Yozgat Bozok University
Discipline

Department of Agricultural Sciences

Yozgat Bozok University

64

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Uşak, Denizli ve Manisa illerinde üzüm bağlarında kamalı nematod, Xiphinema index (Dorylaimida; Longidoridae)'in morfolojik yöntemlerle dağılışının ve yoğunluğunun saptanması

Türkiye'de bağcılık tarımda önemli bir sektördür. Bağ alanlarında ektoparazit olan Xiphinema index Thorne and Allen (Dorylaimida; Longidoridae) bitki köklerinde doğrudan zarar vermesinin yanı sıra Asma kısa boğum virüsünün (GFLV) vektörü olarak da ekonomik önem taşımaktadır. Bu çalışma ile 2017-2018 yıllarında Uşak, Denizli ve Manisa illerindeki bağ alanlarında X. index vektör nematodun varlığı, yayılışı ve yoğunluğu belirlenmiştir. Çalışmalarımız sonucunda, 2017 yılında alınan 168 adet toprak örneğinin 35 adedi (% 20, 83) ve 2018 yılında alınan 169 adet toprak örneğinin 34 adedinin (% 20, 11) bu nematod ile bulaşık olduğu saptanmıştır. X. index'in populasyon yoğunluğu ortalaması 2017 yılında 1.82±1.17 (birey/ kg toprak) ve 2018 yılında ise 6.10±3.22 (birey/ kg toprak) olarak bulunmuştur. Bu çalışma ile Uşak ilinde vektör nematod X. index'in varlığı ilk kez tespit edilmiştir.

Berna Yılmaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı pamuk çeşitlerinin in vitro'da tuz stresine toleranslarının belirlenmesi

Farklı pamuk çeşitlerinde in vitro tuz stresi altında büyüme parametrelerinin etkilerini incelemek için gerçekleştirilmiştir. Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsünden sağlanan 15 pamuk (Gossypiumhirsutum L.) (N-342, SC-2079, Şahin 2000, N 84-S, Aydın 110, Ege 7913, Nazilli 92-13, SC-2009, Ege 69, M-39, Maraş 32, Nazilli-87, Nazilli-84, Harem 2 ve ES-1) kullanılmıştır.Biyotik tuz stresi olarak 5 farklı tuz konsantrasyonları sırasıyla (Kontrol, 50, 100, 150, 200 ve 250 mm NaCl) 3 replikasyonlu olarak uygulanmıştır. Araştırmadabitki boyu (cm), bitki yaş ağırlığı (g), kuru bitki ağırlığı (g), yaş kök ağırlığı (g), kuru kök ağırlığı (g), kök sayısı (adet), kök uzunluğu (cm), boğum sayısı (adet), yaprak sayısı (adet), yaprak eni (mm), yaprak boyu (mm), dal sayısı (adet) ve tuz toleransı indeksi incelemeler yapılmıştır. Mevcut araştırmadan elde edilen bilgilere dayanarak çeşitlerin farklı tuz stresi konsantrasyonlarına karşı büyük farklılıklar gösterdiğini gözlemlenmiştir.Bu araştırmadan elde edilen istatistiksel bulgular ışığında N-342, Maraş 32, Harem 2, Nazilli-84, Nazilli-87 çeşitlerinin sırasıyla büyüme parametreleri açısından tuzatoleranslılık göstermişken, ES-1, Aydın 110, SC 2009, Şahin2000, M-39 pamuk çeşitleri tuza orta tolerasnlı olarak değerlendirilmiştir.Pamuk Ege 69, SC 2079, Nazilli 92-13, Ege 9713, N 84-5 çeşitleri ise tuz stresi altında hassas çeşitler olarak saptanmıştır.

Utku Yılmaz Avcı
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kinoa (Chenopodium quinoa Willd.) bitkisinde in vitro koşullarda farklı eksplantlar kullanılarak sürgün rejenerasyon çalışmaları

Bu çalışma 2017-2019 yıllarında in vitro koşullarda çimlendirilen kinoa bitkisinden (Chenopodium quinoa Willd.) elde edilen hipokotil, boğum arası, yaprak, kotiledon boğumu ve çift kotiledon ile embriyo eksplantları kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada eksplantların rejenerasyon kabiliyeti 0,00 (kontrol), 0,25, 0,50, 0,75, 1,00, 1,25, 1,50, 1,75, 2,00 mg/l BAP ve 0,00, 0,01 mg/l NAA (17 adet muamele) içeren MS ortamı kullanılarak kıyaslanmıştır. Sadece kotiledon boğumu ve çift kotiledon ile embriyo eksplantından rejenerasyon elde edilmiştir. Köklendirme amacıyla 0,25 mg/l IBA içeren MS ortamı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, kinoa bitkisinde gelecekteki doku kültürü çalışmalarının geliştirilmesine ve planlanmasına yardımcı olacaktır.

Gizem Demirci
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Süne mücadelesinde ruhsatlı ilaçlarla bulaşık süne (Eurygaster integriceps Put. Heteroptera: Scutelleridae) yumurtalarının ve bunları parazitleyen Trissolcus semistriatus Nees (Hym.: Scelionidae)'un bazı biyolojik özellikleri

Bu çalışma buğdayda önemli düzeyde zarara neden olan Süne, Eurygaster spp. (Heteroptera: Scutelleridae) için yaygın olarak kullanılmakta olan sentetik piretroitli insektisitlerden Cypermethrin, Alpha-cypermethrin, Lambda-cyhalothrin ve Deltamethrin etkili maddeli insektisitlerin EC formülasyonlarının laboratuvar koşullarında Trissolcus semistriatus Nees (Hymenoptera: Scelionidae)'a etkisi araştırılmıştır. Süne yumurtalarına parazitlenme öncesi ve sonrası bu insektisitlerin püskürtme ve daldırma yöntemi ile uygulanması sonucunda yumurta parazitoitinin ergin çıkışına ve biyolojik faaliyetlerine etkileri 2019 yılında belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, süne mücadelesinde kullanılan insektisitlerle bulaşık süne yumurtalarının T. semistriatus erginlerinin canlı kalma (%9-31) ve parazitleme gücüne (%7-29) etki %0-30 arasında olup N sınıf değerinde zararsız ya da az zararlı olarak sınıflandırılmıştır. İnsektisitlerin ergin öncesi T. semistriatus'a %50-76 arasında etki ile M sınıf değerinde orta derece zararlı olarak sınıflandırılmıştır. İnsektisit ile püskürtme ve daldırma ile uygulama yapılan parazitli süne yumurtaları içerisindeki parazitoitler her iki koşulda da gelişimini sürdürdüğü tespit edilmiştir. Parazitoitlerde ölümlerin yumurtadan çıkarken yumurta kabuğu ile teması sonucu meydana geldiği düşünülmektedir.

Sinem Uysal
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ilinde yetişen yerel elma genotiplerinin bazı pomolojik ve biyokimyasal özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Uşak ekolojisinde doğal olarak yetişen ve çeşidi belli olmayan, İlin farklı bölgelerinden ve farklı ağaçlarından toplanan 13 yerel orijinli elma çeşidinin bazı biyokimyasal ve pomolojiközelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada Organik asitlerden oksalik asit 2.89ppmile 561 ppm arasında; malik asit1725 ppm ile 12159 ppm arasında; askorbik asit 29 ppm ile 203 ppm arasındadeğişen değerler göstermiştir. Pomolojik özellikler bakımından ise ortalama meyve ağırlığı 41,24 g ile 142,42 g arasında, ortalama boy 39,10 mm ile 61,78 mm arasında; ortalama en 45,38 mm ile 70,73 mm arasında; ortalama sap uzunluğu 9,10 mm ile 24,19 mm arasında, ortalama meyve kabuk kalınlığı 0,12 mm ile 0,16 mm arasında, ortalama meyve sertliği 2,44 kg/cm² ile 5,38 kg/cm² arasında, ortalama meyve çekirdek ağırlığı 0,026 g ile 0,058 g arasında, ortalama meyve çekirdek boyu 6,29 mm ile 10,11 mm arasında, ortalama meyve çekirdek sayısı 2,4 ile 10,6 arasında, ortalama Suda çözünebilir kuru madde (SÇKM) oranı %9,8 ile %17,10 arasında, ortalama 4,49 ile 5,34 arasında değiştiğibelirlenmiştir.

Fenolik maddelerGenotip
Ahmet Özoğul
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ilinde kışlak ve ekim alanlarında Dolycoris baccarum (L.) (Heteroptera: Pentatomidae)'un ergin parazitoitlerinin tespiti ve bazı biyolojik çalışmalar

Yürütülen bu çalışmanın temel amacı, Dolycoris baccarum (L.) (Heteroptera: Pentatomidae)'un Uşak Merkez, Banaz, Sivaslı, Ulubey ve Karahallı ilçelerinin kışlaklarda ve tarımsal ya da tarım dışı alanlarda toplanan ergin bireylerde bulunan ergin parazitoit (Tachinidae) türleri ve bunların bulunma oranlarını tespit etmektir. Ayrıca, ergin bireylerin bazı biyolojik özellikleri; yumurta koyma yerleri, pupadan ergin çıkış süreleri, parazitli ve parazitli olmayan D. baccarum'un dişi bireylerinin vermiş oldukları yumurta sayıları belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Uşak İli çevresinde 2018 yılında kışlak alanlarda parazitlenmenin %19,4 olduğu, 2019 yılında ise %15,9 olduğu belirlenmiştir. Denemenin yürütüldüğü tarım ve tarım dışı alanlarda, 2018 yılında parazitlenme oranının %16,5 olduğu, 2019 yılında ise %17,3 olduğu hesaplanmıştır. Uşak ilinde D. bacccarum'da ergin parazitoiti olarak Cylindromyia brassicaria (Fabricius) ve Gymnosoma clavatum (Rohdendorf) (Diptera: Tachinidae) türleri belirlenmiştir. Cylindromyia brassicaria ilk yıl %65,3 ve ikinci yıl da %70,7 bulunma oranı ile hâkim tür olduğu görülmüştür. Pupadan C. brassicaria türünün ortalama ergin çıkış süresi 14,8 ± 1,79 (11 - 17) (n = 26) gün ve G. clavatum türü için ise 14,3 ± 1,40 (12 - 16) (n = 40) gün olduğu tespit edilmiştir. Kışlak alanlardan toplanan parazitlenmiş olan D. baccarum dişilerinin hiç yumurta vermedikleri ve parazitlenmemiş olanların ise ortalama 40,2 ± 19,84 (12 - 92) (n = 20) adet yumurta verdikleri belirlenmiştir.

Yaşar Özkaya
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ve Denizli illerinde şeker pancarı kist nematodu, heterodera schachtii schmidt (Tylenchida: Heteroderidae)'nin yayılış alanlarının ve populasyon yoğunluğunun belirlenmesi

Ege Bölgesinde şeker pancarı üretimi yapılan illerin içerisinde Uşak ve Denizli illeri büyük ekonomik önemine sahiptir. Şeker pancarı üretiminde oldukça önemli olan zararlılardan birisi Şeker pancarı kist nematodudur. Yapılan bu çalışmada, Uşak ve Denizli illerinde şeker pancarı ekim alanlarında 2018 ve 2019 yıllarında şeker pancarı kist nematodu Heterodera schachtii Schmidt (Tylenchida: Heteroderidae)'nin varlığı, yayılışı ve yoğunluğu araştırılmıştır. Uşak İlinde 3 ilçeye ve Denizli ilinde ise 4 ilçeye gidilerek toplamda 300 adet toprak örneği ile nematodla bulaşıklık belirtisi taşıyan bitkilerden örnekler alınmıştır. Yapılan araştırma sonucu H. schachtii ile bulaşık olan ve temiz olan alanlar belirlenmiştir. Uşak İlinde en yoğun bulaşıklık Merkez'de Koyunbeyli ve Muharremşah köyleri, Banaz'da İslam köyünde olup en az bulaşıklık ise Sivaslı bölgesinde Azizler köyündedir. Denizli ilinde ise en yoğun bulaşıklık Çivril ilçesinde Yeniköy'de belirlenmiş olup en az bulaşıklık Çal ilçesinde Gelinören köyündedir. Bu alanlarda tespit edilen H. schachtii nin bazı morfolojik ölçümleri de karşılaştırmalı olarak yer verilmiştir. Ege Bölgesinde Uşak ve Denizli illerinin bazı ilçelerinde şeker pancarında zararlı olan H. schachtii'nin yayılışı ve yoğunluğu üzerine daha önceden detaylı bir inceleme yapılmamıştır. Bu yüzden, söz konusu coğrafi bölgede yapılan çalışmamızın sonucunda Uşak ve Denizli bölgelerinde bu nematodun varlığına rastlanması önem arz etmektedir.

Heterodera schachtii schmidtŞeker pancarı
Büşra Gedik
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili şeker pancarı (Beta vulgaris L.) alanlarında sorun olan geniş yapraklı yabancı otların mücadelesinde bazı herbisitlerin ve uygulamaların etkinliklerinin belirlenmesi

Endüstri bitkileri içerisinde önemli bir yere sahip olan şeker pancarı yetiştiriciliğinde bitki koruma sorunları içerisinde yabancı otların varlığı önemli olup verim ve kalite kayıplarına neden olmaktadır. Çalışmada, geniş yapraklı yabancı otların mücadelesinde kullanılan üç farklı herbisit ve kombinasyonları ile traktör çapası uygulamasının yabancı ot türlerine karşı etkinliklerinin değerlendirilmesi, ayrıca deneme alanında uygulamalara maruz kalmış Amaranthus retroflexus L. bitkilerinden elde edilen tohumların çimlenme özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 2018 yılında Uşak ili merkez köylerinde şeker pancarı yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı alanlarda üç farklı tarlada tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak çalışmalar yürütülmüştür. Çalışmada, ekim öncesi 520 g/l Chloridazon, çıkış öncesi ve sonrası 700 g/l Metamitron ile çıkış sonrası 75 g/l Ethofumesate+60 g/l Phenmedipham+47 g/l Desmedipham+27 g/l Lenacil etkili maddeli herbisitler yer almıştır. Uygulamaların etkileri deneme alanlarında homojen olarak bulunan; Chenopodium album L., Amaranthus retroflexus L., Descurainia sophia L., Silene conica L., Datura stramonium L. ve Xanthium strumarium L. türlerine karşı değerlendirilmiştir. Chloridazon+(Ethofumesate+Phenmedipham+Desmedipham+Lenacil2) ve Metamitron (çö)+Metamitron (çs) uygulamaları yüksek ve uzun süreli etkiye sahip uygulamalar olarak belirlenmiştir. En yüksek kök (yumru) verimi ise Chloridazon+(Ethofumesate+ Phenmedipham+Desmedipham+Lenacil2) uygulamasından elde edilmiştir.

