriyle etkili iletişim kurarak topluluk içindeki uyumu ve grup dinamiklerini güçlendirmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Türkiye'de koro müziği ve koro şefliğine yönelik öneriler sunulmuş; koro şefliği eğitimine yönelik yapılan değerlendirmeler ışığında mesleğin profesyonelleşmesi için atılması gereken adımlar ortaya konulmuştur. Koro şefliği, sanatsal yönünün yanı sıra toplumsal bağların güçlendirilme-sinde etkili bir araç olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, koro şefliği eğitimlerinin şeflerin çok yönlü beceriler geliştirmelerine imkân tanıyacak biçimde yapılandırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Piyano eğitimcilerinin piyano öğretim tutumları üzerine bir anket çalışması
Bu araştırmada 2021-2022 eğitim öğretim döneminde Türkiye ve Azerbaycan'da bulunan özel ve devlet okullarında piyano eğitimcilerinin piyano öğretim tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma gurubunu, Türkiye ve Azerbaycan'da bulunan özel ve devlet okullarında piyano öğretmeni olan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 150 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan "Demografik Bilgi Formu" ve Doç. Dr. Tarkan Yazıcı'nın (2016) geliştirdiği "Piyano Eğitimcilerinin Piyano Öğretimlerine Yönelik Tutum Ölçeği " kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlere elektronik ortamda anketler gönderilmiş ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Piyano dersi motivasyon ölçeği ve demografik bilgi formu yoluyla elde edilen verilerin ilgili analizler yapılmış, tablolar halinde düzenlenerek yorumlanmıştır. Piyano eğitimi alanında faaliyet gösteren katılımcıların çoğunluğu, bilgi paylaşımı ve deneyim paylaşımının önemini vurgulamaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı, piyano öğretimiyle ilgili sürekli gelişmeye ve yeniliklere açık olduklarını göstermektedir. Aynı şekilde, piyano öğretimiyle ilgili güncel kaynakları takip etme, projelere gönüllü olarak katılma ve literatürü inceleme konularında da aktif bir tutum sergilemektedirler. Bu, katılımcıların kişisel gelişimlerine katkı sağlama ve topluma fayda sağlama istekliliğini yansıtmaktadır. Araştırmanın sonucunda, piyano öğretimi sırasında keyif almanın ve dayanıklılığın önemini gösterirken, sürekli öğretme düşüncesinin bazı katılımcılar için endişe kaynağı olduğunu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç, piyano öğretiminin hem zevkli hem de zorlayıcı yönlerini yansıtmaktadır. Ancak, piyano öğretiminin bazı katılımcılar için zor olabileceğini düşünenlerin oranı da yüksektir. Bu durum, öğretmenlerin karşılaştığı zorluklara ve öğretim pratiğini geliştirme ihtiyacına işaret etmektedir. Genel olarak, araştırma sonuçları, piyano öğretimi alanında çalışan bireylerin, sürekli öğrenmeye ve gelişmeye açık olduklarını, bilgi paylaşımını önemsediklerini ve öğretim süreçlerini kişisel tatmin ve toplumsal katkı odaklı olarak değerlendirdiklerini göstermektedir.
Türkiye'de orkestra şefliği lisans programlarının değerlendirilmesi ve profesyonel yaşama etkisini geliştirmeye yönelik öneriler
Bu araştırma, Türkiye'de orkestra şefliği eğitimi verilen yükseköğretim kurumlarının lisans düzeyindeki öğretim programlarını değerlendirerek bu kurumlarda verilen eğitimin adayların profesyonel yaşamlarına etkisini incelemektedir. Araştırma belirtilen amaç doğrultusunda nitel araştırma paradigmasını izleyen bir durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu doğrultuda Türkiye'de orkestra şefliği eğitimi almış veya yurt dışında eğitim alıp Türkiye'de şeflik yapan, Türkiye'deki okullarda şeflik eğitimi veren, aktif olarak orkestra şefliğine devam eden ve değişik deneyim sürelerine sahip on orkestra şefi araştırmaya dahil edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda benzer veriler düzenlenerek kodlar ve kategoriler oluşturulmuş, kategori ve kodlara ilişkin frekanslar tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmanın sonunda Türkiye'de orkestra şefliği lisans programlarında yer alan derslerin katılımcı şeflerin kendi lisans eğitimlerindeki öğretim programıyla büyük oranda örtüştüğü saptanmıştır. Katılımcıların eğitim sürecinde aldıkları derslerin kazanımlarını daha sonra meslek hayatında gözlemledikleri, bu derslerin kendilerine birçok nitelik ve teknik kolaylık sağladığı, ancak profesyonel yaşamda hissetikleri bazı eksiklerin eğitimlerinde olmayan ya da yetersiz kalan derslerden kaynaklandığını ifade ettikleri saptanmıştır. Verilerin analizinden hareketle, eğitim sürecinin bu eksikleri karşılamasına ve şeflik öğrencilerinin mesleki yaşama daha hazır başlamalarına yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Tezin sonuç başlığında bu öneriler dört ana başlıkta verilmiştir: (1) Zorunlu dersler arasına alınması önerilen dersler; (2) Zorunlu ders olarak açılması önerilen dersler; (3) Seçmeli ders havuzuna eklenmesi önerilen dersler; (4) Öğretim programı ve uygulama yöntemlerinin geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi. Bu dört başlıkta toplanan önerilerle orkestra şefliği öğrencilerinin daha donanımlı bir şekilde mesleki yaşama başlamalarının sağlanacağı düşünülmektedir.