Oğuzhan Cerit
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı oranlarda üre ve melas katkısının filotu (Miscanthus x giganteus) silajlarının bazı fiziksel ve kalite özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışma salkım çıkarma öncesi dönemde hasat edilerek silolanan filotu (Miscanthus x giganteus) silajlarına farklı oranlarda üre ve melas katkılarının silajların bazı fiziksel ve kalite özelliklerine etkilerini belirlemek amacıyla 2018 yılında Uşak'ta yürütülmüştür. Çalışmada filotu silajlarına % 0.5, 1 ve 1.5 oranında üre ve % 0, 2 ve 4 oranında melas katkıları uygulanarak silajların kuru madde oranı, fiziksel özellikleri, pH, fleig puanı, ham protein oranı, NDF, ADF, TDN, DMI, DDM ve RFV değerleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre silajların pH değerleri 3.78 ile 6.13 arasında, fleig puanları 35.86 ile 129.71 arasında, ham protein oranları % 5.47 ile 8.35 arasında, NDF ve ADF oranları sırasıyla % 69.09 ile % 76.81 ve % 42.33 ile 49.49 arasında değişmiştir. Uygulamalara bağlı olarak TDN oranları % 37.51 ile % 46.74 arasında, DMI değerleri % 1.56 ile % 1.74 arasında, DDM oranları % 50.35 ile 55.93 arasında, RFV değerleri ise 61.28 ile % 75.29 arasında değişim göstermiştir. Çalışmada üre katkıları silajların ham protein oranlarını olumlu yönde etkilerken silaj fermantasyonu ve sindirilebilirlik ile ilgili parametreleri olumsuz yönde etkilemiştir. Melas katkıları ise silajların kuru madde ve ham protein oranı hariç diğer özelliklerini olumlu yönde etkilemiştir. Araştırma sonucunda yüksek ham protein oranı ve sindirilebilirlik için filotu silajlarına % 1 oranında üre ve % 4 oranında melas katılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır.

Kadir Bolakar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı organik maddelerin bazı çilek çeşitlerinde fide verimi üzerine etkisi

2018 yılında Manisa ili Kula ilçesinin Seyitali Mahallesi'nde 682 metre rakımda yürütülen bu çalışma farklı organik gübreler kullanılarak yetiştirme ortamları (solucan gübresi, çiftlik gübresi, koyunyünü peleti, torf, tavuk gübresi ve bunların kombinasyonları) ve farklı çilek çeşidi (Albion, Monterey, Sabrina ve Rubygem) fideleri kullanılarak çilek yetiştiriciliğinde kaliteli ve sağlıklı fide elde etmek amacıyla yapılmıştır. Deneme boyunca yapılan tüm uygulamaların fide verim ve kalitesinde artışlar meydana getirdiği belirlenmiştir. Deneme sonunda birim alandan elde edilen fideler sayılmış, kalite sınıflarına ayrılmış, kök uzunlukları ve gövde çapları ölçülmüş, kök ve gövdede depolanan kuru madde oranları hesaplanmıştır. Değişik tarihlerde yapılan gözlemlerde parsellerdeki ana bitkilerin deneme süresince gelişme durumları, fidelerin tutma oranları, fidelerin kol verme tarihleri belirlenmiştir. Fide kalitesinde rol oynayan bu özellikler incelenmiş ve organik uygulamaların etkisi tespit edilmiştir. Gözlemler sonucu, torf uygulamasında çilek çeşitlerinde en yüksek tutma oranı görülmüştür. Çilek çeşitlerinde en yüksek tutma oranı Albion çeşidinde görülmüştür. İlk kol atma, tavuk gübresi uygulamasında görülmüştür. Çilek fidesi çeşitlerinin tamamının aynı tarihte tavuk gübresinde kol attığı belirlenmiştir. Birim alandan en fazla sayıda fide (270,67 adet/m²) II. Kalitede koyunyünü peleti uygulamasında Albion çeşidinden elde edilmiştir. Fide kalitesinde rol oynayan gövde ve kök uzunluğuna bakıldığında en uzun kök tavuk gübresi uygulamasında Albion çeşidinde ortaya çıkmıştır. Denemede çilek fidelerinde gövde kalınlıklarına bakıldığında koyunyünü peleti uygulamasında ekstra kalitede en yüksek değer 18.88 mm ile Albion çeşidinde görülmüştür.

Organik gübrelerOrganik tarımSolucan gübresi+2
Özgür Çavdar
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı yerel nohut (Cicer arietinum L.) popülasyonlarında morfolojik ve moleküler karakterizasyon

Çalışma 2018-2020 yılları arasında Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi laboratuvar ve saksı koşullarında yürütülmüştür. On üçü çeşit ve on yedisi değişik illerden ve ilçelerden edinilen yerel materyal olmak üzere 30 genotip kullanılmıştır. Laboratuvar (r=4) ve saksı denemeleri (r=3) tesadüf parselleri deneme desenine göre kurulmuştur. Saksı denemesi açık alanda yürütülmüştür. Toplanan materyalde güç (Elektriksel İletkenlik (Eİ), Çimlenme Oranı (ÇO), Ortalama Çimlenme Zamanı (OÇZ), Sürme Oranı (SO), Ortalama Sürme Zamanı (OSZ)), fiziksel (Tohum Çapı (TÇ), Tohum Nem İçeriği (TNİ), Tohum Birim Hacim Ağırlığı (TBHA), Tohum Kabuk Oranı (TKO), Su Alma İndeksi (SAİ), Yüz Tane Ağırlığı (YTA)) ve kalite özellikleri (Pişme Süresi (PS), Ham Protein Oranı (HPO), Amiloz Oranı (AO)) bulgularında varyans analizine gidilmemiş ortalamalar üzerinden ele alınmıştır. Bazı morfolojik özelliklerde varyans analizine gidilmiş ve farklılığın önemli olması durumunda Duncan çoklu karşılaştırmasına gidilmiştir. Morfolojik ve moleküler analizler sonucunda genotipler kümelenmiş ve akrabalık durumu ortaya konulmuştur. Bazı morfolojik özelliklerde anabileşen analizine gidilmiştir. Birinci ana bileşende bitki tipi ile yaprakçık sayısının, ikinci ana bileşende çiçek rengi ve tohum şeklinin, üçüncü ana bileşende yaprakçık sayısı ile bitki tipinin ve dördüncü ana bileşende ise tohumda siyah nokta varlığı ile tohum renginin en yüksek değerleri verdiği görülmüştür. İncelenen özelliklere göre yerel materyaller nispeten tescilli çeşitlere göre ayrı gruplanmıştır. İncelenen özelliklerden dokuzunda (Bitki Boyu, Yaprakta Yaprakçık Sayısı, Stoma Sayısı, ÇO, OÇZ, SO, Eİ, TKO, PS) tescilli çeşitler en iyi değeri verirken on ikisinde yerel genotipler en iyi değeri vermiştir. İstatistik analizlerinde SPSS23 paket programı kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nohut, Cicer arietinum L., Morfolojik, Moleküler, Karakterizasyon, Kalite, Teknolojik özellikler

Sinem Tüğçe Cin
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili'nde haşhaş (Papaver somniferum L.) üretiminde kapsül yanıklığına neden olan fungal etmenlerin belirlenmesi

Bu çalışma, Uşak ili haşhaş üretim alanlarında, haşhaşta kapsül yanıklığına neden olan hastalık etmenlerini tespit etmek, morfolojik ve moleküler yöntemlerle tanılamak ve Uşak'da haşhaş üretim alanlarında en yüksek oranda varlığı saptanan Brachycladium izolatlarına karşı in vitro ve in vivo koşullarda haşhaş çeşitlerinin duyarlılığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uşak ili ve ilçelerinde 2018 ve 2019 yıllarında yapılan surveylerde 1950 da alanda toplam 5100 adet haşhaş bitkisi incelenerek, hastalıklı bitkilerin kapsül, gövde ve tohum kısmından izolasyon yapılmıştır. İzolasyonlar sonucunda yoğun olarak Brachycladium sp., Alternaria spp., ve Cladosporium izolatları elde edilmiştir. Brachycladium sp. her iki yılda da tarlaların tamamında (% 100) belirlenmiştir. 84 Brachycladium izolatı ile yapılan patojenisite testi sonunda tüm izolatların patojen olduğu saptanmıştır. Patojen izolatlar morfolojik ve moleküler yöntemlerle tanılanmıştır. Etmen ITS5 ve NL4 evrensel primerleri kullanılarak rDNA ITS bölgesi Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile çoğaltılmış, baz dizileri elde edilmiştir. Gen bankası veri tabanından yararlanılarak elde edilen baz dizilerinin BLAST analizi sonucunda % 100 benzerlik ile 25 izolat Brachycladium papaveris olarak tanılanmıştır. B. papaveris'e karşı 14 farklı haşhaş çeşidinde hem in vitro hem de ve in vivo koşullarda yürütülen çeşit reaksiyon çalışmasında, tohum ve fidelerin çimlenme performansı ve fide gelişimine etkisi araştırılmış, hastalıklı haşhaş bitkilerinin farklı kısımlarından elde edilen izolatların, kullanılan çeşitlerde farklı etkiler gösterdiği belirlenmiştir. İn vitro koşullarda yapılan çalışmalarda en tolerant çeşitler Ofis NM, Ofis 1, TMO-1 ve TMO-3 çeşitleri olmuştur. İn vivo koşullarda ise en tolerant çeşitler TMO 2, TMO 1, Ofis NM, Ofis 1, Ofis 96, Ofis 95 ve Ofis NP çeşitleri olarak belirlenmiştir.

Canan Gülcan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili buğday ekim alanlarında sorun olan yabancı otların belirlenmesi ve bazı yabancı otlara karşı herbisitlerin etkinliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada Uşak ili buğday ekim alanlarında yabancı otların tür, yaygınlık ve yoğunluklarının belirlenmesi amacıyla survey çalışması, yapılan survey sonucunda buğday ekim alanlarında yaygın olarak görülen Avena barbata Pott ex Link subsp. barbata, Galium tricornutum Dandy, Papaver rhoeas L. ve Convolvulus arvensis L. türleri ile ekmeklik ve makarnalık buğday çeşitlerinin üç farklı gelişme döneminde herbisitlerin performansının değerlendirilmesi amacıyla da saksı çalışmaları yürütülmüştür. Survey çalışmaları sonucunda 24 familyaya ait 11'i cins, 65'i tür ve tür altı takson düzeyinde toplam 76 takson tespit edilmiş ve yabancı otların genel olarak yoğun olmadığı ancak bazı türlerin yaygın olduğu belirlenmiştir. Herbisitlerin Sönmez 2001 ve Çeşit 1252 buğday çeşitlerine kardeşlenme sonunda (BBCH 29-30) uygulanması ile bin dane ağırlığında artışlar kaydedilmiştir. Yabancı ot türlerinin mücadelesinde herbisit ve uygulama dönemine göre türler arasında farklılıklar görülmüş olsa da genellikle yabancı otların 2-4 gerçek yapraklı gelişme döneminde (BBCH 12-14) herbisit uygulamaları ile geç dönem uygulamalarından daha başarılı sonuçlar elde edilebileceği belirlenmiştir.

Derya Köktaş
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı gelişme devrelerinde endemik fiğ türü Vicia freyniana Bornm.'un verim ve bazı tarımsal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışma, Türkiye'ye endemik, çok yıllık bir fiğ türü olan Vicia freyniana Bornm.'un çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve bakla doldurma dönemlerindeki verim ve bazı tarımsal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2019 yılında Uşak'ta yürütülmüştür. Çalışmada, serada köklendirilerek 1 m x 1 m aralıklardaki ocaklara dikilen tek bitkiler kullanılmış olup, her gelişme dönemi için 10'ar bitkiden elde edilen veriler tesadüf blokları deneme desenine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Vicia freyniana'da doğal bitki boyu 48,40 – 128,20 cm, ana sap uzunluğu 52,10 – 175,70 cm, sap sayısı 20,40 – 43,40 adet/bitki, ana sap kalınlığı 7,73 – 10,13 mm, ana sapta yaprak sayısı ise 4,00 – 15,30 adet/sap arasında değişim göstermiştir. Gelişme dönemlerine göre yeşil ot ve kuru ot verimleri sırasıyla 4359,80 – 5234,00 g/bitki ile 797,32 – 1873,15 g/bitki aralığında tespit edilmiştir. Vicia freyniana'da ortalama bitkide çiçek salkımı sayısı 143,34 adet/bitki, salkımda bakla sayısı 19,60 adet, baklada tane sayısı 2,32 adet/bakla olarak belirlenirken, tohum verimi 42,78 g/bitki, bin tane ağırlığı ise 6,67 g olarak saptanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre Vicia freyniana'da yaprak uzunluğu, yaprakçık eni ve boyu değerleri ilerleyen gelişme dönemiyle ile birlikte azalırken, diğer özelliklerde önemli artışlar tespit edilmiştir. Ancak araştırmadan elde edilen sonuçlar hakkında daha sağlıklı bir karar verebilmek için çalışmanın en az bir yıl daha yürütülmesinin yararlı olacağı kanaatine varılmıştır.

Rukiye Gül Öncü
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak koşullarında badem (Prunus amygdalus L.) yetiştiriciliğindeki ilkbahar geç donlarını önleme yöntemleri

Deneme 2019 ve 2020 yıllarında Uşak ilinde bulunan yaklaşık 2.000 dekar üzerine kurulmuş olan badem bahçesinde gerçekleştirilmiştir. Garnem anaçlarına aşılı Ferraduel, Ferragnes, Nonpareil ve Teksas çeşitlerinde 3, 4, 5 yaşlarındaki badem ağaçları, her çeşit için denemede 5 faklı noktaya yerleştirilmiş don pervanesi (pervane çevresinden 10 m, 20 m, 30 m, 40 m, 50 m, 60 m, 70 m, 80 m, 90 m, 100 m ve sonrası), yaklaşık 100 farklı noktada yakılan yakma çukurunda duman oluşturularak (duman çukurlarının çevresindeki mesafelerin 2 m, 3 m, 4 m, 5 m, 6 m, 7 m, 8 m, 9 m, 10 m, 11 m ve sonrası), dona karşı mücadele yöntemlerinin; uzaklıklar arası, çeşitler arası ve yıllara göre karşılaştırılması yapılmıştır. Bu çalışmada ortalama çiçek tomurcuğu sayıları, çiçeklerin meyve tutum oranı, kuru kabuklu verimleri ve çeşitlerin birim meyve ağırlıkları incelenmiştir. Sonuçlar istatistik analize tabi tutularak yorumlanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda dumanlama yönteminin zirai donla mücadelede başarılı olmadığı, don kırıcı pervanenin ise uzaklık ve don şiddetine göre değişmekle birlikte belirli bir mesafede başarılı olduğu istatistiksel olarak tespit edilmiştir.

BademDon olayı
Mustafa Canıaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı mısır (Zea mays L.) çeşitlerinde humik asit ve solucan gübresi uygulamalarının verim ve verim bileşenlerine etkileri

Dünyada üretim bakımında birinci sıra da yer alan Mısır (Zea mays L.) bitkisi ülkemizde buğday ve arpadan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Ülkemizde yemlik, tüketim ve sanayi kullanımı bakımından çok yönlü olarak değerlendirilen bir üründür. Çalışma Konya ili Akşehir ilçesi koşullarında 2018 yılında, bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olacak şekilde yürütülmüştür. Ana parsellere çeşitler, alt parsellere gübre uygulamaları konulmuştur. Denemde altı adet hibrit tanelik at dişi mısır çeşidi kullanılmıştır. Gübre uygulamasında kontrol (K), kontrole ek olarak dekara 200 cc hümik asit (HA), dekara 400 cc Solucan Gübresi (SG) ve dekara 600 cc hümik asit ve solucan gübresi (HA+SG) kullanılmıştır. Çalışmada; bitki boyu (cm), ilk koçan yüksekliği (cm), koçan ağırlığı (g), koçan sıra sayısı (adet), sırada tane sayısı (adet), koçanda tane sayısı (adet), koçanda tane ağırlığı (g), koçan uzunluğu (cm), koçan çapı (mm), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg), protein oranı (%) ve kül oranı (%) parametreleri incelenmiştir. Varyans analizi sonucunda incelenen parametrelerde %1 ve %5 önemlilik seviyelerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla birlikte koçan sıra sayısı parametresinde sadece çeşitler arasında çok önemli farklılık bulunurken (p<0,01), kül oranı parametresinde ise sadece gübre dozları arasında çok önemli farklılık (p<0,01) belirlenmiştir. Çeşitlerden Pioner 0937 ve LG 30692 çeşitleri öne çıkarken gübre uygulamaları bakımından HA+SG uygulaması öne çıkmaktadır. İncelenen parametrelerde verim SG+HA uygulamasında %13 artış göstermiş, protein oranı bakımından LG30500 ve HA+SG uygulamaları ve Hektolitre ağırlığında ise Pioner 0573 çeşidi ve HA+SG uygulaması önde yer almıştır.

Yılmaz Filiz
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı ceviz (Juglans regia L.) çeşitlerine uygulanan organik gübrelerin meyve kalitesine etkisi

Ceviz ülkemizde ve dünyada uzun yıllardır yetiştiriciliği yapılan, birçok alanda kullanımı olan ve sevilerek tüketilen meyvelerden biridir. Bu çalışma 2019 yılında Manisa ili Kula ilçesi Yeşilyayla mahallesinde ortalama 900 m rakım seviyesinde yürütülmüştür. Yapılan bu çalışmada yerli ceviz çeşitlerinden Bilecik, Kaman-1 ve Şebin çeşitlerinde, Katı Solucan Gübresi, Sıvı Solucan Gübresi, Katı Koyun Yünü Peleti, Sıvı Koyun Yünü Peleti, Katı Deniz Yosunu ve Sıvı Deniz Yosunu gübreleri topraktan uygulanmış bazı meyve kalite özellikleri incelenmiştir. Her uygulamadan 20 adet meyve seçilmiştir. Çalışma sonucunda meyve ağırlığı en fazla olan meyveler ortalama 11,85 g ile Şebin çeşidinde Katı Solucan Gübresi uygulaması sonucunda elde edilmiş, iç ağırlığı en fazla olan meyveler 7,10 g ile Kaman-1 çeşidinde bulunmuş, Sıvı Koyun Yünü Peleti uygulaması sonucunda meyve iç randımanı en fazla olan meyveler %62,04 oranı ile Kaman-1 çeşidi Katı Deniz Yosunu uygulamasında gözlemlenmiş, en yüksek protein oranı %30,54 oranı ile Kaman-1 çeşidinde Sıvı Solucan Gübresi uygulaması sonucunda bulunmuş ve en yüksek Fenolik Bileşik miktarı 1145 ppm ile Bilecik çeşidi Sıvı Koyun Yünü Peleti uygulaması sonucunda elde edildiği görülmüştür. Ayrıca bu çalışmada meyve kalite özelliklerine en çok etki eden organik gübrelerin Katı Solucan Gübresi, Sıvı Solucan Gübresi ve Sıvı Deniz Yosunu olduğu gözlemlenmiştir.

CevizJuglans regiaOrganik+3
İbrahim Aydın Karaca
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ex vitro şartlarda farklı büyüme ortamları ve hümik asit uygulamalarının safran (Crocus sativus L.) kormlarının gelişimine etkisi

Iridacea familyasından Crocus cinsinin bir türü olan safran (Crocus sativus L.) sadece kormları ile vejetatif olarak çoğaltılabilen autotriploid kısır bir türdür. Üretimde kullanılan kormlar en pahalı girdiyi oluşturmakta ve kormların çiçek verebilmesi için belirli büyüklüğe ulaşması gerekmektedir. Bu çalışma; farklı yetiştirme ortamları ve farklı dozlarda hümik asit uygulamalarının safran bitkisinin küçük kormlarının (0,5 gram) gelişimine etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Deneme, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ana parsellere yetiştirme ortamları (torf, mil, cüruf ve toprak), alt parsellere ise hümik asit dozları 0 (kontrol), 0,65, 1,30, 2,60 g/m2 olacak şekilde yerleştirilmiştir. Denemede; çıkış yüzdesi, toplam çıkış sayısı (adet/parsel), yaprak sayısı (adet/parsel), yaprak boyu (cm), korm sayısı (adet/parsel), korm ağırlığı (g/parsel) ve birim korm ağırlığı (g/soğan) parametrelerinde ölçüm ve gözlemler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; farklı yetiştirme ortamlarında ölçülen bütün karakterlere ait ortalama değerler arasındaki farklar istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Yaprak uzunluğu, korm ağırlığı ve birim korm ağırlığı en yüksek sırası ile 47,64 cm, 41,51 g ve 1,89 g ile torf ortamından, en düşük ise sırası ile 35,0 cm cüruf ortamı, 21,62 g ve 0,97 g ile mil ortamından elde edilmiştir. Dikilen küçük kormların torf ortamında diğer ortamlara göre yaklaşık 1,5 – 2 kat daha fazla ağırlık kazanarak irileştikleri tespit edilmiştir. Kontrol ile birlikte 0.65 g/m2 ve 1.30 g/m2 hümik asit uygulamaları arasında önemli bir fark bulunmamış, ancak 2.60 g/m2 hümik asit uygulamasında daha düşük değerler elde edilmiştir. Küçük safran komlarının gelişip irileşmesi için incelenen diğer ortamlara göre en uygunu torf ortamı olarak tespit edilmiştir.

Habibe Hatipoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Göl soğanı (Leucojum aestivum L.) bitkisinde yaprak biçim yüksekliklerinin soğan gelişimi ve galantamin miktarına etkisi

Göl soğanı (Leucojum aestivum L.), gösterişli çiçekleri sebebiyle süs bitkisi olarak, soğan ve yapraklarında yer alan alkaloidleri sebebiyle de tıbbi bitki olarak değerlendirilmektedir. Son yıllarda galantamin içermesi nedeniyle yurt dışından bitkinin yapraklarına talep olmaktadır. Bitki bir geofit olması nedeniyle yaprak hasatının toprak altında gelişmesini sürdüren soğanları üzerinde ne gibi bir etkisi olabilir, bunun iyi bilinmesi hem bu bitkilerin korunmasında hem de bitkilerden yararlanılma imkânlarının geliştirilmesine de olumlu katkı sağlıyacaktır. Bu çalışma en fazla galantamin elde edebilecek ve soğanların gelişimlerini sürdürebilecek optimum yaprak biçim yüksekliğini tespit edebilmek amacı ile yapılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmuş ve ortalama 9-10 g ağırlığındaki soğanlar materyal olarak kullanılmıştır. Denemede bitkilerin yaprakları 5 farklı yükseklikten (Kontrol (hiç biçilmeden), toprak seviyesinden biçim, toprak seviyesinin 5 cm, 10 cm ve 15 cm üzerinden biçim) biçim yapılmıştır. Her tekerrürde 30 adet soğan olmak üzere toplam 600 adet soğan dikilmiştir. Yetiştirme ortamı olarak 1/2 mil, 1/2 toprak karışımı kullanılmıştır. Bitki boyu (cm), yaprak sayısı (adet/soğan), yaş yaprak ağırlığı (g/parsel), farklı biçim yüksekliklerinden elde edilen yapraklardaki galantamin miktarı (%), hasat edilen soğan sayısı (adet/parsel), soğan ağırlığı (g/parsel), birim soğan ağırlığı (g), soğandaki galantamin oranı (%) ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; birinci yıl yaprak sayısı 2,200 - 3,600 adet/bitki, yapraklardaki galantamin oranı % 0,067 – 0,094 arasında, ikinci yıl ise yaprak sayısı 4,500 - 5,500 adet/bitki, yapraklardaki galantamin oranının % 0,063 - 0,096 arasında değiştiği tespit edilmiştir. İkinci yıl sonunda bitki boyu 19,800 –23,400 cm, soğan ağırlığı 349,125 – 498,600 g/parsel, soğandaki galantamin oranları % 0,326 – 0,376, birim soğan ağırlığının 6,083 – 8,085 g arasında değişim göstermiş ve en yüksek değerler kontrol (biçim yapılmayan) uygulamasından elde edilmiştir. Soğan sayısı en düşük 55,500 adet/parsel ile dipten biçimden, en yüksek ise 68,000 ve 66,500 adet/parsel ile sırası ile yaprakları 10 cm ve 15 cm yükseklikten biçim uygulamalarından elde edilmiştir. Yaprakların toprak seviyesinden biçilmesi yavru soğan oluşumunu olumsuz etkilemiş ve en az sayıda soğan elde edilmiş, ancak en yüksek yaprak galantamin oranı her iki yıl da dipten biçimlerden elde edilmiştir. Yaprakların farklı yüksekliklerden hasat edilmesinin soğan gelişimi ile yaprak ve soğanlardaki galantamin miktarı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Alkaloid, HPLC, geofit, yavru soğan, yaprak biçimi

Gözde Küçük
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili ekolojik koşullarında alternatif ekim zamanlarının haşhaşın (Papaver somniferum L.) verim ve verim kriterlerine etkisi

Haşhaş (Papaver somniferum L.), Türkiye'de geleneksel olarak yetiştirilen, stratejik ve ekonomik önemi olan bir bitkidir. Bu nedenle haşhaşdan birim alandan maksimum verim elde edebilmek önem arz etmektedir. Bu çalışma, Uşak ili ekolojik koşullarında kışlık ekilişlere alternatif yazlık ekim zamanının haşhaşın verim ve verim kriterlerine etkisini ve en uygun ekim zamanının belirlenmesi amacıyla 2017-2018 ve 2018-2019 üretim yıllarında Uşak İli Koyunbeyli köyünde çiftçi tarlasında yürütülmüştür. Çalışmada, Ofis 3 çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre, üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırma sonucunda; bitki boyu birinci yıl 34,25-82,70 cm, ikinci yıl 33,54-86,20 cm, kapsül eni birinci yıl 15,23-29,97 mm, ikinci yıl 15,10-30,80 mm, kapsül boyu birinci yıl 28,93-50,07 mm, ikinci yıl 28,70-49,30 mm, morfin oranının birinci yıl %1,17-1,45, ikinci yıl %1,07-1,29, dekara kapsül verimi birinci yıl 20,87-105,28 kg/da, ikinci yıl 17,55-107,11 kg/da, dekara tohum verimi birinci yıl 23,00-112,61 kg/da, ikinci yıl 19,83-116,78 kg/da arasında bulunmuştur. Çalışmada, bitki boyu, bitki başına kapsül sayısı, kapsül eni, kapsül boyu, tohum verimi ve kapsül verimi yönünden yazlık ekim zamanlarında kışlık ekime göre düşük değerler elde edilmiştir. Fakat kapsüllerden elde edilen morfin oranı yazlık ekimlerde kışlık ekimlere göre daha yüksek olmuştur. Çalışmada, kışlık ekimlerden en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Kışlık ekilişlere alternatif olabilecek en uygun yazlık ekim zamanının mümkün olduğunca erken ve 1 Şubat ile 15 Şubat tarihleri arasında yapılması gerekmektedir. Fakat yazlık ekimlerden elde edilen değerlerin kışlık ekimlere göre belirgin bir şekilde düşük olduğu dikkat çekmektedir.