R. Wagner "Nürnberg'in Usta Şarkıcıları Uvertürü", H. Berlioz "Fantastik Senfoni Op.14", M. Mussorgsky "Bir Sergiden Tablolar" ve S. Prokofiev "Senfoni No.5 Op.100" Adlı orkestra eserlerindeki tuba sololarının incelenmesi
Bu çalışmada, tuba orkestra repertuvarında bulunan önemli eserler tespit edilip, incelenmiş ve araştırılmıştır. Richard Wagner'in "Nürnberg'in Usta Şarkıcıları Uvertürü", Berlioz'un "Fantastik Senfoni", Mussorgsky'nin "Bir Sergiden Tablolar" ve Prokofiev'in "Senfoni No.5 Op.100" adlı eserleri; eserlerin bestecileri ve dönemin koşulları göz önüne alınarak müziğe olan etkileriyle birlikte ele alınmıştır. Bu eserlerin tercih edilmesindeki neden, Türkiye'de ve tüm dünyada yapılan seçme sınavlarında çoğunlukla bu eserlerde yer alan soloların icra ediliyor olmasıdır. Bestecilerin hayatları, sanat anlayışları, bestecilik özellikleri ve eserleri hakkında bilgiler araştırılarak sunulmuştur. Bu eserlerin tuba partilerinin teknik ve müzikal olarak incelenmesi sonucunda icralarına yönelik çalım önerileri ve etütlere yer verilmiştir. Tubaya başlamış ve bu konuda eğitim görmek isteyen icracılar için bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Yapılan araştırma sonucunda tuba orkestra repertuvarı hakkında Türkçe akademik bir çalışmaya rastlanmadığı için, bu eser metninin faydalı bir kaynak olması amaçlanmıştır.
Franz Schubert ve D821 Arpeggione Sonat'ın incelenmesi
Bu eser metni incelemesinde, besteci Franz Schubert ve D821 Arpeggione Sonat'ı ele alınmıştır. Bestecinin eser vermiş olduğu dönemlerin yanı sıra hayatı, çalgının müzik tarihindeki yeri, eserin kontrbas repertuvarı için önemi ve eser ile ilgili detaylı bilgiler verilmiştir. Çalışmada ayrıca eser metni kapsamında incelenen sonatın kurgusal yapısı ve kontrbas için yapılmış farklı edisyonları incelenerek şekiller ile gösterilmiş ve ek olarak bestecinin el yazması hali ile sonatın tamamı sunulmuştur.
Paul Hindemith'in Korno Konçertosu eserinin müzik analizi, eseri yorumlayan icracıların karşılaştırmalı incelenmesi ve yoruma yönelik çalışma yöntemleri
Paul Hindemith'in 1949 yılında döneminin en iyi korno sanatçılarından biri olarak tanınan Dennis Brain için bestelediği Korno Konçertosu, 20. yüzyıl da bestelenmiş korno eserleri arasında kompozisyon biçimi ile en dikkat çekici olanlarındandır. İçerdiği teknik ve müzikal zorluklar ile korno icracılarını çeşitli yönlerden geliştiren bir eser olduğu için korno repertuvarındaki çalışılması gereken önemli eserler arasında yer almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Hindemith'in yaşamına, yaşadığı dönemin müzik kültürüne ve bestecinin müzik stiline yer verilmiştir. Atonal müziği reddeden bestecinin, öncülerinden kabul edildiği Gebrauchsmusik (işlevsel ya da yararlı müzik) akımı hakkında bilgi verilmiştir. Bestecinin korno için yazmış olduğu Korno ve Piyano için Sonat, Korno ve Piyano için Althorn Sonat ve Dört Korno için Sonat eserleri araştırılarak, eserler hakkında kısa bilgilere yer verilmiştir. Eser metninin ikinci bölümünde, çalışmanın konusu olan Korno Konçertosu'nun müzik analizi yapılmıştır. Bu inceleme sonucunda korno icracılarının eseri daha detaylı kavrayarak, bestecinin müzik stilini ve dilini benimsemesine yardımcı olmak amaçlanmıştır. Eser metninin üçüncü bölümünde Dennis Brain (1921 - 1957), Marie Luise Neunecker (1955 - …) ve Louis-Philippe Marsolais'ın (1978 - …) Hindemith'in Korno Konçertosu kayıtları incelenerek teknik ve müzikal olarak icraları karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda bu eseri yorumlayacak korno icracılarına ve öğrencilerine yardımcı olması amacı ile icracılar arasındaki nefes, artikülasyon ve tempo farklılıklarına yer verilmiştir. Eser metninin dördüncü ve son bölümünde Korno Konçertosu'nu icra edecekler için yardımcı olabileceği düşünülen çalışma yöntemleri sunulmuştur. Bu bölümde aralık çalışması, hava kullanımı ve kondisyon çalışması, buşe çalışması, artikülasyon ve nüans çalışmalarına yer verilmiştir. Bu çalışmalar, örnek egzersizler ve örnek etütler ile desteklenmiştir. Şüphesiz ki üflemeli çalgılarda doğru nefes kullanımı, icrayı etkileyen en önemli faktörlerdendir. Bunun yanı sıra Hindemith'in Korno Konçertosu'nda yer alan tiz ve uzun soluklu cümleler, icracıyı kondisyon bakımından zorlayabilir. Dolayısıyla önerilen çalışma yöntemlerinin doğru ve düzenli şekilde yapılmasının icracıyı bu esere hazırlayacağı düşünülmektedir. Paul Hindemith'in Korno Konçertosu hakkında Türkçe literatürde çok az kaynak bulunması nedeniyle bu eser metni çalışması; korno icracılarına, eğitimcilerine ve korno öğrencilerine yardımcı bir kılavuz olması amacıyla hazırlanmıştır.