Aytuğ Emrah Ayhan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örtü altı yetiştiricilikte bazı aşılı domates çeşitlerinin kök ur nematodlarına (Meloidogyne spp.) karşı dayanıklılıklarının ve nematod yoğunluğunun araştırılması

Domates ülkemiz de büyük bir ekonomik öneme sahiptir. Antalya ili yetiştiricilikte ilk sıradadır. Domatesin en önemli zararlılarından birisi kök ur nematodudur (Meloidogyne spp.). Yapılan bu çalışmada Antalya ili ve bazı ilçelerinde örtüaltı domates ekim alanlarında 2019-2020 yıllarında kök ur nematodunun aşılı ve aşısız çeşitlerde yayılımı bulaşıklık durumu ve yoğunluğu araştırılmıştır. Antalya ilinde 6 ilçe ve 31 köyden 303 toprak ve kök örneği alınmıştır. Temiz ve bulaşık alanlar belirlenmiştir. Bulaşık alanlarda önceden bölgede tespit edilen Meloidogyne incognita ve Meloidogyne javanica saptanmıştır. 137 aşılı domates örneğinden 22'si(%16,05), 166 aşısız domates örneğinden 88'i(%53,01) kök ur nematodu ile bulaşık olduğu belirlenmiştir. Aşılı çeşitlerin aşısız çeşitlere göre toprak kökenli hastalıklara daha dayanıklı olduğu belirlenmiştir. Kök ur nematodu ile bulaşık alanlarda aşılı çeşitlerin aşısız çeşitlere oranla daha fazla verim verdiği gözlemlenmiştir. Kök ur nematodu ile bulaşık olan aşılı domateslerin topraktan ikinci dönem larva (J2) sayısı 100 ve daha fazla görülmesine rağmen kök gelişiminin güçlü olduğu ve urlanmanın kabul edilebilir olduğu belirlenmiştir. Yumurta paketi skalasına göre tüm aşılı çeşitler en fazla 2 seviyesinde değer alarak dayanıklı kabul edilmiştir. En yoğun bulaşıklık Serik ilçesinde Belkıs, Yeşilyurt, Kökez, Gebiz köylerinde, Manavgat ilçesinde Çakış köyünde, Aksu ilçesinde Macun mahallesinde görülmüştür. Demre ilçesinden alınan örneklerde kök ur nematoduna rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler : M. incognita, kök ur nematodu, domates, Antalya

Kübra Dudu Demir Ergin
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tuz stresi koşullarında selenyum (Na2SeO4) gübrelemesinin bakla (Vicia faba L.) gelişimine etkileri

Çalışma, Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sera koşullarında 2018-2019 yılları arasında tesadüf parsellerinde faktöriyel düzenlemeler şeklinde 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş ve yürütülmüştür. Çalışmada iki adet bakla çeşidi (Black Lazer, Lazer), iki farklı dozda tuz (0-4-8 dS/m) ve dört faklı dozda selenyum (Se) (0-0,05-0,1-0,15 mg/L) kullanılmıştır. Çalışma kapsamında Bitki Boyu (cm), Dal Sayısı (adet), Bitkide Bakla Sayısı (adet), İlk Bakla Yüksekliği (cm), Bakla Uzunluğu (cm), Baklada Tane Sayısı (adet), Klorofil İçeriği (µmol/m2), Ham Protein Oranı (%), Antioksidant İçeriği (Yaprak-Çiçek-Meyve (DPPH %)) ve L-Dopa (Yaprak-Çiçek-Meyve (mg/10g)) parametreleri incelenmiştir. İncelenen özellikler varyans analizine tabi tutulmuş ve çıkan farklılıklar Duncan çoklu karşılaştırması ile kıyaslanmıştır. İstatistik analiz SPSS 23 Paket program kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tuz stresinin özellikle bitki boyunu kısaltıcı etkide bulunduğu fakat bu duruma selenyum uygulamalarının bir etkinliğinin olmadığı görülmüştür. Dal sayısı, bakla sayısı, ilk bakla yüksekliği, bakla uzunluğu, baklada tane sayısı ve ham protein oranlarında istatistiki manada bir önemliliğe rastlanmamıştır. Diğer parametrelerde öneli/çok önemli farklılıklar belirlenmiştir. Çeşitler kıyaslandığında Black Lazer çeşidi öne çıkarken tuz stresi koşullarında antioksidant ve L-dopa içerikleri üzerine 0,15 mg/L Selenyum dozunun daha etkin olduğu görülmüştür.

Ayşe Topuz
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı hasat dönemlerinden elde edilen patlıcan tohumlarında hasat sonrası olgunlaştırma işlemlerinin tohum kalite kriterleri üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Kemer, Aydın siyahı ve Manisa kır çizgili patlıcan çeşitlerinde farklı dönemlerde hasat edilen tohumlarda değişken sıcaklıklarla yapılan olgunlaştırma uygulamalarının canlılık ve Fenol, Antioksidan aktivasyonu üzerine etkilerini incelemek amacıyla 2018-2019 yıllarında yürütülmüştür. Denemeler Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma laboratuvarı ile deneme arazisinde yürütülmüştür. Çalışmada çimlenme-çıkış oranları (%), ortalama çimleme-çıkış süreleri (gün), kontrollü bozulma testleri, priming, fenol ve antioksidan analizleri yapılmıştır. Her iki yılda da AS çeşidinde yapılan olgunlaştırma uygulamalarının hepsinde istatistiksel açıdan tüm olgunluklara ait tohum partilerinde TÇ20, NÇ20 değeri, % 18 KB testi sonucu TÇ ve % 20 KB sonucu TÇ ve NÇ değerleri anlamlı bulunmuştur (p<0,05-p<0,01). Kemer çeşidinde istatistiksel açıdan tüm olgunluklara ait tohum partileri arasında tüm olgunlaştırma uygulamaları ve HH grupları istatistiksel açıdan NÇ 20 ve NÇ30, NF30 sonuçlarında anlamlı bulunmuştur (p<0,05-p<0,01). MKÇ çeşidinde ise hasat günleri ve uygulamalar arasındaki ilişki TÇ-NÇ20 ve TF-NF30 ve TF-NF20, KB20NÇ-TÇ parametreleri bakımından anlamlı bulunmuştur (P<0,01). MKÇ çeşidi antioksidan içeriği istatistiksel açıdan 1. ve 2. yıla ait 20/35ºC partisi hariç tüm uygulamalar % 1 düzeyinde anlamlı bulunmuştur (p<0,05-p<0,01). K çeşidinin antioksidan içeriği her iki yıldaki sonuçları istatistiksel olarak değerlendirildiği de ilk yıl 20/35ºC'de olgunlaştırma ve HH uygulamaları istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05-p<0,01). As çeşidinde antioksidan içeriği 1. yıl 35/20ºC olgunlaştırma uygulaması hariç diğer tüm uygulamalar istatistik olarak % 1 düzeyinde anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Fenol değerleri ilk yıl ve EC değerleri ise 2.yıl istatistiksel açıdan üç tür için % 1 anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Tüm çeşitlerde hasatgünü ve olgunlaştırma arasındaki interaksiyon çimlenme, çıkış, KB testler bakımından istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,0001).

Sebze tohumu
Kübra Özmen
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı olgunluk dönemlerinde hasat edilen bazı solanaceae türlerine ait tohumların fizyolojik kalitesi üzerine kurutmanın etkisi

Bu araştırma, domates, biber ve patlıcan türlerinde farklı dönemlerde hasat edilen meyvelerin tohumlarında farklı doygunluktaki tuz çözeltileri ile hızlı ve yavaş kurutma uygulaması ve depolamanın tohum canlılık ve enzim aktivasyonu üzerine etkisini incelemek amacıyla 2018-2019 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmalarda H2274(Domates), Burdem(Biber) ve Kemer 27(Patlıcan) çeşitlerine ait tohum partileri kullanılmıştır. Denemeler Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma laboratuvarı ile deneme arazisinde yürütülmüştür. Çalışmada toplam ve normal çimlenme-çıkış oranları, ortalama çimleme-çıkış süreleri, kontrollü bozulma testleri, priming ve enzim analizleri kullanılmıştır. Her iki yılda patlıcan tohumlarında hasat günleri ve kurutma uygulamaları ile istatistiksel açıdan elde edilen çıkış parametreleri ele alındığında; TF, NF ve OÇZF değerleri %1 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. CD testi (48sa) sonucundaki çimlenme parametreler bazında ele alındığında; biber ve patlıcan tohumlarında ikinci yılda hasatgünü*depolama*kurutma ve hasatgünü*kurutma interaksiyonlar anlamlı bulunmuştur (p<0.01, p<0.05). 48 saatlik CD testi sonucundaki çimlenme parametreleri açısından biberde ikinci yılda kurutma uygulamaları bakımından sadece NÇ değeri %1 anlamlı bulunmuştur ve hasatgünü*depolama*kurutma ile hasatgünü*kurutma interaksiyonları NÇ için anlamlıdır (p<0,01). Patlıcanda ilk yıl sadece OÇZ için, ikinci yıl OÇZ hariç diğer parametrelerde Hasatgünü*depolama*kurutma ve hasatgünü*kurutma interaksiyonları anlamlıdır. Tüm enzimler uygulama ve hasat zamanlarına göre farklılık göstermiş olup, domateste; en yüksek CAT ve APX enzim değerleri 60.günden, SOD için 50 ve 60. günden alınmıştır. Biber sonuçlarında CAT aktivitesi 60. gün tohumlarında K ve D; SOD aktivitesi ilk yıl YK, ikinci yıl K; APX ise K ve D uygulamalarında yüksek bulunmuştur. 90 günlük patlıcan tohumlarında; en yüksek CAT seviyesini YK+D ve YK uygulamaları, APX aktivitesini YK+D ve K, SOD aktivitesini ise K uygulaması vermiştir.

Sebze tohumu
Yasemin Çelik
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çilek fidelerinde toprak kökenli hastalık etmenlerine karşı bazı antagonist mikroorganizmaların etkinliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma; çilek fidelerinde patojen olan bazı toprak kökenli hastalık etmenlerine karşı (Macrophomina phaseolina, Fusarium oxysporum, Fusarium oxysporum f.sp.fragariae ) bazı Trichoderma ve Bacillus türlerinin in vitro ve in vivo'da antagonistik etkinliklerinin belirlenmesi amacıyla ele alınmıştır. İn vitro çalışmalarında Trichoderma ve Bacillus türlerinin antagonistik etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla ikili kültür testi yapılmıştır. İn vivo çalışmaları ise Trichoderma ve Bacillus türlerinin tek ve kombinasyon uygulamalarının Fusarium oxysporum, Fusarium oxysporum f.sp. fragariae ve Macrophomina phaseolina'ya karşı antagonistik etkinlikleri ve çilek fidelerinde bitki gelişimi üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla saksı koşullarında yürütülmüştür. İkili kültür testlerinde Trichoderma ve Bacillus izolatları Fusarium türleri ve Macrophomina phaseolina'nın miseliyal gelişimlerini farklı oranlarda engelleyerek patojenlere karşı antagonistik etkinlik göstermiştir. Saksı koşullarında ise biyolojik mücadele etmenlerinin tek ve kombinasyon uygulamalarının toprak kökenli patojenlerin hastalık şiddetini azaltarak, bitki gelişim parametrelerinde artışa neden olduğu görülmüştür.

Deniz Bulut
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hümik asit ve azotlu gübre uygulamalarının lavanta (Lavandula angustifolia Mill.) bitkisinin bazı verim ve kalite özelliklerine etkisi

Bu çalışma, humik asidin ve farklı azotlu gübre uygulamalarının lavantanın (L. angustifolia Mill.) bazı bitkisel ve tarımsal özellikler üzerine olan etkisini tespit etmek üzere yapılmıştır. Deneme, Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi, araştırma ve uygulama alanında, 2019-2020 yıllarında yürütülmüştür. Denemede humik asit uygulanmış (10 kg/da) ve uygulanmamış (0 kg/da) iki ayrı parsellere, 3 farklı dozda azotlu (0kg/da, 3 kg/da, 6 kg/da) gübre uygulamaları yapılmıştır. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulup yürütülmüştür. Denemede; bitki boyu (cm), taze herba verimi (kg/da), drog herba verimi (kg/da), drog çiçek verimi (kg/da), uçucu yağ oranı (%), uçucu yağ verimi (l/da) çiçek başağı sayısı (adet/parsel) ve çiçek başağı uzunluğu (cm), gibi karakterlerde ölçümler yapılmıştır. Denemede 1. yıl; humik asit uygulanan parsellerde drog çiçek verimi 34,34 kg/da iken, humik asit uygulanmayan parsellerde 27,44 kg/da olarak tespit edilmiştir. 2. yılda ise bu değerler sırasıyla 310,10 kg/da ile 142,56 kg/da olarak belirlenmiştir. Uçucu yağ verimleri ise humik asit uygulanan parsellerde ilk yılda 2,77 l/da iken, 2. yılda 12,30 l/da olarak tespit edilmiştir. Oysa bu değerler humik asit uygulanmayan parsellerde 1.ve 2. yılda sırasıyla 2,14 ile 5.51 l/da olarak bulunmuştur. Humik asit uygulamasının lavanta bitkisinin gelişmesinde olumlu katkısının olduğu ve yapılacak olan azotlu gübreleme miktarının 3-6 kg/da arasında verilmesinin uygun olduğu belirlenmiştir.

Sabri Aslan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili ekolojik koşullarında bazı yurtdışı kökenli keten hat ve çeşitlerinin verim ve verim özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma ve uygulama tarlasında, 2019 yılında kurulmuş ve yürütülmüştür. Çalışmada, yurtdışı kökenli bazı keten (Linum usitatissimum L.) çeşit ve hatlarının Uşak ili ekolojik koşullarındaki verim ve bazı tarımsal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülen araştırmada, bitki boyu (cm), teknik sap uzunluğu (cm), kapsül sayısı (adet/bitki), dal sayısı (adet/bitki), kapsüldeki tohum sayısı (adet/kapsül), bin tane ağırlığı (g) ve dekara tane verimi (kg/da) özellikleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; keten genotiplerinin dekara tane verimleri 80,0-185,3 kg/da; bitki boyu 39,9-65,9 cm; teknik sap uzunluğu 28,6-46,7 cm, bin tane ağırlığı 5,2-6,1 g, kapsül sayısı 6,20-41,17 adet/bitki arasında belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre Uşak ilinde; Lırkskoppe, Fibra, Ötztaler, Plenny ve yerli çeşit Sarı-85 keten çeşitlerinin verim ve tarımsal özellikler bakımından en iyi sonuçları verdiği ve yetiştiricilikte bu çeşitlerin tercih edilmesinin uygun olacağı belirlenmiştir.

Özlem Aslan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili nohut (Cicer arietinum L.) ekim alanlarında sorun olan yabancı otların, yabancı ot sorunlarının ve herbisitlerin etkinliğinin belirlenmesi

Yeterli ve kaliteli beslenmede önemli bir yeri olan, geniş adaptasyon yeteneğine sahip, birçok iklimde yetişebilme özelliği ile toprak isteği açısından seçici olmayan nohut yetiştiriciliğini sınırlandıran ve verim kayıplarına sebep olan faktörlerden biri de yabancı otlardır. Bu çalışmada; Uşak ili nohut ekim alanlarında yabancı otların tür, yaygınlık ve yoğunluklarının belirlenmesi amacıyla survey çalışması, üreticilerin yabancı otlarla mücadelede bilgi ve deneyimlerinin belirlenmesi amacıyla anket çalışması ile bazı çıkış öncesi ve çıkış sonrası herbisitlerin yabancı otlar ve nohut üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla tarla çalışması yer almıştır. Survey sonucunda nohut ekim alanında belirlenen yabancı otlar içerisinde % 84 rastlama sıklığıyla Convolvulus arvensis L. ilk sırada yer alırken; üreticilerin % 54'ü bitki koruma sorunları içerisinde yabancı otların önemli bir sorun olduğunu belirtirken, % 87,40'ı narin yabani yulaf (Avena barbata Pott ex Link subsp. barbata), % 46,60'ı yabani hardalı (Sinapis arvensis L.) en önemli türler olarak ifade etmişlerdir. Deneme alanında, Amaranthus retroflexus, Chondrilla juncea, Chenopodium album ve Polygonum aviculare yoğun olarak görülen türler olarak kaydedilirken, türlerin kontrolünde çıkış öncesi ve çıkış sonrası herbisitler ve dozlarına bağlı olarak farklılıklar elde edilmiştir.

Burhan Dilek
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Denizli, Manisa ve Uşak illerinde Eurydema ornatum (L.) (Heteroptera: Pentatomidae)'un yumurta ve ergin parazitoit türlerinin belirlenmesi

Lahana böceği, Eurydema ornatum (L.) (Heteroptera: Pentatomidae), Brassicaceae familyasına ait, lahana, tere, turp ve kanola başta olmak üzere bitkilerin özsuyunu emen önemli zararlılardan biridir. Doğal koşullarda ergin parazitoitleri olan Tachinidae (Diptera) ve yumurta parazitoitleri olanScelionidae (Hymenoptera) familyalarına ait doğal düşmanlar bu zararlının popülasyonu üzerindeki etki oranı konusunda yeterince çalışmalar bulunmamaktadır. Bu nedenle Denizli, Manisa ve Uşak illerinde 2019 ve 2021 yıllarında E. ornatum erginlerinin ve yumurtalarının parazitlenme oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ergin bireyler her iki yılda mart-ekim ayları arasında veyumurtalar ise aynı yıllarda nisan-ekim ayları arasında konukçu bitkiler üzerinde elle toplanmıştır. Ergin bireyler cinsiyetlerine göre ayırdıktan sonra laboratuvar koşullarında erkek ve dişi bireyler ayrı ayrı olmak üzere farklı kaplarda kültüre alınmıştır. İlk yıl Denizli ilinde 327, Manisa ilinde 565, Uşak ilinde 530 adet ve ikinci yıl ise sırayla 497, 605 ve 570 adet E. ornatum bireyi denemelere dâhil edilmiştir. Bu örneklerden elde edilen tachinid pupalar ayrı tüplere alınarak 26 ± 1 oC, %60 ± %10 nem ve 16 saat aydınlatmalı ortamda bunlardan erginler çıkana kadar inkübatörde tutulmuştur. Sonuç olarak, ilk yıl toplanan ergin bireylerin Denizli ilinde %4,83 (n = 327), Manisa ilinde%8,30(n = 565), Uşak ilinde %5,01 (n = 530), ikinci yıl ise sırayla %6,77(n = 497), %6,70(n = 605)ve %5,13 (n = 570)oranında parazitlendiği anlaşılmıştır. Denemeler sonucunda dişi bireylerin daha yüksek oranda parazitlendiği belirlenmiştir. Zararlıya ait toplanan yumurta paketleri bitkiler üzerinde alınarak laboratuar koşullarında nimf çıkışları veya parazitoit çıkışları oluncaya kadar ayrı tüpler içerisinde tutulmuştur. İlk yıl toplanan yumurta paketlerinin %46,94 (n = 49) ve ikinci yıl ise %44,90 (n = 98) oranında yumurta parazitoitleri tarafından parazitlendiği belirlenmiştir. Ergin parazitoitleri olarak, Ectophasia oblonga (Robineau-Desvoidy), Ectophasia crassipennis (Fabricius) (Diptera: Tachinidae) türleri, yumurta parazitoitleri olarak ise Trissolcus semistriatus Nees, Trissolcus rufiventris (Mayr) (Hymenoptera: Scelionidae) ve Ooencyrtus sp. (Hymenoptera: Encyritidae) türleri tespit edilmiştir. Böylece tachinidlerin ve yumurta parazitoitlerinin doğal koşullarda E. ornatum popülasyonu üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.

BöceklerEurydemaTrissolcus+1
Buse Korkmaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Micropropriation of sea beet (Beta vulgaris var. maritima) speciesin–vitro conditions

In this study, it was aimed to determine the regeneration abilities of different plant growth regulators (Kinetin and Indole butyric acid) combinations on different explants of sea beet (Beta vulgaris var. maritima (L.) Arcang) plant under in-vitro conditions. Determination of hypocotyl, node and cotyledon explants in MS media prepared with different doses of kinetin (KIN) and Indole-3-butyric acid (IBA) (0, 0.5, 1.0, 1.5 and 2.0 mg/L). regeneration capabilities were determined. In the study, callus formation rate (%), shoot formation rate (%), rooting rate (%), number of shoots per explant (number). The root formation rate of the shoots of this explant was 100% in the medium without kinetin, where 0.5, 1.5 and 2.0 mg/l IBA doses were applied. According to the obtained results, it was determined that 0.0 mg/L KIN + 1.5 mg/L IBA doses was most effective application in the node explant for in-vitro propagation of this plant species. It was determined that in the rapid reproduction of this plant species, the node explant can be used very conveniently for the rapid reproduction of the plant.

Beta vulgarisPlant growth regulatorsMicropropagation+1
Mehmet Kolçak
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla ili örtü altı domates üretim alanlarında görülen fungal hastalık etmenlerinin saptanması

Çalışma; Muğla ili örtü altı domates üretim alanlarında domateste solgunluğa neden olan fungal hastalık etmenlerini tespit etmek, tanılamak, patojen olan Fusarium türlerini belirlemek ve domates bitkilerinde bulunma oranı en yüksek Fusarium türlerine karşı in vivo'da çeşitlerin duyarlılığını tespit etmek amacıyla ele alınmıştır. Muğla ili ve ilçelerinde 2018-2019 yılı survey çalışmalarının yapıldığı domates üretim alanlarının % 45,1'inin Fusarium solgunluk hastalığıyla bulaşık olduğu ve hastalığın bitkilerde % 76,2 oranında yaygın olduğu belirlenmiştir. Her iki üretim sezonunda elde edilen toplam fungal izolat sayısı 689 olup, izolatların % 62,8'inin Fusarium spp.'nin oluşturduğu saptanmıştır. Fusarium spp. izolatı seçilerek petrilerde yapılan ön patojenisite testinde izolatların % 100' ünün (100) patojen olduğu belirlenmiştir. Patojen olduğu gözlenen 100 Fusarium spp. izolatının Kardelen F1 domates çeşidi ile saksılarda yürütülen patojenisite çalışmalarında hastalık şiddeti değerlerinin % 20-% 85 arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Fusarium spp. izolatlarının makroskobik ve mikroskobik olarak yapılan tür teşhisine göre 78'i F. oxysporum, 11' i F. solani, 5' i F. verticillioides ve 6'sı Fusarium spp. olarak tanılanmıştır. Çeşit reaksiyon çalışmalarında, Fusarium izolatları arasında virulensi en yüksek olan izolatların F. oxysporum'a ait olduğu belirlenmiştir. Çeşit reaksiyon çalışmaları sonucunda Fusarium oxysporum izolatlarının diğer izolatlara (F. solani ve F. verticilloides) oranla bitkiyi daha çok etkiledikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Domates, örtü altı, Fusarium solgunluğu, Patojenisite

DomatesFusarium solgunluğuÖrtü altı yetiştiriciliği
Aslı Kor
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek sıcaklık stresi altındaki domates bitkisinde besin elementi uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkisi

Domates, dünya genelinde en fazla üretilen, tüketilen ve ticareti yapılan tarım ürünlerinden biridir. İnsan sağlığı üzerindeki faydaları nedeniyle gıda sanayinde konserve, salça, ketçap, turşu ve domates suyu gibi çeşitli kullanım alanlarına sahiptir. Denemede, potasyumla sinerjit etkiye sahip demir, mangan, çinko ve bakır elementlerinin potasyumla birlikte uygulandığında domates bitkisinde verim ve meyve kalitesine olan etkileri araştırılmıştır. Deneme, Şırnak İli İdil İlçesi Çığır köyünde bulunan üretici serasında yürütülmüştür. Çalışmada Kuantum F1 domates çeşidi kullanılmıştır. Araştırma, Normal koşullar ve stres (yüksek sıcaklık stresi) olmak üzere iki kısımdan oluşmuştur. Deneme, K+Fe, K+Mn, K+Zn, K+Cu ve kontrol olmak üzere 5 farklı uygulamadan oluşmuştur. Uygulamalar, 15 gün arayla 3 defa yapraktan uygulanmıştır. Çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Uygulamalardan sonra bitkilerin yeşil aksamında; yaprak klorofil içeriği (SPAD), yaprak oransal nem içeriği, yaprak sıcaklığı, yaprak yaş ve kuru ağırlıklarının tespiti yapılmıştır. Hasat edilen meyve örneklerinde; meyve çapı, meyve boyu, et kalınlığı, meyve sertliği, meyve ağırlığı, meyve rengi, EC, meyve yaş ve kuru ağırlıkları, pH, SÇKM ve toplam verim belirlenmiştir. Ayrıca yine meyve ve yapraklarda makro-mikro element içerikleri ve meyvede amino asit analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgularda, normal koşullar uygulamalarına kıyasla, yüksek sıcaklık stresi altında yapılan uygulamaların verim ve meyve kalitesini olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Yüksek sıcaklık stresi altında potasyum ilaveli Fe, Mn, Zn ve Cu uygulamalarının ise meyve verim ve kalitesini olumlu etkilediği tespit edilmiştir.

Selahattin Abay
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İdil(Şırnak) bağlarında salkım güvesi[Lobesia botrana(Denis & Schiffermüller, 1775) (Lepidoptera: Tortricidaee)]'nin popülasyon gelişimi ve bulaşıklık oranının belirlenmesi

Bu çalışma Şırnak ilinin İdil ilçesinin Öğündük, Haberli, Toklu ve Ulak köyleri bağ alanlarında Salkım güvesinin popülasyon gelişimini ve bulaşıklık oranını tespit etmek amacıyla 2023 yılında yürütülmüştür. Çalışmada Salkım güvesinin doğada ilk ergin uçuşu, popülasyonunun yoğun olduğu dönemler, tepe noktaları ve bağlardaki bulaşık oranları tespit edilmiştir. Ergin popülasyon yoğunluğu eşeysel çekici feromonlar kullanılarak takip edilmiştir. Tuzaklar haftalık olarak kontrol edilmiştir. Bulaşma oranını belirlemek için her bağ alanından rastgele 20 asmadan, her asmada 5 salkım olacak şekilde toplam 100 salkım kontrol edilmiş, Salkım güvesinin herhangi bir zararı tespit edilen salkımlar bulaşık olarak kabul edilmiştir. İlk ergin bireyler Ulak köyü hariç Öğündük, Haberli ve Toklu köylerinde 10 Nisan 2023'dayakalanmış, 17 Nisan 2023 tarihinde ise tüm bağ alanlarında erginlere rastlanmıştır. İlçedeki son ergin uçuşunun 12 Ekim tarihinde olduğu, bu verilerle zararlının doğada 7 ay aktif kaldığı sonucunu varılmıştır. Popülasyon yoğunluğunu belirleme sürecinde en fazla ergin Toklu(928 adet) köyünde yakalanmış, bunu Haberli(824 adet), Ulak(423 adet) ve Öğündük(312 adet) olarak takip etmektedir. Lokasyonlara göre bulaşık oranları Toklu %35, Ulak %19, Öğündük %15 ve Haberli %8 olarak belirlenmiştir. Salkım güvesi zararlısının her dört çalışma alanında da eşeysel çekici feromon tuzaklarda yakalanan erginler sayılarak oluşturulan popülasyon değişim grafiklerine göre yılda üç döl verdikleri belirlenmiştir.