İzlenı̇mcı̇ müzı̇kte arp kullanımı ve Maurice Ravel'ı̇n "Introduction et Allegro" adlı yapıtının analı̇zı̇
İzlenimci bestecilerin solo arp ya da oda müziği için verdikleri eserler günümüz arp repertuvarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalgının 19. yüzyılda geçirdiği teknik gelişim, bunun sonucunda tınısal özelliklerin tanımlanması, armonik/melodik olanaklar ve bu olanakların çalma tekniğine yansımaları, bu dönemin öncü bestecilerinin ilgisini çekmiştir. Bu çalışma öncelikle izlenimci bestecilerin eserlerine yeni müzikal olanaklar sağlayan arpın çalgı mekanizmasının gelişimine odaklanmaktadır. Bununla bağlantılı olarak, Paris ve Paris Konservatuvarı çevresindeki arp yapımcıları ve icracıları topluluğunun arp müziği üzerindeki etkisini de incelemektedir. Yeni gelişen arptan ilham alan ve onun için müzik besteleyen izlenimci besteciler tartışılırken, izlenimci hareketin zamansal ve mekansal sınırları ile dönemin sanat disiplinleri arasındaki ortak estetik dilin özellikleri incelenmektedir. Çalışma, Fransız izlenimci besteci Maurice Ravel'in arpın mekanik gelişimi tamamlandıktan sonra bestelediği Introduction et Allegro adlı eserinin analiziyle son bulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Arp, Çift Hareketli Pedallı Arp, İzlenimci Müzik, Maurice Ravel, Introduction et Allegro
Philippe Gaubert'in No. 2 Flüt Sonatının müzikal ifade ve icra yönünden incelenmesi
Bu eser metni, Philippe Gaubert'in 2 numaralı flüt ve piyano sonatının flüt çalım tekniğini, müzikal ifadesini ve dönemin Fransız flüt ekolünü incelemiştir. Philippe Gaubert'in hayat öyküsü, sanat kariyeri, flüte yaklaşımı, besteleri ve yaşadığı dönemi temsil eden Fransız Flüt Ekolü, detaylı biçimde ele alınmıştır. Flüt çalım tekniği bakımından Fransız flüt ekolünün net olarak anlaşılması, dönemin en önemli temsilcilerinden olan Philippe Gaubert'i detaylı şekilde anlamak ve hayatını öğrenmekten geçmektedir. Fransız flüt ekolünün en önemli iki temel unsuru olan yumuşak ses ve vibrato tekniği, Paris Konservatuvarı eğitim süresince şekillenmiştir. Ekolün etkisi, Paris Konservatuvarı flütçülerini, dönemin yaşayan flüt yorumcuları ve bestecilerini etkisi altına alarak eserlerde bu özellikleri göstermişlerdir. Analiz edilecek olan P. Gaubert'in 2 numaralı flüt sonatı, flüt eğitimi müfredatının bir eseri olarak kullanılmaktadır ve flüt çalım tekniğini derinleştirmek isteyen her öğrenci için önemli bir kaynaktır. Ülkemizde ve dünyadaki konservatuvarların müfredatlarında önemli bir yeri olan Philippe Gaubert'in eserleri, öğrencilerin Fransız flüt ekolünü anlamaları ve asimile etmeleri bakımından paha biçilmez bir kaynak olurken, eğitimciler için de pedagojik anlamda çok önemli bir araç niteliğindedir. Bunun yanı sıra, incelenmiş olan bu eser metni, Philippe Gaubert'in 2 numaralı flüt sonatıyla birlikte dönemin stili hakkında da bilgi vermektedir.