Selman Tasmanoğlu
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Güçlükonak-Şırnak lokasyonunda kuraklık stresi altında yetiştirilen domates (Solanum lycopersicum L.) bitkisinde proline uygulamasının verim potansiyeline ve kalite parametrelerine etkisi

Çalışma, 2024 yılında Şırnak ili Güçlükonak ilçesine bağlı Akdizgin köyünde, geç ilkbahar ve yaz aylarında yüksek sıcaklık ve kuraklık stresine maruz kalan domates bitkilerinde yürütülmüştür. Araştırmada, stres koşullarında prolin uygulaması ve sulamanın düzeylerinin domates verim ve verim parametrelerine etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulguların, ilgili kurumlara rahber olması ve üreticilerle yayım faaliyetleri aracılığıyla paylaşılması hedeflenmiştir. Çalışma programına göre 3 farklı prolin dozu 15 gün, 30 gün ve 45 gün sonra ve toplamda 0.0 mM, 45 mM ve 90 mM olmak üzere (Faktör A) bitki biyo-kütlesine sprey sırt pompası ile uygulanmıştır. Sulama suyu dozları ise class-A pan buharlaşma kabında 3 günde oluşan toplam buharlaşmanın (cumulative pan evaporineation: CPE), dört sulama seviyesini sırasıyla; %50 (IR-L-%50), %75 (IR-L-%75), %100 (IR-L-%100) ve %125 (IR-L-%125) şeklinde tasarlanmıştır. Konulu sulamalara dikimden 15 gün sonra başlanmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre; Faktör A ve B konularında bitki başına meyve sayısı (adet), bitki başına meyve verimi (kg) ve toplam verim (kg/ha) sonuçları ve tepkileri benzer gerçekleşmiştir. Ancak prolin dozları ile kuraklık stresinden oluşan su seviyelerine ait FaktörA*Faktör B konularının interaksiyonunda önemsiz çıktığı ve en yüksek domates meyve verimi prolinin 90 mM ve su seviyesinin %125 olduğu onikinci konuda 96.561.00 kg/ha elde edilmiştir. Buna karşın en düşük verim prolinin 0.00 konusunda yani kontrol konusunda ve su seviyesinin %50 olduğu konuda 31.902,74 kg/ha verim sağlanmıştır. Bu sonuçlara gore bölgenin özellikle yaz mevsiminde kurak iklimin hakim olduğu bölgede yüksek prolin uygulaması ile ve yüksek su seviyesinde intraksiyonun yüksek gerçekleştiği görülmüştür. Çalışmada damla sulama yöntemi uygulanmış, konularda en düşük ve en yüksek sulama suyu; (IW) 427 mm ve 1068 mm aralığında gerçekleşmiştir. Sulama suyu kullanım randımanı 6.87 – 10,50 kg/m3 aralığında geçekleşmiştir. Oransal ET açığı 0,90 – 0,43 bandında ve oransal verim azalışı 0,54 - 1,00 aralığında hesaplanmıştır. Bu sonuçlar suyun gücünün domates verimi üzerinde son derece etkin olduğunu kanıtlamıştır. Yüksek verimler 90 mM prolin uygulamasında; PRL-90 mM * IR-L-%100 ve PRL-90 mM * IR-L-%125 elde edilmiştir.

Uğur Çetin
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas ili ekolojik koşullarında Türkiye orijinli bazı yulaf (Avena sativa L.) genotiplerinin agromorfolojik özelliklerinin belirlenmesi

Yulaf (Avena sativa L.), Poaceae familyasına ait önemli bir tahıl türü olup besin değeri, çeşitli iklim koşullarında yetiştirilebilmesi ve marjinal topraklara yüksek uyum yeteneği ile tanınmaktadır. Bu nedenle, yeni yulaf çeşitlerinin geliştirilmesi amacıyla agro-morfolojik özelliklerin karakterize edilmesi, ıslahçılar için önemli bir hedeftir. Bu çalışmada, gelecekteki ıslah programları için üstün genotiplerin belirlenmesi amacıyla 2023 yılında Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde bulunan Tarımsal Ar-Ge Merkezi'nde tarla koşullarında toplam 55 yulaf genotipi çeşitli agro-morfolojik özellikler açısından değerlendirilmiştir. Deneme, augmented deneme desenine göre yürütülmüştür. Sonuçlar, salkımda tane ağırlığı hariç, diğer özellikler bakımından genotiplerin önemli etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Çalışma, genotipler arasında salkım çıkarma süresi bakımından önemli farklılıklar belirlenerek 50,63-62,49 gün arasında değişiklik göstermiştir. Olgunlaşma süresi, 81,26-93,26 gün arasında değişerek geniş bir uyum potansiyeli göstermiştir. Bitki boyu önemli ölçüde farklılık göstermiş olup, 51,73-99,03 cm arasında değerler almıştır. Salkım uzunluğu 12,13-31,64 cm arasında değişim gösterirken, salkımda tane ağırlığı 0,63-2,04 g arasında değişim göstermiştir. Tane verimi 117,89-540,92 kg/da arasında değerler alarak geniş bir varyasyon olduğu belirlenmiştir. Çalışmada material olarak kullanılan yulaf genotipleri arasında yüksek düzeyde varyasyon olduğu, tane verimi ve salkım uzunluğu gibi verime etki eden verim komponetleri bakımından eldeki materyalin ıslah programlarında degerlendirilebilecegi belirlenmiştir.

Ayşe Öztürk
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İn vitro koşullarda bazı ağır metallerin hıyar (Cucumis sativus L.) bitkisinin gelişimi üzerine etkilerinin araştırılması

Bu çalışmada, hıyar (Cucumis sativus L.) tohumlarına in vitro koşullarda farklı ağır metallerin uygulanmasının çimlenme ve bitki gelişimi üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Deneme kapsamında MS (Murashige ve Skoog 1962) besin ortamı ve farklı dozlarda hazırlanmış (100 µM, 200 µM, 300 µM, 400 µM, 500 µM) ağır metaller (Kadmiyum, Kobalt, Nikel, Alüminyum, Kurşun, Krom, Bakır) kullanılmıştır. Çalışmada tohumların çimlenme oranı, kotiledon oranı, beşinci ve onuncu günlerdeki kök ve sürgün uzunlukları belirlenmiştir. Yapılan ölçümler sonucunda çimlenme ve kotiledon oranlarının, kadmiyumun 500 µM, kromun 200 µM, kurşunun 100 µM dozunda, alüminyum ve kobaltın ise kontrol uygulamasında en yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bakır ve nikelin beş dozu, istatistiksel olarak kontrol uygulamasıyla aynı grupta yer almıştır. Deneme kapsamında yapılan kök ve sürgün uzunluğu sonuçlarına göre, kadmiyum ağır metalinde, en fazla kök uzunluğu kontrol uygulamasında, en fazla sürgün uzunluğu ise kontrol, 200 µM ve 300 µM dozlarında görülmüştür. Kobalt uygulamasında, en fazla kök uzunluğu kontrol, 100 µM ve 200 µM dozlarında, en fazla sürgün uzunluğu ise kontrol uygulamasından elde edilmiştir. Nikel ağır metali uygulamasında, en yüksek kök uzunluğu 400 µM dozundan elde edilirken, sürgün uzunluğunda dozlar arasındaki fark istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Alüminyum ağır metali uygulamasında, en fazla kök uzunluğu 400 µM dozunda gözlemlenirken, sürgün uzunlukları istatistiksel olarak aynı grupta yer almıştır. Bakırın dozları arasındaki farklılıklar incelendiğinde, kök uzunluğunda kontrol, 100 µM, 200 µM ve 300 µM dozlarından en yüksek sonuçlar elde edilmiş ve istatistiksel olarak aynı grupta yer almışlardır.

Ağır metallerHıyarİn vitro
Oğuzhan Baran
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas ili patates ekiliş alanlarında zararlı olan patates güvesi [(phthorimae operculella zeller (Lepidoptera: Gelechiidae)]'nin popülasyon takibi ve Lantana camara L. bitki ekstraktının insektisidal etkisi

ÖZET Patates güvesi [Phthorimae operculella (Zeller) (Lep.: Gelechiidae), patates tarımını etkileyen en önemli zararlılardan biridir. Patates Güvesi yeşil aksamda ve yumrularda beslenerek önemli ürün kayıplara neden olmaktadır. Bu çalışma Sivas ilinin Patates güvesi ile bulaşık olup olmadığını belirlemek için ele alınmıştır. Çalışma 2022 yılında Sivas'ın Hafik, Gemerek ve Merkez ilçelerinde yürütülmüştür. Deneme yapılacak patates alanlarına bitki çıkışından hemen sonra, zararlıya ait eşeysel çekici feromon tuzağı asılmıştır. Tuzak kontrolleri haftalık olarak yapılmış ve tuzağa yakalanan erginler kaydedilmiştir. Lantana camara L. (Verbenaceae) ekstraktının Patates güvesi üzerine insektisidal etkisi araştırılmıştır. Bitkinin etanollu ekstraktının farklı konsantrasyonları zararlının yumurta, larva ve ergin dönemlerine uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, en fazla ergin sayısı Gemerek ilçesinde 16 adet ile 23.08.2022 tarihinde olmuştur. Gemerek ilçesinde ilk ergin çıkışı 7.06.2022, son ergin görülme ise 27.09.2022 tarihinde belirlenmiştir. Hafik ilçesinde, ilk ergin 21.06.2022 tarihinde tespit edilmiştir. En son ergin çıkışı ise ile 20.09.2022 tarihinde olmuştur. En fazla ergin sayısı 09.08.2022 tarihinde belirlenmiştir. Merkez ilçede ilk ergin çıkışı 21.06.2022 tarihinde olmuştur. En fazla ergin sayısı 5.07.2022 tarihinde belirleniştir. En son ergin 23.08.2022 tarihinde görülmüştür. Bu çalışma ile Sivas ilinin PG ile bulaşık olduğu belirlenmiştir. Tohumluk üretimi yapılan alanlarda toleransı sıfır olan bu zararlıya karşı yapılacak mücadele önem arz etmektedir. Lantana camara ekstraktının Patates güvesi larvaları üzerine yüksek oranda insektisidal etkisinin olduğu ortaya konulmuştur. Bireyi daldırma yönteminde daha yüksek oranda etki olduğu belirlenmiştir. Yumurta verimi denemesinde ise, ekstraktın yumurta verimini azalttığı, yüksek konsantrasyonlarda ise ölüm olduğu ve hiç yumurta elde edilmediği, ovisit etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Söz konusu ekstraktın zararlı ile mücadelede kullanılabileceği görüşüne varılmıştır.

Patates
Sümeyra Üstündağ
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas ili Zara ilçesi yem bitkileri üretiminin sosyo-ekonomik analizi

Küresel iklim değişiklikleri sebebiyle oluşan sulama problemi iletarım üretimindeaksaklıklar oluşmaktadır. Nüfus artışına paralel olarak artan kaliteli kaba yem ihtiyacı da hayvansal üretimi yakından etkilemektedir. Bu problemlerden yola çıkılarak bu çalışmada Sivas ili Zara ilçesi özelinde yem bitkileri üreticilerinin demografik yapısı, üretimde karşılaşılan sorunlar, aksaklıklar, yem bitkileri devlet desteklerinin yeterlilik durumu araştırılmıştır. Sivas ili Zara ilçesinde toplam 60 üretici ile görüşülerek anket formları doldurulmuştur. Anket verileri 2022 yılı üretim sezonunu kapsamaktadır. Anket sonuçlarına göre; Üreticilerin yaş ortalaması 53,5'tir. Üreticilerin %3,3'ü okur-yazar, %51,7'si ilkokul mezunu, %16,7'si ortaokul, %26,7'si lise, %1,7'si üniversite mezunudur. Üreticilerin %65'i köyde ikamet ederken, %28'i ilçe merkezinde, %2'si il merkezinde ve %5'i büyükşehirde ikamet etmektedir. Çiftçilik deneyim yılı ortalamasının 26,5, yem bitkileri üretimi deneyim yılı ortalamasının 14 yıl olduğu görülmüştür. Üreticilerde yem bitkisi üretimini yaparken hayvancılık faaliyetinde bulunan üretici %87 iken, hayvancılık faaliyetinde olmayanların oranı ise %13'tür.Üreticilerin yem bitkisi üretimi yaparken karşılaştığı sorunlara bakıldığında; ilk sırada %30 ile sulamadaki problemlerin geldiği bunu sırasıyla %18,3 ile üretim maliyetlerinin yüksekliği, %13,3 ile destekleme miktarlarının yetersizliği, %10 ile işgücü eksikliği ve İlkbahar donları nedeniyle meydana gelen verim kayıpları, %3,3 ile finansman yetersizliği ve piyasada oluşan ürün fiyatlarının düşüklüğü ve %1,7 ile de makineli tarım yapılmasındaki imkânların kısıtlı oluşu takip etmektedir. Yem Bitkisi üretimi yapan çiftçilerimizin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ödenen yem bitkisi desteklemelerinden yararlanma durumlarına bakıldığı zaman %93,3' ünün desteklemeden faydalandığı %6,7' sinin ise faydalanamadığı belirlenmiş olup desteklemelerden yararlanan üreticilerin %51,8'i memnunken %48,2'si memnun olmadığı görülmüştür. Bölgesel koşullar göz önünde bulundurularak üretimi teşvik edici üreticiyi koruyan ve destekleyen bir tarım politikasının geliştirilmesi önerilmektedir.

Sinan Tanyeri
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal arazi değerlendirmesinde niceliksel yaklaşımlar ile ekonomik uygunluk sınıflarının belirlenmesi

Günümüzde hızla artmakta olan nüfus ve buna bağlı olarak artan insan ihtiyaçları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin başlıca odak sorunları haline gelmektedir. Bunun için ülkeler ellerinde bulundurdukları kaynakları etkin ve sürdürülebilir bir şekilde kullanmak zorundadırlar. Bu kaynakların başında gelen toprak ve bunların içerisinde üretime dahil olmuş araziler gelişmiş ülkelerde oldukça etkin bir şekilde üretime sokulmaktadır. Belirli bir sınırı olan ve tükenebilir olan toprağı etkin şekilde kullanamayan ülkeler hem kaynaklarını yitirmekte hem de buna bağlı olarak sağlıksız bir topluma sahip olmaktadırlar. Tarımsal arazi kullanım planlamaları hazırlanırken, arazi kullanım türlerinin sadece ekolojik istekleri değil aynı zamanda ekonomik olarak karlılıklarının değerlendirilmeye alınması, oluşturulan planlamaların uygulanabilirliğinin test edilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışma ile Samsun ili Vezirköprü ilçe sınırlarında toplam 11086 ha'-lık arazide, tarımsal arazi uygunluk sınıfları belirlenmiş olan kullanım türlerinin ekonomik göstergeler dikkate alınarak karlılık endeksleri hesaplanmıştır. Coğrafi Bilgi Sistem teknolojilerinin etkin bir şekilde kullanıldığı çalışmada seçilen bitki türlerine ait dağılım haritaları oluşturulmuştur. Çalışma sonuçlarına göre, basınçlı sulama sistemlerinin etkin bir şekilde kullanıldığı alanda, ekonomik yönden yetiştiriciliği yapılabilecek ürünler endüstri bitkisi olarak şekerpancarı, sebze olarak domates, meyve ağacı olarak ise ceviz olduğu belirlenmiştir.

Güneren Çiçek
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sera koşullarında domates üzerindeki beyaz sinek popülasyonunu tahmin etmek için makine öğrenme modellerinin uygulanması

Sıcaklık, bağıl nem ve radyasyon gibi iklim koşulları, doğal ve sera koşullarında böcek istilasını düzenleyen önemli faktörlerdir. Beyazsinek, başlıca mahsullerin bitki verimini etkileyen en ekonomik böcek zararlılarından biridir. Sera koşullarında domates bitkisine beyazsinek bulaşması olağan bir olaydır. Bu çalışmada sulu sensörler kullanarak dış sıcaklık (A), sera iç sıcaklığı (B), bağıl nem (%RH-C), HD (D) ve radyasyon (E) gibi iklim koşulları 1 yıl (52 hafta) boyunca haftalık olarak kaydedilmiştir. Seraya monte edilen tuzaklar ise haftalık olarak beyazsinek sayımı için kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar ise Minitab istatistik programı kullanılarak faktöriyel regresyon analizi yapılmıştır. Sonuçlar ayrıca Pareto şeması, normal grafik analizi, Kontur grafikleri ve yüzey grafikleri gibi farklı istatistiksel analizler yapılmıştır. Pareto şeması sonuçlar incelendiğinde tüm faktörler (ABCDE) en üst sırada etkili olduğu tespit edilmiştir. Normal çizim analizi, tüm girdi faktörlerinin hem sol hem de sağ tarafta takılı çizgiye yakın dağılımını göstermiştir. Kontur grafikleri ve yüzey grafiklerinin sonuçları, verileri haftada -5000 ila 5000 beyaz sinek arasında dağıtımı göstermiştir. Optimizasyon araçları kullanılarak beyazsinek istilası koşullarının optimize ise düşük radyasyonda 500 adet beyazsineği olacağını hesaplanmıştır. Veriler ayrıca Quasi-Poisson modeli ile üç farklı makine öğrenme modeller kullanarak doğrulama ve tahminlime yapılmıştır. Model performansı ise altı farklı performans metrikler ile hesaplanmıştır. R2 sonuçları incelendiğinde en iyi performans XGBoost (0,739) tarafından gösterirken, RF (0,737) ve MLP (0,677) modellerinin yakından takip ettiğini ortaya koymuş olup, RMSE de benzer performans sergilenmiştir. MAE, MAPE ve MSLE metrikleri için sıra ise RF-XGboost-MLP olarak kaydedilmiştir. Genel olarak beyaz sinek sayısının gerçek ve tahmin için hem RF hem de XGBoost modeli MLP modelden daha iyi performans ortaya koymuştur. Isı harita analiz ise iklim koşulları ile beyazsinek istilası arasında pozitif ancak değişken bir korelasyon olduğunu göstermiştir. Böcek istilasına ilişkin her türlü sayısal veriyi optimize etmek için istatistiksel araçların başarıyla kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Abdulkadir Polat
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel kenevir bitkisinde farklı ışık yayan diyotların(LEDs)ve H2O2 konsantrasyonunun ın vıtro çimlenme ve büyümesi üzerine etkileri

Narlısaray popülasyonu bitki materyali olarak kullanılmış olup, kenevir tohumlarının in vitro çimlenme büyümesi ve fizyoloji parametreler üzerinde farklı hidrojen peroksit oranlarının (%2,0 ve %3,0) ve farklı LED (kırmızı, mavi, yeşil, turuncu, beyaz) ışıklarının nasıl bir etki oluşturacağının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada sterilizasyon için %70'lik EtOH ve %0,1 HgCl₂ kullanıldığı iki aşamalı bir protokol uygulanmıştır. Sterilizasyon aşamasından sonra tohumlar, 48 ile 72 saat boyunca %2 ve %3 H2O2 (v/v) ile muamele edilmiştir. Daha sonra H2O2 ile muamele edilmiş tohumlar, MS ortamına alınmış ve farklı LED ışıklarında (beyaz, mavi, kırmızı, yeşil, turuncu) yaklaşık bir ay kültüre alınmıştır. İn vitro kültür sonunda fizyolojik parametreler olarak; çimlenme yüzdesi (%), sürgün uzunluğu (cm), sürgünlerin yaş ağırlığına (g) ve kuru ağırlık (g) miktarlarına bakılmıştır. Bu parametreler dışında biyokimyasal analizler olarak kenevirin prolin, DPPH, SOD, POD, toplam fenol, antioksidan miktarlarındaki değişim istatiksel analizlerle tespit edilmiştir. Farklı LED ışıkları kenevirin in vitro çimlenme yüzdesinde, yaş ve kuru ağırlık miktarlarının ortalamasında anlamlı bir değişime neden olmuştur. Bununla birlikte farklı oranlarda kullanılan H2O2 oranlarının kenevirin SOD miktarında ve antioksidan miktarlarında önemli bir değişime neden olduğu ve diğer biyokimyasal değerler için anlamlı bir değişime sebep olmadığı saptanmıştır. %2 H2O2 oranın kullanıldığı kenevirlerde daha yüksek miktarlarda SOD ve antioksidan miktarı tespit edilmiştir. Farklı LED ışıkları SOD miktarında anlamlı değişimlere sebep olmazken; prolin, DPPH, toplam fenol, POD ve antioksidan miktarlarında anlamlı değişimlere sebep olmuştur. En yüksek prolin ve toplam fenol miktarı mavi LED ışıklarında kaydedilirken en yüksek DPPH ve antioksidan miktarı beyaz LED ışıklarında kaydedilmiştir. En yüksek POD miktarı ise kırmızı LED ışıklarında görülmüştür. Elde edilen sonuçlar daha sonra makine öğrenme ile doğrulanmıştır.

Abiyotik faktörler
Büşra Yıldırım
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fosfor çözücü fungus Talaromyces funiculosus'un kitlesel üretimine temel teşkil edecek bazı biyolojik parametrelerin belirlenmesi

Fosfor bitkilerin gelişim için ihtiyaç duyduğu temel besin elementlerinden bir tanesidir. Tarımsal üretim sırasında, bitkilerin fosfor ihtiyacı kimyasal gübrelerle kaşılanmaktadır. Kimsayasal gübre olarak toprağa verilen fosforun çok önemli bir bölümü toprakta bulunan demir, çinko, alüminyum gibi diğer toprak elementlerine bağlanarak bitkilerin alamayacağı forma dönüşmektedir. Asidik topraklarda bu bağlı fosfor kısmen çözülebilmekte iken, Türkiye gibi topraklarının çok önemli bir bölümü bazik karakterde olan bölgelerde bu çözünme çok yavaş olmaktadır. Bu durum her yıl tekrar fosforlu gübre takviyesi gereksinimine yol açmaktadır. Bazı fungus ve bakteriler ürettikleri bazı kimysalallar ile toprakta bulunan bağlı fosforun bitkiler için faydalı hale dönüşmesine yardımcı olmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında, antepfıstığı köklerinden izole edilen, toprakta bağlı fosforu çözme yeteneğine sahip olduğu bilinen bir Talaromyces funiculosus (ST976) izolatının kitlesel üretimine temel teşkil edecek bazı biyolojik parametlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla fungusun farklı sıcaklık ve su aktivitesi değerlerinde gelişim performansları değerlendirilmiştir. Denemeler sonunda fungusun en iyi gelişim gösterdiği sıcaklık değerinin 25 oC ve %99 su aktivitesi değerleri olduğu belirlenmiştir.

Hiranur Akdaş
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ekolojik koşullarında bazı nohut çeşitlerinin tarımsal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma

Ankara ekolojik koşullarında bazı nohut çeşitlerinin tarımsal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2023 yılında yürütülen çalışma, Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün İkizce istasyonundaki ıslah denemeleri arazisinde kurulmuştur. Farklı kurumlar tarafından tescil ettirilmiş 12 adet nohut çeşidinin (Akça, Aksu, Arda, Aydoğan, Azkan, Borabay, Caner, Çakır, Gökhöyük, Göktürk, Hasanbey ve Taek-Sağel) kullanıldığı çalışma tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada nohut genotiplerinde %50 çiçeklenme ve bakla bağlama gün süresi ile vejetasyon süresi gibi fenolojik özelliklerin yanında bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, biyolojik verim, ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, yüz tane ağırlığı, bitkide tane verimi, hasat indeksi ve dekara tane verimi olmak üzere 10 adet agronomik özellik de incelenmiştir. Yürütülen çalışmada incelenen nohut çeşitlerinin fenolojik/agronomik özelliklerinden %50 bakla bağlama gün süresi ve bitkide ana dal sayısı dışında çok önemli derecede etkilendikleri görülmüş olup nohut çeşitleri içinde en düşük yüz tane ağırlığı 38.53 g ile Hasanbey, en yüksek yüz tane ağırlığı 46.23 g ile Akça; en düşük bitkide tane verimi 13.20 g ile Gökhöyük, en yüksek bitkide tane verimi 21.88 g ile Aksu; en düşük dekara tane verimi 142.67 kg/da ile Caner, en yüksek dekara tane verimi ise 253.67 kg/da ile Göktürk nohut çeşitlerinden elde edildiği belirlenmiştir.

Elif Atasayar
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sivas ekolojik koşullarında bazı soya genotiplerinin verim ve kalite potansiyellerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada Sivas ekolojik koşullarında bazı soya genotiplerinin verim ve kalite potansiyellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yürütülen deneme Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi araştırma ve uygulama arazisinde 2023 yılında kurulmuştur. Araştırmada 11 genotip ve 3 çeşit (PNR-8, Yemsoy ve Yeşilsoy) materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada soya örnekleri bazı verim (ilk çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, yan dal sayısı, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, boğum sayısı, bakla boyu, bakla eni, bakla ağırlığı, tane verimi, 100 tane ağırlığı) ve kalite parametreleri (nem, kül, antioksidan) bakımından değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda tohumların muhafaza edilebilmesi için düşük oranda nem içermesi tercih edilen bir durum olduğu için VD1-5, en düşük oranda neme sahip çeşit olarak diğerlerinden ayrılmıştır. VD1-3 ve VD1-10 genotipleri nispeten daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olması ve VD1-5 çeşidi nem oranı düşük olması nedeniyle tercih edilme noktasında öncelikli olarak değerlendirilmiştir.