Leo Brouwer'in El Decameron Negro başlıklı yapıtının formal, müzikal ve yorumsal incelenmesi
Bu eser metninin amacı Kübalı besteci ve gitarist Leo Brouwer'in El Decameron Negro adlı yapıtı incelemektir. İnceleme esnasında besteciyi hem müzikal hem kültürel kökenlerini anlayabilmek adına Afro-Küban müziğinin oluşumunu ve Küba devrimi sonrası akımlarla gelişen müzik kültürü ve bu kültürel yapının bestecinin üzerindeki etkileri irdelenmiştir. Brouwer, 1981 yılında bestelediği bu eseri Sharon İsbin'e ithaf etmiştir. Nijer kıyılarında yaşayan toplulukların kendi kültürel ve müzikal değerlerini Küba topraklarına getirmesi Afro-Küban müziğinin temellerini oluşturmuştur. 20. yüzyıl Küba müziğine bakıldığında devrim öncesi ve sonrasında kurulan müzikal toplulukların Küba müziğine yön verdiği görülmektedir. Devrim öncesindeki gruplar Grupo Minorista ve Grupo de Renovación Musical topluluklarıdır. Üçüncüsü ise devrim sonrası Küba'da hala var olmakta olan bir topluluktur. Bu topluluklarda genel olarak ulusalcılığın daha ağırlıklı olduğu bir düşünce biçimi görülmektedir. Ulusalcılık, bestecilerin Avrupa ve Amerika'daki müzikal akımları inceleyerek kendi müzikleri ile sentezlemeye çalışarak özgün ve kültürel bir tarzı oluşturmayı amaçlamasına neden olduğu görülmektedir. Toplulukların oluştuğu bu dönem içerisinde Afrokübanizm adında bir akım ortaya çıkmıştır. Bu akımın en öncü isimleri Amadeo Roldan ve Alejandro Garcia Caturla'dır. Her iki bestecinin aynı amaca hizmet ettiği fakat farklı yollar izlediği görülmektedir. Roldan müzikal anlamda daha simetrik bir yol izlerken Caturla daha serbestliğin hâkim olduğu bir yolda ilerlemektedir. Brouwer'de bu iki etki sıkça görülürken Roldan 'ın eserleri Brouwer için daha önemli bir yol gösterici niteliği taşımaktadır. Kendisinin Batı müziğinin teknik yapısı içerisinde Afro-Küban elementlerini kullanması Brouwer'e gelecekteki yapacağı eserler için ilham kaynağı olmuştur. Bu bilgiler ışığında ilerlendiğinde bahsedilen topluluklar ve bestecilerin oluşturduğu bu akım Brouwer ile devam etmektedir. Kendisinin müziğinde tıpkı öncülerindeki ulusalcılık duygusu, evrensel bir müzik yapma ihtiyacı, Caturla'nın serbest müzik anlayışı ve Roldan'ın simetrik müzikal yapısı, Afro-Küban müzik elementlerini eserlerinin içerisinde sıklıkla kullandığı ve bu bahsedilen unsurların El Decameron Negro içerisinde yer aldığı görülmektedir. Eserin üç bölümden oluştuğu görülmektedir. Bu bölümlere yakından bakıldığında birbiriyle zaman zaman benzerlik gösteren yerleri olduğu görülürken kullandıkları yöntem, anlatım ve hikaye olarak birbirlerinden farklı yollar çizmekte olduğu görülür.
Mithatcan Öcal'ın "Maschınenangst II" adlı orkestra eserinin form, orkestrasyon ve bestecilik tekniği perspektiflerinden analizi ile yaylılar orkestrası için "Brancusi"
Bu çalışma, Mithatcan Öcal'ın orkestra için bestelediği "Maschinenangst II" adlı yapıtını konu almaktadır. Yapıtın detaylı analizi öncesinde, Öcal'ın bestecilik kariyeri, bestecilik üslubunun zaman içinde sergilediği değişimler, birbiriyle bağlantılı yapıtları, yapıtları arasında birleştirici görev üstlenen ortak konular, besteciliğinin dönüşüm sürecinde ve şu anki bestecilik anlayışı özelinde etkilendiği besteciler, "Maschinenangst II" özelinde paralellik kurduğu besteciler, kendi yapıtlarına yaptığı göndermeler gibi konulara değinilmiştir. "Maschinenangst II"nin analizi kapsamında eserin formu incelenmiş, çalgılama ve orkestrasyon teknikleri (doku karşıtlıkları, tını formasyonları, çalgı gruplarının ilişkileri, çalım teknikleri) ile bestecilik tekniklerine yönelik kapsamlı bir analiz sunulmuştur. Analiz bölümünde, geleneksel müziklerden ve çağdaş bestecilerin yapıtlarından izler taşıyan kesitlere ilişkin açıklamalar da sunulmuştur. Bu eser metni ile birlikte, yazarın yaylılar orkestrası için Brancusi adlı eseri de yüksek lisans diploma çalışması olarak sunulmuştur.
Anadolu türkülerinin iki keman için düzenlenmesi ve keman teknikleri açısından analizi
Bu çalışmada Anadolu türküleri iki keman için düzenlenerek keman teknikleri açısından analiz edilmiştir. Anadolu'daki 7 coğrafi bölgeden birer adet olmak üzere toplam 7 adet türkü üzerinde çalışılmıştır. Türkülerin seçilme aşamasında TRT repertuvarına ait birçok türkü müzikal olarak incelenerek ait olduğu yörenin ezgisel ve ritmik özelliklerini taşıyor olması göz önünde bulundurulmuştur. Seçilen türkülerin iki keman için düzenlenmesi aşamasında çeşitli keman teknikleri kullanarak türkülerdeki ezgisel ve ritmik yapıların, özlerini koruyarak aktarılmasına dikkat edilmiştir. Düzenlemelerde müzikal bütünlüğü sağlama amacıyla nüans ve artikülasyon ifadelerine, birlikte çalma becerisine katkı sağlama amacıyla partiler arasında eşitlik ve iletişime yer verilmiştir. Düzenlemeleri notaya aktarma aşamasında Finale Notepad 2014.5 programından yararlanılmıştır. Çalışmada, bilimsel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli ve içerik analiz modelinden yararlanılmıştır. Giriş bölümünün içeriğinde; çalışmanın konusuna, amacına, önemine, çalışmada belirlenen sayıltılara, sınırlılıklara, tanımlara, ilgili araştırmalara ve kullanılan yönteme yer verilmiştir. 1. bölümde Anadolu'da Müzik konusunu oluşturan kavramlar sistematik bir biçimde, genelden özele doğru bir örüntü dahilinde açıklanmıştır. 2. bölümde; Keman, Türkiye'de Keman Eğitimi ve Keman Teknikleri'ne yer verilmiştir. 3. bölümde araştırmaya konu edilen iki keman için düzenlenen 7 Anadolu türküsünün özgün derlemeleri ve iki keman için düzenlemeleri ritmik ve ezgisel olarak ayrı ayrı incelenmiş, düzenlemelerin müzikal yorum analizlerine yer verilmiştir. Sonuç kısmında araştırmanın problem durumlarına yönelik sonuçlara, öneriler kısmında konuyla ilgili diğer problemleri gidermeye yönelik bazı önerilere yer verilmiştir.
Obua kamışı yapım ve üretiminde Avrupa ve Amerika kıtalarının ekolleşme süreçleri üzerine tarihsel analiz
Obua çift kamışlı bir çalgıdır. Kamışın ham maddesi olan Arundo donax bitkisi, çeşitli işlemlerden geçtikten sonra bir obua kamışına dönüşebilecek hale gelir. Çalıcı, obua kamışını yaparken birden fazla dış etkeni gözeterek kendine en uygun materyali üretir. Tarih boyunca obuanın gelişimiyle birlikte obua kamışı yapımı da gelişmiştir ve dönemin koşullarına uyum sağlamıştır. 20. yüzyıldan itibaren Kuzey Amerika kıtasında ortaya çıkmış olan yeni bir obua kamışı stili, atası olan Avrupa ekolünden zaman içinde sıyrılmış ve kendi başına bir ekol haline gelmiştir. Bu araştırma, günümüzde Avrupa ve Amerika ekolü olarak adlandırılan iki ana kamış yapımı ekolünün oluşumunu, gelişimini ve tarihçesini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
John Cage`in 'Hazırlanmış Piyanos' su ve Endonezya geleneksel orkestrası 'Gamelan'
11 SANATTA YETERLİK TEZ OZU JOHN CAGE'İN HAZIRLANMIŞ PİYANOSU VE ENDONEZYA GELENEKSEL ORKESTRASI GAMELAN Serla BALKARLI CAN Müzik Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kasım 2002 Danışman: Prof. Zöhrab ADIGÜZELZADE Bu çalışma, John Cage'in hazırlanmış piyano eserlerinin yapısal incelenmesi ve Endonezya geleneksel orkestrası Gamelan ve doğu etkisini en yakından gördüğümüz Sonatas and Inerludes adlı eserinin analiz edilmesinden oluşmuştur. Tezde Gamelan incelemesinin yanı sıra John Cage'in hayatı ve eserleri, üyesi olduğu New York Okulu'nun diğer üyeleri, 20. Yüzyılın bazı müzik akımları, yazdığı kitaplar ve hazırlanmış piyanonun detayları incelenmiştir.
Fransız Altıları (LES Six)
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU FRANSIZ ALTILARI (LES SIX) Sibel Sarıcan Müzik Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Aralık 2004 Danışman: Prof. Zöhrab Adıgüzelzad'e Bu çalışma, 20. yüzyılda, Fransa'da Debussy ve Ravel sonrası ortaya çıkan, dönemin müziğine ve tarzına marjinal bir yenilik getiren, Erik Satie ve Jean Cocteau'nun öncülüğünü yaptığı Fransız Altıları (Les Six) grubunu ve bu gruptaki bestecilerin, yeni müzik anlayışlarını, biyografilerini, eserlerini ve karakteristik özelliklerini içermektedir.
Klarnet ailesi ve repertuvarı
Müzik Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mayıs 2004 Danışman: Öğr.Gör. Ayşe Gülriz GERMEN Bu çalışma 1600'lerin sonunda ortaya çıkan şalümodan (chalumeau, Fr.) başlayarak günümüz klarnetinin teknik kullanımı, repertuvan ve ailesini içermektedir. Ailede farklı tonlarda klarnetlerin olması repertuvann oluşumunda yazılan eserlerin çeşitliliğini arttırmıştır. Enstrümanların içinde en çok çeşide sahip olan klarnet ailesi, repertuvan ile de önemli bir yer edinmektedir. Ayrıca bu çalışmada geçmişten günümüze klarnetin gelişiminde katkıları olan Johann Christoph Denner, Ivan Müller, Theobald Boehm gibi ünlü yapımcıların kalıcı yeniliklerine de değinilmektedir.
İvan Galamian V keman öğretim metodu
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ İVAN GALAMİAN VE KEMAN ÖĞRETİM METODU Deniz MUMCU Müzik Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2004 Danışman: Prof.Nazım RIZAEV Bu çalışmada, keman öğretmenliğini 20. yy standartlarına taşımış olan ve dünyadaki en büyük keman öğretmeni olarak kabul edilen İvan Galamian'ın keman öğretim yöntemlerini ve uygulamalı keman çalışmaya ilişkin önerilerini inceleyeceğiz.
Mozart`ın Do Majör Obua Konçertosu
iiYÜKSEK L SANS TEZ ÖZÜMOZART'IN DO MAJÖR OBUA KONÇERTOSUEvren AYSALMüzik Anasanat DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2005Danışman : Yrd.Doç.Serla BALKARLI CANBu çalışma klasik çağı hazırlayan akımların müziğe olan etkisini ve değişiminianlatmakta, Wolfgang Amadeus Mozart'ın K.V.314 Do Majör obua konçertosu veuyarlaması olan K.285 Re Majör flüt konçertosu hakkında bilgi içermektedir.