Elif Kaygıner
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

In vitro koşullarda farkli konsantrasyonlarda sodyum klorür içeren besin ortamlarinin bazi ispanak (spinacia oleracea L.) çeşitlerinin gelişimi üzerine etkisi

Tuzluluk, ıspanak dahil olmak üzere bitkilerin büyümesini ve verimini sınırlayan önemli bir abiyotik stres faktörüdür. Bu çalışma, farklı NaCl konsantrasyonlarının (0, 100, 200 ve 300 mM) iki ıspanak çeşidinin Yaman (1) ve Matador (2) çimlenme, büyüme ve fizyolojik tepkileri üzerindeki etkilerini in vitro koşullar altında araştırmayı amaçlamıştır. Çalışma sırasında çimlenme oranı (%), sap taze ve kuru ağırlıkları (g), kök taze ve kuru ağırlıkları (g), sap ve kök uzunlukları (mm) parametreleri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, ölçülen tüm özelliklerin tuzluluktan önemli ölçüde etkilendiğini ve çeşitler ile ortamlar arasında farklılıklar gözlemlendiğini göstermiştir. En yüksek çimlenme oranı (%75.50) 1 numaralı çeşitte kaydedilirken, en yüksek ortam ortalaması kontrol uygulamasında (TA, %75.00) gözlemlendi. Tuzluluk seviyelerinin artması, özellikle 300 mM NaCl'de, hem sap hem de kök biyokütlesinde azalmaya yol açtı. En yüksek sap taze ağırlığı (0.180 g) ve kök taze ağırlığı (0.113 g) kontrol ortamından (TA) elde edildi. Benzer şekilde, kök kuru ağırlığı ve sap uzunluğu, NaCl konsantrasyonlarının artmasıyla önemli ölçüde azaldı. Çeşit 2, tuzlu koşullar altında, özellikle kök biyokütlesi ve uzunluğu açısından nispeten daha fazla tolerans göstermiştir.

Mutlu Uçar
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Determination, evaluation, and additive detection of imported wheat flour and comparison with produced local flour

The study was conducted on March 27, 2022, to examine and evaluate 12 types of imported flour from several countries and compare it with local flour (from governmental mills) in Anbar province, Iraq. The findings revealed that the F8 type had the highest average score (91.40), while the F11 type recorded the lowest average score (85.37). The results also indicated significant differences between the types in terms of protein content, where the F7 type had the highest average score (14.06) and the F5 type had the lowest average protein content (11.23). As for the moisture content, the results indicated significant differences between the types, where the F1, F7, and F10 types had the highest average scores (12.83, 12.96, and 13.06, respectively) and the F6 type had the lowest average score (10.96). The F5 type had the highest average score (99.83) in terms of flour permeability through the sieve (8XX), while the F11 type recorded the lowest level of permeability (66.46). The F11 type had the highest average ash content (1.80), while the F8 type had the lowest average score (0.58). The results of the examination of additives and bleaching agents showed the presence of the compound (Azodi Carbon Amide) in types F3, F5, F6, and F7. Additionally, types F2, F4, F8, F9, and F10 were found to contain the compound (Benzoyl Peroxid). The compound (Potassium Bromate) was found in type F1, while the compound (Calcium Peroxide) was found in type F12. The study revealed significant differences in sensory evaluation attributes of the produced loaf bread. The results of the analysis showed that the F7 treatment had the highest mean score (9.80) for crust color, while the lowest mean score (7.70) was recorded for the F6 treatment. No significant differences were recorded for crumb texture uniformity among the treatments. However, there were significant differences in crumb tenderness between the different types of bread. F1 treatment had the highest mean score (9.50), while F9 treatment had the lowest mean score (8.20). For crumb color, the analysis indicated clear and significant differences among the treatments. F6 and F7 treatments had the highest mean score (9.60), while F3 and F9 treatments had the lowest mean score (8.30). Regarding crumb structure, the F10 treatment had the highest mean score (9.20), while the F4 treatment had the lowest mean score (7.80). The results of the taste and flavor examination showed that the F7 treatment had the highest mean score (18.80), while the F4 and F5 treatments had the lowest mean score (16.70 and 17, respectively).

Food additivesFood engineeringFood products
Abdalqadır Muayad Abdaljabar Al Kubaısı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Laboratory and field studies about effectiveness of some systemic insecticides against date palm tree borers (Rhinoceros beetle), oryctes sp. (Coleoptera: Scarabaeidae)

The purpose of this study was to find out how well three second-generation neuro-active insecticides from the Neonicotinoids class work at getting rid of pests that are palm rhinoceroses (genus Oryctes) and what the best way is to use them. Three neuro-active insecticides from the class Neonoctoniods were selected: Mospilan (Acetamiprid 20%), Tiam WG (25%), and Radical (Imidacloprid 20%). Laboratory tests were carried out in the laboratories of the Al-Nahrain University/Faculty of Biotechnology, and field tests were carried out in the palm groves south of Baghdad during 2021 and 2022. Laboratory tests were carried out in two ways, one of which was direct spraying of the larvae, and the second was larval-food treatment. As for the field tests, they were implemented in three diverse ways. The first is direct spraying on the top of the palm tree, injecting it into the trunk, and watering through the soil. The laboratory tests involved the combination of pesticides with water at different concentrations. Specifically, Mospilan was mixed at concentrations of 0.5 g/liter and 1 g/liter of water. Tiam was mixed at concentrations of 0.3 g/liter and 0.6 g/liter of water. Lastly, Radical was mixed at concentrations of 0.38 ml/liter and 0.76 ml/liter of water for direct spraying of larvae and larval-food treatment, respectively. In field tests, the following concentrations were used: Mospilan, two treatments for direct spraying on the palm tree (one with a lower concentration and the other with a higher concentration): five liters of solution per palm tree with a concentration of 0.5 g/liter (lower concentration) and 1 g/liter (higher concentration). Tiam: 0.3 g/L and 0.6 g/L; Radical: 0.38 ml/L and 0.76 ml/L. As for the tree trunk injection experiments, the following concentrations and quantities were used: Mospilan, 20 ml of solution with a concentration of 1 g/ 2 ml of water per palm tree, and 20 ml of solution with a concentration of 1 g/ 3 ml of water per palm tree. For Radical, 20 ml of solution was used for every tree with a concentration of 1 ml/1.5 ml of water. For watering-through soil experiments, the following concentrations were used: Mospilan 50 liters per palm tree with a concentration of 1 g/L water; Tiam 50 liters per palm tree with a concentration of 1 ml/3.8 L water. In laboratory experiments, only the number of dead larvae was counted. But for field experiments, both dead and alive larvae were counted. Lab results showed that all three pesticides tested were effective when used either by direct spraying on larvae or when treating food, with an effectiveness range of 96%–100% for both lower and higher concentrations. However, a significant difference was observed in the duration it took for the larvae to start dying when treated with different concentrations, where the death of larvae treated with lower concentrations of pesticides started after 12 days compared to only 2 days for larvae treated with higher concentrations of pesticides. When used in direct spraying on top of palm trees in field experiments, pesticides demonstrated no efficacy because the proportion of dead and alive larvae was similar across all treatments, including the comparison treatment. No discernible impact on the insect was seen when larger doses of pesticides were employed, resembling the results obtained with lower concentrations and control treatments. The corrected killing values for Radical, Tiam, and Mospilan were 0.34%, 3.7%, and 5.2% respectively.. When higher concentrations were used, the corrected killing values were 3.7%, 4.6%, and 8.5%, respectively. As for trunk injection and soil watering experiments, both Mospilan and Tiam showed high efficiency in killing the larvae in trunk injection experiments, with a corrected value of 91.7% and 100%, respectively. And a corrected value of 90.1% and 100% in soil watering experiments for Mospilan and Tiam, respectively. Radical showed low efficiency when compared to the other two pesticides in both injection treatments and soil watering treatments, with an effectiveness of 64% and 65.4%, respectively.

Insecticides
Noor Mohammed Sakran Sakran
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Horozlarda (atak-S) zenginleştirilmiş çevrenin performans, davranış ve vücut kusurları üzerine etkisi

Bu çalışmada ülkemizde yumurta üretiminde günden güne kullanımı artan yerli ATAK-S yumurtacı genotipinin horozlarında, kapalı sistem yetiştirmede yaygın olarak kullanılan altlıklı yetiştirme sisteminde çevresel zenginleştirmenin performans, davranış özellikleri, vücut kusurları, kesim, karkas ve et kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada materyal olarak son yıllarda hem ülke içinde hem de yurtdışı ihracatı ile tanınırlığı artan yavaş gelişme özelliğine sahip yumurtacı bir genotip olan ATAK-S kullanılmıştır. Yozgat Bozok Üniversitesi BOZOKTUAM Yerköy Hayvancılık işletmesinde bulunan üretim kümesinde günlük yaşta 200 adet erkek civciv kullanılan çalışmada 2 farklı muamele grubu (çevresel zenginleştirme uygulanan ve çevresel zenginleştirme uygulanmayan altlıklı sistemlerde yetiştirme) ve her grupta da 4 tekerrür bulunmaktadır. Her tekerrür 6.25 m2 (2.5 m x 2.5 m) taban alanına sahip tel örgülü bölmelerden oluşmaktadır. Yine her tekerrüre 25 horoz (4 horoz/m2) yerleştirilmiştir. Çalışmada horozlar 7. haftaya kadar kapalı sistemde beraber yetiştirilmiştir. Bu hafta muamele gruplarına ayrılan horozlar, 13. haftaya kadar büyütülmüş, veriler alınmış ve kesime sevk edilmiştir. Çalışmada çevresel zenginleştirme uygulanan gruplarda göğüs ve but eti L* değeri daha yüksek, göğüs eti a* değeri ise daha düşük bulunmuştur. Zenginleştirme uygulanan gruplarda but eti pHu değeri daha düşük, pişirme kaybı değeri ise daha yüksektir. Davranış özellikleri açısından çevresel zenginleştirme uygulanan grupta daha iyi dağılım, daha yüksek eşinme, yem ve su arama, tüy kabartma ve tüy temizleme davranışı tespit edilmiştir. Vücut kusurlarından göğüs tüy skoru çevresel zenginleştirme grubunda daha iyi bulunmuştur. ATAK-S horozlarında çevresel zenginleştirme uygulamalarının genel olarak davranış özellikleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

Canlı ağırlıkDavranışEt kalitesi+4
Mehmet Buğra Hazinedaroğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Duman solüsyonu ile priming edilmiş baklagil karışımlarının hidroponik ortamda ot verimi ve kalitesi

Çalışma, yaygın fiği (Vicia sativa L.), yem bezelyesi (Pisum sativum spp. arvense L.) ve mürdümük (Lathyrus sativus L.) tohumlarında duman solüsyonu ile priming işleminin hidroponik ortamda ot verimi ve kalitesi üzerine etkisini incelemek amacı ile yürütülmüştür. Bu amaçla hasat atıkları (fındık ve haşhaş) kullanılarak iki farklı duman solüsyonu hazırlanmıştır. Çalışmada baklagil tohumları ikili karışımlar halinde 4 farklı tohum oranında (100:0, 75:25, 50:50, 25:75) ve üç türün eşit oranda karıştırıldığı oran ile toplamda 13 işlem oluşturulmuştur. Karışımlara kontrol olarak saf su ve her bir duman solüsyonunun %1 ve %10'luk oranları ile 18 saat 22 ºC' de priming uygulanmıştır.Priming sonrası hidroponik kaplara alınan tohumlar iklim odasında 8 gün çimlenmeye bırakılmıştır. Hasat edilen örneklerde kuru ağırlık, ADF, NDF, ham protein oranı ve mineral madde (Ca, Mg, K ve P) içerikleri incelenmiştir.Çalışma sonucunda kullanılan baklagil tohumlarının hidroponik ortamda başarılı bir şekilde yetiştirilebileceği belirlenmiştir. Genel anlamda, her iki duman solüsyonu da ADF, NDF, ham proteinoranı, mineral madde içeriğini teşvik ederek hidroponik sistemde yem kalitesini iyileştirmiştir. Ayrıca hidroponik sistemin olumsuz yönü olan kuru madde kaybı duman solüsyonu ile priming uygulanan işlemlerde daha düşük olmuştur. Elde edilen verilere göre, duman solüsyonu bakımından fındık solüsyonu, konsantrasyon bakımından %1, karışım oranları bakımından ise mürdümüğün yüksek oranda bulunduğu karışımlar verim ve kalite bakımından daha ön plana çıkmıştır.

Musa Çevik
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat koşullarında yem bezelyesi ve Macar fiği ile tritikale ikili karışımlarında ot ve silaj kalitesinin belirlenmesi

Çalışma farklı oranlarında macar fiği (Vicia pannonica Crantz.), yem bezelyesi (Pisum sativum L.) ile tiritikalenin (X triticosecale Wittmack.) karışımlarından hazırlanan silajlarda kalitenin belirlenmesi amacıyla planlanmıştır. Bu amaçla planlanan çalışma Yozgat Bozok Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi arazisinde 2021-2022 vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Ekim işlemi her baklagil için 4 farklı oranda (%80MF-YB+%20T, %60MF-YB+%40T, %40MF-YB+%60T, %20MF-YB+%80T) ve yalın olarak ekim ayı içerisinde yapılmıştır. Deneme Tesadüf Blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Hasat yalın tahıllar ve karışımlarda tahıllar süt olum, yalın baklagillerde ise çiçeklenme döneminde yapılmıştır. Silaj için hasat edilen bitkiler 1 kg'lık kavanozlara hava almayacak şekilde sıkıştırılarak 25±2 oC'de 45 gün süre ile muhafaza edilmiştir. Silaj örneklerinde; pH, flieg puanı, kuru madde, ham protein, laktik asit, asetik asit, bütirik asit, potasyum (K), fosfor (P), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg), demir (Fe), içerikleri belirlenecektir. Sunulan projede organik asitlerin (laktik, asetik ve bütirik asit) analizi, Yozgat Bozok Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde bulunan HPLC (yüksek performanslı sıvı kromatografi) cihazında hizmet alımı ile gerçekleştirilecektir. Sonuç olarak elde edilen veriler; farklı bitki gruplarından farklı oranlarda hazırlanan silajların hem fiziksel hem de kimyasal kaliteleri ortaya konulacaktır. Ayrıca organik asitler kuru madde ve protein oluşumunu artırması ve mikrobiyal aktivitelerin oluşumunu engellemesi ile doğrudan ilişkili olması hazırlanan yalın ve karışım silajlarında bu özellikler üzerine olan etkileri saptanabilecektir.

Macar fiğiOt verimiTritikale+1
Ahmet Mirza
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00