Orkestra eserleri viyola partilerinin çalışma teknikleri
İİ SANATTA YETERLİK TEZ ÖZÜ ORKESTRA ESERLERİ VİYOLA PARTİLERİNİN ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Burcu Evren TUNCA Müzik Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şubat 2005 Danışman: Yard. Doç. Toros CAN Bu tez, orkestra viyola partilerinin nasıl çalışılması gerektiğini teknik yönden ele almış ve teknik problemlere çözüm önerileri getirmiştir. Tezde orkestra eserlerinden belirlenmiş yedi eser detaylı incelenmiştir. Günümüzde orkestralara alınan elemanların seviyesi gözle görülür derecede artmış, iyi müzisyenlerin artışı ile orkestralara girme rekabeti de bir o kadar büyümüştür. Sınav jürileri, adayları en iyi şekilde değerlendirebilmek için, solo repertuarın yanı sıra, orkestra partilerini de zorunlu eserler listesine almışlardır.
Kemanın tarihsel gelişimi
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜKEMANIN TARİHSEL GELİŞİMİGülşah ERGÜNMüzik Anasanat DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 2006Danışman : Yrd. Doç. Zenfira ZÖHRAPBEKOVABu çalışma, kemanın tarihsel gelişimini içermektedir. Ayrıca bu çalışmageçmişten günümüze kemanın gelişiminde katkıları olan büyük kemanyapımcılarının kalıcı yeniliklerine de değinmektedir.
Klasik Dönem viyola konçertoları
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜKLASİK DÖNEM VİYOLA KONÇERTOLARINezih DikicigillerMüzik Anasanat DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şubat 2007Danışman: Yrd. Doç. Burcu Evren TUNCABu çalışma Klasik Dönem'i hazırlayan akımların müziğe olan etkisini ve değişiminianlatmakta, Klasik Dönem bestecileri ve viyola konçertoları hakkında bilgi içermektedir.
Suzuki metodu ve Türkiye'deki konservatuvar öncesi müzik eğitimi
Bu çalışmada Shinichi Suzuki'nin hayatı, Suzuki Metodunun oluşma süreci, metodun incelenmesi ve yaygınlaşması, kullanıldığı ülkeler, Suzuki eğitim materyalleri, Suzuki öğretmenlerinin yetiştirilme süreci, Türkiye'de konservatuvar öncesindeki eğitimin hangi konservatuvarda nasıl uygulandığı, Suzuki metodu ve konservatuvar öncesinde uygulanan yarı zamanlı eğitimin farklılıkları, Suzuki Metodu'nun Türkiye'de neden kullanılması gerektiği anlatılmıştır.
Yaylı çalgı çalan müzisyenlerde görülen mesleki sağlık problemleri ve bu problemleri önlemede yardımcı olabilecek rahatlama teknikleri
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada; Yaylı çalgı müzisyenlerinde görülen mesleki sağlık problemleri incelenmiştir. Yapılan anket çalışması ile genel olarak karşılaşılan problemler tespit edilmeye çalışılmıştır. Anket çalışmasına Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'ndan yaylı çalgı çalan 135 müzisyen katılmıştır.Ayrıca, mesleki sağlık problemlerini önlemede yardımcı olabilecek rahatlama teknikleri olarak, müzisyenlerin prova öncesi ve sonrası yapabilecekleri çeşitli vücut esnetme hareketleri araştırılarak çalışmaya eklenmiştir.
Mozart's additions to the Austurian violin school and his violin pieces
This theses includes the history of Austrian Violin School until W. A. Mozart and the development of the art of the violin playing. The search of Mozart?s life, his violin sonatas and concertos show the improvement of the art of the violin playing.
Jean Sibelius yaşamı ve keman konçertosunun incelenmesi
Bu çalışma Jean Sibelius'un yaşamını, müzik tarihine katkılarını ve keman konçertosunu inceleyen bilgileri sunmaktadır. Jean Sibelius'un yaşamı ve keman konçertosu ile ilgili türkçe kaynak yetersizliği konunun seçilmesinde önemli bir unsurdur.
William Turner Walton'ın müzik yaşamı ve viyola konçertosu
Bu çalışma, İngiliz müziğinin en önemli bestecilerinden William Turner Walton'ın müzikal yaşamı ve viyola konçertosunun incelemesini içeren bilgiler sunmaktadır. Birinci bölümde William Turner Walton'ın müzik yaşamı, ikinci bölümde viyola konçertosunun müzikal örneklerle incelemesi yer almaktadır. Eklerde ise Walton'ın viyola konçertosu'nun Yale Üniversitesi'nden sağlanmış orijinal el yazısı partisyon örnekleri ve konçertonun şimdiye kadar yapılmış kayıtlarının bir listesi bulunmaktadır.
Çağdaş Türk bestecilerinin yaylı çalgılar dördülleri
Bu çalışma, Çağdaş Türk Bestecilerinin yaylı çalgılar dördüllerini kapsayan ayrıntılı bir kaynak olarak düşünülmüştür. Araştırma kapsamında yapıtların ilk seslendirilişleri, ses kayıtları, bölümlerin uzunlukları ve yapıları hakkında bilgi verilirken yaylı çalgılar tekniği açısında da değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bölümlerin ilk satırlarının eklenmesiyle görsel bir fikir oluşması sağlanmış ve notasına ulaşılamayan dördüllerin bestecilerinin özgeçmişleri ve yapıtlarının adına yer verilebilmiştir.
Seçilmiş orkestra eserleri viyolonsel partilerinin teknik incelemesi
Bu tez, orkestra üyesi olmak isteyen çalıcılara, orkestra partilerini tanıtmayı, partilerin ve pasajların nasıl çalışılması gerektiği hakkında bilgi vermeyi ve müzisyen adaylarına orkestra sınavlarında sorulabilecek eserlere çalışma teknikleri önerileri getirmeyi amaçlamaktadır. Bu tezde incelenecek eserlerin listesi, Amerika'da, Avrupa'da ve Türkiye'de birçok orkestra sınavında en çok sorulan zorunlu orkestra partileri incelenerek ve teknik yönlerin farklılığı da göz önünde bulundurularak belirlenmiştir.
Türk bestecilerinin viyolonsel eserleri
Bu araştırmada Türk Klasik Batı Müziği bestecilerinin viyolonsel için yazmış oldukları eşlikli ve solo eserler incelenmiştir. Soyadlarına göre alfabetik olarak sıralanan bestecilerinin özgeçmişlerinden kısaca bahsedilmiş ve bulunan eserler yapısal olarak incelenmiştir.
Öğrenci prokofiev'in büyük ölçekli piyano eserlerindeki sonat allegrosu anlayışı
Sonat allegrosu, en karmaşık ve kayda değer müzik formlarından biridir. Yapısal olarak, bir bakıma, kendinden önce gelen formların sentezlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Sonat allegrosunun Rönesans'ta başlayan gelişimi, hiçbir zaman önemini ve popülerliğini kaybetmeden günümüze kadar sürmüştür. 20. yüzyıl bestecilerinden Sergei Sergeyeviç Prokofiev, klasizme son derece bağlı bir besteci olarak müzik tarihine geçmiş ve öğrencilik yıllarında bestelediği Birinci ve İkinci Piyano Sonatları ve Birinci Piyano Konçertosu'nda, klasizmin en vazgeçilmez öğelerinden biri olan Sonat Allegrosu'nu kendi yaratıcılığıyla biçimlendirmiştir. Bu çalışma, Prokofiev'in öğrencilik yıllarında bestelediği büyük ölçekli piyano eserlerinde sonat allegrosunu nasıl yapılandırdığı ile ilgili bilgi ve form analizlerini içermektedir.
Türkiye'deki konservatuvarlarda uygulanan Obua Sanat Dalı programlarının incelenmesi, Bülent Ecevit Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Obua Sanat Dalı için taslak program önerisi hazırlanması
Mustafa Kemal Atatürk "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" diyerek müzik, resim, heykel ve diğer tüm sanat dallarının bir toplumun kültürel varlığını sürdürebilmesi için ne kadar gerekli ve önemli olduğunu vurgulamıştır. İnsan hayatında önemi yadsınamaz olan müziğin toplum yaşamında çok önemli rolü olduğu bilinmektedir. Solo ve orkestra enstrumanı olan obua, klasik batı müziğinde sık kullanılan bir çalgıdır. Tüm çalgılarda olduğu gibi obua öğretim programları da konservatuvarların eğitim programlarında yer almaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de obua eğitimi veren konservatuvarların eğitim programlarının incelenerek, Bülent Ecevit Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Obua Sanat Dalı için hazırlanacak olan taslak eğitim programına hazırlık olması amacıyla yapılmıştır. Genel amaç çerçevesinde incelenen programların ortak ve farklı yönleri saptanmış, bu özellikler hazırlanacak programda dikkate alınmak üzere belirlenmiştir. Konservatuvarlarda orta öğretim, obua derslerinin yer aldığı başlangıç sınıfları olduğundan 5. 6. 7. 8. sınıf programları incelenmiş ve hazırlanan taslak programda da bu sınıflar ele alınmıştır. Tarama yöntemiyle yapılan çalışmada önce ilgili kaynaklar taranmış, konservatuvar programları incelenmiş, program geliştirme ve alan uzmanlarıyla görüşülerek izlenecek yol belirlenmiştir. Konservatuvar programları incelendiğinde ortak noktaların azlığı ve farklılıkların çokluğu dikkat çekmiştir. Araştırmanın konservatuvar öğretim elemanlarının, öğrencilerinin ve bu alana ilgi duyanların yararlanacağı bir kaynak olması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler Program Geliştirme, Müzik Eğitimi, Çalgı Eğitimi, Obua Eğitimi, Obua Eğitim Programı
Senfoni orkestrasının başarısını etkileyen faktörler
Bu araştırmada, senfoni orkestrasının tarihsel gelişim süreci ve bu süreçle birlikte orkestranın başarısını etkileyen faktörler değerlendirilmiş ve toplumsal bir çalışma grubu olan orkestranın performans kalitesini artırma ile ilgili temel bilgiler sunulmuştur. Ayrıca, müzikseverlere çok sesli müziği nitelikli şekilde sunmak için provalar yapan orkestraların çalışma yöntemlerini geliştirme prensipleri irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler Senfoni, orkestra, çok sesli müzik, orkestra başarısı, konser
Klasik Batı müziği'nde doğaçlama ve J. Haydn (Hob. VIIb. No.2) viyolonsel konçertosu için yazılmış kadansların teknik olarak incelenmesi
Klasik Batı Müziği'nde, yorum anında doğaçlama denildiğinde sınırlı olsa da belli uygulamalardan bahsetmek mümkündür. Klasik dönem konçerto biçiminde karşılaştığımız kadans ise, doğaçlamaya olanak sağlayan özelliğiyle bu uygulamaların içerisinde belki de en dikkat çekenidir. Fakat bu dönem konçertoları için daha sonraki süreçte önemli virtüözler tarafından yazılmış hazır kadansların oluşu ve yorumcuların eseri seslendirirken onları tercih etmesi, kadanstaki doğaçlama işlevselliğinin göz ardı edilmesine neden olmuştur. Kadansın yorumcu tarafından yaratılması, eserin kadans kısımları için kendi müzikal fikrini oluşturabilmesinin yorumculuğuna ne gibi katkılar sağlayacağı düşüncesi, böyle bir çalışmanın oluşmasına ilham veren etkenlerden biridir. Bu çalışmada kadans kavramından yola çıkarak; Klasik Batı Müziği'nde doğaçlamanın varlığına, tarihsel süreçteki yeri ve değişen kimliğine, besteci ve teorisyenlerin doğaçlama ile ilgili görüşlerine değinilmiştir. Ayrıca viyolonsel repertuvarında önemli bir yeri olan J. Haydn'ın Hob. VIIb. No.2 Viyolonsel Konçertosu için yazılmış kadanslar teknik olarak incelenmiş, bu konçertonun birinci ve ikinci bölümü için özgün iki kadans yazılmıştır. Bu çalışma, Klasik Batı Müziği eğitimi veren konservatuvarlarda doğaçlamanın çalgı eğitiminin bir parçası olarak değerlendirilmesinin önemi üzerine odaklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğaçlama, Klasik Konçerto, Klasik Kadans, Haydn, Viyolonsel
Ligeti'nin üçüncü kitap piyano etütleri ve yorum kılavuzu
Bu çalışma Ligeti'nin genel bestecilik stilini, etütlerinde kullandığı yapı materyallerini inceleyerek, üçüncü kitap etütlerin daha fazla tanınmasına yardımcı olmayı amaçlar. Ligeti'nin diğer etütlerine oranla daha az çalınan üçüncü kitap piyano etütlerini piyanistik açıdan da inceleyerek, bir performans kılavuzu yaratmak ve bu sayede etütlerin daha rahat ve daha sık çalınmasına katkıda bulunmak hedeflenmiştir. Bu çalışma ile Türkiye'de az tanınan Ligeti piyano etütlerinin nasıl çalışılabileceği konusunda yorumcuya gerekli ipuçlarının verilebilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yirminci Yüzyıl Müziği, György Ligeti, Ligeti Piyano Etütleri
Henry Vieuxtemps'ın sanatsal yaklaşımına genel bir bakış ve 4.Keman Konçertosunun solo keman partisinin çözümlemesi
Bu tezde Belçikalı kemancı ve besteci Henry Vieuxtemps'ın yaşam öyküsü ile Rusya'daki keman sanatına yaptığı katkıları anlatılmış ve Rusya'da bulunduğu sırada yazdığı 4. Keman Konçertosu'nun teknik ve müzikal zorlukları belirlenerek çalışma önerileri sunulmuştur. Tezde ayrıca bestecinin, Viyanalı birçok ünlü müzisyenin müzik yaşamındaki etkisine de değinilmiştir. Bununla birlikte bestecinin çocukluğu, müziğe başlaması, çalıştığı hocalar ve örnek aldığı besteciler, verdiği konserler, Rusya'ya gidişi ve Rusya'nın müzik kültürüne yaptığı katkılara da tez içinde değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Keman, Konçerto, Vieuxtemps, Belçika keman ekolü.
Nasyonalizmin Béla Bartók'un müziğine etkisi
Bu çalışmada müzik tarihine önemli etkisi olan ulusalcılık akımının incelemesi ve Macar nasyonalist besteci Béla Bartók'un müziğine etkisi üzerine araştırmalar ve sunular bulunmaktadır. Béla Bartók'un halk müziğine ilgi duymasıyla pek çok farklı ülkede başlayan serüveni Türkiye'ye kadar ulaşmıştır. Ülkemizde önemli çalışmalarını gerçekleştiren Béla Bartók, Anadolu'nun kırsal kesimlerine, köylere gitmiş ve türkü derlemelerinde bulunarak halk müziğini incelemiştir. Bu incelemeleri ve derlemeleri sonucunda Türk ve Macar halk müziklerinin armonik, ritmik, melodik ve daha pek çok çeşitli benzerlikleri olduğu sonucuna ulaşmıştır. Çalışmanın ilk kısmında ulusalcılık akımının tanımı yapılmış, anlamı ve gelişim süreci üzerinde durularak sanattaki karşılığı incelenmiş, bunun sonucunda farklı ülkelerde ulusal müziğe değinilmiştir. İkinci kısımda Béla Bartók'un hayatı ve müzik stili incelenmiştir. Üçüncü kısımda ise ulusalcılık akımının Béla Bartók'un müziğine etkisi ve bu etki altındaki eserlerin analizleri yapılmış ve son olarak dördüncü kısımda da Béla Bartók'un Anadolu'da yaptığı Türk müziği derlemeleri ve Türk ve Macar müziğinin benzerlikleri açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Nasyonalizm, Halk müziği, Béla Bartók, Béla Bartók'un müzik stili, Béla Bartok'un halk müziği derlemeleri, Béla Bartók ve Nasyonalizm.